264. Mesnevi Şerhi 1940. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 264. mesnevi şerhi 1940. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
264. Mesnevi Şerhi 1940. Beyitten Hakkında
Amin Rabbim nerede İslam dünyasında bir müslümana zulm ediliyorsa zulmedenlerden Cenabı Hak intikamımızı alsın Amin ecmain bu birkaç ka haftadır mesneviden vahiyle alakalı bu sohbetlere kaldığımız yerden devam edeceğiz Geçen hafta ve önceki haftaki sohbetin devamı en son 1900 40 beyitten inşâallah orada kaldıydı oradan devam edeceğiz bu iki haftalık sohbetlerden Eee istirhamım şu gerekirse geriye dönüp tekrar tekrar dinleyin Eee bu böyle birkaç bu devam edecek T bugün belki de son bulur yetiştirebilirsiniz yetiştiremez Seek bilmiyorum Bunlar bittikten sonra inşâallah bunlarla alakalı genel bir soru cevap yapabiliriz çünkü Eee Geçen hafta bizim Çanakkale’deki Yusuf hoca da geldi dedi bugüne kadar öğrendiklerim Hepsi de ters yüz oldu dedi E bugün de biraz bizim Harun hoca buradaydı Harun hocayla da biraz konuş Eee Tabii alışıla gelmişin dışına çıktı sohbetler bu hususi manada özel olarak hazırladığım bir şey değil Ben kendimce Eee mesneviyi okurken Kur’an sünnet tesinde mesneviyi Mümkünse Kur’an ayetleriyle yoksa hadis-i şeriflerle anlamaya çalışıyorum ben de o yüzden biraz ters yüz oluyormuş gibi gelebilir size bana ters yüz gelmiyor Tabii bana doğru geliyor Evet 1940 beyit sana bazen sensin derim bazen de benim derim haz Pir bunu Allah’ın ağzından söylüyor Tabiri caizse ne dersem diyeyim ben Aydın ve parlak bir güneşim bundan önceki beyiti hatırlayalım Daha doğrusu beyitleri Allah ona dedi ki ben dilim sen aleminde lillah sırrına Masar oldun Ben de senin olurum çünkü kim Allah’ın olursa Allah onun olur devam ediyor 1940’tan sana bazen sensin derim bazen derim ne dersem diyeyim ben Aydın ve güneşim ben bu sohbetleri bir yere bağımlı kalmadan yapmak istiyorum Hakkınızı helal edin ben kendimi de sınırlamak istemiyorum Bu konuda Cenabı Hak Diyor ki ey benim gören gözüm duyan kulağım söyleyen dilim yürüyen elim tutan elim yürüyen ayağım ben sana sıfatlarla tecelli ettiğim zaman ben sana sensin derim senin üzerinde O esnada ben sıfatlarla tecelli etmişimdir sıfatlarına tecelli ettiğimde Sen ayrı varlık gibi görünürsün ben ayrı varlık gibi görünürüm senlik ve benlik çıkar ortaya ve ben sıfatların da tecelli ettiğimde ayet-i kerimeler çoktur kur’an-ı Kerim’de sıfatsız onu ne uyuklama ne de uyku tutar uyuklama ve uyku sıfattır Gökler ve yerde olanlar onundur onun izni olmadan katında kim şefaat edebilir o insanların geleceklerini ve geçmişlerini bilir insanlar ise onun ilminden onun dilediğinin dışında bir şey kavrayamazlar insanlar ise onun ilminden onun dilediği dışında bir şey kavrayamazlar onun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır yeri ve göğü koruyup gözetmek Onun için zor değildir o yücedir büyüktür Ali İmran 26 Ey Muhammed de ki ey mülkün sahibi Allah’ım mülkü dilediğine verir dilediğinden de o mülkü alırsın dilediğini Aziz dilediğini zelil edersin Hayır senin elindedir şü Şüphesiz ki sen her şeye kadirsin daha birkaç tane de ayeti kerime var Maide 12 göklerin yerin ve onlarda bulunanların mülkü Allah’a aittir o her şeye kadirdir Bunların hepsi de cenab-ı hakın sıfatsız ve Cenâb-ı Hak sıfatsız tecelli attır ama Cenabı Hak sadece sıfatsız noktasında tecelli eder ki zat noktasındaki tecelliyât sıfatsız Haktan halka bazen de an hakka olur halktan hakka olan da onun Ama Cenab hak o zati olarak tecelli ettiğinde o zaman Hazreti pir’in dediğine göre o zaman ben senin üzerinden çıkan bir fiiliyat da benim derim yani seni de kendi yerime koyarım o hani Fetih suresinde Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine söylediği gibi attığın zaman Aslında sen atmadın Ben attım siz öldürmediniz ben öldürdüm Bu zati tecellidir o zaman kulunun üzerinde zati tecelli edince o zaman senlik ben kalmaz kulun bütün fiiliyat tını Cenabı Hak zat olarak kendi üzerine alır O zaman söyleyen dilidir gören gözüdür duyan kulağı dır tutan elidir kulun attığında ne attıysa ona aittir O yüzden Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin hazre Ali efendimize duasında Ya Rabbi Ali’nin döndüğü yöne Hakkı döndür diye duası vardır Bu Hazreti Ali efendimizin üzerinde zati tecellinin göstergesidir hzr Muhammed Mustafa Hazret Ali efendimizin üzerinde zati tecelliyi işaret eder Ali’nin döndüğü yere Hakkı döndür deyince İşte o yüzden ister sensin diyeyim ister benim diyeyim bu varlık vücuduna hayat veren benim yani bu varlık vücuduna komple hayat veren Allah İster sen desin ister Ben desin ister O desin ister şu desin ister bu desin nasıl hitap ederse etsin bütün varlığa hayat veren varlığı ilmiyle kudretiyle kuvvetiyle ayakta tutan ve varlıkta fail olan la Faili illallah Allah’tan başka fail yoktur la faile illallah Allah’tan başka fiiliyat yaratan Allah’tan başka çalışan yoktur öyle bir şey olunca ben Kün derim Her şey bir anda olur benim gün demem ne olur İster sen diyeyim ister O diyeyim ister ben diyeyim ne dersem diyeyim ben Kün lafzını söylerim ol derim bir şey olur ol dediğimde olan şey de hayat bulur ona ol dediğime Kudret veren ol dediğime ilim veren ol dediğime bütün her şeyi tam tekmil yaratan benim cenab-ı hak uluhiyetin allahlı hiç kimseyle ve hiçbir şeyle paylaşmaz tevhidin özü odur Allah ama sıfatsız tecelliyât varını hiçbir şeyle paylaşmaz mülkün sahibi odur her şeyi kudret ve kuvvetinde tutan odur ister Haktan halka tecelli etsin isterse halktan hakka tecelli etsin tecelli ona aittir O yüzden o zati olarak tecelli ettiğinde Enfal 17d o o kafirler Siz öldürmediniz fakat öldürdü Ey Muhammed kafirler attığın zaman Aslında sen atmadın fakat Allah attı ayet-i kerimesi olarak tecelli eder O zati tecelli ettiğinde Fetih Suresi ayet 10’daki gibi ey Muhammed Şüphesiz ki Sana biat edenler Ancak Allah’a biat etmişlerdir Allah’ın eli onların ellerinin üstü ir diyerek yine zati olarak tecellisini gösterir malum Hudeybiye de biat laşma öyle olmuştur haz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri elini uzatmış bütün ashap orada bulunanlar haz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin avucunu açtığında herkes avuçlarını onun üzerine koymuş cenab-ı peygamber Medine’yi münevver’e kendisinin naibi Naki halifesi olarak bıraktığı hazr Osman efendimiz için de en üste öbür elini koymuş Bu da Osman’ın bir atıdır demiş ki Osman orada değildir Bu da Osman’ın bir atı olsun demiştir ve bu bi adlaşmak kendi üzerine alır zat olarak Ey Muhammed Şüphesiz ki Sana biat edenler Ancak Allah’a biat etmişlerdir der o zaman el Muhammedi Mustafa’nın eli değildir görüntüde Muhammedi Mustafa’nın elidir ama ayet-i kerime’ye göre el Allah’ın elidir görüntüde biat muhammed-i Mustafa dır ama biat allah’adır O yüzden Evet Muhammedi Mustafa Allah’ın peygamberidir zahiri olarak Bütün herkesin de Biatı peygamberlik olarak oradadır Ama cenab-ı hak zat noktasında der ki o Allah’a biat etmiştir der orada biat edenler o zaman manevi olarak Hazreti Muhammedi Mustafa’ya biat edenler gerçek manada da Allah’a biat etmiştir Çünkü gerçek manası gerçek hukuku Allah’a battır Yine bu manada ayet-i kerimede hak kim peygambere itaat ederse Şüphesiz Allah’a itaat etmiştir der o zaman peygambere itaat eden Allah’a itaat ettiyse Gerçekte o zaman peygambere biat eden de bu manada Allah’a biat etmiştir biat Dolayısıyla allah’adır zaman Hazreti pir’in sana bazen sensin derim bazen de benim derim ne dersem diyeyim ben Aydın ve parlak bir güneşim beyiti bazen sensin derim sana bir hüviyet verdiğimi düşünme sensin dediğimde sana sıfatlarla tecelli ettim Bazen sana benim dersem o zaman zatım la tecelli ettim hani meşhurdur ya hadis-i Kutsi söylerim zaman zaman kul mizana çıkarıldı Allah kulunun kulağına eğildi dedi ki bu kadar günahlar işledin kul üzüldü sonra tekrar kulunun kulağına eğildi bu kadar da sevaplar işledin dedi kul bir rahat bir nefes aldı Sonra tekrar kulunun kulağına eğildi dedi ki Allah seni affetti komple kul böyle bir daha rahatladı sonra cenab-ı hak kulunun kulağını bir daha eğildi dedi ki senin bütün günahlarını hayra çevirdim kul sevincinden şöyle dedi Ben ne güzel bir rabişim sen de ne güzel bir sen de ne güzel bir kulm suun kul sevincinin üzerinden dedi ki ben ne güzel bir rabişim sen de ne güzel bir kulm sunun Cenabı Hak sıfatlarıyla tecelli ettiğinde bazen halk hak olur Bazen de hak halk olur ister hak halk olsun halkın dilinden söylesin isterse hak haklının yapsın hakkın dilinden söylesin halkın dilinden söylediği de haktır hakkın dilinden söylediği zaten haktır demek ki sıfatsız ama halktan hakka gelir ama Haktan halka gelir halktan hakka geleni kabul etmek zordur Haktan gelen tecelliyâtı herkes kabul eder Mümin olanlar ama halktan gelen tecelliyâtı insanlar Kabul etmekte zorluk çekerler ki imtihanın Sırrı da burasıdır her nerede bir çığlıktan parlasan orada bütün alemin müşkülleri Hall olur güneşin bile gideremediği aydınlatamadığı karanlık Bizim nefsimiz de kuşluk çağı gibi aydınlanır Sen hangi çığlıktan parlarsın Parla Çığlık dediği bilir misiniz Çığlık nedir bilmeyenler elini kaldırsın bilenler elini kaldırsın Siz hepiniz de teknolojik evlerde oturdunuz Çünkü benim dedemin evinde elektrik yoktu Baba dedemin evinde Ben baba dedemin evinde kaldım tek başıma kalıyorum Çığlık ne biliyor musunuz böyle duvar kovukları vardır duvar kovuğun içerisinde Babaannem de gaz lambası olurdu Çığlık oradan aydınlanır bütün oda koridor vardı koridorda da bir özür dilerim gaz lambası dediğim şey böyle bas lardan değil bildiğiniz gaz yağı yakıyor fitilli üzerinde lambası var lamba camı var Çıra Yok onlar yanıyor koridorda var odada var Mutfakta var misafir odası var orada var Orada işte misafir odasının yan tarafında bir şeyler var orada var o bunlar böyle bildiğiniz gaz lambası yakacağın zaman kibriti yakıyorsun Lambayı kaldırıyorsun sonradan çıkanlarda mekanizma var basıyorsun tak kibritin oradan ucundan fitili yakıyorsun Ama onların duvarın içerisinde böyle girinti gibi çığlık deniyor ona orada bir lamba var ondan aydınlanıyordu parlasan orada bütün alemin müşkülleri Hall olur buradan çığlıktan Ne anlamalıyız yani bir yerden aydınlanma hidayetine vesile olma avam olarak değil hazre pirin burada dediği güneşin bile giremediği aydınlatamadığı karanlık bizim nefsimizden kuşluk çağı gibi aydınlanır kuşluk dedi sabah kuşluk vakti günün doğması tam böyle kerahatten sonra Güneş kendini göstermiş Güneş kendini göstermiş kerahat çıkmış kerat vakti bitmiş Alaca Karanlık bitmiş Güneş tüm aydınlığı yla südur ediyor diyor ki güneşin dahi aydınlatamadığı karanlık bizim nefsimizden kuşluk çağı gibi aydınlatır Ey Mümin kardeş bir Çırağı bulup kendini aydınlatmaz san bir mürşid-i Kamil Bul o mürşid-i kamilden aydınlan buradaki aydınlanma senin bildiğin aydınlardan değil buradaki aydınlanma ilmi ledün le alakalı çünkü bütün müşküller halli ilmi ledün le alakalı bütün müşküller halli zamanın kutbul azamı yla zamanın kutupları la zamanın velileriyle alakalı Sen zamanın velisini bul sen zamanın kutbunu bul sen zamanın arifi billah bul ilmin hakikati onda o ilmin hakikatini git Ondan dinle Kur’an’ın hakikatini git Ondan dinle hadis-i şeriflerin hakikatini git Ondan dinle Çünkü o Muhammed Mustafa’nın üzerinden gelen nur üzerine Çünkü o o Allah’ın nurunun üzerinde yürüme Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Size iki şey bıraktım kim bunlara sımsıkı yapışırsa kurtuluşa Erer birisi Allah’ın kitabı diğeri de benim sünnetimdir dedi Başka bir hadis-i şerifte yine Kim size iki şey bıraktım bunlara kim sımsıkı yapışırsa kurtuluşa Erer bu Allah’ın kitabı ve benim ehlibeytim dedi ehli beytim dedi ashap sordu ya resulallah Ümmet çoğaldıkça kalabalık oldukça senin ehli beytini nasıl tanırız dedi Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri cevap verdi Kim benim Kur’an ve sünnetime sımsıkı yapışırsa O benim ehlibeytim dedi O zaman sünnet-i seniyyeye Tabi olan her adımını her nefesini Muhammedi Mustafa’nın yoluna Muhammedi Mustafa’nın izine Muhammedi Mustafa’nın gönlüne giren o izde o nefeste yürüyeni bul Eğer sen kendi zamanında aydınlanmak istiyorsan muhakkak ki o hiç eksilmeyen ve kıyamete kadar eksilmeyecek olan hadis-i Şerifleri ebdal denilen ayet-i kerimede Benim Veli kullarım Mahsun da olmazlar mahcup da olmazlar onlara dünyada da ahirette de müjdeler vardır dedi o ayet-i kerimede beyan edilen o veliyi bul ve aydınlanacak San o veliden o mürşid-i aydınlanacak Yoksa sen karanlıkların içerisinde kalacaksın yoksa Senin kalbin şekt ve şüpheden kurtulmak Yoksa sen heva ve hevesten kurtulamayacak Yoksa sen nefsinin Senin önünde oyuncaklarından ve oyunlarından kurtulamayacak Yoksa sen Deccal ve deccal istin oyunlarından kurtulamayacak sen muhakkak bir mürşid-i Kamil bulup onun aydınlanması yla aydınlanacak ve sağ olan ehliyetli olan bir mürşid-i Kamil bulacaksın Eğer sağ ehliyetli değil ise ne yazık ki sen bu yolda aydınlanmayacak birçok hadis buraya not aldım velilerle alakalı Arzu edene gönderirim okumak değil birçok hadisi bilmek değil okumak değil okumaya karşı olduğumdan değil önemli olan o Mürşide intisap edip ona itaat etmektir önemli olan o Muhammed’i nuru onun üzerinde görüp o yolda yürümektir eğer o nuru görmüyorsan ve o nurla nurlanmış Mürşide tabi değil isen sen aydınlanmayacak bu yolda yürüyemeyeceğin O yüzden Allah’ın velileri eksik olmaz Ne zamanki zamanın kutbu vefat etti yerine bir kutup tayin olmadı o zaman kıyamet alametinin en büyüğüdür Kutsi Allah diyen olduğu müddetçe Kıyamet kopmayacaktır der Muhyiddin İbn Arabi bu hadis-i Kutsi der ki gerçek manada Allah diyen zamanın kutbudur ne zaman ki zamanın kutbu vefat ettiğinde yerine yeni bir kutup atanmaz saa o zamanın Kut bu varlığın mührü gibidir mühür bozulur mühür bozulunca bütün varlık bozulur ve kıyamet kopar der Ey mümin kardeşim bu buradan dışarı Ey herhangi bir Cemaatte tarikatta bir toplulukta dinini yaşamaya çalışan kardeş Aklını başına al bir Mürşidi intisap et Ey sufiler Dervişler bir tarikata bağlı olan kimseler Başınızdaki şeyhin gerçek manada mürşid-i Kamil olup olmadığına bakın 3 be kişi toplanıp da bir Şeyh tayin edilmez 3 be kişi toplanıp da buna intisap edilecek denmez 3 be kişinin tayin ettiği nereden tayin olduğu bir şeyhe de Şeyh denmez bir mürşid-i kamilin terbiyesinden çıkmayan kimse Şeyh olamaz Bir mürşid-i Kamil o kimseye onun şehrini ilan ettiyse Evet bu bir ölçüdür Bu bir delildir veyahut da o onun icazetini yazıp verdiyse Bu bir delildir veyahut da bir mürşid-i Kamil bir kimsenin icazetini yazıp onu ilan ettiyse Bu bir delildir o rüyada görünüyorsa ve rüyasında şekline ş şekline Şemal şeytan giremeden girmeyen Muhammedi Mustafa’nın dilinden tasdiklendi is o mürşid-i kamildir Sakın ha Öyle bir mürşid-i Kamil bulduğunda ona teslim ol ona itaat et ona tabi ol ona Hayır kelimesini kullanma ne diyorsa yerine getir harfiyen yapamayacaksın müsaden iste ve git Bu senin için daha hayırlıdır Ama öbür türlü orada kal orada mücadelen devam et sakın geriye dönme sakın geriye dönme işte öyle bir mürşid-i kamilden öyle bir veliden ders aldıysan ona tabi olduysan dünya üzerindeki bütün alimlerin çözemediği müşkilatı o sana çözecektir Bütün alimleri dolaşsan bütün dünyayı yerle Yeksan edip arasan denizlerin içerisinde havaların içerisinde arasan müşkilatı çözemeyeceğiniz müşkilatı çözecek olan o Veli zattır o mürşid-i kamildir buradaki velilik kastım mürşid-i Kamiller le kendini bilmeyen velilerle alakalı değil halkın bilip kendisinin bilmediği velilerle de alakalı değil veyahut da Kendisinin Veli olduğunu bilip halkın bilmediği velilerle de alakalı değil onlar da birer velidir veliler üç kısımdır bir kısım Veli olduğunu ne Kendisi bilir ne halk bilir bu veliliğin En aşağı kısmıdır bakarsın bunları me ederler doğru değil Aldanma Ey müslümanlar o Velinin bir tek kendisine faydası vardır başka hiç kimseye faydası yoktur veyahut da vazifesi varsa maneviyat olarak ruhaniyet olarak Cenabı Hak onun ruhaniyetini kullanır ikinci veliler vardır Bu sohbetleri iyi dinleyin ikinci sınıf veliler halk bilir Kendisi bilmez bunların da faydası yoktur fazla asıl mürşid-i Kamiller veliliğin içerisinde ayrı gruptur bunların Veli olduğu hem halk bilir Hem kendisi bilir hem halk bilir onun mürşid-i Kamil olduğunu hem de kendisi bilir Bunlar Peygamberi bir metotla eğitilir bu velilerin öğreticisi bu manada fiziki manada görünen manada önce üstatları son kademede İsa Aleyhisselam ondan sonra mustafadır sallallahu aleyhi ve sellem sonra bekaya geçince fenadan bekaya geçince cenab-ı Hakk’ın zati tecellisi onun üzerindedir gören gözü duyan kulağı tutan eli yürüyen ayağı söyleyen dilidir Allah kendi nefsine alır onu kendi nefsine alır benimle konuşur benimle görür benimle yürür benimle tutar der bu onun üzerindeki zati tecellidir ve onun üzerindeki Bu zati tecelli zati tecelli Tabiri caizse sönmeyen lamba gibidir Çünkü o öğreticisi önünde mihmandarı muhammed-i Mustafa’dır öğreticisi Muhammed Mustafa olduğu için asla ve asla yanılma payı çok azdır Çünkü herkes uyur Muhammedi Mustafa uyumaz herkesin kalbi tecelliyât durur manevi tecelli tecelliyât alamadık alamadığı zamanlar vardır Muhammed Mustafa’nın kalbi her daim diridir her daim zati tecellinin altındadır bakın bakmayın siz şimdiki Alim müsved ellerinin Hazret Muhammedi Mustafa’nın hadis-i şeriflerini reddeden kör ve sağırları ve kafirleri Hazret Muhammed Mustafa’nın bu manada gönlü hiç Ölmez Allah izniyle diridir herkes uyusa onun gönlü uyumaz Onun gönlüne oturan bir mürşid-i Kamil ise uyusa da ona uyunmuyor İşte sen o mürşid-i Kamili Bul o mürşid-i kamilin önünde otur ve o o mürşid-i Kamile teslim ol bu kimse Herkesin kendince yolu vardır herkes gider layıkına bulur sinek gider Bilmem neye konar arı gider çiçeğe konar arı bal yapar aynı ırktan mış gibi görünen sinek hiçbir şey yapmaz etrafa mikrop dağıtır o mürşid-i Kamili bulduğunda O zaman sen gerçek manada aydınlanacak Adem evladına esmasını bizzat gösterdi diğer mevcudata Esma Adem açıldı bütün Esmaları Hani Cenabı Hak dedi ya Bakara 31 Allah Adem’e Bütün isimleri öğrettik sonra onları meleklere göstererek şöyle dedi eğer doğru söylüyorsanız Şunların isimlerini bana bildirin Cenabı Hak Adem’i yaratmayı Murat etti Ben buradan başlarsam kendimi yalanlamış olacağım Allah hiçbir şey yokken bir şey yarattı kendi ruhundan ve nurundan bir yarattı cenab hakın kendi ruhundan ve nurundan yarattığı şey Muhammed Mustafa’nın ruh ve nuraniyyeti ydi muhammed-i Mustafa’nın ruhaniyeti ve nuraniyyeti yaratılır yaratılmaz Allah’ı zikretti hamd etti şükretti Allah’ı tespih etti tenzih etti o Allah’a hamd edince zikredince tespih edince tenzih edince Allah’ın çok hoşuna gitti Allah onu sevdi Allah onu sevince Ondan her şeyi yarattı Adem’i de ondan yarattı Ey kardeş Adem’in arkasındaki Muhammed Mustafa’nın ruhaniyetini ve Nuraniye dini göremiyorsan bu ayet-i kerimeyi zahiren okuyacaksın Buna da iman edecek Allah Adem’e Bütün isimleri öğrettik Sonra onlara Melekleri göstererek yani adem’de varlık aleminde ne kadar ne isim varsa hepsini öğretti Bu bardak Bu çay Bu çiçek bu gül Bu masa bu Kağıt Bu mous bu Mouse’un altlığı İşte bu şu bu bu bu bu Çünkü melekler ve yaratılacak olan varlıklar herhangi bir nesnenin ismini bilmiyordu o Çünkü meleklerin böyle bir bilgisi yok mümkün değil bu ayet-i kerimenin zahiri Hayır henüz Adem daha yaratılmamış ken ben peygamber idim diyen Muhammedi Mustafa var Adem peygamber değil iken ben peygamberdim diyen Muhammedi Mustafa’yı Adem’in arkasındaki nuraniyet olarak görmezseniz Vallahi de billahi de Muhammedi Mustafa’yı tanımamışsınız dır Bütün Müslümanların bugün büyük bir çoğunluğunun tanımadığı gibi bugün Muhammedi Mustafa’yı tanıtamıyoruz kabahat bizim tabaat bize din olarak yutturulan meselelerde Hayır kardeş Adem henüz yok iken Muhammedi Mustafa Peygamber idi Çünkü ilk yaratılan odu kalem de Muhammedi kalem levh-i Mahfuz da Muhammedi Mustafa Cebrail kimmiş Henüz daha Cebrail yok iken Muhammedi Mustafa Peygamber idi Mikail Azrail yok iken Muhammedi Mustafa Peygamber idi Cennet yoktu Cehennem yoktu Arş hala yoktu kürsü yoktu lefi Mahfuz yoktu Muhammedi Mustafa Vallahi de billahi de Tahi de peygamberdi bütün onun ruhaniyetinden ve nuraniyyeti inden çıkıyordu varlık onun nuraniyyeti inden onun ruhaniyetinden çıkıyordu O yüzden burada bu Bakara 31’i reddetmiyor yanlış anlaşılmasın Ama onun arkasında Muhammedi Mustafa’nın ruhaniyeti ve nuraniyyeti vardı ademe gelen ilim muhammed-i Mustafa’nın ruhaniyetinden ve nuraniyyeti inden geliyordu o yüzden Adem Henüz daha yaratılmamış Ken o peygamber idi o yüzden onun peygamberliği bu manada Zamansız zamansal olarak ilk yaratılan bir şey Yarattım dediği zamandan başlar onun peygamberliği peygamberlik mesleği olarak dünyada son bulmuştur Ama onun mürşitlik vasfı hiçbir zaman bitmeyecektir Çünkü o bütün varlığın mürşididir cenab-ı Hakk’ın Mürşid sıfatı onun üzerinden tecelli eder Cenabı Hakk’ın ilim sıfatı onun üzerinden tecelli eder onda Fani olmayan bir Mürşit Mürşit değildir şeyhlik yapacak olanlar Ben şeyhim diyecek olanlar bana şuradan Görev verildi buradan Görev verildi diyenler rezil olursunuz öbür alemde Bir mürşid-i Kamili terbiyesine girip o sana sen şeyhsinan şehrini ilan edin deyinceye kadar Otur oturduğun yere denmi ola yürü kendine bir Mürşit ara bul git ona intisap et küstahlık yapma işte Cenabı Hak muhammed-i üzerinden muhammed-i Mustafa’nın üzerinden yaratmasını ilmini kudretini kuvvetini bütün sıfatlarını Muhammedi Mustafa’nın üzerinden tecelli ettirdi O yüzden zamanın mürşid-i kamilleri Gazali bunu böyle hadis olarak nakleder zamanın mürşid-i kamilleri Beni İsrail peygamberlerinden üstündür der burada peygamberlik de yaraşmaz yarışılmayacağını ama velilik ebedidir yüzden sen kendini böyle bir Mürşit bulup ona teslim et sufilik yolu cemaatleşme sufilik yolu bir mürşid-i Kamil üzerinden yürür o mürşid-i Kamil Hz Muhammed tabi olarak yetişir başka türlü de yetişmez nurunu ister Adem’den al istersen ondan şarabı dilersen küpten al dilersen testiden Çünkü bu testi küple adam akıllı birleşmiştir o iyi batlı kesti testi Senin gibi zahiri zevklere değil hakiki neşeye gark olmuştur çay bardağı ve içinde çay nereden geldi içeride demlikten geldi demlikte kaç tane çay var Kaç tane 100 tane 1000 tane doğru mu iyi bardaktan içtin Ne Çay demlikten içtin Ne çay o demlikten binlerce çay dağıtılabilir mi Ha bardaktan içmişsin ha demlikten içmişsin bir fark var mı sunun farkı Olabilir değil mi birisi Yüzüne bakmadan çay verir Öbürkü de tebessüm ederekten çay verir senin gönlün tebessüm ederek verene gider değil mi Ama çay çaydır tebessüm ederek de verse çaydır Yüzüne bakmadan verse de çaydır o zaman ister nurunu Adem’den isterse ademe gelenden al istersen Adem’e gelenden al Adem’den önceye geç yani Adem’den önceye geçsen de ondan nurunu alacaksın Adem’den de alacaksın Adem’den sonrakinden da aynısını alacaksın o zaman ister Bu zamandan al ister geçmiş zamandan ister gelecek zamandan bu geçmiş zaman gelecek zaman bizim için birisi şimdi bir Antep Barak Havası söylese Ben bende değilim dese ya ferdiden olunca söyle orandan olunca söyle Barak olunca ben bende değilim bu gece değince kal Tabii diyecekler ki ulan şeyhim dedi şeyhimiz dediniz adam bir de Barak Havası Dinliyor dinliyor bu adam değil mi tıraşın güzel olmuş nurunu ister Adem’den al istersen ondan ister bundan ister şundan kimden alırsan al o Nur Muhammedi nuru Çünkü o Muhammedi Nur kimin üzerinde ederse onun yolu Muhammed’dir ama Muhammed’in nurunu tanıyorsan alacaksın Muhammed’in nurunu Tanımıyorsan sen onu bilemeyeceksin ki bilemeyeceğin için sen şunu diyeceksin Mustafa Özbağ vefat edince şunu diyeceksin Biz Mustafa özbağa devam ettiriyoruz onun dersini çekiyoruz sus Mustafa Özbağ sana öyle demedi Mustafa Özbağ sana şunu dedi vefat ettikten sonra bir mürşid-i Kamil bul ona teslim ol dedi Onun kılıcı kınından çıkmıştır an ne sen bir mürşid-i Kamil bul sen bir mürşid-i Kamil bul bulman için sen önce bağlı bulundun mürşid-i Kamil mürşid-i Kamil olsun Eğer o mürşid-i Kamil ise mürşid-i Kamili tanırsın Çünkü tanıdın bir tane mürşid-i Kamil Eğer bağlı bul Şeyh Mürşidi Kamil değilse Ondan sonra gelen de Kamil olmasa senin için önemli değil Sen çünkü kördün o da kördü iki kör Körler sağırlar birbirlerini ağırlar öyle yürüdünüz gittiniz gittin Efendim dedin o da Vay geldin dedi Onun cebine de 3 be kuruş koydun o Harika oldu ya en güzel evlat Sen Oldun O geldiğinde seni kapıda karşıladı K kapıda gönderdi gittin ona Efendim 100.000 doların var Ne iş yaparın pardon 500.000 dolarım var Ne iş yapayım deyince getir dedi parayı gitti getirdin Sen parayı gitti şey efendi bir güzel kendine fabrika açtı seni de muhasebeci yaptı orada Sen de geldin Mustafa özbağa diyorsun ki efendim bana bir Esma söyler misiniz Ben alacağımı oradan alayım ben de ona dedim ki ben öyle bir Esma bilsem benim dedim ticareti bıraktığım o günün parasıyla 1 bu5 trilyon duruyor dedim ben o Esma ile toplarım dedim Kelim merhem olsa başına sürer dedim nasıl dedi basmaya dedim ben havlu bornozu bıraktığımda 1 bu5 trilyon alacağım vardı dedim kaldı dedim Hepsi de ben onu anlamadım dedim bana ne Emredersin git şeyhe söyle dedim ya benim alacağımı ver de dedim ben bu durdu şimdi dedim sana bir denklem kurarım Ama senin yolunu kesmiş olurum o yüzden denklem kurmuyorum sana dedim sen devam et yoluna dedim Peki teşekkür ederim dedi deseydi denklemi kur ne pahası olursa olsun diye ona denklem kuracaktım diyecektim ki eğer o gerçekten mürşid-i Kamil ise 500.000 dolar değil 1 milyon dolar ver ona 2 milyon dolar ver 3 milyon dolar ver Bütün varlığını ver o gerçekten Mürşidi ise zaten o gerçekten mürşid-i Kamil isse Senden para İstemezdi ki dedim derdim sen onu mürşid-i Kamil Şu anda da görmüyorsun zaten manevi bağın kopmuş senin derdim ona sormadı Ben de denklemi kurmadım Ben de denklemi kurmadım Sakın bu sözümün üzerinden bir para pul isteyeceğim zannetmeyin Ben Müslüman olunca şunu gördüm Müslümanların bir parasına dokunmayacaksın iki rahatına dokunmayacaksın parasına ve rah rahatına dokunmazsan senden iyi bir Şeyh Zakir senden iyi bir dost arkadaş yoktur Ben şey efendiye dedim Efendim cimriliği ben Müslümanlardan öğrendim dedim ben cimrilik nedir bilmiyormuşum dedim ben cimriliği Hakkınızı helal edin dergahta öğrendim Efendim dedi şey Efendi durdu nasıl oğlum dedi Efendim burada sayıyorlar dedim burada dedim sen vereceksin Hani bu senden olsun bu benden olsun ben dedim dergahta öğrendim dedim Alman hesabı varmış dedim Herkes yediğinin parasını verecek bize Alman hesabı Ben burada gördüm Efendim Bunları dedim Mustafa Efendi oğlum yani sen nasıl yaşıyordun dedi benim yanımda kimse elini cebini atamaz Efendim dedim nasıl dedi basma Efendim dedim bizim Bayındır da adettir dedim ben bir dedim arkadaşlar derse gidiyoruz derdim minibüsü tutuyorum ben dedim ben kimseden para topl dedim Param da yok ay sonunda maaştan ödüyorum minibüsün parasını Hani o minibüsü ben tutacağım parasını onlar verecek böyle bir şey yok Bizde şimdi onlar otobüs tutup şeye gidiyorlar tireliler Nevşehir’e gidiyorlar öğrendim ben hani otobüs tutuluyor herkes parasını veriyor yani otobüsçü de para kazanıyor O da Derviş Ben gitmiyorum ben normal Otobüse biniyorum gidiyorum onlar diyorlar ki ya Biz otobüs tuttuk gidiyoruz aynı parayı ona da vereceğim sana da vereceğim E benim ağrıma gidiyor Ulan diyorum Nasıl bir dervişlik bu hem otobüs tuttuk gidiyoruz diyorlar Herkesten de para topluyorlar otobüs parası parası topluyorlar mış ekmek parası topluyorlar mış bana ters bu dedim cibrili ben burada öğrendim Efendim dedim ben bilmiyordum dedim cimrilik nedir Hani nasıl biliyoruz biz adam gider Meyhanede saklı gizli oraya bir yere oturur meyhanelerde tek kişilik böyle küçük masalar Vardır büyük meanil cimri masası derim ben o masalara adam gider tek başına oraya oturur ikinci bir sandalye Yok ya sen onu gördün o birader Afiyet olsun dedinde o da afiyet olsun der sana o Buyur etmez seni Mustafa Özbağ gider 6 kişilik masaya oturur Hatta der ki birader ilave bir daha masa yap gelen giden olur bize der Öyle oturur öyle otur kafa almıyor benim bakın benim kafam almıyor cimrilik insanın içine yerleşmiş Allah muhafaza eylesin Muhammedi öğreti ile yürüyen o Mürşidi Kamile teslim ol O adam onun Muhammed’i olduğunun farkında değil ya da Muhammed’i değil olarak biliyor 500.000 doları götürmüş vermiş onun peşine düşüyor şeyhine inanmamış denklem kurmadım ona Sen alacağını al dedim Çünkü Herkes layık olduğu yolu yürür sen bir Mürşidi Kamili kaldıramayacak olan kimseyi orada tutmaya kalkarsan ezilir O yüzden rüyasında gören ders alsın dememin sebebi odur çünkü rüya onun için de delildir ders Alacağı yer için de delildir onun için de delildir o der ki Cenabı Hak Bana bana Rüyamda gösterdi Hüccet bir rüya ben rüyama inanırım otururum orada e Kızacak kızar çayı sert verecek verecek ertesi gün tebessümlü tebessümlü verecek bugün tebessüm günü e ertesi gün sert e Sert bugün de sert günü çay aynı çay ama bazen kızacak haz Muhammedi Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem kızdığında damarları kabarır dı assap bugün çok kızgın deyip çekip gitmezdi sen çekip Gidenlerden olma bazen hiddetlen girdi hiddetlen Dee ashap çekip gitmezdi sen çekip Gidenlerden olma Amin ashap Muhammedi Mustafa’ya teslim olurdu yap dediğini yapar yapma dediklerini yapmazdı sen teslim ol dünyevi Kara zarara bakma dünyevi Kara zarara bakarsan batarsın Ben ü sefer iflas ettim Kendi kendime dedim ki veren Allah bir daha verir zorluk da Yaşadık sıkıntı da Yaşadık Sen yoluna devam et Eğer o Mürşidi Kamil diye ona biat ettiysen sen geri dönüşü düşünme Sen yoluna devam et çünkü sen nereden önemli değil Bakın bu şunları böyle tuhaf karşılarım bir tek bizim şeyhimiz mürşid-i Kamil ciğer Hiçbir yerde yok deme kardeşim Bunu herkesin şeyhi kendine göre mürşid-i kamildir Sen ölçüyü konuş ama ölçüyü konuş Nasıl olması gerekir onu konuş ama sen kalkıp da sadece Bizimki öyle deme Allah muhafaza eylesin Amin O yüzden nasıl peygambere itaat eden Allah’a itaat ettiyse o peygamberi nurun tanıyıp ona biat eden de Allah’a itaat etmiştir O kim olursa olsun o ne olursa olsun hadis Şerif Buhari Müslim Bana itaat eden Allah’a itaat etmiş bana isyan eden de Allah’a isyan etmiştir Emire itaat eden Bana itaat etmiş Emire isyan eden de bana isyan kardeş Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e itaat et Hani ayet-i Kerime var ya Allah’a itaat edin Resulüne itaat edin sizden olan Emir sahiplerine itaat edin O ayet-i kerimenin tefsiri hadis-i Şerif sizden olan Emir sufiler için mürşitler didir itaat edersin itaatten uzaklaşmaz sın Çünkü ona itaat habibine itaattir habibine isyan eden de Allah’a etmiştir habibine isyan eden Allah’a etmiştir hazr Muhammedi Mustafa’nın sözüne söz koyan Allah’ın sözüne söz koymuştur ister Zahir hadisler olsun isterse Muhammedi Mustafa’yı Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i rüyasında görsün isterse Muhammedi Mustafa’yı sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini halinde görsün eğer onun sözüne şerh düşmeye Kalkan kimse Allah’ın sözüne şerh düşmüştür ona isyan eden Allah’a isyan etmiştir hadisleri inkar eden o yüzden küfür ehlidir diye bağırırım buradan hadisleri inkar edenler küfür ehlidir onları dinlemeyin onları dinlemek onları itaat etmek de insanı küfre götürür Hazret Muhammedi Mustafa’yı peygamber olarak tanımaktan sonra Onun bütün hadislerini de kabul edeceksiniz bütün hadislerinin sah olduğuna iman edeceksiniz Buhari Müslim Tirmizi İbn mace Ebu Davud gibi sahih hadis kitaplarındaki hadislerin hepsini de kabul edeceksiniz bizim Yolumuzun temel öğretisidir bu dergahta Duranlar bu dergahta yürüyecek olanlar Kur’an ve sünnet-i Seniye sımsıkı yapışıp bütün hadis-i Şerifleri kendilerine rehber edecek lerdir ve asla ve asla hiçbir Hadisi reddetmeyecek ve hayatlarını sünnet-i Seniye üzerine kuracak lardır Seyr süluk yürüyecek olanlar Muhammed Mustafa’nın nefesine dahi nefesine dahi tabi olacaklar Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e onun nefes aldığında nefes alıp nees nees verdiğinde nefes vereceksin bekleyeceksin uyanık olacaksın o nefesini verdiğinde Sen de vereceksin o nefesini aldığında alacaksın o yürüdüğünde yürüyeceksin o yürümezse duracaksın o gösterdiğinde bakacaksın o göstermezse bakmayacaksın perden açılırsa izleyeceksin perden açılmazsa soru bile sormayacaksın küstahlık yapma bilgiçlik Yapma tabi ol bu yolda böyle yürüyeceksen burada kalın Bütün kardeşlere söylüyorum böyle yürümeyeceksiniz helalleşip gidin kendinize bir Üstat bulun bu yol Muhammedi Mustafa’nın yürür bu yol Muhammed Mustafa’nın adımını takip etmektir bu yol Muhammedi Mustafa’nın izini takip etmektir bu yol Zahir ve Batın Muhammedi Mustafa’ya tabiy eten yürünür başka bir şey değil burası Mustafa özb yolu değil burası Ahmet’in Mehmet’in yolu değil burası Muhammedi Mustafa’nın yolu başka bir şey düşünmeyeceksin kim peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur bütün mük varlık onun ruhaniyeti ve nuraniyyeti üzerinde yürür Allah zat olarak batındır Allah zat olarak batındır ama zati tecelliyâtı Muhammedi Mustafa’nın üzerindedir Allah zat olarak batındır ama bütün sıfatsız Bir mürşit olarak göndermiştir yaratmıştır varlık varlık bu manada Muhammedi Mustafa’dan alır ilmini onun üzerinden alır onun üzerinden alır O yüzden bu yolda yürüyecek olanlar çok açık konuşuyorum Muhammed Mustafa’nın çizgisinin üzerinde yürüyecekler Muhammedi Mustafa’nın izi yürüyecekler Dışarıda fırtına kopuyormuş Biz Muhammedi Mustafa’nın yolunda yürüyeceğiz Biz Kur’an ve Sünnet yolunda yürüyeceğiz Rabbim bizi onlardan eylesin amin Önümüzdeki hafta Mustafa Beni görene benim yüzümü gören kişiyi görene Ne mutlu dedi Beni görene benim yüzümü gören kişiyi görene Ne mutlu dedi bir Mumdan yanmış olan Çırıl sadece sahabelere atf ederler sahabeler gördü O yüzden sahabeler Hani o kimseler gördü onlar sahabe oldular hadis-i şerifte de diyor ki beni gören gerçekte görmüş gibidir Yıllar yıllar önce bir melami dervişi O kendisini Tabii Üstat görüyordu da ben melami dervişi diyeyim biz dedi meslekte 23 yılı tamamladık Biz sahabe hükmünde dedi ben böyle kaldım Tabii Sonra dedim ki Nuri tanır onu Nuri bir ayakkabıcı Mehmet abi vardı ya sayacılık mı yapıyordu ne yapıyordu melami melami Harun daha mı iyi bilir harunun babası da melami o yukarıda ayakkabıcı Kapalı çarşının orada bir ayakkabıcı Mehmet vardı Evet ha bak Mehmet Mehmet Doğrudur abi o sonra nereye gitti o İstanbul İstanbul’a mı gitti o İstanbul’a gitti yaşıyor mu sağ mıda vefat etti Allah rahmet eylesin inşâallah inşâallah o söylediyi bana Ben meslekte 23 yılı tamamladım Biz sahabe hükmünde dedi melamilerde böyle tuhaf şey çıkar zuhuratlar olur onların tabiriyle benim onların böyle sözleri hoşuma gider biraz biraz uçuk kaçıktır Bizde de var ya uçuklu kaçıklık o d ddi bana Biz 23 yılı tamamladık Biz sahabe sayılırız dedi Tabii ben de böyle O da beni severdi kendisi bizde daha genç Derviş i böyle Ondan sonra o Tekelci Abdullah pamak Abdullah Tekel calan uçtum Abdullah Evet Nuri Soysal vardı Efendim Nuri Soysal vardı onlarla Nuri Soysal vardı e Harunlar şeyi Ne o komşusu neydi hocanın Cemal hoca vardı Cemal hoca Cemal hocanın sözü oydu ben sonra yıllar sonra bir bayındır’a gittim Eee hacı Sinan’ın orada cumaya gireceğiz eğildi kulağıma beni gördün mü dedi hani ben gördüm desem Hani o diyecek ki Allah’ı gördün gelecek olan cevabı biliyor mu Ben ben de eğildim beni göreni görüyorum beni görmeyeni görmüyorum desem yalan olur dedim Ben de melamilerde söz odur O uçt abdullaha tövbe ya rabbim ama herkesin lakabı abi lakabı oydu zaten gerçekten adam uçmuş Bayındır yani böyle tuhaf insanların yaşadığı bir yer Onun 1 2 3 4 kattı tek odaydı onun evi Evet ev Efendim tek oda Evet bu orada bir gece zikir yaparken zuhurat oldu D bana anlattı mustafa efendi Dedi L gerçekten o gün dedi bir zuhurat oldu dedi Ne oldu dedim Abdullah abi bana dediler ki dedi Ey Abdullah oldun şöyle bir Bayındır ovasının bir pike yap ciddi ciddi söylüyor bunu bana dediler ki dedi bir pike yap böyle hani uçak gibi uçacak pike yapacak bana öyle dediler dedi Onun 4 kat Tabii tek odaydı onun orası iskanı onların evleri altı iki oda onun altı 3 oda Böyle hep böyle kaydırma diyoruz biz böyle terekler var bu yukarıdan Bismillâhirrahmânirrahîm uçuyor adam inanmış ona bir at Yuvarlan aşağı doğru kanat kırık Tekelci Abdullah o zaman dedemin bakkal dükkanı Varken biz de Sen yazdırıyor sana ne kadar verirsen Abdullah’ın keyfine kalıyor biraz daha Abdullah veriyor sana parasını ödüyorsun alıyorsun götürüyorsun dükkanda satıyorsun Biz iyi tanışıyoruz onunla tabii Ondan sonra ben derviş olunca böyle kimse konuşmuyor onunla onunla konuştuğun zaman Bayındır’da lekeleniyor Tabiri caizse Ben konuşuyorum Hiç şey yok biz sabaha kadar 3 4 anlatıyor boyna beni de çok seviyor Yani öyle bir noktaya gelmiş ki her ne olursa onun tecelliyâtı diyor aklınıza gelebilecek en uç noktada oturuyor Toto oynuyor kahvede Abdullah Abi bu ne iş onun tecelliyâtı hiçbir şey ondan değil öyle enteresan birisi bakın öyle enteresan birisi şimdi Beni görene hani benim yüzümü görene diye var ya oraya geleceğim şimdi Abdullah abi diyor ki beni gördüysen diyor Onu gördün diyor Ben daha yeni dervişim Abdullah abi bu uçuk oldu biraz diyorum ben hakikat bu diyor bu hakikat diyor şimdi beni itikaftan sonra Sevdama çok ben ilk itikafa girdim İlk itikafa girdiğimde işte yağlı yok tuzlu yok hayvansal yok şu yok bu yok hiçbir şey yemiyorum ben ünü günden sonra kestim yemeği içmeyi bir tek çay içiyorum şey Efendi sıraladı tam aklımda kalmadı hayvansal bir şey yemeyeceğim İşte bana dedi ki yağlı yemeyeceksin tuzlu yemeyeceksin içimden öyle dedim Hiçbir şey yemeyeceksin o zaman dedim ben birinci gün ü lokma ikinci gün iki lokma 3ün gün bir lokma ekmek yedim zeytinle beraber 4ün gün sıfır lokma bende itikaf yapıyorum itikaf dersi normal dersi çekiyorsun 70.000 Tevhit çekiyorsun günlük öyle boş muhabbet yok 70.000 Tevhit 3 gün gördün Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerin ve onunla alakalı bir şey 4 gün 10.000 salavat-ı Şerife dersini çekiyorsun 70.000 Tevhit yok 10.000 salavat-ı Şerife 5 gün 100.000 lafz Celal dersini çektikten sonra nefes alamıyorsun dersi yetiştireceğim diye Ramazan sabah namazına hiç kimse gelmiyor mescide Ben ezanı okuyorum çıplak ses dah böyle bir yüksek bir yer var Orada mescitte vardı ya Evet efendim Oraya çıkıyorum ben Ezan okuyorum sabah namazında hiç kimse yok ondan sonra giriyorum içeri sünneti kılıyorum ama ben camiyi açıyorum yine Mescidi farzını kılıyorum bir 4ün gün mü 5 gün mü ne bizde uçuşuyor her şey sabah namazını Normalde işte ezan okudum girdim sünneti kıldım gacırt Kapı açıldı ben hiç arkamı dönüp bakmıyorum birisi geldi içeri arkamı dönüp bakmıyorum benim dünya kelamı konuşmam yasak şey efendi Dedi ki dünya kelamı konuşmayacaksın güneşe çıkmayacaksın abdest alacağın zaman dedi başından aşağı bir örtü örtecek hiç güneş görmeyeceksin dedi ben hiç güneş görmüyorum cemaat gelmezden önce abdesti alıyorum hemen giriyorum içeri cemaat olduğunda cemaate de çıkmıyorum Ben içeride orada odada devam ediyorum sabah namazı gacırt Kapı açıldı ben hiç Arkama dönüp bakmıyorum dedi biri ben Arkama dönüp bakmıyorum yine bir hışırtı var arkamda Ben hala da dönüp bakmıyorum ben kamet getirdim ben dönüp bakmamam sebebi dünya kelamı konuşmayacağım çünkü kamet getirdim Allahu Ekber Allahu Ekber Allahu Ekber Allah Allahu ekber Ondan sonra geçtim imamiye Allahu ekber dedi Bir daha arkadan Bismillâhirrahmânirrahîm Elhamdülillahi rabbil alemin Ben namazı bitirdim Esselamü aleyküm ve rahmetullah Esselamün Aleyküm ve Rahmetullah döndüm geriye abi işte her sabah namazından sonra normalde de yapıyorum diye değil ben cehri Zikrullah yapıyorum tek başıma da olsam nerede olursam olayım başladım şimdi la ilahe illallah la ilahe illallah la ilahe illallah La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah sonra Allah İsm asın Ben böyle tevhidi böyle çekiyorum sonra Allah ismas Sina başladım Allah ismas da başladım darbi söylemiyor Allah Allah böyle gözüm kapalı benim bir ara ben böyle gözümü gözümün önünde iki tane diz görüyorum Ulan diyor yani hal mi görüyorum Acaba böyle hani ne oluyor diye Gözümü bir açtım Abdullah abinin dizleri her Allah de işte benim göz hizam kadar böyle yükseliyor da ben biraz oradaki imamiyye biraz yüksekte Hatırladınız mı şeyi Evet efendim orta mesc orta mescitte böyle biraz yüksekti orası O da çıkıyor böyle yükseliyor Ben esmayı hızlandırıyor bu böyle top gibi Haa dedim pencereden aşağı gidecek Şimdi B pencereler atacak ya oranın Eşhedü en la ilahe illallah eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu Elf Fatiha Ben Neyse okudum Abdullah abiye baktım kendinde değil bir hu daha çekti beni kim gönderdi dedi ben böyle baktım konuşmam yasak Ya ben dedi Sabah namaz için çıktım evden dedi dedi Bir daha Abdülkadir Geylani hazretleri dedi ki dedi git mescitte evladımız orada onu ziyaret et dedi dedi konuşmak yasak ya ben boynumu büktüm konuşmanın yasak olduğunu da söyledi Dedi Ben tekrar boynumu büktüm böyle boynunu bükeceksin de söyledi dedi Ben tekrar boynumu büktüm kapıya kadar gitti Geriye döndü Hani Dergah adıdır çok özür dilerek söylüyorum bunu Dergah adabında Eğer dergahta Şeyh oturuyorsa sırtını dönüp gidemezsin halife oturuyorsa sırtını dönüp gidemezsin nakib n gabba oturuyorsa sırtını dönüp gidemezsin selam verir çıkarsın Dergah adabı budur bazı dergahlarda da şu da vardır Dergah orası dergaha yani şeyhin Dergahı kısa oraya asla sırtı dönülmez herkes çıkarken dergaha boş da olsa selam verir girer selam verir çıkar Mesela işte namazgaha Örneğin Selam verip girecek Selam verip çıkacak Veya buraya Selam verecek girecek Selam verecek çıkacak bu komple dedi bir selam verdi uçtum Abdullah’ın bende bütün her şeyi değişti çıktı gitti ben itikafa devam ettim tabii itikaftan sonra özür dilerim itikaf sabahı da oraya geldi karşıdan selam verdi ben de karşıdan Selam aldım Şimdi onlar hatırlayacaklar delam edin kahvesinde çay içtik Hatırladınız mı Evet efendim AB böyle Eski Dostlar olmasın İnsanın güzel bir şey bak Eski günlere gittik biz tabii Oradan bizim orada meşhur bir del Ahmed’in kahvesi var del Ahmed’in kahvesinde çay içtik o da oradan uzaktan selam verdi yürüdü gitti O öyle dedi bana beni dedi gördüysen Onu gördün dedi sonra İbrahim Ethem’in kıssasını anlattı bana hani İbrahim Ethem Hacc gidiyormuş İbrahim Etem Hacc giderken bir veliye bir mürşid-i Kamile bir şeyhe uğramış demiş nereye gidiyorsun demiş hacca gidiyorum demiş şu paranı pulunu buraya bırak benim e ımda demiş yedi Şaft yap Haccın Hac oldu demiş Abdullah abi bunu anlattı bana dedim Abdullah abi bir y Şaft atarsam senin etrafında haccım Hac mı olacak dedim gece saat 2 istasyon yolundayız durdu şimdi büyükler böyle demişler dedi iyi dedim hani toparladı yoksa diyecek ki dön yedi Şaft Haccın Hac oldu diyecek Yani normalde o zaten onu der onu Sizin komşu neydi Cemal hoca da söylediyi bunu tabii o melamiler le biz yani Bayındır’da hala daha var değil mi melamiler var efendim eksik etmesin Cenabı Hak Cemal hoca Şeyhler oldu zaten oldu mu evet Abdullah Efendi dön vermedi ama Abdullah efend Bak ben söylemeyecektim sen söyledin evet Cemal hoca şeyhlik istiyor Daha doğrusu şeyhi ona şeyhlik verecekmiş şimdi Laf lafı açtı şimdi konuşayım mı susayım mı İyi hadi bakalım Muhabbet güzel bunlar şey efendiyle özel Görüşmek istiyorlar bana dediler ben söylerim dedim sıkıntı değil şey efendiye dedim ki efendim burada dedim melamiler var İki tanesi dedim Siz de özel görüşmek istiyor Ne görüşecekler demiş Mustafa Efendi bilmiyorum mu Efendim dedi bana söylemedin İyi görüşürüz dedi Mehmet’in ev Mehmet abinin evine gittik onun Kapalı çarşının bitiminde orada bir evi vardı Onun sağ tarafta Evet Evet efendim oraya gittik dediler özel görüşeceğiz Hani beni istemiyorlar yani yanlarında dedim Efendim ben girmeyeyim Şeyh Efendi onlara şunu söyledi bizim Mustafa Efendi’den saklımız gizlimiz hiçbir şeyimiz yok dedi bunları söylemek istemiyorum da artık geldi geçti Nasıl olsa böyle kendimize Kıymet verdirecek değiliz o Neyse ben de oyum dedi ben neyem o dedi o Neyse o da benim dedi Ondan saklımız gezimiz yok ne varsa konuşun dedi Biz Tabii öyle dedi Mehmet abi bir baktı bana Mehmet abi dervişli Teknik olarak iyi bilir sufiliği sohbeti dinlenir yani ara sıra sohbet ediyoruz Onunla biz Tabii Cemal hoca bana baktı Konuşayım mı konuşmayayım mı gibisinden ben boynumu büktüm Tabii ben susuyorum Cemal hoca dedi Efendim Bana mürşitlik veriyorlar siz ne dersiniz kısaca böyle şey Efendi işte bunun böyle olmayacağına olamayacağına hani böyle Kamil bir zatın eğitiminden geçilmesi gerektiğini filan anlattı böyle gene anlamadı gene söyledi Şeyh efendinin meşhurdur bu sorgulaması döndü Hocam dedi Hazreti Peygamber sallallahu aleyi ve Sellem’i hiç rüyanda gördün mü dedi Hayır dedi geçmiş peygamberleri gördün mü dedi dedi gehl Hazretlerini gördün mü dedi dedi efendileri gördün mü dedi Hayır İyi şimdi bir Muhiddin İbn Arabi vardır bir de Muhammed Nur vardır ikisi ayrı ayrıdır ondan şey Efendi Muhiddin İbn arabiyi gördün mü dedi Hayır dedi Asır melamiler onu da Pir olarak görürler Eee neydi Muhammed Nur muydu neydi bir şeydi onun Muhammed Arabi Mamed Muhammed Nurul Arabi Evet onu gördün mü dedi Hayır dedi Şeyh Efendi geliyor şimdi aşağı doğru Peki evladım dedi Sen hiç şeyhinin rüyanda gördün mü dedi bir sefer gördüm Efendim dedi Ondan sonra o da dedi benim sırtım ona dönüktü Onun da sırtı bana dönüktü dedi şey Efendi direkt oğlum senin şeyhin daha mürşid-i Kamil değil dedi Sen nereden mürşid-i Kamil olacaksın dedi dikkat edin ölçüye bakın Oğlum senin şeyhin mürşid-i Kamil değil sen nereden mürşid-i Kamil olacaksın dedi şeyhi mürşid-i Kamil olmayan mürşid-i Kamil olamaz şeyh-i mürşid-i Kamil ise o mürşid-i Kamil olur olur sakın dedi böyle dedi mürşid-i kamillik mürşitlik yapmaya kalkma dedi Hınzır başı gibi halk olacaksınız dedi Yarın mahşerde dedi Bunu söyleyen bir şey Bunu söyleyen bir Şeyh diyor ki şeyhim diyecek olana Hınzır başı gibi halk olursun dedi Tabii her şey bitti sohbet de bitti muhabbetti bitti ben müsaade isteyelim Efendim dedim kalkalım mustaf efendi Dedi kalktık Şimdi o kapalı çarşıdan aşağı doğru iniyoruz şimdi şimdi ya mustaf efendi Dedi olmadan dedi oldum diyenlere bak dedi Hınzır başı gibi halk olacaklar dedi Rabbim kimseyi nefsini uydurmasın Amin şimdi bir kimse evliya olabilir Eyvallah Veli ol bilir eyvallah Ama mürşid-i kamillik ayrıdır mürşid-i Kamil olmak için bir mürşid-i Kamil Gerek o mürşid-i Kamil yok ise sen mürşid-i kamil olamazsın işte hani Beni görene benim yüzümü görene Ne mutlu demiş ya buradan melamiler Derler ki bir kimse Hazreti Peygamber Hazretlerinin rüyasında görürse sahabe hükmündedir derler bunu ilk melamiler duymuştum sonra hadis-i Şerifi okudum Hazret Muhammedi Mustafa’yı gören gerçekte görmüştür onu gerçekte Gören de sahabedir Elf Fatiha salavat Amin Hayırlı geceler Hakkınızı helal edin helal olun vaktinizi aldık E bugün de hamdolsun bizim Bayındır çete buradaydı Biz eksik noksan görmüyoruz gömdük cesedini gömdük kendini gömmedik o yüzden Bayındır chete dimdik ayakta duruyor bir sıkıntı yok Bayındır chete dağılmadı yani hamdolsun Allah razı olsun ziyaretimize geldiler eee bir de cuma 7’si ydi ya bizim 7’si 14’ü 21’i 28’i 35’i bitmez artık bizim böyle artık cumaları böyle Hüzün paylaşacağız hüznü gideren Rabbime hamd olsun Amin Cenabı Hak her hüzünlenen Muhakkak bir hüzün giderici gönderirmiş Rabbime Hamdu Sena ediyorum kien bak hüz Hüzün gidericileri de eksik etmiyor Allah razı olsun İnşallah bugün biraz gecikmem de sohbete gecikmem sebebi de oydu Biz mutadım buza devam ettik chat geldi sohbet ettik Andık eskilerden yenilerden biraz Oktay’ı Andık biraz Eskileri Andık biraz anlattık biraz tebessüm ettik biraz hüzünlendi vasıl kelam bugün Eskileri and Andık Tabii Eskileri deyince Haydi Barbaros girdi işin içerisine Mehmet Reşber girdi Seyit taş girdi ondan sonra öyle bir derledik toparladık hepsini böyle perşembe den beri değil Ta o şeyden beri Eee Cumadan beri öyle söyleyelim eski yeni boyna toparlandı herhalde bu ara Hüzün ağır bastı ağır basınca Cenabı hamlı Sena olsun eskisi yenisi toplandı Hepsi de hani sen Hüzünlenme dercesine öyle günler Bizim bu ara öyle geçiyor Cenabı Hak Hamdu Sena olsun Şükür hamd olsun Bu konuda da böyle bir üzüntüm Yok hiç bu manada Ben bir şeyi yaşarken dolu dolu yaşamayı severim dolu dolu sevmeyi dolu dolu muhabbet etmeyi vaktim olduğu müddetçe bir şeyi dolu dolu yaşamayı severim o yüzden geride bıraktıklarım la alakalı herhangi bir soru işaretim yok şeyhim le de dolu dolu yaşadım işte Mehmet rehberdir Seyit taştır Barbaros Ondan sonra oktayd hepsin de dolu dolu yaşadım vefat eden bütün dervişlerle hepsin de Ben gücüm nispetinde vaktim olduğu nispette dolu dolu yaşadım bayan vefat eden Hatice kardeş olmak üzere öbür kardeşlerle de dervişliği olabildiğince Maddi manevi dolu dolu yaşadık sizlerle de dolu dolu yaşadığıma inanıyorum böyle dolu dolu yaşayarak Tan bu dünyadan Cenabı Hak Göçüp gidenlerden eylesin amin arkaya dönüp de ahah etmem geriye dönüp de şunu da yapsaydım bunu da etseydim demem Cenabı Hak bir fırsat oluşturdu İsa bir tecelliyât varsa an bu andır Yaşa Mustafa Özbağ derim yaşarım an o andır o anda Seveceksen seversin o anda muhabbet edeceksen edersin sonra geriye dönüp ya şunu da şöyle yapsaydık demezsin bu büyük mutluluk tamam mı İsmail Sevemedim seni Karagözlüm Selâmün aleyküm aleyküm.
264. Mesnevi Şerhi 1940. Beyitten – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 , Mesnevi Okuması (2234. Beyitten) 26.07.2025, İzmit Kutlu Doğum Sohbeti – 13 Nisan 2012. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.