234. Mesnevi Şerhi 1745. Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 234. mesnevi şerhi 1745. beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
234. Mesnevi Şerhi 1745. Beyit Hakkında
Mesnevi Şerhi (1745. Beyit) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (1745. Beyit) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Amin ecmain ne yazık ki Osmanlı dağıldığında beri Müslümanların Sahibi yok Müslümanlar sahipsiz bu manada siyasi askeri ekonomik herhangi bir ağırlıkları yok hadis-i şerifte buyurulduğu gibi kalabalıklar ama denizin üstündeki köpük misali hiçbir ağırlıkları yok Herhangi bir müslüman topluluk Bir Müslüman devlet veyahut da bir Müslüman Topraklar hiç fütursuz bir şekilde bir kafir devlet tarafından bombalanıyor veyahut da kafir hukuk sistemleri kafir sistemlerle ne yazık ki her türlü adaletsizlik her türlü haksızlığa hukuksuzluğa duçar kalabiliyor ve ne yazık ki Müslümanların bu noktada hakkını hukukunu koruyacak ama siyasi ama askeri ama ekonomik herhangi bir e organizasyonları yok Müslümanların komple Hepsi de esir esir kendi ülkelerinde dahi esir yani şu filanca ülke filan deyip de böyle yok esaretten Kurtulmuş olarak görmeyin Osmanlı İmparatorluğu’nun bıraktığı bütün topraklar esir hükmünde müslümanı da esir hükmünde gayrimüslimi de esir hükmünde bir başkasının esaretinin altında O yüzden dünya insanlığının ve dünya müslümanlarının top yükün uyanışa ve dirilişe ihtiy var Rabbim inşâallah uyandırsın ve derilsin Amin bakıyorsunuz Haberlere her gün bir Müslümanların kanı akıtılıyor şimdi Filistin duruyorlar duruyorlar filistinlileri kanlarını akıtıyor bir bakıyorsun Suriye’de Irak’ta bir bakıyorsun Doğu Türkistan’da Çin’de bir bak bir bakıyorsun Bangladeş’te bir bakıyorsun başka bir yer bir on sıraya girmişler gibi herkes sıraya girmiş sırası gelen oradaki Müslümanları katlediyor kimse de hesap soramıyor hesap sorabilecek askeri ve siyasi ve ekonomik güç yok çünkü yok oluşmasına da müsaade etmiyorlar zaten Müslümanlar da böyle gevşemiş vaziyette dağılmış vaziyette hiç kimse de keyfini bozmak istemiyor yorgun Müslümanlar yıllardan beri aldatı yoruldular dinle aldatıldı cemaatle aldatı aldatıldı tarikatla aldatıldı şeyhlerle al aldatıldı siyasetle aldatıldı aldatıldı aldanıyor Buna aldanmaya da hazırız bir daha aldanmak istenirse bir daha aldanırız bile bile aldanırız isteyerek aldanırız gözüm göre göre aldanırız aldanırız yani aldatılmaya müsaitiz aldanmaya da müsaitiz Oysa Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri aldatan bizden değil dedi aldatan bizden değil demesine rağmen aldatanlar aldatanlar gene Bizim içimizde bizdenmiş gibi biz gene onları sarılıyoruz Allah resulü bizden değil dedi ama biz bizdenmiş gibi ona sarılıyoruz ya aldattı bizi Olsun varsın Oradan şu olduydu da buradan Bu olduydu da şöyle olduydu böyle olduydu yine devam ediyorsun aldanmaya da devam ediyoruz Allah hepimizi ayıksın İnşallah amin hepimizi uyandırsın Amin hepimizi bu konuda deresin toparlanın İnşallah amin Tabii yaş geçiyor zaman geçiyor tecrübe artıyor görüyorsun bunları gördükçe de böyle üzülüyorsun elinden bir şey gelmiyor e olmuş 63 İslam’la tanışalı 26 siyasetle tanıştığımız 16 yaşındaydık E 16 yaşından beri 16 ile 26 arasında ülkeyi kurtaracağız diye uğraşıyordu nereden kurtaracağız komünistlerden ülkeyi kurtaracağız komünistler gelecek ülkeyi işgal edecekler Bir ülkeyi işgalden kurtaracağız ülkeyi komünistlere vermeyeceğiz değil mi Ahmet Evet öyleydi değil mi Evet ülkeyi kurtaracağız biz sonra bir düdük bir ihtilal herkes içeride ülke kurtulmadı gene sonra İslam’la tanıştık gene ülkeyi kurtaracağız sonra bir 28 Şubat gene de ortalık dar Manaz yine ülke kurtulmadı işin acı tarafı bu bakıyorsun artık böyle ben kendi Nefsim için söylüyorum bakıyorsun diyorsun ki yok diyor Mustafa özbasan kendini kurtar çevrendeki eşin dostunun arkadaşlarına doğruyu tebliğ et bu kadar yapabileceğimiz iş bu başka bir şey değil Çünkü Elimizden gelen bu gücümüzün yettiği bu elimizde tank yok tüfek yok siyasi bir Ne o e güç yok askeri güç yok ekonomik güç yok bir tek Allah’a dua ediyoruz insanlara Anlatmaya çalışıyoruz Bu Rabbim inşâallah Gerçekten böyle her olay karşısında artık Hani Eee ben hiç ümidimi yitirmem ama her olay karşısında Müslümanların bir daha aldanışı gördükçe üzülüyorum Allah’ım inşâallah deresin toparlı hepimiz de amin Evet geçen haftadan kaldığımız yerden devam ediyoruz Mesnevi sohbetlerine İnşallah 1745 beyitte kalmışız en son sel akmaya başlar başlamaz önünü kes yolunu bağla yoksa Alem perişan ve harap eder Her tarafı yıkar fakat harap olmaktan niye gamlanayım harabenin altında padişah hazinesi var buraya okumuştuk Beyt hakka Dalan kişi daha ziyade almak Can Denizinin dalgası altüst Olmak İster Hazreti Pir aşıkların hallerini anlatmaya devam ediyor hakka Dalan kimse Daha ziyade dalmak ister yani dahasını ister çünkü Cenabı Hakk’ın sıfatsız o sıfatların içine Dalan o sıfatlarda Fani olan o Sufi daha da sını ister çünkü Allah’ın ilmi sonsuzdur Allah’ın Hayret perdeleri de sonsuzdur Allah’ın sıfatsız sonu yoktur böyle olunca o Derviş seyri suluka girdi o artık o daha da sını ister çünkü her onun hayretini onun şevkini onun aşkını daha da arttıracaktır bu arttırdıkça yok mu daha diyecektir Çünkü o şevk onda fazlasını isteyecektir bir kimsede şevk yoksa Aşk Yolunda yürüyemez şevk yoksa o kimsede seyri sulukta da yürüyemez Çünkü bir bakmışsın doygunluğa ulaşmış Doymuş Mesela bir kimse dünyevi olarak doygunluğa ulaşsa Normaldir yani der ki Evim var arabam var var işte işim düzgün katım var yatım var ha tamam ama dünya hırsına kapılan bir kimse doygunluğa ulaşmaz dünya sevgisi varsa o doygunluğa ulaşmaz O bir tane daha olsun Bir tane daha olsun Bir tane daha olsun Bir tane daha olsun daha büyük Yar Olsun daha büyük Yar Olsun bu normaldir dünya sevgisi böyle bir şeydir aynı şey Allah sevgisi için de geçerlidir o kimse Allah’ı seviyorsa O bir adım daha gideyim bir adım daha gideyim biraz daha yaklaşım biraz daha yaklaşım doygunluk nedir bilmez nerede duracağı da belli değil Onun Çünkü o her adımda Allah’a yakinin şevkini aşkını ızdırabını gamını sevincini hayretini Bütün Duygular karmakarışık gibi görünse de onları yaşadıkça daha ileri gider o sevme isteği o sevme Şevki onu Hayret perdelerinde dolaştırır o Hayret perdelerinde dolaştıkça daha da sını ister bakın o daha da sını ister ve hayretten hayrete hayretten hayrete sürüklenir gider o kendisini durması mümkün değildir bunu Deryada fırtınaya tutulmuş bir tahta parçası gibi düşünün Deryada dümensiz kalmış bir kayık gibi düşünün O dalgaların arasında durmak bilmez boyna dalgalar bir o tarafa bir o tarafa vurur sufinin işi böyle değildir ama nasıl o durmak bilmiyorsa o kayık deryanın içerisinde Sufi de Seyr sülukun içerisinde durmak bilmez her gece sohbet var desen her gece sohbete gider her gece zikir var desen her gece zikre gider her gün şurada bir iş var bir iyilik yapılacak desen her gün o iyiliğe koşar o ardı ardına tespih tanesi gibi birbirini devam ettirir Allah aşığı olan kimse asla durduğu yerde durmaz durduğu yerde durursa o kendisi münafıktan addeder bakın o kendisini münafıktan addeder sebep Çünkü hadis-i şerifte Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri günü gününe müsavi olan bizden değildir dedi zarardadır dedi Şimdi zarardadır deyince o kimse Durmaz o devamlı bu konuda manevi olarak yol almak ister ve yol almak is isterken de o koşar koştukça koşasım onu Tabiri caizse Çöldeki kum gibi kaynatır Çöldeki kum gibi durmaz durduğu yerde işte Hazreti Pir diyor ki hakka Dalan kişi daha ziyade dalmak Yani bu konuda Örneğin işte bütün Okyanusu deryayı hakka dalmak olarak teşvi edin daha da dalmak ister daha da altını üstünü getirmek ister daha da tanımak ister çünkü Allah’ı tanıma Allah’ı bilme Allah’ı sevme kişinin Gönül dünyasına Damladı İsa o artık o konuda geri adım atmaz Tabiri caizse Aşk onun gönlünü yalamış Aşk Onun gönlüne Kendisinden bir damla koymuş o Damla Derya olur içeride ve Durmaz durduğu yerde ve o kimse böyle hayretten hayrete Koşarken de kendi nefsini de unutur hayr hayrete geçerken başkalarının da nefsini unutur o etrafına kör olmaya başlar O Allah’ın sıfatlarının tecelliyât ina daldıkça etrafına da kör olmaya başlar onun gördüğü bir tek rabbis didir rabbisin kendi nefsini unuttuğu gibi Başkal başka diğerlerinin de nefsini ne yapar unutur bu onda fena halidir fena haline geçtiği zaman bir kimse artık etrafındaki herhangi bir şeyi tanımlamaktır uzak kalır Allah bizi o hale Eee erenlerden eylesin amin Allah resulü de sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri de hakkıyla seni metü Sena edemedim Sen kendini Sena ettiğin gibisin deyip bu konuda acizliğini gösterir yani o hayretten hayrete geçer hayretten hayrete geçer Ben hakkıyla seni metü Sena edemedim der çünkü her Hayret perdesi bir tanıma perdesidir Hani ayet-i kerimede de peygambere sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine atfen dua ederken sen ilmimi artır de diyor ya ilmimi artır buradaki ilim ne Allah’ı tanım bilme ilmidir ilmimi artır dediğinde ilmi ledün Allah’ı tanıma bilme ilmidir Çünkü Kur’an’ın hukuku bellidir hukuk ilmi bellidir sınırlıdır hukuk ilmi sınırlı olduğu için belli olduğu için yeni bir hukuka ihtiyaç yoktur o orada kalır Bir cilttir iki cilttir 3 cilttir cilttir 16 cilttir bitti bu kadardır yeni bir şey olunca yeni bir İçtihat gerekir Bu ilim sınırlı bir ilimdir bakın sınırlı bir ilim veyahut da kelam ilmi sınırlı bir ilimdir veya diğer ilimler genel olarak hadis ilmi sınırlı ilimdir hadisler belli çünkü ama Allah’ı bilme marifet ilmi tasavvuf ilmi sınırsızdır nasıl Allah sınırsız İsa Allah’ı bilmenin de sınırı yoktur nasıl Allah’ın sıfatlarının tecelliyâtı sınırsız ise Allah’ı tanımanın bilmenin de sınırı yoktur o sınırsız bir deryadır sınırsız bir Derya olduğu için kul bu konuda sufi Allah’ı tanımaya çalışan Aşık Allah’ın bu ilmine onu tanıma onu bilme ilmine karşı Tabiri caizse Haris olur o şevkle hep dahasını ister dahasını istemeyen Derviş yolda kalır sufilik şevk işidir dahasını isteme işidir bizim Sufi Yolumuz bizim Sufi anlayışımız anlayışımız sevmenin üzerine kuruludur hiçbir zaman ben sevdim diyemezsin sevdikçe sevesin Sevdikçe sevesin sevdikçe sevesin gelir sonu yok hayretten hayrete geçersin hayretten hayrete geçersin sonu yok Tevhide oturursun her Tevhit çekişinde bir perde açıldığını görsen sen Sabahlar Olmasın dersin kafan düşünceye kadar Tevhit okursun oturdun Tevhit çekiyorsun örnekli oturdun Tevhit çekiyorsun başladın o güne kadar hiç böyle bir şey yaşamamıştım la ilahe illallah la ilahe illallah la ilahe illallah la ilahe illallah derken tak Beytullah’ı gördün heyecan yaptın birden o güne kadar görmedin öyle bir şey Yaşamadın Çünkü seni cezbetti o seni aldı içine Sen la ilahe illallah la ilahe illallah devam ediyorsun gacır Beytullah’ın kapısı açıldı Bir baktın içindesin la ilahe illallah la ilahe illallah ill la ilahe illallah devam bir Davudi ses Burada iki rekat namaz kılmak sünnettir Kalk namazını kıl kalktın Beytullah’ın içinde namaz kıldın bir kendine geldin la ilahe illallah Ben Beytullah’ta namaz kılıyım kapısı açıldı Namaz kıldım baktın üstüne başına a hafif tozlanmış o Beytullah’ın kendine ait bir kokusu var ya A kokuyor bütün oda ona kokuyor sen ona kokuyorsun bakıyorsun oranın tozu var üzerinde oranın kokusu sinmiş Hadi Durdurabilirsen la ilahe illallah la ilahe illallah devam ediyorsun hayretten hayrete geçmenin başlangıcı başlangıcı E sen Tevhide devam ettikçe bunlar değişiyor Sen Tevhide devam ettikçe a Bir bakıyorsun ki tavaf edenlerin bir kısmı Tevhit çekiyor Hani Milet okuyor görüyorsun ya Orada herkesin eline bir defter bir kitap tutuşturmuş da tabii Aman başka bir şeylere karışma başka bir şey görme oku boyna T başındaki Bir tane de hoca dikmişler okuyun bunları on biri ya Birisi Ondan sonra bağırıyor Oradan geri kalan devam ediyor Öyle değil mi Ben Tevhit söyleyince öyle yapmıyorlar okursan sana bir şey diyen yok cemaate sesli okut sana bir şey diyen yok sen la ilahe illallah la ilahe illallah la ilahe illallah Muhammedin Resulullah böyle Tevhit vurmaya başlayınca geliyor la Sufi la Sufi askerler etrafını sarıyor neden Tevhit korkutuyor onları zikir onları korkutuyor Sufi topluluk onları korkutuyor sadece onları değil gerçek Sufi topluluklardan bütün Zalim sistemler korkarlar bütün Zalim sistemler onları kendi hegemony dalarına almak isterler onların üzerinde baskı uygularlar olmadı asarlar Hallacı Mansur gibi olmadı derisini yüzerler Seyid Nesimi gibi olmadı Niyazi mısırı gibi Sürgüne gönderirler bütün Zalim sistemler tevhidi sevmez tevhidi istemez su gerçek sufiliği istemez onlar da aynı işte o hayretten hayrete geçince o kimse o dalgaların arasında devam etmek ister Tabiri caizse hani böyle sörfçüler var ya sörfçüler gibi veyahut da ben diyorum ya sufilik veyahut da hayretten hayrete geç rafting gibidir ırmağın içindesin ne zaman nereye vuracağın belli değil Dümenin yok ondan sonra Küreğin yok bahalı da değilsin onun üzerine onun üzerinde durmaya çalışıyorsun ve Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin öğretisi durur orada hep kulluk demedik yapamadık Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri diyor ya ey yalnızca kendisine ibadet edilen Allah’ım sana hakkıyla kulluk edemedik sana hakkıyla kulluk edemedik seni hakkıyla metü Sena edemedik seni hakkıyla tanıyamadık seni hakkıyla bilemedik bizim tanımamız için bil için bize elim ver Amin ve Allah resulü Sallallahu Aley ve sellem Hazretlerinin de duası vardır ya hani bunu zayıf hadis olarak söylerler biliyorsunuz Ben bunu hep birkaç seferdir söylüyorum Ben zayıf hadis diye bir şey Tanımıyorum Benim için hadislerin Hepsi de sahih ve kuvvetli Ben hadis alimi değilim benim için biz hadis-i Şerif dendi isse benim için o ondan Normalde hadis alimleri ayırsın Bu zayıf hadis bu kuvvetli hadis bu haberi vahit bu şöyledir Bu Böyledir Onların işi o ben bakıyorum O hadis-i Şerif o sünnet-i seniyye veya o hadisi şerif bana zarar veriyor mu vermiyor mu vermiyor Yani tast tamamın sözünden hareket edeceğime zayıf hadis de olsa Onan hareket ederim Ne o bir tane daha hadis inkarcıları var Mehmet var bilmem ne var bir sürü Profesör toplanmışlar her biri aynı yerden besleniyor Bunlar masonik kafa bunlar bunlar abduhu bunlar böyle Afgan Bunlar bunların silsilesi o onlar nasıl diyorlar ya işte hadisler Alay ediyor Ne o soy ismi İslamoğlu olan Evet Alay ediyor bunlara isim vermezdim önceden Şimdi artık isim diyorum ümmeti muhammed Uyansın ya bir kimse hadislerle alay ediyorsa hadisleri inkar ediyorsa o dinlenilme onun sözlerine bakılmaz Onu dinlemek caiz değil hatta tam anlamıyla dinlese bu doğru söylüyor dese küfre düşer o tecdid iman tecdidi nikah gerekli olan bu böyle bir fikir özgürlüğü filan değil İslam’da fikir özgürlüğü yok İslam’da fikir özgürlüğü yok öyle İslam Kur’an sünnetle belli sen kendi kendine Benim fikir özgürlüğün var deyip de sapkınlık yapamazsın küfre düşersin Sen eşcinselliği fikir özgürlüğü var Ben bunu kabul ediyorum Diyemezsin diyemezsin Haramı helallaştım yapamazsın özgürlük adına yapamazsın Bunu Ben özgürüm deyip de kalkıp da Allah’ın zatını Tefekkür edemezsin yapamazsın İslam’da kurallar belli kurallar belli o kuralların üzerinde oynayamazsın da sen ayetler belli hadisler belli böyle kendi kendine bir din oluşturamazsın bir arkadaş göndermiş ne o bir tane daha var ya eli açık mıdır eli kapalı mıdır nedir İhsan eli açık ne diyor doğru olursa dürüst olursa ateist de cennete gider bak Cennet kendisini sanki Tabii Türkiye’de tona çıkmak için Absürt şeyler söyleyeceksin Çünkü televizyona çıkacağın sonra bu sen böyle Absürt şeyler söyleyeceksin ki bu laik Kemalist kesin var ya seni alkışlayacak Muteber insanlar sınıfından olacaksın yani çünkü ülkede Kemalistler Laikler sosyalistler komünist L Ne o lüks ve Sefahat içinde yaşayan kendisini dindar gibi gösteren yeni türemiş muhafazakar kesim dindar kesim yeni Türedi Bunlar bunlara Şirin görünmek için Absürt şeyler söyleyeceksin dinde varmış yokmuş önemli değil bu da onun gibi işte Allah bizi affetsin şimdi Öyle olunca ya Tabii bunlar sapkınlıkları konuşuyoruz mecbur kalıyoruz böyle biz konuya dönelim Eee Allah’ı tanıma Allah’ı bilme hayretten hayrete geçince o kimse diyor ki ya Rabbi benim ilmimi arttır ayetle sabit niçin Allah’ı tanıma Allah’ı bilme ilmi sonsuz sonu yok yok ve hayretten hayrete ne yapıyor geçiyor denizin altı mı daha hoştur yoksa üstü mü onun oku mu daha ziyade Gönül çekici ve güzeldir o Ok o Oka karşı siper tutmak mı denizin altı mı hoştur yoksa üstü mü yani mana alemine daldı mana alemine dalınca Deniz Çünkü maneviyatı işaret eder genelde rüyada da bir kimse Denizi görse denize dalsa manevi aleme daldığına dair yorumlanır Deniz uçsuz bucaksız Deniz her zaman için maneviyatı simgeler tasavvufta sufilikte bir kimse denize dalsa maneviyata daldı demektir denizin içerisinde yüz o yol alıyor demektir içine dal dalarsa Deniz maneviyatta direkt Eee Deniz tasavvufta maneviyatı simgeler maneviyattan direkt işte denizin altı mı hoştur yoksa üstü mü onun oku mu daha ziyade Gönül çekici ve güzeldir o Oka mı denizin altı mı üstü mü yani bir kimse Eğer ki Eee Cenabı Hakk’ın ihsanına lütfuna rahmetine iyiliğine yakınlığına rızasına nuraniyyeti sevgi ve Kerem keremine ve bu sıfatlarının daha nice sıfatlarının tecelliyât ina mahzar olursa ve bu sıfatları temaşa eder hale gelirse ve bu sıfatların genel olarak Cemal sıfatının altında olduğuna İnanır sufiler sıraladığım şeyler bunlar Normalde bunları temaşa etmeye başlayınca Bir de Celal ismi şerifinin tecelliyâtı vardır Celal ismi şerifinin Eee eee altındaki ismi Şerifler öyle diyelim izzettir kibriyadır kahırdan o kimse bu sıfatları Eee Aşina oldukça artık o Suyun altı mıdır üstü müdür kalmaz onda bu hayretten hayrete geçiş onda başlayınca Artık altı mı hayırlıdır üstü mü hayırlıdır yani Celaliye mi onun için uygundur Cemaliye mi o artık ondan geçer Hatta daha ileri onun üzerindeki Celali sıfatlar da Cemali sıfatlar da kendi iradesinin değildir Artık Bakın tekrar söylüyorum o Sufi fena haline gelince fena haline gelince ve hayretten hayrete geçerken artık kendi üzerindeki Celali veya Cemali sıfatlar sıfatların tecelliyât kendi Eee ihtiyarı olmaz onun kendi aklı kalmaz orada o yüzden Celaliye tecelli ettiğinde onun üzerinden Celaliye Akar Cemaliye onda tecelli edince üzerinden Cemaliye Akar fena haline gelmiş olan bir sufi her iki sıfat da tecelli eder bazen Derler ki ya işte o sırf Cemal sıfatıyla o yolu yarım kalmış onun bir mürşid-i kamilde hem Celaliye vardır Hem de Cemaliye vardır Celaliye lazım olduğunda Celaliye sıfatları çalışır Cemaliye lazım olduğunda Cemaliye sıfatı çalışır Cemal sıfatında Eee Fani olan bir kimse işte neşelenir Örneğin O esnada Cemal sıfatı e tecelli etmiş Cemal sıfatı tecelli edince İhsan lütuf rahmet iyilik yakınlık Rıza olma nuraniyet rahmaniyet Sevgi kerem sahibi olma artık o Cemaliye Yani onun yanına gittiğinde Cemali sıfatı O esnada tecelli etmiş Aldanma buna yalnız buna Aldanma buna aldanırsanız bu sıfat tecelli ettiği zaman bir mürşid-i kamilin üzerinde aldanıp gevşeme aldanıp şımarma aldanıp küstahlık yapma aldanıp kendini bir şey biliyormuş gibi zannetme o tevazudan sevgisinden muhabbetinden çarpmış o Aslında kendinde değil sen ne dersen de tebessüm edecek o sana ama Celaliye bürünür se yandı Keten Helva neden Celaliye büründüğü anda İzzet Kibriya Cebir gazap Kudret kuvvet Ezer seni parçalar tuzunu bulamazsın kendinin ama normalde Bir de bir de bu fenadan bekaya geçenler de vardır Bu bunun da altını çizin fenadan bekaya Geçenlerde ayrıyeten Kemal sıfatı tam olarak tecelli eder Kemal sıfatı onda Kemal sıfatı tecelli edince Onun bir tarafı Celaliye bir tarafı Cemaliye Celaliye içerisinde Cemaliye Cemalin içerisinde et vardır o artık Kemal sıfatıyla Kemal elbisesiyle giyinmiş Kemal elbisesine bürünmüş onda Celaliye de Cemaliye de aynı anda görmek mümkündür ama fena halinde olan bir sufi Çünkü daha Onun yolu var kah Celaliye kah Cemaliye tecelli eder O daha tam yolunu bitirmemiş O fena halinde Beka billaha geç daha bunları kitaptan okuyabileceğiniz bilgiler değil iyi dinleyin Çünkü fena halinde olan bir sufi Henüz daha tam bir mürşid-i Kamil değil Onun celaliyeye denk gelirsen uzaklaşırsın Cemaliye ine denk gelirsen Oh ne kadar güzel yumuşak dersin ama bir Celaliye bürüncek yer ararsın kendinde veya Kemal sıfatına bürünmüş olan insanda da bu olur ama bu Kemal sıfatına büründüğü zaman Fani Eee fena olanda da Kemal olanda da artık bu sıfatların tecelliyâtı ihtiyari değildir tekrar söylüyorum ihtiyari değildir kah Celaliye geçer kah Cemaliye geçer bu Cenabı Hakk’ın evirip çevirmesi ile alakalı O nasıl evirir çevirirse öyle olur Cemal sıfatında neşelenme Celal sıfatında Fani olma Kemal sıfatı sevme sonucu olur Kemal sıfatı da ne oluyormuş severek O sonuca ulaşıyor Aşık olaraktan O yüzden Allah bizi de inşâallah o Kemal sıfatıyla sıfatlardan eylesin Amin O yüzden bu varlığın üzerindeki bütün her şey her şey Celaliye ve Cemaliye bağlıdır ikiye ayırsak komple varlığı bir taraf Celaliye bir taraf Cemaliye onun üzerine bir kubbe Koyak O Kemaliye onun üzerine bir kubbe koysak O da Kemaliye O yüzden mesela ayet-i kerimede der ki Allah’ın azabı şiddet ir Öyle değil mi aklıma gelen ayeti kerimeyi söyledim şimdi ama Allah’ın azabı şiddetlidir Bu nedir bu Celaliye allah tövbe edenleri sever Bu nedir bu Cemaliye Bakın bu Cemali ettir Allah’ın azabı şiddetlidir Ey iman edenler siz Allah’ın affını güvenerek de günah i işleyiciler olmayınız Allah azap edicidir Bakın bu ne Celaliye allah tövbe edenlerin günahlarını siler bu Cemaliye Allah Cömert olanları sever Cemaliye Allah namaz kılanları sever Cemaliye Allah namaz kılıp oruç tutup hacca giden zekat veren Allah yolunda Cihat edenleri sever caliyet bakın sevgiyle alakalı her şey Cemaliye bağlı şiddetle azapla alakalı her şey Celaliye bağlı ama bunların üzerindeki Sıfat ne Allah’ın Kemal sıfatı Kemaliye Allah bizi onlardan eylesin amin burada bir şey belirteyim öylesi geçeyim burayı Allah’ın veli kullarında Allah’ın mürşid-i kamillerin Kemal sıfatına mahar olmuş Kemal sıfatının tecelliyâtı olanlarda hem Celal sıfatı hem Cemal sıfatı çalışır üzerinde hiçbir şekilde eksik kalmaz ve bu Kamil insanlar bu Veli insanlar bu mürşid-i Kamiller kendilerine gelen ama Cemaliye ama Celaliye de razı olup kabul ederler bunun en zor tarafı da bu Celaliye de Gelse kabul edecek Cemaliye de gelse ne yapacak kabul edecek O yüzden Erzurumlu İbrahim Hakkı demiş lütfun Doğuş Kahrın Doğuş lütfun Doğuş Kahrın Doğuş herkesin söyleyebileceği bir söz değil E tabii şimdi millet sufiliği edebiyata çevirdi seyri sülükten haberi olmayan ayağına bir iğne bassa Bangır Bangır bağıracak olan da kimse de Doğuş lütfu Doğuş diyor Deme kardeşim bu senin sözün değil ne yapma başkasının sözünü taklit ediyorsun Ne yapma başkasının sözünü söylüyorsun o Halle hallendim mi ki sen ama bizde Ne yazık ki böyle bir hal var o hal ile sellem Hazretleri yapmadıklarınızı söylemeyiniz diyor neden söylüyorsun kardeşim sen Kahrın Doğuş derken nereye hoş gelecek sana Hadi birden Bütün malını mülkünü kaybettin Ne yapacaksın gülüp oynayacak mı kuruş vereceğin zaman elin zangır zangır titriyor elektriğe tutulmuş gibi nereye Kahrın Doğuş diyorsun sen Bir sivilce çıkıyor çıkmadık gitmedik Doktor bırakmıyorsun nereye karın Doğuş duyacaksın Allah hiç kimsenin başına vermesin Yani bir sevdiğini bir herhangi bir sevdiği dünyevi olsun eş olsun çocuk olsun anne olsun baba olsun vefat ediyor ölüyor elinden çıkıyor E dünyayı dar ediyorsun ortalığa nerede Kahrın Doğuş duyacaksın Sen bir de melamiler bunu çok yapar Her şey onun her şey o deme kardeşim de mi yapamazsın yapamayacağın bir şey söyleme almış anahtarı da eline sıfır Doğan almış arkadaş anahtarlığı böyle attırıyor Her şey onun diyor Bu ne dedim ben anahtarlık dedi aldım böyle baktı Her şey onun dedim her şey de o ondan ona geçti dedim Aldım anahtarı o zannediyor ki ben orada duracağım bindim arabayı aldım yürüdüm gittim ders vereceğim ya gittim arabayı olmayacak bir yere bulamayacağı bir yere park ettim araba derdim yok Bir saat 2 saat 3 saat geri döneceğim zannediyor dönmüyorum ben en sona Ödemişte oluyor bu bizim Adil geldi dedi abi ya ağlayacak neredesi Adam dedi gel dedi şunun anahtarını ver ondan ona geçti ne alacak dedim ya Sonra gittim nese orada bekliyor Ne oldu dedim ondan ona geçti Hani hani her şey onundu Ne oldu büyük laf söyleme Dedim ezbere laf söyleme ezbere laf söyleme Muhyiddin İbn Arabi hazretleri Malatya’ya geliyor Malatyalılar Ona bir tane Tabiri caizse Köşk hediye diyorlar Yeter ki sen burada dur yeter ki sen burada otur yeter ki Sen burada kal diyorlar ki bu köşk senin Efendim buyurun anahtarını anahtarını Köş sizin Peki diyor giriyor içeri daha oturmamış kapıya birisi vuruyor çıkıyor Buyurun diyor şeyen lillah diyor şeyen lillah Allah için bana ver demek üzerine bakıyor ediyor çatıyor hiç dirhem yok para yok üzerinde köşkün anahtarını veriyor Az önce bunu vermişlerdi bana diyor buur Kardeşim diyor al bir şey istemiş yok çünkü dirhem yok üzerinde Köşkü vermiş bunu Ona anlattım dedim arabinin sözünü nakleden Her şey onun diyeceksen bu halde dedim yaşım 29 yaşım 63 yine aynı şeyi söylüyorum o hal desen o lafı söyle Evet malikül mülk olan o kardeş Sen şöyle de malikül mülk o ben ölünceye kadar bu malın tasarrufunu bana verdi bunu söyle ben seveyim seni tamam diyeyim ya gücü ne yetiyor Ben malikül mülk o Ben her şey onun Hani tasarrufu da ona ait diyemiyorum sebep ya benim tasarrufum nimetler vermiş geldi birisi kapıyı vurdu şehen lillah dedi O zaman o sözün yerine getireceksin boş söz söylemeyeceksin öyle Evet söylemiş İbrahim Hakk Hazretleri lütfun onun değil mi bu Doğuş onun değil mi Evet lütfun Doğuş Kahrın doş İyi sen nereye söyleyeceksin lütfun doş Kahrın doş hastalıktan şikayet etme soğuktan şikayet etme sıcaktan şikayet etme hiçbir şeyden şikayet etme ya sen bütün üzerinde bulunan nimetleri üzerinde bulunan gam keder hastalık Varlık yokluk her şeyi lütuf gör Hiç itiraz etme hiç isyan etme hiç yüzünü ekşitme hiç yüzünü ekşitme Hani diyor ya Demen için o öyle evet demen için o öyle yüzünü ekşitme hiç teslim ol varlık onun mülk onun Saltanat onun padişah o yüzünü ekşitme o zaman hiç bu neden böyle oldu deme deme dediğin an o söz tecelli etmedi işte velilerde Celaliye Cemaliye tecelli eder Onlar Celaliye i de Cemaliye i de gönül razılığı yla kabul ederler Cemaliye herkes kabul eder çünkü sıkıntılı olan yer Celaliye kabul etmektir Celaliye kabul etmek zordur Celaliye kabul etmek zordur imtihanın Sırrı da oradadır zaten sıkıntıyı kabul etmek şimdi Şeyh Efendi bana söyledi diye söylemeyeceğim de ama tecrübe Bunlar öyle algılayınca ucuna kadar geldi Mustafa Efendi gel buraya dedi Gittim ben böyle oturdum önüne yere diz çöktüm bundan sonra bir dizine Gül yağı dökecekler bir dizine ateş dökecekler ateş döken gülya dökeni dökeni bir kabul etmez onların ikisini de makul görmezsen dedi Kemale eremen oğlum dedi Emredersiniz Efendim dedim yıl 92 bunu söylediğinde bir dizine gülyağı dökecekler bir dizine de Ateş dökecekler gülyağı dökeni de Ateş dökeni de ondan görüp Ateş dökene gadaplanmak Gül dökene de ayrı bir Hani fazla bir şekilde muhabbetlere ki güle de eyvallah diyeceksin ateşe de eyvallah diyeceksin en zor şey budur zaten güle herkes Eyvallah Der Gül koklamaya herkes gelir ateşe dayanmak Ateş razı olmak zordur Burası biraz İnsanı yorar Ama burayı da geçerse Evet o kimse Kemal ehli olur Allah cümlenize nasip etsin inşâallah amin ne demiş kocapir mahmudu Hüdai e Bursa’dan gitmeyen Bursalı sayılır hoşt bana senden gelen ya gonca gül yahut diken ya Hill tü yahut kefen lütfun da hoş Kahrın da Hoş demiş Allah bizi o Halle hallenen lan eylesin amin Şu halde ey gönül Neşe ve sefayı Cefa ve beladan ayırt edersen vesveseye zebin olur olmuş olur yani Sen Allah’ın rızasına iradesine razı olmayıp Allah’ın senin üzerinde muradına senin üzerindeki tecelliyât ina razı olmazsan sen neşeyi de cefayı da sen sefayı da belayı da birbirinden ayırt edip sanki hepsini de kaynağı o değilmiş gibi görmezsen kendi iç aleminde Kemale eremezsin Allah’tan razı olacak olan sufiler cefanın da belanın da neşenin de sefanın da çıkış noktasının ve Yaradanın Allah olduğunu kendi içinde ne yapacak idrak edecek bunun zevkine var Eğer bunu idrak edip kendi iç aleminde bunlardan razı olmaz Bunları hoş karşılamazsa yine Kemale eremez yine seyri sulukta takılır kalır başına bir sıkıntı kaldı geldiğinde bir bakmışsın dağılmış o Derviş eşinden sıkıntı gelir çocuğundan sıkıntı gelir malından sıkıntı gelir Ne bileyim makamından sıkıntı gelir etrafından sıkıntı gelir gelir annesinden gelir babasından gelir bir sıkıntı gelir o sıkıntı geldiğinde razı olup Onu tedavi edip Onu tedavi edip sabırla namazla Allah’tan yardım dileyip zikirle Allah’tan yardım dileyip Onu tedavi edip Onu tedavi edip kendisini de tedavi edip yol yürümesi gerekir Yoksa seyrü sülükte orada takıldı babam bana Neden bunu böyle yaptı bana neden az mal verdi de öbürüne fazla verdi takıldı Gitti adamın dervişli veya Hanım bana neden böyle kaşını kaldırdı yok bey bana neden böyle sert baktı yok çocuk beni neden böyle dinlemedi yok şu Neden şöyle oldu böyle mi olur Ben namaz kılıyorum ben oruç tutuyorum ben zikrediyorum benim başıma böyle mi gelecek takıldı kaldı adamın seyri suluku derdim takılıp kalanlarla alakalı derdim takılıp kalanlarla alakalı derdim yol yürüyemeyenler le alakalı o yüzden böyle açık konuşuyorum ki herkes buradan bir kendisince dersini alsın üzülüyorum geceleri gözüme uyku girmiyor kendi kendimi çökertiyor diyorum ki neden anlamıyorlar neden yolda kalıyorlar bunda da bir hikmet var eyvallah Ama bu dünya geçici Tekrar söyledim yaşım 63 oldu bir şey değişmedi Allah mal verecekse verecek elinden alacaksa alacak Allah eş verecekse verecek elinden alacaksa alacak Allah çocuk verecekse verecek alacaksa alacak elinden sufisin geleni ondan Bild diye yıllarca size Bangır Bangır bağırıyorum gelmiş ondan bil hoş karşıla güzel karşıla tebessümle karşıla hastalıkmış kanmış kedermi iflas mış kolay değil Evet varlıkmıdır meek istiyor Allah seni olgunlaştırmak istiyor Allah’ın senin üzerinde lf lütufla dolu bir muradı var seni bir dergahla tanıştırmış seni bir Zikrullah alakası tanıştırmış rüyanda bir Üstat la seni tanıştırmış rüyanda seni bir mürşid-i kamille tanıştırmış bu Allah’ın büyük bir lütfu ikramı bu Allah’ın büyük bir ihsanı bu Allah’ın yeryüzündeki onca Müslümanın içerisinde özel seçtikleri Bunun kıymetini bul Bunun kıymetini gör Bunun kıymetini anla Allah’a yakin olmanın yolunu ara farzları yerine getir nafilelerle Allah’a yaklaş Allah’ı Sev Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretler in sünnetine Uy üstadının adabına erkanına nasihatler Uy Allah için Allah’a teslim ol Allah için Allah’a teslim ol cennet için değil cehennem için değil dünya malı mülkü için değil dünya makamı mevkisi için değil Allah için Allah’a teslim ol Allah için Allah’a teslim ol o Hazreti Muhammedi Mustafa’yı 8 katta yalnız bırakma Onun sofrasına oturmaya gözünü dik o Mahşer yerinde bütün bütün Mahşer halkının gıptayla bakacağı Ümmet ol O Allah’ın gölgesinde gölgelenme kendine Hedef seç Ben Allah için buradayım Allah için Allah’ı zikrediyorum Allah için namaz kılıyorum Allah için oruç tutuyorum Allah için tövbe ediyorum Allah için Allah’tan gelene razıyım Allah için Allah başıma ne getirirse başım gözüm üstüne derimde yürü derdim bu derdim başka bir şey değil Bu ancak neşeyi sefayı cefayı belayı ayırt etmeden Allah’ı sevmekten geçiyor Allah’ı sev şedit bir sevgiyle Sev ayeti kerimede öyle diyor şedit bir sevgiyle Sev o Müminler ki Allah’ı şedit bir sevgiyle severler kuvvetli bir sevgi Allah sevgisinin önüne bir şey geçirme Canım Kardeşim mal makam mevki para pul eş Çoluk çocuk Hepsi de senin hiçbirisi de senin değil hiçbirisi de annenin karnında kaç paran vardı annenin karnında ne makamın vardı annenin karnında ne Mesleğin vardı annenin karnında ne ilmin vardı seni var etti yoktan annenin karnını sana cennet bahçesi gibi yaptı Ne iş yaptığında büyüdün anne karnında neydi mesle deyin araba mı alıp satıyordun Tekstil mi yapıyordun Ne yapıyordun anne karnında anne karnında sana bakan dünyada da sana bakacak inşâallah tutalım ki senin isteğinde şeker tadı var sevgilinin isteği isteksizlik Murat ve maksadı terk etme değil mi diyelim ki senin isteğinde şeker tadı var Ne güzel tatlı tatlı şeyler istiyorsun değil mi gönlüne hoş gelen nefse tatlı gelen istekler yok mu var değil mi ben duyuyorum böyle Mesela işte benim ben kendimden örnek tatile çıkmış şu Dur bakıyorum öyle diyorum ya yaş oldu 63 hiç tatilimiz olmadı öyle Deniz kayına gidelim de çipil diyelim orad diyorum yani şikayet etmiyorum Mustafa Özbay yazmamış sana diyor yani böyle bir hayatı yazmamış sana razı ol senin isteğin Ama hani bu Normalde E bundan sonrası kendime ait değil İster İnsanoğlu nefis çünkü Ama diyor ki tut k senin isteklerin şeker tadında Ama onun muradı öyle değil Onun senin üzerindeki planı programı öyle değil Sen güzel şeyler kendince nefsine tatlı şeyler istiyorsun ama onun senin üzerindeki planı programı öyle değil o zaman diyor Sen ona uy senin isteklerin sana tatlı geldi hoş geldi uygun gördün ama senin isteksizliğin dahi sevgilinin muradıdır Hani sen bir şeyde isteksiz durdun öyle ya istemedin bu artık fena halinin halleri tekrar söylüyorum Bunlar fenaya ermiş olanların seyri sülükte fenaya Erenlerin hali senin üzerindeki bir şeyin isteksizliği de ona ait senin bir şeyi istemen de ona ait istediğin halde vermemek de ona ait istemediğini burnunun dibinde bitirmek de ona ait sana ait değil bunlar Sen sadece her geleni bir gör ve say bir daha laf sekde oturuyorum böyle tek başıma Hava soğuk mu soğuk banka oturdum Böyle dalga vuruyor böyle nasıl fırtına var o ara bir Lapseki Sevdası var bende Üşüme hoşuma gidiyor orada gelibolu’dan sonra orada nefeslen k kendimce çok soğuk günleri tercih ediyorum ama oturuyorum böyle bir bayan geldi eline çay Ne o termos almış tepsi yapmış böyle tanımıyorum kendisini böyle baktı gördüm seni dedi iyi bir insana benziyorsun dedi çay getirdim sana dedi Hava çok soğuk dedi Ne yapıyorsun ki burada dedi ben hiç yüzümü çevirmeden denize bakıyorum böle dalgaları sayıyorum dedim bu gelen kaçıncı dedi bir dedim geldi gün vurdu sular şeye Ne o kıyıya attı böyle bir daha karşıdan böyle daha şedit geliyor Güldür geliyor ben ama böyle Ellerimi bağladım diyorum Gönder Bu kaçıncı dalgan Bilmiyorum ki bu kaçıncı ayaza kalışım Bu kaçıncı soğu ya kalışım ya don dondur beni burada kendini al Ne yapacaksan yap Gecenin yarısında kendi kendime konuşuyorum ben kadın da öyle yan tarafta duruyor ben bakmıyorum yandan görüyorum daha kuvvetli geliyor dedi geldi bir daha vurdu Bu kaçıncı dedi bir dedim ben de bir daha geldi vurdu Bu kaçıncı bir bir daha geldi vurdu Bu kaçıncı bir elinde duruyor termosla tepsi bir elinde termos bir elinde tepsi dönüp bakmayacak mı dedi onu seyrediyorum şimdi seninle uğraşacak halim yok dedim nasıl dedi diyor ki dedim Benden başkasına gözünü çevirirsen gözün çıksın diyor ki dedim Benden Başkasını gönlüne koyarsan gönlün kopsun diyor ki dedim Benden Başkasını dinlersen kulağın sağır olsun ebedi duymayın benden başkasına yürürsen ayakların kötürüm olsun Benden Başkasını tutarsan elin kötürüm olsun benden başkasına dönersen döndüğün yer cehennem olsun diyor dedim durdu ben seni tanıdım dedi Ey dedim tanıdıysam sen beni tanıma onu tanı tanıyacaksın dedim Benim iksirim bozdun benim gecemi bozdun benim keyfimi bozdun dedim yar ile arama girdin mani sıfatı tecelli ettirdin perdelerin beni dedim ama o da ondan dedim hadi bak işine sen dedim beni onunla baş başa bırak aldı gitti Tanımıyorum hala daha ben tabii dedim Döndüm Ah dedim kar gözlüğüm Ah cefalı benim Ah vefalım Bu gecelik bu kadarmış dedim Madem ki sen bir mani sıfatı gönderdin Naz ettim Aha ben de gidiyorum dedim yürüdüm gittim onun muradı Neyse senin önün üzerinde senin kazanı Örer o Sen zannedersin ki renk benim rengim öyle zannet gene sen sen perdenin önünde renk senin şiş senin Ondan sonra yün senin öyle ya sen ördün Ah canım benim ah canım benim sufilik yoluna girdiysen Bu zandan ibaret sufilik yoluna girdiysen Bu Yol onu kaldırmaz ip de onun şiş de onun renk de onun kazak da onun Ören de o Sen onun ördüğü kaza gey sakın dar geldi bu sıktı beni sakın bu bol olmuş biraz ya benim vücuduma göre değil sakın Bu renk benim hoşuma gitmedi sakın şu şöyle olmadı bu böyle olmadı Onun onun müsaade etmediği gelmeyecek sana Ben şimdi bazen iş yaptırırım Etrafımdaki insanlar Benim böyle patinaj çeker işte kim mobil olacak Burhan Selâmün aleyküm Aleykümselam gel abiciğim buraya bir mutfak yap ya ne renk yapalım Ne istiyorsan onu yap Burhan karışmıyor şimdi Burhan gelir kendi kafasına göre yapar bakar ya çok güzel olmuş sen mi seçtin Hayır Yok ya Burhan yaptı Nasıl yani bas be sen seçmedin mi Hayır Ben seçmedim Burhan yaptı diyorum ben ya Seçen o ondan sonra Adnan Hoca Adnan Hoca gel dedim ya buraya dedim bir gör de buraya dedim bir koltuk al sen millet zannediyor ki Adnan’ın dükkanına gideceğim de koltuk beğeneceğim de yok ya Ama siz böyle yaşamazsınız Adnan Gönderiyor halısını da koltuğunu da ya çok güzel olmuş diyorum Adnan gönderdi Nasıl yani basma ya E sen gidip seçmedin mi Hayır hayır ama cebriyye düşmeyin teslimiyete düşün cebriye gibi düşünme teslimiyet bakın teslimiyet teslim ol teslim ol Bırak o senin rengin Neyse gelecek o Ah sevgilim derdim senin memnun olmandır senden başka derdim Gamım olmasın gönlüm seninle dolsun isterim Ne tarafa dönsem senin cemalini dilerim isteğim isteğim olsun isterim isterse celalin olsun muradın muradım olsun isterim İstersen kemalin olsun onun her bir Yıldızı yüzlerce hilalin kan diyetidir ona alemin kanını dökmek helaldir Burası Karışık kuruşuk biraz uzun saat 2220 Arkası Yarın bu böyle yine telleri yakacak bir yer Tabiri caizse biraz uğraştırıyor o yüzden önümüzdeki haftaya inşâallah Allah izin verirse devam edeceğiz not düşmüşüm dilediğini nebi resul edersin dilediğini Mürşit Veli edersin dilediğini Mümin edersin dilediğini kaft dağına Sultan edersin dilediğini Sira postunu serin dilediğinin kanından Değirmen kurarsın dilediğinin gözyaşından Değirmen kurarsın dilediğini aşka deinen içirir Mecnun edersin dilediğini Aziz eder nebilere dost edersin dilediğini zelil eder cehenneme odun edersin veren sensin vermeyen Sen alan Sen dilediği olan dilemediği olmayan da sensin diyelim Şimdilik sohbeti kapatalım önümüzdeki haftaya inşâallah bu tel yakıcı beyite geçeceğiz haklarınızı helal edin Helal olsun Elf Fatiha salavat Amin canlı yayını kapattım bir şey ilan edeceğim hemen bir dakikalığına oturursanız tekrar canlı yayını açayım bu malum cemaatle ders yapılan yapılma Eee o adabın da bir üzerinde Eee ilaveler ettik Yani ilaveler ilk dergahın bizim başlangıçta okudukları ızdı onları ilaveler ettik bir iki orada e sonradan yine aklıma geldi ilave edeceklerin var bir de normal ders kağıtlarında bu bağışlamalar la alakalı eski silsileyi yazmadı dık daha önce onu Normalde e Adnan Hoca sen bilirsin yazalım ama dedi dedim yazalım Adnan Hoca Tamam Hani bir de hani Dergah içerisinde de Silsile belli olsun diye Onlara bir iki daha böyle eksik kalan yerler gördüm onları da tamamlayacağız inşâallah Allah’tan bir şey gelmezse yarın onun üzerinde çalışıp Eee tamamlamayı düşünüyorum onu tekrar yayınlayacağım özellikle şunu belirtmek istiyorum o ders topluca cemaat halinde ders yapma adabını Bütün kardeşler ezberlesin ki toplu Zikrullah larda Neyin nerede ne çekileceğini Onların da ezberinde olmuş olsun inşâallah tekrar haklarınızı helal edin Allah razı olsun İnşallah Selâmün aleyküm Aleykümselam.
234. Mesnevi Şerhi 1745. Beyit – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mesnevi Şerîf Şerhi (1480. Beyit) 03.12.2022 , Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 17.07.2025, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.