242. Mesnevi Şerhi 1788. Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 242. mesnevi şerhi 1788. beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
242. Mesnevi Şerhi 1788. Beyit Hakkında
Mesnevi Şerhi (1788. Beyit) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (1788. Beyit) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. amin Her nerede bir müslümana zulm ediliyorsa Allah intikamını alsın Amin ecmain Evet kaldığımız yerden devam edeceğiz ama önce şunu söyleyeyim Osmanlı’da hava Lodos olunca mahkemelere ara veriyorlarmış Lodos esince insanların işte fazla duygusal olur Ondan sonra Alıngan olur verdikleri karar normalden çıkar diye O yüzden Osmanlı Böyle bir uygulama başlatmış kendi zamanında malum birkaç haftadır Lodos iyi o yüzden söylediklerimden sorunlu değilim hani ya bu böyle nereden konuştu oradan mı konuştu Buradan mı konuştu Baştan söyleyeyim Hani deniz kenarında Karadeniz’de Bir alimi Risale yazmış İstanbul’a göndermiş ondan sonra Şeyh İslam’a demiş götür O çok Kale almayacak ona de ki demiş ömründe hiç balık yemedi Neyse talebesi götürmüş şeyhlü İslam’a risaleyi demiş ki ya Karadenizliler demiş Yani çok balık Yar O yüzden hani sıkıntılıdır hemen cevap vermiş talebe demiş Efendim Eee Üstadımız dedi ki söyle böyle söylediğinde hiç balık yemedi dedi böyle bir e Latife var bizimki de onun gibi o yüzden biraz gündüz sohbeti biraz şimdi söylediklerimizden sorumlu değiliz o yüzden dileyen doğru kabul eder dilemeyen doğru kabul etmez gider inceler bakar eder Daha doğrusu bugüne kadar söylediklerimizin hiçbirinden sor sorlu değiliz güzel bir şey bu hani İmam Gazali O Kadar kitap yazmış bir sürü Risaleler yazmış sonra iki yıl Emevi camisinde kendisini minarenin içerisinde inzivaya çekilmiş tasavvufla sufilik de tanışmış sufilik de tanışınca inzivası var iki yıl ik yıl İnziva ediyor çıktıktan sonra diyor ki bugüne kadar yazdıklarımın hepsini reddettim diyor Bugüne kadar ne kadar ne yazdıysam hepsini de reddettim diyor Hepsini atmış kenara bizimki de o hesap O yüzden akıllılarla işimiz yok kendimizde Çok da akıllı birisi değiliz Evet tel yakan beyitlere devam ediyoruz Geçen hafta malum diyordu ki ben biz Karman çorman olduydu o kendi kendinle huzur tavlası oynamak için bu Ben ve bizi vücuda getirdin bu suretle ben ve Senler umumiyetle bir can haline gelirler sonunda da sevgiliye müstahak olurlar Tabii burada en güzel benim çok hoşuma giden şey kendi kendinle huzur tavlası oynamak için mi bu benler Bizler Burası beni alıp götürdü Ben hala daha oradayım oradan çıkmadım da kendimce Tefekkür ettiklerimi kendimce kendi içimde bunları düşündüklerimi sizlere aktaramıyorum cebriyye düşersiniz diye O yüzden ama aynı tehlikeler devam ediyor Ben Biz ben ve bizim varlıkların varlığı ve yokluğu Hülasa söylediklerimin hepsi vardır vakidir teşbih tenzih Hepsi de bir yerde ben biz ve bizim biz ben ve bizim varlıkların varlığı Yani bir varlık var Onun varlığı ve yokluğu yani varlığı ve yokluğu söylediklerimin hepsi vardır vakidir yani ben biz varsınız Aynı zamanda da yoksunuz ben biz ben bizim her ne var ise varlık bu konuda varlığa eee e bürünmüş olan nesneler eşyalar var Aynı zamanda da yokluğu da var yani yok Bu söylediklerinin hepsi de vaki Yani bu söylediklerimin hepsi de doğru işin içinden çıkabiliyorsun hem yoksunuz Hem ben var Hem biz var Hem de bizim var ama ben bizim Hepsi de hem var hem yok tabii yine biz buradan yürüyeceğimiz yer geçen haftadan devam edeceğiz Arabi ekolünden başka bir yerden bunun işin içinden ben çıkmasını bilmiyorum O yüzden benim çıkacağım yer Yine işin içinden çıkac çıkabilecek olduğum yer orası şimdi ben sen varmış gibi görünen varlıklarız Biz varmış gibi görünen varlıklar Sak ve hepimiz de geçiciyiz geçici oluncca Hepsi de bir şekilde yok olacak Yani biz doğarken ölüme doğduk Biz varmış gibi görünen ama aslında yokuz sonuç itibariyle biz yine yok olucaz sonradan yine var oluculer işte Kıyamette ve mahşerde yeniden ne yapacak varlık sahnesine yeniden sürecek şimdi böyle olunca Aslında varmış gibi görünen şey bir müddet sonra yok Olacaksa senin onu varmış gibi görmen Senin hatan yani ay dolunaya dönecek ama baştan Hilal ve baştan hilali gördüğünde Sen kendince diyorsun ki Bu hilal ama arkası dolu onun sonra ne oldu Dolunay Oldu e Dolunay sonradan tekrar hilale döndü görüş olarak baktığınızda hilalden dolunaya dolunaydan tekrar hilale indirgendi yani yokluktan varlığa büründü varlıktan tekrar yokluğa büründü teşbihte hata olmazsa veyahut da biz Önceden insanlar olarak veya bütün varlık olarak önceden yoktuk E sonra Cenabı Hak bizi var etti E sonra tekrar yok edecek bizi biz tekrar yok olacağız sonra tekrar var edecek o zaman buradaki varlığımız bir hayali varlık gibi bir şey yani sonuç itibariyle Biz aslında yokluğa koşuyoruz Biz yokluğa Koşunca bizim varlığımızın esamesi yok Çünkü bizim için zaman 80 Yıl 70 yıl bu varlık perdesinde var gibi görünmemiz 50 60 yıl 70 yıl Sonuçta görünmeyecek ki görünmeyecek o zaman varlığımızın bir hakikati yok varlığımız Fani yani geçici bir varlığımız hakikat noktasında değil kendince hakikat noktasında ama hakikat noktasında değil böyle olunca o zaman bütün her şey yok oluca Her şey bir taraftan bir tarafa gidici Kasas ayet 88 Allah ile beraber başka birini ilah edinme ondan başka hiçbir ilah yoktur hüküm sadece onundur ona döndürüleceksiniz şimdi Allah ilahımız Rabb iz başka bir şeye Allah’tan başka bir şeyi ilah edindiniz herhangi bir şey bu at olur put olur bu ne olursa olsun bu insan olur Neyi ilah edinirsen edin bakın Neyi ilah edinirse edin O yok oluca gidici Kalıcı değil yani Eee eski dille Fani biz bu dili çok hani aşinayız ya fani dünya yani geçici bir dünya fani dünya hayatı yani geçici bir dünya hayatı o zaman Normalde var gibi gördüğümüz nesnelerin var gibi gördüğümüz eşyalar geçici Yani bir müddet sonra yok Ben kendimce Kendime soruyorum Nerede babam yok zahiren görünüyor mu Hayır e rüyanda görürsen manada görürsen göreceksin Peki o varlığı var mı elle tutuyor musun Hayır ne bir suret görüyorsun rüyanda veya halinde peki O suretin kendince varlık değerlendirmesi var mı yok matematiksel bir değeri var mı Yok hocam matematiksel bir değeri var mı gördüğünüz rüyadaki nesnelerin Yok hocam da zaten benden bir sürü matematik şeyler alıyor hocam sıfırları çoğalttım Amin yi her dönemde sıfırlar çoğalıyor bugün muhabbet oldu en son 60a kadar mı Git matematikçiler kaç sıfı Efendim zamanı var 10 üzer -43 saniye yani virgülden sonra 43 basamak gitmek gerekiyor Daha doğrusu 43 tane 0 bölmek gerekiyor Evet ben ilk şeye varoluşa gittim bugün de so esnasında Dedim ki ona sıfır yetişmez dedim ilk Hani ruhumdan ve nurumdan bir şey Yarattım deyince Hani taayyüş eyy yaratmaya zamanlaması yok bunun dedim fizikte tanımlı olan Daha doğrusu evrende tanımlı olan en küçük zaman saniyeni mesela 43 sefer 10A bölmek gerekiyor Yani demek istedim bir saniyeyi 10’a bölüyoruz çıkan sonucu 10A bölüyoruz çıkan sonucu 10A bölüyoruz bunu 43 sefer yapıyoruz tanımlı olan tek zaman bu yani bunun daha altına indiğimiz zaman Eee zaman tanımlı yitiriyor fiziksel açıdan Evet Z zaten zaman tanımını normal tanımlama açısından bitirmesi lazım Evet Yani zaman kesikli oluyor Eee sürekli olmuyor ama sizin dediğinizi tanımlayamıyor duymadım Daha doğrusu Evet çünkü orada hani Hani varlığın üzerindeki zaman tanımlaması Cenabı Hakk’ın yaratmada Hani ilk bir şey Yarattım dediğinde bu zaman tanımlamasının hesaplanamamıştır bilinirliği geçmesi ve bir şey yaratması o böyle bütün zaman birimlerinin Eee hesaplanabilir zaman birimlerinden daha kısa böyle hani an meselesi filan değil yani Bu çok çok kısa olması gerekiyor matematiksel bir hesabının hesabı olmuyor en son nokta Hayal oluyor çünkü o zaman bir var gibi görünen bütün her şey de hayal üzerinden hesaplıyoruz O zaman o var gibi görünen şimdi Böyle olunca da zaten var gibi görünenlerin hepsini de hayal üzerinden yürüttüğünüz de o zaman ortay yerde bir eşya ve insan yok ki onu ilah edinin o zaman bir tek var olan Allah kalıyor var olan Allah kalıyor Allah da zat olarak değil sıfatsız zatıyla sıfatını ayırt edersek yine ayağımız yere sağlam basmaz o zaman zat ve sıfat noktasını tecelliyât ayırıyoruz bakın tecelliyât o zaman Allah’tan başka ilah edilmeme ayet-i kerimesi Normalde ne olursa bakın dikkat edin ne olursa hani illaki bir put olup onu ilah edinmek değil veyahut da ne bileyim insan ilahı edmek değil veyahut da başka bir şey Her ne olursa olsun Allah’ın yerine veya yanına koyduğunuz her şey her şey Ama bir gün yok olacak veyahut da siz onu yok göreceksiniz ve hepsi de ona döndürülecek Hepsi de ona döndürülecek demek hiçbir şey kalmayacak hiçbir şey o zaman Normalde Eee senin bir şeye ibadet ettiysen o da seninle beraber yok olacak veyahut da bir şeyi kendince ilah edindi diysen o da yok olacak o zaman yok olmayacak olan hiç hiçbir şey yok hani meşhur ya Eee İsrafil aleyhisselamın suru üflemesi işte birinci Sur üflenecek kıyamet kopacak herkes Eee ölecek öyle tanımlayalım ardından ikinci Sur üflenecek bütün melekut alemi ve Azrail de ölecek Ondan sonra Cenabı Hak ün Sur CK yeniden dirilecek Ama bu iki ile 3ün Sur üfleme arasında Allah her şeyi her şey nefeslerin alınınca Hepsi de ölünce Hepsi de Tabiri caizse yok olunca Cenabı Hak soracak bugün malikül mülk kim sorduğu soruya kendisi cevap verecek hadisi şerif böyle bugün malikül mülk olan Aziz olan Allah’tır o zaman her şey yok oldu bu alemde Bendi Biz de oydu hem sıfatsız neresiydi birinci tün bilinmezlik ikinci tün Allah’ın Allah olarak bilinmesi üncü taayyün yani eee Derece olarak ayanı sabite eydi Demek ki ayanı sabit de varlıklar bilinirliği geçti sonra dördüncüsü neydi Ruhlar aliy o zaman dördüncüde Hepsi de neye vücuda büründü bakın ayanı sabit de bilinir oldu Ruhlar aleminde görünür oldu göründü o zaman geriye doğru rücu ettiğimizde görünürlük de kayboldu nereye dönüş oldu o zaman tekrar ayağını sabite dönüş oldu yani Görünürlüğü kalma Varlık ve eşyanın bakın Görünürlüğü kalmadı Görünürlüğü kalmayınca Cenabı Hak sordu bugün malikül mülk olan kim cevap verecek hiçbir şey yok Allah dedi ki kudret ve kuvveti elinde tutan Allah kendisi sordu kendisi cevap verdi Çünkü cevap verecek Görünürde hiçbir şey yok bilinir de nerede var ayağını sabit de var bakın bunu tekrar Arabi ekolünden cevaplıyoruz anlamaya çalışıyoruz bilinirlik de var görünürlük de yok şimdi ayağını sabit de bilinirlik de var olan şey tekrar Görünürlüğü çıkar mı Evet ayetti kerimede ne diyor sizi daha önce var eden tekrar sizi var edemez mi müşriklere söylüyor bunu sizi daha önce var eden Yani sizi daha önce varlık sahnesine atan sizi daha önce sahneye çıkaran sahnede size can veren size hareket ettiren daha daha sonra aynı şekilde sizi var edemez mi diyor Evet var eder o zaman normalde sen bir gün olacaksan şimdiden bakın şimdiden Sen kendini var hükmünde görme O yüzden burada Hazreti Pir diyor ki yani ben biz bizler her neyse bütün söylediklerim hem vardır varlığı vakidir görünür hem de yoktur neden yoktur Çünkü bir gün Çünkü bir gün o bu görünürlüğünü kaybedecek görünürlüğünü kaybedecek ne kalacak o kalacak bir tek Ey Kün emri Ey gelmekten ve söz söylemekten münezzeh Allah sen gel Kün emri dedi Yani bir şeye ol dedi Her şey oldu Yasin 82 bir şeyi Murat ettiği zaman onun emri sadece ona ol demektir O da olu verir o normalde Demek ki ey Kün emri dediğinde burada yalnız Cenabı Hakk’ın zatına söylemiyor bunu Ey Kün emri deyince Allah’ın ol demesine söylüyor ol demesine Ey gel denmek ve söz söylemekten münezzeh olan Allah E şimdi Aslında Allah bir şeye ol demekten de münezzehtir biz Tabii bunu ayet-i Kerime mucibince Hani Kün lafzı ol dedi oldu bu müteşabih bir meseledir teşbih bizim anlamamız içindir bu yoksa Cenabı Hak bir şeye ol demez o bundan da münezzehtir o bir kelime konuşmaktan da münezzehtir cümle kurmaktan da münezzehtir o bir şeyi Murat etmekten de münezzehtir biz ona desek ki şunu Murat o Murat etmekten de münezzehtir bunların hepsi de bizim anlamamız için birer teşbih birer örnektir O yüzden Kim ona geld diyecek birine gel demek Emir vakir liktir Emir vakil ben şimdi birisine Salime salim gel diyeceğim buraya bu Emir vak iktir Salime gelir misin diyeceğim bu ricadır Lütfen gelir misin diyeceğim Bu yalvarış tır Allah için bunların hiçbirisinde konuşulması mümkün değildir o Hepsinden de münezzehtir Çünkü bizim ona söz söylemekten de münezzehtir söz de söyleye bunların ama hepsi de birer nedir teşbih teşbih ve müteşabihtir teşbih benzetmedir Biz bir şeye benzetiriz ama o benzettiğimiz değildir Allah’ın zatı ve sıfatları hiçbir şeye benzemez Allah’ın zatı ve sıfatı lı bir şeye de benzetilme o yüzden imam-ı azzam Hazretleri Fıkhı ekber’e Allah’ın görmesi insanların görmesi gibi değildir der bakın burada bir o teşbih dahi müsaade etmez öyle bir teşbih dahi koymaz o zaman bütün bu konuşulanların Hepsi de kurulan cümlelerin Hepsi de birer teşbih ibarettir ayet-i kerimeler de dahil buna Allah bir şeye Kün demekten de münezzehtir dikkat edin buraya çünkü Eğer onu Kün demeye Allah’ı Kün demeye Eee Kün deme noktasında değerlendirirseniz onu sınırdan da münezzehtir bakın her türlü sınırdan da münezzehtir biz Allah’ı tanımlamada ve bilmede sıkıntı yaşayan müslümanlarız yani Allah durdu bir şeye Kün ol dedi oldu veya bir şeyi Murat etti biz bunları böyle söylerken insani vasıflarla bunları algılıyor ve söylüyoruz insani vasıflarla Allah bundan da münezzehtir o yüzden diyorum allah Kün Hani onun üzerinde cümle kurmak Onun üzerinden bir Emir vaki bir şey söylemek onu sınırlandırmak Allah’ı hiçbir sınıra koymanız mümkün değildir Bu gizli şirk olur bak Bakın bu gizli şirk olur her türlü sınırlama her türlü had koyma onu bizi küfre götürür Allah muhafaza eylesin Amin Ama tabii normalde hani Eee ol dediğinde her şey oluyor şeriat noktasında baktığımızda Hani hadis-i Kutsi var ya Ey kullarım benim affettiklerimi Hepiniz de günahkarsın Öyleyse benden mağfiret dileyin de sizi bağışlayayım Benim zengin kıldığımdan başka hepiniz fakirsiniz muhakkak Ben cömertim bol veririm dilediğimi yaparım Benim vergim bir sözdür azabım bir sözdür bir şeyi İstediğim zaman ona sadece ol dedim ol derim o da olu verir bakın burada benim vergim bir sözdür azabım da bir sözdür Allah sözden de münezzehtir ama burada Cenabı Hak teşbih ediyor benzetiyor kulları Allah’ı tanısınlar bilsinler diye teşbih ediyor tanısınlar diye teşbih ediyor yoksa Allah’ın teşbih de ihtiyac yoktur o her türlü teşbih de uzaktır her türlü benzetmeden de uzaktır yoksa biz Allah’ı tam manasıyla anlayamazdık teşbih olmasaydı teşbih olacak ki biz Allah’ı tanımlayalım Biz Allah’ı bilelim o zaman baktığımızda o bütün eee varlıkla alakalı şeyler birer teşbih sanatı hepsinde tenzih edilmesi gerekir cisim cisim olarak görebilir seni ten gözü Seni görebilir mi senin gamlanma neşelen gülmen hayale gelir mi yani sen bir cisimsel cisim olarak bakıyorsun Çünkü mana gözün açık değil mana gözün açık olmuş olsaydı sen onu cisim olarak görmeyecek veya ten gözüyle Seni görebilir mi dediği şey bu cisimle alakalı Siz tabii hemen şimdi bütün İslam dünyasının büyük bir çoğunluğu en 103 103 ayeti kerimeyi söylüyor gözler onu göremez dün akşam mealler baktım büyük bir çoğunluğu Enam 103 öyle meal olarak vermişler gözler onu göremez o ise bütün gözleri görür mealler baktığınızda meallerde öyle yazıyor Dedim ki hayır Bu böyle olamaz Yani bu ayet-i Kerime böyle değildir bunun özü bu değildir düşüncesiyle O da hakkını helal etsin gece yarası bizim Meryem Karadağ hocayı aradım Dedim ki Enam 103’e bana söyle dedim buradaki meallerde gözler onu göremez diyor Oysa Allah görünenden ile görünendeki artırsın İnşallah Eee bu ayetti kerimeyi Türkçeye çevirmeye kalkarsak gözden onu idrak edemez gözler onu ihata edemez Oradaki kelime bu dedi bu ama dedi hani Allah görünmez diyenler Türkiye’de de çok Ya bunlar Allah görünmez Hatta böyle Allah şeyde de Ne o ahirette de görünmez diyenler var Allah görünür denilince sanki ellerinden bir şey gidecek bunların Yani bir sürü benim başımda da Yaygara Kopardılar ya teneke çaldılar buradan Geri döneyim diye yok geri dönmedim Evet Allah görünür burada Enam ayet 103’e isterseniz bakın Eee akılsız telefonlarınızdan oradaki Eee meallerin büyük bir çoğunluğu gözler onu göremez olarak söylüyor ama yok öyle değil mana o değil mana şu gözler onu idrak edemez yani onu kavrayamaz sen ten gözünle ten gözünle onu kavraman mümkün değildir bunun bir alt av amcası Daha doğrusu kafiri cisim olarak görür Allah’ı Ne yaptılar puta çevirdiler put olunca cisim olarak gördüler Çünkü onlar madde perestler kendilerince görmedikleri Allah’a görmedikleri Allah’ı kabul etmiyorlar Ama bunun bir çıt üstü ne işte diyorlar ki gözler onu göremez Ama bunun hakikati ne gözler onu idrak edemez şimdi o zaman gözünle senin bunu idrak etmen mümkün değil yani ten gözüyle onu göremezsin o zaman hiçbir yere sığmadım Mümin kulumun kalbine sığdım o zaman kalp gözüyle onun sıfatsız me Allah’ı bir maddeye benzetmek O yüzden bu böyle bunlar var mı Evet bunlar manadan habersiz olanlar bunu Avan Müslümanlar da bir şeye benzetebilir mi Evet Hani Allah resulü Sallallahu aly ve sellem Hazretleri bir cariyeye sormuştu Allah nerede dedi yukarıda gökte dedi bakın Allah nerede deyince yukarıda gökte deyince ona bir yücelik atf etti Allah Resul onu Müslümanlar sınıfına koydu neden yücelik atf etti Allah gökte mi ki hayır ama orada yücelik atfettiği için Hazret-i peygamber onu Müslümanlar sınıfına koydu yani avamı avam olduğu için Allah’a bir mekan belirledi Allah göklerdedir dedi Allah göklerdedir deyince Aslında Mekandan münezzeh ama yücelik kastettiği için Hazret-i peygamber onun küfrüne hükmetmiş niyeti yücelik kastetmek İşte insanlar da Hazreti Allah’ın Gam landığını üzüldüğünü sevindiğini yani hatta üzüldüğüne dair sevindiğini dair de hadis-i Şerifler var mı var bakın Bunlar da müteşabih Allah üzüntüden uzaktır Allah sevinçten uzaktır hüzünlenmek sevinmek kullara ait sıfatlardır bakın kullara aittir Biz Allah’ın hüzünlendi veya allah tövbe edenleri görünce sevindi bu teşbih le alakalıdır onun o sevinmek de üzülmekten de neşelenmek de münezzehtir ama teş ile biz onu ne yaparız biz onu tanımlamak onu bilinmesini arttırmak için böyle söyleriz ve o ten gözü onu görebilir mi Hazreti Pir bunu derken yani o ten gözüyle ten gözüyle Zahir olanı görürsünüz sıfatların tecelliyâtı görürsünüz ama manaya gelince onu ten gözüyle görmeniz mümkün değil Eee ya onu kalp gözüyle görürsünüz veyahut da onu rüyanızda görürsünüz görüneceğini söyleyen hadis-i Şerifler var mı Evet çok hadis-i Şerif var Mesela işte hadis-i Şerifin birisinde diyor ki ben Rabbimi Gördüm bakın direkt hadis-i Şerifin metni bu Ben Rabbimi Gördüm bunu Eee Hazreti Abbas’ın oğlu Abdullah naklediyor bu hadis-i Şerifi mesela Hazreti Ayşe annemiz kim Muhammed Allah’ı gördü derse o yalan söylüyor der Allah’ın görünmeyecek asında bu sözünü deli olarak getirirler Ama bu söze Hazreti Abbas’ın oğlu yani İbn Abbas Hazreti Abdullah Efendimiz Hazreti Ayşe annemizin bu sözüne karşı bir hadisi şerif koyar Bu da hadis-i şeriftir bu hadis-i şerifte de Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bunu İmam hanbel naklediyor aynı zamanda İmam malikte de geçmesi lazım Tirmizi de buna buna benzer yine böyle bir hadis-i Şerif var Ben Rabbimi Gördüm diyor Cenabı Hak bakın burada ben rüyamda gördüm hadislerinin dışında bu tekrar söylüyorum Ben rüyamda gördüm hadislerinin dışında Hazreti Peygamber Ben Rabbimi Gördüm diyor başka bir başka bir hadis-i şerifte mesela yine Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri burada rüyadan bahsetmiyor yine bu gece Rabbimi en güzel surette gördüm diyor Tirmizi bakın rüyada dediğinde rüyay la alakalı da hadisi şerif var Rabbimi rüyada bir delikanlı suretinde gördüm Bak burada delikanlı suretine büründü Bu da taberani geçiyor bu hadis-i Şerif Ama öbür ilk söylediğim hadisi şeriflerde rüyayla Alak alakalı bir incelik yok rüy la alakalı bir şerh yok Rüya Yok ben Rabbimi Gördüm Bir de ne diyor bir de ne göreyim yani Bir de ne göreyim dediğinde aniden tecelli eden bir şey aniden Görünen bir şey yani burada biraz Hayret var bir de ne göreyim Yani normalde Bir de ne göreyim Rabbimi en güzel şekilde olduğu halde gördüm demek ki Hazreti Peygamber bir Rabbini uyanıkken de gördü 2 Rabbini rüyada da gördü 3 Rabbini miraçta da gördü üç görünme Hal Oldu üç görünme hali bir Cenabı Hakk’ı rabbisin Daha doğrusu burada Rabbimi diyor dikkat edin Allah kelimesi yok Rab kelimesi var yani sıfati boyutta söylüyor ve bütün hemen hemen hadis-i şeriflerin büyük bir çoğunluğunu incelediğinizde veya Allah affetsin Ben incelediğimde her hadis-i şeriflerde büyük bir çoğunlukta Rab ismini söylüyor Ben Rabbimi Gördüm ben Rabbimi en güzel surette gördüm ben Rabbimi Rüyamda delik suretinde gördüm genç delikanlı suretinde gördüm Ondan sonra yine Mesela bir enteresan hadis-i Şerif daha var Onu da söyleyeyim Rabbimi Firdevs cennetinden bir avluda bir delikanlı suretinde gördüm bakın Firdevs cennetinde bir avluda delikanlı suretinde gördüm yani bu sefer de mesele başka bir boyuta geçti Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Firdevs cennetinde avluda avluda delikanlı suretinde gördüm dedi bakın burada Aynı zamanda da işin içerisine Cennet girdi Şimdi bir haz peygamber sah Aley ve sellem Hazretleri Rüya olmaksızın Rabbini gördü iki Hazreti peygam burada bir benzetme yok Bakın ben Rabbimi Gördüm dediğinde ben Rabbimi Gördüm dediğinde delikanlı sureti de yok burada ben Rabbimi Gördüm dediğinde bir suret yok surete bürünmüş bir hal değil suretsiz Şimdi ben Rabbimi delikanlı suretinde gördüm dediğimizde müteşabih var burada teşbih var delikanlı sureti D de teşbih girdi ama ben Rabbimi Gördüm dediğinde burada girmedi burada direkt Rabbimi Gördüm sözü var bunu Allah’ın tanınmasını istemeyenler istedikleri gibi itiraz edebilirler varsa bu konuda tartışacak atış çak olan bu hadis-i şeriflerin metinleriyle beraber nerede hangi eserlerde geçmiş onlarla beraber getirebilirim hoş İzmir’deki ilahiyatçılar kulleş diğimi sohbete gelmediler ruyetullah la alakalı orada çok attılar tuttular dedim Bir dahaki hafta rüyet ne deliliniz varsa alın getirin dedim beklediler bekledim gelmediler ilahiyat fakültesinin öğretim üyesi profesörler itiraz ettiler Allah’ın görünmesiyle alakalı gelin dedim ben getireyim Bir dahaki ay sohbete delillerimiz Siz de alın gelin beraber orada bu konuyu konuşalım bir bir tanesi gelmedi gelemez derdi Çünkü bakın gelemez derdi Sebep ne zahiri ilimleri yeterdi ne de manevi ilimleri yeterdi zahiri de manevi de ilimleri yok çünkü papan gibi Papağan gibi boyna tekrarlıyor papağanlar oturuyorlar kendi ezberlerini konuşuyorlar kalbi ilimleri de yok kalbi ilimleri de yok Birisi ne dediyse Bu doğru mu değil mi diye bakmıyorlar onun özüne inmiyor onun hakikatine inmiyor Türkiye’deki şeyhlerin büyük bir çoğunluğu da böyle meselenin hakikatinden uzaklar meselenin hakikatinden uzaklar Çünkü kalbi ilimleri yok iddia ediyorum Buradan kalbi ilimleri yok Şeyh olabilirler ama mürşid-i Kamil değiller Şeyh olabilirler birileri onları Şeyh demiştir nereden dedilerse olabilirler ama kalbi ilimleri yok büyük bir çoğunluğunun yok Çok acı bir şey bu kimseye böyle hani ateş etme noktasında değilim acı halimiz bu çünkü bir kısmının dergahların İngilizler kurdu O yüzden yetişmiyor hususi yetiştir Şeyhler tarafından devam ettiriliyor hususi yetiştirilmiş Şeyhler ne İngilizlerin koyduğu Şeyhler sonradan mossat girdi işin içerisine cı girdi başlangıç kimden ingilizlerden başlangıç ingilizlerden ingilizlerden sonra işin içerisine Sia girdi işin içerisine mossat girdi zaman zaman kgb çalışan kgb ile ortak hareket eden Türkiye’de tarikatlar da var mossad’ın da tarikatları var masonlar bir mossat tarikatıdır örneğin Mason olan Şeyhler var Mason olan Mason olan ilahiyatçılar var Bunların hepsi de mossat ajanıdır bunlar hakikatin görülmesini istemezler bu ülkede Hepsi de var O yüzden tarikatlar kapatılsın teren okununca hemen Twitter’a yazıyorum diyorum ki Evet bütün tarikatlar kapatılsın mossad’ın kurmuş olduğu tarikatlar da kapatılsın Mason tarikatları da kapatılsın siyonist tarikatlar da kapatılsın kabalacı tarikatlar da kapatılsın kgb’nin kurduğu tarikatlar da kapatılsın Evet var İngiliz Kraliyet ailesinin tarikatları ve cemaatleri var kapatılsın ben hepsinin de kapatılmasını istiyorum Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Milli İstihbarat Teşkilatı var Eğer o Milli İstihbarat Teşkilatı gerçekten milli ise içinde si yosmaları mossat bozmalarının İngiliz fahişelerin içlerinde dolaştırmaya incelesin ülkede ne kadar yabancı unsurlarla alaka topluluklar varsa hepsini de kapatsınlar hepsini de fes etsinler buyursunlar hiç sıkıntı yok Bunlar kapatılırsa ülke özgürleşecek çünkü bunlar kapatılırsa din de özgürleşecek dindarlar da özgürleşecek bunların kapatılması lazım bu kapitalist sistemin uşaklarının kurmuş olduğu cemaatler tarikatlar ne kadar oluşum varsa bu emperyalistlerin emrinde olanların hepsin de kapatılması lazım Evet hatta bazen zaman zaman böyle coşuyorum kendi kendime diyorum ki bir dilekçe yazayım Cumhuriyet savcılığından müracaatta bulunayım ülkedeki Mason toplulukların leonların lones ellerin neler yaptığına dair araştırılması nereye bağlı bunlar bu llar lones nereye bağlı araştırılsın Bülent Ecevit masondu Bülent Ecevit Mason bir Başbakanımız oldu nerenin masonu ydu İngiltere’nin Mason uydu bakalım araştırılsın veyahut da bugüne kadar devlet bakanlarının içerisinde Başbakanlık yapmış bakanlık yapmış Mason tarikatına tabi bakanlarımız ve başbakanlarımız oldu şimdi var mı yok mu araştırılsın Milli İstihbarat teşkilatının içerisinde Yahudi Mason tarikatına müntesip insanlar var mı yok mu araştırsın hadi bizim işimiz sufilik tasavvuf tarikat gelin araştırın Kardeşim bu ülkede ne kadar masonik yapılı tarikat varsa kapatın kökü İngiliz Kraliyet ailesine bağlı ne kadar oluşum var ise kapatın Merkezi Londra’da kimin Merkezi Londra’da İsa Merkezi Londra’da olan Vakıflar kimlerine ait ise kapatılsın hakkında soruşturma açılsın vakfın Merkezi Londra’da sen nesin burada Çelebi im diye geziniyorsun Sen ne yaptın Deden gibi İngiliz ajanı mısın nesin sen araştırılsın Çünkü sufiyim diye dolaşanların hakikatten haberi yok şeyhim diye dolaşanların hakikatten haberi yok Diyanet ilahiyatta profesörüm diyenler hakikatten haberi yok ayet-i kerimeyi gözleri görmüyor ya da kasıtlı kör ayet-i Kerime gözler onu ihate edemez diyor gözler ihate edemez dışarı çıktın şimdi birisi dışarı çıksa göğe baksa desen ki onu ne gördün göğü gördüm der Öyle değil mi desen ki Ne gördün gökte yıldızları gördüm der Peki sen göğü tam olarak görebildin mi Hayır sen bütün yıldızları görebildin mi Hayır gözünün alabildiği yeri gördün Senin gözün Bütün yıldızları ihata etti mi etmedi işte diyor ki gözler onu ihata edemez sen onu görürsün ama göz onu ihata edemez gözler onu ihata edemez tamamını göremezsin bakın tamamını göremezsin şimdi bir seyir sülükte bir kimse şeyhlik yapabilmesi için o kimsenin Cenabı Hakk’ın Cemal sıfatında Fani olması gerekir Eğer Cemal sıfatında Fani Olmadıysa o kimse mürşid-i Kamil değildir Bu sözümü çalabilirler bu sözümle alay da edebilirler hiç umrumda değil çalabilirler diyorum Aynı hali anlatırlar saa bil ki çalmışlar çalıntıyı anlatıyor Çünkü Cenabı Hak hiçbir zaman aynı şekilde tecelli etmez sıfatları da aynı şekilde tecelli ettirmez her fenada ayrı bir tecelliyât olur her fenada Yani bir fena yaşarsın Cemal de Ama bir dahaki fenada aynı şeyi yaşamazsın aynı şeyi yaşıyorum dediğinde sen onu hayalleme de aynıdır bu burayı Bütün herkes iyi dinlesin bu kemalat son noktalarıdır kemalat son noktalarında o Derviş Allah’ın cemalinde Fani olur fenaya giderken fenaya giderken Bazen Cemal sıfatı ile ile tecelli ederken önce şeyhini görürsün şeyhinin cemalinde Cem olur Yok olursun fena olursun sonra Hazret Muhammedi Mustafa’nın cemalinde fena olursun bu Ama onun arkasından Eğer sen Kemale doğru yürüyen bir Derviş isen önce şeyhinin cemalinde Fani olur fena olur sonra birden şeyhinin Cemali de kalmaz Senin Cemalin zaten şeyhinin cemaline giderken kalmaz bir anda şeyhinin cemalini seyrederken kendi cemalini de görürsün Kendi Cemalin şeyhinin cemalinde Fani olur buraları iyi dinleyin Bu şeyinde fena Olmaktır O yüzden diyorum şeyhinden daha Fani olan yok diye bu gitseniz Türkiye’de Dergah Dergah tarikat tarikat dolaşsan Bu sohbeti dinleyemezsin Çünkü hiçbirisinin böyle bir fena hali yok edebiyatını yaparlar bir çıt daha söyleyeyim de bu mesele daha iyi anlaşılsın rumuzunu da söyleyeyim oraya geçiş çok sırlı Bir kapıdan olur altın revaklı öyle görünür veya da pırıl pırıl parlar o kapı açılır o kapı açılınca karşında direkt şeyhinin cemalini görürsün ve sen kendi Cemalin onun cemalinde Fani olur Şeyh de faniliği son mertebesidir bu Ey ölüp gideceğim iyi dinleyin bunları bu Şeyh de faninin son merhalesi öyle şeyhi seviyorum demek de sevilmez fenanın son halidir bu artık Sen şeyde Fani olmuşsundur o şeyhin Eğer gerçekten Mürşidi Kamil ise Şeyh de Fani budur ve şeyhin Mürşit olup olmadığı şeyhin Kemal olup olmadığı da buradan meydana gelir Abdullah efendinin Kemal laf söyleyenler mahşerde şey efendiyle helalleş yaklar zor işleri bunun ikinci merhalesi ya bunlara ardı ardına Yaşar Derviş ya da bunları zaman içinde yaşar zaman içinde yaşarsa ardından Hazreti Muhammedi Mustafa’nın cemalinde o kimse Fani olur Bu da yine şeyhinin cemalinden Geçer artık o şeyhinden Fani şeyh-i mürşid-i Kamil O bir delildir şeyhinin suretinde şeyhinin suretinde kendi sureti yok olur anında Hazreti Muhammed Mustafa’nın suretine geçer Hz Muhammed Mustafa’nın suretini görür O surette de Fani olur Yine kendisi kalmaz dikkat edin yine kendisi kalmaz bir fena daha Yaşar ardından Cenabı Hakk’ın cemaline gelir sıra Hazreti Allah’ın Tabiri caizse böyle nitelendiriyor rabbinin cemalinde Fani olur rabbinin cemalinde Fani olunca artık kendisi yoktur bu da onun Tabiri caizse son durağıdır Ondan sonra bekaya geçer ya da Kimisi burada fenada kalır fenada kalınca da o kimse velidir Mürşidi kamildir Pir değildir Pir olması için bekaya geçmesi gerekir şimdi gözler onu ihata edemez esnada Bu gözler onu ihata edemez ayet-i kerimesi bir kimsenin hali Yoksa bu konuda seyri süluk yoksa der ki gözler onu göremez seyri suluku varsa böyle bir şey yaşadıysa o zaman der ki bunu söyleyen yalan söylüyor gözler onu göremez dediği bu meal yalan der bu meal doğru değil der neden Evet gözler onu görür ama ten gözü görmez o fenayı yaşayan kimse der ki bu ayeti kerimenin mealinde sıkıntı var ayet-i kerimenin mealinde sıkıntı var neden Allah’ın Cemel sıfatında fena olmak var Allah’ın Cemal sıfatında Fani olan bir kimse bu ayeti kerimenin böyle mealini kabullenmesi mümkün değildir O zaman evet gözler onu ihata bu vücut gözü vücut gözüyle Siz gözünüzün alabildiği ilminiz sıfatların tecelliyâtı görür sıfatların tecelliyâtı kalp gözüyle ise Siz farklı bir farklı bir görüş alırsınız ama yine de bakın o Cemal de Fani olsanız dahi o dahi teşbih Bunu yaşasanız dahi o teşbih orada kalırsanız orada kalırsanız bir şeye benzetme noktasında durursunuz Yine küfür olur o hiçbir şeye benzemez zaten o Cemal de faniliği fenalığı yaşayınca yaşayınca bir müddet çok böyle Hocam dedi ya Eee eksi kaçtı hocam kaç 10 üzeri -43 o böyle öyle bir Eee zaman birimidir ki Yani dediğim gibi o kadar çok böyle e zaman birimini hesaplamanız mümkün değil o böyle fulu de değildir o cemalinde fena olmak fulu değildir Bakın tekrar söylüyorum orada fulü yoktur bir anda mesela işte bir anda şeyhinin cinde fena bir anda Hazreti Resulullah’a bir anda Cenabı Hakk’ın Cemal sıfatında fena yok oluş hiçbir şey görmezsiniz bakın hiçbir şey göremezsiniz fena olduğunuzu bilirsiniz hiçbir şey göremezsiniz böyle bir Yani bunların hepsi de müteşabih böyle bir ayna gibi bir şey hissedin karşıda anında oluşumlar oluyor görüyorsunuz onu Kendinizi de görüyorsunuz orada yok oluşunuz da görüyorsunuz yani fena oluşunuz da görüyorsunuz öyle ancak idrak ediyorsunuz zaten kalbi olarak öyle idrak ediyorsunuz bu kalbi idrak bu bu Normalde aklın idraki değil zaten o zaman bunun delili Cenabı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri diyor ki Gördüm buradaki hangi Ben Rabbimi Rüyamda genç bir delikanlı olarak gördüm burada bir teşbih var bu teşbih le yaptı bir şey daha söyledi Firdevs cennetinde dedi genç bir delikanlı olarak gördüm Burayı da atlamayın burası da önemli neden burası önemli ben Rabbimi Firdevs cennetine genç bir delikanlı suretinde gördüm dedi burası neden önemli bur nasıl Seyr sulukta önemli O yüzden bu hadis-i Şerifi buraya aldım neden seyri sulukta bu önemli 5in esmanın sonuna doğru yani emmare levvame mülhime mutmainne radiye 5 esmanın sonuna doğru seyri sülükte o Sufi kendisini rüyasında cennette görür halde demiyorum rüyasında cennette görür rüyasında cennette gördüğünde Cenabı Hak ona hitap eder Allah’ın hitabına Mazar olur bu 5 esmadır emmare levvame mülhime mutmainne radiye radiye sonuna doğru o kimse kendisini cennette görür ama görürken de orada da rumuzlar vardır hakikat mi Değil mi noktasında kendisini cennette görür ve Cenâb-ı Hak orada ona hitap eder Burası da çalsınlar önemli değil ilim olarak kalsın hitap ettiğinde ses bir cihetten gelmez bütün vücut kulak olur bütün vücut kulak olur sesi bir cihetten duyarsan doğru değil aldanma bir cihetten duyarsan bütün vücut önden arkadan yerden yukarıdan zaten öyle bir rüyada böyle dünyevi bir obje de orada senin manevi durumun da oradan çıkar cennete nerede hitaba Mazhar oldun Kaçıncı kat cennette Mazar oldun Mazar olduğun yerde Eee obje olarak nitelendirir bugünkü dilde veya ağaç bahçe ne Saray ne oradakiler O esnada onlar da önemlidir Bakın onlar da önemlidir o hitaba Mazar olduğunda Allahu alem Cenabı Hakk’ın izniyle Onun yolu vardır o hitaba Mazar olduğunda zaten esmayı alır O Esma onda oturmuştur o 5 makamın sonuna gelmiştir artık oradan 6’ya geçecektir bu onun seyri sülükte y yürüyeceğinizi oradaki Çıplak gözle de görecekler rablerini Ama orada da gözler onu ihata edemeyecek Eee Çünkü Eee Bu şunu Hani bir kimse böyle bunu söylerse ihata ettim filan derse cahilliğinden çünkü hiçbir şey ne Allah’ın zatını ne de sıfatını edemez hiçbir şey bakın hiçbir şey hiçbir kimse ve hiçbir şey hiçbir kimse ve hiçbir şey Allah’ın zatını ihata etmesi mümkün değildir küfürdür Bu bir kimse Allah’ın Cemal sıfatında fena olur ama Cemal sıfatını ihata edemez Bu mümkün değil Cemal sıfatında kendisinin Fani fena olduğunu görür kendisiyle alakalı zerre-i miktar kadar bir şey kalmadığını görür tekrar söylüyorum Cenabı Hakk’ın Cemal sıfatında fena olan bir kimse böyle toplu iğnenin ucu kadar kendisiyle alakalı bir şey kalmaz fena olur Kendisinden bir leke Kendisinden bir boya kendisinden küçücük bir şey dahi kalmaz bu fenanın zirvesidir kendisinden hiçbir şey Kalmanı da kalmadığını da kendisi görür hiçlik burasıdır bir kimse Ben hiçim diyecek bu hali yaşayacak öbür türlü yalan söylüyor edebiyat yapıyor Biz bir hiçiz ya otır SS edebiyat yapma ayağına basayım da göreyim senin hiçmiş herkes oturmuş Biz bir hiçiz basayım Ayağını da gör sen hiçsin kaynananı şikayet ediyorsun kayın pederini şikayet ediyorsun hiçsin kocanı şikayet ediyorsun kızını şikayet ediyorsun oğlunu şikayet ediyorsun hiçsin alamadım veremedim yapamadım edemedim çatamleşe hiçsin ya bu haller ne sende o zaman ben hiçim deme Ben hiçim deme Hiç olanlara hakaret ediyorsun onların hakkına nasıl giriyorsun tekrar söylüyorum Bir kimse Ben hiçim de deme ruhsatını alması için Cemal sıfatında kendisiyle alakalı zerre zerre bir şey görmeyecek ona diyeceğiz ki bu hiç olmuş o Ben içim diyor benim param diyor oğlum hiç Sen nereden senin paran Ben hiçim diyor benim malım diyor nereden senin malın hiç sen ben hiçim Zakir bana yan baktı nereden hiç oldun kolay mı öyle hiç olmak Allah bizi affetsin Amin Evet Cenâb-ı Hak görülmek sıfatıyla tecelli ederken Allah görülmek sıfatıyla görünme sıfatıyla tecelli ederken hiçbir kimse ve hiçbir şeyin görmesi Onu tam olarak ihat edemez hiçbir kimse dedim insanlar hiçbir şey dediğimde şunu iyi anlayın diğer varlıklar var cinni Taif gibi başka perdelerdeki yaşayan varlıklar gibi varlık onları ben böyle bir şey olarak nitelendiriyor y bu sözümün nereye gittiğini Bilmiş olun y eşyayı nitelendirmiştir onları is mekte zorluk çekilen Çünkü böyle geçip gidiyorlar kimsin nesin bile diyemiyorsun bakıyorsun başlıyorlar tavaf etmeye Allah’ı zikretmeye yani o kimsin nesin deme noktasında olmuyorsun böyle tecelliyât olur Böyle bir kısmı insana benziyor bir kısmı insana benzemiyor değişik değişik varlıklar onları ben hiçbir şey olarak nitelendiriyor hiçbir şey Evet Allah görülmekle kendisini vasıflandırma noktasında Onu tam olarak ihata etmesi mümkün değildir Bu ara derslerde çok konuşuyoruz ya bilmekle bilinmekle alakalı Hani Allah ned ne dedi ben bilinmek istedim bilinmekliğimi ya Öz dilerim ne yaptıysa bu lodostan dolayı oldu bizim Yunus da lodosun olmasına seviniyor dedim Lodos bu hale getirdi Elhamdülillah dedi Evet bilinmekle alakalı da hani Allah bilinmezdi bilinmek istedi burada bilinmekliğimi bilinmekliğimi ve hiçbir şey tam olarak ihata edemez şimdi bilinmekte ihata edemedi görünmekte değ görünmekten buraya çıktık şimdi Normalde görünmekten bilinmek deye çıktık bilinmekte de tam olarak ihata edemez mümkün değil Çünkü eee bir kimse bilinmekliğimi de Allah’a sınır çizdi bilinmekle alakalı neden kendi sınırıyla sınırlandırdı onu Allah yaratmış olduğu hiçbir şeyin sınırıyla sınırlanması Allah hiç kimsenin bilgisiyle de sınırlı değildir onun Neyse kabı onun o kadardır onun bildiği Neyse ilmi o kadardır veya ne ne kadarsa tecelliyâtı o kadardır O yüzden ne zahiri ilmimiz de ne kalbi ilmimiz de yani manevi ilmimiz de biz Allah’ı bilme ve görme noktasında ihata edemeyiz komplesi erişemeyen oluruz orada o da bizim fenamed o da müteşabihtir Gama neşeye merbut olan gönüle onu görmeye layıktır deme keder ve neşeye bağlanmış olan bu iki ariyet vasıfla Yaşar günlük hayatının içerisinde yaşadığın gam keder sevinç Neşe Hüzün Sinirlenme relaks olma gevşeme Bunların hepsi de insanlar için Gelip geçicidir kalıcı Bu yaşanan haller de gelip geçicidir yani Fanidir ya dün Hüzün deryasında dolaşırsın bugün Neşe deryasına dalarsın bir gün Gamlanırsın Gamlı Ken bir kardeşin arkadaşın gelir bir iki sohbet edersin gamın geçer sevince gark olur neşeye gark olursun bu gelip geçici hallerle haşır neşir olan bunları hakikat mii gibi gören ve bunları hakikat mii gibi görüp onda bağlı kalan orada kalan bir kimse Allah’ın cemalinde fena oldu fena olur onu görebilir denilmez yok Hazreti Pir diyor ki bu gelip geçici hallere bağlı olan bu gelip geçici hallerle yaşayan hayatını bunların üzerinde idame ettiren anne Sorma bugün ne oldu ne oldu kör olmayasıca adam yaptığım kahvaltıyı beğenmedi de çekti gitti Çok üzgünüm O Allah’ı göremez Anne senin pişirdiğin kuru fasulye gibi pişirmiyor bu kadın ya dost soru Bir Kuru fasulyeyi yiyemiyorum anne ya o Allah’ı göremez bir hüzünlendi bir hüzünlendi bir hüzünlendi orada hüzünde kaldı o Allah’ı göremez gelip geçici hallere bağlı kalan Allah’ı göremez veyahut da bir çıt yukarı çıktık şimdi sufiler le alakalı zikrullah’a bir hal gördü orada kaldı devamlı hal görüyor Sıkıntı yok her Zikrullah da hal görüyor Hatta Allah’ı zikretmeye başladığında bile hal görüyor Daha ilerisi bir çet ilerisi yok hal görüyor yaz her gün yazıyor yazar dervişlerin büyük bir çoğunluğu görüyor Evet güzel bir şey harika ileri ona bağlı kalıyor bakın ona bağlı kalıyor ona bağlı kalan da göremez bir makama bağlı kalan ona demişler ki sen zakirin ona bağlı kalmış kendince kurtuluşa Erdim zannediyor ona çavuşun demiş Onan işte zakirin Nakip siin demiş makama bağlı kalmış orada duruyor O da göremez veyahut da o hu esmasını almış Oh ne güzel canı rahat etti hu esmasını almak demek cennetlik olmak demek orada kalmış ama oraya bağlanmış orada o bağ tutmuş onu o da göremez o da göremez onlar da görmeye layık değildir yürü yolun var Daha senin sen sonsuz bir yola giren yolcu gibisin senin yolunun sonu yok senin yolunun sonu yok Bir durakta durdun aldandın bir durakta kaldın aldandın hele indiysem trenden seni bir daha o trene binmenin çok zor son vagona denk gelirsen at kendin içine o yüzden kedere neşeye üzüntüye Gama bu tip şeylere geçici bu özelliklere geçici hallere bağlanan kimse de ne yapar o da onu göremez Allah bizi onlardan eylemesin Amin Halbuki yemyeşil Aşk bağının sonu ucu bucağı yoktur orada gamdan ve neşeden Başka ne meyveler var aşıklık bu iki halden daha yüksektir baharsız hazansa tü tazedir O zaman bu aşıklık yolu O yola girdiysen bunun sonu Bunun ucu bucağı yoktur bu yolda ki bütün insanlar o aşıklık yolundadır Ben öyle inanırım bütün insanlar o aşıklık yolundadır ama Kimisi Gam vagonunda hapis kalır Kimisi Neşe vagonunda kalır ileri doğru gitmez ama aşıklık yolundadır O yüzden dervişleri sufileri aşıklık yolunun dışında tutmadım gibi bütün müminleri Müslümanları o aşıklık yolunda görüyorum ama herkesin derecesi kategorisi aynı değil ama bu aşıklık yolu senin geçici yaşamış olduğun bütün hallerden zevklerden neşeler kederlerden gamlardan yücedir yüksektir buralarda takılı kalmaman lazım ve bu böyle bu yolda sadece eee Gam ve Neşe yoktur aşıklık yolunda insanların akıllarının düşünemeyeceğin bilgilerinin yetmeyeceği öylesine nimetler öylesine tezahürler vardır ki bu aşıklık yolunun içindedir o yüzden bu yolda bir yerde takılmak bir yerde kalmak Eee seni zarara götürür Hiçbir zaman benim kardeşlere anlattığım yolda Vuslat oldum dediğin anda olmadığın anlaşılır çünkü ister Cemal de fena ol ki bu fenanın en yüksek derecesi mertebesidir bakın fenanın en yüksek mertebesi derecesi Cemal de fena Olmaktır Sen Cemal fena olsan dahi Sen yolun sonuna gelmedin aldanma aşıklık yolu sonu olmayan bir yoldur aşıklık yolu başı da olmayan bir yoldur nasıl bas bea Allah’ın aşıkları kendi zat-ı ilahiy esinde seçilmiş kimselerdir tabirim hoş görün ayağını sabit eden de öncedir o ilmi ilahidir ilmi ilahiden olan bir şeyin başı da yoktur sonu da yoktur o yüzden y kat Sem da aşk türküleri söyler yedi kat arzda aşk türküleri söyler Sen ne tarafa dönersen dön Neyi dinlersen dinle sen aşk nelerini dinlersin o yüzden bir kimse aşıklık yoluna girdiyse ve hususi manada aşıklık yolunda yürüme gayretinde isse Onun başı da sonu da yoktur varlığa bürün menin başı vardır bütün varlıklar için varlığa bürün menin başı vardır ama aşkın başı yoktur aşıklı da başı yoktur Aşkın ve aşıklı başı olmadığı gibi Aşkın ve aşıklı da sonu yoktur o yüzden bu aşıklık Vuslat hep Başka Bahar Adır vuslata Erdim diyen ermemiş olur Bu aşıklık yolu öyle bir yoldur ki dah daha zahiri manada Yolun Başındayım diyenin üzerinde yüzlerce binlerce Menzil vardır O yüzden Bir menzile vardım diyen kendince sona Erdim diye düşünmesin aşıklık yolu öyle bir yoldur ki bu yola bir son düşünülemez mümkün İnsan beyni bunu tasavvur etmekten bunu şekillendirmek uzaktır akıl aşkı ihata edemez Çünkü akıl aşkı ihata edemediği için ona bir son da tasavvur etmesi mümkün değildir aşık lık öyle bir şeydir ki henüz daha iki cihan da yaratılmaz önce aşığın nakşı vurulmuştur olacak olan alemlere O yüzden aşıklık dünyada başlamaz o yüzden aşıklık anne karnında da başlamaz aşıklık bu manada ilmi ilahidir ne zaman başladığını bilemeyiz nasıl Allah’ın zat noktasında sıfat noktasında başlangıcı Yoksa aşıklı da mana itibarıyle başı aşıklı sonu tasavvur edilemediği gibi aşıklı kenarı dibi yüksekliği de tasavvur edilemez bir şeye son tasavvur edemezseniz siz onun yanını kıyısını derinini yüksekliğini de tasavvur edemezsiniz bunu böyle söyleyenlerin Hepsi de ya anlaşılsın diye müteşabih ederler ya da cahillikleri ortaya koyarlar aşkı ve aşıklık aşktan ve aşıklık uzaktırlar aşktan ve aşıklık uzak olduklarından dolayı aşka bir kıyı aşka bir derinlik aşka bir yükseklik biçiyorlar İsa onların aşktan da aşıklık da haberleri Aşık Her gördüğü kimseyi ve şeyi aşıklık yolunun yolcusu olarak görür o yüzden kim sarhoştur kim değildir kim AŞ kim değildir aşık onun farkında bile değildir her gördüğünü aşıklık yolcusu olarak nitelendirir aşıklık yolcusu olarak nitelendirdiği için de taşlanır aşıklık Tan bahsedenler aşıklık yolundan olduğunu söyleyenler ne yazık ki her zaman bunu söylüyorum aşıklık tı arttıkça kendi vahşetleri de artar kendi dehşetleri de artar aşıklık kadar Vahşetin içerisinde aşıklık kadar Dehşetin içerisinde aşıklık kadar hayretin içindedir vahşeti arttıkça Feryadı artar Feryadı arttıkça artar arttıkça artar Hani Hazreti pir dedi ya ben Feryat etmiş gibi görünüyorum der feryadın ilacı yine aşktır aşk feryat ettirir kah seni çöle düşürür çöle düştüğünde Naçar feryat edersin Kah seni neşeye düşürür o neşeden kurtulmak için feryat edersin Kah seni hüzne düşürür hüzne düştüğünden feryat edersin senin hüznünü alır sevince Ç düşürür Bu sefer de sevinçten kurtulmak için feryat edersin aşığın Feryadı bitmez feryadına feryat eklenir onun feryadına gene Aşk yetişir onun feryadın ilacı yine aşktır o yüzden Aşk hem feryat ettirir hem feryadına ilaç gibidir Allah cümlemizi aşıklardan eylesin amin haklarınızı helal edin hel olsun Bizden yana da helal olsun Geceniz hayır olsun aşkl dolsun Elf Fatih salavat.
242. Mesnevi Şerhi 1788. Beyit – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, Manisa Alaşehir Kutlu Doğum Sohbeti – 6 Nisan 2014, İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 . Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.