243. Mesnevi Şerhi 1795. Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 243. mesnevi şerhi 1795. beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
243. Mesnevi Şerhi 1795. Beyit Hakkında
Mesnevi Şerhi (1795. Beyit) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (1795. Beyit) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Amin ecmain haklarınızı helal edin Helal olsun Bizden yana da helal olsun İnşallah bugün bir kızcağız bir soru gibi yazmış diyor ne zaman matematik çalışmaya çalışsam diyor kalksam diyor hemen diyor Tevhit çekip salavat-ı Şerife çekesim geliyor diyor matematik çalışasım gelmiyor diyor şimdi matematik çalışmak nefse ağır gelince o kendini tevhit ve salavat-ı Şerife çekmeye yönlendiriyor dedim ona dedim Aynı şey bende de var bu ara dedim Ondan sonra beyitlerden dedim yazıyorum beyit dedim önümde duruyor Bunu şimdi nasıl anlatayım Nasıl dile dökeyim deyince dedim öyle dedim geçiyor zaman dedim O yüzden şimdi bu ara ayaklarımız geri geri gidiyor sohbetten önce bir bunu yazması var bir de anlatması var ya Normalde Şimdi bunlar tel yakan beyitler benim tabirim ne Allah muhafaza eylesin böyle bir bir şeyi Eee Tabii insanın yaşamış olduğu görmüş olduğu hali dile dökmesi zor Bizim Çünkü edebiyatımız o kadar geniş değil kelime dağarcığımız o kadar geniş değil E tabii buna bir de Sufi kelime dağarcı lazım Böyle olunca E Allah beni affetsin Eee Neyi nasıl konuşuruz derdine düşüyoruz Rabbim muhafaza eylesin inşâallah Amin şimdi aşıklık Hani ilahi aşk bir insanın üzerinde tecelli edince bunda Bütün hemfikirdir herkes onlardan çıkan kelamdan o insanlar sorumlu olmazlar Ama gerçekten aşk vurduysa ona o kendisinden sudur eden o kelamdan mesul sayılmaz Bunları normalde bir kimse o halde olmadığı halde bunları terennüm etmesi doğru değil hani buna bu şuna benzer kul mizana çıkarıldı mizana çıkarıldığında Cenabı Hak kulunun kulağına eğildi dedi ki sen bu günahları bunları Bunları bunları Bunları bunları işledin kul üzüldü Allah bir daha onun kulağına bir daha eğildi dedi ki bunların hepsini de aff ettim kul derin bir nefes aldı bir soluklandım bir böyle sevindi hoşuna gitti sonra Allah kulunun kulağına tekrar eğildi dedi ki onların hepsini de hayra çevirdim kul öyle sevindi öyle sevindi ki dedi ki ben ne güzel rabişim sen de ne güzel bir kulm muşsun şimdi bir kuldan beklenmeyecek kelam Ben ne güzel rabişim sen de ne güzel bir kulm musun bu diyor Allah’ın hoşuna gitti Allah tebessüm etti buna şimdi aşıkların hali de bu haldir bu konuda aşk ona vurunca O esnada ağzından çıkan o kelimelerden e kendince sorumlu olmaz Neden Çünkü ilahi aşk noktasında Ayık değildir Ayık Olmayınca o kimsenin Normalde söylediklerinden onu sorumlu tutmamız mümkün değil Eee Hazreti Mevlânâ da ama mesnevisini yazdırırken veyahut da kendi dilinden terennüm edilirken veya divan-ı Kebir kendi dilinden terennüm edilirken yani söylenirken sorunlu değil sebep Aşk vurmuş Çünkü aşk vurunca o kimsenin dilinde dökülen kendisine ait olmaz işte bu hani eee bir Hikayemiz vardı hikayeyi unuttunuz bile öyle değil mi Hani Dudu kuşunun hikayesi vardı bakın Dudu kuşunun hikayesi kaldı araya o kadar çok meseleler Eee sufilik yolunun tasavvuf yolunun önce öyle İnce meseleleri geldi Biz Dudu kuşu Dudu’yu unuttuk hazre pir’in böyle bir hali var Ama sonradan tekrar Dudu kuşuna dönüyor mu Ondan sonra tekrar dönüyor Bu da onun gibi bir şey o yüzden Normalde Araya bir sürü ilahi nefesler Çıktı işte o ilahi nefeslerde birisi yine Ey güzel yüzlü güzel yüzünün zekat ver yine pare pare olan canı şerh et onu anlat bu yine işte dediğimiz gibi böyle sözlerden birisi şimdi Ey güzel yüzü diye Eee seslendiği Allah Celle celalühu o yüzden öyle olunca en güzel isimler Allah’ındır Araf 180 ve Allah’a bu isimlerle dua edin onun isimleri değiştirenleri de terk edin Demek ki en en güzel isimler neymiş Allah’ın mış ve o isimlerle dua edilirmiş ve onun isimlerini değiştirenleri de terk edin diyor o zaman Normalde demek ki Allah’ın isimleri belli Hani nasıl belli işte malum tirmizi’nin naklettiği hadis-i şerifte 99 tane İsmi Şerifi var imamı şfi Ben 1001 tane ismi şerifini tespit ettim diyor bunun gibi demek ki Allah’ın isimleri var bunun dışında Allah’a başka bir isim takıyorsa bir kimse siz onları da terk edin diyor hani bir kim bir baba diyor ya Hristiyanlar demek ki Allah’ın ismini değiştirdiğinden dolayı onlar terk edilecek bunun gibi veyahut da işte eee Allah’ın Allah olduğu kelime olarak anlaşılmış Kur’anı Kerimde bu hani birileri de Tanrı demek için iddia ediyor ya işte yani Tanrı da o manaya gelir Yok canım kardeşim o manaya gelmez Allah Diyeceksin gibi onları da terk edin diyor Demek ki o zaman en güzel isimler kimin Allah’ın ve yine İsra 110 sen o müşriklere şöyle de ister Allah deyin ister Rahman deyin nasıl çağırırsanız çağırın isimlerinin en güzeli onundur yine hadis-i Şerif hayrı iyiliği güzel yüzlü olanların yanında arayın hayrı ve iyiliği güzel yüzde olanların yanında Yarın bir hadis-i şerifte buhari’de geçiyor bu şimdiki de beyhaki iyiliği güzel yüzlülerden talep edin Demek ki iyilik talep edecekse O da güzel yüzlülerden olacak E şimdi Hazreti pir de diyor ki ey güzel yüzlü güzel yüzünün zekatını ver yine pare pare olan canı şerh et anlat E güzel yüzlü deyince onun zekatını ver yüzünün zekatını ver güzel yüzünün zekatını ver E şimdi kim zekat verir İslam fıkhına göre nisap miktarı kadar mala ve paraya sahip olan bir kimse Onun kırta birini zekat olarak verir güzel yüzünün zekatını ver o zaman buradan güzel yüzden benim anladığım Cenabı Hakk’ın Cemali güzel yüz deyince Allah’ın cemali yani Cemali sonsuzsa onun Nisap miktarını Eee mümkün değil hesaplam kaldı ki Bir de Cemal İsmi Şerifi bizde sadece 100 gibi algılanıyor Aslında Cemal ismi şerefi Cenabı Hakk’ın bütün lütuf ve rızasını gösteren sıfatların cemidi bunun altını tekrar çiziyorum Cenabı Hakk’ın Cemal ismi şerifinin altında ne kadar Cenabı Hakk’ın lütuf ve razılık sıfatları varsa hepsi de o sıfatının altında toplanır Cemal İsmi Şerifi de Rahman ismi şerifinin altındadır Rahman İsmi Şerifi de Allah ismi şerifinin altındadır Bunlar ayrı ayrı Cem makamları dır şimdi böyle olunca güzel yüzden Murat güzel yüzden mur Murat Allah’ın cemalidir ve geçen hafta daem Allah’ın Cemaliye ile alakalı Uzunca bir sohbet etmiştim zaten ne manaya geldiğini o zaman hazre Pir diyor ki işte o Cemal makamının bize inceliklerini öğret onun tecelliyâtı bizim gönlümüze ver bu Cemal cemalullah Vuslat olmayan bir kimsenin anlayabileceği bir şey değil Hazreti Pir öyle sözler söylemiş o sözlere karşılıkta karşılık olarak değil anlaşılması için bunu Normalde bir yere bağlayarak Tan anlaşılması zor olan bir mesele bunu Akli olarak da Akli olarak da yorumlamam da zor bir mesele Çünkü Eee Cenabı Hakk’ın Cemal sıfatında O sıfata o tecelliyâta RAM olmuş orada fena olmuş bir kimsenin onu dile dökmesi kadar zor bir mesele yok Belki de benim için zor Allah bizi affetsin O yüzden biz de beyitle işin içerisine girelim sevgilim cemalinin zekatını ver de yine güneş gibi cemalini göster cemalini örtüp gizleme şenliğe benzeyen cemalini göster Aşıklar sana Vefa göstererek canlarını kurban etsinler Cemalin her göze Güneş kesilsin güzel yüzler o güzellikten de daha güzel bir hale gelsin cemalinin zekatı olsun Gözümün Bebeği sevgilinin cemalinin letafeti inden yüzünde kendi aksini gördü onda Cem olup kendini hiç gördü cemalinin renginden Gönlüm kendinden geçti neye re Baba hacet yok cemalini göster de cemalinin ateşi beni semaya çıkarsın Haydi gel canım cemalini gözlemede yine gel Gönlüm Ayrılığın derdinden feryat etmede Yine gel ey aziz ve güzel sevgili Cemalin olmadıkça bu aşığın gözlerinden yaşlar akmada her bakışta O sevgilinin cemalini görsün görürse İçinde şüphe kalmasın Nazar sahibi olduğunu bilsin Hazreti pirden Fettan gözünün ucuyla ve nazla bir baktı da gönlüme yeni bir dağ vurdu o sevgili kirpik kırarak kırparak göz süzerek karşımda Naz ve göz ucu ile gönlümü gıcıklayıcı başlasın yine Naza girişsiz sevgili nazlanırsın Ah ben niyaz ederim ey nazlı güzellik selvisi ne güzel Naz ederek tecelli ediyorsun Aşıklar her an senin bir nazına karşı binlerce dua etmede güzel Cemalin kutlu olsun Naz elbiseni Ezelden keyd kendine giydirmiş yine Hazreti pirden kanımı bile dökse ona Helal Ettim helal sözünü söyledikçe kaçmaktı seni ilk gördüğüm anda kanım vebalim helal demiştim kan diyetimi sevgiliden istemem sevgiliden Öç almaya kalkışmış O Nazlı Sevgili kanımı An be an dökse de Mustafa Hoşgör şikayet yok hatta ana sütü gibi helal et Geç Gönlüm K Denizi olsa da helal ettim Gönlüm kanlara bulansa da dudağıma kürdan koydum kan kesilmiş Gönlümün acısını kimseye söylemedim akan Kanıma parmak Bas da alnına sür Ey sevgili cümle alem de senin kurbanın olduğumu anlasın garip Mustafa aşkının şahidi olsun yaşayan ölü oldu Mezarıma bir uğra kanım sana helaldir yine Hazreti pirden Madem ki topraktaki Feryad kaçmaktı Kederin kederlim yüreğine niye Gam saçarsın Allah aşıklarının bedenleri toprağa mensupturlar aşıkların feryadın uzaklara gitme Aşkın gamdan Başka ne hüneri var ne zamana kadar Gamım ciğerimin kanını içip duracaksın Gözyaşlarımla isteğimin names yazdım Gel Gel Ki Sen Siz gamdan ölmek üzereyim dedikçe sen uzaklara kaçtın bu ne zamana kadar dedin ki bana bu yolda öyle bir yolcu gerek ki iki alemi ateşe versin yaksın yandırın bu yola faydasız ham ve Gamsız kişi yakışmaz dedin hem de feryadımdan Fersah fersah uzak durursun gel gel de Feryadımı acımı gımı Unutturan İlacımı dudağıma Hazreti pirden her sabah doğudan parlayınca seni Doğu Pınarı güneş gibi coşmak Zuhur etmekte buldu nasıl her sabah güneş doğan ve ortalığı aydınlatır ısıtırsa Güneş ve tüm varlıklar seni bulur ve ancak senden Nur alır Güneş doğmayı da coşmayı da senden alır her an senin derdinden gamından Gönlümün kanı coşmak da gel de gözümün ve Gönlümün coşkunluğu artsın sevinsin geçsin bu akşamlık bu kadar ben bu beyitlerin içerisinden böyle çıktım siz nasıl çıkarsınız bilmiyorum 1800 beyitten devam edeceğiz Önümüzdeki hafta Ey şeker dudaklarına paha biçilmeyen güzel divanen ne bahaneler buluyorsun Sen benim feryadımdan uzaklara gittikçe bu Divanı aşıktan Hep bir bahane buluyorsun bu bahaneleri benim önüme ardı ardıma sır alıyorsun ve diyorsun ki bir nefes sonra bir nefes sonra bir nefes nees sonra nereye kadar bir nefes sonra deyip de bu divane aşığını aldatıp duracaksın aldatmak sana yakışır mı Sen nasıl Kandırıkçı bir sevgilisin ki hep Bah de hep Bah de hep Bah ediyorsun yani Sonra diyorsun Ne zaman bu sonralar sonu gelecek Ne zaman bu sonralar sonuna gelip Sen katına alacaksın yine Eski günlerdeki gibi senin katında Gül dermeye gül koklamaya ne zaman alıp götüreceksin diyelim Bu geceyi kapatalım Evet yarın saat 14’te bayanların Şeb Arus programı var burada bütün bayan Kardeşler davetlidir Böylece Şeb barus programlarımız başladı İnşallah bu pazar değil bir dahaki pazara Bursa’da yapacağız ondan sonraki pazarda Gelibolu’da yapacağız haklarınızı helal edin Helal olsun Bizden yana da helal olsun Cenabı Hak cümlemize affı mağfiret eylesin inşâallah Elf Fatiha selamat.
243. Mesnevi Şerhi 1795. Beyit – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, Mesnevi Okuması (2234. Beyitten) 26.07.2025, İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 . Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.