263. Mesnevi Şerhi 1935. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 263. mesnevi şerhi 1935. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
263. Mesnevi Şerhi 1935. Beyitten Hakkında
amin onların burunlarına sürtsün Amin ecmain Evet geçen hafta cenab-ı Hakk’ın vahyini konuşmuştuk malum Hazreti Pir Biz öldük tamamıyla çürüdük mahvolduk fakat Allah sesi gelince hepimiz dirildik kalktık Allah sesi ister hicap ardından İster hicapsız gelsin Cebrail Meryem’e yakasından üfleyerek ne verdiyse Allah de insana onu verir beyitler bunlardı malum bilgimizin yettiğince söyleyebildiği döndüğünce bu manada Vahyin ne olduğu ve Cenabı Hakk’ın vahiy sistematiğini nasıl çalıştırdığı la alakalı sohbet etmiştik arkadaşlardan kardeş lerden dinleyen dervişlerin dışından da olumlu tepkiler geldi bu manada işte böyle bunu kimse anlatmadı ydı gibisinden yani Sonuçta biz olmayan bir şey değil Eee Cenabı Hak Hamdu Sena olsun ayet-i kerimeleri sıraladık hadis-i Şerifleri sıraladık Yoksa böyle bir Eee olmayan bir şey anlatma noktasında değiliz Allah bizi affetsin Amin E bu arada başsağlığı dileyenler için dilemeyen için Hepsinden de Allah razı olsun teşekkür ediyoruz inşâallah yarın Allah izin verirse öğlen namazında Bayındır’da Oktay kardeşin defin işlemini de bitireceğiz inşâallah gasil haniden saat 111.
263. Mesnevi Şerhi 1935. Beyitten – Sohbet Notları
gibi alacağız inşâallah tekbirlerle baba evine Oradan da camiye camiden de Eee kabristanlığa götüreceğiz İnşallah Eee vazifemizi yerine getireceğiz vazife olarak görmüyorum da ama öyle derler ya halk dilinde O yüzden İnşallah topraktan geldi vücut olarak tekrar toprağa dönecek ruh olarak da her şey Rabbine döndürülecek Evet ben Ben bazen sufiliği sanatçılığa benzetirim Yani senin ne yaşadın önemli değildir o gün ders vardır sen o derse sahip çıkarsın Eee çıkarsın dersini Yaparsın zikrullahın yaparsın sohbetini yaparsın veyahut da birisi en yakının vefat etmiştir veyahut da bu önemli değildir Annendir babandır çocuğunda bir çok olumsuz bir şey yaşamışsın o bütün her şeyi bırakırsın olumsuz yaşadıklarını da arkaya atarsın çıkar sohbetini Yaparsın zikrullahın yaparsın yapman gerekenleri yaparsın gömersin Tabiri caizse acını da sevincini de bir ümittir ötelere bırakmak ötelere bırakırsın sevdiklerini sevemedik derini seni sevenlerini Cevap veremediklerini hepsini de öteye bırakırsın sufilik biraz bu manada Eee ayrı bir kendi içerisinde lezzeti tadı acısı neşesi olan bir yoldur O yüzden Eee bu yaklaşık sufilik hayatına girdiğimizden beri bu böyle olup gidiyor Rabbim inşâallah Eee bizleri diri tutsun Amin bizleri dirayetli eylesin amin yoksa hayat Hani Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin bir dizine hazre Hasan bir dizine haz Hüseyin oturuyor Cebrail Aleyhisselam diyor ki Ne kadar seversen sev bir gün ayrılacaksın diyor bir gün ayrılıyorsunuz Önemli olan Eee o ayrılma saatinden önce insanların birbirlerini kırmadan üzmeden birbirlerini severek günlerini yaşaması Eee ben böyle dolu dolu yaşamayı seven bir insanım ben dervişlerle de dolu dolu bir hayat yaş adıma inanıyorum Oktay’la da dolu dolu bir hayat yaşadık bu konuda şunu da yapsaydık bunu da yapsaydık diyee hiç içimden geçmez böyle bir pişmanlığım olmaz Ben şeyhime de öyle dolu dolu yaşadığıma inandım hiç şunu da yapsaydık bunu da yapsaydık şurada yanında olsaydım diye ben öyle bir hayıflanmam olmadı hamdolsun O yüzden oktayda da bir hayıflanmam yok eee E ben seven sevdiğiyle hadis-i Şerifi mucibince ne sevdiklerimden ne de beni sevenlerden ayrılmayacağını inananlardanım O yüzden bazen tuhaf gelebilir size Hani öyle dirayetli durabiliyorsa Ayrılık yoktur ha birisi elimi bırakırsa dönüp bakmam geriye O yüzden onda bir hayıflanmam da olmaz Ama öbür türlü bir hayıflanmam olmaz Allah bizi affetsin Amin Evet 1935 beyit Geçen hafta dediydim bu bu hafta ve önümüzdeki hafta olan sohbetleri iyi dinleyin dikkatli dinleyin Hatta bunları kaydedin bir kenara Yani bunlar Çünkü böyle Eee Ender sohbetlerden öyle söyleyeyim biz vahyi bize tam anlatmıyorlar vahyi anlatırlar İsa bu toplumun Allah’la olan ilişkisi değişecek Çünkü toplum Müslümanlara öyle bir Allah anlatılıyor ki Tabiri caizse Allah bir peygamber gönderdi peygamberle de bir tane kitap gönderdi sonra bıraktı elini kolunu bağladı Haşa hiçbir şey yapmıyormuş gibi yani din bu kardeşim ondan sonra işte siz de peygambere tabi olun Kur’an’a tabi olun böyle yaşayın Ama bu Kur’an bize ne diyor Allah bize ne diyor bu bu konularda biraz böyle Eee Eksik bir şey var E tabii bu eksiklik biraz da ümmeti Muhammed’in kendisinden kaynaklı anıyor bu konuda Allah’a yakın olma Allah’a ünsiyet Peyda etme böyle bir derdinin olmamasından kaynaklanıyor Böyle bir derdi olmuş olsa Ama Zahir olarak ama manevi olarak Biraz uğraşsa gayret etse o zaman Allah’la olan ilişkisi daha sağlam olacak daha üst düzeyde olacak ama bu noktada Eee Müslümanlar bilhassa Müslümanların içerisindeki tırnak içerisinde sufiler demeyeceğim ehli tarikat noktasında olanlar bu acı bir şey kör başlarındaki şeyhleri de kör dervişleri de köreltiyor neden başındaki Şeyh kör olduğundan dolayı dervişlerin de uyanmasını istemiyor Çünkü Dervişler uyanırsa Hadin arkadaşlar medrese yaptırıyoruz para Hadin bakalım Kur’an kursu yaptırıyoruz para Hadin bakalım işte Sudan’ın Bilmem neresine kuyu kazdığı para Bu sefer o körlükten kurtulurlar İsa yani onlar Eee Hani Müslüman körlükten kurtulunca hürriyetine kavuşacak hem dini olarak hürriyetine kavuşacak manevi olarak hürriyetine kavuşacak insan olarak da hürriyetine kavuşacak ama o hürriyetine kavuşmamıza Zaten adam ya Nesine körleşen Amin ne yazık ki Müslümanların gündemi değil Müslümanın gündemi Allah olmayınca o o körlükten de memnun gündemi Allah olmayınca o bağnazlıktan da memnun yobazlık da memnun gündemi Allah olmayınca kendi yaşamış olduğu hayatı din noktasına koymaktan da memnun bir hayat yaşıyor hayatını din yapıyor hayatını din yapınca o hayatından da memnun dininden de memnun neden din kendisine göre çünkü kendisinin üretmiş olduğu bir din Müslüman olsa dahi ehli tarikat olsa dahi dini kendisi üretti çünkü kendi hayatına göre bir dini üretti kendi hayatına göre bir din ürettiğinden Hani heva hevesini ilah edinen kafir oluyor ya ayeti kerimede öyle diyor ya neden heva Heves Bu heva hevesine göre hevasına göre yani heva ne hava demek boşluk heves ne nefsin kendi ön senin önüne koyduğu heveslerin senin heva heves boşluktaki bir heves Yani onun Normalde bir kökü yok Onun bir temeli yok Köksüz ve temelsiz heva heves o heva hevesi ilah edindi ne dedi Bence böyle olması lazım dedi y Beş vakit namaz farz kılınmış yani bence böyle olmaması lazım Bence nafile’ye gerek yok sünnetlerin sahih olup olmadığı belli değil hemen aldı Onu heva heves o Çünkü ya bence şöyle olması lazım dedi heva heves Aldı onu yani şahsın kendisi kendisine bir din üretti bize bize şunu anlattılar ne diyor Hazreti Ömer efendimiz Biz helvadan putlar yapar acıktığımızda onu yerdik şimdiki Müslüman da heva Hevesinden put yapıyor Acıkınca yiyor din lazım ona nasıl din lazım Onun kendi dini lazım Allah’ın dini değil Allah’ın görüşü lazım değil ona onun kendi görüşü lazım Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin ne yaptığı ona lazım değil ya onun kendisi peygamber çünkü Haşa onun onun kendi heva ve Hevesinden ürettiği Peygamber ne dedi Ona o önemli kendi heva ve Hevesinden ürettiği rabbisi ne dedi ona bu önemli Allah’ın dediği değil bakın Allah’ın dediği değil Allah’ın dediğine dönünce Dün geçen haftaki sohbetleri dinleyeceksiniz Allah arıya vahy ediyor insanlara vahy ediyor göklere vahy ediyor yerlere vahy ediyor denizlerin içindekine vahy ediyor varlığı tamamıyle vahy ediyor İyi kardeş sen de Allah’ın yarattıysan sana da vahy Ediyor sen bunu neden görmüyorsun duy yun Onu görüp duymuyor o Onu görüp duymuyor neden gözü kör kulağa sağır Aslında kalbi de mühürlü kalbinin mühürlü olduğunu da bilmiyor sebep heva Hevesinden dolayı kalbi de mühürlü 1935 beyit Ey derileri altında yokluğun çürütüp mahvettiği kimseler sevgilinin sesiyle yokluktan dönün tekrar var olun derilerinin altında yokluğun çürütüp mahvettiği kimseler İnkar Eden heva hevesini ilah eden Aslında diriy demiş gibi görünür ama gerçek ölüdür hadis-i şerifte Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri diyor ya size ölü kimse ile diri kimsenin arasındaki farkı Söyleyeyim mi Söyle ya resulallah Allah’ı zikredenler dikkat edin bakın Allah’ı zikredenler diri Allah’ı zikretmeyen ölü gibidir Şimdi herkes kendine baksın herkes sohbeti dinleyen buradaki ve dışarıdaki veya dinleyecek olanlar bu sözümü duyduktan sonra Kendinizi hesaba çekin bu söz peygamberin sözü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri dil onun vücut peygamberin peygamberden söyleyen kim Allah Yani bu bir vahiy Vahiy ne diyor Hazret-i peygamber Allah’ı zikredenler diri zikretmeyen ölü gibidir Ey Allah’ı zikretmeyen ölüsünü yaşayan birer ölüsünü ve çürümüş vaziyette içiniz buradaki içten Murat kalbiniz kalbiniz çürük Çünkü kalpte Zikrullah oturmadı kalpte Zikrullah oturmadığım dolayı bütün vücut çürük kalpte Zikrullah oturmadığım dolayı manan da çürük hepsi çürük Zikrullah oturmuş olsaydı o zaman Normalde o çürük hükmünde olmayacaktı olsaydı kalbi onun vahyi alacaktı ehl sünnet alimleri le biz bunun adına Ne koyduk ilham koyduk çok güzel bir şeydi peygamberlere gelen vahiyle insanlara gelen Vahyin derecesi aynı değildi aynı olmadığını göstermek için ona İslam uleması ilham dedi ama ayet-i kerimelerde ilham kelimesi yok ayet-i kerimelerin hepsinde vahiy var arıya vahyetti arıya da ilham etti demiyor Meryem’e vahyetti ona da ilham etti demiyor veyahut da Musa’nın Annesine vahyetti diyor Ona da ilham etti demiyor o zaman Musa’nın annesine vahy eden Allah Hz Muhammedi Mustafa’ya da vahy ediyor ve sallallahu aleyhi ve sellem için diyor ki o hiç heva Hevesinden konuşmadı ayet-i Kerime sebep o Çünkü Vahyin yürüyeni görünenin görüneni Vahyin yürüyeni görüneni de onun bütün her şeyi vahye dayalıydı her şeyi bakın her şeyi Biz şimdi onun insani yönü olarak tanımladık bazı şeylerini O da vahiye göreydi bakın o da vahiye göreydi biz insani yönü derken onun sanki insani yönünde hata varmış gibi insani yönü sanki ayrı bir yönmak di Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini böyle tanıtmış olsalardı herkese herkes de ayrı bir peygamber sevgisi olacaktı daha kuvvetli olacaktı ve sünnet-i Seniye tabi olduğunda kurtuluşu bulacaktı sünnet-i Seniye tabi olduğunda Allah’a yaklaşacaktır nafilelerle Allah’a yaklaşmanın en önemli en önemli ayaklarından birisi sünnet-i Seniye tabi olmaktı işte Ama ne yaptı bu sefer onlar içlerini çürüttüler içi çürüdü ümmetin Enam ayet 122 ölü iken hidayetle diriltip kendisine insanlar arasında yürüyecek bir nur verdiğimiz bir kimse karanlıklar içinde kalıp ondan çıkmayan kimse gibi midir işte kafirlere yaptıkları böyle süslü gösterildi şimdi Normalde o inkarın içerisinde dolaş anlar ne yaptı inkarın iç Karanlığa büründü heva hevesini ilah edinenler Karanlığa büründü ve çürüdü ve kafirlere de yapmış oldukları ameller onlara süsü gösterildi Bu beyitin buraya kadar olan söylediklerim avama ayet tefsirde beytin Bu sohbeti dinleyenlerin içerisinde avama ait insanlar olacak avama ait insanlar bu sohbetin bu kısmı onları ilgilendiriyor şimdi Söyleyeceklerim kendisini Sufi yolunda görenler Seyr suluk yürüyecek olanlara Bu beytin ikinci kısmı Ey varlığın içerisinde çürümüş olanlar Ey fena mertebesinde kalıp fena mertebesinden yukarı çıkamayan cenab-ı Hakk’ın sıfatlarında fena olup fena olup kendi seyri sülukun bitirdiğini düşünen bu sohbetim kendisini Şeyh görenler kendisini Mürşit görenler kendisini mürşid-i Kamil görenler kendisini oldum bittim görenlere veya Hatta içinizden çıkacak olan kimselere böyle bir kimse çıkarsa bu sohbeti iyi dinlesin fena makamına gelip de fena makamında kendince meratip dii bitirdiğini düşünen kimse varlığın içerisinde çürüdü gitti o Varlı o Cenabı Hakk’ın sıfatlarında kaldı O sevgilinin yolunda sevgiliye daha yürümesi lazımdı O fena esinden fena mertebesinden veya herhangi bir sıfatta fena olmaktan yürümesi gerekirdi nereye kadar yürüyecek cemalullah da fena oluncaya kadar yürüyecek cemalullah da fena olduğunda yolu bitmeyecek Ey kendisini Şeyh gören Mürşit gören Kardeşler kendinize bir tane sahih bir mürşid-i Kamil bulun fena mer TEB esine ulaşıp da kendinizi olduk zannetmeyin o fena mertebesinde çürür gidersiniz asıl maksuda ulaşamazsınız cemalullah tecelliyât ina ulaştığınızda Yolun Sonu zannedersiniz Yolun sonuna geldim ben meratip bitirdim zannedersin bu yanılgıdan ibarettir bu yanılgıdan ibarettir bir Derviş kendisini cemalullah fena etmeye uğraşır bu Sufi için bir hedeftir bir mümin için hedeftir ama oraya gelen bir sufinin önüne yeni bir kapı açılır o kapı zati tecelliler zati tecelliler kapısı açılmadıkça o kimse gerçek manada meratip derini bitirmiş bir mürşid-i Kamil değildir Çünkü meratip bitirmiş bir mürşid-i Kamil Pir seviyesinde olur Pir seviyesinde olmadığı müddetçe o meratip bitirmemiştir şeyhlik yapabilir mürşitlik yapabilir ama tam manasıyla Kemale ermemiştir Çünkü onda zati tecelliler yoktur işte Hazreti Pir Allahu alem burada beyitin başında Ey derileri altında yokluğun çürütüp mahvettiği kimseler derken diyor ki siz fena mertebesine geldiniz aynı zamanda kendi makamını kendi meratib de ortaya koyuyor diyor ki siz fena mertebesine geldiniz fenada kaldınız Allahu alem kendisini söylüyor Oysa diyor ben fena mertebesinde geçtim zati tecelliler RAM oldum zati tecelliler altındayım ve devam ediyor sevgilinin sesiyle sevgilinin sesiyle yokluktan dönün tekrar var olun yani zati tecelliler dram olup zati tecelliye Mazhar olup yeniden var olun yani artık sen artık Sen Allah’ın zati tecellisi altında asıl varlık odur Allahu alem O Ses yani sevgilinin sesi Allah kulunun boğazından çıksa da Esasen ve mutlaka padişahtan gelmektedir artık o seni yeniden Allah’ın zati tecellisine götüren ses veyahut da seni o yolda götüren yürüten ses ister senin şeyhinden gelsin ister senin Zakir inden gelsin ister ottan gelsin ister çöpten gelsin ister kuştan gelsin ister Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem gelsin ister geçmiş peygamberlerden gelsin ister Pir efendilerden gelsin o ses kimden gelirse gelsin artık padişahtan gelmektedir sen o sesi o sesi başkasından zannetme ezan okundu doğru mu ses müezzinden mi geldi ses müezzinden geldi derseniz şirke girersiniz ezanın sahibi kim Allah vahyetti ezanı kim okursa olsun Allah vahy etti vahyi duyduysan vahye taben seni namaza çağırdı seni namaza çağırdı O zaman ses kimin sesi sevgilinin sesi İmam Malik muvattanın bir eve girildiği zaman şöyle denmesi müstehaptır elelam aleyne ve alâ ibadillahi Salihin Türkçesine Allah’ın selamı biz ve Allah’ın Salih kullarına olsun ses kimin sen bunu söyledin söz senin mi söz kimin sen söyledin kim dinledi sen söyledin kim dinledi Sen dinledin Ne oldu ki sen söyledin sen dinledin vahyi Sen aktardım Sen dinledin Ey müslümanlar uyanın ezan okundu ne dedi hayy alel selah ne dedi hayy alel Felah Haydin namaza dedi Haydin felaha dedi çıktı Burada birisi Ezan okudu kim dinledi kim okudu söz kimin Allah’ın sen söyledin kim dinledi Sen dinledin Sen varsın ya sen var olduğun için sen söyledin sen dinledin yoksan çek kendini aradan kim söyledi kim dinledi bağırdı ya sabah namazında ne dedi Elat hayr minen ne söyledi namaz uykudan hayırlıdır kim söyledi kime söyledi sesi müezzini görürsen şirke düştün sevgilinin sesi af Bin Malik anlatıyor bir gece Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte Namaz kıldım Namazı durdu ve Bakara suresini okumaya başladı Bir rahmet ayeti geçince duruyor Cenabı Hak’tan rahmet niyaz ediyordu bir azap ayeti geçince yine duruyor Allahu Teala’nın azabından Merhametine sığını yordu ardından rükuya vardı kıyamda durduğu kadar rükuda durdu ve orada şu Zikri okudu Sübhane zil cebet vel melaiketü vel kibriyai vel azameti Türkçesi şu kudreti sonsuz uçsuz bucaksız mülk ve azamet sahibi Allah’ın şanına yakışmayan her türlü noksandan tenzih ederim Ebu Davut ve nesen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem vahyi okuyor vahyi okurken Bir de kalbine gelen Vahi ile vahye vahiyle cevap veriyor vahiye vahiyle cevap veriyor Ebu Hureyre’den Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem rükudan belini doğrultur Ken semiallahu limen Hamide allah kendisine hamd edeni duyar allah kendisine hamd edeni Duyar namazda söylüyorsunuz Öyle değil mi peki sonra diyorsunuz rabel hamd ne dedik ey Rabbimiz sana hamd olsun Peki biz semiallahu limen hamideh dediğimizde ne dedik Allah kendisine hamd edini Duyar kendimiz söylüyoruz Allah kendisine hamd edileni duydu sonra rabbena lekel hamd dedik ey Rabbimiz sana hamd olsun dedik namazda allah kendisine hamd edini duyar kalktık dedik ki Allah’ım sana hamd ediyoruz Duyar diyen kimdik allah kendisine hamd edini duyar Duyar dediğimizde Bu sözü kim söyledi biz söyledik ardından dedik ki ey Rabbimiz sana hamd olsun Hem Duyar dedik hem sonra hamd ettik sevgilinin sesi değil mi Ne yaptık kendi kendisine Biz kendi kendisine kendimize mi hamd ettik ona hamd ettik Öyle mi O ne dedi Allah hamd edileni Duyar dedi Biz de dedik ki sana ham diyoruz Bu nasıl bir ilişki Hem biz kendimiz diyoruz Allah hamd edileni hamd edeni Duyar sonra da Diyoruz ki sana hamd ediyoruz Allah o zaman Allah hamd edileni Duyar bu Allah’a ait bir söz doğru mu kimden çıktığı önemli mi cevap verdik Rabbimiz sana hamd olsun dedik kime cevap verdik vahye vahiy kimden çıktı bizden çıktı bizim dilimizden çıktı Ne yapalım biz dilimizi tutalım mı şimdi vahyi söylemeyelim mi vahiy vahiy kim kimin dilinden çıktı namaz kılanların hepsinin dilinden çıktı Ne yapalım insanın dilinden çıktı diye kabul etmeyelim mi şimdi dikkat edin vahiy insandan çıktı diye kabul etmeyeceğiz mi şimdi ezanı sahabe rüyasında gördü doğru mu geldi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine ezanı söyledi değil mi Allah resulü de hemen kabul etti değil mi ezanı üzerinde şekk şüphe etti mi etmedi o sahabenin rüyasının sahihliği o sahabenin rüyasını vahiy olarak gör görmemiz doğru mu şimdi bütün Ezanlar okunuyor o sahabenin rüyasından okunuyor Ezan Kur’an’dan mı değil ezan sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin kalbine gelmiş olan Hani hadis-i Kutsi dediğimiz vahiyden mi değil Ezan ne ezan bir sahabenin görmüş olduğu Rüya şimdi az önce okundu Bütün Müslümanlar ezanı dinledi mi bir sahabenin rüyasındaki kelimeleri dinlediniz bir sahabenin rüyasında kendisine bildirilen bildirilen kelimeleri dinlediniz reddedebilir mi Peygamber reddetmedi sallallahu aleyhi ve sellem ezan olarak okunuyor her ne kadar bilal-i Habeşi meşhur olsa da Rüyayı gören bilal-i Habeşi değil Peki ezanın vahy değil diyebilir miyiz diyemeyiz geçen haftaki derste sahih Rüya peygamberliğin 46 cüzünden bir cüzdür dedik mi hadis-i şerifte dedik İbrahim’e rüyasında vahyetti mi Evet Yusuf’a rüyasında vahyetti mi Evet Meryem’e vahyetti mi Evet Evet Musa’nın annesine vahyetti mi meleklere vahyetti mi göğe yere vahyetti mi arıya vahyetti kardeş canım kardeşim benim bakın ezan okundu ezan okununca da Normalde ezan da bir sahabenin görmüş olduğu Rüya mı Evet o zaman sevgilinin sesi ile padişahtan geldi o o ses kimden gelirse gelsin padişahtan geldi Evet yine ardından rükuya vardı kıyamda durduğu kadar rükuda da durdu ve orada şu Zikri okudu a bunu okuduk Evet en önemlisi nerede Her namazda oturuyoruz Ne okuyoruz Ettehiyyatü doğru mu peki Kur’an’da geçiyor mu Ettehiyyatu duası yok hadis-i kutsiler de var Yok ben Türkçesini okuyacağım sözle ve bedenle yapılan bütün ibadetler güzel sözler Allah’a mahsustur Ey peygamber dikkat edin buraya Ey peygamber Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun amin Her oturuşta bunu okuduk mu okuduk bizim dilimizden bizim dilimizden kime gitti Selam ve rahmet Bereket Efendim peygambere gitti Doğru mu Evet bakın devam ediyoruz şunu kesin bir dille belirtirim ki Allah’tan başka ilah yoktur Ve yine kesin bir dille belirtirim ki Muhammed Allah’ın kulu ve resulüdür Peki ettehi oturduğumuzda okuduk oturunca okuyunca dedi ki bir de Ettehiyatü oturmak Namazda farz hanefilere göre namazın içindeki en önemli farzlardan birisi ayakta durmak rükuya gitmek secdeye gitmek ve oturmak Peki o zaman şimdi bizim dilimizden Biz diyoruz ki ey peygamber Allah’ın selamı rahmeti bereketi senin üzerine olsun on sonra da dönüyoruz kendimize Diyoruz ki şuna iman ettik kesin bir dille söyledik Allah’tan başka ilah yok Ve yine kesin bir şekilde belirttik Muhammed onun kulu ve resulüdür kim söyledi kim dinledi kime söyledi Musa ateşin yanına gelince Mukaddes yerdeki vadinin sağ tarafından ağaçtan şöyle nida edildi Ey Musa Ben alemlerin rabbi olan Allah’ım iyi ses ağaçtan geldi ses ağaçtan geldi ses ağaçtan gelince Musa Bu ağacın sesi mi dedi Ne dedi bu Rabbimin sesi dedi Rabbim onuna konuş değil mi Ağaç Ne oldu hicap perde oldu İyi Muhammed Ümmeti ede perde Yok hiç düşündün mü Sen direkt perdesiz diyorsun ki her namazda Ey peygamber Allah’ın selamı rahmeti ve olsun ve dönüyorsun diyorsun ki Allah’tan başka ilah yoktur Peygamberi de onun kulu ve elçisidir burada perde var mı arkadaşlar burada örtü var mı namazda diyorsun ki Allah hamd edenleri Duyar sonra aynı anda diyorsun ki Ya Rabbi öyle demiyor musun Rabbim biz sana hamd olsun Allah kendisine hamd edileni Duyar dediği anda sen diyorsun ondan sonra diyorsun ki Rabbimiz sana hamd olsun perde var mı Rabbin senden sana Seslendi Rabbin senden sana Seslendi bunu böyle duyarsan bunu böyle anlarsan Rabbin senden senden senin dilinden senin dilinden sana Seslendi Sen de Allah’a hamd ettin senin dilinden sana vahyetti senin dilinden sana vahyetti sen de dedin ki duyuyor ya sen de ne yaptın senin dilinden vahiyle Allah hamd edenlerin hamdini Duyar dedi ve sonra sen de hamd ettin kimin dilinden kime konuştu senin dilinden yine sana konu konuştu Meryem ayet 2526 Meryem’e dedi ki hurma Dalını kendine doğru silkele ki üzerine taze hurma dökülsün ye iç Gözün aydın olsun Meryem’e perdesiz konuştu Meryem’in kalbine ilham etti perdesiz dedi ki hurma Dalını kendine doğru çek silkele kupkuru bir hurma ağacı çekti Dalını silkeledi tazecik hurmalar yedi ve dedi ki ye iç Gözün aydın olsun Kime dedi Meryem’e perdeden mi Konuştu Hayır perdesiz konuştu perdesiz konuştu direkt onun kalbine ilham etti Kur’an söyledim söylediğim şey Kur’an başka bir şey değil Meryem’e vahy eden sana neden vahy etmesin Musa’nın annesine vahy eden sana neden vahy etmesin sahabeye vahy eden sana neden vahy etmesin Sen neden sahih Rüya görmeyesin veya gördüğün sahih rüyaya neden tereddüt edesin neden rüyana tabi olmazsın vahye karşı gelirsin Neden dersin boş boş bu işler rüyayla olmaz diye bu işler rüyayla olmaz dediğinde hem ayet-i kerimeyi inkar edersin hem hadisleri inkar edersin vahyi inkar ediyorsun Allah ona dedi ki ben dilim sen vücutsuz ben senin hislerin memnuniyet ve gazabını yürü benimle duyan benimle Gören Sensin sır sahibi olmak ne demek bizzat sır sensin sen madem ki Hayret aleminde lillah sırrına Masar oldun Ben de senin olurum çünkü kim Allah’ın olursa Allah da onun olur dedi Hazreti Pir Yürü ben dilim sen vücutsuz ben senin hislerin Ben senin gazabının yürü benimle duyan benimle Gören Sensin benimle gören benimle duyan lillah sırrına Mazar oldun Allah kullarını seçer sen ona bir adım gelirsen o sana 10 adım gelir hadis-i Kutsi Sen ona 10 adım gidersen o sana 100 adım gelir Sen ona 100 adım gidersen o sana koşarak gelir Rabbin kullarını seçer dilediğini yaratır dilediğini yaratır ve dilediğini de kendine seçer dilediğini yaratır ve dilediğini yarattıklarının içinden de kendisine seçer hiç kimsenin seçme hakkı yoktur Allah birini seçecek kendine seçmiştir Senin başka bir şey seçme hakkın yoktur senin seçilme hakkın da yoktur Kudret onun kuvvet onun Aziz olan o İstediğini Aziz eder istediğini zelil eder Aziz ettiğini hiç kimse zelil edemez zelil ettiğini de hiç kimse Aziz edemez o kendine seçtiyse birisini ona Hidayet verir ona ilim verir ona verilmesi gereken ne var ise hepsinde verir Onu Salih amellere Aşina eder onu su Aşina eder onu Allah yolunda koşmaya Aşina eder o yolda koşanların yanında seni istihdam eder O seçmiştir ve o öyle bir Allah’tır ki ondan başka ilah yoktur ondan başka yaratıcı Yoktur Onun dışında yaratan Seçen bir Rab olmadığı gibi uluhiyette ululuk da da yegane o vardır ondan daha Ulusu ondan daha büyüğü yoktur bütün kudret ve kuvveti elinde tutan odur bütün hakimiyeti kendi zatında tutan odur başında da sonunda da başlangıç olarak el evvelde de el ahirde de hamd onadır başka bir yere hamd yoktur elhamdülillahi rabbil alemin hamt alemlerin rabbinedir Çünkü seçtiğini Aziz edecek olan da odur kahrı cezası cefası bütün her şeyi elinde tutan da odur isterse kahrıyla terbiye eder isterse cemaliyle terbiye eder ister rahmanı yla terbiye eder ister rahimi ile terbiye eder terbiye eden de odur ve bütün yarattıkları sonunda ona döner bütün yarattıkları bütün yarattıkları ona döndüğü gibi bütün yarattığı her şey ona muhtaçtır yarattığı her şey ona muhtaçtır yarattığı her şey onun önünde fakirdir Gani olan odur senin üzerinde maddi manevi her ne var ise gerçek sahibi odur senin hiçbir şeyin yoktur sen bir hiçsin bunu idrak edebilirsen ne ala sana bunu idrak edemezsin Allah muhafaza eylesin senin sonun hüsrandır Şura 13 Allah dilediğini kendine seçer itaatin gölen de kendine iletir Allah dilediğini kendine seçer sen ona itaat edersen seni kendine yönlendirir Allah dilediğini seçer kendisine itaat edenleri de kendisine yönlendirir sen ona itaat etmezsen ona yönel ezsin ona yönelmez demek ona ulaşamazsın ünsiyet Peyda edemezsin muhakkak ve muhakkak senin ona yönelmenin muhakkak ona itaat etmen gerekir Eğer itaat edersen senin önüne bir nur koyar yolunu aydınlatır Eğer edersen senin kalbine bir nur verir Senin gideceğin yönü gösterir sana sen onu zikredersen o seni Zikreder sen onu zikretme senen o seni zikretme hususi manada sen ona yönelir o seni kendine doğru çeker sen ona bir adım gidersen o sana 10 adım gelir Sen ona sırtını dönersen O da sana sırtını döner ve Eğer sen ona yönelir senen seni Ruhul kudüsle desteklerim diyor ayet ne ayet Bakara 87 seni bir ruhla destekler mücadele 22 işte Allah bunların kalplerine imanı yerleştirmiş ve onları katından bir ruh ile desteklemiştir Ey Müslüman kardeş Allah’a yönelir senen Cenabı Hak kendi katından kalbine kendi katından hiçbir kulun haberi yok bundan hiçbir peygamberin haberi yok Cebrail’in haberi yok Mikail’in haberi yok meleklerin haberi yok bu Sırrın Sırrı Allah senin kalbine bir ruh üfleyecek O ruh ayrı bir ruh o ruh sana yol gösterecek O ruh sana mihmandarlık edecek O ruh Seni Allah’a yaklaştıracak ve yürüyeceksin o yolda o Kutlu yolda yürüyeceksin o zaman imanın tadını alacaksın o zaman Allah’ı görüyormuşçasına iman edeceksin o zaman Allah’a görüyormuşçasına ibadet edeceksin Ey müslümanlar Allah’ı tanıyın Allah’ı bilin Allah’ı sevin ve Allah’a itaat edersiniz O sizin kalbinize bir ruh gönderecek O ruh senin söyleyen dilin duyan kulağın tutan elin yürüyen ayağın olacak Hazreti Pir bu hadis-i kutsi’yi söylüyor ama bu hadis-i Kutsi’den önce bu ayeti kerimeleri bilmeniz lazımdı seni ruhla ne yapacak silecek kalbine verecek O ruhu Kalbine ve kalbinden bir ses sana yapma diyecek sen o sese tabi olacaksın Seni cebrail’le destekleyecek Ruhul kudüsle desteklerim dedi Ruhul Kudüs kim Cebrail Aleyhisselam ne dedi Cenabı Hak kul Allah’ı severse Allah da kulunu sever Allah kulunu severse cebrail’e nida eder Ey Cebrail Allah filanca kulunu sevdi sen de sev ve gök halkına Nida et Allah cebrail’le seni destekledi Cebrail Gök halkında id etti Ey Gök halkı melekler demedi Ey Gök halkı Çünkü Allah göklere de vahyeder Allah yerlere de vahyeder Allah denizlere de vahyeder Cebrail Nida etti Ey Gök halkı Cebrail Nida ederse bütün varlık selama durur çünkü ondan konuşan Allah’tır bütün varlık selama durur bütün varlık cebrailin üzerinden konuşan Allah’tır Çünkü Cebrail nida eder Ey Gök halkı Allah filanca kulu sevdi Siz de sevin bütün Gök halkı onu sever melekler Mümin kulların kalbine vahyeder Allah filanı sevdi Siz de sevin diye hadis-i Şerif şöyle gidiyor göktekiler de o kimseyi severler göktekiler Gök halkı cinni taifesinden Tutun da ismini bildiniz bilmediniz Sabaha Kadar sabaha kadar Tan yer kadar bir Kadir Gecesi böyle bölük bölük geliyorlar Hiç tanımadığımız görmediğimiz varlıklar Beytullah’ta olanı söylüyorum nerede İsmail burada mı bizim aşçı İsmail gelmedi mi bu gece o o sene ümrede olanlar bizden elini kaldırsın tam Akşam namazının Vaktiydi İsmail geldi dedi ki bu gece Kadir Gecesi mi dedi Ben de dedim ki hadi bakalım dedim su deyisi Kadir suresini okursa Hatırladın mı o geceyi su deyisi Kadir gecesini okusun o zaman dedim Kadir Gecesi ise dedim aynen tabirim bu Evet su deisi Bir de sudeysinin okuyup okumayacaksın da sudeysinin de olduğunu bilmiyoruz Su deyisi geldi ilk sure Fatiha’yı okudu ben açık açık konuşayım artık bizim çuvalın ağzı dikişi kişi kalmadı ara içimden dedim Kadir Gecesi ise okul oku Kadir suresinde dedim delil olsun Sui Durdu durdu durdu bir an sonra Kadir suresini atlattı Aha şuraya düşü vereyim dedim içimden akşam namazı kılındı bunları kendimi methetmek için söylemiyorum size ölçü olsun diye söylüyorum size delil olsun diye söylüyorum Tabiri caizse Ben dünyayı da ahireti de bohçalı attım kenara isterse bir tane Derviş kardeş kalmasın isterse bir dünya bir dünya dolusu Derviş olsun Tabiri caizse umrumda değil Ben kendim de kendi hayatımı bitirdim Ben benim için ölümle yaşamanın bir farkı yok bunu böyle şat gibi algılamayın geçiyor binlercesi Geçiyor tavaf edip gidiyorlar o gün Kadir gecesiydi katı var hepsinin başında padişahı imamı hiç unutmuyorum bu estan tenyi bayrakları sancakları var Hepsi de Beytullah’a gelip tavaf ediyorlar bir de başlarındaki Allah affetsin Kimisi kendi kendisini tanıtıyor kimisine bir bir münadi var o tanıtıyor Bunlar filanca Gök halkından Bunlar filanca Gök halkından Ta sabah namazı okununcaya kadar sabah ezanı okundu sabah namazı kılındı bitti Allah cebrail’le nida eder Gök halkı da seni sever senin bir şey yapmana gerek yok sana kendilerini tanıtırlar şeyhim diyecek olanlar bunları çalıp çırpıp kendileri bir şey yaşıyormuş gibi anlatmasın hırsızlık olur yaşamadığı görmediği rüyayı da malum çok ağır bir şey ve göktekiler seni seyreder Hepsi de seni sever o zaman farklı bir ayetin sende tecelliyâtı olur sende farklı bir tecelliyât olur O tecelliyât ne Enfal 17 o kafirleri Siz öldürmediniz fakat öldürdü Ey Muhammed kafirler attığın zaman Aslında sen atmadın fakat Allah attı işte sen zati tecelliye Mazar oldun zati tecelliye Mazar olduğunda artık Sen atmadın o attı artık söyleyen dilisin gören gözüsün tutan elisin yüreğin ayağı sın artık senden değil O söz ondan artık gördüğün senin değil Onun onunla gördün onunla tuttun zati tecelliyât ayet-i kerimede hali ve kulun üzerinde o hale gelen kulun üzerinde görünen görünen hak oldu hak sıfatları kulunda zahir oldu hak sıfatlarıyla kulunda zahir oldu aslında kul orada Batın sıfatına geçti Çünkü kulda bir şey kalmadı benimle görürsün dedi benimle duyarsın benimle söylersin benimle tutarsın dediğinde kulun kendisi kalmadı kul Batın oldu o hak zahir oldu onun üzerinde ve bütün sıfatlarıyla kulun üzerinde tecelli etti sıfatlarıyla kul kalmadı ortada Az önce sıfatın tecelliyât bahsetmiştik işte şimdi de zati tecelli oldu işte bu da o meşhur hadis-i Kutsi’nin şerhi Hazreti Pir onu Allah affetsin bir beyitle söyledi hani ilim bir noktaya cahiller çoğaltırmı Biz de çoğalttık neydi hadis-i Kutsi kim Benim Veli kuluma düşmanlık ederse neden o Çünkü o kul üzerinde Veli olan o kulun üzerinde tecell celli eden zati ve sıfati tecelliler hepsi de ona ait Kula ait değil ona düşman oldun gerçekte Kime Düşman oldun Allah’a düşman oldun Ne dedi Veli kuluma düşmanlık ederse Ben de ona harp ilan ederim ben de ona düşman olurum demedi Ben ona harp ilan ederim dedi yani o gerçekte benimle savaşır dedi Allah’la savaşan Galip olması mümkün mü değil kuluma bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma giden ona farz kıldıkları o nafilelerle bana yaklaşmaya devam eder ve hadis-i Kutsi’nin Türkçe karşılığı şey benim sevgime erişir diyor o Türkçe karşılığında O benim sevgime erişir Türkçe olarak karşılık olarak onu bulmuşlar Aslında değil o aşka ulaşır Allah aşığı olur o o aşık olunca da Allah onu sever Yani kul onun sevgisine erişti Yani kul Allah’ı sevdi Allah da onu sevdi Allah da onu sevdi bakın kul Allah’ı sevdi Allah da onu sevdi Allah onu sevince hadis-i Kutsi devam ediyor gören gözü duyan kulağı tutan eli yürüyen ayağı söyleyen dili olurum benimle görür benimle Duyar benimle konuşur benimle yürür benimle tutar devam ed di hadisi kupsi benden bir şey isteyince ona veririm açık Çek Benden bir şey isteyince ona veririm benden sığınma talep ederse onu himayem alırım onu korurum Hazreti Pir bu hadis-i Kutsi Allahu alem bir beyitte söylemiş Ne güzel demiş değil mi buradaki beyitlerde Allah ona dedi ki ben dilim sen vücutsuz ben senin hislerin memnuniyet ve gazabını yürü benimle duyan benimle gören sensin muhteşem sır sahibi olmak da ne demek bizzat sır sensin sensin yürü kardeş o Allah’ı sev ona muhabbet besle ona tabi ol ona tabi ol velilerine düşmanlık etme muhalefet etme zorla senin boynunu büküp Derviş ol diyen mi var Hiç olmazsa dilini tut kendini tut bırak Su akar yolunu bulur Sen ne yapama dilini tutmuyorsun Allah muhafaza eylesin Amin son safha artık bu son safhada o mürşid-i kamilin üzerinde zati tecelliler zati tecelliler onun üzerinde tecelli etmeye başlar ve o zati tecelliler Tabiri caizse gark Olur öyle olunca benim tabirim gark olmak ya Bayındır lafı zati tecelliler gark olur zati tecelliler kalk olunca hadis-i Kutsi tecelli eder ben insanın sırrıyım insan da benim sırrımdır der bu akşamlık bu kadar yetsin mi haklarınızı helal edin Helal olsun Bizden yana da helal olsun biraz böyle gecikiyoruz içeride bir çay kahve içiyoruz böyle bir kafamızı dağıtıyoruz Ama vakit de geçiyor Hakkınızı helal edin hel olsun Bundan sonra bizim artık böyle benden çok saat dakikada beklemeyin böyle kendimi de taca adayım bir geleceğim Eee yaşlı ihtiyar adamız artık o yüzden bu kadarlık Bizim de yaşlılığım ihtiyarlığını verin artık olmaz mı Allah razı olsun olmaz diyen varsa söylesin yani hakkın avucuna koyacak kadar gücümüz kuvvetimiz var gene sonuçta bayındırlı yız ölümüz Daha iyi iş yapar Allah’ın izniyle Tabii ya Bak ölümüz daha iş yapar dedim Eee Bizim hacı Oktay aklımıza geldi ya Maşallah Derisi de iş yapıyor ölüsü de iş yapıyor Durmuyor hamd olsun ölüsünün de tecelliyâtı gördük O yüzden ölü demeye de artık böyle dilimiz varmıyor yani dedim Bundan sonra ölü demeyeyim artık ben dedim onun sevdiği bir tabir var Nuriye diyordu ninin işte Babası da vefat ettiyi malum E tabii Bizim hacı Oktay’ın Eee babası vefat ettiyi işte hacı Oktay’ın babası vefat edince işte Türkan teyzeye diyormuş Türkan teyze üçü yedisi yok Burnu düştü yok gözü aktı yok helva dağıtalım yok köfte verelim ortalığa Oktay da diyor ki Nuriye oğlum Senin baban öldü diyor ne üçü ne beşi Ne yedisi hiçbir şey görmedik diyor Ondan sonra o Nuri de gülüyor Tabii Garibim ne yapsın Oktay’la nereye uğraşacak bugüne kadar hiç kimse uğraşamadım Oktay’la Allah’ın izniyle Neyse Eee muhabbet bu şimdi Ardından ben bunu sürdüreceğim ona göre üçü beşi 7’si 9u 13’ü 15’i 17’si 21’i 40’ı 80’i 120’si seneyi devriyesi yapacak bir şey yok artık herkes ona göre gardını alsın sözüm nereye gidiyor herkes biliyor siz böyle bakıyorsunuz Ama bu sözün gittiği bir yer var o yüzden O kendini biliyor şimdi diyor ki kendi kendine tamam üçünü beşini 7’sini 40’ını takip edeceğiz artık diyordur Yapacak bir şey yok Allah bizi affetsin Hakkınızı helal edin Elf Fatiha salavat Amin Yusuf hoca bu ilahiyatçılar benim bu sohbetleri dinlemesin beni herhalde böyle Aforoz ederler gibi geliyor bana Rabb denesin 50 senelik hayatım Gözünün önünden Bütün dini Tedrisat Gözünün önünden geçti hiç kalmadı Biz de o biz de çok önceden kalmamıştık Geçen hafta Sen de çarpıldı yani Allah 15 senelik dini öğreti kalmadı hiçbir şey Eyvah ilahiyatçılar diyanetçi dinlemesin Bu sohbeti o zaman ya Ama ben ne yapayım ayeti kerimeler Bunlar sonuç itibariyle Ben de ayeti kerimeleri okuyorum başka bir şey değil benim arapçam yok ama öyle bir dini tedrisatı da yok bunu böyle hani ben meth edile diye söylemiyorum ama gerçekten de Yani bu Müslümanlara meselenin hakikati anlatılmıyor Evet evet insanda vahiy olmaz değil mi Tabii şirk Tabii e ayeti kerimede Ben vahy ettim diyor tane Vahi kategorisi var öyle Öyle öyle diyorlar Ben de o yüzden onların dedikleri yere Tabiri caizse damarlarına basıyor ben doğruyu anlattım inanıyorum Selâmün aleyküm Aleykümselam otur.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İZMİT Kutlu Doğum Sohbeti – 26 Nisan 2013, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, Mesnevi Okuması (2241. Beyitten) 09.08.2025. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.