Mesnevi Şerhi

253. Mesnevi Şerhi (1880. Beyitten)

253. Mesnevi Şerhi 1880. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 253. mesnevi şerhi 1880. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

253. Mesnevi Şerhi 1880. Beyitten Hakkında

Mesnevi Şerhi (1880. Beyitten) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (1880. Beyitten) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. amin Mehdi alâ resulin çıkışına da zemin hazırlasın Amin ecmain illaki yaptın yapacağını yani son anda Beni susturmak için tiz yaptın Çıktın yani yukarı yani As solist benim dedin yani iyi performans değişmiş yani demek ki tövbe etmişsin bu ara performans güzelleşmiş Allah iyi etsin inşâallah amin Evet Seyit Nesimi büyük arifi billah lardan birisi bu arifi billah lı Zahir ulema Eee Adem’den beri hiç çekemem iştir işin Zahir uleması bu tip arifi billaha karşı hep cephe almışlar zamanın müftüsü de Seyid nesimi’ye böyle cephe almış bir tane böyle kendi elemanını göndermiş onu tuzağa çekmiş en başta demiş ki şeriata muhalif şeriatın dış dışında bir sohbet konuşma yapmayacaksın tamam demiş yaparsak demiş derimi yüzün demiş o da ahitname yapmışlar Neyse bir adamını göndermiş demiş ki kabirde sorguyu ruh mu çeker ceset mi çeker e o da demiş cedin Ne alakası var oğlum demiş ceset Toprak demiş cesetle alakası yok demiş Tabii Zahir ulemaya göre kabirde Ruh ve ceset ikisi beraber sorguya muhatap oluyor Tabii o ara ölen bir kimsenin üzerine işte böyle göbek deliğinin üstüne hardal tohumu koymuşlar gömmüşler geca boğulmuş Hani sorguya suale çekilince işte vücuta titreyecek Hardal tohumları dökülecek bir rivayette gece manada Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri geliyor evladım yanımıza gelmek mi istemiyorsun Ne ced elleşiyor deyince manen bir yumruk vuruyor kabristana Neyse kabristan sallanıyor ertesi gün Tabii Bütün herkes meydana çıkıyor hesapta Hani derisini yüzecek B çağı vuruyorlar bir rivayette bıçak kesmiyor bir rivayette kesilen yer tekrar birleşiyor bir türlü kesemiyor derisini sonra mübarek alıyor besmeleyi çekiyor ensesinden kafasına doğru bir çağ çekiyor kendi derisini kendisi yüzüyor yaklaşık bir rivayette 5 kilometre filan öyle gidiyor sonra vefat ediyor Seyit Nesimi Evet öyle Aşıklar canlarıyla mallarıyla her şeyleriyle Allah’a feda olmuşlar Mesnevi okumalarına kaldığımız yerden devam ediyoruz maşallahu kan sözünün tefsiri Konu başlığı bu bunların hepsini söyledik Ama Allah İnayet deri olmadıkça Allah yolunda hiçiz hiç Allah’ın ve Allah erlerinin İnayet deri olmazsa Melek bile olsa defteri kapkaradır Malum bu Normalde Eee bayağı beyitler böyle nasihat noktasın daydı bir sufinin nasıl olması gerektiği la alakalı Eee nasihatler vardı bu nasihatler sonra Hazreti Pir diyor ki bunların hepsini söyledik Yani normalde bir sufinin nasıl olması gerektiği bir müminin nasıl olması gerektiği sufiliğin nasıl olması gerektiği ile alakalı malum Mesnevi bu manada Kur’an sünnet tefsiridir bunları Tabii bir olgun Mümin bir olgun olgunlaşacak olan Kemale erecek olan bir mümin nasıl olur bunları diyoruz söyledik hepsinde ama bunları biz söylerken Allah’ın yardımı Allah’ın desteği Cenabı Hakk’ın rahmeti Merhameti bereketi olmazsa Biz normalde bu yolda bir hiçiz Yani bizim bu noktada yapabileceğimiz şey belli sınırlı Allah’ın ve Allah erlerinin İnayet deri olmazsa Melek bile olsa defteri kapkaradır Allah Birisine yardım etmezse veya Allah dostları bir şeye Himmet etmezse Çünkü Allah erlerin inayeti deyince bütün silsile-i meşayih girer işin içerisine Hani hep derim ya Bir kimsenin şeyhi olacak şeyhinin şeyhi şeyhinin şeyhi şeyhinin şeyhi bu Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine kadar gidecek sahih bir şekilde yalnız 10.000 dolara yazılmış bir icazet olmayacak öyle sahih bir şekilde olacak öyle sahih bir şekilde o silsilesi varsa o kimsenin onların Tabii himmeti onların bu manada duası bu manada onların O son şeyhin üzerinde Olur Hepsi de onun son bütün o Silsile ona Tabiri caizse Himmet ederler ona desteklerler onu son şeyhi bu Böylece ne olmuş oluyor haz pir de diyor ki Allah erlerinin inayeti olmadıkça yani Cenabı Hakk’ın dostlarının onun üzerinde bir tecelliyâtı onun üzerinde bir himmetleri olmazsa bir şeyin olması yine mümkün değildir Hatta diyor Melek bile olsa defteri kapkaradır Eee yani Buraya kadar Hazreti Pir hepsinde nasihatları etti bundan sonra nefisle mücadelenin yöntemlerini anlattığı nefis ne yapar ne eder ne içer ne giyer nerede durur nerede Durmaz bunların hepsini anlattı ama Hidayet edecek olan Hidayet edecek olan Allah bunun dışında bir Hidayet edecek bir güç kuvvet yok eee Allah hidayet etmedikçe Bir Allah dostunun da bir Peygamberin de onun üzerinde hükmü olmaz şimdi zaman zaman sufilerin bir kısım sufilerin böyle bir sapmaları oluyor Hidayet edici Allah’tır Allah’ın dışında Hidayet edici bir kurum kuruluş organ yoktur Allah’ın dışında Hidayet edecek bir kuvvet de yoktur Kasas 56 Ey Muhammed Şüphesiz sen sevdiğini hidayete erdiremezsin fakat Allah dilediğini hidayete erdirir o hidayete erecekler çok iyi bilir yani Hidayet edecek olan Allah bir Veli bir Mürşidi Kamil ne kadar neyi sohbet ederse etsin Neyi Konuşursa konuşsun O kendince kendi vazifesini yapıyor karşıdaki kimsenin algısı anlayışı kalbinin açıklığı o anlatılanları idrak etmesi Bunlar o kimsenin dikkatiyle Allah’ın lütfu arasında o zaman o kimse Allah lütf ederse Allah ikram ederse o hidayeti veya ilmi veya bilgiyi veya hikmeti kendi üzerinde alacak Ama Allah ona o kapıyı açmadıysa aralamadın fırlatsan havaya kanatlanıp uçar mı uçmaz gene geriye düşer taş taştır Eğer öyleyse o kimse ona yapılabilecek bir şey yok Allah muhafaza eylesin O yüzden Allah’ın hidayeti olmadıktan sonra Cenabı Hakk’ın rahmeti bereketi olmadıktan sonra bir kimsenin bir şey yapması mümkün değil o yüzden insan insan önce yaratıcısının olduğunu bilmeli yaratıcısına iman etmeli yaratıcısına karşı vazifelerini yerine getirmeli işte zikirdir tövbedir hamir farzları yerine getirmektir haramlardan uzak durmaktır bunları o kimse yerine getirmeli ve muhakkak ki o kimse Allah’a daha yakın olm Allah’a daha yakın olmak için salihlerle beraber olmalı Salihlerin yolunda olmalı ve Salihlerin yolunda olursa o kimse kurtuluşa erecek Hani burada diyor ya Melek bile olsa defteri kapkaradır diye meleklerin de kendi içlerinde Fazilet çe yüksek olanlarla Fazilet çe aşağı olanlar var melekler Yani bir Cebrail aleyhisselamın fazileti ile cehennem zebanisi Bir meleğin fazileti aynı Değil Cehennemin içindeki veya cehennemin etrafındaki melekler ile Arş halanın meleklerinin fazileti aynı değil bunların hepsi de Melek ama üzerlerinde tecelli eden Nuri Nurları farklı farklı cehennem zebanisinin nuru farklı Arş al Arş alı tutan meleklerin nuru farklı veyahut da birinci kat meleklerdir Fazilet açısından aynı değil Nurları da farklı bakın bunların Nurları da farklı Bunların hepsi de seyrü Sülü konusu bir sufi bir Derviş Allah yolunda yürüdü Eğer manevi olarak o yol yürüyorsa serü sülükte bunların hepsini de tanımlar ya meleklerin nurlarının farklı olduğunu bir kitapta okuyamazsınız renklerinin farklı olduğunu da okuyamazsınız onlar tefsir edenler bu tip şeyleri görmezler manevi olarak görmediklerinde melekse Melek hepsi Derler ki büyük melekler dör tane Ondan sonra bir daha ilave ederler 10 tane büyük melek var derler ama o meleklerin nurlarını meleklerin bu noktadaki nurlarını bilmezler O yüzden melekler de kendi içlerinde faziletine göre sınıf sınıftır derece derecedir O yüzden Allah’ın inayeti olmazsa meleklerin de normalde dereceleri değişmezdi cenab-ı hak Cebrail Aleyhisselam’a yüklemiş olduğu nuraniyet ile Azrail aleyhisselamın üzerinde yüklemiş olan olduğu nuraniyet aynı değil nasıl eee Kimisini kimisinde Üstün yarattık diyor ya peygamberleri de birbirlerinden Üstün yarattı en üstünü de kim Hz Muhammedi Mustafa’yı yarattı Bakın bu Bunlar yaradılıştan seçilmiş olanlar daha henüz daha Eee Ruhlar alemine gelmezden önce seçilmiş olanlar onları ilmi ilahisinde seçmiş Hazreti Muhammed Mustafa’yı da tahtın en zirvesini oturtur bu peygamber düşmanları kabul etse de etmese de çatlası patlas da Son Peygamber Hz Muhammed Mustafa ilk yaratılan ilk peyg de o son peygamber de o o tahta oturuyor onun tahtına erişebilecek sallayabilir şey yok 1880 Beyt ey Allah ey ihsan-ı hacetler reva eden sana karşı hiçbir kimsenin adını anmak layık değil hacetlenmek yani iste isteklere cevap veren isteklere cevap veren Cenabı Hak Cenabı Pir burada artık Allah’a münacat ediyor bu hazre Mevlânâ Celal ruma Hazretlerinin münacatı ey Allah ey ihsanı hacetler reva eden sana karşı hiç kimsen hiçbir kimsenin adını anmak layık değil Mümin Suresi ayet 6 rabbiniz şöyle dedi bana dua edin ki duanızı kabul edeyim hacetleri hacetlenmek cevap verecek olan Allah’tır O yüzden Cenabı Hak’tan istenir hacetlenmek kabul edecek olan onlara merhamet edecek olan Allah’tır rızkı veren Maddi manevi Allah’tır O yüzden Allah da bize uzak değildir yine Bakara ayet 1886’da Ey Muhammed beni senden sorarlarsa Şüphesiz ki ben onlara çok yakınım bana dua edenin duasını dua ettiğinde kabul ederim bana dua edenin duasını dua ettiğinde kabul ederim o zaman Cenabı Hak bizden bize bizden yakın bize bizden Yakın olunca duamızı kabul ediyor Hatta diyor ki dua ettiğinde kabul ederim ve müslim’de geçen hadis-i Şerif var acele etmediği müddetçe her Birinizin duasına icabet olunur Ancak şöyle diyerek acele eden var Ben Rabbime dua ettim duamı kabul etmedi o zaman hacetleri yerine getiren istekleri yerine getiren insanların ihtiyaçlarını gören insanların ihtiyaçlarını Gören ve herkese Ne lazımsa veren Cenabı hak’tır Cenabı Hak’tan başkasından bir şey istenmez Allah’tan başka bir yere dua edilmez allahan Allah’tan başka bir yere secde edilmez bizim secdem allah’adır duamız allah’adır bizim yalvarışım yarışım allah’adır tövbemiz allah’adır suç işledik günah işledik kendi nefsimiz de ise Allah’a tövbe ederiz birisiyle alakalı İsa birisine karşı bir hatamız olduysa gider ondan helallik ister ondan özür diler varsa bir zararımız zararımız öderiz ama tövbe bu manada kimedir allah’adır ve Rabbim de insanların tövbelerini kabul eder insanların dualarını kabul eder insanların isteklerini hacetlerin kabul eder böyle bir Allah varken böyle bir Allah varken başkası zikredilmez böyle bir Allah var iken başkasına dua edilmez O yüzden Cenabı Pir diyor ki sana karşı hiç bir kimsenin Adını anmak layık değil yani bizi Maddi manevi rızıklandıran dualarımıza icabet eden bize nefesi veren Bizi yaratan ve bütün her şeyimizde en ince ayrıntısına kadar ilgilenen bir Allah’a karşı başkasını zikretmek onun yanında başkasını övmek ona karşı başka bir şey ifade etmek Bu mümkün değil Çünkü Allah’ı zikir en büyük işti ve kim Allah’ı zikrederse Allah da onu zikrediyor ayet-i kerimede kim Allah’ı zikrederse Allah da onu Zikreder böyle olunca bu Allah’a karşı bir başkasının ismini Okumak bir başkasını anmak yani bunda biraz da müşriklere söz var Hazreti pirden yani Müşrikler latı uzayı menat’ı anarlar latı uzayı menat Allah’ı kendilerine vesile ederlerdi Yani Allah’a karşı bir başkasını anmak Allah’a karşı Allah böyle Bütün her şeyini kulların önüne sermiş Ken başka bir yere yönelmek başka bir yerden bir şey istemek Bu mümkün değil Allah muhafaza eylesin Bu kadarcık İrşat kudretini de Sen bağışladın şimdiye kadar nice ayıplarımızı örttün bu nasihatlar ettik insanların İrşat olması için o bilgiyi veren sensin ve bize de İrşat olunma bilgisini kudretini kuvvetini veren sensin Şimdi aslında Arabi noktasından baktığımızda İrşat eden de edilen de o Ama bu avam noktasından baktığımızda İrşat olunan biziz o zaman İrşat eden kim Allah Allah bizi İrşat ediyor Allah değişik vesilelerle sebeplerle İrşat ediyor Hani hatırlayın daha önce vahiyle alakalı bir sohbet etmiştim Allah nasıl üç şekilde vahiy ediyordu bir arada Melek görevlendiriyor Cebrail Aleyhisselam’ı peygamberlere vahy ediyordu iki Allah herhangi bir cisimden vahy ediyordu yani Musa’ya ağacın arkasından vahyettiği gibi ateşin arkasından vahyettiği gibi bir de ne yapıyordu cenab bak Direkt kuluna vahy ediyordu insanlarla alakalı Yoksa Allah arıya da vahyetti Allah balığa da vahyetti Yusuf Aleyhisselam’ı balık yuttu balığa dedi ki balık sakin ol serin ol ona da vahyetti ateşe de vahyetti Cenabı Hak İbrahim Aleyhisselam’ı ateşe attılar dedi ki ateşe Ey Ateş seyrin Ol selamet ol dedi Allah ateşe de vahyetti Allah dilediğini dilediği şekilde vahyeder Kudret ona ait Çünkü Allah Normalde Yahya’yı öldürecekler de Allah Normalde kayaya da vahyetti Kaya dedi ki ey Yahya gel B bana sığın dedi Yahya Aleyhisselam kayaya doğru yürüdü kayayı içinden açılıverdi Yahya Aleyhisselam içine girdi kafirler kayanın etrafında döndüler döndüler Kaya yahya’ya bir şey yapamadılar Allah kayaya da vahyeder Allah Tabiri caizse bunu küçümsemek için söylemiyorum eşyanın hepsine vahyeder ve Bir bakmışsın eşya dillenir Davut yolda yürüyordu cuta karşı taş Dile Geldi taş dile gelir mi Cenabı Hak taştan vahy ediyor Davut’a dedi ki Davut’a Ey Davut beni al taşın birisi yürüdü bir daha biraz daha yürüyünce bir taş daha dile geldi dedi ki ey Davut beni de al yürüdü biraz daha bir taş daha dile geldi dedi ki ey Davut beni de al hani şu anda gazzeliler böyle sapan taş atıyorlar ya böyle çevire çevire atıyorlar ya o Davut’tan kalmadır bakın o Davut’tan kalmadır Davut’a böyle sapan şeyi de var Davut o sapanı neden kullanıyor çobanlık yapıyor çünkü çobanlık yaparken o sapanla taş atarak Tan hayvanlarını yırtıcı hayvanlardan koruyor Davut iyi sapan atıcı taşlar Dile Geldi taşlar dile gelirse Allah’ın vahiydir o Davut Aleyhisselam aldı taşları ne yaptı O günün en büyük Zırhlısı calutu yendi neyle taşla taşla Demir veya bronz madeni veya Çelik madeni delinir mi Allah isterse deler sen samimi ol yeter ki Kudret verecek olan kuvvet verecek olan o Sen Ebabil Bir orduyu yıkan Allah e babillerle bildiğiniz ebabilin ağzındaki kum tanecikleri le orduyu helak etti Bizim Allah’a olan inancımızı yenilememiz lazım bakın Allah’a olan inancımızı yenilememiz lazım Kudret onun kuvvet onun hazet Ömer efendimiz çıktı hutbedeyken ya Sare ceb dedi bütün Herkes duydu bütün ashap duydu bütün askerler duydu haz Ömer’in davudu sesi hızla dağa doğru çekildi bütün Ordu bu sefer kisra’nın ordusu bizans’la beraber Ova geldi saldırdılar aldılar çembere Savaşı kazandılar Demek ki Allah vahyeder bir şekilde biz ona ilham deriz taşların dile gelmesi ağacın dile gelmesi toprağın dile gelmesi deriz değildir Allah’tır konuşan dile gelen Allah’tır onu dile getirir nasıl bize dile getiriyorsa bildiğin et parçası koy dili Hadi konuşsun burada konuşmaz konuşamaz o zaman dilde Keramet sen konuşmayı dilden görürsen Yanarsın ya senin o sesi harfleri çıkarttıran Allah’tır ona mana veren Allah’tır bakın ona mana veren de Allah’tır senin ne konuştuğun önemli değil önemli önemli değil hani Geylan Hazretleri böyle demiş oğluna oğlum Çık demiş kürsüye ben gelinceye kadar insanlara anlat Neyse gitmiş o Tabii Oğlan hadis ayet anlatıyor herkes öyle duruyor Sonra mübarek geliyor Selâmün aleyküm diyor Herkes bir cezbe geçiriyor Orada diyor ki baba debit beri ayet hadis okuyorum dedi hiç kimseye bir şey olmadı sen Selâmün aleyküm dedin ortalık yıkıldı Hatta diyor ki Hakkınızı helal edin diyor evden diyor iki yumurta kırmışlar diyor yumurtaya takıldık diyor söylediği bu Herkes kendinden geçiyor ona mana verecek olan Allah onu tesirli edecek olan Allah o yüzden o Kudret o İrşat kudreti Allah’a ait Sen bir sürü süslü la lı diline e sıralar insanlara süslü laflar söylersin herkes dinliyormuş gibi yapar dışarı gider hiç kimsenin Kafasında bir harf bile kalmaz Ama öbürkü gelir Selâmün aleyküm Aleykümselam der kelamı çok düzgün değildir lafızları tam çıkaramaz böyle ama ondan tesir alır herkes Öbürkü de oturur bu cahil adamı dinliyorlar bunu tesir ediyor Biz dinlemi Yar der ihlasla alakalı Allah’ın o kimsenin üzerine vermiş olduğu maneviyatla alakalı Cenabı Hakk’ın o kimseyi seçmesiyle alakalı işte Normalde o zaman bu İrşat kudreti kime ait Allah’a ait Allah onu bahşeden İrşat olunana bahşeden İrşat etmeye çalışana bahşet ÇK ve Hücurat ayet 7 ve 8 Allah size imanı sevdirmiş onu kalplerinize nakşetmiş ve size inkarı yoldan çıkmayı ve günahı çirkin göstermiştir Allah’ın lütuf ve nimetiyle doğru yolda olanlar işte bunlardır Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir O yüzden kendi kendine Ben iman ettim yok benim şöyle yaptım bunu böyle yaptım böyle değil Cenabı Hak Kur’an’da perdenin gerisini anlatıyor Allah sizi imanı sevdirmiş kalplerinize nakşetmiş ve size inkarı yoldan çıkmayı ve günahı çirkin göstermiş öbürüne Öbürüne de günah güzel görünüyor o Rakı balık ona çok tatlı geliyor Vur patlasın çal oynasın hayatını Yaşasın ona çok tatlı geliyor bir kısmına da imanı sevdiriyor ona iman etmek namaz kılmak oruç tutmak Allah’ı zikretmek Allah yolunda koşmak ona o tatlı geliyor Cenabı Hak onu sevdiriyor burada kulun cüzi iradesi yok diye düşünmeyin o kimse Allah’a yönelince Allah onun yolunu açıyor kim bir adım yaklaşırsa Allah ona 10 adım yaklaşıyor Kim ona 10 adım yaklaşırsa Allah ona 100 adım yaklaşıyor 100 adım yaklaşıyorsa Allah ona koşuyor Sen ne tarafa döndün Allah’a Döndün senin yolunu açıyor sen koştukça koşasım geliyor Sen sevdikçe sevesin geliyor zikretti çe zikredin geliyor dışarıda Bu yolu beğenmeyen kimse çekiliyor Bunlar kafe yemiş diyor ya bu kadar da olmaz ki ya diyor veyahut da işte adamın eşi veya kadının eşi yani onlar böyle mutat böyle işte vasat bir İslam vasat bir Müslümanlık yaşıyorlar ya bu ne diyor Sizin dersiniz bitmiyor zikrin Bitmiyor koşuşturmanın bitmiyor ona fazla geliyor bu O ne yapacak işte Cumadan cumaya kılacak bakacak keyfine yani namaz sanki Cumadan cumaya farz kılındı yani oruç sadece Ramazandan Ramazan başka bir oruç yok bunun gibi Yani on O fazla geliyor böyle hani vasat bir İslami ailede vasat bir Müslüman ailede doğup büyüdüyse senin yaptıkların veyahut da işte böyle kendince dini hayatına Özen gösterenlerin yaptıkları onlara fazla geliyor O hatta nefret ediyor O kimse Allah affetsin nefret ederse küfre düşüyor Tabii işin bir de bu tarafı var enteresan bir şey kimisine iman İslam Allah yolunda koşturmak Allah’a zikir ona tatlı geliyor kimisine acı geliyor ama bu noktada sevdiren perdenin gerisinde Kim Allah ve ayıplarımızı örten ayıplarımızı da örten Kim o da o da Cenabı Hak Hani Kasas ayet 16’da Musa aleyhisselam diyor ya Rabbim doğrusu ben kendime zulmettim bağışla beni dedi Allah da Musa’nın duasını kabul edip bağışladı Çünkü o çok affeden ve çok merhamet edendir o zaman Normalde Cenabı Hak Eee günahları bağışlayan tövbeleri kabul eden yine hicir Suresi ayet 49’da da Ey peygamber kullarıma benim son derece bağışlayıcı ve merhametli olduğumu söyle o zaman bu İrşat yolunda yürürken Biz hatalar da ettik kusurlar da ettik Yanlışlıklar da yaptık biz bil bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğumuz kusurlardan geri döndük Tövbe ettik Cenabı Hak da ne yaptı tövbelerimizi kabul etti ve bağışladı Çünkü burada samimiyet var samimiyet var hani birisi böyle bir telaş içerisinde koşarken birisi in ayağına bastı Gönül Arzu Eder ki kimse kimsenin ayağına basmasın ama bastı samimiyet var o Kimse farkında değil hani Eee Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Savaş meydanından işte kırbacıyım vurmuş savaş meydanında e Son Nefes Yakın demiş Herkes hakkını helal etsin kimin alca varsa da gelsin alsın sahabeden birisi çıkmış demiş Benim alacağım var Ne oldu demiş filanca savaşta benim sırtıma kırbacı geldi Hazreti Ebubekir efendimiz malının tamamını teklif etmiş kısası olacak ya demiş ki ne kadar malın varsa senin olsun kısasta vazgeç demiş yok sahabeler ağlıyorlar perişan ediyorlar kendilerini o sahabeye gidiyorlar yalvarıyor yakıyorlar ne istiyorsan söyle diyorlar kısasta vazgeç vazgeçmem diyor sahabe Allah resulü Hasta üzerine su döküyorlar ayıltılır kırbaç vuracak diyor ki benim sırtım çıplaktı o zaman hani kısasa leğin üzerine vurulmayacak Yani çıplaktı benim sırtım Onun da çıplak olacak sırtı soyuyorlar Allah resulünün sırtını sallallah Aleyhi ve Sellem’in kısas olacak sonuçta geliyor sonra sahabe peygamberlik mührünü öpüyor diyor ki ben bu peygamberlik mührünü öpmek için bunu yaptım niyeti bu yani bu sefer Allah resulü de dönüyor ona cennetlik birini görmek istiyorsanız buna bakın diyor peygamber mührünü öptü maneviyatta seyri sulukta işin sonuna doğru o kimse Veli mürşid-i Kamil olacaksa o da peygamberlik mührünü öper öptürür o öptüğü zaman öpmesi onun zamanın kutbu olduğuna işarettir Bu da size ayrı bir ölçü olarak kalsın o yüzden Cenabı Hak Normalde kime hidayeti nasip ettiyse o doğru yoldadır ve Eee bu Hidayet böyle cebriyye de kaderiyye de düşmeden bunu böyle nasıl Açıklayacağım diye söylüyorum yoksa bende açıklaması çok basit bunun Yani bendeki açık laması ne ayanı sabit Dee Nura gidenler yani ayanı sabit Dee Nura gidenler Hidayet Erdi ayanı sabit eden Nara gidenler cehennemi boyladı ben de basit bunun basitçe böyle ama bunu hani böyle söyleyince herkes ya cebriyye girecek ya kaderiyye girecek Allah muhafaza eylesin ha bir tarafına da hani şöyle denilebilir anan bana ne isteyen cebriye gitsin isteyen kaderiye gitsin denilebilir ya Yok ben öyle demiyorum yani o bizim yine ayağını sabit eki cüz irademizle alakalı ayağını sabit de cüzi irademizle Biz nereye gittik Nura gittik ve cüzi irademizle Nura gidince Hidayet nuruyla nurlandı ama bunu lütfeden bunu ikram eden bunu İhsan eden Cenabı Hak yine kendimize bir Paye çıkarm çıkarmayalım hiç olun Hiç diyor ya biz hiçliği seçelim yani orada bunu Normalde Cenabı Hak lütfetti o ihsan etti kendi nefsine Paye çıkarmam adına sufiler kendi nefislerine Paye çıkarmazlar dışarıdan bunu görmeyen anlamayan Bunlar kaderiye Olmuş veya Bunlar işte cebriye olmuşlar çıkarlar değil biz kendimizce bütün efal ve sıfatımı cenabı Hakk’a Eee yükleriz Allah’tır çünkü bütün sıfatsız kendi üzerimizde kendimizden görmeyiz onu Sufi üzerindeki lütfu ikramı ihsanı üzerindeki rahmeti hidayeti bereketi üzerindeki olumlu olan bütün herhangi bir şeyi kendinden bilirse Helak olur sufiler bunları kendinden bilmezler Allah’ın lütfudur ikramıdır ihsanı IR Cenabı Hakk’ın rahmetidir bereketidir Cenabı Hakk’ın katından inayeti katından verdiği bir şeydir bizim bizi bize bırakmış olsa biz nerelerde sabahlarız belli olmaz bizi bize bırakmış olsa biz nefsimize de uyarız heva hevesimizi de uyarız şeytana da uyarız Biz her şeye uyarız bizde de nefis var hepimizde nefis var ama Cenabı Hakk’a biz dua ediyoruz alıyoruz ya rabbi diyoruz sen bizi ilmi ezelinden Muhammed’i yapmışsın ilmi ezelinden kendimize bir Paye çıkarmıyoruz ilmi ezelde Bize bizim Muhammed’i yapmışsın Muhammed’i yapmakla kalmamışsın Ahir Zaman olarak göndermişsin Onunla da kalmamışsın her tarafta lağım gibi kirlilik pisik her türlü melanet her türlü zulüm her türlü kar L her türlü cehalet her türlü Şeytaniye hayvaniye nefsaniyet kol gezerken bataklığın içinde Gül misali bizim Muhammed’i yapmışsın olmadı kendini sevdirmiş olmadı kendine aşık etmişsin olmadı Muhammedi Mustafa’ya dost etmişsin olmadı Muhammedi Mustafa’ya dost olanlarla bizi dost etmişsin kendi dostlarınla dost etmişsin Bizi gerçekten kemalat ehli olan bir yola sevk etmişsin bu senin lütfun bu senin ikramın bu senin ihsanın bu senin bize rahmetin bu senin bize bereketin bu senin bize lütfun bu senin bize mecanin ikramın bizim hiçbir şekilde çalışmamızla gayretimiz de mücadelemizle biz ulaşabileceğimiz bir nokta ulaşabileceğimiz bir hal değil bu ben kendi Nefsim için söylüyorum değil karanlıklardan aydınlığa çıkaracak olan Allah’tır bataklıktan seni dağların o Bahar bahçelerine çıkaracak olan Allah’tır cehennemden kurtarıp Cennet bahçesine seni koyacak olan Allah’tır Cennet bahçesinde yaşatacak olan Allah’tır Cennet bahçesinde nimetlere olan Allah’tır Allah’ın lüt ikramı ihsanı Merhameti olmadığı müddetçe Sen zikrullah’ı da Sevemezsin Sen Zikrullah alakasına da duramazsın Sen bir Üstada gidip biat da edemezsin Bir Üstada da bağlanamaz Cenabı Hak gönlüne o muhabbeti koyacak olan o Hidayet nurunu koyacak olan o Zikrullah nurunu kalbine yerleştirecek olan o feraset nurunu kalbine koyup seni doğruyu yanlışı gösterecek olan o ondan başka Tapılacak Allah yok her şeyi yapan o öyle olunca hidayeti bahşeden irşadı bahş eden ikram eden de kim Allah ezelde bağışladığın İrfan katrına denizlerine ulaşt ulaştır ezelde dedi Hazreti pir’in Ruhlar aleminden önce ruhlar alemi yakın Alem çünkü uzak Alem değil ezelde dediğinde Ruhlar aleminden önce Henüz daha ruhlar alemi yaratılmaz önce ben onu Arabi düşünüyorum ayağını sabite diyorum ona veyahut da nuru muhammediyenin içinde Henüz daha hiçbir şey varlığa bürünmüş Ken Allah tanınmak sevdi ve bir şey yarattı O yarattığı şey Allah’ı zikretti Allah’ı hamd etti tesbih etti tenzih etti Allah bilinmek ikten hoşnut oldu ve diğer şeyleri yarattı O bir şey yaratıyor o kendi ruhundan ve nurundan yarattı Hz Muhammed Mustafa’nın ruhu ve Nuru O yüzden varlığın tamamında onun ruhu ve nuru vardır Hangi perdeye geçersen geç hangi makama gidersen git hangi makamda durursan dur seyri sülukun neresinde olursan ol neresinde olursan ol adım attın her yerde Muhammed Mustafa’nın sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin ruhaniyet ve nuraniyyeti vardır senin elinden tutup götürecek olan da gerçek manada odur Sen sana mihmandarlık yapacak olan odur Eğer senin serri sülukun Zirveye doğru gidiyorsa en son İsa Aleyhisselam İsa aleyhisselam’dan sonra Muhammedi Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem girer devreye ha üstadın hep yanındadır o ayrı mesele o delildir Çünkü Üstat delildir eğer o bir mürşid-i Kamil ise delildir o mürşid-i Kamiller delilikler devam ederler ta ki sana mürşid-i kamillik hırkası giydirilen kadar sana mürşid-i kamillik hırkası ve tacı giydirildi üst ının işi biter ama sen edebi adabı terbiyeyi asla bırakmazsın üstadına hep hürmetle davranırsın bu ayrı bir meseledir ama üstat bu manada bütün seyi Sülü noktasında delil hükmündedir işte Hazreti Pir diyor ki ezelde bağışladığın İrfan katresi İrfan damlası Biz bir İrfan damlası bu İrfan damlasını denizlerine ulaştır yani o İrfan deryasını ulaştır Sen ilmi Ezeli nuru muhammedinin içerisinde bir İrfan damlası damlattım üzerimize Hani bir E şey var ya hadis-i Şerif Allah kainatı karanlıkta yarattı bütün her şeyi karanlıkta yarattı Sonra onların üzerine nurunu saçtı saçtı nurunu bu işin Zahir tarafı bakın avam tarafı kime o Nurdan üzerine tecelli ettiyse o hidayeti buldu bu işin Zahir tarafı bu işin avam tarafı açıklamak için bu işin hül Has tarafı ilmi ilahide yani nur muhammedinin içinde nuru muhammedinin içerisinde sana bir İrfan damlası bu böyle şey gibidir Hani e oradan örnek veriyorum ya Hep ben size bir tohum gibi küçücük bir tohum küçücük minnacık hücre kadar bakın hücre kadar bunu görürseniz Allahu alem Herkes başka türlü görebilir senin kalbinin içerisine küçücük bir hücre kadar yerleştiriliyor kalbinin içine orada senin o manevi alemin içerisinde senin kalbine küçücük hücre gibi bir şey yerleştirildi İrfan tohumu Hidayet tohumu arifi billah lık tohumu küçücük bir şey o sende büyük kocaman ağaç oluyor senin faziletine göre nereye kadar o ağaç saracak nereye kadar gidecek kaç kıtaya gidecek kaç bölgeye gidecek Cenabı Hak hepinize göstersin inşâallah sarıyor böyle işte Hazreti Pir diyor ki o küçücük İrfan katresi damlası var ya onu diyor benim deryana ulaştır yani o katreyi bana verdin o Katre ile beraber Çünkü her zerre külüne ulaşmak ister bir yağmur tanesini düşünün Dağın tepesine yağmur tanesi damlar o yağmur tanesi orada Durmaz O geldiği yere gitmek ister ne yapar Yağmur taneleri birbirleriyle buluşur Bir küçücük bir dere oluşur dereden Irmak oluşur Irmak nereye doğru gider deryaya doğru koşar Sizler o küçücük Yağmur taneleri gibisiniz bir dere oluştu O dere ırmağa gidiyor Irmak kim Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem o Irmak nereye koşuyor Allah’ın deryasına koşuyor Vuslat deryasına İrfan deryasına Hidayet deryasına Hikmet deryasına arifi bahl deryasına koşuyor o bilinmekliğimi koşuyor hikmetin sahibi o Hikmet deryasına koşuyor hazre Pir diyor ki o küçücük Damla İrfan katremiz senin deryana ulaştır deryana ulaştır Amin amin İşte o Nura Ezeli ilimde sahip olan kimse bu dünyada da o nurun üzerine gidiyor kim bunu gitmez hain olan kim gitmez vefasız olan kim gitmez Allah’ın vermiş olduğu nimetlere kör olan kimse Allah’a sırtın dönüyor Allah’a sırtını dönünce de Cenabı Hak diyor ki bu nankör Allah nankörleri sevmez bu vefasız Allah vefasızlar sevmez bu hain Allah hainleri sevmez bu kim bu Allah’a sırtını döndü Allah Allah diyor e sırtını dönenleri sevmez o da sırtını döner kendisini unutturur diyor kendisini unutturur Allah muhafaza eylesin işte hazre Pir diyor ki Tabiri caizse Ya Rabbi bu e ilahil bağışladığın bu Hidayet feraset Hikmet nurunu senin ilmi ilahine ulaştır Amin Çünkü o Katre o Katre çok önemli Hazreti Pir böyle Katre demiş Katre ne bir su damlası küçücük bir su damlası canımdaki bir Katre ilimden ibarettir canımdaki bir Katre ilimden ibarettir onu ten hevasından ten toprağından kurtar bu topraklar onu örtmeden bu rüzgarlar onu kurutmadan Önce sen helas et kalbimize bahş ettin İlm ledün sırrıma ruhuma bahş eyledin ilmi ledün heva ve hevesimiz kurban etme Amin kurban et ie müsaade etme Amin ilahi ezelde bahş ettiğin hidayetini ferasetini zati Nuri tecellilerini hepimizin üzerine arttır Ya Rabbi Amin işte de Hazreti Pir diyor ki canımdaki bir Katre ilimden ibarettir canımdaki bir Katre caki olan o Katre ilimden ibarettir onu ten ten toprağından kurtar ten hevası dedi hava şimdi hava bir şey ne yapar kurutur mu kurutur e toprağa düşse toprakta çürür çürür Cenabı Hak cenab baka yalvarıyor Verdiğin bu ilmi rüzgara verdirip de heva Hevesimi uydurup da rüzgara verdirme Rüzgar kurutur Verdiğin bu ilmi bizde arttır Eğer toprağa düşerse çürür yine bir işe yaramaz ve toprak onu örtmeden rüzgarlar onu kurutmadan Sen onu iyi eyle Koru muhafaza eyle Amin Hazreti Pir Allah’a yalvarmaya devam ediyor münacat devam ediyor Gerçi rüzgarlar onu kurutsam Mahvet bile sen onlardan tekrar kurtarmaya ve almaya kadirsin Biz nefsimize uyduk Biz heva hevesimizi uyduk Biz yanlışlıklara düştük Biz kendimizi bile bile altını lağımı atar gibi kendimizi Biz altın olduğumuzu Gözümüz köreldi kendimizi lağıma attık Allah haram etti biz gittik harama bulandık Allah Namaz kılın dedi Biz gittik namaz sız lığa daldık Allah oruç tutun dedi Biz gittik oruçsuz dağa daldık Allah beni zikredin dedi Biz kalktık onu unuttuk heva hevese düştük yanlışlığa düştük nefsimize uyduk Ya Rabbi sen bu nefsimize uymuş duumu bakma biz bunu Normalde rüzgara verip bunu kurutsak da toprağa verip bunu çürüt de sen yeniden bunu bahş etmeye yeniden bunu bize lütf etmeye yeniden ikram etmeye kadirsin bize yeniden lütfeyle Amin yeniden ikram eyle Amin yeniden ihsan eyle Amin gönüllerimize yeniden ilham eyle Amin gönüllerimize yeniden feraset nuruyla nurlandır Amin ecmain Necm Suresi ayet 43 Şüphesiz ki güldüren de ağlatan da odur güldürecek olan da ağlatacak olan da sensin yeşertecek olan da kurutacak olan da sensin Biz hata yapıp hata yapıp yanlışlık yapıp eksikliğe ve noksanlığı düşersek kalbimize ilham edip o eksiklikten o noksanlıktan kurtaracak olan da sensin bizleri kurtar Amin Necm Suresi ayet 44 öldüren de dirilten de odur Biz kendi heva hevesimizi oyduktan gelen Zikrullah nurunu boğduk Biz heva ve hevesimizi uyduk sen bize lütfettin ikram ettin ihsan ettin mana perdelerini açtın mürşid-i kamiline ulaştırdı Pir Efendiler le tanıştırdın peygamberlerle tanıştır Biz bunlara layık değildik Sen göğün kapılarını açtın hazinelerini gösterdin cennetini gösterdin cehennemin vahşetini gösterdin sen bize kabri gösterdin sen bize mahşeri gösterdin hesabın çetinliği gösterdin Melekleri gösterdin Melekleri tanıttın Sen gayp aleminin kapılarını açtırdın levh-i mahfuzu gösterdin ilmi ilahi gösterdin Ruhlar alemini gösterdin ama biz heva imizi uyduk Biz nefsimize uyduk Biz ne oldum delisi olduk biz kendi kendimizi ucba düştük kibirlilere Ne Düştüysek düştük Biz elimizdekini kaybettik Sen öldüren sensin dirilten de sensin Biz nefsimize uyduk kendimizi o öldüren deryaya attık sen bizi dirilt ya rabbi Amin dirilten sensin neşvü Neva edecek olan sensin nasıl Bahar mevsiminde binlerce bitkiyi yeniden diriltiyorsun Bizim de gönlümüzü öyle dirilt ya rabbi Amin Biz Sonbaharda geldik biz kışta geldik biz baharı göremedik Biz yazı da göremedik Bahar nedir bilemedik yaz nedir bilemedik doğduğumuz günden beri çileden çileye geçtik çileden çileye yürüdük bu hayatı biz Son Bahar ve kış olarak yaşadık biz Bahar nedir bilemedik Ey merhametleri merhametlisi son nefesimizde dahi olsa bizi baharı yaşattın kullarından eyle Amin bizim sevimiz sensin koruyan mız sensin kollayan mız sensin Senden başka ilah tanımadık senden başka Allah tanımadık gönlümüze ne vahy ettiysen ne ilham ettiysen biz onu söyledik onu söylemeye çalıştık hata yaptıysak Yanlış yaptıysak eksik yaptıysak noksan yaptıysak sen bize en güzel affını aff eyle Ya Rabbi Amin ölüm senin hayat senin bizi ne ölümden korktuk Ne hayattan korktuk ne ölümü bakarak tan geri döndük Ne hayata bakarak tan geri döndük Sen neyi yaşatmak istiyorsan bizim önümüze koydun biz onu yaşadık Senden gelen dedik başımıza Taç ettik Senden gelen dedik gönlümüze Sultan ettik Senden gelen dedik ayağımızı taş alsa da bakmadık Senden gelen dedik Yolumuz dikenli de olsa bakmadık Ey merhametlilerin en merhametlisi bizleri yeniden defalarca dirilttiğin kullarından eyle Amin sen aşıklarını öldürmeyi huy edinmişsin güzellerin huyu bu Sen bir can alır binlerce Can bahş edersin sen bu köhnemiş Canımızı al bu günahlara girmiş olan Canımızı al da bize yeniden taptaze yeni bir hayat bahş eyle Amin Amin sen istediğin gül bahçesini Bozar yeniden gül bahçesi yaparsın istediğin gülü kökler yerine yeniden yeniden yeni bir gül bahçesi dikersin Ey merhametlilerin en merhametlisi susuz kaldık börtü böcek bizi çevirdi Biz bilemedik onlarla baş edemedik börtü böcek bizim yaprağımı yedi Bizim kendi dalımızı kuruttu bedenimize girdi bedenimizi kuruttu sen bize yeniden bir beden bahç eyle de Biz o yeniden seni sevmenin sana aşık olmanın senin yolunda gitmenin zevkini bizlere tattır Ya Rabbi Amin sen istediğine istediğin yerde istediğin gibi verirsin sen istediğini istediğin anda istediğin yerde Virane edersin harabat edersin sen istediğini istediğin yerde şahane bir şahane bir şahane bir hayat kurarsın cennet bile ona döner gıpta ile bakar sen o Tıp ile bakılacak bizlere hayatını sun ya rabbi Amin havaya giden yahut yere dökülen katra senin kudret hazinenden nasıl kaçabilir nasıl kaçabiliriz ki senin kudretin kuvvetin her yanımızı sarmışken bizim gidecek sığınacak bir yerimiz mi var ki göklerin de nuru yerin de nuru senken ve gökleri ve yeri mülkiyetini alıp da onları sevk ve idare eden senen yerin de göğün de Rabbi senken Biz kimiz ki hiçten başka bizim kalkıp da kaçabileceğin bir yer yok yine senden sana Kaçarız yine senden sana koşan yine senden sığın sana sığınırız Senden başka gidecek kapı senden başka sığınacak kapı senden başka yalvaracak bir kapı yok tanımadık da zaten bilmedik her döndük Seni gördük her döndük seni bulduk her baktık seni bulduk nefsimize uyduk senin gözünün içine baka baka heva ve hevesimiz kurban olduk Ama senden başka bir kapının da olmadığını biliyoruz hani var ya bir kul günah işledi döndü tövbe etti Allah dedi ki rabbim kendisini affedecek olan ilahın Rabbini tanıdı okul affettim dedi yine okul günah işledi yine döndü tövbe etti Allah dedi ki kendisini affedecek olan Rabbini hatırladı affettim dedi kul yine günah işledi yine kul döndü tövbe etti Allah dedi ki Rabbini hatırladı affedecek olanı hatırladı affettim dedi işte işte okul bizleriz Ya Rabbi sen tövbemizi kabul ettin affettin biz yine günaha girdik döndük Tövbe ettik biz yine günaha girdik döndük Tövbe ettik biz yine günaha girdik ve hep böyle bu ne yazık ki böyle devam etti ama yeniden bizi İhya edecek olan yeniden bizi ayağa kaldıracak olan sensin senin bu Kudret Denizinin senin bu Kudret perdenin dışında bir şey Mümkün değil bunun dışı da yok zaten ki o yüzden biz ne tarafa dönersek dönelim dönüşümüz sana yok Olsa yahut yokluğun 100 kat dibine girse bile sen onu çağırınca başına ayak yapıp koşar Biz yok olsak bu beden yok Olsa bu can yok Olsa ve yokluk alemine atılsa o yokluk aleminde o yokluğu yaşasa yoklukta fena olsa yoklukta fena olup izi ismi dahi kalmasa o karanlık yoklukta izi ve ismi nefesi dahi kalmasa ve o yokluk alemin hiçbir şey yokmuşçasına dursa Sen hitap etsen Sen lütf etsen Sen ikram etsen Sen Bizim ismimizi ansan başlar ayak olur ayaklar baş olur her şey yeniden İhya olur yeniden sana koşulur Sen istersen yokluğun endirin dibine at biz senin kullarınız sen çağırınca yokluğun dibinden yeniden dirilir koşar geliriz yüz binlerce zıt zıddını mahveder sonra senin emrin yine onları varlık alemine getirir Aman ya Rabbi her an yokluk aleminden varlık alemine Katar Katar yüz binlerce k gelip durmada hep zıt zıddını yok ediyor Kadın erkeği yok ediyor erkek kadını yok ediyor zıt zıddını yok ediyor karanlık aydınlığı yok ediyor aydınlık karanlığı yok ediyor zıt zıddını yok ediyor iyilik kötülüğü yok ediyor kötülük iyiliği yok ediyor siyah beyazı beyaz siyahı yok ediyor Zalimler masumları yok ediyor masumların masumluk varı zalimleri yok ediyor bu bütün zıtlıklar zıtlıkları yok ederken bir bakıyorsunuz su ateşi söndürüyor Ateş suyu kaynatıyor buhar ediyor yok ediyor ve bir şey yok olmuş olarak gözümüze görünürken Cenabı Hak onu tekrar varlık alemine sürüyor buharlaşmış olan su yine öbür taraftan ne oluyor yağmur oluyor kar oluyor yeniden geliyor önümüze geliyor kötülük her şeye hakim olmuşken bir iyilik nüvesi oradan çıkıyor kötülüğü yeniyor kötülük yerle Yeksan oluyor kötülük yerle Yeksan olmuşken o kimse heva hevesini uyuyor gidiyor küçücük bir kötülük işliyor bundan bir şey olmaz diyor o küçücük kötülük o kimsede büyüyor iyiliği yerle Yeksan ediyor sağlıklı bir vücut küçücük bir hücre küçücük bir hastalık ona giriyor bütün vücudu yok ediyor vücudu sarıyor Ama onun Pan zeheri gibi olan şifası küçücük bir şey küçücük bir hap veriyor bir doktor o hapı yutuyor o kimse o küçücük hap onun vücudundaki rahatsızlıkları yok ediyor zıtlar zıtları mahvediyor bu ta varlığın başlangıcından beri zıtlar zıtları mahvetmeden ve her mahv olunan yok Ulan bir zıt yine Cenabı Hakk’ın kudret ve kuvvetiyle yine varlık alemine geliyor bakıyorsunuz kötülük hiç yok olmuyor bakıyorsunuz iyilik hiç yok olmuyor bakıyorsunuz Ateş hiç yok olmuyor su hiç yok olmuyor her şey bu varlık Denizinin içerisinde ve devirden daime devam ediyor ve her gün o yokluk alemine Katar Katar varlık alemine bir sürü Suretler geçiyor böyle o varlık alemine doğru yürünen bir yol görünse Siz o yolun en Zirve noktasına çıksanız baksanız oradan suretlere bürünmüş birçok varlığı göreceksiniz ve geriye doğru baktığınızda Evet yok geliyor Bu işin en ilginç noktası her an oluyor Bir an yok ki yokluk aleminden varlık alemine bir şey çıkmamış olsun zamanın en küçük bir birimi olarak düşünün O en küçük biriminden o yokluktan bu kapı diyelim kapının öbür tarafı yokluk olsun bu kapıdan işte zamanın en küçük biriminden yüz binler değil Milyonlar değil milyarlar değil sayısız varlık sureti geçiyor tanıdıklarınız oluyor tanımadıklarınız oluyor ama her on o varlık deryasına habire Sizin bizim hepimizin bütün varlığın sureti geçiyor Ve o varlık sureti yürürken işte bir kapı daha var orada her şeyin yok olduğunu görüyorsunuz var olan her şey burada varlığa bürünen her şey orada yokluğa bürünüyor tekrar ve buna Kudret kuvvet yetiştirmek Buna nefes yetiştirmek buna bir şey yetiştirmek herhangi bir şey yetiştirmek mümkün değil gayri hakil bir şey cenab-ı hak bunu kudret ve kuvvetiyle her an yapmakta haşır 24 O yaratan yoktan var eden yarattıklarını şekillendiren Allah’tır en güzel isimler onundur Göklerde ve yerde olan her şey onu tenzih ve tesbih eder O her şeye galiptir hüküm ve hikmet sahibidir M haşur Suresi 22 23 24 önemli surelerden birisi biliyorsunuz Bu konuda hadis-i Şerif var Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Hani Buyuruyor ya Kim sabahladığında üç kere bu haşır suresinin bu ü ayeti okursa kim akşam nadına da bu üç ayeti okursa diyor Ona Cenabı Hak 70.000 melekle Onu korur kollar 70.000 Melek onun vekili olur diyor Haşir suresinin son 3 ayeti 22 23 24 içinde İsmi Azam barındıran enteresan ayetlerden birisi işte o böyle her şey yoktan var eden ya Yani o böyle bu vakıf binası yok bilin burayı böyle bir vakıf binası yapmaya kalksak bize önce ne lazım önce jeoloji mühendisi lazım deprem bölgesi yap Bursa jeoloji mühendisi lazım Biz buraya büyük bir yatırım yapacağız böyle bir bina yapacağız Burası deprem fay hattında mı değil mi önce ona bakacağız ardından toprağın sağlamlığına bakacağız yani sağlam Toprak mı Yani toprağı sağlamsa zemini sağlamsa buraya bina yapmak kurulur insan da aynıdır insan sağlamsa zemini özü sağlamsa onun üzerine bina kurulur Ondan sonra ne lazım bize eee bir mimari lazımsa bize bir Mimar lazım Öyle değil mi O mimar gelecek bizden Neyi istiyorsun biz diyeceğiz ki böyle böyle Bunları bunları istiyoruz dışsal bir mimari özellik çizecek bize öyle değil mi ardından O mimar özelliğine göre ne lazım bize inşaat mühendisi lazım değil mi yani hesaplayacak kitaplı Nereye ne konacak onları koyacak Ee statik mühendisi lazım değil mi demirini betonunu ayarlayacak elektrik mühendisi lazım nereden ne geçecek elektrikler başka pis su temiz su Havalandırma Isıtma Soğutma bakın Ne kadar Mühendis lazım ya değil mi daha yolun başındayız ardından e binanın kabası bitti bilmem nesi Bitti e şuraya şu lazım buraya bu lazım iç mimar lazım Ee bir de bakın burada süsleme sanatları da var değil mi Bir de o ne olacak süslenecek işte boya lazım süsleme sanatçısı lazım ne diyorlar ona Cafer ne diyorsunuz Onlara bu süslemeleri yapanlara Hattat yazıyor Nakkaş Nakkaş diyen kalmamıştır zaten şimdi değil mi Nakkaş nakşeden Neyi nakşediyor acaba hayalini mi nakş ediyor evet bu süsleme sanatını yapacaksa Bir de hayal lazım ona Bir de düzgün Hayal lazım süsleme yapacak Çünkü ne yaptırıyorlar tekstilciler desen çizdiriyorlar Ünal desen ne yaptırıyorsunuz model çizdiriyor modelistlerin var değil mi onlar kendi kendilerine Hayal ediyorlar değil mi mod Hayal ediyorlar Hayal satıyorlar Evet Allah razı olsun bak modeli var Hayal satıyor Bir de yani o şeyin Ne o bir de böyle hayali kuvvet Değil Hayal satan birisi lazım boyalar lazım malzemeler lazım lazım da lazım lazım da lazım O Biz bunu yaparken belli bir ilimle yapıyoruz Öyle değil mi kendimizce yeteri kadar bir ilim var o ilimle düşündük Şimdi bir de böyle Dogmatik hani İşte buraya bu lazım buraya bu lazım diye ilimle bahsettik Yani normalde bir inşaatla ilgilenen veya bir mimara desek ki ya böyle bir şey yapsa bizim önümüze o kadar çok şey koyar ki ama biz yapmaktan vazgeç geçeriz ya nerede Mimar bizim böyle bir şeyin çalışması ne kadar sürer komplesi kağıdın üzerine dökeceğiz şurası iki tane yer ya de mi bir ay İyi bir ekip olursa iyi bir ekip dedin kaç kişiden kuruluyor dinlerken yorulduk Sıralama doğru mu benim Evet ama Cenabı Hak öyle değil o y var ediyor ya bütün mühendislikleri kendi zatında toplamış yolluktan varlığa çıkaracağı zaman ilk önce takdir Onu Bakın bu sırlama da sıralama da önemli Hani diyor yarattı O yaratan yoktan var eden yarattıklarını şekillendiren Allah’tır Göklerde ve yerde ne varsa her şey onu tenzih eder o zaman önce Cenabı Hak için ne yapıyor Cenabı Hak bir şeyi yaratmaya Takdir ediyor Ben böyle yavaş yavaş anlatacağım böyle Allah katında yavaş değil bu işler Hani düşündüm takdir ettim ondan sonra böyle bir böyle böyle bir şey yok Yani ben böyle Herhalde anlatmak özürlü olduğumdan dolayı böyle uzun uzun anlatacağım yokluktan Varlı yokluktan yokluktan varlığa çıkaran her şeyi önce evvela takdir ediyor Onu takdir etti sonra o takdire uygun bir şekilde yaratmaya başladı yarattı takdire uygun bir şekilde Ondan sonra takdire uygun bir şekilde yaratılana şekil verdi yani onu bir şekle büründürmek var artık önce takdir etti takdir ettiğinde bir şey yok da ondan sonra onu yarattı varlık alemine sürdü yarattığı anda ona şekil de verdi yarattığı anda bu o kadar çok hızlı ki bunu dünya noktasında zaman olarak bunu zamana atfetmek bunu ölçmek biçmek mümkün değil bu mümkün değil Bakın tekrar söylüyorum bu mümkün değil yani takdir yaratma şekil verme bunu böyle zamansal açısından düşündüğünüzde Bu mümkün değil Bakın bu mümkün değil ama Cenabı Hak yokluktan her an bakın yokluktan her an yani sizin suretlerinize büründü her an bu her an biz henüz burada sohbet ederken Dahi Biz her an bizi burada yokluk kapısından gidiyoruz biz komple bütün varlık o yokluk kapısında gidiyor Her an buradan varlık kapısından Tekrar giriyor ve hiçbir şey aynısı değil benzeri benzeri Tabiri caizse bir Mustafa Özbağ Bu Kapıdan daha girerken bir Mustafa Özbağ o kapıdan çıkıyor bakın bir Mustafa Özbağ buradan kapıdan girerken bir Mustafa Özbağ buradan kapıdan çıkıyor ama bunu zamanın en küçük birimi olarak düşünün O bütün kainatı böyle Yoktan var ediyor yeniden var ediyor bütün her şeyi senin hücreni damarlarını her şeyini bütün varlığı düşünün öyle bir Kudret öyle bir kuvvet O yüzden o yoktan var eden ismine elbari isimi yani eşsiz bir şekilde her şeyi yaratan o Yoktan var ettiklerini benzersiz şekilde tasvir eden şekil vermek el müsavir İsmi Şerifi böyle olunca o yaratma Halık O da El Halik ismi Şerif yaratma o elbari İsmi Şerifi O el Musavvir İsmi Şerifi ve Cenabı Hakk’ın bütün sıfatları hiçbir an yok ki tecelli etmesin bütün varlığın üzerinde işte Hazreti pir de Böylece diyor ki dua ediyor Aman ya Rabbi O her an yokluk binlerce kervan gelip durmakta diyor Rabbim bizi onları görenlerden eylesin amin bu geceyi Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin Uhud’da yapmış olduğu duayla kapatmayı Niyet ettim İnşallah Rabbim Cümlemizi onun duasına Nail olanlardan eylesin Amin Allah’ım bütün hamd Sanadır Amin Senin dürek senin dürdü yayacak senin Hidayet verdiğini saptıracak senin sapıklıkta bıraktığına Hidayet verecek senin vermediğini verecek senin verdiğini engelleyecek senin uzaklaştırdığını yaklaştıracak senin yaklaştırdığımızda Amin Allah’ım senden sona ermeyecek ve değişmeyecek devamlı nimetlerini dilerim Amin Allah’ım ihtiyaç gününde senden Nimet korku gününde emniyet dilerim Amin Allah’ım verdiğinin kötülüğünden vermediğin kötülüğünden Sana sığınırım Amin Allah’ım Bize imanı sevdir Amin ve onu kalbimizde Ziynet kıl Amin bize küfrü günahları ve isyanı çirkin göster Amin bizi rüşte erenlerden kıl Amin Allah’ım bizleri Müslümanlar olarak öldür Amin Müslümanlar olarak dirilt Amin fitneye düşmeyen ve rüsvay olmayan salihlere kat Amin Allah’ım elçilerini yalanlayan senin yolundan alıkoyan kafirleri k Amin azabını onların üzerine kıl Amin Allah’ım ey gerçek ilah kendilerine kitap verilen kafirleri kahreyle Amin ecmain Allah gecenizi hayır eylesin amin haklarınızı helal edin Helal olsun Önümüzdeki cumartesi malum Beraat Kandili Allah izin verirse Yine her zamanki salonumuzda Beraat Kandilimiz icra edeceğiz Allah izin verirse iftarı orada yapacağız inşâallah Allah gecenizi hayırlı eylesin elati salavat Amin Önümüzdeki hafta yokuz bir dahaki haftaya 1890 beyitten İnşallah devam edeceğiz 1890 beyit 90 beyit hele her gece bütün Ruhlar bütün Akıllar o uçsuz bucaksız derin denizde batar yok olurlar buradan devam edeceğiz inşâallah.

253. Mesnevi Şerhi 1880. Beyitten – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 ​​​​​​​​​​​, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, TEKİRDAĞ Kutlu Doğum Programı – 7 Nisan 2013. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler