Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

29 Aralık 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 29 Aralık 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Kader, Cuzi Irade ve Kabir Hali: Allah’in Sirrina Yolculuk

Mustafa Ozbag Efendi bu sohbetinde, insanin temel sorularini (Ben kimim? Nicin yaratildim? Olum nedir?), Hz. Ali’nin ‘Ilim bir nokta idi’ sozunu, Ibn Arabi’nin Fususul-Hikem’inde gectigi gibi fiiliyatın uzerindeki iki kuvveti (yaratma Allah’a, isteme kula ait), kaderin sirrini, cebriye yanilgisini ve bes duyu disindaki kabir alemine ait bir hatirayi sarsici bir tasavvufi derinlikle ele almaktadir.


Insanin Temel Sorulari

Sufinin baslangicta sormasi gereken dort temel soru vardir:

  • Ben kimim? Bir tarafin yeryuzunde Allah’in halifesi, bir tarafin hayvandan daha asagi bir mahluk.
  • Kendimi nasil bulurum? Allah ve Resulune iman etmekle.
  • Nicin yaratildim? Allah’i tanimak ve bilmek icin.
  • Olum nedir, sonrasi nedir? Olum bu alemden baska bir aleme gecistir; sonrasinda yeni bir hayat vardir.

Bu sorularin cevaplari, kisinin tasavvuf yolunda nereye konum aldigini belirler. “Ilim bir nokta idi, onu cahiller cogaltti” sozu Hz. Ali Efendimiz’e atfedilir — yani hakikat oz olarak basittir, ama cahiller onu giriftlestirmistir.

Fiiliyatın Uzerindeki Iki Kuvvet: Yaratma ve Isteme

Ibn Arabi’nin Fususul-Hikem’inde (Profesor Afifi serh ederek) gectigi gibi: Fiiliyatın uzerinde iki kuvvet vardir. Birincisi Allah’a ait olan yaratmadir; ikincisi ise kula ait olan istemedir. Kul ister, Allah yaratir. Kulun yaratmada gucu ve kudreti yoktur — ama isteme, talep etme ona aittir.

“Eger bir seyden takdir edilmis olani talep ediyorsak, bu talep derhal icabet edilmektedir.” Yani kul talep etmedikce yaratma da hasil olmaz. Ayet-i Kerime’de “Allah her seyi yaratandir” buyurulmustur — yaratma yalniz O’nundur, ama isteme insanin iradesi olarak verilmistir.

Iki Cesit Kader: Mutlak ve Cuzi Iradeye Acik

Islam ulemasi kaderin uzerinde cok konusmamis, kendisini temiz tutmustur. Ama varligina iman etmistir. Iki cesit kader vardir:

  • Mutlak kader: Hicbir seyle degismeyen, zerresi oynamayan, insanin cuzi iradesi disinda tecelli eden kainat hadiselerinin dizayni. Sizin yaratilmaniz, gunesin yaratilmasi, dunyanin yaratilmasi — bunlar mutlak kaderdir; soz gecirmek mumkun degildir.
  • Insan fiiliyatinin uzerindeki kader: Burada cuzi irade aktif rol oynar. Kul ister, Allah yaratir. Yapma talebi kula aittir; yaratma Allah’a aittir. Bu ikincide insan sorumlu tutulur.

Hiroshima’ya atilan atom bombasi: Yaratma Allah’a aittir, ama yapma ve atma talebi kula aittir. O bombayi yapanlar ve atan kisiler ilahi mahkemede hesaba cekileceklerdir. Allah haksiz katledilmesini istemez; ama insan cuzi iradesiyle bu fitneyi cikarmistir.

Cebriye Yanilgisi: ‘Kader Boyleydi’ Demek

Iki kisi birbirini sevdi, evlenmeye karar verdiler — evlenemediler. Soyledikleri: “Kader boyleydi.” Kaderin boyle oldugunu nereden biliyorlar? Icki ictin, “Kader oyleymis.” Bir kimseyi katlettin, “Kader boyleydi, suclu degilim.” Bu cebriye yaklasimi insani sorumluluktan kacirir.

Eger kader cebriye olsaydi, biz katili katillikten yargilayamazdik, Allah da onu sorgulayamazdi. Insan gorinuste muhtar (irade sahibi), hakikatte mecbur degildir. Allah kendisinin yapma talebine asla zorlamaz — kul iradesini kullanir, secimini yapar, sonucu uzerine alir. Cuzi iradenin varligi, insan sorumlulugunun temelidir.

Kader Bir Sirdir: Bilenler Soyleyemez

Kader Allah’in bir sirridir. Onun ne oldugunu ancak sirrini ifsa ettigi dostlari bilir. O dostlar dahi kapagini acip soyleyemezler. “Eger bir dostunun sirrini soyluyorsan, dunya uzerinde senden asagilik bir kimse yok demektir. Bu sir Allah’in sirri ise senin onun sirrinda konusmaya hakkin yoktur.”

Birisi “Kader sudur” diyorsa yalan soylemistir. Kaderi bilen kimse onu soylemez — “Insanin kaderin gercek bilgisine sahip olmasi nasibinde varsa, bu onun dayanilmaz bir aciya maruz birakmasidir.” Bilmek istesin mi? Esin yirmi sene sonra seni terk edecek; ogrenmek istiyor musun? Ogrenmek istedikten sonra ne yapardin?

Ic huzur bilmekten degil teslimiyetten gelir. “Bilen teslim olmaz; teslim olana bildirilir.” Sufi teslim olur, ondan sonra Allah ona dilediği kadarini bildirir. Bilgi teslimiyet sebebi degil, teslimiyet bilgi sebebidir.

Bes Duyunun Disinda Bir Alem: Kabir Hali

Hz. Peygamber kabir haline vakif olmustur — hadis-i serif vardir. Bunu sahabesine ogretmistir. Hz. Omer kabirde yatanin halini sormustur. “Benim ve temiz ashabimin yoluna uyun. Ashabim yildizlar gibidir, hangisine uyarsaniz benim olur.” Tabiin de bunu ogrenmis, sonra Abdulkadir Geylani Hazretleri ve sonraki butun hakiki sufiler bu yola devam etmislerdir. Yol meydandadir.

Sahsi Bir Hatira: Efendi Hazretleri rahmetli seyhi ile Bolu’da bir kabristana gitmistir. Halifeler arkalarini taktirir, gozetler. Kabristanda 11 Ihlas, 1 Fatiha okurlar. Seyh Efendi tevhid cektikten sonra: “Surada yatan tevhide gelmedi, mezarindan kalkmadi, kustu” der ve onun basina giderler. Tekrar tevhid okurlar — “Size tesekkur etti.” Sonra Mehmet Efendi’nin babasinin seyhi olan zatin nasil oldugunu sorar Seyh Efendi. Efendi Hazretleri tarif eder: “Sapkasi soyle, hirkasi boyle, sakali boyle, gozleri bu renk, vucudu bu renk.” Yanlarinda halife titremeye baslar: “Ne zaman ruyada gordun?” — “Simdi gordum, zikir esnasinda.” Halifesi: “Buna kabir hali derler.”

Bes duyumla bilmediginiz bir alem var midir? Var. Yol var midir? Var. Gidecek olan icin yol meydandadir.

Allah Sifatlari Noktasinda Bilinir, Zati Bakimindan Bilinmez

“Ben gizli bir hazine idim; bilinmek istedim, mahlukati yarattim.” (Hadis-i kudsi). Allah zat olarak bilinmez ama sifatlari ile bilinir. Sifat-i zatiyye, sifat-i subutiyye, esma-i husna — bunlar Allah’in tanitilma noktalaridir. Allah’i sifatlari noktasinda bilenler vardir. Zatin sifatlarina aykiri degildir — zatin sifatlari zatin ayni gibidir.

“Insan gorunuste muhtar, hakikatte mecburdur” demek Islam degildir, dogudan gelen felsefelere aykiri olmasa da Islam itikadına aykiridir. Cebriye saliklerinin teori budur — biz cebriyeci degiliz. Insan hakikatte de muhtardir, irade sahibidir, sorumludur.


Kaynakca

Ayet-i Kerimeler

  • Bakara Suresi 30 — “Ben yeryuzunde bir halife yaratacagim.”
  • Zariyat Suresi 56 — “Ben cinleri ve insanlari ancak bana ibadet etsinler diye yarattim.”
  • Insan Suresi 30 — “Allah dilemedikce siz dileyemezsiniz.”
  • Sems Suresi 7-10 — “Onu fucur ve takvasini ilham edene andolsun.”
  • Saffat Suresi 96 — “Sizi ve yaptiklarinizi yaratan Allah’tir.”
  • Bakara Suresi 286 — “Allah hicbir kimseye gucunun yetmeyecegi bir yuk yuklemez.”

Hadis-i Serifler

  • “Ben gizli bir hazine idim; bilinmek istedim ve mahlukati yarattim.” (Hadis-i kudsi — Acluni, Kesfu’l-Hafa, II/132)
  • “Insanlar uykudadirlar, oldukleri zaman uyanirlar.” (Acluni, Kesfu’l-Hafa, II/312)
  • “Ashabim yildizlar gibidir; hangisine uyarsaniz hidayet bulursunuz.” (Beyhaki; Razzin)
  • “Hz. Omer’in kabir ehlinden haber aldigi rivayetler.” (Buhari, Cenaiz; Muslim, Cennet)
  • “Ilim bir nokta idi, onu cahiller cogaltti.” (Hz. Ali Efendimiz’e atfedilen meshur soz)

Tasavvufi Kaynaklar

  • Muhyiddin Ibn Arabi — Fususul-Hikem, Sayfa 29-60 (Fiiliyat’in iki kuvveti, kaderin sirri)
  • Profesor Ebu’l-Ala Afifi — Sherh-u Fususil-Hikem (Yaratma ve isteme uzerine)
  • Abdulkadir Geylani — Futuhul-Gayb (Kabir hali ve manevi vukuf)
  • Imam Gazali — Ihyau Ulumid-Din (Olum, kabir ve ahiret)
  • Imam Rabbani — Mektubat (Cuzi irade ve kader meselesi)

Felsefi ve Diger Kaynaklar

  • Lao Tzu — Tao Te Ching (M.O. 1. yuzyilda alemin nizami uzerine: “Butun gorunur karisikliklarda alemin mevcut nesneleri bir nizam icinde baglidir”)
  • Imam Maturidi — Kitabut-Tevhid (Cebriye reddi, cuzi iradenin ispatlari)
  • Sa’duddin Taftazani — Sherhu’l-Akaid (Kelam ilminde kader meselesi)

Sohbetin Ozu

Sufi ‘Ben kimim, nicin yaratildim, olum nedir?’ sorularini sorar. Ilim bir nokta idi, onu cahiller cogaltti. Fiiliyatın uzerinde iki kuvvet vardir: yaratma Allah’a, isteme kula ait. Iki cesit kader vardir — mutlak kader (insan iradesi disindaki) ve cuzi iradeye acik kader (insanin sorumlu tutuldugu). ‘Kader boyleydi’ diyerek sorumlulugu atmak cebriyedir; biz cebriyeci degiliz. Kader bir sirdir, bilenler soyleyemez; ic huzur bilmekten degil teslimiyetten gelir. Bes duyu disinda bir alem vardir — kabir hali, sufinin manevi gozune actirilan bir hakikattir; Bolu’daki kabristan hatirasi bunun canli sahidi. Allah zat olarak bilinmez ama sifatlariyla bilinir; ‘Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim’ hadis-i kudsi bunun delilidir.

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Tevhîd, Halife. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı