Mesnevi Şerhi

224. Mesnevi Şerhi (1670. Beyit)

224. Mesnevi Şerhi 1670. Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 224. mesnevi şerhi 1670. beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

224. Mesnevi Şerhi 1670. Beyit Hakkında

Mesnevi Şerhi (1670. Beyit) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (1670. Beyit) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. ecmain bu çetrefilli beyitlere devam ediyoruz Mesnevi’den İnşallah bu akşam da 1670 beyit okuyacağız malum Geçen hafta bir Velinin bir mürşi Kamil’in Yaydan Çıkan oku geri çevirme ile alakalı sohbeti aynı konu devam ediyor Allah izin verirse o aynı konunun devamı beyitleri orası da 1670 beyit Allah velisi pişman olursa sebeplere eserlerin kapılarını kapatır kapar fakat bunu Allah iyiliğiyle yapar Allah kudretiyle söylenmiş bir sözü Söylenmemiş hale getirir bir halde ki ne şiş yanar ne de Kebap bir söz söylemiş bu söylenen sözden fitne çıkacak bu söylenen sözden sıkıntı çıkacak problem çıkacak tersinden başlarsak o zaman o Allah dostu o Veli O bir fitne çıkmasın bir musibet oluşmasın diye söylenmiş bir sözü Söylenmemiş bir hale getiriyor o sözden herhangi bir kimse de bir zarar bir sıkıntı bir musibet bir problem hissetmiyor bunu Normalde hiç Söylenmemiş gibi o mesele Orta yerde kapanıyor Demek ki bu da o Allah dostu velilerin bir kerameti Ve bunu yaparken de o normalde bir iş var diyelim ki herhangi bir meselede bir Hadise oldu veya bir söz söylendi o hadiseye göre burayı böyle biraz açmak istiyorum şimdi her Hadisenin veyahutta her olayın kendine ait bir Esma tecellisi vardır burayı iyi dinleyin bir meselenin kendisine ait bir Esma tecellisi vardır Bir ismi Şerif’in orada tezahürü vardır bir mürşid-i Kamil olayla alakalı hangi ismi Şerifin tecelli ettiğini hangi ismi Şerifin orada işlediğini çalıştığını O kendince cenab-ı kalbine ilham eder Öyle olunca Orta yerde bir zarar oluşmasın diye o Mürşidi Kamil gönlü o meseleye müdahil olur ve o Esma ile o Esma ile o mesele geri döndürülür bu Mürşidi kamillerin kendi içlerinde kendi dereceleri vardır bazıları ise hiçbir şeye müdahale etmez Bu da mürşi bazıları bu üçlerin dışında olan dörtler beşler beşinci altıncı yedinci bunlar bu tip şeylerle daha fazla ilgilenirler daha fazla bunlarla haşır neşir olurlar Oysa Kutup seviyesinde olanlar Bu biraz ağır bir söz ama onlar zati tecellilerde gark olduklarından dolayı onlar bu tip şeylerde kendi akıllarını kendi iradelerini ortaya koymaz da ama Cenabı Hak onları bir Tabiri caizse maşa gibi kullanarak da onlar yine Orta yerde görünen olur bu ayrı bir mesele tabi bunun delili ne bunun delili hadisi Kutsi yani Allah o velisini sevdiğinde ne diyordu gören gözü duyan kulağı tutan eli söyleyen dili yürüyen ayağı olurum benim ne görür benimle Duyar benimle konuşur benimle tutar benimle yürür bu hadisi Kutsi velilerin sonuç itibariyle kendi cüz iradeleriyle yapmış olduğu şey gibi görünse de o cüzi iradelerinin külli iradeye bağlı olduğunu gösterir ama Orta yerde o Veli’nin kendi zatı çalışıyormuş gibi görürsün yani dersin ki ya rüyanda dersin ki ya Şeyh Efendi şöyle oldu böyle oldu Şu şöyle oldu bu böyle oldu Normalde Orta yerde görünen üstattır ama o Eğer ki bu manada bir seviyesinde ise onun bu konuda cüz iradesi çok yoktur varmış gibi görünür çok yoktur Çünkü ne etti ona onlar tam olarak teslim olmuş vaziyette onlar kendi içlerinde derece derece kendi içlerindeki derecelerine göre olay ve hadiselere bakarlar ama sonuç itibariyle onlar bir meselede Eğer ki farklı bir yöne döndürülüyorsa iş farklı bir şey olacaksa Ne yaparlar onların cenab-ı gönüllerinin üzerinden bu mesele farklı bir yöne gider bu işin Sufi hakikat tarafı bir pişmanlıkta ne var O normalde havamla alakalı ben oraya çok girmek istemiyorum ama onunla alakalı olan ne işte Allah resulü her ölen mutlaka pişmanlık duyacaktır diyor her bu pişmanlık ne mesela kötüler kendilerince diyeceklerdi ki ondan sonra biz neden kötülük yaptık Hadi şeritte diyor ki iyilik eden kimse iyiliğini arttırmamış olduğuna kötülük eden kişiler de kötülükten vazgeçmemiş olduğuna pişman olurlar verilerin pişmanlığı bu manada değil bunu böyle algılamayın diye bunu da birisi kalkar bu yani nasıl pişmanlık olacak Hani pişmanlık böyle asıl der hadis-i Şerifi Söyler bu O manada değil bunun birinci merhalede anlattığım şey o zaman o Veli Orta yerde bir Ümmeti Muhammed’e sıkıntı olacaksa kardeşlere sıkıntı olacaksa o zaman o ok tekrar yayın sadağına girer mi el cevap girer bütün kalplerdeki nükteli nükteleri işitir gönüllerden o sözü yok eder Yani olmuyor şeydeki Kamil gönüllerde o sözün olumlu veya olumsuz tesirini yok eder artık o söz o kimsede Söylenmemiş gibi O Hadise yaşanmamış gibi Hatta bazen böyle Ben şimdi önceki zamana dönemine kimse üzerine alınmasın Şeyh Efendi’nin zamanında Mesela işte bir kardeş bir arkadaş böyle dersini bırakır şey olurdu giderdi mesela Sanko hiç yaşamamış gibi orada hiçbir etkisi olmazdı insanlar unuturdu onu yani böyle unutulur hiçbir hesamesi kalmaz hiçbir şeyi yani sanki o kimse orada dervişlik yapmadı orada yaşamadı o Sanki o dergahta değildi böyle bir anda esamesi kaybolur Onun bir anda hiçbir eseri kalmaz bir anda herkes onun ismini cismini unutur böyle orta yerden kaybolur gider bunu şey efendinin zamanında bunu çok görmüş yaşamış bir insanım yani bir bakarsanız Saman Alevi gibi bir Derviş hızlı Aa sonra yok ortalıkta ve kimsede hatırlamıyorum kimsede ya Böyle bir arkadaş da vardı falan demiyor bazen hatırlayan olurdu mesela o da hani siz böyle işte o arkadaşa gidip arayıp sormadınız ben kulağına eğilirdim gitara sor gitara sor bakardı Hatta birine dedim Allah’ın unutturduğunu sen mi hatırlatacaksın Allah’ın ismini Bu dergahtan kazıyana sen mi yazacaksın Allah’ın sevgisini kestiğini sen mi seyrettireceksin Kim yapacak bunu bu işte o mürşit-i Kamiller o veliler Hani o biz böyle bir ok gibi düşünüyoruz yok O mesela bir kimse geldi önceden işte sufilikte hiçbir Payı yoktu sufilik yapmaya başladı ama sufili istismar etmeye başladı Şeyh Efendi onu bıraktı O tekrar okun sadağına girdiği gibi eski haline düştü veya Hatta o Şeyh Efendi bıraktı o Kumsal dağına girdiği gibi eski haline gitti bakın bunu böyle sadece bir mürşidin kerameti o yaydan attı Ondan sonra ok geri geldi böyle düşünmeyin bunu o sadaka okunsa insanların toplandığı bir yer veya insanın kendi durduğu nokta kendince hayat standardı olarak görüyorum oradan çıktı o Kur’an ve sünnete doğru yürüyordu ondan sonra bir öyle bir yanlışlık yaptı Tekrar o kendi kötü çukuruna düştü tekrar gitti o hayvan hevesine yürüdü Allah muhafaza eylesin O yüzden bu sufilik yolu ince bir yoldur Sen bir yıl önce bir şey yaparsın o senin önüne bir yıl sonra gelir o iki yıl sonra senin önüne gelir o işi çözmemişsindir tövbe etmemişsindir orada sen unutuldu zannedersin böyle sufilik devlet aklı gibidir unutamazsa devlet bir şey unutmaz notaları kenara Sen unuttu zannedersin sonra bir gün gelir faturayı senin önüne Sen Es geçtiler beni tanımadılar beni bilmediler zannedersin değiller devlet hepsinde tanır bilir notunu alır bunu Normalde 12 Eylül’de yaşamış insanım ben kimin elinde ne silah var devlet biliyordu kimin elinde ne silah var diyelim ki birisi silahı kendi silahını kıyamadı işte götürmüş O sesi altın kaplama altın oraya kaplama yaptırmış bir şeyler süs yaptırmış ona dediler altın kaplamalı kaplamalı koymamış öbürkünü atmışsın o duruyor Onu da at başını yakmayalım biliyor devlet hepsinde 12 Eylül’de bir fiil yaşadım Devleti tanıdım O zaman ben sonra 28 Şubat’ta bir daha tanıdık biz hasta tanımışız sonra bir daha tanıdık devlet yazarken ona vakti geldiğinde faturayı senin önüne vakti geldiğinde hesabı görür o onun hesap görmeme gibi bir şey yoktur bazen içinden başka organlar başka şeyler çıkar Başka şeyler olur olur ama onu unutmaz aynı şey de manevi devlet gibidir unutmazlar bir şey Sen unuttular zannedersin Es geçtiler zannettarsın Hatta daha da küstahlığını arttırırsın daha da böyle fütursuzluğunu arttırırsın zannedersin ki Bunun hesabı görülmeyecek Bende 35 yılımı verdim Suriye’ye 36-37 yıl oldu tecrübe var öyle düşünür dervişi zakiri falan böyle yani bir böyle kaçak yapar o Kaçak görülmedi zanneder bilinmedi zanneder bir şey olmayacak zanneder bir şey olmuyor O zanneder böyle hani Hatta öyle bir noktaya giderler nereden görecekmiş Şeyh Efendi de bir müddet sonra der ki;Ne cezası ne bir şeyse ya olurmuş böyle şeylerden sonra hesap görürler Derler ki gel bakalım şurada şunu yaptım burada bunu yaptım burada bunu yaptın Hatta bir de söylenmeyenler var denir söylenmeyenler O söylenmeyenleri bir tek dergahın başındaki şeyhi bilir Bir de söylenmeyenler vardır konuşulmaz onlar onlar lafa gelmez neden size de ders olsun Sen Allah’ın gambazlayamazsın cenab-ı Hak senin rüyanda göstermiş veya halini de göstermiş bunu ifşa edersin diye değil bilesin diye sana il milletinden bir sayfa açılmış ya işte mahrem mahrem ama Oysa da mahrem değil Onu bilmiyor zannetme onu Sen görmüyor zannetme zaten Herkesin hatası buradadır Herkesin hatası da buradadır Yani bu manada ketumdurlar konuşmazlar ulu orta yakışmaz zaten onlara ama o Derviş veya Zakir İşte o konuyla alakalı olan onu Normalde bilmiyor zanneder Hz Pir diyor ki kalplerdeki nükteleri işitir gönüllerden o sözü yok eder hani ne diyordu benim ne Duyar benimle Duyar deyince o zaman onun duyduğu Çünkü o zat da o Mürşidi sordular Musa senden daha elim bir kimse var mı Yok Zannederim dedi senden daha büyükleri daha hikmetli ve kimse var mı Yok Zannederim dedi sonra tabi ilişki vahiy kesildi Musa Aleyhisselam’a dedi ki Ya Rabbi aramızda Ne oldu ki dedi ki ya Musa Hani sana sordular ya senden daha halim Bir kimse var mı diye sen de yok deyince Allah’ın taaccubuna gittiyse dedi senden daha Alim bir kimse var O kim ya rabbi gideyim ben ona hizmet edeyim gideyim ben ondan o ilmi öğreneyim deyince hani dedi ya kurutulmuş balık al yanına ondan sonra kızıldeniz’in kenarına çık ne zaman balık canlandı denize kendini attı orada benim bir kulum var odur dedi senden daha Alim bunu Kehf suresi 65 ayet ne diyor Musa ve adamı kayaya vardıklarında nezdimizden kendisine rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine ilim öğrettiğimiz Salih kullarımızdan birini buldular Salih kullarımızdan biri yani Salih kulumuz değil kullarımızdan biri başka salihlerde var Neydi hadis-i Şerif vardı 40 tane ne vardı Abdal vardı Kırklar 80’ler 120’ler 160’lar devam ediyordu 320’ler 500’ler öyle gidiyordu Hazreti Ali efendimizin naklettiği hadis-i bu ademden itibaren var olan bir şey Bu da ne manevi hükümet manevi devlet öyle diyelim bunlar eksiliyorlar mı Hayır o yüzden bu Tabii ayeti kerime hızır’ı kastediyor Bu ayeti kerime Demek ki onlar kendi nezdimizden kendisine rahmet verdiğimiz tarafımızdan kendisine ilim öğretti Biz aracı yok direkt Allah’ın kendi zatından ilim almış ilmin ledini almış kimse İşte o mürşid-i Kamiller Bu ayeti kerimede belirtilen zatlardır böyle olunca Onlar ne yaparlar kalplerdeki nükteleri işitirler Neyi lazım olacak olana lazım olanı Dervişler bazen şöyle yapar benim kalbimden geçeni gibisin bunlar şeytani değil ki o cenab-ı kalbine ilham edecek cenab-ı hak onun kalbine ilham etmezse o da senin gibi benim gibi olur Ama senin kalbine ilham etmez onun kalbine ilham eder Yalnız o yüzden bazen ham Dervişler vardır ham Dervişler işte arasın şimdi bizi veyahutta İşte benim kalbimden geçeni bilsin veyahut da şu şöyle olsun bu böyle olsun Bunlar dervişin hamıdır ya da avam tabakasındandır bununla Aman tabakası bunlar böyle şeyler söylerler mi söylerler İşte bunlar böyle kendilerince kendilerince o Allah’ın velisini O Allah’ın dostunu utandırmaya çalışırlar bakın utandırmaya çalışırlar Ama cenab-ı hak onları utandırır mı hayır onları utandırmaya çalışanlar utanırlar bakın onları utandırmaya çalışanlar utanırlar Hatta onlar utandırmaya kalktıkları için cenana bak Onların kalplerini mühürler tövbe etmezlerse helallik Almazlarsa Allah muhafaza eylesin Ey Ulu kişi sana Delil ve Hüccet gerekse min ayetin Ey münziha ayetini oku Bu ayeti kerime bakaranın 106 ayeti kerimesi bakaranın 106 ayeti kerimesinde mealen Biz bir ayetin hükmünü kaldırır veya onu unutturursak daha iyisini veya aynısını getiririz Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin yani unutturmayı unutturma bir Veli bir Mürşid onun kalbinden geçeni unutturuyor ya unutturmaya delil sana Bakara ayet 106 demek ki cenab-ı kerimesini kendisi unutturuyor veyahut da kendi ayet-i kerimesini kendisi nest ediyor Mesela ne seyredilenlerden hep bu konuşulur ya Allah sizin kalbinizden geçenlerden de hesaba sorar sonraki ayeti kerimede Allah kalbinizden geçenleri hesaptan sormaz hesabı Onun hesabını sormaz bakın o ayeti kerime Bir önceki ayeti kerimeyi alimlerin dedi Neyse etti diyeceksin ki sen bu nesi katılıyor musun Ben alimler mesh etmeyi kabul ettikleri için ben de kabul ediyorum ama şöyle diyorum bu ayeti kerimenin de tecelli edeceği bir alan vardır ve o tecelli edeceği alan nedir sufilerdir sufiler kalp temizliğine kalbin mamur ve imar edilmesine önem vermeleri gerekir Eğer siz Allah yoluna girdiyseniz ve Allah’a doğru yola çıktıysanız Siz hem zahiri hem de batini kendinizi temiz tutmakla mükellefsiniz zahiri temizlik nedir tövbedir abdesttir namazdır insanın kendisini şeriatan temiz tutmaya çalışmaklısıdır batini temizlik nedir o kimsenin kalbinden bir kötülük geçmemesi kalbinden bir günah geçmemesi kalbinden bir yanlış bir şey geçmemesidir bu da o işin batini temizliğidir bütün insanlar Zahir temizliklerine dikkat ederler Ama ne yazık ki insanlar Batın temizliğine dikkat etmezler Batın temizliği o insanın kalbidir kalbinde bir kalbinden bir kötülük geçmeyecek kalbinden bir günah geçmeyecek kalbinde Allah’ın Zikri ve sevgisinden başka bir şey olmayacak cenab-ı Hakk’ın sevgisini düşüneceksin sadece ve kalbinde Allah’ın zikrinin yerleşmesini hedefleyeceksin ve kalbinde zikrullah’ın haricinde bir şey gelmeyecek gelirse o helal olacak gelirse ve Zikrullah ile alakalı sen zikrullah’a oturmuşsun kalbinde Zikrullah var Eğer bir şey geldiyse bil ki hayır olarak mübaht olarak gelen şey Senin bir ihtiyacın içindir çolunun çocuğunun ihtiyacı içindir bir kardeşinin ihtiyacı içindir ümmeti Muhammed’in bir ihtiyacı içindir o kalbine gelen senin yoksa ondan Sen sorumlu olursun bir Derviş olarak bir Derviş kötülük düşünemez bir Derviş cüzdana girmez bir Derviş kardeşin üzerinde suizana girmez üstadının üzerinde suizana girmez Hz Resulullah Sallallahu vessellem Hazretlerinin üzerinde suizana girmez Allah’ın üzerinde suizana girmez Hani diyorlar ya işte yok Bu din erkeklere mi Sadece Allah’ın üzerinde cüzana düşüyor veya Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin kendine münhasır kendine münhasır hukukundan suizana düşüyor Hani kendine münhasır hukukundan suizana düşüyor veya üstadın bir sohbetinden bir hareketinden suizana düşüyor sufi’nin üzerinde kendince düzeyi ile Hakimiyet kurar nereye kadar nereye kadar Ta onun zikrullah’ı Ruha ruh ile ölünceye kadar artık onun geri dönüş kapısı kapanıncaya kadar o zaman o kimse asla kalbini fesada vermez böyle olunca Allah ona bir şeyi unutturursa o unutmuştur Allah onu unutturmuştur çünkü hadis-i Şerif ne dedi Allah resulü Sallallahu vesellem Hazretleri unuttuklarınızdan uykuda yaptıklarınızdan bir de dellendiğinizden delirdiğinizde yapılanlardan sorumlu değilsiniz unuttuğunuzdan sorumlu değilsiniz Demek ki Allah onu size unutturdu Hani sahabeler namaz kılıyorlardı namaz kılarlarken ayetler unuttular Allah resulüne geldi derler ki biz ayetleri unuttuk unuttuk demeyin unutturuldu deyin dedi ve siz o ayetleri okumayın dedi Bir daha namaz kılarken dedi enteresan bir şey Allah resulü Sallallahu vesselam Hazretleri Siz o ayetleri bir daha okumayın dedi aklımda kaldığı kadarıyla zannediyorum Tirmizi de geçebilirim bu hadis-i Şerif enteresan bir şeydir Yani normalde sahabe namaz kılarken ayette unutuyor Allah resulüne geliyorlar sav Diyorlar ki biz bu ayeti unuttuk namazdayken unuttuk demeyin unutturulduk deyin ve siz bir daha o ayeti kerimeleri okumayın diyor Demek ki bir kimse nasıl cenab-ı Kerim’i unutturuyorsa veya ne hissettiriyorsa aynı böyle allahlık değil bu Haşa Demek ki velilerin üzerinde de öyle bir Keramet var veliler de bazı şeyleri unutturabilirler Allah’ın izni Kerime ile bu normal de Veli’nin kendi Düzce iradesi ile yapacağı şeyler değil bakımından bunlar bunlar normaldi Evet belli noktadaki evliyalar bazı şeyler oluşması için kendi üzerlerinde uğraşırlar yeni sufiler yeni Dervişler yeni rüya görenler hal görenler kendilerini üzerinde bir Keramet tecellesin bir hariküllerle delik olsun diye avamca cahilce uğraşırlar Bu onların o ulaştıkları nokta böyle çok önemsenecek bir nokta değildir gerçek mürşit-i Kamiller üzerlerinden Keramet Zuhur etsin diye uğraşmazlar zaten bu zamanda en büyük Keramet istikamet sahibi olmaktır bu zamanda en büyük Keramet bir kimsenin Kur’an ve sünnete sımsıkı sarılıp farzları yerine getirip haramlardan uzak durup nafilelerle Allah’a yaklaşıp Allah’ı sevme noktasında yürümesidir bu zamanda en büyük Keramet odur beş vakit namazını kılıyorsa bir kimse bu zamanda kadın erkek evliyadandır bu zamanda kadın erkek haramlardan uzak duruyorsa haramlara Göz göre göre girmiyorsa Evet farzları yerine getiriyorsa o zaman da evliyadandır evliyadan bakın günün evliya sonra küçük görme Yani bazen ben diyorum ya bir kimse oturmuş sikerlerle bağlanmış yıllardır orada Zikrullah alakasında duruyor herkesin harcı değildir o ne bir şeyhin harcıdır ne de o dervişin harcıdır herkesin harcı değildir Allah’ın lütfu ilahisi ikramıdır ihsanıdır onlar kolay şeyler değil Allah muhafaza eylesin cenab-ı hak onlara bahşeder lütfeder ikram eder ihsan eder kendi katından lütfeder ikram eder ihsan eder bu o Mürşidi Kamil çalışmadan elde eder böyle aklınıza gelmesin çalışmadan hiçbir şey olmaz gayret etmeden hiçbir şey olmaz o kimse kendisini Allah’a vakfetmiştir Allah’a vakfettiğinden dolayı cenab-ı üzerine alır Sen Allah’a kendini vakfedersen Allah senin işini üzerinden alır senin dünyanın da tamamen eder ahiretini de tamamen eder Sen Allah’a kendini vakfedersen o zaman onu söyleyen dili gören gözü duyan kulağı olursun bu senin Allah’a kendini vakfetmenle alakalı o zaman Allah hani hadisi Kutsi de diyor ya kulum beni zikretmekten dolayı kendisine bir zaman ayırmazsa kendisine bir şey istemezse Ben onun ihtiyaçlarını görürüm diyor Hadi Sen zikretmeye başla senin bilmediğini öğretir o Sen zikretmeye başla senin kalbini bir tanem müftü koyar o Sen zikretmeye başla o senin kalbinde zikrullah’ın nurundan bir nur tecelli ettirir senin kalbine seni merak etme bülbül gibi şakıtır seni Sen hiç kimsenin bilmediği içinden çıkamadığı işlerin içerisinden çıkarır seni Sen yeter ki kendini ona vakfet Yeter ki senin birinci önceliğin Allah olsun Eğer birinci önceliğin Allah ise sana korku yok sana Hüzün de yok senin korkunun içerisinde korkunun içerisinde eminlik hüznün içerisinde sevinçlik verir senin korkun herkes gibi değildir artık Öyle bir hale gelirsin ki senin korkun Heybet olur o korku ayrıdır Kimisi cehennemden atacak beni diye korkar Kimisi Cennetten uzaklaşacağım diye korkağa seni öyle bir hale getirirsen Onun heybeti önünde titrersin Ama onun Heybet önünde titrerken cenana bak sana da ayrı bir heybettir o zaman herkes senin heybetinin önünde Eğer gerekirse bu nedir bu celal İsmi Şerifi Cemal İsmi Şerifi tecelli eder O ne kadar güzel hoşsun tatlısın Muhabbet güzel o yüzden eğer Allah’a vakt edersen kendini Evet cenab-ı hak sana gönüllerden geçen nükteleri sana ilham eder Bildirir lazım olana ve o zaman Normalde kendince unuttuysan unutturmuş olursun unuturlu unuttururlarsa Senin üzerinden onlarda ne olur unutmuş olur en sevküm Zikri ayetini de oku velilerin Kalplere nisyan koyma kudretini de anla bu ayeti kerime ne müminin suresi 109 ve 110 ayetler kullarımdan bir zümre vardı Onlar Rabbimiz Biz İman ettik bizi bağışta bize merhamet et sen Merhamet edenlerin en hayırlısı Sen duası neymiş bütün kullarından bazılarının duası buymuş ayeti kerime tekrar söylüyorum sizde ezberleyin ki dua edin Böyle Bakın bu Allah’ın ağzından dua Tabiri caizse kullarının ağzından olarak söylüyor ama bu Haşa Allah ağızı Haşa bu kullarına bahşettiği dua kapısı Amin diyelim Rabbimiz Biz İman ettik bizi bağışla bize merhamet et sen Merhamet edenlerin en hayırlısısın Amin evet demek ki kullarından bir kısmı böyle dua ediyormuş derlerdi de Hani kullarından bir kısmı böyle derlerdi Siz de onları alaya alırdınız o kadar ki bu davranışınız beni zikretmeyi unutturdu Siz Onlara hep gülüyordunuz Demek ki bir kimse Allah’ı zikrediyor İman ediyor Allahtan bağışlama Merhamet dileniyor ve onlar normalde böyle iman edip zikredip Merhamet dilenirken bir kısmı bunlarla Alay ediyor şimdi geriye doğru gidersek peygamberlerle ümmetleri peygamberlerin üzerinde alay ettiler mi Evet baktığımızda Yakup’la Yusuf’a Yunus’la İbrahim ile Musa ile İsa ile hep alay etti mi Müşrikler Evet sıra geldi Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri ile de Müşrikler alay ettiler mi Evet devam etti alaycılar Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin zamanında ashab-ı sufeyle alay ettiler mi Evet sahabelerin Bir kısmıyla alay ettiler mi edenler oldu mu Evet sonra ilk zahitler ilk sufiler oluştuğunda onlarla da alay edenler oldular mı Evet şimdi hala daha sufilerle alay edenler var mı Evet bakın Hani geçen dersler dedim ya manevi bir Silsile vardır manevi bir soy vardır Bu manevi soy devam eder insanlarda o zaman peygamberlerle alay edenler sahabelerle ashab-ı sufayla da alay ettiler Şimdi sufilerle de alay ediyorlar Müslümanlarla da alay ediyorlar doğru mu alay etmeye devam ediyorlar Bakın o zaman bu alayı Alayı soyu bozuklar devam ediyor Mesela işte bayan Kardeşler örtünüyorlar ne diyor bir şeyde röportajda örtülü olduğu için senin kafanı oksijen almıyor diyor Yani sen geri zekalısın manasında alay etmeye devam ediyorlar mı Evet hakaret etmeye devam ediyorlar mı Evet ve bu alay ve hakaret edenler işin dozunu o kadar kaçırıyorlar ki bunlar Normalde Allah’ı unutuyorlar onlar başka bir ayeti kerimede Allah diyor Onlar Allah’ı unuttu Allah da onları unuttu Allah Unutur Mu unutmaz ama onlar Allah’ı unuttu onlar Allah da onları unuttu demek ki O zaman o velilerle Hani kim benim velime düşman olursa ben de ona düşman olurum dedi ya Veli aynı zamanda Ne oldu o zaman bir kimsenin cehennemlik olmasına vesile oldu Veli bunu İsteyerek mi yaptı Hayır Veli bunu Normalde tasarladı mı Hayır ama ne yaptı birisi o Mürşidi o veli’ye düşmanlık yaptı Allah o düşmanlığı kendi üzerine aldı dedi ki;sen onu Veli yapan benim ona velilik makamına çıkaran da benim ona Mürşidi kamillik veren de benim onu Mürşidi Kamil olarak piyasaya süren de benim sen kalktın onu düşmanlık ettin sen kalktın onu onunla alay ettin sen kalktın Onu horhakir gördün küçümseddin O zaman ben de sana kendimi unutturdum ne yaptı Allah ona kendini unutturdu şimdi o Mürşidi Kamil o Veli Bu sefer o kimsenin cehennemlik olmasına sebep oldu değil mi nisyan yani küfre gitmesine sebep oldu Aa evet bunda o mürşid-i Kamil’in o Velinin payı var mı yok bundan sorunlu mu Hayır bundan sorunlu mu Hayır adam oturuyor bütün velilere mürşidilere dervişlere hakaret edip onların aleyhine konuşuyor mu konuşuyor onlara savaş açıyor mu açıyor Gerçekteki mi savaş açtı Allah’a savaş açtı cenab-ı Savaş açar bir faizcilere iki Allah dostlarına düşman olanlara bir müslüman’a bir sen ehli zikre düşman oldun Allah’a düşman oldun bir mümine düşman oldun değil mi Allah’a düşman oldun başka bir kimseye değil veya İslam’ın bir ritüeline İslam’ın bir simgesine düşman oldun Allah’a düşman oldun namaza düşman Allah’a düşman tesettüre düşman Allah’a düşman oruca düşman allah’a düşman Allah’a düşman zikrullah’a düşman Allah’a düşman Zeki öyle dedi benim yüzüme var ya toparladım yakasını böyle aldım önünü lan sen müslümansın Allah’ın zikrini nasıl böyle söylersin dedim ya davet ettik adama dedim Sen kafir misin oğlum münafık mısın mürtetmişsin nesin sen Allah düşman adam ama bilerek ama bilmeyerek yani zikrullah’la da alay ederler ya işte sallanıyorsunuz yok işte Kafa sallıyorsunuz alay ediyorlar ya Yok işte o şeye bağlanıyorsunuz ne oluyor onun peşinden mi gidiyorsunuz birisi de çıkıyor ortaya Türkiye şeyler Dervişler sufiler ülkesi değil hani ülkesi mi şerefsizler haysiyetsizler ülkesi mi Ne Ülkesi burası İslam ülkesi burası bu toprakları İslamla yoruldu Şehitlik de yoruldu ne istiyorsunuz başka da soyu bozuk Hani şimdi bir menzilin şeyhi vefat etti gündemde şimdi o var cenazesi şöyle oldu böyle oldu diye ne var bunda hizmet etmiş insanlara insanlara doğru yolu göstermiş İçkiye mi götürmüş meyhaneye mi götürmüş para pavyona mı götürmüş saza caza mı götürmüş Allah denmesine vesile olmuş Beğen beğenme kabul et etme kabul et etme Ee başları sıkınca tek bir la ilahe illallah darbe oldu Herkes Tekbir la ilahe illallah Yollar diyordu doğru mu sabaha kadar Tekbir getirerekten bekledi değil mi Herkes hep beraber yaptık öyle değil mi Biz de oradaydık değil mi tekbir getire getire darbeyi önlemeye çalıştık değil mi insanlar Tekbir getirerekten tankların üzerine yürüdü tankların altına attı doğru mu Tekbir getire getire sabahlara kadar bekledi mi bekledi ve ahlaksız insanlar ve soyluları bozuk olan insanlar ülke sonra düşünce tekbirlerle tevhidlerle Salatü selamlarla selamlarla ülkeyi zordan kurtaracak kurtarılacak sonra rahata erince tekbiri de selayı da onun Salatü selamı da Tuğ kaka göreceksiniz öyle mi böyle bir açımızın içindeyiz 15 Temmuz tekbirlerle tehlillerle o tevhidlerle Salatü selamlarla bütün hak meydanda mıydı Peki neden 15 temmuz’u yine tevhidlerle tekbirlerle salatu selamlarla anlıyorsunuz da meydanlarda millete sanatçı mıdır Sepetçi midir nedir belli değil belirsiz insanları getirip onlarla 15 Temmuz kutlayacağız diye uğraşıyorsunuz Allah unutturdu kendisini onlara bakın Allah kendisini onlara unutturdu Ne yaptınız yani bilmem kim Hangi sanatçıyı giden kimselerle mi gittiniz 15 Temmuza tankların önüne hangi sanatçının şarkısı ile gittiniz 15 Temmuz’da tankların önüne tekbirlerle gittiniz Tevhid de gittiniz selalarla gittiniz doğru mu Peki nereden çıktı Kardeş bu şimdi 15 Temmuz kutlamalarında konserler Allah’ı unuttular Allah da onları ki unuttu onca şehidin başını götürün o zaman bütün sanatçıları şehitlik’te şehitlere şarkı türkü söylesinler olacak ki Biz yarı almadık Biz toplandık cumhurbaşkanından önce cumhurbaşkanından önce herkes toplansın darbeye karşı geleceğiz dedim Doğru mu peki biz toplandık Biz Tekbir getirdik orada doğru mu Allah’ı zikrettik doğru mu biz tekbirlerle zikirlerle orada durduk Biz herhangi bir şarkıcının şarkısı ile değil gördünüz mü Orada bir buradaki Fomara meydanında bir şarkıcı yoktu bir Türkücü gördünüz mü yoktu daha ilerisini söyleyeyim Ak Parti Milletvekilleri bile yoktu yoktular beklediler darbe ne tarafa evrilecek diye yoktular hatta biz sabah namazından sonra indi bana soruyordu ne yapıyoruz bitecek mi gidecek mi diye Ben diyordum ki bekle Doğru mu abi Hani o ne tarafa hani merak ediyor ne olacak diye bekle diyorum ben Yani bir işaret o bu işler böyle muzludur Çünkü o rumuzu görünce o mesele ne tarafa gideceği belli olur ruhumuz görülünce dedim yürüyün Tamam mesele bitti dedim o gece orada olanlar Yanımızda olanlar belli şimdi tekbirlerle mi oradaydık Evet zikirlerle orada mıydı Evet Peki arkadaş Biz de gaziyiz biz yola çıkmışız Sonuçta meydana çıkmışız biz meydandayız tek birimiz de tahlilimiz de tevhidimizle duamızla ortadayız sen nereden sanatçı getirip de kutlama yapıyor şimdi Allah’ı unuttular Allah da onları unuttu Demek ki Burada ne diyor bir kısmı kulların bir kısmı Derler ki Rabbimiz bizi iman ettik bizi bağışla bize merhamet et Sen Merhamet edenlerin en hayırlı sen bir kısmı da ne yapıyormuş bunlarla alay ediyormuş bunlarla alay edince onlar Allah’ı unutuyorlarmış Allah’ı unutunca da ne yapıyordu Allah da onları unutuyor Rabbim bizi kendisini unutan ve unutturduklarından eylemesin İnşallah veliler hatırlatma ve unutturmaya kadirdirler Şu halde Herkesin gönlüne hakimdirler diyelim 1675’ten Önümüzdeki cumartesi devam edelim Önümüzdeki cumartesi biz yanlış hesaplamışız heyecan yapmışız kendi kendimize Cafer Adnan Hüseyin böyle konuşurken Biz önümüzdeki cumartesi aşure diye hesapladık bugün Yanlış hesap döndü Ondan sonra Önümüzdeki cumartesi diye bir daha ki Cumartesi aşure yapacağız inşâallah ayın 10 günü cumaya geliyor malum biz 10 gün ve 10 günden önce aşure programı yapmamaya gayret ediyoruz inşâallah yine bu sene de 11 gün yani Cumartesi günü aşuremiz olacak Allah’tan bir şey gelmezse burada meydanda kaynatacağız aşuremizi inşâallah orada meydanda aşuremizi dağıtacağız semamızı yapacağız duamızı yapacağız ibadetimize edeceğiz inşâallah hazırlıklarımız ona göre yapıyoruz o zaman bugün Önümüzdeki cumartesi değil bir daha ki Cumartesi diye yer ve gökalp’ı aşureye davetli İnşallah Allah’tan bir şey gelmezse o yüzden önümüzdeki haftaya da şey var sohbet var bir de haftaya sohbet Burada da aşure olacak inşâallah hatırlarınıza helal edin bizden yana da helal olsun El Fatiha Amin.

224. Mesnevi Şerhi 1670. Beyit – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 ​​​​​​​​​​​, Mesnevi Okuması (2239. Beyitten) 02.08.2025, GÜRSU Kutlu Doğum Programı Gürsu Beledye Başkanı Konuşması – 19 Nisan 2013. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler