Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Bu ile sizlerle birlikteyiz. Şimdi okuma ve. Şahin’i gerçekleştirmek üzere. Üstadımız. Sayın. Mustafa. Özbağ. Efendi huzurlarınıza davet ediyor your. Değerli misafirler programımız iki kısımdan oluşmaktadır okuma ve şerrin ardından sorulu cevaplı interaktif söyleşi devam edecektir bir internetten izleyen. Misafirlerimiz 535 627 71 45 numaralı. WhatsApp hattını sorularını. İsim soyisim ve şehir belirterek sorabilirler bu üstadımızın genel isteğidir füsusul hikem ve. Arabi soruları buradaki programlarda sorulması önemli rica olur abone ol bu. Selamünaleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin inşallah gündüzünü hayırlı eylesin ayınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah bu. Ali abinin o muhteşem eserinden en okuyup kendimize ve anladığımızı aktarmak ama inşallah. Hem bizlere de hem sizlere de aktardık larımızı anlamak nasip eylesin bu mu her. Arabi sohbetinde dizel ama bu bizim.
haddimize değil abimizi aşıyor. Sak. Allah bizi affetsin de. Arabi çünküsü zor zanaat mı böyle enteresan insanlar çıkmış tarih boyunca bu. Erhan herhangi bir alanda da ister. Siyasette ister ekonomide ister askeriyede istedin de ister felsefede. Bunlar o güne kadar gelmiş olan anlayışları değiştirmişler fikriyatı değiştirmişler bugüne kadar gelen. Bu geleneksel olguyu faak nokta götürmüşler. Muhyiddin. İbn. Arabi ile bunların en önde gelen kimselerden birisi. O geçen aydan kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah bu. Eğer. Nuh kavmine bu ayetin benzerini getir eydi. Kamil’de kendisine uyarladı. Çünkü tek bir ayette. Belki de bu ayetin yarısında. Hz. Muhammed hem teşbihi hem tenzih etti hz. Nuh ise akıl ve ruh niyetleri yönünden kavmini gece davet etti çünkü bunlar gizli ve mahiyeti karanlıktır. Hani.
ayeti kerime bu onun benzeri bir yoktur ayette de çukura ayet 11 onun benzeri bir yoktur ve yatao hiçbir şeye benzemez ayeti bu o hiçbir şeye benzemez ayeti. Muhyiddin. İbn. Arabi hazretleri tefsir ve anlayışına göre hem tenzihi hem teşbihi kendi içinde barındıran. Hatta diyor ki. Belki daha yetim yarısında. Ama bu diyorum bu mesela anlaşılırdı normalde. Çünkü tek bir ayette ama. Nur diyor bu tahmini gece davet etti çünkü bunlar gizli ve mahiyetleri karanlıktır gece ile alakalı. Tabii bu gece izafi bir gaybın yaşandığı bir haller bu gördüklerimize şehadet ettiğimiz şeyleri gece görmeyiz. Ben burada o benim alacağım yol. Hz prim bu sözünden anladığıma bugünkü durduğumuz yoktu da durduğumuz ya da. Muhyiddin. İbn. Arabi bıbıne. Nuh aleyhisselamın gece ile.
alakalı ayette de sabit. Bu ayeti hatırlayalım geçen aydan. Ben kavmimi gecede davet ettim gündüz de davet ettim normalde hem gece davet etti hem de gündüz de davet etti burada hz. Pir diyor gece davet etti çünkü bunlar gizli ve mahiyetleri karanlıktır gizli kayıt demek maliyetleri karanlık. O kalbin karanlık tarafı. O zaman burada kelime gitmek değil derdi ama. Muhyiddin. İbni. Arabi gibi kimsenin bu kalpten ve karanlıktan anladığı. Nedir onun buradaki çıkarımı nedir. Ben bunu normalde hani gece. Çünkü gaybi varid atların açıldı zamandır sufilikte. Bu bir su he gaybi varidat. Lara. Aşina olması gecedir gece önemlidir. Sufi ıstılahta mesela. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine. Miraç’ta namaz farz olmuştur. Ama niye. Miraçtan önce. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem.
Hazretleri gece. Teheccüd namazı kılan ve tecvit namazı gecedir ve. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin ilk ibadet eder ve. Arifler namazı olarak bu nitelendirilir gece namazı veya gece ibadetleri. Arifler ibadet eder herkes uykudadır. Sen zikirde sindirir. Herkes uyudu uykudadır. Sen namazda sındır. Herkes uyudu uykudadır. Sen sohbet test indir bu su he yolda gece ibadeti kadar kıymetli bir yoktur. Hatta bir hadisi şerif vardır enteresandır gece. Yollar dürülür gece. Yollar kısalır dakika dış evde de gece. Yolları kısaltır gece sohbeti gibi sohbet yoktur gece. Zikri gibi sikir yoktur gece. Tefekkür gibi. Tefekkür yoktur gece namazı gibi namaz yoktur gece böyle kıymetli eder şimdi. Sufi ıstılahta gece. Mademki gaybi varid atların kalbi pencerelerin açıldığı yer o zaman. Nuh. Aleyhisselam.
bir peygamber onları gecede davet ettim dediğinde onları kayba davet etti. Dedi ki. Gelin bu gaybı öğrenin gelin bir gayp âleminden bir şeyler sizinleyim iman eden ki bu garip. Alem o kapıları size açılsın. Çünkü gecede davet ettim deyince gece daveti manevi bir davet gece daveti manevi bir ibadet direkt gaybi garip ile alakalı. Öyle olunca kıymetli kardeşler kaybın. İki tecelliyatı vardır bunu kadar olarak da algılayabilir siniz. Ben malum bazen kaderini ki hali vardır derim bir mutlak kadar vardır değişmesi mümkün değildir dedim. Bir de izafi kadar vardır değişkendir o duayla değişir sadakayla değişir zikirle değişir cihatla değişir bu izafidir geçicidir bu. Normalde mutlak kaderin tecelli. Atını mutlak kaderi değiştirmesi mümkün değildir o nasıl tecelli eder. Sufi ıstılahta özür.
dilerim. Biraz ayağa kalkacağım ne olduğunu. Biz normalde. Gula ama işte rüyasında görüyordu. O hasta olacaktı ama işte sadaka dağıttı hasta olmadı o hasta olur nasıl hasta olur tekrar rüyasında hasta olurum ben onu. Yaşar. O halinde hasta olur bu ağabey konuşuyoruz direkt sufiliğin özünden konuşuyordur isimli o rüya. Aslında iflas eder bir sürü yasında kaza yapar rüyasında öyle bir öylesine bir kaza yapar ki bertaraf olur her ama aslında onun mutlak. Gayette mutlak kadarda kazası mutlaktır o ümmül kitap dediğimiz yerde onu yazılmıştır var ama duayla zikirle birisinin himmetiyle. Birisi nimetiyle onu rüyada geçiştirilir rüyada geçer o tecelli etti mi mutlak kat tecelli etti bizim için veya insanlar içine işte dünya kıymetlidir yağmurda olanı biz gerçekleştiririz değil manada olan.
gerçekleşmiştir. Allah’ın. Vadi haktır yazılan bozulmadı. Ne oldu rüyada geçti buradan oldu burada. O Hadise yaşamadı burada. O Hadise yaşamadı ve hatta bir sürü ya da evlendi bu. Ama gerçekten evlenmedi ağır rüyasında evlendi evlenme onun tecelli etti bu tanıdığı tanımadığı bir kimseye rüyasında. Nick avladı ehli. Ama bakın evli. Bu bir kadının iki tane kocası olur mu. Olmaz rüyasında bir başkasıyla ne kazandı bu rüyada tecelli etti tecelli edecek olan o şimdi. Bu ne bu kimsenin kaderi mutlak kadar değişmeyen kadar şimdi bunun gibi garip 221 mutlak kalp vardır bu çünkü bün uh. Aleyhisselam gece davet etti ya gaybi michea kaybı dediğimizde o zaman gayb iyi anlamamız lazım bizim mutlak. Kalp nedir de. Arabi dilinde de la tayın halidir.
hiçbir belli değil daha ve huzur etmedi. Çünkü. Zuhur etmediği için belli değil hani biz varlığı konuşurken arabi’de varlığı konuşurken bu terimlere ya hani ezberleyin bunları iyi dikkat edin. Füsun sonuna kadar biz bu terimleri kullanmak zorunda kalacağız ve bunları kullanacağız dedim bu zat ayın dediğimiz bu ama bir de onun ne dediğini karşılığında ama hiçbir yokken. Allah neredeydi ama daydı ama hali. Henüz daha sıfatların şekillerin ölçülerin meydana çıkmadı. Henüz daha ineğin. Ne oldu meydana çıkmayan hali biz buna ne diyoruz mutlak kayıt diyoruz lata ayın onları ancak bak. Allah bilir. O bilir. Hatta. O’nun elindedir. O bilir orada. Allah daha demiyorum. Oo bilir neredeydi. Enam. Suresi ayet 59 gaybın anahtarları onda o biliyor ve bu mutlak gayet dediğimiz.
oradan herhangi bir kimsenin haber getirmesini mümkün olmadığı yer mutlak kalp ve o normalde hani buna mutlak kalp denir ona buna sirayet alemi denir otlak alimi denir hani. İşte âlemi lâhut denir bunları daha önce söylediğim gibi. Bu alemin isimleri alarak daha fazla söyle dedim. Hatta o geriye doğru hatırlarsanız işte burası orası ve burada bu mutlak kayıtta tane makam ne mevki ne mertebe ne isim ne resim ne şekil hatırlayın geriye doğru hiçbir şeyin. Normalde idrak edilmedi hiçbir şeyin bu noktada meydana çıkmadı ya ve bu burada konumuzla alakalı zaten bu tam bir tenzih nedir ve bu mutlaka la taayyün de. Arabi’nin dili lata ayın. Derya bu ve hiçbir yok iken o vardi daha hiçbir yok hiçbir yokken o.
vardı dedi. Hatice. Kutsi bu hal ne makamsız mertebesi siz mevki sizi simsiz. Esma ve sıfatları henüz tenezzül etmedi mi. Esma ve sıfatlara henüz tenezzül etmedi. Burası sufiler için mutlak kayıptır bu. Nuh. Aleyhisselam kavmini buraya davet etmesi düşünülemez doğru mu. A ben kendi kendime soruyorum doğru mu diye. Evet o zaman. Nuh aleyhisselamın. Ben gece davet ettim dedi bu garip ağlebi değil burayı zaten hiç kimse davet edemez. Çünkü hiçbirşey ve bu mutlak crijbi destekleyen ayet-i kerimelerden birisi neydi. Muhakkak ki. Allah bütün âlemlerden ganidir beridir uzaktır alemlerin içinde değildir o zaman ve yine abone ol bu hasretim uhu o zaman mutlak kaydı davet etmediyse insanları o zaman ikinci ki gayb olarak nitelendirebileceğimiz izafi kayıt geçici gaybe davet etti.
ği o zaman geçici garip olarak ne anlayacağız öyle yap eşimi geçici garip olarak kendi kendimize baktığımızda bu gece. Bu geçici bir garip. Bu bir müddet sonra sabah olacak bu her yerin. Normalde bakıyorsunuz bir eşyayı görmeniz herhangi bir görmeniz mümkün değil. Ancak dokunursanız ağacın ağaç olduğunu bileceğiz. Bu bir hayvana dokunursanız tüylü bir hayvan geceniz. Koyun mu kurtmu. Aslan mı tilkimi bilemeyeceğiniz ses çıkmazsa tüylü bir hayvana dokunmanız bu ne gece geçici bir garip izafi. Bir. Kalp işte mu alemde de izafi kaybolan geçici kaybolan ve bir makam mevki hal var gece gibi. İşte bu da nedir bu. Şimdi biz buna. Sufi dilde veya. İslami ıstılahta izafi geçici kalp olarak nitelendirebiliriz bu geçici kalp abone ol ve yine hatırlayın.
Bir önceki sohbetlere biz bunları melekut alemi hayal alemi bu işte ikinci tarihi şeyin ruhlar alemi hayal alem-i melekut alemi olarak nitelendirdiğimiz artık. Ne oldu her şeyin sıfatları belli olmaya başladı meleğim. Melek olduğu ruhların ruh olduğu şeytanın şeytan olduğu cinlerin. Cine olduğu ne bu an. Normalde işte bu. Arabic e iki tane oyun olarak nitelendirildiği yer. Hz. Yunus bu gece onları davet ettim dediği gizli davet etti bu ara. Nuh. Aleyhisselam onları melekut alemine direk bir kimse. Normalde zahirle düşünürken. Hani bir hiç su flikten bilgisi olmayan sufilik alakası olmayan bir kimse git ben. Rüyamda böyle gördüm seni de böyle gördüm de seni deli tutsun adam. Doğru mu. Evet sufilikte hiç alakası yok. Sen kat birisine. Rüya anlat. Ya.
ben. Rüyamda böyle gördüm böyle olacaktı kafayı kırsın adam işte. Nuh. Aleyhisselam da insanlar böyle davet etti buraya davet etti mesela işte cenneti söyledi. Cennet onlar için garip geçici bir kalp onlar dediler ki sen kafayı mı kırdın ya. Ne söylüyorsun sen bizi gördüklerimizin dışında bir mi davet ediyorsun ama oradaki geceden benim anladım ve muhiddin’in araba zaten anlattı. Allahu alem bu ve buna. Normalde biz. Hani. Emir alemi. Akıllar nefislerin ruhlarının ruhları meydanına çıktı. Alim olarak nitelendirdiğimiz ya ama bu bizim için nedir izafi kayıptır biz oraya görmediğimiz den dolayı biz oraya. O esnada görmüyoruz karanlıktayız o karanlık mı. Biz karanlıktır orası değil biz karanlıkta olduğumuzdan. Gözümüz görmediğinden bu dünyada kör olanlar ötede kör olurlar ama olurlar biz bu.
dünyanın körleri bu dünyanın kakao. Ne yaptılar onlar. Nuh’un anlattığı bu gaybi bu. Allah’ı inkar ettiler bu. Nuh’un anlattı daha sonra ne yaptın o tahmini. Zahir ve davet etti gündüze de davet ettim diyor ya gündüze davet etmesini dedi ki işte. Suretler var işte görünenler var bu görünenleri kabul edin dedi. Ama kahve mi onu da kabul etmedi şu anda kabul etmedi. Çünkü. Kamil ruhta tenakuz gördü dedi ki bu adam önce görünmeyen şeylere bizi davet etti görünmeyen şeylerden bize bahsetti ardından görünen şeyleri bahsetti onda tenakuz gördüler ya onda telaffuz gördüler o yüzden ben kavmimi ne. Onun gaybi vardır adlarını kabul etti nede görünenleri kabul etti. Ama hz. Pir diyor ki eğer o bundan. Nuh’un mu. Ha böyle bir.
ayet gelmiş olsaydı onun benzeri hiçbir yoktur ayeti onda olmuş olsaydı karnemi bu davete icabet eder diyor sonra. Hz. Nuh kendi nefsinden haber vererek dedi ki onları hakkın açık ve görünen tarafına değil. Belki bâtın ve kapalı olan hakikatine davet ettim var. Hz. Nuh’un sonra bırak kendi nefsinden haber verdi kendisinden haber verdi kendisinde. Çünkü hakkın hem görünen isimleri hem de görünmeyen isimleri mevcuttu bir. Peygamberin üzerinde hem görünen sıfatlar. Zahir isimleri hem de görünmeyen. Bahattin isimleri. Kemal noktasında tecelli eder bir. Arif de bir velidede peygamber de gibi olmasa da buna yakın tecelli yatlar olur ruh kendi nefsine baktı kendisine baktı kendisine baktıktan sonra kendisinin hem zahirin hem de batının toplandığı yer olarak gördüğü zâhir ve bâtın kendinizi toplandığını.
görünce her ikisini bir 10 Ama bu sefer aktarmaya anlatmaya çalıştık al mide nuh’tan bunu anladılar. Bu sebeple parmaklarını kulaklarına tıkarlar ve o türlerine bulundular şimdi bu sefer. Aslında kavmimi. Nuh’un bu tebliğinin doğru olduğunu anladılar var. Nuh kendi nefsine bakarak tan zâhir ve bâtın kendisinde cam olduğunu kendisinde. Cem makamının varlığını. Hatta gemir. Cem’in olduğunu gördün o abi dilinde söylüyorum size biraz da meraklıyım yapmış olduğu davetin hem de bir al bakımdan onları çağırdı sen olmayınca zahirden onları çağırdı ayrı çağırdı ayrı davet etti bir müddet batinilik gibi algılayabilir siniz bunu sırf bâtın gaybi meselelere davet etti bir müddet baktık ki bunu dinleyen yok bunu kabul eden yok bu sefer onu görünen. Zahir lerden davet etti yine kanun kabul.
etmeli onu ve ardından. Nuh kendi nefsine baktı kendisine bakarak tan dedi ki hem. Zahir hem de bâtın olarak. Ben onları bu hakikate davet edeyim dedi bu sefer. Kamil şöyle baktı bir. Önce sen bize batına davet ettin görmediğimiz e duymadığımız a bilmediğimiz de davet etti. Nicky sen sonra bıraktın gördüğümüze bildiğimizde davet ettin. Bu ne tenakus şimdi üçüncüsünde diyorsun ki. Hem. Zahire hem. Bartın’a gelin. İkisi de biz de mevcut diyorsun bu sefer. Kanuni yaptı. İyice bundan uzaklaştı ve. Ne yaptılar. Kur’ân-ı. Kerim’in tabiriyle onlar kulaklarını tıkadılar ne yaptı lan. Nuh’un gördüklerinde ordularını bulundular. Ne kendisini görmek istediler. Ne duymak da kendi ölçülerine bulundular. Biz şimdi. Zahir olarak baktığımızda ne diyoruz yoruz ki bunlar kulaklarını tıkadılar bu duymak istemedikleri.
Şeyi. Duymak istemedikleri bir dinlemek. İstemediler. O bizim hoşumuza gitmeyen birşey ne yaparız hakikat dahi olsa duymak istemez. O bizim gönlümüzün hakikate kapalı olduğunu gösterir ve onun doğru olduğunu. Aslında biliriz var ama bunu. Kalbimizdeki nifak kabullenmek istemez biz bu sefer dinlemek istemeyiz dinlemek için elimizden geleni yaparız ve hatta gözümüzün önünde bir realite vardır. Doğrudur oraya litera ama biz onu görmek istemeyiz ne yaparız gözümüzü kapatmaya çalışırız. Aslında gözümüzü de kulağımızı da kapatma kalbimizde alakalıdır bahtımızda alakalıdır zahirimiz ile alakalı değildir gördüğümüz realiteyi kabul etmek istemeyiz duyacağımız realiteyi hakikati kabul etmek istemeyiz ve kur’an-ı. Kerim’in tabiriyle. Nuh’un kavmi de ne yapıyordu. Aslında biliyorlardı gerçeği. Nuh’un doğruyu ve hakikati tebliğ ettiğini biliyorlardı. Ama kabullenmek istemiyorlardı her dön bu müşrik gönüllüler.
tafir. Gönüller meselenin hakikatini kabullenmek istemezler meselenin hakikatini kabullenmek istemediklerinden dolayı ya karşıdaki kimseyi sustular. Hz. Muhammed. Mustafa’yı sallallahü ve sellem. Hazretlerini son. Peygamberi susturmaya çalıştıkları gibi veyatta. Nuh aleyhisselamın susturmaya çalışırlar ne yapıyorlardı. Nuh’un kavmi. Nuh konuşacağı zaman altı istiyorlardı sesler çıkarıyorlardı kulaklarını takıyorlar dım onlar yüzlerini örtüyor lardı başlarından aşağı örtülerinin görünüyorlardı ve hatta yeni doğan çocukların yetişkin çocuklarının olup alakalı diyorlardı ki bugün s**** bugün. Mecnun. Bu bir deli. Bu normal o değil o bizim kanun izin içerisinde. Çıkan kötü mü kimse bunun şeytan bölünmüş bunu cinliler bölümümüz bu cinli tarifesiyle alakalı bu şununla alakalı bununla alakalı diye hamitov ve. Buna tepki almıştır ve kulaklarını tıkayıp ve yaprağı gözlerini öğretmenler vücutlarını örtmeleri. Hatta çocuklarını asla eşlerini ruhu.
gösterip onunla konuşmalarını yasaklanan yasak diyorlardı ama. Hu daveti hattı ve onlar onun daveti nin son noktada hak olduğunu anladılar önce ne oldu. Bartın’a sonra. Zahire sonra kendi nefsine bakarım hem dahi hem. Zahire hem batına davet etmesi onların müşrik gönüllerini iyice çıldırdı ve zaten o esnada. Zahire ve bâtın a davet etmesinden dolayı onlar o uzaklaşıp kulaklarını tıkamaya başladılar kahvede nuh’tan bunu anladılar. Bu sebeple parmaklarını kulaklarını tıkadılar ve örtülerine bölündüler. Hz bir diyor ki bu hareketlerin hepsi. Nuh’un onları davet etti bu bâtın yönünü örtmesi nin surededir. Bundan dolayı onlar. Nuh’un davetine. Evet kabul ederim cevabıyla değil film ve hareketleriyle uymuş oldular onlar duymak istemeyip de kulaklarını tıkama ları duyacak oldukları şeyin doğru olduğunu kalplerinin inanması kalben inandılar.
kalben onun söylediklerinin doğru olduğunu kabul ettiler. Ama çevre baskısı ama içlerindeki. Nefsim ve şeytanın baskısı ama ekonomik ama siyasi ama askeri olgularla var ama kültürel olgular ve o gün. Nuh kavminin zamanda da aynı var. Nuh’un kavmi zengin. Nuh’un. Kamil’de villalar zenginlerin sanki cennet bahçesi gibi bahçeleri bi etrafındaki köleleri askerleri hizmetkârları her birinin. Sarayları arıza zaten dini hiç bir zaman gücü kuvveti elinde tutanlar kabullenmem işlerdir tarih boyunca ya dinde hep fukaraları naziyet in zayıfların din olmuştur enteresan bir şeydir abone ol. Ama bu. Adem’den beri hep aynıdır iyi bakın. Adem’den beri aynıdır bu. Süleyman. Aleyhisselam peygamberdi. Ben 10 ayrı özelliklerinde. Bütün peygamberler sonradan iman nedenler ki zaten ona. Müslüman doğdular. Müslüman yaşadılar üst bağırdılar bu. Süleyman. Aleyhisselâm.
da. Sonuçta da dini tebliğ etmeye başladığında bütün inanılmaz karaydı bu. Süleyman. Aleyhisselam’ın cinlere toplattığı o devasa altınlar hazineler. Süleyman mabedinin toprağın içerisine harç olup. Süleyman. Muhammed’in temelini attı bu kendilerine devasa arasal güç yapmadılar toprağa gömdüler. Neden şu anda. İsrail. Süleyman mabedini yapmak istiyor bu çünkü. Süleyman mabedinin temelinde ve o gün için en değerli mücevherat altın ve pırlanta ama biz bugün için en değerli olan onu olarak biliyoruz bu. Süleyman. Aleyhisselam uranyumu toplattı bu. Süleyman. Aleyhisselam o güne kadar hiç kimsenin tespit edemedi ve bütün dünyayı devasa abi enerjiye boğacak bir maden mi keşfetti o gün. Süleymanlar laf açılınca. Süleyman’la alakalı konuşulacak çok var bu dini tarifesine o güne kadar yeryüzünde bulunmayan. Belki daha ahir zamanda insanların. Müslümanların.
eline geçecek olan devasa bir kimyasal oluşumun anaaa elementlerini mi buldun abone ol bu ne var hazinesinde abone ol. O bir kimsenin düşünmediği yerden konuşayım abone ol bu. Süleyman mabedinin altında nasıl bir maden var ama biz bunu geleneksel olarak bakarsak altın ve pırlanta olarak altın gümüş olarak bakır olarak düşünürsek yanılırız. Ya ben dünyayı elinde tutan. Deccal is güçlerin böyle düşünmedikleri ne. İnanıyorum zaten o maden orada bu çıkarılırsa onu. İsrail’de bırakmam lazım abone ol. Ama asıl savaşın oradan çıkacağına inanıyorum da aynı madenin. Fırat tad olduğuna inanıyorum abone ol o fırat’tan. Altın madeninin çıkacağına inanmıyorum diyeceksiniz ki hadi. Şerife karşı mı geliyorsunuz. Hayır ama ben sadece o. Hadi. Şerife müteşabih olarak bakıyorum ve müteşabih olarak baktığım için o.
gün için insanların gözünde kıymetli olan en değerli maden altın maden e ne yaptı. O gün için en yüksek sayı bin olduğu gibi o gün için en yüksek sayı bin bütün sevapla binlerin katlarıyla binlerle ifade edilmiş sebep o gün için matematiksel olarak en fazla 1000 sayısı var. Binbir yok bu milyon yok milyar yok trilyon yok. En fazla 1000 sayısı var. Bu en fazla 1000 sayısı olduğu için bir ne ifade edilmiş o gün insanların anlayacağı sayısal rakam bin onlara milyar desem bak az o altın mı o sonra. Petrol mü bu. Petrol bu. Petrol mu uranyumu bu olan ya abone ol bu. Orhan yoğun buçukta üstü bu adı konulmamış bir madem bu bilmeyen bir. Madem bir element. Belki.
de. Süleyman. Aleyhisselam oraya ayrıştırıldığında koydu o. Peygamberi bir mucize ile cinli tarifesini emrini alarak. Tan yaptığı bir düşünebiliyor musunuz insanların fiziki olarak ona güç getirmesi mümkün değil. O fiziken bir insanın ona dokunması onu taşıması onunla iş yapması mümkün değil insan mümkün değil ve müteşabih biçimleri çalıştırdığı. Cennet arifesini şimdi cimri tarifesiyle kimlerle irtibata girmek istiyor bir kavga. B2 mossat 3 siyah ya 4 İngiltere emon 65 diyanet 16 Fethullah. Gülen abone ol o. Ciddiyim bu konuda. Az önce. Fethullah. Gülen. Ondan sonra diyanet abone ol bu geriye gidin ve. Güneydoğu’da meler ml denilen kimseler. Diyanet’in kadrosuna girdi mi bu girdi ve. Güneydoğu kuru filminin ve en derin noktası vardır hurufil mi cifir ilmi 12 senin annende. Baba adada.
kendi adı ve hesap kitap. Ruh filmi filmidir o kimsenin üzerine okursunuz belli şeyleri belli miktarda okursunuz bu ölümüne okursanız iflasını okursunuz. O kalbinin sıkışmasına okursunuz zdar almasını okursunuz delinmesini okursunuz yanlış kararlar almasını okursunuz bu boğulacak gibi hisseder kendine o ölecekmiş gibi hisseder kendine bunun adı hurufil midir cifir indir abone ol var bunun makul üa abone ol bu. Harut. Marut gibi varlıklar vardır nakul olanlar onlardır bunun makulu. Müslüman cin nelerdir gayrım akülü kafir. Cinler ve şeytandır. Evet şimdi nereden nereye geçtik bunlarda bu izafi gariple alakalı şeylerdir. Bunlar da su fillerin seyri sülük un da vardır ben bunlardan haberi olmayan bir kimse. Mürşit değildir. Bu abone ol biz bunları bilmeyen bir kimsede yok. A. Ş ve kendisine.
intisap eden kimselere tağfir. Cinler. Musallat olmasın diye onun üzerine böyle bir manevi. Kalkan oluşturur. Yok ya ben. Elimde zahiri bir bilgi yok. Diyanet’in bu tip işlerle uğraştığını daire bunun latifeden söylemedim ben ciddi uğraştıklarını yanıyor. Bunu bilecek olan kimseler. Diyanet’in kadrolarındaki profesörlerden. Camii hocalarından ilahiyat. Fakültesinden mezun larla bu işler olmaz. Onlar bilmezler zaten bu işleri bu işler ancak doğdu. Güneydoğu’da. Melek vardır. Bu eski günün doğuda. Güneydoğu’da medreseler vardır bu iş uzun. Aslında oralara girmek istemiyorum ama. Diyarbakır’da. PKK nereye. Yaktı yıktı sor sorun içerisinde nereye. Yaktı yıktı o çok uluslu. Camii. Diyarbakır. Ulu. Cami etrafında hiç. Medresesi yok mu donu sen. Diyarbakırlı mısın. Mardin. Listen. Gittin mi oraya sen biliyorsun osur bölgesinde ben hiç gitmedim bu gezmedim.
orayı ben. PKK orayı böyle tutunca mekan tutunca ben dedim ki içimden dedim burada kesin tarihi medreseler var medreseler dağıtıyorlar the ne var mı orada medreseler ah bu medrese-i. A evet ben. Zahir olarak bildiğim bir yok benim. Ben bu tahmini konuşuyorum. O öyle değilim. Onu bölgede mesela. PKK da özellikle oradaki eski medreselere sağladı bu özellikle o maske. Medreselerin memelerine hocalarına sağlık bu doğuda ve. Güneydoğu’da bu planlanmış bir bu uluslararası güçlerin planladığım bir ama oradaki memeleri bu cüruf cifir ve kuru filmine. Vakıf olan bu alimleri bu ilme. Vakıf olan medreseleri yerle bir ettiler ki bunda. Türkiye. Cumhuriyeti. Devleti’nin. Geçmiş dönemde gel’deki hatalarını. Diyanet’in geçmiş dönemdeki atalarını üst üste sıralayabiliriz şimdi mesele dağıtmıyor. Süleyman. Aleyhisselam deyince oradan bir.
giriş çıkış yaptık. Daha döndük geriye. Süleyman. Aleyhisselam da oradaki normalde hani. Süleyman. Aleyhisselam deyince anı çok zengin manasında söyledi. Süleyman. Aleyhisselam. Allahu alem ben o muhabbetin temelinde altın gümüş muhakkak vardır ama. Dünya üzerinde en düz daha tespit edilemeyen elementlerin olduğuna inanıyor ve. Fırat’ın da yatağında o da işime ve dönüşme enerjiye dönecek elementlerin olduğunu düşünüyorum. Fırat. Ama bu kimyacıların işi. Ama bu sizin içiniz ve hatta bu uzay fizikçiler var ya onların işi. Ben bu konuda mesela uzayda da ben aynı elementlerin olduğunu herhangi bir gezegende. Bunlar birkaç küçük yıldızcık gibi şeyler de olduğunu bunların ahir zamanda da. Normalde dünyaya uğrayacağını dünyada bu yana maddeler meydana çıkacağına. Müslümanların eline geçeceğini. Müslümanların bu elementleri kullanarak dan farklı noktalarda farklı.
zenginlikler yakalayacağını. Mesela örneğim bunları. Öyle bir hale gelecek ki siz patlıcan tohumu dikeceğiz patlıcan tohumu anında patlıcan var gibi. Bu. Yazı kışı beklemeyecek bu hayatta domates eklemeniz mesela anında o elementlerle anında. Örneğin hemen üç dakika içerisinde başlayacak 20 kilo domates alacak hamile toplayacağım toplamaya yetiştirmeye iz bırakacaksın artık yorulacaksın toplayacağım ya domates öyle domates salçası patlıcanlı patlıcan verecek yok patlıcan 18 lira dönecek hiç kimseye en olmayacak dikmeye ihtiyaç duyacaklar bu adam saksısına bir tane patlıcan dikecek bütün mahalle patlıcan yiyecek bu saksıda da. Küçücük bir saksı ben benimki tahmin. Hayal ya helal işte biber kaç paraymış 18 demiş bir tane biber çekiyor dedik çek bütün mahalle ne. Bursa biber yiyecek orada bu ne şaşıracak. Ondan bir damla.
şeyin içerisine suyun içerisinde. Damla atacaklar olacak benzin araba git. Allah git. Allah git bitmeyecek ve bu çağın içerisine. Örneğin işte. Tonlarca şimdi yakıt alıyorlar ya. Ne yakıtı ya sen de o elementten karışımdan bir bardak koyacaklar uçak gidecek dünyayı dolaşacak hiç umrumda değil abone ol. Ben bunu. Zahire tecelliyatı tahmini konuşuyorum bunları ben oturuyorum. İşim gücüm yok ne yapayım. Emekliyim. Devletten emekli etti. Bağkur emeklisi. Hayal böyle kendi kendini kırıyorum böyle şeyler ne işte. Uzay. İstasyonu harika lazım onu sürü yakıt yapıyorlar değil mi gerek yok canım kardeşim. Süleyman. Aleyhisselam’ın elementin lan ya usta kaç damla 5 tamamlayalım tık tık 5 Tamam. Hadi gitsin olasın yaz. O ne güzel hayallerin söyle değil mi. Allah. Allah ne var sende hastalık.
a gel hocam bakayım senin bütün hastalıklarla 000 0.00001 miligram. Tıp onu suyun içerisinde karıştıracağız vereceğiz. Yusuf. Hacı. Yusuf. Hoca kaç yaşında 70 yaşında onyedi yaş gibi abone ol bu en görür müyüm onu bilmiyorum işte abone ol. Sen hiç böyle hayal ettiniz. Miami döndük abone ol ama onlar. Normalde bu hareketleriyle. Ne yaptılar. Nuh’un hem zahiri hem bâtın davetini. Aslında fiyatlarıyla kabul ettiler var ama içleri o hakikati kabullenmek istemedi işleri o hakikati kabullenmek istemediklerinden dolayı kalbini ki kapısı olan. O kalbin iki kapısı göğüs ve kulaklarını tıkadılar. Kalbe. Giden yollarını tıkadılar o yüzden işte bu noktada bu iki davetinde. Hamza’yı hem batıl. İkisi de birbirine zıt olduğundan kalmıyor bundan uzaklaştı ve like ama bize böyle şeyler anlatma yürüdüler.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Hakkında
gittiler. Halbuki. Hz bir devam ediyor. Halbuki ona benzer bir yoktur mealindeki ayette bu benzerliğin hem ispatı hem de inkarı vardır bu ayeti kerime hem teşbih vardır. Hem de teyzi vardır ona benzer bir yoktur ayetinde. Herkesi de. Cem edilmiştir. Pendik’te teşbihde inkar edilmemiştir. Cem edilmiştir burada. Normalde cm nedir bir ona benzer o değildir ona benzer o değildir ona bu adama benzer midir. Evet o mudur değildir. Böylece bu ayeti kerimede hem teşbih hem tenis iri. Cem edilmiştir ve bu. Cem’i yakalayamayan kimse. Arif olamaz bu herşeyi ona benzetir ana değildir dersin bu mu o kimsenin yolunda lazımdır bu krem öğrenirken seni sülükte bu demiri etmek zorundadır ve bu cemii etmedikten sonra asla. Oo teşbihte oturmazsa. Sonra onun teşbihi.
hiçbir zaman küfür olmaz. Eğer tenzihi yaşamadan mı o kimse teşbihe geçerse b o zaman şirket düşer küfre düşer o kendi hakikatin de mesela bu. Cem. Hallacı. Mansur da vardır. Bu ben buna sufiler. V makamı ve melamiler ve ara biciler. Cem makamı derler bu ve abi kısmına fark makamıdır şu an farketti fark makamı o mı. Veya bir kısmına. Cem makamı da değişik. İsimlerde sorarlar ama bunu söylerken. Muhyiddin. İbn. Arabi. Hazretlerinin tasavvufi terimlerini kullanırlar bu. Arabi’nin terimidir. Cem terimi ve fark terimi. Arabi’nin terimidir arabaya gelince kadar o zaman için. Cem ve fark verimi kullanılmamıştır mesela. Abdülkadir. Geylani. Hazretlerinin öğretisinde bu öğreti vardır. Bu veya. Cüneydi. Bağdadi da veya işte. Sırrı sakık’ı da. Habibi. Acemi de beyazlı. Best.
anda. Örneğin beyaz beslenmede söylenen söz normal bir söz değil ki bu gitmemin altında. Allah var diye. Bu normal söz değildim ama o nedir o. Cem halidir bir. Cübbeli’nin ne var insan var nefsini tanıyan. Rabbini tanıdı nefsini tanımayan. Rabbini tanıdın mı tanımadı o der ki gökbenin altında harfi billah var ya ben altından. Mim var ve. Mümin müminin aynasıdır. Sen bana baktığında onun sıfatlarını. Maddi manevi tecelli yatını görürsün bunlarda cübbenin altında bu ama biz onu. Normalde. Eğer ki tenzihi bilmez teşbihi bilmezsek. Biz onu. Küfür ehli olarak görürüz 50 Zahir neden o. Küfür ehli de oradaki manayı bilmez. Çünkü. Aynen. Nuh’un kavmi gibi. Evet şimdi diyeceksiniz ki siz bana. Müslümanların ruhun. Kanuni yerine koydun canım kardeşlerim. Nuh’un kavmi.
de müslüman da kendi dairesinde abone ol bu. Nuh’un. Kamil. IŞİD’den kalma işittim. Adem’in oğlu. Adem’in oğlu sheet in getirdiğine tabir verdi diş itin getirmiş olduğu dini sonradan tahrif ettiler bugünkü. Müslümanlar da kendi dinlerini tahrif ettiler. Kur’an orada dururken mânâ olarak anlama olarak tahrif ettiler mânâ olarak anlam olarak tarif ettikten sonra. Nuh’un. Kavmi ile bugünkü bazı. Müslümanların arasında ne fark kaldı ki. Selam bugün bazı. Müslümanlar ahiretin olmadığına inanıyorlar cennetin de cehennemin de burada olduğuna inanıyorlar ve biz müslümanız dolap. Nuh’un kavmi ne fark kaldı. Nuh’un kavmi de izafi gaybı inkar etmişlerdi bu. Nuh onlara. Cennetten cehennemden aşağıdan kürsüden levh-i mahfuzdan. Nuh onları meleklerden şeytanlardan cinlilerden. Nuh onları. Ruhlar âleminden âlem-i misalde örnekler getirdi adamlar dediler ki ya.
Sen ne konuşuyorsun ama biz gördüğümüze inanırız sen bizi görmediniz davet ediyorsun bu tanıştırın bugünkü. Müslümanlardan böyle söyleyenler var mı var bu. Nuh’un kavminin den ne farkı kaldı bu. Nuh’un kavmi de normalde diyorlardı ki. Ne alakası var ya. Allah verecek bize helak edecek senin. Allah’ın bizim. Allah’ın bize helak etmeyeceksin. O bizim iyi tanrılarımız bizim inandığımız. Tanrı bizim inandığımız. İlla böyle bir demeyeceksen. Kafayı üşüttün. O şimdi evli. Suriye’de. Siz. Cafe üşüttüğümüz diyor mu diyor. Sen kendin birisine. Sen rüyadan bahsettiğin adam diye kafayı mı kırdın sen ya. Ne diyor bütün hepsi de araya ayağa kalkıyorlar rüya ile amel edilmez. Haydi ezan bu dünya ile ay abone ol. Ya ben sana sahabeler rüyalarında gördüler bu ezan rüyayla. Rüya peygamber.
iptal hüzne sinir ediyorsun ama gaybiye kaybolduğunda ne yaptı reddettin o rüya reddeden küfüre girer. Berna ruhun kavminden fark kaldı. Nuh’un kavmi diyordu ki sen bizim görmediklerimiz i anlatıyorsun bize yok ve o. Cenâb-ı. Hak’kın sıfat sal boyutlarını anlatıyordu yollardaki bunlardan bize bahsetme. Sen kafayı yemiş ya. Ya şimdi cennete cehenneme şimdi arşa lif muhafız kürsüsü rüyasında görenler hariç ve türlü gören var mı yok var ya halde göreceksin ya rüyada göreceğim bir kimse görüyorsa şimdi var diyecek bugünkü görmedik. Ör o izafi gaybı kabul edecek mi. Hayır o. Kabul etmeyecek kabul etmiyoruz. Zaten işte. Normalde. Nuh’un kavmi ne hem tenzihen teşbih. Cem edilmiş olsaydı diyor. Hz bir. İyi o zaman diyor. Onlar bunu kabul edeceklerdi işte bundan dolayı. Hz.
Muhammed kendisine cevamiül. Kelim ilahi isim ve sıfatların hepsinin verilmiş olduğunu bildirdi. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine dedi kendince bütün ilahi isimler. Ben de. Cem oldu. Nur. Muhammet yt bütün isimler. Cem olmuştur bütün ilahi isimler. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin hem dahilinde hem batınında. Cem olmuştur. Biz ona. Sufi değil de nurmuhammed ederiz ya. Ya aslında o bir aynı zamanda da bir makamdır bütün varlık. Nur. Muhammed’in makamının içindedir bütün varlık. Nur. Muhammed’in içindedir. Nur. Muhammed’in içerisinde ve. Cenâb-ı. Hak. Bütün. Esma ve sıfatlarını. Nur. Muhammed’in üzerinde tecelli ettirir nurmuhammed ederken. Biz. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin bir şahsi olarak fiziki vücudu da aynı zamanda mana bâtını da içine katarız onu normal demirağcı. Nur. Muhammed’in mânâ noktasındaki.
en yüksekte edebiyatıdır ve devirlidir. Kuran’ı delilidir şimdi o yüzden hz. Pir diyor ki eğer diyor bu. Nuh. Aleyhisselam da böyle bir özellik olmuş olsaydı sıkıntı çıkmayacaktı ama çok dikkat et. Hz. Muhammed. Mustafa’nın sallallahü ve sellem. Hazretlerinin peygamberliğinin yüceliğini ve. Kendi şahsı. Kemaliye thy’nin yüceliğini gösterdi. Allah. Hz. Muhammed kalbini gece gündüz yine ayrı zâhir ve bâtın yönlerine davet etmedi belki. Gündüzde gece ve. Gece de gündüz de çağırdı zahirden batına. Bartın’dan. Zahire çağırdı beline zahiri aldı beline bâtın aldı gece gündüzü kovaladı gündüz geceyi kovaladı. Gündüzde geceyi göz etti gecede gündüzü göz etti gece yapamadığımızı gündüz yapın da gündüzü de geceye çevirdi. Ne dedi gece yüklerini tamamlayamayanlar gündüz yüklerini tamamlasın dedi gündüz namazlarını iade etsinler dedi. Bu neydi.
aslında bu gece manevi yolculuğunuzu yapmadınız geceki manevi yolculuğunuzu gündüz de devam ettirir manevi yolculuğunuz. Gündüzde devam etsin. Gündüzde eksik kalan manevi yolculuğunuza devam edin gece. Mademki izafi kalp izafi kayıtta izafi kayıtlarını tecelli adlarına. Mazhar olan ümmeti eğer o gece o ilahi tecelli atamazlar. Olmadıysa gündüz 11de iade ederek ten gündüz. Oh işte bir yerine getirerek ten geceki ilahi var dataları devam etsin diye o zaman ümmeti için ümmeti. Muhammed’in arifleri için gece ile gündüzün arasında fark kalmadı ne yaptı gündüz de gece de gündüzü tamamladı gündüzünde gecenin de birbirinden farkını kalmayıp ne yaptı yürüttüğü yürütmeye devam etti bu oyundan. Arifler için gece gündüz gecedir. Önemli olan gündüzü gece yapmak. Önemli olan gece gündüz yapmaktır. Sen gece gündüz yaptın.
gündüzü gece yaptıysan padişah sındır bu manada da ama ne gece gündüz yapabildiğine gündüz gece yapabildiği. Sen benim gibi tembellik bir mümin olur çıkar az. Allah bizi affetsin. O yüzden. Hz. Muhammed sallallahü ve sellem. Hazretleri ümmetini. Bu ümmetin içerisinde bütün geçmiş peygamberler de onun ümmetinin içindedir bu. Hz. Muhammed. Mustafa’nın ümmete denilince âdem aleyhisselâmdan kendisini var gelinceye kadar ne kadar. Peygamberi. Zişan. Ne kadar verirler evliyalar varsa ne kadar. Arifler var ise hepsinin de peygamberidir ve hepsinin de o yüzden biz. Adem’den itibaren gelen bütün peygamberlerin peygamberliklerini iman ederiz. Çünkü onların peygamberleri. Muhammed. Mustafa’dır sallallahu aleyhi ve sellem ya o yüzden. İstanbul bütündür. Adem’den itibaren. Muhammed’i. Mustafa’ya gelinceye kadar hepside. İslam peygamberidir. O yüzden kitaplar bütündür. Adem aleyhisselamdan. Muhammed.
mustafaya gelince kadar bütün kitaplar. Furkan. Kuran’dır son kitap. Kur’an’ı. Kerim bütün kitapların anası hükmündedir son gelmiştir ama anasıdır. Adem’e indirilen sayfalarda şi’te indirilen de nuh’a indirilen de. Musa’ya ve. İsa’ya da. İbrahim’e de indirilenlerin hepside de. Kuran’dır bir hepside ve hepside. Kur’an ayetlerinden alınmadır. O yüzden. Kur’an kitaplarını anasıdır. O yüzden. Muhammed. Mustafa sallallahü ve sellem adetleri son peygamber olmasına rağmen peygamberlerin anasıdır bu haberlerin anasıdır. O yüzden. Adem. Henüz daha su ve çamur halindeyken ben peygamberdim de ve hatta ümmetin velileri diğer. Beni. İsrail peygamberlere. Henüz daha çamur değil iken neredeler ya o yüzden. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri der ki ümmetimin verileri. Beni. İsrail peygamberlerinden evladım ve etlidir. Bu ümmetin velilerim. Bu bir hadisi şerif da.
vardır odadaki beni istirahat peygamberlerine müsavidir. Ama bu peygamberlik olarak değildir velilik olarak mı belirli kola peygamberlik bir meslektir. Hz. Muhammed. Mustafa ile son bulmuştur bu ve 50’lik meslek değildir. Allah’ın sıfatıdır sonsuzdur ya. Allah’ın velilik ismi şerifine. Mazhar olan veliler sonsuz bir şekilde verirler ama asla vel ilikleri son bulmaz. M. E. B değildi o yüzden bir ve çetesiyle seçilmiştir bir reçetesiyle bu ve o yüzden ben ümmetin verileri kıymetlidir. Çünkü onlar geceyi gündüz gece yaparlar ya o yüzden. Nuh’un kavmi bunu yapmadı yapamadı o. Muhammed. Mustafa’nın kamu yaptı ad ve ben burdan. Ümmeti. Muhammed’e bir işarettir bir gerçek davet. Bu din daveti bu tenzih ve teşbih i bir etmektir bir ederek ten davet edilir bir gerçek davet zâhir.
ve bâtın ı bir olarak vermekteyiz iki kanatlı kuş misali öyle tarif ederler ya bu. Eğer siz din daveti yaparken dini tebliğ ederken insanlara bugünkü. Selefi vahhabi çizgisinde bugünkü bazı cemaatlerin vazı tarikatların çizgisinde sırf. Zahir olarak insanlara din tebliğ eder. İnsanları böyle bir dine davet ederseniz aranızdan daha çok. DAİŞ çıkarlar ve bu davetiniz yerini bulmaz. Siz bu davetin izle bir. İslam medeniyeti kuramazsınız bizsiz bu davetin izle bütün dünyayı. İslam edemezsiniz bir insanın mânâ alemini dolduracak gaybi var da. Tara ihtiyacı vardır insan sadece etten ve kemikten yaratılmamıştır aklı vardır gönlü vardır insan sever bu ve aklıyla sevmez gönlüyle sever ver. Eğer siz onun gönlüne süt da anlatamazsınız onun. Gönül çocuğunu doyuramaz sanız. Gönül çocuğuna süt emziremez. Seniz.
o insan hep kendine bir eksiklik hissedecektir. Adem’in ilk yaratıldığında cennette her var olmasına rağmen. Gönül dünyasında eksiklik hissettiği gibi. İyi abi istedi çünkü gönlündeki çocuğun sürüyordu. Ben ona süt içecek. Ben ona süt içirecek. Havva lazımdı bu. Eğer siz insanların gönüllü ya dünyasına gaybi varidat olarak dokunamazsınız gönül dünyasına bir. Çentik atamazsınız ve o insan kaba bir insan olur hayvandan farkı kalmaz eşeğe de ot yemeği iyi nereye gitmeyi öğretebilirsiniz dayım öğretmiş. Ken herkes öğretir ben bazı şeyleri hususi anlatırım dayım hiç. Ehil olmayacak olan eşeği ile denon. Çayıra yaklaşık 5-6 kilometrelik yere eşek ezbere gider gelirdi arkasında arabası da vardı eşek arabası arabasında. Merhaba çayırda notu samanı bir kasaya. Eşen arabasına yüklerler di döndür bayındır’a doğru dertte bir.
bakışın eşek dıgıdık dıgıdık arkasında kat arabasından de dayımın evinin önüne gelmiş kıymetli. Dostlar hayvanları terbiye edebilirsiniz ne vatansız insanın hayvandan farkı kalmaz bu gönül dünyasını. Gönül dünyasındaki çocuk meydana çıkmayayım emzirmeyince hayvandan farkı kalmaz. Allah muhafaza eylesin. Evet o yüzden ne batından nefret ettirelim insanları ne zahirden nefret ettirelim zahirde bizde batında bizde da gayet de bizde de dahil de biz de ikisi de insanda o zaman medeniyetler insanlar içindir bir kurum ve kuruluşlar için değil ve medeniyetler insanlar için kurum ve kuruluşlar. Dizayn eder kurum ve kuruluşlar medeniyet kurma medeniyeti insan kurar bir insan. Kural medeniyeti bu devleti insan. Kural. Devleti insan yaşatır devlet yaşatmaz. Devleti insan yaşatır devlet. Tabiri caizse. Tanrı gibidir bir koluna. Zahir alır bir.
konuma bâtını alması gerekir devletin zahiri güçlü olur altını kuvvetsiz olursa yıkılmaya mahkum olur. Neden güç. Sarhoşu olur zulme da ve bâtını kuvvetli olur da zahiri kuvvet. Siz olursa. Olmadı yine. Bahattin liğe kaçar bu sefer gücünü kaybeder olmaz devlet hem zahiri hem bâtını bir eline zahiri bir ne bâtın almalı bir elinde silahı almalı bir eline şefkati almalı o zahirle batını dengelemeli insan bir eline zahiri bir elin ebatını almalı. Neden dedi. Cenâb-ı. Hak eşlerle alakalı tövbe edip geri dönerlerse affedilir bu gece zayi değil affı koydu. Neden dedi. Cenâb-ı. Hak bir kimse bir kimseye haksız öldürürse varislerine öldürme istemeleri haktır niyet istemeleri de haktır affetme lere en güzeli derdi. Akın bahtını da koydu. O yüzden ben işte biz.
Nuh’un kavmi gibi olmayalım bu ne batılır edelim ne. Zahir edelim tenzihi de tesbihi de kendi bünyemizde. Cem edelim tenzihi de teşbihi de. Nuh kendi hikmetinde kalmana ben onu. Allah üzerinize yağmur yağdı lan. Sema’yı gönderir dedi o manalara cree bilgiler ve nazar-ı ibretle rdir ve yine dedi ki size mallarla kendisine meylettiren şeylerle. İmdat eder ve sizi ona mail ettirdi vakit onu da suretin izi görürsünüz. Bu görüşte sizden. Hakkı gördüğünü zanneden kimse onu bilmediği sizden ancak nefsini gördüğünüz bilen kimse onu anlayabildiği dedi. Nuh dedi ki o ortadan o kulaklarını tıkayan kimselere de gelin dedi. Siz aklı teyze ettiniz manayı tenzih ettiniz. Ama siz rüyayı tenzih ettiniz reddettiniz meleklere dediniz cennete dediniz. Cemal. Allah’ın reddettiniz manala kadar reddettiniz.
ne var dedi şuna gelir ya havam artık işin en alımı. Allah. Allah görmüyor musunuz dedim. Madem daire hükme diyorsunuz ve bak gökten. Yağmur yağdırıyor size evlatlar veriyor size nimetlere kalk ediyor. Ya siz ne daha öyle diyor. Nuh. Aleyhisselam kalbine o diyor size gökten. Yağmur yandı yağdırır topraktan bitkiler çıkarır nebatlar çıkarır size evlatlar verir eşler verir görmüyor musunuz size mallar verir atlar kısraklar. İnekler koyunlar. Şahane evler villalar bunların hepsini. Allah verir bu ve onları da. Siz kendi nefsinizden görürsünüz var lan benim. Bak bunu da ben yaptım. Ben bunu sahibi benim dersiniz diyor. Böyle dediniz zamanda rabbinizi nefsinize görürsünüz ne. Ama siz kendinizi rabbinizin yerine koyar rabbimiz’in hepsini de görürsün. Bu benim bu kadın kimin benim mi.
mu mal kimin benim bu haplar kimin benim. Ben onları insanların çocukları. Arık korkarız kıtlıktan aç kalmaktan mı korkarız. Ekinler imizin. Talan olmasından mı korkarız parasız kalmaktan korkarız çocuğumuza bir olacak diye korkarız eşimize bir olacak diye mı korkarız kadınsız kalmaktan kocasız kalmaktan çocuksuz kovmaktan malsız kalmaktan parasız kalmaktan korkarız mevki mizi kaybederiz makamı mızı kaybederiz geldiğimiz noktayı kaybederiz diye bu avam içindir avamı bunlardan korkar a havanın korkusu budur avamın aldanması da bulunan the. Row iyi savaşacak insanlara mal ganimet önlerine koyarsın savaşırlar deliler gibi. Bu makam koyarsın seni müdür yapacağım dersin her türlü adaletsizliği yapar o makam için ben seni. Amir yapacağım dersin her türlü namussuzluğu yapar. Amir olmak için insan bir tehdit edersin senin çocuğuna zarar verir.
dersin ona her türlü şeyi yaptırırsın senin eşine zarar verirsin dersin onu her türlü şeyi yaptırırsın neyle korkuturlar insanları açlıkla ekonomik darboğazda korkuturlar. Bu ne yayıyorlar şimdi halkın arasına ama sakın ha. Sen benim hiçbir siyasi düşüncem ve görüşüm yok benim duruşum. Kur’an sünnet vatan millet. Ama bu ülkenin de olan algı operasyonlarına karşı. Sen neyle korkutuyorlar. Ares kimseyi seçerseniz dolar 7000 lira olur bu x kimseyi seçerseniz. Bunlar. Türkiye perişan ederler. O ne öyle korkutuyorlar bizi malla neyle korkutuyorlar makamla mevkiyle. Sen neyle korkutuyorlar kargaşa yla neyle korkutuyorlar savaşta neyle korkutuyorlar bize dünyalık nesnelerle korkutuyorlar ve bu alan korkusudur bu avamı böyle yönlendirirsiniz bu avamı yönlendirmek budur alan nedir bilinçsiz şuursuz düşünme yeteneğini kaybetmiş akrep etme yeteneğini kaybetmiş her.
şeyi. Zahire göre hükmeden bugün karnı doydu mutlu karnı doymazsa mutsuz ayağına ayakkabı aldım mutlu ayakkabısı olmazsa mutsuz iyi bir kıyafet oldu mutlu marka bir kıyafet oldu. Çok mutlu marka bir ayakkabı oldu. Çok mutlu arka. Mutlu. O dediğin gibi markasız bir elbise geldi hiçbir markası yok bunun çok mutsuz bu içindeki gömlek 19.95 eder. O mutsuz. Sen neyle korkutursun onu harika gömlek yemekten bu marka ayakkabı alamamakta. Bu bir kardeş olur onlar nereye giderler banka temellerine sıraya girerler hiç parasız kalmamıştır. Çünkü arasız kalmaktan korkar bu yayan yürümekten korkar hiç yayan yürüme miştir çünkü o eski bir arabaya binmekten korkar neden eski bir arabaya bilmemiş çünkü bu onun çocukluğu şöyle yapalım baba buna mı bineceğiz abone ol mı böyle.
bir ailenin çocuğu şunu da. Anne pazardan mı alacaksın. Şimdi kaza abone ol bu pazardan var olma alalım şimdi. Market dururken değil mi. O ne güzel. Hava önünden. Oo market arabası like at var mıydı yok muydu bakma. Ah düdük makarna varmış bir tane daha almışsın kafam düdük senin akıl yok buradan gidiyor bir taraftan çıkıyor düşünme yeteneğini kaybetmişsin mutfakta kaç tane makarna var bilmiyorum abone ol o erkek tayin. Eh bu. İndirime girmiş. Ya ne işte bina erkek ayakkabı markası söyle bu otage arkama o erkek markası. Bu otobüs markası indirme indirimlimi. Şimdi söyle canım bu hepsini indirim var. E neotic indirimi yapmış olduğu iş tamam. Ee ne yapalım alınıyor. Allah. Allah ne var mı ayakkabı var ama geçen.
seneden aldırdım bu sene bir daha alacağım bu. Bununla korkuturlar bizi sufileri kim ister kimse istemez ne de az ya kardeşim kim ister kimse istemez israf etme kim ister kimse istemez. Neden gösterişten uzak ol kardeşim o kimse istemez neden. RAM arka takılsın olmasın a**** mısın sen ve alan örtün. Tamam işte temizliğim tamam işte. Allah gösteriş budalası olmak zorundasın. Ha bir de şu an düşünüyorum kocaman böyle marka yazıyor ya burada böyle şu an. Körsün gör bak arka gidiyorum bu tarz. Çünkü bakın hoşça. Oh. Omar kaymış ya o. Nur takamine ama mısınız siz size ben gaybi var edatlardan bahsettim inkar ettiniz size zahiri harita atlardan bahsettim inkar ettiniz ben size dini. Maddi manevi zâhir bâtın hükümlerinden. Cenâb-ı. Hak’kın.
zâhir ve bâtın sıfatlarından bahsettim kulaklarınızı tıkladığınız siz asla ve asla dinin zâhir bâtın hükümlerini dinlemek istemediğiniz. Season. One etmek istemediğiniz o karşılaşmamak için kulaklarınızı tıkladığınız o gözlerinizi öptünüz kendinizi kitle dediniz kendinize öptünüz benden kendinizi ör diyorsanız benim hakikatinden kendi. Bu izliyorsanız benim aslında dolaylı olarak doğru söylediğimi hakikati konuştuğumu kabul etmiş oluyorsunuz bu. Ey sufiye düşman olanlar manaya düşman olanlar bilmedikleri için düşman olanlar aynı zamanda. Muhammed’in diyenler. Aslında kulaklarınızı tıkayarak. Tan gözlerinizi örterek ten kabul etmiş oluyorsunuz manayı kabul etmiş oluyorsunuz. Bu alemin sadece. Zahir görünen. Alem olmadığını duymak istemiyorsunuz görmek istemiyorsunuz. Çünkü görür ve duyarsanız bir makamdan mevkiden maldan mülkten. Kaptan yattan arabadan geçmek istemiyorsunuz ya o yüzden nuhd avamı aram seviyesine indirerek ten şunu diyordu.
Siz ellerinizdeki neleri tanrılaştırma mısınız malınız tanrılaşma mış makamını. Tanrı ulaşmış paranız tanrılaşma mış lüks evleriniz tanrılaşma mı şartlarınız arabalarını. Tanrı şaşmış sizin gücünüz kuvvetiniz. Tanrı şaşmış sizin. Sarayı’nı. Tanrı ulaşmış. Siz hiçbir zaman yaptıklarınızı kartlarınızı saraylarını villaları nızı elinizdeki paralarınızı mallarınızın ürünlerinizi kaybetmek istemiyorsunuz. Ben de diyoruz size diyorum ki gelin. Allah’a iman edin gökten. Yağmur. Yağdıran olur topraklarından ne bağlattı çıkaran olur siz de eşler mallar ve çocuklar veren olur hiç olmazsa. Allah’ın böyle kabul ediyorum dedi var ama bu onlar bunu da kabul etmediler ve onlar bunu da kabul etmediler ve dedi ki onlara. Normalde bu halde siz. Allah’ı kabul ederseniz. Ve. Allah’ı da bu halde gördüğünü börekten ne. Allah’tır derseniz yine dedi. Bu sizin rabbinizin. Sizin.
kendi nefsinizden gördüğünüz şeydir dedi ama ve yine kabul etmediler. Ben buradan devam edeceğiz bu bir dahaki ay da inşallah nerede kaldığımızı tam olarak söyleyeyim bu arat abone ol ah abone ol bu işte bunun için insanlar. Allah’ı bilen ve bilmeyen zümreler ayrıldı. Allah. Allah izin verirse bir daha kay. Ben buradan devam edeceğiz işte bunun için insanlar. Allah’ı bilen ve bilmeyen zümreler ayrıldı bu dünyada iki çeşit insan vardır 111 Allah’ı bilenler ârif-i billâh olanlar iki. Allah’a bilmeyenler abone ol bak. Bu konu çok heyecanlıydı çalacak önümüzde. Kaya şu. Arkası. Yarın da dedi ki like atarak bana o müzik ayın kaçı 12 maai adeta annemi aleyküm. Hatta sonra 60’tan sonraki maç değil mi 62 benden sonra onu kim at.
Sen de mi öyle bir var değil mi 12mart ve 27 Mart 27 Mayıs. Oo abone ol bu 12mart muhtıra değil mi 12 Mart muhtırası var ya. Türkiye’deki de bir de darbe olduğundan karıştırıyoruz saymaya da karıştırıyoruz darbe üstüne darbe içinde table darbe üstüne darbe bir darbe getiriyor darbe kovalıyor bu kan boğaz o anca. Amerikan filmlerini izliyoruz derin dar ve derin olmayan da ve şöyle tatlı veda ve çalıştırıyorlar bizi. Sinem. Allah. Allah filmlerle şarkılarla. Türkülerle al. Sonra bir sabah bir kalkıyoruz darbe olmuş. Hasan. Mutlucan yinede. Şahlanıyor kır atımın. Ne o yüzbaşının kıratı diye. O ne oluyor sondarbe. Tabii sabaha karşı değil enteresan oğlunu akşamüstü darbesi. Oldu tabi de bir şimdi bu tarafa ya. Türkiye enteresan birlikle hep.
alıştık böyle darbe ile uyanmayı ama. Ama bu sefer enteresan oldu evet. Evet hocam hoş geldiniz aydınlatıcı bilgileriniz için çok teşekkürler sol konuş son cümleniz de insanlar ikiye ayrılır. Bir. Allah’ı bilenler. Allah’a bilmeyenler demiştiniz şimdi. Ak bana göre. Allah’ı bilenler. Allah’ın nuruyla nurlanma dıktan sonra. Allah’ın aşkıyla yanma dıktan sonra onların. Allah’ı bilmesi bir anlam ifade etmez o zaman görüşüm takdir. Allah’ındır ama yanılıyor olabilir miyim yok yanılgı yok bu alemde teşekkürler abone ol. Bu da arkada var abone ol. Dur ne yapıyorsun söylüyorsun. I love. Baba dedi bu. Nafile ibadetler bu ve yaklaşan kolumun gözünden. Gören ve ne elinden tutan ne manası taşıyoruz teşkil ediyor dedi ki öyle mi dedi birisi kardeşim. Ela 25 ile anlatamadım bu ve.
Türkiye’de köylerde kazalarda bir ayetlerde e oca. Cuma hutbesinde. Ama bu geçen cuma. Bu konuyla ilgili bazı mesajlar ver yine kardeşime ben anlatamadım için sizi anlatmanızı rica ediyorum. Nafile ibadetler. Zahir ibadetleri işaret. Nafile ibadet. Zahir. İbadet ne oluyor. Zahir rivayet. Hz cm efendim makamı. C bilirdi. Hz c c milcan de ikisinin toplamı olduğu için toplamı oluyor malumunuz. Onu bir zahmet bize. Bu anlattıkların öyle çok teknik. Bilmem ki ya. Ya bunlar. Uzun. Yolda cancağızım 3’ü saldım ben bir şeyler söyledim isterseniz bir anlatayım mı yoğun. Normalde daha farklı kalmış o cm gelmemiş. Ya normalde şimdi bu hale halledecek olan kimse halledin de. Evet bunu böyle düşünmez. Ne sen işte. Nafile ibadetlerle yaklaşır. Ondan sonra gören gözü olur öyle.
mi gözünden gören gözüne vurdu yanlış anlattık galiba gözünden gören ben olurum gözünden gören ben olurum ve hatta elinden tutan yürüyen ayağı olurum önünden tutan yürüyen ayağı olurum öp de söylediği gibi hutbede eksik söylemiş o zaman bu cuma dinlenmemiş hutbede o zaman olmadı mı yok. Yusuf. Hocam dinlediniz mi bu cuma bu sizdiniz. Evet tamam öyle mi söyledi hocam olur mu dedi ya. Hatırlamıyor. Yusuf hoca kendinde değilmiş alabilir. Efendi. Tamam sen iyi mi dinledin öyle mi dedi. Var mı başka dinleye. Yok cuma namazına. Gelen varsa kardeşim vallahi cumaya giden yok mu topluluğun içerisinde. Bu yakalandınız da sadece cuma gidenler elini kaldırsın ama hepsi gitmiş. Evet. Ee hutbeyi dinleyenlere mi kalırsın. Evet. Tamam hocam nedir. Ne söyledi oturdu.
hatırlıyor musun. Evet efendim zaman tam hatırlayamadım. Evet o yüzden siz alamadım başka kim vardı hatırlayan bu hadis-i kudsi hatırlayan var mı gene en iyi hatırlayan sensin. Sen nasıl hatırlıyorsun. Söyle şimdi ya. Ben hiç kimseye sormadım. Benim bir şeyim vardı denizde. Nurettin. Gürdal. Hazretleri sizin kardeşiniz olur. Aynı zamanda ben soru sormadım efendime. Fakat bu akşam ilk olarak. Siz de biz sizi samimiyetten ellere geliyor herhalde soruyorum kardeşime de dahil eyle ibadetler ya. Allah’ın rızasını kazanmak mesela. Camii açıldı bizim burada resmi açılmadı. Fatih. Camisi mesela. Onu levhalarını taktık. Hz. Muhammed. Hz. Allah. Ebubekir. Bilali. Habeşi bu tarafta. Hz. Ömer’in için onları artık 10 metre. Hocam biliyor işte. Halit. Hoca ile beraber mi. Aslında harita. Hocam beni yönlendiriyor git.
yap diyor ben yapıyorum mu. Evet şimdi bunları yaptı bir sevabımız. Allah’ın rızası için manzarasını. Mevla ki rızasını gözle mevlanı desinler sana. Hoş geldin rızasını gözleme. Sen. Mevla’nın için duvara. Hoş geldin hesabına. Mazhar olmuyorum diye iltihabına şimdi hadisi kutuya. Gel hadis-i kudsi. Ya gel ya. Hadi küser geldim. Nafile ibadetlerle bana yaklaşan kolumun gözünden gören elinden tutan bu ve hatta onun yürüyen ayağı olurum. Olurum. Evet hadis hadis hadistir. Ben ayet diye biliyorum. Kadir. Kotil ha çok susadım sizi duymadınız mı böyle bir aciz zty sağlık. Diyanet’in yayınladığı kutusu söyleyin bana ne duyduğunuzu. Söyle az. Tutkusu ile ilgili. Ben cuma hutbesi hatırladım da ya. Allah katında en. Eftal ibadetlerin sürekli ve devamlı olan olmasından bahsetmek diyor hadis-i kudsî söyle.
Onun söylediğine göre hükmedeceğim şimdi olur mu dedi. Olur şirk şirkin özür diliyorum bu burada söyleyen kimsenin tecdid-i iman tercih nikah. Suat etmesi gerekir abone ol çok özür diliyorum kum farzlarla. Benim en çok sevdiğim amele yenir iş yapar ateşi. Kutsi bu nafilelerle bana yaklaştıkça yaklaşır. Ben bunu. Türkçeye çevirirken öyle çeviriyorlar ben onun. Ben onu severim bu gören gözü duyan kulağı tutan eli yürüyen ayağı olurum da hadisi. Kutsi. Biliyorum da senin ağzından dinlemek istedim ben. Gizem melamet benim iyi bakın olurum diye bunu. Türkçe’ye çevirdiğimizde. Allah’ın sıfatları sonradan olgunlaşmaz ama sonradan. Kemal’e ermez abone ol bu önceden yapmadı da sonradan yaptı olmaz. Allah. Allah kulunun gören gözü duyan kulağı tutan eli yürüyen ayağı dır aslında ya hu bunun.
farkında değildir o kul bunu farkına vardım. Hayret eder gel ki gören oymuş ya hu bunu fark eder idrak eder duyan oymuş tutan oymuş bakan oymuş söyleyen oymuş seven oymuş sevilen oymuş yürüyen oymuş gelen oymuş giden oymuş school. Bunu o esnada idrak eder o kulun idraki açıldı kul haline feraset nuru o açtı gülaçar gibi içinde de üzerinden perdeler kalktı gözünden perde kalktı gönlünden perde kalktı abone ol ben onunla görmeye idrak etti mi önceden bunun farkında değildi abi var ya onunla gördü bu alt seviyesi sağ üst seviye sigara. Renault piyano söyleyen o tutan o yürüyen o kulun önceden buna idrak yoktur neydi kapalıydı örtülüydü. Hani bir tarif ederim yayan bir lamba lambanın üzerine örttü körtük örtük. Işık.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Sohbeti
Yok dedi ki karanlık. Bu kalpte 71 zulüm perdesi vardır. Bu kalpte 70.000 zulüm perdesi vardır iman edip. İyi ona eleştirip tövbe edip zikrederek ten uzun perdeler ne yapar bu zulüm perdesi kaldırılınca kalpte 70.000 Nur perdesi ya olur açılır açılınca o zaman kul idrak eder anlar görenin olduğunu dünyanın olduğunu söyleyenin olduğunu dinleyenin olduğunu yürüyeninde olduğunu gelininde olduğunu gideninde. İyi tamam sen böyle sohbet hiçbir melami sohbetinde dinlememiş indir devam edin tamam evet hadi hayretten hayrete geçersin inşallah abone ol sağ üste adım bu bul atayım noktasında mutlak kalpler ki dediniz ki anlayamadım la lata iul atayım da yok mu bak. GTA yüzsüzlük demek. Allah’ın. Allah olduğunun bilinmemesi burada ten zihin kendisi dediniz sohbet uğraşıp benzettim çünkü buradan hiçbir.
bilmiyoruz. E peki biz şimdi var edebilmek istediğinde bir yarattığında ilk denizin kapıları açıldı diyebilirim adet bir tenzih ten tespiti tenezzül etti ilk yaratılış gerçekleştirildi teşbihe tenezzül etme sıfatlara ve tecelli adları tenezzül oldu ne normalde taa yüzlükten bilmezlikten birliğe geçti ben gizli bir hazineydim hadisi. Kutsi özür dilerim. Ya ben gizli bir hazineydim bilinmek li istedim bu. Normalde artık gizli bir hazineydim. Aslında bu gizli bir hazine sözü dahi bilinmek. Lig aslında ama bunu. Normalde bir anlatmak için elimizde sıfatlara isimleri ihtiyacımız var ya bizde bu la taayyün yanta yüzsüzlüğü bilinmezliği. Biz ancak. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin dilinden böyle anlata biliyoruz gizli bir hazineydim ne olduğu belli değildi gayet de orası kalbi mutlak dediğimiz nokta ta yüzsüzlük.
orayla alakalı herhangi bir bilgi yok orayla alakalı herhangi bir yok idrakın yetersiz olduğu yok orası zaten şeye tefekküre kapalı olan yer zaten kendisi ne olduğunu bilmiyoruz çok teşekkür ederim. Allah razı olsun. Müslümanlara oraya. Tefekkür etmek yasak edilmiş ama her. Tefekkür edebilir düşünebilirsin. Allah’ın zatını düşünemezsin diyor ya orası mutlak kayıt çünkü. Ben ona ile alakalı bir konuşan cahildir bir zır cahildir hamile ba cahil de değil zır cahil. Kara cahildir. Allah. Allah muhafaza eylesin like at. Evet efendim bu nuchalis. Selam tebliğ ile tebliğ değişiyordu ya tebliğ ile birlikte onun kendi imaniye noktası da mı değişti. Yok hayır tebliğ metodları karşısındaki kimsenin o tebliğ nasıl alabileceğini analiz etmek önce. Bahattin noktadan tebliğ etti olmadı sonra. Zahir noktadan tebliğ.
etti olmadı. Sonradan. Onların yaşadıkları. Hayat mallarıyla çocuklarıyla onları ile bunları yla tebliğ etti olmadı onun. Nuh aleyhisselamın tebliğinde bir eksiklik görmek değil. Bu bir. Durum tespiti bu mu. He deneyin araba zetor bir ince. Kalbimizin yettiğince. Arabi’nin. Muhyiddin. İbn. Arabi. Hazretlerinin. Hz. Pirin. Bu ayeti kerimenin üzerine. Nuh. Aleyhisselam faslında söylediği tespit etti. Allah. Adem diyorum onda. Çünkü. Gece ve gündüz den. Normalde benim bu mu şeyden paragraflardan çıkardım bu. Ben yanılıyor olabilirim. İllaki benim bu noktada. Arabi ile alakalı bu. Arabi’nin. Uf. Aslı ile alakalı söylediklerim otomat. Doğrudur hakikattir isarettir deme noktasında değil. Allah bizi affetsin. Evet efendim. Peki. Çünkü belki de özür dilerim belki de. İki yıl sonra değil 20 gün sonra ben daha bu görüşüm değiştirebilirim.
ve müteşabih. Bu bir tecelliyat abakar her at bu sorgulama. Efendim. Peki. Kur’ân-ı. Kerim’de zâhir bâtın gece gündüz hep ve olmuş ya. Biz hep bu şekilde mi. Kuran’ı. Kerimi okuduk ve her ayeti kerime genel olarak git hep bu şekilde mi öğrendik. Ya normalde kur’an-ı. Kerime ve hadis-i şeriflere herkesin bir kendi bakış açısı vardır. Her. Müslümanın herkinin her mezhebin kendince bakış açısı vardır sufilerin de kendilerince ortak bakış açısı olabilir ama ben ayet-i kerimelere hukuku ilgilendirmiyor sa ve hukuki ilgilendiren ağaç. Ben geri kalanları gece gündüz meselesiyle bakıyorum bu. Efem. Bir de mesela bazı âyet-i kerimeleri şimdi uçuk kaçık olabilir bazı. Hadi kelimeler. MS dünyadan âlemden oradan buradan bahsederken. Ben onları. Vücut kendi vücudum olarak görebiliyorum en uçuk kaçık.
gelebilir bazı şeyleri söylerken onları kendi varlığında hissediyorum kendi gücü kendi üzerinde. Şu dağlar yerinde oyna atıldığında dediğinde vücudumu aklıma geliyor dışarıda da arama. Mustafa. Özbağ. Dağlar. Senin elinde. Dağlar. Sen de diyorum seni elinde demiyorum sen görüldüğünde diyor. Diyor ki. Göksel. Hanım. Gök sende de var bu kıyamete dışarıda beklemiyorum ve. Gökler dürüldüğünde dediğinde. Gönül yam aklıma geliyor bu ne koydunuz da almadı günün anısına bu ne koydunuz da sığmadı bu düşünüyorum kendi kendime o alem olarak tanıyabildiniz bütün alemi gönül dünyamıza koysanız bir nokta kadar yer tutmayacak abone ol. Evet şu. Samanyolu dediniz kocaman şeyi koyun gönül dünyamıza bir nokta kadar korktu diğer tutmayacak devam ediyor ı insanlar hangi göğün yıkılmasını bekliyorlar ki ne. Kendi kendinize. Teşekkür ederim.
gönül dünyamıza sığmayan ne var ki. Sen neyi sevdiniz de sığmadı. Sen neyi içine katmak istediğinizde almadı. Sen neyi döktüğümüzde. Kandı. Sen neye döktüğünüz içinede kaldı abone ol. Sen neyi seversek ancak gözünüzün gördüğü. Neyi severse kanal bir kaç tane kadının üst üste koyarsanız kanal kaç tane erkeğe üst üste koyarsanız kanal kaç tane çocuk üst üste koyarsanız kanal ne kadar villalar daireler koyarsanız kanal gönlünüz yeter der şiştim artık tane kadar gözyaşı. Akıt sanız kana. Yeter bu kadar gözyaşı da ne kadar kan. Akıt sanız. Yeter bu kadar kan akıtmanın içim eder ya o yüzden bazı âyet-i kerimelere bakarken insan yok öyle zahirde aramasına gerek yok gibi düşünüyorum o yüzden gece gündüz bağlantısı kırıyorum bu gece gündüz oradan bağladım.
kendimize. Zahir bâtını da oradan bağladım bir insanın bâtını kadar geniş. Ne var ki bu alemde. Bu bir bâtın getirin ki beni içine alsın seni için alsın bütün alemi için alsın. Melek getirseniz meleğini çalmaz. Melek. Çünkü böyle yaratılmamıştır. Sen hangi meleğe getirirseniz getirin bu yaradılışta bu noktada olmadığından dolayı almayacak bir damlada almaz var ama insan abone ol bir insan kendinin farkında değil ama ben kendi kendime öyle düşünüyorum bazen bu. Hanım ağzını sohbetlerde diyorum ya sahabe. Vallahi de billahi de tillahi de bizim bildiğimiz kadar bilmiyordu ayet abone ol bu yaz düşün geldi adamın birisinin kadının birisi beni kendine nikahla. Ya. Resulallah dedim sustu herkesin geldi ki kadın yine beni kendine nikahla. Ya. Rasulallah dedim sustu üçüncü gün.
kadın tekrar geldi dedi ki beni kendine nikahla. Ya. Resulallah. Ah. Allah resulü. Susunca oradan sahabeden bir kimse dedi ki. Tendik anlamayacaksın. Ya. Resulallah bana nikahla dedi. Ben ona dedi ki olur dikkat edin estante ne olur git dedi. Kalbine. Sor kanka para bechir yok ben dedik. Amin enişte bitti kamyonet kimse bana para vermedi geldi dedi ki araçlarla kahve kimse bana para vermedi da dedi ki. Onay et biliyor musun. Hayır ya resulallah bu üç ayet biliyor musun dedi. Evet. Yaresi bak. Ben bu kadını üç ayeti öğretme bu kadına üç ayeti ezberletme öğretmen. Nehir karşısında bunu sana nikahlar dedi 3 ayet abone ol bu sahabe ve üç ayet biliyordu o da aynı altın en kıymetli insanlar oldu bu.
üç ayet ve onların. Kamil. Mümin olmalarını sağladı 3 ayet ama biz 6666’ya okuyoruz. Kamil. Mümin olamıyoruz abone ol ben sana bir dirhem bâtın abone ol. Ama bu illaki böyle anlaşılacak diye bir kaide yok ben onu da karşıyım ya o yüzden dağlar yerinden. Allah aşkına halacığım ama attığı zaman attığı gibi deyince o kendi ölümünü düşünüyorum. A Blok lan öldürüldüğü zaman dedin de ki bu dünyadan ayrılışını düşünüyorum sen devam et 12 abone ol iş bitti ha abone ol de bir tane. Şırnak’tan. Harun. Ardalı kardeşimizin bir sorusu var. Allah. Hz. Nuh’un tebliğinden önce bâtın sonra. Zahir olarak bulunuyor ama kavminden çok az kişi ona iman ediyor fakat. Hz. Muhammed sallallahü ve sellem. Her iki şekilde ortak tebliğinde bulunduğu.
için kendi kavminden. Hz. Nuh’un kavmini oranı daha çok kişi. İman ediyor. Hz. Allah’ın noksanlardan tenzih ederim ve. Hz. Nuh aleyhisselamın peygamberliğine şüphe ettiğim de yoktur ama. Hz. Nuh’un. Hz. Peygamber. Efendimizin tebliğ metodunu tercih etmemesi kendimize tarzından mı yoksa onun bir. İmtihanı mı var ya sonuçta peygamberleri birbirleriyle kıyaslamak bizim işimiz değil. Nuh. Aleyhisselam öyle bir peygamber tebliğ metodu olarak öyle bir metot uygulamış bu noktada onun metodunda eksiklik görmüyorum eksiklik görmek bizi küfre götürür zaten o metodik olarak öyle bir metodla. M toplanmış abone ol. Ya aslında. Hz. Nuh’un böyle bir tebliğde bulunması. Cemal attan bir noksanlık değil. Ama bu. Belki de insanların hızla. Müslüman olması iman etmelerini iman etmelerini isteme hususiyeti nden ve hassasiyetinden kaynaklanıyor bu. Normalde.
bütün hepimizde vardır karşımızdaki bir kimsenin büyük bir hızla. Müslüman olmasını en hızlı bir şekilde. Derviş olmasını. Sufi olmasını istemez miyiz. Adamın rüyadan halde. Anam veri yoktur onu anlatırız bu oyna şöyle. Rüyalar görür. Böyle haller görülür. Deniz bu gaybi mutlak anlatmıştır o kimse hızla. Biz görünenden görünmeyene götürmek isteriz normal abone ol ya hani. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem adettir gelen ayet-i kerimelerde kendince tekrar ediyor dudaklarını oynatıyordu ya ikaz geldi dedi ki sen dudaklarına oynatma onları da tekrar etme sen onun gönlüne veren gönlüne yazan gönlüne. İlkay eden biziz dedi. Bu da onun o gelen. Ayıptır olsun özelliği ya dinde. Haris olmanın özelliğini arat abone ol bu mutlak gayb güzellik konuşmuşsunuz sadece bunu. Allah’ın bilmiş olduğunu konuşmuştuk mutlak.
kalp yaratılmış mıdır mutlak kalp yaratılmış değildir. Allah’ın bildiği derken mutlak kayıt noktası dediğimiz yer bizim bilmediğimiz yapsa. Allah bilinmek üzere alemi yaratıyor ya bizim mutlak kayıt dediğimiz mekanizma bu yaratılmış bir midir yok zaten kenarından mıdır la lata ayında yüzsüzlük ve bir tayin zât-ı alakalıdır. İyi o zaman mutlak. Galip zarla. Bu kayıt zattır ve. Mekansız makamsız sıfatsız. İsimsiz zaten malum yaratılmış bir olsa yaratılmışların en üstünü. Hz. Muhammed. Mustafa olduğundan bu konuda onun üzerine tasarruf edebilir halde olması gerekir. Hz. Muhammed. Mustafa yaratılmışların en üstünü olarak mutlak kayıp üzerinde tasarruf edemiyorsa kaldı ki cibril. Aleyhisselam ın sorusu var o da ki de ki bunu sen. Rabbimden başkası bilmez diye söylediğinden. O yüzden zatın kendisi olmuş oluyor mutlak kalp.
O zaman biz mutlak kaybı burada konuşmamız veya mutlak gayb hakkında fikir yürütme miz. Allah’ın zatını konuşmamız olduğundan aram değil mi. Yok biz onun ne olduğunu üzerinde yapmıyoruz tenzih ediyoruz ne olmadığını konuşuyoruz ya. Allah’ın zati hususunda ne olmadığını ve konuşmakta problemdeki yok tenzih ediyoruz çünkü yok sadece teşvik mi yanlış tenziye mi doğurur da. Normalde mutlak zât-ı teşbih edemiyoruz. Otel zihin zirvesinde oturuyor zaten o zaman mutlak zat ile ilgili teşvik yok çok özür dilerim hiç bilinmeyen bir şeyin üzerinde tesbih edecek bir yok ki ama oradaydı var bilinmeyen mutlak zatla alakalı konuşuyoruz ama dayı var ama ikinci tayin dür. Bu bir emlak. Taha yüzsüzlük ten bir tarihine geçme a mıdır bu daha yüzsüzlüğü anlatırız lata ayı değil o.
zaman efendim iki daha uygun olmuyor değil bir tarihine anlattığımız bir sorayım mı bir soru da bu. Noel hiç selamın hususunda konuşurken halkı. Nuh. Aleyhisselam da tenakuz gördüler dediniz ne görmeleri gerekiyordu halkın. Onun tenakuz da görmesi gayet normal de. Allah’ın. Çünkü bir. Bartın’dan bir zahirden bahsedince nuh’a. Nuh’un üzerinde halk tenakuz gördü ve görünce. Nuh’un. Tanrı. Nuh’un kavminin bir tanrı anlayışı vardır. Eğer. Normalde. Nuh. Aleyhisselam sadece bâtın nokta dursaydı onu da tenakuz görmeyecek lerdi. Bu benim kendimce tespiti mu. Tamam ama soru. Başka ne görmeleri gerekiyor her ne görmeleri gerekiyordu onu ne görmeleri gerektiği bu farklı bir ya. Normalde ne görmeleri gerekiyordu kendi ailelerin de kendilerini gördüler ol bu görmediler neydi hakikat-i oydu. O biraz açarmısınız. Normalde bir.
Peygamberin üzerinde tecelli eden. Onun bütün. Esma ve sıfatlarıdır bir. Peygamberin üzerinde. Bütün. Esma ve sıfatları tecelli ettiyse gören kimse o peygamberin üzerinde. Bütün. Esma ve sıfatların tecelliyatı görmüyor gerekiyor görmeleri gerekiyordu benim ne görmeleri gerekiyor iki görmelerine görmeleri gerektiğini söylüyorum ama normalde. Onu göremezler dit çünkü istidatları buna yeterli değildi o zaman tenha. Tuzla görmek haklı mı oluyor onlar. Şenel kız da görmeleri onlar için hak oldu o kendi hakikatleri de çünkü ama onlar sadece kendi. Bu benim kendi içsel düşüncem ondan. Sadece kendi hakikatlerini kendi işsiz atlarını gördüler. Nuh’un üzerinde. Çünkü her peygamberde her. Peygamber’e bakan kendi istidadını. Kendisinin ne olduğunu görür. Buna örnek şu. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri. Beytullah’ta oturuyordu. Beytullah’a doğru yönünü döndürdü. Beytullah’ı.
seyrediyordu o o esnada bu. Cehil geldi ne kadar çirkinsin dedi. Ona. Doğru söylüyorsun dedi sonra. Hz. Ebubekir efendimiz geldi dedi ki ne kadar güzelsin baktıkça bakasım geliyor ona dedi konuda doğru söylüyorsun dedi. Ona bu çünkü. Normalde herkesi da aslında. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin şahsında kendilerini gördüler. Ben de size soruyorum. Ne görmesi gerekiyordu diye kimin size soruyorum. Nur görmez onun. Kamile mi gördüğümüz oraya. Nuh’un kavminin de mi. Evet ben onun kahve ne bakmadım bile bana ne onun kalbine abone ol ama ben sadece onların baktıklarında. Baktım ya. Ne baktılar onlar. Nuh. Aleyhisselam onları. Bartın’dan bahsedince batımı duymak istemediler zahirden bahsetmek istediler kulak gözlerini kapattılar zahiri de görmek istediler. Nuh. Aleyhisselam kavmi. Aslında nuh’a bakarak tanen.
zahiri olarak hem. Batın olarak görme sağır olduklarının kendi. İstanbul istidatları gördüler. Aslında. Nuh. Aleyhisselam kavmini. Ruha bakarak tan kendilerinin. Normalde hela kızlarını kendileri hazırladılar ve o konuyla ilgili de bir sorun var normalde ki doğdun sorunun cevabını alamadım normalde. Çünkü. Nuh’un kavmi hem kör. Latino olarak hem sağır ya neden örtüyorlar görmek istemiyorlar görmek istememek ne demektir. O kimseler hakikati görmek istemiyorlar. Zahir hakikati de görmek istemiyorum. Zahir hakikati de duymak istemiyorlar. Çünkü karşılarında gerçekten o güne kadar görmedikleri bilmedikleri tanımlayamadığım ları bir ilah anlatan kimse var ve anlatılan ilah doğruyla. Ama onların istidatları bu ilahı kabullenmeye müsait değil nuhcm bu but parantez içinde. Biz şimdi buradan konuşarak da. Bunu söylüyoruz. Şimdi bunu söylediğimizde insanlar ne hale selam da.
eksiklik vardı diye düşünecekler. O yüzden içimde tutuyorum bunu. Nuh. Aleyhisselam söylemişler zaten soruda hediye ben soruyu tam anlamadım. İşin doğrusu gerçekten anlamadım son olarak da anlamadım ki bir daha sonra. Yok hayır ya. Normalde. Nuh. Aleyhisselam o aslında onların istidatları meydana çıktı. Bir hakkın aynası vazifesi oldu de kendilerini gördüler nokta bütün peygamberlerde. Herkes kendisini görür. Bütün veliler de ariflerde de bakan kimse. Herkes kendisini görür o yüzden kendisidir 10’unu ve hatta hani sufilerde şöyle bir ve bu kısmı anladık bu kısımla ilgili konuştuk soru şu ya. Ne görmeleri gerekiyordu kimin. Noel hiç selamın tahminin. Allah görmek istedikleri görmüşler listesine göz eklenmiş ne görmek istiyorlar. Sonra görmüşler günler uyguladığı sabit bir yok sabit bir yok soru cevapsız bir soru.
Bu sorunun cevabı var ne görmeleri gerekiyordu derken bir kimsenin ne görmesi gerektiği önemli değildir. Ne gördün önemlidir. Neyi görmeleri gerekiyordu ki neyi görmediler diye böyle bir kavram ışığı insanın felsefeye götürür. Ya normalde. Hz. Muhammed mustafaya baktığında ne. Görmeli ki insan. La. La. İlahe. İllallah. Muhammedun. Resulullah ne. Görmeli. Hz. Muhammed. Mustafa da ne görmediği burada ne görme ozür de çıtır burada ne. Görmeli dediğimizde. Herkes kendi istidadına ve kendi sıfatı nca görür. Onu bu. Ama bu da. Hz. Ebu. Bekir’in gördüğünü. Ömer görmedi ama sonuçta görmüş oldukları görmedik. Hz. Ebu. Bekir radıyallahu anh. Hazretlerinin gördüğünü. Ne gördüm. Hayır ne gördüyse. Hz. Ebubekir efendimiz ne gördüyse. O da merak konusu ne gördü şimdi oraya da girdiniz. Hz. Ebubekir ne.
gördü. Hz. Ömer ne gördüm ben bunu atatürkü onun gördüğünü görmedim mesela vefat ettiğinde. Hz. Ömer radıyallahu anh. Hazretleri çekti kılıcını ki. Muhammed öldü derse bu kılıcım onun hakkından gelir dedi böyle derken. Hz. Ebubekir efendimiz dönme ona dur yağın vardır ve. Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz. Baki olan. Allah’a iman ettik ona taktik dedi abone ol. Allah. Hz. Ömer diyor ki. Hz. Ebu. Bekir radıyallahu anh. Hazretleri böyle birşey bana söyleyince vücudumda ılık bir şeyin akıp gittiğini hissettim abone ol. Evet şimdi ikisi de. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin dostu ama. Hz. Ebubekir. Abdullah’ın. Hazretlerini gördü mü. Hz. Ömer efendimiz ne gördü. İkisi de büyük sahabe ikisinide saygıyla bakıyoruz ve hatta. Miraç da alakalı miraca anlatınca koştu. Müşrikler.
Arkadaşın ne diyor biliyor musun. Deliler ne diyor. Dedi miraca çıktığında gökleri. Seyran ettiğini söylüyor o dediyse doğru demiştir da aynı. Müşrikler koşa. Ömer’e gidiyorlar diyorlar ki ne dedi arkadaşım biliyor musun ne dedi diyor meleklere. Seyran ettiğini gökleri. Seyran ettiğini. Allah’la görüştüğünü. Allah’la konuştuğunu cenneti. Cehennemi işte şunları gördüğünü söylüyor dedi ki ben bir kendisiyle konuşayım sonra size cevap vereyim mı geldi koşa o dedi ki. Ya. Resulallah. Ya ben bir duydum. Müslümanlar toplanmış zaten. Miraç’ı dinliyorlar ne demek ki herkes aynı şeyi görmüyor bu işte bizim. Benim de merak etmiş olduğumu eğer demek ki. Nuh’un kavmi de. Kimisi kulaklarını tıkadı. Kimisi gözlerini kapattı ki merak ettiğim şu ne görmeleri gerekiyor. Kimisi kaçtı gitti demek ki bir şeyler gördü.
herkese paylaşıyorum. Yine de tabi bu cevap hususunda yeni arayış içerisindeyim tam olarak tatmin olmadım ikinci. Sorumun ruhun kalbin ruhu görünce kapanıp saklanıyorlar the sohbet ettik. Hani kaçıyorlardı saklanıyorlar dışı. Zira. Musa aleyhisselam da. Firavun’un yanında bazı kerametleri göstermişti ve ben. Allah’ın peygamberiyim demişti. Firavun’un öldürmedi öldürdüler de fakat. Firavun’un içerisindeki mekanizmada onun ne olduğunu söylüyordu. Çünkü. Allah’ın tüm kullarının kalbinde şimdi. Sizinde söylemiş olduğunuz bir mekanizma mı çalışıyor noktasında o zaman. Nuh’un halkının içerisinde. Nuh’un söylediklerini onaylayan bu mekanizma vardır değil mi. Mi o zaman firavunda da vardı ve dünyanın her anlamda her alanındaki tüm insanların da doğruyu söyleyen bir mekanizma mevcut. Ah. Ebu. Cehil de vardı kuyuya düştün dedi ki beni buradan ancak. Muhammed çıkarıldı. Evet abone ol.
bu bu da ayrı bir soruydu benim bu mekanizma bir insanlar da var insanlarda bu mekanizma çalışır. Oha. Kimisi bu hatta. Deniz tenakus. Bir kimsenin noeli selamın kavminin o hususta onu dinlememesi bile içerisinden gelen. Bu sese bağlıdır onun doğru olduğunu onaylayan aynı firavun örneğinde olduğu gibi. Pekkan daha ilerisini söyleyeyim sana ya ve bütün insanlar iman edilir. Ben. Allahım. Buna da kataloğu katılabilir bu noktada. İnanıyorum buna da var ama ayıran fark nerede kalıyor hayran fark şu dürbün bir kısmı imanın farkındadır diğer kısmı imanın farkında değildir o iman nurunu örtmüştür kendi elleri biri kafir örten manasında küfür örten mal imtihan anlamı nerede kalıyor ki imtihanın manası. Nerede kaldı o kimse kendi eliyle örtüyor kendi elleriyle kendi nefislerini ateş.
atıyorlar kendi içerisinden gelen doğruluk mekanizmasını örtü o doğruluk mekanizmasını örtüsünden dolayı oluyor o zaman problem yok ya. İyi o zaman. Noel hiç selamın kavminde de bu mevcut o zaman iki soruyu tekrar sorayım. Onların ne görmeleri gerekiyordu iman ördüler iman görmeleri gerekiyor onlar için iman neydi onlar için iman kendi far azaları ydı mesela. La ilahe illallah. Muhammed. Resulullah büyük önemli değil o herkesin imanı kendi farazi sidir merak ettiğimden dolayı ben ondan imanlarını bu noktada bu mecaz noktasında ben kabul eder ediyorum onlar. Aslında değişik reçeteden bakarak da. Nuh’un dediklerini kabul etmişlerdi onlar başka ve içerden bakarsak iman evliydi bu ama imanları hususunda imanlarının arkasına düşme onlar imanlarını kendi elleriyle örtüler bir kimsenin imanını kendi ölüyle örtmesi. Şunun.
gibi mesela. Müslümanlar için. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hz. Diyor ya bir kimseyi iğne örtüsünü örtüyor ve o bayyinah örtüsünü örtü veya diyor ki bir kimse iman üzerine hırsızlık yapamaz o kimse hırsızlık yaparken kalbindeki iman duygusunu iman örtüsünü hırsızlık örtüsüyle örtü iman nuru böylesini böyle bakınca meseleye ve bütün. Ruhlar yaratıldı. Ruhlar yaratıldığında onlara sordu. Ben sizin rabbiniz değil miyim bir türlü. Ruhlar onun kendisini. Rabbi olduğunu. İman ettiler. Evet. Allah nuh’a iman edenlere dua özür dilerim nuh’a inanan. Oha inanmayan ayrı mı ikisi de aynı şeyi. Bu normal değil gördüler. Normalde şimdi. Ruhlar aleminde hepside. Ben sizin rabbiniz değil miyim dedin de. Hepsi de. Hepimiz dedi ki. Bela. Evet sen bizim. Rabb’imiz ilk sorular. Evet biz şimdi.
Normalde bu şehadet âlemine getirildiği mizde şehadet âlemine getirdiğimizde bu imanı ya biz kendi ellerimizde üzerine bir örgü ördük örtük ne olduk bu örtünün. Cebir şaştık o örtünce şaşlık ve yasak çevrede ne örten. L örten söz biz miyiz örten çevre bilgisi çevre bilgisi anne baba bilgisi. O yüzden. Mümin. Doğan işte de anne babasının dini üzerine büyür diyor hadis-i şerifte. Öyle olunca. O zaman biz bütün. Doğuş. Mümin. Ama çevre anne baba dini dinle ilgisi bizim ve çevrenin bizim da yapmış olduğu öğretmiş olduğu din bizi. O noktaya götürdü şeytan mı örtüyor bu bütün. Biz bunu. Normalde her şeyi ona bağlayabiliriz ama burada söz konusu olan şunu hepimiz. Cenâb-ı. Hak’kın indinde. Nehri’nde iman ehli olarak yaratıldık ve bütün ruhlarımız.
Enes bezminde kabul etti iman ehli var. Ancak bir kısmımız bir kısmımız. Bunun farkına vardı bir kısmımız. Bunun farkına varmadı kendi eliyle örtü bunun kendi eliyle ör tenleri çok değişik vasıflarla vasıflandırılan sınıflandırabiliriz anlatabiliriz. Bir kısmı örterken kendince bir örgü. Tanrı ördü kendi elleriyle yüzünden bir tane koydu oraya. O yüzden tanrısını doğru mu. Kendin çok doğru. Benim kendi tırnak içerisindeki düşüncelerim. Bak kendi. Tanrısı. Doğru mu. Doğru. O çünkü kendi heva ve. Hevesinden bir tane oluşturdu kendi heva ve. Hevesinden. Tanrı oluşturunca o tanrısıyla mutlu olun mesela onun. Tanrısı villalar yaptırmasını de çok lüks arabalar almasını çok zengin olmasını emretti. O da onun emrinde koştu onun kendi. Tanrı bilinci kendi. Tanrı bilinci öbürünün. Tanrı. Birincide ve bu alem yeme.
içme zevkü. Sefa sürmeye d. D. Y. Hiç. Zevki sefa sür dedi onu. Tanrı bilinci kendince kendi oluşturduğu tane bilince yedirdi içirdi zevki sefada bulundurdu şimdi topluluk bir kısmı yiyor. İçöz zevki sefada bulunuyor. Ama kendisine iman ehli olarak görüyor yok ki biz inanıyoruz ve buradaki sıkıntı bu yok ki bizim aç dairesi ve noktası var diyorsunuz ki onlara bunların hepsini süpürün attım kenara bugüne kadar inandıklarımız boştu buna inanacaksınız neye inanacak görmediği. Bahattin ile inanacak o kimse o güne kadar tanrılaştıran dıı ve kendince kutsallaştıran. Ve kutsal eleştirdiği her şeyi kenara bırak buna inan ona inanamıyor kimse. Çünkü o güne kadar tanrılaştırma ıkları var ondan sonra ardından da diyor ki hani bu diyor çöpe attıklarımız var ya evet bu.
çöpe attıklarını zıd. Az önce çöpe atın dediklerimizi yerine koydum ve bunlar da böyle böyledir diyor. Bunu da tenakuz görüyor bu sefer onlar. Yollar ki o adam daha önce dedi ki gördüğünüz her kenara atın görmediniz. Vallaha inanın şimdi diyor ki diyor. Bu gördüğünüz. Allah’ın sıfatlarıdır bu gördükleriniz. Bu yaşadığınız bu. Tanrı. Ulaştığınız şeyler. Allah’ın sıfatlarıdır. Allah’ın sıfatlarının tecelli atıdır o zaman bunlara da inandığınızda ona inandığımız gibi olur pena kız oluyor bu sefer diyorlar ki bu nerede dedi ardından da diyor ki bunları diyor veren oydu bak yağmurlar yağdı olmasaydı bu olmayacaktı mallar vermeseydi. Siz böyle olacaksınız size çocuklar vermeseydi bunlar olmayacaktı bu sefer kavim otomatikman fena tuz atışı. Bu benim. Biz bunu yaşıyor muyuz size yaşıyoruz bunu. Anadolu.
Kavmi’nin yaşadığı ve yaşandığına inanıyorum birçok din adamının ayrı in anlatması da bu değil midir ben normal. Çok inandığımız tarikatların bile farklılığı bunu alamet değil mi. Ben normalde bunun da şimdi zaten. Dünya insanlığının üzerinde böyle olduğuna inandığım için zaten böyle şarkı ettim onu o zaman. Nuh’u kalmışım diyemez mi ya. Ya. Rabbi. Biz hakikat noktasında iman ederdi ki fakat. Nuh’un anlatışı ndaki tenakuz lan ötürü iman edemedik deyip hatayı ve problem farazi bir oldu yüklemeleri. Mümkün mü. Bu farazi bir olur. Ben daha da şeytan da böyle demişti sen beni böyle yarattığından ötürü şu an farklı bir de o zaman farazi bir bunlar. Çünkü desem ki. Nuh kavmi diye bir kavim yok yaşamak. Allah bu ayeti kerimede. Bahattin’i müteşâbih.
İvedik elime nuviz kardeşim. Ecri iman gerekir mi. Hayır müteşabih desem diyorum böyle dedim demiyorum ya bu senin söylediğin söze göre konuşuyorum. Bunlar müteşabih. Çünkü senin söylediğin müteşabih iyi akıl yürütmek. Fikir yürütmek böyle uygulanabilirmi anla algılanabilir sen kendince böyle anlayabilir misin anlayabilirsin. İyi o zaman şunu söyleyebiliriz tümevarım olarak normalde. Sakın öyle bir düşündüğümü düşünmeyin. Nuh. Aleyhisselam kendi zamanda yaşamış. Normalde bunu kitap kuran-ı. Kerim aynı zamanda. Tevrat. İncil. Hepsi de bunu söylüyorsun yaşadığına da ve ruhumu noktada kavminin dene olduğunda nasıl yaşadığında helakı da anlatıyor bunda da bir sıkıntı yok böyle inanmıyormuş gibi düşünmeyin ama ben. Allah affetsin nohut kendi içimde yaşıyorum o noktada. Öyle olunca da bu sefer nohut dışarıda aramana gerek yok kalbini. Dışarı da bu.
halkı ruhta. Anlaşılan. Lara toparlarsak bir haber gör kendi içime gülüyorum bu veya olumsuz noktadan ruhta. Hakkı gördüler. Bu doğru mu herkes. Hakkı görüntüyü. İşte problem bu. Biz niye göremiyoruz. Sen de görüyorsun sevmiyorum sen görüyorsun ki görüyorum ama gördüğüm bilincini nasıl arttırılır de normalde o bilinçle alakalı. Bütün herkes hak görüyor işte o hakkı görme bilincini kafi kafir dediğimiz kimsede hak görüyor. O zaman kafir dediğimiz kimseyle. Hakkı görüyor bakar mı. Böyle. Bir. Melamet sohbeti abone ol o uçtu ortalık ya abone ol mı kapatayım mı. Tamam bak mani sıfatı kapat dedi bu. El. Fatiha. Aman salavat abone ol bu. Amin. Geceniz hayırlı olsun bu ne kadarmış oradan kapat. Emre geldi topa saltedebiyat ağır bir noktası. Bu.
İlgili Sohbetler
- 14. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
- 28. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
- 1. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.