Mesnevi Şerhi

292. Mesnevi Şerhi (2080. Beyitten)

Mesnevi Şerhi (2080. Beyitten) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (2080. Beyitten) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Amin ecmain Geçen hafta ancak surun üfürülmesi nefeslerinin aksinde ibaret olan Yüce azizlerin sesleri bundan müstesnadır onların sesleri bakidir yani o velilerin o mürşid-i Kamil in seslerinin Baki olacağı onların Normalde Eee bütün her şey yok olsa dahi onların o seslerinin yok olmayacağın dairde 2080 beyitten devam ediyoruz onların gönülleri öyle bir gönüldür ki gönüller ondan sarhoştur yani o azizlerin o mürşid-i kamillerin o pirlerin o velilerin gönülleri öyle bir Gönül ki o gönülden diğer Gönüller sarhoş olur Gönül malum işte bazı bunu normalde bazı yerlerde kalp denir Bazı yerlerde gönül olarak geçer işte böyle değişik bu konuda Eee Herkes kendi kültürün bir şey söylüyor ama genel manada İlahi aşkın Allah’a ının imanın İslam’ın ihsanın tecelli ettiği mekan olarak adlandırılır Çünkü iman içsel bir şeydir Hani tarifte de dil ile ikrar Kalp ile tasdik denir ya dil ile ikrar Kalp ile tasdik yani dil ikrar eder ama asıl imanın hakikati İnsanın kalbinde gönlündedir Çünkü Normalde dil sadece hukuk açısından karşımızdaki etrafımızdaki insanları Bağlar Yani bir kimse Ben müslümanım dediği anda dil ile ikrar etti ona Ben müslümanım diyene Sen Eşhedü en la ilahe illallah eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu de diyemezsin Ancak o küfre düştüyse o zaman ona Telkin edilir böyle küfre düştüğüne de sen şahit olman lazım Öbür türlü o kimse iman ehlidir Ben müslümanım dediği zaman bitmiştir mesela veya ben İslam’ı dediğinde bitmiştir veya ben Kur’an ehliyim bitmiştir Ben Muhammed ehliyim bitmiştir Siz ona bir daha bir şey diyemezsiniz ve Normalde bunu Gönül tasdik eder kalp tasdik eder dil sadece Kalpteki tasdiği ikrar eder dışarı söyler Öyle olunca Normalde Tabii Hani onların gönülleri öyle bir gönüldür ki gönüller ondan sarhoştur yani Gönül diğer gönülleri ne yaptı etkisi altına aldı onlara Normalde kendi sarhoş yani Allah aşkıyla Allah aşkının verdiği coşkunluk kendisinde var ama o Gönül de diğerlerini de etkiliyor Normalde o zaman öyle bir gönül sahibi ki o mürşid-i Kamiller ku veliler peygamberler başta diğer gönülleri de etkiliyor ve Normalde gönüllerin etkilenmesi demek onların ruhları da etkileniyor canları da etkileniyor fiziki vücutları da etkileniyor bu etkileşim hem içsel hem dışsal Yani nasıl içsel o kimsenin hem iç gönlü iç alemi coşuyor iç Alemi sarhoş olıyor Aynı zamanda da fiziki vücudu da onun bundan etkileniyor Şimdi biz vücudun etkilendiğini tahmin edemeyiz hiç Aslında sohbetten zikrullahtan dinle Diyanetle alakalı meselelerden vücut da etkilenir çünkü hani Allah’ı zikreden bir kimse diridir hadis-i şerifte Allah’ı zikretmeyen kimse de ölü gibidir o zaman bir kimse Allah’ı zikrediyor Allah’ı zikredince asıl diri o oluyor Onun vücudu diri Allah’ı zikretmeyen ise ölü gibidir Normalde asıl ölü gibi olan vücut da Allah’ı zikretmeyen Kimsenin öyle olunca Gönül gönülleri etkiledi Gönül o Gönül sahibi ruh da diğer ruhları etkiledi O zaman o peygamberler o veliler o mürşid-i Kamiller hem gönülleri le etkiledi hem de ruhlarıyla etkiledi hem de fizikleri le görüntüleriyle etkiledi Hani E yine Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri velilerle alakalı Biz onları nasıl tanırız dediklerinde onlar görüldükleri de Allah hatıra gelen kimselerdir yani o kimseyi gördün sen görünce hatırına Allah geldi O zaman o kimse bak senin fiziki le de etrafı ne yaptı etkiledi Sen bir Allah dostunu gördün gördüğünde Allah bir Müslüman bir mümin baktın Allah hatırına geldi O zaman o kimse mürşid-i Kamil o Veli o Allah dostu o Çünkü görüldüğünde Allah hatırla geldi Demek ki fizikleri le de ruhlarıyla da kalpleriyle de gönülleri le de ve aynı zamanda lafız kelamları la da o kimseler ortadan k olmuyorlar ve etkiliyor etkileniyorlar Tabii Normalde Gönül deyince hemen Ahmed İbn Hanbel’in naklettiği hadis-i Şerif kimlerle alakalı velilerle alakalı bu ümmette Abdallah 30 tanedir kalpleri kalpleri Halil Rahman Hazretleri İbrahim Aleyhisselam’ın kalbi üzeredir Bunlardan biri ölünce Allah onun yerine bir başkasını koyar o zaman o velilerin o mürşid-i kamillerin o Allah dostlarının 40 tanesinden 30 tanesinin gönlü İbrahim Aleyhisselam’ın gönlü üzerine ha diyeceksiniz ki 10 tanesi 10 tanesi de farklı Gönüller üzerine ama nor ne yapıyormuş bunların 10 tanesi Pardon özür dilerim 30 tanesi İbrahim gönüllüyü Hz Pir de ne diyor Onların gönülleri Hz pir’in sözü bu Bu onların ondan sarhoş olur onların gönülleri Çünkü İbrahim Aleyhisselamın gönlü üzerine Pir seviyesindeki zatlar onlar Tabii bunun dışında yine İbn hanbel naklediyor bu Hazreti Ali Efendimizden rivayet Bu da ebdaller şamdır onlar 40 erkektir Bunlardan biri öldü mü Allah yerine birini koyar Yağmur onlar sebebiyle sular düşmanlara karşı onlar sebebiyle yardım edilir Şam ehlinden azap onlar sebebiyle bertaraf edilir Yani normalde hani bu demek ki onlar ne kaç taney demiş 40 taney demiş bu bölgesel olabilir Şam’da 40 tane olabilir başka bir yerde 40 tane de olabilir o gün için Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Şam bölgesini işaret etmiş bunlar 40 tanedir demiş Pakistan’da olabilir Afganistan’da olabilir bunu böyle sınırlandırmayı çok gönlüm el vermiyor Yani Cenabı Hakk’ın velileri evliyaları Dünyanın her tarafında olabilir ve Normalde o zaman bazen 40 bazen 30 deniliyor Ya bunlar bunun içerisinden ben şöyle çıktım Çünkü bazı hadis-i Şerifler var başka hadisi şerifler Ben Hepsini almadım buraya 30 dedikleri kırt dedikleri de var ayrıyeten kadınlardan da var hadisi şeriflerde Veli olan Allah dostu olan o zaman Bunlar Normalde baktığımızda işlevleri önemli adetleri değil adetleri 40 da olabilir bölge bölge Kırkar tane de olabilir Hepsi bu mümkün ama normalde işlevleri ne bunların işlevleri Kur’an ve Sünnet Seninin ayakta durması için mücadele etmek bunların işlevleri bu dini mübini İslam için Allah yolunda Cihat etmek her noktada Hem fikri planda hem kalbi planda hem Cihat meydanında savaş meydanında bunların işi dini mübini İslam’ı ayakta tutmak için mücadele etmek ve bunların gönülleri O yüzden Normalde Eee diğer gönüllerden farklı ve ne yapıyorlar diğer gönülleri de bunlar etkiliyorlar ve aynı zamanda da bunlarda Bir de manevi s hoşluk var sarhoşluk vardır manevidir sarhoşluk vardır dünyevi dir sarhoşluk vardır içtiği şeylerden sarhoş olur sarhoşluk vardır borçtan sarhoşluk var aşktandır sarhoşluk var kadındır sarhoşluk var erkek bir kadını beğenir sarhoş olur kadın Sarhoşu erkek sarhoş olur sarhoşun çok çeşidi var bir kimse dünya Sarhoşu Dur daha fazla dünyalık elde edeceğim diye can hş uğraşır dünya Sarhoşu Kimisi borç sarhoş olur borçlanır O borç onu sarhoş eder iki yakası bir araya gelmez varı gücü borçla yatar kalkar kimse vardır bir sıkıntı gelir sıkıntı sarhoş olur bir problem Yaşar problem sarhoş olur yatar problemle kalkar problemle bu Normalde sarhoşluğun çok çeşidi var bunların normalde hani biz dünya Sarhoşu der hepsini bir yere toplarız ama bunların içerisinde çeşidi çoktur bugün için insanların üzerindeki sıkıntılarda işte bir problemi vardır aşamıyor oldur Mahkemesi vardır aşamıyor bildiğin problem sarhoş olur Bildiğin mahkeme sarhoş olur veyahut da bir kimsenin bir eşi hastadır hastalık sarhoş olur kendisi hastadır kendi hastalık sarhoş olur bu Normalde işin bu Aşırı noktasıdır Çünkü sabahtan akşama kadar onunla yatar kalkar onun sarhoş olur bunların içerisinde en güzeli manevi sarhoşluktan şluk durur ki bu sarhoşluk Ben ona bazen Hani diyorum ya Mansur şarabı içmiştir diye onun içkisi şarabıdır ilahi aşktır Bu ilahi aşk bulaşıcıdır nasıl bulaşıcıdır O sende Durmaz senin gönlünde frekansı tutan senin gönlüne frekansı tutanlar da o manevi Aşkın cezbesi kapılırlar Çünkü aşk cezbeder ve o ilahi manevi bir cezbeder ona tutulan kimse etrafına da ne olur etrafı da tutulur onun o ilahi cezbeye O yüzden bu manada o bulaşıcıdır o bulaşıcı değildir diyemeyiz şimdi Öyle olunca buradaki Hazreti pir’in sarhoşluktan kastettiği şey manevi fiziksel değil ilahi aşkla alakalı O yüzden Hazreti Pir başka bir beytinde diyor ki aşk şarabını içen sarhoş olur ama bu sarhoşluk insanı yüceltir Yani bu aşk şarabından içen manevi Aşk Sarhoşu olan bir kimsenin makamı yükselir o Yüceler yücesine doğru kanat çırpmaya başlar ve onun sarhoşluğu hiçbir sarhoşluğa benzemez şimdi dünyaya sarhoş olan ona bakar bu deli olmuş der başka bir şeye sarhoş olanlar ona bakarlar bu deli olmuş derler ondan uzaklaşırlar Çünkü manevi Sarhoşu kaldırabilecek olanlar ancak onun Gönül frekansında olanlar kaldırırlar o Gönül frekansında olmayanlar onu Tabiri caizse canavar gibi görürler onu böyle vahşi görürler ya bir kimse beş vakit namazını böyle Hiç kaçırmadan kılıyor Bakar ona o gönülde O namaza karşı muhabbeti olmayan ya Bu kadar da olmaz ya der veya o kimse zikrullahtan zikrullah’a koşar dışarıdaki kimse ondan tat almamış ya Ya siz işi aşırıya ka götürüyorsunuz Böyle de olmaz ya haftanın 45 gecesi zikre gidiyorsun derse gidiyorsun der Oysa almış olduğun kadın namazında abdestinde örtülüdür Bir de sana Takva kesiyordu Ama sen DT Gece beş gece zikrullah’a gideceğim deyince o takvalı Hatun çıkar başka bir hatun gelir önüne der ki ya bu kadar ders mi olurmuş Ne bu iş aşırıya gidiyor der veyahut da işte bir kadın Normalde evlenir Normalde işte der ki derslere gidiyorum ben Benim zikrim var şuyum var buyum var Adam der ki o Tamam ya ben de böyle bir şey istiyordum zaten ben de sana uyarım der kadın der ki bizim 3 gün 4 gün dersimiz var bu bu kadar olmaz ya Böyle olur mu ya Yani evin de var bak eşin var Çocuğun var der Hani beraber koşacaktır yolda tansın kaldı Şimdi o manevi sarhoşluk o Gönül frekansı yakalanmazsa baba anne çocuğuna yabancı olur eşler birbirine yabancı olur Neden gönül frekansı tutmadı Çünkü Oysa evleniyor lardı ne kadar güzel bir gelecek bekliyordu onları pembe Pancarlı bir evleri olacaktı Bahçeli bir küçücük bir evleri Olacaktı böyle küçücük bahçede çocuklar oynayacak lardı Bunlar Sabahları kalkıp orada Gül kesecekler derleyeyim adam pazar günü sabah nereye gidiyor Üftade hazretlerinde ders var Üftade hazretlerinde derse gideceğiz zikrullah’a Haydi e Perşembe ders var Cumartesi ders var E pazar günü ders Var Mahallede ders var Onun dersten başını kaldıramıyor Ondan sonra telefon açıyor bana Mustafa hocayla mı Görüşüyor Estağfurullah Benim adım Mustafa mı Ben Hoca değilim benim eşim size Derviş kardeş size Derviş derken Allah’ın kulu E işte ne var Buyur derdini söyle haftanın 4 gecesi derse gidiyor Allah Allah iyi ne yapsın haftanın 4 günü meyhaneye mi gitsin biris söyle dedi meyhaneye gitse daha iyiydi dedi Şimdi o arkadaş da bu eşiyle alakalı eş olmaz önce geldi bana anlattı böyle dedi dedim evlenme bak istersen Bundan ama karar senin dedi hani evlenmeyi düşünüyorum Allah yardımcın olsun bak dedim hani dervişlik zor zenat bu Derviş değil dedim Yarın öbür gün problem yaşarsın sonra dedim ya dedi bana dedi ki dedi Ben hani senin yolundan Giderim oğlum dedim hep böyle diyorlar sonra dedim yok Pazar günü Gelibolu’ya gidiliyor yok Bu pazar İzmir’e gidiliyor yok fanci yerde ders var yok pişman ciğerde ders var Lastik patlatıyorlar dedim daha ileri gidiyor kayış atıyor dedim ben gidiyor yok dedi ben söz verdim dedi iyi aynı o kadın dedim Sen filancanın teyit ediyor filancanın eşisin değil mi dedim ben evet dedi böyle olacağını ben böyle olacağını bilseydim Ben evlenmezdim ben ayrılmayı düşünüyorum dedi e dedim ayrılabilirsin sıkıntı diok Ben zaten ona dediydim dedim ben Sen bu kadınla evlenme bak istersen dediydim dedim dinlemedi beni dedim benim dediğim çıktı dedim Öyle mi dediniz siz Dedi Evet öyle dedim dedi Sana söylemedi mi dedim ben söylemedi dedi utanmıştı Sen beni kötü bileceksin diye dedim söylememiştir Ama ben ona dediydim oğlum İstersen sen bu kadınla evlenme diye dedim hatırlıyor mu dedim bir Perşembe dersindeyim kulağıma söyledi böyle birisi dedi bana dedi Ben de oğlum bak vazgeç istersen dediydim dedi ne yaptı dedim bana şikayet edeceğin şey olacak evimin elektriğini ödemedi doğal gazı ödemedi suyu ödemedi Evde yiyecek içecek almadı parayı çarçur etti parayı kumara götürdü yatırdı parayı şuraya yatırdı buraya yatırdı eve bakmadı Bana bakmadı hani çok özür dilerim gece hayatıyla alakalı vazifelerini getirmedi farzlar Bunlar dedim bunları söyleyeceksin bana dövdü mü dedim ben hayır dedi sövdü mü dedim ben hayır dedi aç mı bıraktı Hayır açıkta mı bıraktı Hayır bu çocuğun kabahat Ne dedim Onu söyle bana tekrar söyle dedim e dedi Çok DSE gidiyor Sen zikre karşı mısın dedim ben sustu zikre karşıyım de dediğin anda dedim kafir hükmüne girecektim diyecek nikahın da düşecekti dedim dikkatli ol şimdi o Gönül frekansında değilse bir kimse Gönül frekansında değilse bunu anlayacak noktada değil Çünkü sufilik Gönül işidir İslam da Gönül işidir din Gönül işidir kalp işidir dil ile ikrar o dışarı karşı hukuktur asıl kalbin tasdik etmesidir Sen Müslüman mısın kalbin tasdik etti mi Allah’ın varlığına birliğine kudretine kuvvetine kitabına peygamberine öyle Şimdi ben Allah’ın varlığına inanıyorum ama peygamberlere İnanmıyorum sen inanmadın hiçbir şeye kafirsin sen ben Allah’a inanıyorum peygambere de inanıyorum ama Kur’an’ın Ben değiştirilmediğine inanmıyorum değiştirilmiştir kafirsin Sen Kur’an önceden yazılmamış e sonradan toplanmış Ee Ee bu sonuca gel e bazı ayet-i kerimeleri keçiler yemiş senin aklını keçi yemiş sende kalmam gitmişsin sen saadete geldi Kalp ile tasdik Senin kalbin iman etmediyse Evet zahiren hukuk olarak sen müslümanlardanım Ben müslümanım dediğin müddetçe ama kalbin tasdik etmediyse Sen cehenneme Doğru yol alacaksın din Gönül işidir sufilik de Gönül işidir nasıl bas bea sen Allah’ı sevme yoluna giriyorsun gönülle alakalı Sen bir kadına bakıyorsun muhabbet etmediysen Sen onunla geçinemez gönülle alakalı Sen bir adama bakıyorsun muhabbet besliyorsan geçinir onunla ama muhabbet beslemiyorsa geçinemez gönülle alakalı insanın merkezidir gönlü Gönül merkezdir akıl Merkez değildir Gönül merkezdir bir kimse severse kabullenir severse aşık olur severse feda eder Her şeyini sevmeyen kimse hiçbir şeyini feda etmez gönülle alakalı bu zatların devam ediyor haz Pir yoklukları öyle bir yokluktur ki biz b varlıklarımız o yokluktan var olmuşlardır onların yoklukları öyle bir yokluk Aslında bu böyle hani okurken çok yüzeysel demiş gibi görünüyor ama Hazreti Pir biraz üzerinde Tefekkür edince insanın beyin damarlarını açıyor karıştırıyor İnsanın beynini aklını fikrini kalbini karıştırıyor yoklukları öyle bir yokluktur ki bizim varlıklarımız o yokluktan var Olmuştur E şimdi Enam Suresi ayet 101’de Cenabı Hak diyor ki o gökleri ve yeri eşsiz bir şekilde Yoktan var etti Cenabı Hak bütün kainatı varlık alemini Yoktan var etti yani siz varlıkta geriye doğru adım adım gitseniz gide yokluğa geleceksiniz yokluğa yani yok E şimdi insanlarla alakalı da düşündüğümüzde Cenabı Hak ayeti kerimede diyor ki Siz yoktunuz Allah sizi var etti Siz yoktunuz diyor o zaman geriye doğru gittiğimizde yokuz Biz ama o velilerin o mürşid-i kamilin kamillerin yoklukları bizim yokluğumuz gibi değil Nasıl biz gittik gittik Gittik gittik geriye yokluğa vardık dedik ki biz bundan önce yoktuk ama o peygamberler o veliler için diyor ki onlar yokluktan yaratı onların yokluğundan yaratıldık biz yani o zaman hani buradan tekrar yaradılışa gideceğiz yaradılışa gittiğimizde o zaman Cenabı Hak önce Hazreti Muhammed Mustafa’nın ruhaniyetini ve Nuraniye dini yarattı önce bir şey yarattı kendi ruhundan ve nurundan ondan Hazreti Muhammedi Mustafa’nın ruhaniyetini ve Nuraniye dini yarattı Sonra mürşid-i kamillerin peygamberlerin velilerin mürşid-i kamillerin ruhaniyet deri yaratıldı daha henüz Müminler sırada yok da o zaman onların yokluklarında gelme bütün müminlerin yaratılmışları Hazreti Pir öylesine derinlemesine gidiyor ve Normalde Evet Allah bütün kainatı var yoktan var etti Yoktan var etti vardan var etmedi başlangıç Yoktan var etme ve güneşe Normalde aya yıldıza baktığında göklere yere baktığında Bakabildin yere baktığında eşsiz yarattı Bir de yani benzersiz yarattı benzeri yok İlk başlangıçta yaratılmanın yaratılan hiçbir şeyin hiçbir şekilde benzeri yok Sonradan da yaratılanların hiçbir benzeri yok Siz dünya gibi başka bir dünya bulamazsınız neden o dünya Çünkü bu dünyaya benzemez Allah Yoktan var etti her şeyi benzersiz yarattı Yani bir model var o modele bakarak tan yaratılma değil bu modelsiz Herhangi bir model yok Herhangi bir kopya çekecek bir yerden yok bu ona benzesin şu ona benzesin böyle bir şey yok Allah Yoktan var etti bütün kainatı insanları da yok Yoktan var etti insanlar için de aynı şeyi söylüyor Melekleri de Yoktan var etti cinliler de Yoktan var etti ayı Yıldızı semavatı Yoktan var etti hiçbir şey yok idi Allah var idi Ve Allah tanınmak istedi tanın makaklı isteyince Cenabı Hak kendi ruhaniyetinden ve nuraniyyeti bir şey yarattı ve o yaratmış olduğu şey Hz Muhammedi Mustafa’nın ruhaniyeti ve nuraniyyeti ydi yani nuru Muhammedi di ve nur-u Muhammed’den diğer varlıklar yaratıldı ve yaratılan varlıkların hiçbir zaman herhangi bir yerden kopyası yoktu hiçbir insan başka bir insanın kopyası değildir her yaratılan varlık her yaratılan varlık kendine münhasır yaratılmıştır Biz şimdi sayamayız belki de işte diyelim ki dünya üzer ben diyeyim ki 10 milyon varlık vardır Sen ki 10 milyar varlık vardır fazladır da 10 milyar de aslında fazladır şimdi 18 milyardır Örneğin 18’den gider ya her şey 18.000 Alem denir ya 18.000 Alem değil 18 milyar deyin Siz ona Dünyada sadece Dünya üzerinde ruh üflenen varlık böcekler hayvanlar balıklar bitkiler ağaçlar insanlar bunlara baktığınızda böyle sayısal olarak baktığınızda işin içinden çıkamazsınız ve sayısal olarak baktığınız bu varlık sadece dünyayı konuşuyorum bu dünya varlığının içerisinde Sen de bir hücreden ibaretsin kendine Bu kadar ehemmiyet verme ya Düşünebiliyor musunuz sadece dünya varlıklarını saymanı mümkün değil hani mümkün olmadığından insan denmiş mümkün olmadığından hayvan denmiş mümkün olmadığından bitki denmiş mümkün olmadığından balık denmiş Örneğin mümkün değil Çünkü siz denizdeki balıkların cinslerini dahi sayamazsınız bitkilerin cinslerini sayamazsınız meyvel cinslerini sayamazsınız renklerine daha gelmedik böyle olunca hiçbirisi de birbirine benzemez hiçbirisi de dünyanın dışına çıksan galaksileri sayamazsın yıldızları sayamazsın içindeki varlıkları sayamazsın cinni taifesi sayamazsın Melekleri sayamazsın Melek cinliler arasındaki yaratılmış olan şeyler var varlıklar var sayamazsın cinli taifesi kendi içerisinde kafirler ayrı Müminler ayrı münafıklar ayrı mürtedler ayrı onlarda kavim kavim renk renk sayamazsın bunları böyle Tefekkür ettiğinizde veya manevi hal olarak bunları yaşadığınızda Vallaha da billaha da kendinize dönüp dersin ki ya sen bir hissin ve bunca o varlığı Yaratanın önünde insan Hala da böbürlenir kibirlenir kendini bir şey zanneder ya En gülünç tarafı da bu veya bu varlığı komple bir insan kendince Tefekkür etse incelemeye çalışsa Yani bu varlığı inceledikçe Allah’ın yok olduğunu veyahut da Allah’ı inkar etmenin Gerçekten ve gerçekten kocaman bir cahillik ve kocaman bir aptallık olduğunu görür ancak cahiller inkar eder zaten Aptallar inkar eder Yani bir kimse Allah’ı inkar ediyorsa ya delidir ya zır cahildir ya da aptalın tekidir o o yüzden eski İslam alimleri bir kimse Allah’ı inkar ettiyse onunla tartışmam bile demişler ki ya Bu deli ya Aptal ya Deli ya aptal ya da kar cayı ya bu demiş Yani insan görünümündeki bu Bununla tartışılmaz demiş tartışmam Kale almamışlar şimdiki Müslümanlar cahil birisi Allah’a iman etmedim inkar ettim deyince onunla tartışacağız diyor işte bırak cehenneme de odun lazım bırak sen onunla tartışınca o da kendisini bir şey zannediyor birisi de açmış gece yarısı telefon yoldan geliyor Mustafa özbağa mı Görüşüyor Evet buyurun Ben Allah’ı inkar ediyorum Bana ne kardeşim ben Allah mıyım dedim ya bu durdu şimdi bana ne dedim ya Cehennemin dibine kadar yolum var dedim Gecenin saat 1.3a dedim Bunun için mi aradın beni yok dedi Hani tartışırız böyle K ne tartışacağız seninle aklın yok senin dedim akılsız adamla gece vakti ne tartışacağız kardeşim kapat telefonu dedim ya Allah sen dedim ya delisin ya Aptalın tekisin ya da zır cesin dedim bu durdu Ben dedim gözünü düşün dedim sen dedim nasıl gördüğünü bana ispat et ben sana Allah’ı ispat edeceğim dedim durdu bu şimdi gözünün görmesini ispat et bana dedim bu durdu lan Bildiğin et parçası bile değil dedim nasıl görüyor Acaba dedim ya ben hiç bunu düşünmedim daha dedim aptalsın ya dedim baştan söyledim sana dedim ya delisin ya aptalsın ya cahilsin üçünden birisin dedim bir insan önce gözünün görmesini düşünse dedim ben kafasını Secdeden kaldırmaz dedim ulan kulak kulağa düşünsen et parçası nasıl duydum diyorsun nereye Duydun Ne duydun kim öğretti sana duymayı kim programlı senin beynini duyma noktasında ha bana anlatacaksın çeki ‘ vurdu Örs mü zengiye vurdu ananın gözüne vurdu tam ananın tam gözüne vurdu bunu Anlatma bana çıkar kulağını koymasan üzerine Hadi duysun ha çekişti örsü durdu öldü adam had duydu mu bunu böyle anlatıyorum duymadı dedi Duydu dedim ben de Bu sefer o kulak Duyar dedim Hocam kafayı yiyeceğim dedi yemişsin zaten oğlum dedim gece vakti beni arıyorsan o kulak Duyar nasıl duydu dedim ben durdu şimdi dedim ki İsa Aleyhisselam’ın havarileri birisinin üzerine katilsin dediler Antakya’da geldi dedim baş Havari ölen dedim ölen cesede dedim sordu Ey filanca Seni kim öldürdü dedi dedim kim öldürdü seni Allah adına konuş Seni öldüren kim dedi dedim cesede sordu dedim ceset cevap verdi dedim beni filanca öldürdü nasıl dedim duyulmuş kulak durdu Sen şimdi Allah’a inanmıyorsun ya havaris de inanmazsın sen peygamberine de inanmazsın sen kulağının ünün kulağının da işiteceği inanmazsın dedim Hocam bir şey itiraf edeceğim et senden için normal değildir dediler normal değil mişin sen dedi lan sen normal misin dedim Sen normal misin Hadi çabuk dedim Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resul de ölürsen kafir olacaksin dedim Eşhedü en la ilahe illallah eşhedü enne Muhammed Sen benim karımsın dedim şimdi ona ne oldu dedi benim cennetliğim oldun Dedim birinin imanına vesile olmak dünyada kıların da dünyadakilerin Gökteki meleklerin cinni taifesinin yaptığı ibadetten evladi diyor Hocam mutlu mu oldun benden dedi Allah’ım içimden Patlayacağım Gerçekten sen sapsın diye dedim bak hemen İslam’ın şartlarını söyledim imanın şartlarını söyledim Bana söz ver dedim bunların yaşayacağını söz veriyorum seni arayabilir miyim dedi arama Ben dedim beni arama git dedim bir cami hocasının dizin dibine otur ondan ne öğreneceksin öğren dedim şimdi Allah Yoktan var etti her şey ve düşünebiliyor musunuz bu kainatı yani Ben dünyanın dışına çıkmanıza gerek yok Bir baktığınız zaman trilyonlarca yıldız var Sayısını bilmiyor şu İnsanoğlu trilyonlarca Hepsi de bir hesap üzerine yaratılmış bizimki de almış bilgisayarı önünde bilgisayarı Almış eline bilgisayarda Allah bilgisayar Ulan geri zekalı Bundan 20 20.000 yıl önce ne bilgisayarı millet gözünü açıyordu bir yere gidiyordu gözünü kapatıyordu bir yere gidiyordu bırak gerideyiz şu anda Süleyman Aleyhisselam getirin Kim getirecek Bu bel kısı dedi yanındaki birisi dedi ki müsaade et ben tahtına getireyim dedi Sen bu ilme Yetiştin mi Süleyman Aleyhisselam uğraşmadı bile yanındaki çömezi avanesi dedi ben getiririm Belkız tahtı la beraber geldi tahtı yla beraber Siz bu teknolojiyi ileride zannediyor millet bir bilgisayar almış önüne vay teknolojiye bak alışt az önce çalışmadı öbür taraftaki tahtı yla beraber getiriyor Nerede bu teknoloji Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri oturduğu yerden mescitte savaşı savaşı bildiniz Savaş CNN değil hani naklen yayın yapıyorlar ya naklen yayın yapıyor Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şimdi diyor ki sancağı filanca aldı şöyle savaştı şöyle savaştı kolu kesildi bacağı kesildi Sancak yelinde yığıldı Orada şehit oldu anlatıyor sahabeye anlatıyor bunu sahabeye anlatıyor bizim kıytırık birisi de çıkıyor bu hadisler sahih değil hadislerin hepsini de reddederim Yok ya akılsız geri zekalı aptalın teki Bana diyorlar hakaret ediyorsun a diyorum az söylüyorum yok gerçekten az söylüyor daha fazlasını hak ediyorlar terbiye mi müsaade etmiyor Allah bizi affetsin işte burada Normalde Cenabı Hak bütün her şeyi yoktan var etti yani Biz normalde göklere baksak yerlere baksak fiziksel olarak varlığın veyahut da bugünkü dilde ne diyorlar Evren mi diyorlar Gürkan Evren diyorlar değil mi evrenin Bak bu bugünkü bak şey İsmail görüyorsun Benim de dilim bak bugünkü dile dönüyor Yani o kadar çok eski klasik değilim evrenin fiziksel genişlemesini düşünse ve evrenin Normalde yıldızların veyahut da işte varlıkların hangi düzlem üzerinde yürütüldüğünü daha bulamadı teknoloji hangi düzlem üzerinde yürüdüğünü düşünseniz bu matematiği bulamadılar daha y düşünebiliyor musunuz o kadar Galaksi var o kadar yıldızlar var Onların içerisinde yaşayanlar var Onların üzerinde yaşayanlar var ne yerler ne içerler ne giyerler Bizimkiler Mars’a gideceğiz diye uğraşıyorlar Mars oluyorlar aya gittikleri şüpheli aya dahi gittikleri şüpheli göbekl Tepeyi açıyorlardı kapattılar dediler ki bugüne kadar kurguladığı Bütün ilim kendi kafamızdan ürettiğimiz her şey yalanmış kapatın dediler kapattılar sebep lan bilgisayarı adam 20.000 yıl önce bulmuş Orada bilgisayar var 20.000 yıl önce cep telefonu var telefon şeyi var 20.000 yıl önce 20.000 yıl önce spermle yumurtanın nasıl birleştiğini resmi var kayada kayada aynı spermin modeli var Aynı aynı 20.000 yıl önce kapattılar neden Hani siz maymundan geldiydin ya ahlaklılar battın mı hiç de maymundan gelmemiş onlar için öyle düşünecekler biz Adem’den geldik Benim sıkıntım yok da ama maymundan Geldiğini iddia edenler Evet maymuna çevrilmiş kavim var Onların kalıntılarından olabilir gerçekten Cenabı Hak bu Yahudilerin bir kavmi var kayıp böyle şey gibi boy sülale öyle diyelim Hani Kayı sülalesi var ya Boşnaklar var Arnavutlar var ondan sonra pomaklar var onlar macarlar var Bulgarlar var hazarın üstünden gitmişler Buradan da Kızıl keçeliler var Kara keçeliler var Karaman Beyliği var Osman var Kayı sülalesi var hazarın altından gelmiş Yahudilerin de böyle kayıp bir türü var tür onlar da 12 kavim olduğu söyleniyor bir kavmi ortalıkta yok boynu onu arıyorlar ha nereye kayboldu bunlar diye Ben de diyorum ki o kavim maymunlaşan maymuna çevrildi bir müddet kudreti alem için yaşattı Cenabı Hak Onları herkes gördü Allah’a iman etmeyenin peygambere iman etmeyenin maymuna Kur’an’da Çünkü maymunlaşma dair ayet var maymunlaşan Bir müddet yaşadılar ibretlik için sonra Cenabı Hak onları bir gecede hepsini helak etti yani bilgi bu içlerinden diyor maymundan geldini iddia edenler onların Teyze çocukları alı çocukları amca çocukları olabilir evet veya Hani ibretlik birisini bir Bir çifti bıraktı ondan doğan çocuklar gene insan suretinde doğdu Çünkü o insan suretinde doğacak ki mesela böyle Eset gibi bu Normalde Şimdiki israilliler gibi insanlara insanlık dışı zulm etsin Bunlar soyu Çünkü insan soyu öyle bir bu kadar olamaz Yani insan soyu bakın insan soyu bu kadar olamaz birisini öldürürsün biter insan soyu ama insan soyu mesela bir insan soyu 3 yaşındaki bir kıza tecavüz etmez 5 yaşındaki bir oğlana tecavüz etmez insan soyu adamı preste Öldürmez insan soyu yapmaz bunu Bunlar hayvandan daha aşağı mahluklar insan soyu bir sivili böyle milyon kilogram bombalarla bombalamak bunlar insan soyu değil onları destekleyen de insan soyu değil bunlar böyle soyu Bunlar başka bir şey değil Allah bizi affetsin O yüzden Normalde Cenabı Hak yokluk aleminden varlığı yarattı ve bütün her şeyi yokluktan yarattı Yani bir eşi benzeri yoktu sıfır Allah var başka hiçbir şey yoktu bakın Allah var başka hiçbir şey yoktu ve Allah bir şey yarattı ondan diğer şeyleri yarattı Öyle olunca Normalde bir varlığın bir varlığın kendi başına var olması mümkün değildir herhangi bir varoluş başına olması mümkün değildir onu yaratan Allah’tır bizim İnancımız budur ve Normalde Allah’ın mülkünün dışında da bir şey yaratılması da mümkün değildir Allah’ın mülkünün dışına da çıkılması mümkün değildir Bu da mümkün değil Rabbim bizim idrakimize açsın inşâallah amin ve en önemli şurası kendimce yokluk Yokluk Bu Manevi anlamda yokluk insan beyninin algılayabileceği bir şey değil Bunu çok uzun zaman Tefekkür ettim gelmiş olduğum sonuç şu beyin olarak insan beyni olarak bizim yokluğu anlamamız mümkün değil birisi anladığını söyleyebilir ben derim ki Maşallah mübarek olsun Ne anladın bize anlat yokluktan derim Ne anladın bize anlat derim Biz de öğrenelim derim ayrı mesele ama insan beyin olarak beyin olarak yokluğu Tefekkür edip anlaması idrak etmesi benim açımdan mümkün değil yokluğu ancak kabul edersin kalbi olarak ancak kabul edersin kalbi olarak bunun geriye doğru yokl bu Manevi anlamda varoluş anlamında yokluğu söylüyorum Yoksa ekonomik yokluk değil ekonomik yokluk Hall oluyor biraz çalışırsın gayret edersin mücadele edersin Allah sana önünü açar senin senin o yokluğun kalmaz çalışırsın o Cenabı Hak onun verir karşılığını sana benim dediğim o değil benim dediğim manevi yokluk varlıkla alakalı yokluğu Anlamak bu insan idrakini insan aklını Tabiri caizse mata den yer ve düşündüğün zaman yani kendi yaratılışını düşün diyor ki insanlara Siz yoktunuz Ya bunu düşündüğü zaman bir sefer hadi varlığını ispat et yoktunuz diyor çünkü seni yaratan Allah var seni yaratan Allah var Seni de yoktan yarattı seni de yoktan yarattı Çünkü senin için de diyor yoktunuz bunu Tefekkür ettiği zaman bir kimse mat oluyor Allah’ın önünde diyor ki evet yokluğu Tefekkür dahi edemiyorsun beynin böyle Dizayn edilmiş beyin yokluğu Tefekkür edemiyor bir yere kadar Kalp Öyle değil kalbin aklında sınır yok Kalb tefekküründe sınır yok oradaki sınır ne Allah’ı zat noktasında Tefekkür etmek o yasaklanmış zaten akıl Allah’ı zat noktasında da Tefekkür edemez mümkün değil o da mümkün değil kalp O da bakın ona da yasak konmuş denmiş ki sen Kalbe Sen zatı Tefekkür et etme zat noktasında sıfat sıkıntı yok sıfatları Tefekkür edebilirsiniz her fikrin her sesin kehli barğı gönüldür ilham vahiy ve sır lezzeti yine o gönülden ibarettir şeyin kehli barı demek Merkezi demek hani çekici hakiki kehlibar böyle çeker tozu toprağı bir şey çeker kehli Barın hakiki kehli Barın kehli varlığı oradan anlaşılır böyle önceden kehlibar tespih kullanmak bir özelliktir böyle böyle 33’lük ne bileyim böyle elde çekmelik sonradan bu sıkma dandik kehlibar çıktı kehlibar özü hakiki kehlibar mıknatıs gi gibidir etrafını etkiler çeker kendine göre insanlar vardır kehlibar gibidir çeker kendine insanları onun o çekiminden kurtaramazsın kendini mıknatıs gibi bakarsın peşine düşersin Onun o kehlibar gibidir o insan böyle bir Cenabı Hak’tan vergidir O bir üzerinde çekicilik var vardır hani bir de insanların arasında Öyle derler ya şeytan tüyü var bunda değil şeytan tüyü o çünkü şeytan tüyü üzerinde olanın müminli çekiciliği olmaz Mümin onun peşinden gitmez kehlibar gibi olanın peşinden gider Mümin o zaman Normalde o kehlibar gibi çekme gönülle alakalı Fizikle alakalı değil Onun gönlünde o çekicilik var ise onun fiziğine de yansıdı gönlünde o çekicilik varsa ona ilham geldi ona vahiy geldi ona Sırlar perdesi açıldı sebep onun gönlünde çekicilik var Hem fikri olarak hem dil olarak hem de maneviyat olarak o kehli varlık yapıyor çekim gücü fazla o zam Zan Allah nasıl vahy ediyordu Allah’ın vahyetmesi insanlara vahiy yoluyla ya perde arkasından yahut da bir Elçi göndererek vahy ediyordu nereye vahiy nereye tecelli ediyor o kimsenin gönlüne tecelli ediyor Meryem’in gönlüne tecelli etti vahiy İbrahim’in annesinin gönlüne tecelli etti vahiy gönlüne tecelli etti vahiy Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin gönlüne tecelli etti Şimdi velilerin gönlüne tecelli eder ilham O da vahiydir ama o dozajı aşağıda olduğundan Biz ona ilham diyoruz yanlış anlaşılmasın diye Yoksa o da vahiydir o normalde Tabii denize vahiy ettiği gibi insana vahy etmez ayrı mesele göklere vahyettiği gibi insana vahy etmez her Vahyin derecesi vardır kendince İşte biz velilerin üzerine olan vahyi ilham olarak algılıyoruz Ama bu Normalde o zaman gönül Öyle bir hale geldi ki Sırrı çekti Öyle bir hale geldi ilhamı çekti kendine o Gönül Nasıl o hale gelmesi lazım Eğer Parladı İsa temizlendi ise Zikrullah ile cilalı İsa o gönüldeki sır perde aralandı Zikrullah ile temizlendi isse o Gönül Parladı Cenabı Hak ona eğriyi doğruyu ilham etti ne dedi ayeti kerimede Siz bilemedikleri gidip zikir ehline sorun dedi çünkü zikir ehlinin gönlü parlak İlham alıyor ilham aldığı için bilmediğini gidip ona soracaksın Siz bilmediklerinizi gidip ona buna sorun deme ayeti kerimede zikir ehline sorun dedi sebep zikir ehli Çünkü gönlü mutmain radiye mardiye Safiye gelmiş safile şm miş gönül gönül safile Şin ilham alır olmuş Gönül safile Şin ondan sır perdesi kalkmış bazı Sırlar ona Ayan olmuş ve böylece Ne olmuş o Fikrin de kehli barı olmuş o bu bu manada ilhamın da kehlibar olmuş bu manada Sırrın da kehlibar olmuş artık ona Leb demeden o leblebiyi anladı Hatta leblebiyle de kalmadı Çorum’a gitti öbürkü Leb demeden lep lebi derken o çoruma gitti dedi ki ya Çorum’a gideceksin ya Tavşanlı’ya gideceksin yakın yer istiyorsan Tavşanlı’ya git dedi yok biraz uzağa gideceğim diyorsan Çorum’a git dedi hem Çorum’lu Hacı Musa efendiyi de ziyaret edersin dedi Hacı Ali hayder Efendi de orada Hacı Ebubekir baba da orada Hem git onları da ziyaret et Bir de Çorum leblebisi al dedi daha o ama hani leblebinin lini söylediyi bu alakalı o Gönül Hazreti Pir diyor ya Burada şimdi her sesin kehli bağrı yan Normalde hem fikrin kehli barı hem de sesin kehli barı yani fikir o kimsede ince düşünce o kimsede işin içinden çıkılmayacak olan meselelerde fikir öne sürüp fikrin kehli barı o kimse orijinal fikir sahibi aynı zamanda Ne o sesin de kehli barı ses neden sesinde ehli barı Çünkü gönlüne ilham gelecek sesle gel gelecek konuşacak Onun gönlüne o sesin de kehli var o hitaba mastar olacak o yüzden sesin Tabii En yücesi kur’an-ı Kerim Ondan sonra Hazreti Muhammedi Mustafa’nın hadisleri sünnetleri Eyvallah o sesin de K itibarı o manevi olarak gelen sesleri de ayırt edebilecek noktaya geldi Onları Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in kelamı bu dedi Hazreti pirin konuşması Onun sesi bu Davut’un sesi bu İsa’nın sesi bu Yahya’nın sesi bu İbrahim Aleyhisselam’ın sesi Çünkü o sesin Deek ehli bara o hitap alıyor Çünkü o hitap alınca o neyin nereden geldiğini de o anlıyor o yüzden o Gönül onun ilhama açık Onun gönlü açık Onun gönlü sese açık Rabbim cümlemizi o tasviye edilmiş eğitilmiş terbiye edilmiş Gönüllülerden eylesin amin yine Hazreti pirden bir beyit gönlün saf olmadıkça gökteki yıldızları nasıl seyredeceksin o zaman gönül tertemiz olmalı Gönül farzları ihyay la nafileleri işlemekle icra etmekle Allah’ı sevmekle Ve Allah’ı çokça zikretmekle Gönül temizlenmeli tasfiye edilmeli Hazreti Pir sen gönlünü Bir ayna gibi parlat hakikatin ışığı onda parıldar diyor senin işin gönlünü ayna gibi parlatmak Hani mesnevinin ta başında bir padişah Hani sarayını süslemek istiyordu çinlilerden geldiler Türklerden geldiler büyük ressamlar Çinliler bir sürü boya istediler fırça istediler bir duvar Çinlilere bir duvar da Türklere ayırdı padişah Türkler sadece bir perde istediler Bir de cila takımı istediler Çinliler harika figürler işliyorlar duvara Türkler habre duvarı parlatıyor Cil alıyorlar fırçalıyor bir daha onları tıraşlı bir daha Cil alıyorlar bir daha fırçalıyor padişah arada soruyor ne yapıyorlar diyorlar ki yaverler Çinliler muhteşem figürler işliyor Türkler ne yapıyor Türkler habre diyor cila boya cila boya işte fırça onu yapıyor diyorlar padişahın canı sıkılıyor süre bitiyor geliyor padişah Hazretleri yapılan işi görecek Hani sarayını süslüyor ya önce Çinlilere gidiyor bakıyor Çinlilere diyor ki harika yapmışsınız Desenler renkler çok canlı Tabii biliyor ya Türkler hiçbir şey yapmadı parlattı caldılar hani onlardan ümidi yok Bir geçiyor Türklerin tarafına bakıyor aynada kendini görüyor başka bir şey yok yanındaki havah haneyi görüyor Siz diyor hiçbir şey yapmadınız mı Türkler diyorlar ki efendim perdeyi Kaldır Aradan perdeyi koms aralıyor o rengarenk Çinlilerin yapmış olduğu Desenler karşıya aksediyor bir fark var ama Padişah da o desenlerin içinde padişah yürüdükçe desenlerin o renk rengarenk desenlerin içinde yürüyor padişahın hoşuna gidiyor çünkü Padişah da oraya aksediyor Sen Hazreti pirin bu mesnevinin başındaki hikayesinden birisi Çinlilerle Türklerin hikayesi sen gönlünü parlatın gönlünü pırıl pırıl edince gönlün sahibi oraya tecelli eder orada kendisini seyreder bu onun çok hoşuna gider Sufi aynadır kime ona sahibine sen gönlünü öylesine parlat öyle cilala Zikrullah ile tertemiz eyle tövbe ile yıka sabah kalk ne yaşadıysan yaşadın de ki Dünden kalma neyin varsa attım ben her türlü günahı işledim benden daha kusurlu yok bu dünyada benden daha hatalısın seni bildim Bu Seher Vaktinde bu ihtiyarı Affeyle Amin amin geldim kapına dayandım senden başka tövbe edecek hiç kimsem yok senden başka elimden tutacak Hiç kimsem yok senden başka derdimi anlatacağım Hiç kimsem yok senden başka kendimi şikayet edeceğim de hiçbir yer yok Beni benden daha iyi bilen sensin Beni benden daha iyi çözen de sensin Ben neyim Ben kimim Benden Beni alıp götürecek olan da sensin Ey merhametlilerin en merhametlisi şu Seher Vaktinde benimle beraber bütün Derviş kardeşlerimizi Affeyle Amin benimle beraber Bütün Ümmeti Muhammed’i Affeyle Amin benimle beraber Bütün Ümmeti Muhammed’in derdine derman ol amin sağlıklarına şifalar nasip eyle Amin müşkülat varını hal eyle Amin sıkıntılarını def eyle Amin amin Her ne muratları verse muratları onların üzerinde tecelli eyle Amin her birinin gönüllerini ayrı ayrı tecelli et Amin her birinin gönüllerini ayrı ayrı İhya et Amin her birinin gönüllerini kendi cemalinden perdeler nasip eyle Amin ve hepsini de Affeyle Amin sen affetmeyi seversin beni de o affettiklerin zümresine ilh eyle Amin Ben biliyorum yine burnum sürte ÇK Ben biliyorum yine benim yüzüm topraklara düşecek bataklıklara düşeceğim Ben biliyorum Ben yine gönlümü kirletecek ama hiç olmaz şu Seher Vaktinde Benim gönlümü parlak et de benim gönlümü temizle de benim gönlümü İhya et de şu fakirin şu Garibin gönlü bugün İhya olsun deyip gönlü temizlemek gerek Rabbim gönlünü temizledik inden eylesin Amin Rabbim gönüllerimiz İhya ettiklerinden eylesin Amin Rabbim gönüllerimize öyle tecelli etsin ki biz her an o tecelliyât sarhoşluğunu yaşayalım ve herkes baksın desin ki bu sarhoş sonra açalım Sarhoşum Ben Berduşum Ben dinleyelim sıkıntı yok onun Sarhoşu olalım yeter ki Rabbim Cümlemizi onun Sarhoşu eylesin amin Çalgıcı hikayenin başı oydu ya Çalgıcı ihtiyarladı zayıflayınca Kazan sızık Tan bir parçacık yufka ekmeğine bile muhtaç hale geldi aslında hepimiz de birer Çalgıcı miyiz elimizde herhangi bir enstrümental olmasa dahi birer Çalgıcı yız Düşmüşüz bu dünya derdine orada burada kendi kendimizi öttürüyor tüttürgeçli vücutlar yüzler bozuşu Öyle olunca Hani geldi ya sahabe dedi ki Ya Resulallah ben yaşlandım ben ihtiyarladım artık ben eskisi gibi ibadet edemiyorum ben eskisi gibi kazanç sağlayamıyorum ben eskisi gibi koşamıyorum bana bir şey öğret dedi ben onunla dünyamı da ahiretimi de kazanayım Allah resulü sallallah Bir de dedi ki bakın Naza bakın bir de dedi ki bana ağır bir şey olmasın dilde hafif olsun ben yaşlıyım ya Benim yapabileceğim bir şey olsun dedi Allah resulü de döndü ona dedi ki dilin Zikrullah ile ıslak olsun dilin Zikrullah ile ıslak olsun Başka bir hadis-i Şerif dedi ki dilin Zikrullah ile ıslak iken ölenlerden olasın amin ejma ne güzel bir şey değil mi Hani dilinde Tevhit la ilahe illallah la ilahe illallah veya Allah ve hu Hay bakmışsın cebrail’i gör Azrail’i görmüşsün geliyor dilinde Tevhit korku yok korku yok Zikrullah almış götürmüş kendine korku yok kendi kendine Ümit etmez misin böyle ölmeyi herkes ümit eder işte Çalgıcı da ihtiyarladı zayıfladı artık bir yufka ekmeğe muhtaç hale geldi elinden tutan yok Kimi kimsesi yok artık eski şanı şöhreti de yok önüne gelen kovuyor artık dinlemek istemiyor onu dedi ki Çalgıcı Allah’ım bana çok Ömür ve mühlet verdin hakir bir kişiye karşı lütufa bulundun 70 yıldır İsyan edip durdum benden bir gün bile ihsanını kesmedin ben 70 yıldır herkesi eğlendirdin herkesi coşturdu herkesi oynattım zıplattı herkesin gönlünü ettim harama daldım onu yaptım bunu yaptım ama sen benden ihsanını kesmedin sen benden lütfunu kesmedin sen benden ikramını kesmedin benim haramına bakmadın benim helalime bakmadın benim yanlışlığım bakmadın benim eksikliğim bakmadın Beni bugüne kadar yaşattın ikram ettin Ben fakir fukaranın tekiyim bugün kazanç yok senin konuğunun Çengi senin için sana çalacağım dedi dedi ki bugün insanlara bir şey çalmayacak artık insanlara bir şey eğlendirmeye insanlarla işim bitti dedi ki belki de hayatımın son noktasında Ben Çengi sana çalacağım derdimi sana anlatacağım sana yaslanacak çünkü insanlar artık beni kullandı kullanabilecekleri bir şey kalmayınca kenara attı dedi benim gidecek senden başka kapım yok dedi Çengi omuzladı Allah’ı aramaya yola düştü ah ederekten Medine mezarlığına gitti yollandı ve dedi ki Allah’tan Kiriş parası isteyecek Çünkü o kendisine karşı Halis olan Kalplere Kerem ve ihsanı yla ihsan eder dedi bir hayl yani Allah’tan isteyecek O kerem sahibi Çünkü o kendisinden istenileni verir o merhametlidir ne kadar günahkar olursan ol ne kadar kusur işlersen işte ne kadar hata yaparsan yap ne kadar neyin içerisine düşersen düş döner Ya Rabbi dersen o sana Buyur kulum der Hani hadis-i Şerif var ya kul günah işledi günah işleyince tövbe etti Dedi ki Ya Rabbi Affeyle Allah dedi ki kulum kendisini affedecek olan rabbisi hatırladı affettim dedi kul tekrar döndü günah işledi tekrar tövbe etti Allah dedi ki kulum kendisini affedecek olan Rabbini hatırladı affettim dedi kul yine günah işledi yine döndü Rabbine tövbe etti Allah dedi ki kulum kendisini affedecek olan Rabbini hatırladı affettim dedi Hatta daha ilerisini söyledi affettim dedikten sonra bundan sonra ne işlersen işle hayra çevirdim dedi Öyle tövbesinde samimi Çünkü öyle ihlaslı Çünkü öyle ihlaslı olunca dedi ki senin İşlemiş olduğun günahlarını hayra çevirdin bugüne kadar ne işlediysen işledin Bu da Mustafa özbağcı sen affettin ben yine ertesi gün yine daldım günahlara yine senin kapına geldim o Kul Benim o affedici işte çen de çeng De Gitti Medine mezarlığına dedi ki her şeyimi Allah’tan isteyeceğim kulları eğlendirdin de ne oldu Kullar bugün benim yüzüme bakmaz oldu eğlendiler vakit geçirdiler hayatlarını sürdüler ondan sonra kapının önüne bıraktılar ama dedi Allah var ben bundan sonra Çengi ona çalacağım ne güzel bir mezarlık gitmiş mi Medine mezarlığına gitti Bir mezara kendini yasladı ve başladı Allah’a lahat dokumaya hem çenge vurdu hem Nata vurdu Mezarlıktan uzaklara doğru ötelere doğru bir ses o sesin kehli barı olanlar ve baş kehli bar sesi duydum sen seslenirsen sesini duyan olur Kime sesleneceğim bil Ne güzel o Cennetül bakiye gitti böyle bir üzerine ağırlık çöktü ağırlık çöktü çen sustu dil sustu derman kalmadı vücut sustu Çengi kendine yastık etti uyuya kaldı hani bir Erzurum türküsü de var ya Dün gece yar hanesinde yastığım bir Daş idi gece yar hanesinde yastım bir Daş idi altım çamur Üstüm Yağmur yine gönlüm hoş Yağmur Yine gönlüm hoş idi dedi uyuya kaldı sonra sesi Duyanlar duydu Bir de Baktı ki rüya alemi açılmış ve o Tenk çalıp ağlayan kimsenin orada manası açıldı haftaya buradan devam edeceğiz öyledir Sen herkesi memnun edeceğim diye dişini tırnağını her şeyini feda edersin gün gelir feda ettiklerin seni unutur yaşlanır köhne bir hale gelir hiç kimsenin yüzüne bakmadığı Yalnızlık deryasına Göçer gidersin kaderinle baş edemezsin 2090 beyit saf bir aleme Can sahrasına vararak Tenden ve Cihan mihnetinden kurtuldu Çalgıcı güzel bir son bekliyor Arkası Yarın gibi oldu ama arkası haftaya Hakkınızı helal edin Helal olsun sür çili İhsan ettiysek affola geceniz hayır ola elati salavat.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını inceleyebilirsiniz.