232. Mesnevi Şerhi 1730. Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 232. mesnevi şerhi 1730. beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
232. Mesnevi Şerhi 1730. Beyit Hakkında
Mesnevi Şerhi (1730. Beyit) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (1730. Beyit) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Hazreti pirin en önemli özelliklerinden birisi böyle devasa kilitler dolusu kitapla anlatılacak olan şeyleri bir beyitte vurup geçmesi Hani beyiti vurmuş geçmiş ki Arkadan gelenler bunu Tabiri caizse anlamak için bir hayli uğraşsınlar demiş kitaplar devşirsinler ansiklopediler devşirsinler bunu anlamak için ancak öyle işin içinden çıkabilirler ya da iyi milletin olan kimse bu işin içinden çıkar demiş atmış kenara bizim payımızda da bu düşmüş Yapacak bir şey yok en son harf ne oluyor ki sen onu düşünesin Harf nedir üzüm bağının çitten duvarı Geçen hafta bunu anlatmıştık Harf nedir ki üzüm bağının çitten duvarı Yani bir üzüm bağı var etrafını da siz kelimelerle harflerle çit çekmişsiniz Yani giremiyorsunuz neden harften dolayı etrafı çevrili Hz bir vuruyor şimdi harfi sesi sözü birbirinden vurup parçalayayım da seninle bu üçü de olmaksızın konuşayım yani harfsiz sözsüz sessiz seninle konuşayım harf yok ses yok harfi yok Ses yok söz yok Allah ile konuşayım diyor ikinci Kıyamet allahla konuşulur harfsiz sessiz çünkü Allah vardır var olan bir şey görüldüğü gibi var olan Allah konuşur Allah konuşmaz değildir Allah görünmez de değildir Allah Hem rüyada görülür hem de zahiren de görülür Rüya olması şart değildir sıfatlarıyla Ayan beyandır açıktır Allah La lafsız kelamsız sözsüz de konuşulur konuşulmaz diyenler Allah’ı tanımadıklarından bilmediklerinden Allah’a yakın olmadıklarındandır cenab-ı Kerim’in de değişik ayetlerde semaya Vakfe etmiştir göklere yani göklere konuşmuştur arza yani toprağa arıza vahyi meleklere vahyetmiştir Meleklerle konuşmuştur cenab-ı hak arıya vahyetmiştir Arıyla konuşmuştur cenab-ı hak Hazreti Musa’nın annesine konuşmuştur ona vahyetmiştir ve cenab-ı havarileriyle konuşmuştur onlara vahyetmiştir cenab-ı hak Aynı zamanda da bütün Adem’den itibaren bütün peygamberlerine vahyetmiş onlarla da konuşmuştur Hatta peygamberleriyle hem Melek vasıtasıyla vahyetmiş konuşmuş hem de peygamberlerine bizati direkt kalplerine vahyederekten konuşmuştur bunlara baktığımız zaman cenab-ı varlığın hemen hemen kapsayan her şeye vahyetmiş her şeyle konuşmuştur bunu arıza deyince arzın bütün İçerisi Sema deyince semanın bütün hepsi arıya deyince işte meleklere deyince bütün mukavvanın her perdesindeki varlıklara ve varlığın bütününe konuşmuş vahye etmiş Allah bütün insanlarla da konuşur kafir Mümin münafık peygamber ayırt etmeksizin Allah kullarıyla da konuşur bütün kullarıyla konuşur çünkü cenab-ı bizim nefislerimize iyiliği de kötülüğü de konuşan iyiliği ve kötülüğü bize söyleyen anlatan içimizde o ses Allah’a aittir Allah kesintisiz ayrımsız yaratmış olduğu bütün kullarına konuşur Şura ayet 51 bir insan için Allah’ın kendisiyle konuşması olacak şey değildir Meğer ki bir Vahiy ile veya perde arkasından yahut bir Elçi gönderip de izniyle dilediğini vahyetsin muhakkaka o alidir hakimdir şuura 51 Allah kur’an’ında insanlarla kullarıyla nasıl konuştuğunu beyan ediyor Bir vahiy olarak konuşuyor ayırt etmiyor bütün kullarına vahyediyor vahiyle kullarıyla konuşuyor iki Perdenin arkasından konuşuyor bir şeyin arkasından konuşuyor 3 Elçi ile konuşuyor Elçi gönderiyor meleklerden birisini gönderiyor Cebrail Aleyhisselam’ı gönderiyor Örneğin peygamberleri için cenab-ı kerimede 4 3 şekilde konuşacağını söylüyor Mustafa Özbağ buna bu perde arkasından konuşmaya alt bölüm açayım rüya ile de konuşuyor Allah Ben bunu dördüncü şey olarak alacaktım ama diyecekler ki ayette sen eklememi yaptın onu perde arkasından konuşmak olarak kendimce koydum bu ne bu kişinin rüyasında Salih Rüya görmesi buraya akşam sonra size Demek ki ayeti kerimeye göre cenab-ı hak kullarıyla üç şekilde konuşuyor bugüne kadar konuşmaz denilen Allah Kur’an’da insanlarla 3 perdeden konuşacağını beyan ediyor konuşuyor Allah sizinle Allah size Şah damarınızdan daha yakın Çünkü Allah Şah damarımızdan daha yakın olduğu için Allah herden bizimle konuşuyor Herdem Biz farkındayız veya farkında değiliz birincisi Allah ne eyledi Vahiy ile konuşuyordu İşte bu vahiy bir insana sadece peygambere değil bakın bir insana vahiy göndererekten peygamberlerde olduğu gibi bunun Altını çiziyorum peygamberlerde olduğu gibi Allah kullarıyla kalplerine vahyederekten Bunu biz peygamberlerle konuşmasını normal kullarla konuşmasını ayırt etmek için edeben ilham demişiz Ama bunun karşılığı vahiydir fakat peygamberlere inen Vahiy ile normal kullarına gelen vahiy birbirine karıştırmayalım diye Allah’ın kullarına Biz gelen vahiyi tırnak içerisinde ilham olarak nitelendirmişiz öyle isimlendirmişiz ve Ama cenab-ı hak Sonuçta kullarına direk vahyetmiş mi vahyetmiş ayet Kasas ayet 7 Kasas Ayet dedi Musa’nın annesi oğlunun öldürülmesinden korkar Çünkü firavun firavun ev ev Musa’yı öldürmek için askerlerini seferber etmiştir firavunun etrafındaki sihirbazlar büyücüler Musa’nın öldürülmediğini firavuna her gün söylerler firavuna her gün söyleyince firavunun saltanatı yerle bir olacaktır yerle bir olacağı için yerle bir olacağı için firavun askerlerini emreder bugünkü tabirle kaza köy kasaba Nerede bir erkek çocuğu var ise hepsini de katlettirir rivayet edilir ki o sene 7 bin Çocuk doğmuştur erkek çocuk 7000 çocuğu da katletmiştir firavun erkek 7.000 çocuk katledilmiştir ama hala da Musa sağdır ve Musa’nın annesi benim kendi çocuğu bulunacak ve o da katliama uğrayacak diye korkar Allah ayeti kerime açık Biz Musa’nın annesine şöyle vahyettik dikkat edin Biz Musa’nın annesine şöyle vahyettik çocuğu emzir başına bir şey gelmesinden Korkunca da onu hemen Sandığa koyup nehre bırak sakın korkma Mahzun da olma Şüphesiz ki biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden yapacağız daha Henüz çocuk çocukken annesine cenab-ı vahyediyor ne yapacağını Musa’nın annesine cenab-ı hak kalbine vahyederekten söylüyor Demek ki demek ki peygamberlerinin haricinde kullarıyla konuşuyor onlara vahyediyor onun gönlüne dilediğini koyuyor bakın ayetle sabit Allah başka kimlerle konuşuyor böyle Bunlar bakın peygamber değil havarilerle konuşuyor kim İsa’nın havarileriyle konuşuyor ve havariler biliyorsunuz 10 tane İsa Aleyhisselam’ın dostu ilk iman edenler İsa’ya ama Ondan bir tanesi de İsa Aleyhisselam’ı gambazlayan satan bir tanesi ama on tane Havari var on tane Havare yine Maide Suresi ayet 111 Allah havarilerle konuşuyor Allah havarilere vahyediyor Hani havarilere bana ve resulüme iman edin diye vahyetmiştim Demek ki cenab-ı hak havarilere de direkt vahyediyor havarilerle konuşuyor havariler peygamber değil Peygamber olmamasına rağmen Rabbim havarilerle vahyederekten konuşuyor Demek ki burada vahiy için bir kimsenin peygamber olma şartı yok insanlar içerisinde Ha demek ki Allah kullarıyla konuşur mu konuşur Allah’ın bir sıfatı nedir kellim konuşan demek kelime demek Allah konuşan Allah Susam değil Allah konuşuyor Meryem ile konuştu Musa’nın annesi ile konuştu havarilerle konuştu daha başka ayeti kerimeler de var Allah kullarıyla konuştu vasıtasız konuştu perdesiz konuştu bakın vasıtasız bir melek olmaksızın Allah kullarıyla konuştu bir melek olmaksızın bir perde olmaksızın Allah kullarıyla konuştu Bu birinci konuşma şekliydi peygamberleriyle de böyle konuşuyor normal kullarıyla da konuşuyor Kardeş seninle de konuşuyor her daim konuşuyor Senin nefsine vahyediyor Senin nefsine vahye diyor iyiliği de kötülüğü de sana vahye diyor bu kötü diyor sana söylüyor bunu sen o sesi susturuyorsun kendinde yanlışı sana söylüyor Sen o sesi kendin susturuyorsun hatayı sana söylüyor o sesi Sen susturuyorsun neyle unutarak Allah’ı ne ile günaha kebairler neyle kibirle neyle kendini bir şey zannetmekle neyle kulun gerektirdiği gibi yaşamamakla Allah ne yapıyor ya da diyor ki veya perde arkasından vahyeder Demek ki bir Perdenin arkasından vahyediyor nasıl vahyetti bunu da Musa aleyhisselam’da görüyorsun ne yaptı Musa Aleyhisselam’ı bir ağacın arkasından vahyetti o zaman ağacın arkasından vahyettin de ağacın arkasından vahyetti ve bu konuda Hazreti Peygamber sav Hazretleri diyor bakın Perdenin arkasından Musa aleyhisselam ile konuştuğu gibi sahabeden de konuştuğu var sadece Musa’nın Musa’ya konuşmuyor böyle bakın Musa aleyhisselam ile işte bazı rivayetlerde zeytin ağacının arkasından bazı rivayetlerde bir ateşin arkasından rivayetler farklı burada onun arkasından konuştu mu her cevap konuştu dikkat edin Allah resulü Cabir Abdullah’a Allah Allahu Teala bir perde arkasından olmaksızın hiç kimseyle konuşmamıştır Ancak o senin babanla yüz yüze konuştu Cabir’in babası Uhud’da şehit olanlardan demek ki sahabir sahabenin Babasıyla da ne yapmış perde arkasından olmaksızın ne yapmış konuşmuş Allah Peygamber Sallallahu Aleyhi Demek ki Musa ile Bunu neden aldın bu hadis-i Şerifi Bunun arkasından geleceğim beyit Çünkü telleri yakacak olan bebeği Demek ki Musa ile Perdenin arkasından konuşan Allah sahabeden bir zatla perdesiz konuşmuş perde olmaksızın konuşmuş yahut bir Elçi gönderip de izniyle dilediğini vahyetsin Hani bu da ne cenana ne yaptı peygamberlere peygamberliklerini vahyetti ne yaptı Cebrail aleyhisselamla kitaplarını indirdi ne yaptı bir Elçi ile Elçi ile onlara onlarla konuştu onlara vahyetti Ali İmran ayet 42 melekler de şöyle demişti ey Meryem Şüphesiz Allah seni seçti ve tertemiz kıldı ve seni alemlerin kadınlarına Üstün kıldı bir melekle ne yaptı Meryem ile konuştu Demek ki sadece peygamberlerine konuşmadı bir elçiyle dikkat edin kimler Meryem’le de konuştu Ne ile Melek gönderdi Melek ne yaptı Meryem’e Allah’ın emrini Allah’ın ona karşı olan sözlerini ilettiler neydi ey Meryem Şüphesiz ki Allah seni seçti ve tertemiz kıldı buna ayrı bir bab açılır açarız bir gün Meryem annemizle alakalı Biz Meryem annemizi tam tanımıyoruz Meryem annemiz kadın velilerin başı gibidir Hani bana sorarlar bazen işte kadınlardan Veli olur mu el cevap olur derim ben derim neden Hz meryemdir Hz hatice’dir Hz fatıma’dır Hazreti aişedir rağbetül adeviyedir işte kadın Hatta bir kısım ulama Meryem’i Nebi noktasına bile getirirler Ehli sünnet Tabii büyük çoğunluğu bunu böyle kabul etmez Meryem annemiz Ama velidir işte ne diyor melekleriyle odunla konuştu Demek ki melekleriyle sadece peygamberleriyle de konuşmuyor Meryem annemiz Veli statüsünde Demek ki velilerle de konuşuyor o zaman 3 tane konuşma bir direk gönlüne vahye ederekten peygamberlere Allah’ın velilerini Allah’ın kullarına da ne yapıyor ilham ediyor Peki Perdenin arkasından bir şeyi perdeliyor onun arkasından 3 bir melek vasıtasıyla konuşuyor şimdi geldik bu Vahiy ile alakalı bununla alakalı imamın nesefenin çok güzel bir ayrımı var bu meselede ne sefi vahyi sınıflandırıyor nesefiye göre vahiy ikiye ayrılır özel anlamda vahiy genel anlamda vahiy özel vahiy peygamberlere özgüdür genel vahiy ise evliya ve asfiyaya mahsustur bu anlamdaki vahye ilham da denir ilham kelimesinin çıkış noktalarından birisi bu şimdi önemli soru şu vahiy almak için peygamber olmayı gerektirir mi asıl önemli soru bu Akaid noktasında vahiy sadece peygamberlere midir bu geliş noktasına bakarsan Hayır İmam Maturidi diyor ki;Hayır vahiy almak için peygamber olmak gerekmez hemen İmam Maturidi not düşüyor o Hazreti Musa’nın annesi ile ilgili ayetlerde geçen vahiy tabirinin Resul olmaya gerektiren vahiy olmadığını aksine Kalbe bir bilgi yerleştirme manasında ilham olduğunu söylüyor İmam mature de bunu da not olarak altına alayım maturidinin Normalde geçtiği gibi Fahrettin razi’nin de tefsirini de böyle geçiyor bu mesela şimdi Fahrettin Razi üzerinde değişik tartışmalar olabilir ama İmam matüründe Bu kesin ve imam maturi diyor ki;vahiy almak için vahiy almak için peygamber olmanız Allah kullarını da vahyedar imamı Maturidi çizgisinde bunu Tabiri caizse teknikleştiriyor Bu sözü bu manayı diyor ki vahiy iki türlüdür bir özel vahiydir ki peygamberleridir diğeri de ondan sonra genel anlamda vahiydir buna Biz ilham diyoruz diyor buna Biz ilham diyoruz Evet peygamberler olan vahiy özel vahiy Diğerlerine olan vahiy ise ilham niteliğinde ayrıştırıyoruz karıştırmamak için birisi kalkar Siz işte velilere gelen ilhamı da peygamberlere gelen vahiy gibi algılıyorsunuz der diye biz de ilham olarak bunun nitelendiriyoruz İmam nesefi de bunu böyle nitelendirmiş o zaman Hz Meryem’e gelen vahiy Biz ilham olarak nitelendireceğiz veya Hatta hamdolsun erkeklerden de bayanlardan da Cebrail Aleyhisselam’ın hali olarak veya rüyalarında gören kardeşler var Onların Cebrail Aleyhisselam’ı görmesi veyahut da Cebrail Aleyhisselam ile konuşması onları peygamber etmez O bir ilhamdır ama normalde mesela peygamber etmez örnekliyorum bunu dıhhiye geldi ya bıyık geldi dıye oradaki sahabeler gördüler mi gördüler ve dışıya geldi insan suretinde Peygamber sallallahu Hazretlerine İman nedir İslam nedir İhsan nedir Kıyamet ne zaman kopar alametleri nelerdir Gibi sorular sordu Allah resulü o çıktı gitti Allah resulü Sallallahu sellem Hazretleri sordu sahabe gelen kimdir soruları sorar dediler ki Allah resulü dedi ki hayır O Cebrail kardeşim dedi dedi size dininizi öğretmeye geldi sahabenin cebrail’i görmesi onları peygamber etmedi dikkat edin cebrail’i gören bir kimse peygamber olmaz Çünkü her Cebrail Aleyhisselam’ı gören peygamberliğini ilan ederdi kim ilan eder şeyhi olmayan ilan eder ama seyr-i selamı görür mü Derviş Evet seyr-i tırnak içerisinde ilham gelir mi Evet ilhama muhatap olur mu Evet ve onun için bu keramet olur mu Evet Cebrail Aleyhisselam’ı görmek Keramet olur mu Evet Keramet bir kimsenin Eğer ki nebilik davası Nübüvvet davası yoksa onun için Harikulade bir haldir Harikulade bir perdedir ve Ehli sünnet şöyle düşünür şöyle İnanır Mucizeler peygamberlere aittir kerametler ise Allah yolunda yürüyen Allah için oturan Allah için Kalkan Allah için konuşan Allah için zikreden Allah için yaşayanlar için birer keramettir Evet bunun şartı da budur Yani normalde bu manada kerametler tekrar söylüyorum Keramet Allah için konuşan Allah için yürüyen Allah için mücadele eden Allah yolunda koşan Allah için konuşanlarda tecelli eder bunlar Allah’ın veli kulları Allah’ın Salih kulları Allah’ın evliyalarıdır Keramet bunların üzerinden Zuhur eder mi eder tecelli eder mi eder O keramete bir kimse inanmazsa küfre düşmüş olur birisinden Keramet görünmez diyebilir Keramet yok diyen küfre düşmüş olur mucize yok diyen küfre düşmüş olur Peygamber sav Hazretlerinin mucizelerini inkar ediyorlar inkar edenler küfre düşmüş olur Evet o yüzden Normalde Demek ki Allah kullarıyla konuşuyor Allah’ın kullarıyla konuşmasının önünde bir engel yok Şimdi geldi sufileri en fazla en fazla ilgilendiren kısmı Allah rüya ile konuşur mu el cevap konuşur el cevap konuşur rüyanın Salih Rüya’nın hakikatini inkar edenler Salih rüyayı inkar edenler rüyayla amel olmaz deyip de tutturanlar rüyaya ehemmiyet vermeyenler bu konuda kalpleri donmuş bozulmuş akılları ifsad olmuş olanlar rüyayı İnkar Eden küfre düşenler iyi dinlesinler Rüya Allah’ın perde arkasından konuşmasıdır kuluyla bunu ağırdı Aslında ayrı bir bab olarak alacaktım da fakat bunu perde arkasından konuşmanın içine yerleştirdim Tabiri caizse şimdi bunu Normalde ayeti kerimelerle açıklayacağım Fetih ayet 27 And olsun peygamberinin rüyasının doğru çıkardı Allah dilerse Siz Güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak korkmadan mescid-i harama gireceksiniz Allah sizin bilmediğinizi bildi ve size bundan başka yakın bir Fetih daha verdi bakın Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Mekke’nin rüyasında görür rüyasında gördüğü için Mekke’nin fethi ile alakalı Hazreti Ebubekir efendimize hem seneye arttır hem deveye arttır der iddiaya gider ya Hazreti Ebu Bekir Efendimiz der ki müşrik de iddiaya girdim der ki hem seneye arttır hem deveye artır hem seneye arttırır hem deveyi arttırır Allah ayeti kerimede diyor ki peygamberin duasını peygamberin rüyasını doğru çıkardı Demek ki rüyayla cenab-ı Peygamberi ile ne yaptı konuştu şimdi elin enteresan’a ne Bedir Savaşı bu benim çok hoşuma gider Hani Hazreti Pir diyor ya senin sebepleri yakışanı çok seviyorum sebepleri yakıyor ya Ben senin diyor sofistlian gibiyim senin sebep yakışanı diyor çok seviyorum bakın Bedir Savaşı’nda o kadar böyle muhteşem bir şey var ki nedir bu muhteşemlik sahabelere ve Peygambere Sallallahu billahsa sahabelere kafirleri az gösteriyor Tabiri caizse tezgaha bak herkes kafirleri az görüyor rüyasında Hani o vakitler Allah sana uykunda onlar az gösteriyordu eğer Allah sana onları kalabalık gösterseydi korkacaktınız ve savaş konusunda anlaşmazlığı düşecektiniz fakat Allah böyle bir şeyden sizi uzak tuttu;Çünkü o gönüllerde yatanı Bilir en fazla 40-44 peygamber ve Ashabı dikkat edin peygamber ve ashabına cenab-ı müşrikleri az gösteriyor Oysa Müşrikler çok kalabalık Müşrikler çok kalabalık aynı şekilde müşriklerde Müslümanları çok az görüyor Ne büyük tezgahı ya bunu böyle düşündükçe derim ki kendi kendime cenab-ı hak öyle bir tuzak kuruyor ki sahabeler de onlara az görüyordu ta ne zamana kadar bir tane esir tuttular tam savaştan Az önce Ama herkes Bedir’de toplandı Savaş kızışacak artık bir tane müşrik esir tuttular konuşmadı hiç kimse konuşturamadı tabi dövemiyorlar sövemiyorlar eziyet edemiyorlar İslam böyle bir şey esir Ama siz onu konuşturmak için işkence edemiyorsunuz İslam’da işkence yoktur Siz birisini konuşturmak için işkence edemezsiniz Siz mahkuma işkence edemezsiniz sorguya aldınız kimseye işkence edemezsiniz işkence İslam dışı bir harekettir İslam’da işkence yoktur Siz işkence olsun diye birisini Anadan rüyan soyamazsınız işkence olsun diye anılan soyup onun ayak izlerini de alacağım diye uğraşamazsınız işkence olsun diye onu Anadan soyup ellerini böyle yok işte İslam pe’ye bastıramazsınız Anadan üreyen soyup ona tazyikli su tutamazsınız Anadan üreyen soyup önden arkadan Fotoğraf çekeceğim diye ona eziyet İslam bunu yasaklar İslam ne olursa olsun kafir Dayı olsa onun şerefini onun haysiyetini onun insanlık olurunu korur Zalimler İslam’dan haberi olmayanlar İslam’dan haberi olmayan gavurlar bizdenmiş gibi görünen gavurlar bu işkenceler ederler mi Evet ederler Türkiye’de Bunlar Görüldü mü ne yazık görüldü yaşandı mı ne yazık yaşandı işte Bedir Savaşı’nda böyle bir reisini esir aldı sahabeler onu konuşturmak istediler konuşmadı o Allah resulü gayet Mülayim dedi ki;kaç deve kesiyorsunuz günlük yemek için O da dedi Allah resulü bin kişi hesap bu bütün sahabe bunu duydu Ama artık savaş meydanında var geri dönüşleri yok Ali İmran ayet 13 Bu da kafirler için göz görüşüyle kendilerinin iki katı kadar görüyorlardı yani sahabelerde neydi aslında Normalde azdılar İlk önce onlar da onlara az gördü ama sonra bir baktılar ki gözleri göz göreceğiyle rahat ettiler Bunlar çok kalabalık Allah onların kalplerine korku indirmek için sonradan onlara Müslümanları kalabalık gösterdi Allah bir oyun kuruyor bir tezgah kuruyor rüyada onlarla konuşuyor Sen diyorsun ki hani öyle ya Vay benim bu evliliğim çok hayırlı olacak İster yaptım diyor bilmiyorsun tezgaha girdiğini Hayır bildiğinizde hayır vardır sen diyor ki bu çok kötü bir bakıyorsun ki bir başkasıyla evleniyor çok iyi ondan bilemiyorsun hayır bildiğinde şer şer bildin hayır var kim ne tezgaha düşüyor belli değil Allah bizi affetsin ve Müslümanlar sonradan o kafirlere önceden onlar bir deveyi yenilik diyorlardı Sonradan iş kızışınca Allah onların gönüllerine korku verdi ne yaptı onları çok gösterdi Demek ki cenab-ı hak rüyayla da rüyalarla da kullarıyla konuşuyor mu evet mesela Mısır melikiyle konuştu mu Konuştu Mısır Meliki bir rüya gördü öyle değil mi Yani bir başaklar büyüdü geldi inek o başakları yedi O rüyayı bütün Rüya tevhicilerine sordu bir türlü Rüya tevilcileri işin içinden çıkamadı en son Ee Yusuf Aleyhisselam neredeydi mapus’taydı cezaevinde dedi ki haber gönderdi O rüyayı Ben tevil ederim diye Yusuf Aleyhisselam ne yaptı rüyayı tevil etti rüyayı tevil etmek ne demek Allah’ın Tabiri caizse bugünkü manada mesajını okumak demek Allah’la konuşmak demek rüyayı tabir etmek Allah sana ne dedi Allah sana ne dedi sen anlamadın ya ne dediğini sen anlamadın Aslında Mors alfabesi değil o aslında gizli bir şey değil Onun bir manası var ama senin kalbin bu konuda çalışmadığından dolayı senin kalbine rüyanın evlilik inmedi gelmedi Ee o zaman siz bilmediklerinizi ehli zikre sorunuz istikametin belli yolun belli Allah senin başıboş bırakmadı sana indirilen vahyi Tabiri caizse ilhamı Rüya bir ilhamdır Çünkü vahiydir sen onu bir ilham olarak al Çünkü Salih Rüya peygamberlerin 46 cüzünden bir cüzdür yani vahiydir sana ilham olarak gelecek ne perdeninin arkasından öyle ayrıştırdık ya o zaman o rüya sen gördün sana onun rumuzu kalbine Gelmediyse sen gideceksin Onu zikir ehline soracaksın Ey İbrahim Aleyhisselam’ın da rüyası var mı var Yusuf Aleyhisselam’ın rüyası var mı var mesela Yusuf Aleyhisselam’ın meşhur ya ne yapmıştı Ay ve Yıldızlar ona secde etmişti çocuktu daha ve rüyasını gitti Yakup’a babasını anlattı ehli Zikri olan ehli zikir olan babasını anlattı Dedi ki Rüyamda böyle böyle gördüm dedi ki sakın bunu kardeşlerini anlatma çünkü şeytan sizin apaçık düşmanınızdır bakın kardeşlerin senin düşmanındır demedi şeytan sizin apaçık düşmanınızdır dedi Biz kardeşlerimizi düşman tutuyoruz Allah muhafaza eylesin o zaman vahiy de olduğu gibi Allah hiçbir ayrım yapmadan her insanla zaman zaman rüya ile konuşur mu el cevap konuşuyor ve Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri de Sadık Allahtan bakın hadis-i Şerif çok sahih ve Keskin Sadık Rüya Allah’tan böyle Sadık olmayan düş diyelim biz ona şeytandan olduğunu söylüyor Demek ki bir Sadık Rüya Allah’tan Yani Allah’ın sana ilhamı Ebu Hureyre naklediyor diyor ki Sallallahu vessellemin şöyle buyururken işittim dedi ümmete nübüvvetten sonra sadece mübeşşerat kalmıştır Azap mübeşşerat nedir diye sorunca Resulullah Sallallahu vessellem Hazretleri Salih Rüyadır diye buyurdu Buhari Müslim ve bu Terim ağaca yani kötü bir sitede geçen bir hadis-i Şerif Yine Ebu Hureyre nakli diyor zaman yaklaşınca müminin rüyası yalan çıkmaz müminin rüyası nübüvvetin 46 cüzünden biridir Buhari Müslim ve bu Davut kırmızı İbni maca yani kötü bir iddia Allah konuşur bu manada cenab-ı hak ama kalbine ilham ederekten konuşur Ama nefsine ilham ederekten konuşur ama Perdenin arkasından konuşur ama perdesiz vasıtasız konuşur ama rüyanda konuşur Allah kullarıyla konuşur onun konuşmasının niteliğini niceliğini Biz bilmeyiz Allah bir şekilde ama senin ne konuşur ve Kuran’la konuşur zikirle konuşur rüya ile konuşuyor perdeli konuşur perdesiz konuşur ama o konuşur Kur’an’ın bir adı da neydi kelamullah bir kimse kur’an-ı Kerim okuyunca da Allah ile konuştu hükmüne girer mi el cevap girer ama onun konuşması insanların konuşması gibi değildir çünkü onun benzeri yoktur o hiçbir şeye benzemez o her tecelliyâtta ayrı bir Şen üzerinedir ayrı bir Şen üzerine olduğu cenab-ı Hakk’ın her sıfatsal tecelliyâtı farklı perde farklı boyutta olur ve Allah bu manada ister vasıtalı ister vasıtasız İster perdeli ister perdesiz ister kelamlı İster kelamsız kullarıyla da bütün varlıkla da Allah Celle celaluhu konuşur ve onun konuşması peygamberlere vahiy olarak nitelendiririz peygamberlerin haricindeki nerede ilham olarak nitelendiririz işte Hazreti Pir Hazreti beyitin başında seninle harfi sesi sözü birbirine vurayım parçalayayım seninle bu üçü de o maksızın diye konuşayım dedi beyti bu fakir böyle anladı Allah sessiz harfsiz kelimesi cümlesiz bir kulla Bu dört veçeden 4 ve çenen konuşur mu el cevap konuşur Aslında ayeti kerimede 3 veçe var ama diğer ayeti kerimelerde Rüya da var o yüzden 4 feçeden de kullarıyla konuşur mu el cevap konuşur Allah rüyada görülür mü el cevap görülür Allah kullarıyla konuşur mu el cevap konuşur konuşmayan bir Allah’a iman etmedim ben zikrettiğim zaman beni zikreden dua ettiğimde duamı kabul eden dua ettiğimde duamı kabul eden dertlendiğimde benimle konuşan neşelendim de benimle neşelenen bir Allah’a iman ettim konuştu konuştu Evet ama sadece benimle değil Allah hepinizle konuşuyor Allah kafirin nefsine de konuşuyor ona da ilham ediyor mahşere çıktığında kafir şunu demeyecek Sen beni dünyada yapayalnız bıraktın O da hayır diyecek ben Sen Nefsine ilham ettim Ben Senin nefsine ilham ettim hiç bir kul Allah benimle konuşmadı diyemeyecek Allah nefislerinize ilham eder Allah konuşan bir Allahtır Çünkü Allah bilinmekliği istedi Ben gizli bir hazine istediği için ve en yüksek derecede insan bileceği için bütün sıfatsal tecelli adlarını insanların üzerinde açtı tecelli ettirdi bir tel yakmaya devam ediyor ama saat 22.33 Şuraya da Bir Dokunayım hızımı almışken telmel bırakmıyor Hazreti Adem’den bile Gizlediğim sırrı Ey Cihanın Esrarı olan sevgili sana söyleyeyim Halil’e bile söylemediğim Sırrı Cebrail’in bile bilmediği Gamı Mesih’in bile Dem vurmadı Hatta Allah’ın bile kıskanıp Biz olmadıkça kimseye açmadı Sırrı sana şey ademin bile gizlediği bakan hariciler zahiren bakanlar zahiren bakan kendince kendisinin bu beyitleri baktığında Aha diyecekler ya Hazreti Mevlânâ’nın küfürü bu ademden bile Gizlediğim Sırrı Ey Cihanın Esrarlı olan sevgili sana söyleyeyim Cebrail’in bile bilemediği Gamı Mesih’in bile den vurmadı Hatta Allah’ın bile kıskanıp Biz olmadıkça kimseye açmadığı Sırrı sana açayım Adem’in bile bilmediği Adem’den bile gizlenen peygamberlerden üstün müydü ki Halil’in bile söylemedi mısır Cebrail’in bile bilmediği Cebrail bile bilememiş yani İsa Aleyhisselam ile Ben vurmadı Hatta Allah’ın bile kıskanıp Biz olmadıkça kimseye açmadığı Sırrı sana açayım Cebrail’in bilmediği gamdı ayrılık acısı ancak Aşıklar da olur Adem’in bilmediği Adem’den gizlenen sırtı Cebrail’in Gama Çünkü Cebrail Aşık değildi aşık olan Muhammedi lallahu Yürüyoruz gündüz gece dikkat edin Allah dostlarına hiçbir korku yoktur onlar Mahzun dolacak değillerdir onlar ki iman edip takvaya vermişlerdir onlar için dünya hayatında da ahirette de Müjde vardır Allah’ın sözleri değişmez bu büyük kurtuluşun ta kendisidir Yunus ayet 62-63 64 Bu ayeti kerimeler hepinize malum Allah’ın veli kulları var Allah onları ilmi ilahide seçmiş kendini Allah yaptıklarından sorumlu değil Nasıl Meryem’e kendini seçtiyse nasıl İsa’yı Musa’yı Adem’i Yusuf’u kendine seçtiyse Allah seçtiklerinden sorumlu değil Allah Üstün vasıftaki velilerin de kendisi seçmiştir Allah bu seçtiğinden sorumlu değildir Allah’ın kullarından öyle Kullar vardır Peygamberler ve şehitler gıpta eder Peygamberler ve şehitler mahşer gününde Mahşer kurulduğunda Allah’ın gölgesinin gölgelendi nurdan minberlerde nurdan elbiseler Nurdan Taç giydirilmiş bir zümre var Bunlar hiçbir gölgenin bulunmadığı Allah’ın gölgesinde gölgeleniyorlar özel Mahşer herkes Kimisi bataraktan Kimisi çıkararaktan Kimisi nefsi diyerekten Kimisi annesinden şikayet Kimisi babasından şikayetçi Kimisi şeyhim dedi kimseden şikayetçi herkes birbirlerinden şikayetçi Kimisi dilini taşıyamıyor Kimisi gömülmüş Herkes her Perişan peygamberler dahi peygamberler dahi nefsi diye bağırırken Muhammedi Mustafa hariç peygamberlerin ümmetleri peygamberlere gidip halimiz nice olacak diye feryat ederken ve bütün peygamberler Hz Muhammed’i Mustafa’nın sancağının ve gölgesinin altına sığınmak için uğraşırken ve bütün peygamberler Canlar Peygamber sallallahu Hazretlerinin sancağının altında toplamda diye ve ümmetlerini toplayacağım diye var güçleri ile kendilerini mahşerde perişan ederken kiminin baktığı yerden çıkaracağım de uğraşırken zamk gibi zamlanmış çıkaramazken dikkat edin peygamberler o zamk gibi zanklanmış olan ümmetlerini Mahşer yerinde çıkaramazken Kimisi Zincirlere bu karlara vurulmuş halde yürüyemezken ve peygamberler Onları oradan çıkarmak için uğraşırken ve o Sen de onu bunu rüyanda peygamberin vahyi ilhamı olarak görüyorken ve bütün herkesle Peygamber sallallahu ve sellem Hazretlerinin şemsiyesinin altına girmek için uğraşırken bir zevat var bir topluluk var o topluluk Nurdan tatlara oturmuş Nurdan elbiseler giymiş Nurdan tacire taşlanmışlar Allah’ın gölgesinde gölgeleniyorlar ve bütün Mahşer halkı o bölgeye bakıyorlar oraya bakıyorlar o taşlanmış Nurdan tahtlara oturmuş bütün Mahşerde Gözlerin Alabora oldu Gözlerin kaybolduğu yerde onlar orada tabiri cahilse Allah’ın nuruyla nurlanmış pırıl pırıl parlıyorlar ve bütün Mahşer halkı diyor ki bunlar hangi peygamber Çünkü iyi saygı gördüm Musa’yı gördü Yakup’u gördü Yunus’u gördü zekeriya’yı gördü İsa’yı gördü hepsi ümmetini toplamak için Can hıraş çalışırlarken orada onlar Nurdan tahtlara oturmuşlar soruyorlar Bunlar hangi peygamberlerden bir münadi melek onlara cevap veriyor Bunlar peygamber değil soruyor peygamberler yine Bunlar hangi şehirlerden münadi Melek cevap veriyor Bunlar Şehit de değil Bunlar Şehit de değil bir bakın dikkat edin bu Hazret-i peygamber nakli diyor bunu sallallâ ve soruyorlar Bunlar kim münadi Melek cevap veriyor Yani bu hadisi Buradan anlaşılıyor değil mi münadi Melek cevap veriyor onlar öyle bir kavimdir ki dikkat edin kavim bunlar kavim Ama özel bir kavim bunların damarları özel bunların silsilesi özel bunların kanları özel anneye babaya bakma bu manevi bir damar manevi bir Silsile bu manevi bir seçilmişlik kendi nefsini yüceltme Bunlar öyle bir kavimdir ki mal ve nesep için değil mal için değil nesep için yani biz bu bizim akrabadan veya bu Türk veya bu Türk veya bu Arnavut bu Boşnak Bu öyle değil kavim ve mezhep yok bunlar mal da yok bunlar Allah için birbirlerini severler toplandık Bir rivayette de toplandıklarında Allah’ı zikrederler iki özelliği var bunların aralarına dünya menfaati girmiyor mal yok alışveriş yok satış yok hiçbir şey yok aralarına kavmiyetçilik de girmiyor bunlar Allah için birbirlerini seviyorlar ve toplandıklarında sadece Allah’ı zikrediyorlar Nurdan yüzleri nurdur bunları Allah resulü Sallallahu vesellem Hazretleri tarif ediyor yüzleri nurdur Nurdan minberler üzerinde derler bütün insanların korkacağı zamanda onlar korkmayacaklar insanların Mahzun olacağı zamanda onlar Mahsun olmayacaklardır sonra bu Yusuf suresini Allah resulü dikkat edin Allah dostlarına hiçbir korku yoktur onlar masumdu olacak değillerdir ayetini okudu Şimdi ben beyite geleceğim en son Allah resulü sallallahü ve sellem Hazretleri yine buyurdu gojrini keşfi keşfi hafada geçiyor bazıları bu hadis-i Şerif için böyle Ben bunları kabul etmiyorum biliyorsunuz zayıf filan diyorlar ya ben biliyorsunuz Ben de zayıf hadis yok bütün hadisleri geçiyorsa hadis kitaplarında benim için sana yeter ümmetimin alimleri Beni İsrail peygamberleri gibidir ümmetimin alimleri Bunlar şerh edenler ümmetin velileri diyor o filler ümmetin büyük velileri onları da sınıflandıracağız şimdi beni İsrail peygamberlere gibidir yine başka bir hadisi şerifte bir üstad bir Veli bulunduğu topluluğun Peygamberi gibidir diyor ya başka bir hadis-i her 100 yıl başında dinini yenileyecek bir müceddit gönderir devam ediyoruz imam-ı bu Ümmet içerisinde 40 kişi İbrahim meşrebi kalbi üzerinedir 7 kişi Musa kalbi üzerindedir bir kişi de Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin kalbi üzerinde bulunur Bunlar mertebelerine göre insanların efendisidir yani Allah resulü Sallallahu Hazretleri efendisidir diyor insanlar da üstadlar Efendim diyor Siz nasılsınız sakin ol cahilliğin ortaya koyma yine hem suiteden hem de acilen halkın içinde 300 kişi Adem’in kalbi üzere 40 kişi Musa’nın kalbi üzerine 7 kişiyi İbrahim’in kalbi üzerine 5 kişi Cebrail’in kabri kalbi üzerine üç kişi Mikail’in kalbi üzerine bir kişide İsrafil’in kalbi üzerinedir Hz Ali radıyallahu Hazretleri onun naklediyor müslette geçiyor İmam Malik Abdallar 40 kişi olup Şam’da ikamet ederler onlar sayesinde yağmur yağar onlar sayesinde düşmanı karşı Zafer kazanılır ve onlar sayesinde Şam halkından azap uzaklaştırırlar Evet Demek ki ümmetin velileri var Bu ümmetin velileri Beni İsrail peygamberleri mesafesinde Bu ümmetin velileri Bu ümmetin velileri ve o seçilmiş Nurdan tahtlara oturanlar peygamberlerin dahi gıpta ile baktığı kimseler Siz Kendinizden Üstün olan akıpta ile bakarsınız Öyle değil mi Kendinizden aşağı doğrularını bakar mısınız değil mi bakarlar öyle değil mi Ulan ne zengin adam da bakar ona veya bir kimse bir mesleğinde Üstün meziyetlere sahip olan Helal olsun adama gıpta edilecek adam mesleğinde zirvede Mesela işte dervişlerin arasında olur ya Birisi hal makinesi gibidir Dervişler kendi işlerinden Derler ki ulan Helal olsun adama hal makinesi gibi adam gıpta ile bakılacak bir adam Mesela bizim hafızı Ben gıpta ile bakıyorum çok güzel kur’an-ı Kerim okuyor çok hoşuma gidiyor anlıyorum ki bu yaştan sonra diyorum yani Zamanla olacak Onun da zamanı olacak oturacaksın Diyorum ondan Kur’an dersi alacağım diyorum içimden gıptayla bakıyorum diyorum Ne güzel yani Ben hafızlara gıpta ile bakıyorum diyorum ki ya ne kadar güzel annesi babası Nurdan taçla gelecek Mahşer Yerine sorgudan sualden kurtulacak annesi babası annesi babası sorgudan sualden kurtulacak Hafız’ın annesi babası sorgusual yok veya güzel Kur’an’ı Kerim okuyanlar gıpta ile bakıyorum veya genç yaşta böyle Allah’ın zikreden sohbetten sohbette koşan var ya böyle gençler içimizde böyle hatta çocuklar var gençler var Kendi kendime gıpta ile bakıyorum Diyorum ki sen bu yaşlarda nerelerde dolaşıyordun şimdi diyorum bak bu çocuklar Burada şimdi Allah’ı zikirle hemhal oluyorlar çocuk daha Gencecik haramdan uzak duracağım diye uğraşıyor mesela erkekse kadınlardan kızlardan uzak duracağım diye uğraşıyor kızsa erkeklerden uzak duracağım diye uğraşıyor gıptayla bakıyorum ben ona mesela aileler var İçinizde kavgasız gürültüsüz hayatlarını çok düzgün yaşıyorlar gıptayla Bakıyorum böyle onlara diyorum Ne kadar güzel bu zamanda deccalın şeytanın kol gezdiği bir zamanda böyle ailesiyle böyle hoş bir geçim sağlayan kimse ne güzel bir aile gıpta ile bakıyor insan o eşlere bakarken gıptayla bakıyor neden güzel bir şey kendisinde bulunmayan bir şeyi dışarıda görüyorsun kıskançlık yok gıpta ile bakıyorsun onu seviyorsun onu meteliyorsun gıptayla bakıyorsun ona gıpta etmek bu Müslüman gıpta eder Müslüman kıskanmaz hasislenmez onda var bende neden yok demez varlığın Alkışlar dua eder daha iyi olsun da aman gıpta eder işte peygamberler gıpta ediyor kime Muhammed ümmetinin velilerine o velilerle beraber hani dedi ya Allah resulü Sallallahu vesselam onlar gibi olamasanız dahi onları seviyorsanız onlardansınız dedi dediler ki ya resulallah hani biz seviyoruz ama öyle değiliz seviyorsanız onlarlasınız dediler Evet o zaman insanı Kamil noktasında insanı kamillerin Zirvesi Hz Muhammed’in Mustafa’dır Sav insanların varoluş sebebi insanların Kamil noktaya gelmesi içindir çünkü;Allah’ı tanıyan bilen en yüksek derecede Kemale erenlerdir yani insanı Kamil olanlardır insanın kamilliğin Zirvesi Hazreti Muhammed’in Mustafa’dır onu buraya koyduk ikincisi nedir veraset sahibi insanın kamildir zamanın Kutlu üçüncüsü nedir insan-ı kamillerin insanları manen terbiye edenlerdir bizi ilgilendiren iki tane Veli sınıfı var insanı Kamil sınıfı var bir veraseti Enbiya diyeceğimiz zamanın kutbu iki o kutbun altındaki insanın Kamiller onlar insanları ne yapıyor manen irşad ediyorlar ve Sufi dünyasında insanı kamilliğinin zirvesinde Hazreti onu bir şey söylemek mümkün değil zaten ikincisi Hazreti Muhammed’in Mustafa’nın halifesi hükmünde dur o seyittir hem şereftir o bütün insanı kamillik olgunluğunu üzerinde toplamıştır ve her devirde Hz muhammed-i musafa’nın Tabiri caizse temsilcisi hükmünde zamanın kutbudur o temsilcisi hükmünde ve o Tabiri caizse her asırda ve her zaman da var olacaktır ne zamana kadar kıyamete kadar Kıyamet kopacağı zaman ilk önce onun nefesi alınacak onun yerine birisi atanmayacak atanmayınca da bozulma başlayacak Onun haricinde onun haricindekiler ayrışmadan dolayı ikinci Mürşidi kamillerdir Bunlar da nelerdir Bunlar da kırkın içindedir Bunlar da halkı irşad ederler ve bu noktada da o zaman ne olmuş oluyor İşte bu veliler zamanın kutbu olan zat O zaman o şöyle diyor o zamanın kutbu olan zat Beni İsrail peygamberleri mesafesinde olan zamanın Kutlu olan Hazreti Muhammed’in Mustafa’nın Tabiri caizse makamını temsil eden zat Tabiri caizse ne tarafa dönersen dönün Allah’ın vetçi o taraftadır sırrına Vakıf olan nereye bakarsa baksın varlığın her zerresinde Muhammedi Mustafa’nın nuraniyetini ve ruhaniyetini ruhaniyetinin tecelliyâtını seyreden zat ve ne tarafa dönerse dönsün attığı her adımda attığı her anında Muhammed Mustafa’nın izini takip eden o zat o Çünkü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin Hazretlerinin kalbi üzerine olduğu için onun kalbi üzerinde olduğu için ve onun kalbinin içinde olduğu için onun kalbinin içinde olduğu için ve onun seyr-ü Hazreti Muhammed’in Mustafa’nın kalbinin içerisinde bitmek tükenmek bilmeyen hayretten hayrete geçiyorsa Evet o zat şunu diyor o zat şunu diyor ki o zat ademden bile Gizledim Sırrı diyor Evet muhammed-i Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri varlığın başlangıcıdır ilk yarattığı şey onun ruhaniyetinden ve nuraniyetinden onu ruhaniyetini ve nuranetini yaratmış varlığı tamamıyla Muhammed Mustafa’nın nurunun üzerine yarattığı için o Adem’in de bu manada manada babası hükmündedir ve bütün peygamberlerin manevi olarak babası hükmündedir ve o Muhammedi Mustafa’nın varisi olan hem Seyit olan hem Şerif olan hem veraseti Enbiya olan o zamanın kutbu Adem’den bile gizlediği Sırrı olur o zamanın kutuplarının bitmek bilmek bilmeyen Ayrılık destanıydı onu cebrail’e selam veriyor du Çünkü o bir melekti O belli bir kategoride yaratmışsın da Mesih’in dahi dev vuramadığı yerdi Mesih O yüzden Allah’a yalvardı beni tekrar yeryüzüne gönder Muhammed Ümmeti olarak dedi Muhammed Ümmeti olmak Maddi manevi uhrevi zahiri şereflerin en büyük şerefiydi ve muhammed-i hele hele Muhammedi Mustafa’nın ümmetinin içerisinde evliya olmak ümmetinde Veli olmak hele hele Muhammedi Mustafa’nın ümmetinde zamanın Kutlu olmak şereflerin en yüceseydi O yüzden Mesih yani İsa Aleyhisselam yeniden yeryüzüne inip o Muhammed ümmetinin Kutbu seviyesinde olmak istiyordu Mesih’in Dem dahi uğramadığı şey Allahu alem oydu ve Allah’ın kıskanıp da biz olmadıkça kimseye açmadığı sır işte o velilerin sırrıydı veliler cemaatinde Allah veliler kavmine o Sırrı atıyordu bunları söyleyecek olan da ancak Hazreti ve Hz pirz ediyordu ki gel Adem’in bile gizlediği Sırrı zamanın kutbundan zamanın kutlular zamanından öğren gel Cebrail’in bilmediği Gamı çekmedi Gamı ondan öğren gel Mesih’in dile getiremediği Mesih’in söyleyemedi sözü gel ondan dinletiyordu devam ediyordu Hatta Allah kıskançtır velilerini kıskanır dostlarını kıskanır söyleyeceği Esrarlı sözleri Dostlar olmadan o velileri olmadan söylemez Sen onunla konuşmak istiyorsan o sırra ayak basmak istiyorsan gel diyordu O velilerin o zamanın kutbunun sofrasına oturur ancak o zaman dinlersin diyordu Hazreti Pir Haşa kendisini peygamberlerden üstün görüp küstahlık yapmıyordu bu gece saldım yakasının bitireyim be Biz mak kelimesi lügatte nasıl bir kelimedir ispata ve nefrete delalet eden bir kelime telleri yaktı bu gece Halbuki ben ispat değilim zâtım varlığım yoktur ki ispat edilebilsin varlığım olmadığından da Nefi de değilim yokluğun varlığın Nefi de edilemez esasena olmadığı için yoktur da denemez Yani bütün ben ne varım ne yokum gel bu işin içinden çık diyor Hazreti bir bütün varlık bütün dedi ol dedi Oğlan o varlık ma kelimesi gibidir bir Mekke’den bakarsan bir veçeden bakarsan bir Pencereden bakarsan bütün varlığı var görürsün eyvallah ama bir pencereden de bakarsan bütün varlık yok hükmündedir gölgedir bir gölgenin varlığı da yokluğu da kendi içindedir gölgenin oluşması için bir şey lazımdır ama o bir şeyin gölgesi içinde bir ışık lazımdır Güneş lazımdır Güneş olmazsa gölge dolmaz varlık olmasa da gölge o zaman varı var olarak gördüğünde yok hükmündedir Neden Çünkü Güneş yansırsa Sen onu görürsün aydınlanırsa görürsün aydınlanmazsa görmezsin Ben bunu tarikat demiyorum biliyorsunuz sufiler için sufiler için hayal Ben hayalet çok önem veririm ya Allah’ın zatının haricinde dikkat edin Allah’ın zatının haricinde her şeyin bir sıfatı hükmündedir hayal benim dediğim Hayal sizin kendi aklınızda kurduğunuz Hayaller değil zengin olma hayali değil kadın hayali değil erkek hayali değil makam hayal değil mevki hayali değil bu hayal değil o aklın yani Allah’ı bir zat olarak zatını Tefekkür etmiyoruz Allah’ın zatının karşısında Aslında sufiler öyle düşünürler bu varlığın var hükmü yoktur gerçekten yani varlık tamamıyla veya gölge hükmündedir Hz pirde ruhumuzda hayal yok gibidir sen bütün Bir cihanı Hayal üzerine yürür demiştir hocam böyle bakıyor matematiğe aykırı matematikle işime bakacağım şimdi matematiksel olarak nasıl varlığı hayali olarak göreceğiz var diyor değil mi hocam madde yok diye diyen çıktı mı çıkıyor mu bizim bizim sınıfa dahil oldular yani yavaş yavaş geliyorlar Evet Ben 35 yıl önce değil 40 yıl önce 45 yıl önce dedim ki bu varlık hayalden başka bir şey değil yok hükmünde gördüm ben varlığı babam öldükten sonra Ulan babam ölmüş dedim lan bu dünya var olsan ancak olmasan ne olacak dedim yaktım telleri benim teli yakışım O zamandan şimdi o zaman varlık diye baktığımız şey aslında Bir Hayal yok bakın matematikçiler de geliyor Bizim sınıfa yavaş yavaş astrofizikçiler matematikçiler Bizim dediğimiz ölçüye gelecekler bizim dediğimizde dediğimiz şey hani Bundan yıllar önce tespit edilmiş olan Hz Muhammed’in Mustafa’nın tespit ettiği şey velilerin tespit ettiği şey bütün varlık yok hükmünde gölge Yok değil gölge hükmünde Hayal hükmünde ve Hz Piri de diyor ki;bu Normalde Hayal üzerine yürür gör diyor Peygamber sav Hazretleri de şöyle diyor Allah vardı beraberinde başka bir şey yoktu Buhari ve Tirmizi Hz Ali efendimiz ila veriyor buna Allah vardı beraberinde başka bir şey yoktu Hazreti Ali radıyallahu anh Hazretleri pirimiz sultanımız Halil Haydar Hz Muhammed’in Mustafa’nın yeğeni aynı zamanda Fatıma annemizin kocası Hasan ile Hüseyin’in babası Cennet Efendisi ilmin kapısı ilmin kapısı O diyor bu hadisi şerif Allah vardır beraberinde başka bir şey yoktu ilave ediyor hala da yok diyor yakıyor telleri başka bir şey yoktu Hala da yok diyor bakın Hz Ali efendimiz diyor bunu ama Allah’ın bilinmesi için var görünmesi lazım Allah’ın bilinmekliği istemesi ve bu varlık aleminin var görünmesi ile alakalı cenab-ı Hayal hükmünde oldu o zaman buradan yola çıkaraktan hani cenab-ıca hani buna birinci merhalesi hatırlayın eski derslerden la taayyün yani bilinmezlik bilinmezlik Allah bilinmezdi la taayün ve yine arabice ilk taayun yani bilinirliğe geçmesine Allah’ın Allah olarak tecelli etmesi bilinirliğe geçmesi ondan sonra üçüncü tecelliyât hep bunları sıralarız ayağını sabite Ondan sonra ruhlar alemi Ondan sonra Nisa alemi Ondan sonra varlıklar alemi tecelliyâtlar Bu sıralamaya göre Gölgelerin de üstünlük dereceleri var ve en son aşamada oluşan gölge diğerlerine göre en aşağıda olan gölge yani varlık alemi gölgeden ibaret mi Evet gölge’den ibaret işte mal kelimesi ispata hem de nefhedilmeye işaret daha açıkçası hem yokluğa hem varlığa gösteriyor mesela ma kelimesi mahure Yunus dediğimde O zaman ne anlayacağız Biz Yunus O kimdir soruyorum Yunus O kimdir dedi İşte şu budur diyecek Maha kelimesi ile cevap veriyor ya Desem ki göstersem hafızı O da diyecek ki o hüve kelimesi Hem bir şeyin varlığını ispat ediyor bir şey var ama aynı zamanda da ma kelimesi kullanıldığı yere göre yokluğu Nefi ispat ediyor biraz karışık mı anlattım ya Hakkınızı helal edin Böyle bakıyorsunuz da o zaman Normalde Han birisi geldi bize Sen birisi gelmedi diyeceğiz hem birisi vardiyse Sen birisi yok diyeceğiz işte Hazreti pir de diyor ki ben ne varım Benim var olarak görüyorsanız Ben var değilim Beni yok olarak görüyorsanız ben varım bu Nefi ile ispat Allah şuna benzer Hayır ona benzemez Allah şöyledir Hayır öyle değildir Allah öyle değildir ama Allah öyledir nefin ve ispat Hz Piri de burada diyor ki mal kelimesi lügat’ta nasıl bir kelimedir hem ispata hem nefiye işaret eder işte ben de diyor işte ben de hem varım hem yokum kendini hiçliğe atmış kendisini var görenlere diyor ki Yokum Yok görenleri de diyor ki ben varım ona varsın dediğinde o kendi kendine yok hükmünde görüyor Onu yok hükmünde görene de diyor ki;Evet ben varım beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum biraz fazla tel yandı Belki de bugün haklarınızı helal edin El Fatiha.
232. Mesnevi Şerhi 1730. Beyit – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mesnevi Okuması (2234. Beyitten) 26.07.2025, İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 , Mesnevi Şerîf Şerhi (1491. Beyit) 10.12.2022 . Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.