Mesnevi Şerhi

218. Mesnevi Şerhi (1634. Beyit)

218. Mesnevi Şerhi 1634. Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 218. mesnevi şerhi 1634. beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

218. Mesnevi Şerhi 1634. Beyit Hakkında

Birkaç soru var Onlar da başlayalım eşi vefat eden bir kadın nasıl iddet bekler eşi vefat eden kadınlar Hanife’ye göre 4 ay Hiddet beklerler bu iddet esnasında genel olarak süslenmekten dışarı fazlaca çıkmaktan Ne bileyim işte eğlenmekten biraz böyle kendini korur Muhafaza eder 4 aylık idledi bittikten sonra hür olur Ondan sonra normal hayatına devam eder hanefi’ye göre böyle bugün sohbetinize ilk defa hatırlıyorum ders almak için ne yapmalıyım genel olarak biz rüyalarında gören kardeşlere ders vermeye gayret ediyoruz Ama öbür türlü de ders verdiğimiz tek tük oluyor mu oluyor bu kişinin durumuna konumuna bağlı Ama Gönül Arzu Eder bunu hep söylerim herkes rüyasında görsün dersin öyle alsın Yol uzun benim şeyhimle beraber yolculuğum 18 yıl sürdü yine işte çıktı yokuştu Yollar bakarsın dikenli taştı düz yaz kış sonbahar ilkbahar dört mevsime Dört Mevsim ekili eklenir 8 mevsim olur sufilik yolu Kolay bir yol değildir herkesin gideceği bir yol da değildir herkes Sufi olmak zorundadır değildir herkesi Sufi yapma gibi bir derdimiz de yok Biz Kur’an sünnet dairesinde Allah’a yakın olmanın yolunu anlatmaya gayret ediyoruz dilimiz döndüğünce O yüzden Yol uzun olduğundan dolayı ve öyle kolay bir yol değil Her nefis bunu kaldırmaz Her nefis bunu kabul etmez tabi olacak söz dinleyecek yap denileni yapacak yapma denileni yapmayacak bu böyle Herkesin götürebileceği bir şey değil sene uzun ya sene kısa değil Çünkü bir kimse bir yerden bir ders alınca o şeyhi vefat etse de gidecek yeni bir şey değil O vefat etse git yenisini devam etsin o yüzden ders alırken bunları göze etmemek lazım Kimisi işte hemen bir heyecan yapıyor derse alıyor bir müddet sonra yavaş yavaş böyle geri adım atmaya başlıyor yavaş yavaş gerisin geriye gidiyor bu da doğru değil Çünkü ders almak Söz vermek ahitleşmek Ben bu yolda gideceğim demek ben bu yoldan kurallarına şartlarına uyacağım Demek öyle olunca o ahdini bozarsa bu sefer Allah da ona ahdini Bozar Allah muhafaza eylesin bu sebepten dolayı ders alırken bayan Kardeşler de erkek kardeşlerde bu konuda dikkatli olacaklar yani böyle hemen Ben nasıl olsa işte dersimi aldım böyle Bitti gitti bu böyle biraz öyle değil Ondan sonra ama alınır mı alınır verir miyiz veririz Ama ve lakin manevi bir işaret de olursa onun için daha uygun olur Ben böyle zaman zaman anlatıyorum ben ders aldım bayındırdı Derviş de yok o zaman için bir tek ben varım dersi başka hiçbir Derviş yok bir Yaygara çıktı Abdullah Efendi diye bir Alevi oluyor bir oluyor bir şöyle oluyor bir böyle oluyor Şimdi benim yüzüme bir şey söyleyen yok Biraz da millet yüzüme söylemeyi de tırsıyor zaten bu dervişlik sonradan bozdu bize önceden kimse bir şey diyemez Neyse böyle günler günleri geçti Biz Neyse Şeyh Efendi Allah rahmet eylesin çabuk gelip gidiyor biz çalışıyoruz yine işte sohbetlere gidiyoruz falan derslere gidiyoruz beni davet etti Nevşehir’e Neyse ben de gittim tabii işte Eski Dergah vardı Çok Eskiler bilirler evinin yanı başında içinden su çıkıyordu öyle Rutubet aldı içeride neyse gittim oraya evinden içeride girdim baktım hacı anne Hiç öyle değil işte evde gelin var Öyle değil ondan sonra evin gelişi atı gidişatı öyle değil dedim Bu millet ne kadar dedikoducuya fenasın Ben şüphe etmedim Tabii hiç de bu tip dedikodular laflar iftiralar çok döner bu işlerde O yüzden bir kimse rüyasında görürse sabit kalır Allah bizleri de sabitlerden eylesin kaldığımız yerden devam ediyoruz mesleği okumalarına sesinden dolayı da özür dilerim ama yapacak bir şey yok 312.303 1634’ten devam ediyoruz Adem Eğer yüzün Ağlamak için daima feryat etmek inlemek ve masum olmak için gelmiştir Adem yeryüzüne ağlamak Mahsun olmak için gönderilmiş Adem öyle gönderildiyse biz Haydi haydi ağlamaktan gözümüzden gözümüzden asla ve asla hiç yaş eksilmemesi lazım Bakara ait 37 derken Adem rabbinden bazı kelimeler belleyip aldı O da tövbesini kabul etti Çünkü o tevvab olandır Rahim olandır kelimelerden burada kaset Adem Aleyhisselam’ın ağlaması utanması dua edip yalvarması pişmanlık duyması mağfiret dilenmesi Ve bu manada kederlenmesi kelimelerden buradan kasıt bu hani Allah’a yalvarış kelimeler Allah’a dua kelimeleri Allah’ı zikir kelimeler bunların hepsini canına bak Adem’e öğretti Adem bunları aldığından dolayı ne yaptı ağladı sızladı Allah bizi affetsin ya Demek ki yeryüzü öyle Çok gülme yeri değilmiş çok keyif yeri değilmiş yeryüzü Ağlama yeriymiş keder yeriymiş yeryüzü Mahzun olma yeriymiş yine Tövbe Suresi ayet 82’de diyor ki yaptıklarının cezası olarak Bundan böyle Az gülsünler çok ağlasınlar az gülsünler çok ağlasınlar Bunu kimin için söylüyor hani meşhur bir Tebük seferi oldu Tebük Seferi olunca iki tane sahabe iki tane sahabe hurmalarını ürün toplamalarına bahane ederekten cihada katılmadılar Dediler ki biz yani bu mevsim savaş mı olur biz ormanlıklarımız perişan olacak böyle Tabiri caizse böyle geç davrandılar ayak sürdüler Ordu gitti tabi Ordu gittikten sonra da ne yaptılar Bunlar Kendi kendilerine savaşa gitmediler Bir de o gidenleri de böyle akılsızlıkla itham ettiler dikkat edin cihada katılanları akılsızlıkla itham ettiler isabetsizlik de itham ettiler yani gitmemekle kalmadılar bu öyle bir şeydir ki siz Allah yolunda koştururken birileri sizi akılsızlıkla itham eder birileri sizi sizde akıl yok fikir yok Siz ne yapıyorsunuz de arkanızdan gülerler alay ederler Evet onlar da Tebük savaşına katılanlar için böyle düşündüler dediler ki yani bunlar akılsız bunlar böyle gittiler hani cihada şimdi değişmedi bir şey Onlar Normalde cihadı kötü gördüler münafıklar münafıklar cihatı kötü görürler bakın net münafıklar Allah yolunda koşturmayı Allah yolunda mücadele etmeyi hor hakir görürler küçük görürler bunu yanlış görürler alay ederler Allah yolunda koşmayı Allah yolunda mücadele etmeyi hor hakir gören münafığın ta kendisidir münafıklarda ebedi cehennemliklerin ta kendileridir bir kimse Allah yolunda koşturuyorsa Allah yolunda koşturan kimsenin arkasından Gıybet edenler de münafığın kendisidir Kim Allah yolunda o Allah yolunda koşan bir kimsenin arkasından bir kimse dedikodu ediyorsa işte yoluyla alakalı kendisiyle alakalı ne bileyim işte onlar bir eksik kusur bulurlar ya bunlarla alakalı Gıybet ediyorsa o kimse münafığın ta kendisidir ve Allah yolunda koşturan bir kimsenin gıybetini ettiği için tövbe etmezse o kimseyle helalleşmezse Allah onun kalbini mühürler en büyük sıkıntı da bu muhakkak o kimsenin tövbe edip gidip bir de ondan helallik alması lazım ondan helallik almazsa Allah yolunda koşturan Allah’ı Zikreder Allah’a hamd eden allah’a Şükreden Allah yolunda Neyi varsa kendisini heba eden bir kimsenin arkasından Gıybet edildi dedikodu edildi iftira edildi O kesinlikle onu Nah helalleşmesi lazım helalleşmezse o kimse iman üzerine gidemez net bakın iman üzerine gidemez Çünkü mesela dervişlerle alay ederler ya Allah’ı zikredenlerle alay ederler küçük görürler onları hor hakir görürler bir sürü iftira atarlar üzerlerine Onlar bu dünyadan tövbe edip helallik Almazlarsa iman üzerine gidemezler bakın net söylüyorum Çünkü bu konuda ayetler var hadisler var o yüzden net söylüyorum Allah muhafaza eylesin O yüzden dilinizi dilinizi ehli zikirden çek dilene dilini ehli zikirden çek dilini ehli cihattan çek dilini onlara uzatma bu İster eşin olsun ister annenin olsun ister baban olsun ister çocuğun olsun kim olursa olsun bir kimse ehli zikir mi bir yere sohbete gidiyoruz zikrullah’a gidiyor ders almış bir yerden yolunu düzeltmiş gidiyor mu evet ondan dilini çek ondan dilini çekmezsen senin dilini zevaniler çekecek Senin dilin mahşere çıktığında taşıyamayacağını dilini kendin 2 metre olacaksın dilin 18 metre olacak bütün Mahşer halkı da bilecek diyecek ki bu ehli zikre laf söylemiş bu ehli zikrin arkasından gıybet etmiş ben o yüzden derim Derviş kardeşlerinizin gıybetini etmeyin Biz arada neden helallaştırıyor size Gönlüm dayanmaz mahşerde bir Derviş kardeşimizin öyle olmasına O yüzden dilinizi ehli zikirden ehli cihattan çekeceksiniz işte ayeti kerimede o cihada katılmayan sahabeler için diyor ki onlar az gülsünler çok ağlasınlar Çünkü onlar cihattan geri döndüler onlar cihada gitmediler sen zikrullah’tan geri döndün zikrullah’ı terk ettin cihattan geri dönmenden zikrullah’ı bırakıp terk eden daha şey dedi Neden cihattan dönmüşlerdi dedi ki; küçük ki Haktan büyükçe Hatta dönüyoruz büyük Cihat kimya Resulallah nedir dediler O da dedi ki nefisle mücadele Sen zikrullah’ı terk etmekle Sen üstadını terk etmekle Sen nefisle olan cihadı terk ettin Senin tevuk savaşına katılmayan katılmayan sahabeden durumun daha ağır Allah muhafaza eylesin Demek ki Adem’in çocukları bu dünyada çok gülmeyecekler hadis-i şerifte de Hazreti Peygamber sav Hazretleri ne buyurdu Eğer benim Bildiklerimi Siz bilmiş olsaydınız az Güler çok ağlardı dedi Demek ki o zaman az gülüp çok ağlayanlar Normalde insanların bilmediklerini bilenler yine bakın cihatla alakalı benim Allah müminlerden canlarını ve mallarını karşılığında cennette onları vermek suretiyle satın almıştır yani o zaman Bu ayete göre o kimse Allah’a canını malını satamadığısa Allah yolunda koşturmadıysa Allah yolunda Cihad etmiyorsunsa Allah yolunda davranmıyorsa koşmuyorsa O çok ağlayacak az gülecek Allah bizi muhafaza Adem fiil dersen 7 kat göklerin üstünden ayakları dolaşarak en adi yere ta kapı dibine özür dilemek için gitti Eğer sen de Adem olduysan onun gibi özür dile onun yolunda yürüyorum yani Adem neredeydi cennetteydi Havva ile beraber ve cennette Havva ile beraber yiyip içip geziyorlardı ama işte cenab-ı hak onlara dedi ki Ey Adem hanımınla beraber Havva ile beraber cennette otur dilediğinizden yiyin ayeti kerime böyle dilediğinizden Yiyin için ama devam etti Şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz dedi O ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz derken şeytan kapalı olanı birbirlerine göstermek için onları vesvese verdi Rabbim size bu ağacı meleklerden olursunuz veya cennette ebedi kalanlardan olursunuz diye yasakladı dedi Aha raf yer mi ve bunu söylerken de Araf 21’de ve onlara ben gerçekten size öğüt verenler dedim diye yemin etti şeytan Allah adına yemin etti Dedi ki ben size gerçekten öğüt veriyorum ben size doğru şey söylüyorum dedi öyle söyleyince Normalde cennette onlar yiyip içerlerken Hepsi de ondan sonra bunu ne yaptı şeytan önce havaya vesvese verdi Havva bu sefer Adem’e yöneldi illa ki bu meyveden yiyeceksin dedi Havva annemiz Maşallah nasıl bir Havva Neyse Adem Aleyhisselam’a gel illaki bundan yiyeceksin demiş bizim erkeklerin genel yapıları bu Yani en erkek en kocaman Kabadayı olan bir dakika sürmez hanımına Eyvallah demesi İsmail de kafasını eğdi öyle bak yani bir dakikada sürmez diyor öyle Yani normalde Eğer adı onun üzerinde ademiyet var ise ademiyet var en çabuk aldanan ademiyet olandır üzerinde bir de ben bunu olarak söyleyeyim genel olarak en kolay kandırılan da sufilerdir bizi Allah ile çok rahat kandırırlar birisi gelse bizi dese ki Allah’ı yemin tutsa Biz kanarız Hatta ben derim ya Yani bir kimsenin söylediğini Biz doğru kabul ederiz deriz ki Tamam söyledi bunu söylediğini doğru kabul et yani o Çünkü bizim kandırılmamız kolay Adem’in safiyeti var şimdi bazen Herkesler ya işte peygamber peygamber Adem safiullah zaten Safi demek en kolay onu kandırmak sebep Allah adına yemin ediyor Şeytan ne diyor Ben diyor Allah için söylüyorum sana Allah’a yemin ediyor Allah’a yemin edince Adem Aleyhisselam’ın söyleyecek bir şeysi kalmıyor ve Adem Aleyhisselam Tabii tıpış tıpış Havva’nın peşinden gidiyor Havva ye diyor yiyor yedikten sonra Kıyamet kopuyor zaten iyi o güne kadar hiç bakmamış Yani kendi cinsel uzuvlarının birbirlerinin hiç görmemişler bakmamışlar hiç haya perdesi edep perdesi yırtılıyor ve Adem O esnada öyle bir utanma öyle bir pişmanlık duyuyor cennette böyle Tabiri caizse yönsüz cihetsiz koşmaya başlıyor Hatta cenab-ı ağacın üzerinden tecelli ediyor diyor ki ya Adem nereye kaçıyorsun kimden kaçıyorsun O da diyor ki Ya Rabbi senden utandım senden utandım O yüzden kaçıyorum diyor bakın utanma duygusu insanda çalışır halde ise o yapmış olduğu hatadan utanır yapmış olduğu yanlıştan utanır Onda daha ademiyet var ve ademin aldandığı yer o kimsenin Allah üzerinde şeytanın Allah yüzünden onu yemin etmesi yemin edince ne yapıyor o zaman inanıyor ona inanınca da meyveden yiyor meyveden yiyince de edep yerleri görünüyor ve cennette koşmaya başlıyor oraya buraya Taha ayet 120 dedi diyor ki şeytan Ey Adem sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi mümkün olmayan bir saltanatı göstereyim mi dedi yana sonsuzlukla ve aynı zamanda büyük bir saltanatla Ademi kandırdı bakın sonsuzdu ve saltana işte Müslümanları yakan yıkan şey saltanattır insanoğlunun hep sonsuzluğu yakalaması sonsuz bir şekilde hani biz ona Tülay Emel diyoruz ya sonsuz bir şekilde onun peşine düşmesi bununla alakalıdır ve insanın yenildiği yerlerdir Bunlar Ama tabii yemin ediyor şeytan şeytan yemin edince artık o donu kabul ediyor Hatta başka bir ayeti kerime de ben diyor ikinizden de Önce yaratıldım bakın aklı da burada mat ediyor ben sizden önce yaratılanlardanım diyor o zaman diyor ben sizden daha çok bilenim siz bana Uyun ki sizi doğru yala ileteyim diyor bakın burada enteresan bir şey daha var Hani bazı Dervişler Ben senden eski dervişim ben senden daha iyi bilimde bilirim der insanı Allah muhafaza eylesin yolundan eder dervişin hammı da ama bu eski Dervişler o Üstada gideceğine ona doğru meyleder işte bir şey soracak ona sorar bir şey öğrenecek ondan öğrenmeye çalışır O da dervişin hamıdır orada Üstad dururken ona sormaz gider İşte bu eski Derviş deyip ona sorar ona anlatır ona söyler falan Pişman O dervişin kendince istikametini kaybettirir işte Şeytan da Adem’e de havaya dedi ki ben sizden önce yaratıldım ben bu konuları bilen bir insanım Ee dedi ki bana oyun Ben Sizi hidayete götüreceğim delalete değil dedi Allah adına da Yemin ettiler ve ardından Adem ne yaptı dua etti Araf 23 Havva ile beraber dediler ki ey Rabbimiz Biz kendimize zulmettik Eğer sen bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz ve bu tövbesini de cenab-ı hak dünyaya gönderdikten sonra ne yaptı Adem’le Havva’nın tövbelerini kabul etti Bir rivayette 40 yıl dünya yılıyla mıdır neresi yılıdır bilemiyoruz Ama dünyayı olarak biz bunu kendimize algılarsak 40 yıl Adem ağladı tövbesinin kabulü için ve bu ayeti kerimeden dediler ki çoğul ya Havva annemizi de katıyor cenab-ı hak demek Adem’le Havva yapmış oldukları hatalardan dolayı 40 yıl ağladılar 40 yıl ağladıktan gözyaşı döktükten sonra ne yaptı cenab-ı Arafat meydanında Cem etti Arafat meydanında bir araya getirdi Gönül ateşiyle göz yaşından çerez düz bahçe bulutla Güneş yüzünden yetişmiş yeşermiştir Sen gözyaşı zevkini ne bilirsin Demek ki Gönül ateşiyle gözyaşından çerez düz bahçe bildiğiniz bahçe yağmur yağmazsa Güneş çıkmazsa oradaki bitkiler sebzeler meyveler olgunlaşır mı olgunlaşmaz demek ki Ateş ve Su bahçeyi olgunlaştırıyor insanın olgunlaştıran kemale erdiren de aşk ateşiyle gözyaşıdır eğer o kimse o kimse de Aşk Ateşi varsa onda gözyaşı da vardır Aşk ateşiyle gözyaşı birleştiğinde Evet o olgunlaşır o Kemale Erer Eğer gözyaşı ve Aşk Ateşi yoksa o kimsenin Kemale ermesi biraz zor Allah muhafaza eylesin O yüzden bir insanın gözü yaşlı olacak gönlünde maşuğun ateşi olacak Eğer maaşın ateşi olmazsa onun olgunlaşması onun pişmesi mümkün değildir Rabbim senin sırrını Her gün sabah yeleği aşkımı ise her an Akan gözyaşımıydı benim gibi aciz aşık da senin sırrını saklayan maşukta Ey Aşk bu meclisimizden geçerken zülfünün altından bak da gör sağımda solumda önümde Ardında ne matemliler var Seher Yeli gibi gül bahçemize bir uğra da bak gözlerinin zulmünden ne aşıkların var dertleri düşüp gözyaşıyla ciğer kanıyla yıkanmış temizlenmiş kişilerin namazı niyazı ne hoş olur demedin mi Benim kulağıma yıllar önce yüzümü yoluna koydum 100 türlü lütfunu gözetip durdum Yağmur taneleri Mermere tesir etmediği gibi gözyaşı sellerimiz gönlüne yol bulamadı mı vücut toprağımı gözyaşımla balçık haline getirir Yıkık Gönül sarayım tamir etmek Zamanı Gelip çattı Hala da öyle Yıkık mı bırakıp gidersin Her Seher Vaktinde Bilirsin ki benim Yıkık gönlümü tamir edecek bir tek sensin her yerinde kokunu bırakıp da giden sensin ve Bilmem ki Bu kaçıncı Seher yelidir Bu kaçıncı gecedir Sen yine her yeri kokunu bırakıp gideceksin ben yine Gönül sarayımı tamir edemeden Yıkık bir şekilde bu dünyada yaşamaya devam edeceğim Ne zaman bitirirsin bu dünya sürgününü bilemem ama işte aşıkların mecliste toplanmış yüzlerine yoluna koymuşlar her biri senin kokuna Müştak her biri senin nefesine muhtaç 35 yıl önce demiştim gözyaşımdan istersen Değirmen kur diye ne Gözyaşım kurudu Ne Değirmen durdu bekleriz anda an günde gün saat dakika Her esen yerde Senin kokunu her zaman güneşte senin nurunu her öten kuş da senin nağmelerini dinleriz Sen 35 yıl önce dedin kulağıma gözyaşın yoksa aşıkın da yoktur diye işte Hazreti pir de diyor ki bize Gönül ateşiyle gözyaşından istersen gözyaşınla Gönül ateşinde çeyiz düz Gideceğin yer öteleri çünkü çeyizsiz oraya gitme Allah bizi muhafaza bu akşam beni Azat edin affedin sesim soluğumda bu kadarmış Demek ki hakkımı helal edin El Fatiha.

218. Mesnevi Şerhi 1634. Beyit – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: FAİZ-RİBA 12.11.2022 MUSTAFA ÖZBAĞ EFENDİ SOHBETLER ​​​​​​​​​​​, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, GÜRSU Kutlu Doğum Programı İçe Müftüsü Konuşması – 19 Nisan 2013. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler