Mesnevi Şerhi

274. Mesnevi Şerhi (1984. Beyitten)

274. Mesnevi Şerhi 1984. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 274. mesnevi şerhi 1984. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

274. Mesnevi Şerhi 1984. Beyitten Hakkında

Amin ecmain Beyt aklı cü Sözde ve İşte bizim dostum ama hal bahsine gelirsen orada bir hiçten bir yoktan ibarettir aklı cüzi dediği bizim mevcut aklımız karnımız acıktığında yeme ihtiyacı hissettiğimiz Normalde bir şeyi Tefekkür ettiğimizde bir şey düşündüğümüzde almış olduğumuz ilmi bilgileri analiz eden Normalde Allah’ın bahşettiği en büyük nimetlerden birisi ve insanı da diğer varlıklardan ayırt eden bir olgu Cenabı Hakk’ın vermiş olduğu bir nimet Yani bu akıl bizdeki akıl varlığın herhangi bir tarafında yok varlığın herhangi bir bir kesiminde kesitinde de yok bütün varlık alemi de hepsinde de akıl var varlık tamamiyle aklın örgüsünün üzerindedir küçücük bir atomun dahi kendine ait bir aklı vardır kendince ona verilmiştir ama o aklın dışına çıkmaz Asla farklı bir şey de düşünmez farklı bir ilim de ona verilmez dışarıdan Ancak onu değiştirebilirsin dönüştürebilirsiniz oynayabilirsin ama sonuçta Hepsi de birer aklın ürünüdür Şimdi bazen bir kısım sufiler aklı reddederler reddettikleri Akıl bu değildir bizim reddettiğimiz akıl aklın ilahlaştırılması dır Çünkü akıl verilen bilgi kadar analiz eder verilen bilgi kadar düşünür verilmeyen bir bir bilginin üzerinde akıl hükm etmez O yüzden insan mevcut akılla bir hakikati algılayabilir bir hakikati öğrenebilir bunu kavrayabilir Cenabı Hakk’ın rızasını kazanmak için akıl lazımdır o rızayı kazanmak için de o akıl Onun için önemlidir yani çünkü aklı olmazsa sorumlu olmaz ve Normalde aklı olmazsa o kimse Hani AKL etmezse cehaletten kurtulması mümkün değildir akıl insanı cehaletten kurtarır akıl bu noktada kendisini iyi kullanmayı Bilenler İçin Eee muhteşem bir şeydir doğru yolda yürümek için de akıl lazımdır eğri yoldan Kaçmak için de akıl lazımdır O yüzden Normalde akıl bazen sizde yani cümlem bütün insanlarda hakem rolü Oynar bazen hakim rolü Oynar bazen Normalde Eee akıl bu manada Amir rolü oynar yani hükmeder Ondan sonra hakimdir ondan sonra ne bileyim bir şeyi zaptı rapt Atında tutar hakimdir bir şey de emreder Bu sefer o o meselede Amir olur bilir bir şeyi ve hikmeti öğrenir alim olur Seni ibadete yönlendirir Abit olur akıl O esnada seni heva ve hevesten dünya sevgisinden uzaklaştırır seni Zahit eder akıl yapar bunu Normalde hem Abit olmanda hem Zahit olmanda hem Arif olmanda Allah’ı sevmesi noktasında da akıl lazımdır Bu sefer seni Allah e akıl seni Arif eder Hatta Allah’a aşık eder Allah’a aşık olunca o kimse marifetullaha ulaşır bunu akılla yürünür burada bu Hadise bund bunda akıl lazımdır Yani insanlar böyle sufinin cahili akılı tamamiyet le reddeder Şeytanın Oyuncağı olur bak bak Aklı tamamiyet de reddeder Şeytanın Oyuncağı olur biz bu noktada Eee durmaktan Allah’a sığınırız Çünkü Eee Normalde insanın doğruyu bulması da akılla alakalıdır mesela kimisine deriz ya Zeki diye akılla alakalıdır yani dolan başlı bir işten insanı çıkaracak olan da akıldır yani aklı küçümsemek demek Haşa Allah muhafaza eylesin Cenabı Hakk’ın yaratılış fıtratını küçümsemek demektir Çünkü Hazreti Muhammedi Mustafa’nın ruhaniyeti ve nuraniyyeti aynı zamanda akıldır Yani aklı evveldir aynı zamanda o ruhaniyeti ve nuraniyyeti aynı zamanda da kalemdir Yani biz akla baktığımızda yaratılışta aklı hem kalem olarak görürüz hem de normalde aklı evvel noktasında her şeyi bilen noktasında da görürüz Rabbim muhafaza eylesin Amin hadis-i şerifte de kendisine akıl bahşedilen kimse kurtuluşa ermiştir buyurulmuş beyhaki geçiyor o zaman Yani normalde Eee aklı cüz yani cüzi akıl bizim bu manada dostumuzdur Hazreti Pir öyle diyor ama onunla Çünkü İyiyi doğruyu kötüyü yanlışı eksiği güzeli çirkini ayırt edebiliriz O akıl olmazsa eğer ve akıl da Kemale ermez yani belli bir bilgi donatıma donanımına sahip değil ise belirli tecrübe donanımına Sahip değil ise o zaman o kimse cahildir bakın cahildir sadece okumak yetmez tecrübe gerekir sadece tecrübe yetmez teknik bilgi de gerekli bunların hepsini de Cem ettiğimizde akıl bizim önümüze muhteşem bir Eee Cenabı Hakk’ın bahşettiği bir lütuf olarak önümüze çıkar ama bu akıl ne zaman değerlidir o İslam adına din adına vahye tabi olduğu müddetçe bizim için kıymetlidir yani o akıl Kur’an ve Sünnet tabi ise Evet o akıl Muhterem bir akıldır güzel bir akıldır Saygı değer bir akıldır Eğer Kur’an ve sünnete tabi değil ise o Akıl sahibi akıllılardan değildir cahildir ve o kimse akıllı hükmünde de değildir Çünkü o kimse Kur’an ve sünnete tabi olmadı çok iyi bir bilim adamı olabilir Çok iyi bir profesör olabilir çok iyi bir kim Ticaret erbabı olabilir önemli değil Kur’an ve sünnete tabi ise vahiye tabi ise o önemlidir vahiye tabi değilse o dünyasını kurtarsa da ahiretini kurtaramaz helak olur gider ebedi cehennemlik olur Allah muhafaza eylesin İşte bu teferruatı anlattığım hıl hale gelince Yani sufilerin kendi iç indeki hal dediğimiz bunu bazı eserlerde Ahval olarak da geçer ama Genelde bizim topluluğumuzun içerisinde Biz bunu hal olarak nitelendirir mesela şu anda burada Yaşadığımız bir haldir örnek şimdi burada bir sohbet ediyoruz sohbet ederken Bu sohbeti Yaşamak bir haldir o kimse gözünü kapattı gözünü kapattığı zaman anlatılan meselenin manevi boyutunu gördü manevi boyutunu görünce hal içerisinde hal gördü şimdi o manevi boyutunu görürken aynı zamanda bir ses ona o manevi boyutu Tercüme etti veyahut da ne manaya geldiğini söyledi hal içinde halin halini yaşadı Bakın bu Normalde hal bu burası bir haldi ne yaptı gözünü yumduğunda veya göz açık farklı bir EST anene gördü örnekli bunu işte Hazreti Piri gördü Evet bu beyti kendisi söylüyor ona bu hal içerisinde hal gördü beyti söylerken Aynı zamanda da beyti şerh ediyor hal içinde hal görmeye başladı halin de halini gördü işte aklın Tabiri caizse çalışmadığı kabul etmediği yer burası yani çünkü akıl bu eee hali Ben hep öyle tarif ederim bilirsiniz Geçici bir şeydir kalıcı bir şey değildir Biz buradan çıktık buradaki hal bitti geçti veya O esnada siz gözünüzü yumuk veya açık bir estene gördünüz haldi geçti bitti insan onu tekrar arar ama bulamaz çünkü bütün hallerin Hepsi de geçicidir ama normalde bu dervişlikte Sufi için o kimsenin iç mekanizmasının farklı çalışmasından kaynaklanır bunun için Normalde hani Eee o Sufi adayının o içsel yolculuğunun başlaması içsel yolculuğunun yürütmesi lazım bu gördüğümüz zahiri hal Az önce benim dediğim şey içsel manevi Yani siz burada otururken veya ben burada otururken Ben normalde bu beyitleri okurken eğer herhangi bir manevi ayrıyeten ayrı bir perdede görüyorsam onu bu da bir hal ama o normalde aklın reddettiği aklın bu işin içerisinde çıkmakta zorlandığı bir hal onu ancak orada manevi bir söz kelam bir görüntü olduğunda Onu idrak eder onu hıfs eder onu Normalde bir şey sö çünkü onunla alakalı bilgi verilmedi ona bir bilgi verilmediği için ne yapar onu öylece Hıfz eder onu analiz de edemez bununla alakalı bilgisi yok çünkü yani bu hal kavramı bu manada detaylı bir şekilde incelenmesi gereken bir şeydir bunu genelde Hani tarikat ehli Ben sufiler le tarikat ehlini ayırırım ya tarikat ehli bu detaya inmek istemez fazla Çünkü bu Kimisi bunları böyle kon Arzu etmez kimisinin de bilgisi yoktur teknik bilgisi yoktur teknik bilgisi olmayınca da bunları konuşmaz veyahut da onda manevi bir hal de yoktur manevi bir hal olmadığı için de bunları konuşamaz Onun bir manevi hal görürse O zaman o kimse bunları konuşabilir Eğer manevi bir hali yok ise onun bunları konuşması da mümkün değildir o yüzden hal bu manada bunu böyle bir kenara not alın Sürekli olmayan geçici manevi durumlardır bakın sürekliliği olmayan geçici manevi durumlardır bu Normalde Eee Dervişler veya Sufi adayları bunları anlık yaşarlar anlık bunları anlık yaşadıkları için bu Normalde o kimseyi o kimsenin Allah’a yaklaşma yolunda böyle manevi ler gibidir Bunlar ama hiçbir zaman kalıcı değildir geçicidir bazen Derviş Kardeşler onların kalıcı olmasını isterler bu makama aittir bu Normalde o Henüz daha hal yolunda yürüyor o gelip geçecek bazen Hani Zikrullah esnasında yani görmüş olduğu hal saniyelerle ölçülebilir hani bir anda Geylan Hazretleri gelir bir sürü şey yapar orada ama o anlık bir meseledir geçer o o tekrar onun yeniden yaşamasını ister mesela o hal dervişi o hali gördü ya onun üzerine odaklanır işte gözünü yumar sıkar kendini devam etsin der Ben de bağırırım oradan ya gelir geçer o bir Demdir arama arkasından koşmanın sebep geldi yürüdü gitti Sen onun arkasında koş Arsan aldanırsın Zikrullah hal için yapılmaz sufilik hal için yaşanmaz Allah’a yaklaşmak içindir derdimiz Allah’ı sevmektir derdimiz hal yaşamak değildir Eğer hal yaşamaya odaklanırsan bir kimse yolda kalır aldanmış olur lazım mıdır Sufi Normalde Allah’a yaklaşma yolunda bunlar bunları önem ama sufinin kendisi önemser ama yol için bu önemli değildir bakın yol için önemli olan istikamet sahibi olup Allah’a yaklaşma yolunda Allah’ı sevme yolunda gitmesidir hal bu manada Allah’ın bir lütfudur lütfu bu Normalde Allah’ın lütfu olduğu için eee bir Derviş bunu veya bir sufi bunu kendi çalışmasının bir ürünü kendi çalışmasıyla gelinen bir nokta olarak görürse aldanır yine Kaybedenler kulübüne gider kaydolur bu sufilik Yolunda her ne yaptıysan sana Allah’ın lütfudur Sen Allah’a kulluk yolunda iyilik olarak Güzellik olarak Allah’ın emirleri olarak ne yaptıysan bu Allah’ın lütfu ikramı ihsanıdır senin çalışman la çalışmakla elde edebileceğin bir şey değildir tembellikle de sana gelmez tembellikle de gelmez o zaman bu gayrete tabidir ama senin gayretinin karşılığı değildir Sen çünkü karınca gibi adım adım yürürsün karınca gibi bir adım atarsın Cenabı Hak keyfiyeti sana sanki 100 b000 adım atmışsın gibi lütfeder bu Allah’ın lütfudur senin karınca yürüyüşüne bağlı değildir Bu veyahut da sen çok özür dilerim İşte birisine veyahut da bir yere bir kuruşluk tasadduk etmişsindir Cenabı Hak sana akıtır bu Normalde senin yaptığının karşılığı değildir Bu Allah’ın lütfu ikramıdır sen be tane hadis okursun 5 hadis okumuşsundur kendince ezberinde 3 hadis vardır 5 hadis vardır Allah için konuşmaya başlarsın senin hıfzına 5.000 hadis gelir lazım olan ne varsa gelir bu Allah’ın lütfudur sana bu Allah’ın ikramıdır sana bu ticarette de aynıdır sufilikte de aynıdır bu her alanda o aynıdır bir şeyi Sen kendinin yaptığının karşılığı olarak görürsen Allah muhafaza eylesin Kibre düşmüşü nür nankörlerden olursun hiçbir şey senin yaptığının karşılığı değildir Sana gelen iyilikler Allah’ın lütfu ikramıdır onun ihsanıdır kendi katından meccanen sana verdiğidir karşılıksız verdiğidir O yüzden hal Allah’ın bir lütfudur Senin buraya gelmen de bir haldir bu Allah’ın lütfudur maça da gidebilirdim bugün örnek veyahut da başka bir yere de gidebilirdim bugün oturup kafe mi yok Dolu gidip orada oturabilirsin evinde rahat rahat da oturabilirsin Hatta derdin Oh telegramdan veyahut da YouTube’dan canlı yayın da var Oradan da dinlerim ben ya evde oturayım ne olacak ki yani bu sıcakta şimdi git Orada iki dizinin üzerinde otur Ondan sonra işte birisi konuşacak Sen dinleyeceksin Bir de canı sıkılırsa 20 dakikada konuşup kalkacak gidecek ne bir de tutturmuş Hastayım diye işte bizleri de öyle kendi kendine algı yapacak gidecek örnek nefis böyle insana e vesvese verir L otur evde yarım saat için gitme oraya der mi der der İşte bu Normalde insanın Allah yolunda koşması Allah yolunda yürümesi bunun altını çizin Lütfü ilahidir hiç kimse bunu kendi nefsinde Ben yaptım Ben ettim böyle konuşmasın veyahut da bir kimsenin ticareti Lütfi ilahidir bir kimsenin kazancının helal olması Lütfi ilahidir bir kimsenin kazancının ona yetmesi Lütfi ilahidir onun artması Lütfi ilahidir bir kimsenin ilminin artması Lütfi ilahidir bir kimsenin manevi ilmi Lütfü ilahidir Lütfü ilahidir O yüzden bilhassa sufiler başlarına gelen herhangi bir şeyi Lütfi ilahi olarak görler Bu dert olabilir bu gam olabilir Bu hastalık olabilir bu ne bileyim Herhangi bir keder olabilir bu sıkıntı olabilir bu dermansız hastalık olabilir bir sufi için bu Lütfi ilahidir Sufi her şeyini üzerinde olan her şeyi bir hal ol olarak görür geçicidir Çünkü sıkıntı geçicidir hastalık geçicidir problem geçicidir dermansızlık geçicidir başınıza gelen iflas geçicidir üç tane iflas geçirmiş insan var burada karşınızda geçicidir zulüm geçicidir bakın geçicidir Eşin sana zulm eder geçicidir evladın sana zulmeder geçicidir Annen baban sana zulmeder geçicidir Sen kendi nefsine zulmeder geçicidir Patron sana zulmeder geçicidir işçi sana patrona zulmeder geçicidir sokakta sana zulmederler geçicidir bakın Hepsi de bir haldir Çünkü Güneş bu sabah doğar geçicidir Akşama batar Biz battı olarak görürüz geçicidir bakın geçicidir sabah geçti gitti O da bir haldi geçti gitti Dün geçti gitti 3 yıl öncesi geçti gitti 5 yıl öncesi geçti g geçti bakın haldi Çünkü bir haldi o yüzden bu zaman zarfında hayatının içerisinde yaşadığın olumlu olumsuz her ne var ise başına gelenleri Sen bir allahun lütfu olarak görürsen Allah’la barışık yaşarsın ve başına gelen hadiselerle de barışık yaşarsın ama bunları Allah’ın lütfu görmezsen Allah’ın ikramı görmezsen sende kabız hali olur sende kabız hali olunca daralırsan sen daralınca yol alamazsın hiçbir noktada ne zaman ki başına gelen her hadiseyi bir lütuf olarak gördün o zaman yol alırsın bir başkası sana üzülür Sen de zaman içerisinde Üzülürsün üzüntü de haldir bakın haldir eşin terk eder seni haldir geçicidir çocuğun seni terk eder haldir geçicidir Hepsi de geçicidir bu dünya bir haldir geçicidir büyük olarak Bakın şimdi dünya hayatında bir haldir birey olarak sen kendin dünya hayatı Yaşıyorsun Bu dünya hayatı geçicidir ben kendi Nefsime sorayım Nerede benim annem nerede benim babam nerede benim şeyhim geçicidir Hani bir tarafını hazr Hasan bir tarafına hazre Hüseyin oturdu Ne kadar seversen sev bir gün ayrılacaksın dedi Cebrail Aleyhisselam geçicidir bakın geçici Bu Dünya hayatı da geçici böyle gördüğünüz zaman zaten Kemale Erer olgunluğa erersin senin işin geçicidir Senin eşin geçicidir senin çocukların geçicidir geçicidir Senin evin geçicidir senin Hanın hamamın katın yatın araban geçici Ben 40 yıl önce Bayındır’da oturuyordum geçici 6 tane ev vardı bizde geçici yıkıldı Hepsi de hepsi yıkıldı enteresan bir şey öyle değil mi geçici Çünkü bakın geçici bunu Sufi kendi üzerinde oturtur kendi üzerinde oturtur gördüğün kimse Yusuf’u gördün geçici Yusuf’u gör nasıl geçici Ben 64 yaşındayım küt TK gittim geçici Yusuf’u ertesi gün göremeyeceğim Zahir olarak Yusuf da beni göremeyecek yarın ne kadar Burnumuzun ucunda Öyle değil geçici Yusuf Sevecekse şimdi sevecek dinleyecek şimdi İncek Yarına Çıkmaya kimin garantisi var yok geçici ve her şeyi Sufi bu manada Allah’ın lütfu noktasında görecek şimdi bizde şöyle bir şey var hani böyle iyi tatlı bir şey olursa Elhamdülillah ya Allah lütfetti ikram etti buna ulaştık böyle iyi dert gelince neden Allah lütfetti demiyorsun bir hastalık uğrayınca neden Allah lütfetti demiyorsun bir Darlık bir sıkıntı gelince neden Allah lütfetti demiyorsun bir nimet elinden gitti neden Allah’a hamd etmiyorsun Bu da Allah’tan demiyorsun nasıl gider benden diye çırpınıyordu ne Allah’ın birer lütfu biz bu konuda böyle İyice kendimizi bunu dikt edelim ve hal manevi manada bir dervişin kendi iç dünyasında manevi derinleşmesine sebep olur bu sufiler için bu bu manada bu ama illaki zikrullah’a görülen hal değil sufilik açısından yaşamış olduğu her hal Burası da dahil bu sohbet de dahil Zikrullah da dahil namaz dahil buna ibadetler dahil bunların hepsinde Sufi aslında kendi iç dünyasında derinlemesine Duygu derinlemesine deneyim ve bunun sonucunda derinlemesine bir tecrübe Yaşar Çünkü sufilik yolunda tecrübe çok önemlidir Çünkü tecrübe o kimsenin o şahsın birebir yaşadığı bir haldir bakın birebir yaşadığı bir haldir o tecrübeyi yaşayacak ki o kimse o derinleşmeyen eğer ki o e tecrübeyi yaşamazsa onda o derinlik oluşmaz onda o Tabiri caizse böyle içsellik oluşmaz onun iç yürüyüşü oluşmaz o kimsede o hali derinlemesine yaşamalı yani sohbet dinliyorsa o kimse o sohbeti derinlemesine yaşamalı tecrübe etmeli ne oluyor demeli kalbinde bir pencere aramalı o sohbeti anlamak için o sohbeti dinlemek için sohbetin tecelliyâtı görmek için bir pencere aramalı Zikrullah esnasında Allah’ı zikrederken o kimse kendince iç dünyasında bir pencere aramalı ve kendi iç dünyasında o Pencereden alemi seyretmeli o iç dünyasında o yolu o pencereyi o kapıyı veyahut da o manevi derinliğe gidecek olan manevi derinliğe gidecek olan eğer ki o içselliği o deneyimi yaşamazsa O her daim böyle yüzeysel kalır ama yok o kapıyı aralamaya çalışırsa o derinlemesine nüfuz etmeye çalışırsa işte o hal o kimse de bu manada makama devşirmeye başlar bakın makama doğru devşirmeye başlar o zaman bir halin gelip geçici olduğunu bilecek o kimse iki halin Allah’tan bir lütuf olduğunu idrak edecek bunu oturtur 3 o o derinliği yaşamanın yolunu arayacak ve o tecrübeye edinmeye çalışacak ilmel yakin Aynel yakin hakkel yakin bunu böyle algılayabiliriz ben böyle üçlü anlatırım ya hep Allah bizi affetsin bunun akabinde Yani bu üç adımın arkasından İşte o kimsede ne olur makam gelir aslında Halle makam arasında çok ince bir perde vardır Çok ince bir perde bazen Sufi Halle makamı hat bazen karıştırabilir de o incecik perde olduğundan O yüzden hatta Eee zaman zaman bir kısım Sufi eserlerde hal ve makam sanki aynıymış gibi anlatılır makama erişti filan hani İşte bu hali yaşadı bu hal işte makamı ona eriştir gibi sözler terimler duyabilir o kimse ama yine ben Altını çiziyorum Hal Hal geçicidir sufinin manevi yolculuğunda anlık Yaşar bunları Eee sonra bunlar kaybolabilir değişebilir tekrar yaşaması zordur Ama tekrar geri gelebilir Bunların hepsi de mümkündür Eee halde ama makam öyle değildir makamlar sufiler için manevi yolculukta elde ettiği manevi yolculukta Cenabı Hakk’ın ona lütfettiği lütfettiği manevi Az önce Hani Allah’ın ludur gayret gerekmez diye düşünmeyin bu sufinin gayreti ile alakalıdır bu gayret daimdir istikrarlı bir gayrettir ve Cenâb-ı Hak onun o küçük gayretine Cenabı Hak bir makam ona verir Bu makam genel olarak onda Hani genel olarak kalıcıdır ama zaman zaman o Sufi o makamdan düşebilir ve verilen makam ondan alınabilinir de bir tek burada altını çizmek gerekir peygamberlik bir makamdır peygamberlerin makamlarında düşme olmaz geri de alınmaz şimdi manevi olarak bir Üstat bir Şeyh bir başka yetiştirdiği kimseye veya bir başka bir kimseye bu şeyhti diye ilan ettiğinde onun şeyhliği de alamaz geriye Çünkü o makamı ona verdi makamı geri verdi Ondan geri alamaz zakirlik verdi alır Nakip verdi alır nalı verdi alır halifelik verdi alır geriye hata işledin O yüzden halifelikten azz ettim seni der Nakip likten azz ettim der zakirlik azlettim seni der çavuşluktan azlettim seni der Ama bir kimse şeyhsinan edin dediği anda onun şehli geri alamaz bitmiştir mesela onun şehrini alacak olan yaşayanların içerisinde hiç kimse yoktur artık manevi olarak Hazreti Peygamber sallallah aleyhi ve sellem Hazretleri onun vazifesini alabilir örnek ama yaşayan bir Şeyh senin şeyhini aldım diyemez makam bu manada Ne oldu kalıcı oldu mesela o kapıyı aralıyorum Ben bir peygamberlik gibi anlaşılmasın diye yoksa bir kimse manevi olarak onun şeyhliği haz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri tasdik dyse açıkladı isys O da geri almaz alamaz değil geri almaz makamdır Çünkü bakın Burası önemli makamdır hazre Pir Geylan Hazretleri makamdır Pir makamıdır kalıcıdır geçici değildir hal neydi geçiciydi makam neydi kalıcı ydı İşte o makam sahiplerinin kendilerine göre kendi dairelerinde özellikleri vardır mesela huzur vardır o huzur ehli olmuştur huzur ehli olunca O Allah’ın varlığı ve birliğini derinlemesine hisseder ve bilir bu onda derinlemesine uçsuz bucaksız bir huzur oluşturur Hani Allah var Gam yok derler evet Allah’ın varlığı onda derin bir huzur onda derin bir iman oluşturur ve Bu makam sahiplerinde vec hali vardır ve veç hali nedir o kimse her daim manevi olarak coşkulu dur her daim manevi olarak heyecan ve sevinç içindedir iç dünyasında o iç dünyasında onun coşkusu heyecanı ve sevinci hiç bitmez o kendi iç dünyasındaki coşkusunu heyecanını sevincini normal bir kimse kaldıramaz dışarı aks ettir zaman zaman hani çatlaktan su kaçırır Çatlak su kaçırır ya testin içinde ne varsa dışarı böyle çıkar testiye yağ koyarsan yağ sızar su koyarsan su sızar bakın su sızar şarap koyarsan şarap sızar dışarı testin içinde ne varsa dışarı o sızar manevi makam ehli de makam ehlinin bu manada vecd hali v e c d veç hali veç değil yani yüz manasında yön manasında değil Onun sevinci onun Normalde coşkusu onun heyecanı bitmek tükenmek bilmeyen bir hazine gibidir herkes yorulur O yorulmaz herkes kedere batar o batmaz herkesin hüzünlendi kinde o Sevinç çığlıklar atar herkes Sevinç çığlıkları atarken o hüzünle aralara atar bitmez o makamla Alak aldır ve bu sevinç bu Heyecanın içerisinde derinlemesine bir iç huzur sükunet vardır onda bu böyle enteresan kutuplarda gidip gelmek gibidir bir tarafta heyecan sevinç Coşku hakim ama bir tarafta da iç huzur dinginlik sükunet hakim iç huzur dinginlik sükunet okyanus dibi gibidir Sevinç Coşku dalgalanmış bir Okyanus gibidir yüzü dalgalı metrelerce çıkar vurur kırar döker yıkar batırır çıkarır rafting yaptırır ama iç dünyada öyle bir dinginlik öyle bir sükunet öyle bir iç huzur vardır ki oraya atsan kendini cennete girdim zannedersin ama o dışarıdaki raftingi yaşayacaksın ki iç dünyaya girebilsin o raftinge dayanamayan o iç dünyaya iç huzura erişemez O yüzden sufinin dışı heyecan sevinç Patara küter paldır kültürdür Örneğin ama iç dünyası müthiş bir dinginlik müthiş bir huzur müthiş bir teslimiyet müthiş bir sükunet vardır makam onu o noktada tutar Ama böyle yukarı çıktığında kafanı kaldırdığında hangi dalganın seni çarpacağı belli değildir ve o rafting seni nereye de götüreceği belli değildir dümeni yok küreği yok dümeni yok küreği yok tutunacak kulpu yok müthiş heyecandır müthiş debdeb medir ama derinlerde büyük bir sükunet büyük bir iç huzuru büyük bir dinginlik vardır orası koy gibidir orada hep huzurdur orada hep tecelliyât sındır yukarıda fırtına devam eder Bu makam sahiplerinde o iç dinginlik ve huzur ve yukarıdaki coşku ve heyecan Allah’a karşı hem derin bir sevgi hem de muhteşem bir aşıklı tecelliyâtı dır derin bir sevgi derin bir sevgi alttaki sükunet aşıklık hali ise üstteki heyecandır veç halidir Çünkü aşıklık bir kararda kalmaz aşıklık bir perdede Durmaz aşıklık bir noktada da durmaz aşıklık her dem her an veç halinde Sevinç halinde Coşku halindedir O yüzden Sevinç halinde veç halinde enelhak der Ama dinginlik de enelhak diyecek dil dahi yoktur onda içsellik de o kelime ona ait değildir o iç alemde söz de onundur hal de onundur makam da onundur onun kendisiyle alakalı bir şey yoktur Çünkü onda derinlemesine bir sevgi derinlemesine bir aşk muhabbet hakimdir o dingin halinde şatahat vari sözler yoktur şatafat şatafat vari sözler aşk vurduğu zaman olur dalga vurur götürür bir tarafı sizin taptığınız ilah benim ayaklarımın altında der söyler çıkar vurur Zikrullah ayakları kesilir tavandan dışarı çıkar haberi yoktur vurmuştur O esnada ona desen ki sen ne yapıyorsun böyle dingin hali Benim bir şeyim yok der benle alakalı değil der İşte o derin muhabbet o derin Sevgi o derinlemesine Aşk Onda ayrı bir derinlik ayrı bir sükunet verir makam sahiplerinin hayreti de bitmez bunlara bağlı olunca bunlara bağlı olunca o kimse Allah’ın zati tecelliler de Allah’ın sıfatsız o Hep hayret noktasındadır hayretten hayrete hayretten hayrete geçer ki Bu makam ehlinin halidir Bu makam ehlinin halidir ve o hayretten hayrete geçerken de o Hem Aşkın debdebesi hem de sevginin sükuneti onu bir merkezde tutar Çünkü Aşkın debdebesi kapılır giderse hiç kimseye fay olmaz bakın dikkat edin hiç kimseye faydalı olmaz ortalık kırılır dökülür yan yatar çamura batar onu bu manada Eee revize eden öyle diyeyim onun sevgisi onun dinginliği o aşkın debdebesi aşkın vuruşunu orası tolere eder E tabii Eee buraya Giden Yol buralara Giden Yol öyle basit değildir öyle basit olmuş olsaydı herkes zaten 10 numara Sufi olacaktı oraya giden rol oraya giden yol Eee biraz meşakkatli biraz çilelidir gören öyle görür ama aslında Sufi onları yaşarken kendisinin bir çiledağ hissetmez öyle görürse yine yolda kalır Çünkü sonra o normalde Eee yaşadığı her şeyin Allah’a yaklaşmada bir vesile olduğunu Allah’ı sevmede bir vesile olduğunu Allah’a yakinlik de bir vesile olduğunu sonra idrak eder O esnada idraki çalışır Çalışmaz o ayrı meseledir o yüzden bu sufiler bu noktada Hani zikirle tövbeyle ibadetle sevmekle kendi iç temizliklerini oluştururlar o bu iç temizliği Sufi lazımdır Derviş iç temizliği ile yürür Yani bir başkasının üzerine kötü düşünmez bir başkasının üzerinde olumsuz düşünmez bir başkasının üzerine kötü düşünmez Bu iç temizlik çok önemlidir bu süreçte bir başkasına kibirlenme bir başkasına ters yapmaz ters davranmaz etrafıyla ters Eee konuşmaz Bunlar sufinin iç temizliği ile alakalıdır ya işte Yusuf şöyledir Ya aslında böyle düşünmez suizan yapmaz iftira etmez Gıybet etmez etrafını olumlar olumlaması gerekir yoksa Yusuf şöyleydi Yusuf böyleydi Salih böyleydi yok işte Ahmet böyleydi yok şu böyleydi yok İsmail böyleydi yok şu şöyleydi yok bu böyleydi bu dervişin içinin temiz olmadığını gösterir yol yürüyemez bu hale eremez yok o öyleydi yok bu böyleydi yok şu şöyleydi Derviş yol yürüyemez burada çok önemli bir nokta var hani o kimsenin içinin temiz olması bu böyle Kalbim temiz Kalbim temiz bu böyle değil Öyle basit değil hiç kimse hakkında olumsuz düşünemezsin hiç kimse hakkında O zaman bu kapılar açılır sana Sen oturduğun yerde onu olumsuzla ştır bunu olumsuzla ştır ben onunla geçinememek la geçinememe da hiç geçinememek Sakalı var ya benden uzak dursun ha İsa da bıyıkları böyle ülkücü bıyığı gibi bırakmış benden uzak dursun ben onları sevmek zorunda da değilim değilsin yolda kalacaksın ya sen yolda kalacaksın Çünkü sen yürümeyeceksin Sen uygun adım kendi yerinde say o da dervişlik ben onu Derviş demiyorum ama kardeş bu dünya da geçici ya yapma sen Neden Sevmekten yana şansını kullanmıyorsun da ona buna kusur bulmaktan yana şansını kullanıyorsun Sevmek Varken to etmek varken hoş görmek varken koluna girmek varken neden sen kibirlenip onun bunun hatasıyla kusuruyla uğraşıyorsun neden ayrıştırıp bu değil ki Allah’a yakınlık bu değil ki Cenabı Hak ona insan sureti giydirmiş ruhundan üflemiş ona Adem ruhundan üflemiş ona Sen Allah’ın ruhundan üflediği bir kimseye kibirlenerek Allah’a kibirlenen mı var Şeytan da kibirlendi Adem’e Sen de Adem’e kibirlendi Ne farkın kaldı senin Ne farkın kaldı Cenabı Hak Adem’e ruhumdan üfleyeceğim dedi üflediğim de dedi ona secde edin dedi ruhumdan üfleyeceğim dedi ona secde edin dedi kim Adem kim onu bu emri dinlemedi şeytan E sen kibirlenerek şeytan kibirlendi Adem’e secde etmedi Sen de Dervişe kibirlenip mi ya kimsi böle Ha o iyi derviştir bizim dedim kaldı şimdi küçümseyecek ya küçümseyecek kendindeki kibri görmüyor kendindeki kibri görmüyor Kardeş sen yol yürüyemezsin o iç temizliği oluşacak Bazen zaman zaman bana da söylüyorlar susuyorum Kendi içimden diyorum ki sus Mustafa Özbağ diyorum yoksa bunun alacaksın dersini atacaksın şimdi dergahtan diyor Sebep benim ders verdiğim kimseye Sen nasıl küçük görürsün ya eksiği de benim kusuru da benim sen kimsin nankör kibirlisin senin manevi bağın kesik onun sen ne zannettin kendini küçümseyecek Sen kendini ne zannettin dağları mı açtın ovaları hallaç Mamu gibi mi attın yaptın Ne yaptın sen sabahlara kadar zikret seydin öyle diyemezdim zaten senin zikrin de eksik senin dersin de eksik senin maneviyatın da eksik Senin içiin de eksik Senin her şeyin eksik Sen kime kibirlendi ya sende zaten o makama giden yolda Senin o içsel temizliğin le beraber Sende bir aşk olmalı Sende bir de bağlılık olmalı sende zaten madde o Eee Allah aşkı olsa içsel temizliğin olur Resulullah aşkı olsa sallallahu aleyhi ve sellem o içsel temizlik lazım bu yol Çünkü o aşka giden yolda o içsel temizlik önemli E sen Üstadı seviyorum desen ondan önce yine içsel temizlik lazım O iç temizliği sana her daim lazım s o iç temizliği olmadığından sonra dolayı Allah’ı sevemiyorsun resulullah’ı sevemiyorsun Üstadı da sevemiyorsun müminleri de sevemiyorsun sevilmesi gereken noktaları yerleri de sevmiyorsun neden o içindeki hain kibirden o içindeki Zalim kibirden o içindeki hain nefsinden sen o nefse dur demiyorsun menkıbelerde dinliyoruz Eşrefoğlu Rumi Hacı Bayramı veli’ye gitti ne kadar güzel değil mi Bir mürşid-i Kamil arıyor Hacı bayram’ gitti baktı beğenmedi onu Hacı Bayram’ı Veli ne yapıyordu Almış eline kosay buğday biçiyor dervişlerle beraber nerede tarlada dedi kim Hacı Bayramlı Veli dediler Aha burada tarlada buğday biçen böyle harman kovan kimse baktı böyle bundan dedi mürşid-i Kamil mi olur mürşid-i Kamil dediğinin altında son model arabalar başında kocaman kavuk üstünde böyle Sırmalı cübbeler etrafında böyle korumalı böyle şeyli telefonlu siyah gözlüklü Korumalar veya Dervişler arabaların etrafında koşmalı onu korumalı tabii ö James Bond gibi gözlükleri olmalı etrafındaki dervişlerin Öyle olmalı yani böyle orak lan buğday biçen Mürşidi Kamil mi olur kocaman Külliyesi olmalı millet gelmeli orada şak şaklar gırla gitmeli o özel uçakları Olmalı Olmalı da olmalı odur Mürşidi Kamil Ey Şef olu Rumi de bak bakmış demiş ya Bu mu yani demiş Sen yi ilim bitirdin demiş Bu bu değildir senin aradığın Mürşit Haydi yürü nerede Şam’da filanca var Oraya yürü gitmiş Şam’a kadar yayan Hani gece bir beldeye girmek caiz değil Orada demiş bir yerde konaklamış konaklama yerlerinde rüyasında boynunda bir zincir Haşa Hani tasma derler ya tasma zincirin ucunda Hacı Bayramı Veli boynunda bir tasma tasm da zincir zincirin ucunda Hacı Bayram Veli Şam’dan geriye Şam’dan geriye nereye Ankara’ya bir daha gelmiş boynunu bükmüş demişler ki Bir Alim geldi Üstada Hacı Bayram Veli sizinle görüşmek istiyor demiş götürün demiş bizim itin yanına bağlayın Oray Demiş İtin yanına bağlayın görüşmüyor yani şimdi Dervişler bir rüya atıyor bir de soru işareti cevap ver Nerede kaldın an ya o bir Selâmün aleyküm demiş ve bir şey anlatmış sen ona hızla cevap vereceksin Hastaymışsın zamanın yokmuş işin var Öyle bir şey yok o önemli O Çünkü demiş bağlayın oraya nefis vuruyormuş Eşref olurum ya sen tefsiri bitir nahvi bitir hadisi bitir matematik bitir fizik bitir kimya bitir bitir Allah bitir Hepsinden de icazet al gel burada Demiş İtin yaşadığı yerde yaşa nefis ya bir gün öle iki gün olle 3 gün olle 5 gün öle bir gün demiş ki kendi kendine Ey eşf demiş Bu demiş it Kim bilir kaç yıldır bu dergahta demiş duruyor bu senden daha kıymetli demiş ya sen demiş git onun yediğinden ye onun yalandan su iç nefis sana bu lazım demiş yüklenmiş oradan yiyecek itle beraber bir el çenesinin altından yumuşacık tutu vermiş demiş evladım Aferin işte şimdi nefsini yendin demiş bir sevinmiş bir sevinmiş zannetmiş ki dergaha İmam olacak Hacı Bayram Veli demiş ki makam makam ne biliyor musunuz Ona demiş ki tuvalet temizliğini verin tuvaleti dergahın tuvaletini temizlemek gerçekten makamdır makam dergahta çaycılık yapmak makam nefis terbiyesi bu nefis terbiyesi makamdır demiş ki verin tuvalet temizlesin başlamış almaya vermeye yine sen tuvaleti temizleyecek insan mısın Tabii nefis böyle bir şey kibir böyle bir şey en sona yine böyle aşk Galip gel miş demiş Bu dervişlerin pisliklerini sakalından temizle demiş yüzünü yere vurduğu anda yumuşak hel gelmiş gene demiş kalk evladım bu sınıfı da geçtin şimdi demiş dergahın imamı sın geç insanlara hem vaaz et hem de demiş imamlık yap namazlarını kıldır orada uzun müddet dergahta yine imamlık yapmış seyri yapmış Sonra demiş ki Hacı Bayram Veli Hazretleri demiş Dost doğru hamane gidiyorsun şimdi hamadan gidiyorsun önceden hamadan gidiyormuş Şam’da demiş Şimdi Gidiyorsun gidiyor hamedan Hazretlerine demişler ki Anadolu’dan Eşref adında bir Derviş geldi yüzüne bile bakmamış demiş atın çilehaneye onu paldır küldür geldiği gibi çilehaneye esmasını da göndermiş kapatın kapısını penceresini demiş kapatmışlar kapısını penceresini ne yemek götüren var ne su götüren var ne bir şey götüren var Orada da Dervişler başlamışlar Kum Gibi kaynamaya o an gördün mü elin garibi geldi ta Anadolu’da attı dergaha aç susuz bekletiyor attı tih haneye aç susuz bekletiyor Vay gariban ne yidi Ne içti Yok canım oraya gömerler onu bir muhabbet bir muhabbet dervişlerde Tabii 40 gün dolmuş şey Efendi 40 gün sabah namazında kalkmış hızla gidiyor çilehaneye Derviş arkasından herkes bekliyor ya Öldü hani ne yapacak diyorlarmış şimdi cesedi cenazeyi nereye kaldıracak gitmiş kapıyı açmış upuzun Eşref oğlu Rumi yatıyor yerde upuzun eğilmiş demiş tak gözünü açmış Eşref olur kalkmış Hem bir selam vermiş bir boyun kesmiş demiş evladım bitti demiş çilen Hadi gel bakayım şimdi demiş Neyse huzura almış onu icazeti hazır icazetini imzalamış aynı zamanda kızı Kızını da hazırlamış hemen nikahını kıymış Senin eşin Olur demiş Al şimdi eşinde demiş dos doğru yine Rum bölgesine demiş Rumi ismi oradan geliyor Nereye gelip yerleşiyor Hristiyanlığın merkezi olan izni yerleşiyor pirimiz olur bizim geliyor izniğe yerleşiyor izni izniğe yerleşiyor Rumi ismi oradan kalıyor Dervişler gene başlıyorlar adam geldi Hazreti aldı gitti uzaklaşmış gözden kaybolmuş Eşref oğlu Rumi Dervişler böyle kendi aralarında konuştuklarını zannederler bir duyan vardır Onlara hep duyan olduğu gibi bir de manevi Muhbir de vardır Derviş onu bilmez fark etmez onu içinden konuştuğunu dahi cenab-ı hak bazen muhbirler vasıtasıyla Onun içinden konuşuyorum zanneder böyle başlamış Dervişler konuşmaya gözden kaybolmuş eşf olu Rumi ama arkasından seslenmiş ihtiyar ya fazla da bağıramaz Eşrefoğlu Rumi evladım demiş bu kadar dönmüş Oradan ses vermiş Buyur Üstadım Sultanım demiş evladım gel buraya demiş böyle konuşur gibi gözden kaybolmuş ama evladım gel buraya demiş sesi duymuşlar Dervişler Eşrefoğlu Rumi’nin Tabii Eşrefoğlu Rumi gelmiş Emredin Efendim demiş evladım demiş susadım Su içmek istiyorum demiş buralarda da su yok demiş hemen Secdeye kapanmış Ya Rabbi Üstadım susamış sende yok yoktur kudretin sahibi sensin demiş su kalkmış Secdeden Bismillâhirrahmânirrahîm demiş bir tekme vurmuş cumbur lop suu çıkmış dışarı almış avuçlarına güzelce üstadına getirmiş Buyurun efendim demiş içmiş Üstadı bu güzel suyu demiş Evlatlarım hep dedikodu ettiniz demiş burnunuzun ucundaki suyu görmediniz demiş burnunuzun ucundaki suyu görmediniz demiş Derviş burnunun ucundaki suyu görmez dedikodu eder kibirlilik eder işte o Aşk halini yakalayamaz Bundan dolayı o içsel arınmayı içsel tövbeyi temizliği yapmadığından dolayı o Aşk haline O Sevgi haline ulaşamaz ulaşamayınca da o makam kokusu alamaz O hep böyle geçici haller üzerinde yürür O da bir yol mudur O da bir yoldur ben bu noktada Eee onu küçümsememek gerekir sufilik yolunda gidecek olan cümlemize Cenabı Hak öyle yürümeyi nasip eylesin amin haklarınızı helal edinin bizden yana da helal olsun İnşallah biraz bu Halle e makama fazla zaman ayırmışım Eee notlarımı da böyle Eee Este geçemedim kendimce önemli gördüm o yüzden bu akşamki sohbet sadece hal ve makamla alakalı oldu hakkınızı bu manada helal edin inşâallah Allah razı olsun Önümüzdeki hafta 1985 beyitten gideceğiz E biraz benim bu hani Mesnevi sohbetleri biraz böyle hani bazı şeylerin E ana hatlarını belirleme böyle kaideleri belirleme olarak da gidiyor o yüzden Eee Hani bazen bir beyit b okuyup Eee ancak onunla yürüyebiliyor O yüzden Eee farklı algılanmasın Hakkınızı helal edin Allah razı olun Elf Fatiha selamat Amin.

274. Mesnevi Şerhi 1984. Beyitten – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 17.07.2025, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, GÜRSU Kutlu Doğum Programı İçe Müftüsü Konuşması – 19 Nisan 2013. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler