241. Mesnevi Şerhi 1784. Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 241. mesnevi şerhi 1784. beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
241. Mesnevi Şerhi 1784. Beyit Hakkında
Mesnevi Şerhi (1784. Beyit) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (1784. Beyit) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Amin ecmain Hud Suresi İnzal olunca Hani Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol ayeti kerimesi deyince Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri demiş ki beni Bu Hud Suresi kocattı ihtiyarlattı birden o ayet-i Kerime gelince sabahına Beyazlar artmış Beyazlamış sakalları haz Ayşe annemiz diyor ki Hani ne oldu bu gece beni diyor Bu Hud Suresi kocattı ihtiyarlattı diyor beni de bu Mesnevi ihtiyarlı beyitler veyahut da belli her beyit öyle de bu Mesnevi beni kocat acak çökertecek beni Allah iyi etsin inşâallah amin işin içinden çıkacağız Daha doğrusu işin bunu nasıl konuşalım bunu nasıl anlatalım hiç kimsenin Başı gözü yarılmasın kimse yok cebriyye düşmesin yok kaderiyye düşmesin diye kılı 40 yakacağız diye uğraşıyoruz Allah bizi affetsin İnşallah amin Hazreti Pir Tabii öyle bir şey söylemiş Tabiri caizse söylemiş koymuş oraya işin içinden demiş benden sonrakinden çıkabilecek olan çıksın demiş böyle birkaç haftadır böyle beyitler var Tabii okuduğumuz beyitlerin Hepsi de kendince kıymetli ama bazı beyitler var gerçekten yani işin içinden çıkmak için biraz mesai istiyor geçen haftadan kaldığımız yeri bir okuyayım İnşallah birbirini takip ettiği belli olsun Tabii istikametle alakalıydı geçen haftaki Ey istikametin dar iftiharı Sen de istikamette bulun bunu okumuştuk buradan devam ediyoruz Ey baş köşe Ben Senin Kapında eşiyim mana aleminde baş köşe nerede eşik nerede Bir önceki beyitte diyordu ki ne diyordu Sen meclisin sadrında yani gönlünde oturuyorsun Bense kapının eşin değdim diyordu Ve mana aleminde gösterilen her şey hakikat olduğu kadar hakikat de değildir buraya girmeyeyim şimdi fazla Amma ve lakin orada rumuzlar konuşur Orada öyle rumuzlar konuşulur ki yani eşikli anlatılır Ne bileyim koltukla anlatılır veya işte değişik perdelerde değişik şeyler tecelli eder ve bunların hepsi de teşbih girer ve o teşbih Aslında meselenin hakikati değildir Ancak bunu teşbih le anlatabilirsiniz benzetmeyle anlatabilirsiniz Bunu ancak gösterilen rumuzlar la anlatabilirsiniz o gösterilen Rumuz veyahut da gösterilen şekil eşya meselenin hakikati değildir yani örneklemek gerekirse bu salondan içeri geçmek için bir kapı vardır Zahir alemde Siz buradan öbür tarafa geçmek istiyorsanız kapıyı kullanırsınız ya da Keramet gösterirsiniz kapıyı açmadan da öbür tarafa geçebilirsiniz eyvallah Ama buraya anlatabilmek için veyahut da bunun başka bir mekana başka bir perdeye geçildiğini göstermek için kapı teşbihi ihtiyacınız var sizin veyahut da siz bir tecelliyât bir tecelliyâta geçerken e değişik sanki dünyayla ilintisi ymiş bağlantısı varmış gibi kapılar görürsünüz veya kapılarla anlatırsınız Hazreti pir de bunu söylüyor Ben Senin Kapında eşiyim bunu söyledikten sonra da diyor ki mana aleminde baş köşe nerede eşik nerede diyor ya mana aleminde ne Ba köşe ne eşik böyle bir şey yok ama var şimdi birisi dese ki Yok ben derim ki var Birisi dese ki var ben derim ki ya o mana aleminde bir anlamı yok yok derim bu bunun gibi bir şey ama benim en büyük sıkıntım ne biliyor musunuz acım benim anlatacağım dil den Anacak kardeş çok az Bu benim acım bunu dillendirmek çok zor yani Mesela bir kimse birinci kat gökten ikinci kat göğe çıkacak Aslında bu katların da anlamı yok ama var çünkü birinci kat gökte yaşayan mahlukat ile ik kat Gök yaşayan mahlukat farklı 3 4 5 6 7 farklı ve hepsi de birbirine de perdeli Yani birinci kat gökte yaşayan mahlukat için ikinci kat göktekiler gayp aynı dünyadaki gibi nasıl dünya ehli birinci kat gökte gayp onlar için birinci kat gökü bilen y ne yaşadığını da bilen yok ne olduğunu da bilen yok gayp olmuş oldu Onun için ama var mı var buraya bir geçiş kapısı da var mı Ben diyeceğim ki var bunu yaşayan bir kimse diyecek ki ya Kapı yoktu benim geçtiğimde diyecek Diyeceğim ki Sen normalde Seninki hal olmuş makam olmamış bu sefer de ona Onu diyeceğim ben Yani diyecek sen hal olarak birinci kat göğü izlemişsin birinci kat göğe geçmişsin Sen birinci kat göğe geçmiş olsaydın Evet manevi bir kapı olacaktı oradan o kapıdan geçecek bu sende makam olacaktı ama sen birinci kat göğü izlemişsin bir perdede tecelliyât olmuş Sen orayı Seyr etmişsin kapıyı O yüzden görmedin seyrettin yani Aynel yakin oldun hakkel yakin olmadın birinci kat göğe işte Hazreti pir de diyor ki mana aleminde diyor eşik nerede baş köşe nerede diyor hani böyle bir şey mana aleminde bunun bu teşbih kendi koyduğu teşbihi kendisi tenzih ediyor aynı zamanda da teşbih ile tenzihi gösteriyor bize kendisi teşbih ediyor Yani bir şeye benzetiyor dilimi mazur görün teşbih etmek benzetmek Ondan sonra da tenzih ediyor Yani o değil demek reddediyor tenzih etmek bu reddetmek ve diyor ki o öyle değil ama meselenin bilhassa manevi meselelerinin meselelerin anlatılabilir anlaşıl bilmesi için de teşbih ihtiyaç var yani benzetmeye ihtiyaç var o benzetmeden kaçmak o benzetmeyi reddetmek o benzetmenin dışına çıkmak da ne yazık ki mümkün değil sevgilimizin bulunduğu yerde biz ve ben nerede sevgilimiz dedi Allah Celle celalühu onun bulunduğu yerde biz ve ben nerede şimdi meseleye Bu açıdan baktığınızda yerin bütün varlığın tamamıyla altı da üstü de Allah’ın nuruyla Allah’ın nuruna gark olmuş Allah’ın nurunun olmadığı hiçbir yer yok ama Hazreti Pir sevgilimizin bulunduğu yerde biz ve ben nerede deyince burada kendisini hiçliğe yokluğa sevk ediyor Biz derken çoğul Ben derken tekil Biz derken kesret ben dediğinde Vahdet var İşin içerisinde Eee Biz Yoktan var edildik ve Yoktan var edildiysek yine bir gün yok edileceği Çünkü kıyametle alakalı ayet-i kerimelerde Sonuçta Cenabı Hak bütün her şeyi bir anda Eee Her nefis ölümü tadıcıdır ayetti kerimesi mucibince E biz yok olacağız sonra Cenabı Hak yeniden var edecek e Öyle olunca biz neredeyiz Ben neredeyim biz neredeyiz bunu Normalde Eee bu sohbetin sonunda böyle bu sohbetin içerisinde seviyeyi aşağı çekmek istemiyorum Eee yaradılışa girmek istemiyorum yani Ama burada Hazreti Pir sevgilinin olduğu yerde Biz nerede Ben neredeyim deyince direkt fena noktasına geçiyor fena noktasına geçince kesreti de kesreti de bireysel Vahdeti de Tabiri caizse taca çıkarıyor burada Allahu alem bizden kastı kesret çokluk yani varlığın çok görünmesi veya varlığın tamamı Ben deyince bireysel manada Vahdet o zaman Hazreti Pir öyle bir yukarıdan konuşuyor ki Vahdet noktasında ne kendi benliğini koyuyor ne de kesret noktasında bizii koyuyor her ikisini de Tabiri caizse taca atıyor biraz böyle biraz da değil tam manasıyla Vahdet vun merkezine oturuyor bizi de beni de kaldırdı vücut tek o da Vahdeti Vücut noktasına giriyor hani böyle zaman zaman derim ya hani Muhyiddin İbn Arabi böyle çok uç veya derinlemesine konuştu diye kabul edilir tasavvufi çevrelerde haz Mevlânâ Celaleddin Rumi o bayrağı almış teşbih sanatıyla daha yüksek bir zirveye dikmiş baktığınız zaman fusa da baksanız fütuhat da baksanız bu kadar Uç ve derinlemesine bir cümle göremezsiniz ama Hazreti Pir öyle bir cümleler kuruyor O cümleler vahdet-i vücut anlayışını daha bir üst noktaya daha zirveye götürüyor ve buradaki vahdet-i vücut anlayışını Tabiri caizse kökten bir daha sarsıyor bizi de beni de kaldırıyor sevgilinin olduğu yerde ben ve biz neredeyiz diyor o kadar Vuslat ve Eee fenada ileri zirveye gitmiş Tabiri caizse Ben aslında Dilimin ucuna kadar geliyor yutuyorum burada Allah’ın sıfatlarının da üzerine çıkmış daha da ele gitmiş yani artık Eee Durdurulamaz bir Durdurulamaz bir noktada buna kelam yetiştirmek buna cümle kurmak her babay yedin harcı değil öyle zirveden konuşmuş beni ve bizi kaldırınca orta yerden o kalır sadece bunu bu kadar bahsedeyim beni ve bizi kaldırınca ben ve biz yok olunca sadece o kalır ama buradan İnsanlar cebriyye düşebilirler burada cebriye ile alakalı bir şey yok burada o kimsenin Allah’a yakinlik olarak gelmiş olduğu nokta ben ve bizin de Yani hem vahded din hem de kesretin ortadan kaldırılmış hali artık kesret de Vahdet de bitmiş yani diyeceksiniz ki bütün sufiler vahdete ulaşmak için birliğe ulaşmak için uğraşırlar Doğrudur bu bir makamdır bir gelinen noktadır vahded birliğe ulaşmak ama Hazreti Pir bayrağı bunun üstüne Dikiyor Vahdeti de ortadan kaldırıyor bu Vahdeti de ortadan kaldırıyor dediğimde buradaki bütün varoluşun varoluşun varoluşu bir seviye olarak nitelendirirsiniz bilinmezlik Ondan sonra birinci taayyun Hazreti Pir Ondan sonra işte aşağı doğru iniyor ya Hazreti Pir burada birinci taayyun bahsediyor yani o birinci taü bahsedince ortadan Vahdet kalkıyor o ortadan her şey kalkıyor Aslında bu böyle gerçekten anlatılması zor bir şey Ey canı Biz ve ben kaydından kurtulan Ey erkekte kadında söze ve vasfa sığmaz ruh şimdi bizi ben ve biz kaydından kurtulan canı dediği kendi canı veyahut da bütün Canlar olarak düşünelim o hale gelen bütün canlarla alakalı Biz ve benden kurtaran kurtulan dediğinde Evet vahdetten de kesretten de kurtuldu vahdetten de kesretten de kurtulunca zaten özgürlüğe kavuştu ve erkekte de kadında da söze ve vasfa sığmaz ruh Yani bu bildiğimiz hani size ruhumdan üfledim dedi ya ruhumdan üfledim dediği ana gelmek yani Adem’i yarattı Adem’i yarattıktan sonra kendi ruhumdan ruh üfledim dedi ve bütün mük dedi ki Adem’e kendi ruhumdan ruh üfledim de ona secde edeceksiniz dedi orada secde mana aleminde ademin ademe üflenen Cenabı Hakk’ın kendi ruhundan ruh dediği şey yoksa Adem’in topraktan yaratılışına değil kendi ruhumdan ruh üfledim ona dedi buradaki kastettiği kadında ve erkekte vasva sığmaz olan ruh dediği ruh bu Hana Yahudiler geldiler sana ruhtan sorarlar ruhtan ordular ya ruhtan sorunca Cenabı Hak cevap verdi Dedi ki ey Habibim sana ruhtan sorarlar ayeti kerime de ki onu ancak Rabbim bilir bununla alakalı size çok az bir bilgi verildi bu ruh buradaki kastettiği ruh Adem’e kendi ruhundan üflediği Ruh ve bunu Normalde o ruh bakın o ruh yani hepiniz Deek ruh Biz ve Ben kaydından kurtulması lazım O ruh Biz ve ben kaydında durduğu müddetçe Bu sefer siz onu hapsetmiş oldunuz Biz ve ben kaydından kurtarmazsa bunu böyle ayet-i kerimeler le şunlarla bunlarla anlatabilirdim ama Bu meselenin daha iyi anlaşılabilmesi için buradaki söz konusu ruhun Allah’ın Adem’e üflediği kendi ruhumdan dedi Ruh ve bu ben ve biz kaydından kurtulması lazım Yine nereye geldi iş Yine o varlığın derecelendirmesi geldi varlığın derecelendirmesi göre seviye yüksek erkek kadın kaydı kalkıp bir olunca o bir sensin birler de aradan kalkınca kalan Yalnız Sensin erkek kadın kaydı kalkıp kalkınca hepsine bir Yani insan veya erkekler bir erkek adı kadınlar bir adı kadın erkek kadın kaydı da kalktı hepsini bir ettik Cem ettik bir onları da kaldırınca ne kaldı ortada sen kaldın diyor ortada E şimdi Eee Cenabı Hak sura üfleyecek Ben işin bu tarafından alayım sura üflediğinde o zaman Allah’ın diledikleri dışında bütün hepsi de ne yapacak ölecek ölümle karşılaşacaklar sonra ikinci sure bir daha üfleyecek ikinci sura üflendiğinde Sağ hiçbir kimse kalmayacak bakın sağ hiçbir kimse kalmayacak hadis-i şerifte diyor ki o zaman Cenabı Hak diyor bir seslenir bugün Kadiri mutlak olan kim der sonra kendisi cevap verir Aziz olan Allah’tır der çünkü ben ve bizi kaldırdı birileri de kaldırdı her şeyi yok etti her şeyi yok ettikten sonra sordu bugün kim var var olan Allah var dedi kendi kendine bunu kendisi cevapladı hoş buna Hazreti Ali efendimiz enteresan bir cevap veriyor bu böyleydi hala daha böyle diyor yani bu böyleydi hani hala da hani bunun da ama Eee Hadisi var ya geliyor sahabeden birisi soruyor diyor ki ya Resulullah hiçbir şey yok iken Allah neredeydi Ah adaydı diyor Hazreti Ali efendimiz de devam ediyor hala da öyle diyor yani hiçbir şey yok hükmünde yine diyor şimdi o yüzden burada bütün bizi ve beni kaldırıyor hazre Pir şimdi beni yoran beni kocadan Ben hızla oraya gelmek istedim o yüzden böyle bir sürü yazmışım oralara bir şeyler yazdıklarıma bakmadan Hani İmam bildiğini okuyacak ya hızla oraya gelmek istedim gelmek İstediğim yere geldim Yani Cenabı Hak ne lütf edecek bilmiyoruz hep beraber anlamaya çalışacağız burayı bu sohbetleri sonra Kendi kendinize analiz etmeyin burada bırakın bunlarla alakalı soru da sormayın Kendi kendinle huzur tavlasının oynamak için bu Ben ve bizi vücuda getirdin bu suretle ben ve Senler umumiyetle bir can haline gelirler sonunda da sevgiliye müstahak olurlar bakın beyitte İlk başlangıçta ne var Kendi kendinle huzur tavlasının oynamak için bu Ben ve bizi vücuda getirdin Ben ve bizi vücuda suretle ben ve Senler Bizler kalktı Senler oldu Sen demiyor Senler çoğul bu surette ben ve Senler umumiyetle bir can haline gelirler sonunda da sevgiliye müstağrak olurlar müstahak olmak kendinden geçip bir şeyin içerisine dalmak Kendinden geçmek kendini bilmeyecek hale gelmek müstahak olmak Yani bir kimse bir şeye gark olmak bir şeyin içinde yok olmak kaybolmak o meselenin içinde şimdi böyle olunca o normalde her şeyin sonunda her şey sevgilide gark olacak yok olacak sevgilide yok olacak gark Olacak şimdi beni bizi ve seni ben biz ve Sen bununla alakalı varlığın mertebelerine derecelerine girmemiz lazım Allah tırnak içerisinde Allah’ı söylüyorum Çünkü anlatacağım konuda Allah ikinci taayyün Allah zat itibariyle yani varlık itibariyle zat itibariyle haktır yani vardır ve tektir tecelli eski dilde tecelli ve taayyünat itibarıyla çoktur tecelli nedir tecelli Cenabı Hakk’ın varlığının değişik ve çeşitli mertebe lerde Zuhur etmesidir şimdi bir var eden oldu Bir de varlık var o varlığın da dereceleri var veyahut da katmanları var tecelliyât ne Cenabı Hakk’ın varlığının çeşitli mertebelerde Zuhur etmesi var yani orada bir şeyde görünmesi bir şey görünmesi Zuhur etmesi var ve bizi bağlayan şey bir sufi bir Derviş adayı da bunu süluk esnasında yani yol yürürken bunu idrak etmesi beklenir bu tecelliyâtı Bir de neydi taayyünat vardı taayyünat ne eşyanın veya varlığın Cenabı Hakk’ın zatından Zuhur veya tecelli yoluyla ortaya çıkmasıdır taayyünat da budur E şimdi o beyitte dediği ben ve biz biz deyince kesret çokluk Ben deyince Teklik Vahdet anlaşılır yani Allah kendi bir ikinci taahüt bir söylemiş bu ayrı bir Keramet bunu düşünse bir kimse gerçekten düşünecek bulunacak bir beyit değil o zaman eee buna böyle ben ve bize Ve sonunda sen olunca buna muhakkak Biz Arabi ekolünden girip Biz varoluşu varoluşun katmanlarını anlamamız gerekiyor Eğer biz o varoluşa girmezsek biz E bu beyitleri anlamakta güçlük çekebiliriz o zaman la taayyün mertebesi dediğimiz mertebe yani o meşhur hadis-i kudsi var ya Eee Hani sahabe geliyor soruyor diyor ki eee Allah hiçbir şey yaratmazdın önce neredeydi ve Hazret-i peygamber cevap veriyor Tirmizi ve imam malikte bu hadis-i Şerif diyor ki amada idi amada altında ve üstünde hiçbir şey olmayan amaday diı yani bulutumsu bir şey ama dediğinizde elle tutulacak bir şe yok anlamı da yok anlamsız amad daydı Öyle olunca bu hep derim ya amdan amadan birisinin bir şey konuşması mümkün değildir bir kimse buradan bir şey konuşuyorsa kocaman cahildir kocaman cahildir konuşuyorsa kendi cahilliğini de bilmeyecek kadar cahildir Burası la taayyün halidir Biz burada Allah’ın zat olarak henüz daha Allah’ın Allah olarak da tecelli etmediği halidir ve bu mutlak gayp anlamındadır O yüzden buraya Normalde başka başka kitaplarda bir birçok isim bulabilirsiniz ama ben böyle mutlak gayp olarak veyahut da mutlak ama olarak nitelendiriyor burayı yani çünkü işte zat-ı ilahiye derler burayı Ne bileyim işte ehadiyet makamı derler buraya buraya Normalde birçok isim söyleyebilirler amaama Burası mutlak gayp varlığın hiçbir noktasına ve derecesine açık değildir hiç kimseye açık değildir Burası Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri de dahil buna Burası mutlak kayp burayla alakalı hiç kimse hiçbir şey konuşmamış burayla alakalı Şimdi burası normalde hani Eee üzerinde çok durulacak konuşulabilecek bir nokta değil bundan sonra işte eee hani ama noktasında bir tecelli tecelliyât bir taayyün hatan bahsetmemiz değil haz pir de burayı kast etmiyor zaten Burası çünkü bilinmezlik bu bilinmezliği kastetmiyorum sonra Cenabı Hak bilinirliği geçecek ya meşhur yine hadis-i Kutsi Ben gizli bir hazineydim bilinmek istedim ben gizli bir hazineydim bilinmek istedim bunu tabii suiti ve bunu keşfül haf acl nakletmiş bu daha önce de bunun sohbetini yapmıştım ben Eee bunu inkar edenler filan olmuş İbn teymiyye’nin başına çektiği başını çektiği bazı ulema bunu inkar etmişler ama İbn teymiyye’nin sıkı bir talebesi olan Ali ül karri enteresan bir şeydir Ali ül karri bunun mana olarak doğru olduğunu Hani ben insanları ve cineri beni tanısınlar diye yarattım ayet-i kerimesinin ne bağlayarak Tan bunun mana itibariyle doğru olduğunu söylemiş Eee bugün biraz Bunun üzerinde çalışınca Bediüzzaman Saidi Nursa Hazretleri de icazet retül icaza da bu hadis-i Kutsi Kendisi de almış bununla alakalı Eee kısa bir şey okudum Hatta diyor ki bedüzzaman saidin Nurs Hazretleri bunlardan diyor haberi olmayan cahiller buna itiraz edebilirler Ama onların bunlardan haberi yoktur diyor cahildir onlar diyor şimdi böyle olunca Eee Cenabı Hak tanınmak istedi tanınmak isteyince ikinci taayyun Yani ilk taayyün ama ikinci ilk taayyün mertebesi oldu bu mertebe ne Cenabı Hakk’ın zat-ı ilahi olarak adlandırdığımız da veyahut da mutlak kayp olarak adlandırdığımız varlık sahasına kendisini İzhar etme kendisini gösterme bu ilk taayyun mertebesi cenab-ı hak bilinmez idi amaday dı ve bilinirliği geçti bilinirliği geçerken de ne yaptı bir şey yarattı bilinirliği geçerken bir şey yarattı işte burada Eee bilinmezlikten bilinirliği geçerken benim tabirim ne Allah affetsin beni Allah’ın Allah olarak bilinirliği bu mertebede Allah’ın Allah olarak bilinirliği bütün zatı ve sıfatsız şerifinin altında toplandığı bütün sıfatlarının zati ve subuti sıfatları olarak bütün sıfatların Allah ismi şerefinin altında toplandığı ikinci aün mertebesi Allah’ın Allah olarak bilinmesi ve Eee buradan ilk zuhurun ilk tecelliyât meydana gelmesi Hatta bazen ben derim ya hani Eee ilmel yakin Aynel yakin hakkel yakin anlatırken veyahut da ben burayı hakikat-i muhammediye olarak da nitelendirir ya yani çünkü bir şey yarattı O yarattığı şey neydi Cenabı Hakk’ın kendi ruhundan ve nurundan bir şey yarattı O yarattığı da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin nuru ve ruhuyum o yüzden bu makam Eee Tabiri caizse Eee Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin makamı O yüzden Eee bu mertebe Beye bu makama Allah kendisi Allah ismiyle Cem etmiş ve bundan sonraki tecelliyât bundan sonraki Eee mertebeler varlıkla alakalı bakın burası yine varlıkla alakalı değil Allah’ın Allah’la Allah’ın Allah olarak bilinmesi Burası Bundan sonra artık varlığın diğer mertebeleri geldi üçüncüsü ikinci taayyün mertebesi Yani birinci taayyün neydi Allah’ın Allah’la bilinmesiyle Ondan önceki ahdı bilinmezlik ikinci taayyün mertebesi Cenabı Hakk’ın zatının sıfatlarının isimlerinin mevcudatın komple varlığın tafsilatlı olarak bilinmesinin söz konusu olduğu mertebe burayı ben ne olarak nitelendiriyor Arabi öyle nitelendirmiştir bulunuyorum Yani ben bir şey olduğumdan dolayı değil Arabi’nin buradaki nitelendirmesi muhteşem bir şey Burası ne ayanı sabite dediğimiz mertebe Yani bütün mevcudatın varlığın bütün mevcudatın varlığın bilinmesinin söz konusu olduğu yer yani sen de orada bilinirliği geçtin insan da orada bilinirliği geçti bakın bütün her şey bilinirliği geçti bu mertebede ayanı sabit Dee Yani henüz daha Ruhlar yaratılmadı Ruhlar yaratılmaz önceki mertebe Burası Ruhlar yaratılmadı Henüz daha ve bütün yaratılacak olan zerreden kürreye her ne var ise hepsi de burada bilinirliği geçti bilinmezdi varlık olarak Yani sen bilinmezin henüz daha ruhun Yok henüz daha Senin ruhun yaratılmadı ama ayanı sabit de sen yani Mustafa’nın adı Mustafa olarak veya başka bir isim önemli değil Mustafa ayanı sabit de bilinirliği geçti burayı iyi anlayın Çünkü ayanı sabite bu anlatacak olduğumuz veyahut da tasavvuf bilgisinin en önemli Sırrı veya en önemli bilgisi Yani sen önce ayağını sabit Dee bilinirliği geçtin veya melekler önce ayağını sabit de bilinirliği geçti o melek olacak yani o Mustafa olacak o işte Hasan olacak Mehmet olacak Ahmet olacak o isim olarak normalde bilinirliği geçmesi ayanı sabit Dee ama bunların hepsi de Cem vaziyetinde daha henüz daha bilinirliği geçmediler orada Normalde bilinirliği geçtiler Henüz daha vücuda Henüz daha şekle şemale bürünmeden Ama bu böyle hani bilgisayar yazılımı gibi orada bir kodun var senin Cenabı Hak seni orada kodladığı sen ve kodlanan bilinir oldun kodlanan bilinir oldun şimdi bir program yazıyor bilgisayarcılar yazılımcı bir program yazdı ya ben şeyi açmamış ya sohbeti buradan canlı yayın var ama buradan Ben açmamış Niye açayım Kaçırdılar başını Allah nasipleri böyleymiş dinlesin canlı yayını takip etsinler YouTube’dan değil mi Allah YouTube’dan takip edin YouTube var sonuçta Telegram cılar kapanırsa YouTube’dan takip edin YouTube’dan takipçimiz artsın değil mi Salim öyle olmuyor mu bu işler Tamam Telegram cılar YouTube’a geçecekmiş siniz kapatıyorum telegramı bir de Burayı takip edemeyeceğim sohbetten çıkıyorum bu sefer çünkü Evet ayanı sabite eyi yani sufilik sufiliği anlama noktasında ayanı sabite ii iyi anlamamız lazım ayanı sabit de her varlık Görünürlüğü çıktı ya görünür oldu bilinir oldu ayanı sabit de bizim ne tarafa yönlendi imiz de önemli oradaki idraki bilmiyor şöyle düşünün bir program var O program tuşa bastı tuşa basınca program açıldı ama henüz daha programın bir de alt kademeleri var bir bilgisayar programı gibi düşünün önceden O bilgisayar programı var mıydı yoktu oturdu bir bilgisayar mühendisi yazılımcı bir konuyla alakalı yazılım yaptı yazılımı aldı sıkıştırdı Zip haline getirdi öyle mi oluyor Yunus Zip haline geliyor değil mi Mesela diyelim ki bilmem kaç megabit bir şeyi küçücük bir şeye sıkıştırıyor değil mi Ne yaptı Zip haline getirdi ve bunu Zip haline getirdikten sonra bastı tuşa artık program komple kurulmaya başladı Program kurulmaya başlayınca ilk önce ana direkleri ana hatları kuruluyor öyle mi iki tane programcı var Bir Yusuf var yunus var bir de Recep var Recep öyle mi kuruyorsun Ne yapıyorsun mesela neree programın nereye kurulacağını söylüyor siz onu seçiyorsunuz şuraya kur diyorsunuz sonra ileri diyorsunuz ileri deyince işte başka ayarları varsa programın onu soruyor sonra o ayarları da seçtikten Sonra ileri Dediğiniz zaman kuruluma başlıyor kurulum bittikten sonra Program hazır hale geliyor Program hazır hale geliyor Ama önceden yoktu yoktu Evet Evet burası iyi anlaşıldı herhalde değil mi önceden yoktu ha ayeti kerimede diyor ya Siz yoktunuz Sizi Allah var etti bu mükevvenat varlık yoktu bunu Allah var etti yani bir yoktu diye Cenabı Hak üstüne bastıra bastıra söylüyor yoktu sen de yoktun ben de yoktum Ne nerede varlığa Biz görünür hale geldik ayağı sabit Dee ayanı sabite bütün varlık aleminin çipi gibi ama orada Hepsi de hareket halinde mi Evet bakın Hepsi de hareket halinde ve ayağını sabit Ben ayağını sabite ii çok önemsiyorum bu konuda Çünkü bir kimsenin mutlak Kaderi de orada mutlak kaderi Yani sen ayağını sabit de cehennem kapısına gittiysen mutlak kader o ayağını Çünkü ayağını sabit de cehennem de var ayağını sabit Dee Cennet de var ayağını sabit de levh-i Mahfuz var kürsü var Hepsi de ne yaptı Henüz daha varlığa geçmedi ama bilinir oldu bakın bilinir oldu ve bilinir olunca ayanı sabit ede bir kimse gitti Cehennem kapısından içeri girdi ayağını sabit de girdi ayanı sabit de cehenneme gitti ayanı sabit de cennete gitti ayanı sabit de peygambere gitti Burası yalnız bize mutlak kayp yine gayp Burası bize yine normalde bazılarına gayp mı değil Evet bu ne olmuş oldu Burası da ayrı bir varlığın Eee ikinci taayyün mertebesi oldu Peki dördüncüye geldik şimdi varoluş olarak bunlar taayyüş eyydb şeydir ayanı sabit de bilinirlik oldu şimdi Görünürlüğü geçeceğiz yani Ruhlar alemine geçeceğiz o mertebeye geçeceğiz Ruhlar alemine Cenabı Hak kıyamete kadar gelecek olan ruhları yarattı ruhları yarattıktan Sonra onlara sordu meşhur elest Ben sizin rabbiniz değil miyim dedi Onların da hepsi de ne dediler Bela Evet sen bizim rabbimizsin burası ne Ruhlar aleminin mertebesi Ya normalde Ruhlar alimi dediğimizde de artık ruh denilince bilinirlik Görünürlüğü geçti bakın bilinirlik Görünürlüğü geçti ayanı sabit de bilinirlik oldu Ruhlar aleminde görünmeye başladı Bunlar da Cenabı Hakk’ın sıfatları mı Evet ve ruhlar Alem hani meşhur ya bir de hadis-i Şerif Ruhlar aleminde birbirleriyle tanışıp Birbirlerini sevenler dünyada da birbirleriyle tanışıp birbirlerini sevecekler o zaman ruhlar aleminde böyle bir Eee herkes de bu farklı farklı tecelli edebilir bakın herkeste bu tecelliyât farklı farklı tecelli edebilir bu fakiri tecelliyât şöyle oldu arı peteği gibi bildiğiniz arı peteği gibi Bütün herkesin yüzünü görüyorsun orada Ruhlar aleminde suretle yüzlerinin ruhlar alemi suretlerinin böyle suretlerini görüyorsun arı peteğinin içerisinde gibi Bu görünen bu tecelliyât bu fakat Ruhlar aleminde Ruhlar bu manada serbestler yani o perdede Ruhlar serbest o Ruhlar böyle bir peteğin içerisinde bekletilme noktasında değiller yani serbestler ben sizin rabbiniz değil miyim Bela Evet o zaman secde edin herkes birinci secdeye gitti Hatta burayı ben bu secdeyi cebri olarak nitelendirir ya cebri olarak o secdeye gitti Secdeden kalktılar ikinci secde emrini verdi bir kısmı gitti bir kısmı gitmedi sonra üçüncü secde emrini verdi O zaman ikinci secdeye gidenlerin bir kısmı gitti bir kısmı gitmedi birinci secdeye gidenlerin bir kısmı üçüncü secdeye gitti bir kısmı gitmedi ayrıldık ayırdık şimdi Birinci İkinci 3ün secdeye gidenler mümin doğdular mümin yaşadılar Mümin öldüler birinci secdeye gitti ikinci secdeye gitmedi üncü secdeye de gitmedi Mümin doğdu kafir yaşadı kafir öldü birinci secdeye gitti ikinci secdeye gitmedi çüncü secdeye gitti Mümin doğdu kafir yaşadı Mümin öldü hadis-i Şerif Bu o zaman ruhlar aleminde Demek ki birinci secde cebri ikinci 3üncü secdeler cebri değil ama ikinci 3üncü secdeler cebri değil derken ayanı sabite faktörünü unutmayın ayağını sabit Dee o nereye gitti ayağını sabit Dee Neyi hak gördü de gitti Neyi batıl gördü de gitti üçüncü secdeye gitmeyenler yani kafir ölenler ayanı sabit de cehennem kapısına gidenler üçüncü secdeye gidenler ayanı sabit de Cennet kapısına gidenler bu Mustafa özbağa yorumu Bakın bu Mustafa Özbağ yorumu o zaman ruhlar aleminde de henüz daha Görünürlüğü geçti bütün varlık ama henüz daha maddele şm medi cisimleşmiş mesi cisimleşmiş yavaş aşağı doğru iniyoruz o Ne o misal alemi bu 5 mertebe misal aleminde Ne oldu artık Eee farklı nesneler farklı varlıklar Eee cisimler aleminde yani cisimler alimine geçecek ya Mustafa özbak’ın nasıl bir sureti olacağı nasıl bir fıtratı olacağı misal aleminde belli misal aleminde artık Mustafa Özbağ Henüz daha varlığa geçmeden şekle şemale büründü şekle Kemale büründü boyu posu endamı göz rengi kaş rengi artık o misal aleminde ne yaşayacaksa ne olacaksa ne yapılacaksa artık misal aleminde tecelli etmeye başladı Bunlar tabii böyle anlatırken uzun uzun anlatılıyor da Bunlar çok hızlı hareket ediyor sonra misal alimi inden nereye geçiyoruz artık şehadet alemine geçiyoruz Bu da varlığın 6C makamı 6C perdesi öyle diyelim ve bu mertebede de parçalanma bölünme kesret burada başladı nerede şehadet aleminde artık bu alemde bütün her şey kesrete döndü insan tekti çoğaldı parçalandı dağıldı Ben bunu tarif ederken Allah affetsin çıksanız 1000 metre yukarı bir bardak su döksen diyorum 1000 metre yukarıdan bir bardak su döktünüz hatırlayın eski sohbetlerimi bir bardak suyu döktüğünüz de o bir bardak bardağın içerisinde bütündü Öyle değil mi aşağı inerken Ne oldu yavaş yavaş açıldı dağılmaya başladı Hatta daha da aşağı indiğinde Ne oldu siz o bir bardak su komple dağıldı değil mi kocaman yer kapladı artık bu şehadet alemi bütün varlığın artık surete büründüğü parçalandığı varlık olarak bütün suretlerin kol gezdiği suretlerin eee dağıldığı bir yer ardından ne geliyor yedincisi yedincisi de insan mertebesi ademin yaratılması ve Cenâb-ı Hak Allah öyle diyeyim zatıyla alemlerden farklı olduğundan dolayı bakın Siz Alemleri Allah diyemezsiniz alemler Allah’tan farklıdır Allah’ın zatı ile Alemleri aynı kategoride görmeniz sizi doğru noktada tutmaz insan mertebesi dediğimizde insanın varoluşu iyice Zahire döküldü iyice Zahire dökülünce Cenabı Hak bir Adem yarattı çamurdan yarattı onu sonra çamurdan yarattıktan sonra ona Kendi ruhundan ona ruh üfledi kendi ruhundan ona ruh ruh ifi Peki Allah Ruhlar aleminde ruhları yaratmış mıydı yaratmıştı Ruhlar aleminde ruh buraya dikkat edin Ruhlar aleminde ruhları yarattı Ben sizin rabbiniz değil miyim dedi doğru mu Doğru şimdi Allah Adem’i yarattı buraya dikkat edin Allah Adem’i yarattı Adem’i yaratırken meleklere ve bütün Cin lere dedi ki ben Adem’i Yarattım ona Kendi ruhumdan ruh üfledim ona bu ruhu üflediğim de mana itibariyle hepiniz ona secde edeceksiniz dedi secde ile emretti Şimdi Farklı bir şey burada konuşacağım Hakkınızı helal edin Ruhlar aleminde Allah’ın y Ruhlar ile Adem’e üflediği ruh aynı ruh değil Çok iddialı bir söz oldu ama Adem’e üflediği ruh ile Ruhlar aleminde yarattığı ruh aynı değil Adem’e kendi ruhumdan üfledim dedi Ruhlar aleminde ise Cenabı Hak ruhları yarattı ruhları yarattıktan sonra ben sizin rabbiniz değil miyim dedi o ruhlarla alakalı kendi ruhumdan Ruhlar Yarattım demedi o zaman Adem’e kendi ruhundan ruh üfledi Adem’e kendi ruhundan ruh üfledi Burası Bence Allah affetsin bugüne kadar gizli kalan yer Ruhlar aleminde Çünkü melekler de Ruhlar aleminde yaratıldı ayağını sabit eden aşağı indiler Cenabı Hak hangi noktada hangi perdede ne kadar varlık yaratacaksın hepsinin ruhlarını yarattı Biz insan gözüyle bakıyoruz insanların da ruhlarını yarattı hep Hepsi de Ruhlar aleminde hepsini de yarattı Adem’e kendi ruhundan üfledi burayı sonraki sohbetlerde burayı hatırlatacağım size Adem’e üflediği Adem’e verdiği kendi ruhumdan ruh üfledim dedi ruh ile Ruhlar alemindeki ruhun farklı olduğuna inananlardanım ve Şimdi sıra geldi Tabii bu Yaradılış noktasını böyle geldim ki Eee bu mesele biraz daha anlaşılsın Şimdi geldik ben biz ve sana sen sen dedi ya ona geldik şimdi yaratılış noktasında mertebe olarak insan mertebesi var İnsan mertebesinin üzerinde yürüyoruz yaradılıştan geriye doğru yürüdük yaradılıştan geriye doğru yürüdük parçalandık kesrette yiz neredeyiz İnsan mertebesinde bir çıt yukarı çıktık neredeyiz misal aleminde bir çıt daha yukarı çıktık neredeyiz Ruhlar aleminde bir çıt daha yukarı çıktık nereye geldik ayanı sabite geldik Öyle değil mi ayana sabite geldiğim hiçbir şey birbirinden ayrı değil ayanı sabite geldiğimizde hiçbir şey birbirinden ayrı değil orada hala da ben biz ve sen var Öyle değil mi Evet ayağını sabit eden bir çıt daha yukarı çıktık yani İlk taayyün çıktık Allah’ın Allah olarak bilinirliği noktasına çıktık buraya çıktığımızda ben sen o kaldı kalmadı Hazreti Pir Allahu alem Cenabı Hakk’ın sıfatsız da fenayı anlatıyor bir kimse fena makamına geçtiğinde fenaya geçtiğinde fena makamına oturduğunda Evet ben Biz ve sen kalmaz şimdi Yusuf olsaydı iyiydi Çanakkal dei Yusuf Hani Perşembe gecesi hayretten sordu ya aslında bu gecenin sohbetiyi bak dün perşembenin sohbeti değilmiş şimdi Hani Yusuf hayreti sordu Hayret sordu duu değil mi hayreti sordu Ben de ona Eee üç Hayret anlatıyım dedim ki sonradan ilave ettim iki Hayret daha Vardır dedim şimdi Sufi Seyr Sülü noktasında Eee Aşağıdan yukarı doğru gidecek ya Aşağıdan yukarı doğru gittiğinde o insan aleminden Hani yukarı doğru çıktığı şehadet alemi sonra yukarı çıktı misal alemi ruhlar alemi sonra ayağını sabite çıktı ayağı sabit sonra her ademe nasip olmayacak bir çıt daha yukarı ikinci taayyun mertebesi onu Normalde ayakları ayağını sabit de yüzü Cemali yüzü Cemali onun ikinci taahhüde bunu böyle idrak edebilir misiniz bilmiyorum ama bunu böyle idrak etmek ama fena noktasında bu Bakın bu Fena noktasında asıl Hayret asıl Hayret buradadır o kimsenin O fena noktasına gelmesidir Hayret şimdi misallerle anlatılır dedik ya buraya geçecek olan bir kimsenin geçecek olan bir kimse kapısı vardır o kapı özel bir kapıdır şimdi mana aleminde Hazreti pir dedi ya Eşek Eşik nedir köşe başı nedir diye İşte orada eşik de köşe başının da orada bir anlamı yoktur artık o Sufi artık o Sufi Cemal noktasında Cemal fena olma noktasına gelir fena olma noktasına kalınca sufinin benliği bizli senliği kalmaz orada kalmaz ve orada Cemal de yok olur hiç olur Orada artık onun aklı da fikri de kendisi de yok hükmünde olur Ben de sen de biz de artık orada yoktur ama bu saniyenin binde biri olur ama kaçta kaçı olacaksa artık orada o Sufi için o Sufi için benlik bizlik kalkar Cemal de Cemal de Cem olur Cemal de hiç olur kendisi orada kalmaz onun özel bir kapısı vardır özel bir kapısı vardır zannedersin altından elmastan mücerret altından elmastan daha yüksek böyle bir madenlerden yapılmış manevi bir kapı gibidir öyle yol geç Hanı gibi değildir orası O bir Veli için bir mürşid-i Kamil için Ulaşılması gereken yerdir aldanmayan aldanmayan aldanmam manız için bunları açık açık söylüyorum ölüp gideceğim bu dünyadan bunu böyle defalarca tekrarlıyorum ne zaman Ecel gelir bilinmez bunu bilin diye söylüyorum öyle bana verdiler de almadım yok aldılar da satmadım böyle boş laflara kanmayın o Mürşidi Kamil o Veli mürşid-i Kamil o kapıdan geçmesi gerekir o kapıdan geçerken de dikkat edin bir insanın mürşid-i kilsiz o hale gelmesi altını çizerek söylüyorum mümkün değildir Çünkü bir çıt ileride şeyhi ilk önce şeyhi onu delilidir bunu defalarca söylüyorum ya fena Fi Şeh olmayanın bunlardan haberi olmaz diye fena Fi Şeh olacak ki önce bu böyle şirk gibi görünür insanlara O yüzden bu işin ehli olmayanlara bu aslında konuşulmaz amma velakin Bu meselenin de anlaşılması bilinmesi gerekir ehli olmayan bunu şirk olarak görür o kimse önce şeyhinden şeyhinin cemalinde fena olur şeyhinin cemalinde fena olunca Şeyh de Fani olmanın tadını lezzetini makamını alır artık Onun kalbi mutmain dir ve şeyhinden fena şeyhinin cemalinde fena olunca onda bir delil olur bu onda delil olunca yol orada bitmez o yolun yürünmesi lazım bazılarında direkt Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde Cemal şme olur bazılarında kimse Piri onda olur bazılarında bu herkeste farklı farklı olabilir geçmiş peygamberlerin birisinde de Cemal şme olabilir Ama muhakkak o kimse mürşid-i Kamil olacaksa o kimse velilik de uç noktaya gidecekse o kimse Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin cemalinde cemalinde fena olur o artık fena fir resuldür cemalinde fena olunca orada yol bitmez zaten oraya kadar gelen bir kimseydi orada da bırakmazlar ve o kimse sonradan Allah Cemal sıfatında fena olur tekrar altını çizerek söylüyorum Allah’ın Cemal sıfatında O fena olur Ama Allah’ın Cemal sıfatında manevi olarak fena olacağı zaman fena olacağı zaman o kimse o mübarek nurlu kapıdan onu geçirirler nurlu kapıdan geçer geçmez o kimse ilk etapta anında anlık üstadının cemalinde fena olur anlık ardından Hazret Muhammed Mustafa’nın cemalinde Fani olur anında anlık ondan sonra Allah’ın cemalinde Cemal fena olur ki artık onun Kendisinin ne yüzü kalır ne kendisi kalır işte cemalullah da fena olma Makamı burasıdır ull Aha fena olma makamı burasıdır gerçek manada hakikat noktasında ne ben kalmıştır ne Biz kalmıştır ne sen kalmıştır Ne o kalmıştır artık o Allah’ın Cemal sıfatında fena olur fena olunca artık yüzü önce şeyhinin yüzüydü sonra şeyhinin yüzünden Hazreti Muhammed Mustafa’nın yüzü oldu sonra Allah’ın cemalini de hiçliği yakaladı hiçbir şeye benzemedi o çünkü hiçbir şeye benzemez orada senin Cemalin de kalmaz orada sen de kalmazsın ve idrak edersin ki Allah hiçbir şeye benzemez imanın Kavi olur artar artık Allah hiçbir şeye benzemez Allah sana da benzemez Bana da benzemez hiçbir şeye benzemez o o zaman imanın imanın Kemale Erer O zaman gerçekten sen bir mürşid-i Kamil olur O zaman gerçekten sen velilerin velisi hükmünde olursun o Cemal leşme Olmadıysa aldatma hiç kimseyi meydana da çıkma Şeyh olabilirsin ama veliler velisi mürşid-i Kamil olma noktası ve perdesi burasıdır eğer o kapıdan geçmedi isen eğer o kapıyı dahi Görmediysen eğer Hazreti Muhammed Mustafa’nın Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in cemalinde fena olmadıysan Eğer üstadının cemalinde Fani fena olmadıysan Sen daha yolun başındasın Yolun Başında olmak da bir nimettir böyle bir Üstada mürit olmak da nimettir Evet büyük nimettir hem de hem de hani Salim sordu ya hani Nimet verdiklerinin yolunda diye Evet işte o Cenabı Hakk’ın dünyada Nimet verdik verdiği kimselerdir o haz Abbas’ın deyimiyle dünyadaki manevi direklerdeki işte orada bakın orada ben biz ve sen kalmaz bunu yazmadım Aslında bunu anlatmayacak da işin doğrusu Yani bunu burada bitirecektim ama bu da tecelliyât oldu zaten orayı yaşayan bir kimse ne dünyayla bağı kalır ne ahiretle bağı kalır ne Cennetle bağı kalır ne cehennemle bağı Kalır Ne makamla Bağı Kalır Ne mevkiyle Bağı kalır hiçbir şeyle bağı kalmaz O artık oradadır o artık oradadır oradan Onun için geri dönüş yoktur onun artık hayatı kendine ait de şimdi bunu anlaşılsın ki tavla anlaşılması lazımdı bu böyle anlaşılmadan Hazreti pir’in tavla metaforu anlaşılmazdı e ardından ne diyor Tavla metaforu beni uyutmayan pirim benim başıma zonklamalar getiren pirim zonklamasi kendinle huzur tavlasının getirdin tavla oynayanlar elini kaldırsın kaldırın kaldırın Ben de kaldıracağım bakayım evet Tav oylayanlar Beni daha iyi anlayacak da o yüzden ben güzel tavla oynarım çok cesaretli oynarım hem de bütün oyunları cesaretli oynarım tavla oynarsınız Öyle değil mi Normalde zar tutulmasın diye Ne yaparsınız ya fincanın içinde oynarsınız değil mi Ben fincanın içinde bile zar tutarım ben fincanla bile zar tutarım maharetli yim deir şimdi eğer zar tutulmasını istemiyorsa birisini koyarsın bana öyle yapıyorlardı seninle Tavla oynarız ama zarları başkı atacak iyi atsın Ben ona da razıyım şimdi o da ne yapar böyle elinde zarları böyle karıştırır atar ortaya Öyle değil mi taraflar ne oynarlar zar ne gelirse onu oynarsın değil değil mi İşte ne geldi pencü geldi oy penc severler güzeli genc is aldı bir kapı yaptı Doğru Evet Zara hükmün geçiyor geçmiyor ne gelirse onu oynuyorsun değil mi Sadece oynama idrakin var Zara sözün geçti mi geçmedi ne yaptık onun kaderine ve kazasına ne yaptık razı olduk iman ettik Madem ki zarları atan sensin Madem ki zar senin pul senin tavla Senin ben de seninim Sen de benimsin ben seninim bu oyun Bu oyun ne bu gösteri sanatı ne a o bundan zevk alıyor o bundan tat alıyor o bundan zevk alıyor bundan tat alıyor Şimdi bu son fena mertebesini anlatmasıdır Burası size cebriye gibi gelecekti Peki fena mertebesini yaşayan bir kimse için zarın ne geldi önemli mi zarı atan önemli mi oynadığın pullar önemli mi Kaç tane pulun kırılmış önemli mi sen kaç tane put kırmışsın sen kaç tane put kırmışsın önemli mi Allahu alem Hazreti Pir burayı anlattı Allahu alem ve dedi ki bu Cemal fena olma hali yaşanınca ben kalmadı Biz kalmadı bizden ne kesret benden ne Vahdet Sen de kalmadın diyor Senler dediği ne Cenabı Hakk’ın bütün varlıktaki tecelliyâtı hepsini vücudun içine aldı Hepsini birin içine aldı dedi ki ben de biz de sen de kalmadı Nerede o Cemal de Cemal de fena olmakla Cemal de fena olmakla kalmadı hazre Pir seviyeyi çok yukarıdan tutmuş çok çok yukarıdan tutmuş Bu haliyle hallen CK olan Veli de açık konuşmak gerekirse bu Halile hallen CK olan Veli de az ancak Pir makamında olursa bu Halle hallenir bir kimse Allah cümlemizi onlardan eylesin amin Hakkınızı helal edin Helal olsun biraz böyle Eee sıkıntılı çetrefilli gibi görünüyordu baştan ama Cenabı Hak sohbeti açtı Böyle bir anlaşılır hale getirdi inanıyorum anlaşılır hale getirdi Ben de anlaşılır halde getirdiğine inandım haklarınızı helal edin bizden yana da helal olsun elati Selavat Amin sohbete geciktim gecikme sebebim de buydu yani içeride konuşuyorduk orada Buradan hep Kafam sohbetteyiz bu havalar mahvetti diye bizi de bu havalar mahvetti bizi dağıttı böyle Cenabı Hak hamd olsun ama işin içinden Rabbim çıkardı İçeride de gecikmem sebebi aslında bir sebebi de oydu Ayaklarım geri geri gitti Tabiri caizse hani burayı anlatayım mı anlatmayayım mı noktasında sonra saldım yakasını neyin saklı gizli kaldı ki dedim sal yakasını dedim o zaman rahatladım e vel asıl geciktim orada da içeride bir laf söyledim Dedim ki şimdi çıkarım Herkes hakkını helal etsin Derim dedim helal etmeyin di çiğnerim ayağımın altında dedim hakkınıza helal edin Allah razı olsun bu kadar basitti Allah razı olsun Eee sabırla dinlediğiniz için ve dikkatim de dağıtmadı için dağılmadığı için hem Allah’a hamd ediyorum hem de sizlere teşekkür ediyorum haklarınızı tekrar helal edin Allah razı olsun canlı yayın açık mı açık evet şimdi bazıları sohbetin bu kısmını çalabilirler böyle böyle sohbet hırsızların var benim böyle buradan bir şey konuşuyorum bir şey söylüyorum manevi meselelerde veyahut da gaybi Gelecekle alakalı meselelerde eee bir bakıyorum benden sonra bunu birileri böyle işte bizde de bu hal oldu bizde de böyle yaşandı gibisinden söylüyorlar E bunun da hırsızlamak şöyle kapıdan geçtik böyle Pencereden geçtik diye e söyleseler de umrumda değil E ama sonuç itibariyle ne yazık ki Eee Bunlar da yaşanıyor benim bu konuda bir sıkıntım yok bizim bu konuda herhangi bir cimriliğin de yok İlim Allah’ın İlim Allah’ın ilmi veren yaşatan Allah o halleri yaşatan Allah o halleri eriştiren Allah o halleri anlatan Allah o haller yaşanmasa o haller o tecelliyât o taayyün görünmese e Bunlar bilinmez Eee cenab-ı hak bütün şeyhim Üstadım diyenlere Rabbim nasip etsin Hepsine de yaşatsın Amin kendileri yaşasınlar Amin inşâallah amin bunlarda herkes de değişik değişik tecelli eder dediğim şey Bazı velilerde Bunlar farklı tecelli ediyor Çünkü o Veli de zannediyor ki sadece benimki gibi oluyor Herkesinki diye öyle değil tabii o tecelliyâtı görenler de var o tecelliyâtı Gören de olunca yani o onda farklı oldu bunda farklı oldu o zaman farklı farklı tecelliyât çıkıyor meydana ama o gören kimse bir başkasının tecelliyâtı bilmediğinden sadece kendi tecelliyâtı doğru Görüyor sadece kendi tecelliyâtı bu doğruymuş gibi geliyor ona öyle değil Çünkü Cemali tecelliyât aynı zamanda zati tecelliyât farklı renklerde farklı tünler ve tecelliler olabilir Bunu da bir kenara not etmiş olalım tekrar Hakkınızı helal edin olsun Allah razı olsun.
241. Mesnevi Şerhi 1784. Beyit – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 , GÜRSU Kutlu Doğum Programı İçe Müftüsü Konuşması – 19 Nisan 2013, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.