214. Mesnevi Şerhi 1615. Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 214. mesnevi şerhi 1615. beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
214. Mesnevi Şerhi 1615. Beyit Hakkında
ecmain Evet konu başlığında kalmıştık geçen haftadan sihirbazların ne buyurursun Asayı Önce sen mi atarsın yoksa biz mi atalım diyerek Musa Aleyhisselam’a hürmet edip onu ağırlamaları Musa’nın da siz atın demesi malum Beni İsrail peygamber olan Musa Aleyhisselam cenab-ı emriyle ona peygamberlik görevi verilince firavun bütün avanesini toplayıp onu sınav etmek istedi imtihan etmek istedi Tabiri caizse onun rezia etmek istedi bütün sihirbazlarını topladı sihirbazlarının topladıktan sonra Musa ile sihirbazlarını Tabiri caizse yarıştırmak istedi ve Musa onun huzuruna gidince o huzura varınca sihirbazların başı dedi ki Yani önce sen mi maharetini göstermek istersin yoksa biz mi maharetimizi gösterelim dediler konu bu melun firavunun zamanında sihirbazlar Musa ile King giderek mücadele fakat onu büyük tuttular öne geçerliler ağırladılar Zira ona Ferman senin istiyorsan önce sen al sana at dediler Musa hayır Ey sihirbazlar önce siz büyülerinizi meydana koyun dedi Tabi o zaman için Henüz daha Aslında sihirbazlar asanın ne işe yaradığını asanın üzerine cenab-ı nasıl bir mucize yaratırdığını bilmiyordu Musa da bilmiyordu bakın o esnaya kadar Musa da bilmiyordu Tabi orada o dönemde Mısır’da sihirbazlık hakim öyle Bu sihirbazlar var ki firavun döneminde her şey sihirle büyü ile yürüyor Tıpkı bu zamandaki gibi bu zamanda da sihir ve büyü ahir zamanla alakalı bu gün geçtikçe artıyor yani o kafir cinnilerin yeniden dünyayı zapt etmek dünyada Kaos çıkarmak için var güçleriyle mücadele ediyorlar ve bu Ahir Zamanı daha da yaklaştığında bu daha da fazlalaşacak büyü sihir bunlar iyice artacak bunlar iyice artar artaraktan ümmeti Muhammed’in başına tabiri cebelleş olacaklar ama ayeti kerime’deki hani cenab-ı mümin kullara ne yapacağım dokunulmayacaklar zaten müminin münafığın kafirin Hayır dediği için de buradan kaynaklanacak yani Müminler kafir cinlerin musallatından Emin olacaklar şeytanın musallatından Emin olacaklar onlar da Fıtrat değişikliği olmayacak insan fıtratında devam edecekler bir müddet sonra bunun böyle şimdi böyle küçük küçük görülmeye başladı hemen öyle Fıtrat değişikliği olanları Avrupa’da Amerika’da hemen şey yapıyorlar katlediyorlar Hani o kimse sağa 25-30 yaşına gelmiş ama Fıtrat değişikliğine uğruyor hemen öldürüyorlar onları bu Fıtrat değişikleri artacak daha Bakın bu daha da artacak Mesela bir kimse çok yalan söylüyor Çok yalan söyleyen de Fıtrat değişikliği olacak fuhuş yapıyorlar fuhuş yapanlar da Fıtrat değişikliği olacak bu ahiri zamanın son dilimi cenab-ı hak bunları bize gösterir mi göstermez mi bilemeyiz bu tip fıtratı değişmiş mahluklar var varlıklar var Yani artık onları insan diyemiyoruz biz onlar böyle farklı perdelerde farklı perdelerde sanki numunelik gibi hayatlarına devam ediyorlar Ama bu böyle zahiren böyle bir şey değil ama manen farklı Parti perdelerde o fuhuş yapanlar mesela o normalde adam öldürenler insanlar katledenler zulmedenler Zalimler bunların Normalde farklı perdelerde hayatları var Bu onların hayatları böyle devam ediyor tabi Miraç hadisesinin biz böyle doğru okumuyoruz müteşabih bir mesele o miraç-ı müthiş bir mesele olduğun Hani müteşabih olarak baktığımızda farklı farklı perdelerde farklı hayatların olduğunu görüyoruz o farklı Hayatlar dünyada yaşandı cenab-ı hak onların fıtratlarını değiştirdi numunelik olarak seyr-i sülükte bir Derviş bunları görüyor seyr-i sülükte görüyor seyri sülük olmazsa o Derviş onları görmüyor şimdi toparlayalım İşte o zaman içinde sihir çok meydanda o kadar ki her şey sihirli dönüyor Mısırda firavun döneminde o harutla marut’un öğretme öğretmiş olduğu ilim onlar da böyle çok kuvvetli ölü olunca firavun zaten o sihirbazlarla Musa’nın doğduğunu öğrendi O sihirbazlar dediler ki senin saltanatını yıkacak bir erkek çocuk hem de Kral olarak Kral peygamber doğdu dediler şimdi şeye kadar İsa Aleyhisselam’a kadar musevilerde Kral peygamber düşüncesi var şeye kadar İsa’ya kadar mesela İsa ne Selam kral peygamber değil ama beni İsrail’de bir kral peygamber silsilesi var şimdi firavunlar o müneccimler o sihirbazlar firavuna dediler ki senin saltanatını yerle bir edecek ve seni öldürecek bir kral peygamber doğdu dediler öyle denilince Musa firavun kendi mülkünde ne kadar erkek çocuk doğarsa her sene doğan erkek çocukları katlediyordu Öldürüyordu Bütün erkekler öldürülüyordu böyle erkeklerin öldürüldüğü zamandaki o atanan peygamber diğer peygamberlerden hep böyle manevi olarak daha yüksekte İbrahim Aleyhisselam gibi ibrahim’de de aynı kıssa var İbrahim Aleyhisselam’ın doğacağını söylenince onun o Nemrut’un Krallığı yıkılacak deyince Nemrut da yedi yıl boyunca bütün erkek çocukları ne yaptı öldürdü şehit etti katletti aynı şey ne yaptı firavun da yaptı 7 yıl boyunca bütün doğan erkek çocuklarının katletti öldürdüler konudan konuya geçiyormuş gibi olsun ama bir parantez açıvereyim oraya Muhyiddin araba Hazretleri fisunda Özellikle bu konuya yer verir ve der ki 7 yıl boyunca öldürülen o erkek çocukların ruhları bu peygamberlerin ruhunun etrafında Toplandı ve ona büyük bir destek ve güç oldu der bu öldürülen çocukların ruhlarıyla alakalı tabi Normalde hep böyle firavun her devamlı müneccimlere bu sihirbazlara baktırıyordu bunun Yıldızı söndü mü sönmedi mi diye onun yıldızının sönmediğini söylüyorlardı Ama artık 7 yıl boyunca katletti Hala da yaşıyor ipin ucunu bıraktı tabiri rica etse Oysa neredeydi Musa aleyhisselam firavunun sarayındaydı Firavunun sarayında firavun onu Ne yapıyordu besleyip büyütüyordu ve zaman geldi 40 yaşında doldurdu 40 yaşında doldurunca cenab-ı peygamberliğini ona vahyetti söyledi ve bir de firavuna gönderdi cenab-ı git dedi firavuna yumuşak yumuşak tatlı bir şekilde benim Allah olduğumu senin de peygamber olduğunu ona tebliğ et dedi ve Musa Aleyhisselam’a da özellikle dedi yumuşak yumuşak tatlı tatlı tebliğ et dedi Demek ki tebricede aranılacak özelliklerden birisi tebliğ yapanın yumuşak huylu olması ve tebliğ yaparken firavuna dair tebliğe gönderiyorsa cenab-ı hak o tebliğin yumuşak bir şekilde yapılması gerekiyor işte zaman geçti bu Normalde peygamberlerin ilan etti bu sefer firavun onu imtihana çağırdı dedi ki gel benim sihirbazlarımı ve Böyle olduktan sonra ne yaptı Musa aleyhisselam da firavunun Sarayına gitti ve bütün sihirbazlar firavunun O günkü din alimlerinin toplandığı bir konsey bir konsey gibi onlar da kaç kişi onlar da 40 kişi Allah’ın velileri kaç kişi onlar da 40 kişi Allah’ın velilerine karşı 40 tane sihirbaz 40 tane müneccim öyle dedi ama hepsi Normalde sihirbaz Ne yaptılar dediler ki Musa’ya Haydi sen ne maharetin varsa senin Bize Ne göstereceksin varsa istersen önce Sen başla Hani bizim seni yeneceğimiz kesin Sen başla ki bir de biz senin şehrini öğrenelim bir taraflarında da kalplerinin bir köşesinde de acaba bu o beklenen peygamber mi diye böyle bir de şüpheleri var çünkü hepsi de o beklenen peygamberin yıldızının sönmediğini biliyorlar beklenen peygamberin ölmediğini de biliyorlar ve sihirbazlar Bunu biliyorlar Ama bu kim Bir de firavunun korkusundan çekintisinden dünya hayatının debbesinden şatafatından Musa Aleyhisselam’ın peygamberlerini kabullenemiyorlar dünya hayatı onlara tatlı geliyor firavunun etrafındaki makam firavundan gördükleri lütuflar firavundan gördükleri ikramlar firavunla beraber halkın içerisinde gördükleri saygı onların Tabiri caizse gözlerini kamaştırıyor kalplerini karartıyor yani Aslında onlar çok iyi biliyorlar ki çok iyi biliyorlar bir peygamber gelecek ve o peygamber firavunun saltanatını çok iyi biliyorlar ama bir türlü Musa’nın peygamberlerini kabul edemiyorlar Musa’nın peygamberliğini kabul etmiş olsalar zaten mesela hallolmuş olacak ama Musa’nın peygamberliğini kabul etmedikleri için zaten Problem yaşanıyor onlarda da bir bilgi Enes’i var bilgi kibiri var onlarda da bir büyüklük kibiri var böyledir Mesela bir kimse o bilgi o büyüklük kibirine erişirse bir Üstada bir Mürşidi Kamile de bağlanmaz bağlansa da ona böyle tepeden bakarak kendince veyahut da işte ne yaptı Kureyş’in ileri gelenleri onlar dediler ki yani bu yetim bir kimse mi peygamber olacak başımıza yüzlerine işittiler kim yani yetim Onun bir peygamber olacak yani olsa olsa gelseydi o Ebu Cehil o zaman için Ebul ekemdi peygamber olacaksa ben olmalıydım diyordu Bakın bu Ben Olmalıydım aynı şey böyledir o bilgi kibir verirse insana böyle bir şey olacaksa ben olmalıyım der yani veyahut da Allah rahmet eylesin Şeyh Efendi rahmetlileriyle rahmetli ile alakalı biri söyledi dedi bana Musa Efendi dedi yani şeylik verilseydi dedi verilecek olsaydı bana verilmesi lazımdı dedi çünkü dedi ben hafızım o Hafız değil dedi yani Şeyh Efendi Hafız değil o kendisi Hafız işte ben de şu var onda yok ben böyleyim o böyle ben böyle hani Dinledim dedim ki sende kibir var o yüzden gelemem ister sana dedim gençlik ya biraz da böyle hazır cevaplılığımızı kırılacak mı üzülecek mi diye düşünmüyoruz Şeyh söz konusu olunca çarpıp geçiyorum ben dedim Sen de bu kibir varken zaten olmazdın dedim ben Nasıl yani dedim basmıyor Sen de kibir var dedim sen dedim kendini dedim kıyas kıyasa tutmuşsun kıyas aklın işi bu akıl şeytani akıl dedim dedim Şeytan da kendini Adem’le kıyasladı Sen de dedim kendini kıyaslamışsın Allah seçmiş dedim Allah birini seçmiş dedim sana danışacak değildi ya Kimi seçeyim diye dedim tabi biraz böyle sert olduğu söylemimiz o zaman için ama bu iş böyle Allah kimi seçtiyse onu peygamber edecek kim velili layıksa onu velilik tacıyla süsleyecek kim mürşitliğe layıksa onu mürşitlik tacıyla süsleyecek bu böyle çok istemekle veya çok böyle şu ne olayım demekle olmuyor firavun da belki de o zaman için Normalde ilahlığını ilan etmiş yani Bir peygamber gelecekse onun ataması lazım firavundadır Böyle bir şey var yani onun ihtiyatifinin dışında bir peygamber olmaması lazım işte velhasılık yalan sonu hiç itibarıyla ne yaptı firavun sihirbazlarını topladı Musa’yı da oraya çağırdı ve sihirbazlar şöyle dediler Araf ayet 115 Ey Musa önce maharetini ya sen ortaya koy yahut da biz koyalım Arap 115’te geçiyor bu birkaç ayette de geçiyor da Ondan sonra Taha 65’te geçiyor mesela Ey Musa Ya sen maharetini ortaya koy veya önce biz koyalım dediler Taha suresinde de geçiyor ve Normalde Tabii bu sihirbazlar Bir de firavun onları dizayn etti düzenledi dedi ki Musa’yı yenerseniz ama Musa’yı yenerseniz dedi ki sizin mükafatlandıracağım aklınızın hayalinizin alamadığı bir mükafat alacaksınız onlara böyle onların mükafatına mükafat da ne yaptı onları heyecanlandırdı onları dizayn etti Onları böyle bu konuda iyice şedit bir şekilde kuvvetlendirmeye çalıştı ve onlar dediler ki ya Musa ey ya Önce sen ne yapacaksan maharetini göster ya da biz maharetimizi gösterelim ve Taha 66 da Musa cevap verdi Dedi ki hayır siz ortaya koyun dedi Siz ortaya koyun bir anda onların ipleri ve değnekleri sihirleri yüzünden Musa’ya hareket ediyorlarmış gibi göründü Onlar hepsi de bir anda ne yaptılar bütün sihirlerini ortaya döktüler bütün sihirlerini ortaya yere dökünce bütün o sihirler ve birden harekete geçiyormuş gibi oldu Ejderhalar büyük varlıklar Hepsi de hareket ediyor ve Musa aleyhisselam bir anda irkildi Musa aleyhisselam önünde 40 tane sihirbazın birden sihirlerini görünce bir ürperdi ürpermek de korkmak farklı bir şeydir ürperdi bunlara karşı nasıl bir hareket edeceğim birden böyle ürperti haline geldi mesela şimdi hiç şeytanı görmemiş bir kimse gerçek sureti olmasa dahi rüyada değil böyle bir yakaza halinde şeytanın suretini görse bir irkili ürperir İnsan bir böyle bir titret bir bu nasıl bir şey daha veyahutta kafir cinniler genel olarak böyle çirkin surette görünürler o kimse bu yakasa da Zikrullah halinde iken onu bir görse bir çekinir böyle Çünkü ürperti gelir insana ama Mümin cinniler insana böyle bir ürperti vermez daha Mülayim daha böyle size şimdi böyle sevgi pıtırcı gibi gelmesin de daha Mülayim görünür ve insan ondan bu sefer bir ürperti değil bir Hayret Yaşar Aha bunlar böyleymişler bu Hayret olur Ama öbür türlü bitti olur o ayrıdır bu şeytanla kafir cinlerde böyle olur işte böyle Normalde onlar bütün sihirlerini bütün maharetlerini kırkı birden ortaya da atınca Musa aleyhisselam da bir ürperdi bir irkildi onun karşısında ne yapacağıyla alakalı bir durdu ve bütün bunu böyle attıklarında Musa Tabiri caizse hani böyle bir peygamber üzerinde konuşmamız gerekirse hani böyle hayrette kaldı o sihirbazların öyle olmasından tabi Hazreti Pir bu meseleyi anlatırken Hani diyor ki firavunlar sihirbazda Musa’ya taltif ettiler gizliden bir taltif yani gizliden tastif şuydu yani Bizim oranın tabiriyle önü ona vermek ona önvermek yani buyur sen büyüksün yani ne yapmam ne yapmam gerekiyorsa istersen önce sen yap Hz Pir bu meseleyi bu taraftan bakıyor diyor ki; hani sihirbazlar Musa Aleyhisselam’a böyle bir taltif ettiler ona karşı böyle bir incelikte bulundular Eğer taltif etme düşüncesi incelikte bulunmamış olsaydı onlar Musa’ya böyle bir şey teklif etmezler kendi yapacaklarını yaparlar geçerlerdi ama kibirlilik yapmadılar Hani Musa’yı bir büyük saydılar Buyur önce ne sen yapmak istiyorsan sen yap dediler Hani İslam ahlakında da böyle bir edep vardır ya Hani derler ya söz büyüğündür diye yani orada bir kendinden büyük bir kimse varsa söze atılmazsın O büyük konuşur o büyüye göre hareket edersin ailede bu babadır Baba sözü açar Baba sözü kapatır Baba söze başlamadan orada söze başlanılmaması gereken Eğer karı koca ilişkisinde önce erkektir evin reisi odur önce o söze baştan önce Evin erkeği yemeye başlar yemeğin önce Baba başlar sofrada önce koca başlar sofrada bu böyle büyükten küçüğedir bir gelenektir bir görenektir bir örtür küçüğün büyüğünü büyüğün küçüğünü görmesi saymasıdır yoksa Mesela bir baba orada otururken herkes böyle kalkıp da hani babayı sayısını namadan Ne bileyim işte büyüğü sayesinde namadan böyle kakara kukara muhabbet etmez veyahut da bir dergahta bir tarikatta üstadın bulunduğu yerde herkes lambur lumbur konuşmaz bir adap Erkan olur veyahut da orada bir diyelim ki diğer zakirler var zakirlerin yanında böyle langur lungur konuşulmaz bir adapte Erkan olur ondan izin alınaraktan konuşulur bu böyle edep adap budur böyle olunca veyahut da mesela bana birisi üstadımın yanında bir şey sorsa ben cevap bile vermezdim yani üstadımın yanında bana ne soruyorsun sorma bir şey ben cevap bile vermezdim veya oradaki hizmetle yapılacak işlerle alakalı böyle bizim o eski arkadaşlarının hepsinden Allah razı olsun bakışımdan anlarlardı Neyi ne demek istediğimi kaldık Şeyh Efendi derdi ki oğlum sen hizmet ediyorsun O esnada sen konuşabilirsin Sen görüşebilirsin telefonunu açabilirsin derdi ben şeyhimin yanında telefon açmazdım açamazdım telefonu alırdım sessize açamazdım ben o derdi ki aç görüş O zaman açar görüşüyordum şey bir insan büyünün yanında büyüğünden izinsiz konuşamaz büyüğünden izinsiz müdahale edemez o büyüye saygıyı gösterecek ne dedi hadis-i şerifte büyüğümüze saygı duymayan küçüklerimize şefkat ve merhamet etmeye bizden değiller O yüzden biz Büyüklerimize karşı saygılı davranmakla emrolunmuş bir ümmetiz küçüklerimize sevgiyle merhametle şefkatle davranmakla emrulmuş bir ümmetiz şefkatle yaklaşacağız büyüklerimize de saygıyla yaklaşacağız bu bizim ümmetin şiarıdır büyüğümüze büyük olarak görür büyüğümüzü büyük olarak bilir öyle saygılı davranırız küçüğümüzü de küçük olarak bilir şefkatli ve merhametli davranırız işte Firavun’un avanesi de Musa’ya saygılı davrandı ona fırsat verdiler ön verdiler dediler ki ne yapmak istiyorsan önce sen yap dilersen Musa da onlara ayeti kerimede dedi ki hayır siz ortaya koyun dedi Ondan sonra onlar da ne yaptılar bir anda ne ortaya koyuyorlarsa hepsini ortaya attılar Musa’ya karşı gösterdikleri O kadarcık hürmet din sahibi olmalarına sebep oldu inat yüzünden de elleri ayakları kesildi işte Musa’ya karşı böyle gösterince onlara Hidayet nurunu bir peygambere hürmet gösterdikleri için hareketlendirdi o Hidayet nuru Tabiri caizse kodlanmış olan o Hidayet nuru koddan bir harf bir numara neyse açılaraktan o kod açıldı o kalplerindeki o zincir kırıldı kalplerindeki o kilit kırıldı kalplerindeki o kilit o zincir kırılınca teker teker iman etmeye başladılar Tabi bunu böyle bu kıssayı az bir şey daha gireyim tamamlayayım Geriye döneyim Tabii Musa aleyhisselam onların komple o sihirlerini görünce ürperdi irkildi Allah onun kalbine ilham etti Dedi ki besmeleyi çek Asayı yere at besmeleyi çek Asayı yere bu sefer Musa aleyhisselam önce billahi Bismillâhirrahmânirrahîm dedi Asayı ortaya yere tam Asayı elinde tutarken tutma ve atma aralığı çok az bir Aralık O yani asanın uç tarafı büyük bir yılan ejderha olmaya başlarken elinde de tahta vardı O esnada o böyle nasıl söyleyeyim şöyle bir direk düşünün bu direkten Yukarısı ejderha olmaya başlıyor hızla ama aşağıdan Musa aleyhisselam eliyle tutuyor ve yukarıdan ejderha olmaya başlarken ürperti ayrı ürperti’ye hayrete dönüyor elindeki aza sihirbazların şehrinden ürperen irkile Musa elindeki asanın birden ejderhaya dönmesiyle hayrete geçti Allah onun eritilmesini hayrete döndürdü Hemen onun ürpervesini hayrete döndürdü hemen Tabiri caizse elinde ejderha olmaya başlayan bir asa var Musa ile Selam Bismillâhirrahmânirrahîm dedi Asayi elinden attı Çünkü asa hızla Tabiri caizse böyle an içerisinde ejderhaya dönüyor bunu böyle Tefekkür edin O yüzden teferruatlı anlattım size bir anda böyle Musa aleyhisselam hayrete geçti irkilmeden hayrete geçti Hayret verdiler Daha çıkarken sanki böyle devasa bir şey hapsolmuş bir şey sanki hapsinden dışarı çıkmış gibi böyle kocaman bir ejderha oldu YouTube verdi büyük bir gürültüyle ne varsa bir gürültü bir şeyi vakumlarsın böyle gürültü çıkar ya öyle bir gürültü her şey uçuştu böyle büyük bir vakumla çekti ne kadar sihir büyü varsa ve firavunun ve müneccimlerin o sihirbazların üzerindeki elbiseler böyle uçacakmış gibi o bakıma doğru yürüdü böyle her birisinin elbiseleri bol böyle o tarafa doğru gitti neredeyse bir şeyler de yutulacak onlar da yüz çakmış gibi onlar da bir anda bu vakum bu çekiş bizi de götürecek diye korktular onlar da büyük bir korkuya büründüler O esnada bu ne muhteşem bir an çekiyorlardı aniden tekrar yeri yerde Musa’nın asası oldu asanın yaptığına Tabiri caizse Musa da hayrette kaldı ama firavun ve avanesinde korku hakim oldu ve korkuyu o korkuyla dediler ki firavunun sihirbazları Evet bu peygamber nereden hükmettiler sihirbazlar kendi aralarında istişare ettiler dediler ki bu Musa’nın rabbisinin işi bu Musa’nın işi değil asanın yaptığına Musa da hayrette kaldı Musa da şaştı dediler onlar kendi sihirlerini biliyorlar kendi sihirleri oluştuğunda normal geldi O onlara kendi sihirleri Çünkü Hepsi de şehirlerine inanıyorlar hepsi de sihirlerini iman etmişler bakın bir kimse Sihiri büyüye İnanır kendi yaptığı kötü sihire büyüye inanırsa küfre düşmüş olur bir kimse de sihirbaza gitse büyüyecekse sihirbazın ve Büyücünün dediklerini kabul etse o da küfre düşer bir kimse Kahve falına baksa günaha kebâ falında söylenilenleri söyleyen kendisi iman eder inanırsa Kahve falına bakan küfre düşer teyze iman gerekli onu dinleyen de onu kabul eder onu kabul eder Doğru söylüyor derse ona da teyzeyi nikah gerekli bir kimse bir büyücüye gitse büyücü büyüsünü iman üzerine yapamaz Çünkü büyücü en son noktada şeytanla ahitleşir yani şeytanı ilah olarak tanır öyle büyü yapmaya başla ve o büyüğü yapan kimse küfre düşmüştür artık imansızdır o büyü yapmaya devam ettiği müddetçe o kimse imansız olarak ölür bir kimse gitse büyücülüğe bu büyü yaptırsa Buna da inansa O da imansız gider Allah muhafaza eylesin ve sihirbazlar bu işi biliyorlar bu işleri bildikleri için baktılar onlar da böyle büyük bir korkuyla beraber hayretin içinde kaldılar ve kendi aralarında istişare ettiler dediler ki evet bu bir peygamber biz bunun peygamberliğini kabul edelim Onun peygamberliğini kabul edince firavunda ne dedi onları sizleri cezalandıracağım dedi Siz bu halde durursanız sizin el ve ayak parmaklarınızı çaprazlama parmaklarını her gün kestirmeye başladı bir gün sağ serçe parmağı ayak Serçe parmağıyla işte sol serçe el parmağını kestiriyor ertesi gün onun yanındaki ertesi gün onun yanındaki çaprazlama kesittiriyor Bunların ne yaptı firavun yapmaya başladı ama o Hazreti diyor ki; Musa’ya böyle işte onlar ihtimam gösterince Musa’ya böyle tevasülü davranınca Allah onları İslamla şereflendirdi bakın bir kafir İnsan bir Müslüman’ı dedi iman eden bir mümine tevazulu davranırsa içinde kim beslediysen içinde düşmanlık beslediysen bil ki o Müslümana dininden dolayı beslemiş olduğunun kiminle nefretle seni memlekete beyit sihirbazlar Musa’nın hakkını anladıklarından Evvelce işledikleri suça karşılık olarak Ellerini ayaklarını feda eylediler yani o firavunlar Musa Aleyhisselam’ın peygamberliğini ve büyüklüğünü kabul edince tanıyınca artık Normalde onlar o elma el parmaklarını feda ettiler kendilerini feda ettiler Demek Musa’nın firavunun sihirbazları Musa ile kendini denk tutmadılar kendilerini denk tutmuş olsalardı ne yazık ki imanla nasip olmayacaktı Ey not düşmüşüm Ey Sufi kardeşim Bundan ibret al da kendini Mürşidi kâmillah Demek ki ne yapacaksın kendini bir mürşid-i kamille denk tutup onunla münakaşa etmeyeceksin Kendini büyük sufilerle denk tutup onlarla münak şaka yapmayacağını Onlarla tartışmayacaksın kendini onlardan üstün görmeyeceksin büyüğünü büyük olarak tanıyan ki o zaman Allah sana merhametiyle şefkatiyle Sana muamelede bulunsun Cümlemize inşâallah yemek yemek ve Nükte söylemek Kamile helaldir Madem ki sen kamil değilsin yeme ve Sükut et Demek ki yemek yemek ve Nükte söylemeyecek Nükte söylemek yani yemek yemek normal yemek Nükte malum şiir veyahut da vaaz etmek veya nasihat etmek bu Kamile helaldir Madem ki sen kamil değilsin yeme ve Sükut et sen kamil değilsen riyazat et önüne geleni yeme ve ağzına geleni diline geleni söyleme bir gün bu meşhurdur kıssa kadıncağızın birisi Abdulkadir Geylani Hazretlerine illaki görüşmek için ısrar etti ona dediler ki yemek yiyor müsait değil ama o illaki ısrar etti ben görüşmem lazım dedi bu sefer pire söylediler illaki görüşmek istiyordu lar Abdulkadir Geylani hazretleri de kızarmış tavuk yiyordu kadın girdi içeri bir baktı koca bir tavuk yiyor kızarmış tavuk söyleyeceğinden vazgeçti dedi ki Efendi bu ne haldir bizim çocuklara riyazat yaptırıyorsun çocuklar aç sefil bir şekilde duruyor Yani az yediriyorsun kendine gelince diyor gözünün önünde kızarmış tavuğu Çatır çıtır yiyor tabi gelen Hazretleri Yani bizim diyor sen diyor burada çatır çatır Hazretleri hiç oralı değil tavuğu yemeye devam ediyor çatır çatır patır kütür yiyor kemiklerini topluyor bir ara kadın hala daha tavuğunu irdeliyor böyle eleştiriyor onu kemikler toplayınca kötü bir izleniyor kemiklere cenab-ı hemen o kemiklerden bir tavuk daha oluşuyor gıt gidiyor tamam Senin oğlun da bu hale gelince o da yesin diyor Senin oğlun da bu hale gelince o değilsin yani bir kıssa da Hazreti Mevlânâ’dan bir zat işte Hazreti Mevlânâ ile kendisini denk tutuyor Hatta Üstün tutuyor diyor ki birer tane kuzu yiyeceğiz eti kafa gireceğiz Hazreti pirde olur diyor birer tane kuzu kızartıyorlar Her ikisi de birer kuzuyu yiyor Ondan sonra itikafa giriyorlar itikafa girince o böyle küstahlık yapan zat bütün gece tuvalette geçiriyor Yiğit Yiğit gel git gel git gel hiçbir zikir yapamıyor bakıyor öbür tarafta Hz Mevlânâ çatır çatı geliyor tuvalete çıkan yok hiçbir şey yok sabah oluyor diyor ki o saat efendi diyor Hakkını helal et Sen haklıymışsın Biz daha Kemal’e erişememişiz ama diyor şunu merak ettim diyor anlıyor onca kuzuyu sendeydin ben değildim Ben diyor sabaha kadar tuvalete taşındım Sen hiç ya sen hissediyorum hiç tuvalete gitmedi ona cevap veriyor Ben her lokmada sana Niyet ettim diyor Nuri bana geldi diyor posası sana gitti her lokmada diyor Ben diyor sana Niyet ettim nuru bana geldi posası sana gitti çok afedersin Hani büyük abdesti sana gitti nuru bende büyük abdestli sende diyor Tabii o saat sabaha kadar Tuvalete gidip geliyor Allah affetsin tabi böyle büyüklerin kıssaları çoktur muhakkak daha birkaç kısa eklerim de zamansın şimdi yemek yemek Kamil’in işi o daha önce riyazatını yapmış yapmış yapacağını daha önce susmuş susmuş sen onun yanına gittiğinde onun yemesine içmesine bakma aldanırsın onun misafiri gelir misafiri yesin diye yer o Herkes kendisi gibi görsün diye Yani o yiyecek içecek insanlar arasında uyuyacak yani öyle görünecek öyle bilecek Herkes diyecek ama bizim gibi yiyor işte bir kuzuyu yer Ben bir kuzuyu yerim İsmail o yüzden beni yemeğe davet etmem bak Allah rahmet eylesin Şeyh Efendi de böyle dışarı çıktığında mesela o seyahat eden seyahate çıkardık Ondan sonra o böyle bir şey yapmaz bir şey demez hep böyle yanı başında benim ya Mustafa Efendi Sen ye de ben yedim zannetsinler Emredersiniz Efendim Muhammed benim önüme böyle bir şeyi koyar ben Ama pat kaç kaşık alırım o eksilir ya ev sahibi mutlu oluyor Hani benim yemeğimi yedi beğendi Şeyh Efendi’nin hiç şikayet ettiğine Şahit değilim O çok güzel olmuş Harika Maşallah Gelin sen bunu yapmak için ne eziyetler çektin hakkını helal edin ben ilk zamanlar bir mana veremezdim Ondan sonra yani derdim ki yani yemek mi bu ondan sonra hani derdim kanalı yaptırırım Sence parmağımı Bu yemeği yaptırırım hiç şikayet yok alır birkaç kaşık Allah razı olsun Çok güzel olmuş da halbuki at duvara kaç kenara başını yarayacak ya gözünü yaracak onun Normalde Bir de dişleri takma sert bir şey biraz hani böyle ısıramaz dişler takmaydı Çünkü Allah rahmet eylesin Ödemiş’te bunun bütün dişlerini sökmüşse iki Zakir başına geçmiş çoktur efendim sökülsün efendim bunun sağlam dişlerini bile sökmüşler ona telefona işte Mustafa Efendi Mustafa Efendi Sensiz bir iş yaptım ben dedi ilk defa beni perişan ettiler oğlum ya dedi dedim Efendim ne oldu dedi filancalar filanca benim başıma geçti dedi söktürelim Efendim dediler dedi oğlum sağlam dişlerimi bile söktüler benim dedi Ben sensiz ne ama gittim Böyle bir şey dedi Dedim Efendim hakkınızı helal edin Keşke dedim hani Bursa’da yaptırdık böyle bir şeyi Ondan sonra bunu Ödemiş’te götürmüşler oradaki diş doktoru da artık bizim Oktay’ın kız kardeşi olcaydı diş doktoru ya onun tabirini söyleyeyim Bir de Şeyh Efendi’nin yanında rahat konuşuyor baktı Ondan sonra böyle muayene etti yani döndü bana abi bu doktor değil resmen kazmaymış bu cellatmış ya dedi bunu Şeyh Efendi de duydu mu Allah’ım Söyleyecek laf yok bu Abi vallahi cellatmış bu dedi ya bu doktor mactor değilmiş bu Cellat olaymış dedi ya dedi ağzı perişan etmiş dedi yetti Şeyh Efendi Gördün mü Mustafa Efendi Gördün mü Mustafa Efendi Oğlum ne yapmışlar Efendim işte toparlayamıyoruz Biz ortalığı toparlanacak gibi de değil gerçekten bir insanın dişi sallanmadı halde çekilir mi çekmişler çektirmişler başında da iki tane nakibini çektirmişler onun için perişan ağası şimdi Şeyh Efendi Ondan sonra o dişi yaptırıyoruz tutmuyor bu dişi yaptırıyoruz tutmuyor Ankara olarak gittik Olcay’ın yanına orada bir diş yaptırdık işte konuşurken çok güzel Ondan sonra İyi işte Yemek yemede sıkıntı yaşıyor Ama konuşurken çok güzel onu daha cenne böyle peçetenin içine koymuş He ben de onu hacı anne de bu peçete değil de şeye sobaya Hadi bir daha dişsiz kaldı çileğe bak ondan olsun Bir daha diş yaptırdık Gene olmadı Şeyh Efendi’nin elinde diş boynu törpülüyor en sonunda hataya gitti o zaman Hatay’da böyle dişçiler meşhurmuş Kırıkhan’a oraya gitti Oradan bir adres vermişler ona oradan komple bir diş takma diş yaptılar damak Şeyh Efendi Onu da biraz törpüledi ama onunla idare etti Artık bir müddet sonra şimdi Şeyh Efendi de aslında diş Yok öyle her şey yiyemiyor Ondan sonra ama yiyormuş gibi görüntü veriyor herkes de onun yediğine inanıyor işin en enteresanı da bu Ben yanı başındayım çorbayı alıyor karıştırıyor çorbayı yiyorum mesela ama çorbayı alıyor karıştırıyor arada bir kaşık alıyor arada bir kaşık da alıyor biz onun çorbasına domatesleri rendeliyoruz soğanı rendeliyoruz salatalığı rendeliyoruz çorbasına şimdi gittiğim yerleri Ben önceden talimat veriyorum çorbayı şöyle rendeleyeceğini şunu yapacağınız bunu yapacaksınız et yemeği yaparsanız çok iyi haşlanacak bak et yemeğini kavurmayın kavurunca Sert kavuruyorsunuz haşlayın yumuşak olacak İyice pişecek yiyemiyor E şimdi böyle bazen de işte ağırlığının zakiri bir yere yemeği vermiş ona ses çıkaramıyorsun tabii Ondan sonra Halbuki oranın zakiri onu düşünmesi lazım onu söylemesi lazım O zâkir işte orada yemek bir yerdeyecekse bak işte Şeyh Efendi baharatlı yemezdi Allah rahmet eylesin diyecek ki baharatlı yapma acı yapma Fazla tuzlu yapma tuzlu da yapma E bir sürü hastalık vardı Şeyh Efendi’nin üzerinde Allah rahmet eylesin O yüzden baharattır tuzdur ekşidir ondan sonra sert yiyecekler Bunların hepsi de Şeyh Efendi için olumsuz şeyler ama o yiyormuş gibi yapardı böyle Normalde herkeste yiyor diye düşünürdü ama o Kamil yemek de yese onun hakkıdır ona Sakın bir laf söyleme O Orada herkesin içerisinde yer sonra iki gün yemez sen o yemeğin Ondaki Neyse kefareti onu öder Ama sen ödeyemezsin o konuşmanın kefaretini öder Sen ödeyemezsin o konuşur onu konuşması sana boş konuşma gibi gelir o boşa konuşmaz Allah onun boşunu da dolu eder ama sen dolu konuştun zannedersin Seninki boşa çıkar o yüzden dilini tut dilini koru sen mürşid-i kamil değilsin Sen onun huzurunda az konuşanlardan eyle böyle bir kıssa anlatacağım diye uğraşma Şeyh Efendi’nin zamanında Bunları hep görürdük Biz Efendim bir şey anlatmak istiyorum sohbet ediyor ya işte konu ne yemekle alakalı konuşmakla alakalı Hemen oradan birisi kalkıyor Efendim bir şey anlatabilir miyim O da bakıyor ona anlat da demiyor anlatmadı demiyor ona bakıyor Hani sen ne diyorsun Sen ne yapıyorsun diye o oralı değil efendim ben yolda giderken şöyle başıma geldi de böyle oldu da şöyle oldu da şu oldu da hani onun başına gelen mucizevi bir hali anlatıyor çok önemli bir şahsiyet Şeyh Efendi böyle bakardı kafa sallıyor oranın zakiri ona müdahale etmesi lazım Oradaki bir büyük ona müdahale etmesi lazım işaret etmesi lazım konuşma sus üstadın sözü böyle kesilmez üstadın sözünü Böyle kesip de efendim bir şey anlatabilir miyim diye o gün ilk defa gelenler onu söyler bir Derviş bunu söylemez Efendim bir şey anlatabilir miyim demez varsa bir sorusu Bu konu hakkında şunu sormak istiyordum der ona da müsaade edilirse sorar müsaade edilmezse Kendi kendine soru sormaz bu böyle miydi orası Hacı Baba Tekkesi değil Kahve değil kıraathane Değil orası kadınların gün yaptığı pasta yedi börek yedi yerde değil Orası bir mürşid-i Kamil sohbeti herkes oturur edebiyle sohbetini Dinler ben Bunu anlatabilir miyim Bunu konuşabilir miyim demez var mı sorusu olan denmedikçe o kendi kafasından sonra da sormaz dinler O hiç konuşmazsa kimse de hiç konuşmaz oturur Allah’ın Zikreder Sufi adabı budur geldi Üstad oturdu değil mi Oraya kendi yerine oturdu senin muhabbetin biter Senin konuşman biter senin yanındakine her şeyin biter bir sufi toplantısında uğultu yoktur uğultu ne herkes birbiriyle konuşuyor vıdı Bıdı vıdı bu yoktur Sufi toplantısında üstad geldi oraya oturdu sohbete başladı uğultu biter var mı bir sorunuz derse o kimseler varsa sorusu olanlar sonra var mı sorusu yok denmiyorsa oradaki hiç kimse Ben bir şey sorabilir miyim demez ama ilk defa gelenler bunu söylerler onlar da Mansur karşılanır işte Yemek yemek bu manada Kamile caizdir ama Kamil olmayanla Yemek fazla yemek yemek caiz değildir neydi az yemek az uyumak Az konuşmak işte aramızda şişman değildir kadın erkek şişmanlık insana uyku verir hadisi şeritte Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri şişmanlık uykuya düşkünlüğü tembellik ve iman zayıflığı dedi ümmetinin üzerinden dedi bu konularda korkuyorum ümmetimin üzerine en çok bunlardan korkuyorum dedi birincisine şişmanlık Bu neyle mümkün bu çok yemekle mümkün abur cubur abur cubur hadsiz hudutsuz yiyor bugünkü dünya toplumu abur cubur yiyor Ne varsa yiyor ne varsa yiyor obez Bu ne bu feshutlar bilmem neler Onlar Bunlar çıktıktan sonra iyice iş çığırından çıktı kadınlar hamur işleri hangallar Ondan sonra börekler çörekler Kadınlar da çağırırından çıktı Sonra sabah namazından sonra çık Bir de o belediyeler Bir de bu parklara onlar için böyle spor Ne o aletleri koydular ya Allah belediyeler İyilik mi yaptı kötülük mü yaptı belli değil kocaman kocaman totemin anneler teyzeler her taraflarını çalkalaya çalkala’ya hoplata zıplata Orada spor yapacağız diye uğraşıyorlar ya mübarek insanlar yani hiç mi edebinizi adabınız kalmadı oraya sanki bir spor salonuymuş gibi kullanmaya çalışıyorlar giymişler daracık eşofmanları Kimisi oralarda böyle Spor yapacağım o aletler dedi uğraşıyorlar Normalde Sabah namazından sonra ne yapıyorlardı şimdi gece gündüz devamlı Allah muhafaza eylesin Bu kadınlar bu konuda Buna dikkat edecekler tesettüre riayet edecekler vücut hatları belli olmayacak daracık giyinmeyecekler nereye gidiyorlarsa gitsinler içleri görünmeyecek tesettürlü riayet edecekler ve o şişmanlığına bakmadan kadın daracık kıyafetler giyip de çıkıyor o zaman şişmanlık uykuya düşkünlük ellemesen 15 saat uyuyacak 10 saat uyuyacak 20 saat uyuyacak herkes Uyku uyku uyuyor millet uyuyor dervişi uyuyor şeyhi uyuyor ne gibi uyuyor Ne kafası uyuyor zakiri uyuyor çavuşu uyuyor paso uyuyor orucu uykuya tutturuyorlar dersi uykuya çektiriyorlar ders ancak ders çekecek ya la ilahe illallah la ilahe bitirmedin Ne çabuk uyku Galebe geldi sana uyku neden Galebe geliyor şeytan onda Galip geliyor üçüncüsü tembellik Ümmet tembel çalışmıyor çalışmıyor iş beğenmiyor işi olsa dahi tembel tembel işe gidip geliyor karşıda dükkan Açılması lazım 8’de 7’de aşması lazım açmıyor Ben Lütfü ustaya ayırayım o erkencidir Sabah namazından sonra gider dükkana açar sokağa bütün sokağın temizi ondan zorluyor dükkanların önünden bir güzel süpürüyor Bir de ıslatıyor yıkıyor bir de ondan başka dükkandan çay yok ama yok değil mi yok benim sokakta da benden önce açan yok zaten bizim orada bir Kalaycı var o Çelik parlatıcısı Ondan yarışıyoruz biz Ama bu ara ben onu geçtim inceden de kulağını üflüyor Hayırdır hacı abi diyorum Geç kalmaya başladı evden bırakmıyorlar mı seni diyorum böyle bir üzülüyor o kendi kendine hani erken gelemiyorsun diye tembel açmıyorlar Bursa’da gördüm ben bunu Bursa esnafı açmıyor Kapalıçarşı bile Kaçta 9’da mı 9 buçukta mı açılır kaçta açılıyor 9 buçukta yani düşünebiliyor musunuz Kapalıçarşı 9 buçukta açılıyor Ya bereketim olur ya koca Kapalı Çarşı 9 buçukta açılıyor Kapalı çarşının hiç kapanmaması lazım turisti var yabancısı var geleni var gideni var Gece 12’ye 1’e kadar açık olması lazım Kapalı çarşının sonra diyorlar ki avm’lere gidiyor herkes aç Çarşı 11’e kadar aç 12’ye kadar aç 11-12’ye kadar açılsa iş yapsın esnaf tembellik diz boyu olmuş bizde şikayet etmeye gelince şikayet ediyorsun Ben pandemi başladığından beri diyorum ki her şey pahalanacak dedim mi pandemi başladığından beri söyledim bütün her şey pahalandı mı bu dedim iyi günleriniz gidin dedim bağınızı bahçenizi yeniden Ekin dedim mi bildiğiniz marulu Dayı 10 liraya 15 liraya alacaksınız dedim mi ya Millet şimdi şikayet ediyor git kardeşim bir karış toprağınla olsa dahi git oraya ekledim mi gitek ya üstadını dinle Git bir karış toprağa ek soğan 30 lira 50 lira olsun sana müstak sana müstak neden ya sen evinin bahçesindeki o 5 metre kare 10 metrekare olan toprağa ekmekten aciz bir tembelsin Sen şehrinin kenarında babandan kalmış dedemden kalmış 500 metrekare bin metrekare 2000 metrekare Neyse isterse 50 metrekare yeri ekmekten aciz bir toplum haline gelmişsin tembelsin ya tembelsin 5 ağaç zeytinin toplamaya acizsin toplamıyorsun tembelsin çocuğunu da bilmiyorsun Sen de bilmiyorsun Senin çocuğunun çocuğun da bilmiyor o zeytini ağaçtan toplayıp dilme yapmak çürütme yapmak salamur yapmaktan uzaksın sonra diyeceksin ki ya sofralık zeytinin kilosu 100 lira 500 lira olsun sana müstahak sana neden ağacın üstünde kalıyor zeytinler toplamıyor tembel kendi zeytinini bakmaktan uzaksın kendi zeytinini toplamaktan uzaksın kendi tarrana bahçene ekmekten uzaksın uzaksın gideceğim nerede yaşıyor arkadaş İstanbul’da yaşıyor yetmiyor İstanbul’da olan yeter mi İstanbul’da 50 milyon maaş alsam da yetmez Sendeki o lüks sevdasıyla şimdi bu sohbeti alacaklar Mevlevi şeyhi Ondan sonra AK Partili oldu Bak yine böyle söyledi diyecekler Evet tembeliz biz etmiyoruz bahçelerimiz öyle duruyor tarlalarımız öyle duruyor zeytinlerimiz öyle duruyor meyvelerimiz öyle duruyor toplamıyoruz etmiyoruz dikmiyoruz tutturmuşuz biz hafta sonları birisi asgari ücret alacak 10 lira eşit asgari ücret alacak 10 lira 20 lira demek keyiflerine gidecekler hafta sonu O alışveriş merkezlerinde dolaştıracaklar kendilerini orada bir köfte ekmek yiyecekler orada bir hamburger yiyecekler Amanın çok Medeni oldular medeniyet aktı bacalarından hepsinin de anası babası köyde hafta sonu gideyim Anamın babamın köyüne ya Orada bir yer var ben oradan 500 m² bir yer ayırayım Baba ben buraya ekeceğim dikeceğim kendime ait Anne ben buraya ekeceğim dikeceğim kendime ait domatesine Biberine Patlıcanlar fasulye ne ek bamyana ek yazlık sebze ne kışlık sebze ne ek ya ek yetiştir orada ya bunun tadını al eşine dostuna da faydalı ol pazar günü git topla Gelirken de arkadaşına kardeşine hediye veya sat tembellere Sen sat Ümmet tembel çalışmıyor yapmıyor çalışmıyor yapmıyorsun Ben Örnek olsun diye terastan fotoğraf paylaşıyorum terasta Ben saksıların içerisinde işte bir şeyler yetiştiriyorum kendimce bizim muhtarla Fatih geliyorlar arada bir İşte buna bu lazım şuna şu lazım tamam mı boş kaldığında bir terapi oluyor benim için açıyor Çünkü birisi telefon Mustafa özbağ’da mı görüşüyorum Evet Efendim hakkınızı helal edin bir şey görüşmek istiyorum Buyur Ben 11 yaşında ilk önce babamın tacizine uğradım 13 yaşında dayım taciz etmeye başladı Ondan sonra 15-16 yaşına gelince önce dayım tecavüz etti Sonra amcam tecavüz etti Sonra ben böyle tecavüz Aile içerisinde tecavüzle devam ederken sonra beni bir adama sattılar o adamdan para aldılar o adam ondan sonra beni satmaya kalktı Benim şu anda bilmem kaç tane çocuğun var Ben şu duruma geldim bu duruma geldim ben ne yapayım Gittim ben telefonu kapattın evet söyleyin bana kime konuşursunuz gün ay yıl kalmadı Bugün günlerden neydi bilmiyorsun saat kaç bilmiyorsun gece mi gündüz mü bilmiyorsun bitti bu toplumda yaşıyoruz biz Ben orada çiçeğin dibini karıştırıyorum Hem ağlıyorum nasıl bir dünya bu nasıl bir hayat diye ayrı bir dünya işte şimdi daldan dala geçtik yani oradan fotoğraf çekip paylaşıyorum yani bakka orada saksının içerisinde nane var hoş Muhtar yetiştirip getirmiş ama Allah razı olsun saksının içinde nane 2 yaprak kopar diye saksının içinde Ben aralığa kadar saksıdan domates yedim orada Tembellik yapma çalış çalış ya gayret et mücadele Allah yolunda çalış kendi işinde çalış çalıştığını işlerinde çalış Tembellik yapma sonra ne imansızlık iman zayıflığı hepimiz iman ettik ama burada iman Kemale ermiyor sıkıntı bu iman olgunlaşmıyor bu ahir zaman hastalığı Allah muhafaza eylesin böyle olunca İşte o kimse ise Halis bir mümin olmuyor şişmanlık çok fazla uyku tembellik ve iman zayıfla Allah muhafaza eylesin bu suiti de geçiyor yine suiteden sizin Allah’a en sevimli olanınız az yiyip içen ve bedence hafif olandır O zaman biz az yiyip içmeyen gayret edeceğiz ve beden olarak hafif bir bedene sahip olacağız kadınlar erkekler hadis-i şeriflere dikkat edin Allah bizi onlardan eylesin Evet susmakla alakalı hadisler hayırlı şeyler konuşmak sükuttan daha iyidir Sükut da kötü şeyler konuşmaktan daha iyidir uzun bir hadis konuyla alakalı olan kısmı aldım hayırlı şeyler konuşmak sükuttan İyidir bir toplulukta Eğer ki sizi dinleyecekler siz orada konuştuğunuzda sözünüze itibar edilecek siz orada hayırlı şeyler konuşun orada Sükut etmeniz sizin için hayır değildir ama orada seni dinlemeyecek hiç kimse o zaman kötü şeylere Sen de Ön ayak olma katılma sus hani var ya Hayır söyle ya sus diye hadis-i Sükut etmeyi susmayı Biz doğru yerde kullanmıyoruz O yüzden bu uzun bir hadis-i Şerifin gerekli olan kısmını aldım Eğer ki sen bir yerde nasihat edip de nasihatın dinlenecekse orada senin susman doğru doğru değil hani haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır hadis-i Şerif orada bir haksızlık var o haksızlığın karşısında sen susarsan gücün varken konuşmaya muktedirken o zaman sen değilsin şeytan oldun yok sen orada eğer konuşursan sana bir zarar gelecekse senin azalarına bir zarar gelecekse ve Sen konuştuğunda Senin konuştuğun şeyle alay edecekler ve sen o Alayı durduramayacaksan O zaman sen sus Sükut et konuştuğun yerde zenginler var büyükler var öflü insanlar var onlar zulmetecekler Zalimler ve kötü insanlar Sen de oradasın Sen de saygınlık kazanırım düşüncesiyle onların kötü konuşmalarına katılma Sen de kötü konuşma bir yerde de toplanmışsınız bir yerde akraba Cemiyeti bayramdır seyrandır Müslümanlara atıp tutuyorlar Müslümanlara atıp tutarlarken ya gücün yetmiyor susacaksın iyi sus sükute Evet ya onlar da böyle yapıyorlar şunu şöyle yapıyorlar deyip onlara katılma Müslümanların aleyhine konuşulan bir yerde susturamıyorsan Sükut et çek git oradan daha kötüsüne onlara katılmak Ya neden böyle konuştun onlardanmış gibi davrandın münafık mısın sen ses yok Evet bu ümmeti Muhammed’in Gözünün önünden kaçan şeylerden birisi adam dinsiz Müslümanlara saydırıyor adam münafık Müslümanlara saydırıyor ve kardeşim hani biz bir Müslüman kardeşimizin aleyhine arkasından konuşulursa kendi namusumuz gibi onun namusunu koruacaktık Hani bir Müslüman kardeşimizin aleyhine birisi konuşuyorsa kendi şerefimizi korur gibi onun da şerefini koruyacaktık Nerede kaldı İslam’ın şiarı İslam’ın şiarı kalmamış bizde Allah bizi muhafaza eylesin O yüzden ne yapacağız o zaman kötü bari konuşmayalım susalım Rabbim bizi İbni macede geçiyor hadis-i Şerif insanoğlunun konuşmaları lehine deli değil aleyhi nedir ancak iyiliği emretmek veya kötülükten men etmek için yaptığı konuşmalar bunun dışındadır Rabbim iyiliği emreden kötülüğü nehyeden konuşmalar yapan kullarından eylesin inşâallah haklarınızı helal edin bizden yanında Helal olsun inşâallah Allah rızası için Fatiha.
214. Mesnevi Şerhi 1615. Beyit – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: KONYA Yunak Kutlu Doğum Programı – 5 Nisan 2013, Mesnevi Okuması (2234. Beyitten) 26.07.2025, İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 . Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.