Mesnevi Şerhi

238. Mesnevi Şerhi (1766. Beyit)

238. Mesnevi Şerhi 1766. Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 238. mesnevi şerhi 1766. beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

238. Mesnevi Şerhi 1766. Beyit Hakkında

Amin ecmain geçen hafta kimin namazında Mihrap ve kıblesi Allah’ın zatı Cemali olursa onun tekrar iman tarafına gitmesini ayıp ve kusur bil buraya okud duyduk Tabii bu biraz şerh etmesi biraz yorucu bir beyit Tabii bu minval üzerine Hazreti Pir devam ediyor padişaha esvapçı başı olan kişinin padişah hesabına ticarete girişmesi Ziyankar lıktan ibarettir padişahla birlikte oturan kimsenin padişah kapısında oturması yazıktır Aldan aktır bir kimseye padişaha elini öpmek fırsatı düşer de o ayağını öperse bu suçtur Geçen hafta dediydi ya bir kimse mihrabında Eğer cemalullahı Allah’ın bu manada cemaliyle Cemal leşti isse yani Allah’ı gördüyse onun iman tarafına Onun için bir züldür bir suçtur demişti aynı şeyi söylüyor bunu şerh padişahın esvapçı başı olan kişinin padişaha padişah hesabına ticarete girişmesi Ziyankar lıktan ibarettir Padişah O zaman için dünyevi olarak en yüksek makam Tabii burada bunu böyle anlatırken Hazreti Mevlânâ ya bir kimse Allah’a dost olmuş bir kimse Allah’a bu manada dostluk sınıfına girmiş Onun hem Allah’a dost olacak hem de onun Allah adına böyle dünyevi bir metaya girişmesi onun dünyevi olarak Dünya Gönül vermesi bu kabul edilebilir bir şey değil ben böyle teker teker sonra daha etraflı buna gireceğim ikincisinde diyor ki padişahla Birlikte oturan yazıktır Yani sen mahrem odaya girmişsin mahrem odaya giren bir kimse in kapının eşiğinde oturması onun makamı düştüğüne makamı kaybettiğine işarettir üçüncüsü bir kimseye padişah elini öpme fırsatı düşer de o ayağını öperse suçtur bu üç beyitle alakalı sabaha kadar konuşsam örneklem İslam dünyasında bunun çok örnekleri var dünyada da örnekler var Yani aslında o halde olmayıp da kendisini o haldey demiş gibi gösterenler işte böyle kendince ben ona layık değilim teren eneli gibi ama buradaki Ana tema şu sen madem ki padişahla berabersin padişahla beraber olmanın halini aşağı O zaman padişahla beraber değilsen eşik tesen eşikte olduğunu bil ona göre davran yok Sen eşikten içeri geçtiysen Has odadayız o zaman Has odadaki gibi davran eşikteki gibi davranırsan o zaman bu suç ya ahmaksın ki ahmak olanı Has odaya almazlar ya da küstahsın o zaman küstah olanı da has odaya almazlar O zaman sen aslında Has odada değilsin çünkü her geriye dönüş her geriye dönüş ya senin çok büyük hatalar yanlışlıklar yaptığına işarettir ya da senin nankör olduğuna işarettir Allah muhafaza eylesin Amin bunlar zaman zaman geçmiş peygamberlerin ümmetler de görüldü Bakara 57 bulutları üzerinize gölgelik yaptık size kudret helvası ve bıldırcın indirdik size rızık olarak verdiklerimizin temizler inden yeyin dedik onlar bize zulm etmediler fakat Kendi kendilerine zulm ediyorlardı ayet 61 O zaman siz şöyle demiştiniz Ey Musa bir çeşit yemeğe dayanamayacağı Rabbine Dua et de bize yerin bitirdi sebze hıyar sarımsak mercimek soğan versin Musa kavmiyle beraber Firavun’un elinden kurtuldu çöle geçtiler çölde onlar sordular Ne yiyip içeceğiz diye Musa aleyhisselam Cenabı Hakk’a yalvardı dua etti ve Cenâb-ı Hak Musa’nın kavmine Cennet nimetleri indirmeye başladı O Cennet nimetlerini yerlerken işte bıldırcında Cennet pişmiş etidir Cennet sofrası onlar o Cennet meyveleri Cennet sebzeleri Cennet yemekleri yerlerken bu şimdiki pis İsrail’in ataları Musa’ya Dediler ki biz her gün bunu mu yiyeceğiz Rabbine söyle biz yine yerden gelen soğan sarımsak yemek istiyoruz Bunlar Çünkü şimdi bu tarafa devş olursak bir sufi Cennet meyvası Cennet sofrasına otururken heva hevesini uyup geriye oradan Siz dünyadayken Cennet bahçelerine uğrayınız Ya Resulallah dünyada cennet bahçesi var mı Evet neresi zikir halakal dır ve cennet bahçelerini uğradığınızda orada Cennet nimetleriyle nimetlere o Cennet bahçesini terk etti o heva ve hevesine düştü o nefsine uydu O Allah’ın cemaliyle Cemal girk Allah’ın kelamı ile kelamla şırket gitti Onun için ne oldu o o padişahın sofrasında otururken padişahın sofrasını terk etti padişahın sofrasına hainlik etti nankörlük etti bakın nasıl Musa’nın kavmi Cennet nimetleriyle Nimet len İrken soğan sarımsak istediler Cennet nimetine karşı küstahlık ettiler Allah’a Haşa küstahlık ettiler peygamber peygamberlerine küstahlık ettiler Bakın bu Yahudilerin küstahlığı bitmedi zaman geldi İsa Aleyhisselam peygamber oldu İsa Aleyhisselam peygamber olunca yanındaki havariler İsa’yı imtihan ettiler dediler ki Maide 112 Hani havariler ey Meryem oğlu İsa Rabbin gökten bize bir sofra indirmeye gücü yeter mi demişlerdi O da eğer iman ediyorsanız Allah’tan korkun demişti 113 ayet bunun üzerine dediler ki ondan yemeği kalplerimizin huzura kavuşmasını senin bize doğru söylediğini bilmeyi ve o sofraya şahitlik edenlerden olmayı istiyoruz 114 ayet meryemoğlu İsa şöyle dedi ey Rabbimiz olan Allah’ım gökten bize bir sofra indir ki bize bizden öncekileri ve bizden sonrakileri bir bayram olsun ve senden bir mucize olsun bizi rızıklandır sen rızık verenlerin en hayırlısısın ayet 115 Allah ben o sofrayı size indireceğim fakat bundan sonra sizden Kim inkar ederse alemlerden hiç kimseye yapmadığım bir azapla onu azap andırır dedi gün geldi İsa Aleyhisselam dediler ki Çünkü beni İsrail Peygamberi O da nasıl Musa’ya Cennet nimeti geldiyse Allah ona cennet nimeti gönderdi Senin de peygamberliğinin delili olsun Senin de peygamberliğinin bir mucizesi olsun Rabbine söyle bize sofra indirsin ve İsa aleyhisselam da Cenabı Hakk’a yalvardı ve sofra İndi mi Evet ama sofra indi Cenabı Hak sofrayla beraber onlara da ölçü koydu dedi ki bu sofradan saklamak bu sofrada saklamak ve biriktirmek maksadıyla hiçbir şey almak yok Bir saklamaca iki biriktirmeye ÇK Öyle ki sofrada yemek bitmiyor ve sofrada yemek bitmeyince Habire yiyor herkes gelen yiyor giden yiyor Tabii İsa Aleyhisselam ne kadar fakir fukara hastalıklı hastalıklı kimseler var ise onların hepsini de sofrasına davet etti bütün fukaraları o bölgede olan ne kadar fakir varsa ne kadar garip güba var ise ne kadar böyle hasta olan varsa ne kadar sıkıntıda ne kadar dertte gamda kim var ise İsa Aleyhisselam Herkese haber saldı Bütün herkes geliyor yiyor içiyor Ama sofralarda Nimet bitmiyor arkası ardına siliyor ve o yiyenler ayrıyeten de bir Peygamberi mucize olarak sağlığına kavuşuyor cüzzamlılar yiyor cüzzam hastalığından kurtuluyor Körler yiyor körlükten kurtuluyor veya filer yiyor ferten kurtuluyor fukaraları fukaraları sonra zengin oluyor anında bir birkaç gün sonra zengin oluyor yani sofradan yiyenin ne derdi var İsa ne sıkıntısı var ise Herkes o derdinden ve sıkıntıdan kurtuluyor ve o toplumun o toplumun entelektüel takımı zengin takımı bundan rahatsız oluyor bundan rahatsız olunca bunu inkar ediyorlar bunları inkar edince enteresan bir şey bakın enteresan bir şey inkar edenlerin Hepsi de domuz suretine bürünüyor tekrar ediyorum İsa aleyhisselamın bu mucizesini inkar edenler domuz suretine bürünüyor ve domuz suretine büründük sonra onlar normal domuz suretinde İsa Aleyhisselam onları tanıyor isimleri neyse isim olarak Onlara hitap ediyor ama onlar İsa Aleyhisselam’a cevap veremiyor ve İsa Aleyhisselam’ın mucizesini inkar ettiklerinden dolayı domuz suretinde Bunlar 300 kusur kişi toplum bunları görünce İsa Aleyhisselam’ın mucizesini inkar etmekten uzak duruyorlar Ama herkes içiyor hala daa bakın yiyor içiyor bu 300 tane entelektüel 300 kusur tane entelektüel ve zengin kısım hani böyle bir şey olur mu Çünkü bunların Eee toplum içerisindeki makamları sarsılıyor böyle olunca bunu inkar ediyorlar Bu olmaz böyle bir şey deyince Cenabı Hak ibret alemlik onları domuz suretine benzetiyor çeviriyor ve bu BL lar ibretlik olarak 3 gün domuz suretinde yaşıyorlar ve 3 gün sonra bunlar domuz suretinde topluca ölüyorlar bakın topluca ölüyorlar domuz suretinde olanlar birbirleriyle evlenemedik 3 gün sonra Hepsi de ölüyor Demek ki bir Allah’ın ine Allah’ın keremine fazına düçar olan bir kimse ona hainlik yapar ona nankörlük yaparsa o da manada domuz suretine döner Sen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin yolunda yürürken hainlik eder nankörlük edersen Senin de suretinin ne olacağı belli değil ve o kimseler Böylece helak olup gidiyorlar ve bir kimse bu Derviş kardeşler için sufiler için burası bu üç beyitten anladığımız şu benim kendimce Eğer sen Allah’a yakınlığı bulmuşken zati tecelliler Mazhar olmuşken orada geri dönmek Oradan geri dönmek onun için büyük bir zuldür ve o hal ile hallenen Yani geçen haftaki beyite göre her nereye yönelirse Allah’ın yüzü oradadır ayet-i kerimesinin tecelliyât mahar olan bir kimsenin Oradan geri Oradan geri oradan oturup Hazreti pirin dediği gibi hani tacirliği kalkınması Oradan geri dönüp sultanın huzurunda huzuray Ken kapının eşiğine gitmesi Sultan ona elini uzat ığı halde o kendi heva ve hevesine uyup onun ayağını öpmeye kalkması onun ne yazık ki küstah olduğunu gösteriyor ve o ya da Tabiri caizse derece kaybedenlerden oluyor heva hevesini uyup derecesini makamını yitirenler oluyor Hani bazen şeyhimi ayrı tut taraktan söylüyorum işte bir kısım sufiler ama cahillikler inden ama kendi kendisine gizli kibirlilik derinden ona bir vazife verilir bir görev verilir ben buna layık değilim de layık olan kardeşlere verin de derler ya o aslında ya cahildir ya da kibirlidir Sebep sana bir taltif edilmiş sana bir vazife verilmiş sana bir hizmet kapısı açılmış Sen kendi kendine ben yapamam diyorsun Hatta bunu daha ileri götürenler oluyor ya Yok işte eee makam toplanmış ona şeyhlik verelim demişler O da Ben laik değilim demiş Ondan sonra haz haz peygambere demiş bir bunu bunu söylerler ya hal olarak şeyhimi ayırıyorum Sen kimsin Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri sana bir vazife verecek de sen ben layık değilim diyeceksin yani Hazret-i peygamber Haşa heva Hevesinden mi Konuştu kime ne verileceğini bilmedi mi sen olup olmayacağını bilmedi mi ayet-i kerimede Peygamber ne verdiyse alın derken senin yaptığın bu küstahlığı dik alası değil mi bu senin yaptığın kendince tevazuyu gibi gösterirken Muhammedi Mustafa’nın sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin maddede de manada da sözünü havada bırakmak değil mi sana peygamber elini uzatmış sen kimsin de ben Layık Değilim deyip de onun elini öpmeyecek veyahut da bir mürşid-i Kamil sana bir vazife vermiş Sen kimsin ki ben buna Layık Değilim deyip de vazifeyi reddedecek bunlar ya cehaletten kaynaklanır ya da gizli küstahlık kibirlilik kaynaklanır cehaletten kaynaklanır nasihat ihtiyaç vardır Hadi bunu bir kimse Naz niyaz etti şeyhine söyledi Eyvallah diyelim Sen manada Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine Nasıl böyle bir şey söylersin Hiç mi Yol yordam görmedin Hiç mi adap Erkan görmedin Bir şeyhe dahi itaat edilmesi gerekirken tabi olunması gerekirken Seni şeyh Has odasına alırken sen nasıl böyle bir şey yaparsın bir şeyhe dahi bir mürşid-i Kamile dahi yapılması nankörlüğün dik alası kibirlinin dik halasıdır sen bunu yapamazsın Bunu Söyleyemezsin reddedemez bunu aklından bile geçiremezsin öyle yapıyorsan Sen direkt o şey efendiye küstahlık yaptın öyle yapıyorsan eğer haz Peygamber sallallahu vazife verdi de sen kalkıp da ben layık değilim dediysen ya yalancısın öyle bir hal görmedin kendi kendine havalara katmak için böyle bir şey söylüyorsun yalancısın yani ya da hayalini hal olarak algılıyorsun ya da hayalini hal olarak algılıyor yun ikisinden biri Allah muhafaza eylesin Amin O yüzden sen Has odaya girdiysen gözünü eşiğe dikme sen o padişahın sofrasına oturdu isan Sen o Sofranın adabına erkanına Uy seni Has alakaya aldıysa ister üstadın almış olsun ister pire Efendiler alsın isterse Cenabı Hak kalsın Sen oranın adabına erkanına Uy nefsine uyma heva hevesine uyma kibirlilere düşme kendinde bir şey varmış zannetme Ama sen o oturduğun Sofranın adabına erkanına Uy veyahut da seni birisi elinden tutup bir odaya kattıysan o odanın adabına erkanına Uy sana Birisi bir vazife verdi diye o vazifenin adabına erkanına Uy nefsine uyma Allah muhafaza eylesin her ne kadar ayağa baş koymak da bir yakınlıktır fakat el öpme yakınlığına nispetle hatadır düşkünlük tür Yani sen elini öperken Normalde gidip de senin ayağını öpmeye çalışman senin düşkünlüğüne işaret senin makamı kaybettiğine işaret Sen normalde Evet evvelkinden Elini öpüyordum şimdi kendince ayağını öpmeye çalışıyorsun ayağını öpmeye Çalışırken o senin çenenden tutmuş kaldırmış yukarı elini öptürmüş sana bunu nimet bil bunun Kadrini Kıymetini bil buradan aşağı düşmemeye çalış yok Sen kendi kendine yine aynı terenenni gidip Ben Layık Değilim deyip de ayağını öpmeye çalışmak küstahlık kibirlilik Allah muhafaza eylesin Amin Çünkü Hazret-i peygamber için Cenabı Hak dedi ki Peygamber size ne verdiyse alın itiraz etmek Haşa peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e itiraz etmek çok büyük bir küstahlık o kimsede ne manevi hal kalır ne manevi perde kalır onda çok büyük küstahlık Allah muhafaza eylesin Amin padişah birisi yüzünü gördükten sonra başkasına meylederse kıskanır padişahın yüzünü görmüşün padişah diyor yüzünü birisine gösterdi diye artık o kimsenin başkasına bakması kabul edilebilir bir şey değildir Lokman ayet 22 kim iyilik yaparak yüzünü Allah’a çevirirse muhakkak sapa sağlam bir kulpa sarılmıştır o zaman sen kendini teslim etmişsin Allah’a Allah’a teslim etmiş ve Allah da sana cemalini göstermiş cemalini sana göstermiş hediye etmiş lütfetmiş ikram etmiş artık senin oradan yüzünü başka bir yere çevirme lüksün yok senin artık yüzünü başka bir yere döndürme lüksün yok sana mahremini açmış sana mahremini açtıysa senin kalkıp da yüzünü başka bir yere döndürme yüzünü başka şeylere çevirme kalbinin içerisine dünya sevgisi koyma lüksün yok senin artık Allah’la her an ve an Cemal leşin yolunda yürü Çünkü sana sırrını göstermiş sana Mah cemalini göstermiş sana Cemal sıfatının tecelliyâtı yaşatmış senin artık oradan geri dönüşün yok Oradan geri dönüşün senin küfrü Oradan geri dönüşün senin küfrü başkasının hatasıdır kusurudur ama Allah’la Cemal leşen bir kimsenin yüzünü başka bir yere çevirmesi onun küfrü dür Müzemmil ayet 8 rabbinin adını zikret ve sadece ona yönel Artık sen onun cemaliyle cemaller perdede onu zikretmekle mükellefsin ve sadece ve sadece ona yönelmekle mükellefsin sadece ve sadece Çünkü sen yüzünü Allah’a döndürmüyor Allah da cemalini sana tecelli ettirmiş Sen Allah’a bir adım gelirsen o sana 10 adım gelir Sen ona 10 adım gelirsen o sana 100 adım gelir Sen ona 100 adım gelirsen o sana koşar senin oradan geri dönüşün yoktur artık sen o oradan başka bir yere Dönemezsin her baktığında onun cemalini her konuştuğunda onun kelamını işitmekle memursun ve sen onun zikrinden başka bir şey Onun zikrinden başka bir şeyle hemhal olamazsın ve yönünü başka bir yerlere döndüremezsin artık senin yönün Allah’tır yönünü başka yere döndürmeye kalkarsan ibreti alem için helak olursun o yüzden İsa aleyhisselam’la alakalı domuz kıssasını konuştum önceden yüzünü başka yere döndürenler Ve maneviyata bu manada belli bir noktaya gelip de oradan ters dönenler bilmiş olsunlar ki manada domuz suretine bürünürler bilmiş olsunlar manada domuz bürünürler Rabbim muhafaza eylesin Amin O yüzden bir kimse Rabbine yönelince başka bir yön araması başka bir şeyle iştigal etmesi Onun için Allah muhafaza eylesin helakına sebep olur ve Zümer 54 size azap gelmeden önce rabbinize yönelin ve ona teslim olun son hani köprüden önce son çıkış var ya son çıkış son çıkış bu azap gelmeden ona yönel Tövbe Et geri dön teslim ol ve yapmış olduğun her şeyle alakalı Allah’a yalvar yakar o tövbeleri kabul edendir yanlışlıklarını eksikliklerini kasten yaptıklarını veyahut da elinde olmadan bilmeden yaptıkların için tövbe et Allah’a yalvar yaka geri dön yoksa sonun hüsrandır sonun helak Allah muhafaza eylesin Amin O yüzden Allah’ı seviyorum demek bir davadır buna şahitlik gerekir ve Allah’ı seviyorum diyenlerin Ondan başkasına bakması Ondan başkasına itaat etmesi Ondan başkasına yüzlerini çevirmesi caiz değildir uygun değildir Allah’ı Seven her an Allah’ın cemaliyle Cemal leşme derdine düşmeli ve her an Allah’ı zikredip ona yönelmeli ona teslim olmalı ancak onun Allah’a yönelmesi tam olarak tecelli eder ve o da sana yöneldi isse sen ona yöneldim O da sana yöneldi sen ona yöneldim O da sana yöneldi artık senin başka bir yere bakman Gönlünde Allah sevgisinden başka sevgi tohumu Ekmen Allah’ı kıskandırır Allah dostlarını kıskanır Allah müminleri kıskanır müminlerin gönüllerinde kendi sevgisinin habibinin sevgisinin dostların sevgisinin eşin çocuklarının sevgisinin Bunlar şey değildir Ne o haram değildir bunların sevgisi olur hatta eş ve çocukları muhabbet edilir Üstat sevilir ondan fazla Hazreti Muhammed Mustafa sevilir ondan fazla da Allah sevilir Celle celalühu O zaman senin kalbinde artık dünya sevgisi makam sevgisi para pul sevgisi senin artık kalbinde Allah’ın sevmediklerin sevgisi olmaması gerekir Bu dünyayı terk etmek parayı pulu terk etmek değildir sevmeyi terk ederiz biz biz şedit bir sevgiyle Allah’ı severiz Biz şedit bir sevgiyle Muhammedi Mustafa’yı Sallallahu aleyi ve Sellem’i severiz biz şedit bir sevgiyle Üstadımız severiz müminleri severiz biz eşimizi de severiz Çocuklarımızı da severiz biz kardeşlerimizi arkadaşlarımızı da severiz ve Allah için severiz Allah için dostluk kurarız Allah için birbirlerimize muhabbet besleriz Biz Üstadımız da Allah için severiz biz eşimizi de Çocuklarımızı da kardeşlerimizi de Allah için severiz ve o Allah için olan sevgimizi asla kaybetmeyiz çocuğumuz bize baksın diye sevmeyiz eşimiz bize hürmet etsin Bize baksın çorba pişirsin diye eşimizi sevmeyiz Biz kardeşlerimizden faydalanmak için kardeşlerimizi sevmeyiz bizim sevgim Allah içindir Allah’ın velilerini de Allah için severiz biz peygamber sallallah Ali ve sellem Hazretlerini de Allah için severiz biz Allah’ın haricinde ne var ise hepsini Allah için severiz hepsini de biz Allah dostlarını da Allah için severiz Öyle olunca Oradan geri dönmek yoktur artık oradan geri dönmek zuldür Allah muhafaza eylesin Amin Allah’ın gayreti buğdaya benzer buradaki gayret kıskançlık harmandaki saman da insanların kıskançlığı dır kıskançlıklarını Haktan bilin halkın kıskançlıkları şüphe yok ki Allah kıskançlığının fidir Hazreti Pir Cenabı Hakk’ın kıskançlığını buğdaya benzetiyor halkın insanların kıskançlığını da Harmandan arta kalan samana benzetiyor saman Aslında harmanın posası dır asıl kıymetli olan nedir buğdaydır ama saman da o harmanın artığı dır yabana gider mi gitmez işte Hazreti Pir diyor ki Cenabı Hakk’ın kıskançlığı buğday gibidir kıymetlidir ve saman da O kıymetli buğdayın posası hükmündedir asıl Kıskanç olan Allah’tır haktır ve kıskançlığın sıfatsız çl Allah’ın sıfatıdır bir kimse eşinin kıskanması Allah’ın sıfatıyla sıfatlı dır çocuğunun kıskanması Allah’ın sıfatıyla sıfatlı dır kardeşlerini dergahını şeyhini kıskanması Allah’ın sıfatıyla sıfatlı dır arkadaşlar Kardeşler buradaki kıskanmak cama çıkma perdeye çıkma demek değil değildir buradaki kıskançlık onu korumak muhafaza etmek onun ihtiyaçlarını görmektir kardeşinin koluna girmektir ona destek Olmaktır onun ayıplarını örtmektir hatalarını kusurlarını örtmektir onu Allah adına nasihat etmektir onu kıskanmak demek onu kimseyle paylaşmamak demek değildir Allah’ın kıskanması o kısk dostunu korur O yüzden der kim benim velime Savaş açarsa bana Savaş açmış gibidir der bu Allah’ın kıskanması dır velilerini çarçur etmez peygamberlerini çarçur etmez müminleri çarçur etmez müminlerin velisidir kim bir mümine zarar vermeye kalkarsa Allah der ki Bana zarar verdin Allah onun intikamını alır kim peygamberine onun peygamberlerine zarar vermeye kalkarsa Allah onun intikamını alır Kim Allah’ın velilerine dostlarına düşmanlık ederse Cenabı Hak hadis-i kudsi yırtıcı bir hayvanın avından aldığı İntikam Gibi Allah da ondan intikam alır der bu Allah’ın kıskançlığı dır Allah dostunu kıskanır dostlarını kıskanır ve onları korumaya Onları muhafazaya alır Sen onun başındaki belayı musibeti onun başındaki derdi onun başındaki Gamı kasev bakıp da Allah bunu korumuyor zannetme o aşıkla maşukun arasındaki cilvelidir O aşıkla maşukun arasına da girme ona hastalığın en fazlasını verebilir onu derdin en fazlasını verebilir ona sıkıntının en Faz fazlasını verir sen Aldanma o hastalığı o verir ona ama Sen onun hastalığına dalga geçersen seni parın parın parçalaya verir Çünkü hastalığı veren odur sen onu hastalık olarak görürsün o kendi içinde Onun için o nedir cilvelidir Cilveli sevgilisiyle Cilveli cilveler ısırır da canını da acıtır Oh bile demeyeceksin Hatta tebessüm edeceksin Ne güzel ısırdın diyeceksin Ne güzel canımı acıttın diyeceksin Ne güzel beni yakın buldun ki canımı acıttın beni kendine yakın gördün ki İstediğini istediğin gibi yapıyorsun diyeceksin kendini teslim edeceksin o İstediğini istediği gibi yapacak senin üzerinde sevgili olmak bunu gerektirir yok bura mı acıttın yok bura mı incittin yok yok Sen bura mı kırdın yok Sen bura mı döktün O sevgiliden şikayettir şikayet edenin aşk meydanında işi yoktur şikayet edenin dergahımız da da işi yoktur Sen Şikayet edeceksen git kendine uygun bir cemaat bul Burası şikayet edilecek yer değildir burada başına ne gelirse gelsin Eyvallah deyip dondurma yalar gibi yalayacak ister Kış gününde Sana dondurma yalat İster yaz gün önünde senin ağzına kaynar sular döksün sen onu sevgiliden geldi deyip Yüzünü bile ekşitmeyen sevgiliden geldi deyip tebessümle onu karşılayacağını bana dediği gibi bir dizine dedi ateşten kor dökecekler bir dizine de dedi Gül yağı dökecekler her ikisini de bir görmezsen Kemale eremezsin Mustafa Efendi demişti bana o zaman kor ateş döktükleri zaman of aman demeyeceksin gülyağı döktükleri zaman da Oh ne kadar güzel gül yağına kavuştum kavuştum da demeyeceksin kor ateşi de seveceksin Gül yağını da seveceksin ısırsa da seveceksin öpse de seveceksin yerden yere Vursa Da seveceksin Arş alada dolaştır saa da seveceksin Arş hal dolaştır İsa da seveceksin seni avamın ağzına sakız etse de seveceksin meleklere dua ettir de seveceksin o seni kah avamın ağzında sakız eder dedikodunu yaptırır kah Arş alın meleklerine dua ettirir Arş Al’ın meleklerine dua ettiren de odur avamın ağzına seni sakız edip de çiğneten de odur O zaman senin kalkıp da bunlara itiraz etme Hakkın olmaz ve Allah bu manada müminleri dostları peygamberlerini kıskanır ve Kıskanma sıfatı direk Allah’a aittir Hani Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bir sahabesine dedi ya o kıskançtır ben de kıskancım Allah benden de kıskançtır dedi Evet Davut Aleyhisselam’a şöyle vahyetti Cenabı Hak günahkarlara benim affedici olduğumun müjdesini ver özü sözü doğru kullarıma da benim kıskanç olduğumu hatırlat günahkarlara benim affedici olduğumun müjdesini ver Ey günah İşleyen Allah’ın kulları dönün Allah’a Tövbe edin kim Allah’a tertemiz ihlaslı bir şekilde tövbe ederse Hiç Günah işlememiş gibidir Haşa Allah’ın dininin sahibi ben değilim Kur’an’ı ben indirmedim ben Allah’ın dinini aktarıyorum çıplak Ben Allah’ı anlatıyorum çıplak kimse Allah’ın affediciliği üzerine laf söyleyemez kim tövbe eder geri dönerse Allah onu affeder bin kere tövbe etse bin sefer tövbesini bozsa bir bin birininde yine tövbe etse Allah yine affeder sen Tövbe etmekten bıkarsın Allah seni affetmekten bıkmaz Sen zikretmekten bıkarsın Sen zikrettiğim müddetçe Allah seni zikretmekten bıkmaz sen bütün gününü onun cemaliyle geçirmek istesen sen nefsini Uyar heva hevesine Uyar bir an o halden düşersin ayrı bir perdeye geçersin Allah sana cemalini göstermekten bıkmaz bir mani perdesi gelir Sen ahı Efkan edersin ahı Efkan ettin yerde mani perdesinin içerisinde Allah yine cemalini verir Allah yine cemalini verir sana o yüzden Ama Allah kıskançtır sen geri dönme kıskançtır sen başka bir Cemal başka bir Cemal de başka bir Cemal arama sen her Cemal Onu seyret her Kelamda onu dinle odur kelamın sahibi kelamın sahibi odur O yüzden sen asla ve asla kulağını şeytana verme asla ve asla kalbini şeytana teslim etme asla ve asla heva ve hevesine uyma kendi kafandan din çıkarma kendi heva ve Hevesinden sufilik yolu da çıkarma otur iki dizinin Üstünde dinle otur iki dizinin üstünde tabi ol ihlasla niyetle Allah’a yönel Allah’a teslim ol ve Allah’ın hududunu aşma Allah haddi aşanları sevmez Çünkü Allah muhafaza eylesin Amin Allah her anlamda Her anlamda her perdede yani onlar şimdi yeni dilde boyut diyorlar ya eski dil perde Ben eski dil kullanacağım boyut demeyeceğim perde Allah her perdede kıskançtır Allah sadece velilerine kıskanç değildir Allah her perdede kıskançtır Çünkü o istenilenden tövbe edilendir o sevilendir o yüzden Cenabı Hakk’ın kıskanç olmadığı hiçbir perde hiçbir tecelliyât yoktur Kendi kendinize sufilik aleminde Kendi kendinize ölçü çıkarmayın şu perdede yoktur demeyin her perdede her anda onu zikredip onun cemaliyle cemalinizi hissedin diyeceksiniz ki insanların cemalinde de mi Evet evet yerin de göğün de nuru Allah’tır yerin de göğün de Rabbi Allah’tır Yerle göğün arasından her ne var ise hepsinin de Rabbi Allah’tır Sizlerin de benim de Rabbi Allah’tır senin de benim de sıfatsız mediği hiçbir perde hiçbir varlık hiçbir cisim hiçbir hücre hiçbir atom hiçbir element yoktur Allah hepsine de tecelli eder Allah hepsine de tecelli eder ve Allah bütün varlık alemini komple sıfatlarıyla donatmıştır varlık aleminde sıfatının tecelli etmediği zerrenin zerresi dahi yoktur en küçücük hayale dahi sizin hayalinize dahi tecelli eden odur ister nefsani olsun ister rahmani olsun Bütün hayallere tecelli eden odur bütün akıllara tecelli eden odur bütün varlığa tecelli eden odur O yüzden o varlığın her derecesinde varlığın her perdesinde kıskançtır her perdesinde O yüzden acaba şurada mı burada mı diye kafamızdan bir şey geçirmek boş muhabbet boş muhabbettir bunu anlatmayı bırakayım da o 10 gönüllü her cail sevgilinin cefasından Şikayet Edeyim Yani bu kıskançlığı anlatmayı bırakayım bu kadar kıskançlık anlattım Yeter diyor pirefendi artık diyor o 10 gönüllü hercai sevgilinin cefasından Şikayet Edeyim hazet Pir diyor ki bu kıskançlık meselesini şerhini bıraktım bunu artık şerh etmeyeceğim bu kadar şerh ettim yeter dedi artık o 10 gönüllü olan hakiki maşukun hakiki sevgilinin aşıklarına olan cefaların şikayet edeceğim her an ayrı bir tecelliyât her an her perdede her perdede ayrı bir şendeyil enen o maşukun cilvelerinden bahsedeyim Çünkü Aşıklar cefaya cilve olarak bakarlar o cefai cilve olarak görürler cefai bir zül olarak görmezler Çünkü Maşuk aşığıyla cilveler kah ona çok yakınmış gibi ona hissettirir kah ona çok uzakmış gibi hissettirir o Aşık çok uzakmış gibi kendini hissedince Feryadı figan eder onun Feryadı figan Arş Alayı sallar yakınlık da uzaklık da önce duygudur hakikat değildir yakınlık uzaklık duygudur Duygu olarak kah Aşıklar kendilerini çok uzak görürler kah yakın görürler bu dervişlerde de vardır Siz şimdi böyle söyleyince kendinizce bunu daha iyi anlayacaksınız Derviş kah kendini şeyhinden uzak görür der ki şöyle hata yaptım şöyle yanlış yaptım şöyle eksik yaptım ben gözden düştüm uzağım der kah böyle Coşar Fırat Nehri gibi Sanki üstadının kalbinin ta göbeğinde yaşıyormuş gibi yaşar bu iyice hakikate erdiğinde bir göbeğinde oturursa der ki her uzak düşündüğünde ben onun göbeğinde yim der heva Hevesinden olmadığı müddetçe Doğrudur işte Hazreti Pir diyor ki artık cefasından Şikayet Edeyim bu kıskançlık şerhini bitirdim feryat edeyim Çünkü feryat ve figanlar hoşuna gidiyor feryat edeyim feryat ve figanlar O sevgilinin hoşuna gidiyor iki alemden de ona ancak feryat ve figan lazım aşığın feryat ve figan etmesi O sevgilinin hoşuna gidiyor sevgilinin hoşuna gidince feryat ve figan edecek Onun önüne perdeler koyuyor aşığın ağlaması Feryadı figan etmesi göz kirpiklerinden Yaş Yerine Kan akıtması ona Tat veriyor göz kirpiklerinden Yaş Yerine Kan akıtması ona tatlı geliyor Hatta öyle yapıyor ki Senin gözünden kan akarken yapıp göz kanını Senin gözünden alıp kendi gözüne sürme yapıyor Nasıl feryat figan edip kirpiklerinden kan akıtmaz nasıl feryat figan edip geceni gündüz etmezsin nasıl feryat figan edip gündüzünü gece etmezsin sen feryat figan ettikçe onun hoşuna gidiyor Madem ki onun hoşuna gidiyor Sen her daim feryat figan dur feryat figan duranı seviyor Ah aşıkların senin ayrılığından her an feryat figan etmekte aşıkların Feryadı figan etmesin de ne yapsın Ah Yakup kendi oğlu Yusuf’u kaybettikten sonra feryadın figanın halk rahatsız oldu da gitti çölün ortasına hurma dallarından bir Çardak etti o çardakta oturdu feryat vigan etti de o Çardak Hüzün çardağı oldu sen de gece çardağın kur da O sevgiliden ayrı düşmenin feryadını figanın O sevgiliden ayrı düşmenin acısını yaşa Yakup nasıl Yusuf’un feryadına düştüyse Sen de o güzeller güzeli Nazlı sevgilinin feryadına yapış ne yapayım Ahu zarrın feryadımdan figanım Nerelere gideyim Sen Feryadı figanı sevdiğinden beridir aşıkların feryat figan etmede ağlam sızlamam Ah feryat üstüne Feryat bu şu bu Cilveli bu alimi birbirine katan her an her şeyi ayrı ayrı var edip yok eden o kara kaçtı Karagözlü selvi boylu endamlı mı endamlı Edalı mı Edalı Ne tarafa dönsem hayali ayrılmayan sevgiliden Ayrıyız diye nasıl feryat figan etmeyelim o endamlı güzeli seyretsek dahi Hasretinden nasıl Feryadımı feryat figanımı figan katmayı Madem ki seviyorsun aşıkların feryat ve figanın her dem her perdede aşıkların sana feryat figan etmede olacak Ne zamana kadar ebedi feryat ve figan Madem ki Sen seviyorsan feryat ve figana Selâmün aleyküm aleykümselam 1775 beytten onun macerasından acı acı nasıl at etmeyelim ki sarhoşların halkasına dahil değilim Onun gözünden ayrı güne gün katan yüzünün vuslatından mahrum bir haldeyken nasıl gece gibi kapkara olmam onun Hoş olmayan şeyi de benim canıma hoş geliyor O gönül inciten sevgilime canım feda olsun Elf Fatiha salavat Amin bunu açıklamıştım böyle izleyenler herhalde izliyordur gene böyle mail yoluyla işte beyitlerin eee diğer şerlerden bulamıyoruz diye mail atıyorlar artık onlara cevap vermeyeceğim Çünkü kaç sefer buradan ilan ettim ve yazdım da onlara dedim ki ben şerlerden faydalanmış zaten takip edenler de görürler Eee ben mevcut şerhler şerh etmeyi de çok uygun görmüyorum Eee kendimce uygun görmediğimden dolayı Ben kendimce hasbe kadar beyitleri Anladım veya gönlüme geldiği gibi yazmaya çalışıyorum O yüzden bu Mesnevi sohbetlerini dinleyenler takip edenler diğer Eee Mesnevi şarih ellerinin şerhler zahmet edip bakmasınlar ben Çünkü onlardan faydalanmış bunu beyan etmek istedim tekrar onu illaki böyle birkaç kişi var defalarca soruyorlar var bulamadık edemedik diye Ben de tekrar bunu Allah muhafaza eylesin öyle bir küstahlık gibi algılanmasın ben yani birileri oturmuş Mesnevi şerh etmişler kendi zamanlarında kendi anlayışlarıyla Allah razı olsun hepsinden onları küçük görmek küçümsemek değil derdim benim kabım bu kadar benim anladığım bu kadar benim aktarabileceğimiz affetsin böyle bir iddia sahibi de değiliz Ben zaten o yüzden Mesnev okuması diyorum şerhi demiyorum Biz Mesnevi Okumaya çalışıyoruz öyle şerh edecek kadar Alim ulema değiliz Allah bizi affetsin Amin Hakkınızı helal edin Helal olsun yeniden Selâmün aleyküm Aleykümselam.

238. Mesnevi Şerhi 1766. Beyit – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 ​​​​​​​​​​​, Mesnevi Okuması (2234. Beyitten) 26.07.2025, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler