Mesnevi Şerhi

42. Mesnevi Şerhi (248-262 Beyit)

42. Mesnevi Şerhi 248-262 Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 42. mesnevi şerhi 248-262 beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

42. Mesnevi Şerhi 248-262 Beyit Hakkında

https://www.youtube.com/watch?v=jXQrijxk

Mesnevi Şerhi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Abone ol bu. Bir bakkal vardı bir de dudusu vardı güzel ses yemişsin söz söyler bir duydu dükkanda. Dükkanı bekler de bütün alışveriş edenlere güzel sözler söyler onlarla şakalaşırdı. Dudu kuşu papağan ne demek ki. Bir bakkal ve bakkalın içinde de bir bakkalında bir de. Nesi varmış papağanı varmış.

Dudu kuşu varmış o. Dudu kuşu da dükkanda gelenlere gidenlere ne yapar şakalaşır konuşur onlarda. Gönül eğlendir miş insanlarla insan gibi konuşurdu. Dudu gibi ötmede mahareti vardı. O ne yaparmış insanlarla konuşurmuş bize güzeldi ötermiş o malum oldu kuşları eğitimin ince konuşurlar bu. Hayvanlar bile eğitim izler hayvanlar eğitimin. CD Konuşurlar köpekler eğitirsiniz kurtları eğitirsiniz. Aslan eğitirsiniz kuşları eğitirsiniz güvercinler eğitirsiniz. Atmaca eğitirsiniz hep bunlar eğitilir bir insanda eğitilir hayvanlar eğitilir.

insanlarda eğitilir atı eğitirsiniz eş. Sen hangi hayvan olursa olsun. İnsanoğlu bütün hayvanları eğitir bu hayvanların hepsinde de insana benzemeye istidadı vardır zaten benzemek bir insanın benzemek isterler ve o insanlara benzemeye fotoğrafı hayvanlarda olduğundan hayvanlar hep insanlar ne yaparlar taklit ederler da onlarda. Hak öyle bir. İstidat vermiş dükkanın bir yanından insanlarla insan gibi koştur dududu gibi ötmede mahareti vardı dükkanın bir yanından sıçradı öte yana kaçtı.

Gül yağış yerleri devirdi yağları döktü sahibi evden geldi hiçbir şeyleri olmaksızın tacizcisini dükkana kuruldu. Bir de gördük ki dükkan yağı içinde elbisesi de bulaşmış kızım tutunun başına vurdu bu duda bu vuruş yüzünden tel oldu o birkaç güncel sesini kestik. Bakkal yaptığına pişman oldu ah etmeye koyuldu o sakalını yolluyor. yazıklar olsun diyordu. Nimet güneşin. Bulut altına girdi bu insanlar. Nimet ellerindeki kıymetlerini bilmezler o. Nimet elinden uçunca kıymet vermez o zaman anlar ki insan bu.

Nimet miş o yüzden nimetin içinde yüzük yüzerken nimetleri ham dedi şükredin ki. Allah nimetlerini arttırsın size. Bu ayeti kerimede demek dar ki. Hak hamd edenlere. Nimet lerimizi arttırırız bu ham dedin ki. Allah nimetini arttırsın elimizden almasın bu nankörlük. Allah muhafaza eylesin nimetin elden çıkmasına sebep olur. Keşke elim kırılsaydı da o güzel dilinin başına vurma. Saydım kuşu. Gelsin konusunda dervişlere armağanlar veriyordum malum bir bela bir sıkıntı bir musibet gelirse tasadduk etmek tövbe etmek o belam üstüme sıkıntının kendisinden gitmesi için hediyeler vermek sünnettir.

42. Mesnevi Şerhi 248-262 Beyit – Sohbet Notları

Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri. Efendimiz çok hasta olunca. Ali efendimiz dedi ki tasadduk et bu comertlik et. Git insanlara bir şeyler dağıt. Demek ki bir hastalık bir kusur. Üzerinizde bir eksiklik noksanlık olursa tövbe edip tasadduk etmek gerekir. Eskiler derler hiç olmazsa bir ekmek ver bir dolabı yetim ederler başınıza bir bela bir musibet bir sıkıntı geliyorsa tasadduk 7 cömertlik yapın. Tövbe edin oruç tutun. Allah’a yalvarın şu aradan üç gün üç gece geçti ümitsiz bir halde dükkanda oturuyordu.

Olur ya belki dile gelir konuşurdu o kuşa karşı çeşit şakalar yapıyor. Mask aralıklarda bulunuyordu ya da erkek derken sokaktan başı tasın leğenin altı gibi saçsız does çallak baş açık bir cemlak iyi geçiyordu bu. Dudu hemen dile. geldi de akıllı adamlar gibi. Dervişe bağırdı. Aker ne diye kellere katıldın. Yoksa sen de gül yağı ki şişesini mi döktün. Ben buradan devam edeceğiz cevlaki ye ama onlar başlarını. Kaşlarını bıyıklarını saçlarını her şeyini tıraş ederler.

Jazz çalmak olur. O yüzden cevlaki ya dervişleri genelde ve kendilerini. Datça uzak ederler bir rivayet vardır onlar. Kalender eden ayrılmıştır diye ama şeyi çok önemlidir. Onu ilk başlatan kimsede. Kalender’e den ayrılma o gün kol kalemleri pirinin bir kadın ona çok arkadaşlık çok musallat olur onun peşine düşer bir gün. Saçını sakalını kirpiğini kaşlarına varıncaya kadar. Tıraşa da kadın onu ertesi gün görür. Ben bu adamı mı sevdim der vazgeçer. O yüzden cevlaki ederim işleri kendilerini ilk dervişliğe.

girdiklerinde sufle girdiklerinde böyle traş ederlermiş. Pişt abi bizim dergahımız da. Elhamdülillah cevlaki yerler var ilk cevlaki adım atan da. Özer ile bizim. Kuşçu onlara böyle bir cevlaki delikanlıydım. Bence lakeli anlatınca onlar. Bursa’nın nohut şeye dikkaldırıma gidiyorlar. Dikkaldırım’da bir berbere girmişler saçlarını. Saka ve bıyıklarını herşeylerini kestirdiler geldiler tekrar buraya o yüzden bizim de rgal dergahımız ın ilkcev la kelimeleri onlar.

Ondan sonra da hiç kimse kestirmedi. Bu bir tek. Sev lakelik. Onlarda kaldı dergahta dört tane cevlaki imiz var. Elhamdülillah diyim sohbeti bitireyim el-fatiha ama.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 07.08.2025, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, KONYA Yunak Kutlu Doğum Programı – 5 Nisan 2013. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler