254. Mesnevi Şerhi 1890. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 254. mesnevi şerhi 1890. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
254. Mesnevi Şerhi 1890. Beyitten Hakkında
amin 1890 beyitten devam edeceğiz inşâallah en son okuduğumuz beyit yüz binlerce zıt zıddını mahveder sonra senin emrin yine onları varlık alemine getirir Aman ya Rabbi her an yokluk aleminden varlık alemine katar katar Kervan gelip durmakta burayı okumuş şimdi bu gecee İnşallah 1890 Beyt hele her gece bütün Ruhlar bütün Akıllar o uçsuz bucaksız derin denizde batar yok olurlar yine sabah vakti o Allah’a mensup Ruhlar ve Akıllar balıklar gibi denizden baş çıkarırlar her gece bütün bütün Akıllar o uçsuz bucaksız derin denizde batar yok olur yani o iki ölümden bahsedilir birinci ölüm bu Normalde bir kimsenin ecelinin gelip Ondan sonra o ecelle beraber tekrar yeniden Kıyamet gününe kadar beklemesi O normalde hani tabir edilir ki Büyük ölüm denir Bir de küçük Ölüm Diye nitelendirilen ölüm vardır ki o da her gecedir O yüzden Zumer suresi ayet 42’de Cenabı Hak buyurur ki Allah ölüm anında ruhları alır ölmeyen ise uykusunda Yani bir kimse öleceği zaman onun ruhunu alır ölmedi sa devam ediyor Hayatı onun da uykusunda ölümünü alır ölmelerine hükmettiğini kendi yanında tutar Eee Diğerlerini de belli bir süreye kadar yine salıverir doğrusu bunu da düşünen bir kavim için ayetler vardır o zaman Cenabı Hak Normalde ne yapıyor bütün ruhları kendi emanın kendi Elinin altına alıyor bunların içerisinde ölmesine hükm ettiğine ölmesine hükmediyor ölümü yaşıyor onlar yok ölmesine hükmetmiş onu tekrar ne yapıyor bedene sabah olunca veya uyanınca bedene tekrar onu Ne yapıyor iade ediyor Tabiri caizse tabii biz burada ruh en büyük handikap bu zaten Yani Dünya Adem var olduğundan beri bütün düşünen insanların üzerinde fikir yürüttüğü kendince anlamaya çalıştığı idrak etmeye çalıştığı cenab-ı Hakk’ın hadis-i kutsiler de Adem’i yarattıktan sonra kendi ruhumdan ruh üfledim dedi bu ruh bütün filozoflar bütün dinler bütün din mensupları Bunun üzerinde birçok fikirler yürütmüşlerdir Eee bununla alakalı cenab-ı Hakk’ın ayeti kerimesi göre çok az bilgi verilmiş Cenabı Hak İsra ayet 85’te Ey Muhammed sana ruhtan soruyorlar de ki ruh Rabbimin bileceği bir şeydir size ancak az bir bilgi verilmiştir bunu da soranlar kim Yahudiler Yahudiler Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini gördüklerinde Kendi kendilerine istişare ediyorlar buna bir soru soralım bir şey soralım Ne soralım diye Kendi kendilerine kendi üç kişi Bunlar kendi kendilerini tartışıyorlar şunu mu soralım bunu mu soralım filan diye En sonunda diyorlar ki ruhtan soralım ona Çünkü işin İçinden çıkılması en zor mesele bu bunu bir başka bir sahabe naklederken diyor ki biz peygamberle sallallahu aleyhi ve sellem le beraberdik O esnada üç tane Yahudi Geldi Dediler ki Ey Muhammed sana bir sorumuz var O da sorun dedi Ruh nedir diye sordular Ruh nedir diye sorunca Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bir an durdu O sahabe diyor ki ben diyor Ona Vahyin geldiğini anladım Onun tesirinden ben de diyor Tabiri caizse hiç kıpırdayamaz yani vahiy öyle bir tesir etmiş ortama Ben de hiç kımıldamadı Ben de hiçbir şey söyleyemedim Ben tabiri caiz ben de dondum kaldım diyor Bir müddet böyle Sessizlik oldu ve Allah resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e Vahyin geldiğini Ben anlattım Çünkü böyle sahabeler bunları yaşadılar peygambere Vahyin geldiği de delilenmeli hareket edemediler kımıldayamıyorum adılar orada hiç kimse kıpırdamadı hiç kimse konuşamadı vasıl kelam Vahyin geldiği belli oldu ve Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri direkt vahiyle cevap verdi Ey Muhammed sana ruhtan sonra soruyorlar de ki ruh Rabbimin bileceği bir şeydir size ancak az bir bilgi verilmiştir O yüzden bu konuda insanlara az bir bilgi verilmiş bu az bir bilgi de herkesin konuşabileceği söyleyebileceği bir şey değil Ha şimdi Tabii ayak takımı avam takımı bilmediğinin Hani anlatır bilmiyor ya bilmediğinden çok anlatır bilse hiçbir şey anlatmaz Çünkü bilgisinin çok az olduğunu anlar Ama bu sonuç itibariyle Allah’tan gelen vücudu vücudu canlı göz görmemizi duymamızı hissetmemize vesile olan bir şey yani bunu normalde şu dememiz de mümkün değil bir şey imam-ı azamdan Allah razı olsun btün mevzuları şey eee felsefik olarak şeyi söyleyen o yani bir şey Cenâb-ı Hak ilk yaratığa bir şey yarattı kendi ruhundan ve nurundan imamı azzam bir şey der ona bu da onun gibi ruhla alakalı da bir şey Bunun normalde bu da Rabbimin bileceği bir şeydir diyor ayet-i Kerime de öyle söylüyor Öyle olunca ruh bu bu noktada bir şey ama hani bizim görmemiz duymamız Ondan sonra hissetmemiz bu ruhla alakalı yoksa cesedi upuzun uzat vefat ettikten sonra Ne gözü Görür ne kulağı Duyar ne hisseder dokun unu hiçbir şey hissetmez hiçbir şey bilmez ruh bildiğiniz etten kem ruh ruh çekildiğinde vücut etten kemikten yapılmış bir şey ortaya kaldı E ne olacak bir müddet sonra o da çürüyecek gidecek o zaman cesedin bir anlamı kalmadı cesede anlam katan Cenabı Hakk’ın üflemiş olduğu ruh anne karnında 4 aylık olunca çocuk çocuk içerideki cenin 4 aylık olunca Cenabı Hak kendi ruhundan ona ruh üflüyor bakın 4 aylık oluncaya kadar onda Can var Canla ruhu karıştırmayın onda Can var veya uyuyorsunuz uyuduğunuzda Can var ama ruh yok O esnada ruhun bedenle uyuduğunuzda ilişkisi var mı var ama uyuduğunuzda bedenle ilişkisi en minimize noktaya kadar en düşük seviyeye kadar geliyor en düşük seviye uyuduğunuzda O yüzden Normalde mesela uyku problemi olan tam dinlendim diye düşünemez öyle uykusu tam düzenli değilse tam dinlenmez mesela o Hep yorgun hisseder kendini sebep o Böyle vücut O manada tam böyle kendisini kapatmadı Çünkü veyahut da böyle rüyası açık hali açık Dervişler yorgun kalırlar hep sebep o Çünkü o gece rüya devam eder hal devam eder yakaza devam eder Öyle olunca Rüya hal yakaza devam ettiğinden dolayı O bir türlü o Eee dinlenemez o hep kendini yorgun hisseder sebep Vücut böyle bir bir güzel dinlenmedi çünkü bir rahat bir saat 2 saat uyumadı 3 saat uyumadı 3 saat uyusa 2 saat uyusa yetecek ona ama 2 saat böyle uyuyamayınca bir türlü dinlenemiyor akla akla Çünkü mesaj olarak gönderiyor rüya görüyor mesaj olarak gönderiyor yakazada bir şey görüyor mesaj olarak gönderiyor bu sefer dinlenemiyor o kimsenin aklı beyni dinlenmiyor aklı beyni dinlenmiş olsa dinlenecek o dinlenemiyor veyahut da bir meselede çok etkilendiniz bir şeyi çok düşünüyorsunuz ya boynu yoğunlaşıyor unuz ona yoğunlaştığını zaman beyin Hani yandı diyorlar ya Beyin devamlı onun üzerinde çalıştığından dolayı karnınız acıkıyor hemen acıktığınızda götürdü size en fazla enerjiyi götüren beyindir İnsan vücudunda enerjinin büyük bir çoğunluğu beyin yer bitirir O yüzden normalde hani böyle işte yakaza görenler hal görenler Rüya görenler geceyi böyle dolu geçirdiyse O da beyin onda Normalde açlık hissettirir ona O da yemek ister veya Hani öğrenciler ders çalışırlar ya öğrenciler ders çalıştığından strestir stres fazla olunca He abur cubur bir şeyler yerler hep yemek isterler abur cubur neden o beyin onda yakıyor Çünkü o açlık hissediyor Şimdi ruh Biz tecelliyât olarak var olduğunu görüyoruz bakın tecelliyât olarak yani nasıl Allah’ın Batın ismi Şerif var Batın ismi Şerifin arkasına zatını saklamış insanın da batını ruhudur insanda da Batın ismi Şerifin arkasında ruh saklanır ruhun tecelliyâtı var mıdır Vardır ama şu diyebiliyor muyuz Hayır diyemiyoruz ve düşünün uyuduğumuzda aklımızda fikrimiz de düşüncemiz düşüncemiz de Hepsi de o deryaya O denize battı ruhların bekletildiği bir alan var yani ruh Normalde senden ayrıldı ayrıldığı zaman arı peteği gibi bir alanı var direkt oraya gidiyor direkt şaşırmaya yok gelecek olan yani daha dünyaya gelmemiş olan Ruhlar diyelim ki burada arı peteği gibi yaşayanların Normalde burada arı peteği gibi işte Normalde ölmüş olanların ayrı bir yerde arı peteği gibi bir oda düşünün bir odanın dört tarafında arı peteği gibi ruhlar var bir tarafında gelecek olanlar bir tarafında geçmiş olanlar bir tarafta da yaşayanlar var bir tfta da velilerin peygamberlerin peygamberlerin velilerin ruhları var o Petek ayrı o özel o o özel yer E şimdi Oradan da o gelecek olan velileri bilenler o peteği görenler Hani Muhyiddin İbn Arab Hazretleri diyor ya Allah müsaade etseydi diyor Ben diyor kıyamete kadar gelecek olan bütün velileri anne baba isimleriyle beraber söylerdim size diyor bu nereden söylüyor oradaki petekten söylüyor tabii o normal böyle siması ile beraber duruyor orada Onun annesi babası gelmişi Geçmişi geleceği Hepsi de orada o peteğin içinde peygamberler de orada ve onların bu manada ruhları serbest olanlar bir de işin bu tarafı var Nasıl serbest olanlar Mesela işte Abdülkadir Geylani Hazretlerinin ruhu serbest peygamberlerin serbest komple velilerin serbest mürşid-i Kamil dediğimiz O büyük zatların serbest zamanın kutupları serbest Hepsi de serbest onlar onları görürken yine peteğin içinde görüyorsunuz ama serbest Yani mesela işte hani meşhurdur ya kıssa Hani bu evliyalığa karşı olanlar veliliğin gelmiş ya Eee dervişin Birisi demiş ki akşam Üstat bizdeydi Abdülkadir Geylani hazretleri için ondan sonra ikincisi gelmiş dergahın çavuşuna Elhamdülillah demiş ya akşam bizdeydi 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 40 kişiye gitmiş gelan Hazretleri iftara gidiyor bir daha bakıyor dergahın çavuşu 40 kişiye gitmiş dönüyor usulünden gelan Hazretlerine Efendim diyor hikmeti nedir dün gece 40 kişiye diyor ziyarette bulunmuşsunuz iftar etmişsiniz dün gece diyor Cenabı Hakk’ın Kadir ismi Şerifli üzerimizde tecelli etti 40 değil diyor 400 kişi davet eddi D yüzüne de giderdik diyor bu da ne bunlar bu eee seçilmişlerin ruhları O yüzden ayet-i kerimede de siz onlara Ölü demeyiniz Diyor onları İnkar etmeyin sakın bu inkar edilirse küfre düşülür Çünkü Onlar ölü değildir onlar haydır onlar diridir diyor ayeti kerimede Şehitler peygamberler veliler mürşid-i Kamiller evliyaların belli bir kısmı 5 esmadan sonra olanlar 5 ve 5’ten sonra Olanlar bunlar da Allah’ın izniyle diğerlerinden farklıdır O yüzden Biz normalde ruhun tecelliyâtı tanıyoruz ruhun kendisi suret olarak görünür mü Evet bunu da bir not alalım bir tarafa suret olarak görünür gördüğünüz suret de Aslında onun ruhunu görüyorsunuz ama suret bugünkü onun vücut şekline bürünmüş oluyor bunun bir çıt ilerisi vücudu görmüyorsun silüet halinde görüyorsun işte onun ruhu oluyor sülli et halinde bakın beden yok süet halinde görüyorsun ama onun hani yine yüzünü tanımlıyorsunuz yüzünü tanımlıyorsunuz süye timsi gördüğünde onu tanımlamış oluyorsun Bu kim onu biliyorsun öbür türlü o peteklerde de gördüğünde onların siluetleri görüyorsun bakın onların züliyet ellerini görüyorsun Rabbim cümleye göstersin inşâallah o yüzden Cenabı bir diyor ki gece olunca bütün uykuya gitti uyuyun Ruhlar bedenden ayrıldı kendi katlarına gittiler bakın kendi katlarına gittiler emmare emmare katında levvame levvame katına mülhime mülhimeye radiye radiye mardiye mardiye Safiye Safiye Onların da katları farklı yani orada bir kargaşa yok Herkes kendi nefis katına gitti kendi nefis katına bir çıt daha ilerisini söyleyeyim kendi hakikatine gitti Yani mesela bazıları da vardır aslında hani 5 makamda değildir O esnada ama o kimsenin hakikati 5 makamdır ruh yine 5 makama gidiyor Onun aşağı gitmiyor ama adam burada Dünya üzerinde baktığında yani 3ün makamda dolaşıyor ama o ruh gece ondan ayrıldığında kendi hakikat teki makamına gidiyor asıl zulüm bu zaten Bir de işin bu tarafı var Nasıl asıl zulüm bu o aslında 5 kata çıkacak kimse ama amellerinden dolayı 3te duruyor 2de duruyor 4’te duruyor Fakat o olunca ruh 5 makama gidiyor O ruh için büyük Bu zulüm tekrar dünya üzerine indiğinde 3ün makama iniyor ikinci makama iniyor o beden de bir makam Çünkü orada o kabız hali yaşaması veyahut da bir şeyden tat almaması veyahut da işte böyle kendi kendini boşlukta zannediyor bir şeyden tat almıyor böyle Huysuzlanıyor o aslında bedenin problemi neden ruh huysuz kendi katında değil çünkü kendi makamında değil o normalde o beden de 5 makama gelmiş olsa sakinleş sükunete erecek rahatlayacak ama rahatlayamıyorum ama yani Nur bahçesinden Nar bahçesine geldi Nur bahçesinden geldi necasetin içerisine oturdu Mecburiyetten oturdu Bu da ayrı bir zulümdür Allah muhafaza eylesin O yüzden Cenabı Hak Der ki ey nefis Rabbine mutmain olarak dön geri geri kalan Çünkü Ruha geri kalan Cenabı Hakk’ın üflemiş olduğu Ruha zulümdür Bir insan kendi nefsini kendisi kendi nefsine zulmediyor kendisi kendisine zulmediyor oysa o 4ün makam ama gelmesi lazım En azından ama gelmediğinden dolayı zulm ediyor İnsanoğlu Zalim kendine zulm ediyor ilk önce y İnsanoğlu Zalim kendine zulmediyor ama bunu anlatsan da haykırsan da bağırsan da insanlarda çok fazla bir şey değişmiyor insan gene yapacağını yapıyor Allah muhafaza eylesin işte her gece Ruhlar ne yapıyor Normalde o deryaya o denize üstadın dediğine göre ne yapıyor derin denizde batıyor yok oluyorlar Orta yerde görünmüyorlar ne zaman ki o kimse uyandı tekrar Cenabı Hak ruhları ne yapıyor bedenlerine tekrar onları gönderiyor tekrar o kimse daha uyanırken daha Kendine gelirken daha ruh anında geliyor peki enteresan bir şey bakın ayet-i Kerime melekler ve ruh 50.000 dünya senesinin karşılığı olan bir günde çıkarlar melekler ve ruh Allah’ın bahsetmiş olduğu tayin etmiş olduğu o makama veyahut da ruhların bekletildiği yere dünya senesi ile 50.000 dünya senesine göre 50.000 yıllık yol kat ediyor 50.000 yıllık Biz 70 sene yaşıyoruz Öyle hızlı Cenabı Hak onları Öyle hızlı bakın buna Normalde matematiksel olarak yaklaşmak biraz zor Kolay mı hocam 50.000 yılı Normalde matematiksel olarak nasıl hesaplarız bir mikrofon verin Hocama hocam en sona matematiği bıraktım ya Ne bu diyecek ya sohbete geliyorum matematik dışı şeyler oluyor burada diyecek Buyur hocam 50.000 yılı Normalde ne yapmamız lazım 50.000 yılı günlere mi çarpacağı efendim İlk önce insan bir günde ne kadar yürür onu bulmamız lazım Çünkü o zaman sanırım 50.000 yıl insan yürüyüşüne göre ya da at yürüyüşüne göre Artık bilmiyorum ama neye göre belirlenmesi lazım onu bulmamız gerekiyor Yani insan Mesela Bir Günde en fazla ne kadar yol alabilir daha sonra bunu senede bulmamız lazım Ona göre hesap etmemiz gerekiyor mesafeyi Sen işi daha da arttırdım hocam ya Yani fizik açısından bakarsak böyle efendim biz kestirmeden bir şey bulalım dedik ama Yok daha uzattın Yani eğer uzay zamanın katlanması boyutlar arası geçiş gibi bir şey varsa o zaman sorun yok ama sizin anlattığınız şeylerle sanırım o boyutlar arasındaki geçiş biraz daha uyumlu gibi duruyor Fakat bu fizikte çok temel Daha doğrusu deneysel değil genelde teorik kalıyor Ben gene dedim ki ben şöyle dedim Hoca diyecek ki şimdi dedim 50.000 yıl dedin ya bir adım attın 50.000 yıl geldi öyle değil mi Aslında Eğer boyut an zinden girersek doğru Öyle oluyor yani bu işin kıssasına gidelim Hocam biz ya bir adım attın 50.000 50.000 yıl oldu bir adım daha attın ik 50.000 yıl oldu öyle olmaz mı iş kuramı eğer doğruysa olur ama şu an seçim kuramı teorik yani deneysel değil o açıdan ancak kuramlar açısından gidersek mantıklı neler açısından gidersek yani seçim kuramını doğru kabul edip de eğer oradan yola çıkarsak o Biz anladık ya sicim kuralını şimdi değil mi çok anladık biz yani böyle aktı her tarafımızdan bizim şimdi bu sicim kuramından daha önce bahsetmişsiniz efendim de ondan ben bahsettim yani tekkedeki Eee önceki tekkedeki yerde bahsetmiş hocam sarf hoşmuş umd o zaman Pandora’nın Kutusu Bazen açılıyor demiştiniz orada Muazzam şeyler olmuş efendim yani özür dilerim ama ben onu bildiğiniz Daha doğrusu oradaki sicim kuramından yürüyerek söylemiştim hakkınız heralde Helal olsun yok Ne kuramından bahsettiğim haberim yok hocam Ne geldiyse çıkmış Demek ki efendim mesela sicim kuram doğruysa Mesela ben diyelim ki masanın üzerinde bir bakteri olsam benim için Yani iki boyutlu olsam Benim sadece sağ sol ön arka vardır Mesela yukarı ve aşağı yoktur Siz bana Mesela orada bir selam verseniz Mesela ses bana o bakteri gibi iki boyutlu olsam önümden arkamdan sağımdan solumdan ve içimden de gelir yani sizin anlattığınız mesela cennetteki hitaba Mahsum da iç organlarınız andan bile sesin gelmesi üst boyutlar ancak açıklan Abili doğal olarak Burada hep gidiş sicim kuramına oluyor yani sicim kuramında 11 boyut gerekli Biz dünya hayatında 3 boyut olarak biliyoruz ama 7 kat semayı eklersek 10 boyut ve buna da zaman eklersek 10 bir boyut olıyor yani şu ana kadar anlattığınız her şey sicim kuramıyla bağdaşıyor Hatta Siz sıfırları çoğalttım demişsiniz geçen sohbetimizde Eğer sicim kuramı doğruysa bu sefer sıfırların sürekli çoğalması gerekiyor o da muhteşem bir şeydi çoğalması gerekiyor hocam Evet evet sıfırlar hep çoğalıyor Aynen öyle yani eğer dünya uzay zaman genişliyorsa diğer boyutların büzülmesi gerekiyor Bu da sıfırların muhakkak çoğalması gerekiyor ama biz bunu ölçemiyorum yani dünya hayatında en fazla işte enz üzeri ek 10 üzeri – 43’e kadar gidebiliyoruz daha aşağısını ölçmemiz mümkün değil Ancak dediğim gibi alt boyutlara ne zaman Normalde o bizdeki eksiklik şu Ben eksiklik olarak Allah affetsin bize verilen o kadar öyle söyleyeyim Yani normalde şey e hiçbir şey durmuyor durduğu yerde Hepsi de büyüyor genişliyor yani uzay da genişliyor komple o Çünkü Eee o da durduğu yerde durmuyor O yüzden zaman dediğimiz sıfatsız Eee zaman artı yaratma Cemaliye çok hızlı bir şekilde gidiyor hem Öyle olunca bütün her şey zaman sıfatının üzerinde tecelli ediyor zaman sıfatının üzerinde tecelli edince Eee dünya zaman birimleriyle ölçülemeyecek bir hızla gidiyor o yüzden sıfırları çok çoğaltmayı koymamız lazım ona iş daha da arttı büyüdü Yani normalde sonsuz sıfır koymamız lazım ona da yetişmemiz mümkün değil bak ona da yetişmemiz mümkün değil Ve o sonsuz sıfırlar üzerinde yürümemiz lazım Öyle olunca bazı şeyler bu zaman mefhumunun hızında yürümüyor mesela Örneğin insan zaman mefhumunun üzerinde bir şey olmuyor hani o zaman mefhumunun üzerinde kainatın genişlemesi gibi insan genişlemiyor fakat insan şuna eee idrak ediyor insanın manevi idraki manevi idraki bu genişlemeyi bu büyümeyi idrak edecek hıza ulaşıyor bu şimdi yeni bir kavram senin için öyle bir maneviyatı öyle bir Eee mükemmellikte har küad delikte yaratılmış ki insan fizik olarak baktığımızda Makro Mikro bir alem ama mana olarak baktığımızda Makro Bir alem ve insan manası o zaman tecelliyâtı idrak edebilecek hale geliyor Bu da normal dünyevi olarak dünya aklıyla işin içinden çıkılabilecek bir nokta değil Ve bunu algılayabilme algılayabilecek yegane tek varlık da insan bunu algılama algılama noktasında melekler de buna yetişemiyor yani çünkü yaratılmış olan meleklerin kapasiteleri belli kendi kapasitelerine göre aşağı kapasitede olan da var yukarı kapasitede olan da var hani birisi Eee nerede bilgisayarcı Yunus nerede Normalde Mesela bir çip düşünün O 5 GB mı diyorsunuz ona öyle mi deniliyor 5 GB mı deniliyor 5 GB ama öbürkü 150 GB o en büyük gab neyle tarif ediyorsunuz Onlara iş bir işmiş de Ama demek ben Evet onun daha üstünü ne şimdi meleklerin de yaratılışı işlevlerine göre böyle Mesela cehennemdeki meleğin yaratılışı ve işlevi ile cennetteki meleğin yaratılışı ve işlevi aynı değil cennetin birinci katındaki meleğin yaratılışı ve işleviyle 7 kattaki meleğin yaradılışı ve işlevi aynı değil ve veya Cebrail Aleyhisselam’ın yaratılışı ve işleyişi ile birinci kat semada birinci kat semayı tutan meleğin yaratılışı ve işlevi aynı değil melekler de kendi içlerinde Eee yaradılıştan faziletleri var mesela en yüksek faziletli Cebrail Aleyhisselam Cebrail Aleyhisselam miraçta bir yere kadar gitti Bundan sonrasına gidemem D Çünkü yaratılış olarak işlevi oraya kadardı Ondan sonrasını Cenabı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri kendisi yürüdü Bakın yürüyüşün bu yürüyüşün ne kadar nasıl olduğunu ne derecede olduğunu kaç bin yıllık olduğunu bak bundan sonraki yürüyüşün yani Biz normalde israi zamansal olarak hesaplamam mümkün Örneğin hani İşte ama ondan sonra miracı hesaplamam mümkün değil yani Sadece Ruhlar alemine gidecek olan 50.000 yıl Dünya senesiydi şimdi hocam matematiksel olarak toparlayamadı ilk etapta 50.000 yıl Dünya yılı olarak o zaman bir gün kaç saat 24 saat hesaplayacağız bir ayı bulacağız hesaplayacağız 1 yılı bulacağız hesaplayacağız 50.000 yılı bulacağız Benimki şey matematiği hocam Gayet doğru Efendim bir problem yok burada Benimki 4 X 4 yani Sıkıntı yok Sıkıntı yok de ben oradan gidece ben de mecburen oradan gidecektim Tamam ya Normalde bulacak Olduğumuz şey bu bizim yani bunu 50.000 yıla çarpacaksın çarpacaksın boyuna şimdi gün 24 saat çarptın 30 gün yıllık bu kadar yaptı aylık bu kadar yaptı çarptı 12 yıllık bu kadar yaptı çarpı 50.000 yıl yapacaksın ondan sonra o 50 o sana bir saat verecek yani o saati neyle nasıl kedersin bir de uyudun katetti uyandın o mesafe tekrar geldi bunun matematiksel olarak Hani uyanma esnasın düşündüğünüzde ve uyuma esnasında düşündüğünüzde Ya ben kendi uyumam la uyanmam örneklemeye ama bizim Seyit taşın uyumasını örnekleyelim Yakinen gördüğüm için ne yaptı Mesela Seyit taşe yastığı böyle tepeden göster yani yastığa 10 cm kaldı horlamaya başlıyor Hacı diyorum daha kafanı tam koymadın nasıl uyudun diyorum ben Bakıyor bana gülüyor ha diyorum Ne kadar güzel diyorum ya böyle uyuyabilmek o zaten bir uyudu mu bize uyku yok yani mübarek bütün Oteli ayağa kaldırıyor zaten ya mesela onun Uyuma zamanı ile benim Uyuma zamanım aynı değil benimki sıkıntı Benimki dam elle yol gidiyor uzuyor benim yol neden uyumam benim çabuk Keskin değil Hemen uyanmam çok çabuk Ama uyumam çok çabuk değil sıkıntı var Burada mesela o Mesafeyi de Kat etmek o mesafeyi hesaplamak da mümkün değil bir kimse hanani uyudu ruh 50.000 yıllık bir mesafe katetti gitti uyandı daha artık saniyenin Bilmem kaçta kaçı zaman biriminde Tıp vücuda girdi tekrar vücuda tekrar girdi ya bunu hesaplamak biraz da sıkıntılı İşte bu zaman zarfında Hazreti Pir diyor ki bu Ruhlar diyor komple geceleyin o deryaya dalarlar oraya gömülürler Sen hiçbir şey göremezsin sabah olduğunda da diyor Onların hepsi de ne yapar Hepsi de tekrar yeniden vücutları geri döner aynı idraka aynı akılla aynı hafızayla geri döner Bakın aynı hafızayla geri döner ve aynı hafızayla geri döner Uyanır uyanmaz etrafını tanır mesela beyinsel problemi var ise bir kimsenin Bu da Abdullah’ı ilgilendiriyor beynindeki o ruhun tecelliyâtı ile alakalı Şimdi sizin anlayacağınız şekilde Nur diyelim biz enerji diyelim beyinde Eğer Bazı yerlerde hasar tembellik var ise oraya direkt Henüz daha tecelliyât gitmediğinden o böyle bir an etrafına saf saf bakabilir Ben neredeyim di diye sebep hafıza tam yerleşmedi Ona tam yerine oturmadı tam işlevini yerine getirmedi dosyaları açmadı dosyaları açmadığında dolayı Baktı ben neredeyim dedi ya da o kimse elinde tespih la ilahe illallah la ilahe illallah la ilahe illallah tak farklı bir perdeye geçti o perdede la ilahe illallah devam etti oraya karşı bir aşinalık oldu bir aidiyet kesp etti farklı bir perdede bu kendince onun hani çok uzun zaman gibi gördü onu Halbuki çok uzun zaman değil Ruh bedenden ayrıldı bedenden ayrılır ayrılmaz farklı bir perdeye geçti farklı bir perdeye geçince oraya aşinalık Eee oraya aşina oldu aşinalığı kesp edince sanki oraya aitmiş gibi gördü kendini ve o esnada o kimse yakaza Adan kurtuldu tak kendine geldi Ben neredeyim diye etrafına bakmaya başladı O esnada erkek ders yapıyor etrafına böyle hani neredeyim diye baktı eşi de onu yakaladı Eyvah bizim adam gitti dedi demedin mi ben sana tarikata gitme kafayı yiyeceğin diye muhabbet başladı vea aynı şey kadında yaşandı kadın ders çekiyordu la ilahe illallah la ilahe illallah namazdan sonra sabah namazından sonra adam da sabah namazını kıldı öyle oyalanıyor kadın bir kendine geldi baktı Hatta adam yanında adama Tua Tua baktı Hani sen nesin kimsin Nereden geldin yanıma gibisinden Aha adama öyle bakınca Adam dedi ki Tamam bu beni aldatıyor ertesi gün mahkemeye Ne oldu kadın beni aldatıyor Ne oldu tuhaf tuhaf baktı bana eşi gibi bakmadı şimdi o esnada o aslında farklı bir perdeye geçti farklı bir perdeye geçerken de o farklı perde hangi makamda birinci kat semada mı İkinci katta mı 3ün katta mı 4te mi beşte mi 6da mı 7’de mi cennette mi Nereye gitti ruh O esnada ve gittiği zaman oraya böyle bir aidiyet kesp etti kendine geldi şaşkınlık şın aştı bunları kitaplarda bulmanız mümkün değil O arada bu gidiş gelişlerin mesafesini ve zamanını hesaplamak mümkün değil Şimdi Cennet bli bir şeyde yaratılmış Cennet büyütülmek şimdi Cehennem de yaratılmış Cehennem de büyütülmek bunlar Tabii mana olarak biz bunları söyleyelim yani çünkü Eee cennetlik olanlar çoğaldıkça Cennet de büyütmekte büyümekte cehennemlik olanlar da çoğalıyor Cehennem de büyüyor Arş hala genişliyor çok hızlı bir şekilde gelişiyor çok hızlı bir şekilde büyüyor bunların hızına yetişme yetişebilecek hızını ölçümle bilecek de bir benim bildiğim yok bakın Benim bildiğim yok işte Ruhlara o Petek misali kendi katlarına gidip gelirler ken 50.000 yıllık bir yol K ediyorlar dünya yılıyla 50.000 yıllık ve bu 50.000 yıllık yolu kerken Eee Hedef hiç değişmiyor Çünkü bir manevi böyle hortum gibi boru gibi insanların omur ilinden itibaren oraya bir kanal var Ruhlar alemine o o kanalı kullanıyor Ruhlar Bütün herkesin ruhları O kanal artık böyle zaman üstü bir şey Ve o kanalı tarif etmek de mümkün değil ama öyle bir hızla gidiyor ki o onu o hıza yetişmek de mümkün değil bakın o hıza da yetişmek de mümkün değil Ancak bunu nasıl idrak edebilirsiniz yani o yakaza halinde veya halde Cenabı Hakk’ın lütf etmesi ikram etmesi lazım ki kendi ruhunuzu kendiniz seyredin bunu seyrettiğiniz de zaten Siz Tamam oldunuz diyeceğim zaten normal de onu böyle o sey ama bir başka bir ben çıktı bir başka bir Ben daha çıktı bütün benler bir beni takip etti filan Bunlar farklı şeyler ama ruhun hızını ulaşmak onu yakalamak biraz Allah muhafaza eylesin zor bir şey ve Normalde Tabii bütün bu şeyin içerisinde bir de Melek de değil insan da değil bir kısım varlıklar var o varlıklar da çok hızlı şimdi meleklerin hızları kendi yaratılış fıtratları göre Onların da kendi içlerinde hızlı ve kendilerine göre kıyasladığımızda yavaş olanları da var ama insanla Melek arası diyebileceğimiz cinli de değil bunlar farklı bir varlık var bu varlıklar da kendi içlerinde sınıf sınıf mesela Onlar da Eee bazı meleklerden çok hızlı Ama insanların velilerini mürşid-i kamillerin peygamberlerini geçebiliyorlar mı Hayır bir de onların hızı var bu iş başka yerlere gidecek Şimdi Kapatalım biz burada bu işi tamam yan taraftan kapatalım işareti geldi güz mevsiminde o yüz binlerce dallar yapraklar Bozguna uğrayıp ölüm denizine giderler Kara Kuzgun Yaslı gibi siyahlar giyinerek bağlarda yeşilliklerin Matemini tutar yani sonbahar ve kış geldiğinde güz dediği Sonbahar ve kış sonbahar kış geldiğinde baktığınız zaman o yeşillikler Bağlar Bahçeler Hepsi de sararır Ondan sonra Otlar çöpler Hepsi de sararır kurur gider ardından Kar Yağar soğuk olur Bir bakarsınız Topraklar çiz çıplak kalır yani baktığınız zaman üzerinde hiçbir bitki yoktur bitkiler Tabiri caizse toprağın içerisine gömülür gider ve bütün her şey güz mevsimi geldiğinde ya Sonbahar ve kış geldiğinde yeşillikler meşik Hepsi de gider meyve ağaçları yapraklarını döker yapraklarını dökmeyen de varama ama o bitkiler Hepsi de ne olur yok olur Bunu en güzel Eee çok iyi tabir eder bedüzzaman Saidi Nursi hazretlerinin haşır Risalesi o böyle bunu böyle belagatlı bir şekilde anlatır haşır risalesinde Ondan sonra der ki işte baktığınız zaman Bağlar Bahçeler bütün hepsi de kurur Hepsi de yerle Eksan olur Bahar geldiğinde Cenabı Hak onları yeniden İhya ederdi der aynı şekilde burada Hazreti Pir diyor ki güz mevsiminde yüz binlerce dallar yapraklar Bozguna uğrayıp ölüm denizine giderler ve onlar Normalde ne yapar Bahar gelince tekrar neş Neva olur Aynı şey insanlar için de geçerlidir insan da sonbahar kış geldiğinde ne yapar doğdu büyüdü yaşadı sonbahar kışı gördü öldü onun için Bahar ne zamandır kıyamet kıyamet gününde ne olacak yeniden Hepsi de neş Neva bulacak yeniden Hepsi de diriltilecek ve o bitkiler ağaçlar gözden kayboldu onlar yok hükmünde değil onları yok hükmünde de göremeyiz sebep Bahar geldiğinde yeniden Çünkü neşv Neva bulacak yeniden onlar çıkacak aynı insanı da öyle göremeyiz insan için de Ne oldu Cenabı Hak bütün varlığı karanlıkta yarattı insanları da karanlıkta yarattı Sonra da insanları ne yaptı Tekrar Ruhlar aleminden Emir alemine oradan dünyaya dünyadan anne karnına Anne karnından çıktı İnsanoğlu yaşadı büyüdü yaşadı öldü öldüğü zaman yok mu oldu Hayır toprağa gömüldü bitkiler gibi toprağa gömüldü çiçek gibi buğday gibi toprağa gömüldü ne zaman çıkacak tekrar tekrar mahşerde çıkacak kıyametten Sonra Sur üflendi Sur üflendiğinde herkes topraktan ne yapacak tekrar başını kaldıracak çıkacak varlık köyünün sahibinden yokluğa yediklerini geriver diye tekrar Ferman çıkar ey kara ölüm neban ilaç olacak otlardan köklerden yaprak topraklardan ne edse geriver diye emredilir ve Cenâb-ı Hak Ferman eder Ferman edince ne yapar bahar mevsimi geldi bütün hepsine der ki ne aldıysan toprağa hepsini geri ver Toprak ne yapar hepsini geri verir Bahar gelince ve her yer yeşillenir her yere Taze bir Can gelir bir bakarsın yapraklarını dökmüş olan ağaç yeniden yaprak vermiş yeniden meyve vermiş yeniden çiçek açmış çiçekten sonra meyveye dönmüş bakmışsınız yeniden neş Neva etmiş aynı şey insan için de geçerlidir bir az önce bir seroni var insan o hale gelir bir de insanın manevi ölümü vardır insan haramlara girer küfre düşer manen ölür manen ölünce o böyle Meyvesiz yapraksız bir ağaca benzer kuru bir ağaca benzer hiçbir şeye benzemez iman İslam İslam’ı yaşamak o kimsede ne Yeniden bir hayat oluşturur artık o kimse küfürde eydi küfürden imana geçti imana geçince o yeşillendi o meyve vermeye başladı O artık Normalde yeniden neş Neva buldu O yüzden imandan e küfürden imana geçenin Eski hayatı küfür hayatı silindi Hatta küfür hayatında ne yaptıysa Hepsi de hayra çevirildi Hepsi de sevaba çevrildi Ona yeni bir Hayat verildi o baharı yaşıyor artık bakın yeni bir baharı yaşıyor küfürden Çünkü ne yaptı İslam’a geçti haramdan helal geçti zikirsiz likten zikre geçti kur’ansız lıktan Kur’an’a geçti yeniden Bahar Oldu yeniden hayat oldu yeniden gençleşti yeniden neşv Neva oldu artık o kara ölümden geri döndü Ey ashabım size ölüyle direi arasındaki farkı söyle söyleyim mi söyle ya resulallah Allah’ı zikredenler diri Allah’ı zikretmeyen ölü gibidir O zaman o Zikrullah la tanıştı yeniden Ne oldu dirile Şti kardeş bir an için Aklını başına al sende de her an Hazan ve Bahar var gönül bahçesinin yemyeşil ter taze goncalar güller serviler ve yeminlerle dolu olduğunu gör Hazan sonbahar demek başka bir anlamı da hani böyle sararmış solmuş demek Hazan hani İşte Hazan gibi olmuş yüzü Hazan gibi yüzü Hazan olmuş dediğinde yüzü sararmış solmuş insana söylediğinde E biz bağa bahçeye söylediğimizde sonbahar demek sararıp solmak yani o kimsenin Normalde sararıp solması işte Hazreti Pir diyor ki kardeş bir an için Aklını başına al sende de her an Hazan ve Bahar var sende de her an solma yeniden yeşerme var bunu çok farklı manalarda anlamamız mümkün her an sonbahar var Her an sen de ölümle karşılaşıyorsun yani her nefeste Cenabı Hak senin nefesini alıyor her nefeste yeniden veriyor Sen nefesi verdiğinde senin canını veriyor canını alıyor Sen nefesi aldığında yeniden can veriyor her an seni öldürüp her an seni diriltiyor Sen bunun farkında değilsin Sen her an hazanı ve her an baharı yaşıyorsun ve hazanı ve baharı yaşamak tam olarak Kemale ermemiş olan Müslümanların müminlerin hal ir Çünkü Kemale ermemiş olan bir Müslüman Kabız ve bast halinde yaşar kabız halini kabız hali Onun için ölüm yani Hazan bast ise onun yeniden dirilmesi gibi yeniden feraha kavuşması gibidir bu ne zamana kadar bu ta Kemale erinceye kadar böyle devam eder bir kısım Eh Sufi bu Kabız ve bast halinin ölünceye kadar devam edeceğini söyler böyle değildir İşin doğrusu işin hakikati nedir işin hakikati Kabız ve bast hali avam Müslümanlar için veya belli bir makama gelememiş Müslümanlar içindir Eğer belli bir noktaya geldiyse o kimse de o kimsede kabız hali görünmez kabız hali görünen kimse eksiktir noksandır eksik ve noksanlığından dolayı kabız hali Yaşar sufiler kabız hali yaşar mı Ser sulukta sufiler kabız hali yaşarlar biraz şatahat olacak burası ama Hamdolsun bizde yaşanmaz hiç kimsede bizim kardeşlerimizde kabız hali yoktur bizim kardeşlerimizde kabız halinin olmayışı farklı bir sebebidir O da şatata gireceği için susayım yani Bizim Kardeşler kendi kendiler Ben kabız halindeyim zanneder kendi kendine zanneder O da böyle bir günah işlemiştir hata işlemiştir yanlışlık yapmıştır o günahtan hatadan kusurdan dolayı kabız halindeyim diye görür Halbuki Hatasından günahından dolayıdır kabız hali manevi bir şeydir Bir perdede kalmakla alakalıdır yani o kimse belli bir perdeye geldi emm Lev mülhimeye geldi mülhime kaldı mülhime kalınca kabız hali yaşadı herkes bunu böyle anlatır böyle değildir bizde bunun altını çizeyim biraz bizde kabız hali yaşanmaz bizde günah kebiri işlediyse o kimse ve o günah kebir’de kaldıysa tövbe etmediyse içine Darlık gelir bu kabız hali değildir bir kimse 4 esmaya gelir Orada beşe çıkmak için mücadele ediyordur kabız hal yaşam 4 makamın halini Yaşar O o kabız hali değildir o bir kimse günah kebariye onu Zan bizim kardeşlerimiz onu kabız hali olarak görür Bir Günah kebariye bir Darlık hissetti farkında yapmış olduğu hatanın yapmış olduğu yanlışlığın farkında onu düzeltmenin yolu çok basit yani kime karşı yaptı ilhan’a karşı yaptı İlhan’ı gördüğünde hemen ilhan’a diyecek ki İlhan Hakkını helal et Ya ben sana karşı yanlış davrandım eksik davrandım kusura bakma Hakkını helal et Bitecek orada o mesele ve hemen anında size yol olsun bu anında Allah rızası için iki rekat namaz kıl Tövbe Et Allah’a yalvar gözyaşı dök bitti bakın bitti Ama sen bunu böyle yol haline getir dediğinde tövbeyi yol haline getir Günah işlemeyi Değil yine yaptın bu bir insanın kendi kendine yaptıkları var bir de başkasına yaptıkları var başkasına yaptıkları çok sıkıntılı dervişi engelleyen dervişin önünü tıkayan başkasına yaptıkları eşine çocuğuna arkadaşına Derviş kardeşine iş yaptığın insanlara etrafa yolda trafikte hiçbir şeyden haber Siz gidip gelene etrafındaki insanlara yaptıklarından buradan Dervişler kaybediyor ve bu bütün dünyaya kibirlilik deccaliyet pompalıyor bütün dünyaya hristiyanın yahudisi dinl isine dinsiz Müslümana da kibirlilik akıp gidiyor insanlarda y bakıyorum ben böyle kibirlilik akıyor insanlarda buradan çok dervişlerin önünü kibirlenme kardeşim ya git helalleş git özür dile git kendini haklı göreceğim diye uğraşma bu dünya haklı göreceğim yeri değil Sufi için Derviş için yani bakıyorsun Şimdi insanlara annesine karşı haklı Babasına karşı haklı Zakir karşı haklı şeyhine karşı haklı biraz daha küstahlaşmak Neden bunu böyle yapmış ki biraz daha küstahlaşan zirvede kibir zirvede e dervişlik kalmıyor o yapmış olduğu o ama Fikri günahlar ama ameli günahlar Onun önüne çıkıyor o da kendi kendine bir şey zannediyor kabız hal oldum herhalde diyor Ben diyor ya sen ne günah kebirin Kabıza bağladın ama o baba Derviş ya o kabız haline girdi y bu ara kabız halindeyim estağfirullahelazim bunu konuşuyor ya Bu da küstahlık kendi kendine hükmetti Çünkü tabi ya senin başındaki Şeyh mi canım öven direk gibi değil öven direk bile bir işe yarıyor öven rebir misiniz Siz bilmiyor mu endir Kimse ya hayvanları Çok affedersiniz dürtüklemek için kullanılan bir sopa Hani senin şeyhin de öyle işte öven Dirk gibi bir şey öyle ya o kabız halinde şeyhi anlamadı onun kabız halinde olduğunu ha çok O fazla maneviyatlı ydı ya bir anda o geldi tıkandı bir yerde vah şeyhi onun tıkandığını görmedi o orada kabız halinde kaldı bir çıt daha ileri beni husisi kabız halinde bırakıyor Ben yetişirsem Şeyh olacağım diye korkuyor Bak bu muhabbet Şeyh efendinin zamanından bir çıt da bizim zamanımızdan birisiyle alakalı şey efendinin zamanından örnek verim bunu bir de bana söylüyor Ne oldu dedim sen yani Zikrullah Geylan Hazretleri senin elinden tuttu da farklı bir perdeye götürdü de şeyhin senin önüne mi geçti Dedim bu kaldı Şimdi ben öyle deyince ne oldu dedim yani Geylan Hazretleri senin elinden tuttu perdeden perdeye geçiriyordu tanıtıyordu sana bak evladım burası birinci semadır burada filanca peygamber Yaşar burada filanca melekler Yaşar bunların Esmaları şudur bunun şu katındaki melekler şu iş yapar esması Budur dinle Bak esmalarını bunları mı yaşadın dedim ses yok abi bunlar mı yaşanıyor dedi Günaydın dedim Sen daha bunları yaşamadan hangi kabız halinden bahsedecek hangi kabız halinden bahsedeceğim Geldiler mi yoksa bir ses geldi duymadın mı çaat dedi ya işin içerisine biraz da böyle şey katalım Ya var ya derse o geldi aklıma Şimdi Efendim derse katıldık mı katılmadık mı bekliyor katılmışım Evladım Diyor ya lazım ara sıra şimdi o kimse kendisini kabız halinde gördü görüyor zannediyor Oysa onda kabız hali yok o günah kebirden dolayı onu yaşıyor Kim bilir kimin kalbini kırdı kimin ayağına bastı kime sert davrandı kime karşı kötü davrandı bu onun onu engelleyen şey bu Ben de Bangır Bangır bağırıyorum dervişlere Yapmayın etmeyin birbirinize kötü davranmayın tepeden davranmayın sebebi ne ya yolda kalıyorsunuz Kimisi Topal oluyor Kimisi batıyor çukurun içine e başlıyor artık Efendim filanca kardeşim burada kaldı e kaldı söylüyorum bağırıyorum yapmayın diyorum yapıyor Biz de bırakmak istemiyoruz kimseyi Hani geldi ya sahabeden bir kimse dedi ki Ya Resulallah Ben seninle beraber olmak istiyorum öbür tarafta ona dedi ki o zaman bana yardımcı Yani sen dinini yaşa namazını kıl orucunu tut İslam’ı Dost doğru yaşa Bana yardımcı ol E mübarek insanlar yardımcı olun Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e yardımcı olun haramlardan Uzak tutun kendinizi beraber olacaksanız E şimdi o kabız hali değil işin bir de Tabii bu tarafı var yani Normalde Hazreti Pir burada sende de her an Hazar var sende de her an Bahar var dediğinde Normalde dervişlerin halini anlatıyor herhalde Allahu alem Çünkü neden her an Hazan ve baharı yaşayan o kimse aslında tam olgunlaşmamış bir sufiyi anlatıyor Onun kalbinde her an Hazan ve Bahar var yani Canını sıkan bir şey oldu Hazan oldu o o sevindi bir şey oldu Bahar Oldu veyahut da bir böyle Eee tecelliyâta mahzar oldu Bahar Bahar Oldu tecelliyât kesildi Hazan oldu yani işte rüyası açıktı Onun için Bahar Oldu Rüya kapandı Onun için Hazan oldu hali açıktı Onun için Bahardı hal kapandı Hazan oldu veyahutta namaza böyle bir coşkuyla kılıyordu o coşkuyu kaybetti Hazan oldu oldu şimdi Dervişler böyle halden hale geçerler mi halden hale geçerler Bahar Oldu o oruçtan zevk aldı tat aldı oruç oruca oruç eklemek istiyor bundan tat aldı lezzet aldı Bahar Oldu namaza namaz katmak istiyor bundan lezzet aldı tat aldı oy zikrullahtan hiç ayrılmak istemiyor böyle gündüz gün ışımasının ışımasını bile istemiyor neden ne güzel tevhidi yakal gidiyor la ilahe illallah la ilahe illallah la ilahe illallah gidiyor o gün ışısın dahi istemiyor Bahar Oldu bakın Bahar Oldu Bunların hepsi de dervişlerin üzerinde yaşayabileceği haller ve Böyle olunca da ne oldu onun Gönül Bahçesi Bu buradan kurtuldu bakın Bunlar bitti artık onun onun Gönül bahçe esine Hazan Hiç uğramadı Kemale Erdi Kemale erince onun Gönül Bahçesi gül bahçesi oldu orada sonbahar yok Orada kış yok orada kar yok orada Tufan yok orada goncalar var orada güller var orada serviler var orada melekler dolaşıyorlar orada peygamberler dolaşıyor orada Cenabı Hakk’ın Cemal sıfatının farklı farklı tecelliyâtı var Hazret Muhammed Mustafa’yla dostluk kurulmuş peygamberlerle dostluk kurulmuş onun Gönül Dünyası Artık hep Taze bahar Gönül Dünyası ona kabız yok Ona sonbahar yok o sonbaharları bitirdi yaşadı o kışı yaşadı o sonbaharı da kışı da yaşadı o bahara ulaştı artık ona bir daha geri dönüş Yani bir tekrar sonbahar yok ona geri dönüş bir daha kış yok artık onun geri dönüşü hep bahar onun geri dönüşü hep gül bahçesi onun geri dönüşü hep Nergiz koklamak onun geri dönüşü artık hep Cemaliye tecelliyât varına gark olmak artık o Cemaliye tecelliyât andan tecelliyât her an gark olmakta Yaprakların çokluğundan dal gizlenmiş güllerin fazlalığından kır ve Köşk görünmüyor o tecelli atların içerisine dalmış artık tecelliyât Varın içerisine dalınca her yer yemyeşil her yer Bahar bahçesi her yer türü taze Gönül onun coşmuş Cenabı Hakk’ın sıfatsız ne Budak hiçbir şey onun gözünde Yok onun gözünde bir tek o var aklı külden gelen bu sözler de o gül bahçesinin o servi ve sümbüllerin kokusudur artık o aklı küle erişmiş aklı kül Dediğiniz zaman bu böyle Cenabı Hakk’ın husisi kendine seçtiği kulların aklıdır bir tırmalayan gelen Kullar vardır bir de Cenabı Hakk’ın ezelde ilmi ilahisinde kendine seçtiği Kullar vardır Bunlar Hani Şura Suresi Eee 12 veya 13’tür Bakı verin ona Şura Suresi 12 veya 13’tür o bu Normalde de Hani oradaki ayetti Kerime şudur Allah dilediğini kendine seçer der dilediğini burada bir kimse seçilmedi deyip de kendi kendine kahrı perişan eylemesin bu o kimsenin seçildiğin de farkında değildir o o ilmi ilahide peygamberler seçilmiştir böyle ilmi ilahiden peygamberler seçilmiştir ilmi ilahiden gerçek manada peygamber Varisleri zamanın kutupları Ve zamanın Normalde üçleri Beşleri Hadi yedilerin de katalım içine Hadi kırlarını da katalım Merhamet rahmet yayalım Bunlar ilmi Ezelden seçilmiş olanlardır ve Allah bunları kendilerine seçmiştir kendisine seçmiştir bu kendisine seçmiş olduğunun ilmi diğerlerinin ilmine benzemez bunlarda ilmi ledin vardır O yüzden aklı kül sahibi oldu denir bunlara ve birisi de kalkıp da ve işte kendisini aklı külden de Görmesin o seçilmişlerin ilmine sahiptir Hani Peygamberi peygamberini seçti Yani oturup rahlede kitap okumadı hiçbir peygamber okumadı hiçbir peygamber medresede yetişmedi hiçbir peygamber havralar da kiliselerde yetişmedi hiçbir peygamber ibadethanelerde yetişmedi hiçbirisi de Cenabı Hak hepsini de bizatihi kendisi seçti kendisi seçti kendisine seçti kendisi kendisine seçti aklı Gül sahibidir onlar işte o peygamberlerin ümmetler inden de kendisinin seçtikleri var Onlar da dini ayakta tutsun peygamber varisi olanlar Onlar da ne zamanın kutupları Aslında işin hakikati zamanın kutupları dır yani birler ve Üçler beşerde de ilmün vardır yerde de vardır Kırlarda da vardır ama birin ve ünkü gibi değildir onlar da o hale geldiklerinde o ilmi ledün hakikatine ulaşırlar aklı külün hakikatine ulaşırlar ama o hale gelince kadar onlarda aklı kül olmaz o hale gelinceye kadar onlarda aklı kül olmaz dervişlerin küstahlar Vardır cahilleri vardır onlar da Kalkarlar böyle süslü sözler söylerler Sanki o haldey demiş gibi onlar var ya onlar mahşer gününde helak olacaklar olmadıkları bir şeyi olmuş gibi gösterdikleri için ulaşamadıkları bir şeyi kendilerine ulaşmış gösterdikleri için onların sonları çok kötü Allah muhafaza eylesin o yüzden böyle oldum demekle olunmaz bu işler ama iş küstahlığı Varınca kibirlinin ilahlaştırmak külden gelen bir şey aklı külden coşup gelen bir şeydir Yani bunu Normalde kendini hiçlik deryasına atıyor kendini hiçlik deryasına atıp bu sözler diyor o gül bahçesinden o servis Sümbül bahçesinden gelme yani o bahçelerde dolaşanlar bilir Bunu o bahçelerin kokusuyla kokul ananlar bilir o gül bahçesinde yürüyenlerin hali bu aklı küllü olanlar aklı kül değil isen sus git aklı kül olan bir kimsenin dizinin dibine otur ondan ders al ki değilsin git icazetli bu konuda ehliyetli bir Üstat bul git otur onun dizin dibinde ders al kendi kendine de böyle ortalığa ders vereceğim ortalığa ahkam keseceğim diye uğraşma perişan olursun bu sözüm herkese dergahın içine dışına herkese perişan olursun iki yakan bir araya gelmez son nefesinde necasetini yiyenler nereden olursun evet maneviyatı olmayanlar bu hallere Aşina olmazlar Aşina olmadıklarından kendilerince oldum derdine düşerler oldum derdine düşenlerin sonu perişan olur Yanına hiç kimseyi katmazlar aklı da gider fikri de gider Allah muhafaza eylesin O yüzden aklı külden geldi diyor bunların hepsinde Hazreti Pir aklı külde Ne o zaman o seçilmişlerin olan aklı o seçilmişlerin aklı Rabbim cümleyi onlardan eylesin amin 1900 beyitten devam edeceğiz Gül olmayan Gül Kokusu geldiğini şarap olmayan yerde şarabın kaynayıp coştuğunu hiç gördün mü göremezsin senin Gönül dünyanda gül bahçesi varsa sen gül kokarsın Gül alırsın Gül satarsın Gül tartars Ama senin Gönül dünyanda Gönül bahçesine girmediysen sen o güller içerisinde Gülleri koklayan değilsen ne Gül koklarsın ne Gül satarsın ne Gül tartars Rabbim bizi onlardan eylesin cümlemizi haklarınızı helal edin helun bizden yana da helal olsun elati Selavat.
254. Mesnevi Şerhi 1890. Beyitten – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti 3.11.2022 , Mesnevi Okuması (2241. Beyitten) 09.08.2025. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.