Mesnevi Şerhi

29. Mesnevi Şerhi (159-170 Beyit)

29. Mesnevi Şerhi 159-170 Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 29. mesnevi şerhi 159-170 beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

29. Mesnevi Şerhi 159-170 Beyit Hakkında

Mesnevi Şerhi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. bu Hekim onun hikayelerini dinliyor nabzının atışına dikkat ediyor Dur bakalım diyordu o kimin adı anılınca nabzı atacak kimin adı anılınca nabzı şiddet atarsa dünyada canının dileği odur Evet tekim dostları saydı döktü kızın şehrin andı Ondan sonra bir başka şehrin adını söyledi şehrinden çıkınca dedi önce hangi şehirlerde bulundu ne demek ki çok seven en sevdiğinin adı anılınca nabzı değişecek bu dünyada bir şeyden ne kadar çok etkilenirse o etkilendiği şey anılınca o kimsenin kan akışının hızlı değişecek o kalp atışının hızlı değişecek kalbinin atışını hızını değiştirecek kan damarlarının akışını değiştirecek bir şey gerek bu sevmek böyle bir şey yok kimsenin fizyonom ismini değiştiriyor o kimsenin fizyoloji fil fizyolojisini değiştiriyor bu sevmek öyle bir şeydir diceksiniz o kimsenin fizyonomisi değişir mi eve kişi sevdiğine benzer o zaman içerisinde o kimse o çok sevdiği kimseye sadece fıtratı değil bir fiziki de değişmeye başlar bakışı görüşü gülüşü tutuşu mı yürüyüşünü o sevdiğine benzemeye başlar fiziki değişir fizyonomisi değişir onun gibi düşünmeye başlar onun gibi hareket etmeye başlar onun gibi fikir yürütmeye başlar onun gibi sözler söylemeye başlar mı geldi birisi buranın emri kim ümmetine hizmet eden dedi Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretleri Ne dediler ki bu Mecnun olmuş herhalde Hz Ebubekir Efendimiz’e gittiler Ne dediler ki buranın bu emri kim ümmetine hizmet eden dedi aynı lafı kullandı da aynı kelimeleri kullandı da aynı dengeyi giden aynı görüşte onu Aynı düşünce dolu seviyorsa sevdiğinden aynı yörüngede olur Ama seviyorsan sevdiğini aynı halde olur da aynı hali yaşa bu sevmek öylesine bir iksirdir bu sevmenin hakikat ipi insanın sevdiğine bezelidir ben onu dinleyen sanki sevdiğini dinlemiş onu dinlemiş gibi oldu ya o yüzden dedi cenab-ı hak onun elini tutan benim elimden tutmuş gibidir dedi ya o yüzden dedi o heva ve Hevesinden söylemez ya o yüzden dedi attığın zaman o atmadı ben attım dedi ya o yüzden dedi sen öldürmedin ben öldürdüm dedi Sen her şeyin üzerine aldı Demek ki seversen bir kimse sevdiğinin ismi geçsene nabzı değişir en sevdiğin şehri değil İsmi geçse rengi değişir onu o dünyalık sevenin böyle ya ahiretlik seveni moda ve ashabın dediği gibi oluyor Ben Cennete gideceğim ümit ediyorum ama orada Beraber Olamayız diye her yağdı bu yangını bu hüngür haşırt ağlamasının sebebi bu O da diyor ki Kişi sevdiğiyle dir bir kişi sevdiği nedir bu devam ediyoruz kız bir şehrin adını aldı Ondan da geçti ne yüzünün rengi değişti ne nabzının atışı başkalaştırır tıkız iyileşecek ya Hekim dedi ki senin canına can katacak olan benim Allah sana şifa verecek olan benim bana güven ve inan Sen bana anlat dedi hayatının olaylarını E tabii buradan da şuraya sıçrayabilir iz bir mürit mürşidinin mürşidinin önünde hayatını anlatmalı mürşid-i onun hayatını öğrenmek isteyebilir onun yaşadıklarını öğrenmek isteyebilir ona şifa verecek sen ona bir ders verecekse ona bir verecekse bunu anlatması gerekir Hatta ve Mevlevi işaretleri der ki mürit gider bunu üstadın anlatır halini üstadın anlatmakla mükelleftir Üstadım vakıftır demek edepsizliktir darla o bilmiyor et üstadına sana vakıftır benim anlatmama gerek yok demesiydi edebe mugayir bir şeydir Allah Hz Peygamber sallallahü ve sellem getir dinledi anlattılar Sahabeler Allah Hz Peygamber bana anlatmayın Ben ona vakıfım demedi dinledi sahabe Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretlerine anlattı başlarından geçen halleri ve olayları ve efendilerinin şehirleri birer birer söyledi bulunduğu yerlerden Tuz ekmek hakkından bahsetti Şehir şehir ev hepsini anlattı ne Nabzın atışı değişti ne de beti benzi sarardı Demek ki o cariye Jack başından geçen yedi işte Ekmeği tuza kadar her şeyi ne yaptı O hekime anlattı Bir viribu mürşit gördü Mürşid olarak inandı Üstat olarak inandı kimseye anlatacak her şey o ruhu kimse anlattı diyor beti benzi zarar mıdır bu Hekim Şeker gibi temel Counter soruncaya kadar nabzı biteviye nasıl atıyorsa öyle atma daydı bu fakat Hekim Semerkant anınca nabzı değişti pes atmaya başladı rengi kızardı sarardı Çünkü semerkantlı bir kuyumcudan ayrılmıştı Hekim hasta da bu sırrı duyum o derdin o Bela’nın aslını anlayınca hangi mahalle diye sordu ne demek ki o kimse etkilendi en sevdiği kimsenin şehrine gelince beti benzi değişti namzı değişti ve anladık 2 Evet tekim Semerkant’a onu etkileyen onu derinlemesine etkileyen bir şey oldu Vedo dedi ki hangi mahallede diye sordu kız Köprübaşı’nda bu kaftor Mahallesi’nde dedi bu devam etti Ekim tezce hastalığı sebebi nedir anladım seni kurtarmada büyü gibi hünerler göstereceğim dedi ki inşâallah 170 beytten devam edeceğiz Hakkınızı helal edin o bizden yana da helal olsun inşâallah Önümüzdeki hafta 370 beytten sonra devam etmek ümidiyle el-fatiha ama Selam.

29. Mesnevi Şerhi 159-170 Beyit – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mesnevi Şerîf Şerhi (1478-9. Beyitler) 26.11.2022 ​​​, Mesnevi Okuması (2234. Beyitten) 26.07.2025, İzmir / Bayındır Kutlu Doğum Programı – 29 Nisan 2012. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler