Tevâzu: Kadınlarla Hoş Geçinmek ve Harcama Meselesi
Kadınlar Allah’ın bir emanetidir. Mümkün olduğunca onlarla hoş geçinmek, onları mutlu ve mesut etmek erkeklerin vazifesidir. Hadis-i şerifte buyurulur: ‘Çok zorlarsanız kırarsınız, çok gevşek bırakırsanız iyice eğilir.’ Eğer eşiniz evine ve kendisine harcıyorsa, israf etmediği müddetçe kadınların ihtiyaçlarını ve inceliklerini karşılamakta fayda vardır. Kendinizce bir ölçü tutun; ucunu kaçırdıklarında nazikçe kısın.
Nefisle Mücadele: Bile Bile Günah İşlemek
Bu cemaatin içerisinde haramı bilmeyen yoktur. Belki ince ayrıntılarda bilmediklerimiz olabilir; ancak büyük günahları herkes bilir. İnsanlar nefislerine uyarak bile bile günah işlerler. Nefsin sırtını yere getirmek derdimiz değildir zaten; nefis sadece doğruya yönlendirilir. Nefsi yenmek denen şey, onu Kur’ân ve sünnetin dışındaki söz, davranış ve haklardan uzak tutmaktır.
Yalan söylemenin, gıybet etmenin, dedikodu etmenin, iftira atmanın, suizanda bulunmanın, insanların özel hayatını kurcalamanın haram olduğunu bilmeyen yoktur. Bir başkasının haram işlediğini görseniz dahi, ‘din nasihattir’; ancak nasihat edebilirsiniz. Elinizin altında değilse sadece nasihat edersiniz.
Gönlün Toprak Olması: Tevâzu
Gönlün toprak olması, tevâzu ehli olmaktır. İnsanlara tevâzusu olmayan Allah’a nasıl tevâzu gösterecek? Allah’a tevâzusu olmayan insanlara nasıl tevâzu gösterecek? Allah’a tevâzu, O’nun söylemiş olduğu her şeyi harfiyen kabul edip gücü yettiğince yerine getirmektir. Allah’ın emirlerini yerine getiremeyen kimse kibirlidir.
‘Kibirliler asla cennetime giremez’ buyurulmuştur. Kibir, Allah’ın sıfatıyla sıfatlanmaktır. Asıl mütekebbir olan Allah’tır. Kendini mütekebbir gören kimse, Allah’ın sıfatını kendi üzerine almış olur. Ancak Allah düşmanlarına karşı mütekebbir davranmak farzdır; mümin kardeşlerine mütekebbir davranan kimse ise yoldan sapmıştır.
Birisinin hatasını araştırmak, soruşturmak da kibirliliktir. Bir âlime, bir Şeyh Efendiye, bir zâkire karşı içimizde böyle bir bilinç varsa, şeytan bizi oynatıyordur. Bunu çok makul gösterir bize. Tespit ettiği şeyi gidip kendisine söylemez de arkadan biçtik hâllerine bakar. Bu tevâzunun zıddıdır.
Ölmeden Önce Ölmek Sırrı ve Sünnete İttibâ
Farz, Nafile ve Yakınlık
Hadis-i kudsîde buyurulur: ‘Kulumu bana en çok yaklaştıran, farz ibadetleridir. Sonra nafilelerle bana yaklaşır ve ben onu severim.’ Bir kimsenin üzerinde farz ibadetler eksikse ve günah-ı kebâirler tecellî ediyorsa, o kimsenin ölmeden önce ölmek sırrını beklemesi saflıktır.
Nafilelerle Allah’a yaklaşmak, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin hem fiilî hem sözlü sünnetlerine tâbi olmak demektir. Cenab-ı Hak, kendisini sevmenin örneğini Peygamberine bağlamıştır: ‘Ey Habibim, de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun.’ O zaman Allah’ı sevme iddiamız varsa, Hazreti Peygamber’in zâhirî sünnetlerine uyduğumuz gibi ahlâkî sünnetlerine de uymamız gerekir.
Fikrî Teslimiyetin Önemi
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine ittibâ sadece amelî değil, fikrî olarak da gereklidir. Fikrî teslim olmak demek, Peygamber Efendimizin inanç esaslarıyla ilgili hadis-i şeriflerini kabul edip onlara teslim olmak demektir. Mesela ‘Benden sonra ne bir nebî ne bir resul gelecek’ buyurmuştur; buna inanmak fikrî teslimiyettir. Sünneti Resulullah’ın ayak izlerini takip etmeden ölmeden önce ölmek sırrına kavuşmak mümkün değildir.
Aşk ve Sevgi Meselesi
Herkes aşk üzerinde kendi aşıklığı çerçevesinde konuşur. Kimisi için aşk hasret çekmektir, kimisi için kavuşamamaktır, kimisi için sevgilide yok olmaktır. Herkes kendi dairesinden bakar. Süslü kelimeler, süslü cümleler üretmek önemli değildir. İnsanlar edebiyat dairesinde oturup harika sohbetler edebilirler; asıl mesele yaşamaktır.
Aşıklıkla söylenen her söz, bir an sonra değişebilir. Eğer aşıklık Allah’a ise, bak bakalım senden hiç haram çıkmıyor mu? ‘Benden haram çıkmıyor’ demek en büyük günah-ı kebâirdir. Her kardeşin sevgisini eksik veya kusurlu görmek, onu küçümsemek, alaya almak doğru değildir. Sevenle sevilenin arasına girilmez.
Allah Dostları Şifreli Konuşmaz
Allah dostları şifreli konuşmazlar. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri şifreli konuşmadı. Mirâcı anlatıyor; şifreli değil. Kur’ân-ı Kerîm apaçık bir din anlatıyor, örtülmüş değil. Allah dostları da kendi yaşadıkları çevrede Kur’ân’ın iyi anlaşılması ve yaşanması için birer sebep ve vesiledir.
‘Bizim şeyhimizi siz anlayamazsınız’ dediğinizde, ya Allah dostunu küfür noktasına koydunuz ya da kendinizi müşrik noktasına koydunuz. Çünkü ancak müşrikler peygamberleri ve velîleri anlamakta güçlük çekerler. İnsanlar kendi hocalarını ulaşılmaz göstermek için böyle söylerler. Oysa Allah dostunun anlattığı şey Kur’ân ve sünnet içindeyse anlayacağız; anlayamazsak bir daha soracağız.
Nikah ve Evlilik Hükümleri
Dini Nikahın Gerekliliği
Bir erkeğin bir kadına ‘Ben seni nikâhıma aldım’ demesi ve kadının da kabul etmesi veya sükût edip tebessüm etmesi ile nikâh gerçekleşir. Nerede olduğu önemli değildir; Dârü’l-Harp’te de Dârü’l-İslâm’da da geçerlidir. Dini nikah olmadan evlilik olmaz; resmî nikah tek başına yeterli değildir.
Üç Görüşme Hakkı
Bir kimsenin evlenme kastıyla üç sefer görüşme hakkı vardır. Üç sefer görüştükten sonra evlenmeye karar verilirse nikâhlanılır. Nişanlılık döneminde nikâh kıyılmamışsa, görüşme ve başbaşa kalma olmayacaktır. Üniversitede okuyan genç kız ve erkeklerin bu konuda dikkatli olmaları gerekir.
Fıkhî Meseleler
Deniz Ürünleri
Şâfiî ulemâsı denizden çıkan her şeyin yenebileceğine dair geniş fetva vermişlerdir. Hanefîlere göre ise balıkların simâsının sevimli olması gerekir; sevimli olmayan deniz canlılarını yemezler. Denizden ölü çıkan balığı da yemezler. Ancak zaruret hâlinde hükümler değişir.
Namazda Hareket
Namazda peş peşe üç defadan fazla kaşınmak veya farklı hareketler yapmak, bazı fıkıh âlimlerine göre namazı bozar. Bir hareket bir uzvu kaşımak, ikinci hareket başka bir uzvu kaşımak, üçüncü hareket başka bir uzvu kaşımak şeklinde sayılır.
Kadınların Erkeklerle Aynı Safta Namazı
Kadınlar erkeklerle beraber aynı safta namaz kılabilirler; kadınların namazı geçerlidir. Ancak bu durumda erkeklerin namazında fazlalık (bozulma) meydana gelir. Bu yüzden kadınlar ayrı safta dururlar.
Kaynakça
Hadis-i Şerif Kaynakları
- Kadınlarla hoş geçinme — eğri kaburga hadisi: Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’n-Nikâh, Hadis No: 5184; Sahîh-i Müslim, Kitâbu’r-Radâ’, Hadis No: 1468
- ‘Kibirliler cennete giremez’: Sahîh-i Müslim, Kitâbu’l-Îmân, Hadis No: 91
- Hadis-i kudsî — farz ve nafile ile yakınlık: Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’r-Rikâk, Hadis No: 6502
- ‘Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun’: Âl-i İmrân Sûresi, 3:31 (ittibâ âyeti)
- ‘Benden sonra ne nebî ne resul gelecek’: Müsned-i Ahmed, Hadis No: 17443; Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’l-Menâkıb
- ‘Din nasihattir’: Sahîh-i Müslim, Kitâbu’l-Îmân, Hadis No: 55
- Allah’ın mütekebbir sıfatı: Sahîh-i Müslim, Kitâbu’l-Birr, Hadis No: 2620; Esmâü’l-Hüsnâ rivayetleri
Âyet-i Kerime Kaynakları
- Âl-i İmrân Sûresi, 3:31 — ‘De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin’
- Haşr Sûresi, 59:23 — Allah’ın el-Mütekebbir sıfatı
- Enbiyâ Sûresi, 21:23 — ‘O yaptıklarından sorulmaz, onlar ise sorulurlar’
- Ahzâb Sûresi, 33:40 — ‘Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; fakat Allah’ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur’
Fıkıh ve Tasavvuf Kaynakları
- Nikâh hükümleri: İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr ale’d-Dürri’l-Muhtâr, Kitâbu’n-Nikâh; el-Merğînânî, el-Hidâye, Kitâbu’n-Nikâh
- Deniz ürünleri hükmü: İmam Nevevî, el-Mecmû’ Şerhu’l-Mühezzeb, Kitâbu’l-Et’ime; İmam Serahsî, el-Mebsût, Kitâbu’s-Sayd
- Namazda hareket (amel-i kesîr): İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, Kitâbu’s-Salât, Bâbu Mâ Yufsidu’s-Salât
- Kadınların erkeklerle aynı safta namazı: el-Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi’, Kitâbu’s-Salât
- Ölmeden önce ölmek: Kuşeyrî Risâlesi, Fenâ ve Bekâ bahisleri; İmam Gazzâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu’l-Murâkabe
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi
İlgili Sözlük Terimleri: Fenâ, Bekā, Nefs, Sünnet, Şeyh, Aşk, Murâkabe, Tecellî. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı