Ehli: Müslümanların Birbirine Yardımı ve Cûd Ehli Olmak
Kim bir Müslümanın ayıbını örterse Allah da onu dünyada ve âhirette örter. Kişi kardeşinin yardımında olduğu sürece Allah da onun yardımındadır. Hadis-i kudsîde Cenâb-ı Hak buyurmuştur: ‘Ben aç idim, beni doyurmadın.’ Mûsâ aleyhisselâm ‘Yâ Rabbi, sen Allah’sın, seni nasıl doyurabilirim?’ deyince Allah Teâlâ ‘Aç bir kulumu doyursaydın beni doyurmuş gibi olacaktın’ buyurmuştur. Aynı şekilde hasta bir kulu ziyaret etmek Allah’ı ziyaret etmiş gibidir.
Bu aslında vahdet-i vücûdun ayrı bir noktasıdır; Allah’ın kendi sıfatlarını kulun üzerine tecellî ettirmesidir. Birine yardım ettiğinizde Allah’a yardım etmiş gibi olursunuz. Allah’ın dinine hizmet ederseniz Allah’a hizmetçi olmuş gibi olursunuz. Bu anlayış insanı üstün ahlâka, cûd ehli olmaya götürür.
Cûd Ehli Nedir?
Cûd ehli olmak, bir yerde bir ihtiyaç olduğunu hissettiğin anda gidip o ihtiyacı gidermektir; senden istemelerini bekleme. El açana vermek herkesin işidir; birisi size el açtıysa zaten onu vermekle hükümlüsünüz. Ehl-i tasavvuf ise istenmeden verir; isteyene vermek cömertliktir, istetmeden vermek cûd ehli olmaktır, yani Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmaktır.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ertesi güne bir buğday tanesi, bir dinar, tebliğ edilecek bir ilim bırakmazdı; her ne geldiyse o gece dağıtırdı. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’a buyurmuştur: ‘Git, ilk gördüğüne söyle; kim lâ ilâhe illallah dediyse kurtuluşa ermiştir.’ Hz. Ömer efendimiz buna itiraz etmiş, insanların gevşeyip ibadetlerini terk edeceklerini söylemiştir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ‘Bilmez misin ki lâ ilâhe illallah cennetin kapısıdır, anahtarıdır; ibadetler ve ameller de onun dişleridir’ buyurmuştur.
Kalbin Temizliği ve Niyetin Önemi
Allah sizin ne bedenlerinize, ne biçimlerinize, ne görünüşlerinize bakar. Kalplerinize ve niyetlerinize bakar. Bir kimse nasıl namaz kılınacağını bilmese bile amacı namaz kılmaksa, Allah onun halini namazmış gibi kabul eder. Önemli olan niyettir. Kalbinizde Allah olsun; yürürken, bir iş tutarken, bir amel işlerken kalbinizde Allah olsun.
Allah’ın nazargâh-ı ilâhîsi kalbdir. Kalbinizi zikrullah ile nurlandırın, iyi niyetle temizleyin. Birilerine eksiklik düşünmeyin, suizan beslemeyin, birilerinin kaşıyla gözüyle ilgilenmeyin. Kendinizi Allah’a teslim edin. Ehl-i tasavvuf içeriden dışa doğru temizlik yapar; kalbi temiz olan kimsenin dışı da temiz olacaktır.
Haram-Helâl Hassasiyeti ve Gariplik
Halka göre davranan, haram ve helâl noktasında taviz veren, insanları kırmamak için hükümleri gizleyen kimse münafıktır, bozguncudur, fitnecidir, Allah’ın ilmini saklayanlardandır. Hakka göre davranın. Bir şey haramsa uzak durun ve sorana haram olduğunu söyleyin. Helâli yaşamaktan utanmayın, haramdan uzaklaşmaktan çekinmeyin.
Varsın anneniz babanız, eşiniz, çocuklarınız, arkadaşlarınız size düşman olsun; haramla aranıza set çekin. Evinizde bile garip olun, bir yolcuymuş gibi olun. Çünkü Allah dostları gariptirler. Allah’a dost olmak istiyorsanız garipliği göze alacaksınız, kimsesiz kalmayı göze alacaksınız. Haramlardan uzak durarak bir hayat seçiyorsanız belki arkadaşlarınızdan uzaklaşacak, yanlış anlaşılacaksınız.
Aşk, Cezbe ve Edep
Aşk edeptir. Edepsizlik asla ve asla aşk değildir. İnsanlar onu aşk derler ama öyle değildir. Hiç namaz kılarken birinin debelendiği görülmemiştir. Ama nedense zikrullahta insanlar sayfalar atarlar, kendi kafalarına bir şeyler yaparlar ve herkes ‘Cezbe geldi, aşk geldi’ der. Bu nefis ve şeytanın işidir. Semazen aşka geldiyse, aşk ona gerçekten vurduysa, o zaten edep içindedir.
Gusül Abdesti ve Farzları
Gusül abdestinin Hanefîlere göre farzları üçtür: Ağza su vermek, burnuna su vermek ve bütün vücudu yıkamak. Şâfiîlere göre ise ağza ve burnuna su vermek ile bütün vücudu yıkamak olmak üzere ikidir. Bir kimse bu farzlardan birini bile bile kasten terk ederse guslü sahih olmaz.
Gusül abdestinin sünneti olarak; banyoya sol ayağıyla girilir, önce eller yıkanır, edep yerleri temizlenir, ağza ve burna üçer kez su verilir, yüz yıkanır, abdest alınır gibi yapılır, başı ve kulakları mesh edilir, kolları yıkanır, sonra vücut baştan aşağı yıkanır, en son ayaklar yıkanarak çıkılır. Hadis-i şerifte ‘Her kılın altında cünüplük vardır, kılları ıslatın ve bedeni temizleyin’ buyurulmuştur. Vücutta hiçbir yer kuru kalmamalıdır.
Kaynakça
- Hadis-i Şerif: Kim bir Müslümanın ayıbını örterse Allah da onu dünyada ve âhirette örter (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58)
- Hadis-i Kudsî: Ben aç idim beni doyurmadın, hasta idim ziyaretime gelmedin (Müslim, Birr, 43)
- Hadis-i Şerif: Kim lâ ilâhe illallah dediyse cennete girer — Ebû Hüreyre rivayeti (Müslim, Îmân, 31; Buhârî, İlim, 49)
- Hadis-i Şerif: Allah sizin sûretlerinize ve mallarınıza bakmaz, kalplerinize ve amellerinize bakar (Müslim, Birr, 34; İbn Mâce, Zühd, 9)
- Hadis-i Şerif: Sizin en hayırlınız insanlara en faydalı olanınızdır (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, VI/58; Beyhakî, Şuabu’l-Îmân, VI/117)
- Hadis-i Şerif: Her kılın altında cünüplük vardır, kılları ıslatın ve bedeni temizleyin (Ebû Dâvûd, Tahâret, 97; Tirmizî, Tahâret, 78)
- Bakara Sûresi, 2/283: Allah’ın ilmini gizleyenler hakkında uyarı — hakikati gizlemek
- Hanefî Fıkhı — Gusül Farzları: Merğînânî, el-Hidâye, Kitâbu’t-Tahâre, Bâbu’l-Gusl
- Şâfiî Fıkhı — Gusül Farzları: Nevevî, el-Mecmû’ Şerhu’l-Mühezzeb, Kitâbu’t-Tahâre
- Tasavvufta Cûd ve İhsân: Kuşeyrî, er-Risâletü’l-Kuşeyriyye, Bâbu’l-Cûd ve’s-Sahâ
- Hadis-i Şerif: Peygamber (s.a.v.) ertesi güne bir şey bırakmazdı (Buhârî, Rikâk, 17; Müslim, Zekât, 36)
- Vahdet-i Vücûd ve Tecellî: İbnü’l-Arabî, Fusûsu’l-Hikem; Abdülkâdir Geylânî, el-Fethu’r-Rabbânî, Meclis 17
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi