İnancımızı Kim Belirleyecek?
Bir siyâsî partinin başkanı benim nasıl inanmam gerektiğini anlatmaya başladıysa mesele normal dâiresinden çıkmıştır. Müslümanların nasıl inanmaları gerektiğini dikte edecek dünya üzerinde hiçbir kurum yoktur. Benim neye nasıl iman edeceğimi belirleyecek olan başta Kur’ân, sonra sünnet-i Resûlullah, sonra ashâbın sünneti, sonra müctehid imamların ictihâdlarıdır.
Cenâb-ı Hak buyurur: “İtâat edin Allah’a, itâat edin Peygamber’e, itâat edin sizden olan emir sahiplerine.” Benim itâat edeceğim, kulağımı eğeceğim, beni dizayn edecek yetkili mercim birinci derecede Kur’ân, ikinci derecede sünnettir. İnsanlar Peygamber’e hakaret ederken benim imanıma göz uzatıyorsa, imanımı sulandırmaya çalışıyorsa — bu oyunlara düşmeyin.
Toplumun Ahlâkî Çöküşü
Çağdaşlık ve ilericilik adı altında bizim önümüze koydukları dinsizlik, ahlâksızlık ve namussuzluktur. Kadın her tarafını açınca ilerici, başını örtünce gerici. Bir metrelik örtü — örtünce gerici, çıkarınca ilerici. Böyle bir mantık var mı?
Gecelerimi insanların dertleriyle geçiriyorum. Otuz yaşına gelmiş kız erkek arkadaşlarını evde kabul ediyor, annesi yatak odasında ağlamak zorunda kalıyor. Adam hanımının başka biriyle mesajlaştığını görüyor, karşı çıkınca “Polise şikâyet ederim, taciz ediyor derim” tehdidi alıyor. Kırk dokuz yaşında adam mezar taşını yaptırmış, on gündür ağzına bir lokma almamış. İnsanlar çağdaşlık derken çocuklarını, ailelerini kaybettiler.
Muhafazakârlaşma ve İslâm’ın Geleceği
İnsanlar hızla muhafazakârlaşıyor. Daha önce namaz kılmayan kadın, çocuğunun hâlini görünce namaza başlıyor. Yeryüzü dindarlanacak ve muhafazakârlaştıkça İslâm’ı tanıyacaklar. Hristiyan Hristiyanlaştıkça Muhammedîleşecek, Musevî dindarlaştıkça eksikliklerini görecek ve bunu Kur’ân tamamlayacak.
Ama bunun için Müslümanlar önce kendileri dindarlaşmalı, sahâbe dönemindeki ihlâs, muhabbet, aşk ve yüksek ahlâkla örnek olmalıdır. Aldatan, yararlanan, nefsini düşünen Müslüman kimseyi Muhammedî yapamaz. Bir alkış, teşekkür, gülen yüz beklemeden Allah yolunda fedâî olacağız.
Merhamet ile Tebliğ
“Yeryüzündekilere merhamet etmeyenlere gökyüzünden merhamet edilmez.” Tebliğ ederken sertlik, koyraklık, dikleşmek yasaktır. Sertlik sertliği getirir, merhamet merhameti getirir. Anne-babanıza, eşlerinize, çocuklarınıza, komşularınıza — herkese merhametle yaklaşın.
Tebliğcide bulunması gereken en önemli özellik güzel ahlâklı olmasıdır. Siz dikleştiğiniz, sertleştiğiniz, koyratlaştığınız kimseyi kaybedersiniz. Merkebi bile ehilleştirmek için şefkatle yaklaşırsınız — insana haydi haydi. Stratejinizi sertliğin üzerine değil, merhametin, şefkatin, muhabbetin üzerine kurun.
Çeşitli Fıkhî Meseleler
Komada Kalan Kimsenin Namazı
Komada kalan, aklı giden veya uzun süre uyuyan kimse o günlerin namazlarından sorumlu olmaz, kazâ etmesi gerekmez. Kılarsa nûr üzerine nûr olur.
Namazda Yanlışlıkla Fâtiha Okumak
Dahâdaki yanlışlıkla Fâtiha okunursa sehiv secdesi gerekmez.
Seferde Kazâ Namazı
Seferde iken kazâya bıraktığı namazları iki rekât kılar. Mukîm iken kazâya bıraktıklarını yine dört rekât olarak kılar.
Günahına Ağlamak
Günahına ağlamak en büyük tövbelerden biridir. “Estağfirullâhilazîm” demesi işi taçlandırır ama günahına ağlamak başlı başına bir tövbedir.
Kaynakça
Hadîs-i Şerîfler
- “Yeryüzündekilere merhamet edin ki gökyüzündekiler size merhamet etsin” — Sünen-i Tirmizî, Kitâbu’l-Birr, Hadis No: 1924; Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâbu’l-Edeb, Hadis No: 4941
- “İtâat edin Allah’a, Peygamber’e ve sizden olan emir sahiplerine” — Nisâ Sûresi, 4:59
Fıkhî Kaynaklar
- Komada kalan kimsenin namazı — İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, Bâbu Kazâi’l-Fevâit
- Seferde kazâ namazı — Merğînânî, el-Hidâye, Kitâbu’s-Salât, Bâbu Salâti’l-Müsâfir
Sohbetin Özeti
Bu sohbet, Müslümanların inançlarını belirleyecek tek merciin Kur’ân ve sünnet olduğunu, çağdaşlık adı altında yaşanan ahlâkî çöküşün boyutlarını, yeryüzünün dindarlanacağı müjdesini ve tebliğin sertlikle değil merhametle yapılması gerektiğini ele almıştır. Toplumun içindeki acı gerçekler — aileler dağılıyor, çocuklar kaybediliyor, insanlar umutsuzluğa düşüyor — bizzat yaşanmış örneklerle anlatılmıştır. Sohbetin temel mesajı: imanınızı Kur’ân ve sünnetten alın, tebliğ ederken merhameti elden bırakmayın ve sahâbe ahlâkıyla örnek olun.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Nefs, Sünnet, Muhabbet, Aşk, Nûr, Ashâb-ı Kirâm. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı