Mesnevi Şerhi

265. Mesnevi Şerhi (1946. Beyitten)

265. Mesnevi Şerhi 1946. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 265. mesnevi şerhi 1946. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

265. Mesnevi Şerhi 1946. Beyitten Hakkında

Mesnevi Şerhi (1946. Beyitten) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (1946. Beyitten) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. amin onları bölsün ve parçalasın Amin onları dağıtsın Amin ecmain kaldığımız yerden devam edeceğiz inşâallah Geçen hafta 1945 beyiti okuduk Çünkü bu testi küple adam akıllı birleşmiştir o iyi batlı testi Senin gibi zahiri zevklerle şa değil hakiki neşeyle neşelenmek Hani nurunu ister Adem’den al ister ondan şarabı dilersen küpten al dilersen testiden burayı Normalde okumuştuk şimdi Mustafa yani Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri için söylüyor Beni görene benim yüzümü gören kişiyi görene Ne mutlu dedi bir Mumdan yanmış olan Çırağı gören Yakinen umumu görmüştür bundan önceki beyitlerde demişti ya Yani bir Mumdan yanmış 100 tane mumu yan yana dizsen bir öbür Mumdan öbür Mumdan öbür Mumdan Yansa Hepsi de birbirinden Yansa bunu tarif etmişti arasında bir fark yoktur Biz bunu nereye bağlamıştı silsile-i meşayihe onun şeyhi onun şeyhi onun şeyhi onun şeyhi onun şeyhi geriye doğru gittiğimizde ta Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretine gider Eğer doğru sağlam bir Silsile ise yani Irak’ta Suriye’de 10.000 dolara yazılan Silsile den değil ise veya 5000 dolara yazılan silsileler değil ise bunları da böyle açık açık ifade ediyorum ki öleceğim gideceğim yaşım 63 herkes bilsin neyin ne olduğunu Yani gidip Irak’ta Suriye’de bir şeylik icazeti 3.000 L 5000 dolar 1000 dolar 2.000 dolar Irak’ta ve Suriye’de Hatta daha ilerisini Irak’ta Suriye’de herhangi bir Eee ne evladı Resul icazeti de 2000 do 3000 Do Bir bakmışsın o kimse Hüseyini olmuş çıkmış yani Seyit olmuş çıkmış bir Seyit icazeti de benim dediğim gibi 2000 dolar 3.000 do Bunu nereden biliyorsun bunu da Kazım Efendi söyledi dedi ki oralarda dedi 2000 dolara yazıyorlar dedi dedim nasıl basma dedi Suriye’de 2000 dolara şeyhlik icazeti yazıyorlar böyle veren Şeyhler de var dedi Hani birileri içinde o gitti Oradan bir şeyhlik icazeti aldı O adam 2.000 dolara şeyhlik icazeti veriyor diye bir muhabbet vardı ya sosyal medyada bunun gibi şimdi Allah affetsin kendimi büyüklenmek için söylemiyorum Mesela işte Almanya’dan şeyhlik yapıyor adam arıyor beni işte Üstadım geleceğim Sizi ziyaret edeceğim bana şehirlik icazeti verir misiniz diyor Ben de diyorum ki rüyamda görürsem veririm ör ve birkaç tane birkaç kişi var Telefonla şeyhlik icazet istiyor Adam diyor ki yani bana da verir misiniz Ben de diyorum Rüyamda görürse veririm sıkıntı değil Allah bizi affetsin buradaki Hani o bir Mumdan yanan hangi Mumdan yanarsa yansın ilk Mumdan yanmış gibidir diyor ya burada o kimsenin silsilesinin sağlam olması lazım yani arada Eee şeyhine şeyhun şeyhun dediğinde o Silsile sağlam olacak Eğer o Silsile sağlamsa sıkıntı yok ama silsilede sıkıntı var ise atanmış bir şey veyahut da işte 3 be kişi toplanıyor bundan sonra bizim şeyhimiz sen ol diyorlar Bu atanmış Şeyh oluyor birileri tayin ediyor oradan veyahut da devlet tayin ediyor dolaylı olarak buranın şeyhi sen olacaksın diyor devletin tayiniyle Şeyh oluyor o veyahut da işte birilerinin zorlamasıyla Şeyh oluyor ol birilerinin seçmesiyle Şeyh oluyor manevi değil orada silsilede bir sıkıntı var veyahut da şeyhi onun şeyhliği ilan etmemiş ben onu da gördüm yani gitmiş işte şeyhin hanımına 3 be kuruş vermiş oradan icazetleri almış şeyhin mührünü de basmış kendine icazet yapmış Allah muhafaza eylesin bunlar için şey Efendi diyordu ki Hınzır başı gibi halk Yani bu böyle kolay bir şey değil Çünkü Allah muhafaza eylesin şimdi Mustafa hani Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Beni görene benim yüzümü gören kişiyi görene Ne mutlu dedi bir Mumdan yanmış olan Çırağı gören Yakinen o mumu görmüştür Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Allahu alem bu buhari’de müslim’de Ebu Davut’a Tirmizi geçen bir hadis-i Şerif var İnsanların en hayırlısı benim asrım daki ashabım dır Sonra onlara yakın olan tabiinler sonra da onlara yakın olan tebai tabiinler Demek ki Hazreti Pir benim yüzümü gören benim yüzümü gören benim yüzümü gören kişiyi gören bunlara Ne mutlu dedi O zaman böyle olunca hani benim yüzümü gören Bu kim sahabe benim yüzümü göreni gören Bu ne Bu da tabiin demek ki yüzümü gören yüzümü görene görene Ne mutlu dedi yine İbn mac’de geçiyor bu hadis-i Şerif benim ashabımın ashabımın sonra onların ardından gelen tabiler sonra da bunların ardından gelen TEB tabinin değerini takdir etmek bakımından Benim hakkımı gözetin ve Normalde Bunlar tabii zahiri olarak söylenilen hadis-i Şerifler O zaman benim yüzümü gören kim sahabe benim yüzümü göreni gören Kim tabiin onları gören Kim tebai tabiin bu üç nesil oldu bu üç nesil Demek ki Kutlu bir nesil şimdi bu ü nesil Kutlu olduğu gibi benim kardeşlerim gelecek dediği ahir zamanın son nesli de var sahabe soruyor ya Ya Resulallah Biz senin kardeşlerin değil miyiz o diyor ki siz benim arkadaşlarım sınız Benim kardeşlerim ahir zamanın son diliminde gelecek Onlar beni görmeden iman edecekler onlar beni görmeden iman edecekler Kur’an’ın rafa kaldırıldığı sünnetlerinin terk edildiği zaman zanda Onlar benim Kur’an benim getirdiğim Kur’an ve sünne sünnet-i seniyyem sımsıkı yapışacak olanlar işte onlar ahir zamanın son diliminde Benim kardeşlerim diye nitelendirdi şimdi biz Tabii döneceğiz yine hadis-i Şerif Hazreti Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin beyit olarak sunduğu ama bir peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerinin hadisine döneceğiz bizi ilgilen ilgilendiren taraf Beni görene şimdi bu işin Bir de manevi tarafı var zahiren Ashabı Resulullah kim işte belli tabiin belli teba tabiin belli ama burada hadis-i şerifte beni gören beni göreni gören dediği zaman meselenin işi işlevi daha da farklılaştı o zaman bir de beni gören deyince rüyada görüldü e rüyada görülce o zaman Beni Gören Oldu E bir de göreni gören oldu bir de rüyada göreni görmek var o zaman Normalde Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri hadis şerifinde dedi ki beni rüyasında gören gerçekten görmüş demektir dikkat edin beni rüyasında gören gerçekten görmüş demektir çünkü şeytan benim suretime giremez yine devam edeceğiz İbn macde var bu Az önce okuduğum hadis Buhari Müslim Tirmizi İbn mac’de var beni rüyada gören uyanıkken görmüş gibidir bir daha müslimden bir hadis-i Şerif var Kim beni rüyasında görürse uyanıkken de görecektir dikkat edin kim beni rüyasında görürse uyanıkken de görecektir veya uyanıkken görmüş gibi olacaktır Elbette şeytan benim şeklime giremez bir hadis-i Şerif dah beni rüyada gören Gerçekten beni görmüştür Ben her surette görünürüm Bu da deylemi E şimdi o zaman böyle baktığımız zaman meseleye Demek ki rüyada gören gerçekten görmüş gibi olacak eee bir hadis-i Şerif daha burad nakledin Çünkü bu hadis-i Şerif de enteresan sizlere söylenilen hadis-i Şerifler ümmet-i Muhammed’e aktarılmayan hiç vaazlarda hiçbir nasihatlerde Bunlar konuşulmayan hadis-i Şerifler bunları Ben cebimden çıkarmıyorum Ben altlarına Kim nakletmiş onları da özellik söylüyorum böyle bir hadis var diyorsam onun altında kimin kitabından hadis kitabından aldığımı da söylüyorum Çünkü böyle hani sütrenin gerisinden araştırıp inceleyip de eksiğimi gediği bulmaya çalışanlar Aynı zamanda da ilim sahibi oluyorlar Evet araştırsınlar baksınlar araştırıp baksınlar bir hadis-i Şerif daha beni rüyada gören Gerçekten beni görmüştür çünkü şeytan benim şeklime giremez Ebubekir sıddık’ı de gören Gerçekten onu görmüştür şeytan Onun da suretine giremez Bu hadis-i Şerifi Bu da hatipte bu hadis-i Şerifi niçin aldım biliyor musunuz Yani demek ki haz Ebu Bekir Efendimiz haz Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin Sıddık lakabıyla lakaplı ve ilk halife bu silsileyi devam ettirdiğimizde hazre Ebubekir İlk halife o zaman haz Ömer şeytan Zaten ondan kaçıyordu şeytanın kaçtığı kimseydi korktuğu kimseydi o zaman Osman meleklerin haya ettiği kimseydi Ali ilmin kapısıyım Hz Pir diyor ki sen hangen yanarsan yan a yine hadis-i şerifte Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurdu ki ashabım yıldızlar gibidir hangisine erişir iseniz yetişirsen beni bulursunuz ayırmadı ashabını ashap kim Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini sağlığında görüp iman eden yani böyle işi sulandıran zırtapozlar var ağzım bozuluyor onlara işte Ebu Cehil de gördü Hazret-i peygamberi O da mı assam Canım Kardeşim iman bir kimse Hazret Muhammed Mustafa’yı gördü iman etti ashap oldu O nasıl Hz Ebubekir Ömer Osman Ali sahabe Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini zahiren gördüler ve İman ettiler ashap oldular Ashabı gören iman etti tabiin oldu tebai tabiini gören onların o dini anlayışlarını ve dini inanışlarını gördü onlar da tebai tabiin oldu Şimdi kalkıp da meseleyi suan koca profesörsün meseleyi sulandırma profesörlüğü utan Bir de ilahiyat profesörüsün ilahiyat profesörlüğü utan meseleyi sulandırma Madem ki sen ilahiyat profesörüsün ilmin kadar konuş ilmini konuş her ne kadar siz ilminiz sadır da değil satıhta da olsa sizin ilminiz yüzeysel de olsa sizin ilminiz ezber de olsa ezberlediklerini sabit kal Siz ezberciler de değilsiniz okuduğunuzu da ezberleyemiyor unuz Okuduğunuz da anlayamıyorsunuz bu kadar da kısasını bu kadar da kısın büyük bir çoğunluğunu yetiştirdiğiniz öğrencilerden belli Kimisi hadis inkarcısı Kimisi mezhep inkarcısı Kimisi fıkıh inkarcısı büyük bir çoğunluğu da hadis inkarcısı Çünkü siz okuduğuna inananlardan değilsiniz çok üzgünüm bu konuda çok da kızgınım alay edercesine Hazreti Hazretlerinin ashabını alay edercesine küçümsemek ashap müessesesini küçümsemek onlar eş peşinde koşmadı onlar İş peşinde koşmadı onlar heva heva Eva heves peşinde koşmadı onlar lüks arabaların içerisinde din satmadılar onlar din pazarlamadır onlar dini istismar etmedi sizin gibi dinden para da kazanmadı Ey profesörler sizin gibi din satmadılar dinden ücret almadılar ayet-i kerimeyi oldular sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidiniz Bu ayete tabi oldular Siz bu ayeti kelimeyi de söyleyemezsiniz Çünkü siz dinden ücret alıyorsunuz Siz dinden geçiniyorsunuz sizin karnınız Cehennem ateşiyle dolu Çünkü dini istismar edip dinden para kazanıyorsunuz O yüzden diliniz Cehennem dili o yüzden karnınız Cehennem karnı ama farkında değilsiniz kim dinden para kazanıyorsa midesini Cehennem ateşiyle dolduruyordu kim dini istismar ediyorsa dindarlığını istismar ediyorsa dervişliği şeyhliği Mürşit liğini hafızlığını istismar ediyorsa buradan para kazanıyorsa karnını Cehennem ateşiyle dolduruyordu net O yüzden onlar hadislerle alay ederler O yüzden onlar hadisleri inkar ederler O yüzden onlar ashap La dalga geçerler O yüzden onlar sünnet-i Seniye ile alay ederler o yüzden hadi peygamberin annesi öldü Sen de anneni öldür soy ismi İslamoğlu de söylüyor bunu sünnete uyuyorsunuz Hadi peygamberin annesi öldü Sen de anneni öldür peygamber annesini mi öldürdü peygamberin annesi eceliyle öldü Herkesin annesi eceliyle ölecek herkes eceliyle ölür Hadi sen de anneni öldür diyor hutbede söylüyor bunu herkes de susuyor Buna herkes de sessiz kalıyor Ortalıkta bir tanesi bir kedi öldürüyor Zalim O da bir kedi öldü diye Türkiye’yi ayağa kaldırıyorlar adam Hazret Peygamber Hazretlerinin sünnetiyle dalga geçiyor herkes susuyor bu ülkede dinle dalga geçiliyor herkes susuyor bu ülkede siyasetçisi ilim adamı İlahiyatçı diyanetçi b sokak köpeği için ayağa kaldırıyorlar ülkeyi Aman bir hadis-i Şerifi İnkar Eden için ülke ayağa kalkmıyor veya bir Kur’an kursunda bir ahlaksızlık oluyor susuyor herkes veyahut da herhangi bir barda ahlaksızlık oluyor susuyor herkes bardaki ahlaksızlığa da susuyor kursundaki ahlaksızlığa da susuyor bizim insanımız Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine hakaret edene de susuyor susuyor hepimiz suskunuz korkarız imanımız Kemal ermemiş korku dağları sarmış korkmaması gerekenler en başta korkuyor Ben şeyhim Ben alimim ben mürşidim ben kamilim o atarken mangalda kül bırakmayanlar da korkuyor Oysa Allah resulü dedi ki korkaklığın şerrinden Allah’a sığınırım Amin Ey müslümanlar dininiz korkulacak bir din değil ki peygamberinizin sünnet seniyyesi korkulacak bir sünnet değil ki savunulmaktadır ki neden korkuyorsunuz susuyorsunuz dünya bu kadar mı vurdu size lüks evleriniz lüks arabalarını cebindeki cebinizdeki paralar rahatınız bu kadar mı sizi Allah yolundan uzaklaştırdı bu kadar mı Allah’tan uzaklaştırdı bu kadar mı Resulullah uzaklaştırdı Biz ne hale geldik o bu hale geldik Allah bizi affetsin işte Hazreti Peygamber beni rüyasında gören gerçekte efendimizi görmüştür hadis-i şerifte diyor ki beni rüyasında gören gerçekte görmüş gibidir ve bu Müjde sabittir Bu bir müjdedir Ümmeti Muhammed’e ve bu Müjde sahih hadislerle sabittir Buhari Müslim Tirmizi İbn mace Ebu Davud kütübü sidir altı tanesi hepsinde sabittir ve Bunun normalde uyanıkken görülmesi gibi doğrudur rüyada gören uyanıkken de görmüş gibidir bir hadis-i şerifte diyor ki rüyada gören uyanıkken de görür Bu müjdedir rüyanda Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i gördün o zaman göreceksin Kendine dikkat et diline dikkat et hal ve hareketlerine dikkat et Hazreti Peygamber görünmez bir peygamber değil görünmez diyen Şeyhler Şeyh değil görünmez diyen alimler Alim değil görünmez diyen mürşid-i kamiller mürşid-i Kamil değil kendisi kör herkesi kör zannediyor Allah muhafaza eylesin O zaman bu noktada buhari’de müslim’de Tirmizi Ebu Davut’a İbn mac’de Geçen beni rüyasında gören uyanıkken de görür gerçek de görürse diyor dikkat edin ben burada alt çiziyorum o kimse uyanıkken de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini gördüyse görüyorsa hani biz Zikrullah alakasına Kardeşler görürler ya bu bir keramettir bunu böyle kenara atamazsınız Sizler Derviş Kardeşler işte Peygamberi gördüğünü iddia ediyor iddia etmiyor kardeşim adam gördüğünü söylüyor hadis-i şerifte de var mı var Sen buna inanmaya bilirsin dersin ki Ali Karadağ’ın Ben Zikrullah alakasına Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin gördüğüne İnanmıyorum Bu senin hakkındır Ama sen görünmez Zikrullah alakasına dersen bu senin hakkın değildir Bu senin cehaletini gösterir bu senin bu konudaki hadis bilmezliği gösterir Bu konuda senin tacı olmadığını gösterir bu konuda sen bu hadis-i Şerifleri bildiğin halde görünmez dersen Sen ilmi katledi musun sen ilmi örtüyorsun bu doğru değil bu İslam adına en büyük Sen vahşeti yaşıyorsun yaşatıyorsun Allah muhafaza eylesin O yüzden İmamı Gazali İbn Arabi Abdülselam suti gibi Ehli sünnet büyükleri efendimizde Salih insanların görüşmelerinin çok sayıda Salah ve takva sahibinden nakledildiğini bu halin Keramet olarak oluşmasının caiz olduğunu ifade etmişlerdir bir kimse Demek ki uyanıkken Hazreti Hazretlerini görebilir Onunla da konuşabilir onunla görüp konuşuyorsa gazali’ye göre arabi’ye göre suudiye göre o kimse Keramet ehlidir o kimseyi Biz Keramet ehli olarak görürüz o kimseyi Keramet ehli olarak biliriz bir kimse gördüğünü söyler söylemez bu ayrı meseledir bir sufinin bir in kendisine böyle bir soru Üstadı tarafından yöneltilmiş kendisinin kendi kendine gördüğünü söylemesi doğru değildir sufi terbiyesinde Allah rahmet eylesin Üstadımız bize sorardı ne gördün biz o zaman anlatırdık edep budur Üstat derse ki Ne gördün O zaman o kimse gördüğünü anlat veyahut da Üstadı anlatmıştır Bir Rüya bir hal Üstat onu biliyordur veyahut da O gördüğünü anlat dediğinde Derviş Onu anlatır ık çık mıkcık yapmaz ık çık mıkcık yapan o halini kaybeder nefsine uymuştur üstadın anlat dediği anlatılır sorduğuna cevap verilir O normalde sorduğuna cevap verir ila anlat dediğinde anlatmıyorsa o kimse nefsine uymuştur heva hevesine uymuştur Allah muhafaza eylesin kendiliğinden Ben böyle gördüm diyorsa üstadın dışında bunu anlatıyorsa O da heva hevesini uymuştur O da anlatılmaz ancak üstattan müsaade istenir veyahut da Üstada anlatınca Üstat Onun bu rüyanı anlat arkadaşlara bu halini anlat derse O da ne yapar anlatır O yüzden Hazreti Hazretlerinin rüyasında gören uyanıkken de görecektir uyanıkken de görebilir ve uyanıkken gördüğünde Onunla da görüşebilir bu onun üzerine Allah’ın bir lütfu bir ikramı bir ihsanıdır bunu reddetmek sırf sufilere karşı olmak için bu hadis-i Şerifleri reddetmek ilmi örtmektir ya da Körler sağırlar birbirlerini ağırlar kör görünmezler kör görünmez dediği şey görünür veya Hazreti pirin beyan ettiği gibi güneşe gözlerini kapatırsan güneş yok olmaz der Güneş duruyor durduğu yerde ama sen gözlerini kapattın O yüzden güneşi görmüyorsun güneşi görmeyince de sen güneş yoktur diyorsun bu senin cehaletini gösterir bu senin bilmediğini gösterir o yüzden işte Normalde bir Mumdan yanan diğer mumlar da ondan yandı ise o ilk yanan mumu görmüş gibidir o ilk Mumdan yanmış gibidir Allah bizi onlardan eylesin amin şimdi Tabii bir de burada bir şey daha belirtmek istiyorum Allah bizi affetsin hani ne mutlu dedi ya beni göreni göreni benim yüzümü görene Ne mutlu dedi malum Veysel karan’ı ya Hazreti Hazretlerini zahiren görmemiştir rivayet edilir buna inanırsanız inanmazsınız ama bu değişik eserlerde geçer Veysel karana Hazretleri gelince Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin kapısına kapıyı vurur Hz Fatıma annemiz çıkar Hz Fatıma annemiz çıkınca peygamber sallallah ve sellem Hazretlerini sorar O da der ki mescitte annemden buraya kadar izin aldım der ya rivayet edilir Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri kızı Fatıma’nın gözlerinden öper bu gözlerle Onu gördün sen diye bu gözler Onu gördün diye çünkü dostu gören gözü öper hazre peygamber sallallah aleyhi ve sellem dostu gören göz öpülmeye layıktır dostu gören göz öpülmeye layıktır O yüzden dostu gören göz öpülür Allah bizi onlardan eylesin Amin şeytan burada da bir not düşmüşüm buraya ister Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin sağlığında olsun ister vefat ettikten sonra olsun onun şekline Şemal giremez ve daha başka hadisler de var bu konuda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin alimlerinin de gerçek mana da şekline Şemal şeytan giremeyeceğini dar o zaman Peygamber ister sağlığında görsün ister öldükten sonra görsün bir kimse gördüğü sahihtir peygamberdir veyahut da değişik suretlerde gördü uyanıkken veya rüyasında yine peygamberdir o sallallahu aleyhi ve sellem veya eksik gördü sadece gözlerini gördü yine Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i gördü bu konuda herhangi bir Şek şüphe yok burada bir tartışma açayım ben şimdi peki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin sağlığında gören sahabe Sayıldı rüyasında gören sahabe sayılır mı sayılmaz mı Bu ilk Eee yıllardan itibaren tabin zamanında bu tartışılmaya başlanmış olan bir konu bir kısmı demişler ki Hazreti Peygamber Hazretlerinin rüyasında gören de sahabedir bir kısmı demiş ki Hayır biz onları sahabiden sayamayız bu bir kısım sahab bir diyenlerin içerisinde Sufi Temelli olan lar Fazla sufilerin büyük bir çoğunluğu Derler ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini rüyasında gören de sahabedir sufilerin büyük bir kısmı bir kısmı sufilerin bir kısmı der ki biz bu kadar ileri gitmeyelim itidalli davranalım biz onu normal onları yaşayan sahabeler gibi hani görmeyelim derler dese ki sen neredesin kırkların içindeysen Sen sahabe sayılabilir kırkların içindeysen kırkların içinde değilsen Sakin ol Sakin ol bu Hak senin değil Allah bizi affetsin bu tarzda Om Mumdan yakılan Çığdan başka bir çırağ ondan da diğer bir mum yakılsa ve ta 100 muma kadar hep o ilk mumun nuru intikal etse sonuncu mumu görmek hepsinin aslı olan ilk mumu görmektir ister O Nuru son Çığdan al istersen ilk Çığdan hiç fark yok O Nuru dilersen son gelenlerin mumundan gör dilersen geçmişlerin mumundan tövbe 100 ayet-i Kerime iki iman eden Muhacirler ve Ensar ile iyilik yaparak Onlara tabi olanlardan Allah razı oldu onlar da Allah’tan razı oldular Allah onlar için altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır onlar orada ebedi kalacaklardır işte büyük Kurtuluş budur ilk Ensar ve muhacir ve onlara tabi olanlar sahabe ve tabiinden bahsetti Burada yine bu konuda Demek ki Silsile olarak hazre peygamber ashap ve ashabın peşinden giden tabiin Cenabı Hak onları methetti Onları övdü O zaman burada aranılan şey Hazreti pir’in dediği o isterse 100 tane mum geçsin hepsi birbirinden almışsa dediği şey şu Sufi söylüyorum Onu bir mürşitlik yapacak olan kimse şeyhlik yapacak olan kimse bir mürşid-i kamilin gözetiminden silsilei meşahir olarak seyri sülukun tamamlamış Hilafet ve icazete sahip olması gerekir Bu zamanda bu çok önemli bu zamanda çok önemli tekrar bunu söylemek istiyorum bir şeyhlik postuna oturacak olan kimse bir mürşid-i kamilin gözetiminde seyri sülukun tamamlamış H et bazılarında Hilafet denir Çünkü bazıl da icazet denir bir icazete bir hilafete sahip olması genel bir teknik kuraldır bu teknik Kural bazılarının bir şeyine bağlı olmaması gerekir ben bunu böyle söylerken kendi üstadımıza oturacak olan kimse için önemli bir şeydir ya bir mürşid-i Kamil bir Üstat sağlığında onun şeyhliği Mürşit liğini ilan eder icazetini verir vermez ama ilan eder bu doğrudur haktır yeterlidir artı bir de icazeti var ise onun için teknik konu meselesi bitmiştir Eğer bu yok ise eğer bu yok ise o zaman o kimseyi bizim ehliyetli görmemiz mümkün değildir İslam toplumunda her şeyde Liyakat ve her şeyde ehliyet esastır Sizin bir makama oturtulabilir Liyakat ve ehliyet yok ise ve şartlar Tamamlanmamış ise sizin o makama oturmanız değildir kendinizi böyle lanse etmeniz de doğru değildir o yüzden ya bir mürşid-i Kamil yani Ehil olan mürşid-i Kamil olan bir şeyhin ya Bir önceki Şeyh tarafından veya vefat ettikten sonra manevi işaretler ile tayin edilmesi gerekir Bir Üstat bir mürşid-i Kamil kendisinde o manevi işaretleri görünce o şey o zatın o sey sülukun çıkartmış olduğu kimsenin şehrini ilan etmesi gerekir yoksa Allah affetsin o da zalimlerden olur bir mürşid-i Kamil zalimlerden olmaz zalimlerden olmamak için son nefesinde de olsa kendisinden gel sonra gelecek olan Hilafet sahibini ilan eder ilan etmesi gerekir varsa icazet kendisinde icazetini verir icazeti yoksa ilan eder ilan edilmesi gerekir Bir şeyhin şehli Kapalı kapılar ardında ilan edilmez tüm cemaate ilan edilir veyahut da Şeyh sağlığında onun yazarsa herkesin içerisinde o icazeti ilan edip verir İcazet Töreni yapar Bunlar ehli sufinin değişmez Kaideler didir bir dervişin üstadından arayacağı Teknik özelliklerdir bir senin şeyhin kimdi filanca dı onun mürşid-i Kamil Olduğuna bana delil getirir misin iki Senin şeyhliği o sağlığında ilan etti mi kimler duydu bu ilanı şahitleri var mı 3 bu şeyhin icazeti var mı bu şeyhin icazeti nerede kimden almış bu şahitli mi bu delilli mi bu bir cemaatın önünde mi verildi yoksa nerede verildi şey Efendi öldüğü zaman birisi uyanığın birisi icazet peşinde koşup icazetin nerede olduğunu bilip gelip kendi icazetini orada kendi adını yazıp oraya mührü mü bastı ne yaptı işte Şeyh efendinin hanımı Hacı anneye 3 be kuruş verip ondan icaz Hazretleri ve mührü alıp kendine icazet mi yazdı bakın bunları açık açıkça artık beyan ediyorum bunları bir yerlere laf gitmesin diye susuyordum Şimdi Hazreti pirin bu konulardaki beyitleri gelince artık ben de ilmi saklayamaz hale geldim Kaydır kakla oynaklık veyahut da türlü düzenbazlıkla şeyhlik icazeti alınmaz öyle şeyhlik yapanlar Yarın mahşer gününde Onun hesabını veremezler parayla icazet satın alanlar 1000 dolar 2.000 dolar 3.000 dolara Irak’tan Suriye’den icazet alanlar Müslümanları aldatanlar Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem aldatan bizden değildir dedi böyle şeyhlik yapan mahşer gününde bunun hesabının altından kalkamazsınız Ben şeyhim deyip dervişlerden para isteyenler dervişlerden her ay aidat toplayanlar Kur’an kursu yaptıracağız yok Buranın kirasını Ödeyeceğiz yok Hafızlık Kursu açıyoruz yok şunu yapıyoruz deyip dervişlerden her ay belli miktarda aidata bağlayıp para toplayan şeyhliği istismar edenler dervişliği istismar edenler Yarın mahşer gününde sonunuz çok feci olacak kendi kendisine 3 be kişiye beşer onar bin dolar verip de kendi şehrini ilan ettirenler Kapalı kapılar ardında çantalarla dolar verip kendi şehrine tabi olmasını isteyenler yarın öbür gün mahşer gününde Per perişan olacaksınız Per perişan olacaksınız dervişlerden 300.000 dolar 500.000 dolar 1 milyon dolar alan Şeyhler İstanbul şeyhleri İstanbul’da şeyhlik yapıyoruz diye ortalıkta ca satanlar yarın öbür gün mahşerde iki yakanız bir araya gelmeyecek maneviyattan uzaksınız Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in izinden uzaksınız Kur’an’dan uzaksınız zahiri şeyhlik yapıyorsunuz Batın iliniz yok ü tane kitap okumakla Şeyh olunmaz 5 tane şiir ezberlemekle Şeyh olunmaz şeyhim diye çıkmayın ortaya mahşer gününde Per Perişan olacaksınız üzülüyorum sizin adınıza kahroluyorum sizin adınıza bu dünyaya değmez burada seni alkışlayabilesin Sen nasıl böyle dünyaya dönersin Sen nasıl dünyanın peşinden koşarsın Sen nasıl dervişlik para kazanırsın Sen nasıl dervişlerden para kazanırsın Sen nasıl Şeyhli inden para kazanırsın Hiç mi Allah’tan korkmazsın Bunlar Peygamber Hazretlerinin kokusunu alamayanlar Bunlar manevi kokudan yoksun Bunlar kendilerini heva ve hevese kaptırmış utanmıyorlar da çekinmiyor da Allah’tan da korkmuyorlar mahşerde hesaptan da korkmuyorlar ümmeti Muhammed’in parasını yiyorlar ümmeti Muhammed’in zamanını yiyorlar ümmeti Muhammed’in yolunu kesiyorlar ümmeti Muhammed’in manevi yolunu kesiyorlar vallahi üzüntümden söylüyorum billahi üzüntümden söylüyorum ümmete Yazık ama dünya bu kadar mı tatlı şan şöhret bu kadar mı tatlı sana Şeyh deseler ne olacak demeseler Ne olacak haz pir dedi ya toprağın altında ustada bir çırakta bir nasıl bakacaksın mahşerde yüz yüze nasıl bakacaksın yüz yüze gelmeyeceğini mi zannediyorsun mahşerde Ben İsmail’le yüz yüze gelmeyecek miyim ben mahşerde caferle yüz yüze gelmeyecek miyim ben mahşerde yunusla yüz yüze Fehim le yüz yüze gelmeyecek miyim ben mahşerde demirtaşlar la yüz yüze gelmeyecek miyim bursalılarla bayındırlı la izmirlilerle Kırşehir’den Antalya’ya kadar Konya’dan Akşehir’den yunan’a kadar İstanbul Tekirdağ Keşan yüz yüze gelmeyecek miyim hesap yok mu nasıl yüz yüze gelmeyeceğini düşünürsün Ben Hüseyin’le yüz yüze gelmeyecek miyim 30 yıldır yüz yüzeyiz nasıl böyle bir şeyi düşünebilir insan nasıl Siz ücret karşılığında din satarsınız bitmeyen Cami inşaatları bitmeyen hafızlık kurs inşaatları bitmeyen Kur’an kursları buralardan geçinen kimseler nasıl bakacaksınız Allah’ın yüzüne nasıl o peygamberin yüzüne bakacaksınız nasıl bakacaksın nasıl yüz yüze geleceksin hangi sikle Çıktım ben şeyhim diye Ya neyle çıktın ya neyle çıktın hangi silsileye çıktın benim şeyhim nevş Abdullah Gürbüz Efendi onun şeyhi Çorum Efendi onun şeyhi ahiz kalali Efendi onun şeyhi Ebubekir Efendi onun şeyhi tant da Abdurrahim neş abi Abdurrahim Tantavi Silsile İkisi de Seyit Tantavi de neş abi de ikisinin de silsilesi ta Hazreti Hüseyin efendimize kadar gidiyor birisinin haz Hasan birisinin haz Hüseyin’e gidiyor bütün Silsile meydanda arada bir kopukluk yok arada bir kopukluk yok beni 3 be kişi toparlayıp sen şeyhsinanda bugüne kadar ben şeyhim bile demedim Beni hem şeyhim ilan ettirdi hem bakın orada icazetleri vardı yoktu ayrı mesele ben şeyhim Demeye utanıyorum bir şeyden Korktuğumdan dolayı değil Nasıl der bir insan bunu bilmiyorum ben ne nakib im dedim ne nü kabayım dedim diyemedim ben bunları hiç diyemem de zaten bana bir şey D dediklerinde diyorum ki biz daha Derviş olamadık Derviş adayıyız biz bunun mahşeri var o yüzden Allah muhafaza eylesin Amin bu dünyadan herkes Göçüp gidiyor arkadaşlar benim şeyhim de Göçüp git Ölmez dediğini kendi ellerine gömüyorsun Ölmeyecek zannettiğini kendi ellerinle gömüyorsun Ölmeyecek diye düşünüyorsun kendi ellerinle gömüyorsun gidiyor Toprağın altına ben de gideceğim Sizler de gideceksiniz hepimiz onunla yüzleşeceğiz yüzden ben şeyhim bana ettiği vasiyeti bütün Derviş kardeşlere diyorum Üstadım Beytullah’ta benden söz aldı Mustafa Efendi Oğlum ben oldum deyip de ortaya Ere çıkma dedi Emredersiniz Efendim dedi Ben öldükten sonra bütün ihvana dedi Bütün kardeşlere tebliğ et Bakın bu çok önemli herkes dedi rüyasında gördüğü kimseye tabi olsun dedi bunu dervişlerden sakladılar zakirler de sakladı Ben bunu herkese CD gönderdim Zakir lere benim üzerimde Vasiyet Çünkü ben öldükten sonra eğer sağlığımda birisine işaret etmediysem sağlığında rüy istihare yapacaksınız istişare yapacaksınız Bir yere tabi olacaksınız Bakın bu hadis-i Şerifin emri Peygamberi bir Emir bu Ahmed’e Mehmed’e göre bir Emir ve bir kimse bir mürşid-i kamilin terbiyesi altında sufilik terbiyesi alacak seyri süluk unu tamamlayacak ve bu Silsile bu Silsile sellem Hazretlerine dayanacak buradan bir metin bir pasaj okuyacağım şimdi pasaj risale-i nurcuların saklamaya çalıştığı Hatta bir kısım nurcuların mektubattan O kısmı alıp kaldırdığı ve mektubatı öyle bastırdıkları eksik o zaman bunun zamanı değildi kaldırdığı bir pasaj 9 mektup 9 kısım risale-i Nur Mektubat 29 mektup 9 kısım bunu Özellikle buradan okuyacağım çünkü hani böyle bazı e risale-i Nurcular bu Pasajı bu bölümü kaldırmışlar öyle basıyorlar mektubatı Bu da ayrı bir utanç duyulacak bir şey ehl-i sünnet ve cemaatın bir kısmı zahiri uleması ve ehl sünnet ve cemaate mensup bir kısım ehli siyaset Gafil insanlar ehli tarikatın içinde gördükleri bazı suistimalleri ve bir kısım hata hatiat bahane ederek o hazine-i uzmay kapatmak belki tahrip etmek ve bir nevi abı hayatı dağıtan o Kevser menbaı kurutmak için çalışıyorlar Yani bir kısım ul zahiri ulema bakın zahiri ulema bir kısım Gafil siyaset ehli ehli tarikatın içerisindeki suistimalleri veya eksikleri bahane edip o bakın müthiş bir şey o hazine-i uzmay kapatmak yani büyük Hazineyi kapatmak tahrip etmek Bir nevi abı hayatı dağıtan Kevser menbaı kurutmak abı hayat biliyorsunuz ölümsüzlük ve bu nereden kevserden geliyor yani Cennet ırmağı bunu diyor kurutmaya çalışıyorlar Halbuki eşyada kusursuz ve her ciheti hayırlı şeyler meşrepler meslekler az bulunur ala külli hal bazı kusurlar ve suistimal olacaktır Çünkü Ehil olmayanlar bir işe girseler Elbette suistimal ederler Ehil olmayanlar bir işe girerlerse o işi suistimal ederler fakat Cenabı Hak ahirette muhasebe-i Amal düsturuyla adalet-i rabbaniye Hasenat ve seyyiatın muvazenesi ile gösteriyor yani o kimse iyi niyetliyse o eksiğini kesrini Cenabı Hak ne yapıyor hasenata çeviriyor yani Has racih ve ağır gelirse mükafatlandırır yani o kimsenin iyilikleri ağır gelirse mükafatlandırır kabul eder Eğer günahları ağır gelirse cezalandırır reddeder hasanat ve seyyiatın muvazenesi kemiyet bakmaz keyfiyete bakar yani bunun denkliği de öyle sayısalla bakmaz Sen 10 günah işledin 10 sevap işledin Allah Buna göre diyor şey yapmaz keyfiyete bakar Senin 10 sevabını isterse milyonlarca Sevap Yazar İsterse 10 sevabına 10 sevap yazar Eğer senin 10 sevabına milyon sevap yazarsa Senin 10 günahın gider zaten esamesi kalmaz keyfiyete bağlı sen ya rabbi dersin hepsine hayra çevirirsin Ya Rabbi der öbürküsü onunki Ya Rabbi der onunki Normalde günahlarını siler öbürkü öyle bir Ya Rabbi der onun günahlarını işlediği günahlar kadar ne yapar sevabı çevirir derslerde hadis-i Kutsi olarak bunu nakleder bu keyfiyete bağlı o zaman Allah’la kulun arasındaki bir keyfiyet o kimse öyle bir zamanda öyle bir Allah Der bir kez Allah der o mevlanın dediği gibi Bütün günahları dökülür misti azan der ya bunun gibi Ne güzel söylemiş bir kez aşk ile Allah dese o lisan dökülür günahlar Misi azan Biz bunu mevlüte dinleriz de bir sefer o allah demeyi beceremeyiz veyahut da hani bir gaza esnasında Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bir ağacın dibinde böyle hafiften böyle bir yakaza oldu uyukladı kılıcını da dala asmıştı Hani geldi ya müşriğin Birisi yavaşça kılıcı aldı Allah resulünü uyandırdı dedi kalk şimdi dedi benim elimden Seni kim kurtaracak Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri kalktı O böyle söyleyince seni elimden kim kurtaracak deyince Allah dedi Öyle bir Allah dedi müşrik korktu kılıcı elinden düştü Allah resulü kılıcını aldı Kendi kılıcını müşriğin boğazına dayadı şimdi Dedi Seni benim elimden kim kurtaracak O da dedi ki sen peygambersin ben kötüyüm bana dedi kötülük Yakışır sana iyilik yakışır dedi Hazret-i peygamber onu affetti öyle bir Allah der o kimse Cenabı Hak onun günahlarını hayra çevirir bu keyfiyete bakar bu sayısalla bakmaz yzden Biz sufiler şöyle düşünürüz Cemaatte bir kişi gerçekten Allah dese komple cemaatin affına sebep olur O zaman ne yapar baz Olur bir tek Hasene bin seyyiat tereccüh eder affettirir bazen bir iyilik Öyle bir iyilik yaparsın öyle bir şey yaparsın ömrünü satın alırsın ömrünü satın alırsın ömrünü satın aldığında Cenabı Hak sana rüyanda gösterir Bu konuda da hadis-i kutsiler var ya Cenabı Hak Der ki Hadi ne yapıyorsan yap Allah seni affetti bizim bilmediğimiz hadis-i kutsiler Madem ki adalet-i ilahiye böyle hükmeder ve hakikat dahi bunu hak görür t yani sünnet-i Seniye dairesindeki tarikatın hasenatı Yani iyiliği seyyiatına katiyyen müreh olduğuna delil ehli tarikat ehli Delale in hücumu zamanında imanlarını muhafaza etmesidir sünnet-i Seniye dairesinde bir tarikat Benim 35 yıldır bağırdığım mesele Kardeşler yol kur Kur’an ve Sünnet yolu Kur’an ve sünnetin dışında Bu dilimden bir şey çıkarsa Bir nasihat çıkarsa size Kur’an ve sünnetin dışında sizi sevk ve idare etmeye kalkarsam Vallahi de billahi de tillahi de getirin benim önüme koyun ben tövbe edeyim Oradan geri döneyim bunu ciddi söylüyorum size bunu ciddi söylüyorum Bir hakkın var ise Sizde bir hissen var ise Siz de zerrece olsa bir kıymetin var ise nerede Kur’an ve sünnet-i seniyyenin dışında size bir şey söylediysem Vallahi de billahi de getirin benim önüme koyun bu kardeşiniz de mahşerde Onun hesabını vermesin B de verilecek hesap çok Bir de o hesaba girmeyeyim Ben bunu lütfen Allah rızası için yıllardır söylerim yine söylüyorum getirin önümüze koyun Çünkü bu topluluk sünnet-i seniyye üzerinde yürümeli bu topluluğu Kur’an’ı sünnet-i Seniye dairesinde anlamalı ve yaşamalı benim bırakacak olduğum miras bu ben size süslü tekkeler bırakamayacağınız yapamayacağım ha Cenâb-ı Hak verir bir şey diyemem şu anki halimle ama size bir şey size bir Eğer bir miras bırakacaksan bu Kur’an ve Sünnet dairesinde bir sufi yolu Kur’an ve Sünnet tarihinde benim bırakacağım miras bu başka bir miras yok bakın başka bir miras beklemeyin yok hep söylerim ya kapıdan para dağıtılacak diye beklemeyin bende öyle para yok kapıdan sizden ücret de istemeyecekler böyle bir halim de yok 63’e kadar böyle yaşadım 63’ten sonra da Cenabı Hak bu şekilde yaşatsın beni Amin ben 63’e kadar dimdik yaşadım hiç kimseye şeyen illah demedim 16 yaşında babasız kaldım annemden dahi para istemedim ben Ben de annemin kendi zeytinimi dahil bir tane zeytini yoktur kursağımda zeytin yapardı Allah razı olsun anne kaç kilo zeytin var burada 20 kilo 20 kilo zeytin ne kadar 5 lira al anne Ben böyle yaşamayı seviyorum ben daha hiçbir şekilde bir Derviş para istediğimi hatırlamıyorum borç alır verir mi ayrı Mesela bu ayrı Cenabı Hak Hamdu Sena olsun sünnet-i Seniye dairesinde bir sufi yolculuk olacak bu benim Vasiyetim bu tutacaksan bu vasiyetimi tutacaksınız size başkaca bir Vasiyetim yok adi bir samimi ehli tarikat Suri zahiri bir mütefennin daha ziyade kendini Muhafaza eder kendisini Muhafaza eder O zevk ki tarikat vasıtasıyla ve o muhabbeti evliya cihetiyle imanını kurtarır ne diyor adi bir samimi ehli tarikat burayı okuduğunda Hep Kendimi kendime atf ederim Bunu adi samimi bir ehli tarikat adi dedi düşük vasıflı bir ehli tarikat ama samimi Ben Üstadım hiçbir şey beklemedim kendimi met etmek için söylemiyorum yol olsun diye söylüyorum ne zakirlik istedim ne Çavuşluk istedim ne Nakip istedim ne nikab balık istedim ne halifelik istedim ne de şeyhlik istedim ben bir şey istemek için dergaha girmedim Ben dedim ki Ya Rabbi ben bu dergahta şeyhim ölünceye kadar beni burada Mukim eyle Amin şeyhimin yüzüne söyledim efendim Size ve dergahını siz ölünceye kadar hizmet edeceğim benden bir zarar görmeyeceksiniz Siz öldükten sonra size ve dergahını hizmetim bitecek Efendim dedim yüzüne söyledim bunu saklı gizli değil Allah söyletmiyor Adnan Ne zaman söyledin bize 4 be ay mı oldu bu mevzu oldu Kendi kendimize konuşuyoruz Adnan dedi ki önce bana telefon açtı dedi ben adana’daydı o zaman dedi bana dedi ki dedi ne dediğini O işte şehrini ilan et demiş öyle mi dedi Ne dedi tam kelime kelime bir mikrofon verin Adana Adanalıyım Efendim ben Efendim Adana’dayım Evet kendisi aradı oğlum dedi Mustafa abiniz işte Ahmet huran abiniz Şeyh bunu ilan Ed ilan edin dedi Ben de efendim Adana’dayım deyince Tamam o zaman dedi kapattı telefonu sonra buradan başka birisini aratmış Evet Allah razı olsun önce beni aradı dedi ki ilan et bana Ahmet duran’ı da söyledim dedi sana da söylüyorum dedi şeyhini dedi arkadaşlara bugün ilan et dedi Efendim hakkınızı helal edin Ben ilan edemem dedi ben ilan ettiririm o zaman dedi kapattı telefonu demek önce Adnan’ı aramış Adnan Adana’dayım deyince Sonra Remzi’yi aramış sonra Remzi Remzi’yi de ben aradım Dedim seni arayabilir böyle böyle diyecek dedim Akşama görüşelim öylesi dedim Söyle arıyor dedi telefondan ben kapattım telefonu aramış Ona söylemiş Remzi dedi böyle böyle şeyhine tabi ol dedim söyle dedi söyle akşama görüşürüz dedim toplanırız Akşam oldu orada arkadaşlarla görüştük dedim Şeyh Efendi böyle söylediyse itiraz etmek yok Kalk dedim Söyle ben de o gün arkadaşlar zaten buradalar dedim ki ben şeyhim ölünceye kadar şeyhlik yapmak istemiyorum yapmayacağım Allah razı olsun aldık rafa koyduk dedim aldık kabul ettik rafa koyduk dedim Bu kadar adi samimi bir ehli tarikat Suri zahiri bir mütefennin yani Zahir bir alimden mütefennin dedi Alim bir alimden daha ziyade kendisini muhafaza eder ama neyle muhabbet-i evliya ve silsilesi le o ehli Delale hücumunda imanını kurtarır Kebair le Fasık olur yani bir sufi bir tarikat ehli Günahkar olmaz değil Kebair Fasık olur Fakat kafir olmaz kolaylıkla faya sokulmaz şedit bir muhabbet ve Metin bir itikatla aktap kabul ettiği ve silsile-i meşayihi onun nazarında hiçbir kuvvet çürüt Teme Yani aktap kabuletti bir şeyhi var ve silsile-i meşahir var Silsile şeyhinin şeyhi şeyhinin şeyhi şeyhinin şeyhi buradan diyor Onun nazarında hiçbir kuvvet onları çürüt demez benim şeyhim hakkında Birisi bir şey derse ben ona 10 derim Benim nazarımda onun mürşid-i kamilini bir kimse çürüt demez birisi zaten laf söylemeye kalktı dağıldı tuz dağılır gibi malum huruf Çu ehli tarikat bir huruf çuya Yenilmez sağlam bir Silsile sağlam bir Silsile huruf çula Yenilmez sağlam bir Silsile üfleyince dağılmaz sağlam bir silsileden gelen bir Üstat öyle bir iki zorlukla dağılmaz öyle bir cemaat da dağılmaz öyle bir sufi topluluk da dağılmaz cenab-ı hak onları korur Muhafaza eder çünkü onlar dinin Kalesi hükmündedir Allah dinin Kalesi hükmünde olan o topluluğu dağıtmaz daha Medin hale getirir daha sağlam hale getirir bin bir tane huruf Çu toplansa oranın tozunu Day ay alamaz onlar tozunu çarpılır dağılırlar çarpılır dağılırlar çarpılır dağılır çarpılır dağılır ders alırsa tövbe eder susar oturur gider o toplulukla helalleşir ders almazsa dar Manas olur gider Neden hadis-i kutsi’yi unutmayın kim Benim Veli kuluma Savaş açarsa bana Savaş açmış gibidir yırtıcı aslanın avından intikamını aldığı gibi ben de ondan intikam alırım der Cenabı Hak Sen Abdullah efendiye çatsan dağılır gidersin sen bir bir mürşid-i kamilin cemaatine bir mürşid-i Kamile sataşırsa dağılır gidersin yerle Yeksan olursun dağılır gider yerle Yeksan olursun Allah muhafaza eylesin Amin o silsile-i meşahir onun nazarında hiçbir kuvvet çürüt demez çürüt demediği için onlardan itimadını kesemez onlardan itimadı kesilmezse zındık Aa giremez tarikatta hissesi olmayan Dikkat dikkat buraya dikkat tarikatta hissesi olmayan kalbi harekete gelmeyen bir muhakkik Alim zat da olsa şimdiki zındıklar desiseleri karşı kendini tam muhafaza etmesi müşkül leşmiş tarikatta hissen yok ise Yani bir mürşid-i Kamile intisap etmediysen bir mürşid-i kamilin elini tutmadıysa bir mürşid-i kamilin yolunda değilsen kalbin harekete geçmemişse Yani herhangi bir mürşid-i Kamile bağlı değilsin kalbin de harekete geçmemiş hani kendi kendine diyor ya Bir tarikata gitmeden de olabilirsin bir bir şeyhe bağlanmadan da olabilirsin olduysan getirin bana bir tanesini İşte Kabir burada buradaki kabirden haberiniz var mıydı Ben söyleyince kadar var mıydı yu onca yıl insan gelip geçiyor değil mi oradan kalbin harekete geçtiyse Yürüdüğün yerden kabirlerden ses duyuyorsan gel yanıma sizleri söylemiyorum sizleri zaten olmanız gereken şey olmadıysanız şapkanızı önünüze koyun biz Nerede yanlış yapıyoruz deyin Evet sizin intisap ettiğiniz Dergah öyle dergah Kör değil bu Dergah Körler sağırlar topluluğu da değil Sen olmadıysan otur sen kendini düşün burada gören var mı var otur sen kendini düşün Burada burada kabir kabir haline Vakıf olup kabirdeki le görüşen var mı var o zaman kendini düşün Bu şatahat değil Bu şatahat değil bir mürşid-i kamilin dergahında Zikrullah taki Geleni gideni de gören olacak bir mürşid-i kamilin dergahında kabir haline de Vakıf olan olacak bir mürşid-i kamilin dergahında hali açık olan Derviş de olacak varsa sende Yoksa sen otur kendi halini Allah Hata senin günah senin kusur senin otur sabaha kadar ağlar mısın Allah’ı mı zikredersen Tövbe mi edersin Hayır hasanat eder cömertlik mi edersin nerede eksiğin varsa eksiğini nereden tamamlayabilirim diye otur Kendin düşün kimin hakkına hukukunu yedim kime tepeden baktım kime höt dedim kime bağırdım çağırdım kime haksızlık yaptım kime zulmettim eşime mi çocuklarıma mı Anneme mi babama mı yanımda çalışanlara mı Derviş kardeşlerime mi kime zulmettim Kime laf söyledim kimin Kalbini kırdım kimin gönlünü kırdım kimin parası mideme girdi kendi kendine düşün Kendini düşün Bu dergah var bu dergahta var çünkü kadınlarda da var erkeklerde de var bu dergahta var Cebrail aleyhisselam’la görüşen var otur kendine bak şatahat saa şatahat Evet var arç halayı gören var var otur kendine bak bu o dergahın bir mürşid-i Kamil Dergahı olduğuna delildir görünmez demiş yalan söylüyorsun sen Körsün Bilinmezmiş yalan söylüyorsun sen Körsün Sen Kur’an’ı yüzünden okuyorsun senin alimli ezber alimli Sen namazı da ezberden kılıyorsun Sen orucu da ezberden tutuyorsun Senin her şeyin ezber sen sadırdan değil satırdan okuyorsun sen harflerle cilveleşen kelimelerle oynaşıyor Sen otur Allah’la cilveleşen arkasına sığınma otur Allah’la işini bitir sen her vakti benim gibi uyursan olmaz bu iş kalk seher vakti Allah’ı zikret kendini de ağır işçi görüp de ben Seher vaktinden sonra bir kaylule yapayım yapma şeyhim Bana öyle dedi kabirde dinlenin mustafa efendi Dedi kabirde dinlenin dedi bana kabirde dinlenin Burada dinlenmek yok burada yorulmaya zamanın olmayacak dinlenmeye zamanın olmayacak Hasta olmaya zamanın olmayacak buna zamanın olmayacak varsa zamanın yorulmaya Sen sufinin kenarında dolaşıyorsun Sen çok yoruldum dinleneceğim diyorsan sen deryaya dalmak istemiyorsun sen ayağımı suya çipil teyim diyorsun Benim gibi değil Öyle değil öyle isen şöyle diyeceksin Aman diyeceksin ya ben bu dergahta durduğuma dua ediyorum ben buranın temellerinden olayım ben en arkadan gelenlerden olayım ben en arkadan gelenlerden olayım Eyvallah O da bir güzel Allah bizi affetsin Ama tarikatta hissen olsun bir mürşid-i kamilin kapısını bul Ona bağlan kim olursa olsun kim olursa olsun onu bul Sımsıkı tut ayrılma dövseler de sövsen de ezeler de yok benim hakkım yenildi yok hukukum yenildi yok ayağıma bastılar yok parmağıma bastılar yok şunu mu şunu yaptılar yok Bunu mu bu yaptılar değil sırtını dönüp Gidenlerden olm otur orada Bir el tuttum bırakmam de Bir El Tuttum ölünceye kadar buradayım de kendine öyle disiplin et kendini öyle disiplin et fırtına da Ese Yağmur da yağsa kar de yağsa beni alsa ayağının altında çiğnesin kediye değil fiye bile yem etse üstadın Otur oturduğun yere Yani ben aslana yem olurum diye düşündüğüm ama geldim fareye yem oldum deyip o eli bırakma seni bugün fareye yem eder yarın seni Aslan Terbiyecisi eder bugün fiye yem ettim diye yem etti diye kendi kendine hayıflanma kibirlenme tepeden bakma bana şöyle dedi deyip de kenara çekilme yürü tuttuğun Eli sıkı tut dirayetli ol tuttuğun eli Sam sağlam tut ya da hiç tutma de ki bu yol bana göre değil Eyvallah birisi öyle dedi Yani her şey çok güzel dedi ama ben sizi ayak uyduramayan Hakkını helal et Helal olsun dedim ben dersimi iade etmek istiyorum helali hoş olsun Allah yolunu açık etsin biliyorsun değil mi dedim bizde geri dönüş Çok zor biliyorum dedi Sonra aradan iki yıl geçti geldi ben çok büyük hata yapmışım dedi Yapacak bir şey yok dedim Benim elimden gelen bir şey değil Ben hep söylüyorum dedim benim elimi bırakanı Ben kolay kolay geri almam diyorum dedim ben geri almam nasıl alabilirsin dedi Peygamber Hazretlerini görürsem dedim o dedim sana elini öptürdüğü göreceğim dedim çok açık bir şey söyledim ancak o zaman geri alırım ben seni bunu görmediğim müddetçe Ben seni geri almam dedim Bunu da beyan ediyorum ya hep size beni bu yoldan döndüren diyorum bir tek Peygamber Efendimiz olur hatta bazen böyle merhametim coşuyor diyorum geçmiş peygamberlere de razıyım diyorum ki ben e Pir Efendilere de sahabelere de razıyım Pir Efendilere de razıyım ben göreyim diyorum ya ben ben kapımı açmak istiyorum ben şeyhim sana elini öptür sün Ben bunu göreyim Buna da razıyım diyor arkadaş adam geri dönecek hiç zorluk istemiyor Hani ben gidiyorum Selâmün aleyküm gidecek E ben geldim E kardeş sana söyledik dönüşün çok zor diye E çok ağlaman çok sızlamanın lazım çok yalvarman lazım yolunu da anlatıyorum ağlayacaksın diyorum çok tövbe edeceksin tasadduk edeceksin bildiğin tasadduk edeceksin cömertleri Allah sever çünkü senin yolunu açar bakın cömertin yolu açılır Cimrinin yolu açılmaz cömertin yolu açılır sakın bana cömertlik yapmıyorum böyle bir şey istemiyorum cömertin yolu açılır cömertin maneviyatı da açılır Evet Çocuğunuz hasta tasadduk edin sen hastasın tasadduk et bir derdin var tasadduk et Allah’a zikret tasadduk et Allah’ı zikret açılır Yolun da açılır Rabbim cümlemizin yollarını açsın Amin cümlemizi bir tarikattan Yani bir bir mürşid-i kamilin yolundan hissedar olarak bu alemden götürsün bizleri Amin ecmain Önümüzdeki hafta zamanınızdan günlerde rabbinizin güzel kokuları vardır kendinize gelin o güzel kokuları almaya çalışın hadisinin tefsiri Konu başlığı bu İnşallah elati Selavat Amin ecmain tekrar haklarınızı helal edin inşâallah Allah cümleniz razı olsun Önümüzdeki salı keşan’ Dayım bir dahaki Pazartesi Kırşehir’de bir dahaki salı Konya’dayım dersleri takip edenler var o yüzden onlara da söylemiş olayım Bu Önümüzdeki salı e keşan’ Dayım bir dahaki haftaya pazartesi Kırşehir’de yim salı gün Konya’dayım Bir dahaki onun Haftasına salı gece e Ümran edeyim Ayşe hanımın oradayım inşâallah ilan edeceğim Bunları yazacağım ama aklıma gelmişken bunları da söylemiş olayım e özel görüşmek isteyenler oluyor buna zamanım olmuyor O yüzden arkadaşlara telegramdan yazın diyorum E bir Derviş kardeşin telegram’da hesabı Yoksa da benim bu konuda Yapabileceğim bir şey yok gerçekten hani böyle ve bu döngünün içerisinde Eee özel görüşmelere özel konuşmalara zaman ayıramıyorum O yüzden de haklarınızı helal edin olun E yaş 63 Yolun yarısını geçeli çok oldu artık Biz Eee ne zaman Eee sonbaharın içindeyiz ne zaman kış olur bilemiyoruz o yüzden böyle Eee çok özel görüşmelere özel muhabbete zaman ayıramadığı için Kardeşler de haklarını helal etsinler Allah razı olsun Bu helalleşme biraz zayıf oldu böyle hani Neden böyle oluyor filanca oldu ama yapacak bir şey yok yani böyle Canı Gönülden helal olsun denmedi ama benim elimden gelen bu yani yapabileceğim şey bu E yaş geçtikçe de yorgunluklar artıyor yoruldum demiyorum Yorulmak yok Eyüb Ensari gibi bir zat 84 yaşında İstanbul surlarının önünde Vefat ettiyse orada E biz de 84’e kadar herhalde koşturacak önümüzde böyle bir şey var biz diyordum Ben 63’e kadar koşturacak Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem 63’e vefat etti dedim 63’e geldik bu sefer 83’e gözümüzü diktik Eyyüb El Ensari dedik 83’te İstanbul surlarının önündeyim miş dedik 83’e gelince artık 123’ü müzü dikeriz bilmiyoruz Allah’tan hayırlı ömür istiyoruz Amin Bak bu çok güzeldi Amin Allah’tan hayırla ayakta ölmeyi Arzu ediyoruz Amin hiç kimsenin eline bakmadan Cenabı Hak ayakta bu dünyadan göçüp gidenlerden eylesin amin ve bütün Derviş kardeşlerimle beraber onlarla Cemal şerek Belki de inşâallah bir Zikrullah alakasına ama bir semada ama bir dersten sohbetten gelirken bir yol kenarında bankta Cenabı Hak nefesimizi alsın inşâallah Amin ecmain Selâmün aleyküm Aleykümselam ne güzel ölüm değil mi bir bankta ölse insan böyle bir soğuk olsa buz tutsa orada çıtır çıtır sonra Deseler ki bir garip ölmüş diyeler cesedini ü gün sonra bulal soğuk su ile yuvalar şöyle garip pencere Ne güzel söylemiş ya Haydi Abbas vakit tamam Akşam diyor işte oldu akşam ölülerin içinde nasıl yaşandığını bir öğretseydin ölülerle yüz yüze görüşürken nasıl Ölü ya da ö içerisinde yaşarken ölülerin içerisinde yaşamanın sırrını öğretseydin yaşayan ölülerle nasıl yaşanacağını Selâmün aleyküm Aleykümselam.

265. Mesnevi Şerhi 1946. Beyitten – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: FAİZ-RİBA 29.10.2022 MUSTAFA ÖZBAĞ EFENDİ SOHBETLER ​​​​​​​​​​​, İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 ​​​​​​​​​​​, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler