Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Abone ol o abone ol ama sözlerime başlarken geçen programın bir kısmında da başörtüsü ile alakalı. Ben ne konuştuğumu bilmiyorum geriye dönüp ben hiçbir sohbetimi tekrar dinlemem yaptım sohbetin geriye yönelik olarak geriye dönük olarak hiçbir konuşmam hiçbir şeye bakmam ne konuştuğumu ne söylediğimi de takip etmem. Eğer yazılı bir değilse yazılıysa da tekrar dönüp okumam etkisinde kalmayayım diye geçen sohbette başörtüsüyle hangi bir arkadaş mail atmış buradaki. Arabi sohbetlerini takip ediyormuş bir yerinde başörtüsü ile alakalı yanlış anlaşılma olmuş herhalde bayanların örtünmeleri farz. Daha doğrusu dinin. Bu hepsinde farz olarak beyan etti. Bütün her ne var ise hepside farz hepsini bunu kabul ediyoruz bu noktada ama bir kimse bu benimdin anlayışım bir kimse bir farzı yerine getirmiyorsa bir farzı.
yerine getirmiyorsa o farzı yerine getirmeyen kimse benimdin aldım böyle baskı yapma onu bu noktada farklı derecelerde farklı baskılar yapmak benimdin algının dışında sevdirmek nasihat etmek tekrar nasihat etmekte tekrar nasihat etmek bunun içinde amma velakin et. Bir kimsenin dinin herhangi bir emrini yerine getirmediği için dinsiz demek ona baskı yapmak ona bu noktada çok tatlı bu gayri insani yollar bulmak tertip etmek benim din anlayışının dışında. O yüzden bir kimse namazın farz olduğuna inanıyorsa. Biz ona küfrüne feda veremeyiz kılmıyor olsa dahi bir kimse orucunu farzına inanıyorsa tutmuyorsa biz onun küfrüne fetva veremeyiz genel anlayışın bu abone ol. Bu benim tespit ettiğim e göre sonra bilmeliyiz ki buradan devam edeceğiz galiba mi. Evet daha sonra bilmeliyiz ki doğru mu.
Halit. Hoca. Senin mi o abone ol o okur musun. Nerede kaldığımızı 29 sayfamı mı. Ben buradan baksana. Açık bırakıyor bir şeyler 29 sayfa 45 iPhone farklı 45’e abone ol. Bu arada iyi oluyor geçirirken sorma. Şu an seni şarkı. Tamam hadi nasıl ki aynı vücuda. Nispet olduklarında kendi üzerlerine hükmolunur şu anda mevcut. Ayağında. Hükmet kabul bu bölümü ve parçalarını kabul etmez çünkü bu haller onlar için imkânsızdır muhal dit külli. Emirler o sıfatlarla her bir. Mesut’ta kendi zatıyla zahirdir insaniyet mefhumu gibi ki bu merhum osisi olan insan nevinden her ferde şahısların çoğalmasıyla artık çoğalmalı ve. Akli bir merv. Hım olmaktan da hali kalmadı aynı hariçte varlığı olanla olmayan şeyler arasında bir ilgi ve bağlantısı sabit olunca o.
yokluk. Nispet eder. Şu halde varlıkların bazılarının bazılarına bağlı bulunduğu kolayca anlaşılabilir. Çünkü. Herhalde onlar arasında bir birleştirici vardır ki o da aynı varlıktır ve ya neyse birleştirici yoktur muhakkak birleştirici nin bulunmasıyla da bunun mamasıyla da arada irtibat hasıl oldu böyle olunca aralarında birleştirici bulunan varlıkların birbirine olan bağlılıkları daha sağlam ve kuvvetli olur. Bu nasıl ki aynı vücuda. Nispet olduklarında kendi üzerlerine hükmolunur. Şu halde mevcut. Ayağında hükme kabul eder bölünme ve parçalanma yı kabul etmez. Evet onu bir paragrafı komple okudum konu şimdi baştan başlıyorum bu vücut. Arabi mantalitesi ne göre bölünmeyi ve parçalanmayı kabul etmez bir ara. Abi bu noktada. Cenâb-ı. Hak’kın kendi zatı uyu yetine ait olan o bütün. Güllü bu noktada hiç kaybettirmez. Ama.
ve lakin. Arabi bi vücudun birliğini ve tekliğine bu savunur bu vücudun birliğini ve tekniğine savunurken bölünmeyi parçalanmayı bu noktada vücudun dışında gayrı bir vücudun oluşmasına vücudum dışında başka bir vücudun olgusunu kabullenmez araba için mevcut olan bütün her bir vücudun içindedir. Bir vücutta dır ve bunun bir vücutta olması gerekir. O yüzden zaten sonradan gelenler. Vahdeti. Vücut demelerinin sebebi. Vahdet birliktir burada vücudun birliğini selam söyle bize vücudun kendi. Birliği’nin içerisindeki çokluğa bakarak tan vücudun kendi içerisindeki çokluğa bakarak en bakarak tan bizi çokmuş gibi görünür ama o vücut bütünüyle. Tamam etle tektir bölünme ve parçalanma kabul etmez çünkü bölünme ve parçalanma bu vücudun birliği içerisinde kabul edilebilecek bir değildir. Bu küllü. Emirler o sıfatlarla her bir mektupta kendi.
zatıyla zahirdir bir. Cenâb-ı. Hak’kın kendi küllü emirleri kendi sıfatlarının üzerinde tecelli eder ilm-i ilahide ki her ne ilim var ise bunların. Zuhur etmesi sıfatlarının üzerindedir o. Külli irade de ki her yapılacak olan edilecek olan sıfatların tecelliyatı o un. Külli irade de var olan irade sıfatlarının üzerinden tecelli eder. Tabi o sıfatlarının üzerinden tecelli ederken ve o sıfatları isimlendiren o sıfatları adlandıran da yaratılıştaki halktır. Cenâb-ı. Hak kendi sıfatlarını kendi sıfatlarını kendisi tasnif etmez kendisi belirlemez kendisi şu kadar benim sıfatın var demez bu hak halk halka dilen halk edilenin üzerinden sıfatlarını tanımlanır. Çünkü varlığın yaratılış sebebi kendisinin tanınması ydı kendisini tanıyacak olan nedir halk edilen halktır hafta ince bütün varlıktır varlığın içerisindeki en önemli olduğu insandır ve insan.
onu tanınacaktır insan unu tanıyacaktır ve. Cenâb-ı. Hak peygamberlerin ve velilerin dilinden kendisini tanımlanır ve tanıtır yoksa. Cenâb-ı. Hak bu noktada kendini zât-ı ulûhiyet ve zat noktasında bir insanın karşısına çıkıp da ben böyleyim demez peygamberlerin dilinden ve velilerin dilinden kendisi o tır ve tüylü. Emirler ot. Cenâb-ı. Hak’kın efal ve sıfatlarının üzerinden tecelli eder insaniyet mefhumu gibi ki bu mefhumun sesi olan insan nevinden her ve saatte şahısların çoğalmasıyla artık çoğalmıştı ve. Akli bir merhum. M full olmaktan da hali kalmadı aynı hariçte varlığı olanla olmayan şeyler arasında bir ilgi ve bağlantısı sabit olunca o yokluk nispetindedir. Normalde bir hariçte bir varlık var ise o yok hükmündedir çünkü hariçte bir varlık söz konusu olması mümkün değildir bütün varlığın hariçte.
olması onun yok hükmündedir yoktur öyle bir çünkü o varlık sahasına çıktıysa vücudun içinde olmak hükmündedir var bunu insanın üzerinden a hareket ettirecek olursak insanın gözünü çıkarıp masaya koyduğunuzda. Yok gündedir hiçbir işe yaramaz kulağını çıkarsanız kesseniz masanın üzerine koysanız yok hükmündedir hiçbir işe yaramaz vücudun kendi içerisindeki bütün sıfat ve organlar vücudun içerisinde var hükmüdür hükmündedir vücuttan dışarı çıktığında vücut tabağı kopardığın da harici çıktığında onun hiçbir hükmü kalmaz sizin. Saçınız kafanızda büyür ama saçı yere koysanız saç yerde büyümez. Çünkü o vücuttan çıkıp çıktığı anda yok hükmüne gir aynı şekilde vücudun tekniği vardır o vücudun tekniğinin dışında bir şeyin yaşaması bir şeyin var olması mümkün değildir. Çünkü. Normalde bu manada. Eğer ki vücudun dışında kalırsa yok hükmünde. Ya.
aslında vücudun içinde kalırsın yok hükmündedir. Vücudun içinde kalırsa neden yok hükmündedir. Vücudun içinde kaldığında vücuda bağlıdır. Çünkü vücudun kuvvet ve kudretine bağlıdır vücudun kudret ve kuvvetine bağlıysa vücudun hükmüne bağlıysa başka tarafta mecaz noktasında da yine yok hükmündedir. Neden. Çünkü vücudun kendi içerisinde bir başkasına bağlı olarak yaşıyorsa. Oba kesildiği anda yine yok hükmünde olacağından ve. Oba oy irtibat kesildi anda yine yok hükmünde olacağından vücudun içinde de olsa araştırdı olsa dahilde de olsa eğer bir şeye bağlantılı bir şekilde bir yaşıyorsa gerçek manada yok hükmündedir bunu böyle söylüyorum kendi algımı söylüyorum bunu. Normalde bütün. Eğer ki biz bir varlık âlemine bakacak olursak bu varlık alemi bütünüyle ağırlık alemi bütünüyle yaratıcısına muhtaç olduğundan dolayı da gerçek manada yok hükmündedir.
İyi madem ki yaratıcısına muhtaç. Mademki yaratıcısı olmadan ayakta durması mümkün değil ama aslında gerçekte. Doğu yok hükmündedir çünkü. Eğer ki zaten yaratıcısına muhtaç olmamış olsa ilah olacak bak yaratıcısına muhtaç olmazsa zaten ilah olacak. Madem ki yaratıcısına muhtaç o zaman. İlaç değil. Madem ki yaratıcısına muhtaç o zaman da mecaz noktasında yok hükmünde mecaz noktasında yine yok hükmünde de. Şu halde varlıkların bazılarının bazılarına bağlı bulunduğu kolayca anlaşılabilir varlıkları bazılarının an bazıları bağlıdır ister varlık başka bir varlığa bağlı olsun isterse varlığı sudur etmiş olan bu varlık başka bir varlığa bağlı olsun. Başka bir varlıktan buradan kastım ne. Allah. Allah var mıdır. Evet eğer bu varlık. Tamam et de başka bir var ramuh tacısın yine yok hükmündedir ama normalde.
varlıkların birbirlerine olan bağlantıları ilintili var mıdır. Vardır mesela o. Çocuk annesine bağlıdır çocuğun varoluşu annesiyle alakalıdır ve babasıyla alakalıdır ve hatta bu. Harun varoluşu suya bağlantılıdır su olmamış olsa buhar olur mu. Olmaz buhar olmamış olsa su olur mu. Olmaz o zaman. Normalde gerçekte varolan nedir bu hardır buhar. Normalde. Latif likten kes ipliğe geçince. Su haline gelir ya buhar su soğudu gördüğünde. Su haline gelir ama biz buharı. Hani bir ara buhardan örnek vermiştik ya burada ama burada ne var mı buhar var mı. Evet onun nemin buharının varlığını biz nasıl görürüz o souya çarptığında görürüz ve soğuduğunda ne hale gelir çok hızlı soğursa buz haline gelir dolu halinde düşer bize ama normalde daha farklı bir soğuklara karşılaşırsa.
kar haline düşer daha farklı bir soğuk la karşılaşırsa. Yağmur hal bu ama biz onu bu harken görür müyüz. Hayır işte. Cenâb-ı. Hak’kın gerçek vücudu latiftir gözle görülmesi kulaklı hissedilmesi buhar gibi mümkün değildir. Allah neredeydi ama daydı ama ne. Duman ımızı bir o zaman mu. Cenâb-ı. Hak o varlığı sudur icinde letafet tenke safete geçince eski dilde de yoğunlaşınca biz onun varlığa geçiş sudur ettiğini gördük ama. Ooo. Varlı gibi görünen bize varlık gibi görünen varmış gibi görün emo gerçek varlığı muhtaç olduğun da ve gerçek varlıktan irtibatını kesmesinin mümkün olmadığında irtibatı kesilince yok olacağından. Sonuçta yine de ne yok hükmünde. Ama bu biraz hani farklı bir kimse kendince rüya görür ama. Rüya o kimseyle alakalıdır ve. Rüya o.
kimseye bağlantılıdır eğer o kimse olmazsa rüyası. Olur mu olmaz o rüya bu noktada o zaman gören kimse ile bağlantılı bir şeydir eğer o gören kimse olmamış olsaydı bu rüyası da olmayacaktı ve. Rüya. Mademki gören kimseye bağlantılı. Aslında rüya bir yönüyle yok hükmündedir abone ol bu ev rüyayı. Normalde nasıl bu alemde gerçek varlığın sahibine muhtaçsa. Save bu alemde bu noktada yok hükmünde olur. Çünkü. Herhalde onlar arasında bir birleştirici vardır ki o da aynı varlıktır ve burada ise birleştirici yoktur muhakkak ki birleştirici nin bulunmasıyla da arada irtibat hasıl oldu. Böylece olunca da aralarında birleştirici bulunan varlıkların birbirlerine olan bağlılıkları daha sağlam ve daha kuvvetli oldu varlıklarını arasında bir birleştirici var varlıkların arasındaki bu birleştirici den dolayı o.
varlıklar birbirleriyle daha sağlam bağlılıkları daha kuvvet oldu anne baba çocuk aile gibi bi şüphe yok ki sonradan hadis olan varlığı meydana gelmesi ve kendisini var eden yaratıcı muhtaç olması onun kendi nefsinde mümkün olmaz bu olmasından dolayıdır sonradan yaratılan bütün her şeyi. Hadi istenilen. Hadi sonradan yaratılan bir bu dünya hadis bu varlık komple hadis sonradan yaratıldı başlangıcı yok baştan başlangıcı evveliyatı yok sonradan yaratıldı sonradan yaratılanın. Normalde her. Hadi istiyoruz. Bu hadis kelimesini şeyde. Arabi’nin değişik yerlerinde bütün eserlerinde bulmanız mümkün bakın ara bici lerin en büyük hatalarından birisi şudur o ağırlığı. Tama sonradan yaratılan varlığı. Ezel görmeleri dir ve bu. Pantene pisliktir normalde yaratılan bir şeyi. Ezel görmek yaratılan bir. Evet görmek panteistik ten başka bir değildir.
Biz varlığı tamamıyla sonradan yaratıldığına inanırız hiçbir yok yedi. Allah vardi ve. Allah birşey yaratmayı dileriz iyi bakın bir yaratmayı diledi bu birşey yaratmayı dilemesinin ne zaman olduğunu bilmiyoruz en uygun konut. Bu bir yaratmayı diledi bir yaratmayı bile değilse bu birşey yaratmayı diledi yaratmış olduğu. Ezeli olmadığını gösteriyor bize. Pardon evvel inin olmadığını gösteriyor bize bir şeyin. Evveli yoksa onun. Ezeli de yoktur. Oh buz kaydedilir. Bir ara bir felsefesindeki en önemli karelerden birisi de budur bir şeyin. Evveli yok ise bu onun ebedi yoktur bu ve evvel inin olmayışı onun. Allah olmadığını gösterir ilah olmadığını gösterir. Çünkü ilah olabilmesi için evvel inin olmaması gerekir işte sonradan hadis olan varlığı meydana gelmesi kendisini var eden yaratıcıya muhtaç olması onun.
kendin hepsinden mümkün olmasından dolayıdır. Normalde bu yaratılan varlık. Allah’a muhtaçtır. Daha doğrusu yaratıcısına muhtaçtır bir tabi buradaki. Çeviride sonradan diyor. Belki de bu. Hadis kelimesini açıklamak için böyle söylemiş olabilir o. Çünkü onun varlığı kendinin kendini daire iledir. Böyle olunca da. Oh ihtiyaç bağıyla bağlıdır ve istinat ettiği yaratıcının kendi zatında varlığı vacip ve zararlı bulunması ve kendi nefsiyle varlığında hiçbir şeye muhtaç olmayıp. Herşeyden. Gani olması lazımdır on yaratıcıyı. Gani olması gerekir. Çünkü kendisinin bir başka şeye muhtaç olmaması gerekir ama yaratmış olduğu yaratmış olduğu ona muhtaçtır brayer bir ona muhtaç ise muhtaç olunanın başka bir şeye muhtaç olması düşünülemez bu çünkü bir şeye muhtaç duyuyorsa onun ilah olabilmesi için muhtaç duymanın başka bir muhtaç duyması gerekmektedir gerekir.
O yüzden. Normalde. Cenâb-ı. Hak da zaten ayeti kerimede. Allah ganidir. Sizler fakirsiniz de buradaki sizlerden kası sadece insan değildir benim anladığım. Allah ganidir. Allah’ın. Haşa bu noktada yarattığı her ne var ise ama. Allah’a muhtaçtır ve yaratılan her ne var ise ayakta dururken onu ayakta tutan. Allah’tır ve ayakta tutulanlar ayakta. Duranlar bu. Eğer ki kendilerini bip fakir görmezlerse ilahlık yapmış olurlar çünkü bütün varlık tamamı yetle yaratıcısına muhtaçtır ve o da bu. Hadis olan. Vallahi kendi zatıyla vücut veren zat zattır. İşte bu sonradan yaratılan bu varlığı. Cenâb-ı. Hak kendi zatıyla vücut vermiştir bir kendi zâtının tecelli atıdır ve kendi zâtının tecelliyatı olduğu için ayaktadır ve kendi zâtının tecelliyatı olduğu için o vücut bulmuştur. Şu hale göre başka.
varlıklar ona. Nispet olundu. O yüzden bütün varlıklar bu noktada o yaratıcıya. Nispet olunur ve yaratılan. Her bu manada yaratıcıya. Nispet edilir la faile illallah. Allah’tan başka fail olan yoktur. Allah’tan başka işleyen. İyi. Allah’tan başka yapan eden kıran döken yoktu. Allah’tan başka. Allah’tan başka da ayakta tutacak bir yoktur bu vacip ve. Ezeli varlık kendi zatı için mümkün varlığı lüzum gördü bu varlığı vacip olan varlığı vacip olan ve ağacı bir vücut dedemiz. Bir ismi de ne mu acil vücut. Vali. Hacı bir vücut dediğimizde vücudunun varlığının vacip olması. Allah. Allah bir şeydir. Allah’ın kendi nefsinin olması da vaciptir. Allah bir şeydir. Çünkü o yüzden. Cenâb-ı. Hak bu noktada vücut olarak da varlığı vaciptir ama. Cenâb-ı. Hak’kın vacip olan.
vücudu. Latif ve bâtın ism-i. Şerifi’nin altında durduğundan biz onun vücudunun neye benzediğini bilemez var. Ama. Cenâb-ı. Hak varlığın üzerinden sudur ettiğinden. Biz varlığın üzerinden. Cenâb-ı. Hak’kın vücudunu tanımaya çalışırız varlığın üzerinden ve varlığın üzerinden yine kendisini bize tanıtan yine vacibul. Vücud olan. Allah’tır bir kendisini kendi var etti ayakta tuttuğu varlığın üzerinden bize kendisini tanıtır be ve kendi zatı için mümkün varlığı lüzumlu gördü kendi zâtının tanınması için mümkün olan sonradan alan bu varlığı yaratmayı lüzumlu gördü mümkündür. Bu sayede vacip oldu ve bu varlığında yaratılması vacip oldu çünkü. Allah nasıl kız vacibul. Vücud duysa kendisinin tanıtılması için bir. Bu bir vücuda getirmenin de vacip olması gerekli. Çünkü tanınması lazım kezalik hadisin varlığı onu kendi zatı için kendisinden ishal.
eden zata dayanmakta olduğundan isim ve sıfat a dair her bir şeyden ona. Nispet bulunan vasıfların da hakkın sureti üzeri olması gerekli oldu ve bu sonradan yaratılan vücudunun üzerinde her ne kadar sıfat tecelli ederse her ne kadar fiyat tecelli ederse bu varlığın üzerindeki tecelli eden sudur eden her. Hakk’a nisbet edildi yaratıcıya. Nispet edildi ve iş yen her yapılan her o yaptı oldu oy yerine getirdi o. Tamam etti o bina etti ve vücudun içerisindeki sıfatların ve tecelli yattığının hepside. Hakk’a nisbet edildi ancak zati olan vücut bundan müstesnadır ama kendi zat noktasında olan. Cenâb-ı. Hak bu varlığın üzerinden müstesna alır biz bu varlığı mevcut olan bu varlığı. Allah diyemez. O yüzden müstesnadır bu varlığın üzerine bütün sıfat ve.
tecelli yatlar tecelli eder ama bu varlık. Allah değildir hiçbir zaman. Çünkü hadis hakkında bu doğru değildir. Çünkü bu varlık sonradan yaratılmıştır yaratılmış olan bir bizim. Allah dememiz mümkün değildir bakın bunda hem bazı. Arabic ileride cevap oluyor bazı. Arabi cidden kimseler bunu ilahlaştırma olar. Oysa abi diyor ki hadis olan hadis hakkında bu doğru değildir normalde. Cenâb-ı. Hak bu sonradan var edilen. Allah olması mümkün değildir. Bu sonradan var edilen şeyin üzerinde cenab-ı. Hakk’ın sonsuz sıfatları verir fiil yaptığı tecelli eder. Ama ve lakin o tecelligah hiçbir zaman. Allah olmaz. Cenâb-ı. Hak sizin gönüllerinize tecelli eden. Ama siz hiçbir zaman. Allah. Vallahi olamazsınız ama sıfatlarının tamamı. O esnada. Siz tecelli etti zevkine varabilirsiniz var ama hiçbir zaman ilah olamazsınız.
Ama her ne kadar hadisinde varlığı vacip ise de onun vacip olması kendi nefsiyle kendisinin gayrı iledir yar ne kadar hadisin varlığı da. Vadi bize de bu varlığın varoluşu vacip ise de onun vacip olması kendi nefsiyle alakalıdır yine bu varlığın vacip olması bir. Allah’ın kendisiyle alakalıdır bu varlığın kendisiyle. Alakalı değildir bir sonra bilmeliyiz ki muhakkak. Emir. Bizim dediğimiz gibi onun suretiyle onun zuhurundan olduğu için hatta ile bize. Bizi kendi ilminde hadis ve fikir ve. Nazar üzerine havale kıldı ve muhakkak ayetlerini bize yine bizde gösterdiğini söyledi abone ol gel buraya bir daha okumak istiyorum hadis ve fikir ve. Nazar üzerine havale kıldı insanları ve muhakkak ayetlerini bize yine bizde gösterdiğini söyledi. Bu sebeple. Biz kendimiz ile ona.
İstiklal ettik. Ve şu hale göre biz onu bir. Vasıf ile vasıflandırma dık yalnız. Biz. Bu zati olan rujumu. Hastam başka bir. Vasıf olduk ve biz onu bizimle bizden. Bildik ilk ve. Normalde. Cenâb-ı. Hak bu abone ol. Allah. Allah bizi kendi sıfatlarını tanıtmak kendi fiyatlarını tanıtmak kendisini tanıtmak için bizi tekrar. Bu görünen vücuda sevk etti biz onu tanımak onu bu noktada bilmek için biz var olan varlığı sudur etmiş olan var olan varlık noktasında sudur etmiş olan bu dış âleme dönmek zorunda kaldık hani. İşte. Tefekkür eden seksen yıllık ibadet etmiş gibi oldu ya baktı. Cenâb-ı. Hak o dış âleme doğru insanlara yönlendirdi peygamberlerin vasıtasıyla. Ne yaptılar teşekkür ettiler. Tefekkür ederek ten. Allah’ın sıfatlarını tanımak bu noktada. Allah’ın.
fiyatını tanıtmaya yöneldiler ve ya. Allah’ın varlığını varlığın üzerinden tanımaya çalışanlara seksen yıllık. Nafile ibadet sevabı verildi. Siz etrafınızı keşfe çalıştığınızda etrafınızda. Cenâb-ı. Hak’kın sıfatlarını tanımlamaya çalışmak için düşündüğünüzde. Tefekkür ettiğinizde seksen yıllık. Nafile ibadet işlemiş gibi oldunuz. Çünkü ki ayetlerini bize yine bizde gösterdiğini söyledi. Allah ayetlerini bize yine bizde gösterdiğini söyledi mi fusul et. Suresi ayet 53 biz onlara hem afakta. Dış dünyada hemde kendi nefislerinde delillerimizi göstereceğiz husule payet 53 o. Cenâb-ı. Hak o kendisinin varlıkla alakalı delillerini kendisini tanımlamak la alakalı delillerini hem afakta. Bunu direkt. Kur’an’ın terimidir. Afak kelimesi bu. Normalde hem afakta. Bunu biz ben kendim. Dış. Dünya ya bizim kendi dışımızdaki oluşumlar varlığın bizim dışımızdaki tecelliyatı bunu uzayın sonsuz derinliklerinden tutunda burnunuzun ucuna.
kadar burnunuzun dibindeki ne ağaçlardan meyvelerden kuşlardan varlığın içerisindeki bütün her sizin dışınızda olan bütün her. Cenâb-ı. Hak’kın o. Cenâb-ı. Hak’kın varlığının delilleridir ve siz bunlara baktıkça da bunları. Tefekkür ettikçe seksen yıllık ibadet işlemiş. Nafile ibadet işlemiş gibi olursunuz. Çünkü cenab-ı insanları kendisini tanısınlar diye yarattı ve burada. Arabi der ki bu seven biz yine. Pardon muhakkak ayetlerini bize yine bizde gösterdiğini söyledi ve. Cenâb-ı. Hak ayetlerini bize yine bizde gösterdi kendi zatında değil bu varlığın üzerinde gösterdi ayetlerini bize. Gösterdi mi aynı zamanda da bizim kendi içimizde ayetlerini gösterdi çünkü hem afakta hem de kendi enfes üstümüzde kendi nefsimiz de kendi içimizde bu ayetin. Arapçası en füstür arapçasında enfüs olarak geçer. Eren. Füsün kelime karşılığı kendi nefsimiz olarak.
görünebilir ama nefis dışımızda gösterir. Bizim onu normal değilim meallere. Baktım hep nefis olarak göstermiş ben onu nefis olarak kabul edenlerden değilim enfüs içti. Rich halen diri tanem dediğimizde bunun içerisine. Zahir noktada aklımız fikrimiz düşüncemiz ama en önemli. Gönül girer ergönül. Çünkü cenab-ı. Allah kalbimize sıfatlarıyla tecelli eder ilmini. Kalbimiz ilham eder ve asıl tanımlama asıl tanıma iç alemine alakalıdır o muhakkak ki dış alemde vardır. O yüzden su filler dışla iç dengeyi korumaya çalışırlar zâhir ve bâtın dengeyi korumaya çalışırlar ve iki kanatlı kuş olmaya. Özen gösterirler. Çünkü iki kanatlı kuş olursak şayet o zaman uçabiliriz o zaman dengeli uçabiliriz. Madem ki. Allah’ı tanıtacağız hem. Zahir hem bâtın hem dışta hem içte hem dışta nasıl hayat verdi nasıl.
uçurdu nasıl yüzdürdü nasıl daldırdı nasıl tohuma can verdi nasıl ne şu. Neva etti. Herşey. Hani. Bediüzzaman. Said. Nursi hazretlerinin bu haşır basi vardır ya haşır bahsinde. Bediüzzaman. Said. Nursi. Hazretleri. Tamam et de insanları dış âlemden yok. Can abi bakın varlığını tekrar neden nasıl düzelteceğini anlatır ve biz dış aleme bakarak tan âyetlerinin dış halinde anlayabiliriz bu ibare benim çok hoşuma gitti muhakkak ayetlerini bize yine bizde gösterdiğini söyledi. Ben. Cenâb-ı. Hak ayetleri sonsuzdur ya varlık varoluş. Tamam et de bir ayetten ibarettir vb ayetlerini. Yine bize yine bizden gösterdi yine biz. Ondan bize gösterdi bize kimden bizden gösterdi. Biz çok çünkü onun. Vadi. Gül vücut olan o vücudunu bilmiyoruz. Latif ve bâtın. Allah’ın zatını bilmiyoruz ne olduğunun bilmemiz.
mümkün değil orayı zaten bir set çekti ama. Allah kendi bu tanımlama açısından yine insanlık kullandı ve insanın üzerinden kendisini tanıttı ve insanın üzerinden tanıtırken yine ayetlerini bizden bize tanıttı o yüzden ama biz ayeti kerime fasulye. Tay et 53 bunu hiç unutmayın biz onlara. Cenâb-ı. Hak bütün tayin atama kainatın içerisinde en önemli. İnsan insanı hem afakta dışta hem enfüste işte delillerini gösterdi hiç âlimimiz dede ne yapacak bize delillerini her daim gösteriyor. Bundan dolayı biz sonradan olma olan kendi vücudumuza baktık. Bir sonradan olma olan bütün dış âlemdeki vücuda baktık ve dış âlemdeki vücuda baktığımızda dizideki hayat var dedi ki bu hayatı ayakta tutacak bir ilim lazım. Bu ilim olduğu gibi bunu görecek bir kimse lazım. Ne masir.
olması lazım. Aynı zamanda da biz kendi vücudumuza baktık duyuyoruz ya o eski. Bizi yaratan böyleyse aynı zamanda. Doğu lse midir duyması gerekir. Aynı zamanda da o basardı görmesi gerekir bunları hükmeden hem bizden bize öğreten. Kim. Allah bizim hemen üstümüzden. İçimizden kalbimize ilham vererek t bu burası çok önemli çünkü bütün in bu manalı içsel noktada vahiyle olur şimdi vahiyle olduğuna dair bak diyor ki hadis hakkında bu hadisler ve. Kadim hakkında. Bu kadınlar diye yok evet ve bununla bize peygamberlerin dilleriyle ilahi haberler geldi var normalde bizim ile bizden. Bildik bize. Nispet ettiğimiz her şeyi ona. Nispet ettik ve bununla bize peygamberlerin dilleriyle ilahi haberler geldi bize peygamberlerin dilleriyle haberler geldi mi peygamberlerin dilleriyle bize haber gelirken peygamberlerine.
şunu demedi taşabak o tabak beni tanı demedi mi peygamberlerine direkt kalplerini vahiy indirekten söyledi allah kendisine. En kestirme yol ile tanıtması dır bu kulunun kalbine vahiy etmesidir bir. Allah kulunun kalbine vahyeder ekten direkt kendisini en keskin en keskin ve en sağlam yolla anlatır ve değerlendirir bunun birinci. Deresi derecede. Bu işlem peygamberlere aittir bu peygamberlere. Cenâb-ı. Hak vahyeder ve peygamberlerin diliyle kendisini ispat ettirir o yüzden abone ol ya. Allah’ın vasf etmemiz. Allah’ı. Vasfi etmemiz kulların kendi heva ve heveslerin den değildir bunların. Kendi kendilerine çıkarımlarda değildir. Burada eğer ki. Allah’u affetmeyi. Allah’ı tanımayı peygamberleri ve. Peygamberlerin getirdiği ilahi hükümleri ve hikmetleri kenara koyarsak aklı ilahlaştırma iş oluruz. Oysa bizim wusv etmemiz. What’s etmemiz. Bizim kendi. Aklımızın ürünü.
değildir bizim. Vasfi etmemiz onun kalbimize indirdi vasıfla alakalıdır peygamberlerin kalbine indirdi vasıfla alakalıdır. Minare biz onu gördüğümüz vakit kendi nefislerimizi görürüz robo bizi gör. O kendini nefsini görür ama biz onu gördüğümüzde kendi nefsimizi görürüz ve o bizi gördüğümde de ne yapar kendi nefsini görür ve normal değil ama biz kendimizi. Aslında. Vasfi ederiz ve kendimizi vasf ederken gerçek manada onu vasf etmiş oluruz biz çünkü sonradan olmayız sonradan olma olduğumuz için bence ırfp. Cenâb-ı. Hak’kın zatul iyetin vasfetmeyim gücümüz olmadığından kendi vücudumuzun üzerinden onun vücudunu bahsederiz abone ol ve bu sebeple. Biz kendimiz ile olan bu olan herşeyi ona. İstiklal ettik öyle diyor çünkü. Ve şu hale göre biz onun bir. Vasıf ile vasıflandırma dık. Yalnız biz bu.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Hakkında
zâtı olan vücudumu. Hastam başka bir. Vasıf olduk ve biz onu bizim ile bizden. Bildik bize. Nispet ettiğimiz her şeyi ona. Nispet ettik ve bununla bize peygamberlerin dilleriyle ilahi haberler. Geldi. Böyle olunca da o da nefsini bize bizimle vakfetti ay şimdi buradan vaktinizi almayacağım ama hani vakfedilen. Kur’an’da geçen yaklaşık bu. Ey 150’nin üzerinde. Cenâb-ı. Hak’kın sıfatı ıcel hilesi var hani. Hadi terimizin hadislerinde 99 tane. Esmaül hüsnası var ya. Oha. Ama ayet-i kerimelerde bazılarının bazı ulemaların tespitlerine göre kimisinin işte 120 130 150 Allah’ın isimleri sonsuzdur açıkça. Böyle söyleyeyim ama bunların tespit edilenler var bari işleri. Allah her şeyi işitir ve bilir bakar ayet 181 gibi bi ve hatta böyle kısa hızlı okuyayım mı size tespit ettikleri mi.
a rahman ve rahimdir. Fatiha’dan başlarsak. Rahman ve. Rahim. İsmi. Şerifi sıfatı da işte yine de o işitendir bilendir bu. Bakara a337 Bakara 163 o rahmandır rahimdir o azizdir hakimdir. Bakara 228 yine o pek yücedir pek büyüktür onların korunması ona güç gelmez ona bir şeyin güç gelmemesi. Bakara 255 Allah ondan başka ilah yoktur diridir kaimdir o diridir biz diriliğini nereden çıkarız kendimizden çıkarız bu. Ali. İmran ayeti ki. Allah gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti. Allah gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti. Melekler ve ilim sahipleri de ondan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler aziz ve hakim olan ondan başka ilah yoktur. Allah’ım şahittir şahitlik bir sıfattır bak. Allah kendi ilahlarına. Kendisi de şahittir iyi bakın.
Allah kendi ilanına. Kendisi de şahittir bunu vasf eden kimdir yine insanın üzerinden. Allah’tan ama insanlar bunu kendi heva ve heveslerine çıkarmazlar ve hâkimdir ve yine. Ama o sizin düşmanlarınızı daha iyi bilendir bu burada düşmanı da bile. N’olur bu ayrı bir vasıftır bilmek ama bir de düşmanı bilmek. Allah. Yeter yardımcı olarak. Allah aynı zamanda da yardımcıdır bunun gibi. Kur’ân-ı. Kerim’de. Cenabı. Hakk’ın sıfatlarını tanıtan çok ayeti kerime var bir 200’ün üzerinde üç yüzünüzden de araştırırsanız. Kur’an tamamıyla. Cenâb-ı. Hak’kın bu manada sıfat ve efalini anlatır bize ve bize anlatırken. Peygamberin dilinden anlatır da tekrar söylüyorum bizi anlatırsa anlatırken. Peygamberin dilinden anlatın ve. Peygamberin dilinden anlattığı için bize derki kim resule itaat ederse. Allah’a itaat etmiştir ya o yüzden.
velilerinin dilinden anlattığından dolayı. Allah’a itaat edin. Resulüne itaat edin sizden olan. Emir sahiplerine itaat edin dert. Çünkü velilerinin de kalbine ilham eder velilerinin de kalbine ilham edecek ten kendisini vasıflandırılan dan dolayı. Allah’a itaat edin. Resulüne itaat edin sizden olan. Emir sahiplerine itaat edin der bu ve sizden olan. Emir sahiplerini tadını. Allah’a itaat gibi koyar önümüze. Çünkü haini. Arabi’nin daha önceki sohbetlerde belirttiğimiz gibi. Allah’ın varlığının içerisinde en yüksek derecede bilen. Hz. Muhammed. Mustafa’dır. Ondan sonra belirler dir. Sufi lerdir. O yüzden mesela enteresan âyet-i kerimelerden bir ve bütün tuzaklar. Allah’ındır iyi bakın. Bütün tuzaklar. Allah’ındır. Cenâb-ı. Hak tuzak kuranların tuzağını kendi üzerine alır fiili. Atalar. Ve derki ki ve ben de hile yaparaktan tuzak kuralım ve başka.
ayeti kerimede. Derler ki. Allah ile karşı hile yapanların en hayırlısıdır bakın varlığın içerisindeki bütün sıfat ve tecelli adları a b c na. Bak yine varlığın üzerinden tanımla tır buraya çok ayeti kerime almışım. Hakkınızı helal edin bu benim çok hoşuma gitti. E Cenâb-ı. Hak’kın kendisini ayetleriyle bizim üzerimizden yine tanıtması ve kendisine ona baktığımızda ona baktığımızda kendi nefsimizi görmemiz ve onun bize baktığında kendisini görür insan bu manada. Ayna hürriyetinde varlık bu manada. Ayna hürriyetinde aynı hürmetine koyuyor. Arabi felsefesinde varlık bu. Mahmut bu manada tamamıyla. Ayna hürriyetinde böyle olunca bu benim çok hoşuma gitti işin. Burası da aslında. Belki de buraya kadar olan sohbetlerin füsus okumalarının en önemli döneme işlerinden birisi bu hüs okumalarında şu ana kadar şu.
ana kadar en önemli dönemeçlerden birisi burası gel buraya tekrar beyan etmek istiyorum peygamberlerin dilleriyle ilahi haberler geldi böyle olunca o da nefsini bizimle vasfettin. Allah peygamberlerin diliyle kendisini ne yaptı vasp etti tanıttı peygamberlerinin diliyle eğlen öyle peygamberleri kendine koymak. Yok öyle hadisleri kenara koymak. Yok. Ona. Peygamberi kenara koymak. Yok çünkü peygamberleri ve velileriyle alakalı buyurdu ki siz onlara ölü demeyiniz bu çiz peygambere tabi oluşunuz kesintiye uğramayacak hiç ve sufiler o yüzden peygamberlerini öyle olarak görmezler peygamberleri diridir peygamberlik mesleğine devam eder. Her peygamberlikleri de devam eder. Allah. Hz. Muhammed’in. Mustafa’nın peygamberliği son bulmamıştır bu. Eğer peygamberliğin son bulmuş olsaydı mahşerde ümmetinin başına geçmezdi bu mahşerde ümmetin başına geçecekse o peygamber hala daha ümmetinin başındadır bu ve.
o peygamber ümmetinin. Hala da başında cenab-ı hakkın tanınması. Cenâb-ı. Hak’kın bilinmesi için bütün müminlerin danışacağım başvuracağı ilim makamıdır ama o peygamberlere ama zahiren ama bâtın. Danış almayanlar kördür. Bu hadislerini intihar edenler zahiren de kördür batının körlüğü oldukları gibi zahiren de kördür. Çünkü. Cenâb-ı. Hak ayeti kelimede bir anlaşmazlığı düşerseniz onu. Peygamberimize götürürler. İyi o zaman onu. Peygamberimize götürün emri evrenseldir yok. Can abi bakın. Bütün ayetleri bu manada evrenseldir ebediyete kadar gidecektir. Siz bir ayeti kerimenin bir ayeti kerimenin. Ebediyete gitmeyeceğini söyleyemezsiniz. O zaman siz bir meselede daha düşer bir meselede ne yapacağınızı bilemezsiniz zahiren hadislerini bakarsınız ama bunun en kestirme yolu bu zatın kendisine sormaktır bir zatın kendisine sormayı bilemeyen gönlü. Kararmış gönlü. Kararmış gönül gözü mühürlenmiş.
Gönül kulağı mühürlenmiş gönlü mühürlenmiş ler bunlara itiraz edeceklerdir var ama. Arabi der ki bakın peygamberlerin dilleriyle ilahi haberler gelir bu peygamberlerin dilleriyle. Sufi seri suluğunda görülür ki dördüncü makamdan sonra kitap ehli peygamberler. Muhammedi sufilerin üzerinde öğretmenlik yaparlar. Muhammed. Mustafa’nın sallallahü ve sellem. Hazretlerinin gözetimi dairesinde bu ve. Eğitmen bu noktada öğretmen. Hz. Muhammed. Mustafa’dır. Görünürde da ve. Allah ilahi ilimlerini ve kelam larını peygamberlerin ve velilerin üzerinden götürür onların üzerinden verir peygamberlerinin üzerinden kitabı olarak. Cebrail indirirse vahiy olur. Allah kalbine direkt ilham ederse. Kutsi hadis olur. Bir. Mürşide bir sufiye. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri konuşursa. O sufiye kesin uyulması gereken bir. Emir olur kesin bu ama o sor ve kendi heva ve. Hevesinden bunu konuşturuyor.
sa sorumluluğu yine o sufinin kendisine aittir başkasına ne yapar bağlamaz burası çok önemli bu bina ile biz onu gördüğümüz vakit kendi nefislerimizi görürüz ve o bizi gördüğü vakit kendi nefsini görür abone ol ama biz onu gördüğümüzde kendi nefsimizi görürüz kendi. O bizi gördüğümde de kendi nefsini görür. Hani bazı hadis kritik gelinin zayıf hadis dedi. Ben arefe nefsehu. O kim nefsine. Arif olursa ama. Allah’a. Arif olur. Ha tabi. Arif olmayı bilmek olarak nitelendiriyor lar. Türkçe karşılığı. Ben onu bilmek olarak nitelendiriyor bilmek biraz böyle aklın işi ariflik kalbi bir şeydir. Ahmet. Arif. Lig. Akli bir değildir ya. Ben arefe. Arif nefsi. Bu kim nefsini. Arif oldu. Arif olmak özür dilerim ama bilmek yetmiyor onu abone ol iyi.
bilmek dinleyince bize böyle satırdan okumak mis gibi geliyor. Ben bir kimse. Kuran’ı bildiği. Oh ariflik değil. Kur’an okudu komple o ariflik değil bakın diyebilir miyiz bir sonra. Arif olduk yemeyi zariflik bütüncülük gerektiriyor. Boro bütün gün içerisinde ancak güzel oldu. Arif diyebileceğimiz ama biz de hani bir kimse böyle birşey biliyorsa o bildi deniliyor ya. Arif’le bilmeyi. Ben aynı kategoride görmüyor ha. Bunun gibi o zaman kim nefsine. Arif oldu kendime. Arif oldu. Arif oldu 50’lerde noldu o. Arif’i billah o. Arif olma ya bizimki. Biz de hemen iki cümleyi. Kuran’ı kimse kendisini hemen bilen sınıfına. Arif’i billah bilmek değil sadece. Ahmet. Arif olma belli olmaz bu için nefsini. Arif oldu ona. Arif oldu. Allah. Arif oldu bu burası.
önemli ehadis. Kutsi. Özür dilerim. Hadi. Şerif. Allah. Allah bizi muhafaza eylesin ama biz onu gördüğümüz vakit kendi nefislerimizi görürüz bu nereye baktın baktığın yerde ne gördüysen kendi nefsini gördün bu burası bu. Sufi terbiye edenler bir sufi terbiyeden ya bu eksiklik gördün kendi eksikliğini gördüm dün yanlışlık gördün kendi anlaştığını gördüm ve bizi gördüğü vakit kendi nefsini görür. Biz her ne kadar kadere bizi birleştiren tek hakikat üzerinde isek de şüphe etmez ki muhakkak. Biz şahıs nevi ile ço almışız ve yine katiyen biliyoruz ki muhakkak arada bir ayırıcı vardır. O sebeple şahısların bazısı bazısının dan ayrıldı. Eğer bu olmasaydı tek varlıktan çokluk meydana gelmezdi yine. Böylece hak her ne kadar her cihetten kendi nefsini vakfettiği şeyle bizi vasf.
etti ise de a. Bu arada bir ayırıcı gerektir ve o ayrıcı ise vücutta ancak bizim ona muhtaç ve mümkün bir varlık olduğumuzdan dolayı vücudumuzun ona bağlılığı ve bizim ona muhtaç olduğumuzun mislinden. Onun. Gami olmasıdır der abi biz her ne kadar bizi toplayan ihata eden bu insaniyet dediğimiz. Bu bir olgu var ise bir hakikat varise de ama o insanlar. Ahmet. Mehmet. Hüseyin kadın erkek çocuk. Bunlar kendini kendilerince ayrılmış oldu isimler birbirinden farklı oldu anneler babalar çocuklar oldu işte insaniyet bu noktada. Normalde hem isimler bazında ayrı isimlerden aldı hem. Vasıf noktasında anne baba ihtiyar yaşlı çocuk bu vasıflar noktasına ayrıldı tam insanlar acemde türk’tü işte lazlık çerkezlik zihin duydum böyle ayrıldı. Hani ben biz insanları kavim yarattık.
anlatsın abi. Cenâb-ı. Hak. Normalde. Adem tek ama. Adem’le çoğul olmuş oldu ve bazı basından ayrıldım alınan ayrılıkları hususi varlıkların kendi üzerinde kusisi özellikleri ol. Kadınlar erkeklerden ayrıldı hususi özelliklerden dolayı işte çocuklar ayrıldı bu sesi özelliklerden dolayı yaşlılar gençler hususi özelliklerinden ayrıldı kimisinin hususi özellikleri çıktı resimde çok iyi oldu eminim ki misin. Oh sizi özellikler oldu tiyatroda biraz da hususi özelliği olup onun fazla oldu. Herkes tiyatro yapabilir ama birisinin bu sesi özelliği çıktı veya birisi doktorluğu daha yakındı. O noktada meslek sabah erken o yatkınlığını seçti gibi ama bunların hepsinin de toplam bu varlığı birbirinden hususi olarak ayrıldığı gibi ayrıştıran bir olduğu gibi bütünüyle varlıkla. Allah’ını. Hayır araştıran var edici ayrıştıran en önemli bu varlığın tamamı niyetle.
ona muhtaç olması buhar lan bu vücudun tamamı etle ona muhtaç. Onun bu noktada da ona bağlı olması en önemlisi bu de. Hakkınızı helal edin buraya kadar. Normalde. Belki de bugün biraz daha fazla okuduk balığı ya ben de kendimi falan yemedim. Tabiri caizse bu makinalı tüfek gibi yürüdüm gittim ama eğer fazla oku. Duysak da ondan sonra. Hakkınızı helal edin. Allah sana bir dahaki ay şunu da not düşelim şuraya o unutmayalım ben şunu buraya. Unutmadan bir not düşeyim. Ondan sonra inşallah bahsettiği dedik. Onunda. Neyi olmasıdır burada bitirdik. Öyle değil mi. Ama bunu da konuştuk yaptık mi. Evet bir dahaki ay başlayacağımız yer. Allah izin verirse şimdi bu sebeple hak için kendisinde başlangıç bulunmayan. Ezel ve kıdem gerçekleştiği.
sözü geçen başlangıç ile kendisinden yokluktan varlığın belirlemesini anlatmak istiyoruz da dan devam edeceğiz buraya. Normalde mi not düştüm ben inşallah evet şimdi bu sebeple hak içi ve bu 130 sayfanın bir paragrafı ve. Hatta iki paragrafın dan devam edeceğiz inşallah açık bir söylemenizi istiyorum. Hakkınızı helal edin. Böyle dilimi olduğunca sadeleştirmeye çalışıyorum böyle anlaşılır hale getirmeye çalışıyorum. Arabi’nin dili bu noktada biraz. Hakkınızı helal edin ağır o ağır dili biraz daha böyle yapabildiğin. C aşağı çekmeye çalışıyorum bu noktada da size sormak istiyorum durumumuz nasıl diye. Ulu. Tanrı. Dr. Ya ben kendim evde okumaya çalıştım normalde öyle bir cümleyi okuyorum. Seda 10-15 dakika ya bu adam olarak neydi. Nasıldı ama sizin buradaki anlatınız çok açıklayıcı oluyor o yüzden. Mesela.
evden hazırlanıp geleyim diyor ama bu yeterli olmuyor. Benim için o yüzden bu şekilde anlattığımız çok güzel çok açıklayıcı oluyor. Ben şahsen orada anlıyorum ölüyorum bunu ciddi bu konudan çene. Ciddi söylüyorum ciddiyetinden şüphe ettiğimden dolayı değil arkadaşlarım bu konuda gerçekten hani dilimi veya anlatımı bu noktada gir diyebilirler çünkü bu mesela böyle cahil cesareti olur nevinden biz bu işe kalkış tık bir hata kusur etmeyelim o bu hafta abone ol ya ben de düşüncemi paylaşmak istiyorum. Ben bunu sohbete. Yaklaşık 15 ölümlük olarak zamana bölersek. Bu üçüncü zamanda sohbetin son çeyreğine doğru üçüncü çeyreğinden dördüncü çeyreğine doğru gelirken bu ünlü. Bu benim kendi düşüncem ve kendi dünyamı. Benim kimse bunu algılamakta anlamakta veya. Kabul etmekte mecbur değil. Peygamber aleyhisselatu.
vesselam. Hazretleri gelip sizin yanınıza oturdu ya onun yanına oturduğundan sonra o sağdan ve soldan. Bütün peygamberler gelmeye başladı ki onu söylediğiniz zaman siz peygamberlerin gerekliliklerini anlatıyorsunuz. Peygamber. Efendimiz’in diğer tarafına da sol tarafına da i****** Abi vardı peygamber aleyhisselatu vesselam. Hazretleri birisi sizin böyle sırtımızı okşar gibi hani ne güzel bunu anlatıyor erken. İbn. Arabi hazretleri de oradan hani oldu. Onları oldu. Ne o. Ne olunca. Peygamberler ve sahabeler dinlemeye geldiler. Bu benim kendi ruh halim ama peygamber bahsinde bu. Bilakis. Allah’ın dediniz ya peygamberlik gerekliliklerini anlatırken bir anda hepsini ne var olduğunu mu gör. Bu benim kendi. Alem. Tabi bunu hiç kimse kabul etmek zorunda değil o yüzden. Ben size bir söylemek istemiyorum. Allah daha da devam ettirsin.
böyle. İnşallah biz de buradan bu küpten nasibimizi alalım. Allah bizi nefsimize uydurmasın. İnşallah iyiydi hamdolsun ve aklınızı alırım soruları atabilir soruları alabiliriz sorusu olan varsa sorsun. Sorsun böyle bir sürü not aldı çünkü. Selam hoş geldiniz. Biz sohbetin ilk başında vahdetten bahsettik bu. Vahdet hususunda vücut örneğini verdiğiniz örnek veriyorum kulak ve gözün vücuttan ayrılması durumunda hükmü yok oluyor dediniz. Diğer yandan da. Allah’ın zatını bilemediğimiz bir vücuttan bahsettik. Ebu vücutta hiçbir zaman onu anlayamayacağımız anlamak hükmünde bu zaten tecellisini düşünmemiz de bile seksen yıllık. Nafile sevap kazandığınızı anlattık ve bu. Metafor da. Ayna metaforunu verdiniz kendi tecelli ettiği nesneler üzerinden onlara bakınca kendini. Biz de ona bak bize kendimizi görüyoruz ev fakat sohbetin değerinde bir oldu hani yarattıklarının.
ilah olmaması var bu hususta. Hallacı. Mansur’un bakmış olduğu bir nesne de kendine enelhak demesi resmin bir kısmını görüp de bütüne ulaşmaya çalışmakta o yaratılan aile açısından bakması ama resmin bütününün de ki. İlaha bakması açısından ama. Allah bu hususta sohbet dediğinizde yaratılan hiçbir şeyin ile sağlıklı olmadığını da orada bir çelişkiye düştüm tam olarak an allahlık ile burada. Hallacı. Mansur’un sözünde herkesin. Özür dilerim. Hakkınızı helal edin ayağa kalktığım için. Hallacı. Mansur’un sözünde herkesin. Evet. Ee tabii bunun. Hallacı. Mansur’a sormak lazım birinci derecede hani en hak derken niye binaen hak dedin. Öyle değil mi. Ya bir kimse bir sözü kullanıyorsa onun manasını normal doğrusu sorana sormak lazım neden böyle dedin diye bu noktada. Ama bakın hak kelimesi hiç.
bir şeyi var olduğunu gerçekliği ile alakalıdır. Ama sen haksızsın ve tüm. Gece yatak. Bak sen haksızsın haksen. Ne demek. Sen bu noktada varsın gerçeksin o küfür daha. Koda var o da gerçek o küfür de kendi lisanıyla enelhak ta ama ben hakkımda bu. Hallacı. Mansur’un enel. Hak demesiyle. Küfürün enelhak demesiyle şeytanın enel. Hak demesin arasında bir fark yok ki ama hepsi kendince tecelliyat üzerinden. Hepsi de kendince cana bakın sıfatının tecelliyatı hepside. Cenâb-ı. Hak’kın sıfatının tecellisi atısı. İsa hepside hak. Bu gerçekten var burada bir kimsenin enel. Hak demesi kendi dairesinde ilah olduğunu göstermez hiç kimse. Ben. Allah’ın demez. Mesela. Örneğin. Beyazıt’ı. Bestami nin sözü vardır ya. Selam. Bugün benden şu an daha. Yüce olan var mı diye.
bu ama demez ki ben. Allahım diye iyi bakın ben. Allahım diyen yoktur aklı yerinde olaraktan ve. İslam dünyasında hiç bir sufinin. Ben. Allahım dediği yoktur bu enel. Hak demiştir. Ben hakkım. İyi şimdi bir kimse birisine zekat vardı. Biz ona zengin adam demez miyiz bu zengin kelimesini. Gani bu tanıyan adam buraya oy verin şimdi kanı adam deyince. Allah mı dedi ki sana ve o. Cenâb-ı. Hak’kın bir sıfatıyla sıfatla yandırdık onu tanımladık ve herkesi tanımlarken tanımladığımız sıfatların hepside hak iyi bakın bir tanımlarken tanımlama vasfetmek noktasında kullandığımız bütün sıfatlar vasıflar hep. Allah. Allah tuzak kurucudur diyor ya abone ol ya. Nasip oy su tuzağı. Kullar kurdu değil mi. Ama siz bir kuş yakalamak için tuzak kuruyorsunuz. Siz o.
kuşu yakalamak için tuzak kururken ayeti kerimede tecelli ediyor. Senin üzerinden sıfat tecelli ediyor. Allah tuzak kurucudur. Sağ ol tattınız tuzak kurma dınız mı balığa. Ben bugün bir tane solucan koydunuz değil mi. Ben 10 solucan kurmak solucan onun tuzağa olmadı mı bu 36 kim kurdu abone ol. Çok teşekkür ederim sağol tuzak hak. Oldu mu şimdi oldu tuzak kurucu da hak. Oldu tuzağa düşen da hak oldu var haklı olması ne demek bu vücudunu içerisinde bu mevcut olan vücudun içerisinde tecelli eden bütün sıfatları. Ben bunu sıfatı hak bir daha sorabilir miyim tabi vücut derken. Peki sınırlandırmak bu vücuda duygulandırmak için değil. Biz kendi kafamıza sınırlandırıyor musunuz kendi vücudumuzun sınırlandırdığı mız için varlığı sınırlandırıyor. Uz. Uz. Teşekkür ederim çok.
sağ ol. E tabi bir de. Arabi’nin bu noktada. Hani bazı vasıflarla alakalı sıfatlarla alakalı vasıfları da. Arabi ikiye ayrılır burasında. Hani tuzak kurucu derken böyle aklınıza başka bir gelmesin bir vasıflar vardır hakkın. O kendisi peygamberlerin ve velilerin isimlendirerek tenva saplandığını. Bir de halkın dilinden vasıflandırma halk ettin indiklerini dilinden tuzak kuruculuk bununla alakalı. Selamünaleyküm hocam ev da tasavvuftan öğrenmeye çalıştım kadarıyla da. Alem. Allah’ın ilminin açılımı. Allah. Allah’ın ilminin dışa vurması haliyle. Alem ortaya çıkıyor bu ilmi. Okumakla âlemden ayetler okumaya başlıyoruz. Tabi ki hani bir bakmak de görmek var tabii onun o farkındalığı yla bu âlemdeki ayetleri. Okumakla. İbni. Arabi de bunu ki. Bu alem ve ilim ilişkisine nasıl acaba bütün len diriyor ya. Bir de. İrfan.
lıktan. Arif likten bahsettiniz. Bu ilimle imanın birleşmesiyle olan bir oluşum değil midir ariflik irfaniyet oradan gelmez mi iman da. Olmalı ilimde. Olmalı ki o. Arif irfanını ortaya çıkar abi zarif olabilsin. Daha doğrusu elimden anladığımız ne alemin açılımı. Alem açıldı sürece ilim ortaya çıkıyor. Ve. Allah’ın ilmi diye bakabilir miyiz boşuna mı. Zaten sudur ya da arabi’ye göre sudur etmektir. Çünkü. Normalde. Arabi bu ne sudur ilmin suduru olarak görebilmek için sudur ariflerin sudur olarak olun ve siz. Normalde zaten ayeti kelimede bir delillerimizi. AFAD da dışarıda hem süste içerde belirlendi ryse gösteririz kendimizi tanıtırız diyor. O yüzden bir kimse bu noktada kendisiyle hem içsel manada hem de dışsal manada. Allah’ı bilme noktasında yürüyorsa. Allah’ı tanıma noktasında gidiyorsa. Eyvallah.
Arif lidir onu ama buradaki ilimden kastı kasıp dışarıdaki sadece matematik fiziksel değil yok çift tefekkürle birlikte okumak yerine herhalde hocam değil mi. O mutlaka okumanın içinde. Tefekkür olması var ya ayet hükmü orada ortaya 11kasım su. Hilal mesela sık dışarıdaki sıfatların tecelliyatı bakarak tan. Allah’ı bilme bu noktasında kendilerini yürütmüş ler bir kısmı sırf içe yönelik ten. Allah’ım zaten. Allah’a götürmedi ki değil mi hocam. Eyvallah bir kısmı sırf sadece kendi iki aleminde tanımlayarak. Tan gitmeyi düşünmüşler bu noktada. Bizim. Yolumuz ayeti kerimenin bir beyan ettiği gibi hem afakta hem en üstte. Bir sorum daha var hocam bu. Kur’ân-ı. Kerim’de çok geçiyor. Hem daha çok ayetlerde okuduğumuz zaman. Beşer. Adem insan bunların ara bir görüşüne göre ayrımlarında nasıl anlatabiliriz.
hocam arabayla alakalı. Onlar gelecek önümüzde füsus anlatırken. İnşallah anlatacağız. Ben burada olalım inşallah olursun çok kısa. Beşer ne demektir. Adem ne demektir insan ne demektir çünkü bunlar hepsi farklı birden ayağı bulaşmış insan tipidir. Kemale ermiş 15’er dediğimizde bu. Normalde insanların sadece kendi nefislerine varlıklarına yönelik tipleme dir insan dediğimizde de bir bütüncülük iç ve dış olarak bütüncülük söz konusudur benim. Anladın mı peki teşekkür ederim hocam hoş geldiniz. Öncelikle aydınlatıcı bilgileriniz için çok teşekkürler hocam şimdi nefsimizin nefislerimizin uyanık olması veya uygula olması cenab-ı. Allah’ın bir tecelli atıdır diyebilir miyiz biz bunu demek direkt. Normalde. Cenâb-ı. Hak’kın tecelli yatır derse kendi cüz irademizi kenara atmış oluruz hocam ama burada kendi demin. Konuştuğumuz da kendi nefsini. Vasfi en iyi.
şeyler bizleri vasp etti dediği için oraya vardım işte. Az önce dedim bazı sıfatlar. Vardır dedim. Bir hakkın halka tecelli ettirdiği sıfatları vardır o sıfatlar. Ezeli ve ebedidir ama bir de halkın yaradılıştan yaratılanların kendilerince vasfettiğin sıfatlar vardır onlar. Ezeli ve ebedi değildir. Teşekkürler onları. Allah’ın zatına ait olarak göremez o farklı bir ders konusu. Belki de önümüzdeki ders onu yapabiliriz inşallah bu ara ağabey düşüncesine göre tüm her bir vücuttur burda denilmektedir vücudu. Sonuçta el vücut ve sıfat vücut bir sıfattır. İyi o zaman sıfat. Save. İbni. Arabi düşüncesine göre tüm her bir vücutta birçok sıfat var. Eğer sıfatta bütün sıfatların içinde bir sıfatta bir yüz değil mi o zaman sıfat bir cüsse. Bu nasıl bir bütüncülük vücut her.
şeyi. Kaplamış oluyor insan üzerinden gidelim insan bir vücut insana baktığımızda tam olarak görüyoruz insana eksiksiz bir olarak görmüyoruz ama insana bir vücut olarak gördüğümüzde. Bir vücutta gördüğümüzde biz onu da insanın bütün maddi manevi hiç ve dış bütün enfes ve. Afak bütün. Zahir ve. Batın bütün her şeyi ne insan. Fakat bu insan öyle düşünelim hiç hareket etmiyor. Hiçbir yok mu hiçbir almıyor böyle duruyor ve başka hiçbir yok bunun tanımlanması. Mümkün mü. Bu mümkün değil ama bu vücuttan bir şeyler sudur edince bir vücudun var oldu ve ditamin varolduğu ve tamın varoluşunu da bu noktada onun harekete geçmesiyle anlarız. Allah. Vadi bir vücut. Allah vardır bir varsa onun vücudunun olması da gerekir bir yok ise onu zaten vücudunda.
yoktur. Ama bir varsa o muhakkak onun vücudu olması gerekir. Bakın bu. Cenâb-ı. Hak bu noktada. Vadi vücuttur zaman. Allah’ın sınırlama getirmiş olmadık buradaki vücuttan kastımız burada. Allah’ın vücudundan kastımız vücudunun var olduğudur vücuduna sınır koymak değildir. Allah’ın nefsinin varolu varlığının kendi dairesine vacip olmasıyla alakalıdır bir şeyin ismi varsa tenisi de vardır ve kendisinin varlığının vacip olması gerekir. Allah vardır var mı da vaciptir var hiç birşeyin kendine ait bir nefsi vardır nefsinde var olması vaciptir buradaki nefsinden kasıp kötülüğü emreden nefis değildir varlığıyla alakalıdır işte var olan bir şeyin vacib. Gül vücut yağının vücuda olması gereken burada vücut dediğimizde. Eğer kendi lisanımız da ve kendi dairenizden bakarsak senin dediğin gibi ona bir sınır koymamız gerekir. Ama. Cenâb-ı. Hak’kın.
bu noktada vücudu vaciptir vardır ama ne olduğunu bilmeyiz sınırında bilmeyiz. Çünkü. Cenâb-ı. Hak an zât-ı. Tefekkür edilmekten uzaktır burada. Tefekkür edilmekten uzak olduğundan dolayı. Vadi bölü vücudu olan. Allah’ın da vücudunun. Tefekkür edilmesi mümkün değildir o yüzden. Allah’ın vücuduna bir sınır koymakta mümkün değildir bu video sıfatlar tanınma sebebi ise. Allah’ı tanıma ve bilme sebebi ise ve onu tanıyacak olan insan sıfatlardan. Üstün değil midir onu tanıyacak olan insandır ve insan onu tanıyıp bileceği için. Cenâb-ı. Hak’kın ısırdı. Çünkü vesiledir sıfatlar tanınmak için kalmayacak olan da insan olduğu için. Allah ile bilen ne bilecek olan arasında sıfatlar var sebep o zaman insan sıfatlardan üstün müdür. Nisan sıfatlardan üstündür noktasını getiremeyiz bunu ama insan sıfatların en güzel şekilde. Zuhur edeceği.
en anlamlı en tanımı. Zuhur edeceği en müstesna yardım çok güzel bakınca o zaman sıfatı olan bakış açımız ve insan olan bakış açımızı değiştirecektir. Oyüzden. Hani. Adem pastanın başka başlangıcında ve yaratmanın başlangıcında. Meleklerle olan diyaloğu var ya yeryüzünde. Ben bir insan yaratacağım ve o insan yaratacağım deyince ve bir halife yaratacağım diyor halife yaratacağım demesi insanın. Normalde. Tabiri caizse. Allah’ın naibi halifesi kim âdemiyyet noktasına. Az önce hanfendi dediğim gibi âdemiyyet noktasındaki bir kimse bu noktada. Alem et noktasındaki kimseden kastım şu. Kendisinin ne işe yaradığını niçin yaratıldığını. Arif olan bir kimse kemalat mı yoksa biz. Evet normal bütün insanlar bu noktada. Cenâb-ı. Hak’kın sıfatlarının özel tecelligahı drama ilmel yakin noktasındadır ama kemalât noktasına ermiş bir insan kendisinin farkındadır.
mın arefe nefsehu kendi nefsini. Arif olan bir kimse kendi üzerinde neyin tecelli ettiğini en iyi bilendir. Öyle olunca buradaki insanın kıymeti o zaman fark edilir. Çünkü insan bu manada bu âdemiyyet noktasında kemalât noktasında ariflik noktasındaki insan varlığın içerisindeki en mükemmel varlıktır bu manada sebep. Çünkü o öylesine bir aynadır ki onun üzerinde hiç pas kir toz. Yoktur. Onun hiç üzerinde pas kir toz olmadığından sıfatlar onun üzerinde tabiri mi hoşg. Ben buradan e***** çıkarmayın en çıplak vaziyette görünür tecelli eder. O yüzden ona bakan bu manada gerçek kimliğini görür eğer o. Ayna tozlu ise akseden yere tozlu olarak gidecektir. O yüzden sufiler her dem tövbe ederler. Gönül paslarını. O yüzden her dem cila larla kalplerini her dem cilalar.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Sohbeti
lar her dem tövbe ederler ki ona tecelli eden sıfatlar bu onun tecelli ettiği gibi peceli edene görünsün ve o öylesine bir ayna olsun ki o öylesine bir aynı olsun ki ona bakan insanlar onun sıfatlarını görsün ve ister. O ona baksın kendini seyretsin isterse bir başkası diğer insanlar ona baksın onu seyretsin o yüzden burası çok önemli bir ârif-i billâh olan kimsenin üzerinde her iki cihetten de bakış vardır halk edilen insanlar ona baktıklarında onu. Görmeli ler ve o da ona baktığında kendini görmelidir. Hem ona bakan hak kendini görür hiç tozsuz topraksız çıplak vaziyette sağ alttan ona bakan da onu görür hiç şeksiz şüphesiz çıplak vaziyette ve o yüzden. Allah’ın öyle kulları vardır ki yeryüzünde onlara bakıldığında. Allah.
hatıra gelir bir hadis-i. Şerifi hadis-i kudsi onun üzerinde tecelli eder çünkü o gönlünü öylesine cilalanmış öylesine parlat mıştır ki o. Allah’ın yeryüzünde yürüyen halifesi niteliğindedir ve halk ona baktığında. Allah hatıra gelir. Allah. Allah ona baktığında kendi sıfatlarını görür ve ooooo zaten o hala. Harem her dem. Her yerde onu görmekle elde eder. Çok teşekkür ederim varlık hariçte değilse o zaman neden isyan etmiştir bir kafirler ve isyan karları nasıl isyan eder bunlar da hariçten midir yoksa bütün abone ol ve hepsi de bu varlığın içerisinde de hepside sıfatlarının içerisindedir bütün mallık hariçte değil hepsi dahil yatta varlığı. Bu noktadan aynı. Cem noktasında varlığı burada bu noktada. Arabi tavşan da bu noktada hepsi adam varmış içerisindedir hepside bu varlığın.
tecelliyatı varlığın içerisindeki tecelli yatır bunlarda varlık haktır araba uçacak hepimize varlık muhtaç olduğundan ötürü yaratıcıya yok hükmündedir dediniz varlık bu ben muhtac yetim ve varlığım kime ise ve onun emrindeyim. Örnek bir insan babasından para alıyorsa. O’nun emrindedir örnek olarak veren rızkını baba. Evet. Ee rızkını kim veriyorsa onun emrinde bir örnek olarak bu varlık muhtaç olduğundan yaratıcıya yoktur o zaman yaratıcı dışında bu varlık yoksa ve ona muhtaçsa bu onunla birlikte var olduğunu göstermez mi yaratıcıya yok olan yaratıcı ile gerçek manada var. Olmaz mı yaratıcıyla vardır zaten. Zaten normal vücut ile vücudu mutlak arasındaki. Ayrıca en önemli perdelerden birisi odur vücudu mutlak ile varlığın vücudunu ayırt eden en önemli ayrıştıran nokta. Ya normalde yaratılmış olan vücudun vücudu.
mutlaka olan muhtaçlığı dır. O zaman benim varlığım yaratıcıyla yok oldu onun potasında yok olduktan sonra onunla bira de var olmaya fazla. Bunun normalde farklı noktadan kinaye sine girerek ten söyledim madem ki benim varlığım onu. Varlığına muhtaç ise. Sen benim varlığım onun. Varlığına muhtaç isen varlığım yoktur benim o zaman kendimi var görmemi ne anlamı var ama ben bu noktada ben yine varım hiçliği tercih ediyorum ben. Madem ki. Sana. Muhtacım. İyi madem ki her şeyim sana muhtaç. Ama madem ki her şeyim senin. İyi madem ki her mi ayakta tutacak olan sensin. İyi madem ki her şeyimi çepeçevre sarıp sarmalayan. Sensin o zaman o sen o. Sizden hiçlik mi istiyor. Hem bir başkasından ne istediğine bakmıyorum madem ki.
her şeyinle her şeyimi ayakta tutan o madem ki her şeyimi kudretiyle kuvvetiyle. Gun eliyle bu ilmiyle ben her şeyimi ayakta tutan o bu benim kendimce kendi zevkim ama bilmek istiyor. Ben kendimce kendi zevkim onun bilinmediğini de ben ona koydum. Sen benimle biliniyor benimle bir zaman beni. Vallaha çıkmamı istiyor. Onu o zaman o yine. Bakın tekrar burada her sufinin kendi yolumu hiçlikte durma diyor mu. Hayır mavinin kendi yolumu. Madem ki benim her şeyim ona bağlı bu madem ki her şeyim onunla ben kendimi he çökme ne görüyor birisine ne var hükmünde görebilir bu. Allah’ın su fili bu manada biraz başka bir yana gireyim ben biraz böyle. Allah’ı bilme. Allah’ı bilgi ile alakalı sufilik ile alakalı. Belki de.
burada benim 25-26 yıllık yol arkadaşlarım var şimdi değişiyor diyebilirler ama ben 25 26 yıl önce de sufil iyi. Allahım bilmeyiz zevk olarak görüyordum. Eğer. Normalde. Bence bu böyle bir zevk olmazsa tabi zevk olunca bu bir haldir. OHAL onun farklı hallere götürebilir hoşuma gidiyor dedim ama ben kendi kendime düşünüyorum madem ki her şeyim ona bağlı. İyi madem ki her şeyimi çekip çevirecek olan o. İyi madem ki ister cennetine koyacak ister cemaline gösterecek. Madem ki eğer isterse benim birimi binecek isterse. Birine bir verecek. Peki isterse 1 milyar edecek ki. Yok ben kendime. Onun önünde ne var göreyim ki. Allah. Allah beni döveceksin çevirsin ya bir tanesi de öyle olsun. Sen gönder sen istediğin yere nereye kadar dırsek.
abone ol. Allah. Allah birşeyi yarattı bu ve sonradan diye bir kalıp kullandık nokta yarım diye devam eden cümlede. Allah birşeyi yarattıktan sonra demek yaratılışın bitişini ifade etmez mi yoksa. Allah’ın bir yarattığı o an hep akıyor mu. Allah dedi ki künkün ol şu an biz o anın hep olduğu anlamayız ki o zaman şöyle diyememiş oluruz. Allah birşey yarattı. Ondan sonra diyemez ki o zaman yaratılışın bittiğine ve. Allah’ın sıfatının da bu noktalar vaziyetine sebep olur bu o zaman biz. Allah birşey yaptı dediği yerde miyiz. Hala. Çünkü yaratmaya devam ediyor. Allah niye şeyin içindeyiz. Arabi’nin düşüncesine göre ki alem bir dedi ağabey bütün alemlere bu vücut bir dedi vücudun bildiğini söyle şurada sonsuza. Allah birşeydir dediniz sen. Allah.
birşey denerken. Tanımlama ne zaman. Allah birşey yarattı dediğimiz yerdeyiz biz. Ondan sonrası yok. Bu da olabilir. Ben fazla sufilik noktasında itirazı sever mi ben gidiyoruz ya 1.7 biz hala. Belki o noktadayız ne olabilir bir şeye geçemez bir girse bir kimse öyle zevk edebilir bu olumlu mu olabilir bir düşünmem bilmek. Ben bingbank denilen şeyden daha önce olduğunu düşünüyor ve hala bigbenk mi ve hala bigbenk mi. Olabilir piyan fizikçiler bir renkler o duruyor olabilirler ve yapma bir başka bir de kendince bobin penkina orasında burasında olduğunu düşünebilir. Ya ben onlar da düşünmüyorum. Bu soruda 2 soruyu daha. Hatta 1233 Allah varlığı yaratıcısına muhtaç kılmıştır ve varlık fakirdir bir insan halife makamında ise. B onu vakit fakirlikle sıfat landırma.
kes. Aslında. Allah’ın fakir görülmesi olmaz mı o fakirin daha fakiridir bu. Erdi. Tayfur filmi gibi oldu. Onun bir reçetesiyle o kendisine öylesine fakir görür öylesine fakir görür ki çünkü onu kendisini fakir gördükçe. Allah’ın onu aktaracağız ço alacağını bilir o kendisine fakir gördükçe. Allah’ın önünde. Cenâb-ı. Hak. Gani. Leona arttıracaktır el. Fahri. Fahri. Ben fakirlerle beraberim bu yıl. Peygamber duruşudur sallallahü ve sellem buradaki fakirlikten kasıt herkes bunu. Normalde. Zahir olarak baktığınızda. Zahir olarak. Parası pulu. Evi barkı olmayan kimse olarak görmüşler ve kendilerince. Zahir olarak baktıklarında evin. Parası pulu olmayanların yanında duralım biz zenginiz onlara verelim diye düşünmüşler bu aslında ki birliğin başka bir yoludur ve buradaki el. Fahri. Fahri. Ben kendimi öyle nitelendirme yoruma. Ben fakirlerle beraberim.
dediğinde. Cenabı. Hakk’ın huzurunda kendisinin ariflik noktasında öyle. Zirve yapmış şahsiyetlerin. Allah’ın önünde yok olması kendilerinin fakir görmesidir ki asıl fakirlik odur asıl fakirlik ekmeğe muhtaç olmak demek değildir yemeğe muhtaç olmak demek değildir asıl fakirlik kendi varlığını ona muhtaç etmektir kendini. O’na muhtaç etmektir. Ve kendini her daim ona muhtaç etmektir her daim onu muhtaç eden kimse asıl fakirdir o asıl fakirliği yakalayan kimse. Allah’a dostluğu yakalamıştır. O yüzden. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem zetor el. Fahri. Farklı derken ben fakirlerle beraberim derken bu fakirleri kastetmiştir. Allahu alem o zaman 8 sene önce 1 Post. Bu şehre bir yerde yaşayan zengin şehrin. Dediğiniz zaman o zengin gerçek fakirde. Evet. Eyvallah şimdi. Oo postu vardı çünkü o. Aferin sekiz yıl.
önceki öğretiye giderdi. Sen harikasın. Allah birşey ve yeni bu insanlar bilmiyorlar zengin şehla fakir anlatırsanız öğrenmiş olurlar. Evet şimdi bir. Derviş almış. İstanbul’a yola çıkıyormuş. Osmanlı’nın son döneminde yaşayan yok şeyi ne demiş ki efendim. Müsaade ederseniz. İstanbul’a gideceğim. Şu işim var evladım demiş filanca. Efendi git. Bizden de selam söyle demiş. Ondan sonra. Neyse. Derviş gitmiş bu. İstanbul’a varınca bulmuş efendime mekanı kapıyı. Vurmuş. Bir işteee hizmetkar çıkmış demiş. Buyurun ben demiş. Örneğin işte. Anadolu’dan atıyorum işte. Sivas’tan yazıyorum falanca. Efendi’nin selamı var. Efendi’ye işte. Selam. Getirdim. Neyse bakmış kocaman ha mü saray yavrusu bir yer hizmetkarlar o da var mı lüks. Sefahat içindeymiş gibi mesaj gitmiş. Şeyh. Efendi. Bala harika bir odada oturuyor. Ondan sonra demiş ki.
ya benim şehir yarım. Asır. Evet şu hale bak demiştik selam vermiş. Ve aleykümselam ve bir. Efendim filanca. Efendi’nin işte. BİM size selam gönderdim. Aleykümselam evladım demiş. İşte burada da bir işin olduğu müddetçe burada kal ortak en hizmet. Kara demiş ki işte her dergahın bir orada sorumlusu vardır tekkenin. İşte o sorumlu herkese görevler veya. Nadir. O da şeyin yanında bir kimse demiş ki. Safir edin bu işi bitinceye kadar işte dermiş. İstanbul’da işini görünce kadar orada saray yavrusu gibi evde. Gelen giden var tabi devamlı. Saray çalışıyor yatmış kalmış. Yemiş içmiş işini görmüş gidecek artık memleketine yine huzura kabul edilmiş ne demişti. Hanım hakkını helal et. Ben işimi bitirdim teşekkür ediyorum sağ üst adım dedi ki demiş evladım.
Söyle ona bize nasihat et git hemen demiş üstadımın bana bir sözü var mı sizden nasihat istedi ne buyurursunuz demiş ve o da demiş söyle demiş şehrin tüm dünyaya çok sarılması demiş bir. Derviş allak bullak olmuş içinden. Allah’ım demiş ya kendisi demiş sarayda yaşıyor şatafatı inşaatın içerisinde hizmetkarlar o da. Laa salonlar işte sikir yapılan yerler muhteşem demiş ya. Benim şeyimi yarım hasarı var koşa gitmiş şeyhin yanına ama. Selamünaleyküm. Aleykümselam. Evet efendim şöyle. Sarayı vardı oğlum bırak demiş. Sen benim için ne dedi. Ona sonra. Efendim şöyle sofraları vardı evladım bırak benim için nedir. Onu söyle efendim de bir şeyi üzülecek. Kendisi de çok canı sıkılmış ya dedi ki demiş. Söyle ona dünyaya çok. Sarılmaz. Evet efendim sizin.
bir hazırlığımız var yazma sıra. Eyvah evladım demiş. Eyvah demiş o zat zamanın kutbu oğlum demiş o sarayın içerisinde oturuyor ama. Sarayı sevgisi gönlünde değil. Oysa demiş benim yarım hazırım var. Ben bunu kaybetmem kaybetmemek için sımsıkı sarılmışım hatam mı evladım mış zengin şehre fakir o gitti bundan sekiz yıl önce bu kısa anlatmıştım. A evet. Allah birşeydir dediniz ama yaratılmış olan bir şeye. Allah dememiz mümkün değildir dediniz bu yaratılmış olan bir ya yaratılmış olan bir şeyden ayrımıdır onu bir şeyden ayrı olup olmamasını söylemek mümkün değil bu ayrı bir felsefik. MS mesela allah birşeydir demek. Allah’ın tanrı bu noktada zat noktasını. Allah’ı tarif etmek mümkün değil bir saat noktasında tarif edilmeyecek olan bir ne dersiniz bir derseniz öyle.
bir diyen de zaten. Birşey lafını bulan. İmâm-ı Âzam the aynı şekilde de yaratılan şeyi de yaratılan var yine. İmam adamlar ki. Allah birşey yarattı. Allah birşey yarattı dediğinde ilk yaratılan şeyin ne olduğunu biz bilemiyoruz. Çünkü bunu. Kutsi hadisler noktasında baktığımızda. Cenâb-ı. Hak kendi ruhundan ve nurundan bir yarattı o ruhunu ne manaya geldiğini nurunu ne manaya geldiğini bilmiyoruz. Cenâb-ı. Hak’kın. Normalde. Allah latiftir ama latifli ne manaya geldiğini tam olarak bilmiyoruz. Allah seni dir. Allah. Örneğin işte duyudur. Ama. Cenâb-ı. Hak’kın duyduğun tam olarak bizim bilmemiz. Mümkün değil biz duyduğunu kendi duymamız dan örnek vererek. Tan söylüyor. İmam. Azam fıke köründe de hemen tak şart koşuyor bize yok ki insanın duyması. Allah’ın duyması gibi değildir şu an. Allah’ın.
duymasını nasıl olduğunu bilmiyoruz ama. Cenâb-ı. Hak duymasını bize tarif ederken diyor ki zifiri karanlıkta karıncanın ayak izi ayak kaşıntısını. Duyar karıncayı da görür ve karıncanın ayak ışıltısında. Duyar diyor hani ayağından çıkardı sesi duyar. Biz de bunu tarif ederken yine dış âleme afaka bizi yönlendiriyor diyor ki afaka bakın. Siz yok karanlıkta kalınca görebilir misiniz. Kara karınca göremezsiniz para karıncanın ayak kaşıntısını sesini duyabilir misiniz duyamazsınız seni afaka sürdü dışarı sürdü ve dedi ki afakta. Dışarıda bak bir karıncayı izle. Gecenin. Yarısı karanlıkta karınca kararınca gördün mü hayır. Gecenin. Yarısı o kara karıncanın ayakkabı ışıltısını ayak sesi duydun mu. Hayır ama. Allah onu da iyi görün değiştirdim bu ayette kelimede. Şimdi burada bizi ne yaptı dışarı afaka su koydum.
ve biz şimdi kendi görmemiz de ve kendi duymamız da o karıncayı görmeyi ve duymayı denedik. Çıplak gözle ve kulakla duymamız ve görmemiz mümkün değil. Ve. Allah’ın sıfatının. Bizim kendi sıfatı mızın üzerinde olduğunu hissettik aciz kaldık fakirliği mi x’i gördük evet dedi ki biz fakiriz nasıl yağ. Mümkün değil biz onu. Çıplak gözle göremedik ama. Cenâb-ı. Hak senin kalbine ilham eder senin kalp gözünü açar kalp kulağını da açarsa. O zaman sen karıncanın karanlığın içerisinde yürüdüğünü ve karanlığın içerisinde ayağının hışırtısını diyebilirsin. Ama bu yine. Allah’ın duyması gibi ve görmesi gibi değil en son soru benim bugünlük herkesin. Allah’ı tanıması kendine mesela uzak. Allah’ını kendi tanımına bilir var oluyor. Allah koydunuz. Anna gibidir bir dediğimiz herkes kendi içinden nefsinden.
Allah’u tanıyabilir onların tecrübeleri deneyimlere bilgisi ismetinde tanıyor bu. Allah da bunu boş bırakmaz kulunun zannı gibiler. Allah burada. Beni. Affeder. Evet oradan feda. Allah senin. Allah burada böyle bir gördüm. Evet görmüşümdür. Allah onu. Aynen o zaman. Allah’ım bilme ve tanıma da. Allah. Allah. Hiçbir insana aynı değilse ki hiç bir insanın nedenlerin için leri bilgisi aynı olmadığından farklı olun. Bir insanın anlatımı ve tarifi ile. Allah’ı bulmak işi imkansızlaştırılan zorlaştırmaz mı ben. Mustafa. Özman seviyorum fakat. Mustafa. Özdoğan. Algıladığı ve anladığı. Allah’ın anlama ve tanımlama noktasında sıkıntı çekebilirim ben kendi. Özgür. Allah’ımı. Bulmam gerekir. O zaman. Mustafa. Özbağ taklit etmek bana bir zarar verir mi. Ama bu yolun başında zarar vermez. Yolun. Başı taklittir zaten benden gördüğünüz gibi.
İbadetleriniz yapınız hadisi şerif o zaman. Tabu şeyhlik ve insanın bilgisinin diğer insanlara yön vermesi hangi doğrultuda doğru anlamı. Normalde yolun başlangıcında taklittir bu yolun başladığımız başlangıcında taklit ederek teknokim seviyorum. Ama ve lakin bu. Normalde taklit bir noktaya kadar gider fakat bir kimsenin. Veli oluncaya kadar veliye olan ihtiyacı bitmez bu sebebi şudur. Allah’a itaat edin. Resulüne itaat edin ve sizden olan. Emir sahiplerine itaat edin o kimse bu noktada ârif-i billâh oluncaya kadar olan halinde develi’nin önerilerini önergelerini tutmakla yükümlüdür. Çünkü. Arif’i billah olur. Usta olan odur. O ustanın önerilerini o ustanın onun onu olan sözlerini takip etmek zorundadır ama o kimse zaten bir müddet sonra taklit delikten çıkar hiçbir. Usta kendisini taklitçiliği bir müddet sonra müsaade etmez.
müsaade etme işini sebebi şudur o kimse taklitçilik de. Arif’i billah olamaz. Bu ancak zahiren benzer taklitte zahiren benziyor için o kimsenin. Normalde bu sefer her. Usta arkasından. Ustalar bırakmak ister her. Usta arkasından. Ustalar bırakacak saksao. Usta herkesin istidadına göre ona ustalık öğretisi verir ve ustalık öğretisi vereceği için kendisinin taklit edilmesini istemez hem ayran hem batını gerçek. Ustalar kendilerini taklit ettirmez ler bu yolun başında o kimse şeyhinin ayak izinde devam eder aslında yolun abi billahi oluncaya kadar şeyhinin ayak izinde gitmesiyle onu taklit etmesi farklı bir şeydir şeyhinin ayak izinde gitmesi. Kur’an sünnet ve tasavvufun ana ilkelerinde ayak izinde gitmesidir. Yoksa onu rüyası farklıdır hali farklıdır kalbi farklıdır bakışı farklıdır tarzı farklıdır. Eğer şehri onu kendisine benzetmek.
istiyorsa. Şehide kördür zulüm mü olur. Bu zulüm olur zaten. Şehide kördür muhbire bu sufilik değildir. Bunu ancak bir tarikat diyebiliriz bir cemaat diyebiliriz ona sufilik diyemeyiz tarikatta bir kısım tarikatlar zaman içerisinde kendilerini oraya getirmişlerdir sokarmı bu insan bu zaten kabız alidir hiçbir yapmaz acı bitince. Hitler’in tarikatları deforme olma sebepleri neler şu. Küresi budur taksicilikte aşırı gitmelidir. Hani. Hz. Mevlânâ Celalettin. Rumi. Hazretleri de buna benzer bir. Mesnevi’de kısa geçer ya gelir bir kimse der ki efendi bir sorun vardı. Buyur der ki her şeyi. Tamam ettim acaba dar. Hz. Peygamber kuşağı nasıl bağlardı onu da bana tarif eder misin ki der. Ben her şeyinle ona benziyor o da ona der ki sen kuşağını da tam onun bağladı.
gibi bağlarsan tam bir. Ebu. Cehil olursunda abone ol ve buradaki kasıt şudur burada hz. Pir taklitçiliği istemez. Ama siz bunu. Normalde. Örneğin işte bir kısım ehl-i. Tarikat ve cemaatler kendilerince. Usta tatlarına ve hocalarını taklit ederler konuşma stilini bakarsınız siz onun konuşma stilinden bu. Fethullah. Gülen’in stili dersiniz oluşmayan onun konuşma ve tavır stilinden bu. Mahmut. Hoca diyebilirsiniz veya tonu konuşma stilinden bu. Cübbeli diyebilirsiniz ve onun konuşma stilinden atıyorum işte. Nihat. Hatipoğlu diyebilirsiniz oğlu ne kadar kopyası gibi değil mi. Ondan sonra bakın o. Neden. Çünkü o prototip mu iş yapmış. O pratik iş yaptın cayo 140 kazanınca öbür arkasından gelen prototipler de biz de kırk kazanalım diye onu taklit edecektir ve hatta dervişlerin bir kısmı üstatların kendilerince.
gözüne görünmesi için üstadının giyindiği gibi gelinecektir onu. Saka bu bırakacaktır o üstadının öyle hoşuna gideceğini düşünür tarikatlarda böyle bir vardır bir bakmışsınız. Bergan içerisinde bir sürü. Abdullah. Baba dolaşmıştır herkes onunla işte bir ara modaydı biz de bütün nakipler mi. Karabağlar lakit mukavva adayları pantolonlarını gömleklerini üzerindeki haydarların ve pantolonunu. Şeyh. Efendi benzetmişlerdir öyle olmamıştır mı bir ortada değil mi öyle dolaşıyorlar. The. House saç stilleri sistemler o değildi bir gün onlar gidecekti biliyordum. Ben gitti öldükten sonra hiç birisi de kalmadı mesela iyi bakın. Şeyh. Efendi öldükten sonra hiçbirisinin üzerinde o kıyafetler kalmadı taklit. Çin’in sonu mudur bu çünkü taklit ettiniz kimse ölünce. Siz ortada kalırsınız artık ona benzemenin bir anlamı yoktur. Çünkü o görmeyecek sizi onu görmeyeceğini.
bildiğinden dolayı kör olduğundan dolayı tarzını değiştirir bakın bitti taklitçilik o yüzden gerçek. Ustalar bu noktada ben bu tabiri mi değiştireyim bir mürşid-i kâmil bir ve hih kendisinin taklit edilmesine müsaade etmez bu yolun başında olabilir o kimse. Yolun. Başında. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin sünnet. Resulullah’ın da buyurduğu gibi lazımdır. Bakın bu benden gördüğünüz gibi ibadet edin ve ibadetlerimizi biz. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazırlığı gördüğü gibi yaparız. Ama. Hz. Peygamber şunu dememiştir benim halimle hallerin ve bu ayrı bir şeydir. Biz kardeşlerimize mesela. Hz. Resulullah sallallahü ve sellem. Hazretlerinin haliyle. Hale’nin deriz 12 benim ağzından. Kimse duymamıştı benim halimi mahallenin diye hiç kimse duymamışlar hiç kimse bu. Çünkü bir sufinin gerçek manada önünde azreti. Muhammed. Mustafa vardır.
Bu ve bil. Şeyh bir üstad kendi yoluna bak ve kendi this turlarına davet ediyorsa sıkıntı vardır ya o yüzden bir. Üstada başlangıçta bunu yeni dervişlerin yeni kardeşlerin yolu tam manası ile idrak edemeyenlerin böyle. Pusulayı sapıtması için kendi pusulalarını düzeltmesi için zahiren üstadının yörüngelerinde üst adını taksit etmeleri. Doğrudur sonra taklit etmeden kendi renkleriyle burası çok önemli benim nazarımda da ben. Halit’in. Halit gibi olmasını isterim ben hallettim. Mustafa. Özbağ olmasını istemem. The. One doktor gibi olmasını isterim. Ya ben. Yusuf’un. Yusuf gibi olmasını isterim ben beni taksit etmesini istemem kimsenin. Çünkü beni taksit ederse bir gün batar ol ya. Abdullah. Baba değilim diyorsunuz bu kastediyorsunuz beğendiğiniz oluyorsun. Evet hiç kimse. Abdullah. Baba değildir bir hiç kimse. Mustafa. Özbağ.
değiller. Ben. Abdullah abi değil mi. Ben. Abdullah. Baba ile kıyaslayacak bir kimse de. Abdullah. Baba benim efendim de benim şeyi şimdi ben hiçbir zaman o olmak istemedim ki o olmak için de çaba alamadım yoludur. Efendim yolun. Benim yolum bu ben o olmak için uğraşmadım. Sen bana kendi elbisesini verdi bu rüyamda gördüm. Mustafa dedi kendi elimle gelir mi oğlum sana. Rüyamda dedi o. Hollanda’da rüyayı görmüş. Hollanda’da rüyayı gördükten sonra önce. Bursa’ya geldi. Ben bunu böyle söylemek istemezdim beşkar ama. Bursa’ya geldi. Usta. Efendi ne yaptın oğlum dedi. Ne yaptın sen dedi sırtındaki elbiseyi dedi çıkardım sana gelirdim onun rüyamda da. Ama ben bunu. Normalde ki şeyh efendi kendini rüyasını anlattı bunun tevilini girmeyeyim. Ben şimdi. Ya oğlum.
gördüğüm. Annen. Hani gördüm maddenin de yapayım al. Olmadı. Efendim. Estağfurullah ben buna layık değilim dedim ya kafana layık değil tam onun manevi tarafı var bir de dahili tarafa oğlum annen zaten gördüm dedi hani gördüm göreceğimi mani dahilinde vereyim sana herhalde ona layık değilim dedim. Aldım. Astra ve o gündür bugündür 45 sefer giydirsem geldim kaç sefer görmüşsündür. Murtaza ha ha o evde. Aslı durur. Uğur haki yeşil açık. Çağla’yı. Siz çok güzel geçsin o evde durur ama ben şunu düşündüm. Ben dedim ki ben bunu diğer çıkarsam abone ol o herkes. Turkey ve. Bu elbiseyle kendine prim toplamaya çalışıyor o herkes biliyor koş. Efendini ya bak herkes biliyor ki o. Şeyh. Efendi’nin gel buraya ve bu duygunun gelsem.
çıksam bu paketi var ve sarı var bariş. Çamaşır da var. Ben cupen paltosu cübbesiyle. Pantolonu da var giydim. Abdullah babam oldum şimdi içindeki. Mustafa yazma ya ben o yüzden dedim arkadaşlar. Ben. Abdullah. Baba olmak için uğraşmadım ama ben o istesemde olamazdın zaten iyi bakın istesemde olamazdım var ama benim sufilik anlayışım. Herkes kendi renginde güzel o. Herkes kendi rengini cilasın ve bütün renkler. Onun bütün renkler onunsa. Herkes kendi rengini jill ağlatırsa ki rengarenk cıvıl bir dünyalar bu m ve. O mesela ne başındaki örtüsünün rengi abone ol. Ya seninkisi turuncu seninki o siyah. Evet şimdi bazı tarikatlar vardır mesela buraya zikre geldiğimizde herkesi örtüyor çektiler kadınlara e herkese robadan birer tane elbise değiştiriyorlar kendi konfeksiyoncuları var. Bir.
tane konfeksiyoncu abi var o konfeksiyoncu abi. Bütün dergahın hanımlarına robadan elbiseler. Dikiyor robadan elbise dikecek robadan elbise dikince para kazanacak o abi oradan elbiselerdeki robadan elbiseler 2 metre önden iki metre arkadan 8 metreden dikin. Onsekiz metreden dikilince de fiyatı artıyor ve kadınlar onunla giderlerken ortaya de bir tane sanki korkuluk robadan elbise önden arkadan yürüyen. Hilkat garibesi gibi dedim. Bu nereden çıktı be dediler ki bizim. Cemaatte böyle mi giyiniyorsunuz derse giderken hepimiz bunu demek zorundayız bir hesapla altı metreden elbise çıkarsam. İşte bu beş bin tane kadın olmuş olsa 5000 tane kadının elbisesi bir konfeksiyon başkası da dikemez taklit edemez caiz değil haram. Dadı abone ol bu anlatırken sıkıldın değil mi. Bu da şimdi bunun gibi işte.
taklit kimim getirmiş olduğu sıkıntılar var yok değil teknikçilik ve taksicilik yok. Herkes kendi rengini kendisi canlandırın heyecanlanırsın. Herkes kendi rengini parlasın benim anladım su film. Bu benim anladım. Sufi eğitimi de bu herkesi tek elbise tek kazana tek kalıba sokmaya çalışmak onu yapan kimsenin yetersizliğini gösteriyor abone ol şu an doktor gibi tutamıyorsan. Doktor tutacak olan varsa gelsin tutsun bu. İsa kazanı. İhsa kazandan ne yaptı. Herkesin istediği rengi çıkardı mı eleman tek kazanan bütün renkleri rengi. Rengarenk çıkarmaktır o. Herkes bir dergahta. Herkes bir kazandı ama sudur ederken çıkarken kafasını çıkardığında. Herkes kendi renginde. Bu bir kazanda kaynatıp rengarenk çıkarmaktır hastalık bu kırmızıyı kırmızı dikensin koymak bu beyazı beyaza boyamak herkesin işi siyahı siyahta boyamak de herkesin işi.
ne yapayım. Herkesin içinde hiç gözümün gitmedik öyle bir yapmadın ki. Allah herkese bir olmaz bana bu. Bülent. Ersoy’un o sesi çok hoşuma gidiyor öyle okuyacaksın ki diyor şarkıyı. Senden sonra gelenler o şarkıyı senin gibi okuyamayacak vardı abone ol o herkes öyle bir şarkı okusun ki ondan sonra gelenler onu taklit edemezsin mecbur. Yeni bir tarz. Koysunlar ortaya taksi desteklerse var zaten o ki neden taklidine bakalım kızım. Bu. Aslı varken. Çok teşekkür ederim. Hakkınızı helal edin. Geceniz hayırlı olsun. Allah’a emanet olun. Selamün aleyküm hocam sorunu vardı. Değerli misafirler bir sonraki programınız 11 Ekim. Salı gününe burada gerçekleştirecektir. Ayrıca 25 Eylül’de pazar günü dünyanın en büyük mevlevihanesi olan. Gelibolu meyhanesinde beşli interaktif söyleşide başlayacak program ardından. Mesnevi okumaları.
ve. Sema programı olacaktır iskeleden saat 3’te ücretsiz otobüs kaldırılacaktır tüm ilgililerin dikkatine abone ol bak bak.
İlgili Sohbetler
- 3. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
- 17. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
- 31. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.