299. Mesnevi Şerhi 2130. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 299. mesnevi şerhi 2130. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
299. Mesnevi Şerhi 2130. Beyitten Hakkında
Mesnevi Şerhi (2130. Beyitten) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (2130. Beyitten) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. amin Müslümanlara zulmedenleri Cenabı Hak elinden güçlerini alsın hepsini de dağıtsın Amin ecmain Geçen hafta sebatı yla dağları bile hayran eden ve Basiret sahibi olan zamanın kutbu ise böyle değildir yani istidlal değer vermez burayı okumuştuk buradan devam ediyoruz çakıl üstüne başağı düşm baş aşağı düşmemek için Körün ayağı sopadan malum caddelerde sokaklarda gözleri görmeyen insanları görürsünüz Bu insanların ya elinden birisi tutar bir taraftan bir tarafa giderken onlara yardımcı olur ya da mesela işte Körün elinde bir değnek derler ya ya da ellerinde bir değnek var vardır o değnekle kendilerine yol ararlar Tabiri caizse böyle yola vura vura önünde engel var mı yok mu diyerekten öyle yürürler O yüzden onlar hani bir kör kimse düşmemek için hele yol Çakıllı İsa taşlı İsa engebeli isse orada düşmemek için bir kör için o Değnek çok önemlidir Eğer elinden değneği alırsanız o kimse yol yürüyemez Değnek Onun için ayak hükmünde Değnek Onun için göz hükmünde Hatta kulakları duymuyorsa Değnek Onun için kulak hükmündedir O yüzden kör bir kimsenin yolda yürüyebilmesi için muhakkak Onun bir dayanağı Bir deste bir gören kimseye ihtiyaç vardır O yüzden O normalde söz konusu olan din ise din yolunda yürümesi için de bir kimseye böyle dayanak delil lazımdır bu akıl perestler kendilerince kendi akıllarını bir dayanak bir delil olarak koyarlar yani o kimsenin Eee ayet aklına uymalı aklına uymazsa atar aklı önde tutuyorlar ya hani adam ayetleri akılla yorumlayacak diye uğraşıyor veya ne diyorlar bize çok tatlı geliyor değil mi bu sözler Allah sana akıl verdi bu hadis-i Şerife bak senin aklına uygunsa bu hadis-i Şerif al onun aklına uygunsa hadis-i Şerifi ölçü olarak alacak veyahut da o ayet-i Kerime onun aklına uymadı Allah’ın böyle ayeti mi olurmuş dedi attı kendini o yüzden bu akıl perest kendi mantıkların kendi akıllarını Üstün tuttukları için kalbi akılları da çalışmadığından Basiret elleri de açılmadığından zahiri Delil ve dayanaklar bağlı kalırlar O yüzden aklın kabul etmediği aklın kabul etmediği herhangi bir şeyi reddederler Biz bunu İslam dünyası da bunu batıdan taklit ederekten aldı yani o batılı materyalistler akla uyacak Ama öbür taraftan bir Darwin Teorisi geliştirdiler bu akla uyup uymadığı Önemli değil Nasıl olsa Darwin teorisinin arkasında bütün dinleri inkar var çünkü bütün dinler insanın Adem’den geldiğini söylüyor o zaman Darwin teorisini ortaya koyalım akıllı mı akılsız mı bakmayalım dinleri inkar ettiği için onu dayat alım ve bütün dünyaya Darwin Teorisi teori adı üzerine teoriyi Sanki delilla o teoriden çıkmış kesin bir Eee hüküm müş gibi dayattı Biz yıllardır çocuklarımızı Darwin Teorisi okuttuk yani teori ama ama olsun varsın ya biz Adem’den geldiğimize inanıyoruz Yok hayır maymundan geldiğine inanacaksın ya Adem’den geld inanınca ne oluyor e teoriye Karşı çıkıyorsun Bir de Adem’den geldiğine inanmak dini bir mesele dini dini olunca akıl bunu kabullenmesi mümkün değil o zaman reddedeceğim engelleri bütün dünyevi sıkıntıları hayatın ufak tefek sıkıntılarını imtihanları Hatta belki de manevi engelleri aşmak için zahiri dayanak ararlar hep ama gerçek manevi bir yolculuğa çıkan bir kimse yalnızca zahiri akıl ve mantığa bakmaz yani eski dilde istidlal dayalı değildir o yüzden o kalp gözüyle Basiret gözüyle yol Arar din Bunun her ikisine de ehemmiyet verir Biz akla karşı değiliz aklın ilahlaştırılması karşıyız ama bunun yanında din ilahi olma özelliği aklın kabul etmediği harikulade mucizevi şeyler olur ki Akıl onu kabul etmez akıl orada o yüzden dine itaat eder aklının üstündedir Çünkü aklının üstünde olduğu için onu kabul eder Melek akıl üstü bir şeydir Kader akıl üstü bir şeydir İbrahim’i ateşin yakmaması akıl üstü bir şeydir balığın karnında 40 gün yaşamak akıl üstü bir şeydir ya Nasıl balın karnında Yaşar bugün haber vardı botuyla beraber beraber balina bir kimseyi yutmuş botuyla beraber sadece şahıs değil Botla beraber yutmuş hoşuna gitmemiş dudağının kenarından tükürmüş atmış yani şimdi bunu gördüğünde hemen senin aklına gelecek olan şey eee Yunus Aleyhisselam gelsin balığın karnında 40 gün yaşadı E tamam işte aynı ve Normalde 40 gün yaşadığı balık içinde yaşadı biz buna iman ediyoruz akıl üstü bir şey bakın akıl üstü ama bunu akıl perest bunu Normalde değiştireceğim diye uğraşıyor Allah muhafaza eylesin Amin askerin yani din ehlinin üstünlüğüne sebep olan o Binici kimdir gören padişah askerin yani din ehlinin üstünlüğüne sebep olan birinci kimdir gören padişah şimdi bir asker düşünün savaşta Asker O esnada mesela eski komutanlar Savaşı idare edecek olanlar Savaş meydanının en yüksek yerini otağını kurarlar sebep Savaş meydanını görecek Çünkü komplesi bu Orta Asya’dan itibaren Türklerin genel Savaş STR tesisidir savaşın komutanı kumandanı veyahut da Savaşı idare eden Hakan o otağını en yüksek yere kurar en yüksek yere kurarak daan bütün savaş meydanını izler düşman saldırıları nereden geliyor ona göre sevk ve İdare eder o zaman gören padişah orduyu Dizayn eder gören padişah Eğer padişah görmüyorsa O zaman çok özür dilerim ama kör dövüşü olur o zaman orduyu sevk ve idare edemez ve yenilir düşmanın nereden geldiğini bilmezse düşmanın nasıl bir tezgah kurduğunu nasıl bir e oyun içerisinde olduğunu görmezse o padişahın mağlubiyeti mutlaktır o askerin mağlubiyeti mutlaktır Öyle olunca yani din ehlinin burada din ehli O zaman ben biz kendimizce onu yorumlayacak sufiler yani sufilerin başarısı dışsal disiplinden ziyade onların üstatların öğrettiği kalbi disiplinle mümkündür o yüzden O hem dış disiplinini hem kalp disiplinini o kimse sağlamalı ki sağlayınca da o muharebeden Galip çıkmalı kime karşı muharebe içeride nefis ve Şeytana Karşı dışarıda kafirlere münafıklara karşı bu muharebe O zaman o kimse savaş meydanında Sufi savaş meydanında o gören padişaha intisap edecek onun emirlerini yerine getirecek Sen bilmezsin ben bilirim demeyecek o bu manada itaat edecek Sana 5.000 Tevhit çek dedilerse Sen 5000 tevhidi çekeceksin sana ne zaman dedilerse sen o zaman çekeceksin sana sen bu dersi çekeceksin dedilerse sen o dersi çekeceksin Kendi kafana uyumayacaksın aklına uymayacak Çünkü hakikati Gören sana bir manevi göz lazım O hakikati gören manevi gözü buldun ona itaat lazım ona teslimiyet lazım yok Sen hem manevi gözü buldun ama itaat etmiyorsan o zaman yine sen Yenilmeye mahkumsun O zaman sen yenilmem için yenilmem için muhakkak o Man göze intisap edeceksin ve o manevi göze intisap edeceksin ki sen de bir manevi asker olasın yok Sen o manevi göze intisap etmiyorsan sen görüntüde orduda Evet ama sen iyi bir asker değilsin Sen disiplinsiz bir askersin Sen serkeş bir askersin E ne olacak seni muhakkak disipline edilmenin lazım O yüzden sufilik yolunda gören padişah Herkesin kendi üstadıdır ve o Üstada ne yapacak tabi olup İlahi aşkın tecelliyât varına Mazar olacak o ilahi yolda yürüyecek koşacak orada terbiye olacak Allah bizi onlardan eylesin Amin kadar Körler sopa ile yol görmüşlerdir ama yine gözlükler sayesinde dünyada gözlükler ve padişahlar olmasaydı bütün Körler ölürlerdi Evet Körün elinde bir değnek var o Körün elindeki değneği yapan gören birisi var Körün elinde bir asa var o Asayı yapan gören bir kimse kör kendi kendine o Asayı yapması mümkün değil ya gören bir kimse Asayı yaptı onu eline verdi gören bir kimse o değneği işte kırılmasın hem hafif olsun diye gitti Ormandan işte güzel bir Eee Değnek buldu ona yaptı Hatta tehlikelerden korunması için belki de ona biraz daha sert ağaçtan yaptı hatta biraz daha tehlikelerden korunması için için deneğin ucuna sivri metal koydu dedi ki bu daha da kendisini korur Muhafaza eder kendisini savunur dedi Bunu kim yaptı bunu gören bir kimse yaptı Şimdi aklını mantığını ilahlaştıran önüne delilleri de yine dini olarak kim koydu gören birisi koydu Kör değil o fıkıhçılar gören insanlar yani sen kalktın şimdi Eee taharet denmesini bilmiyorsun mezhepler lazım değil deyip atıyor kenara imam-ı azamı imam-ı Şafii imam-ı Maliki imam-ı haneli attı kenara 10 sayfa kitap okudu ilahiyatta 20 sayfa kitap okudu arkadaş bütün mezheplere karşı çıkıyor Hani Çok biliyor ya o veyahut da gitti orada netten iki araştırma yaptı mezhepleri tarikatları hadis-i Şerifleri reddetti çıktı o birden o ne oldu o kimse kendini bir şey zannetti Halbuki veyahut da iki kitap okudu kendini zamanın göreni gördü ya senin okuduğun kitaplar bir başka görenin Sen kendi gördüğünü söylesene Yok hayır hem taklit etti taklit ettiğinin ettiği noktalarda kendini padişah zannetti Ya sen bir başkasının kitabından Okuyup da neden padişahlık İlan ediyorsun senin padişahlık ilan etmen için senin bir şeyler yapman lazım Sen imam-ı azamla kendini eş derde tutuyorsun ya Hadi bakalım bir imam-ı Azam ol Kolay mı 4 yaşında hafızdı Sen nereden hangi küstahlık Tan öğrendim bunu imam-ı azamla eş değer deyim diyorsun veyahut da iki hal gördü Geylan hazretlerinden yukarılarda dolaşıyor arkadaş dervişlerde de var bu hal veya 3 be kişi etrafında toplanıyor bir bakıyorsun adam zamanın Gavsı olmuş çıkmış Tabii 5 10 tane Derviş iki şak şak ediyor Onu bir bakıyorsun ki Oho şeyhi de geçmiş ben Şeyh olsam diyeye başlamış ya Hoş geldin ya senin eline o değneği veren bir gören bir gören seni Zakir etti bir gören seni Çavuş etti bir gören seni Nakip etti bir gören sana vazife verdi Sen nereden kendinde o süsü buldun şimdi hemen Ne oldu ilk hançerini o ona görevi tevdi edene uzattı o görene uzattı Allah muhafaza eylesin Amin ve o hani kendince kendini bir şey zannedenler bir şey zannettik ilmi de görenlerden aldı Zahir Zahir ulemanın Piri olan fıkıh saa fıkıhçılar kelamsın akait akait Çiler kendi kendine öğrenmedin ya o görenlerin kitaplarını okudun Ee e şimdi o zaman sen kalkıp da onların sayesinde onları aldığın halde neden sen kendi kendine bir süs veriyorsun yok Eğer o körlerin eline değnekleri veren görenler olmasaydı bütün Körler helak olurdu ve dışarı çıkamaz zardı içeride dursalar ne olacak aç kalırlardı içeride kalsa ne olacak aç kalacaktı yemek pişirebilir Oysa evin içerisinde bulgur da var yağ da var su da var tuz da var her şey var görmüyor gözü gözü görmeyince ne kadar Bulgura ne kadar yağ koydu ne kadar su koydu Ne kadar salça koydu biliyor mu görüyor mu görmüyor aç kalırdı Ben annemden biliyorum şeker hastasından dolayı uzun müddet 10 yıldan fazla gözleri hiç görmedi ü sefer ameliyat ettirdim ben görmüyor Kadının gözü yani kaşığı eline veriyorsun tabağı da eline veriyorsun Ondan sonra üstüne başına döküyor kadın ağzına götürecek ama kaşığı ters tuttu Yüz mü tuttu bilmiyor tabakta ne kadar ne kaldı ne kalmadı görmüyor Bu sefer yanına Muhakkak bir yardımcı koyduk o yediriyor onu o içiriyor o tuvalete götürüyor o taharetlendikten bir ışık göreyim dedi ya bir ışık göreyim kurban keseceğim dedi ya Bir insan bir ışık süzmesi gördü diye sevinir mi Ben ameliyat ettirdim onu dedim Tamam anne İnşallah dedim hani Cenabı Hak dedim göstersin sana ya bir şey diyemiyorsun yani Gözlerin açılmayacak diyemiyorsun Şeker hastaları Kendinize dikkat edin başta ben Evet yani göz böbrek gidiyor bak orada oturuyor Kaç tane parmak gitti iki tane parmak gitti şekerden böyle bir rahatsızlık kanser Yani normal en uzunu yaşatır insan 2 yıl 2 bu5 yıl bizim acı okt 2 yıl yaşamadı bile Şeker hastası kanser bildiğiniz tedavisi yok kanser ben kanser diyorum şeker hastalığına yok Ne oluyor Bir müddet sonra işte kimisinin gözüne vuruyor kiminin ayağına vuruyor kiminin böbreklerine vuruyor kadın bir ışık görebilmek için ya Işık im yeter Mustafa dedi bana ameliyat oldu açtılar ameliyat şeylerini Ege Üniversitesi’nde Bir de profesörler yaptı ameliyatı açtılar Ondan sonra Işık gördü ne sevindi kadın ne sevindi Işık gördüm diye dedim beni görüyor musun Bir karaltı gibi görüyorum dedi karaltı karaltı gibi görüyorum dedi ne böyle sevindi karaltı gibi görüyorum deyince şimdi işte eee Görmeyen bir kimse için görmek bu kadar önemli ama görmeyen bir kimsenin yanına muhakkak gören lazım ve muhakkak onun eline bir değnek lazım Eğer Değnek olmazsa o yine yol yürüyemez sufiler için de sufi içinde gören Üstat lazım Eğer gören Üstat yok ise o da yol yürüyemez o zaman işin içerisine bir de hani manevi körlük var ya bu işin zahiri köründen anlatıyoruz Bir de işin manevi körlüğü var E manevi körse bir kimse ona gören bir Üstat lazım E bu dünyada kör ise ötede de kör olarak halk olacak yani Rabbini tanımayacak Çünkü İsra ayet 72 bu dünyada manen kör olan ahirette de kördür Hatta daha da sapıktır hatta daha da sapıktır E bu dünyada Körsün Sen normalde yaşamış olduğun dinin maneviyatın uzaksın E hiç olmaza bir görenin yanına git ona boyun bük ona diz çök de ki Ya ben bir görene tabiyim de nefsine uyma E sen kör bir şekilde Kendine yol aramaya çalışıyorsun e yol bulamazsın Hatta daha da sapık olur çıkarsın kör olanlar bakın ayeti kerimede Hatta daha da sapıktır diyor kör olanlar sapkınlıkları Art ırlar kör olan bir kimse her an için sapkınlığa düşme ihtimali çok büyüktür O yüzden bedüzzaman Saidi Nursi Hazretleri der ki hani adi samimi bir ehli tarikat bugünkü diyor mütefennin bir alimden daha fazla imanını korur sebep Çünkü o Üstadı Üstadı üstadın Üstadı üstadın üstadı onlara tabidir O bir görene tabi E şimdi görene tabi değilse o zaman o kimse nasıl bu dünyada dinini tam bir şekilde yaşayabilecek doğruyu eğriyi ayırt edebilecek İyiyi kötüyü ayırt edebilecek Bu çok zor bir şey E o zaman öyle olunca Normalde bu tip kör insanlar manevi de kör olduklarından dolayı varlık alemine bakıp varlık aleminde Cenabı Hakk’ın sıfatsız açma noktasında da değiller onlar Çünkü kör o sıfatsız sapıtıyor Allah muhafaza eylesin Amin ve bakıyorsunuz gerçekten tam ahir zaman İçler acısı bir durum insanlar bilen Kimselere de ihtiyaç duymuyorlar y bu şuna benziyor Hatta Bazen derslerde diyorum ya işte araban bozuldu kendi kendine mi tamir ediyorsun Hayır Kime gidiyorsun araba tamircisine yani Birisi gitti arabayı çarptı arabayı çarpınca kaportasını kendisi mi yapıyor yok gidiyor lütf ustanın yanına çaresi yok diyor ki çarptım Ben iyi lütfu Usta Onun neyi değişecekse değiştiriyor tamir ediyor düzeltiyor çekişiyor dövüyor onu dövüyor bir güzel ondan sonra zımparalı cilali sonra boyuyor onu bir güzel adam diyor ki Ya tamam güzel oldu diyor dervişlik de aynı Sen acemisin gidiyorsun çarpıyorsun bir tarafa ondan sonra kendi kendimi tamir edeceğim diye uğraşıyorsun edemezsin yolda kalırsın Ee sen gören bir kimseye gideceksin Ona intisap edeceksin ona bağlanacaksın Allah muhafaza eylesin Amin ve etrafındaki sıfatsız kal çalışacak Yoksa hep şüphe ve Zan altında kalacaksın Allah muhafaza eylesin Amin körlerin elinden ne ekmek gelir ne biçmek ne alışveriş gelir ne de kar ve kazanç yani hakikati görmeyen Hatta görmediğinin farkına varmayan manevi olarak basiretsiz ilahi nurun tecellilerini mahrum olan insanlar gerçek manada bir İşe yaramazlar ve maddi manevi üretmek çalışmak doğru yolu bulmak hem dünyevi hem uhrevi anlamda başarı ve kar elde etmek onlar için mümkün değildir neden kör çünkü adam mesela ticarette kör olursa ticarette başarılı olamaz ticarette kör zanaatta kör ziraatte kör eğitimde kör sufilikte kör aile yönetmekte kör çocuk eğitmek de kör bir kimse körse Onun bir şey üretmesi mümkün değil e maneviyatta da kör ise o kimsenin dervişlere verebileceği bir şey de yok Bir de körlüğünün de farkında değil ya da farkında küfr inadi ile Ben kör değilim diyor ya Körsün ama o diyor ki Ben kör değilim bu sefer baktığınız zaman insanlar yaptıkları işte Körler yaptığı iş de kör bilmiyor bilmediğini de bilmiyor veyahut da kör ya Kendi başarısızlığını da görmüyor kör ya Kendi liyakatsız da görmüyor kör ya olmadan oldum zannediyor Her alanda var bu her alanda var bu körlük o kadar büyük bir fitnedir ki bu körlük o kadar büyük bir sıkıntıdır ki körlüğünü bilse o kimse bir görene tabi olacak gidecek diyecek ki Ya ben bunu bilmiyorum bana öğret gidecek teslim olacak ama körlüğünün de farkında değil küfri inadi bir noktada kendisini Hala da gören olarak biliyor bir bakıyorsunuz O ha Herkesten fazla biliyor o dervişlerde de var öyle bir şey anlatacak oluyorsun bakıyorsun Ben biliyorum onu diyor Ha iyi biliyorsan devam et Ya sen ne biliyorsun kaç geceni sabah ettin sen ne çile çektin Ne gördün ne sıkıntı yaşadın ne yaptın Sen Nereden bildiğini iddia ediyorsun bu küstahlığı kimden öğrendin bilmediğini de bilmiyor bakın kenara çekilin etrafınızı izleyin Sanatkarlar zanaatkarlar Ticaret yapanlar Evet adam belli bir işte belli bir seviyeye gelmiş bir şeye gelmiş tecrübeye gelmiş almışsın bir eleman o senden fazla biliyor dinliyorum Oho ben diyorum ü sefer battım kaç sefer battın susuyor veyahut da diyorsun Birisine ticareten bunu böyle böyle yapman daha iyidir Oh senden fazla Biliyor Adam dünyayı senden fazla İyi okuyor geleceği de okuyor her şeyi okuyor veyahut da işte benim bir sanatım Yok benim işim Ticaret Ben kendimce kendime yetecek kadar Ticaret bilirim Benim sanatım var ilerletmeli iyi kaynakçıyım metalciyim ben iyi ama ben ilerletmiş bu kapıyı yap metal işlerinden deseler ben yapamam O yüzden Şaban’ı çağırıyorsun Şaban gel Geliyor Şaban Şaban bunu böyle istiyorum Ben Tamam diyor O da Demirciler ortak milimlik değil 10 milimlik yapar sağlam yapar kırılacak dökülecek diye aklına bir şey gelmesin yamaca fısıl acak diye aklına bir şey gelmesin ama taşıyamazsın bir taraftan bir tarafa sağlamca güzel ben o da zaten sağcılık lazım estetik lazım değil Bana örnek abdülalim Ben tesisat işini de gördüm ha havşa havşa dı değil mi onun adı diş açıyorduk çok diş açtık Biz senin mesleğinde gözüm yok ha sakın ha e olmuyor şeyle alakalı tesisatla alakalı Abdül alimi arayuz abdülalim şunu şuradan geçir bunu buradan bitir hoş şimdi o da plastiğe döndü değil mi Artık şey kalmadı Ne o pafta kalmadı artık şimdi ısıtıyor birleştiriyor Tamam bitiyor iş istediği gibi yamıyor İyi tamam Yani şimdi ben kalkacağım diyeceğim ki bu işi ben yaparım meslek liseliyim yok kardeşim ben de o mesleğin körüyüm Bana da o konuda bilgili bir kimse ehliyetli bir kimse lazım sebep Çünkü ben o işin körüyüm ben kendi kendime onu biliyor demeyeceğim bakma aracılık sertifikam var benim bak Onun sertifikası var ha desen ki hiç arı açtın mı baktın mı bakmadım Hani o da oradan bakıyor Tamam ben de arılarla fısıldaşır yalnız yani öyle Fısılda aşmaz değilim Her birin kulağından tutarım bir Esma çektiririm onlara Ha ya orada zıbarı kalır bütün komple kovanı öldürür bu sefer onun acısı öyle ve asıl şimdi her şeyin bir ilmi onu bilmiyorsan onun körüsün bilmiyorsun çünkü e sufilik de aynı sufilik tecrübe göz kalbi gözünün kalbi aklının çalışması ile alakalı Sen kendi kendine kalbi aklın çalışıyor hükmüne var mı O yüzden senin elinden bir şey gelmez sen olacaksın sen teslim olacaksın Şimdi ben kalkacağım lütfu da edeceğim ki lütfa kaporta şöyle olur Usta edebi edecek benim yüzüme Bir şey demeyecek ama içinden diyecek ya bu benim mesleğim yapma diyecek ya Hadi bana demesin de başkasına der başkasına der neden mesleği onun o işi onun o ben şimdi sayı kalkacağım kasaplık yöneteceğim olacak iç mi ya Ben hayvanı deviriyorum deyinceye kadar Sayit kesecek atacak kenara O şimdi o da eskisi gibi yapı gene yaparsın Büyük baş mı indirdin tozunu indirdin kaç kişiydin tek kişiydi Hadi biriniz varsa tek kişi tosunu indirip kesecek olun Ali bakma Her seferde oğlum ya Sen bak gönderirim şimdi Satin yanına git bire tosunu indir Hadi tek Baş güreşmeye kalkar o tozuna güreşte de Hüseyin atmış bizim Onun da kabullenmiyor ama hüsein kim kim attı en son en son sen attın Kafanı kaldırma bak burada var Adam şey Avrupa kaçıncısıyım Hüseyin Avrupa üçüncüsü sen bunun nefsini tokatlamak san Bu ortalığı Karman çorman eder çünkü sen Avrupa kaçıncısın he he anlamadın duymadım sende Avrupa yok Bak nefis bu işte nefis bu Ben ona Türkiye var ondan sonra Bursa var mı diye sordun mu sormadım ben ona ne dedim sende Avrupa var mı dedim bir tek şey söyleyecek bende Avrupa yok Ne diyor arkasından getiriyor bende Bursa var Türkiye var bu nefis işte nefsin oyunu bu hani Şeyh Efendi Hacca giderken bir şeyhe uğramış bir oran bir tane Çömez almış yanına vermiş onun yanına Hac bitmiş dönüyor ya Dönüşte sormuş evladım Senin adın Ne demiş Bana berber Ahmet derler Efendim demiş burada mı bizim berber Ahmet gelmedi mi demiş bana berber Ahmet derler Efendim demiş dön bu kadar sormuş dönmüş o çömezin şeyhi demiş ki efendim demiş çömezi nasıl buldunuz çok geveze demiş nefis böyle bir şeydir Allah bizi affetsin bunu onu utandırmak için söylemedim Örnek olsun diye söyledim nefisle mücadele ince iştir Çünkü Allah bizi o ince işin içinde olanlar eylesin Amin O yüzden Normalde kör olanlar bir şey üretemezler ama bu mesleki körlük olsun ama bu eğitim körlüğü olsun ama bu Sufi körlüğü olsun ama bu aile körlüğü olsun bir kimse yapmış olduğu işte kör ise o üretken bir kimse değildir kör olan bir şey üretemez çünkü Allah bizi affetsin Amin Allah onlara merhamet ve İnayet kılmasıdır onların istidlal değnekleri hemen cicik kırılırdı Bazı insanlar bazı Dervişler hakikati olayları ve varlığı sadece akıl ve mantıkla yani istidlal le anlamaya çalışırlar bunlar böyle olmalarına rağmen yine Allah’ın lütfu ve yardımı olmadan yol yürümeleri mümkün değildir Muhakkak bir sapkınlığa uğrarlar Cenabı Hak onlara lütf ederse ikram ederse İhsan ederse kör olmalarına rağmen Allah onları muhafaza eder korur sapkınlığa gitmezler ve manevi körlüğe yakalananlar manevi kör işi bu sufileri ilgilendiren şey ancak Allah’ın lütfu ihsanı ile ayakta durur yine o kimse Ondan sonra manevi kör ama o bir Üstada intisap etmiş Üstat Onun için asa hükmünde Değnek hükmünde bu cenab bakın o manevi kör olan kimselere meccanen kendi katından lütfudur ikramıdır o kimse bu lütfu bu ikramı bu ihsanı nankörlük etme etmeyecek Çünkü ona Normalde onun eline Asayı veren onun eline değneği veren Allah verdi ki o sapıtması verdi ki o yolunu kaybetmesin verdi ki Cenabı Hak ona lütfetmiş ikram etmiş o delalete doğru yürümesin çünkü bütün bu konuda iyilikler iyilikler Allah’ın lütfu ve ikramıdır Nahl suresi ayet 78 Allah sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmez halde çıkardı sonra şükredesiniz diye size kulak gözler ve kalpler verdi ve Normalde siz hiçbir şey bilmiyordunuz Biz hiçbir şey bilmiyorduk Hiçbirimiz hiçbir şey bilmiyorduk Anne karnından Doğduğumuzda hiçbir şey bilmiyorduk varlığın içerisinde hayatın içerisinde Cenabı Hak o çocuğa ne verdi önce o çocuğa göz verdi ve insan Normalde enteresan bir şey eee Kulak verdi göz verdi sonra kalp verdi sıralama doğan çocuk ilk önce gözleri açılır sonra kulakları açılır doğan çocuğun ve büyüdük o kimsenin kalbinde ilahi ilimler tecelli etmeye başlar ve biz hepimiz de hiçbir şey bilmez bir şekilde Anne karnından doğduk ve Cenâb-ı Hak Biz Anne karnından öyle doğduk ve sonra biz artık gören Gözümüz de etrafa Aşina olmaya başladık duyan Kulaklarımız da etrafındaki ses i tanımaya başladık enteresan bir şey burada Cenabı Hak akıl verdik demiyor bu ayet-i kerimeyi O yüzden aldım buraya akıl verdik demiyor ona diyor ki kalp verdik kalp buradaki kalpten kasıt uzuvlar değil uzu değil Evet göz verdi Evet Kulak verdi Evet ama ardından ayet-i kerimede kalpler verdi kalpler çoğul tekil değil kalp de demedi kalpler dedi kalpler deyince o zaman iş değişti E iş değişince de o zaman farklı bir şey çıktı bizim önümüze karanlıktaydım hiçbir şey bilmiyorduk hiçbir şey bilmiyorduk cenab-ı hak bize Bir mürşit nasip etti gören Bir mürşit nasip etti biz ayrıyeten duyan bir Mürşit nasip etti aynı zamanda kalbi aklı çalışan bir Mürşit nasip etti bizim görmediğimizi gören duymadığımız duyan bilmediğimizi bilen bir Mürşit nasip etti o zaman Cenabı Hak bizi meydanda bırakmadı Allah lütfetti ikram etti ihsan etti ikram etti İhsan etti Bizim kör olarak bu dünyadan göçüp gitmemize müsaade etmedi bize peygamber gönderdi bize o peygamberle beraber bir kitap gönderdi O peygamberin ardından mürşid-i Kamiller veliler gönderdi Ve bizi o topluluğun içerisinde halk etti o topluluğun içerisinde bize ikram etti biz bunu çalışıp çabalamakla elde edebileceğimiz bir nimet değil bu Bu böyle bizim gayretimiz de oluşabilecek bir lütuf değil bu Bu direkt Cenabı Hakk’ın lütfu ihsanı ikramı direkt Cenabı Hakk’ın muhafazası buna bizim gücümüzün kuvvetimizi yetmesi mümkün değil Mustafa özba kim bir mürşid-i Kamil bulmak kim Mustafa Özbağ kim hidayete ermesine sebep olacak yolu buldurmak kim Mustafa özba kim Abdullah Efendi nereden bulacak Mustafa Mustafa Özbağ nereden bulacak Çorumlu Hacı Mustafa Efendiyi nereden bulacak Hacı alayar efendiyi nereden bulacak Hacı Bekir Efendi nereden bulacak geçmiş Pir efendileri geçmiş Mürşidi kamilleri o silsileye layık mı ki Mustafa özba bulabilsin onu bu Allah’ın direkt lütfu ikramı Sen kimsin ki ehlibeytin yolundan gideceksin nesin ki sen Cenabı Hak sana ehlibeytin yolunu baş etmiş Sen bunun gayretin le çalışmana bulman çok zor Ee sana göz verdi sana Kulak verdi sana kalp verdi gören bir göz duyan bir kulak işleyen bir kalp ehli bir kimseye seni etti sen ona intisap ettin sen görmezdin duymazdım Bilmezdin Evet Anne karnından doğduğun gibi yaşıyordun kör bir şekilde yaşıyordun bilmez bir şekilde yaşıyordun e sonradan Sen onunla buluşunca yolun asan oldu görmeyen gözün görür oldu duymayan kulağın Duyar oldu Sen kalp sadece kan basar Z zannediyordum kalbin bir aklı olduğu çıktı meydana Bir de kalbi akıl çıktı kalbi gözü öğrendin kalbi kulağı öğrendin önce zahiren öğrendin ne dedi buhari’de ki hadis-i Kutsi kim benim bir dostuma düşmanlık ederse muhakkak bana harp ilan etmiştir Kim Bir Allah dostuna düşmanlık etti Bak Cenabı Hak o düşmanlığı kendi zatına aldı benim dostuma düşmanlık ettin bana düşmanlık etmiş gibisindir sizin dostunuza birisi yanınızda düşmanlık etti size düşmanlık etti Bunu böyle algılıyorsun Allah’ın ahlakıyla ahlakınız bunu böyle algılamıyorsa ahlakıyla ahlaklanmak devam ediyor kulum ona farz kıldığımı yerine getirmenin bir benzeriyle bana yaklaşmış değildir onu Kulu Allah’a yaklaştıran en önemli hallerden fiil atlardan birisi farzları yerine getirmesi Ondan sonra devam ediyor kulum Nafile ile bana yaklaşmaya devam eder de sonunda onu severim nafilelerle Kul ne yaptı Allah’a yaklaşmaya devam etti ve Allah onu sevdi burası çok önemli şimdi konumuzla alakalı ben onu sevdiğim zaman işiteceği kulağı dikkat edin ben onu sevdiğimde işiteceği kulağı göreceği gözü tutacağı eli yürüyeceği ayağı olurum şayet benden bir şey isterse ona veririm şayet bana dua ederse duasına icabet ederim bana sığınırsa onu sığındım inanan kulumun ruhunu kabz etmedeki tereddüdü gibi yaptığım bir işte tereddüt etmedim o ölümden hoşlanmıyor Ben onun üzülmesinden hoşlanmıyorum ölüme karşı Onun hiçbir Çaresi yoktur sen görmezdin sen bir görene tabi oldun Allah’ı sevmeyi öğrendin Allah’ı sevmeyi öğrenince Allah senin gören gözün oldu Allah senin duyan kulağın oldu oldu başka bir rivayette söyleyen dilin oldu başka bir rivayette düşünen aklın oldu sen Anne karnından doğduğun gibi kap karanlığın içinde yaşıyordun iman ettin nafilelerle Allah’a yaklaşmaya başladın ve Allah seni sevdi Allah seni sevince Allah seni ce gören gözü oldun onunla gördün duyan kulağı oldu Onunla duydun tutan elin oldu Onunla tuttun yürüyen ayağın oldu Onunla yürüdün gece yattığın yerde ulaşamayacağın yerlere ulaştın yürüyen ayağı oldu göremeyecekler gördün oturduğun yerde gören gözü oldu duyamayacağınız duydun cennetin şıkırtısı duydun cennetteki hurilerin cilvesini duydun Cennet halkının işvesi duydun duyamayacağınız göremeyeceğin şeyler Sen geleceği gördün Normalde göremeyeceğin şeyler senin gören gözü oldu çünkü E senin tutan eli oldun Sen baktın ki birisi darda Can havliyle Ya Rabbi dedin tuttun onu ama o el senin gibi görünüyor ama el onun eli Sen bir anda yürüdün bir bak ki birinci kat semad dasın Halbuki bir adım attın Sen kendini öyle görüyorsun yürüyen ayı oldu senin burada artık Senin halin senden çıktı senden çıktı o yüzden ayet-i Kerime Sen Bilmezdin o sana bildirdi sen görmezdin o sana gösterdi sen duymazdım o duyurdu sana Sen tutmasını Bilmezdin o tutturdu nasıl tutacağını o öğretti sana o yüzden sen Körler dend din bir görene tabi oldun bir görene tabi olduktan sonra sen yol yürüdün manevi olarak ve manevi olarak Körler zümresinden çıktın Körler zümresinden çıktın Ee ama vefasızlık edip bunları kendinden görme bu sopa nedir kıyaslar deliller o sopayı Onlara kim verdi gören E Allah dinini yaşatmak için varlığın değişik derecelerini sana gösterdi Senin önüne deliller sundu ve Sen Zahir ulema size kıyas ilmini verdi size fıkıh ilmini verdi bir başkasına hadis ilmini verdi ama işin özü kalbi ilim kalbi ilimi de sufilere verdi ama bunu verirken de bunu verirken de farklı bir yol izledi e iman edenler Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız o size o size hak ile batılı ayrıştırabiliriz diğerleri ellerindeki kıyas ilmine baktı fıkıh ilmine baktı doğruydu ama sufiler Allah’a karşı bir sakınmanın içerisine girdiler ve karşı gelmekten sakındığı gelmekten sakının Cenabı Hak Onun kalbi aklını çalıştırdı Ona doğruyu ve yanlışı ayırt erece ayırt decek bir feraset verdi Eğer kalbi aklı çalışmadı İsa kalbi ilmi yok ise onun Basiret Nuru açılmadıysa O okuduğunda kaldı okuduğunda kaldı Oysa öbürkü Allah’tan sakınmayı gördü Allah’ı sevmeyi gördü o Allah’a tabi olmayı gördü öyle olunca o kimsenin kalbi lekeleri çalıştı kalbi aklı çalıştı Cenabı Hak onun kalbine dinini anlama hak ve batılı anlama doğruyu yanlışı çözme nurunu basiretini bahş etti o kimse Allah’ı çok zikretti o kimse çok ağladı çok sızladı Allah’a tabi Oldu habibine tabi oldu ve sakındığı ve sakının ca Cenabı Hak onun kalbini İhya etti açtı kalbi aklını çalıştırdı kalbi aklını çalıştırınca o kimse Ne oldu o Hatta manevi olarak dinde Fakih oldu hani şeyban Rai ümmiy di imam-ı Şafii imam-ı hanbel’e dedi ki onun yanında neden çocuk gibi duruyorsun sen dedi sen koca imams O ise dedi Ümmü bir çoban ben dedi gideceğim bu akşam ona soru soracağım dedi Bugün gideceğim soru sorma dedi hazır cevaptır dedi İmamı Şafii gitti ona dedi ki bir kimse beş vakit namazından bir vakti dedi Eda etmemiş olsa unutsa hangi vakit olduğunu bilemezse hangisini kaza etmesi lazım dedi hiç durmadı şeyban rah anında dedi ki Onun bütün günü gaflete geçmiş bütün namazlarını kaza etsinler Ümmi şeyban Rai öbürkü büyük mezhep imamı bakın doğru akıl hemen şeyban rahiye ders aldı intisap etti Derviş oldu dört mezhep takipçileri İmamı Azam İmam Şafii imam Malik imam haneli hepsinin de üstatları var Hanefi misin Bir üstadın olacak kardeşim senin Şafi misin Bir üstadın olacak senin mezhep imamının peşinden gidiyorsan Maliki misin Bir üstadın olacak senin Hanbeli misin Bir üstadın olacak senin Sen kendi kendine ahkam kesme Eğer ki sen o mezhebin sahibisin o mezhep yolundan gidiyorsan gitmiyorsan o zaman tabi değilsin ya Nasıl basmaya İmamı Azam’ın şeyhi var imam Malik’in şeyhi var imam Hanbel’in şeyhi var imamı Şafii’nin şeyhi var Evet Mezhep imamlarının hepsinin şeyhi var suiti şeyhi var Evet var Sonradan çıktı bu zurt bozduk Allah bizi affetsin Amin o yolda yürürsen Allah senin dinini iyi anlayabilme kalbine onu verir kalbine ilham eder Sen dini iyi anlarsın ayet okuduğunda işin ilmini senin gönlüne verir sen hadis-i şerifi okud onun ilmini gönlüne verir senin Evet sen herkesin baktığı yerden bakmazsın Yeter ki sen Allah’tan sakın Allah bizi onlardan eylesin amin sopa Madem ki savaş ve kavga aletidir Ey kör o sopayı kır Paramparça et o size sopa verdi de öyle meydana çıktınız sonra da kızgınlıkta o sopayı yine ona vurdunuz müthiş Beyt sopayı kim verdi Allah verdi O Körler ne yaptı O sopayla Allah’a vurdu Haşa neden onun dinini kesmediler onun dinini Tartışmak için o sopaları ellerinde tuttular birbirleriyle dövüşmek için yaptılar onu Ne yaptılar Zahir ulema Allah’ın kendilerine vermiş olduğu bu Delil ve kıyas ilmini birbirlerini alt etmek için kullandılar Ne yaptılar dünyayı elde etmek için kullandılar Ne yaptılar insanların paralarını ütmek için yaptılar Allah için yapmadılar ibbn macen hadisi şerif alimler ile yarışmak ya da cahillere gösteriş yapmak için ilim öğrenmeye kalkışanlar Belki de insanlar İstikbal eder alkışlarlar Fakat onların yeri cehennemdir o ilim öğrendi etrafa cahillere ahkam kesmek için o ilim öğrendi alimlerle Tartışmak için Hakkı hakikati anlatmak için değil o ilim öğrendi insanlar ne kadar Alim desinler alkışlasın diye ilim öğrendi O ilim öğrendi Yani insanlar bana Temenna etsinler birisi azamı taşısın birisi takemi taşısın birisi işte elinde böyle cübbemi taşısın birisi arabaya bindirin gezdirsin gözüsün yedirsin içsin giydirsin ilmi o bunun için öğrendi kim ilmi sırf alimlerle tartışmak alçaklar la münakaşa etmek ve onları mağlup edip insanların teveccühünü kazanmak için öğrenirse Allah onu cehenneme koyar Ey etrafındaki insanlara hava atmak için ahkam kesmek için iki tane hadis be tane Fıkıh Bilgisi öğrenmeye çalışan kimse yerin cehennemlik Ey dünyalık toplamak için için ilim öğrenen çalış ilim öğrenmeye çalışan kimse dini geçim yapmak için ilim öğrenen kimse yerin Cehennem senin din geçim aracı değil din dünyalık toplamak için bir nesne değil Cenabı Hak bu ilmi insanlara bunun için vermedi dinlerini yaşasınlar daha iyi bilsinler diye verdi yine hazet Ömer efendimizin oğlundan kim ilmi Allah’tan başkası için öğrenip Onun Allah’tan başkasının rızasını amaçlara ateşteki yerine hazırlansın Sen ilmi niçin öğrendiğine bir bak sen Allah için öğrendiysen ilmini Allah yolunda harca ilmini Allah anlat ilmini Allah için anlat insanlardan bir şey bekleme insanlardan bir şey isteme ben size sohbet ediyorum deyip de kapının önünde CD satma dergini satma kitabını satma Sen kur’an-ı Kerim’e Kaç para verdin de kur’an-ı Kerim’den para kazanıyorsun Şimdi sen hadis-i şeriflere Kaç para verdin de hadis-i şeriflerden para kazanıyorsun Sen kuşeyriyye kaç para verdin de kuş Erden para kazanıyorsun Sen mesneviye kaç para verdin de mesneviden para kazanıyorsun Sen Hazreti Mevlânâ’ya Kaç para verdin ki Mevlânâ’dan para kazanıyorsun Hiç mi Allah’tan korkmuyorsun Hiç mi Utanmıyorsun Hiç mi Allah’tan sakınmıyorum sen benden iyi biliyorsun ayet-i kerimeleri ücret istemeyiniz diye Sen nasıl ücret istiyorsun sen nasıl andırı yorsun Bunu sen nasıl dine ihanet ediyorsun nasıl yoluna ihanet ediyorsun imam-ı Azam’ın ilmine Kaç para verdin imam-ı Şafii’nin imam-ı Malik’in imam-ı hanbeli’nin ilmine ne kadar verdin buhari’yi hadis topladı diye ne kadar para verdin Buhari’den para kazanıyorsun İmam malikten Tirmizi Ebu Davut’tan İbn macen para kazanıyorsun Kaç para verdin Allah muhafaza eylesin Amin tirmiziden hadis-i Şerif Ahir zamanda din vasıtasıyla dünyalık elde etmek isteyen bazı kimseler Zuhur edecektir insanlara yumuşak görünmek için koyun postuna bürünecek dilleri baldan tatlı ama kalpleri kurt kalbi olacaktır Allah buyuracak ki bana mı güveniyorsunuz yoksa bana karşı cüret mi gösteriyorsunuz zatıma Yemin ederim ki onlara öyle bir fitne göndereceğim ki içlerinde Halim olan kişi bile şaşırıp kalacaktır Siz ilminizi neden dünyalık toplamak için uğraşıyorsunuz hem ilahide diyeceksin ki Derviş dünya malını neyler hem de çıkac elinde makbuz herkesten para dileneceksin herkesten pul dileneceksin adamın arsasını diyeceksin ki sen arsayı bizim vakfımıza ver Vermezsen başına bela olur bak başına ne tür musibet gelecek belli olmaz o saf Adamcağız da benim telefonumu bulmuş beni arıyor benim başıma bir bela gelir mi gelmez kardeşim dedim Ne gelsin dedim Laf bu dedi Sen arsanı istediğin yere tasadduk et tasadduk etmek istersen adamın saflığına Bak Hocam ben diyor üçte birini size versem beni beladan korusan hala daha dedim ya sen bu kadar safsın cahilsin dedim ya dedim bizi dedim perişan edeceksin şeytan mı seni yönlendirdi bize dedim ya git kardeşim dedim bana arsa Marsa lazım değil Ben dedim Babamdan kalan malları yiyemem mişim daha dedim Ne yapayım senin arsanı paranı pulunu git bak işine Bu İnsanları böyle aldatıyorlar böyle kandırıyorlar Bunlar Alim sözler bunlar Şeyh Bunlar dünyalık avına çıkmışlar Bunlar yırtıcı hayvan gibi bilmiyorlar Allah bunlardan İntikam alacak İntikam alacak kardeşim çalış senin en iyi en güzel en tatlı en halal helal yol alın terini yemendir ne biliyorsa işin Neyse ticar Ticaret sanatsa sanat ziraat ziraat bak iş yine ama yok bunlar dünyalık toplamaya kalkmışlar Bunlar Allah bizi affetsin ne yaptıklarının farkında değiller ya da bile bile yürüyorlar Ey Körler güruhu ne iştesin Ne yapıyorsunuz aranızda bir gören kişi alın Ey Körler Siz kör olduğunuzun da farkında değilsiniz Kendi kendinize ilim Sevdasına düşmüş ama ilim kibriyle yürüyorsunuz Ey kör sufiler kendinizi gören gibi gösteriyorsunuz Ne iş yapıyorsun şeyhim diye cını yorsun mesleğin ne senin kazancın nereden senin şeyhim diye cını yorsun bir dervişin rüyasını tevil etmekten uzaksın bu manevi ilmin de yok senin sen Körsün kör olduğun halde körlüğünün de farkında değilsin Zikrullah halak ne olup bittiğinden de haberin yok halaki zikrullah’a gelenden gidenden de haberin yok halaki zikrullah’a Kime Kılıç vurulmuş ondan da haberin yok Körsün kör olduğun için dervişlerin elinde oyuncak olmuşsun Dervişler seni ne tarafa sevk ederse o tarafa doğru gidiyorsun Çünkü Körsün kör olduğun halde şeyhlik asına kapılmışsın Körsün sana bir gören gerek git kendini bir mürşid-i Kamil bul git o mürşid-i Kamile intisap et Tövbe Et yoksa Hazreti üstadımın dediği gibi domuz başı gibi halk olacaksın Üstadım öyle dedi oğlum bir kimse dedi Üstadı ona şeyhlik vermediği halde şeyhim dediyse bu böyle bir hali olmadığı halde de böyle diyorsa dedi kendi kendine Mahşer yerinde dedi Hınzır gibi halk olacak dedi üstadımın dedi Sen ne yapıyorsun Sen kendi kendine neden öyle süs veriyorsun Allah muhafaza eylesin Amin Eğer gerçekten sen Şeyh olsaydın ve gerçek manada şeyhini icra etseydin bulunduğun topluluğunun Efendisi olurdun sen gerçekten gerçek manada Bir Alim olsaydın bulunduğun toplulu toplumun Efendisi olurdun Çünkü hadisle sabittir bu bu boş bir söz değildir Sen gerçekten Bir mürşit olsaydın bulunduğun topluluğun Efendisi olmasına hak kazanırdım Sen gerçek manada Allah için Alim olsaydın ve ilmini Allah için ilmini insanlara saats Saydın bulunduğun topluluğun Efendisi olurdun Çünkü hadis-i şerifte İbn Mesud der dedi ki eğer ilim ehli gerçekten ilimlerini koruyup da hakkıyla yerli yerine koysalardı kendi zamanlarının efendileri olurlardı Ne var ki onlar ilimlerini dünya ehline dünyalıklar bir şeyler elde etmek için yaydılar ve o onlara karşı küçük düştüler Sen insanların dünyalıklar bakarak tan ilmini yaymaya çalıştın ve küçük dünyalıklar aldandın onların önünde küçük düştün Sen Allah’ın ilmini sana vermiş olduğu ilmi o dünyalı değiştin Allah’ın ilmini az pahaya değiştin sufiliğin az pahaya değiştin Sen bir mürşid-i kamilin Dergahına intisap ettin az bir pahaya 3 be kuruşa 5 10 kuruşa kendini peşkeş çektin gittin Onun bunun önünde el avu Çavuş dururdun bu hizmetlerin yürümesi için şöyle lazım Böyle lazım devşirin Parayı cebine koydun Ondan sonra Allah seni faş etti Allah seni orta çıkardı Geylan Hazretleri de başını aldı götürdü Sen sufiliğin neye harcadın canım kardeşim benim yıllardan beri sana anlattık defalarca bu yol manevi burada Senin aklın geçmez bu yol manevi burada senin Gaydırı ufaklığın geçmez Bir bakmışsın ki ası vermişler seni kapıya seni oradan indirecek kimse de yok Sen neden ilmini dünyalı değiştin Maddi manevi e zahiri anladık onlar oturuyorlar bir kitap yazıyorlar veriyorlar yayınevine gelsin paralar ii sufilikte ne arar Kardeşim böyle şeyler sufilik yolu istismar yolu değildir sen Derviş kardeşlerini istismar edemezsin sen sufilik onu istismar edemezsin E sen hem bir görene tabiyim diyeceksin hem de her her halt diyeceksin kim bütün Maksat ve gayeler dert ve gamların Tek şeyde yani ahirette toplarsa Allah ona dünya derdini göstermez kim de dert ve gayeler dünyanın çeşitli hallerinde dallandırıp leyi helak edeceğine hiç Aldırmaz İbn mce Sen dünyayla ne işin var senin Sen insanlara ilmini dünyalara peşkeş çekiyorsun Sen sufiliğin dünyaya peşkeş çekiyorsun sen iki alkış a kanıyorsun iki eleştiriye boyun uyuyorsun ama beni eleştirir perse Ben bunu söylemiyim söyle sen Hakkı gizlersen D şeytansın söyle Kur’an ne diyorsa anlat sünnet-i Seniye ne diyorsa anlat bu yaptığın iş haram kardeşim de bu yaptığın lanetlik bir iş de sen ne ama böyle herkese Nabza Göre Şerbet vermeye kalkıyorsun Sen ilmini peşkeş çektin o ilmini ilmi sana veren allah’tı o sufiliği sana bahşeden Allah sen ona vefasızlık ettin Allah muhafaza eylesin Amin ortadan kalkmadan ilme sarılmalısın onun ortadan kalkması ilim sahiplerinin yok olup gitmesidir ilme sarılın Çünkü hiçbiriniz ona ne zaman muhtaç olacağını bilemez öyle insanlarla karşılayacaksınız ki karşılayacaksınız ki Kur’an’ı arkalarına attıkları halde sizi Allah’ın kitabına çağırdıklarını iddia edeceklerdir darimi Kur’an’ı arkalarına attılar ve hadisleri inkar edip size diyorlar ki gelin Allah’ın kur’an’ına bağlı kalın sünnet Seniye yok Kur’an’a her şeye yeter sana da yeter mi Kur’an sana da yeter gel benimle bu konuyu konuş Kur’an bana sana bana yeter Dediğin anda sana ayeti kelimeyi söyleyeceğim kafirleri gördüğünüz yerde öldürünüz Evet diyeceğim ki kalk öldür Bu kadar basit Allah’ın hükmüyle hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridir Hükmet diyeceğim ona Hükmet bu kadar iki ayeti kerime Evet onlar böyle aldatacak insanları insanları ifsat edecekler dini hayat Rabbim onların şerlerinden bizleri korusun amin haklarınızı helal edin Helal olsun Bizden yana da helal olsun inşâallah E malum bizim diş problemi devam ediyor O yüzden böyle harfler kelimeler doğru çıkmadıysa Elimizden gelece gelen bir şey yok özür diliyorum hepinizden de ben öyle dikkatli de konuşamıyorum Hani acaba SS mi çıktı vv mi mi çıktı yeğ mi çıktı Eee Rabbim inşâallah Herkese hayırlı şifa versin amin ama dişlerinizi yaptırmaktan korkmayın tedavileriniz ihmal ettirmeyin hastalıkla alakalı tedavileriniz de ihmal etmeyin o da sünnet Seniye çünkü tedavi olunuz Emir bakın tedavi olunuz Emir O yüzden bir kimsenin üzerinde bir rahatsızlık var ise tedavi yollarını arayacak tedavi olacak Cenabı Hak Şifa arayanların şifaları yardım eylesin amin Onlara hayırlı şifalar nasip eylesin amin nerede hasta olan nerede ızdırap çeken varsa Rabbim onların ızdırapların dindirsin İnşallah amin haklarınızı helal edin Helal olsun Elf Fatiha salavat Amin.
299. Mesnevi Şerhi 2130. Beyitten – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, DÂRÜLHARP-DÂRÜLİSLÂM nedir? Sorular ve Cevaplar. 01.12.2022 , Mesnevi Okuması (2239. Beyitten) 02.08.2025. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.