1. Bölüm
Altyazı M.K. Altyazı M.K. Allâh menekleri sadece ibadet etmeler için yaratmıştır. Bunun arasında muhatap bir farkı vardır. Allâh her yarattığı şeyi bazısını bazısını. Bazı sınırlar genelde üstün kılmıştır. Meleklerin de en üstünü Cebrail Aleyhisselâm’dır. Ondan sonra üstünlük sırası işlerdi. Devam eder, iner, aşar. Peygamberlerin de en üstünü, Peygamber Efendimiz Sallallâhu Aleyhi ve Selamu Aleyhi ve Selam. Ondan sonra peygamberler aşar, iner. Bu noktada meleklerin de yaratılmış olarak da, vazife olarak da en üstünü Cebrail Aleyhisselâm’dır. Namaz vakti geldi, abdest alıp camiye gitmemiz gerekiyor. Fakat durmadan kanayan yaranız var, ne yaparız? Eğer bu kanayan yara, herhangi bir yeni bir yaraysa, kapanma ihtimali varsa, 5-10 dakika sonra durma, kanın durma ihtimali varsa beklenir.
Eğer böyle bir ihtimal değilse, devamlı kanayan bir yaraysa, devamlı irin akıyorsa, eğer bu noktada devamlı bir özürlük halisi, o kimse abdest alıp namazını kıracak. Bakar da Suresi 821, müşrik kadınlarla iman edince kadar evlenmeyenizdir. Bugün kristiyanlar, üçlü testi sinancından dolayı müşriktirler. Yabildiler ki, Zeynep’i Allâh’ın kurtarı derler ve müşrik olurlar. Herkes evlenemeyecek, Mustafa Bey, bir bayan var mı ki? Vallahi sen bulacaksın. Cahiliye nikah kıyılır mı? Kıyılır mı? Cahiliye nikah kıyılır mı? Kıyılır. Bir dervişin devamını cevşen okuması doğru mu? Zamanın olduğuna göre, bunun yerine ne yaparız? Ne yaparız, uykun oluruz. Bir derviş de, normalde üstadının verdiği girdi çekiyorsa, onun üstüne cevşen okumasından biz bir şey demeyiz.
Ama görün az öder, o arkadaş aldığın girdi devam etsin. Veyahut da üstadının sözünü dinlesin, tehdit çeksin. Veyahut da devamlı söylediğimiz zikirlerden kendisi onlarla hemhal olsun. Estağfirullâh. Estağfirullâh. Neheydi kalbi. İkinci doğru olması lazım ama arasında çok. Bir fark yok zaten. Esselatu vesselamu aleyke ya Nûr-i Arşillah derken, arşın Nûr’una salavat getiriyoruz. Arşın Nûr’i Peygamber’e sallallâhu aleyhi ve sellem dedi, Nûr’un âyet olmuştur. O yüzden biz Esselatu vesselamu aleyke, Esselamu aleyke ya Nûr-i Arşillah derken, arşın Nûr’un sahibine salat ve selam getiriyoruz. Peygamber Efendimiz’e kalan Nûr’una yaratıldığı arş-ı Peygamber’in Nûr’una yaratıldığını görüyor. Bu salat nereye yaratılmış oluyor?
Benim dediğim gibi oluyor. Bir Nûr’u sevdiğini söylediğin halde yanında bulundu. Üstadına ve tahtına nasıl zarar verdin? Bir. insan birisini seviyorum dediğinde ona zarar vermeyecek diye bir kaydı yok. Zarar vermek kimsenin illaki niyeti zarar vermek değildir. Başka bir niyeti hareket eder ama zarar verir. Olabilir. veyahut da iyi yaptığını düşünürsün, zarar verir. O da olabilir. Ama bir de insan kendi gafletinden yapar. O da olabilir. Gaflet, gaflet olabilir. Ama hainlik yaparsa o değil ki. Viyat etmekten ve itaat etmekten bahseder misiniz? Bunlara bağlı olarak cemaat olmaktan bahseder misiniz? İtaat konusunda neden tam bir şekilde itaat etmiyor? Şimdi insanların viyatları ve itaatleri sevdikleri ve inandıkları kazandı.
2. Bölüm
Herkesin bu noktada viyat etmesi viyat etmiştir o kimse ama onun viyatı normalde ki karşıdaki kimseye muhabbet destediği kadar, itaati de aynı. İnsan sevdiğini itaat eder ya da korktuğunu itaat eder. Tasavvuf ehli korkmaz. Tasavvuf ehli severekten itaat etmesi gerekiyor. O zaman bir kimsenin bir art derecesi ve itaat derecesi sevgisiyle ve inancıyla alakalıdır. Bir insan ne kadar çok severse o kadar çok bunu itaat eder o kadar viyatı sağlam olur. Bir insan ne kadar çok bu noktada muhabbeti sıkıysa o kadar da yol çıkar. O yüzden bir kimsenin itaatini ve viyatını bütün cemaatinin aynı noktada olması mümkün değil. Nasıl ki bütün sahabeyi Hz. Uruk’un seviyesinde miydi değil. Bütün sahabeyi Ömer seviyesinde bir Osman seviyesinde değildi.
Mümkün değil zaten o zaman. O yüzden normal değil. Viyat eden, intisap eden dergislerde hiçbirisi de aynı seviyede olmaz. Aynı derecede olmaz. Aynı bakış açısında olmaz. Bu olması mümkün değil. Bu mümkün değil. Eşyanın tabiatına aykırı. Bu mümkün değil. Normal bir tür şeyler. birisinin öyle bakması, öyle durması, öbür günün başka türlü bakması, başka türlü durması bir şeyin eksik veya yanlış olduğundan değil. Herkesin kendi bakış açısından kendi durduğu dairede. Kendi bağımlılığıyla alakalı, kendi muhabbetiyle alakalı, kendi sevgisiyle alakalı. Zikrullah’a bakış açısı da, Allâh’a bakış açısı da, Resûlullâh’a bakış açısı da, dine bakış açısı da aynı. bir kimsenin dine bakış açısı, Allâh’a bakış açısı, o kimsenin veya yakınlık hissettirse o kimsenin kendi haliyle alakalı, kendi durumuyla alakalı.
Mümin Allâh’tan nasıl korkmalı ve nasıl sevmeli? Mümin Allâh’tan haramlara düşmemen noktasında korkmalı. Bu korkusu öcü gibi olmamalı, Allâh’tan Allâh’ı Allâh’tan severek korkmalı. Bu noktada harama gelmemeli. Bir kimse Allâh’tan korkuyorsa harama girmez. Bir kimse Allâh’ı seviyorsa harama düşmez. Allâh’ın sevdiği şeylerle yetibatta olur, onlarla ilgili ve alakalı olur. O zaman bir mümin Allâh’tan nasıl korkmalı? Allâh’ın yapma dediklerini yapmıyorsa o kimse Allâh’tan korkuyordu. Nasıl sevmeli? Allâh’ın Allâh’ını seviyorum dediklerini yapıyorsa o kimse de Allâh’ı seviyor. Çok basit. Mümin inancından endişe duyabilir mi? bir kimse inancından endişe duymaz. İnan endişeyi kaldırmaz. Bir kimse imanından endişe duymaz.
Ama kendi halinden endişe duymalarız. Benim halim ne olacak acaba diye endişe duyabilir. Ama imanından, inancından endişe duymaz. O yüzden ikisinin aynı. Bir kimsenin normalde son nefeste benim halim ne olur acaba diye düşürmesi o kimsenin inancına ve imanına bileke getirmez. Ama eğer ki inancından şüphesi varsa Allâh muhafaza eylesin. Onda o zaman tehlikeli bir durum var. Müminin arzaktan korkması ve kendisini arzabın azına bile dayanamayacağını hissetmesi normaldir. Normal. Biz arzaktan Allâh’ın arzabından korkarız. Allâh’ın arzabı, çünkü dayanamayacak bir arzap değildir. Dayanamayacak olmuş olsa onun adı arzap olmaz zaten. Arzap, dayanamayacak bir acıdır. Dayanamayacak bir çiledir. Dayanamayacak bir cezadır.
3. Bölüm
O yüzden adın arzaktır. Ve Allâh’ın arzabına dayanacak hiçbir kimsenin gücü ve kudreti yoktur. Bir kimse Allâh’ın arzabına, Allâh’ın acısına dayanamaz. Söylediğim şey cehennemde. O yüzden bir kimse Allâh’ın arzabından korkar, korkmasından da herhangi bir sıkıntı yok. Bazıları bir kısım ehl-i tahsallık gibi görünen bir kısım insanlar Allâh’ın arzabından korkmadıklarını, korkmayacaklarını söylemişler ki o heva hevesinden başka bir şey değil. Kendilerini aldatıyorlar. Ahiret aleminde insanımız, konusunu tam gibi bilmiyoruz. Onu bilmiyoruz, nasıl anlaşacağız? Merak etmeyin. Ahirette her şeyi anlaşıyoruz. normalde cennetteki dil Arapça olacak. Ama normalde biz şimdi Arapça bilmiyoruz diyoruz. Öyle değil mi?
Merak etmeyin. İnsanoğlunda bütün diller mevcut. Cenâb-ı Hak Adem’i tam olarak terbiye etti. Adem’de bütün her şey mevcut ise merak etmeyin. Sizlerde de mevcut. siz bir Arapça’yı çok rahat bir şekilde anlayıp konuşabilirsiniz. O süste mikro çift halinde hazır beyninizde. nasıl bilgisayarda böyle dil kısmı var ya, istediğin dili seçiyorsun ya oradan. O istediğin dili seçtikten sonra o dil bilgisayarda devreye giriyor ya. İnsan beyninde de böyle çiftler var. O çiftlerin içerisinde insan beyninde, o dillere aşinavı var. Bu dillere aşinavı olmamış olsa insanların dil öğrenemezler. Bu dillere aşinalıktan dolayı bile öğrenemezler. Bir gecede yapancı dil öğrenen insanlar var. Bir gecede. Sahabelerin içerisinde bir gecede yapancı dil öğrenen insanlar var.
Cenâb-ı Hak lazım olduğunda onlara keram verirken, mucizevi olarak onları vermiş. Demek ki insan beyninde onlar hazır, onlar mevcut. Cenâb-ı Hak o inme onları meydana çıkarıyor, o merak etme ahirette de meydana çıkar. Kabir aleminde kişi dünya ile ve ahiret alemi ile bağlantı kurabilecek mi? ölmüşleriyle veya dünyada yaşanlarıyla. Eğer o halde birisiyle bağlantı kurar. O halde birisi ise bağlantı kurar. Hem dünya ile hem ahirete ile bağlantısı hiç kesilmez. Süt kardeşliğinin ölçüsü nedir? Hangi şartlarda süt kardeş olunur? Süt kardeşin ölçüsü normal kardeşlik gibi. Hukukunun arasında hiçbir fark yok. Süt kardeşin arasında normalde hiçbir fark yok. Hangi şartlarda süt kardeş olunur? Bir kısmı demiş ki bir ağır doğrusundan fazla içmesi lazım, çocuğun emmesi lazım.
Kimisi demiş ki karnına doyurması lazım. Bir ağır doğrusundan fazla çocuk sütü emdi mi, o kardeş olur. Süt kardeş olsunlar diye emzirmek uygun mu? Bizim toplumumuzda var mı? Bunun yasakları bir hukukta yok. Süt kardeş çocukları birbirlerine evlenir mi? İki süt kardeş birbiriyse evlenemez. Diyelim ki Hüseyin ile Molla bizim süt kardeş. İkisi birbirleriyle evlenemezler. Ama süt kardeşin kardeşlerini öbür kalabilir. Birbirleriyle evlenir mi? Bu ayrı mesele. Süt kardeş çocukları birbirleriyle evlenir mi? Evlenebilir. İki süt kardeş çocukları birbirleriyle evlenir mi? Gece sıcaklardan dolayı yatarken hanımda ben de edeb sınırına aşan kıyafetlerle yatırım. Acaba ölçü nedir? Yatarken insanların yatak odasının edeb sınırı yok.
4. Bölüm
İnsanların yatak odaları evleri mahremdir. Bir kimse kendi evinde şeriatan istediği gibi dolaşabilir. Eğer yetişkin çoluğu çocuğu yoksa, çocukları görmeyecekse karakoca evinin içerisinde bu noktada ben sınırı aşayım biraz. Bu noktada insanın evi mahrem olduğunda bir kimse evinde anadan uyuyanlığa dolaşabilir. Geri kalanı takvaz. Deprem olacağını düşünür, iş çamaşırı giyer, deprem olacağını düşünür, üzerinden değişik kıyafetler giyer. o insanların kendi hali durur, hiyesi ve halini kaybettir. Bir kimsenin evinin içi mahremdir. Bir kimse evinin içine sessiz sedasız, habersiz giremez. Bir kimsenin evinin içerisinde iki aile varsa odaları mahremdir. O zaman bir kimse bir kimsenin odasına sessiz sedasız giremez.
Bu mahremiyete dikkat edildiği için bir kimsenin evleri veya yatak odaları kendince mahremdir. Mahrem olan bir yerde, eğer evde çoluk çocuk yoksa veya herkes uyuduysa, yatak odasındaysa bir kimse bu noktada yatarken veya günlük hayatında, gece hayatında bu noktada sınır yoktur. şuraya kadar soyunabilirsin, buraya kadar soyunamazsın. Bunların hepsi de boşta. Hazreti Âişe Fatiha diyor ki, Hazreti Âişe Fatiha diyor ki, Buhari hadisin kaynağıdır. Kadınlar şu anda evliliği takma yapıp, eşofmanlarla battaniyelerinde dolaşmayacaklardır. adamlar sokakta yaz şimdi, bütün kadınlar açılmış saçılmış, adam bütün gün sokakta haramın bakmamak için, haramına istigar etmemek için, kafasına oraya buraya çevireceğim diye boyun fıtır olacak, eve gelecek evde kadın da battaniyle dolaşacak.
Ve bunun adına da takvad edecekler. Ondan sonra adam da tırmanacak ortalıkta. Bir kadın, bunu kamera çekiyorlar diye açık açık konuşuyorum ona, bir kadın evde gece yapacağı zaman anadan uyan soyunacak, adamın yatağına yatacak. Yaş kış. Ondan sonra başlıyorlar, Hocam, adam beni aldatıyor mu? Siz biliyor musunuz, sizin telefonunuzu bir yerden aldım, adamı eve bağlamak için ne okumam lazım? Roman okudum ben de. Allâh muhafaza eylesin. Bunun adı takva değil. Bir kadının takvası erkeğine harama baktırmayacak. Bir erkeğin takvası hanımına harama baktırmayacak. Erkeğine haramı düşündürtürmeyecek, hanımına haramı düşündürtürmeyecek. Erkeklerden de bazı. Takvaya atacak, ibadet edeceğim diye hanımı unutuyor.
Avrupa tesbihi oğlanı zikredecek, orada yatıyor. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri, hanımıyla yatardı, yattıktan sonra Ruslülüğünü yapar derdi ki, müsaade eder misiniz ben biraz ibadet edeyim? Bir kimsenin hanımıyla ilişkiye girmesi de namile ibadet eder. Biri namaz kurmuş gibi ona sevap eder. Hiçbir erkek hanımını ihmal etmeyecek. Hiçbir kadın da erkeğini ihmal etmeyecek. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden yaz günü şimdi, muhakkak ki insan evde biraz kısak olun giyiyordur, ne bileyim kısa giyiyordur, hafif giyiniyordur, yaz kapınızı, pencerenizi muhafaza edin, örtün, dışarıdan bir başkası görmesin, bir başkası sizin o halinize vakıf olmasın. Mahremdir çünkü. Mahreminizi saklayın, muhafaza edin.
5. Bölüm
E kapı pencerede kapanınca da millet savana gibi evde oturacak değil arada. Allâh bizi affetsin. Adamın biri falan işim, işlersem kafir olayım deyip, sonra da o işi işlerse adamın ne lazım olur? Bir bir daha sopa lazım. Ya Niyaz hocam oranı müştür, buranı müştür. Başka yana yapacak giyimini bulamamış mı ki? Cahil cühelle adam. Cahil cühelle adam. nikahına yemin edenler, imanına yemin edenler. Bu tür tehlikeli işlere yemin eden insan cahil adam. Dini bilmeyen insan. Boşalt. Gereksiz. Allâh muhafaza eylesin. Ne lazım olacak? Tehditli iman, tehditli nikah gerekir. Ondan sonra da bir güzel sopa gerekir. Bir adam kazancını haram maldan kazansa ve kazandığı para zekat verebilecek kadar olsa ve bir sene bu zararında kazanırsa adam o zekat pardonu mu?
Şeriat bir kimsenin kazancının nereden olduğuna bakmaz. Bir kimsenin normalde bir zekat verebilecek nokta değil mi? Evet. Şeriat ona bakar. Ha o kimse o zekattan hayır beklemesin. Mahir mi mesela? Ama şeriat onun kazancını incelemez. Senin kazancın helam mıydı? Haram mıydı diye sormaz. Der ki zekat miktarı bir yıl sende durdu mu durdu sen zekatını vereceksin. Allâh karşısında haram aylar hamdileridir. Bu aylarda savaşmak haram mıdır? Recep, Şaman, Ramazan bir de zil hicce var. Recep, zil kadeh, zil hicce bir de şey var. Bu aylarda savaşmak haram mıdır? Evet. Ha sonradan kaldı ondan. Doğru. Kafirler saldırırsa bunları gördünüz ya. Müşrikler geliyor ondan. Doğru. Doğru. Bir adamın zekat verebilecek kadar helal parası var bir de haram parası var.
Adam zekatını haram parasından verir bu adamın zekatı kavurur. Adam ayırmış demek bir adamın haram hesabı var bir de helal hesabı var. Ya enteresan bir hesap ya. Çok güzel ya. Bir adam hanımı ile ilişkiye girmek isteyince hanımın onunla ilişkiye girmiyor. Ve adam karısına onun kızın bir daha seninle ilişkiye girersem benden boştur dese adamın yapması lazım. Bir talep boş oluyor. O hanımınla bir daha bir ilişkiye girdi bir talep boş oldu. Bir erkek hanımına ilişkiye girmesi için söyler de hanım eğer bir rahatsızlığı yoksa bir sıkıntısı yoksa onu reddederse büyük günah kebali gelir. Ve bunu kadın böyle ikide bir de tekrarlıyorsa boşanma sebebi olacak. canı sıkıntısı ilişkiye girmeyecek böyle topu tacattığı zaman boşanma sebebi olur.
Kur’ân nelerini okuduğumuz zaman kavimlerin helaklılığından bahsediyor. İnsanlar halen zamanında Allâh’ın isyan ettiği halde helak olmaması hikmeti nedir yoksa helaklılığı biz mi görüyoruz? Biz mi görüyoruz? Evet biz görmüyoruz. Diyelim ki borsanın hükmü. bu noktada çok tartışma var borsanın hükmü ile alakalı. İslam ticaret sisteminde böyle bir borsa tartışma olmuş önceki yıllarda. Olur mu olmaz mı olabilir belki de bunun tartışması hala da devam ediyor. Olur diyenler var olmaz diyenler var. Olur diyenler var olmaz diyenler de var. Yeni çağdaş uleman tartışıyor bunlar. Bileceksin ki sen ne diyorsun bir İslam hukukunun hüküm sürdüğü bir devlet veya bir topluluk olmadığından dolayı bunun tartışması da boş. önce ulemanın, topluluk, İslam hukukunun icra edileceği bir yer teslim edip orada İslam hukukunun icra edilmesi lazım ki orada borsa tartışılsın.
İslam hukukunun icra edileceği bir devlet yok şu anda. Kredi kartında bankaların faiz olur mu? Olmuyor zaten. Kredi kartındaki bankaların faizi faiz. Hiç kimse bankaların faizi faiz değil demez. Kredi kartında da faiz normalde de faiz. Ama daha bir farkta faizle alakalı hüküm farklı. O yüzden bir kimse onu uygula uygulamaz kendisiyle alakalı bir şey. Faiz, faiz.
Kaynakça
Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Kalb, Muhabbet, Salavât, Nûr, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı