Arabide Fusus Okumaları

27. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


O kızla beyefendi sahneye davet ediyorum. Değerli misafirler programı iki kısımdan oluşmaktadır öncesinde okuma. Beşer ardından. Üstadımız ıyı interaktif söyleşisi gerçekleşecektir bu. Muhiddin. İbni. Arabi füsusul hikem ve bu gibi tasavvuf konularında sorularınızı sorabilirsiniz ayrıca internetten izleyen izleyicilerimiz de 535 627 71 45 numaralı. WhatsApp haklı sorularını isim şehir ve. İsim soyisim ve şehir olarak belirterek sorabilirler. Hepinize iyi seyirler dileriz abone ol. Allah eyvallah bu. Selamünaleyküm. Allah. Allah gecenize hayırlı eylesin inşallah sana bak ayağınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabb’im ve bize. Hak ve. Hakikat söyleyenlerden size de. Hak ve. Hakikat. İyi uyu tabi olanlardan eylesin inşallah abone ol ya kaldığımız yerden. İnşallah devam edeceğiz ama en iyi böyle geçmiş geçen aydan küçük bir hatırlamak adına abone ol. O.

sizden. Hakkı gördüğünü zanneden kimse onu bilmedi sizden ancak nefsini gördüğünü bilen kimse onu anlayabildiği en son burayı okumuştuk bu tabi. Normalde bize sufileri ilgilendiren bir şeydir sufileri ilgilendiren derken ve bu halde edecek. Cenâb-ı. Hak’kın herhangi bir tecelli yatına. Aşina olma ve. Cenâb-ı. Hak’kın bu noktada bir tecelliyatı na. Bu. Masal olma noktasına gelince. İlk önce o kimse hakkı bu müsaade ettim. Hakkı gördüm zanneder. C genel itibariyle bu nefis. Mera tiplerinde dördüncü makamda. V makamda görülen şeyler bu hal ile hallenince o kimse. Eğer yok ise seve ya şeyhi. Mürşit değilse tam mânâsıyla o kimse kendi kendisine olduğum zannedip. Ben. Hakkı ama sarıldım hakkın tecelli yatını gördüm diye düşünebilir bir aslında bu gerçek manada gördüğü o kendi nefsidir.

derken yine. Muhittin. Arabi diliyle kendi ayağını sabit esinden sudur eden tecelli edendir çünkü a b c. Naber. Bak her türlü suretten ne verilir mı o bir surete sığmaz mı o bir tecelli atada sığmaz az aslında bir reçelden teşbih güveç eden de tenzih gerekir bir tecelliyat hak mıdır. Evet o mudur değildir. Burası böyle tenakuz gibi görünebilir. Ama 4. 5. 6. Makamlarda bu. Tena kızlar yaşanır. O yüzden o kimse. B ister o kendi ayağını sabit esinden önce cenab-ı hakkın tecelli. Atını görsün ister kendisi aynı olsun perde olsun kendisinden görsün ister karşı öyle tarif edeyim ister bu duvarda görsün bu tecelliyatı isterse kendi gönlünde görsün bu tecelli yatağa tane duvardaki gördüğü tecelli at tam mânâsıyla odur ne de.

kendi gönlündeki tecelli at tam mânâsıyla odur. O yüzden burada un. Sufi yanılır ben seni sülükteki. Sufi bura dayanılmaması için her ikisinde hem teşbih hem tenzih etmesi gerekir. Hem odur hem de değildir o hiçbir şeye benzemez çalışan odur ama hociç makama mekana sığmaz diye size şu anda bu söyledim tenakuz gibi gelen bu noktada durması gerekir. Buda dervişi ayrı bir zevki. Katar ayrı bir hale kata. Hele bu tecelliyat. Ard. Ardını olmaya başladığında artık o böyle. Tabiri caizse o tecelli lerin ardı ardına olması onun her daim hayrette kalmasını sağla. O her daim hayrette kalır her daim hayrette kalınca. Ha o hayretten hayrete hayretten hayrete hayretten hayrete geçer aslında bir sufi için en güzel hallerden birisi de hep bu.

Hayret yok hayret noktasında durup. Hayrettin devam etmesidir bu. Sufi hızlı yetiştirir. Çünkü o. Sufi. Belki de bir müddet çevre ile ilgisi alakası kesilebilir etrafla. İletişim bozukluğu yaşayabilir onu anlamayanlar tarafından. Ama zaten sufiler et raflarından anlaşılmayı beklemezler bu sufler kendilerince yol gitmeye çalışırlar etrafını anlayınca kadar zaman geçer çünkü etrafını işte müsabaka davranınca kadar zaman geçer. Bu geçen her zaman. Sufi için zarardır ziyandır o yüzden. Sufi hayretini arttırmaya hayretten hayrete. Tabiri caizse koşmaya kendisini odaklar. Allah bize onlardan eylesin tabi hani bir hadisi. Şerif’te nefsini bilen. Rabbini bildiği hadisi. Şerif’i de vardır ya bunu her ne kadar bari insanların bazıları zayıf hadis olarak nitelendirir. SD sufiler bunu zayıf hadis olarak nitelendirme zler o yüzden orada. Sufi. Aynı zamanda.

da kendi nefsinin üzerinden cenab-ı. Hakk’ı da tanımaya başlamıştır çünkü. Ben ona ister kendi gönlüne tecelli etsin isterse. Anne az önceki dediğim gibi ister bu perdeye tecellisini isterse kendi perdesine tecelli etsin kendi perdesine de tecelli etse kendi perdesine tecelli eden kendisi aynı olmuştur. O esnada. Cenâb-ı. Hak oradaki tecelliyatı na bakar kendini seyreder isterse karşı perdeye tecelli etsin. Sen de oradaki tecelliyat abakar kendini seyredersin de karışık mı oldu biraz de karışık olduysa da böyle oldu ortaya karışık oldu hakkınızı helal et bu işte bunun için insanlar bu. Allah’ı bilen ve bilmeyen zümrelere ayrıldı bu bilmeyenlerin idrak lerinin mahsulün azar ve fikir yoluyla çıkardıkları neticeler dir bu. Halbuki ilahi marifet keşif ve müşahedeye bağlı olup fikri ve. Nazari neticeler.

den ayrıdır kıyas ve. Nazar yolunda gidenlerin kazançları ancak ziyandır onların ticaretleri hiçbir fayda vermedi onlar hidayete değere mediler. O yüzden. Normalde. Şimdi buz o hakkı gördüğünü onu müşahade ettiğim ismi zannedenler kimse. Ben bunu. Normalde bilmediğinden dolayı kendi nefsini gördüğünün farkında değil kendi nefsini görür sebzede zaten o bilenlerden olmuş oldu. Öyle olunca da bu. Muhyiddin. İbn araba zetleri insanları iki ayırdı bir. Allah’ı bilenler her iki bilmeyenler. Evet şimdi. Allah’ı bilmez ve ilmine bizsiz marifetullah diyoruz ama. Allah önce kendisini. Adem’e bildirdi. Hani bak aradaydı ya. Ayet kelime. Allah. Adem’e. Bütün isimleri öğretti. Allah. Adem’e. Bütün isimleri öğret ince. Tana ve meleklere dedi ki. Hadi ona sorun ne soracaksınız bozma marifetullah ilminin insan üzerinde başlangıcı tanım yok artık.

bak. Ama artık daha henüz. Adem su ve toprak halindeki çamur halindeyken. Ben peygamberdim hadisi. Şerif’i. Adem henüz yok ki kent bu onun mana aleminde peygamber olduğuna işaret ve. Adem’e ilk marifetullah ilmi verildi tabi marifetullahın. Türkçe’deki karşılığı ve hatta dil lisan olarak karşılığı bir noktada. Allah’ı bilmem şu an marifetullah dediğimizde bu. Allah’ı bilme ile alakalı bakın. Allah’ı bu en. Zirve noktası da bir ama. Allah’a ibadet değildir adı. Allah’ı bilme dir ve bu. Allah’ı bilme muhakkak ki iman edip iyi ameller işlemekten geçer bu. Ama. Allah’ı bilmeyi. Biz zirveye koyarsak diğer unsurların. Hepsi de ona ulaşmak için basamaktır o zaman marifetullah. Allah’ı bilme onu tanıma onu bütün sıfatlarıyla öğrenme ve o sıfatların hakkında bilgi sahibi olmaktadır. Bu bir.

Nazar eder. Okumakla elde edilen elde edilecek olan bilgidir ama sufiler için bu nazarı değildir keşle bilinmesi gereken bilgiler. Çünkü. Nazari bilgiler ile nazarı bilgiler ile keşfi ile elde edilen bilgilerin arasında çok büyük fark vardır 15 bilgisi bilginin hakikatidir. O esnada bilginin hakikat eder yarın o hakikat değişir bir ertesi gün bir daha değişir bunun değişmesi hakikat bilgisinin değişmesinden değildir senin değişme. Nedendir senin ayağını sabit enin daha fazla parlamasından daha fazla genişlemesiyle alakalıdır. Oysa hakikat bilgisi orada her daim akmakta her daim orada sudur etmektedir senin bu noktadaki istidadın senin bu noktadaki keşfin senin bu noktadaki yürüyüşün değiştikçe senin hakikat. Bilgin senin marifetullahın da değişecektir o yüzden. İslam bitmek tükenmek bu diyen bir. Allah bilgisine götürür seni ve.

o yüzden. Ben. Muhammed’i su filler yoldan bakmazlar bir müddet sonra yoldan da çıkmazlar ve her daim kendilerini tazeler. Bu onların ilahi ilim ile ilim derinliklerinden kaynaklanır ve her dem. Oo mükaşefe leri. Oo kendilerince. Hayret leri kendilerince keşifleri devam ettiği müddetçe o hakikat ilminden alacakları. Oh ik hakikat mi ilminden dolduracakları. Her gün kendini taze edecektir. O yüzden marifetullah bu noktada bitmek tükenmek bilmeyen bir yolculuğa çıkmak gibidir. Allah. Bu nasıl sıfatları ile sayısız sana nasıl tecelliyat olarak sonsuz ise marifetullah bilgisi de sayısız ve sonsuzdur. Tabi bu marifetullah bilgisine ulaşmak için degem belirli genel temel kaydeler vardır bu belli temel kaydeler den birisi. Allah ve resulüne iman etmek. Kur’an ve sünnete sımsıkı yakışmakla mümkündür bunun hem zahirine sımsıkı.

yapışmak hem de batına su he. C hayat tarzına. Sufi de düşüncede sımsıkı yakışmakla mümkündür bu kuru kuruya kuru kuruya. Allah’ın farzlarını yerine getirme ile oluşabilecek bir değildir nasıl her ilmin bir öğreticisi bir mürebbisi bir. Öğretim öğretmeni varis. Ama bu hakikat ilmi olarak diyebileceğimiz marifetullah ilminin de bir öğreticisi bir öğretmene vardır. O yüzden bu peygamberlerden sonra gelen veliler peygamberlerin halifesi noktasında olan veliler bu hakikat ilminin bu marifetullah ilminin öğreticisi konumunda lardır bu ve o öğretici konumundaki olan kimsenin de gidip yanına diz çöküp o ilmi kaynağından alma. Neyi nasıl yapacağını öğrenme ve sufilerin üzerinde tecelli eden. Rüya hal. Hayret keşif gibi bu tecelli yatların manal andır ılması bunların şerh edilmesi bunlardan gerekli derslerin alınıp gerekli öğretinin verilmesiyle.

mümkündür. O yüzden. Normalde bir kimse. Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışmadan farzları yerine getirmeden nafileleri yerine getirmeden. Allah’ı sevmeden bu ilmi ulaşması da mümkün değildir. Bunlar kimlerdir. Bunlar. Allah’ı bilenlerdir bakın. Bunlar çok ibadet edenler değildir ama bunlar. Allah’ı bilenlerdir bunlar böyle bu dahi tehli değildir. Bunlar zühd ehli de değildir. Ne bileyim bunlar böyle çok. Abi tehli çok ibadet eden de olmayabilir ama bu demek değildir ki bunlar farzları nafileleri askıya aldı. Bunlar nasıl dertlere. Allah’ı sevmek. Vallaha muhabbet etmek gözünün gördüğü görmedi her şeyden fazla. Allah’ı sevip ona teslim olma yolunda yorlar ve. Allah da bu ilmi ancak onlara verir ki bu da. Sufi yoludur. Sufi yolları da. Normalde çeşit çeşittir. Ama bu marifetullaha ulaşan kimseler bu noktada.

Allah’a that bir sevgiyle bağlanan kimselerdir. Peki bilmeyenler kimlerdir öyle ya. Bunlar. Allah’ın bilenler bilmeyenler kimlerdir ayeti kerime. Enam ayet 91 Allah’ı gereği gibi tanımadılar. Arif olma ben buna bunlar marifetullaha ulaşamayanlar bunlar ne yaptılar en ama at91 Allah’ı gereği gibi tanımadılar. Ebu. Ubeyde nin tarifi ile. Allah’ı hakkıyla tanıyamadılar ve bunlar bilemediler bunlar. Allah’ı tanıyamayan lar ve bilemeyenler bunlarda nedir bunlar. Normalde gerçek manada. Allah’ı tanıma da ve bilmede ileri git meselelerde nefislerine uyup kendilerini ki bir dünyasına atıp bir sufinin yolundan mı gidilirmiş birşeyin dibinde mi oturmuş de bir demeyip. Ya şu tabiat köye kitabını okur biz yine. Allah’ı tanırız biliriz biz okuruz. Biz yazarız. Biz siziz biz işte mütefekkir. Lig yaparız düşünürüz diyerekten kendilerinde. Allah’ı tanıyacağınızı ve.

bileceğiniz zanneden. Ben zavallı lardır bu. Allah’ı öyle tanımaları ve bilmeleri mümkün değildir onlar. Normalde kendilerince zekalarına güvenirler kendilerince kariyerlerine güvenirler kendilerince zenginliklerine güvenirler kendilerince entellik terliklerini güvenirler da dikkat edin hiçbir peygamber zengin değildir ama sonradan. Süleyman. Aleyhisselam emrine verilmiştir her peygamberliğinden önce fakirdir. Ama hiçbir peygamber toplumlarında entellikte bir kimse değildir ama hiç birisi de bir kitap yazmamıştır bu hemen büyük bir çoğunluğu müdür bu. Ama. Allah’ı bilirler hepside bu hepsini. Allah’ı tanırlar var o yüzden. Normalde bunların ömürleri. Papağan gibi nakli etmekten sayıklamak. Tan. Geçer. Ama bunlar kendi ömürlerini ziyan ederler. Bunlar hayatlarını boşu boşuna geçiren insanlardır. Bakara ayeti 16 onlar öyle kimselerdir ki. Hidayet karşılığında delaleti sapkınlığı sapıklığı satın almışlardır ticaretleri kendilerine bir kazan sağlamadığı gibi.

doğru yolu da bulamamışlardır bu nazarı ilimlerle işte ben tabiata bakarım kitabı bakarım oto çöpe bakarım. Allah’ı bilirim diyenler ne yazık ki hayatlarını bu noktada boşa geçirmişlerdir. Allah bizi onlardan eyleme sinin. Nuh. Aleyhisselam örtünme ile amaçlanan hikmetinin beyanında kavmine dedi ki eğer siz. Akli tezini. Cad bu üzere bana icabet ederseniz. Allahu. Teâlâ Sema’yı bulutu yağmurları yağdırdı cı olduğu halde sizin üzerinize gönderir. Allah. Yağmur yağdırır işte bulutları getirir. Siz böyle teyze ederseniz. Akli tezi olarak bunu böyle yapar ne dedi onları bu noktada. Allah’tan af dileme lerini tahmin öyle dedi çünkü af dilerlerse. Allah’ın kendilerine mallar. Oğullar. Bahçeler kadınlar nehirler vereceğini söyledi da dedi ki yeter ki. Tövbe edin. Gelin. Allah size oğulda. Verir bahçelerinizde verir ağaçlar meyveler.

da verir evhan var de. Vezir. Çoluk çocuk da verir dedi ama ve onların kafaları karıştı bir bu gönülleri karıştı ama onlar. Allah’a bu noktada itaat etmediler ve itaat etselerdi. Nuh’un deyimiyle hem. Allah onlara dünyayı hem de ahireti verecekti o yüzden. Nuh onlara dedi ki gelin. Tövbe edin enişte. Allah size. Oğullar mallar versin dedi. Ve o yağmurlarda manada. Akli bilgiler ve itibarı düşüncelerdir onlar kendi mülkleri olduğunu zannettikleri varlıklardan mahrum kaldılar. Oo. Nuh. Aleyhisselamın. Allah. Yağmur yağdırır size ullar verir mallar verir dediği uh itin. İbn. Arabi hazretleri bunu müteşabih noktasından farklı tefsir ediyor diyor ki o yağmurlar manada aklı bilgilerdir. Ey. Nuh’un kavmi. Siz. Madem ki aklı bilgiler üzerinde gitmek istiyorsunuz siz manada gitmek istemiyorsunuz o zaman.

Allah size işte bu noktada yağmurlar verir bulutlar verir. Allah bu yağmurlarla mallarımızı arttırır. Ticaret lerinizi bereketlendirir demesi. Hz. Peri deyimiyle bunlar diyor akri bilgiler din azarı bilgiler de onları. Normalde oakley ve nazarı bilgilerini onlar kendi mülkleri zannetti kendi malları zannetti. Hani bir kimsenin evi vardır ya evinin kendisinin zanneder tane oğlu vardır oğlumu kendisinin zanneder ama eşi vardır. Bir kimsenin eşini kendisini zanneder. Hani çocukları vardır çocukları kendisinin zanneder. Hani arabası vardır ya arabasını kendisini zanneder. Hani yiyeceği içeceği giyeceği. Evi barkı dünya malı vardır ya dünya malına bütün herkese ne yapar kendisinin zanneder ve hatta bir kimse ilim sahibidir doktordur doktorlu kendisinin zanneder ve hatta bir kimse şehd o şeyhlik kendisinin zanneder ve meslek sahibidir o mesleğin.

kendisinin zanneder yapmış olduğu herşeyi ve her elinin altında bulunan her şeyi insanlar kendilerinin zanneder mı böyle zannetmemiz miyiz öyle zannet. Böyle gördünüz. Öyle değil mi. Bu hz. Pir diyor ki benim. Anladın mı. Bu diyor. Onların zannettiklerindir bu varlığı. Biz kendimizin zannederiz. Biz anda ne tip ibarettir o zandan ibaret. Bu zanla yaşarız bu zanla dünyaya bağlanırız. Yoksa bu. Zan olmamış olsa biz dünyaya bağlanma yız bu dünyayı. Mahmur da etmeyiz. Oysa hani ya hani bunun ilk sahibi. Derya kocayunus az hani bunun ilk sahibi. Yok. Dedemize vikendinin zannediyordu bu öldü gittigi ev onunla gitmedi bu ev kaldı. O bahçe tarla da öldü gitti senin miydi mı kaldı bu ashd öldün senin miydi dik aldık çocuk öldün senin miydi.

kaldı. Ya anne senin miydi da gitti sen kaldın. Baba senin miydi gitti sen kaldın hepside bir zaman üzerine bu işte bunu aleyhisselamın kavmi de buzan’ın üzerine mallar. Bahçeler tarlalar. Bağlar hizmetler bunları kaybetmek. İstemediler ben onu kaybetmek istemediklerini görünce. Hani. Nuh onlara önce manada söyledi ya metafizikten konuştu onlar onlara sımsıkı yapışmış lardı onları sımsıkı yapıştıktan dan onu kaybetmek. İstemediler. Ama bu sefer. Dinlemediler nohu. Hani ben onlara gecede tebliğ ettim gece olunca bütün var olan yok görüyorsun yokluktan tebliğ etti hiçlikten tebliğ etti bu dünyayı. Aldanmayın bunun. Hepsi de biz andan ibaret hepside geçici dedi onlar kendi zamanlarının üzerinde dünyayı be ellerinin altındakilere kaybetmek istemedi la reddettiler bu tebliğ ardından onların yolundan gitti dedi ki bu. Bağlar. Bahçeler.

tarlalar var ya evet. Onları. Yağmur. Yağdıran. Allah sizi. Tövbe edin. Bunlar devam eder dedi. Bunlar sizin yine dedi bu sefer onlar tenakuz ettiler dediler ki var ya bir gün önce veya bir müddet önce yok görün bunları denilen şeyi şimdi var görüyor dediler onlarda. Ne yaptılar reddettiler işte bunun gibi. Normalde. Bunlar da ne yaptılar kendi. Akli bilgiler ve itibariyle düşüncelere daldılar. Akli bilgileri ve düşünce rehberle beraber reddettiler inkar ettiler ve o varlıklarını gözlerinde büyüttüler. Nur. Suresi ayet 39 inkar edenlerin amelleri düz bir arazide ki. Serap gibidir su. Sen onun su zanneder. Fakat oraya vardığında umduğundan hiçbir bulamaz. İşte bu varlığa sımsıkı yapışanlar bu hanına hamamına evine barkına malına mülküne sımsıkı yapışıp. Allah’ı bilme. Allah’ı tanıma noktasında.

olmayanlar ama yine de kendilerine ama. Müslüman ama. Mümin görenler var ya işte onlar diyor. Serhat’ta değil. Bizler gibidirler. Onlar hiçbir zaman ne dünyaya tam olarak kavuşabilir ler ne de ahirete tam olarak kavuşabilir ler ve onların normalde hani. Serap nedir. Serap susuz bir çölde susuz bir çölde yangının içerisinde. O sıcaklığın içerisinde ufukta. Yerle göğün arasında bir su birincisi. Bir. Deniz. Gibi birşey görünür bu serap görmek budur. Serap. Aslında hayalin en kötüsüdür bir hayalin en kötüsü olduğundan hayal olarak nitelendirilmiş. Serap olarak nitelendirilmiş ve hiçbir zaman ulaşamazsın ona hiçbir zaman kavuşamazsın ve her baktığın yerde görürsün onu her baktın yerde gördüğünden ne tarafa gideceğim de bilemezsin önce. Örneğin işte bir tarafta görürsün o tarafa gidersin gidersin gidersin gidersin.

bir türlü ulaşamıyor. Sun ulaşamayınca böyle etrafında bir bakarsın. Sana başka bir yönde görünür bu sefer yanlış gelmişim dersin o tarafa doğru gitmeye başlarsın yürüsün yürürsün yürürsün. Bir kafanı kaldır bir bakarsın dersin ki ya ben yine yanlış yere gelmişim. Bu bir. Mürşidi. Kamile bağlanmayan. Dervişler gibidir bunlar bir müddet giderler bir dergaha ya kendileri olmazlar ya da karşıdaki olgun değildir ve. Derler ki ya bizim aradığımız yer burası değilmiş. Ben dersi bırakıyorum ben böylelerini de çok karşılaşmış ımdır. Sufi hayatım boyunca mesela şeyhim de eksiklik kusur görürlerdi dallardaki. Ağabey sen haklısın doğru söylüyorsun şöyle ama işte şöyle de böyle de yavrum sen rüyamda gördüm de bir hal yaşandığında çözümlenme di mi ne kalır ağır. Sen. Rüyamda. Hz. Peygamber sallallahü.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Hakkında

ve sellem adetleri gördüğünde cevap mı alamadın ya. Sen rüyanda pirefendi gördüğünde cevap mı alamadın. Ama sen yürüdüğünde. Seni yürüyüşüne engel mi. Olan oldu bu ve hatta. Hani bazen zaman. Yanlış anlaşıldım ya bu konuda. İşte o dergaha gitmiş bu dergaha gitmiş. Oradan ders almış buradan ders almış. Sen de ders alacağım ya sen bir sürü yer dolaşmıştım her tarafı. Serap yapmışsın zaten sen serabına. Serap eklemeye çalışıyorsun. Ben de dedim ki herkese helal. Allah şöyle siyah. Bu nasıl basmaya. Sen git onlardan helallik al eve gel. Ondan sonra ders verelim onu da garanti değil rüyamda göreceğim. Sen görmezsen ben göreceğim ben görmezsem. Sen göreceksin var ya. Nasıl basmaya. Canım. Kardeşim senin gönlün seraba. Aşık hakikate değil hakikat incitir acıdır.

ağır gelir. Orgeneral bu hakikat dertlendi rear bu hakikat çökertir o adamın. Saçını sakalını değil bütün vücudunun kıllarını artır abone ol bu hakikat öyle bir şeydir. Evet. Ee sen. Serap’ı alışkınsın. Ama sen uçan her gün bu seraba. Aşık öyledir ay. Efendim babam ben şöyle gördüm şunu şöyle gördüm ben. Esma verecek misin bana ben. Serap bu hayatı birisi. Gelin bu seraba. Aşık. Ya ben falan. Cevheri. Hazretlerine gittim. Ondan ders aldım maşallah ben filanca. Efendi hazretlerinden de ders aldım. Maşallah devam et 10’dan ama 2’sinde bırakmak istiyorum ama neden var ya işte yanım devam et ne güzel iki tane şeytan ders almışım bak bu ne olursun bana da bir de ben ders vermiyor yok ama. Samet canım hediye vereyim.

sen günlük bir tane. Tevhid içecek bu hediyem et canım sen bunu mu çekeceğim ben. E tabi o yüksek makamlarda seraptır bunlar de buzan’ın üzerine gider insan bu hakikatin üzerine değil bu hakikatin üzerine gitse ya. Ne iki değil. Sen yarım şeyhin dersini bile çekemezsin bu ne ikisi. Ya 1/2 olsa sana ders arası çekemezsin yarım şeyin dersini var ama yok o. Serap ehlidir bu hani biz böyle toplumda ayran gönüllü deriz ya. Evet bu da bunun gibi o. Serap ehli ve kocasına eş olur kadınsa o erkek senede karısına eş olur. Ama hiçbir işe yaramaz bu peşine takılan insanlar da helaka götürür ve her perişan eden ortalığı bu çünkü o hep seraptan seraba koşacaktır seraptan seraba koşacak dalı. Allah.

muhafaza eylesin bunlar normal dek ve her ulaştım dediği yerde hiçbir bulamaz her ulaştım diye dediği yerde hiçbir kalmaz. Allah muhafaza eylesin ve. Bunları normalde de her şeyi bunların. Per perişan olur gider. Bunlar büyük bir çoğunluğunda. İhlas eksikliği vardır en büyük bir çoğunluğunda samimiyet eksikliği vardır. İşte o bu o zuhabu ha emiyor geçmiş. Ömer etlerden. Hz. Peygamber sallallahü ve bu internak video adam kuyuya indi kafasından kepini çıkardı işte bir su oradan çıkardı köpeği içirdi. Allah’ın cennette. Kathy hadisi şerif kabul ettik mi. Evet. Allah. Allah istediği yerden cennete kadar kardeşim var ama sen farzları yerine getirsin bu. Ama sen nafilelerle. Allah’a yaklaşacak yok. Ama sen haramlardan uzak duracaksın. Bu haram olan her şeyden elini çekeceksin. Ahmet. Karaoğlan.

Herşeyden gözünü çekeceğim. Bu haram olan. Herşeyden kalbini ten vereceksin temizleyeceğim ancak arananlar kurtuluşa ererler ayeti kerimesinin unutmayacağım. Allah iman edip tövbe içe o zaman seraptan kurtulacağı yoksa serapta uçuşa devam etsin. Allah muhafaza eylesin ihlas ve. Samimiyeti bulamazsan. Bu hakiki aşkı bulamazsın bu marifetullaha eremezsin ve yaptıklarının. Furkan ayet 23 deki gibi olur yaptıkları her ele alır ve onu toz duman ederiz da ihlası ve samimiyetin yok ise haramlardan uzak durman yok ise yaptıklarını toz duman olur. Allah muhafaza eylesin incasiye ait 24 gibi olur onlar. Hayat ancak bu dünyadaki hayatımızdır ölen lerimiz ölür yaşayan larımız. Yaşar bizi ancak geçen zaman öldür derler onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur onlar. Sağdıç sadece tahmin ederler. Hani tahmin ederler deyince neydi.

onlar kendimi yükleri olduğunu zannettikleri. Hani bunlar bizim zamanımızda onlar zamanların üzerineydi ne yapıyor bunlarda zanlıların üzerinde devam ediyor. Allah muhafaza eylesin ellerinde bulunan o varlıklar. Hz. Muhammed. Ümmeti hakkında. Allah’ın size miras bıraktığı şeyden başkalarına da veriniz ayetinde işaret vurulan ilahi bilgidir. Onların elinde bulunan varlıklar vardı ya onlar o kendi varlıkları kendilerinin zannediyorlardı kendilerinin zannettiklerin den dolayı hiç kimseyle paylaşmak hiç kimseye vermek istemiyorlardı ama. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine emredilen dinde elinde bulunan varlıklarda tasadduk etmen dağıtmanın emredildi ya hani sana sorarlar. Ne kadar tasadduk edelim ne kadar sadaka verelim diye. Ama sen de onlara de ki he ihtiyacından fazlasını bunu. Normalde müteşabih olarak tevil ederseniz müteşâbih şudur senin üzerindeki ilahi marifetullah bilgisinden ne var ise.

hepsinde dağıt. Cimrilik yapma konuşmamazlık yapma sana bir tecelliyat sana bir. Mazhar olduysa bu senin değil sen bunu kendi zannınca. Bunu ben kazandım. Bunu ben yaptım. Bu benim malım deme çünkü. Hz. Muhammed. Mustafa sallallahü ve sellem. Hazretleri buyurdu ki ilim müminin. Yitik malıdır nerede olursa alır ve alma hakkı bir derecede ona aittir. Sen üzerindeki sıfat sal peceli hatları üzerinde o tecelli. Adalı doğut etrafındaki insanlara anlat onları uyandır onlara. Ayıptır bu mal sana ait değil bu mülk sana ait değil bu bilgi sana ait değil hani isale. Selam havaleleri ne demişti ya bu. Allah’ın size bir lütfudur bu. Allah’ın size bir ikramıdır. Bunu sakın ha ertesi güne bırakmayın sakın ertesi günü bunu saklamayın bu devamlı gelince devamlı yeni.

cidir devamlı bul. YouTube hiç eksilmez ne zaman ki onlar onu sahiplenip. Bunlar bizim deyip gece sakladılar. Ondan sonra onlardan o ilahi lütuf eksildi sufler. Nestle mesele metafizik bakarlar mânâ olarak bakarlar senin üzerine ne kadar manevi ilim varsa senin ne kadar gördüğün rüya hal tecelliyat varise senin üzerine ne kadar sıfat sal ve zat sal. TC ne var ise senin mükâşefe ne senin teşviğine ne indiyse onu sakın ha sakın karşındaki kimse anlamaz diye düşüp de anlamaz diye düşünüp de. Nuh’un düştüğü noktaya. Düşme ama sakın tarzındaki dervişleri havam. Görme sakın karşındaki sufileri eksik ve nakış var mı. Sakın. Allah diye mi eksik ve nakız görme senin üzerinde her ne varsa onu sahibi sen değilsin gerçek sahip malikül büyüktür.

Muhammed ümmetine emredilmiştir. Üzerinizde ne varsa tasadduk edindi asıl tasarruf. Allah’ı bilme 20’dir bu. Allah’ı bilmeye. Mehmet. Senin kendi zatı şahaneleri ne ait değil direkt. Allah’a aittir. Sen sadece bunun hamdini yaşa. Ya sen devamlı buna hamd et. Sen devamlı. Allah’ı zikret. Sen devamlı. Allah’ın lütuf nehrine ağzını aç. Alabildiğin kadar al. Allah’ı bilme. Şelalesi ne da ya ağzına daha da. Ya. Rabbi de daha da. Ya. Rabbi de kendi nefsin için değil etrafındaki. Tabiri caizse ve fakir fukarayı düşün ve onlara anlat onlara. Akta. Bu sadece. Muhammed ümmetine sağ. Bu sadece. Muhammed ümmetine verilen şeydir ve o yüzden. Muhammed. Ümmeti. Muhammed da kendilerince büyük kültür hazineleri kendilerince büyük. Allah’ı bilme hazırlan hazinelerine. Vakıf olmuştur ve o yüzden. Allah’ı bilenler.

ngc oturmuşlar dır ne gündüz oturmuşlar dır. Allah’ı bilenlerin. Sırça. Sarayları yoktur onların. Sırça. Sarayları sufilerin gönülleri dir o yüzden onlar. Nuh’un ne yaptığı gibi yapmazlar gece ayrı gündüz ayrı tebliğ etmezler onlar. Muhammed. Mustafa gibi sallallahü ve sellem gibi gecesi de gündüzleri de teşbih ve tenzih de. Allah’ı bilme. Allah’ı tanıtma. Allah’ı bildirmeyen ile geçerler. Bu sadece. Adem’den itibaren. Muhammed ümmetine has bir şeydir. Çünkü diğer ümmetlere mesela. İsa. Aleyhisselam’a mesela. Musa aleyhisselamın kavmi ne siz. Allah’ı ancak vekil tutunuz ve sizin mirasçı nız ancak. Allah’tır da onlara siz bunları tas attık edin demez mülkün sahibi değil mi sahibi. Allah’tır ve onların tekrar miras bırakacakları bir ilim miras bırakacaklar bir. Allah’ı bilme. Allah’ı tanımaları yoktur o en büyük tekrar.

Allah’ın kendi zatı şahaneleri ne döner ama. Muhammed. Mustafa da sonra bir peygamber gelmeyeceğinden sonra. Muhammed. Mustafa dan sonra bir nevi gelmeyeceğine göre. Muhammed. Mustafa. Daha sonra bir resulde gelmeyeceği için. Muhammed. Mustafa’nın gerçek velilerine mürşid-i kamillerin e halife noktasından tasadduk etme halife noktasından elinde gözünde kulağında gözünde kalbinde her ne varsa her şeyini. Ümmeti. Muhammed’e tasadduk etme. Ne emredilmiştir o yüzden. Muhammed. Mustafa’nın evinde. Bir. Buğday. Tanesi ertesi gün sabaha kalmadıysa bu işin. Zahir boyutudur bu işin manevi boyutu şudur. Hz. Muhammed. Mustafa. Gecenin yarısında dahil ilahi bir varid atamazsan olduysa. O gece bile kalkar ümmetine al. Samsun. O yüzden orada otururdu ashab-ı. Sun. Fire gece kaldınız. Ashabı sunmaya gece kaldırıp onları manevi. İlim ve pencere tecelli atlarına kadardi.

günü gününe saati saatine dakikası dakikasına onlar ana kadar di. Hani zaman giderdi ya. Hz. Muhammed. Mustafa gecenin yarısında kaybolurdu. Onun bir hurma bahçeleri vardı arkadaşının. Oraya gidersin. Cebrail aleyhisselamla görüşürdü oraya giderdi. Ruhlar aleminden gelen maneviyat tarla görüşürdük heceli yatlara. Mahsar olurdu. Hani arkasından gelmişti bu huylarını de buhre demişti ki ey buraya gördün ilk kimseye söyleyeceğim. La. İlahe. İllallah. Muhammedun. Resulullah dediyse. Kurtuluş almıştık kimse bana inanmaz. Ey. Muhammed dediğinde kendi takın yollarını vermişti al demişti. Bunlar sana delirdim ertesi günü bırakmamıştı. Bir. Buğday. Tanesi de. O da marifetullah ta ertesi güne bırakmamıştı bir buğday tanesi kadar olan manevi ilimden hala daha aynıdır bu ve hala da aynıdır bir. Hala da ertesi güne bırakmaz. Bir saat sonra bırakmaz.

Beş dakika sonra bırakmaz. Hz. Muhammed’in. Mustafa’nın peşine düşün izine düşün sünnetini yaşayın onu gözünüzün gördüğü herkesten en fazla sebep bu marifetullah ilminin bu suret sel çıkış noktasıdır bir sufi. Seyr ü sülük unda şeyini görür. Bu doğrudur bu pirini görür doğrudur bu. Merkez. Hz. Muhammed. Mustafa’dır bir. Merkez otur o yüzden. Hz. Muhammed ümmetine lâyıktır ve onlara müsaade edilmiştir bu sadakalarınızı verin ve başkalarını da başkalarına da dağıtın değil o evet hadi. Suresi ayet 7 ki. Allah’a ve peygamberine iman edin bu ve sizi halife kıldı şeylerden. İnfak edip bu muhteşem bir ayeti kerime dir ama. Allah’a epey gamberi ne iman edin ve aynı zamanda da. Allah sizi halife kılmış ya bir de bu imrahi ama biz. Allah’ı bilmediği.

ve tanımadığı halife kalınlık bu. Allah’ı tanıma ve bilmeden ya o yüzden onu ne yapacağız xinfa ilçesi. Allah bizi al halifelik azife sini cümle. Ümmeti. Muhammed’e tam mânâsıyla yapanlardan eylesin. Nuh ile kağanlığı hakkında da benden başka vekil. Tutmayın ayetindeki emirdir. Çünkü bu ayet onlar için mülkünü. Allah için o mülk de vekaleti ispat etti. Böyle olunca da. Nuh. Kami mülkte mirasçıdır. Halbuki büyük. Allah’ındır ve. Allah onların vekilidir. Şu halde mülk onlar içindir ve bu da miras olan büyüktür. Hatta temizinin dediği gibi mümkün vekili ve sahibidir. Allah. Allah geçmiş. Peygamberlere ve inananlara bu noktada benim bu. Arabi’den bu beyitlerden anladım tırnak içerisinde geçmiş. Peygamberlere ve inananlara. Allah’ı bilmeme. Allah’ı tanıma ve bu bilme ve tanıma sanatını bilgisini başkalarına.

anlatma halifeliği vermemişti. Biz. Musa’ya tevrat’ı vermiştik onu. İsrail oğullarına. Hidayet rehberi yapmıştık onlara benden başkasına kendinize vekil edinmeyin demiştik. İsrail. İsra ayet 2 Allah bu ayeti kerimenin manası bu manada da hani ve onların mülkü öyle evi var barkı var hanım var ama mı var bu ama bir de ne var. Elim mi var çok dikkat ediyor musunuz tevratla alakalı bir tane sağlam. Tevrat yok de bir tane sağlam. İncil’de yok abone ol bir emanet geri gitmiş bu emanet et sahibine gitmiş sahibinden. Hani nerede ilimleri. Sen hangi tevratın ilmine göre davranacak bir kimse hangi. İnci’nin ilmine göre davranacak. Hangisi doğru ki ne demek ki. Cenabı akını indirmiş. Allah o ilmi onlara indirmiş ve onları halife kılmamış o elimde.

demiş ki o tekrar mülkün sahibi benim. Sen bana en sevdiği yiyecek geri gelecek bu mü küçük ev. Han hamam. Değil. Ömürlük asıllı codur. Bunların hepsi de zandan ibaret ya. Ama asıl ilimle. Allah’ı bilme. Bu nasıl ilim bu. Bununla alakalı onları bir müsaade verilmemiş ve bunlar ne olmuş en büyük malınız mı artık mirasçılara gidecek ama. Allah’ı bilme derdest edilip geri dönecek o yüzden hep karanlık olmuş ardı. O yüzden hep bataklık olmuş ardı. O yüzden hiçbir kimse gerçek manada iman hakikati neuray memişler ve hepside putperest olmuşlar. Hepsi de bir şekilde. Bir kutunun içerisine girmişler hepside bir şekilde ne olmuş dağılmış dar ve böylece de emaneti muhafaza edememişler etmeleri mümkün değil zaten bu emanet bu noktada. Aslında vücudu.

etmiş geri dönmüş tane zamana kadar. Muhammed mustafaya kadar. Muhammed. Mustafa dan sonra onun veliler. Nedenmiş ki bu size oy verildi bunu dağıtın sadaka olarak bunu sadaka olarak dağıtın demiş ve noka mi büyük bir hileye saptı. Çünkü. Allah’a davet olunan kimse için hiledir bu. Nuh şöyle dedi ayet 21 22 a. Rabbim kalmayın bana isyan etti malı ve evladı kendisine zarardan başka birşey vermeyen kimseye uydu. Onlar büyük tuzaklar kurdular. Nüve. Nuh’un kavmi bu noktada da böyle bir hale büründü diyeyim. İnşallah buradan bir dakika ya. Devam edeyim saat 22/14 daha fazla vaktinizi almayayım sürç-i lisan ettiysek affola ya inşallah. Şu belli koyayım bana beş saniye müsaade et. Yusuf abone ol bu arada bu. Nuh kavmi büyük bir hediye.

saptı dan gelecek ay devam edeceğiz inşallah. Hakkınızı helal edin. Allah. Allah razı olsun serbest soru şimdi abone ol oh bu hakikatin sana ağır gelir dediniz. O yüzden bir insanlar perdeli görür o ağırlığı kaldıramayacak larından mı bu soruyu tam anlayamadım hakikatin sana ağır gelir. Hatta saçı sakalı değil ucundaki kıllarda ağrır demiştim o yüzden bir. İnsanlarda bir perdeli görme ve sebepler alemi vardır. Evet. Bu ağırlığı kaldıramayacak larından ütü. Normalde o varlığı bir kimse bir kimsenin. Şapkadaki o ağırlığı kaldırabilmesi zordur normalde zor olduğu için zaten bir yol takip edilir zor olduğu için. Bir mürşit gereklidir yoksa o kimse. Tabiri caizse. Bugünkü. Halk tabiriyle telleri yakabilir bu üzerine bizde ne varsa bizim değil diye konuştuk biz konuşurken sohbet ederken.

Aslında üzerindekini sizden görmeyin. Üzerimizdeki bizim değil noktasında bir öğreti oluştu ama üzerimizde bizim olmamasına rağmen. Mesela işte arabanın evin. İşte bizim olmadığını düşünmemize rağmen ama bunların hesabını. Neden biz veriyoruz yazın. Bunlar bizim. Elimizin altında tasarrufu da bize ait bunların bize verilmesi. Allah’ı tanıma ve bilmede bizim. Ha bize verilmesi diyorsunuz. O zaman bizim ok denildi ki bunlar üzerindekiler bizim değil biz bizim olmayan bir şeyin hesabını. Hakikatte zaman ama o uzağa. One noktasında. Ozan lazım mı eve arabanın gerçek sahibi biz değiliz ama tasarım niye arabanın bize sağlığını verelim tasarrufu bizim o gelmiş tasarrufu bizim adımıza verildiği için hesabını. Biz veriyoruz işte burada bir adalet ana tuz yok bunda fena kız yok bunda. Aslında o zaman biz arabanın.

hesabını vermeyeceğiz arabanın üzerindeki sorumluluğumuzun kaç sn 10 Sn oyun cayır nasıl nereden tedavi. Şerifler ne ya ömrü nerde harcadım malını nerede tasa tükettin diye o zaman araba bizim olmamış oluyor biz arabanın hesabını vermemiş oluyoruz ya. Arabanızı fikirlerimizin hesabını vermiş oluyoruz değil mi öl zaten kasıtlı. O zaten öyle dene zaman alemde hiçbir bizim değil ve biz hiçbir şeyin hesabını veremeyeceğiz sadece kendi kararlarımızı neticelerini tasarımımız da alakalı veren araba dediğimiz aslında. Bir. Hayal olmuş oluyor. Aynı zihnimizin ürünün bize getirmiş olduğu kararın etkilerinin hesabını vereceğiz var kendi kararlarımızı hesabını vereceğiz. Elindekini mikrofon. Kim tutuyor. Ama ben istiyorum. Sen neden kolum tutmuyor mu elimde tutuyor olabilir var ama ben dedi ama ben. Benden. Ayrı değil senden ayrı değil tamam.

buradaki benim kastım da oydu. Ya normalde arabanın hesabını verme. Aynı bunun gibi arabada bizim elimizde bir eşya bu arabamız da bizim. Elimizi tasarrufu bize verilmiş kol gibi o zaman ben tutma. Fethi’nin hesabını vereceğim mikrofonun değil. Evet zaman mikrofon benim değil. Bu da onun gibi bir ya. Bir kimsenin üzerindeki ne kadar bu ve kendisine verilmiş lütfedilmiş. Nimet var ise onları yerli yerinde. Kullanılıp kullanılmadığının hesabını kararının hesabını verecek aynı cancağızım nimetin değil aynı. Can. Can. Nimet onun değil bu sahibinin. Biz onları yerli yerinde kullandık mı kullanmadık mı. Bu nasıl. Evet onun hesabı ben de aynı şeyi söyledim zaten ev. Salih bir ev içinde mi. Salih bir ev dediğinden ediyor içinde misafirin ve hane halkının rahat edeceği bir.

ev dünyalık. Nimet. Peki bu evin içerisinde. Allah zikredilmelidir zikredildi müzikle edilmedi mi. Bu evin içerisinde kalan insanlar kalan insanlar güvenle sağlıkla ya orada oturdular mı oturmadı. Lar mı. Sen bu evi doğru yolda mı kullandın eğri yolda mı kullandın. Bunun hesabını vereceğiz var o zaman kararlarımızın hesaplarını vereceğiz hatırlamıyorum soyut bir hesap var bizim somut olarak gördüğümüz. Gerçek değil. Olmuyor zaman ya bu hesap kavramı mız şu anda ne karışmış durumda bu. Çalışmayınca oturmaz ya da teşekkür ederim sana. Yok başka soru sonra arsa sor. Ne yazdın mı siri’ye bana iyi da abone ol bu iki soru yazdım ama. Kendimden bir soru sorayım. Allah. Allah bizimle görür anlar anlamaz hemen tövbe eder bu peki şöyle de bir var sizin.

Hayır bildiklerinizde shirt sizin şer bildiklerinizde hayır var. Onlar avam içindir. Allah’ı bilmekten ve tanımaktan uzak olan kimseler. Hayır iş yolundayken şar işlerler shirish yolundayken. Hayır işlemler gönlü uyanık için geçerli değildir önlü. Uyanık olan kimsenin o hissiyatı sanki bir bağın kopması bir anlık uzaklaşma hissi gibi bir mi olur o normalde bağın kopması farklı bir şeydir ama normalde. Allah’ın ondan vekaletini alması farklı bir şeydir. Nasıl ya bu bir hoş. Derviş’in üzerinde farklı tecelli etse de bir kısmını mesela. Direkt gönlüne hitap gelebilir. Ben bunu sormuyorum. Allah’tan bağınız kopar. Çünkü başıma gelir istemiyorum. Allah’ın sorma nefeste şunu peygamberlerden şöyle bir örnek bu mesela ve konunun. Buraya gelmesini de istemiyordum. Düşünmek bile istemiyorum. Ben. Yusuf. Aleyhisselam bir an gönlü kaydı.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Sohbeti

Züleyha’ya. Şu ana ayeti kerimede delilimiz görmeseydin gönlün ona kayıp gidecekti diyor ya. Ben. Yusuf. Aleyhisselam bir an. Züleyha’ya gönlü kayınca bunu mı böyle. Selef bu tefsircilerin den. Bunu ancak okuyabilirsiniz sonraki tefsirlerden bilmiyorum var mıdır yok mudur. Ama sufiler öyle bunu kendilerince tefsir ederler. O esnada ki. Allah’ın delil-i. Yakub. Aleyhisselam. Iğdır o. Yakup. Aleyhisselam. Ben. Yusuf. Aleyhisselam. O esnada babası. Yakubu görür ve babası. Yakup dizlerine vurur. Sen ne yapıyorsun diye bu video sizin tüylerini diken oldu dizlerine vurunca böyle birden onu görür böyle bir perdede. Sen ne yapıyorsun diye. Yusuf. Aleyhisselam. O esnada ikazı alır uyanır ve. Züleyha’ya hızla sırtını çevirir hızla sırtını çevirince. Züleyha. Onun bir anlık ona mail ettiğini hisseder. Bu kadınlar hisseder bir kadın.

erkeğin bir anlık bir anlık mailini dahi hisseder bir anlık bu ve kadın şunu da mail etti bana içinden ön. Züleyha’nın. Yusuf’un sırtını tırmalamasının sebebi budur o. Çünkü onun bir anlık kendisine meylettiği görmüştür. Onun bir anı kendisini milletini hissetmiştir ama. Yusuf bir anlık mail den sonra sırtını dönüp gidince o zaman hiddetle nir. Ve arkasından onun gömleğini yırtar ve onun derisini çizer. Hani sen bir anlık meylettim bana. Nereye gidiyorsun da o tırnak içerisinde. Mustafa özbağcı de bu zaten. Yusuf’un. Zindan sebebi de. O bir anlık mail etmesidir bu. Mustafa. Özboyacı. Allah. Allah bu doğruyu konuşanlardan hemen. Amin bir anlık meyletmesi şimdi o yüzden sufilerin de böyle ve o. Allah bilgisiyle bilgilenmiş sufilerin de böyle bir anlık boşlukları olabilir.

Ama bu bir dervişte olursa onun gönlü uyanırsa onun deliliği olur ama bir an şeyhi aklına gelir veya görür. Onu bir anda sıçrar oradan eğer mesajı alırsa bu ve hatta daha 13 seviye orta seviyedeyim. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin ve hatta. İsa. Aleyhisselam’ı görebilir ve birçok küstüğü direkt. Allah onun gönlüne bu hitap edebilirsin var ama o zaman. Dehşet olur bu çünkü azcık ki. Peygamber de şehrinde ve. İsa aleyhisselam da hata yapma şansı vardır ama. Allah’la olan irtibatını hata yaparsa affedilmiş zor olabilir değil mi. Çok sıkıntılıdır. İyi o zaman. Allah lan irtibat kurmak. Bu yüzden mi azreti. Peygamber. Hz. İsa ve üstatların üzerinden bu şekilde olgunlaştırılır da bir anda. Allah’ın irtibat. Kuran bir kimse. Aslında keskinkılıç.

üstünde yürüyor gibi midir tel kopar dedim o evde. Çok teşekkür ederim abone ol. Evet efendim marifetullah kulun. Allah’ı bilmesiyle. Allah’ın bilmek istemesi örtüsü mürdüm örtüşür. Allah zaten. Allah bilinmekte istediği için insanları ve cinleri yarattık. Oğlum burada ki. Tabii hey bu. Muhittin. İbn arabi’ye göre ayağını sabitleri ki istidadı bu insanlar katılırlar katılmazlar ve o istidadı değişmez arabi’ye göre o yüzden bir kısmı ara biciler cebriye düşerler buradan. Çünkü. Arabi kulun kendi ayağını sabit esindeki istidadı. Neyse dünyadaki de istidadı odur bu felsefesi de fikri nedir. Öyle olunca bir kısım. Rabbi cilerin bir kısmı bu noktadan cebriye düşebilirler düşerler bir kısmında ben onu. Normalde sabitleyemiyorum sabitlemeden için rahatım ben biz kulun. Allah’ı bilmek de alakalı istidadını da genişliğe bileceğini.

bu noktada. Cenâb-ı. Hak’kın yazmada bozma da hür olduğunu ve her ne kadar kulun ayağını sabit esinde ani kul kendi ayağını sabit esini bilse dahi var. İstidat miktarını kulun bu noktada yoluna devam etmesi gerektiğini. Rabbimin lütfu ve ikramı ve. İslam’ı yla o istidadın genişlediğine inananlardan ben bu sizin bilgi kültür. Çeşme bir ikimizden edindiğiniz ya da aktardığınız izledim. Mustafa. Özbağ acısını. Evet. Allah. Allah çok mu yalnız. Efendim bilmek istiyorum. Allah. Allah çok mu yalnız da bilmek istedi. Allah çok mu yalnızlığı bilinmek istedi. Yoo neden bilinmez bilmek istemek li bi şehadet âleminde tecelli atla alakalı. Yoksa. Allah metafizik anlamda mânâ âlemi mana anlamında da zaten biliniyordu ki. Allah. Allah. Sen beni tırnak içerisinde söyledim. Allah bilindiğini bilinmesini istedi.

abone ol. O çok uçuk gelebilir abone ol. Sen kime. Allah bilindiğini bilinmesini istedi ya kime nazarımda kime karşı neye karşı. İstedim. Mustafa özbahadır belki de. Allah. Allah bunu bir şeye karşı istedi. O neydi. Mustafa. Özbağ tatlı dedin ya abone ol ya. Allah’ın da bilinmekte yine şehadet ederler sarhoş olurlar ya. Allah’ın bu bilinirliğinin. Allah’ın bilinmekte inin bilindiğini sarhoş olmayanları gösterilmesi lazım. İyi ki onlar da mı sarhoş olsun kafirler abone ol bu çünkü onlar. Allah’ın bilinmek nin bilindiğini bilmiyorlardı. Allah’ın bilinmekte nin bilindiğini şimdi biliyorlar bu ve bildikleri halde inkar ediyorlar ve onlara a b c h n m götürüldüğünde şikayet edecekleri bir şeylere kalmayacak. Allah bizi yeryüzüne gönderseydin biz seni tanır bilir sana ibadet ederdik sözleri havada.

kalacak. O yüzden. Allah yalnız değildi. Allah bu noktada tekrar tırnak içerisinde da bilinmekte yeni bildirdikleri tarafından biliniyordu abone ol. Evet efendim o ilk ayrım nerede oluştu. Allah kendini bilen. Kullar dayı da bir tane bilmeyen veya. Bilmem. Muhyiddin. İbn arabi’ye göre ayağını sabit de olmuştu. Asi birimi çıktı ayağını sabit. Dede oluştu. Allah’tan. Asim oluşturuyor. Asi demeyelim onlara. Hani birinci secde var ya. Ruhlar aleminde ikinci secde var üçüncüsü hesap. Peki onu yaratan. Vallahi ben onu. Yaratan da ah değil miydi her şeyi yaratan o zaman niye böyle bir tane kız oldu onun yaramaz etti. Allah’a. İsyan ettiler secde etmedi. Allah’ın yaratmasındaki eksiklikten birinci secdede hepside gittiler birinci. Secde orada hadisi. Şerif’i bütün olarak söylemedim. Ben daha önce söylemiş.

olduğum. Hadi şeflerden diye. Cenâb-ı. Hak ruhları yarattı hepinize. Ben sizin rabbiniz değil miyim. Dedi. Evet. Dedi. Ruhlara dedi ki secde edin. O zaman hepsi de secde ettiler sonradan iki. Secdeden kalktılar bir daha seyredin dedi bir sebze yeni. Oo git hepside gitmişti. Ama ikinci. SC bir kısmı gitmedi mi öyle baktılar kaldılar sonra. Cenâb-ı. Hak bir daha secde emri verdi ikiye gidenlerin bir kısmı içe gitmedi ikiye. Gidenler bir kısmı içe de gitti ikiye gidenlerin bir kısmı üçe gitmedi ikiye gidenlerin bir kısmı da tekrar üçe 12’ye gitmeyenlerin bir kısmı da üçe gitti belki. Allah neden birinci secde emrini vererek bu arabalarını gösterdi onlara ispat etti ki. İmtihanı. Allah. Allah’ını gösterdi ishal etti ispat etti. Bunu keyfiyeti miydi keyfiyeti.

yoksa bunu göstermek istedim mi seni yaratmış seni yaratınca bana secde et dedi herkes etti. İyi o zaman ikinci secde etmeyenler. Allah’ın yaratmasındaki bir eksiklikten dolayı etmek 2sc gitmeyenler gitmek istemediler ya da algılamadı lar ya da anlamadılar ne anlama zahmete düştüler de bundan sorumlu var mı sorumluluğa. Allah. Allah bizi onlardan eyleme misin benim. Allah bizi onlardan eylemesin. Amin ve sorumlular. Çünkü her perdenin. Ama şunu unutmayın her perdenin varlığın her derecesinin kendine göre aklı vardır. Bu ve oradaki o. Akıl sahibi ondan sorumludur abone ol bu varlığın her derecesindeki bir suret veya bir şeyin bu hayatta yaratılmış olan her şeyin kendince bir aklı vardır ve o aklından dolayı sorumludur. Bu yavrular aleminde. Ruhlar yaratılmış. Ruhlar acımı. Efendim insan.

için insan için. Ruhlar aleminde. Ruhlar yaratılmış. Ruhlar aleminin kendine ait aklı vardır ama biz bu fiziki nazarı aklımızda o aklı idrak etmemiz biraz güç o zaman. Bence. Ruhlar aleminin perdesini yaşıyor sakin ol bugünkü aklımızda bizim mevcut aklımızda o aklı idrak etmemiz güç ancak metafizik akılla. Biz o aklı algılayabiliriz manada ki akıllı onu ancak algılayabiliriz manada ki o esnada ki aklı yakalayamayan bir kimse kalbi noktada bunu anlaması güçtür. Şimdi sor. İyi o zaman biz. Ruhlar aleminde ki o aranın o. Ruhlar aleminde ki. Sorulan soruları ve akılları verilen cevapları bir perdesini mi yaşıyoruz. Aynen. Allah ne mi burası ya öf o zaman ruhlar aleminin içinde. Burası dışında diyemeyiz zaten. Ya normalde. Çünkü hadis-i. Şerif. Ruhlar aleminde birbiriyle.

tanışıp tanışan burası çok önemli ben bu normalde tam metninde metnin ince söylemeyi tercih ediyorum metnini saklıyorlar burada ya sevişmeyi. Çünkü erotizm gibi görüyorlar. Ruhlar aleminde birbirleriyle tanışanlar ve birbirleriyle sevişenler bu dünyada da birbirlerini tanırlar ve severler. Evet şimdi diri. Ruhlar aleminin kendine ait kendine ait bir aklı var. Ruhlar aleminde ki bu kendine ait aklıyla. Ruhlar orada birbirleriyle tanıştılar ve birbirleriyle tanıştıktan sonra. Bir kısmıyla sevgiler bir kısmını sevmediler ama oradaki aklıyla sevdi veya sevmedi orada tanışıp birbirlerini sevenler sevişenler bu dünyada birbirlerini tanıdılar ve sevgiler o orada birbirlerini tanımayanlar. Burada da birbirlerini tanımadılar orada birbirlerini tanıyıp birbirlerini sevmeyenler. Burada da sevmediler bu ama o. Ruhlar aleminin aklıyla eğer biz manevi hal noktasında manevi hal ve tecelliyat noktasına.

veya mükaşefe dediğimiz veya. Keşke dediğimiz noktada. Biz burayı normal değil o ulaşabilir sake demeyeyim bu perdeyi yaşayabilir sackpack o zaman oradaki aklımızı anlarız. Hatta bu perdeyi yaşarsak kimlerle tanıştık kimlerle sevdik hepsini de anlayabiliriz ve görebiliriz ama bugünkü dilde söyleyeyim metafizik bir. Evet bu da o kimsenin. Az önceki sohbete göre baktığımızda kendi ayağını sabit esinden alıp çıkaracağı bir o zaman zaten metafiziğin dışında hiçbir yok ki perde ise. Burası uygular halimi bir perdesi sufiler yok zaten metafizik yaptığı ne. Zaten sufilerde zaten az önce de görmek o zaman körlük olmuş az önce de. Mesnevi’de zaman diyordu ya şeyde az appears abone ol bu ne demişti. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri bu. Deniz daha. Adem su ve çamur.

değilken. Ben. Peygamberim o. Adem henüz su ve çamur değilken o peygambere divol peygamberin ümmeti vardi o o peygamberin ümmeti iki kısımdır bir. Zahir ümmeti vardır bir de bâtın. Enes baturun ümmeti dediğimiz hani benim kardeşlerim var. Onlar ahir zamanda gelecek. Onlar beni görmedikleri halde beni tanımadıkları halde onlar beni çok sevecekler işte onlar benim kardeşim dedi ya ben bunu ötelerin ötesinden. Onun gerçek sahibi hükümet olarak görüyorum onları bir bâtın ümmeti dedim. Aşıklar. Deliler onlar. Henüz daha su ve çamur icat edilmeden. Henüz daha su ve çamur oluşmadan onlar. Hz. Muhammed. Mustafa’nın hala kasında oturup. Allah’ı ve tanıma bilme şerbetini içmiş olan kimseler ya o yüzden onlar. Henüz daha su çamur yaratılmamış. Ken onu tanıyıp biliyorlardı onlar onu tanıyıp.

bildikleri için dünya onlar için zindan oldu. Onu tanıyıp bildikleri için onlar hep. Ayrılıktan. Dem vurdular şikayet ettiler onlar orayı tanıyıp bildikleri için buradaki hiçbir onları hazır lezzet vermedi bu daha henüz. Mansur şarabını istememişti ama onlar orada da şerbeti içerken. Çok sağ ol. Üstadım. Siz. İnci’nin ilmi nerede mü sahibine geri döndü. Dediğiniz zaman aklında şöyle bir tasavvur etti hiçbir duymadım da siz saçımı. Siz incirin ilmi nerede mü sahibine geri döndü. Dediğiniz zaman aklımda şöyle bir tasavvur etti ilim tesbihin tecellileri olduğu için teşvikten tenzihen girişteki şekilde olduğu için mi ilimde bizim değildir dememiz gerekiyor bir terzi bir elbise pişti bu değdirdi ve o esnada çok hoşuna gitti bir terzi sonra baktı ha bu elbise sen layık değilsin.

dedi o sırtından söktü yırttı attı abone ol bu elbise olan değil mi bu onun kumaşın değil mi onu bu ve yaptı bizim şimdi. İyidirler olsaydı. Bak şimdi zamanı ya budama zamanı. Öyle değil mi. Ahmet bahçıvan geldim aktı bu ağaca biz yaparız onu zeytinlerde bakarız böyle onun dalları budakları hastalanmış. Ben ona deriz biz bu güzel bu da alalım. O bahçe bizim hüküm bizim bu kafadan çağı keseriz zeytin komple ve milli bir. Tekstil sivri acı kalır ve o sonra seneye böyle bir daha filizlenir bir tat taze. Gencecik olur bu köküne bakarsın ihtiyar bu tepesine bakarsın gençlik ve hatta öyle zeytin ağaçları vardır. Biz de 700 yıllık 800 yıllıktır 3000 yıllık zeytin ağacı arıza içine 5-6 kişi oturur.

yemek yer içinde 156 kişi oturur yemek yer daha önceden. Zeybekler. Efeler saklanırlar mış içinde ev kurarlar mış içine her yağmur yağdığında böyle bir. Soğuk olduğunda karti. Tufan olduğunda. Sağ ol eski zeytinliklerde vardır insanlar onun içinde saklanırlar. Yağmur geçinceye kadar çok soğuk olunca ısınınca kadar içinde ateş bile karların ve yağmur yağarken içerisinde küçük hem içinden koparırsın. Onun kuruyan tarafından küçük bir ateş yakarsın içinde hem ısınırsın hem kebabını yaparsın hem suyu nasılsın su lazımsa orası böyle küçük bir ev cihaz olur bahçıvan ama ne zaman ki ağacın dalının. Budak’ın kesilmesine bu gerektiğine inanıyorsa keserbiçer. Daha sonrada yeniden olacağını bilir o ya o yüzden terzi misali bir elbise dikmiş ya ondan sonra 70/60 veya çıkarmış. Elbise emanet vermiş sana.

istediği zaman olmaz mı o alır. Çok teşekkürler abone ol sen nasılsın iyi misin abone ol bu sağlığıma duacısı o zaman. Allah razı olsun abone ol mı. Tamam hadi sağol. Yusuf bir sahabe efendimiz. Hz. Peygamberi soruyor sallallahü ve. Sellem’e namaz kılanların en hayırlısı kimdir zikredenler oruç tutanların hayırlısı kimdir zikredenler. Şeyda. Hac edenlerin en hayırlısı kimdir zikredenler de sonra en sonunda diyor ki. Ya. Resulallah zikredenler hayırlı öne geçtiler o o. Nur edecek değiliz. Ama ve lakin ve. Tefekkür etmek o. Zahir ilimle uğraşanların eşittir bu otu çöpü börtü böceği hayvanı haşladı. Ay yıldızı gökyüzü yeri bunları tanıdıkça bir kimse ya. Allah’ın ne kadar kudretli kuvvetli bu. Allahım ne kadar. Alim olduğunu. Allah’ım bu noktada sıfat sal boyutlarının aşinası.

olur bilgisi bilgisine kavuşur bu işte bir hücre nasıl yaratmış bir hücre nasıl çalışıyor. Vay hücredeki ne kadar büyük indirim varmış her hücrenin aklı ayrılmış her hücrenin aklı ayrılmış her hücrenin kendince cep metafizi ayrılmış maddesi ayrılmış hücrenin içerisinde daldıkça daldıkça hücrenin içerisinde kocaman bir. Derya varmış. O Vay bütün kainat bu hücrenin içerisinde saklıymış diye böyle bir yol gider. Ben. Buda bu yanlış bir yol değildir bir sufinin yolu değildir bir sufi için ömür kısa bu yol hem uzundur en kısadır bu su. Fiat ticaretten iflas etmemelidir. Bu seraba düşmemelidir bir sufi kısa yoldan o zati ve sıfatı sıfat itec ellere masalsa aynı olmalıdır ya o yüzden. Sufi hızla o kendi pastası aynasını temizleme yoluna gitmelidir. Evet bu da.

nedir harflerin pastasını ancak. Zikrullah temize hadis-i kudsi tecelli-i ettirmesi dir kalbim hızını su hızla. Laz. Ekru la hile temizleyecek ki oradaki zati ve sıfatı tip tecelliyat lan ama sar olsun. Aslında o tecelliyat her dem var. Orada da her dem var ama biz o pastan dolayı onun farkında değiliz ve o pastan dolayı biz o bugünkü dilde söyleyecek olursak farkındalığı yakalayamıyor. Uz bizim hızda o pası silmemiz lazım hızla bizim tövbe. Zikrullah ile orayı cilalama mız lazım hızla bir vuruşta tövbe bir vuruşta. Zikrullah bir vuruşta tövbe bir vuruşta. Zikrullah bir müddet sonra habire. Zikrullah. Bu zikrullahı habire parlat senin işin aynayı parlatmak. Sen. Ayna ne güzel parlatır. San o kadar. Daha fazla zaten ve sıfati tecelli hatlar amaçlı.

atmazsan hocanın işte keşf denilen budur mükaşefe denilen budur o kimse kendi iç alemini o kalbini parle attıkça ya o zaman hayreti da çak keşfi atacaktır o zaman onun ilmi de açıktır. O yüzden o zaman okumadan öğrenecek. O zaman o duymadan dinleyecek. O zaman o dilsiz dudaksız konuşalım dilsiz dudaksız konuşalım da. Duyar hale gelecek. Ama bu kestirme yol sohbetin başında hak görüyorum de kendi nefsini görür dediğimiz nokta bu. Tefekkür edenler için mi geçerli evet iyi bir insan. Zikrullah yaptığı halde hakkı görürse o hakikat değil midir. Zikrullah yapanlarda kendi içlerinde sınıf sınıftır her. Zikrullah yapan kimseye aynı sınıfta görmemiz mümkün değil ki aynı derecede görmemiz mümkün değil. Zikrullah o kimsenin üzerine ne kadar tecelli etti o ne.

kadar ihlas ve samimiyetle. Allah’ı zikretti. O yüzden özellikle üzerinde dururum. Allah için seven. Allah için zikre dedim. Allah için gelin. Allah için gidin. Allah için. Tutun o ihlas ve. Samimiyeti insanı koruyup muhafaza etmesi lazım ki o. Zikrullah onun üzerinde taşın üzerinde akıp giden su gibi olmaz ya o yüzden her. Zikrullah yapan hakikate penceresi açılır de bundan hiç ümidimi kesmem ve öylece dururum. Ama her. Zikrullah yapan aynı derecede ve aynı seviyede değildir. Evet. Ee bir de sormak istiyorum rüyalarda mesela cenab-ı. Allah’ın görünmesi gene bu nefis ile alakalı burada 15’te. Kamile mi ihtiyaç var. Namet ya. Hürriyet. Allah haktır en sahih ve. Salih rüyaların hepsinde en sevilen ihtiyaç vardır tek bir soru daşağı denize. Az önce geçen.

mesela hep böyle öğrenmiştik işte. Allah bilinmek li istedi diye böyle bir tefsir duymuştum yerden de gene buradaki sohbetlerden. Allah. Aslında. Mesela şöyle tefsir ediyorlar orijinalin. Allah bilinmekle iyi sevdi diye. Ee burada. Allah’ın sıfatları sonradan gelişmediği için. Cenabı. Allah her zaman kendi bilinmekte yeni sevdiyse bu noktada. Hani bellekleri sen dünyada kan dökecek bir kavim mi yaratacaksın dediğini o daha önce kan dökenler mi. Cenabı. Allah bilemedi de. Allah o sevmenin verdi iştiyakla. Bir daha. Evet. Ee ya insanı yarattı bu noktada kendi ruhundan ve nurundan üfledi çok az önce. Yusuf hoca olan cevabı dinlemiş olsaydın bu soruyu sormazdım oy hiçbir yaratmadan önce de biliniyordu abone ol bu geceniz hayır olsun. Selamünaleyküm abone ol.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.