Mesnevi Şerhi

266. Mesnevi Şerhi (1951. Beyitten)

266. Mesnevi Şerhi 1951. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 266. mesnevi şerhi 1951. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

266. Mesnevi Şerhi 1951. Beyitten Hakkında

amin bu çocuğun Elinden alın hangi çocuksa annesi Çocuğun elinden oyuncağı alsın Evet zamanımızdaki günlerde rabbinizin güzel kokuları vardır kendinize gelin o güzel kokuları almaya çalışın hadisinin tefsiri Konu başlığı peygamber hakkın ve temiz kokuları bugün nerede esecek o vakitlere kulak verin aklınız o vakitlerde olsun ki Bu çeşit güzel kokuları alasınız bu fırsatı kaçırmayınız dedi koku tarih boyunca hep farklı algılanmış farklı atfedilmiş inşâallah Cenabı Hak Bana bu kokuyla alakalı geniş bir sohbet zamanı oluştursun Amin inşâallah onu önümüzdeki haftalarda kokuyu işleyim koku bir şeyin işaretidir hani mesela işte bir kimsenin soğuk algınlı olur nefesi farklı kokar işte midesinde rahatsızlık vardır nefesi fark kokar Örneğin işte pankreası rahatsızdır vücudu ayrı kokar kalbinde rahatsızlık vardır ayrı kokar Bağırsaklarında rahatsızlık vardır ayrı kokar şimdi Gürkan hastalarla fazla uğraştığına o farklı farklı kokuları algılar hastanın hastalığına hastalığının çeşidine göre vücut koku yayar bu işin Zahir tarafıdır mesela Şeker hastası şekeri yükselince ağzı nefesi kokar bildiniz nefesi kokar o kimsenin şekeri çok yüksektir nefesi kokar onun Hele aç çkan daha fazla kokar bu işin Zahir tarafı mesela yalancı ayrı kokar Gıybet eden ayrı kokar bildiğiniz koku Zina eden ayrı kokar faizle iştigal eden ayrı kokar kokusu değişir vücudunun tövbe etmeyen ayrı kokar ben şimdi yavaş yavaş başka yere doğru geleceğim şimdi mesela zikreden ayrı kokar Tevhit Çekenin kokusu ayrıdır mesela allah esması Çekenin kokusu ayrıdır hu esması Çekenin kokusu ayrıdır Hay esması Çekenin kokusu ayrıdır bunlar bu kokular insanın üzerinde değişik değişiktir Beytullah’ın kokusu ayrıdır Eee Tevhit çeken Beytullah’ın ayrı kokusunu alır Allah esmasını çeken Beytullah’ın ayrı kokusunu alır hu esması çeken Beytullah’ın ayrı kokusunu alır Hay esması hak esması Kayyum esması Kahhar esması bunların hepsinde Beytullah’ın farklı farklı kokuları vardır ve o kimse mesela Beytullah’ta olmasa dahi Beytullah’ın kokusunu alır oturduğu yerden medine-i münevvere’de mürşid-i kamillerin de kokuları ayrıdır her mürşid-i kamilin kendine kendine özel kokuları vardır şimdi koku öylesine enteresan bir şeydir ki yalnız her burun o kokuyu almaz Bir de işin bu tarafı var B zahiren Burunun tıkalıdır İşte genzinde problem vardır bur beyninde problem vardır burun deliklerinde problem vardır burun sinirlerinde problem vardır tıpçı değilim tıpçılara da hakaret etmiş olmayayım şimdi Abdullah da oradan şimdi bakacak bir dal girmediğin dalmadığın bizim dalımız kaldıydı diyecek tıpçı değilim ama normalde Mesela bir kimsenin burun hassasiyeti oradaki damarlarda zedelenme varsa mesela kokuyu almaz Örneğin Hani bir Korona denilen bir salgın vardı işte neydi tat ve koku gidiyordu önce öyle değil mi koku gelmiyordu geriye neden işte tahrip oluyor tahrip olunca 6 ay 7 ay 8 ay kokunun gelmedi Hatta o günden beri koku alamayan insanlar da var kalıcı adam kokuya karşı bir duyarlılığı kalmadı Örneğin şimdi böyle düşündüğümüzde Demek ki bir sürü şeyin mesela bin bir türlü çiçek var bin bir türlü çiçeğin kendine ait kokuları var bin bir türlü hayvan var Sayısını bil bilsin çiçeklerin sayısını bilemezsin hepsinin ayrı ayrı kokuları var ve baskın olan bir koku var ise o bütün kokuları bastırır baskın kokular vardır o baskın kokular diğer kokuları bastırır ama o koku yok hükmünde değildir vardır ama bir koku orada basmıştır orayı baskın olduğundan sadece onu bir kimse koklar Burası Gül kokuyor der veya Burası Karanfil kokuyor der Halbuki orada Gül de vardır hassas burun Olursa gül kokusunu da alır hassas bir burun yok ise o zaman o karanfilin içerisindeki Gül kokusunu alamaz hissedemez ama yok hükmünde değil ben kokuyla alakalı özel ders yapacaktım herhalde yaptık şimdi kısacası özet oldu Şimdi bir de işin manevi kokusu var bunun da az bir şey hani değindik makamlara göre kalbi merati göre de o kimsenin kokusu değişiktir işte peygamber hakkın güzel ve temiz kokuları Bugünlerde esecek o vakitlere kulak verin aklınız o vakitlerde olsun ki Bu çeşit güzel kokuları alasınız bu fırsatı kaçırmayınız dedi mesela meşhur ya hadis-i şerifte Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Ben Rahman’ın kokusunu Yemen’den alıyorum dedi Yani bu hadis-i Şerifi genelde Hani bir daha böyle hani hakkın kokusu Yemen tarafından gelmektedir diye bunun değişik versiyonları var ama hani bir tanesi yeterli Bu konuyla alakalı Ondan sonra masanın üzerinde de hediye gelmiş bir ajr vardı teşekkür ediyoruz o ajin de dört çirtlik eserini getirene O esnada böyle gayri ihtiyarı Ona bakarken de bu kokuyla alakalı o hadis-i Şerifi de orada buldum a C’nin Normalde bununla alakalı Tabii Eee böyle bir Hani delil olsun diye yazdım yoksa Yemen’den alakalı kokunun geldiğine dahi veya Rahman yemendedir bununla alakalı çok hadis-i Şerif var ama normalde genel olarak da bunu hani Eee Veysel Karani Hazretlerine atfeder ya yemenle alakalı O yüzden Normalde Hazret-i peygamber de Tirmizi geçiyor hadis-i Şerif Ümmetimden bir adamın yani üveysin şefaatiyle Temim kabilesinden daha fazla kişi cennete girecektir ya da Ümmetimden şefaatiyle daha çok kimsenin cennete gireceği bir Üveys vardır diye bunun da değişik rivayetleri var hatta müslim’de Kim ona erişirse ona uğrayınız kendisi için istiğfar ettirsin rivayeti de var hani ona uğradığında kendin için istiğfar ettir Yani sen kendin için tövbe ettir Yani siz birbirlerin ie temiz ağızlarla dua ediniz birbirlerin ie temiz ağızlarla istiğfar ederiniz Yani bir başkası için tövbe etmek bir başkası için dua etmek temiz ağızla tövbe etmek temiz ağızla dua etmek oluyor Yani çünkü hiçbir kimse kendi nefsine temiz değil ya da ben temiz değilim hani nefsini temize çıkaranlardan olmayalım ayet-i Kerime o zaman Ümmet birbirine dua edecek herkes birbirine dua edecek erkek eşine hanımına dua edecek hanım kocasına dua edecek anne baba çocuklarına dua edecek çocuk anne babaya dua edecek Kardeşler birbirlerine dua edecekler bu muhteşem bir temizlik Harekatı aslında Ama ne yazık ki insanların içine fitne giriyor kadın kocasına lanet okuyor koca karısına lanet okuyor anne baba çocuğunla lanet okuyor çocuk anne babaya lanet okuyor Böylece toplum ayrışıyor Aile kavramı kalmıyor ailelerin içerisinde Ortak noktada buluşmak kalmıyor bakın en büyük oyun en büyük oyun Dünya üzerinde Aile kavramını yıkmak aileleri dağıtmak bu Müslümanlar bu Hristiyanların üzerinde oynandı bitti şimdi müslümanların üzerinde oynanıyor Müslümanlar bu konuda uyanık olacaklar Aile kavramını dağıtmayacak erkekler işler iş Sizde bir ev dağılıyorsa sorumlusu erkektir eşini ailesini çoluğunu çocuğunu koruyacak kadınlar kocalarınızı zorlamayın kocalarınızın yapamayacağı güç yetiremeyeceği işler istemeyin eşlerinizi utandırmayın Makul bir geçim sağlayın ve geçinin bu konuda Müslümanlar daha hassas davranacaklarını bozmayacak yuvalarını dağıtmayacak davranacaklarını bozacak Müslümanlar yoksa biz de hristiyanlaşması o zaman e hakkın kokusu Yemen’den geliyor Rahman’ın kokusu Yemen’den geliyor demek ki koku önemli manevi koku almak zahiri koku almak da önemli Mesela işte bir dahiliyeci kokuyu alabilmeli bir dahiliye doktoru kokuyu alabilmeli onun Normalde nefes kokusu onun vücut kokusundan Ondaki rahatsızlığı tespit edebilmeli bu ayrı bir çalışma sistemi bu ayrı bir şey Yani normalde Pankreas hastası bir kimseyi defalarca koklaması lazım veyahut da mide rahatsızlığı yaşayan bir insanı defalarca koklaması lazım O kokudan onun rahatsızlığını hissetmesi lazım anlaması lazım bunu tırnak içerisinde Bir daha söyleyeyim mesela Ölümün de kokusu vardır Yani bunun burnun hissederse bir hastanın yanına gittiğinde o ölüm kokusunu aldıysan daha önce hissediyorsan o hastadan o ölüm kokusunu hissedersin alırsın kendi iç aleminde dersin ki bu koku değişik bir koku bu öleceğini kendince işaret edersin bu da ayrı bir kokudur mesela ölüm kokusu ayrı bir şeydir evdekiler hissetmez onu odaya girdiğinde ölümün kokusunu hissedersin bu böyle anlık mesele değildir bir kimse de öyle pat tak Ölmez bir kimse ölüm başlangıcı vardır onda isterse trafik kazasında ölsün o ölümün başlangıcı vardır onda ölüm başlamıştır onda ölüm başladıysa mesela o kimse Kur’an sünnet dairesinde isse ayrı onda tecelli eder Kur’an sünnet dairesinde değilse ayrı tecelli eder namaz kılan da ayrı tecelli eder namaz kılmayan da ayrı tecelli eder Allah’ı çok zikreden de ayrı tecelli eder Ondaki tecelliyât farklıdır Bunlar seyri sülukun işaretleridir seyri suluku olmayan bir kimsenin bunları bilmesi mümkün değildir Bu kadar teferruatı bilmesi de mümkün değildir öyle seyri Sülü öle 2.000 dolara verip bir icazet almakla da olmuyor işte Normalde eğer o kimsenin kalbi çalışıyorsa kalbi çalışıyorsa onun aklı kokudan hükmeder burnu çalışıyorsa burnu çalışıyorsa o kokudan hükmeder Hani Hazreti Pir daha önceki mesnevinin Bey bir beyti vardı ya burnun niçin koku almaz bilir misin der burnun niçin koku almaz burnun neden koku almaz burnun koku almaz Çünkü heva ve hevese uymuş bir nefis taşıyorsun burnun koku almaz Çünkü manevi olarak körleşir gö gibidir burnun da kendine ait bir aklı vardır bakın burnun da kendine ait bir aklı vardır koklarsın çay koktu veya kokmadığı var ya da çayı demlemekte rahatsızlık var ya da Çayda rahatsızlık var çayın çay gibi kokması lazım Eğer burnun daha önce çay kokusunu aldıysa o kokuyu hangi çayı içtiysen o koku sende oturur aklın onu hıfs eder çayın kokusunu hıfs eder ve sen o çayın kokusunu ararsın eğer o Çayda koku yoksa ben içimden şöyle derim çay çiğ kalmış çay gün demleneyim da çay çaya kokardı hangi çaya ama benim aldığım çay kokusuna kokardı benim aldığım çayın kokusu yoksa onda Halbuki kendine ait bir çayın kokusu var mı var ama benim hıfs ettiğim çay kokusu yoksa dedim ki bu çaya kokmuyor Halbuki o Çayın da kokusu var ama benim hıs ettiğim koku yok onda o yüzden ben derim ki Bu çay kokmuyor çay kokmuyor böyle olunca Ne oldu ben Benim burnum hassas değil ezbere konuştu ezberlediğini söylüyor bakın ezbere konuştu benim burnum E neden ezbere konuştu Ben bir çay kokusu almışım devamlı o çaydan hep çaylardan o çay kokusunu bekliyorum burnum benim ezbere konuştu değil hassas olsaydı bu çayın kokusunu da alacaktı hassas olsaydı kokusuz diye atfedilen suyun da kokusunu alacaktı su kokusuzdur Doğru değil suyun da kendine ait Bir kokusu vardır Her suyun kokusu ayrıdır her suyun kokusu kendine ait ayrıdır aynı çeşmeden doldursan dahi her bardağın kokusu değişir Ard ardına bardakları doldursan dahi kokusu değişir Art ardına doldurdunuz bekletin bardakları orada 10 dakika içerisinde Onun da kokusunu değişeceğini göreceksiniz bu konuda en hassas burunlu Allah rahmet eylesin anne dedemdi dör tane testi var Bir tane de küp var hepsi de aynı çeşmeden dolduruluyor ama testi ve küpler Çeşmenin suyunu kendisine benzetiyor küçüğün B bir büyüğünden su katın bana Küçüğün bir büyüğünden tesen Küçüğün bir büyüğü var büyük var büyüğün küçüğü var Tarif bu küçükten bir su katın bana küçük bir su Getiriyorlar alıyor tası bildiğiniz sefer tası tamam Bir Tek Annem yapar Küçüğün bir büyüğünden su katın dedi Her seferinde de anneanneme der aman nereden bce güçü bir büyü büyüğü bir güçü korkutmuş böyle yürütüp gidiyor eşine ana boş ver ben katı vereyim su kızım onun dediği yerden kat Anneannem yalvarıyor ona tamam tamam diyor gidiyor büyükten katıyor Dedem gene alıyor büyüdüm ağzında dolaştırıyor de ki de şek yarata de bu büyüğün suyundan olmuş hassas koku alıyor dili de tadı alışmış koku alıyor Ben bunu izlediğimde 13 14 yaşındaydım bize tuhaf geliyordu tuhaf değilmiş şimdi maneviyatta da koku vardır mürşid-i kamilin kokusu ayrıdır 6 esmanın kokusu ayrıdır beşin 4’ün üçün ikinin kokusu ayrıdır günah kebin içerisinde dolaşan kokusu ayrıdır faiz yiyen adamın kokusu ayrıdır vücudu da ayrıdır bakışları da ayrıdır siması ayrıdır Evet her şey ayrıdır O yüzden Hazreti Pir der ki burnun neden koku almıyor burnun koku almıyor neden almıyor günah Kebire daldı yanlışlıklara daldı O yüzden koku almıyor ama o rahmanın kokusu her daim eser mi Evet Yemen tarafından Rahman’ın kokusu her daim var mıdır Vardır Seher vaktinin kokusu her daim var mıdır Vardır Zikrullah alakasının her daim kokusu var mıdır Vardır Hazreti Hazretlerine aşık olan bir kimse peygamber kokar var mıdır Vardır bir esmaya Aşina olan bir esmay la hemhal olanın o esmanın onda kokusu Vardır tecelliyâtı vardır Yusuf Aleyhisselam kokusunu yayar mıydı Evet kim duyardı kokusunu Yakup duyardı bakın Yakup kokusunu duyardı ne dedi Yusuf’un kardeşleri gittiler Yusuf’u kuyuya attılar gömleğini aldılar bir tane hayvanın kanına boyadılar Yakup’un gözü görmüyor Çünkü özür dilerim sonradan kör oldu öncesinde gözü görüyor getirdiler kokladı kokladı bakın gömleği koklayınca Ne oldu inanmadı kendi çocuklarının söylediğini bu şeytanın bir oyunudur dedi şeytan apaçık sizin düşmanınızdır dedi ama Yakup hiçbir zaman Yusuf’un kokusunu unutmadı kilometrelerce uzakta olmasına rağmen Yusuf’un hep kokusunu aldı o kokuyla dirayetini kaybetmedi o kokuyla ümidini kaybetmedi gözleri kör oldu gözleri kör oldu ama hala da Yusuf’un sağlığından emindi ve diğer oğulları diyordu ki sen kafeyi yedin Tabiri caizse Sen Akli dengeni kaybettin ve ne yaptı Yusuf enteresan bir şey gömleğini verdi kardeşlerine dedi ki bunu götürün babanıza bunu babanıza götürün dedi enteresan bir şeydir ve Eee onlar Mısır’dan kardeşleri yola çıktığında Yakup Yusuf’un kokusunu alıyorum diye inliyordu ve diğer Kardeşler yanında Kalan Kardeşler diyorlardı ki bu iyice dengeyi kaybetti ama ne zaman ki Kardeşler Yusuf’un gömleğini getirdiler Yusuf’un gömleğini getirince Yusuf’un gömleğini kokladı Yüzüne gözüne sürdü ve gözlerindeki perde kalktı Yakup da ve gözü görür hale geldi bakın koku deyip geçmeyin Hani Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Üveys tövbe isteyin üveys’in şefaatini isteyin ondan demesi muhteşem bir şeydir aynı şekilde Ne oldu mesela Veysel karanı geldi kapıdan döndü Allah resulü sall ve sellem Hazretleri Veysel’in kokusunu kapıda buldu dedi ki Kim geldi O zaman evden dediler ki Veysel Karani geldi aynı şekilde İsmail Aleyhisselam İbrahim’in kokusunu aldı İbrahim Aleyhisselam geldi oğlunun yanına birinci eşi nerede İsmail dedi onu Buyur etmedi ona insanca davranmadı Ona Doğru davranmadı ona tepeden baktı onu beğenmedi ona kibirlilik yaptı içeri dahi davet etmedi burnu koku almıyordu Çünkü gözü kör burnu kok almıyor o kimsenin hem peygamber hem de kocasının babası olduğunu Fark etmedi öyle yapınca İbrahim Aleyhisselam yürüdü gitti dedi ki söyle İsmail’e kapının eşiğini değiştirsin yürüdü gitti İsmail Aleyhisselam Eve geldiğinde İbrahim Aleyhisselam’ın kokusunu aldı Onun kokusuna Aşina çünkü dedi ki Kim geldi eve hatta ben suf söyleyeyim bunu dedi ki bana benzeyen Kim geldi eve dedi ki evet sana benzeyen yaşlı birisi geldi seni sordu B de yok evde dedim ne dedi dedi sana ne dedi dedi ki dedi kapının eşiğini değiştirsin gelen benim babamdı senin davranışların onun hoşuna gitmemiş Yolumuz Buraya kadarmış ben seni ü telak boşadım dedi sonra İsmail Aleyhisselam bir daha evlendi peygamberlerin soyu İsmail’den gelen peygamberlerin soyu ikinci aldığı hanımdır sonra geldi yani ikinci hanımı aldığında da İbrahim Aleyhisselam geldi hanımı baktı İsmail’e benziyor dedi Nerede İsmail dedi ava gitti Birazdan gelir Hemen bir hasır Serdi bir yaygı yazdı ağacın gölgesini oturtur hemen ona ikram etti soğuk su soğuk ayran Yemek filan Bir şeyler verdi dinlen burada dedi İsmail Gelir birazdan İbrahim Aleyhisselam Onları yedi içti abdest tazeledi namazını kıldı İsmail’e dua etti zürriyeti ile alakalı Orada dua etti zürriyeti le alakalı orada İsmail Aleyhisselam’a dua etti Dedi ki İsmail’e söyle kapının eşiğini iyi tutsun koku İsmail’in hanımı İbrahim’in peygamberlik kokusunu almıştı İsmail’in hanımı aynı zamanda İsmail Aleyhisselam’ın babasının da kokusunu almıştı önemli olan o kokuyu üzerinde bulundurabilir o kokuyu koklayabilir ve o Yakup aleyhisselam da Yusuf’un kokusundan bilirdi Yusuf’un yaşadığını ve yüzlerce mesafeli binlerce binlerce gün yürümesi lazımdı Mısır’a bin kilometre değil binler kilometre öteden o kokuyu alırdı o zaman sufiler Kur’an ve sünnet-i Seniye sımsıkı yapışarak Tan ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin sünnet-i seniyyesi yerine getirerek onun ayak izlerini takip ederlerse sufilerin de üzerinde kendilerine has bir Kur’an ve Sünnet kokusu Mümin kokusu olur Bakın herkesin buna bu manada müminlik ölçüsün bir kokusu olur sünnet-i Seniye ölçüsün ce Peygamberi bir koku taşır üzerinde ne kadar sünnet-i Seniye tabi olursa o kadar çok Peygamberi bir kokusu olur mesela Üstada muhabbet eden Üstadı seven bir kimse üstadın kokusuyla bir koku oluşur bir anda o muhabbet Coşar coştuğu anda o Peygamberi kokuyu alır Zikrullah esnasında bir anda Zikrullah da esmaya kendisini verir o esmanın kokusunu alır manevi kokudur bu oturduğu yerden Mekke’nin kokusunu alır Beytullah’ın kokusunu alır medine-i Münevvere kokusunu al alır sevdiğinin kokusunu alır oturduğu yerden gerçek aşık maşuğunun kokusunu alır maşuğunun kokusunu alır seven kimse sevdiğinin kokusunu alır sevdiğinin kokusunu alır ve o kokuyu tanır binlerce kilometreden uzakta olsa yine tanır bir çoban bir çoban koyununun tanır sürüsünün kokusunu tanır birçok sürünün içerisinden kendi kuzusunu kendi koyununu bulur bir kuzu binlerce koyunun arasından kendi annesini bulur kokuyla bulur kokuyla bulur bin tane koyunu salça ayıra ardından 1000 tane değil 2000 tane kuzuyu sal annelerine 2000 kuzu hiçbir hiçbir tanesini annesini şaşırmadan bulur gider annesini emer o kokuyu Bulur çünkü e diyeceksiniz ki ya bir Derviş kokuyu bulmuyor koyun buluyor koyun bulur bir hayvan dersiniz hayvan aslanın kokusunu alır kilometrelerce Uzaktan bir hayvan sırtların kokusunu alır kilometrelerce Uzaktan bir ceylan kendisini avlayacak olan avcının kokusunu alır kilometrelerce öteden bir aslan avına yaklaşacağı zaman Rüzgarı arkasını almaz Rüzgarı önüne bilir bir aslan dahi avına kokusunu yaklaştırmak istemez onu hesap eder hesap eder koku bu kadar önemlidir güzel koku geldi sizin haberiniz yokken esip gitti dilediğine Can bağışlayıp geçti aslında güzel koku geldi o güzel koku manevi koku hiç eksilmedi Ama sen Evvelce olan üstattan bir şey almadın o üstattan o mürşitlik kokusunu almadın Sen onun kara kaşına kar gözüne baktın sakalının uzunluğuna Baktın Ne mübarek zattı dedin çok mübarektir dedin ama ondan manevi olarak bir şey Kendine devşirmeden yol almadın manen yol almayınca da o da esti vakti zamanı bitince yürüdü gitti ve sen o rahmani Rüzgarı o Rabbani Rüzgarı o hakkın rüzgarını kaçırdın ondan faydalanamadı Rüzgar esama sen o rüzgardan fayda sağlamadı yağmur yağdı ama Sen şemşiye açtın kendi önüne bir sütre çektin ıslanmadım sen korktun o deryayı gördün ayağını dahi daldırmak ürktü ve o vaktinde kendi zamanında esti esti gitti o vazifesini yerine getirdi o peygamber Zuhur etti peygamber Zuhur edince Sen Ebu cillik yap ona iman etmedin gördün ama kabul etmedin o Veli de kendi zamanında geldi herkes onu gördü tanıdı herkes sohbetine gitti Kimisi düşman oldu Kimisi dost oldu kimi gerçekten Derviş oldu Kimisi hele hele öylesine Derviş oldu ve o kendi zamanını B bitirdi ve ondan sonra da o Göçüp gidince bir terenenni uydurdu Herkes bu son Mürşidi Kamil di Biz rabıt Tamız da ona yaparız biz Şeyh efendinin bıraktığı yerdeyiz Sen Şeyh efendinin kendi şeyhinin bıraktığı yerde de değilsin Neden Senin burnun koku almıyor Senin burnun tıkalı Senin maneviyatın yok senin maneviyatın olmuş olsaydı o zaman sen yeniden Kimse o Veli gider Ona intisap ederdin Sen Yahudiler gibisin Sen beni İsrail’e benzedi huyun senin neden beni İsrail yahudisi de kendilerinden gelen kendilerinden sonra gelen peygamberleri kabul etmemişlerdi İsa’yı kabul etmediler Hazret Muhammedi Mustafa’yı kabul etmediler Çünkü burunları manevi koku almıyordu manevi koku almadıkları için İsa’nın peygamberliğini kabul etmediler Sen aynı beni İsrail’in huyuyla huylandım sen de İsa’nın peygamberliğini Nasıl onlar kabul etmediyse Sen de yeni bir mürşidin Mürşit liğini kabul etmiyorsun nasıl iseviler Yahudilerle beraber Hazret Muhammed Mustafa’nın peygamberliğini kabul etmiyorsa Sen de el Veli ismi şerifinin tecelli edeceğinin o ayeti kerimeyi inkar ediyorsun son mürşid-i kildi son veliyi biz mehdi’yi bekliyoruz yok biz şunu bekliyoruz bunu bekliyoruz diyerekten Sen elinin altında Duran dervişlerin de yolunu kesiyorsun mahşerde perişan olacaksın aynı Beni İsrail yahudisi gibi helak olacaksın sebep Çünkü sen Allah’ın ayetini inkar ettin bu sözlerinle Çünkü sen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin hadislerini İnkar Ettin Oysa Oysa nasıl haz Muhammed Mustafa’ya kadar birçok peygamber geldiyse Hz Muhammedi Mustafa’dan sonra o veliler hiç eksik olmadı hiç eksik değil sen bu zamanda Veli yok dediğin anda hadis-i Şerifin Sen ne yaptın inkar ettin sen bu zamanda Veli yok dediğin anda ayet-i kerimeyi de İnkar Ettin el Veli İsmi Şerifi Neydi o veliler ki onlara dünyada da ahirette de korku yoktur onlara müjdeler vardır hani O zaman bu ayeti kerime kime tecelli etti kime kimi anlatıyor bize işte peygamberlerden sonra muhakkak ki veliler dinin yaşanması ve yaşatılması için varlar Ama sen gözünde o göz yok görmüyorsun Senin burnun koku almıyor E şimdi kaçırdın bir öncekini Sen Çorumlu acı Mustafa Efendi’yi kaçırdın duyduğun halde sen Abdullah Gürbüz Efendi’yi kaçırdın duyduğun halde E şimdi sen Yenisini de kaçırıyorsun oysa o Yemen’den gelen hakkın kokusu bitmez dinmez başka bir koku daha erişti uyanık ol ey arkadaş uyanık ol ki bundan da mahrum kalmayasın birinciyi kaçırdın ikinciyi kaçırdın üçüncüyü kaçırma sen o kokuyu duymaya çalış sen onu bulmaya çalış Çünkü birinci Veli kendisinden sonra gelecek olan veliyi de meşhur eder Yani Veli veliyi meşhur eder Veli kendisinden sonra gelecek olan veliyi de ne yapar çıkar ilan eder veliyi meşhur eden de bir önceki velidir Veli kendi kendisine Ben veliy demez eğer o veliye Usta Çırağı la övünür usta Çırağı la övünür der ki ben yetiştirdim filanca üstadını dır şeyhinizi veliyi ilan eder Veli veliyi meşhur eder ve o Veli velilik kime nasipse onu söyler heva Hevesinden söylemez heva Hevesinden söylemez velilik öyle 4 be kişinin toplanıp da ilan edeceği bir şey de değildir mürşitlik öyle ilan birkaç kişinin toplanıp Hangimiz Mürşit olsun kimi Mürşit ilan edelim filanca ilan edelim çıktık filanca şeyhimiz deir onu ilan ettik onu uygun gördük böyle mürşitlik olmaz kul Allah’ı sever Allah da kulunu sever Allah kulunu severse cebrail’e nida eder Ey Cebrail filancıyız sevin melekler burada hadis-i Kutsi değişiyor ismi melekler Mümin kulların kalbine ilham ham eder Der ki Allah fancı sevdi Siz de sevin birisinin ilan etmesine ihtiyacı yoktur birilerinin toplanıp da biz toplandık istişare ettik e Şeyh olarak falancayı görmek istedik böyle şeyhlik olmaz mürşitlik olmaz şeyhlik olur da olmaz devletin atadığı mürşid-i Kamil mürşid-i Kamil değildir kraliçenin atadığı mürşid-i Kamil mürşid-i Kamil değildir masonların atadığı Şeyhler değildir Kapalı kapılar ardında dolarların havada uçuştuğu bir Mürşidi Kamil olmaz çantayla para götürüp filanca Şeyh olarak ilan edilecek bunun sus payı al böyle Mürşidi kamillik olmaz onlar eksilmez der o yüzden o koku her daim var İbn hanbel naklediyor hadis-i Şerifi bu ümmete ebdaller 30 tanedir kalpleri halilurrahman Hazreti İbrahim Aleyhisselam’ın kalbi üzeridir Bunlardan biri ölünce Allah onun yerine bir başkasını koyar bu hadis-i Şerif burada almamın sebebi şu yani böyle bir teren oluşturuyorlar ya işte biz e şeyhimiz de kaldık öldü rabıt Tamız da onu yapacağız olmaz tasavvufun sufiliğin Kaidesi bu değil ölen şeyhe rabıta yapılmaz kabir halin var ise herhangi bir kabre gidip rabıta edip kabirdeki ile görüşebilirsin bu haktır ama müritlik noktasında Siz bir ölen şeyhe rabıta edemezsiniz bizim şeyhimiz son mürşid-i kildi ondan sonra başka bir mürşid-i Kamil gelmeyecek Ya Ya Sen yalancısın Haşa Ya da hadis-i Şerifler yalancı hadis-i Şerifler yalancı olmadığına göre Sen yalancının dik alası sızın Sen yalancının en büyüğüsün bizim şeyhimiz sonra mürşid-i Kamil gelmeyecek diyen bir kimse hadis inkar ediyor hadis inkar ediyor bu büyük bir yalan bu büyük bir yalan ve bunu insanlar haykıramam söyleyemiyorlar korkuyorlar Ey sufilik yolunda gidecek olanlar bu sözümün altını çizin size birisi diyorsa ki son Mürşit bizim şeyhimiz bizim mürşidimiz Ondan sonra Bir mürşit gelmeyecek diyen kimse Hazret Muhammedi Mustafa’yı yalanlıyor Hz Muhammed Mustafa’yı yalanlıyor ayetti kerimeyi Yalan diyor el Veli İsmi Şerifi kimin üzerinde tecelli edecek O zaman ne yazık ki Ümmet ayet bilmiyor hadis bilmiyor koca koca insanlar bilmiyor ya da örtüyorlar ilmi gizliyorlar Hazreti Ali efendimizin rivayeti kütübü sidd açın kütübü sde ebdaller diye yazın ebdal diye yazın orada bulursunuz Bu hadisleri bu hadisler eserlerde Yok değil Tirmizi de bulursunuz kütübü sidede bulursunuz İbn hanbel’e bulursunuz Hazreti Ali efendimizin rivayetler ebdaller şamdır onlar 40 erkektir Bunlardan biri öldü mü Allah yerine birini koyar Yağmur onlar sebebiyle sular düşman karşı onlar sebebiyle yardım edilir Şam ehlinden azap onlar sebebiyle bertaraf edilir ebdaller şamdır onlar 40 erkektir birisi öldüğünde yerine bir başkası getirilir bizim şeyhimiz son Mürşidi kamildir biz mehdiyi bekliyoruz yalancılığı yalan söylüyorsun yalancının tekisin ümmeti Muhammed’i aldatıyorsunuz bu hadisi Şerifi nereye koyacaksınız bunları açık açık söylüyorum Sakın benden sonra da biz onda kaldık İnan ol Hakkım helal değil arkandan Sakın ha böyle bir batıl bir işe girişme bir işaret ettiysek işaret ettiğimize bağlanın bağlanmayın Ama muhakkak bir Üstada muhakkak sebep yerine bir başkası atandı Çünkü yerine birisi atandı ilim ilimdir hiç kimse heva hevesini uymayacak Allah muhafaza eylesin hül evliya ebdan İbn ömer’den rivayeti şöyle eb ay bunu nakletmiş her nesilde enteresan bakın hadis-i Şerifler her nesilde ümmetimin hayırlıları 500 kişidir ebdaller da 40 kişidir ne 500’ler için ne de 40lar için eksilme vardır Bunlardan bir kimse ölünce Allah yerine 50 birini alır kırklara koyar yanındakiler ey Allah’ın resulü bize onların amellerini söyle dediler buyurdu ki onlar kendilerine zulmedenleri affederler kendilerine kötülük yapanlara iyilik yaparlar Allah’ın kendilerine verdiği şeylerden başkalarına pek Cömert davranırlar Kardeş sen sakın bizim şeyhimiz son Mürşidi kildi Ondan sonra Bir mürşit gelmeyecek dersen Bu hadisleri inkar etmiş olursun o yüzden bu sohbetin altını çizerek dinleyin hep bize üstadımızın vasiyeti deyin birini işaret ederse gider Ona intisap ederiz işaret etmezse istihare yapar ishar remiz de gördüğümüze gider intisap ederiz doğrusu bu Şeyh in bana vasiyeti de buydu musta Efendi bütün dervişan tebliğ et oğlum Ben öldükten sonra herkes istihare yapsın rüyasında kimi görüyorsa gitsin ona intisap etsin bana vasiyeti buydu Ben de onun vasiyetini yerine getirdim her yere CD gönderdim Bunu söyleyerek O yüzden Sakın ha bu zamanda Veli Yok deme Evet haz Pir diyor ki o koku gitti uyanık ol yerine yeni bir koku geldi bundan mahrum kalma sen o kokudan mahrum kalma yapma sen birinci üstattan istifade edememişim edememişim sen o hiç olmaza kendi zamanında yaşayandan istifade et çünkü velilerin silsilesi mürşid-i kamillerin silsilesi Silsile bir silsileye dayanır o Silsile devam eder O Silsile devam eder O Silsile devam ettiği müddetçe Sen de o silsileyi takip et Oradan kokul burnun koku alsın burnun koku almazsa O zaman ne yazık ki sen ne yaparsın o meselede yolda kalırsın ve bu böyle çok benim Eee dikkatimi celbeder Peygamberi her gören İslam olmadı Peygamberi gördüler Müşrikler müşrik in de müşriklik Derine devam etti En ilgi çekici de Ebu Cehil Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in amcası onun üzerinde mucizeleri görmesine rağmen onun peygamberliğini kabul etmedi mürşid-i Kamiller de aynıdır yani o kimse onu görür Onu gördüğü halde ona biat etmez Ben bazen böyle konuşurdum Ya neyini eksik gördün şey efendinin neyini eksik gördün öyle ya ses yok İçimden derdim ki adamın nasibi yok Nasıl Peygamberi gördü iman etmedi bu da Tabiri caizse koca Abdullah efendiyi görüyor iman etmiyor kabul etmiyor e Çorumlu Hacı Musa efendiyi de etmemişler O da görevi açıklandığında onun Şeyh efendiye öyle diyordu şey Efendi öyle diyordu Abdullah Efendi oğlum işte filanca filanca fişman fişman parmakla sayıyormu böyle Bunlar kaldı oğlum bir tek dergahta diyormuş geri kalan hepsi kabullenmiş dergahtan diyormuş yani onu açıklayan Hacı alayar efendi yani Hacı Ali hayder Efendi’nin açıkladığı şeyhe intisap etmiyorlar şimdi şey Efendi de bu fakirin şeyhini ilan ettirdi sustum Ben dedim ki içimden bunları ilk defa duygumu açıklıyorum içimden dedim ki zaten adam düşmansa düşman dedim Senin neyini açıklarlar İsa açıklasınlar dedim Kabul etmeyecek ki zaten dedim öyle oldu Öyle oldu rüyasında gören oldu görmeyen oldu ben yürüdüm gittim Allah affetsin geride kalanla uğraşacak zamanım yok yani görür Ben bazen öyle diyorum yıl 86 yıl kaç 24 kaç 38 yıl mı olmuş 38 yıldır sohbet ediyorum Ben 38 yıldır sohbet ediyorum 38 yıldır sohbet ettiklerimin hepsi Derviş olsaydı herhalde Türkiye’nin yarısı Derviş olurdu 38 yıldır görenler Derviş olsaydı Oho yıkılırdı ortalık demek ki öyle olmuyor görmekle de olmuyor Nasıl Peygamberi gördüler Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i gördükleri halde iman etmediler nasıl Abdullah Efendi’yi gördüler gördükleri halde iman etmediler kabul etmediler onun şehrini değişmiyor Eğer burnun açılır da hakikat kokusu alırsan o zaman o kokunun ilmi ilahiden geldiğini görürsün o kokunun ötelerden geldiğini ilmi ilahiden geldiğini anlarsın ama yok o kokuyu almadıysan burnun hakikate açılmadıysa sen o kokuyu anlamazsın çok özür dilerim böyle benzetmek istemezdim ama o koyunun kuzusu senden iyi O hiç olmazsa emecek olduğu memenin kokusunu alıyor O nasıl zahiren emecek olduğu memenin kokusunu alıyor bin tane koyunun içerisinden emecek olduğu memeyi buluyor ama sen Gözünün önündeki bir mürşid-i kamilin kokusunu alamıyorsun acı olan bu ve o kokuyu alamadığın için onu da kaçırıyorsun Sonra diyorsun Vay be Mustafa Efendi ne büyük zattı ben kendi dinlediğimi size aktarıyorum Mustafacığım gittim korunmacı Mustafa Efendi Hazretlerine ne vaka ne Vakar ne müthiş bir kimse devamlı MBA halinde devamlı zikir halinde Ben böyle gencim ya heyecan duyuyorum şimdi abi D aldın mı Nasip değmiş Mustafacığım Allah Allah iyi ardından başka bir şey Efendi anlatıyor bana filanca zat gittim diyor bilmem nerede ziyaret ettim elinde tespih devamlı zikir hal la ilahe illallah bana anlatırken de böyle Kafasını sallıyor Allah biri anlatıyor onu böyle herhalde diyorum Bundan ders aldı dedim abi ders aldın mı yok Mustafacığım nasip demiş ama o da şöyle zatı böyle zattı bana dört tane kendi zamanında yaşayan şeyhi anlattı mükemmel dördünden de ders almamış ama Abdullah Efendi ne zaman gelecek dedi eyvah dedim sıra şey efendiye geldi abi geldiğinde haber vereyim sana dedim muhakkak elini öpmek isterim duasını almak isterim Tabii abi dedim hiç sıkıntı yok Ben çağıracağım seni Allah rahmet eylesin şey Efendi Bursa’ya gelecek geldi ertun gittim abi dedim geldi bu akşam filanca yerdeyiz bekliyorum seni Mustafacığım ben kimseyi tanımıyorum ama yani beni karşı Tamam abi sıkıntı yok Ben seni dedim karşıl Neyse geldi eyvallah Biz ağırladım oturturum onu çarşıda esnaf Çünkü kapalı çarşıda gayet güzel Zikrullah başlarken baktım yavaşça gidiyor bu Oo dedim problem çözüldü dedim hani bir hadis-i Şerif var ya Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri halaki zikrullah’a iken mescide ü kişi girdi birisi halaka yardı halakanî birisi de döndü gitti Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri zikran zikrullahtan beri olunca yani zikrullahtan kesilince Ey ashabım bu üç kişiden size haber vereyim mi ver ya resulallah bu dedi halaki yarıp içine oturanı Allah zatında barındırdı ben Türkçesini söylüyorum dışında edep edip de dışına oturana Allah dedi rahmet etti Onu affetti dönüp gidene dedi melekler lanet etti eyvah dedim İçimden bu bu hadis-i Şerife çarpıldı şimdi dedim döndü gitti zikrullahtan dedim Halbuki otursa Bir sefer orada la ilahe illallah dese zikrullahtan halayı terk etmiş olmayacak yani dedim Bu buradan çarpıldı içimden Bu buradan dedim gitti birkaç gün geçti Mustafacığım Neydi bu Abdullah Bey Abdullah Efendi dedi öyleydi dedim abi sen oturacaktır bir büyüdü bir büyüdü dedim bir büyüdü Bursa’da ne kadar mümin varsa hepsini içine aldı dedim ne kadar Zikrullah ehli varsa hepsini içine aldı dedim büyüdü dedim Marmara’daki Zikrullah ehlini aldı daha da büyüdü Ben kendi kendime daha da büyüyecek mi diye soruyordum daha da büyüdü komple dedim türkiyei içine aldı daha da büyüdü dedim Irak Suriye Şam dedim Balkanlar içine aldı kocaman oldu dedim Daha da büyüdü daha da büyüdü dedim şiştikçe şişti büyüdükçe büyüdü büyüdükçe büyüdü bütün hepsini dedim cübbesinin içine aldı havalandı dedim bu böyle baktı Şimdi bana yükseldikçe yükseldi yükseldikçe yükseldi yükseldikçe dedim bir kısmı tapır tapır döküldü dedim Vallah dedim öyle yükselirken dedim kaldım ben dedim Sen de Zikrullah da olsaydın dedim Sen de dedim o cübbenin içine girecektim dedim nasip dedi Vallahi nasip dedim billaha nasip dedim Sen nasip diyorsun ya dedim kesin İnanıyorum dedim Herkes bir mürşid-i Kamile layık olamıyor abi dedim kaldı Şimdi ben öyle deyince dedim herkese nasip değil dedim herkese nasip olsaydı dedim Herkes Derviş olacaktı zaten dedim Mustafacığım Bir daha geldiğinde beni dedi haberdar eder misin ederim abi ne demek dedim ederim ben bir daha haberdar ettim nasip olursa geliriz dedi Bir daha haberdar ettim nasip olursa geliriz dedi nasip olmadı öylece öldü gitti burnun hakikat kokusu alırsa tanırsın bir sufiler menkıbe çok severler bir meseleyi menkıbe ile anlatmayı daha uygun bulurlar Hani ayet-i kerimede de geçmiş peygamberlerden bahset onların hallerinden de bahset diyor ya bunu kendilerine ölçe alırlar ümreye gittik döneceğiz Oradan bizim orada Hazreti Ebubekir efendimizin torunu bir Derviş var cidd deyiz o dedi ki burada bir şey Efendi var onu ziyaret edelim mi dedi Şeyh Efendi Hazretlerine Şeyh Efendi edelim dedi Gittik o zatın evine Cidde’de girdik içeri Selâmün aleyküm Aleykümselam işte tanıştırdılar Bir sarmaşığa ştı dolaştık oturduk Ben şimdi kendi kendime Hani geldik ya buraya bir de şey var ya bakacağız Yani bu Mürşidi Kamil mi Değil mi filan işimiz o böyle Adamın elinde o şeye gidenler o bölgeye gidenler böyle şeyler var limonata veya su dağıtmak için böyle paslanmaz çelikten bardakları içine sıralıyor böyle Eller de böyle Bizdeki askıların daha değişi elinde askı Gelene gidene şerbet çay bir şeyler getiriyor götürüyor işte bayanlar geliyor bayanları orada Hemen sohbet ediyor kısa böyle onlarla bayramlaşıyor birisi hasta hasta geldi bir tane ona geldi bir şeyler okudu Bir en böyle sırtına bir vurdu onun böyle bir şey çektirdi burnuna ad damdam böyle sanki nehir gibi böyle Tabiri caizse cira taktı burnundan böyle şifa olsun ensesini vuruyor işte sırtına vuruyor kendisi hizmet ediyor böyle dervişleri de gelip gidiyor manana döndü inceden Aa ne diyorsun dedi Allah bizi affetsin sus de mi sus işte biz de de var ya konuşacağız sordu ya Aa ne diyorsun dedi Bana efendim sizin gibi Mürşidi Kamil değil dedi kafasını salladı Ondan sonra o zat geldi biraz daha şey efendiyle sohbet etti ona dedi ki şey efendiye dedi ki haca buradasınız dedi yine dedi dua edeceğiz inşâallah dedi hacca İnşallah gelirsiniz dedi şey Efendi böyle bir niyetimiz yok şu anda ama dedi nasip dedi şey Efendi de çıktık dışarı gene sordu bana A ne diyorsun dedi Ben gene aynı şekilde söyledim Efendim Hani sizin Makamınız da değil O manada dedim sizin Makamınız da değil efendim ded yaptı Allah dostu oğlum dedi ama hani mürşid-i Kamil noktasında değil ama Allah dostu ben şey Efendi Evet öyle diyecek noktada değilim sustum Ben şimdi burnun kok alıyorsa Onun ne olduğunu biliyorsun sonra şey şey efendiyi Hollandalılar böyle Can hıraş davet ediyorlar şey Efendi telefonda dedi oğlum Hollandalılar çok davet ediyorlar dedi Ondan sonra bir Hollanda’ya gideceğim dedi inşâallah Efendim dedim mübarek olsun Ondan sonra neyse onlar oradan e ne o davetiye gönderdiler bilmem ne yaptılar şey Efendi Hollanda’ya gitti oradakiler demişler ki buradan hacca daha kolay gideriz Senin Sana da buradan vizesi alırız telefon açtı bana dedi hacca gidiyoruz buradan Hayırdır Efendim dedim ben Oğlum burad buradan dedi hallediyorlar hacca dedi hani daha kolay gideriz diyorlar dedi Ben duramıyorum ya Efendim dedim o cid dedeki zatın kerameti çıkıyor sus Mustafa Efendi evet dedi Bir de sen dedi Çok beğenmedin onu dedi sen onu çok beğenmedin On dedi on ol sonra Evet efendim dedim Ondan sonra neyse gerçekten hacca gitti şey Efendi oradan bir de orada bir daha görüştüler sonra orada bir daha görüştüler Ondan sonra o da oradan bana selam gönderdi o şey Efendi filan Ondan sonra şimdi baktığın zaman Eee enteresan bir tane daha bir tane Suriyeli şey Efendi vardı onu da Medine’de hep böyle muhabbet ediyorduk O da Normalde Allah affetsin tabii şimdi bir hani biz bir mürşid-i Kamil tanımışız Hani öbür tanıdığımızı da biz o seviyede bir kimse olsun istiyoruz yani bizim için mürşid-i Kamil demek o onu tanımışız Cenabı Hak bizi zirveyle tanıştırmış biz nereden bilelim biz bizim tanıştığımız normal değil Allah’ım ya rabbi ya Resulullah neyse o şey efendiyle de Tanışıyoruz şimdi görüşüyoruz konuşuyoruz onunla böyle sohbet ediyoruz onu da bana soruyor diyorum Efendim hakkınızı helal edin Hani diyorum sizinle eş değerde yan yana göremiyorum Efendim onu diyor şimdi bu işin manevi Sırrı var mesela o kimse Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine zamanında zamanın böyle kendince kırlarında ise hazet peygamberle sallallahu aleyhi ve sellem yan yana görünür sağında görünmesi ayrıdır solunda görünmesi ayrıdır arkasında görünmesi ayrıdır arada hiç kimse yok ama halaka görünmek ayrıdır topluluğun içerisinde görünmek ayrıdır bunların hepsinde manevi işaretleri var şimdi Allah affetsin böyle olunca E şimdi bakıyorsun yanında değil hani sağında şeyhin var E solunda olsa veya şeyhinin yanında olsa veyahut da o halaka olsa diyeceksin ki bu daha aynı Mürşidi kamerden Benim de elimde delil o e öyle olmayınca diyorsun ki ya Yok o aynı eş derde değil diyorsun Ben de diyorum ki sizin gibi değil efendim Benim de de delil o bana dese ki Neden öyle dedin bana sorsa şey Efendi Neden öyle dedin musta Efendi Benim diyeceğim basit Efendim Peygamber Hazretlerinin yanında siz varsınız onun o biraz daha ötede ileride birkaç kişinin ilerisinde veya şöyle böyle hani ona evladım mı diyor Ne diyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ona neyle hitap ediyor Bunlar dahi ince sırdır o şeyhe ne Olarak hitap etti kardeşim demesi ayrı evladım demesi ayrı Hepsi de ayrı ayrıdır maneviyatta E böyle olunca hani biz de Diyoruz ki kendi kendimize sizin gibi değil efendim Allah bizi affetsin Amin e aşığın gözü kör kulağa sağır Aşık maşu undan başkasını görmez Öyle olunca da bizim de Gözümüz kör oluyor Başka bir kimseyi aynı seviyede de e görünmüyor görmüyoruz ya da körlük bizden olsun biz görmüyoruz olalım Allah bizi affetsin vel asıl kelam burun koku alırsa göz görür göz görürse burun koku alır ev senin burnun kok almıyorsa bugün öyle yazdım sen burnun koku almıyorsa baharın Suçu Ne çiçeğin Suçu Ne Senin burnun kakıyor koku alıyorsa binlerce kokunun içerisinde bu leylak dersin bu Karanfil dersin bu gül kokuyor dersin binlerce kokunun içerisinde Binlerce çiçek var arı gider bal alacağı çiçeği konar sinek gider necasete konar sözün meclis dışarı senin sine kuyun varsa gider necasete Konarsın Çiçek diye sen de bal yapma istidadı var ise çiçeği bulur bal yaparsın yoksa çiçeğin suçu yok çiçek orada duruyor o yüzden mürşid-i Kamiller eksik değil 40’lar 80’ler 120” 24′ L 480 L 500’ler eksik değil Senin burnun koku almıyorsa Yapacak bir şey yok Allah bizi affetsin Amin 1955’ten devam edeceğiz Ateş meşrepli olan Can ondan Ateş söndürme kabiliyetini kazandı Hoş olmayan Can onun lütfuyla hoş bir hale geldi inşâallah haklarınızı helal edin Helal olsun biraz burada e sohbetlere az bir şey geç başlıyoruz Bunun için de sizlerden özür diliyorum helallik almak istiyorum ama Eee ben bunu Artık böyle yaşlılığa mı vurayım ihtiyarlığa mı vurayım biraz böyle dışarıda oturup nefes alma ihtiyacı Gerçekten böyle oturuyorum orada bir kahve çay içiyorum böyle biraz daha E kendimi toparlıyorum öyle diyeyim o yüzden buraya da böyle biraz geç kalıyoruz Eee geç kaldığımdan dolayı da sizlerden Ayrıca özür diliyorum Bir şey daha söylemek istiyorum hem de internetten de herkes dinliyor artık benden böyle çok fazla dakiklik beklemeyin böyle bir dakik olamama gibi bir hle hallendim böyle biraz da Eee Tabiri caizse özür dilerim sanki böyle Eşarilik yapıyormuşuz gibi oluyor ama böyle işte Anca derleniyor toparlanıyor Bazı şeyler o yüzden bütün kardeşlerden ayrı ayrı hepinizden de özür diliyorum Eee Gerçekten bu konuda böyle bilinçli kasıtlı bir durumum yok işte bir sürü üzerimizde etkenlerden oluşan böyle bir şey var o yüzden Bursa dışına gittiğim sohbet yerlerde de bazen böyle e ufak tefek gecikmeler oluyor o yüzden Kardeşler haklarını helal etsinler İnşallah bizden yana da helal olsun Hani böyle verilmiş sözlerden geri dönmüş gibi algılanmasın yine in Allah Eee kendimce gitmekle mükellef gördüğüm yerlere gitmeye yine gayret edeceğim Allah izin verirse pazartesi Kırşehir’de Salı günü de Konya’dayım İnşallah Eee İnşallah vazifeleri yerine getireceğiz Allah’ın izniyle inşâallah Elf Fatiha salavat Amin t.

266. Mesnevi Şerhi 1951. Beyitten – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 ​​​​​​​​​​​, Gürsu Kutlu Doğum Protokol Konuşmaları – 11 Nisan 2014, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler