Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

517. Dergah Sohbeti — Zekât Hesaplama, Peygamber Filmleri, Âile Hayatı ve Müşâhede

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 517. Dergah Sohbeti — Zekât Hesaplama, Peygamber…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Aleyküm selâm. Allâh gecenizi hayır etsin. Hayırlı eylesin. Hayatınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin Allâh’ım. Ölgün gününüzde devletin aldığı vergi zekat yerine geçer mi geçmez. Devletin aldığı vergi zekat yerine geçmez. Farzı misal üç tane tarlamız var. Ekili değil, ticaret amacı ile alınmış. Bunun zekatı neye göre verilecek? Aldığın paraya göre. Nisab miktarı kaç gramdı? Seksen? Kaç gramdı? Seksen gram altın mıydı? Hocam kaç gramdı? Seksende değil mi? Seksen gram altın. Nisab miktarı seksen gram altın. Eğer tarlaları normalde 80 gramdan fazlaysa, ticaret için alındıysa, aldığı fiyat üzerinden nisab miktarını ayarlayacak, ona göre zekatını verecek. Kişinin elinde parası yoksa nasıl verecektir?

Kişinin elinde o para yoksa yine de o tarlaları sattığında verecek o zaman. Hiç parası yoksa. Nisab miktarı ne kadardır? Seksen gram altın. Bir makine alıp çalıştırsak makinenin zekatı verilir mi? Hayır. Günümüzde devletin aldığı vergi zekat yerine geçer mi? Hayır. Vacibin önemindir. Terk etmek günah mıdır? Evet. Mesela abdestin vacipleri terk edilebilir mi? Ne gerekir? Terk edilmez. Şu sıralar çok yoğun bir ilgiyle izlenen sinema filmi Hz. Muhammed’in çocukluğunu anlatan sallallâhu aleyhi ve sellemin film hakkında düşünceleriniz nedir? Ne peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ne de geçmiş peygamberlerin Adem aleyhisselâm’dan bugüne kadar gelmiş geçmiş ne kadar peygamber varsa hiçbirisinin de hakkında çekilen film izlenmesi caiz değil.

Çocuklarınızı eşlerinizi götürmeyin. Filmin yönetmeni İran asılı biri ve kendi ülkesinde Hz. Muhammed’i çok yücelttiği için çok fazla tepki aldı. İran’da film yasaklandı. Bizim burada da insanlar ikiye bölündü. Filme karşı olanlar ve filmi beğenenler. Sizin görüşleriniz nelerdir? Ben filmi hiç izlemedim. İzlemeyi de düşünmüyorum. Peygamberlerle alakalı, peygamberleri sureten gösteren. Peygamberi sureten gösteren hiçbir filmi uygun görmüyorum. Şimdi herkes. Bilmiyorum. ben filmi izlemedim ama Peygamber Efendimiz’in çocukluğunu alakalı gösteriyor dediler. Ben sadece sureten gösteriyorsa, izlemedimden dolayı bilmiyorum. Ama izleyenler sureten gösterdiğini söylediler. O zaman ayrı. Olabilir. Ben izlemedim.

Ben sadece Hz. Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri ve Adem aleyhi ve sellem Hazretleri. Ne kadar peygamber var ise, peygamberleri sureten gösteren hiçbir film caiz olmaz. bir peygamber sureti görünse, mesela İsa aleyhisselâm. Şimdi herkes İsa aleyhisselama o çarmıha girilmiş olan şekliyle tasavvur ediyor. Öyle değil mi? Hiç de alakası yok. İsa aleyhisselamın kendisiyle hiç alakası yok onun. Ve hatta. Nuh duvanıyla alakalı galiba bir film vardı böyle. Nuh aleyhisselamla alakalı. Böyle bir sahnesini mi ne gördüydüm? Hiç alakası yok Nuh aleyhisselama. En büyük sıkıntı bu zaten. Veyahut da bize görünene göre hiç alakası yok. Bir de işin bu tarafı var. Ama bir başkası göre, bir başkasına göre belki de alakası var.


2. Bölüm

Bir şey diyemem. Ama normalde şimdi, örneğin İsa aleyhisselâm aklınıza geldiğinde diyebilir misiniz ki çarmıha girilmiş İsa figürü bizim gözümüzün önüne gelmiyor diye? Diyemezsiniz. Aynı şekilde Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri’nin suretin çocukluğunda dahi olsa suretini görse bir kimse salatu selam çekerken, onu düşünürken o suretini gördüğü çocuk onun aklına gelmez mi? Kendince onu rahmet etmez mi? Şimdi sûfîler örneğin bir sûfî rüyasında Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri’ni görse her daim Peygamberin o halde olduğunu düşünür. Bu dahi vartadır. Bakın bu dahi vartadır. Ve hiç kimse Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri tam anlamıyla bu diyemez. Çünkü her gördüğünde farklı bir Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri görür.

Manaviyatına göre değişir, haline göre değişir, o günkü kendi halit-i rüyyesine göre değişir, değişir de değişir. O yüzden normalde bir kimse birkaç sefer üç beş sefer gördüğünde Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri’nin sureti şu şekildir diyemez artık. Tarif eder ama aklında üç dört tane Peygamber sureti vardır. Bu sefer o artık görmüş olduklarına rahmete etmemeye başlar. Kaldı ki bu sûfîler için böyle vartadır diyoruz. Kaldı ki normalde bir kimse bir film izleyecek, o filmde de herhangi bir Peygamberin resmi olacak. Ne bileyim sureti olacak, o takılır kalır. Allâh muhafazayı versin. O yüzden bir de bunun böyle yarın öbür gün bu işin cılkı çıkar. Aslında Müslümanlar buna hiç tevessül etmemeleri gerekiyor.

Suret gösterme açısına. Hatta Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri anlatan film dahi olsa Müslümanlar bu benim kendi şahsi düşüncem. Buna tevessül etmeyecekler, ona yol açmayacaklar. Yarın öbür gün o yoldan bir çok şey geçer. Allâh muhafaza eylesin. Sıkıntı doğar. Avrupalılar sonuçta bir karı kötü rize ettiler. Terörist bir Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri tanımlamaya çalıştılar. Yarın öbür gün terörist bir Peygamber filmi çekerlerse kim dur diyecek? Kim dur diyecek? İslam dünyasında buna dur diyecek bir güç var mı şu anda? Ne haldeyiz değil mi? adamlar bir karı kötü rize ettiler. İslam dünyasında buna dur diyebilen oldu mu? Kınadık herkes öyle değil mi? Kınamakla kaldık değil mi?

İslam dünyasının gücü kuvveti bu. Allâh muhafaza eylesin. Tüm şu an Sorumu yazarken haya ederim ne yapacağımı bilemedim. Eşimle 20 kusur yıllık evliyiz birkaç yıldır benim fark ettiğin porno videolarını seyrediyor. Karşımı alıp konuştum, eksiğimin olup olmadığını, beklentilerini ama benden memnun olduğunuzu öylesine seyrettiğini söyledi. En sondakinde tartıştık, 10 gün ayrı yattık, söz verdi, yemin etti, yine yakaladım. Bu durum beni incitiyor Kur’ân Sünnet çizgisinde, ona tabi olmaya gayret ediyorum. Lütfen yol gösterin, çok zoruma gidiyor. Allâh cümle kardeşlerimizi haramdan uzak eylesin. Şimdi bu halde geçen bir Hazreti Ayşe annemizin sözü var ya, biz soyunur, her gün Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin yatağına öyle yatardık.


3. Bölüm

Bunu ben normalde sohbetlerde buharıyla geçen bu hadisi daha doğrusu Hazreti Ayşe annemizin bu sözünü nakledince, benim ne edepsizliğim kalıyor ne terbiyesizliğim kalıyor ne sapıklığım kalıyor. Bunları benim öyle yaftalayan insanlara böyle sorular gelmiyor çünkü. Toplumun içinde değiller. Ne yazık ki bize din olarak insanların kendilerince kendi din dışı saplantılarını anlattılar. Biz hadisleri söyleyince, sünneti Resûlullâh’ı söyleyince hop oturup hop kalkıyorlar. Çünkü onlara göre bu ayıp bir şey. Hazreti Ayşe annemiz nasıl böyle bir şey söylermiş. Buharı da diyorum açın okuyun, buharı komple sapık diyorlar. biz buharıyı kutsal olarak kabul etmememiz gerekiyormuş. Toplumun geldiği noktayı görmüyorlar çünkü.

Sonuçta bu pornografiyle bütün insanların başı dertte. Bu pornografi 9-10 yaşlarına kadar indi. Bundan kurtulmanın yolları lazım bize. Bundan kurtulmanın yolu kadınların evin içerisinde yatak odasında kendilerince erkeklerin gözünü de gönlünü de vücudunu da doyurmaları. Ne yazık ki kadınlar anneden babadan dededen nineden mahalleden öğrendikleri gibi evlerinde yaşıyorlar. Kadınların büyük bir çoğunluğu gece hayatı denilen şeyde hala da o meşhur Hazreti Ayşe annemize, Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin söylediği sen meleklerden de mi utanmazsın, çekinmezsin manasındaki sözüyle kadınlara söylüyorlar veyahut da kadınlara onu anlatıyorlar. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine vahiy gelirdi.

Vahiy geleceği için Hazreti Ayşe annemiz evin içerisinde dolaşırken tesettürlü dolaşmaya gayret ederdi. Çünkü Cebrail aleyhisselâm Hazreti Ayşe annemiz veyahut bir kadın dekolte halindeyken gelmezdi. Bu onunla alakalı, sebebin üzülü bu ama gece Hazreti Ayşe annemiz diyor ki bizim tenimiz Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin tenine değerdi. Kadınlar kocalarını pornografiden bu tip haramlardan bu tip yanlışlıklardan korumakla vazifeliler. Bir kadın kocasını bu tip yanlış ve eksik noktalardan korumakla vazifeli. Bunun yolu kadının cinsel olarak her zaman her noktada her dairede haram günleri hariç buna hazır olması ve kendisini çekici edecek kendisini cazibeli edecek halde tutması.

Yoksa erkekler ama televizyonda kadınlar da aynı onlar da bu noktada pornografiye maruz kalmış vaziyetteler. Erkekler de eşlerini hem fiziken hem akıl olarak hem gönül olarak hem de göz olarak onlar da eşlerini bir şekilde doyurmakla mükellefler. Kadınlar da erkekler de bu çağın hastalıkları bunlar. bunu edep edelim konuşmayalım. Yok bunu nasıl konuşursunuz sizde hiç mi terbiye yok. Geç kardeş bu bir vaka bu vaka bütün ailelerin içerisinde var. Gençlerin içerisinde var. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri çocuklarınızı hızla evlendirin diyor. Evlenmek isteyen çocuğunu hızla evlendir hızla. Hızla ve kadınlar da erkekler de birbirlerinden bu noktada yetimeleri gerekiyor. Adam kendine bakmıyorsa ağız temizliği vücut temizliği kasık temizliği koltuk altı temizliği.


4. Bölüm

Akşam olunca horul horul hemen yeme yer yemez yatıp uyuyorsa yorgunum deyip sırtını dönüyorsa erkekler için söylüyorum bunu. Eşlerini kale almıyorlarsa bir erkeğin bir kadına dört günde bir cinsel ilişkiye girmesi gerekir. Eğer girmiyorsa kadın ondan hakkı vardır alacağı vardır hatta boşanma hakkı bile doğar. Kadının bu noktada her zaman her daim buna hazır olması gerekir. O da vücut kokusunu ağız kokusunu her iki taraf normalde temizlenmesi gereken yerleri temizleyerekten kendilerini cazip hale getirmesi lazım. Erkekler de kocaman bir göbek kocaman bir vücut ne bileyim hantal bir şekilde olmamaları gerekir. Erkekler de kilosuna dikkat edecek kocaman göbekli hantal bir adam olmayacak. Bayanlar da kendilerine dikkat edecekler onlar da göbekli hantal bir kadın haline gelmeyecekler.

Kaç yaşında olursa olsun erkeği de kadını da kendine dikkat edecek. biraz böyle İslami kesimde bu noktada gevşeklik var. kadın da erkekte evlendi kendine dikkat etmiyor. Evlendi evlenir evlenmez kendine dikkat etmiyor. Bir müddet sonra İslami kesimde diye o altını özellikle çiziyorum. Ne kadınlar kendilerine dikkat ediyor ne erkekler kendilerine dikkat ediyor. Kendilerince şöyle düşünüyorlar sufilerde bu bir adım daha ileri. Hele hanımı sûfî ise kocası da sûfî ise hiç dikkat etmiyorlar kendilerince. Kendilerince şöyle düşünüyorlar benim adam derviş ne harama gitmez nasıl olsa. Veyahut da erkek de aynı şeyi düşünüyor benim hanımım derviş harama gitmez. Harama gidecek diye bir kaydı yok ama velakin o kadının da hakkı o erkeğin da hakkı.

Cazip bir erkek cazip bir kadın olmak zorunda var. Birbirlerine ilgili alakalı olmak zorundalar. kendi ağzıyla itiraf etmiş biz diyor küstük 10 gün beraber yapmadık. Küsmüşler 10 gün küstürdük diyor. 10 gün küstürmüşler. Bunlar Müslüman. Müslüman. Müminin mümine 3 günden fazla küstürmesi caiz değildir. Hadisleri ya evde karı koca nasıl küsüyorsunuz hayret ediyorum. Buna gerçekten hayret ediyorum. Karı kocanın 10 gün küsmesine hayret ediyorum. nasıl bir aile hayatı tasavvur ediyorum kendi kendime soruyorum bazen. ne yapıyorsunuz küsünce birbirinizle konuşmuyor musunuz diyorum ben evet diyorlar. Peki diyorum herhangi bir mesele oldu yemek yiyeceksin yemek konuşmuyor musunuz hayır diyorlar. Tabi ona bakarsan birisiyle tanıştıydım kaç yıl dediler ya 10 kusur yıldan beri aynı evde yaşıyorlarmış.

Hiç konuşmuyorlarmış birbirleriyle. Birisiyle daha bir problem daha dinlemiştim. 15 17 20 yıl olmuş birbirlerinin pişirdiklerini de yemiyorlarmış. Birbirlerinin pişirdiklerini de yemiyorlarmış. Aynı evde yaşıyorlar. Adam geçiyormuş mutfağa kendi yemeğini kendisi yapıyormuş yiyormuş. Kadın geçiyormuş mutfağa kendi yemeğini kendisi yapıp yiyormuş. Bu hayat mı çocuklarına söylemiştim. Birisini dinledim 30 yıla yakındır öyle yaşıyorlarmış. Çocukları anlatmışlardı bana dedim ki çocuklarına ya dedim babanızı söyleyin boşasın anneleri konuşmuyormuş onlar. Babası da boşamıyormuş boşarsam köyde bana ne derler etrafta bana ne derler diye boşamıyormuş. Hatta kadının çocukları falan büyümüş ya çocukları evlendirmişler bir tanesi İstanbul’da mı neymiş.


5. Bölüm

Kadın iki de bir de İstanbul’a gidiyormuş evde de durmuyormuş. Ben çocuklarına söylemiştim dedim babanızı bir iyilik yapın. Ondan sonra boşayım everim babanızı dedim. Bunu nasıl beceriyorlar bunu bilmiyorum tabi ben. 10 gün 15 gün 20 gün 1 ay evin içerisinde konuşmadan. o kadın kendi kendine düşünmüyor mu acaba bu adam 10 gün ilişkiye girmeyecek ne yapacak. Veyahut da erkek düşünmüyor mu ki bu kadın 10 gün ilişkiye girmeyecek 20 gün ilişkiye girmeyecek ne yapacak. Bu nasıl bir müminlik mümin mümine 3 gün küs duramazken karı koca küs duracak. Karı koca küs duracak. gelmiş sahabenin sahabeyle arasındaki farka bak. Sahâbe orucu patlatmış bunun yüzünden. Sahâbe orucu patlatmış gelmiş demiş ki ya Resulallah ben orucu patlattım.

Demiş 61 tutacağım demiş ne başıma geldiyse bu oruç yüzünden gelmedi mi? Başıma gelen demiş bu oruç yüzünden geldi. Ben demiş nasıl 61 tutarım? Ve demiş insan doyur. Demiş bu çukurda benden daha normalde demiş yok ki benim ödeyecek bir şeyim diyetim de yok. Mübarek gitmiş bir tas hurma var evde bir tas hurma almış yapmış. Demiş al bunu dağıt vallahi benden daha fukarası yok bu Medine Ovası’nda demiş. O zaman al bunu demiş ehlin neyi Allâh’a tövbe et demiş. Sahâbe bir gün dayanamıyor orucu patlatıyor. Bir gün dayanamıyor orucu patlatıyor. Bir gün dediğim oruç zamanı. Allâh muhafaza eylesin. İmam hatip mezunu kızın polistik sınavlarına hazırlanıyor. Bayan için ne kadar uygun bir meslek tavsiyeniz nedir?

Allâh yolunu açık etsin. Neden? O da bayanlara bakar inşâAllah. Dokuz senelik evliyim Rabbim bize emanetçi olacağımız bir evlat daha nasip etmedi. Tıbbi olarak tüm imkanları denedik. Doktor hanımıma sen çocuk sahibi ol. Sizden ve burada bulunan tüm terbiş kardeşlerimizden dua ediyoruz. Allâh moyniniz olsun. Emekli bir cami imamının para karşılığı, düğün, cemiyet vs. yerde Kur’ân-ı Kerim okuması doğru mudur? Hayır. Parayı kendisi istemiyor, başkaları veriyor fakat bunu da bile bile giydiriyor. İmamın para karşılığı, düğün, cemiyet vs. yerde Kur’ân-ı Kerim okuması doğru mudur? Hayır. Parayı kendisi istemiyor, başkaları veriyor. Parayı kendisi istemiyor, başkaları veriyor fakat bunu da bile bile gidiyor.

Kimse Kur’ân öğretmek için para alınmasına cevaz vermişler. Kur’ân öğretmek için. Bir ilim öğretmek için. Bir kimse, hangi ilim olursa olsun bir kimse bir ilmi öğretirse onun karşılığında ücret alması caizdir. Bu Kur’ân-ı Kerim’de dahil. Fıkıh öğretir, hadîs öğretir, Kur’ân-ı Kerim okumasını öğretir, Kur’ân-ı Kerim tefsir öğretir, ilim öğretiyor. İlim öğreten bir kimsenin, herhangi bir ilim, herhangi bir ustalık öğreten bir kimsenin karşılığında ücret alması caizdir. Bakın bununla, Kur’ân-ı Kerim bir yerde gitti bir mecliste Kur’ân-ı Kerim okudu. Bunu ayır dedin. Bir mecliste bir kimse gider Kur’ân-ı Kerim okursa parayla bu caiz değildir. Mevlüt okursa caizdir. İlahi okudu, caiz kardeşim. Kur’ân-ı Kerim okudu, caiz değil.


6. Bölüm

Şeyhi vefat eden derviş bir başka şeyhe intisap etmek için nasıl yol izlemedi? Şeyhi vefat eden bir kimse istihara yapar, istişara yapar, yeni bir şeyhe intisap eder. Şafi mezhebinden hanefi mezhebine geçmenin bir sakıncası var mıdır? Bu konuyla ilgili bize aydınlatır mısınız? Hiçbir sakıncası yok. Mezheb değiştirecek olan bir kimse iki rekat namaz kılar, bundan niyet eder. Bundan sonra hanefi mezhebine göre ibadet edeceğim der, mesele biter. Sefer ayı ile ilgili görüşleriniz, aylardan bir ay, hiçbir görüşümüz yok. Hatim bağış duası yapılacak. Bir hatim varmış. Dua-i devşiren. İnşâAllah hatimi de bağışlasın. Çalıştım, iş yeri bir vakıf kurmuş. Bu vakfayı yolan işçilerden aylık para kesiyor ve vakıf da biriktiriyor.

İşten ayrılırken, biriken paranın daha fazlasını geri veriyor. Bu alınan fazla para faize girer mi, helal bir para mıdır? Yine aynı şekilde devletin de yapmak istediği bireysel emeklilik var. Orada da alınan paranın fazlası geri veriliyor. Bunlardan yararlanmak doğru mudur? Devletten yararlanabilirsiniz. Devletle ilişkiniz de, bir vakfın ilişkisi aynı olmaz. Devlet de sizin aranızda faiz yoktur. Size rüyada baba diyen gerçekte de diyebilir mi, baba dediğinde oradaki hukuk değişir mi? Normalde bu sûfîler bir hadîs-i şerif var. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri buyuruyor ki, biz ben hepinizin babası mesavesindeyim. bir borcu olan, derdi olan, sıkıntısı olan bana gelsinler.

Sufiler bunu kendilerine ölçe etmişler. Üstatlarını bu noktada manevi baba olarak görürler. Fakat bu işin şu anda, çok özür dilerim ama Türkiye’de cılkı çıkmış vaziyette. Bu böyle o kadar suistimal ediliyor ki, o kadar suistimale açık ki, böyle iş çığrından çıkmış vaziyette. Yavaş yavaş bizim dergahta da çıkmaya başladı. bu böyle sanki ayrı bir makammış, ayrı bir mevkimiş, ayrı bir şeymiş gibi gözetilmeye başladı. Böyle algılanmaya başladı. Cılkı çıkacak bunun da bizde de. Bunun cılkı çıkmasın diye bir set koymak için. Dedim ki, rüyasında görenler sadece söylesin. Önüne gelen böyle söylemeye başladı. Bu işin kendi dairesindeki hukuku çıkıyor. bunun hukuku özeldir, bir kimse, bir kişi üstatına manevi noktada baba deyince bu işin hukuku çok farklıdır.

Bu hukuku kaldırmak, kaldıramak, kaldırmak, kaldırmak için bu hukuku çok farklıdır. mânevî noktada baba deyince bu işin hukuku çok farklıdır. Bu hukuku kaldıramayacağı bu noktada hiç kimse bilmeden herkes bu yola doğru tevessül ediyor. Allâh muhafaza eylesin. Âmîn. Biz ruhlar âleminde bir hayat yaşadık mı veya yaşanan hayatı tekrar mı yaşıyoruz? Eğer yaşadıysak neden Rabbim böyle bir şeye gerek gördü. Orada tanıdıklarının hepsini de burada tanıyacağız mı? Orada yaşayan isim olarak yazmış ile buradaki yaşayan aynı. O zaman hangisi gerçek? Ruhlar âleminde birbirleriyle tanışanlar var. Ruhlar âleminde bir hayat yaşadığını bir kimse düşünüyorsa kendisi yaşamıştır. Ona bir şey söyleyemeyiz. Ama ruhlar âleminde tanışma var.


7. Bölüm

Ruhlar âleminde birbirleriyle tanışanlar birbirlerini sevenler. Bu dünyada da birbirlerini tanırlar ve birbirlerini severler. Bu konuda adı şerif var. Nice dağ gibi akıllar derin vehim ve hayal denizine gark oldu. Bu tufandan dağlara bile rüsvarlık vardır. Meğer ki Nuh’un gömüsünden başkasına aman yoktur. Bu vehim ve hayal yakin yolunun yol kesicisi olmuştur. Bu yüzden din ehli yetmiş iki millete ayrıldı. Yakin eriyse bu vehim ve hayalden kurtulmuştur. Kaşının kılını o hilal sanmaz. Her kim Hz. Ömer’in nuruyla aydınlanmamışsa eğri kaşının kılı onun yolunu keser mesnevi. Bu vehmi ve Hz. Ömer’in nuruyla anlatılmak isteneni açıklar mısınız? Kur’ân ve sünnetin dışındaki olan her şey vehim ve hayal denizindedir.

Bu vehim insanları yıkar. Ama Kur’ân ve sünnete sımsıkı yapışan maddi ve manevi bir şekilde ona teslim olan bir kimse o zaman bu vehimden ve negatif hayal denizinden kendisini kurtarabilir. Eğer normalde Kur’ân ve sünnete sımsık yapışmadıysa ihsan noktasına kendisini getirmediyse ihsan noktasına Kur’ân ve sünnete yapışacak. Bu zahiri dahi bakın Kur’ân ve sünnetin zahirine yapışsa o kimseyi vehim noktasına düşürmez. İhsan noktasına gelirse o kimse mana olarak da vehme hiç düşmez. İhsan noktasına Allâh’ı görüyormuşçasına yaşamak. İhsana erişen bir kimse asla vehme düşmez. Ama öbür türlü Kur’ân ve sünnetin zahirini bilse o zahire sımsık yapışsa yine kendisini kurtarır. Yeni doğan bebeklere devlet ücretsiz D vitamini veriyor.

Sizin ilaca karşı tutumunuzu bildiğimiz için kullanmak istemiyoruz. Bu konu hakkında düşünceniz nedir? Benim bu ilaçlara karşı olmanın dünya üzerindeki sağlık üzerindeki yapıdan kaynaklanıyor ve ilaçlar ne kadar iyi ilaç olursa olsun endüstriyel olduğu için bir tarafı yaparken bir tarafı bozuyor. Bu bende biraz daha şey ne o ileri derecede had safhada ben böyle bir iki tane bu son dönem hatta bir iki ilaç kullandım. Hemen bende farklı tezahürler oluştu. Bıraktım ilaçları. O farklı tezahürler sukun yeterdi. Öyle diyeyim. Ya normalde ııı benim bu ilaçla ki hassaslığımı Fücud da artık tepki vermeye başladı. Ilaç kabul etmiyor Fücud. bir şeyi iliştim de bir şeyi kullandığımda otomatik maz sıkıntı çıkıyor.

Ama kardeşlere illaki siz de ilaç içmeyin. Ilaçtan böyle hiç kullanmayın deme noktasında değilim. Sonuçta benim de şu anda onu da bırakmaya kendi kendime yelteniyorum ama bizim doktorların ikisi de üçü de hem Fatih hem Murat Hoca ondan sonra hem de doktor Abdullah başımda ensende boza piştiriyorlar ilacı kullan diye ilacı kullanıyorum. O yüzden normalde ama o ilaç da benim şu ana kadar vücuduma değişik bir tepki vermedi. Kullanmaya devam ediyorum. Ara ara sıra böyle kafamdan geçiriyorum. bunu bir hamle daha yapayım. Diyeti biraz daha sıkılaştırayım. Sıkılaştırdığında onu da bırakıyorum. Ama gel gel dedim. Bu sefer elimde kolumda derman kalmıyor. İyice böyle şeyden düşüyorum. Ne o? Güçten, kuvvetten düşüyorum.


8. Bölüm

O yüzden normalde o sıkı diyeti vücut kaldırmıyor daha fazla. Öyle götürüyoruz. Gönül arzu eder ki fazla ilaç kullanmayın. Fazla dışarıdan böyle vitaminler haptır şunları bunları fazla almayın. Kendi kendinizi vücudunuzu bir şekilde dinleyip vücudumuza sağlıklı bir şekilde devam ettirmenin yolunu gidin. Bunun yolu natural beslenmede. Vücudumuzun dirençli olmasını hastalıklara karşı böyle zayıf olmamasını istiyorsanız natural beslenin. zeytinyağından başka yağı yemeyin. Tereyağından başka yağı yemeyin. Yemeye verin. Ne olacak ki? Az yiyin. Örneğin. Hayvansal normal hayvanın üzerindeki yağdan başka bir şey yemeyin. Üç tane yağ. Hayvanın üzerindeki yağ. Tereyağı, zeytinyağı. Örneğin. ekmek gidin en natural olanı alın.

En natural olanı alın. Ne bileyim evinizde karıştırıversinler hamuru hafiften o dışarıdan o hazır mayalardan bile kullanmasınlar. Atsınlar fırına ekmek yapsınlar. Örneğin. benim meşhur bir sözüm var ya içmeyi verin. İçmeyin yani. İçersen bir tek soda içerim başka hiçbir içecek başka bir şey içmem. İçmem. Hazır yoğurt yemem kolay kolay. Ne olacaksa natural. Yemeye verin. Ne olur? Çeşide az olur. Başka bir şey olmaz. Ne olacak ki yani? Yok mayalanmış, yok ketçapmış, yok bilmem neymiş. O endüstriyel hiçbir şey kullanmam. Salça daim. Endüstriyel hiçbir ne konserve yerim ne bir şey yaparım. Yemeye veririm. Vücut öyle dirençli oluyor. O zaman vücut kendi kendine direncini arttırıyor. Hastalıklarla baş ediyor.

Ama vücuda antibiyotiyi alıştırdığınız zaman, vücuda normalde ııı bir sürü ne bileyim ilacı dayadığınız zaman, vücuda normalde ııı natural olmayan gıdaları dayadığınızda o vücut bozuluyor. On beş haftalık hamileyim aşırı bulantı ve kusmanın safrataşından olduğunu öğrendim. Hiçbir şey yiyemiyorum, kilo kaybediyorum. Şu anlık bebeğim yiyemem. İyilerde sıkıntı olabilir. Doktorlar beslenmem için mama verdi, ne yapmalıyım? Iyeceğim, içeceğim. Yapacak bir şey yok. Safrata kese taş varsa zeytinyağı iç sabahları aç karnına. Inşallah. Evet. Var. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin katiplerinden olan hanzala el-useid meşhur hanzala Hz. Ebû Bekir radıyallâhu anh hazretleri benimle karşılaştı ve nasılsın ya hanzala diye sordu ben de hanzala minafık oldu dedim subhanallah sen ne söylüyorsun dedi ben de resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellemin yanında olduğumuzda bize cenneti ve cehennemi hatırlatıyor sanki görmüş gibi oluyoruz resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellemin yanından çıktıktan sonra ise hanımlara çocuklara ve geçim sıkıntısıyla meşgul oluyoruz bu sebeple çok şeyi unutuyoruz dedim Hz.

Ebû Bekir Allâh’a yemin olsun ki bizde de böyle şeyler oluyor dedi bunun üzerine Ebû Bekir ve ben resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellemin yanına gittik ben hanzala minafık oldu senin yanında bulunuyoruz bize cenneti ve cehennemi hatırlatıyorsun sanki gözle görmüş gibi oluyoruz senin yanından çıktığımız zaman hanımlarla çocuklarla ve geçim sıkıntıları ile meşgul oluyoruz bu sebeple çok şeyi unutuyoruz dedim bunun üzerine resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem nefsim elinde olan Allâh’a yemin olsun ki siz benim yanımda bulunduğunuz hali muhafaza edip zikre devam edebilseydiniz sizinle melekler yataklarınızda ve yollarınızda musaffa ederdi fakat ya hanzala bazen öyle bazen böyle buyurdu bunu üç defa tekrarladı dervişler bu hadîs-i şerifi, sûfîler bu hadîs-i şerifi kendilerine ölçe olarak alırlar bir sûfî sahâbe nasıl peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin yanında cenneti ve cehennemi görüyormuş gibi ibadet edip orada müşahadesi açıksa aynı şekilde sûfîler de dergaha geldiklerinde, zikrullah’a oturduklarında, sohbete oturduklarında müşahadeleri açılır ve bu müşahadeleri zikrullah’tan dergahtan ayrıldıktan sonra yine eski haline düşer gönül arzu eder ki dervişler veya sûfîler bu hallerini muhafaza etsinler, korusunlar ama ne yazık ki bunu korumak, bunu muhafaza etmek çok güçtür sahâbeler hazreti hanzala, hazreti ebu bekir radıyallâhu anh hazretleri dahi peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin huzurundan ayrıldıktan sonra zahiren bu hale düşüyorlarsa hepimiz biz bu haliyle hallenir biz de bu halden ne yaparız geri düşeriz burada bir kimsenin müşahadesini devamiyet kesp etmesinin zor olduğuna delil demek ki bir kimse kendi halini gün 24 saat aynı noktada tutması, aynı dairede tutması çok güç ancak Allâh’ın fazlığı ve yardımı olursa bu noktada dervişlerin üzerinde de aynı şey tecelli eder dervişler de bu hallerini gün 24 saat ayakta tutamazlar ama peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin bazen öyle bazen böyle demesi o kimseyi de kabus halinden kurtarır derviş gün 24 saat kendini bu haline hallendirmeye kalkarsa ki yapamaz o kabus haline tutuşur bir türlü rahatlayamaz bir türlü kendini toparlayamaz bir türlü kendiyle alakalı sıkıntılar yaşar burada önemli olan bir kimsenin 7-24 kendisini bu halde tutmaya çalışması değildir o kimsenin farz namazlarını yerine getirmesi, haramlardan uzak durması, nafilelerle Allâh’a yaklaşması önemlidir ve müşahade noktasında, murakabe noktasında, rabıta noktasında o kimsenin günlük dünya işlerini de halledip illaki 7-24 kendisini bu noktada bu daireye bu hedefe kilitlememesiyle alakalıdır kendisini bu noktada kilitlemeye kalkanlar kendi üzerlerinde kendi kuvvetlerinin üzerinde bir şeye doğru koşuyorlar kendi gücünün üzerinde dolaşıyor, e gevşek mi bırakacağız? hayır bakın gevşek mi bırakacağız? hayır ama gücümüzün üstünde bir şeye doğru da koşmayacağız bunu bir kısım ehli tasavvuf dervişlerin üzerinde bunu uygulamaya çalışıyorlar günümüzde de bu tip insanlar var, bu tip dergahlar var, bu tip şey efendiler, bu tip tekkeler var ve ne yazık ki dervişlerin bu noktada kabız hallerinden dolayı psikolojileri normal değil onlar psikolojilerinin normal olmadığının da farkında değiller işte böyle değişikliklere sahip, ne bileyim gözünü bir tarafa diken veya devamlı rabıta edeceğim diye uğraşan devamlı rabıtasında birileriyle bir şeylerle konuşacağım diye uğraşanlar psikolojilerini bozmuş vaziyetteler sûfîlik bu değil bakın sûfîlik bu değil sûfîlik bir kimsenin psikolojisini bozuncaya kadar hevaya rabıt etmesi heva değil de heva hevaya rabıt etmesi demek değil psikolojisini bozuncaya kadar ben şeyhimi rabıt edeceğim psikolojisini bozuncaya kadar ben şöyle yapmam lazım bunlar o sufiyi kapı sahiline sokar aynı zamanda da psikolojisini bozar ve eşinden çocuklarından dünya ile olan ilişkisini ve ilintisini bozar bakın dünya ile olan ilişkisini ve ilintisini bozar eşiyle günlerce yatmamak, çocuklarıyla günlerce konuşmamak işiyle ilgilenmesi gerekirken ilgilenmemek dervişlik değildir yapması gereken vazifeleri yerine getirmemesi ve kendi kendine ben kendimi dervişliğe vakfettim demesi dervişlik değildir işinizle ilgileneceksiniz, eşinizle ilgileneceksiniz, çocuklarınızla ilgileneceksiniz dergahda da koşacaksınız, Allâh’a da ibadet edeceksiniz, derslerinizi de çekeceksiniz dünyanızı ve ahiretinizi dengeli götüreceksiniz bir hadîs-i şerifte hazreti peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Allâh yazmaktan usanmaz, siz yapmaktan, amel etmekten usanırsınız der Allâh sizin amellerinizi yazmaktan usanmaz ama siz o amelleri işlemekten usanırsınız o yüzden çok ibadet etmek, çok rabıta etmek çokça böyle gece gündüz kendine böyle müşahademi açacağım, kalbimi açacağım deyip de uğraşmak değildir aslola aslolan farzları yerine getirip güzel ahlakla ahlaklanmaktır aslolan insanlara hizmet etmektir aslolan insanlara iyilik yapmaktır aslolan dilini korumaktır aslolan gözünü korumaktır aslolan kulağını korumaktır aslolan organlarını haramlardan korumaktır aslolan budur aslolan 724 rabıta değildir aslolan bu değildir aslolan ben dervişlik yapıyorum deyip de eşini, çoluğunu, çocuğunu, işini, gücünü boşlamak değildir aslolan bu değildir aslolan güzel ahlak, aslolan farzları yerine getirmek, aslolan haramlardan uzak durmaktır bir kimse kendisini bu noktada disiplin ederse haramlardan kendisini uzak tutar, farz ibadetlerini yerine getirir güzel ahlakla ahlaklanırsa merak etmeyin Hz.

Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin meleklerin sizinle musaffa ettiğini görürdünüz haline vakıf olur çünkü sahâbe dedi ki siz ondan birisini yapmazsanız helak olursunuz ama ahir zamanda öyle bir zaman gelecek ki benim ümmetim ondan birini yapacak kurtuluşa erecek dedi bakın sahâbe dedi ki ondan birisini yapmazsanız helak olursunuz ama ahir zamanda öyle bir zaman gelecek ki o kimse, o kimse ondan birini yapacak, o kurtuluşa erecek dedi ondan birini yapacak allahu aleyhi ve sellem ahir zamandayız burada önemli olan bir kimsenin tekrar altını çizerek belki de her gittiğim yer sohbetlerde her sohbetimde özellikle altını çizmeye çalışıyorum kıymetli kardeşler, farz ibadetlerinizi aksatmayın namazınızı, orucunuzu aksatmayın zekatınızı düzgün hesaplayın zekatınızı düzgün hesaplayarak düzgün verilmesi gereken yerlere verin haç yol bulana farzdır yok ömründe bir sefermiş yol bulana farzdır yok paranı Araplara mı yedireceksin parasını Fransızlara, İngilterelere, Amerikalara, İtalyanlara yedirenlere laf söylemiyorlar Antalya’da beş boyunuzlu otellerde kalanlara laf söylemiyorlar millet hacca ömreye gidecek olanca lafı ona söylüyorlar sana ne adam zekatını vermekle mükellef hatta her sene hacca ömreye gitse hiç zakat veremesin sana ne seni ilgilendiren bir şey değil farz ibadetlerinize dikkat edin günah-i kebalilerden uzak durun günah-i kebalilerden uzak durun gözünüzün günahlarından günah-i kebalilerinden harama bakma kardeşim haramla işin olmaz bir kadını süzeceğim diye uğraşma bir erkeği süzeceğim diye uğraşma gözünü haramdan koru göz çünkü kalbe giden yoldur gözünü haramdan koru birinci bakış Rabbinden ikincisi nefsinden, üçüncüsü şeytandan bakma bakma kafanı çevirme haramın bulunduğu yere bir kadınla göz göze gelebilirsin bir erkekle göz göze gelebilirsin bakma bir erkeğin kalkıp da bayanların bulunduğu yere keskin bir şekilde bakması haram görüyorum orada burada bazen oturmuş adam sanki devirecek karşısındakini bakma e orada onun eşi varmış eşin varsa da bakma git evinde sabahtan akşama kadar doya doya bak eşinize otur birbirine bak kurbanın yumurtasına baktığın gibi bak dışarıda mı aklına geldi? bakma kadınlardan da var gözünüzü haramdan uzak tutun bakmayın erkeklere ümmetin en büyük hastalığı bugün için dili birincisi bakmak ikincisi dil bilir bilmez her şeyi konuşma dilini muhafaza et Müslüman odur ki diğer Müslümanlar onun dilinden emindir ne dervişinin hayrı var ne derviş olmayanın hayrı var Yûnus’un dediği gibi ele geleni yersin dile geleni dersin böyle dervişlik dursun Şeyh Efendi’nin dediği gibi Mustafa Efendi oğlum Allâh’ı dinlemiyorlar Resulunu dinlemiyorlar beni mi dinleyecekler Şeyh Efendi’nin dediği gibi Mustafa Efendi oğlum Allâh’ı dinlemiyorlar Resulunu dinlemiyorlar beni mi dinleyecekler seni mi dinleyecekler dedi hastalığının son döneminde gitmiştim dedim efendim dersimi almışsınız öyle diyorlar dedim he aldınız mı dersimi dedim bana dedi ki Mustafa Efendi oğlum dedi konuşmayın dedi susun dedi burada söylüyorum dedi burada konuşmayın Mustafa Efendi hakkında da konuşmayın dedi buradan daha kapının önüne gidiyorlar başlıyorlar konuşma oğlum dedi Allâh’ı dinlemiyorlar dedi bu dervişler oğlum dedi kendi dervişlerinden ben Şeyh Efendi ile 18 yıl boyunca koştum bir günden bir güne dervişlere şikayet ettiğini görmedim o günkü kadar bana dedi ki evladım beni dinlemiyor Allâh’ı dinlemiyorlar dedi Resulünü dinlemiyorlar dedi beni mi dinleyecekler seni mi dinleyecekler Mustafa Efendi dedi karışmayın diyorum karışıyorlar konuşmayın diyorum konuşuyorlar bak oğlum işine dedi ne derse almasın dedi ben Şeyh’imin söylediğine bakıyorum Şeyh’imin dediği gibi Allâh’ı dinlemiyor Resulünü dinlemiyor Şeyh’ini mi dinleyecek adam onu da dinlemiyor sus diyorum susmuyor konuşma konuşuyor gıybet ediyor dedikode ediyor iftira ediyor kadınlar erkekler diline sahip değil bugünün müslümanı diline sahip değil kulağına sahip değil yanındaki gıybet ediyor dinliyor onu ya dinleme müşteri olma neye müşteri oldun arama gel zina yap desem kimse yapmaz gel zina et desem kimse zina etmez gıybet etmek zinadan 80 kat daha fazla bir yukarı bakın gel zina yap desem birisini yapmaz tekrar altını çiziyorum toplum dervişlerin içerisinden 100 taneden bir tanesi zina etmez bakın dervişleri toplasan ben öyle inanıyorum belki de hüsnü zannım fazladır ama 100 kişiden bir tanesi zina yapmaz yapmaz bin kişi de bir kişi yaparsa yapar zina ben kardeşlere böyle güveniyorum bu konuda yapmaz da geliyorlar bazen kadınlar kocalarıyla alakalı yapmaz bizim kardeşler diyor yapamazlar zaten diyor neden diyor ellerine yüzlerini bulaştırırlar diyor elleri ayakları dolaştır diyor Allâh onların ellerini ayaklarını dolaştırır diyor yapamazlar ama gıybet ederler diyor dinliyor veya söylüyor değişen bir şey yok dilinize sahip çıkın kulağınıza sahip çıkın haramlardan dervişlerin kaybettiği yerler bunlar derviş kardeşlerin kaybettiği yerler derviş kardeşlerin kaybettiği yerler derviş kardeşler haram dinlemekten haram konuşmaktan kaybediyorlar haram dinlemek ve haram konuşmak bu ikisi bütün derviş kardeşlerimizi bu noktada etkiliyor bunlardan uzak dursalar Cenâb-ı Hak onlara müşahadesini açar ama bu noktada ne yazık ki Allâh muhafaza eylesin bir gevşeklik var ve normalde burada tabi bu hadîs-i şeriften kendilerince bir kısım sûfîler çünkü birisi bu hadîs-i şerifi bana ölçü göstermişti böyle kendisini böyle ya biz münafık adamız filan dedi ya deme kendine böyle dedi ben dedi hanzala demiş deyince güldüm ben dedim o kendisini münafık görmesinin sebebi müşahadeden bir an uzaklaşması cennetin cehennemin gözünün önünden bir an dahi olsa ondan uzaklaşmayı kendisini münafıklık olarak görmüş dedim sen bu yolda mısın? ah durdu deme deme bu bizim için ağır bir şey olur bir an cenneti ve cehennemi müşahade etmekten uzaklaşmayı hanzala münafıklık olarak nitelendirmiş ama bu münafıklık itikatta bir münafıklık değil ya amelde bir münafıklık o kimse kendince amelde eksikliğini ve noksanlığını kendisini münafıklık olarak nitelendirmiş ama bunu böyle nitelendirmemekte fayda var sufilerdir kısmı der ya biz köpeğiziz biz itiz yok biz köpeğiziz kısmı der ya biz köpeğiziz biz itiz yok biz bu kapının kelbiyiz filan bunlara çok katılan bir kimse değilim bu tip sözlere gerek yok bu hadisten bir netice daha sakın öyle melekler görünürmüş mü? yok melekler görünmezmiş mi? siz kim oluyorsunuz da böyle halde gördüğünüzü iddia ediyorsunuz diyenlere cevap Hz.

Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki siz bu halinizi korumuş olsaydınız meleklerin yolda da bakın demek ki onlar Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin huzurunda cennet ve cehennemi her an müşahede eder noktasındalar diyor ki dışarıda biz bunu devam ettiremiyoruz demek ki her an cennet ve cehennemin sohbet esnasında zikrullah esnasında devam ettiriyorlar diyor ki sahâbe biz zikirden ayrıldıktan sonra aynı hali devam ettiremiyoruz demek ki zikir halakasında zikir meclisinde bir kimsenin cenneti ve cehennemi müşahede etmesi zikir meclisinde meleklerin kendisiyle musaffa etmesini müşahede etmesi hak bunu kalkıp da ya nasıl görünürmüş mü görünmez mi hadîs-i şerife kardeş hadislere inanıyorsan hadislere inanmıyorsan söyleyecek laf yok o yüzden o zaman bir sufide melekut alemine alemini müşahede edebilir mi? el cevap evet ve o sûfî zikrullah esnasında zikrullah halakasında melekut aleminle müşahede edebilir yeter ki o kimse kendisini bu noktada korusun muhafaza etsin kendisini bu dairede kendisini sıkı sıkı terbiye etsin nefis de mücadele eder kendini terbiye ederse o hal ile de hallenir Allâh bizi hayırlı hallerle hallenenlerden eylesin haller geçicidir Cenâb-ı Hak cümlenizi de makam sahibi eylesin Rabbim cümlemizi kendi katından rızıklandırdı kendi katından korudu kendi katından nimetlendirdi kullarından eylesin katından yardım etti katından muhafaza etti katına aldı kullarından eylesin Allâh’a ilahe illallah Lâ ilâhe illâllah Âmîn


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, İhsân, Sünnet, Şeyh, Râbıta, Müşâhede, Hayret, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı