Mesnevi Şerhi

267. Mesnevi Şerhi (1955. Beyitten)

267. Mesnevi Şerhi 1955. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 267. mesnevi şerhi 1955. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

267. Mesnevi Şerhi 1955. Beyitten Hakkında

Mesnevi Şerhi (1955. Beyitten) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (1955. Beyitten) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Amin ecmain 1955 beyitten devam ediyoruz inşâallah Geçen hafta başka bir koku daha erişti uyanık ol ey arkadaş Uyanık ol ki bundan da mahrum kalmayasın burayı okumuştuk malum bunu zamanın mürşitleri ile alakalı Eee tefsir et dedik Öyle diyelim aynı konu üzerinde devam ediyor Ateş meşrepli olan Can ondan Ateş söndürme kabiliyetini kazandı Hoş olmayan Can onun lütfu ile hoş bir hale geldi yani o nefs-i emmarede dolaşan nefsiyle mücadele etmekte başarılı olamayan o kimse gitti bir mürşid-i Kamile zamanın mürşidine zamanın Mürşidi kamiline intisap etti ona intisap edince O kötü huylarını kötü alışkanlıklarını attı onun yerine iyi huylar edindi iyi alışkanlıklar yaptı cehennemlik amellerden kurtuldu cehennemlik fiiliyat lardan cehennemlik hal ve hareketlerden kurtuldu Böylece Ateş meşrepli olan Çünkü o nefis nefs-i emmare insanı cehenneme götürür Ateş meşrepler bir insan nefsini uyduğu zaman nefsine uyuyan kimse ateş meşrepli olur Ne yapar ne emmarede dolaşan kimse Diyanet tanımaz helal haram tanımaz ibadet tanımaz farzdır vaciptir tanımaz O ne yaptı nefsinin Peşine Düştü nefsinin heva ve hevesine düştü nefsinin heva ve hevesine düşünce de o nereye gittii belirsiz yani eee belirsiz dedim şaşkın ördek gibi o ne yapacağını da bilmiyor haram işlerle iştigal ediyor Bir Haramı bırakıyor öbür Haramı başlıyor bir Haramı bırakıyor öbür Haramı başlıyor ona dur diyen yok ona onu durduran bir Eee ölçü Yok onu durduran bir ses yok onu bunu yapma diyen yok burasını yanlış yapıyorsun diyen yok O da nefsinin atına binmiş Şeytan ne tarafa götürüyorsa o da onu o tarafa doğru gidiyor heva hevesine ne uyuyorsa öyle oluyor Çünkü neden o Çünkü şeytani işlerle iştigal eden kimse kimselerle arkadaş onlarla dost oluyor o çünkü rahmaniyet Ve dostluğu yok Şeytaniye de dostluğu var Bu sefer o bir müddet sonra hadis inkarcısı önce mezhep inkarcısı oluyor sonra hadis inkarcısı oluyor sonra kalkıyor ayet inkarcısı oluyor bir bakıyorsunuz o kimse sapıtmış gitmiş Bir de o sapkınlıkları da Kendisine doğru diye Telkin ediyor etrafa da Doğu diye Telkin etmeye başlıyor Yani kendi sapkınlığın da farkına varmıyor kendi küfrünün de farkına varmıyor Hatta küfür içerisinde yüzerken kendisini de Müslüman olduğunu zannediyor işin bir de bu tarafı var Bu Böyle olunca da o kimse Ateş meşrepli oluyor ve o gittiği yere Ateş götürüyor konuştuğu yerde ateşi konuşuyor yani Cehennemi konuşuyor o cehenneme insanları davet ediyor bakın insan L cehenneme davet ediyor bakıyorsunuz dinliyorsunuz bakıp dinlediğinde makul geliyor ona O diyor ki ya deve sidiğini içmek Şifa mı olurmuş aklına uyuyor doğru söylüyor ya diyor deve sidiğinden de Şifa mı olurmuş bütün hadisleri inkar ediyor Yani buldu ya oradan bir tane ne olduğunu ne gittiğini Kendisi de bilmiyor Hatta alıyor bir tane tas Tamam diye bir kimse filini getiriyor televizyon programına diyor ki bundan içilirse şifa bulunur diyor bir tane Absürd bir örnek getiriyor oysa o deve sidiğinin özelliğini de bilmiyor ona desen ki ya Doktorlar önceden tahlil denilen bir şey bilmezden önce hastanın CD içerlerdi onunla hastalığını teşhis ederler desen ona da inanmayacak o o zaman deve sinden Şifa olmayacaksa anın sidiğini ne yapm kokladı Ne yapm içti Doktor örnekle örnekli onu bunun gibi böyle işte e aslında hiçbir hukuk çıkarılmayan İslam olarak din olarak bir hüküm çıkarılmayan o güne kadar da o hadis-i Şerif bir hüküm çıkarılmamış Onun üzerinden bir hukuk konulmamış Onun üzerinden bir işlem yapılmamış ama o cımbız da Çekiyor o hadis-i Şerifi senin önüne koyuyor insanların önüne koyuyor insanların hepsi de hadis inkarcısı oluyor Tabii tatlı da geliyor insanlara Hani namaz yok diyor hani Kur’an’dan namazı getir bana diyor kırılmış şeklini getir diyor Yok Kur’an’da Salat var diyor Salat ne dua etmektir diyor bette Ona çünkü başka bir şey söyleyen de yok O zaten söyleyeni de dinlemek istemiyor o cehennemde kendine yerini hazırlamış herki Yanına da bir sürü yoldaş tanıyor emmarede Hatta emmareden daha aşağıda bunlar bunlar emmareden de daha aşağı Ne oldu Ateş meşrepli Oldu nerede bir haram var haramla iştigal ediyor helaller uzaklaşmış Ateş meşrepli olmuş O zaman ne zamanki zamanın mürşidine gitti bir mürşid-i Kamile teslim oldu veyahutta o mürşid-i kamilin terbiyesini almış O mürşid-i kamilin eğitimini almış bir kimseyle tanıştı Aslında illaki Mürşit de de tanışmasına da gerek yok yani o bir orada ders yaptıran bir kardeş var onunla tanıştı onunla konuştu Ateş meşrepli canı ne yaptı Ateş söndürme kabiliyeti kazandı nefsin ateşini neyle söndüreceksin heva ve hevesinin ateşini neyle söndüreceksin şehveti neyle söndüreceksin ilahlık taslamanı neyle söndüreceksin kibrin ilac ne Oturduğun yerden Alim kesilmenin kendini biliyor hükmüne çıkarmanın ilacı ne zamanın hastalıklarının manevi hastalıklarının ilacı ne o ilacı bulman lazım O ne zaman buldu onu bir Üstada bir mürşid-i Kamile gidince ama gerçek manada bir mürşid-i Kamile ortalıkta böyle şeyhim diye dolaşan Ne bileyim işte Kur’an ve sünnetten habersiz maneviyattan habersiz işin Eee zahirinden bile habersiz olan kimseler değil benim kastım benim kastım burada Mürşit dediğinizde o kimse meselenin batının Vakıf olan bir şeyhin elinde yetişmiş o şeyhten icazetli olan benim dediğim Kimse o o zaman öyle bir şeyhe intisap edince o şeyhin yanında şeyhin arkadaş ve dostlarının yanında bir arada da bulunarak da ne yaptı mürşidinin feyzinden bereketinden onun üzerindeki onun üzerindeki ilmi ilahinin tecelliyât andan faydalandı Yani bu Normalde artık o kimse Eee sohbetlere gitmeye başladı Zikrullah alakasına gitmeye başladı hem sohbetlerde sözlü eğitim aldığı gibi sözlü eğitim sözlü İrşat sözlü tebliğ aldığı gibi aynı zamanda da eğer gittiği bir mürşid-i Kamil ise hal eğitimi de aldı asıl işin ince noktası bir sufinin gerçek manada bir mürşitten üstattan hal eğitimi almasıdır yoksa tasavvufi bilgiyi oturur kitaplardan okur Bunda bir sıkıntı olmaz okur ama onun yaşanmış hali olacak Kur’an Hazreti Muhammed Mustafa’ya indirildi Ama Kur’an’ın yaşanmış hali Muhammedi Mustafa’nın üzerinde tecelli etti salatan kastın ne olduğunu Hazreti Muhammedi Mustafa fiiliyle haliyle bize öğretti dini fiil ve hal olarak yaşayan Hazreti Muhammed Mustafa’yı sallallahu aleyhi ve sellem o zaman Normalde ne yaptı O sohbetleri takip ederekten hem zahiri bilgi edindi hem de manevi hal ile hallendi Çünkü o zikir halakas anda bulunmak o sohbet halakas anda bulunmak o manevi ilmin haliyle hallenmek de hallendi oradan geçti Ve böylece Ne oldu o kimse manevi bir terbiyeye de mahar oldu ama Hazreti pirin Eee uyarıları da var Hazreti Pir diyor ki Allah velileri Alemlere Rahmet olmak üzere yeryüzüne getirilmiştir onlar halkı Allah’ın haramın davet ederler hakka da Ya Rabbi bunları sen kurtar diye dua ederler Bu yüzden den halka usanmadan öğüt verirler halk öğütlerini kabul etmedi mi Ya Rabbi sen bunlara acı Sen kapını kapama derler Demek ki haz Pir burada gerçek bir mürşidin nasıl olması gerektiğini söylüyor onlar ne yapıyorlarmış onlar halkı Allah’ın haremine Yani mahremine yani evine davet ediyorlar Bakın Allah’a davet etmiyorlar Allah’ın haremine Yani daha içeri daha içsel bir noktaya davet ediyorlar ve onlara dua ediyorlar Ya Rabbi sen bunları kurtar diye Demek ki o mürşitler davet ediyorlar Hakkı tebliğ ediyorlar doğruyu tebliğ ediyorlar sohbet ediyorlar sohbet edecekler anlatacak o mürşid-i Kamil işin hem Zahir tarafını anlatacak hem Batın tarafını anlatacak hem hal olarak da anlattığını yaşayacak hal olarak da ne yapacak anlattığını yaşayacak Allah cümlemizi onlardan eylesin amin ateşli Can onun yüzünden söndü ölü onun aydınlığından kaftan giyindi Bir Mürşide bağlandı Mürşide bağlanıp intisap edip onun terbiyesine girdi onun yap dediklerini yapıp Kur’an cünet tesinde yap yapma dediklerini yapmamaya başladı Böylece onun nefsinin ateşi pustu nefis geriledi nefis bu manada kafasını kaldırmam başladı nefsi terbiye oldu nefis terbiyesine girdi Hani Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri dedi ya büyük cihattan küçük cihattan büyük cihada döndük nedir ya resulullah nefistir dedi peygamberlerin ağzından da biz nefsimizi temize çıkaranlardan değiliz dedi ya peygamberin Ağzından o zaman nefsi temize çıkarmak Yok ya nefis terbiyesi var nefis terbiyesine farzları yerine getirip haramlardan uzak durmak şüphelilerden kaçınmak üstadının terbiyesine girdi nerede ne yapacağını öğrendi nefsi ona dedi ki namazı bırak boş ver Tevhit çek daha bu daha önemli üstat ona dedi ki hayır hadis-i Kutsi ona söyledi dedi ki önce farzları yerine getireceksin Allah’ın en çok hoşuna giden şey kulunun farzları yerine getirmesi farzlarını yerine getirmeden bir kimsenin sufilik yolunda yol yürümesi mümkün değildir o yol sapıklıktır o yol sapıklıktır sufilik Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışmak farzları yerine getirmektir haramlardan uzak durmaktır nafilelerle Allah’a yaklaşmaktır Allah’ı sevmektir sufilikte Kula düşen vazife farzları yerine getirip farzları yerine getirip haramlardan uzak durup haramlardan uzak durup nafilelerle Allah yaklaşma ve Allah’ı sevme yoludur Allah’ı sevme yoludur eğer o kimse Allah’ı sevmeyi kendisine Hedef olarak koymazsa o yol yürüyemez yolda kalır Sen Allah’ı seviyorum deyip de dünyaya tapınır San Allah’ı Sev seviyorum deyip de paraya pula tapınır San Allah’ı seviyorum deyip de makama tapınır San Allah’ı seviyorum deyip de heva ve hevesini ilah ediyorsan o doğru bir Allah sevgisi değil de ki ey Habibim eğer Allah’ı seviyorsanız bana Uyun de ki ey Habibim eğer Allah’ı Uyun Allah’ı sevmenin yolu Kur’an ve sünnete uymaktan geçer geri kalan o kimse kendi kendisini aldatıyor bir bakıyorsun haramın içerisinde Allah’ı çok sevdiğini iddia ediyor değil kardeşim Allah’ı çok seviyorsan haramlardan uzak dur Allah’ı çok seviyorsan farzları yerine getireceksin farzları yerine getirmeden Allah sevgin doğru sevgi değil o heva heves Sen heva hevesini ilah edinmişsin Allah sevgisini perdeli musun kendine Allah’ı seviyorum deyip her türlü melaneti işliyorsun Allah sevgisini perdeli musun Allah muhafaza eylesin ateşli Can onun yüzünden söndü yani o cehenneme layık olan nefs-i emmareden kurtuldu cehenneme layık olan nefs-i emmareden kurtuldu ve gelgit yaşatan nefs-i levvameden de kurtuldu Gelgit yaşayan nefsi levvameden de kurtuldu gelgit yaşamak ne demek bir namazı kılıp Bir Terk Etmek gelgit Yaşamak bir bir hem Namaz kıldı hem günah işledi hem namazını kıldı Akşam olunca ben bir kadeh içerim dedi sarhoş olmadığından dolayı bu C caizdir dedi kendi kendine de hükmetti veyahut da Günah işledi döndü günah işledi döndü o Mürşide bağlanınca bu gelgitlerden kurtuldu bir müddet daha böyle giderken artık onda utanma duygusu ağır bastı utanma duygusu ağır Basınca artık o gelgitler yaşamamayı başladı biraz daha utanma duygusu biraz daha Allah sevgisi ağır Basınca artık o haramlardan uzak durdu günah kebal Erden uzak durdu biraz daha Allah sevgisi ağır bastırınca şata attan şatafattan gösterişten lüksten uzak durmaya başladı mütevazilik onda söz konusu oldu kibirlenmeyin tepeden bakmayı attı O kimmiş demeyi yükten attı artık o her gördüğüne tevazu ile yaklaşmaya başladı önceden koca tanımazdı kadın tanımazdı anne tanımazdı baba tanımazdı şimdi öyle değil anne Baba hakkını gözetir oldu eş hakkını gözetir oldu erkekse erkekliğini bildi kadınsa kadınlığını bildi çocuksa çocukluğunu bildi anne babayı bildi Haramı bildi Helali bildi artık haram helal çizgisinde daha isabetli daha istikametli yaşamaya başladı Çünkü o Veli o mürşid-i Kamil onu Kur’an ve Sünnet çizgisinde yürütmeye başladı sohbetleri dinledi zikrullah’a katıldı günlük virdini çekiyor kendini disiplin ediyor artık o bir müddet sonra rüyası veyahut da kalbi ilham almaya başladı O bir müddet sonra öyle bir oldu ki onun Normalde içi de dışı da Kur’an ve sünnetle yoğrulmayan da açılmaya başladı artık o kimse o mürşidin terbiyesinde bir şey içecek içecek dedi ki beni içme içmedi yiyecek dedi ki beni içme beni yeme yemedi elbise konuşmaya başladı bununla hava atmak için mi giyindin attı elbiseyi elinden Demek ki ben bunun için giyiniyor musu şum dedi öbür elbise dedi ki beni giy daha tevazulu yum onu geydi eşyaya bakın eşyanın dili gelme dile gelmesi eşyaya Vakıf olma artık 4 makamın halleri o üstadının terbiyesiyle manevi hali de hal terbiyesi de açıldı illaki Rüya görmesi şart değil Onun kalbi çalışmaya başladı Onun kalbi mayaya başlayınca tam Gıybet edecek içinden ses dedi ki etme Tam boş konuşacak İçinden bir ses dedi ki boş konuşma tam giydirecek ortalığa İçinden bir ses dedi ki doğur bu sana yakışmaz ne dedi geçmiş peygamberler Utanmıyorsan her şeyi yap dedi Aa dur o zaman haz pirin deyimiyle o veliler zamanın İsrafil eridir dedi ya İsrafil ne yapıyor mezardakileri üflüyor mezardakiler diriliyor Ölüler dirildi İsrafil üfledi zamanın velisine gitti intisap etti intisap edince ölüydü manen dirildi Ölüler Can buldu onda gelişti semirdi kuvvetlendi manevi olarak Çünkü o mürşid-i Kamile intisap eden madden de manen de derildi güzelleşti bakın dirildi ve güzelleşti dervişlerin aldandığı yerdir Burası 3 ve 4E geçerken dervişin siması değişir kadına erkek de sası albenili olur siması değişince erkek der ki Ulan benden daha yakışıklısı yok herhalde değil o senin gittiğin yolun senin üzerindeki tecelliyâtı manevi tecelliyâtı sana ayrı bir güzellik geldi Kadınlar da aynıdır o biraz böyle Üstada bağlandılar biraz böyle Allah yolunda çalışmaya başladı Onun da siması değişti ona da etraftakiler dediler ne kadar nurusun Ay sen ne kadar hoş geliyorsun gözümüze bakar mısın İşte benim bir Teyzemin oğlu var da yani evli 40 yaşında kadın bekar mısın diyor Ona neden O da diyor ki ya bana neden böyle söylüyorlar diyorum bu zikrullahın güzelliği yolun güzelliği aynı şey dervişlerin üzerinde tecelli eder Ne yazık ki Dervişler bunun farkında değil ilk gördüklerini kapılıp giderler Erkekler de kızlar da değil bu yolla alakalı bu Mürşit le alakalı Senin o güzelliğin yolun güzelliği sen sakin ol ve ne diyor Hazreti Pir ölü onun aydınlığından kaftan giyindi bakın ölüydü sen sen dirildim Fakat ne oldu Sen artık bir kaftan giymek sufilikte ayrı bir makamdır Haydari giydirirler ayrı bir özel elbise giydirirler Kimisi kafasına taş takarlar tacın Yıldızı farklıdır Bunlar manevi hallerle alakalıdır o kimse belli bir hale gelince ona kaftan giydirilir manevi elbise giydirilir ona değişik renkleri vardır Onun kalbi meratib göre kıyafetleri de değişir burada Hazreti Pir kaftan demiş buna Eyvallah Yani bir kelimeyle bütün manevi halleri anlatmış Çünkü 4 makamdaki elbise ayrı beşteki ayrı 6’daki ayrı 7’deki ayrı velilik kaftanı ayrı mürşitlik kaftanı ayrı Bunların hepsi de ayrı ayrıdır ve hepsi de bir kelimede Hazreti Pir kaftan olarak toplamış onu o normalde işte dervişlik haydarisi giyilir dervişlik sesi giydirilir bir toplantı olur götürürler onu toplantıda bir hırka giydirirler bir cübbe giydirirler kafasına bir taç koyarlar tacın durumuna göre onun manevi hali ayrıdır veya kafasına farklı bir dervişlik fesi giydirirler Fest diyeyim ben ona Fest değil dervişlik bir tacı gibi bir şey giydirirler onun ayrıdır O dervişlik taçlarının da ayrı ayrı manaları vardır ayrı ayrı manaları vardır ayrı ayrı pire Efendiler giydirebilir değişik zamanlarda onun ayrı manaları vardır bakın Bunların hepsi de hal eğitiminin içindedir bunları böyle tefariye alakalıdır mesela o kimse kur’an-ı Kerim okuturlar kur’an-ı Kerim’den değişik ayetleri okuturlar kalk kalkar o kimse şu ayeti oku derler o ayeti okuyamaz yarıya kadar gelir bitiremez Oysa ayet onun hıfzına değildir Hatta kur’an-ı Kerim okumasını bilmiyordur kur’an-ı Kerim okumasını bilmiyordur yüzünden koysan kur’an-ı Kerim’i okuyamaz Aman o rüyasında kur’an-ı Kerim okuturlar değişik ayetleri okuturlar o ayetlerin ayrı manaları vardır o ayetlerin ayrı manaları vardır okuma ay ayrıdır okuyamaması ayrıdır hangi ayeti okuttu hangi sureyi okuttu hangi sureyi nereye kadar getirdi nereye kadar getiremedi Bunların hepsi de manevi hallerdir o Üstada bağlanınca ona tabi olunca o yolun adabına erkanına riayet edince olur bunlar bunlar parayla pulla makamla mevkiyle olacak işler değildir bunlar bir manevi eğitimdir gitmiş olduğun üstadın bunlardan haberi olması gerekir Eğer haberi olmazsa o zaman o işin içinden çıkamaz mesela geçen gün bir kardeş ağaç rüyası anlattı hemen aklıma geleni söyleyeyim dedi ki Göğsümden bir ağaç çıktı Göğsümden çıkan ağacın dallarının üzerinde dolaşıyordum dedi şimdi hal eğitimi olmayan bir kimse Bu rüyayı nasıl tevil ederdi an diyecekti ki o kimse L bu adam Şeyh edibali mi ki veyahut da o kimsenin Mürşidi olmasaydı Hani duydu ya tarihi vaka Ne oldu işte eee Osman Bey’in göğsünden bir çınar ağacı çıktı göğsünden bir çınar ağacı çıkınca Şeyh edibali onu tevil ederken ne dedi Senin de sen dedi büyük bir devletin kurucusu olacaksın Doğru mu Evet o Kardeş bana rüyasını anlattı dedim ki Gittiğin yol çok doğru bir yol bu doğru yoldan doğru yolda yürüyorsun ve dedim dallarının üzerinde dolaş dallarının üzerinde dolaşmanız etmen oradan faydalanmanın da faydan dokunman dedi Şimdi eğer ki o kimsede manevi eğitim olmamış olsaydı o üstadından bu cevabı almayacaktır Hatta Üstat diyecekti lan bu adam Hani öyle Kamil bir kimse olmasa lan bu adam şeyhliği koşuyor bunu nasıl ben önünü keseyim diyecekti kendince öyle tevil edecekti değil ama bakın manevi hal eğitimi dediğimiz şey bu o kimse hafızdı kur’an-ı Kerim okuyamaz rüyasında o gelecek üstadına diyecek ki ben hafızım ama kur’an-ı Kerim’i Rüyamda Okuyamadım ben ona diyeceğim ki Bak ben ona diyeceğim ki hangi yeri okuyamadım filanca değeri veya okuyamadım başladın Okuyamadım Senin hafızın yüzeysel Dice batıni örnek bu mürşid-i kamillerin üzerinde olması gereken hal eğitimi ama o Mürşide intisap edersen dos doğru durursan yolun adabına kanuna riayet edersen sen bunlardan faydalanacak Eğer öyle olmazsa bunlardan faydalanmaya yine biz Hazreti pir’in öğretisine müracaat edelim diyor ki fakat okur da dediğini tutmazsan Farz et ki peygamberleri velileri görmüşsün İnanmadık onlar uyumadıktan sonra ne fayda Yani sen Kur’an’ı okur da Kur’an’ı okur da Kur’an’a tabi olmazsan Kur’an’ın emrini yerine getirmezsen Sen Peygamberi görmüşsün peygambere iman etmemiş senen Sen veliyi de görmüşsün ama onun velini de inanmamışım ve Uyumamışsın ona o zaman bir faydası yok Allah bizi muhafaza eylesin Amin bu tazelik tuvba ağacının tazeliği bu hareket tuvba ağacının hareket dedir halkın hareketlerine benzemez bu mürşidin Tavrı bu mürşidin hareketleri bu mürşidin yaptıkları ve yaptırdıkları şeyler Tube ağacının tazeliği yani din taze olarak dini sana Taze olarak anlatan o dini fırından çıkmış yeni çıtır çıtır ekmek gibi sana tebliğ eden o taze çünkü tuba ağacı ne cennetteki ağaç cennetteki ağaç tuba ağacı ve rat ayet 28 onlar ki inanmışlardır Ve kalpleri Allah’ı zikretmekle huzura kavuşmuştur dikkat edin gerçekten Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzura kavuşur 29 ayet hemen arkasından geliyor inanmış olup Salih ameller işleyenler için hoş bir hayat ve güzel bir gelecek vardır yani burada önce Allah’ı zikretmekle huzura kavuştun yani Bir Mürşide intisap ettin bir veliye intisap ettin o sana Zikri öğretti o sana Zikri talim ettirdi Senin kalbin Zikrullah ile mutmain oldu oturdu yerleşti artık kalbinde Allah’ın Zikri var ve ardından Müjde geldi sana hoş bir hayat artık Sen o kalbin mutmain olunca Sen hoş bir hayat yaşamaya başladın Hayat senin için hoş oldu çünkü Allah’a teslim oldun habibine Resulüne teslim oldun üstadına teslim oldun o teslimiyetle kalbin mutmain oldu Zikrullah ile kalbin mutmain oldu mutmain olunca mutmain olan kalp ehli kalp sahibi hayatı hoş yaşamaya başladı hayatı mutlu yaşamaya başladı Çünkü o Allah’tan razı Allah da ondan razı iki Raziye Cem oldu bir yerde oldu razılık fışkırdı o zaman o hoş bir hayat yaşıyor gelecek için de ne diyor gelecekte de o güzel bir gelecek var hoş bir hayat güzel bir gelecek hoş bir hayat yoksa güzel bir gelecek yok hoş bir Hayat neyle Zikrullah la mutmain olma O Mürşide gitti Mürşide intisap etti o artık Mürşide intisap edince Kur’an ve sünnet-i Seniye uygun bir hayat tarzı Zikrullah la yorulmuş bir hayat tarzı onda oturdu artık şata şatafat gösteriş heva hevese oyma nefse dalma Şeytaniye dalma yok o Kur’an ve Sünnet tesinde Allah’ın gölgesi gölgeleniyor hoş bir hayat var ve gelecekte de ne yapıyor ona güzel bir gelecek bekliyor Bu Güzel bir geleceği de Cennet ve cennette tuba ağacı olarak görüyor işte diyor o Mürşit seni böyle taze din yaşatma noktasında tuğbe ağacın tazeliğinde ve o hareketi onların o Kur’an ve Sünnet dairesindeki işlevleri amelleri halkın amellerine benzemez halkın yaptığı avamın yaptığı amellere benzemez onun sana tarif ettiği onun sana anlattığı din halkın dini gibi değildir halk Çünkü geleneksel olarak kültürel olarak din Yaşar halkın yaşadığı din kültüreldir gelenekseldir Oysa Bir mürşid-i kamilin anlattığı din çıplak Kur’an ve sünnettir Kur’an ve Sünnet anlattığından dolayı halkın inanmış olduğu dinden ayrıdır Kur’an bunu böyle emretti sünnet-i seniyye bunu böyle yaşadı Kur’an ve sünnete göre bu işin böyle olması lazım Böyle yaşanması lazım deyince senin anandan öğrendiğin babandan öğrendiğin din bilgisi ile veyahut da Okullarda öğretilen din bilgisi ile veyahut da daha ileriye gideyim İmam Hatip’te öğretilen Hatta ilahiyatta öğretilen din bilgisiyle o mürşidin çıplak Kur’an ve Sünnet öğretisi çatıştı çatıştı neden çatıştı Çünkü öbür künler Papağan gibi taze değiller onlar Taklit ediyorlar taklitçiler O bir Peygamberin hayatını anlatırken yaşıyormuşçasına gözünün önünde yaşamıyor ayet-i kerimeyi okurken anlatırken yaşıyormuşçasına gözünün önünde yaşamıyor şunu kapatıyorum onu yaşıyormuşçasına onu anlatamıyor Çünkü ayet-i kerimeleri yüzeysel okuyor hadis Şerifleri yüzeysel okuyor yani hadis ayet ve hadis hal noktasında gözünün önünde değil Oysa hadis-i kudsi Allah’ı görüyormuşçasına yaşamır dedi hazr Peygamber ihsanı anlatırken o İhsan ehli değil İhsan ehli olmayınca Allah’ı görüyormuşçasına yaşamaktan uzak Allah’ı görüyormuşçasına yaşamaktan uzak olan bir kimseden din dinleyince o papağanlı yaptı O hakikati göremedi o hakikati göremediğindir caiz gördü o hakikati göremedi Çünkü o hakikati göremeyince Müslüman müslümandan da enflasyon miktarı kadar faiz alabilir dedi o hakikati göremedi Devlet faizini caiz gördü o hakikati göremedi emperyalistlerin eline aldığı Alim hükmündeki paçavraları kendince din büyüğü zannetti hakikati göremedi hakikati göremeyince İngiliz Kraliyet ailesine bağlı Tarikatı hakikat noktasında bir tarikat gördü bilemedi Çünkü hakikati de göremedi herkesi topladılar İngiliz Kraliyet ailesine bağladılar Çünkü hakikati görmediler Çünkü hakikati de Dinlemediler Çünkü dinleseler onlara ters gelecekti Olur mu canım Londra’da vakfımız var şimdi büyük bir ayrıcalıklı bu Neredesin işte Londra’daki vakfa bağlı Üstada bağlı anan geri zekalı adam Londra’daki vakıftan sana bir fayda olur mu o dese ki tek din İslam’dır Londra’da seni yaşatırlar mı sen diyeceksin ki din Kur’an ve sünnettir Londra’daki vakfına senin Saros Destek verir mi Seni kim yetiştirdi Saros un Vakfı yetiştirdi Sen Kur’an ve Sünnet deseydin Saros un Vakfı seni yetiştirir miydi sana para mı verirdi sana burs mu verirdi kim verdi sana bursu sosun yan Vakfı Verdi yancısı verdi sen o yancı tabisin yancı tabisin sana bir mürşid-i Kamil lazım senin şeyhin dedin kimseye de mürşid-i Kamil lazım neden o kimsenin seyri suluku yok seyri sülukun olmadığını da kendisi bilmiyor kim onu Şeyh tayin etti üç kişi toplandı tayin etti Yok böyle bir şey ama o ne yaptı O normalde bir mürşid-i kamilin Yalın din anlatması sufilik anlatması ona Keskin geldi hocanız çok iyi ama çok keskin konuşuyor yanlış mı Doğru ama Bu zamanda böyle konuşulmaması lazım Hangi zaman konuşulacak Hazret-i peygamber zaman mı bekledi sallallahu aleyhi ve sellem hazr peygamber müşriklerin içerisinde peygamber peygamberlik de vazife endi zamanı mı var dedi ben böyle söylüyorum zamanı mı var dedi diyorum bakıyor şimdi bana ya diyorum bakma bana böyle ben gayp bir şey söylemiyorum sana peygamber sallallah aleyi ve sellem Hazretleri dini tebliğ etmede zaman mı bekledi Ne zamana bekleyeceksiniz nereye kadar bekleyeceksiniz Allah bunun hesabını sormayacak mı size ne zaman ne kadar bağırmayacaktın tak kendileridir ne zamana kadar İngiliz soytarısı var Çünkü İngiliz soytarıları daha da çoğaldılar Bunlar azalacak varını çoğaldılar azalmıyor çoğalıyorlar mantar biter gibi bitiyor işte bir mürşidin tazeliği Hazreti Pir burada Hazreti Pir burada Tuğba acına benzetmiş ve onun hareketi de diyor Tuğba acının hareketidir halkın hareketlerine benzemez Halkın kendi içerisindeki yoz tabansız tabansız temelsiz din anlayışına ve algısına karşıdır diyor şimdi açıyorlar bana telefon hocam selamünaleyküm Aleykümselam ya bu sene telefonlar bilinmeyen bende kayıtlı değilse açmıyorum soru şu Migros’tan kurban almamız caiz mi Allah Allah geçen sene ne yaptınız diyorum ben migrostan aldık diyor kaçta geldi kurban etiniz diyorum ben hocam bilsen diyor Ne güzel diyor saat 10’da kurban etimiz geldi diyor telefonda bu sene değil geçmiş senelerden örnek veriyorum caiz değil kurbanın kurban değil yeniden kurban keseceksin diyorum ben şimdi bu kalıyor telefonda şimdi neden diyor Diyorum ya kurbanımı Ben kesiyorum kurban bayram namazından sonra kesilmesi lazım bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazından sonra kurbanın kesilmesi lazım bayram namazından önce kurban kesilmez bayram namazından sonra diyorum ben kendi kurbanımı kendim boğazlı Ya 8.5a mümkün değil hazırlanması diyorum ya 9da Nasıl Kurban 10’da nasıl kurbanın geldi sana diyorum diyorum buzlu muydu dondurulmuş muydu Evet diyor ya diyorum bu Kurban ne zaman kesildi Ne zaman temizlendi Ne Zaman donduruldu Ne Zaman paketlendi Ne Zaman Kargo getirdi diyorum ya telefondaki duruyor E sen şimdi diyor Hocam bizi masrafa sokuyor açma Kardeşim telefon bana ben sana doğruyu söylüyorum ben sana doğruyu anlatıyorum bu sefer diyor Nerede keseceğiz diyor git belediyeye müracaat et diyorum köpekler için müracaat ediyorsunuz kediler için müracaat ediyorsunuz kurban kesme için de müracaat edin devasa stadyumlar yapıyorlar mahallelere küçük küçük kurban kesme yerleri yapsınlar ayırsın müracaat edin yok o Yalın din Yalın din onu mutlu etmiyor O ne yapacak kaldır nefsine tatlı gelecek veyahut da vakıflarda var ya Ne güzel ha vekaletle kurban kesmek Diyanet başta ardından Vakıflar Alo merhaba merhaba Benim bir kurbanım vardı yurt içi mi yurt dışı mı olsun yurt içi olsun veya yurt dışı olsun ucuz ya yurt dışı olsun kaç para 5.000 kusur mu ne kadar 5.000 kusur mu 5.000 kusur Tamam adınız ne Mustafa özba Tamam Allah kabul etsin Allah Allah kurbanı gördün mü hayır kurbanın öldüyse ne olacak bilmiyorsun ya boynuzunun kopardı şimdi diyorum ki karşıdakine hiç diyorum kurbanın öldü diyen oldu mu ben bir vakıf kaç numaralı kurban benim belli değil bir vakfa vekaleten kurban verdiniz İyi ben gideyim bir tane budundan alayım kaç numaralı benim hayvanım şimdi ibadet değil ki halkın kendince kendi kendini tatmin etmesi kurban kestik Allah kabul etsin Ne yaptınız filanca vakıfa verdik ne büyük iş yaptın ya Belli mi Hangi hayvan Yok ya boynuzu koptuysa kökünden boynuzu kökünden kopan hayvan olmaz gördün mü kurbanlığını boynuzu kopuk mu değil mi kulağı kesik mi Değil mi kör mü Değil mi yürüyebilecek hastalığa sahip mi Değil mi Gördün mü görmedin kardeşim sen ibadet ediyorsun kurban hanefilere göre zekat verenlere vacip vacip Vacip bir ibadet Ya evet sen tanıyorsun Yusuf hocayı tanıyorum Yusuf hocaya vekalet veririm Yusuf Hocam benim için bir hayvan al hayvanı almaya kesmeye Ondan sonra e etini de tasarruf etmeye seni vekil tayin ettim Yusuf hocayı tanıyorum inanıyorum kabul büyükbaşa girdik İyi hangi büyükbaşa deve mi İnek mi Dana mı düve mi Kaç yaşında diş kapak attı mı atmadı mı ineke hamile mi Değil mi düveye hamile mi Değil mi Nereden biliyorsun veyahut da hissedarlardan birisi anan tertemiz et gelecek bana Ben et niyetine ne bana ne kurban ya oradan ayakkabı da dağıtsam kurban olur dedi birisi de öyle hissedarlardan girdi yi hissenin altısı da yedisi de fasit oldu gitti Bunu anlatıyorsun bakın bir tek kurban meselesini Anam duruyor telefonda ya diyor sizin diyor din anlayışınız bana uygun gelmedi e gelmez Ben ibadeti anlatıyorum Çünkü yok O arkadaş ne güzel devlet de diyor ki Ey müslümanlar Siz ne bu ibadetlerle uğraşıyorsunuz kurbandır Şudur budur Alın size 9 günlük tatil gidin Anayı Babayı da bırakın her şeyi bırakın gidin beş boynunuzda otellerde Keyf edin Bu da sizin hunuz bir de onu çıkarlar Müslümanın Hakkı değil mi ya Denize girecek havuza girecek tatil yapacak He ya ya Müslüman dağları devirdi Çünkü Cihat ederken böyle Kanter içinde kaldı ne ev yüzü gördü ne Bark yüzü gördü gidip onun da beş boynuzlu otelde çıplakların içerisinde dolaşması lazım ya tatil yapacak ya bir de ne dedi birisi bana biz dedi kimsenin görmediği koya gidiyoruz dedi ben kaldım böyle yani dedim hiç kimse gelmiyor mu o koy sana mı ait dedi değil dedi peki biri gelince ne yapıyorsun dedi Hemen çıkıyoruz dedi denizden dedi hanımında haşem mı var dedim kaldı ha pikin ile giriyor öyle mi dedim ben Evet o geldi aniden Adam gördü onu dedim bu durdu şimdi yani Abi ne diyorsun bu Zakir liğin döneminde olan Muhabbet abi dedi ya yani dedi y utandırıyorsun beni dedi Şimdi kitabın ortasından konuşun dedi oğlum yanından Nasıl konuşayım ben yancı değilim ki dedi Oğlum dedim hanımını dedim bikini ile dolaştır desem dedim Bursa’da dolaştırır mısın abi Olur mu öyle şey oğlum orada da görmediler mi oradaki gören adam değil mi Ha bir B kitabın ortası acı geliyor insana o yüzden mürşitlerin hareketi halkın hareketi gibi değildir o tuğbe ağacı gibi tazecik Eğer bu ebedi nefha Yere göğe nazil olsa Yer ehliyle Gök ehlinin ödleri su kesilirdi Yani bu nevha dedi bu eee hal bu feyiz bu emanet Yere göğe nazil olsa Yer ehliyle Gök ehlinin ödleri su kesilirdi yani hatta Eee nefh Eskiler İsrafil’in suru olarak eee şey yaparlar nitelendirir Yani bu üfleme bu eee haykırma bu Diriliş muştusu müjdesi Yere göğe nazil olsa hepsinin de ödleri kopardı su kesilirdi Yani bunu kaldıramaz lardı Bu emaneti yüklenemez derdi ki yüklenemed Esasen bu nihayeti olmayan nevhan korkusundan Gökler ve yeryüzü Vedalar o emaneti yüklenmekten çekindiler Fe Ey beyne en Yah ym neha ayetini oku da gör ahsap ayet 72 Biz emaneti göklere yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve korktular onu insan yüklendi Şüphesiz ki insan çok zalim ve çok cahildir lüfen sus Siri şimdi onlar çekindiler yani Dağlar bütün hani var ya ayeti kerime Biz emaneti göklere yere ve dağlara teklif ettik onlar yüklenmekten hem kaçındılar hem de korktular onu insan yüklendi yi şimdi desek ki dağa cenab-ı hak dağlara dedi ki size böyle bir emanet vereceğim dağa böyle bir emanet vereceğim dediği zaman dağın dili olması gerekir cevap verecek Çünkü dağın aklı olması gerekir şimdi geriye doğru götüreyim sizi vahiyle alakalı geniş bir sohbet vardı sizin vahiyle bugüne kadar bildiklerinizin öğrendikleriniz tersi olan bir sohbet onu hatırlayın geriye dönüp hep onu dinleyin çünkü ondan sonra gelen sohbetleri daha iyi anlayabilmek için o vahiy sohbetini iyi dinlemek gerekiyor Cenabı Hak ne yapıyordu dağlara vahy ediyordu yere vahy ediyordu göklere vahy ediyordu arıya vahy ediyordu bakın arıya vahy ediyordu Demek ki Allah vahy ediyor Dağa Taşa göğe yere Allah dağlara vahyetti dedi ki size bir emanet yükleyeceğim Dağlar o vahiyle o vahiyle ırgal andılar sallandı Dediler ki biz bunu kaldırabilecek noktada değiliz Allah göklere vahyetti size bir emanet yükleyeceğim dedi Onlar da bu emanetten uzak durdular korktular korktular ayet-i kerimede diyor ki onlar korktular çekindiler Bu emaneti yerine getiremeyiz diye korkuları emaneti yerine getiremeyiz diye korkuları çekinceleri bu Biz senin vermiş olduğun bize verecek olduğun Bu emaneti yerine getiremeyiz diye korkusundan dağın yüreği kan olmasaydı eşfak ne minha denir miydi Ve onlar korktular Bu emaneti üzerlerine alamadılar Bu emaneti Evet biz yerine getiririz diyemediler Bu emaneti kim yerine getiririz dedi Adem Aleyhisselam Cenabı Hak Adem dedi ki Bu emaneti yerine getirir misin bunu yerine getirirsen ben senden razı olacağım dedi Adem Aleyhisselam Sen razı olacaksan Ben Bu emanete hazırım dedi iki namaz vakti geçmedi Adem hata etti Adem de cennette namaz kılardı Allah’a hamd için şükür için namaz Cennetten çıkma bir ibadettir Adem cennette namaz kılardı Allah’a hamdini yerine getirmek için Ey müslümanlar namazlarınızı dos doğru kılın O yüzden imam-ı Şafii tirmizi’nin naklettiği hadis-i Şerifi kendisine ölçü aldı namaza namazı kasten terk eden küfür ehlidir dedi hadis-i şerifte imam-ı Şafii bu hadisi kendine ölçü alıp namazı kasten terk edeni Küfür ehli gördü imam-ı Azam Küfür ehli görmedi günahi keb işlemiş olur dedi ameldeki noksanlık la alakalı gerçekten ümmeti Muhammed’i bu mana O başka hadisleri kendisine ölçü alarak Tan bunu söyledi ve Hazret Adem babamız zahirde Çünkü babamız odur manada Hazreti Muhammed Mustafa’dır Sallallahu Aley ve sellem hzr Adem Bu emaneti üzerine aldı örnekleyen namazı vaktinde bunu aldı ikindi namazı vaktinde hata yaptı yaklaşma denilen alana yaklaştı alan yok ağaç mıdı yok buğday mıdı yaklaşma denilen yere yaklaştı emanet neydi emanet Ben her şeyi bağlarım ya ilmel yakin Aynel yak yakin hakkel yakin hepinize malum Kur’an tabirdir emanetin ilmen yakini ilmel yakin emanet Bu nedir Kur’an ve sünnetin belirlediği şeriatın emrettiği dini işlerdir emanettir Bunlar Müslümanların müminlerin üzerine şeriatın belirlediği Kaideler emanettir bütün Kaideler ve bunların gözetilmesi ve gözetilir Ken bu bütün emanetlerin haklarının yerine getirilmesi ve cenab-ı hakın mükellef ettiği bütün dini vecibelerini yerine getirilmesi emanettir ve bu emanetler günün müslümanlarına emanet edilmiştir Müslümanlar Müminler bu emanetleri kendilerinden sonra gelecek olan silsileler doğru bir şekilde aktarmakla mükelleftirler sen onu aktarmakla mükellefsin vel Asri de ne dedi hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna dedi iman edeceksin Salih amel işleyecek hakkı ve sabrı tavsiye edeceksin Sen birinci derecede ehline eşine çocuklarına Bu emaneti tebliğ edeceksin Birinci derecede Sen şeyhsiz senen birinci derecede bu müritlere bunları emanet edeceksin emaneti yerine getireceksin babasan babalığını yapacaksın çocuklarını emaneti yerine getirecek emaneti onlara öğretmez yerine getirmezsen dos doğru babalık yapma sen Liman babası bile değilsin çocuklarına Kur’an ve sünneti öğreteceksin Kur’an ve sünneti onlara tebliğ edeceksin onlara emanet edeceksin Kur’an ve sünneti ve bu emanetlerin en başında da insana verilen emanetin en başında akıl var vardır aklını korumakla mükellefsin hem kendi aklını koruyacaksın hem de eş ve çocuklarının aklını koruyacaksın Mürşit isen dervişlerinin de aklını koruyacaksın daha yeni ders alan bir kimseye 33.000 ya Allah çektirip onun buna gücü var mı yok mu manevi olarak bunu kaldırır mı kaldıramaz mı bilmeden o adamı derse boğmayın Onun aklını oynatmayın tuhaf hareketler yapmayı tuhaf hareketler sesler çıkarmayı dervişlik olarak öğretmeye bu birinci derecede dervişlere birinci derecede dervişlere ilmel yakin noktada şeriatın emrettiklerini emredip onlara şeriatın emanetlerini öğreteceksin bu ilmel yakin emanet ikincisi ne emanetin ikincisi Aynel yakin emanet Bu da nedir bu dervişleri ilgilendiren bir emanettir Burası Sufi yolunda yürüyenleri ilgilendiren emanettir sen mürşitsiz koltuğa oturdu isan Sen Dervişler muhabbeti anlatacaksın aşkı anlatacaksın ilahi cezbeyi anlatacaksın onlara il o birinci emanet mertebesini anlatacaksın onlar ikinci emanet mertebesi olarak Aynel yakin halini meyve olarak yiyecek o ilmel yakin emaneti yaşayacak ki doğru Bir Mürşide intisap ettiyse ve üstadını dinliyorsa üstadına tabi ise şeriat-ı garın emrettiği o emaneti müritlerine yaşatacak ki o Aynel yakin derecede Aşk hallerini muhabbet hallerini ilahi cezbe hallerini ilahi varidat hallerini O kimseler meyve olarak yaşayacaklar ama onlar sorumlu neden onlarda da bu emanet onlar da Bu emaneti kendilerinden sonra gelenlere nakletmek öğretmekle mükellef emanet Çünkü kendisinin o Nasıl ki birinci derecede ahdine Vefa gösterme akitlerinde sağlam durmayı verdikleri sözü yerine getirmeyi manevi olarak Mürşit öğretti artık mürit ve aynı zamanda da Mürşit Aynel yakin noktasında o manevi haller ile hallen menin yolu açıldı O haller ile hallendi bu ne bu da Aynel yakin emanet işin bir üst noktası daha var bu üst noktası ne hakkel yakin hakkel yakin emanet Bir mürşit müritlerine hakkel yakin emaneti de öğretmekle mükelleftir Çünkü mürşidin üzerindeki hakkel yakin hali onun kendi hali değildir Onun kendisinin malı da değildir Onun için o anlatılmaması Gere bir şey değildir o hakkel yakin ilmidir onu da ehline anlatmakla öğretmekle mükelleftir emanettir Çünkü burası vasıtasız iyi dinleyin Burası vasıtasız perdesiz Feyzi ilahi denilen hal ile hallenmek yani ilmi ledün almaktır vasıtasız ve bu hal bu hal bu fakirin sözüdür öyle kabul edin vehbidir yani Bu çalışmanın neticesinde olacak bir şey değildir Bu direkt Allah’ın lütfu ikramı ihsanı Cenabı Hakk’ın meccanen verdiği bir Feyzi ilahidir bu vasıtasıdır bu hale gelen Bir mürşit bunun da ahvalini bunun da tecelliyâtı müritlerine anlatmakla yükümlüdür Çünkü bu da emanetin Hıdır emanetti hassad Eğer mürşidin bunlardan haberi yok ise onun üstatlık tasamı da kendi nefsinde küfürdür Allah muhafaza eylesin Amin bu Feyzi ilahi dediğimiz vasıtasız ilmi ledün tecelliyât da iki hali vardır Bunun da iki hali vardır Bu birinci hali o mürşidin kalbine İlm dünün akması dır bu birinci halidir bunun ikinci hali vardır bunun ikinci hali de varlıkla alakalıdır varlığı tanıma varlığı bilme varlığa olmadır bunu sistemleştiren bunu sistemleştiren bunu sistematik olarak da anlatan Muhyiddin İbn arabir bu fakir de varlığın dereceleri olarak bunun sohbetini yapmış kimsedir bu o ilmi ilahinin O feyz-i ilahinin benim tabirim göre nur-u muhammediyenin varlığın üzerindeki tecelliyâtı dır Bunlar da emanettir asıl mürşidin Mürşit liği bu emanetler belli olur müridin mürit liği de müridin mürit liği birinci emanet anlattığım ilmel yakin emanet sahip olması bunları üzerinde tecelli ettirmesi verdiği sözünde durmak bir üstadın elinden tutmuşsun Otur oturduğun yere hangi ilminle onu kıyaslayacak şüphen varsa bırak git hakkındır ama ö türlü Peygamberi görüp de iman etmeyenlerden veyahut da üstadın dediği gibi pirin dediği gibi veliyi görmüşsün ama ders almamışsın tabi olmamışsın ders almışsın dinlememişsin Dervişler birinci emaneti yerine getirmek ve onu gelecek kuşaklara anlatmakla mükelleftir o zaman farzlara riayet edecek haramlardan uzak duracak nafilelerle Allah’a yaklaşacak Üstada vermiş olduğu sözleri bozmayacak sahabe öyle yaptı Hazreti Peygambere biat ettiler Hatta biat ettikten sonra bir daha biat ettiler sözlerini bozmadılar sözlerini bozmadılar dervişin hası sözünü bozmayan dervişin hası Ben bazen derim ya Neler yaşadık gördük Biz Cenabı Hak lütfetti dimdik durduk birinci emanete herkes tabi olacak Allah bizi onlardan eylesin Amin 1960 beyitten devam edeceğiz geçen perşembe gün Cafer’e ne yapıyoruz dedim Önümüzdeki cumartesi dersi devam edeceğiz mi dedim Cafer dedi herkes alıştı artık dedi Ondan sonra Mecbur değil Nasıl olsa hiç kimse dedi gelebilen gelir dedi Biz derse devam edelim dedi Helalim var Cafer dedim Tamam dedim içimden de dedim ki gönlümdekini söyledi Hani derse devam edeceğiz arife günü dedim Bir de içimden Tam dua edilecek Kurban Arifesi dua edilip zikredilecek bir gün inşâallah Allah izin verirse önümüzdeki cumartesi buradayız Hani gece dükkan açan olur işi gücü olan olur bu konuda hiç kimse mecbur değil Çünkü Kapalı Çarşı açık oluyor İsmail açıyorlar mı gene gece Allah’ım ye etsin Murat a mı Gece Son Gece açmıyorsunuz Allah iyi etsin inşâallah O yüzden işi olanlar işlerine bakabilirler bayanlar temizlik memiz yapacaklarsa son güne Bırakıyor Ya Kimisi Hatta son saate bırakır her Ben bayramdan önce kadınlara seslenirim kadınlar Arife gününe iş bırakmayın ev mi temiziz temizleyeceksin temizliyorlar ya Bir de evlerini Temizlikte öyle hassas olanlar var Diş fırçasıyla şeyleri temizliyorlar mış Ne o Eee yok derzler iyi mutfak tezgahı mesela Bir de e kalorifer petekleri böyle ben böyle dedim yani adam anlatıyor bunu diyor bir dua var mı hanımı okuyayım dedi ne yapıyor dedim ben ondan sonra dedi kaybettim ben hanımı ne oldu dedim ya dedi ki eline dedi şey almış Diş fırçası almış dedi kalorifer peteklerini temizliyor dedi ben de kaldım böyle kalorifer peteğini Ondan sonra bir de dağıtıyormuş bir kısmını böyle diş fırçasıyla temizliyor muu dedim Başka vallahi dedi bütün gün elinde dedi toz bezi dedi siliyor rahatsız o zaman dedi Ne yapayım dedi Vallahi sen onu buradan Geri çeksen senin başına cebelleş olur o dedim sen yine kendine kendini dedim hamdet o dedim Evi temizliyor ben öylesini biliyorum dedim adam daha içeri girerken derhal üzerinde ne varsa çıkar dost Doğu banyo ediyormuş dedim nasıl dedi bas B dedim asla diyormuş dışarıdaki kıyafetin ne içeri giremezsin İsmail de böyle yandan yandan Bakıyor bana öyle birisi decek ha diyor yavrum düşmemişsin Sen sana Allah lütfetmiş bu arada başın sağ olsun Ben seyahatteyim biliyorsun malum Allahım y etsin inşâallah e dedi dedim Sen haline hamd et dedi ki O ne yapıyor Ne yapacak oğlum dedim geçim Dünyası soyunuyor muu orada dedim Ben hatta bir gün iş çamaşırını çık ış ona bile kızmış dedim havluya sarın iç çamaşırını da çıkar gir demiş Dedim he diyormuş iç çamaşırım nereden toz aldı her yerin tozlu senin diyormuş Gir İçeri dedim böylesi var hatta bir başka bir farklı bir çizgi evde et pişirmiyor mesela Kadın kokuyormuş Erzurum’la öyle Ne yan yan bakayım Dursun O da dedi ne et pişirmiyor Muş mu böyle kabardı Oğlum ne kabarıyorsa D diyor bak böylesi de var o yüzden koku yapan hiçbir şey pişmeyen evler var kızartma Adam diyor ki yemiyoruz yıllardan beri diyor e diyorum Ne oluyor lan diyor bir diyor Böyle pikniğe Mike gidiyoruz diyor orada kızartıyor yiyoruz diyor ondan sonra geliyoruz komple yıkanıyor diyor Neyse kadınlara ait bu temizlikleri yapın bitirin Arife gününe bırakmayın hele Bayram sabahına hiç bırakmayın Allah rızası için Al Fatih selamat Amin.

267. Mesnevi Şerhi 1955. Beyitten – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mesnevi Okuması (2234. Beyitten) 26.07.2025, Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti 27.10.2022 ​​​​​​​​​​​, Bursa Kutlu Doğum Sohbeti – 14 Nisan 2012. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler