Dergah Sohbetleri Serisi

215. Dergah Sohbeti – Ehl-i Beyt Sevgisi, Fazilet Sıralaması, Allah Yolunda İnfak ve Manevî Makamlar

Fazilet: Sıla-i Rahim ve Akrabalık Bağları

Bir kimse Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini tanımıyorsa veya Kur’ân’ın haram kıldığı bir şeyi helâl görüyorsa yahut dinle ve dindarlarla mücadele ediyorsa, o kimse sıla-i rahim akrabası sayılmaz. Hatta anne ve baba dahi olsa bu hüküm geçerlidir. Mezhep arasındaki farklılıklar ise normal karşılanmalıdır; mezhep din değildir ve bir kimse herhangi bir mezhepten diğerine geçebilir, bunda bir beis yoktur.


Allah Yolunda Harcamak ve İnfakın Sıralaması

Allah yolunda harcamanın birinci derecesi, cihat eden insanlara yardım etmektir. Orduya para, yiyecek, giyecek veya silah olarak yardım edilir. İkinci derecede dini anlatan, dinin yaşanması ve yaşatılması için mücadele eden âlimlere ve ulemâya harcanır; ancak onlar istemeyeceklerdir. Üçüncü derecede kişinin kendi ailesine harcadığıdır. Eşine, çocuklarına harcadığı her şey sadaka sevabıdır; bir ekmek, yarım kilo şeker, bir kilo patates bile sadaka sevabıdır. Sonra akrabalar, arkadaşlar ve komşular gelir.

Dini Anlatan Kimsenin Ücret Almaması

Allah için cihat eden bir kimsenin ücreti Allah’a aittir, o ücret beklemez. Zikrullaha giden kimse ücret beklemez. Bir yere derse gidiyorsanız, bir bardak su bile istemeyin. Dervişin eli istemez. İstemek girdi mi işin içerisine ihlâs bozulur, muhabbet bozulur, samimiyet bozulur. Yemek istemeyin, su istemeyin, yatacak yer istemeyin. Gidin, Allah’ı zikredin, sohbet edin, dönün gelin. Çıktıktan sonra da ne verildi ne verilmedi diye konuşmayın.


Ehl-i Beyt Sevgisi ve Fazilet Sıralaması

Hz. Ali radıyallahu anh efendimiz hem zâhirde savaşta, fikirde, fıkıhta üstün hem de mâneviyatta üstündür. Bu çift taraflı üstünlüğünden dolayı ‘Allah’ın Aslanı’ lakabını almıştır. Ehl-i beyti sevmek imandandır. Biz ehl-i beyti severiz, önemsiz görmeyiz, kıymet veririz; ehl-i beyt bizim için öndedir.

Fazilet sıralamasında Ehl-i Sünnet, hulefâ-yı râşidîn sıralamasını esas alır: Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali. Ancak Ehl-i Sünnetin bir kısmı fazilet açısından Hz. Ali’yi Hz. Osman’dan öne geçirmiş veya denk görmüştür; bu da Ehl-i Sünnetin içinde mevcuttur. Birisi bu şekilde sıralasa itiraz edilmez. Muhabbet açısından ise bir kimse Hz. Ali efendimizi hepsinden fazla sevdiğini söyleyebilir; sevgi duygu meselesidir, kalple alâkalıdır. Fazilet sıralaması akılla, sevmek kalple alâkalıdır.


Hz. Hüseyin ve Kerbelâ Hadisesi

Hz. Ali efendimiz vefat ettikten sonra Hz. Hasan efendimiz biat almaktan vazgeçmiştir. Muâviye vefat edince Kûfeliler Hz. Hüseyin efendimize biat etmek istediler ve onu davet ettiler. Hz. Hüseyin efendimiz onların biatlarını almak üzere Kûfe’ye yola çıktı. Ancak Muâviye’nin oğlu Yezîd bunu duyunca ordu gönderdi ve hepsini katlettirdi, şehit ettirdi. Bu kaderin bir cilvesidir, büyük bir acıdır.

Hz. Hasan efendimiz vefat ettiğinde sırtında küfe izleri ve nasırlar vardı. Üç gün sonra anlaşıldı ki mübarek her gece kalkar, küfeyi erzakla doldurur, Medine’nin arka sokaklarındaki dulların ve kimsesizlerin evlerine sırtında yiyecek taşırdı. Hz. Hüseyin efendimiz şehit olduğunda cebinde hiç para çıkmadı. Her ikisi de ‘Dedemiz Muhammed’den böyle gördük’ derlerdi. Hz. Hüseyin efendimiz bir kadına 500 dirhem parasının tamamını bir defada vermiştir.

Alevîlik Meselesi

Hz. Hüseyin efendimizi sevmek demek; namazını kılmak, orucunu tutmak, onun yolundan gitmek demektir. Hz. Hüseyin efendimiz o dehşetli anda bile namazını ve orucunu bırakmamıştır. Onu komünist veya Marksist ideolojilerle yan yana koymak ahmaklıktır. Hz. Hüseyin efendimiz dinsiz değildi, Kur’ân ve Sünnet üzere yaşıyordu. İki deyiş vurup, iki bardak şarap içip Hz. Hüseyin’in aşkı olmuyor. Hz. Ali efendimizi seviyorsanız namazınızı kılın, orucunuzu tutun. Hz. Ali efendimiz sahâbenin içerisinde ilk namaz kılanlardan, iman edenlerdendir.


Manevî Makamlar ve Ruhlarla Görüşme

Bir insan cinlerle görüşebilir, ölen bir kimsenin ruhuyla da görüşebilir; ancak bir başkasını bir başkasıyla görüştüremez. Ruhlarla görüşebilmek için belirli manevî mertebelere ulaşmak gerekir. Derviş önce kabir haline bakıp olur, yani kabirdeki kimsenin dünyadaki suretini görür. Sonra bir makam daha yükselerek o kimsenin ruhaniyetiyle görüşür ve konuşur. Bu hal, nefsin hevâ, levvâme, mülhime makamlarını geçtikten sonra mutmainne makamında artarak devam eder.

Dördüncü makamın sonuna doğru pîr efendilerini ve sahâbeleri görmeye başlar. Beşinci makamda ise ölen herhangi bir kimsenin ruhaniyetiyle daha rahat irtibat kurulabilir; ancak bu da Allah’ın izniyle olur. Altıncı, yedinci makamda da olsan, üstat da olsan Allah izin verirse konuşursun, vermezse konuşamazsın. Fiiliyat Allah’a aittir, sana ait değildir. İnsanlar maneviyatı bilmiyorlar, sanki birinin elinde anahtar varmış gibi düşünüyorlar. Bu Allah’ın himmeti ve tecellîsidir.


Kaynakça

  • Hadis-i Şerif: Ashâbım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayete erersiniz (Beyhakî, el-Medhal, 164; İbn Abdilberr, Câmiu Beyâni’l-İlm, II/91)
  • Hadis-i Şerif: Ehl-i beytimi sevmek imandandır (Tirmizî, Menâkıb, 31; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I/77)
  • Hadis-i Kudsî: Kıyamet gününde kulun farzları eksik kaldıysa nafilelerden tamamlanır (Ebû Dâvûd, Salât, 145; Tirmizî, Salât, 188)
  • Hz. Ali (r.a.): Sahâbenin içerisinde ilk namaz kılan olduğuna dair rivayeti (İbn Mâce, Mukaddime, 11; Hâkim, el-Müstedrek, III/136)
  • Hz. Hüseyin (r.a.) ve Kerbelâ Hadisesi: İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, VIII/163-204; Taberî, Târîhu’l-Ümem ve’l-Mülûk, V/386-465
  • Hz. Hasan (r.a.): Medine fakirlerine gece erzak taşıması — İbn Asâkir, Târîhu Dımaşk, XIII/207; Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî, Sıfatü’s-Safve, I/321
  • Hulefâ-yı Râşidîn Fazilet Sıralaması: İmam Tahâvî, el-Akîdetü’t-Tahâviyye; Sa’düddîn Teftâzânî, Şerhu’l-Akâidi’n-Nesefiyye
  • İnfak ve Sadaka Sıralaması: Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zekât, 39 — Ailenin geçimi en faziletli sadakadandır
  • Nisâ Sûresi, 4/36: Akrabalara, yetimlere, yoksullara, komşulara iyilik ediniz
  • Nefis Makamları: İmam Kuşeyrî, er-Risâletü’l-Kuşeyriyye, Bâbu’n-Nefs; İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu Riyâzeti’n-Nefs
  • Şems Sûresi, 91/7-10: Nefse ve onu düzenleyene, ona fücûrunu ve takvâsını ilham edene yemin olsun
  • Tasavvufta Manevî Makamlar ve Ruhlarla İrtibat: Abdülkâdir Geylânî, el-Fethu’r-Rabbânî; İmam Rabbânî, Mektûbât-ı Rabbâniyye, I/260-275

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi