Fiilî: Kalbin Temizliği: İman Temeli
Eğer bir kimsenin kalbinde iman yok ise, onun ne kadar güzel olursa olsun, ne kadar iyi olursa olsun hiçbir anlamı yoktur. İman olduktan sonra o temel sağlamdır, üzerinde istediğin şeyi bina edersin. Ama iman yoksa temelsiz eve benzer; ufacık bir sarsıntıda yıkılır, ufacık bir rüzgârda bir tarafın üzerine gider.
Bir grup insanın iman noktasında eksikliği var. Bir grup da iman etmiş ama İslam’da eksikliği var — namazını kılmıyor, orucunu tutmuyor, tesettüre riayet etmiyor. O kimseye imansız diyemeyiz ama o kimse de kalkıp ‘Benim kalbim temiz’ diyerek bizi kandıramayacak. Kalp temizliği fiilî olarak kendini gösterir.
Derviş de Sinirlenir
Ehl-i tasavvuf bir kimsenin derviş olunca hiç sinirlenmeyeceğini, kıskanmayacağını, hiçbir şeye tepki vermeyeceğini zannediyor. Hayır, böyle bir şey yok. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Hendek Savaşı’nda namazları kılamadı diye düşmana beddua etmiş — sinirlenmiş. İnsan dinini kıskanır, Allah düşmanlarına kızar. Sinirlenmediği yerin küfür olduğu yerler var.
Allah’ın Dostluğu: Sadece Veliler Değil
Biz Allah’ın dostluğunu sadece veliler olarak anlamışız. Allah namaza da dostttur, namaz kılana da dostttur. Allah zikre de dostttur, zikir edenlere de dostttur. Allah oruca da dostttur, oruç tutanlara da dostttur. Cömertlik yapan, iyilik yapan, kötülükleri önlemeye çalışan, bu yolda mücadele eden kimseyle Allah dost olur. Çünkü kendisine dostluk yollarını açan, dostluk kapısını tutan kimselerle dost olur.
Adam ‘Benim kalbim temiz’ diyor, Allah’ın düşmanlarıyla beraber oluyor. ‘Benim kalbim temiz’ diyor, ne tesettüre riayet ediyor ne kazancına dikkat ediyor ne diline dikkat ediyor. Senin kalbin temizse Allah’ın yasaklarını koruyacaksın, kötülüklere karşı mücadele edeceksin, namazına dikkat edeceksin, kazancına dikkat edeceksin, dilini temiz tutacaksın.
Fiilî Şükür: Dilde Değil Amelde
Şükrün Dört Tecelliyatı
Nasıl zikrullahın dil ile, kalp ile, sır ile ve fiil ile dört tecelliyatı varsa, şükrün de dört tecelliyatı vardır. Fiilî şükür en güzelidir: Bir nimeti çürütüp atmamak, yere düşen lokmayı besmele çekip yemek, yemeğin artıntısını yemek veya bir kişi doyacaksa o kadar koymak. Suyu boşa dökmemek — o suda herkesin hakkı var. Abdest alırken suyu israf etmemek fiilî şükürdür.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur: ‘Ben kuru ekmek kırıntılarını yiyen bir kadının oğluyum.’ Biz parmağıyla yemek tabağını sıyırıp parmağını yalayan Peygamber’in ümmetiyiz. Pirinç tanesi bir pirinç tanesi; sofranızda görüyorsanız alacaksınız ağzınıza. Almıyorsanız vallahi Allah bereketinizi keser.
Gömleğini Dik, Düğmeni Tak
Gömleğin yakası eskidiyse tamir edeceksin, ‘At kenara’ demeyeceksin. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kendi söküğünü dikerdi. Biz kendi söküğünü diken Peygamber’in ümmetiyiz. Ben dikerim kendi sökümümü, düğmemi dikerim, yırtığımı dikerim, ütümü yaparım, gerekirse çamaşırımı yıkarım. İnsan kendi kendine yetmesini bilecek.
Fiilî Zikrullah: Leylek ve Baykuş Hikâyesi
Tasavvuf fiilî iş ister; çalışmak ister, gayret ister, koşuşturmak ister, Allah’ı sevmek ister, Allah yolunda koşturmak ister. Fiilî yerde geçmedikten sonra bir anlamı yok. Otur sabahtan akşama kadar ‘Ben Allah’ı seviyorum’ de, namazını kılma — bunun anlamı yok.
Menkıbelerde anlatılır: Leylek Baykuş’a demiş ki: ‘Ey tembel, oturursun sabahtan akşama kadar düşünürsün ama seyrek zikredersin.’ Baykuş da demiş ki: ‘Sen de lak lak lak zikrullah edersin ama gider yılanın çiyanını yersin.’ Derken küçük bir serçe kuşu gelmiş, ‘Cik cik’ demiş, bir tek sefer zikretmiş; Allah rızkını onun önüne getirmiş. Demek ki zikrullah fiilî olacak, ciğerden olacak. Adamın dili zikredecek, gözü orada burada gezmeyecek.
Dinsizliğin Günümüzdeki Tarifi
Bir kimse Müslümanım diyor ama tesettür ayetlerini inkâr ediyorsa, faiz ayetlerini inkâr ediyorsa, Allah’ın hukukunu reddediyorsa o kimse dinsizdir. Eskiden dinsiz derken hiçbir dini kabul etmeyenlerdi; şimdi Müslümanım diyenlerin içinde de dinsizler var. Kur’an’ın orasını reddetmiş, burasını reddetmiş; biz tepkisiziz, sessiziz.
Deccaliyet bütün dindarları sürüyor — Hristiyan’ını da, Yahudi’sini de, Müslüman’ını da. İnsanlar dinden geriye doğru dünyevileşiyor, hızla dünyevileşiyoruz. Müslümanlar her gün yüz adım, iki yüz adım geriye gidiyor. Ne dinimize ne dindarlarımıza sahip çıkabiliyoruz.
Toprak Satma ve Sürgün Tehlikesi
İnsanlar topraklarını satıyorlar, fabrikalarını satıyorlar, yerlerini satıyorlar. O sattıkları topraklara geri dönmeleri mümkün değil. Kendi sattığı toprağını şimdi adam gelip fabrikada çalışıyor, kolon dolduruyor. Senin toprağında koyunun vardı, çobanlık yapıyordun; koyun kendisinindir, istediği zaman kesiyordu, istediği zaman sütünü içiyordu. Şimdi kendi sattığı yerde kölelik yapıyor.
İnsanlar sürgün ediliyorlar, farkında değiller. Büyük paralarla yerlerini satıyorlar; bir yıl sonra o yerin değeri üç katına çıkıyor. Sattıkları para da bir kaç yılda eriyor. Topraklarınıza sahip çıkın, satmayın; o topraklar sizin çocuklarınızın geleceğidir.
Kaynakça
- Kur’an-ı Kerim, Hucurat Suresi 49:14 — ‘Bedeviler iman ettik dediler. De ki: Siz iman etmediniz, ancak Müslüman olduk deyin; çünkü iman henüz kalplerinize yerleşmedi’
- Sahih-i Muslim, Kitabu’l-Mesacid, Hadis No: 627 — Hendek Savaşı’nda Peygamber Efendimizin namazları kılamadığı için düşmana beddua etmesi
- Sahih-i Buhari, Kitabu’l-Et’ime, Hadis No: 5456 — Peygamber Efendimizin parmağını tabağa sürerek yalaması ve yere düşen lokmayı alıp yemesi sünneti
- Sünen-i Tirmizi, Kitabu’ş-Şemail — Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin kendi söküğünü dikmesi, kendi ayakkabısını tamir etmesi
- Kur’an-ı Kerim, İbrahim Suresi 14:7 — ‘Eğer şükrederseniz elbette nimetimi artırırım; eğer nankörlük ederseniz azabım çok şiddetlidir’
- Sahih-i Buhari, Kitabu’r-Rikak, Hadis No: 6502 — Hadis-i Kudsi: ‘Kim benim velime düşmanlık ederse ben ona harp ilan ederim; kulum farzlarla bana yaklaşır, nafilelerle de bana yaklaşmaya devam eder’
- Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi 2:275-279 — Faiz ayetleri ve faizle muamelenin haram kılınması
- Sahih-i Muslim, Kitabu’z-Zühd, Hadis No: 2957 — ‘Dünya müminin zindanı, kâfirin cennetidir’ (dünyevileşme tehlikesi bağlamında)
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi