Mesnevi Şerhi

273. Mesnevi Şerhi (1980. Beyitten)

273. Mesnevi Şerhi 1980. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 273. mesnevi şerhi 1980. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

273. Mesnevi Şerhi 1980. Beyitten Hakkında

Amin Bütün Ümmeti Muhammed’i zulümden kurtarsın Amin ecmain Beyt fakat fazla vefakar sebebiyle tamamen şeker olursan buna imkan yoktur nasıl olur da şekerden tat ayrılır imkanım var tat ayrı tat ayrılır imkanın var mı Geçen hafta Sen şekerden tatlı bir hale gelsen bile o tat bazen senden gidiverir bu mümkündür burayı okumuştuk Yani bu neydi sen öyle bir zaman olur öyle bir an olur sen bazen şekerden tatlı bir hale gelirsin yani öyle bir hal yaşarsın öyle bir hal yaşayınca şekerden tatlı bir hale gelirsin ama bu şeker bu tat Senden gidiverir bunu devam ediyor fakat fazla vefakar sebebiyle tamamen şeker olursan buna imkan yoktur Yani normalde şeker olmak ne demek şekere şekerle Eee şekere hemhal olmak şekerin içerisinde karışmak Yani sen bir mürşid-i Kamil olursan mürşid-i Kamil olduğundan senden tatlılık gitmez Yani bu artık sen o makama eriştin o makama erişince Sendeki haller Sendeki tecelliyât gelip geçici değildir Artık bundan Normalde o bir makama Erişen yani mürşid-i Kamil olan bir kimsede tatı geçici bir tatlılık değildir Onun üzerindeki hoşluk geçici bir hoşluk değildir Onun üzerindeki manevi tecelliyât geçici bir manevi tecelliyât değildir Yani normalde o Kimseden de bunlar ayrılmaz yani Neden Çünkü o cemalinde fena oldu cemalinde fena olduğu için o beri bir makama geldi o fenayı yaşayınca artık o makamdan sonra geri dönüşü yok Mesela nasıl peygamberler peygamberlikten geri dönüşleri Yok onlar bir makam sahibi makam sahibi olunca onun peygamberliğinin son da bulmuyor peygamberlikleri devam ediyor Tabii o normalde mürşid-i kamillerin Kutup seviyesinde olanlar da onlar da bir makama erişiyor peygamber değiller Oradan geri dönüşleri vardır ama geri dönüşü olan görülmemiş o bu zamana kadar Normalde İşte o e geçici manevi tecelliyât Vara e Mazhar olanlar o kalıcı maneviyatın numunesi gibi hani ne diyorlar yen Siz fragman mı diyorsunuz Hani fragmanı gibi o manevi haller o makama erişecek olanlar eriştiğinde kalıcı olmanın hali Hani bir kimse rüya görüyor rüyasında cenneti görüyor Rüya görüp de rüyasında cenneti görünce cennetin varlığına karşı içinde bir delil oluyor veya enemi görüyor rüyasında cehennemin varlığına delil oluyor aslında rüyadaya o normalde onun varlığına delil olmuş oldu bir mesela bazen dervişlerin üzerinde görülür bir mürşid-i kamilin makamında göreceği rüyayı görür o rüya ona delil olmuş olur gelecekte delil ona yani o rüya ona Hüccet oldu delil oldu veyahut da manevi hallerle alakalı tecelliyât varla alakalı bir kimse rüya görür Ne bileyim zikrullah’a bir hal Yaşar bir hal gösterilir onun Normalde Hakikatte var olduğuna işarettir onun delilidir ama bunlar Normalde gelip geçici olursa bir hal olur ama mürşid-i Kamiller Burada kendi üzerlerinde şeker olmuşlardır şeker olduklarından dolayı şeker ayrı o ayrı değildir Bu neye benzer çayın içerisine şeker koydun çayın içerisine şeker koyunca artık onun e o o şekeri çaydan ayırman mümkün değil tatlandı Onu ayırmanız mümkün değil bu da bunun gibi bir şey Ey hoş arkadaş Aşık Halis ve saf şarabı kendisinde bulur onunla gıdala bu makamda artık akıl kaybolur bu sırra akıl ermez bu artık o kimsenin belli bir hale Geldiğinde artık o Eee kendince Eee aşıklık eee kuvveti aşıklık hali onun kendi içinden tecelli etmeye başlar şimdi Derviş önce şeyhini sever aşıklı yakalar onda ardından Hazret Muhammedi Mustafa’yı sever Hazret Muhammedi Mustafa’ya aşıklı yakalar ardından Allah’ı sever Allah’a aşık olur ilahi aşk dediğimiz noktaya gelir artık o Eee sadece ve sadece Allah’ı sevdiğinden Allah’a aşık olduğundan onun cemaline Eee Vuslat olur artık o aşk kendisi olur ve döner der ki kendince hani ne ne ararsan kendinde ara bu haldedir E normalde aşkı kendinde bulmak hani var ya hadis-i kudsi Yine keşfül hafa geçer der ya ben göklere ve yere sığmam fakat Mümin kulumun kalbine sığarım artık o kimse kendi kalbinde tecelli edenin edenin Allah olduğunu bilir ve aradığı şey dışarıda aradığı şey aslında içindeymiş der Hani mesnevinin başında bir hikaye vardı hani bir halayık vardı halayık la padişahın aşkı vardı padişah halayı aşık olmuştu halayık hasta olunca bir tabip istediler O tabip geldi halayın durumunu çözdü halayın durumunu çözünce bu sefer padişahın halaya olan aşkı bitti muhabbeti bitti ve o zaman padişah dedi ki asıl sevilmesi gereken senmişsin kime dedi mürşid-i Kamile dedi asıl sevilmesi gereken senmişsin o zaman halayık neyi bize anlatıyordu heva hevesi nefsi anlatıyordu İnsan önce Hani nefse aşık olur beğenir nefsin isteklerine koşar sonradan ilahi aşkla tanışınca asıl sevilmesi gerekenin ne olduğunu anlar işte eee insanlar da aşkı önce dışarıda Arar ilahi aşkı dışarıda Arar işte çiçekte arar böcekte arar ne bileyim işte bir hayvanda Arar yok bir sokak köpeğinde yok Bir Kedi de arar işte kedinin üzerinden bir yudum su verecek cennete gidecek ya aşıklı dışarıda Arar Hazreti Pir der ki neye aşık olursan ol öteye bize delildir Yani sen bir kadına da aşık olsan bir kadın erkeğe de aşık olsa ilahi aşka delildir Yani demek ki bir görünene Aşık oluyorsan sen görünmez olan senin için Allah’a da aşık olabilirsin Sen çünkü Aşkın mecazın yakalamışsın hakikatini de yakalarsın mecazın yakalayan mecaz hakikatin delili olur çünkü yani namazı mecaz olarak görürsün bir kimse namaz kılıyor ha namaz varmış dersin ama Hakikatte namaz ayrı bir zahiren Evet kıbleye döndün namazı kıldın Hakikatte namazın tecelliyâtı ayrıdır İşte o kimse o zaman kendince aradığı şeyin dışarıda aradığı Aşkın kendi içinde olduğunu görür zaten Sufi Bir müddet dışsal yolculuk yapar eğer o direkt kendi iç alemine dönüşünü gerçekleştirebilir o zaman onun içsel yolculuğu başlar Ama genel olarak insanlar aldanır yolculuk dışsal dır hep içsel değildir Allah muhafaza eylesin Amin O yüzden Normalde Hazreti Pir Aşk Dışarı da aranmaz Aşk kendi içinde bulunur Sen Aşkın kendisisin aradığın aşk sensin der yani aradığın aşk sensin bu kadar böyle uç bir noktaya götürür insanı Aslında aradığın aşk sensin derken Burada kendi nefsini öne çıkarmak değil kendi benliğini öne çıkarmak değil yunusun Bir ben var benden içeri dediği o olguyu meydana çıkarmak onu bulmak içsel olarak hani yine Normalde aşk düğümü çözülmemiş sır gibidir o sır senin içinde kendi içinde bul onu der Hazreti Pir Demek ki o normalde e Aşık Halis saf şarabı kendisinde bulacak Yani artık o öylesine ilahi Aşk noktasında zirvelerde dolaşacak ve zirvelerde dolaştığında aradığı şeyin yani Musa’nın turu sinaya çıkıp konuştuğu şey onun gönlünde var onun gönlünde veyahut da Yunus’un balığın karnında bulduğu şey onun gönlünde var ümmeti Muhammed’in fazileti ve ehemmiyeti ümmeti Muhammed’in fazileti ve ehemmiyeti Yusuf’un kuyuda bulduğu şey onun gönlünde var İbrahim Aleyhisselam’ın ateşe atıldığı andaki bulduğu şey onun gönlünde var onun içinde var mana aleminde var Eğer onu bulabiliyorsun Eğer onu bulursa o zaman Sırrı çözüldü Eğer onu bulamıyorsa o sır çözülmedi onda Hani o yüzden derler Her ne ararsan kendinde ara diye kişi kendi içine dönerek o manevi bir aşka ulaşır ve o manevi bir aşka ulaşınca iç aleminde onun dış alemine denge oluşur ve Normalde içinde de dışında da muhteşem bir huzur olur kendi içindedir Yalnız bu bunu Normalde dışarıdan bakan bir kimse onu deli görebilir dışarıdan bakan bir kimse onu çılgın bir şekilde görebilir dışarıdan bakan bir kimse onu normal görmeye ama Aşık kendi iç aleminde huzuru bulmuştur kendi iç aleminde de dengeyi de bulmuştur dengeyi de oturmuştur bu o kimsenin biraz hani meratip dii geçmesiyle alakalı Mesela bir kimse emmarede yken denge aranmaz levamed Mesela git geller Yaşar mülhime gitgel Yaşar mutmain de git geller Yaşar de mardiye safiyede git geller yaşan Ama artık o kimse Hani e safiye’ye Geldiğinde artık onda denge kurulur o huzuru yakalamıştır o artık içsel yolculuğu onun devam eder bitmek tükenmez bilmez onun dışsal yolculuğu da bitmiştir bakın dış yolculuğu bitmiştir artık kendi derinliğinde kendi tatminini yani mutmain bulur Onun kalbi Çünkü mutmain oldu hani Eee Kalpler ancak Zikrullah ile mutmain olur o ayetti kerimenin sırrına ulaştı o onun artık kalbi mutmain Onun kalbi mutmain likten geri dönmüyor artık oturdu yerleşti o böyle olunca Onun yaşantısında da hayatında da bir anlam oluştu artık o herkes gibi yiyip içmiyor artık o herkes gibi dolaşmıyor o herkes gibi bakmıyor onun Bakışında ayrı feraset var Her baktığı yerde Cemalin tecelliyâtı görüyor her baktığı yerde sıfatsız Normalde iç aleminde Mazar olmuş olsa dışında bunu seyretmem miş olsa onda denge oluşmaz bir mürşid-i kamilin Dervişe denge vardır Eğer o dervişte denge yoksa o şeyhini tanımıyordu o şeyhin tabi değildir şeyhe derviştir ama şeyhe tabi değildir kendi nefsine tabidir O yüzden onda dengesizlik vardır bakarsın bazen dervişlerin bazıları dengesizdir konuşmal da dengesizdir aslında o sufilik yapmıyor o heva hevesine uymuş o edepsizlik yapıyor o nefsine uymuş kendi nefsini uydunun da farkında ama farkında değil farkında olsa tövbe eder geri döner O kendince aşıklık yaşadığını zannediyor Mesela işte bir kısım sufiler vardır adına Sufi denilirse işte kendilerince vuslata erdikler vuslata erdikler dolayı namazın onlardan sakıt olduğunu söy söylerler Örneğin Türkiye’de bir kısım melamiler vardır bir kısım O melamilerin bir kısmı namazdan sakıt olduklarını zikirden sakıt olduklarını ibadetten sakıt olduklarını söylerler bunun gibi o aslında Kemale ermemiş Kemale ermiş olsaydı Hazreti Muhammed Mustafa’nın ayak izlerini takip ederdi ki o son nefesine kadar namazı hiç bırakmadı O son nefese kadar kur’an-ı Kerim’e tabi oldu Allah muhafaza eylesin O zaman o Sufi o o hale gelince iç ve dış dengesi onda oturur ama iç ve dış dengesi oturmayan bir kimseyle karşılaştığında o huzur o denge karşıdaki kimseye tuhaf gelir A yani böyle olmaması lazım der kendince veyahut da heva hevesine uyan bir kimse çarpar ona çarpınca aslında hani Ferah ehli olmuş olsa kendi heva ve hevesini görecek ama feraset ehli olmadığından karşıdaki kimseyi yani o Üstadı suçlar kendince onda eksiklik Peyda eder Der ki eksiklik var bunda oysa o Üstat ona Ayna vazifesinde eksikliğini görür Ayna vazifesinde olmasına rağmen o eksikliğini görmez karşıdaki kimseyi yani Üstadı eksik görür müşriklerin Hazreti Muhammedi Mustafa’yı eksik görmesi gibi hani Ebu Cehil diyordu ya peygamberlik bana gelmiş olması lazım O da Normalde kendince öyle der şeyhlik bana gelmesi lazımdı veya ben şeyh olsam veya böyle olması lazım der kendince ya böyle diyor Üstat ama aslında böyle olması lazım o aslında çarptı heva hevesini gördü ama ona dese ki üstat heva hevesini gördün bırakır gider o bazen üstatlar da onlar bırakıp gitmesinler onlardan bir fayda umdukların değil giderse iyice helak olacak nefsine uyacak şurada otursun Allah’ı zikretsin diye düşünür yani o onu eksik görse ne olacak Der Allah muhafaza eylesin aklı cüzi sırra Sahip sahip gibi görünürse de Hakikatte aşkı inkar eder aklı cüz dediği bizim bizdeki akıl yani manevi bir terbiye almamış ilahi aşka ulaşmamış akıl insanlar genel olarak bilmedikleri anlamadıkları veya yabancı oldukları şeye ön yargılı ve düşmanca bir tavır takınır hem ön yargılı lardır hem de düşmanca bir tavır takınır ve bunu bu fakir çok yaşamıştır Sizler de yaşarsınız adam şimdi Normalde işte sufilik dersin Şeyh dersin öyle değil mi Dergah dersin tarikat dersin dakika bir söyleyeceği şey şudur Siz de para topluyorsunuz durur sen anlatırsın parayla işimiz yok diye yok inanmaz bakın İnanmaz anlatırsın defalarca yine İnanmaz ön yargısı var çünkü Hatta daha ileri gider sana düşmanca tavırlar takınır Ya kardeş senin çayını istemedim yemeğini istemedim evini istemedim arabanı istemedim Senden para istemedim pul istemedim Sen ne ama düşmanca tavır takını musun desen de o sana çünkü ön yargılı düşmanca bir tavır takınır sana defans yapar bunu normalde hani neden işte kendince der ki hatta Toptancılık yapar Siz hepiniz böylesiniz Sizler böylesiniz zaten bu insanların ön yargısından mesela aileden bir kimse suç işlese hata yapsa bütün aileyi suçlarız biz yani Oysa suç bireyseldir birisi hata yaptı Bir kimsenin kızı hata yaptı bütün aileyi nasıl suçlarsın birisinin oğlu hata yaptı bütün aileyi nasıl suçlarsın buradan arkadaşlardan Birisi bir hata yaptı bu topluluğun hepsini Nasıl suçlarsın ama ön yargı suçladı insana ve düşmanca tavırlar taktırır akıl yani cüzi akıl bu noktada yabancı olduğu bilmediği o konuyla alakalı bilgi sahibi değil ise hemen Defansa girişir aklın işi budur Bu neden kaynaklanır bunun asıl kaynaklandığı korku ve güvensizlikle alakalıdır buna artı bir de Bilgisizlik cehalet eklenince artık o sana düşmanca bir tavır takınır bakın üç şey vardır İnsanın aklını gideren ü şey korku İnsanın aklını giderir bu yani o kimseyi doğru karar vermekten uzaklaştırır İkincisi cehalettir o kimseye doğru karar vermekten uzaklaştırır üçüncüsü güvensizliktir güvensizlik güvensizliği ikiye ayıralım bir insanın kendisine güvenmemesi karşındaki kimse veya karşındaki topluluğa güvenmemesi Aslında Güvensizliğin çıkış noktası asıl insanın kendisine güvenmemesi yani Özgüven eksikliğidir ben çıkarım toplumun içerisinde konuşurum toplumdan bana bir zarar gelecek diye bir korkuya kapılmam Ben konuşurken bildiğim bir konuda konuşurum bilmediğim bir konuyu bilmiyorum derim Yani bir kimsenin bilmediği bir konuyu bilmiyorum demesi Aslında özgüvendir kendisinde huzurun var olduğunu gösterir Oysa birisinin bilmiyorum demesi kendince nefsin ce onu aşağılık bir şeymiş gibi zanneder o bilgisiz bir insandır asıl bilgili insan yani ehliyetli İnsan bir konuyu bilmiyorsa Ben bunu bilmiyorum der bakın bir peygamber dahi soru soruldu soru sorulunca Cebrail Aleyhisselam’a dedi ki sorulan sorandan fazla bir bilgisi yoktur dedi hani var ya Eee İhsan hadis-i Şerifi bir kimsenin bir şeyi kıyameti sordur bilmiyorum dedi ne zaman kopacağını yani düşünebiliyor musunuz Miraç yaşayan bir peygamber kendisine kıyametin vakti sorulduğunda bilmiyorum dedi ya Demek ki bilmiyorum o konuda Bilmiyorum Demek Onun peygamberliğine bir leke getirmedi onun peygamberliğinin üzerinde bir şüphe getirmedi bilmediği bir konuda Bilmiyorum demek özgüvendir Ve o kimsenin bilgili olmasını bilgili olduğunu gösterir şimdi İnsan aklı İnsan aklı bu üç şeyden üç şeyden dolayı doğru ve isabetli karar vermez birincisi Bilgisizlik halet ikincisi korku korku üçüncüsü güvensizlik Bu üçü insanda toplanırsa onun aklı onun aklı doğru karar vermez hemen defans yapar hemen defans yaptığıyla kalmaz bir çıt ilerisi daha o e cahil ön yargılı davranır bir çit ilerisi Bak üç adım düşmanca davranır o kimsenin cahil olduğunu gösterir o kimsenin bilgisiz olduğunu gösterir o kimsenin korkak olduğunu gösterir o kimsenin ön yargılı olduğunu gösterir bu Çünkü bilmediği bir şeyde hükmediyor bilmediği bir şeyde düşmanla ştır diyor bir de onu bilmiyor Çünkü öğrenmek de istemiyor ve Hani meşhurdur Ya insan bilmediğinin düşmanıdır diye insan bilmediğinin düşmanıdır ve cehalet korku güvensizlik artık o kimsede ne yazık düşmanlık ihanet her türlü Entrika o kimseden beklenir hale gelir Çünkü o kimse artık korktu güvensiz ve cahil bir kimse artık o kimse sana zarar verebilir bakın insanları analiz ederken Bunlar insanları analiz etmenin Tabiri caizse dip notları Bir topluluğu analiz etmenin dip notları bakın güvendir bu kapının açık olması korku yok dileyen dilediği zaman buraya girer dileyen dilediği zaman buradan çıkar Bu aslında bir mesajdır bu fakir 2627 yaşından beri sohbet eder hiçbir sohbetin kapısı kapalı değildir hiçbir zikrullahın kapısı kapalı değildir Benim bulunduğum yerde hiçbir zaman kapı kapanmaz Bu benim yaptığım şeyin meşru olduğunu gösterir gayrimeşru değil devletmiş gelsin incelesin ki incelediler ne kadar incelediler Vakfı incelediler incelediler Derneği incelediler içimize polisleri koydular onları incelet tiler telefonlarımızı dinlettiler her şeyi yaptılar hiç sıkıntı yok yapsınlar zaten devam etsinler problem yok burada Buraya da gelip dinliyorlar dışarıda da dinliyorlar zaten gerek yok Ben YouTube’da veya kanallarda canlı yayınlıyorum dinlesinler sıkıntımız yok sebep benim konuşum Kur’an ve sünnete uygunsa korkum yok ben meşru ha tanımayan bilmeyen bir kimse tanımadığından bilmediğinden ve cahil olduğundan defans yapacaktır gel kardeş bir günden bir güne 35 yıldır Pamuk Eller Cebe bir sefer dediysem her şeyi bırakacağım çıkacağım buradan bırakacağım çıkacağım 35 yıl birisinden bir lokma istediysen bırakacağım gideceğim buradan 35 yıldır 1 lira istediysen bırakacağım gideceğim buradan 35 yıldır yatacak yer yiyecek yemek istediysem bırakacağım gideceğim buradan bir bardak su dahil bir şey istediysen bırakacağım gideceğim bunun Hani söylemek zorunda kalıyoruz Neden ya bir incele bir sor bir soruştur bir bak bir gel ya ondan sonra ne karar ver ven ver Yok hayır bütün tarikatlar böylesiniz Biz tarikat değiliz diyor Bütün hocalar böylesin ben Hoca değilim diyorum kalıyor şimdi ya kardeş ben Hoca değilim Bir kimseye Hoca Demen için onun Arapçası yani Arapçası derken okumak değil İslami literatüre göre bir kimseye Hoca denmesi için Hoca denmesi için yi ilimden onun icazeti olması lazım biz namaz kıldıran da Hoca diyorsun ya siz televizyonda orada burada başına bir Sarık sarana Hoca diyorsunuz bu toplum diyor Kardeş o fıkıhı bilecek hadisi bilecek kelamı bilecek o o kimse Arapça grameri bilecek nasuh’u mesuh bilecek o kimse hangi hangi ayet Neyi neset etmiş hangi hadis hangi hadisi Nes etmiş bilecek hoca dediğin kimse bu tip bu 78 hadi beş ilim olsun ya beş ilimden icazetli olması lazım Siz kime Hoca diyorsunuz şimdi topluma soruyorum Bunu başında Sarık olan Hoca demeyin kardeşim dil alışkanlığı Biz de diyoruz filanca hoca diyoruz dil alışkanlığı ama hoca olması için bu ilimler olacak E biz önüne gelen iki Allah diyeni Şeyh görüyoruz deme kardeşim sebep ya var mı icazeti şeyhi onu ilan etmiş mi sağlığında o Şeyh diye etmemiş e var mı yazılı icazeti bir yerden bir icazet almış mı almamış ya Nereden şeyhlik yapıyorsun sen şeyhlik yapacaksan ilmel yakin Aynel yakin hakkel yakin makamlarını geçtin mi şeyhlik yapacaksan emmare levvame mülhime mutmainne radiye mardiye safiye’ye geçtin mi Bunların esmalarını aldın mı kalbin makamlarından haberin var mı Rüya tevil inden haberin var mı bir kimse zikrullah’a hal gördü halden haberin var mı bakın Bunlar manevi ilim bunun yolu ayrı koca imam-ı Azam’ın buradan bir bilgisi yok koca imam-ı Şafii’nin buradan bir bilgisi yok bu hallerden kime gidiyor şeyin imam-ı hanbel Hazretlerinin şeyhine gidiyor şeyban raiye imam-ı hanbel bakın koca fıkıh alimi hadis alimi bakın imam-ı hanbel’e hem hadis hadis alimli var hem fıkıh alimi kendisi Arapça grameri gramer gramer hangi harften ne çıkar yalayıp yutmuş her biri ve gitmiş şeyban rahin önünde kuzu gibi duruyor İmamı Şafii diyor ki ya koca imams Hani şeyban rinin önünde böyle neden oturuyorsun diyor ya ben geleceğim ona soru soracağım diyor Diyor ki sorma hazır cevaptır yok soracağım diyor bu Zahir ilim erbabında böyle bir şey vardır hani ene vardır ene geliyor efendim bir sorun var sor diyor Diyor ki bir kimse günlük bir vakit namazını kaçırsa kılamaz unutsa ama hangi vakit olduğunu bileme hangisini kaza etmesi gerekir diyor hemen hazır Hiç beklemeden o bütün gününü gafletle geçirmiş bütün namazlarını kaza etsin diyor imam-ı Şafii şok hemen Derviş oluyor orada şeymanın rahiye bak hemen Derviş oluyor Halbuki bak o kadar ilim var Öyle değil mi kalp ilmi ayrıdır Zahir ilim ayrıdır bir üstadın bir mürşidin ince fıkıh meselelerinin içerisinde dolanma öyle bir şey yoktur git onu kitaptan oku ama ona kalpten sor ona zikrin hallerinden Sor ona maneviyattan sor Eyvallah eyvallah onun durumu o Ama tabii toplum bunu bilmiyor Bir de İslam dünyasında oynanan büyük bir oyun var bu oynanan büyük oyun İslam dünyasında İslam’ın anlatılması anlaşılması yaşanması için temel taşları yerinden oynattılar İslam dünyasında yani düşünebiliyor musunuz İslam dünya bilhassa Anadolu’da hafızlık Müessesesi bitti bitirdiler Göz göre göre bitirdiler Göz göre göre bitirdi dediler bakın İslam dünyasında ehli tarikatın kökünü kurutmaya çalışıyorlar bitiriyorlar bunu sebep Çünkü Öz noktasında onlar Öz noktasında Siz Kur’an sünnet dedikçe rahatsız oluyorlar yani o rahatsızlıklarını dışarı aks ettiriyorlar ve bir de toptancılar Bütün herkes toptancı Çünkü akılları bilmedikleri bir şeyi reddediyor reddedince reddedince bu sefer düşman noktasına koyuyorlar yani gerçek sufiliği akıl kabul etmiyor bakın gerçek sufilik akıl kabul etmez akıl ona karşı çıkar Çünkü bilmediği bir yer Onun için karanlık bir yol Onun için karanlık bir dehliz onun için karanlık bir oda hemen defans koyar gitme der sebep akıl Çünkü sufilik hallerine uzaktır akıl bir baş ağrısının neden olduğunu okur kitaplardan kitaplardan okur onu zahiri bilim kitaplardan okur onu onu kabul eder ama işte rüyayı kabul etmek istemez Şimdi sen yırtarsın kendini Rüya haktır hadisle sabittir ayetle sabittir bakın ayetle sabittir bunu İster incil’den bak ister tevrat’tan bak ister Kur’an’dan bak hepsinde de rüy la alakalı hakikat vardır hepsinde de vardır ya Rüya haktır hakikattir dersin Ama onun Batı zihniyeti Batı aklı der ki rüyayı kabul etmez götürürsün onu batının fikir babası olan eflatun’a götür onu platon’a götür koca profesörler önlerine eflatunu koyuyorum platon’u koyuyorum aristo’yu koyuyorum diyorum ki bakın Bunlar Yunan felsefesinin yani batının felsefesinin ana damarları yani onlar rüyada bir hakikatin öğrenebileceğini dair hükmetmiş Sokrat hükmetmiş Eflatun hükmetmiş Aristo hükmetmiş Platon hükmetmiş Kant hükmetmiş o kabul etmiyor O rüyayı Neden Çünkü Rüya yorumunu ve rumuzları bilmiyor reddediyor İyi hadi o Batı zihniyeti E bugün Diyanet de kabul etmiyor bugün ilahiyat da kabul etmiyor ne diyorlar rüya ile amel edilmez doğru mu Hadi rüy ile amel etmeyin Hadi ezan okumayın Hadi ezanı okumayın ezan rüyanın tecelliyâtı hem de bir başkası gördü sahabe gördü gören sahabe okuyamadı Bilal Habeşi okuttular ezan Bilal Habeşi’nin mii gibi oldu değil Bilal Habeşi okuyan ezanı bakın rüyasında gören sahabenin sahabe ezberimizi değil adı Bilal Habeşi’nin ezberimizi okuyan o Çünkü Hz Ömer efendimiz de gördü rüyayı dedi ki ben o gün Biraz rahatsızdım ben utandım çekindim Ben söyleyemedim dedi rüyamı o söyledi dedi öbür sahabe söyledi dedi rüyayla amel ettin Hadi ne oldu İbrahim Aleyhisselam rüyayla amel etti oğlunu götürdü kurban etmeye Yusuf Aleyhisselam rüyayla amel etti hapishanedeydi Kur’an’la sabit hapishane arkadaşların iki tanesinin rüyasını yorumladı dedi ki bak bu yorumu dedi götür padişaha söyle hapishanede o dedi de Hatırlat dedi Ey rüyayla amel etti Kur’an rüyayla amel etmeyi kabul ediyor hadis-i Şerif Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri rüyayla amel edilmeyi kabul ediyor Rüya peygamberliğin 46 cüzünden bir cüzdür diyor ve peygamberlik ona verildiğinde bahş edildiğinde görevlendirildiğinde 6 ay boyunca 6 ay boyunca rüyayla peygamberlik öğretilir ona verildi Şimdi siz rüyayla amel edilmez dediğiniz anda peygamberliğin al 6 aylık peygamberlik sürecini reddetmiş oluyorsunuz küfür kardeşim küfür küfre düştüğünü de bilmiyor işte akıl bu manada cüzi akıl özellikle Hazreti Pir cüzi akıl diyor küçültüyor Orada aklı küçümsüyor cüzi akıl derken bakın küçümseyici bir tarzda söylüyor işte cüzi akıl bilmediği bir şeyi Red eder bilmediği bir şeyden korkar bilmediği bir şeye güvensizlik oluşturur ve ne yapar hemen defans yapar Hazreti Pir diyor ki aşkın şerhinde akıl çamura saplanmış eşek gibi yattı kaldı aşkı aşıklı yine Aşk şerh etti der o der de koca Yunus durur mu bizim Durmaz der ki aşk benliğimi yok etti bakın Aşk benliğimi yok etti aklımı dört yana savurdu bu yük Yunus’a yetti bilmeyene gelir koca Yunus da ne diyor Aşk benliğimi yok etti yani çünkü Derviş’in gönlü dervişin iç alemi aşk ile dolduğunda aşka ulaştığında aşkla hemhal olduğunda akıl hükümsüz kalır akıl hükümsüz kaldığı gibi aşkı anlamada da aşka teslim olur bakın aşkı anlam da aşka teslim olur Eğer akıl aşka teslim olmazsa hiçbir zaman aşkı anlayamaz bunu hani Hazreti piree soruyorlar aşkla alakalı benim gibi ol da anla diyor benim gibi ol da anla O zaman bir kimsenin aşkı anlayabilmesi için işte örnekli bunu bir kadına aşık değil ise Bir Kadın erkeğe aşık değilse ne bileyim bir mürit üstadına Aşık değilse peygamberine Aşık değilse aşkı anlaması mümkün değil ama o kimse anlamasa dahi aşıkların içerisinde dursa sabretseydin topluluğu seversen onlardan sayılıyorsun ya işte o kimse de onlardan sayılır diyor Neden aşıkların içerisinde bulundu Salihlerin içerisinde bulundu akılla alakalı devam ediyor Hazreti Pir zekidir fakat bilir fakat yok olmamıştır zekidir akılla alakalı zekidir bilir fakat yok olmamıştır şimdi aklın zekiliği ile kalbin zekiliği ayrıdır bir aklın zekiliği vardır bir de kalbin zekiliği vardır bir Normalde akıl vardır bildiğimiz pozitif akıl dediğimiz akıl vardır Biri de kalbin aklı vardır bizde iki akıl vardır bir kalbin aklı vardır bir de normal aklımız vardır Bizim genel olarak insanlarda kalbi akıl ış Hazreti Pir Burada normal aklın zekiliğin bahsediyor zekidir bilir fakat yok olmamıştır aklın zekiliği insanın işte hani çok özür dilerim batılılar Öyle diyor insan düşünen hayvandır ben kabul etmiyorum ya Ya biz hayvan değiliz çünkü biz insanız Cenabı Hak bizi hususi insan olarak yarattı Ben insanı ahseni takvim üzerine Yarattım Biz en mükemmel şekilde yaratıldık en güzel değil en mükemmel her şeyimizde en mükemel bir noktada yaratıldık ve kendi ruhundan üfledi bize İnsanın en büyük özelliği işte insanın düşünce anlama problem çözme öğrenme ve bir şeyi Böyle kıyas edip bir şeyin üzerinde böyle düşünerekten yetenek elde etme zekilikle alakalı akılla zeka böyle Eee sanki bir bardağın içerisindeki çay ve şeker gibidir veyahut da arasında ince bir perdeyle ayrılmış bir şey gibidir örnekli Hani insan iç bir Eee hayvanların iç organlarını Normalde çıkarıyorsunuz ya işte o böyle Kasaplar daha iyi bilir onu ama Eee her organın üzerinde ince bir zar vardır değil mi Sait bütün organlarda ince bir zar var değil mi hepsinde var hepsinde var bakın bir organın üzerindeki ince zar onun Şeriati içindeki de hakikatidir o ince zar delinirse İçerisi kokar İçerisi bozulur şimdi böyle zeka o aklın içindedir böyle o akıl diyelim ki bunun üstünü kapladı komple içinde zeka da var yani zekilik de içinde ve Normalde birbirine böyle Sanki dışarıdan baktığınızda akılla zekilik böyle ince bir perdeyle ayrıldığından aynıymış gibi görürsünüz Mesela biz Şöyle deriz ya bir kimse Kıvrak bir cevap verirse çok zeki çok akıllı bazen Kimisi çok zeki der Kimisi çok akıllı der Aslında oradaki problem çözme özelliği kısa devreden zekay la alakalıdır mesela matematik çözme zekay la alakalıdır zekilik alakalıdır ama şimdi çocuklarımızı körleştirme değilim bizim aklımızı köreltiyor şimdi Çocuklar 2 kere 2 4 yapar bilmiyor üniversite bitiren Çarpım tablosunu bilmiyor sordum 8 kere 8 kaç yapar dedim üniversite bitirmiş bana ne desey hocam biz onu görmedik 8 kere 8i görmemiş üniversite bitirmiş acı bir şey bugün lise mezunu çocuklar çarpım tablosundan haberi yok alın lise bitiren bir Çocuğunuz Eğer Ticaret yapmıyorsa böyle işte Aman oğlum okusun Aman kızım okusun Aman yavrum sen ders çalış ya ne alakası var bilgisayar önünde SF yapıyor internette Ondan sonra da şeyde ne üniversite sınavlarında Tota yapıyor çıkıyor Bir de ilk önce çıkıyor Sanki çok zekiymiş gibi her şeyi bitirmiş gibi Y 4 kere 4’ü bilmiyor ki yok bilmiyor zaten bu teknolojiyi emperyalistler bütün dünyayı köleleştirmek için kullanıyorlar Sizler birer ben de dahilim buna köleyiz köle köle yani Cep telefonuna bakın getirin biriniz cep telefonuna Ben onun ekran suresine bakayım Onun köleliğini ispat edeyim çok basit ama o böyle o cep telefonundan hükümetler kuruyor hükümetler yıkıyor hükümete Ondan sonra akıl veriyor dünya siyasetine akıl veriyor Çok önemli o kimse Tabii Bütün herkes çok önemli elinde hepsinde cep telefonu var Twitter’a da yazacak Facebook’a yazacak Instagram’a yazacak sonra yemek yiyor çek çek ama bugün de böyle olsun edebiyatın yok yazma bari onu basitsin basitsin basit basit Çünkü okumuyorsun hiçbir şey bilgisizsiniz isin çekmiş yemek fotoğrafına koymuş Bugün de böyle Olsun utan kendinden bu lafı söyleyen bir kimse kendi kendine oturup Benim seviyem Ne demesi lazım gerçekten cep telefonu alacak olanların kültür seviyelerini ölçmeli bildiğiniz kültür soruları sorulmalı telefonu açtığınızda karşındaki kimseye nasıl hitap ediyorsunuz açıyor telefon Efendim diyor bekliyor Efendim bekliyor Efendim kimsiniz diyor Allah Allah ben benim diyorum sen kimsin kimsiniz dedim diyor Tabii dedim Lütfen siz ilk önce dedim cep telefonuyla konuşma adabını öğreniniz Ondan sonra cep telefonunu edininiz ben böyle çok kibar konuşuyorum duruyor şimdi böyle kibar bir şey beklemiyor karşıdan Çünkü ben de ona bağıracağım kimsin lütfen Telefonu kapatır mısınız efendim diyorum Ben ne diye sordun Vodafone mu orası dedi bana bilgisiz ve cep telefonlarla internetle bilgisayarları yerli yerinde kullanmamak aptallaşıyor zekiliğin kalmadı problem çözücü çözücülüğü müz kalmadı herhangi bir şey herhangi bir şey önüne bir problem gelse çözemiyor onu bakın çözemiyor dervişlerin arasında da görüyorum bunu yani ona diyorsun ki şunu şöyle yap böyle bir duruyor şimdi Hani bunu böyle yap dedim ya ben Ben anlıyorum bu diyorum grog oldu şimdi diyorum ben bu diyorum Tamam gitti Bunun kafa diyorum problemi çözemiyor şimdi bu diyorum bekliyorum Gerçekten ya acı bir şey bu acı bir şey ampulü değiştiremiyor ya Bunu bana soran Derviş ya ampül yanmıyor Ne yapayım Efendim diye Bundan erinmek etmiyorum seviyeyi göstermek için söylüyorum Onu sandalye var mı dedim ben var dedi ampul var mı evde dedim ben var dedi sandalyeyi ampulün Altına Koy dedim üstüne çık dedim Saat istikametinin tersine ampulü çevir ondan sonra dedim takacak olduğun ampulü al onu da saat istikametinde çevir bitecek mesele dedim bu kadar mıydı Efendim dedi bu kadardı Allah razı olsun efendim çok teşekkür ederim Sen olmasaydın Ne yapardım Tabii ya ben nöbetç eltir kim yani ampul takamayan noktadayız evinde ampulü değiştiremiyor kadın dedim beyin Beyim hiç anlamazdı dedi Dilimin ucuna kadar geldi Ne Ama sen o adamla evlendin ampul değiştirmesini dahi bilmiyor ama bu Global bir mesele işte bizim akıllarımız bu manada donduruyor çalışmaz hale geliyor mesela cep telefonunu Normalde 5-6 saat kullanan bir kimsenin beyni küçülüyor boş şeylerle uğraşıyor Çünkü surf yapıyor küçük videolarla Derviş değil bu bana günde 15 tane 20 tane video atan kimse var durmuyor ya bu bu böyle bir şey bunlar Normalde o düşünme muhakeme bunları o aklın Mesela en önemli özelliğidir düşünme muhakeme etme o özellik ortadan kalkıyor ve olaylara mesela ortaya çıkan durumlara problemlere mantıklı kararlar alamıyorlar sebep o zeka çalışmadı Çünkü akıl bu noktada işlevsel halde değil o yüzden zeka öğrenmeye anlamaya bakın öğrenmeye anlamaya Ondan sonra bilgi edinmeye bu bilgiyi kullanmaya yarayan bir olgudur Eğer çalışırsa bilgi işleme hızı bilgiyi işleme hızı ya Mesela ben burada konuşuyorum ya bir bilgi veriyorum bu bilgiyi işleme hızı o kimsenin zekasıyla alakalı bakın o kimsenin zekasıyla alakalı veyahut da işte hafızası mantıksal düşünmesi Ondan sonra bugünkü dilde Hani yetenekler Analitik yetenekler Bunların hepsi de zekay la alakalı hadiseler ve en önemlisi problem çözme zekayla alakalı zekayla alakalı Şimdi Eee bu bilgileri hepsini cem edip toplayıp hıfs edip bunları işler hale getirmek zeka la alakalı böyle geniş aldım biraz ama bunlar aklın zekanın işleri işte bu akıl bu zeka bu bilgi birikimini toparlayıp problem çözmede mantıksal düşünmede işin içerisinde çıkmada işe yaraması lazım E şimdi bu donanımlara sahip değilse bir kimse olmadı bu donanımlara sahip böyle mükemmel çalışıyorsa bu donanımlarla alakalı bilmediği bir şeyde Ne oldu yine pes etti kaldı bilmediği şey ne aşk hal tasavvuf bilmediği yer orası Allah muhafaza eylesin bir hadis-i Şerif gerçekten zeki ve akıllı kişi nefsini kötü arzularına hakim olup ahireti için çalışandır aciz kişi ise heva ve heveslerinin kurbanı olup Allah’tan olmayacak şeyleri isteyenlerdir Şimdi burada Zeki ve akıllı kişi dedi bak ayırdı zeki ve akıllılık ayırdı hadis-i şerifte Hani az böyle birbirinin içindeymiş gibi görünse de hani içinde bir perdeyle ayrı ıdır dedim bu hadis-i Şeriften dolayı ayrıdır dedim nefsinin Kötü arzularına hakim olup bakın bir kimse nefsinin kötü arzularına Hakim olamazsa o kimsenin pozitif aklı işlevsel değildir körelir burada bunu anlatmaya çalışıyorum Eğer o kimse heva hevesini ilah edinir bu nefsiyle didişme köreldi ama bir kimse buradaki sufilik yolunu anlatacağım Şimdi size ama bir kimse heva hevesiyle mücadele etti nefsiyle mücadele etti heva hevesiyle mücadele etti nefsiyle mücadele etti o kimsede kalbi akıl çalışmaya başladı Allah’ı zikretti kalbi akıl çalışmaya başladı bu sefer kalbi akıl çalışınca o feraset nuruyla isabet ettirdi o feraset nuruyla zikrullahın nuruyla o pozitif aklın zekasını geliştirdi çalıştırdı başka bir Manevi kuvvet Onun diğer o bedensel veya e zahiri aklını harekete geçirdi o Manevi kuvvet harekete geçirdi o kimse Allah’ı çok zikretti o kimse Allah’ı çok zikredince zikrin nuru Ondaki o pozitif aklı berraklaştırıcı gördü neyle gördü o Nurani akılla gördü neyle gördü o zikrullah’ı nuruyla gördü neyle gördü o haramlara girmeden veya harama girdiyse tövbe ederekten o aklın üzerindeki kiri temizledi aklın üzerindeki kiri temizleyerek o ferasetle yolunu buldu o yürüdü burada kalbi akıl dediğimiz şey bu öbür aklı berraklaştırıcı Akıl Eğer ki sufiliği kabul ederse dini kabul ederse vahyi kabul ederse o zaman o da o berraklığı yakalayacak mı el cevap yakalayacak devam ediyoruz Melek bile yok olmadıkça şeytandır yani o cüzi akıl yok olursa o normalde ilahi akıl haline gelir Melek bile yok olmadıkça şeytandır o zaman iki olgu çıktı önümüze Melek ve Şeytan nahil Suresi ayet 4950 Göklerde ve yeryüzünde bulunan canlılar ve melekler Allah’a secde ederler melekler asla kibirlenme zler üzerlerine hakim rablerinden korkarlar ve kendilerine Em olanları yaparlar Göklerde ve yerde bulunan canlılar Demek ki bunlar sadece insan değil insan olsaydı insanlar ve melekler diyecekti çünkü başka bir ayet-i kerimede Ben insanları ve cinliler bana kulluk etsin beni tanısınlar diye yarattım dedi Öyle olunca bakın orada insanları ayırt etti Burada da Normalde hadis-i şerifte canlılar diyor gökte ve yerdeki canlılar Bütün canlılar o zaman gökte farklı canlılar var meleklerin haricinde yerde farklı canlılar var biz sadece bunu hayvanlar olarak biliyoruz değil değil sadece hayvanlar değil bunları tespit edecekler ahir zamanda arada dolaşıyorlar onlar Evet bu arada onuru görünce Onur’a teşekkür huzurunuzda Bugün kendi kendime iş yapıyordum büronun ampulü yanmıyordu Dün akşamdan beri onurla dedim git şu Allah razı olsun hacı Erkan’dan da bizim Murat’tan da dediler ne zaman bir işin olursa Onur’a söyleyebilirsin Onur’a dedim Şu ampullerden al gel ampulü aldı geldi ben kendimi hala daha sağlıklı iyi hissediyorum merdivene çıktım söktüm yani oradan çok rahat yine dedim takarım takamadım Ben böyle tam merdivenden aşağı ineceğim zaman bir dengemi kaybedeyim Onur Maşallah güçlü kuvvette Allah ona bir güç verdi kalbime de geldi dedim onuru göndermeye dedim Şu ampulü takınca kadar Dursun yanımda başıma ne gelir ne gelmez dedim Geldi Onur nasıl bir tuttu beni Maşallah sübhânallah Öyle az değilim 86 kiloyum yavaşça böle Cenabı Hakk’ın izniyle indim aşağa baktım Her yer kar başlayacağım söylemeye göz MZ Kararmış benim ama Onur Allah razı olsun Bugün bir kazadan kurtardı beni Cenabı Hakk’ın izniyle huzurunuzda teşekkür edeyim kendisine Rabbim nefsimizi uydurmasın İnşallah amin Evet şimdi aramızda dolaşanlar da var demek ki bir de melekler var melekler Ne yapıyorlarmış Allah’a secde ediyorlar yani Allah’a tam itaat Bakara 32 melekler is şöyle dediler seni teşbih ederiz bize öğrettiklerin dışında hiçbir bilgimiz yoktur Şüphesiz ki Sen her şeyi çok iyi bilensin hüküm ve hikmet sahibisin bu Bakara 32 bundan önce Hani Cenabı Hak Adem Aleyhisselamın yaratılışını anlatıyor ya hani onu çamurdan Yarattım Ondan sonra Onun ruh üfledim ona bütün isimlerim öğrettim sonra ona ruh üfledikten sonra meleklere dedi ki hadi sorun ona ne soracaksınız sonra melekler dediler ki seni tesbih teşbih ederiz ve bize öğrettiklerin dışında bir bilgimiz yoktur demek ki Melek meleğin durumu bu vazifesi bu tam Allah’a itaat etmiş Ona ne bilgi verildiyse onu tecelli ettiriyor o yüzden Mesela işte güneşin doğması Hani güneş doğmuyor da Dünya dönüyor ya Güneş onunla ilgili melekler var emredilmiş vazifesini yapıyor Rüzgar Melek Aslında onlar da birer Melek Yağmur Melek Aslında Rüzgar Melek aslında kar Melek Aslında yerin de göğün de nuru Allah Çünkü siz yerin de göğün de nuru Allah deyince bütün Tabiat olayları da bu noktada Allah’ın emrinde yani melekler sevk idar ediyor Hepsi de onun emrinde meleklerin bu sevk ve idareden dışarı çıkması mümkün mü Değil bakın değil sevk idare malikül mülk olan Allah’ın elinde şimdi Bakara 34’ü okuyorum yine bir zamanlar meleklere Adem’e secde edin demiştik bunun üzerine onlar Adem’e secde ettiler İblis hariç o diretti büyüklük adı ve kafirlerden oldu Kim secde etmiyormuş İblis Şeytan kim secde etmiyormuş şeytan İblis tekrar soruyorum secde etmeyenler kimmiş şeytan secde etmeyenlere duyurulur secde etmeyenlere duyurulur ayeti kerimede ne diyor secde edin dedik kim secde etmemiş şeytan secde etmeyenler o zaman şeytanın emrinde Ya da şeytan ya şeytan ya şeytanın emrinde ikisinden biri secde etmiyor çünkü ağır geldi değil mi gerçek bu hakikat bu Hakikat o yüzden imam-ı Şafii namazı terk eden imanı yoktur dedi O yüzden haz Muhammed Mustafa namaz son kaledir dedi namaz çadırın orta direği gibidir yıkılırsa o kimsenin dinyi kılır dedi Neden namazda secde etmedi kim secde etmedi ilk secde etmeyen şeytan ve Secde etmeyenler şeytanın peşinden gidenler Hicr suresi Allah buyurdu ki ben sana emretmişken seni secde etmekten alıkoyan nedir dedi İblis dedi ki ben ondan daha üstünüm Çünkü beni ateşten yarattın onu çamurdan yarattın balçıktan işlenebilir Kara topraktan yarattığın insana secde edemem diye cevap verdi şimdi o zaman secde etmeyenler kibirliler kime karşı kibirli Allah’a kibirli secde etmeyen kibirlidir kime karşı kibirlidir Allah’a secde etmeyen kibirlidir kime kibirlidir Hazret Muhammed Mustafa’ya Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e secde etmeyen kibirlidir kime Adem’le Muhammedi Mustafa’ya kadar bütün peygamberlere namaz emredildi o zaman bütün peygamberlere kibirlidir secde etmeyen yani namazı kasten terk eden bir kimse kibirlidir namazı kasten terk etmiş Çünkü kibirli kime Allah’a kibirli Peki gönlünde zerrece kibir bulunan asla cennetime giremez hadis-i Şerif gönlünde Zer kibir bulunan cennetin kokusunu 40.000 yıl uzaklıktan dahi alamaz namaz kılmayanlar oruç tutmayanlar Allah’ın emrini kasten terk edenler Göz göre göre haram işleyip Haramı haram görmeyenler kibirler inden dolayı ne yazık ki son onları Hüsran şeytanın yolundan gidiyorlar bu kim olursa olsun bu kim olursa olsun namaz kasten terk eden bir kimse şeytanın yolundan gidiyordur orucu kasten terk eden bir kimse şeytanın yolundan gidiyordur ve dinde son Kale diyor hadis-i şerifte namaz yıkılırsa o kimsenin dini yıkılır Allah şöyle buyurdu Hani şeytan ona dedi ya sen çamurdan onu çamurdan yarattın beni ateşten yarattın Allah da şöyle cevap verdi ona Öyleyse Çık oradan Sen artık kovulmuş birisisin muhakkak ki hesap gününe kadar lanet senin üzerine olacaktır secde etmeyenler kibirler inden dolayı secdeye gitmeyenler şeytanın akıbetine uğrayacaklar hesap gününe kadar lanet onların üzerinde dolanacak duracak ve hesap görüldükten sonra da cehenneme doğru gidecekler Rabbim bizleri muhafaza eylesin Amin Araf 12 Allah sana Emre’de seni secde etmekten alıkoyan nedir dedi İblis Ben ondan hayırlıyım Çünkü beni ateşten onu ise çamurdan yarattın dedi Allah Öyleyse in oradan Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir çık Çünkü sen adiler insin dedi secde etmeyen şeytana adiler derens sin dedi Demek ki Melek Allah’ın emirlerine itaat etmezse şeytan oldu Allah’ın emrine itaat etmeyen şeytanlaştırma insan kaldı mı orada Hayır o da vahye tabi değil ise o da Kur’an ve sünneti kabul edip işlemiyorsa o da şeytanlaştırma hal bahsine gelirsen orada bir hiçten bir yoktan ibarettir Akli cüzi Sözde ve İşte bizim dostumuzdur Hani ben zaman zaman derim ya sufiler pozitif aklı kabul ederler diye Önümüzdeki hafta A Önümüzdeki hafta burada değiliz Önümüzdeki hafta buradan devam edeceğiz diyecektim ama Önümüzdeki hafta buradan devam etmiyoruz biraz böyle çok mu teknik sohbet oldu hakkınız helal edin ama isterseniz helal etmeyin de sorun görünmüyor bayındırlı tutsun benim bir efelik damarım kabarsın aklı cüzü Sözde ve İşte bizim dostumuzdur buradan devam edeceğiz Allah izin verirse inşâallah.

273. Mesnevi Şerhi 1980. Beyitten – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İzmit Kutlu Doğum Sohbeti – 13 Nisan 2012, FAİZ-RİBA 22.10.2022 MUSTAFA ÖZBAĞ EFENDİ SOHBETLER ​​​​​​​​​​​, Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 17.07.2025. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler