Mesnevi Şerhi

287. Mesnevi Şerhi (2050. Beyitten)

287. Mesnevi Şerhi 2050. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 287. mesnevi şerhi 2050. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

287. Mesnevi Şerhi 2050. Beyitten Hakkında

Mesnevi Şerhi (2050. Beyitten) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (2050. Beyitten) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Amin ecmain Geçen hafta bu hadisi rivayet edenler zahiri manasını vermişler ve yalnız zahiri manasıyla kanaat etmişlerdir burayı ders yapmıştık ve ders bu noktada ayetlerin Zahir ve batını ile alakalıydı yani böyle olunca ayetlerin Zahir ve Batın lı varsa hadisi şeriflerin de Zahir ve batınları vardır Bu manadır aynı şekilde Hazret Pir bu minval üzerinden devam ediyor 2050 beyit onların halden haberleri yoktur Dağı görmüşler de dağdaki madeni görmemişler yani Bu meselenin zahirinden kalanlar dinin zahirde kalanlar Kur’an’ın sadece zahirine bakanlar hadis-i şeriflerin sadece zahirine bakanlar Normalde kabukta kaldılar kabuktan içeri giremediler yani cevizin dışına baktı cevizin dışında yeşil acı bir de ellerini boyayan bir şey var yenmesi mümkün değil yani zahirde kalan kimseler O manada Yani normalde bunu böyle ayırt ettirmek ayırt etmek çok hoşuma gitmez benim avam Has hül Has diye ama sonuç itibariyle bir hani ilmel yakinlik var bir Aynel yakinlik var Bir de hakkel yakinliklar bunlar kur’ani terimler böyle olunca yani avam Eee bazı hakikatleri anlamakta görmekte güçlük çekiyorlar E bu normal avam için Çünkü onların işleri güçleri e hayatı tutturduk varı alan din değil Eee Normalde böyle bir şey Onlar Hani işin hakikat penceresine baksalar da veya hakikatten bir sırra sahip olsalar onlar o Sırrı da Eee götüremez Hani bazı Eee mahrem meseleler vardır o mahrem meseleyi Aslında eski sufiler avamın içerisinde konuşmamış cebriye düşebilir kaderiyye düşebilir mesela Örneğin herhangi bir hadisede sadece Hakkı gören bir kimse başına gelen herhangi bir musibet bir sıkıntıyı normal karşılar yani hastalığı güle oynaya karşılar a hasta olmuşum der Bir de sevinir Bir de der ki ben alışverişi kesmem işin hastayım Elhamdülillah Der şimdi bunu avam duysa bunu şey yapamaz Hani normal düşünür herkes git hemen tedavi ol git hemen kendine baktır doktora gittin mi ilacını yuttun mu ilacı içtin mi Şunu yaptın mı bunu yaptın mı bir sürü Hani haklı onlar da hatta hadis-i Şerifi de getirirler deveyi bağlamak da mı tevekkül edelim bağlamam mı işte Allah resulü dedi ki deveyi bağlayın Ondan sonra deveyi bağla deveden Ya bunun battini kısmına bakarsan deve den kasıt ne nefis şimdi meseleye o açıdan bakılacak olursa Yani biz deveyi bağlayalım mı tevekkül edelim bağlamadan mı tevekkül edelim Allah resulü de diyor ki deveyi bağlayın yani nefsi deveye atf edersen sen nefsi sıkı tut nefsi bağla neye sağlam bir kazığa Bağla o kazık ne Kur’an sünnet dairesi Sen nefsi o Kur’an sünnet dairesine bağlamazsan sen çek gider seni nereye götüreceği belli olmaz nereye atacağı belli olmaz Ama onun Normalde Zahir kısmına baktığında yani deveyi bağlayarak Tan tevekkül edeceksin Doğru mu Doğru doğru mu doğru Ama öbür türden bakarsan başka taraftan çeker bakarsan deveyi bağlan kasıt nefsinle mücadele et nefsini sağlam bir kazığa bağla Ondan sonra Allah’a tevekkül et sen nefsin sağlam bir kazığa bağladıktan sonra sonra tevekkülün tevekkül değil tedbirin tedbir de değil doğru tedbir ne deveyi sağlam kazığı bağlamaktan kasıt nefsinle mücadele et E şimdi meseleye o Batın ilmine sahip olmayan meseleye bu noktada hakikat noktasında görmeyen alimlerin öyle mürekkep yalamış lın ilimleri bir yere kadardır Bunu küçümsemek için söylemiyorum dinin zahirini koruyacak olanlar dinin şeriatını koruyacak olanlar Bu ilim Bu ilim olmazsa olmaz yani Sakın böyle işin Zahir tarafını küçük görmek noktasında değilim cevizin içindeki asıl yenilecek olan meyveyi saklayan dışındaki yeşil kabuğudur delinirse içindeki meyve da bozulur O yüzden o Evet yani cevizi tanımayan bir kimse bakar dışına yeşil sert bir şey diş atsa dişi kırılır onda acı zehir gibi hem de boyuyor atar kenara onu der bu yenilecek meyve değil içinde ne var bilmiyor Çünkü içini bilmiş olsa o zaman Tamam onlar da Hazreti pir de diyor ki Dağı görmüşler ama dağdaki diyor madeni görmemişler Dağı gördü Evet dağın altında ne maden var Onu Görmüyor yani işin Zahir tarafında O yüzden Eee Normalde Batın ilmi bir kimsede Yani bu mana ilmi o kimsede Yoksa yani onu kabul etmemekle kalmazlar Bir de ona Savaş açarlar hem de kıyasıya bir savaş öyle bir savaş ki başlar Uçar gövdelerin üstünden hiç kimsenin umurunda olmaz ve din adına baş uçurur Hallacı mansur’u yaptıkları gibi Seyit nesimiye yaptıkları gibi din adına katliam yaparlar ve ondan sonra da otururlar ağlarlar biz bu katliamı nasıl yaptık diye Yıllar Sonra da birileri çıkar yani bu böyle değilmiş böyleymiş der ama iş işten geçer sonradan onu böyle hikayeler düzerler Hallacı Mansur’a düzlükleri gibi veyahut da Seyit nesimi’ye düzlükleri gibi veyahut da işte Niyazi mısrı sürerler Sonradan da birileri kalkar Niyazi mısrın küfrüne fetva verirler o zaman için Sonradan da taltif edeceğiz diye uğraşırlar muhin İbn Arabi’nin kafirliği hükmeder Ondan sonra da meselenin hakikatini anlayan birkaç kişi çıkar ya burada şunu demek istemiş burada Bunu demek istemiş derler ardından bir sürü özürler düzerler Zahir kısmı işin böyledir O yüzden Normalde Hikmet ehlinin anladığı o Sırrı Hikmet ehlinin Vakıf olduğu Vakıf olduğu o hakikatleri Zahir alimler Zahir taraf anlamakta güçlük çekerler Hani güçlük çekseler razıyız da güçlük çekmekle kalmazlar Kendi acziyet ellerini de görmezler Biz bunu anlamıyoruz da demezler hemen küfrüne fetva verirler ortalığın Hani Hatta böyle öyle cahilane sözler öyle cahilane iftiraların içerisine girerler Yani onların nasıl bir İslam anlayışında olduklarına Hayret edersin o yüzden Bütün İslam Adem’den Muhammed Mustafa’ya kadar hepsinin zahiri olduğu gibi batını vardır peygamberlerin zahiri olduğu gibi batınları da vardır kitapla beraber onlara Hikmet verildi o Hikmet ilmi ledüd işin Batın tarafıdır onlar meselenin hakikatine vakıftır Hatta Hazret Muhammedi Mustafa için Bunu söylerim ben o hakikatin hakikatin de hakikatine vakıftır o yaratılmışların içerisinde Cenabı Hakk’ın ilmi ilahisinin hakikatinin hakikatinin hakikatine de vakıftır bunu böyle Allah’la eş değerde görüyormuş gibi düşünmeyin Allah’ın ilmi sonsuzdur sonsuzdur hakikati de sonsuzdur o sonsuz ilme ve sonsuz hakikatin peşinde koşan insanlar sonsuz bir koşulun içindedirler normalde Çünkü Allah bilinmekte is kendisini bilme noktasında yürüyen kimselerin yolu son yolunun sonu yoktur bir cennetlik olmak isteyenin yolu sonu vardır cennetlik olur hani böyle cenneti küçüm küçümsüyor muu gibi algılanmasın cennetlik olmak kolaydır yani İslam’da en kolay şey cennetlik Olmaktır Hele bu zamanda Cennet o kadar çok kolaydır ki bu zamanda bu zamanda bir kimse haramlardan kendini uzak tutsun namazını kılsın farzları yerine getirsin ehli cennettir o bakın ehli cennettir her şeyin bozulduğu her şeyin böyle tarumar olduğu bütün deccaliyetin ve Şeytaniye her yerde kol gezdiği bir zamanda bir kse iman edip iman edip imanında sabit kalıp farzlarını yerine getiriyorsa evliyadır o o evliyadır o kimse Çünkü haram işlemek o kadar kolay ki elinin altında bütün haramlar Ben bazen Gençler kız erkek ayrıştırmadan Hani Zikrullah gelmiş derse gelmiş ayaklarının altını öpmek lazım sebep ya gençler için o kadar her şey basit ki her şey basit hele bugünün gençleri ceplerinde para var rahatları yerinde keyifleri yerinde anne babalar hizmetkar onlara Evet yani o çocukların bir şey yapması için bir mücadele etmesine de gerek yok benim gençliğimde bizim arkadaşlar vardı bir kız tavlamak için onunla merhaba demek için ne badireler geçerlerdi yani işin içerisinde dövülmek var İşin içerisinde kurşun yemek var İşin içerisinde madar olmak var her şey var Yani bütün onları göze alacak bir kızla bakışacağız o onun oldu o onun oldu Baktı ben kız bana bakmadı diye kahrından sabaha kadar içen arkadaşım vardı benim oğlum bakmadı İsa bakmadı neden kahrettin kahrediyor adam bakmadı diye sabaha kadar içti ben gülüyorum Sen beni anlamazsın birader diyor oğlum Anlamayacak bir şey yok bunda diyorum ya bakmadı İsa bakmadı diyor ya bizim gençliğimiz ayrı bir gençlik biriş ya gerçekten bakmak bakışmak büyük aşktı adam mermi yemiyor gözü alıp bir merhaba diyecek ya düşünsene kızın amca çocukları var Teyze çocukları var Koca sülale onun içerisinden Sen bir kız sana Merhaba edecek sen ona Merhaba diyeceksin büyük Cihat ya Ama gerçekten kıymetli şimdi nerede öyle bir şey Tabii bana da o zaman için tuhaf geliyordu Ben arkadaşlara bakıyordum tuhaf tuhaf bakıyordum ya neden tuhaf bakıyor ya ben size anlamakta güçlük çekiyorum hani gerek yok bu kadar kendinizi strese katmanı diyordum Ben sonra getir AG bir şişe daha getir bir tane daha birader kasayı getir buraya filan E ne oldu kız ona bakmamış Allah bizi affetsin şimdi bu gençler gerçekten evliya Bundan 40 yıl öncesine Gittiğimde her şey zor Şimdi her şey kolay Şimdi her şey kolay her şey kolay olmasına rağmen o genç kendini muhafaza ediyorsa evliyadan şimdi mesele avamdan çıktı avam insanlar işin hakikatini görmez dervişin de avamı vardır o Gencecik çocuk oraya derse gelmiş Onu bir şeyler böyle Hani taciz edecek tahkir edecek ona böyle laf söyleyeceğim diye uğraşır Ya bırak sen kendi çocuğuna laf söyleyemiyorsun gelmiş oraya derse dervişin de zahirde kalanları vardır işin hakikatini görmez kendi çocuğunu terbiye edemeyen gelir Orada gelmiş Gencecik çocuğu terbiye edeceğim diye uğraşır evdeki oğlunu terbiye edemez evdeki kızını terbiye edemez gelir burad kınları terbiye edeceğim diye uğraşır ya sen evdek ini terbiye et bırak burayı Sen işin Zahir tarafı o Allah muhafaza eylesin O yüzden Zahir ulema Zahir insanlar Zahir Dervişler meselenin hakikatini görmekten uzaktırlar ve Zaten onlar hakikati göremediklerinde dolayı da körleşir o körlükleri de ilim olarak görürler o karanlığı da aydınlık olarak görür İşin en acı t da bu karanlığın içindedir aydınlık görmemiş hiç Çünkü yaşamış olduğu o karanlığı aydınlık olarak görür yaşamış olduğu o karanlığı hakikat olarak görür ki ona bir laf söylemek onu oradan almak mümkün değildir Çünkü o kendi karanlığını kendi hakikati olarak görüyor Aslında meseleye başka bir cihetten bakarsan doğru görüyor nasıl doğru görüyor Karanlık Aydınlığa karşı doğru olabilir mi o şahsın kendisine kendisinin doğrusu bakın onun kendisinin doğrusu o kendi doğrusunu yaşıyor ki evet onun doğrusu o karanlık onun doğrusu o Onun önüne Siz projektör koysanız gözleri kamaşır yok Burası aydınlık değil der Orayı görmek istemez O yani Ebu cehil’i utb besi gördü mü görmedi onlar kendi karanlıklarını hakikat olarak görüyorlardı buradan arabi’ye geçiş yapayım Hani Arabi için Arabi öyle der İnsanlar kendi hakikatlerine koşarlar Çok affedersiniz bilmem ne böceği o onu yuvarlak onun için o iş o dışarıdan baktığınızda onu biz o hakikat noktasından bakmazsak biz onu küçük görürüz çok özür dilerim böceği deriz ona şimdi gençler böceğini de bilmezler hiç görmemişlerdir Çünkü Toprak görmediler hayvan görmediler gübre görmediler görmediler çocuklar ne yazık ki bir toprağa ayakları değmedi bizim bir toprakla Aşır neşir olmadı Yani bu avyane bir sözmüş gibi görünür halk dilinde bunun adı böceğidir hayvanların dışkılarını alır normalde Onu top haline getirir yuvarlamaya başlar onu yuvasına götürür kendisinin yuvası vardır orayı Yuvarlar sinek bal yapmaz Hakikat o değil çünkü bal arısı bal yapar hakikati O sadece arı bal yapmaz peteği yapar sarı sac arı derler ya nerede ne diyorlar Bursa’da ona eşek arısı değil sarıca arı mı Sarıcı arı evet Neyse bizim orada da Sacar ediyorlar yuvarlamış bizim Bayındır dili böyle çok fazla uzatmaz Baştan bir harf Ondan bir harf ortasını sen çıkar öyleler y Çok sıkıntıya gelmezler burunları kanar hemen kestirmeden bir şey yapacaklar Sarıcı arı Sarıca uzun geliyor sadec arı sarı kanatlı sarı gövdeli o o da mesela Petek yapar bal yoktur ama biz çocukluğumuzda böyle bakardık peteğini bozardı onun içine bakardık bal Yok hiç o zaten Normalde bir başladı mı yumurtlamaya oraya kocaman Petek yaparlar baş edemezsin Bir de o bir 3 be tane soktum o adamı zehirler öldürür de hoş arıcının yanında arıcılıktan bahsediyoruz Ya özür dileriz pirimiz arıları fısıldayan adamın yanında ben kalk Sen şimdi buradan arıdan bahset arıcılıktan bahset Hakkını helal et Ya özür dileriz yani işte bizimki de böyle hamlık başka bir şey değil işte şimdi arının hakikatini bilmeyen bir kimse sce arıy da eşek arasını da bal arasında bir tutar hepsi arı der değil ama mesela o bal arıların dahi kendi içerisinde eşkıya olanları var siz bal arısının Eşki yalısını biliyor musunuz eşkıya kendisi bal yapmaz gelir kovana haraç keser gibi kovana basar kovanda ne var ne yok hepsini de Talan eder bildiğiniz Eşkiya Mustafa özbağa basıyor geçiyor harap ediyor ortalığı Eşkiya şimdi onu Normalde ancak Arıcı bilir Eşkiya arı olduğunu onlar böyle ekip halinde dolaşıyorlar zaten Senin var mı diploman Arıcı diploma He var mı iyi diplomayı koy arıların önüne diploma alayım ben de ona göre çalışın da Tabii bu fakirin de diploması var öyle kenara atılacak bir kimse değil yani hayatımızda bir diplomamız var yani Allah’ın izniyle ha ben İstediğim yere Bir ormana gider oraya konarım ben de oraya da el koyarım arıcılık şeyinden 3040 tane boş da olsa kovanları al götür ben burada arıcılık yapacağım di orman sana yer veriyor kulübe koymaya da müsaade ediyor Ben o maksatla almadım bizim 10 yıldan beri dört kovandan yukarı çıkmayan arımı var ya Oğlum ne boynunu büküyorsun Burası yarılması tam eli çok sağlam ben soruyorum zaten kaç kovan arı var diyorum duruyor bö gözler böyle bir dönüyor kovanları mı sayıyor acaba diyorum içimde yoksa diyorum arıları mı sayıyor duruyor Duruyor böyle bir bir tuhaf oluyor o esnada o oğlum belli değil mi Benim diyorum 10 yıl önce 4 kovan vardı Böyle Bak o zaman DT kovanda daha benim kinler diyor Ben yani kalıyor DT kovan Arım var 10 yıl kaç yıl oldu Ali 10 yılı geçti mi He 10 yıl geç geçti değil mi 10 yıl vardır Tamam 10 yıldan beri dört kovam benim üremiyor benimkinden tembel çalışmıyorlar bizimi öbür künler zikir ehli onun klar Bizimkiler gaflette kalmışlar gelen vuruyor giden vuruyor Bizim talancı bize geliyor hastalıklar bize geliyor İmtihanı bizim aralar da imtihan geçiriyor yapacak bir şey yok Allah iyi etsin inşâallah evet Batın ilmine sahip olan ehli tasavvuf yani Batın ilmine sahip olan Sadece mürşid-i Kamiller veliler Ben böyle sınırlamak istemiyorum bu eee sufilik yolunda gidenlere hakaret olmuş olur Ben ilmi ledün bir mürşid-i Kamile intisap eden Herkesin kendi çalışması karşılığında onun kalbine ilham olarak ilmin verildiğine inananlardanım Ben böyle Sadece bu hani Batın ilmi yani işte şeyhlere AET velilere AET mürşid-i kamillere ait Yani başkasına ait değil bu noktada duranlardan değilim Ben bir kimse bir Burası ince Merkez şurası ince perde şurası bir kimse gerçekten ehliyetli bir mürşid-i Kamile intisap ettiyse o kimsede de Batın ilmi tecelli eder kabı kadar çalıştığı kadar anladığı kadar zikrettiği kadar onun üzerine eder ben bunu Derviş kardeşlerin üzerinde görüyorum yıllardan beri görüyorum ben kardeşlerin arkadaşların üzerinde Bunun normalde tecelli ettiğini görüyorum ama hani böyle çalışan gayret eden koşuşturan mücadele eden onların üzerinde isabetlidir O yüzden özellikle bu ilmi ben hani eski Eee Sufi anlayışına eski tasavvuf anlayışına bakarsanız Bunlar sadece mürşid-i kamillere velilere ait bir ilmi ilahiden kopup gelen bir ilim Bunu ben böyle sınırlandırmak istemiyorum Bunu doğru bir sınır olduğunu da düşünmüyorum Hatta bunun daha da artacağını ahir zamanda ahir zamanın karanlığının arttığı müddetçe karanlığı artıyor Çünkü Sufi yolunda yürüyen bir mürşid-i Kamile intisap edenlerin bu kalbi feraset ellerinin daha da fazla açılacağını inanıyorum ve gün geçtikçe onların açıldığını da görmekteyim işin açıkçası Bu şununla alakalı Siz çok karanlık bir otada küçücük bir ateş böceği girse oraya onun müthiş bir aydınlığını görürsünüz Bütün gözler onun üzerine çevrilir burada komple Biz Işık kapatsak burada bir tek bir telefonun lambası yanmış olsa burayı aydınlatır bir müddet Gözleriniz alışmaz ama o Işık yandığı müddetçe gözler alışır ve o Işık burada burayı aydınlatır ve buradaki herkes birbirinin suretini görme başlar karanlık arttıkça küçücük ışıkların kıymeti artar bu ışıkların içerisinde bir yerde burada bir ışık Yansa Onun bir kıymeti harbiyesi olmaz Her yer aydınlık Çünkü Gece karanlığında küçücük bir yıldız yol gösterir sana ashabım yıldızlar gibidir hangisinin Sarılırsan beni bulursunuz karanlığın içerisinde bir sufi bu hadis-i Şerife Mazar olmuş kimsedir Çünkü ona sarılan kimse Hazreti Muhammed Mustafa’yı bulacaktır Kur’an ve Sünnet dairesindeki sufi Hz Muhammed Mustafa’nın sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin vekili Es indir karanlığın içerisinde onu gören kimse hatırına Allah gelir hatırına Allah gelince o kimse Allah yoluna revan olur iyi bir sufi iyi bir sufi Batın ilminden alan bir kimsedir Ama bu sufiliğine göredir O yüzden Derviş Kardeşler Sufi Kardeşler bunu böyle kendilerinden çok uzak görmesinler biz buna layık mıyız da diye düşünmesin L Evet biz buna layık mışı bu kibirlenmek değil buna Hamd etmek için söylüyorum Cenabı Hak bunu bize layık eylemiş bir mürşid-i kamilin elini tutturmuş silsilesi sağlam bir mürşid-i Kamile bağlanmışız ve hamdolsun ki o yolda yürümüşüz Kur’an sünnet dairesinde ve hala da o yolun içindeyiz O zaman bu konuda böyle fazla tevazu göstermeyeceğim hamdolsun Biz o yoldayız O yüzden kendi kendimi de gömmeye niyetim yok bu yolda yürüyen bir kimse Evet o ilmi ilahiden kapınca Karınca kaderince bir şey almıştır Yeter ki o yolda sağlam yürüsün ve muhakkak ki o yolda yürüyenlerin gönüllerine keşif açılır o yolda yürüyenlerin gönüllerinde feraset nuru olur o yolda yürüyenler muhakkak ki muhakkak ki Perdenin arkasından haber alır ve o yolda yürüyenler o gizli manalarda nasipleri kadar alırlar Bunu sadece velilere ve mürşid-i kamillere bağlamak bu ilmi bu ilmi vereni daraltmaktadır Muhammedi Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir mürşid-i Kamil hazre Muhammedi Mustafa’nın sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin ulaşmış olduğu hakikat sınırına ulaşamayabilir Evet ulaşmaz ulaşamaz eyvallah Ama o kimse de yabana atılacak bir noktada değildir yabana atılacak bir noktada değildir Öyle olunca o mürşid-i kamilin dervişleri de evet bir idi Kamil değillerdir ama o ilmi ilahiden de uzak değillerdir onları ilmi ilahiye kapalı görmek de hoş değildir hamdolsun bu dergahta Hazreti Peygamber Efendimizi görenler var onunla konuşanlar var Cebrail Aleyhisselam’ı görenler var onunla konuşanlar var şatahat vari olarak söylemiyorum bunu her Zikrullah Hatta Pir efendileri görenler var Hazreti Peygamber Efendimizi görenler var Bunları böyle hani hava atmak şatahat vari olarak söylemiyorum Hamd etmek için söylüyorum rüyası şakır şakır açık olanlar var kalbi açık olanlar var rüya görmüyor hal görmüyor kalbi İlham alıyor Rüya görmüyor hal görmüyor kalbi ilham almıyor ilham kalbi İlham alıyor 70.000 türlü hal gören var bu dergahta Ben bazen şat yapıyorum ya gelsin Kim şeyhlik yapacaksa burada gelsin yapsın diyor adam iki Rüya anlatacak bitecek zaten adamın işi iki hal anlatacak bitecek böyle şeyler oluyor mu yaşanıyor mu diyecek cevaplayamayacağı bekleyelim Hazret-i peygamber öyle demedi sallallahu aleyhi ve sellem Rüya anlatanın rüyası tevil edilecekse tevil etti ona söylenirse söylenecek mii Yalancı yalancı yok Çünkü öyle bir hali yok öyle bir durumu kandırıyorlar Etrafındaki insanları aldatıyorlar milletin parasını ütü zamanını ütü parasını ütü Kimisi heva Hevesinden konuşuyor zaten Allah bizi affetsin Amin O yüzden bu manalar kendi içlerinde de sırdır kendi içlerinde bunu o kimse Üstadı yla paylaşır Üstat onu arkadaşlarınla paylaş derse paylaşır Hani ara sıra bunları sayfada yayınla diyor erkeklere erkek sayfasında bayanlara da bayan sayfasında bu paylaş paylaştırıyor örnek Bunu neden paylaştırıyor o Derviş Kardeşler de onlar okusunlar bu hakikatler var bizde yok diyen olmaz da bir örnek olsun bir şevk olsun Rabbim bizi bunlardan eylesin inşâallah Amin O yüzden her ayetin ve her hadis-i Şerifin bir batını Vardır vardır Her olayın her tecelli eden bir vakanın bir batını vardır Bu Yağmur da olsa bu deprem de olsa bu sel de olsa bu yangın da olsa onun batını vardır bir savaş baş da olsa onun batını vardır Dünya üzerinde ne tecelli ediyorsa etsin her tecelliyât bir batını vardır Bu bizim tabirim de ister Tabiat olayları diyelim biz buna ister devletlerin birbirleriyle savaşmaları olsun hepsinin de her şeyin bir batını vardır O yüzden Normalde bu bu batınları ilmi ledün ne bilinecek olan şeylerdir ve o ilmi ledün de o kimseye ya ilhamla gelir kalbine ilham gelir ya karşındaki kimsenin kalbine ilham gelir ondan alırsın ağaçtan dinlersin duvardan dinlersin kuştan dinlersin kumran dinlersin dinlersin o ilham kapısı sana aralandı İsa direkten de gelse duvardan da gelse kumran da gelse o ilham haktır rüyada da gelse başkasının rüyasından da gelse haktır velilerle alakalı ayetti kerimede Yusuf Suresi miydi 72 hangi suredi velilerle mahcup olmazlar Mahsun olmazlar Yunus muydu Yusuf muydu ezberim Yok ya benim veliler mahcup olmazlar Mahsun olmaz ayetti kerimesinin Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine bunu sorunca Hani onlara Normalde dünyada da ahirette de iyilikler vardır müjdeler vardır Bunu söyleyince Allah resulüne diyorlar ki dünyadaki Müjde ne Yunus 62 Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri diyor ki dünyadaki müjdeyle alakalı bir kendilerinin gördüğü rüyalar iki kendilerinin görüldüğü rüyalar Müjdeci didir diyor bir o Veli Kimse kendisi bir rüya gördü kendisine Müjde iki o Veli kimseyi birisi rüyasında gördü hem veliyye Müjde Hem ona Müjde ilham sana bir yerden yetişir O yüzden ilmi ledün geliş yolu olarak illaki senin kalbin ine ilham olarak doğacak diye bir kaide yok Eşin söyler kime söyledi Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri hudeyde hudeybi ihramdan çıkmak için duruyordu eşi dedi ki ne oldu dedi ki Buradan geri döneceğiz onu düşünüyorum dedi Dedi ki Ya Resulallah düşünme sen dedi kalk kurbanını kes ihramdan çık onlar yavaş yavaş seni takip ederler eşi söyledi vahiy nereden geldi ilham nereden geldi eşinden geldi peygamberliğine bir zarar mı hayır peygamberliğine bir eksiklik mi Hayır Allah onu bir sıkıntıdan çıkardı kalktı Allah resulü Sallallahu aleyh ve sellem abdestini aldı kurbanını kesti tıraşını oldu ihramdan çık sahabeler teker Hepsi de yapmaya başladı O ilmi ilahi o ilmi ledün Sen doğru bir yoldaysan Burada şunu ayırt etmek istiyorum muhakkak şeyhin Mürşidi Kamil ise bunu buradan Bunu ayırt etmek istiyorum özelliği bunun bu buranın en ince sır perdesi bu buranın hakikati bu Eğer senin şeyhi Mürşidi Kamil ise o İlm Dün sana ulaşır Sen yeter ki çalış gayret et haylazlık yapma Rabbim bizleri çalışkanlarda eylesin amin Allah’a göre güz nefis ve havadır akılla Cansa baharın ve edebili ta kendisidir Yani normalde bizim için Güz nedir sonbahardır kıştır ama Allah’a göre diyor güz nefis ve hevadar Hazreti Pir diyor akılla Cansa baharın ve edebili ta kendisidir yani nefis ve heva Yani bunun karşılığı dünyevi zevkler haramlar dünyevi Arzular istekler dünyanın şata atı şatafatı gösterişi ben biraz da kafa yapıyorum ya moda aptallığı moda salaklığı veya trendi yakalama Geri zekalılık Trend diye kalacak Ya arkadaş Bunların hepsi de dünya heva ve Hevesin içerisindedir şat atın şatafatın içindedir dünya insanlığını üttü yi sömürdükleri yerlerdir ütülü sömürülür insanlar buradan modo ikonları yaratırlar üretirler olmadı işte filancanın giydiği elbiseler filanca mutfakta bunu kullanıyor şişmanca şununla poz verdi filancanın sevgilisi bu fişman ca O sevgiliden ayrıldı ona gitti millet bunlarla uğraşır uğraştığı şeyler bunlarla aldanırsın uyutulursa Kolundaki saat Rolex olacak filan takım elbisesi a beyen giyiniyor a Tabi ya içindeki necaset iman edenler temizdir iman etmeyenler necasettir Çünkü herkes dışına bakıyor Batın Yok ya Batın Olmayınca batin olmayınca dışına bakıyor Allah bizi affetsin Amin O yüzden bunlar Normalde Eee bunlara düşen insanlar Kışa düştüler onlar Bahar yaşamıyorlar karanlığın içindeler karanlığın içindeler bir aydınlık yok şatahat şatafat gözlerini Bürümüş Bilmem hangi takımla sunum yapacak yemek misafirlere Ama içindeki çorba yenilecek çorba değil gitmiş Koru koymuş içine çorba yapmış öyle ya lan yap dostur bir kelle paça millet yesin bizim Sait böyle kafa sallıyor Ah diyor Sait Sen kelle paçası durmazsın mı Eyvah Adamı öldürmek daha iyi be kelle paçasız duracağını Vay Yangınlarda adam ya üzüldüğü şey kelle açıdan uzak durmak de şöyle B bol yağlı değil mi bol ilikli kimse durduramaz E şimdi Tabii bu Normalde Hazreti piree göre Bahar ise hakikattir Bahar ilmi L Dündür Bahar İslam’dır Bahar güzel ahlaktır O yüzden nefsin Arzu ve istekleri seni maddiyata götürür Oysa sufilik seni maneviyata götürür sufilik der ki gel mana yaşa işin Zahir tarafına bakma işin hakikatini gör der nefis seni maddeye taşır o der ki gel kafeler var Bak işte gideceksin geri zekalılar gibi bir kahveye 250 lira vereceksin der filanca yerde kahve içecek ama bir de kahveyi kendi elinde alacak garsoniye de kendinden hem 250 lira kahve parası vereceksin Bir de kahveyi elinde sen kendin götüreceksin lan diyorum bu kapitalist sistem insanları nasıl koyunla ştır diyor insanları nasıl bu hale getiriyor diyorum hayret ediyorum ben cumartesi günleri bayan sohbetinden çıkınca şeyden gidiyorum Ne o e orada yeni açıldı sağ tarafta bir kafe var eski sinemanın olduğu yerde ne Nevale Nevale mi Neval mi Nevale onun önünden geçiyorum ben oradan görüyorum gençleri ellerinde kahve böyle dolanıyor Hani gidecekler bir yere oturacaklar Oradan hükmediyor diyorum Bunlar ellerinde kahve dolaşıyorlar orada bir kahve herhalde normal Türk kahvesi 4050 liradan aşağı değildir kaç paradır Yok yok açık söyleyin git gidiyor olsanız ne olacak yani kaç paradır birisi yiğitlik yapsın ya 90 lira mı bir Türk kahvesi 90 lira 90 90 lira kahvenin kilosu 400 lira Adam 4 kahvede bir kilo kahve parası kazandı Bir de Kendisi aldı kahveyi Bir de kartonda hayatta içmem Allah bu gençlere akıl fikir versin Amin kendi hikayemi anlatacağım Şimdi de anlatayım mı anlatmayayım mı diye düşünüyorum Denizli’den geliyoruz abime tezgah aldık ben tabii Ustalar filan abim getiriyor ben yürüdüm gittim abim dedi ya Neredesin afyon’u geçtim dedim ya dedi bir yemek söyle bize bari Afyon’da D iyi dönüyorum dedim girin o zaman Neydi o yerin adı ya İkbal girin oraya geliyorum dedim Onun Lokantası kapatmışlar gece yarısından sonra oluyor bu orada başka bir yeri açmışlar hani böyle gece servisi gibi ii oraya gittik Ah baktım hani ikbal ne olmal lokanta oturuyorsun bana diyorsun şunu getir Getiriyorlar veya gidiyorsun seçiyorsun şundan Bundan bundan Getiriyorlar masaya Aa baktım şey self servis kaşık çatal al ekmeği al tabağı al oradan Git yemeği al E git otur oraya ya yemeğini ye Allah Allah böyle baktım bulaşıkhane nerede dedim haydır hacı abi dediler dedim kaşığı çatalı al tabağı al yemeği al ye parasını öde bulaşığını da yıkayayım Ben dedim öylesi gidelim eksik kalmasın bir şey dedim hemen oradan şef geldi Hacı abi siz böyle oturun dedi yazmışlar rezerve en kafa masaya rezerve yazmışlar kimi ayırdılar İsa artık Hani önemli misafirler gelirse restoranlarda orada burada şeydir rezerve yazar oraya Aslında rezerve yoktur oraya hatırı sayılır bir kimse gelecek hemen kaldırırlar onu oraya urlar Neyse ben de böyle bir çıkış yapınca dediler abim de yanında diyor oğlum yapma lan diyor Sus lan dedim orım burum çekiştirme benim dedim hem rezerve masaya oturduk Biz abim böyle kaldı Şimdi dedim kaldır lan Kafanı hemen servisi açtılar Ben garsona bir vahşi iş verdim başımda duruyor ellerini bağladı ben peçeteyi şimdi siliyorum koyuyorum kenara tak alıyor abim diyor ulan Ne yapıyorsun diyor Oğlum buranın racı mı Bu dedi sen dedim yarım kadeh içip Ha demek öyle birader diye geçirdin dedim biz öyle yapmadık dedim biz racon gördük dedim neyse Bütün herkes bize bakıyor Bunlar kim Bizim de kıyafetler dökülüyor 3 D tane Usta perişan olmuştu zaten tezgahları sökeceğiz diye Onlar uğraştılar Ben bir işe yapmadım mı Ben bile psikolojik olarak yoruldum onu olsun Biz perişanız herkes bize bakıyor Bu masada bu adamlar para konuşuyor servis açıyor bir bahşiş koyuyor bunu yapıyorlar bir bahşiş koyuyor birdi garson ik oldu Birisi sadece bana bakıyor öbürkü masaya bakıyor abim dedi olmadı bu dedi Ne oldu dedim ha E bir tanei sana bakıyor bir tanesi hepimize bakıyor oğlum Parayı verelim düdü çalıyor dedim Allah Allah Hem parayı ben vereceğim Hem bir de senin başında mı duracak dedim ben biraz sesli konuşuyorum Kah seni diyor ne etsin bizi perişan ettin diyor kafasını kaldırmıyor ya bu insanlar koyun gibi adam oraya Self Servisi koymuş herkes sıraya giriyor en son sıraya girdiğim yer Endüstri Meslek Lisesi’nin yemekhanesi ydi Onun da bizim çocuklar böyle hani bana özellik yapmasınlar diye sıraya giriyordum ülkücü çocuklar o zaman için işte abi biz alalım Yok yavrum Öyle şey olmaz yok kardeşim ya hepimiz kardeşiz öyle şey yok biz sıraya girmekle erdemlilik yapıyoruz yani o zaman için arkadaşlara erdemlili öğretiyoruz yani Sen böyle ülkücü büyüksün deyip de böyle kendine hizmet ettirmeyecek E biz o kültürden geldik Öyle olunca Allah bizi affetsin kapitalist sistem insanları koyunla ştır diyor Hem 90 lira kahve parası veriyorsun hem bir de kendin servis ediyorsun alıyorum Bir de neymiş Kağıt karton kartondan içiyorum bir de hayatta içmem hayatta içmem 90 lira verip de kartondan kahve içmem içmem kapitalist sistem size hakikati göstermiyor ütü sizi sen orada kahve içmeyi bir özellik zannediyorsun farklı bir yer bir şey yaptım zannediyorsun koy termosa iç O daha iyi daha sağlıklı Eğer senin gizli ve cüzi bir aklın varsa cihanda bir Kamil akıl sahibini ara Senin cüzi aklın Onun külli aklı yüzünden külli olur Çünkü aklı kül nefse zincir gibi gibidir Eğer senin bir Aklın var ise Küçücük bir aklın var ise Küçücük bir aklın varsa cüzi akıl dediğin şey küçücüktür neye karşı küçücüktür o bilinmez Çünkü biz külli aklın ne kadar olduğunu bilmiyoruz külli aklın ne kadar olduğunu bilsek cüzünü bileceğiz yani küçüğünü bileceğiz külli aklı Tefekkür ettiğinizde sonsuz ilim sonsuz bir ilmin içerisinde senin aklının ilmi nokta bile değil nokta bile değil Allah’ın el Alim İsmi Şerifi sonsuz çünkü sonsuz bu insanlar kendi akıllarını o kadar çok büyütüyorlar ki sanki dünyayı onlar yarattılar sonsuz aklın sahibinin önünde senin aklının hiçbir esamesi yok hiçbir esamesi yok sana verdiği o Nimet akıl nimeti sana verdii o lütuf o ikram onu tanıman içindi o külli akla yol yürümen içindi o akıl sana onun içindi ve diyor ki Hazreti Pir Eğer ki diyor Sende cüzi bir Aklın var ise cihanda Kamil bir akıl sahibini ara sen akıllı bir kimse isen küçücük bir aklınla akıllılık yapıyorsan Sen bu alemde Bir mürşid-i Kamil ara bul kendine eğer o mürşid-i Kamile ulaşamazsan sen akıllılardan değilsin istersen Nobel fizik ö öde ödülü al sen akıllı bir kimse değilsin bir mürşid-i Kamile intisap etmediysen Çünkü o mürşid-i Kamil Hikmet ehli Hikmet ehli cenab-ı Hak bir kısım peygamberlere ilahi kitapla beraber Hikmet verdi Hazreti Muhammedi Mustafa’ya kitapla Hikmet verdi Musa’ya kitapla Hikmet verdi İsa’ya kitapla Hikmet verdi İbrahim’e kitapla Hikmet verdi bazı peygamberlere sadece Hikmet verdi onlar kendilerinden önceki veyahut da kendi zamandaş tıaktör İbrahim Aleyhisselam’a kitapla Hikmet verdi luta luta kitap vermedi İbrahim Aleyhisselam’ın kendi zamanında yaşayan 2i ü tane daha peygamber var onlarda kitap Yok onlarda Hikmet var işte Allah hikmeti kime dilerse onu verir ona verir bu insanların dilemesiyle alakalı değil kime de Hikmet verdiyse kime de Hikmet verdiyse ona muhakkak ki çok Hayır verilmiştir Bunu ancak aklı selim sahipleri düşünüp anlar Bakara ayet 269 Allah hikmeti kime dilerse ona verir kime de Hikmet verilirse ona 269 sen o Hikmet ehlini ara bul sen o Hikmet ehlini arayıp bulmakla mükellefsin kendi kendine tembellik yapıp da bu zamanda var mı ya Ha yok ya Allah’ın ilmi kesildi ya Haşa Ha yok ya Allah’ın veli ismi şerifini rafa kaldırdı Allah Ha yok ya Allah mürşid-i kamilleri aldı topladı rafa kaldırdı bir sürü de Kütüb de hadisler var o hadisleri de atsan kendar zaten Ama Allah’ın velileriyle alakalı ayeti kerime var Onu nereye atacaksın ya O kim Allah’a iman ettiyse o da Allah’ın velisidir de böyle bir şey de geç Allah muhafaza eylesin Amin İşte bu Hikmet ehli olan kimseler aklı külün tecelliyât andadır buna aklı kül sahibi diyemem bir kısım eski sufiler o mürşid-i kamilleri aklı Kül sahibi olarak görmüşler öyle nitelendirmiştir Bu fakiri öyle nitelendiren Erden değil onlar aklı külün tecelliyâtı dırlar ama aklı kül sahibi değildirler aklı külün sahibi Allah’tır aklı külün sahibi Allah’tır ilmi ledün sahibi Allah’tır bir mürşid-i Kamil İlm ledün sahibi değildir İlm ledün gelen hikmetlerin tecelliyâtı dır kitaptan okuyanlar onları ilmi ledün sahibi olarak nitelendirir onların bilgileri ilimleri kitabi kalbi değil onların bilgileri hale dayalı değil onların bilgileri kalbi ilhama dayalı değil onların bilgileri daha öncekilerin yazdığı dar sınırlı kitaplarla alakalı bir kimse kendisine aklı kül sahibi olu görüyorsa onun kibri de battı o Sen neyin sahibisin sen hiçbir şeyin sahibi değilsin sahip Allah İlm ledinin sahibi de o aklı külün sahibi de o ilmi tecelliyât lın sahibi de o batını tecelliyât lın sahibi de o Sen ancak ona Mazhar olursun neymiş de onların şeyhleri aklı kül sahibiymiş aklı külden bir damlanın daha küçüğü bir zehre onun kalbine tecelli etse kafasını kaldıramaz o Hayır bilmiyorlar tanımıyorlar kalbi feraset deri yok kalbi hakikatleri yok şeyhi ilmü ledin sahibiymiş Utanır İnsan utanır utanır Ar damarları patlamış iffetlerini Amin Allah dilediğini kendisine seçer kendisine yönelen de hidayete erdirir Şura 13 bu dilediğine Hikmet verdikleri Allah’ın kendisine seçtiği kimselerdir Allah dilediğini kendisini seçer alır onu bu peygamberdir Bunlar mürşid-i kamildir Bunlar veliler Bunlar o velilere intisap etmiş müritler bunlar geniş dairede müminlerdir daraltmayın genişletin daraltarak Tan elinize bir gelmez hazine senin değil hazine Allah’ın hazine senin değil hazine Allah’ın sonsuz hazine Allah’ın sonsuz af Allah’ın Sonsuz Merhamet Allah’ın sonsuz İlim Allah’ın sonsuz İlm iledin Allah’ın kalem daha rafa kalkmadı kalem yazıp çiziyor daha sonsuz Allah’ın sonsuz yazıp çizecek o zaten sen kardeş Sabahları Ne içti de ilmi Sen aklı kül sahibiyim diyorsun Akşamları Ne içiyorsun sen il milletin sahibiyim diyorsun Allah muhafaza eylesin Amin sen hiçbir şeyin sahibi olamazsın Allah dilerse sana Hikmet verir o hikmetin tecelliyât anda tutar seni Allah sana aklı külün tecelliyât tutar senin kabın kadar sen senin genişliğin kadar senin derinliğin kadar senin alabileceğin kadar kendini genişlet Zikrullah ile kendini derinleştirir rull ile kendini yükselt Zikrullah ile Sen Allah’ı zikretmekle sen Şeyh de olsan mürit de olsan Mürşit de olsan Allah’ı zikretmekle mükellefsin kim Allah’ı zikrederse Allah da onu Zikreder Sen bu Şerefe Nail olmanın yolunu ara Seni yükseltecek olan bu seni derinleştirecek olan amel bu seni genişletecek olan amel bu Sen zikretmekle mükellefsin ancak zikredersen aklı külün tecelliyâtı sana dokunur zikredersen İlm ledinin tecelliyâtı dokunur bir mürşid-i Kamile intisap edersen sen sen ilmi ledün tecelliyâtı sana dokunur bir mürşid-i Kamile intisap etmeyen bir kimse ilmi leden mahrumdur aklı külün tecelliyâtı mahrumdur çünkü onun kalbi Harekete geçmiş değildir kalbi harekete geçmeyen kimseler zikzak çizerler devamlı mümkün değildir o mümkün değildir tekrar söylüyorum mümkün değildir hele şeyhe gerek yokmuş da kendi kendilerine zikir yapıyorlarmış da Vay işte böyle kalbi feraset açılmış da yalan ver 1000 dolar çakranı açsın senin 5.000 dolar verirsen birden çakraların açılacak 10.000 dolar verirsen Nirvana’ya ulaşacaksın bu işleri Allah bize affetsin Amin O insan o cüzi aklını cüzi aklınla o mürşid-i Kamile intisap eder mürşid-i ettiğinde aklı küllün tecelliyâtı altına girmiştir İlm ledinin tecelliyâtı altına girmiştir Sen rahmet yağan bir yere gidersen rahmet bulursun sen bir karanlık odaya gidersen Aydınlı bulamazsın ki aydınlık odada ancak aydınlığı bulursun Rabbim bizi onlardan eylesin amin binan le hadisin manası tevil şöyle olur Pak nefesler Bahar gibidir Yaprakların ve filizlerin hayatıdır Pak nefes bu manada mürşid-i kamillerin velilerin nefesleri der evliyaların nefesler didir Yani onların sohbetler didir onların zikir alakaları dır Allah’ı her yerde Zikreder bir insan her yerde bir mürşid-i Kamil sohbeti bulamaz O yüzden bir sufi için üstadının sohbeti var ise birinci derecede sohbeti dinlemekle mükelleftir Çünkü o sohbetten hikmetler pınarından bir şeyler coşup gelecektir zikrullah’a gider evde bir kimse yapar veya cemaat olan zikrullah’ı her yerde yapar ama üstadının sohbeti varsa üstadının zikrullah’ı varsa onun alternatifi Yoktur Başka Çünkü o Pak nefesler Bahar gibidir diyor haz Pir Kütüb isinde de ebdal meselesi vardır bir babt orada tirmizi’nin bir naklettiği bir şey var arz Allah’a nübüvvetin kesilmesinden şikayette bulundu Allahu Teala Senin sırtına 40 tane Sıddık koyacağım onlardan biri ölünce yerine bir başkası Bedel bir başkasını Bedel kılacağım Bu sebeple onlara Bedel dediler Allah onların ahlaklarını tebdil etti onlar arzın direkleri onlar sebebiyle arz ayaktadır onlar sebebiyle yağmur yağar E o zaman sen o 40 tane o Velinin o mürşid-i kamilin Birisini bul Bahar nefesi onun onlar sebebiyle arz ayaktadır deyince sen onlar sebebiyle onun sebebiyle ayakta durursun arz sensin senin ayakta duruşuna sebep olur O Mürşidi Kamil onlar sebebiyle yağmur yağar onların sebebiyle Sen manevi hikmete manevi bilgiye RAM olursun buradaki yağmurdan kasıt ilmi ilahiden gelen rahmet ve berekettir onların üzerinden gelir Çünkü bakın onların üzerinden gelir onların üzerinden bir manevi maneviyat gelir onların üzerinden gelir velilerin sözler den yumuşak olsun sert olsun vücudunu örtme Çünkü o sözler dinin zahiridir velilerin o mürşid-i kamillerin o evliyaların sohbetleri senin dini hayatında dini yaşamında çok önemli bir yer tutması gerekir ki öyledir ve onlar ister sert sana nasihatte bulunsunlar ister yumuşak nasihatte bulunsunlar ister sana kızsın ister seni sevsinler nasıl sohbet ederse etsin sana nasıl nasihat ederse etsin sana rahmettir o Çünkü kızılacak olana kızmak yumuşak davranılacağını davranmak erdemlilik Siz Sert davranılması gerekene yumuşak davranır yumuşak davranılması gerekene sert davranırsanız Erdemli bir kimse değilsinizdir ceza verilmesi gereken kimseye kendinizce rahmet ettiğinizi düşünüyorsanız ona zulm ediyorsunuz siz hakikatten uzaksınız çünkü ceza verilmesi gerekene ceza vermek zorundasınız Eğer ceza vermezseniz adaletsiz davranmış olursunuz Bu sizin Hikmet ehli olmadığınızı gösterir dersi alınması gerekenin dersini alırsın bir kimse gönderilmesi gerekiyorsa gönderirsin bir kimseye sert konuşulması gerekiyorsa sert konuşursun bir kimseye tatlı yumuşak konuşulması gerekiyorsa tatlı yumuşak konuşursun o senin Erdemli olduğunu gösterir o senin Hikmet ehli olduğunu gösterir o yüzden bir mürşid-i kamilin sana kızması bile berekettir lütuftur sana kızıyor ki seninle ilgileniyor anne çocuğunu çok sever Baba evladını çok sever ama onlara kızılması gerektiği yerde Kızmıyorsun evlatlarına çocuklarına zulmediyor yanlış eğitim veriyor Ona doğruyu göstermesi gerekiyor Ona doğruyu göstermezse O çocuk o yanlışı doğru bilecek hep o yanlış yü üzerinde yürüyecek bu aynı şeydir anne babalar kendi elleriyle çocuklarını cehenneme atarlar Aman biz yaşadık o yaşamasın Aman biz kırıldık o kırılmasın Aman Biz gördük o görmesin Yok öyle bir şey o da yaşayacak o da görecek o da çilesini çekecek o da kırılacak O da ezilecek o da hayatın realitesi Neyse yaşayacak onu Sen onu pembe pamukların içerisinde sarıp sarmalar San o çocuğa kötülük yapıyorsun sen dervişi pembe pamukların arasında sarıp sarmalıyım o Dervişe kötülük yapıyorsun sen nasihatten geri durma nasihatini yap sen ona öğüt ver sen ona bir daha anlat bir daha anlat bir daha anlat bir daha anlat ama onun yanlışlığını örtme bir daha anlat onun eksikliğini örtme yavrum namaz kılmasam da olur olmaz çocuğuna namazı öyle söyleme e sevdirmek istiyorum namaz kılmazsan da olur deme de ki yavrum namazını kıl Kur’an’ı öğüt de ki yavrum orucunu tut de ki yavrum Sakın ha harama gitme sakın ha haramla haramla ilgilenme Sakın ha bak Sen güzel bir kızsın alımlısın Çalımlı sın Sakın ha yavrum haramla uğraşma bir erkekle görüşme konuşma yok sınıf arkadaşıymış da yok okuldan arkadaşıymış da yok baş başa ders çalış akmış da yok beraber de yapma yavrucuğum Sen kızsın sen bir erkek ne olursa olsun sana meyl eder Doğru değil Sen babasın sen annesin çocuğuna böyle öğüt ver bu zamanda gençler konuşarak Tan anlaşarak evleniyorlar deme sakalından utan örtündü utan namazından utan orucundan tutan Sen nasıl harama böyle Geçit veriyorsun kendi kızına Oğlum bak yakışıklısın gençsin Civan delikanlısın Sakın ha meyletme harama kızlar seni asılabilir kadınlar Seni asılabilir arkadaşlık teklif edebilirler aman evladıma amana harama dönme aman aman oğlum Evladım bak telefondan kumarlar çıkmış Sakın ha böyle bir şeye meyletme Sakın ha bak uyuşturucu kol geziyor bir duman dahi arkadaşından sigara içme içine ufacık bir uyuşturucu koyar bir seferde sen uyuşturucu müptelası olursun bir seferde bir seferde İkinciye gerek yok Sakın ha buna buna meyil etme sakın bunu yapma e Oğlan uyuşturucu kullanıyor uyuşturucunun yanında kumar da var haydi 1 milyarı batırdı Aman Oğlan rezil olmasın 1 milyar daha 1 milyar Daha batırdı Aman rezil olmasın 1 milyar Daha nereye kadar nereye kadar da sen oğluna doğru bir iş yapmıyorsun sen Derviş adamsın Oğlunun kumar parasını nereden ödüyorsun Sen Derviş adamsın oğlunun uyuşturucu parasını nereden ödüyorsun Nerede kaldı senin dervişin Nerede kaldı senin sufiliğin Ee sen oğluna haram işleyen kızına haram işleyen Oğluna sen iyilik yapmıyorsun erdemlilik o değil erdemlilik bat Az önce dua ediyoruz Her zikrullahın başında her sohbetin başında Ya Rabbi bizi Hakkı hak bilenlerden eyle Amin batılı batıl bilenlerden eyle Amin karşı Cihat edenlerden eyle Amin amin batıl uyuşturucuyla Sen mücadele edeceksin kardeşim oğlun da olsa kızın da olsa mücadele edeceksin Sen haramla mücadele edeceksin oğlun da olsa kızın da olsa mücadele edeceksin Sen Derviş adamsın Sufi adamsın Mücahit adamsın Allah yolunda koşanın neden haramla mücadele etmiyorsun neden çocuğunun haramına kol kanat geriyorsun neden yanında yetiştirmeden yanında taşımın onu kız ve oğlan çocuğu neden taşımın ondan daha kıymetli neyin vardı neden taşımın yanında nereye gidiyordun da taşımın zikrullah’a gidiyordun derse gidiyordun neden taşımın yanında Neden eğitmeden öğretmedin neden anlatmadın neden ağlamadın Geceler Boyu neden seni alıkoyan Neydi nefsini şeytandı başka bir şey değildi o yüzden o velilerin öğütleri o Mürşidi kamillerin öğütleri o velilerin sözleri sert de olsa yumuşak da olsa rahmettir berekettir lütuftur ikramdır ihsandır hidayettir hikmettir Hikmet sen ona vücudunu dahi aşacaksın itiz kapısını kapatacaksın kapat bütün itiraz kapılarını Sen bir mürşid-i Kamile intisap etmişsin bütün itiraz kapılarını kapat bütün şerh kapılarını kapat şerh de düşme kapat nefis sana yaptırır onu şerh bile düşme Allah rahmet eylesin yaptım diye söylemiyorum daha yeni yi tanıştık yeni Derviş böyle şey Efendi Hazretleri oğlanlara ayakkabı alıyor Ben ayakkabı satışında pirim o zaman için kadının ayağına bakarım 37 giyiyor bu derim 39 numara ayakkabıyı bile satarım canım isterse ona ayakkabı yıyor böyle oradaki esnaflar da satılmayan böyle modası geçmiş olanları şey efendiye veriyorlar bir parti aldık gönderdi içim yanıyor üstadına bilgiçlik taslamayın Ben bunu biliyorum demeyeceksin ikinci partiyi alıyoruz yine aynı Ben hesaplara bakıyorum hesaplar doğru değil 3 partiye geldi Bir de senet imzalıyor şey Efendi malları alıyor senet imzalıyor o zaman için Senetler var Usta Efendi Sen biliyorsun değil mi bu işi dedi Estağfurullah Efendim dedim Ben de dedim çalıştığım dükkanın malını alır senedini imzalar böyle çalışırdık dedim nasıl dedi bas be Efendim dedim o Annemin uzaktan akrabası beni de çok sever Bana da çok İnanır dükkana gelmezdi dedim parasız kalınca gelir dükkandan hasılat alır gider para alır gider Ben dükkanı çalıştıran bendim ded E sen sen dedi Bunları biliyorsun o zaman dedi Biliyorum Efendim az bir şey dedi e dedi Hadi sen de dedi bir hani şeyin olsun bir dedi hani bir kasa mal da sen yapi olur Efendim dedi Şimdi Allah rahmet eylesin şey Efendi Nevşehir’de Bunlar Hacı Baba bunlar Nevşehir’de gitmez diyorlar böyle e Tabiri caizse anne ayakkabıları veriyorlar hep ona şimdi ayakkabıda bir anne ayakkabılar var vardır Baba ayakkabıları vardır yani biraz böyle hani bayan ayakkabı da biraz böyle popüler ayakkabılar böyle işte yüksek toptur biraz dekolteden onlar böyle şeydir ben gittim çaat Çat ayırdım Böyle sırf dekolte böyle Şeyh Efendi baktı Oğlum bunlar Nevşehir imizde satılır mı dedi satılmazsa bir dak oradan çocuklar Efendim şey yapsınlar ambara versinler dedim satılmazsa iade alacaksın ona göre dedim adama direkt böyle baktı Yok almayacağım diyorsan ben Nevzat Kundura gideceğim şuna gideceğim buna gideceğim ben firmaları sıraladım Tamam alırız dedi ben 34 tane Baba firma sıraladım o zaman Nevzat Nevzat kös ne yapıyor yani koy şeye vitrine biblo diye millete göster ayakkabı diye değil ayırdım ayırdığım bütün bir kasa kendim kasalım başında durdum hepsinde başında duruyor Tabii iş hesaba geldi Efendim Müsaade ederseniz dedim hesaba Bir bakabilir bak bak Mustafa dedim bakıyorum ayak kabı kaç para biz 7 lira demiş 8 lira yazmış oraya 9 lira demiş 10 L yazmış ya dedim bunlar böyle yazmışsınız E hep öyle yazıyoruz dedi E 7 lira dediniz dedim ben Han 7 lira dediniz Neden 8 yazdın buraya kardeş dedim ben iş sertleşecek biraz döndüm Efendim müsaade eder misiniz Ben bu konuyu konuşayım dedim tabi Mustafa Efendi konuş dedi döndüm birader Hayırdır dedim 7 olan şeyi nasıl 8 yazdın dedi ben tak tarz değiştirdim dervişliği bıraktım orada Hayırdır dedim biz öyle yazıyoruz ne demek öyle yazıyoruz dedim ya Siz ne yapıyorsunuz dedim şimdi isim zikredeyim artık Fethullah hocanın cemaatinden dedi ki bu biner liray dedi cemaate yazıyoruz nereden biliyoruz Kardeşim ben o cemaate versem ne olacak vermesem ne olacak dedim ben vermek istemiyorum ne yap yapacaksın dedim dök dedim Bütün hesabı kaç çit ayakkabı alınmış hepsini dök dedim aşağı böyle bir durdu şey Efendi sonra sohbetlerde söyledi bunu şey Efendi böyle böyle 7 lira malı 8 lira yazmak caiz değildir haramdır diye adam bir tutuştu dedim ya sen dedim gel sen dedim yanaş yıllardır ütmü sunz dedim Neyse bir hesap kitap gördük alacak çok çıkıyor dedim alacak çok çıkıyor bütün hesabı dökünce dedim Neyse sonra Onunla alışverişi kestik Tabii sonra benim gittiğim yerlere gittim Bakın ben biliyorum demiyorum hiç ona sonra bir daha geldi musta efendi bütün malı sen al dedi Emredersiniz Efendim dedi ben tabii götürdüm Benim bildiğim tanıdığım yerler o bayındırlı hoş geldin birader Hoş geldin Ne oldu sa döndüm mü yine döndüm diyorum ben ondan sonra ayırıyorum Neyse vadesini konuşuyorum fiyatını konuşuyorum işte O diyor ki şey efendinin 8 liraya aldığı aynı ayakkabı Hani kalite olarak kaç para diyorum Ben 6 lira birader sana diyor diyorum arsa mı satıyorsun ya şey Efendi sırtını dönüyor ben böyle konuşuyorum ya hani ben ben hani göz göze geliriz de böyle o bunun performansım düşer diye herhalde düş düşünüyor böyle Uzaklara gidiyor elini cebine koyuyor bir mağazanın içinde öbür taraflara gidiyor ben böyle yanaşıyor diyorum Dostlar fiyat söyle şine kaç ay olacak Bir de diyor 3 ay olmaz diyorum 3 ay Sen kendine gel Unuttun mu beni yoksa diyor ya Diyor seni unutmadım ama diyor Senin bu halini diyor Hiç aklımdan çıkaramıyorum Neyse yazıyorum ben tabii 8 liralık olan ayakkabıyı an geldi 4 liraya aldık 5 liraya aldık Onları bir güzel paketle diyorum senetleri yazdırıyor şey Efendi Allah için kendisi imzalıyor senetleri Ondan sonra tabii mal gidiyor bir ay içinde satılıyor Hepsi de önce götürmüşler ya Baba kim aldı bunları demişler ya hani Bunu gider mi Hani bizim dükkanda Oğlum Mustafa abiniz aldı demiş Hani ben ona dedim Hayır diye yapmışlar İlk önce onlar Satılmış Sen bir Mürşidi Kamile hisap ettiysen biliyorum deme bekle bazen bizim eski Arkadaşlar ben şey efendinin yanında böyle duruyorum ya onlar diyorlarmış ki ya nasıl duruyor bunun yanında böyle hani onların tabiriyle süt dökmüş kedi gibi duruyor yanında Mustafa abi bu değil hani ya Abi sen bu değilsin oğlum siz ona zahiren bakıyorsunuz Ben onun ne olduğunu rüyamda halimde görüyorum o Sizin gördüğünüz gibi değil diyor o Sizin gördüğünüz gibi değil O senin gördüğün gibi değil Ben de ona ilk baktım Ah dedim ya hani Rüyamda böyle daha baba yiğit gördü düm dedim ya hani Allah beni affetsin Hani boyu benden kısa ya biraz Hani dedim ya buy benden kısaymış filan ilk daha karşılaştık böyle herkesle selamlaşıyor böyle ayağına getirmiyor herkes ayakta herkes de tek tek böyle selamlaşıyor bana geldi sıra böyle baktı bayındırlı Hoş geldin dedi İlk Vuruş bana Beni kimse tanımıyor orada Çünkü trede Sırtımdan güm güm lan dedim ciğerlerim dökülüyor herhalde Ben o kadar kavga gürültü yaşadım ciğerlerim yerinden oynamadı iki böyle elense çeker gibi ciğerlerime dedim Eyvah ciğerler dökülüyor bizim burada ciğerleri bıraktık dedim biz burada içimden Tabii herkes oturdu ben de yerim oturdum direkt öle bu kimdi değil Mustafa Efendi sen şuraya Yanıma gel bakayım dedi dakika bir gol bir ben atiim Şevik çok özür dilerim 70 kiloyum duvara değil dağa tırmanıyorum öyle atiim öyle şevkim Kalkamadım ben yerimden yardım edin Mustafa efendiye kaldırın getirin buraya dedi Vallah ama şey üstenci bir tavır yani böyle şey değil kaldırın Mustafa Efendiyi alın getirin buraya yanıma dedi hayatımın utancını yaşıyorum Mustafa Özbağ kilolarca içki içmiş kimseye dayanmamış yaslanmamasi kalmamış birinin elini tutmamış kibir deryası Mustafa Özbağ iki kişi koltuğumun altından girdi zoru Ben adımlarım gitmiyor benim benim değil sanki Çok affedersiniz patates çuvalı gibi yanına koyu verdiler beni dedim Mustafa Özbağ kibir deryasından başka bir şey değil içimden Cenabı Hak hamd olsun 18 yıl onun sağında yanı başında geçti o gün anladım Hiçbir şey göründüğü gibi değildir o gün anladım senin kerih gördüğün şey padişahtır o gün anladım senin eksik gördüğün tamdır o gün anladım büyük ders oldu Bana bir daha asla ve asla yanında hiç kalbimi bozmadım desem yeri var dinledim Sustum hiç bilgiçlik taslamadan olanca dedikoduyu yaptı ben şeyhimin ağzına baktım buradan yürüyeceksin dedi yürüdüm umruma katmadım millet arkamdan davul çaldı Allah dilediğine Hikmet verir Hikmet verdiğine de İlm leden gönlüne indirir senin beğenmediğin maneviyatta sultandır senin kerih gördün Alemleri Seyran ediyordur bilemezsin Rabbim bizi onlardan eylesin amin baktım bitirebilecek miyim diye düz okursan bitecek 2242 Hazreti piree küstahlık olur Düz okumak Önümüzdeki hafta sıcak da söylese soğuk da söylese Hoşgör ki sıcaktan soğuktan ve cehennem azabından kurtulasın onun sıcağı hayatın ilk bağıdır doğruluğun yakinin ve kulluğun sermayesidir yani velilerle alakalı 200 2056 Adan devam edeceğiz inşâallah haklarınızı helal edin hel olun bizden yana da helal olsun Elf Fatiha salavat Amin ecmain.

287. Mesnevi Şerhi 2050. Beyitten – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, Tekirdağ Kutlu Doğum Sohbeti – 13 Nisan 2014 Pazar, İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 ​​​​​​​​​​​. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler