289. Mesnevi Şerhi 2060. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 289. mesnevi şerhi 2060. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
289. Mesnevi Şerhi 2060. Beyitten Hakkında
Mesnevi Şerhi (2060. Beyitten) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (2060. Beyitten) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. amin İslam dünyasında Üstün ahlakla ahlak ahlakdışı 2060 beyitten devam edeceğiz konu Başçı da şu Sıddık’ın Allah ondan razı olsun bugünkü yağmurun sırrı neydi diye sorması Sıddık nın aşkı coşup edebi riay etle peygambere sordu hani Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bir sahabe vefat etmişti ve sahabe vefat edince o günlük güneşlik gün ama Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri üzerine Yağmur yağmış gibi ıslak bir şekilde geldi Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri üzerine Yağmur yağmış şekilde gelince Hani hava güzel öbür günlerin Hepsi de hani ıslanmadı Hazret-i peygamber ıslandı konu buydu Hazreti Peygambere sordu Ey şu varlığın hülasası vücudun zübdesi bugünkü yağmurun hikmeti neydi Bu Yağmur rahmet yağmurlarından mıydı yoksa tehdit için mi yağıyordu pek Yüce pek azametli Allah’ın adaletinden miydi bu Yağmur bahara ait lütuf lardan mıydı yoksa afetlerle dolu güz yağmuru muydu peygambere böyle sordu Ey şu hülasası insan bütün varlıkların özü yaratılmışların en seçkini olarak yaratılmıştır Tabiri caizse ahseni takvim üzerine yaratılmıştır insan bu yaratılmış bütün varlıkların En üstün noktasında halife noktasında insan vardır insanların içerisinde en yüksek derecede yaratılan da Hazreti Muhammed Mustafa’dır sallallahu aleyhi ve sellem O yüzden yaratılmışların zirvesinde Muhammedi Mustafa vardır Hem Zahir olarak hem Batın olarak hem mana itibariyle hem kemalat itibariyle hem peygamberlik itibariyle en Zirve noktadadır peygamberliğin Zakir olarak Hani insan şeklindeki ilk yaratı atılan ademdir ama peygamberlerin bu manada Evveli Çünkü Adem henüz yaratılmaz danan önce ben peygamber idim der hadis-i şerifte Adem henüz yaratılmamış iken ben peygamber idim der Henüz daha Adem yok o yüzden peygamberlerin evvel didir Muhammedi Mustafa ve peygamberlerin de ahirdir son peygamberdir benden sonra ne bir nebi ne bir Resul ne bir peygamber gelmeyecektir demiştir hadis-i şerifte O yüzden kendini ne yok işte kitap indirilmeyen lere şu denir yok kitap indirilmeyen lere Bu ne bu denir Bu hepsinde hadis-i Şerif Hepsine de cevap verir o yüzden bir kimse Ben nebiy Yok ben işte Peygamberim Yok ben Resulüm diyorsa ya kafirdir ya delidir yıllar önce evrenes olu için söylediyi ortalık ayağa kalktı dı tekrar söylüyorum birisi Ben nebiy im ben Resulüm Ben Peygamberim diyorsa ya delidir ya kafirdir ikisinden biri başka bir şey değildir şimdi o peygamberlerin Sonuçta sonuncusu aynı zamanda Evveli ve varlığın da hülasası Yani bütün varlıkların özü Çünkü Hazreti Allah Celle celaluhu kendi ruhundan ve nurundan bir şey yarattı O yarattığı şey haz Muhammed Mustafa’nın ruhaniyeti ve nuraniyyeti ydi ilk yaratılan ilk yaratılan şey haz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin ruhaniyeti ve nuraniyyeti o yüzden hazr Ayşe annemiz Diyor ki ey şu varlığın hülasası yani varlığın özü yaratılmışların en seçkini manasında ve vücudun zübdesi zübde Öz anlamına geliyor Öz bir şeyin özü yani normaldeki eee bir şeyin özü denince Hz Peygamber var lığın özü hükmünde Tabii bunu haz Pir Hz Ayşe annemizin dilinden söylüyor bunu Ey vücudun zübdesi zübdesi dediğinde bütün Normalde vücut olarak Hani Hazreti pir de bir tarafı vahdet-i vücudun Hatta daha ilerisinde herkes vahdet-i vücut Hazreti Muhyiddin İbn Arabi’nin eserlerinden çıkarımlar yaparaktan söyler Hazreti Mevlânâ da böyle vahdet-i vücut lafını kullanmaz Amma ve lakin bu bu meselede bu fakirin tespiti muhyeddin İbn Arabi’den daha ileri derecede konuşur Burada da vücudun zübdesi dediğinde bütün hani Vahdet noktasındaki vücudu bir görüyor Ve o vücudun zübdesi yani özü anlamında da Eee Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini görüyor Tabii Vücudun bir Zahir tarafı var bir de Batın tarafı var Zahir tarafına baktığımızda biz zahiri yani şehadet alemi olarak görürüz şehadet aleminin de bu noktada zübdesi hzr Muhammedi Mustafa’dır bunu mana aleminin de zübdesi Muhammedi Mustafa’dır sallallahu aleyhi ve sellem Öyle olunca yani varlığı biz sadece materyalist düşünceler gibi fiziksel olarak görmüyoruz yani sufiler varlığı sadece fiziksel olarak değerlendirmez de bir şeyin bir de mana alemi vardır varlığın üzerinde sufiler düşünürler Ken zahiri düşündükleri gibi mana alemini de düşünürler Rüya Bir Mana aleminden kesit Örneğin siz rüyayı zahirle bunu veyahut da hali zahirle tanımlamanız mümkün değil bugünkü yağmurun hikmeti Neydi bu Yağmur rahmet yağmurlarından mıydı yoksa tehdit için mi yağıyordu pek Yüce pek azametli Allah’ın adaletinden miydi Tabii burada yağmurun niteliği sorgulanıyor Hani bunu Hazreti Ayşe annemiz bugünkü yağmurun hikmeti neydi deyince o günkü yağmurun bu manada niteliği sorgulanıyor Yani demek ki yağmurun bir tarafı var rahmet bir tarafı var tehdit bir tarafı var Adalet yağmurun bir tarafı var rahmet yağmurun bir tarafı var tehdit yağmurun bir tarafı da var Adalet şimdi yağmura baktığımızda biz o zaman farklı bir şey çıktı önümüzde rahmet yağmuru mu tehdit yağmuru mu Adalet yağmuru mu Tabii bu Normalde Eee yağmura baktığımızda Hani rahmet olarak baktığımızda işte Bereket Eyvallah işte uyarı tehdit noktasında baktığımızda uyarı olarak göreceğiz veyahut da Normalde Cenabı Hakk’ın Kahrın tecelliyi olarak azap da olabilir ve sufiler genel olarak tabiattaki bir Doğa olaylarını değişik yorumlamalar la yorumlarlar Peki bu değişik yorumlamaları onu götüren hadis-i Şerifler dirir ama hani bir ara depremle alakalı eee Cübbeli bir laf söyledi gitti içeride yattı Aslında söyled söylediği söz hadis-i Şerifi ama depremin üzerine konuşunca bu sefer içeride soluklandım Oysa Hani söylediği şey hadisi hadis şu bu Ümmet Dört şeyi adet haline getirdiği zaman dört felaketle karşılaşır a zina mübah sayıldığı zaman depremler mi meydana gelir Cübbeli bunu söylemişti yani zinalar çoğaldı O yüzden de deprem oldu hani deprem bir ceza hükmüne söyleyince kodesi boyladı hükümdarlar zulüm Yaptıkları zaman yağmur yağmaz bu sefer hükümdarlar zulm edince bu ama İslam topraklarında hükümdarlar zulm edince orada ne oluyormuş kıtlık oluyormuş yağmur yağması kıtlığı önlemez Bu da ayrı bir meseledir C zekat yani sadakalar Eda edilmediği zaman mallar Helak olur yani bir kimse zekat vermeye muktedir zekat vermeye muktedir olduğu halde zekatını vermiyor müslümansa Onun da başına dert Gam kasavet sıkıntılar gelir Müslüman değilse onlar sorumlu değil zaten dördüncüsü zimmilerin yani gayrimüslim vatandaşların hukuku çiğnendiği zaman devlet müşriklerin eline geçer diyor hadis-i Şerif enteresan bakın İslam devletinde müşriklerin hakkı ve hukukunu da korumak zorundasınız korumazsan diyor ki devlet müşriklerin eline geçer deylemi bu yine müslimden bir hadis-i Şerif kıtlık senesi yağmurun yağmadığı sene değildir fakat kıtlık senesinde Yağmur yağdırılır yağdırılır da yeryüzü hiç nebat bitirmez asıl kıtlık budur yağmur yağar ama o yağmurdan nebatlar bitmez yine insanlar üzerine kıldan yapılmış evlerin dışında hiç hiçbir evin akmaks engel olamadığı Yağmur yağmadan Kıyamet kopmaz demek ki öyle bir yağmur yağacak kıldan yapılmış evlerin içerisine akmayacak Yani bütün kıldan yapılmış evlerin içerisine de yağmur yağacak demek ki önceden bir tek kıldan yapılmış Hani bu keçe evler var ya Türklerin O evlerin içerisine Yağmur yormuş demek Onların da içine yağmur girecek şimdi böyle olunca sufiler deprem olaylarının üzerinde depremlerin depremler Doğa felaketleri doğanın kendi içerisindeki bu çalışmasından eee kendilerince pay çıkarırlar işte Kasırga Ne bileyim Lodos esiyor Ya şimdi bir doğa olayı di diyoruz Öyle değil mi bundan sufiler kendilerince farklı pay çıkarırlar farklı düşünürler gündüzün ani kararması Tabii Benimki Normalde gözlerimde sıkıntı varmış Ben şey efendi vefat ettikten sonra Bakıyorum hep puslu hep puslu diyorum mübarek öldü her yer puslu diyorum içimden Allah’ım diyorum ya Ne yani bana böyle bir Temelli Ben karardım içim karardı diyorum ki ya bu dünyanın nesi var ki diyorum ya her yer mübarek öldü karardı diyorum kendimce O arada da başım müthiş ağrıyor işte Doktora gittim Doktor dedi ki gözlük Sana vermemiz lazım gözler gitmiş İyi neyse gittim Bir gözlükçüye Ondan sonra o da beni tanıyor işte Uzak Yakın bir yere istiyorum sohbetlerde kullanabilecek gözlüğünü yapabilirim sonrasını bir daha birkaç gün sonra yapayım iyi dedim Ben Neyse Güneş gözlüğünü yaptı bu yaz işte dedim yollara da gidiyorum ben o yüzden dedim hani böyle bir güneş gözlüğü de lazım yaptı güneş gözlüğü gözlükçü de taktım dışarı çıktım Hiç öyle puslu değilmiş Dedim acaba ben mi yanıldım Bir iki gün sonra M ne normal gözlüğü de yaptı taktım çıktım Dışarı lan o ortalık apaydınlık mış bana karanlık geliyormuş gözüm görmediğinden dolayı ama şimdi normalde hani gündüzün kararması Gecenin ışıması bu sana da öyle gelebilir ama bunların hepsi de manada bir işareti vardır Yani gündüzdür gündüz sana karanlık gelir Sen gözlük de taksan değiştirsen de gündüzün karanlığını yaşarsın sana karanlıktır gecedir karanlıktır Ama sen gecenin aydınlığını Yaşar Bunu ister tabiat Olayı olarak gör ister hal olarak gör bunların üzerinden sufiler kendilerine pay çıkarırlar ve işte su baskınları yere batmalar depremler ondan Bunlar Cenabı Hakk’ın Tabiri caizse Eee kahar ismi şerifinin Cabbar ismi şerifinin tecelliyâtı dır o zaman yağmur bir taraftan bakarsak nedir Hani soruyor ya Hazreti Ayşe annemiz Bu Yağmur Hikmet Yağmur muydu yoksa tehdit miydi diyor yoksa Allah’ın azameti kudretini gösterdiği adaletinden miydin diyor o zaman yağmurun bir tarafı vardır Böylece hem Cenabı Hak gazap eder hem Onan adalet eder Yoksa bu Yağmur bahara ait lütuf lardan mıydı yoksa afetlere afetlere dolu güz yağmuru muydu yani bir bu işin Bahar yağmurları var Normalde işte bütün Eee dünya arzına neş Neva eder Otlar nevab atlar biter ağaçlar bürü meyveler verir sebzeler Ondan sonra çıkar harika Ama bir de insanın üzerindeki manevi olarak Bahar yağmuru vardır o zaman onun rahmet olarak gönlü yeşerir onun o zaman Normalde kalbi bereketlenir lütuf lanır ikramlı o kimsenin üzerine Bahar yağmuru nedir o imandır islamdır ihsandır o kimsenin üzerine tecelli edince O zaman o kimse neş Neva bulur bir de Güz yağmurları vardır güz yağmuru da nedir zorluktur çiledir sıkıntıdır ondan sonra böyle Gam kas evettir Bunlar da bunların geçici halleridir bunların hiçbirisi de kalıcı değildir güz dedi kıştır kış yağmurundan sonra muhakkak ki Bahar gelecektir muhakkak ki aydınlanacaktır ortalık O yüzden Normalde Eee sufiler Bu Yağmurlar doğa olayları üzerinden Allah’ın azametini Allah’ın bu noktada sıfatlarının tecelliyâtı Normalde görürler kendilerince ayet-i kerimede Araf 57′ de o rahmetinin önünde Rüzgarları Müjdeci olarak gönderendir Nihayet o ağır bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz de oraya su indiririz ve onunla her türlü meyveyi çıkarırız Yani bu ayet-i kerimeyi baktığımızda nedir bu Allah’ın Rahmetini canlandırdığı bir estante nedir Rüzgar görevlidir O ne yapar yağmuru alır getirir o beldeleri sular o beldelerde nebat neş Neva bulur bu işin baktığımızda Zahir tarafı bu işin Batın tarafı var Sen bir Eee Kur’an ve Sünnet dairesinde bir sohbete gidersin bir zikrullah’a oturursun sen o yağmurlara berekete lütfa ikrama mastar olursun ayet-i kerimenin zahirine bakacak olursak o zaman ayet-i Kerime bize yağmurları anlatır o yağmurla her şeyin Eee bereketlendir anlatır meselenin batılın bakacak olursak o zaman iman İslam İhsan bu Bahar yağmuru gibidir Bir insanın ölü kalbi dirilir zikrullah’a girersin Zikrullah alakasına oturursun ölü kalbin dirilir senin kim zikredenle zikretmeyen arasındaki farkı söyleyi söyle zikredenler nehü Neva bulmuş Hani canlı diridirler zikretmeyen ölü gibidirler işte sen Zikrullah alakasına oturunca o Rahmetli o bereketli yağmurlara Mazar oldun o Kur’an’a sünnete tabi olursan o İslam’a o ihsana Mazar oldun Ama yok öyle değil ise o zaman Normalde Sen ondan uzak durdun Çünkü yine hadis şerifte müslim’de geçiyor Yağmur Allah’ın bir rahmetidir onunla mübarek kılındığını için yağmuru görünce rahmeti anın biz buna zahiren baktığımızda yağmur yağdı bugün kar yağdı muhteşem rahmet Bereket lütuf olarak görüyoruz zahiren Öyle değil mi Evet sen de bir Zikrullah alakasına oturdun bir ilim sofrasına oturdun Sen normalde Kur’an ve Sünnet sofrasına oturdun o zaman o Yağmur senin Allah’a bir rahmet oldu Allah’tan sana bir lütuf oldu bir ikram oldu bir İhsan oldu o zaman sen ona Mazar olunca da Allah’ı zikret Allah’ın rah bir Allah’ın bir rahmetine bir lütfuna ikramına ihsanına Mazhar olduğunun hamdini yap onun şükrünü yap E o zaman bazen Yağmurlar da azap verir mi verir Bu da nedir adalettir e gökten şiddetli yağmur yağıp taş binalar harç bütün kerpiç evler Yıkılmadık çaa Kıyamet kopmaz Bak normalde İmam hanbel almış bu hadis-i Şerifi Yani bütün o kadar şiddetli yağmur yağacak ki taş binalar hariç bütün kerpiç evler yıkılacak Peki yağmur yağıyor bütün kerpiç evler yıkılıyor kimler kalıyor Taş Evler kalıyor Demek ki bazen çile sıkıntı olur Yağmur sen böyle e sağlam bir binaya iman binasına Salih sahip değilsen yıkılır gidersin neden yağmur bir taraftan sana çile oldu Sıkıntı gibi geldi o yüzden dervişlerin öyle bir zamanları olur sıkıntılı bir imtihanlara tutulurlar keder hastalık işte işten Aştan eşten çocuktan Normalde bunun gibi dünyevi meşakkatler o kimseye çöker yapamadım edemedim o olmadı bu olmadı imtihanlar derken bir kısmı bu imtihanların altında ezilir yıkılır gider yerle Yeksan olur heva hevesine düşer kendi heva ve hevesini ilah edinir kendince günah kebere düşer Günah kebiri günah kebiri gibi görmez veyahut da bir kimse şaşı Aşır doğruyu eğriyi görmez başına gelen sıkıntılar başına gelen hadiseler onu yorar yorulunca yoldan çıkar veyahut da zenginleşir azar yoldan çıkar veyahut da böyle daha önce dost olarak gördüğü İnsanlardan uzaklaşır kendini bir havalara Katar kendi kendine bir triplere katar Böylece ne olur yıkılır onun iman evi yıkılır onun İslam evi yıkılır onun İhsan evi yıkılır onun sufilik evi yıkılır Onun bütün her şeyi zahiren ayakta Durmuş olsa bile yıkılır ona bakarsın zahiren ayaktadır ama Gerçekte yıkılmıştır Hani zikr yapılan evle zikir yapılmayan ev evin arasındaki farkı Söyleyeyim mi Söyle ya resulallah zikir yapılan ev yıkıntı da olsa mamur durur zikir yapılmayan ev mamur olsa da yıkıntıdan da yıkıntıdan Aradaki fark bu işte o zaman meselede yağmurlar bazen azap mıdır Evet veyahut da bir kimse bir sufi yola girer oradaki lütfa ikrama ihsana Mazar olur şımarır onu kendinden görür bir hal Yaşar kendinden görür bir rüya görür kendinden görür Onu şımarır kendince bir şey zanneder etrafı ahkam kesmeye çalışır hayva hevesine düşer kendi benliğine düşer kendince benliğinde benliğine doğru yürür Aman herkes beni sevsin bana itaat etsin diy bakar kendine hizmet ettirmeye kalkar sorsan kendine hizmet ettirmiyor Arkadaşlar onu yapmışlardır kendileri andırması sen onu yapmışlardır öyle demez yolu istismar eder çevresi de o istismara çanak tutar adam Adamın manası kalmaz maneviyatı kalmaz bunu Üstat bilir Dervişler bilmez onu O mesela O tip insanlar hala daha eski maneviyatının devam ettiği gibi süs Ne o süslü dolaşırlar sükse yaparlar öyle Konuşurlar aslında bir şey kalmamıştır onda neden o istismar etti Çünkü istismar ettiği için bir şey kalmaz yol hakiki ise yol Kur’an ve Sünnet dairesinde ise yolu istismar eden bir kimsenin üzerinde bir şey kalmaz halde kal rüyada kalmaz Onun kalbi ilham Dalmaz bakın Onun kalbi ilham Dalmaz yolda yürüme işaretleri vardır mesela Rüyadır mesela haldir mesela o kimsenin kalbine gelen ilham dır Doğrudur Yani mesela o kimsenin böyle hani üstadın çizgisinde yürümedi Bunlar yol işaretidir bir kimsede Bunlar kalmadıysa o onda maneviyat kalmamıştır O yüzden bunlar Normalde içsel alemde bilinir şimdi Üstat da bilir onu üstadın seslenmesi susması onun toparlanmasına zaman vermesidir sohbet eder Üstat anlatır vartal anlatır nerede vartaya düşüreceğini anlatır nerede sıkıntıya düşüreceğini anlatır oradan Derviş kendi üzerine alır onun üzerine bir şey söylersen o zaman onda yıkıntı olur ama Üstat söyler sigara içmeyin Üstat söyler namazlarınızı geciktirmeyin Üstat söyler virdleri çekin Üstat söyler kendi nefsinize oynamayın Üstat söyler tribünlere oynamayın Üstat söyler Etrafınıza zarar vermeyin Üstat söyler eşlerinize zarar vermeyin erkek Üstat söyler çocuklarınıza zarar vermeyin Üstat söyler nasihat eder anlatır yolda nasıl duracağını anlatır yolda sıkıntıların neler olacağını anlatır sıkıntılara karşı onların tedavisini anlatır başına işte eşinden sıkıntı geldi sabret eşine güzel muamele ederekten o sıkıntıyı atlatmaya çalış çocuğundan imtihan olursun çocuğuna güzel İslami terbiye ver Ona doğruyu anlat ona tebliğ et yine sıkıntı yaşayabilirsin Üstat sana yoldaki yoldaki kedi gözlerini yoldaki işaretleri Anlatır sana bunu yap du bunu etme bunu söyleme böyle davranma gibi o zaman Normalde işin manevi tarafı Yağmur o kimseye yağdı ama o kimse şımardı yağan yağmurdan onu kendinden gördü bir tarlayı etti tarlay tohumu da attı dedi ki ya bir güzel yağmur yağsa da hani tohumlar yeşersin yağmurdan çürüdü çok yağdı ama bitmedi bitki O zaman o kimse kendi kendine soracak Hani bir adam video çekmiş bu diyor yanı başındaki tarla diyor namaz yok abdest yok diyor Her akşam içer diyor Ben namazımda abdestinde yim diyor benim tarlada Olmadı diyor Hiç mi diyor M Bun Ne oldu diyor adam video çekmiş bunu Ben de kendi kendime o videoyu izledim dedim ki ya işe bak sen ya Namaz kıldım oruç tuttum diye benim de mahsul olsun diye bekliyor ya namazı orucu mahsule bağlamış Allah muhafaza eylesin Amin o yüzden öyle zamanlar olur ki o kimsenin İslamı o kimsenin imanı o kimsenin takvası o kimsenin Üstada bağlılığı sağlam ise o yağan yurdan Esen rüzgardan o depremden selden felaketten kasırgadan fazla etkilenmez yoluna devam eder O işine devam eder Ama yok imanı İslamı ihsanı bağlılığı tam değil ise Evet üflemekle yıkılır üflemekle yıkılır kasırgaya bile ihtiyaç yok peygamber dedi ki cevap veriyor Hazreti hazretleri bu Yağmur musibetler yüzünden insanın gönlüne çöken Gamı yatıştırmak için yağıyordu Bu manevi bir yağmurdu yağmuru manevi tesirlerden bahseden hadisi şeriflerde Hani bazen rahmet bazen müsibet olarak aktardık Ya bunu Ama buna baktığımızda başka bir gözle de baktığımızda müsibet gibi olsa da rahmet gibi olsa da bu her iki durumda da akıllı insanlar için maneviyatlı insanlar için hikmet vardır Çünkü Yağmur bu manada Hani bu gözle bakılırsa hep rahmettir yağmurun üzerinden gadap da gelse rahmettir kahır da gelse rahmettir Celaliye de gelse rahmettir Cemaliye de gelse rahmettir Yağmur o zaman ister zahiri Yağmur olarak görelim ister manevi olarak görelim her iki taraftan onu rahmet olarak görmeliyiz ve öyle bir rahmetti rahmet ki gönüldeki Gamı yatıştırır öyle bir rahmet ki kederi yatıştırır öyle bir rahmettir ki imtihanlara karşı seni Metin bir kale yapar öyle bir rahmettir ki Normalde Eee ümidinin yıkılacağı anda yeniden Ümit ağacı yeşerir Ümit yıkılmadan O yüzden Normalde eee bir kimsenin Ben rahmet olarak görürüm bunu Çünkü bir mürşid-i Kamile intisap etmesi orada yol yürümesi en büyük rahmet budur en derinlemesine rahmet budur Eğer ki bir kimse bir mürşidin elinden tuttuysa o Maddi manevi rahmete Nail olmuştur çünkü hani Eee hadisler var ya velilerle alakalı Abdallar la alakalı Hani o Abdallar hani onları tarif ederken Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri arz onlar sebebiyle ayaktadır onlar sebebiyle yağmura mas sarsın onlar sebebiyle yardıma mas sarsın der Demek ki o kimse bir Velinin bir mürşid-i kamilin Eee sofrasına oturunca ne yaptı O ayakta durdu bunu Normalde işin Batın tarafına bakıyorum zahiren arz onlar sebebiyle ayakta durdu Sen eşref-i mahlukatın alemin zübdesi halifesinin kamilin mürşid-i kamilin sebebiyle ayaktasın ve sıra dağlar gibi iman İslam’da ihsanda takvada dervişlikte duruyor isen o zaman o mürşidin üzerinden yağan rahmetle onun vesilesiyle ayaktasın ve onlar sebebiyle Sen manevi rahmete manevi yağmurlara msın manevi tecelliyât msın ve onlar sebebiyle Cenabı Hak sana yardım ediyor O mürşid-i kamilin himmeti bereketi lütfu Cenabı Hak onun üzerinden sana yardım ediyor Sen yardıma Masar San sebebi o mürşid-i Kamil o velidir sebebi Çünkü hadis-i şerifte onlar sebebiyle yardıma masını der Yine Eee başka bir hadi de hani Şam ehli arasındadır bunlar ya Şam ehli Avrupa’da arama öyle olsaydı bu mürşid-i Kamiller Dünyanın her tarafında derdi öyle dememiş hadis-i şerifte Şam ehli demiş Şam ehli deyince çok özür dilerim hakaretvari bir şey olmasın yani Mekke de dememiş bu velilerle alakalı mürşid-i Kamiller le alakalı Şam diyarını göstermiş hadis-i şerifte Yani siz Şam Diyarı deyince Özbekistan’da mürşid-i Kamil arama Rusya’da mürşid-i Kamil arama Amerika’da mürşid-i Kamil arama İngiltere’de mürşid-i Kamil arama hadis Şam ehli diyor yine orada diyor ki onlar sebebiyle rızka Mazar olursunuz onlar sebebiyle o zaman rızka Mazar olma bir Zahir tarafı var bir de Batın tarafı var Ben Zahir tarafını aldım Kenara koydum Benim işim değil Orası ben işim Batın tarafına bakıyorum manevi rızık Allah’ı bilme Allah’ı tanımadı O zaman onlar sebebiyle Siz Allah’ı tanır Allah’ı bilirsiniz devam ediyoruz Eğer Ademoğlu o keder ateşi içinde kalıp duraydım olur eksik eksikliğe düşer düşerdi yani o rahmet yağmuru olmamış olsaydı o rahmet bereketi olmamış olsaydı o o kimse manevi rahmetliler ateşinde yanar giderdi ve o üzüntüleri kederleri bitmeyecek zanneder Maddi manevi çöküşe geçerdi Şimdi bir kimse üzerindeki o kederi sıkıntıyı üzüntüleri problemleri geçmeyecek bunlar diye düşünürse o kimse Tabiri caizse manevi bir çöküş yazar Yaşar Hani bugünkü Eee şeyde Tıp dilinde ruhsal çöküntü mü diyorlar Nerede doktor major Depresyon ne demek bu ağır ağır çöküntü hissi sen lazımsın bize bak bir an önce gel buralara Rabbim tez zamanda tekrar Bursa’ya gelmesine vesile eylesin Amin ecmain döneceğiz böyle soruları kime soracağız sonra adam psikiyatri okuyacaktı Çünkü Ondan sonra dedim oğlum sen Uğraşma bundan Allah bir hayli varız Çünkü sıraya Yani bütün Dergah sırada bütün Dergah deli çünkü bizde var mı akıllı olanınız İçinizde yokmuş hamdolsun şimdi o kimse normalde öyle insanlar vardır mesela intihara koşarlar onlar salar yakasını adam iflas eder yakasını salar adam borç orada duruyor sanki borc onun çökmüş adam ödenmez diye düşünür hastalığı geçmez olarak düşünür sıkıntıyı derdi problemi bitmez diye düşünür böyle düşünen kimse Sonuçta kendisini tükenmişlik sendromuna atar ruhsal çöküntü Yaşar bugünkü le Öyle derler genelde manevi çöküntü Yaşar O manevi çöküntü ile kendisini keder deryasına atar Gam deryasına atar ve o kederden o gamdan o sıkıntı deryasından bir türlü başını kaldırmaz hep kendisini orada tutar Onun için artık böyle yaşama ümidi Yoktur Onun için onlardan kurtul bulma ümidi yoktur Oysa bu dünya denilen mihne hanede bitmeyen dert yoktur Bitmeyen Çile yoktur bitmeyen sıkıntı yoktur geçmeyen hastalık yoktur Her şey bu dünyada geçip bitmeye mahkumdur mutluluk da dahildir buna Sevinç de dahildir zevk de dahildir rahatlık da dahildir buna bu dünya üzerinde geçici olmayan hiçbir şey yoktur bu dünyada her şey geçicidir O yüzden bugün Gamlanırsın Yarın sevinirsin bugün ümidin kalmaz ertesi gün ümitlen siin bu Normalde Eee böyle düşünmeyen bir kimse Sufi de değildir zaten sufi için o sıkıntılar o problemler o hastalıklar o imtihanlar Sufi için kar etme yeridir Ben bazen derim ya geçmeyen bir hastalığın var O hastalıktan öldüğün Şeyit hükmündesin o hastalığa kahır bela okuma Barış onunla hani hadis-i şerifte dedi ya karını ağrısından ölen şehittir vebadan ölen şehittir baş ağrısından ölen şehittir Yani bir sıkıntının bir hastalığın üzerinden ölen şehittir Ya sen o hastalığa nasıl kızacaksın o zaman hastalığa kızma bakın sufinin bakış açısı değişti Sufi Bu bakış açısına gelirken geldiği yer yine hadis-i Şerif sufiler Bu bu ölçüleri koyarlar Ken kendilerine Bu bakış açısını koyarken onun hakkında bir hadis olması lazım Onun için onun hakkında bir ayet-i Kerime olması lazım buhari’de Ve müslim’de geçen hadis-i şeriftir Bu yorgunluk sürekli hastalık tasa keder sıkıntı ve gamdan ayağına batan dikene varıncaya kadar Müslümanın başına gelen her şeyi Allah onun hatalarını bağışlamaya vesile kı Sufi başına gelen yorgunluk sürekli hastalık tasa keder Gam sıkıntı ayağına batan diken sırtına yedi Hançer bağrına yedi Hançer arkadaşından eşinden hanımından çocuklarından gelen Hançer çocukları terk etti eşi terk etti çocuk kovdu eşi kovdu şu kovdu bu kovdu O onla irtibatını kesti bu bunların irtibatını kesti neden dervişliğin dolayı Bunların hepsine baktığında Sufi için en azı en azı hata ve kusurlarından arınmadır bir çıt üstü makam sahip olmaktır meratip geçmektir bir çıt üstü de Cenabı Hak ondan razım mış Allah razı olmuştur ondan razılık makamına yürür o kimse başına gelen musibete hastalığa Gama kedere başına gelen herhangi bir sıkıntıya o kimse bakarken o razılık makamına doğru yürüyordur İsyan etmeyecek Gam kedere hüzne düştüğünde İsyan etmeyecek bir hastalığa düştüğünde İsyan etmeyecek birisi ayağına bastı İsyan etmeyecek en yakınındaki arkadaşı onu hançerledi İsyan etmeyecek en yakınım dediği kimse sırtına vurdu Hançeri İsyan etmeyecek Hatta göğsüne batırdı gözünün içine baka baka İsyan etmeyecek en dostum dedi kimse aramadı sormadı bakmadı etmedi İsyan etmeyecek bütün başına gelen olumsuz ve olumlu ne var ise hepsine Hikmet gözüyle bakacak olumsuzsa o olumsuzluğu hoş karşılayacak hatalarım kusurlarım aff oluyor yanlışlıkları aff oluyor Ben çok Günahkar bir insanım ben çok bir Günahkar olduğum için benim başımda gam keder sıkıntı problem eksik olmaz diyecek Sakın kendini velilerden Görme sakın kendini makam atlıyormuş olanlardan görme Burada da yanılırsın sakın şunu yapma hamdolsun velilik hastalığı Bunlar deme bunu hamdolsun makam atlıyoruz ki bunları yaşıyoruz deme bunları Hayır diyecek olduğun şey şu ben çok günahkarım ben çok kusurluyum ben çok hatalıyım O yüzden benim başıma Bu sıkıntılar geliyor o yüzden benim başımdan hastalık eksik olmaz Benim başımdan Gam eksik olmaz benim yüreğimden keder eksik olmaz benim içimden tasa eksik olmaz bende yorgunluk eksik olmaz bu sefer o kimse ben Düz yolda yürürken ayağımı taş alır Ben muhallebi yerken dişim kırılır bunu Normalde o kimse kendi hatasına ve günahına vuracak bunu dışarıdaki kimseler de şöyle der anan dost Oru Derviş olsaydı hasta olmazdı dost Doru Derviş olsaydı eşi ona böyle yapmazdı Ulan dost Doru bir Derviş olsaydı eşi onu evden kovar mıydı kovmaz yani dost Dor bir Derviş olmuş olsaydı çocuklar ona bak bakardı neden bakmıyorlar o Çünkü dost Doru bir Derviş değil etraf Bolu böyle görür böyle laf üretir oysa sen kendi iç aleminde şöyle diyeceksin Benim günahım çok Bunlar benim günahıma kefaret eşin seni adam yerine koymadı günahına kefaret eşin seni kadın yerine koymadı günahına kefaret günahına kefaret öyle göreceksin Bir dertle karşılaştın günahına kefaret bir olmayacak bir sıkıntı yaşadın günahına kefaret bunu böyle görürse o zaman başına gelen her şeyde var sufiler İşin Batın tarafındadır hikmet vardır onda der ki Hikmet var bunda bu şu demek değildir hastalıkla mücadele etmeyecek edecek sıkıntıyla mücadele etmeyecek edecek bunlarla mücadele edecek ama onda Hikmet görecek o yüzden Eğer bir insan ın üzerinde bu kederlerden sıkıntılardan problemlerden dolayı o kimse kendini sadece gamda kederde tasada görürse onun maddi ve manevi bağı kesilir o kimse hiçbir işin ucundan tutmaz o bu konuda mücadele etmez buradan kurtulması gerek onun o yüzden o peygamberin ağzıyla dua edecek Allah’ım kederden üzüntüden acizlikten tembellikten cimrilikten korkaklıktan borç yükünden ve insanların kahrından Sana sığınırım Amin Allah’ım kederden üzüntüden acizlikten tembellikten cimrilikten Korkak lan borç yükünden ve insanların kahrından Sana sığınırım Amin Allah’ım tembellikten cimrilikten korkaklıktan borç yükünden ve insanların kahrından Sana sığınırım Amin ecmain Demek ki insanların üzerinde manevi veya maddi olarak gelecek olan hadiselerin Bakın tekrar Bunların hepsi de manevidir o zaman bunların hepsi de de geçicidir ve kendini bu duayla yeniden neşvü Neva olman için dua et yeniden dirilmenin derlenip toparlanmanın dua et o anda bu dünya harap olurdu insanların içlerinde hırs kalmazdı Eğer ki bu keder Gam kasev bir kimsenin üzerinde devamlı olur o kimse hareket etmez hale gelir Hiçbir şey yapmayacak olursa o zaman bu dünya harap olurdu insanların içlerinde hırs kalmazdı insanlar üzüntü keder içerisinde kalaydı ve o dünyayı İhya etmek yeni gelişmelere açık olmak dünyayı mamur hale getirmek gibi bir dertleri olmazdı insanların bugünkü Müslümanların olmadığı gibi Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri tembellikten Sana sığınırım derken bugünkü Müslümanlar tembel ilimde tembel fende tembel teknolojide tembel bilgide tembel çalışmakta tembel yeni gelişmelere açık olmakta tembel tembel bugünkü Müslümanlar dinlerini tecdit etme yani yenilemede tembel yeni içtihatlar yapmakta tembel yeni içtihatlar geliştirmekte tembel ayet-i kerimede muhkem olmayan müteşabih ayet-i kerimelere yen manalar yüklemekte tembel çalışmıyorlar Biz şunu yapıyoruz ya rabbi Beni İsrail devletini kahreyle Amin onu kahretmek için çalışmamız yok bizim ama onu kahretmek için bir herhangi bir gelişmemiz yok ama biz Cenabı Hak gökten mel lerini indirsin İsrail’i batırsın biz onu bekliyoruz bu çok acı bir şey benzetmek istemem ama Musa’nın kavmi gibiyiz biz Hani karşıda cut var cuta karşı savaşmayı kimse göze alamıyor devasa makine cut Savaş makinesi gibi bugünün Musa’nın kavmi diyor ki sen Rabbine dua et Bunlar helak olsunlar Biz savaşıcaz savaşıcaz Allah’ın la beraber bunlarla savaş Biz savaşmayacağım diyorlar sonra Davut geliyor cıtı yıkıyor Müslümanlar da şimdi çalışmıyorlar hacısı çalışmıyor hocası çalışmıyor diyanetçi çalışmıyor İlahiyatçı çalışmıyor fenc isi çalışmıyor kimyacısı çalışmıyor matematikçisi çalışmıyor çalışmıyor fakiri de çalışmıyor orta ölçeklidir Müslümanlar fedakarlık etmiyorlar oturuyoruz biz boş boş şeyleri tartışıyoruz sakalı kaç kırış kaç karış olacak şalvar kaç metreden olacak cübbesi nereye kadar uzun olacak kısa olacak sarığı ne kadar uzun olacak kısa olacak adam oturmuş benim bıyığımı eleştireceğine giriyor bıyıkları sünnette yok diyor ben de cevap yazıyorum Darül harpte bıyıklarını kızmak yoktur uzatmak vardır düşmana korku varak varmaktır diyorum ben burası Darül mi diyor mevcut kitapları okumaktan tembeliz biz Dinimizi öğrenmekte de tembeliz adam sohbeti dinlemiyor bu koltuk ne diyor yıllardan beri bununla karşılaşıyor mübarek dinle dinlediğin le alakalı bir söz söyle yok E koca adam imamdı herkes biliyordu Adam dedi ki başına acayip garayip bir şey koymuş acayip garayip bir şey koyduğum şey Sarık sonra yüzüne söyledim benle helallaşak acayip garayip bir şey dedin dedim tecd iman teci nikah gerekti sana dedim Bir de benimle helalleşmeden helalleşmeden ölme dedim öldü müslümanlar ne yazık ki kaybetmişler yani bunu böyle bir de sufiliğin arkasına sığınarak Tan söylüyorlar Yok canım kardeşim zekat vermek bütün müslümanlara farz zekat verme noktasına gelmek zorundasın çalışacaksın o zaman hacca gitmek bütün müslümanlara farz çalışacaksın Hac parasını tamam edeceksin hacca gideceksin sen o farzı yerine getirmek için mücadele edeceksin ilim Müslümana farz sen o ABD’nin O uçak gemisini batıracak elektroniği tespit et o elektroniği Bul o manyetik bir elektrik bul uçak gemisi hareket edemez hale getir Çünkü ayet-i kerimede diyor ki onlara bir ses Kal geldi Dona kaldılar diyor bir ses bütün hepsi Dona kaldı dondu kaldı hareket edemedi Ayakta kalan ayakta kaldı yatan yattığı yerde kaldı vücutları dip düzgün duruyor ama her şey dondu K oldu ayeti kerime bu ya İslam dünyası otur Bunun üzerinde Tefekkür et Ben nasıl bir manyetik alan oluştururum da nasıl bir manyetik alan oluşturulur Nasıl bir ses oluşturulur bu uçak gemisi ve içindekiler Dona kalır ayet var ses ayet var Işın ayet var ayet var Belkıs’ın tahtı çakk geldi tahtına beraber geldi ayet var E Süleyman’ın mucizesi Süleyman’ın değil yanındakinin mucizesi yanındakinin kerameti Süleyman dedi ki kim belkı tahtı bel kıı buraya getirebilir yanındaki dedi ki ben kendisini değil tahtı la beraber getiririm dedi E getir o zaman dedi bel kız tahtı yla beraber geldi Süleyman’ın önüne İslam dünyası buna Tefekkür etsin İslam dünyası buna Tefekkür etmiyor adam öldüğünü ölen eşine cinsel ilişkiye girer mi girmez mi onu Tefekkür ediyor İslam Dünyası Sakalın ne kadar uzun olacağını Tefekkür ediyor İslam dünyası Sarık bir karışma iki karışma arkadan geçecek ona bakıyor arkasında ne kadar sallanmış ha birisi kısa bırakmış Sen kısa bırakamazsın bir karışt O diyor iki karış bırakacaksın diyor hani var ya Ramazan’da hangi sakız orucu bozar hangi sakız orucu bozmaz 38 yıldır Buna cevap veriyorum ben oturacağım sakızları inceleyeceğim hangi sakızın içerisinde şeker var Hangi sakızın içerisinde şeker yok Evet Ramazan geliyor şimdi 3 aylar girecek sorular başlar ya oje orucu bozar mı bozmaz mı bunu bile duydum ben ojee yiyor musun ojeyi be kadın yalıyor musun ojeyi diyor ki oje orucu bozar mı bozmaz mı tırnağındaki Hoca bunları duydukça bunları gördükçe Hatta bazı fetvalar böyle bir şey ararken gözüm öyle eşiyor Ya diyorum ya ya İslam dünyasına bakıyorum Mesela bakıyorum bu ışınlarla alakalı Bu sesle alakalı bu manyetik alanla alakalı İslam dünyasında çalışma yapan profesör var mı yok Evet dua ediyoruz İsrail’i batır Evet Müslümanlar Siz ilimde uğraşmayın fende uğraşmayın kimyada uğraşmayın teknolojide uğraşmayın çalışmayın Siz yeni silahlar üretmeyin Siz yeni gelişmelere açık kapı bırakmayın siz oturun Sakal kaç santim olacak bir tane Siz bir mezur alın sakalları ölçün bir tane mecur alın Sokakta dolaşanların cübbelerini ölçün bir tane mezur alın başörtüsü ne kadar olmalı onu ölçün Hatta oturun fetva verin çarşaf giymeyenler çıplak hükmündedir deyin Hatta deyin ki çarşaf olmayan kadınlar kafir hükmündedir deyin Tabii ya onlarla uğraşın Siz adam oturduğu yerden o Eee 1800 kilometreye füze göndersin Sen otur Burada tabii adam uçak gemilerini getirsin Akdeniz’e dayasın senin kalbine Sen burada de ki Ya Rabbi her gün ben de diyorum beni İsrail’i helak eyle amin Her gün bombalıyor adam Gazze diye bir şehir kalmadı 50 tane İslam ülkesi toplanıyor bir tane olmuyor bir tane olmuyor nereden mede umuyor İslam dünyası insan hakları mahkemesinden İslam dünyasının bir tane bombası yok ki atsın İsrail’i Çünkü kodlar yazılımlar bombaların Hepsi de İsraillilerin elinde Amerika’nın elinde Avrupa Birliği’nin elinde Sen F16 yı alıyorsun İsrail dost ülke görünüyor onu vuramıyor sen F35 de alsan İsrail dost ülke onu vuramayınca karşı kullanmayacaksınız hala daha paramızı vermiyor adam bak f-35’ler alacağımız var F35 de vermiyor parayı da vermiyor F35 de vermiyor parayı da vermiyor İngilizlerin Osmanlı’ya iki tane gemiyi Savaş gemisini vermedikleri gibi vermiyor adam ya bildiğiniz vermiyor Siz de ondan alamıyorsunuz Evet ne yazık ki İslam dünyası kendince bu tembelliği atmış ve bu dünyayı mamur etmek değil bu Allah için bir şey yapmak Çünkü ayet-i kerimede Düşmanların silahlarından daha fazlasıyla silahlanın diyor Hani nerede İslam dünyasında Yok yok iç düşmanlar yok dış düşmanlar yok içler yok dışlar aldanıyor biz devamlı atalım şu içimizdekileri kimse tespit edin koca devletsin Bu iç düşman kimse çıkarın yargılayın atın içeriye tembellik aymazlık almış götürmüş bizi ve insanın İslami bir hırsı yoksa bakın İslami bir hırsı yoksa imani bir hırsı yoksa bir müminin ihsana ulaşma hırsı yok ise bir kimsenin takvaya ulaşma hırsı yok ise bir kimsenin Allah’a kavuşma hırsı yok ise bir kimse Arş alanın gölgesinde gölgelenme Allah’ın gölgesinde gölgelenme hırsı yok ise o kimse müminli sorgulanır sufiliği sorgulanır islamlığın sorgulanır Evet Müslüman dünyaya hırslanmak bu manada dünyaya hırslanmak ne demek zengin olmak için hırslanmak dünyayı zapt edeceğim Ben bütün mal benim olacak diye hırslanmak çünkü insanoğluna Bir vadi dolusu altın versen ikisini ister der Ama sen Allah’a yakın olmak için hırslan bir bilgi edinmek için hırslan İlim öğrenmek için hırslan takvaya ermek için hırslan sabah namazı için hırslan ya günde 10 sayfa kitap oku hırslan sen sufisin cehri zikir erbabı birisi sana cehri zikir dinde yok dediğinde çatır çatır 10 tane ayet 10 tane hadis ona söylemen gerekir hırslan Bunun için senin bu ibadetin senin bu imanın senin bu İslamın bir kimse namaz yok dediğinde en az be ayeti kerime be hadis-i Şerif ona söyle hırslan çocuğun sana bir şey soracaksan sorduğunda cevap verebilecek kadar ilim ehli ol hırslan bunun için ne kadınlarımız da böyle bir hırs var ne erkeklerimiz evet kadınlar televizyondan Bugün ne pişirsem bugün ne giysem bugün gelin toplantısı var bugün kaynana toplantısı var bugün Ne alsam oradan dolaş ne ucuz diye girmiş ona bak ya ucuzluğa girmiş bu elbiseyi almam lazım kaç tane elbise var diye adam sorsa adamı perişan ederler nasıl sorarsın sen ya Kaç tane elbisen var diye alacak onu hırsımız bizim bunlara ya bir Takım elbisen var alma ikincisini ya erkekler için söylüyorum Dursun kaç yıllık benim takım elbise Mela 20 yıllık senin tamir ettiklerin 20 yıldan fazla bir şeyim mi eksik geçen gömlek derdim yakalarının ters üst yap bunların dursun dedim bana fotoğraf atmış şurasında is kalıyor olsun dedim yapsa var mı yaka ters düs ettiren kaç kişi Mustafa özbağa var bir tek Şuradaki hepsinden durumum iyi Benim şurada patron gördüğünüzden hepsinden durumum iyi yokluktan değil Öyle de görmeyin Evet dünyaya bunun için gelmedim çünkü dünyayı Allah’ı tanıma ve tanıtmak geldim dünyayı Allah’ı bilme ve bildirmek için geldim dünyaya etrafıma faydalı olmak geldim dünyaya Kur’an ve Sünnet isenin yaşanması ve yaşatılması mücadelesi vermek için geldim benim Yaradılış maksadım amacım bu benim Yaradılış Amacım ne geysem değil Ne içsem değil ne Giysem değil nereye gezsem diye değil 63 yaşındayım Daha bir günlük tatilim yok tatile gitmeye utanıyorum Diyorum ki bu yangın her taraf Mustafa özb sen bu gönülle bu yarayla bu hicranla nereye gidersen git diyorum o seninle beraber gidecek mi gidecek gülüşüm sahtedir benim müslüman ne yazık ki tembel dini ilimlerde de tembel Sabah namazından sonra dükkan açmıyor Müslüman Sabah namazından sonra ders çalışmıyor Müslüman Sabah namazından sonra yapması gerekeni yapmıyor Müslüman yatıyor uyuyor Rabbim bizi affeylesin Amin ey can bu alimin direği gaflettir akıllılık uyanıklık bu dünya için afet 2066 danan devam edeceğiz haklarınızı helal edin bizden yana da helal olsun rabbim cümlemize affı mağfiret eylesin amin sür çirli İhsan ettiysem affola İslam dünyasını düşündükçe böyle baktıkça İşin doğrusu kederim artıyor dilim sertleşiyor O yüzden de haklarınızı helal edin.
289. Mesnevi Şerhi 2060. Beyitten – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti 15.12.2022 , İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 , GÜRSU Kutlu Doğum Programı Gürsu Beledye Başkanı Konuşması – 19 Nisan 2013. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.