Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
O bu yas da açtık. Belki de ama. Allah bizi affetsin. Halit. Hoca husus okuyalım deyince bizim haddimize değil ama işte bazen. Koyunun olmadığı yerde. Abdurrahman. Çelebi derler ya bizimki de o hesap. Allah bize inşallah haddi aşanlardan uzak eylesin bizi onlarla beraber eylemesin inşallah bu. Halit. Hoca dün akşam sordum. Nerede kaldık diye. Ahmet. Hoca da bana. Adem bu aynanın cilasının aynı ve sureti ruhu oldu at o orada kalmışız. Adem bu aynanın cilasının aynı ve bu sureti ruh olmuş. Adem varlık âleminin nihai amacı bu nihai amaca doğru arabi’ye göre adım oraya doğru gidilmiş bir dağa yüzsüzlük ten bilmezlikten ilk tayin. Ondan sonra ikinci tayin ayağını sabit de içinden çıkamadığımız ayağını sabit. TB Ondan sonra ruhlar. Nar. Tepesi.
Ondan sonra. Nisan mertebesi. Ondan sonra şehadet mertebesi son insanlığı tevbesi insandan da asıl amaç. Adem de madem bu noktada o aleminin varlığın komple cilası olmuş varlık. Adem’in varlığıyla cilalanmış cilalanma ikta bu noktada üzerinde durmakta fayda görüyorum cila lanacak ki parlasın ki. Bütün. Esma ve sıfatların tecelliyatı onun üzerinde tam anlamıyla tecelli etsin eğer cilalanır iptal alamazsa ya o zaman sıfatlar tam anlamıyla onun üzerinde görünmez tecelli etmediği bir görünmez görünmesi için aynanın pırıl olması lazım. Bu geçen derste de zannediyorum geçen dersin bu. Sonra işte bilmiyorum ama. Ayna konusunda. Durmuş hızlı herhalde. Ayna. Çünkü. Arabi’nin bu noktada kendince. Varlık mertebelerini ve varlığın. Birliği vücudun. Birliği noktasında da en önemli ve fuarlarından birisi arabayı anlamak istiyorsak bu manada hem.
ayağını sabit eyi hemde. Ayna metaforunu her ikisinde iyi anlamamız lazım anlayabildiğimiz yere kadar ve hatta ben bunu noktada. Çok iddialı değilim anlatabildiğim yere kadar siz muhakkak ki. Benim anlattığım dan daha fazlasını. İnşallah anlarsınız bu sohbetleri devam edenler için malum taa yüzsüzlük bilinmezlik. Bunun üzerinde bir söylemeye bir konuşmaya gerek yok bilinmezliğin üzerinde konuşulan. Her boş kelime. O yüzden. Normalde ben bilinmez dedim. Hadise. Kutsi’nin başlangıcı sı başlangıcı mutfağa yüzsüzlük ardından ilk taayyün bu. Normalde zatın bu noktada uluhiyet mertebesi olarak söylenen bu mertebe ve. Allah’ın. Tabiri caizse. Allah olarak bilindiği bir mertebe. Allah’ın. Allah olarak bilindiği mertebe konuştuğumuz anlattığımız bütün her bu. Allah bilinirliğinin altında da sıfatlarının ve bütün fiil yattığının. Dem edildi toplanıldı nokta. Tabii ki tayin.
bu noktada yok sıfat sağlığa doğruyoruz uhur etmesi öyle algıla. Yalım buradaki o sıfatların henüz da bu varlığa çıkmadı andaki kendi kendine. Kendi nefsinde bu kendi tarifimizi. Arabi noktasında ayağını sabit olarak ve hatta işte iki taayyun olarak söylüyoruz ardından bu bilinirliğinin ayağını sabit eden bu yaratılacak. Allah’ın varlıkların. Ruhlar aleminde tecelli etmesi ruhlarının oluşması varlığa dönüşecek olan elbise giyecek olan surete bürünecek olan bütün her şeyin. Ruhlar aleminde ruhlarının yaratılması ardından bu. Ruhlar aleminde yaratılmış olan bunu o kadın. Nisa alemine görünür alemine şekilsel alemine tecelli etmesi. Zuhur etmesi ardından da bunların şahadet etme. Gözde görme elde tutulma gibi noktaya ulaşması şehadet hali ve bunların neticesinde. Adem’in yaratılması bu. Adem’in yaratılması bu noktada. Zakir sel normalde âdem. Çünkü mana.
noktasında da asıl hedeflenen noktaya ama. Zahir olarak. Adem bu manada varlığın. Belki de başlangıç sebebi. Ama ve lakin yaratılış olarak son ve bu yaratılış olarak son olması alemin komple cilası. Tabii. Adem yaratıldığında da yaratılmadan önce de. Cenâb-ı. Hak’kın. Kur’ân-ı. Kerim’de değil bu yanları var işte böyle bir insan yaratacağını bu insanı yarattıktan. Sonra onun. Normalde işte meleklerin karşı çıkması ve ardından. Adem’in yaratılması. Adem’in yaratılmasından sonra. Cenâb-ı. Hak’kın ona. Bütün isimleri bu burası çok önemli. Allah’ın. Bugüne kadar bilinmiş bilinmemiş bütün isimlerini. Adem öğretmesi bu ve. Adem öğrendikten sonra bütün melaike lere. Ben bunu bütün varlık olarak değerlendiriyorum bütün varlığı. Adem’e sorun demesine soracaksınız sorun bu ademin sorulacak olan bütün sorulara bu manada cevap verebilir yeteneğine bilgisine ilmine.
hikmetine sahip olması bu alemde nasıl. Belki de kast edilen en önemli noktalardan birisi bu ama bir iki tane ayet. Kerim’i okuyarak. Tan bu meseleyi bu. Önümüzdeki sohbetlerde önümüze gelecek eroinsan daha önce bu daha önce hiçbir değilken kendisini. Yoktan var ettiğimizi. Hatırlamaz mı demek ki insan daha önce hiçbir değil bu ve kendisi. Yoktan var edilmiş. Bu bir ayeti kerime daha. Biz. İnsanı en güzel biçimde yarattık sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık ve insan varlık âleminin içerisinde ahsen-i takvim üzerine bunu. Türkçesiyle güzel olarak bunu çeviriyorlar ben de en güzeli yeterli görmüyorum. O bu değil buna yetmiyor çünkü en güzel kelimesi buna yetmiyor. O yüzden. Kuran’ı tabirle ahsen-i takvim üzerine bütün herşeyiyle mükemmel çok güzel herşeyle harikuladenin harikuladesin.
harika ladesin de. Bu ahsen-i takvim olarak yaratma insanın üzerinde herhangi bir kimse. Burası eksik yiyebileceği. Burası fazla diyebileceği içsel ve dışsal noktada hiçbir eksiklik ve noksanlık olmayan nokta varlığın içerisinde varlığın içerisinde eksiklikten ve noksanlıktan münezzeh bir varlık varlığın içerisinde diyorum. Allah’la işlerde tutmuyorum dikkat edin varlığın kendi içerisinde bütün varlık âlemi ile kıyaslandığında var edilen varlık âleminin içerisinde piramidin en üstünde varlığına göre varlık âleminin içerisindeki varoluş noktasında hepsinde üstünde bu noktada öbür varlık âleminin unsurla. Evet şimdi içerisinde de eşdeğer olması mümkün değil ama kıyaslanabilecek varlığın içerisindeki her şeyin üstünde ve normalde. Çünkü hadis-i. Kutsi de. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri o. Adem’in yaratılması ile alakalı. Allah. Adem’i kendi suretinde alemi de alemi de. Adem’in suretinde.
yarattı diyor. O yüzden. Adem bu manada. Allah’ın suretinde yaratıldı sünnet. Hani bir şeyin kopyası. Olur ya bir yansıması gibi. Adem bu manada bu manalar. Cenâb-ı. Hak’kın bu ara bitesi bu noktada. Ayna metaforu bu noktada ayna o. Adem. Deniz ve alemin bu noktada. Sırrı cilası bu sırrı olarak da algılayabilir siniz. Hani önceden emailler vardı emaneti üzerine 110 derlerdi eski kadınlar oğlu her bir yere dökülür kırılırsa çatlardı. Sırrı çatladı yanına altı göründüğü zehirlenir olmaz gerçeği çıktı meydana üzerinde sır. Derler ya sırçası. Derler ve hatta onun üzerinde bir kaptır alemi. Alem eden bu noktada. Adem dir. Adem. Bu alemin bu noktada aynasız sıvı oldu bir geçen zannediyorum. Burada da mı. Tekke’de mi anlattım karıştırıyorum bu tip şeyleri hani.
meşhur. Mesnevi’de geçen. Çinli ve. Türk ressamları hikayesi vardı bu. Çinli ressamlar rengarenk boyalarla resimler yaptılar türküler ise habire cila atlar zımpara attılar pırıl yapmışlardı ve pırıl yapılınca. Çinli ressamların yapmış oldukları rengarenk motifler onu şeyi. Türklerin yapmış olduğu. Oo parlak mış olduğu duvara aksedince aks ederken padişahında sureti aks etmişti ve öyle tarif etmiştim ya. Padişah yüzlükte. O sanki. Sırrın. O resimden içerisinde yürüyormuş gibi oldu ve aynı zamanda padişah. Oh resmin içerisinde kendi suretinde görünce padişahın çok hoşuna gitmişti buradan hareket ederken. Adem bu manada padişahın üzerinde kendisini gördüğü bir ve kendisini gördü kendi suretini gördüğü ve. Tabi hz. Pir bu manada. Adem’in üzerindeki hususiyetleri anlatmaya devam ediyor meleklerde bu sofiye hızlı lafından insanı. Kebir denilen bu suretin.
alemin suretinin bazı kuvvetlerinden oldu. Ne melekler de insanı. Kebir dediğimiz büyük insan dediğimiz. Adem’in. Adem. Büyük. İnsan bunu bu manada bunu. Ben zaman söylerim ya işte aleme âlem-i. Kebir insanı bu işte a zaman mu alemin sebebi insan. Ama bu kocaman alemin sebebi insan öyle olunca insan bu kocaman. Alem kocaman alemin bu noktada padişahın hükmünde halifesi hükmünde böyle olunca insan. Bu alemin içerisinde asıl çevir noktasında ve. Sofya ıslahında dediğinde soğuk. Sufi dilinde ehli tasavvuf dilinde. İnsanı kendi bir insan. Çünkü bu noktada sufler. C insanı çevir büyük insan denilen mu suretin insanda mu suret var alemin suretinin bazı kuvvetlerinden oldu bu. Normalde insanı kebirde ve vücut olalım. Bütün kuvvetler mu alemde de oldu ve bu insan. Normalde.
yaratılırken bu. Kuvvetleri âlemden almış gibi görünmesine rağmen mânâ noktasında bu âlemdeki bütün kuvvetler bütün kuvvetler sebebi insan oldu ama alemin içerisinde var olan bütün kuvvetler insanda var mı. Evet fiziksel olarak matematiksel olarak kimyasal olarak astrofizik olarak insanlar hangi bilim noktasına ilim noktasına giderlerse gitsinler da mevcut dağıtın içerisinde var olan bütün kuvvetler bunu akıl kuvveti değil bunu düşünce kuvvet edeyim buna fikir kuvveti değil buna elektrik değil buna metafizik kuvveti değil buna işte. Örneğin atıyorum ve buhar kuvveti değil buna işte nükleer enerji kuvveti değil. Bunu biyokimya değil. Siz bunu. Bunun adına siz ne derseniz değil ve bulmuş olunan bütün bu kuvvetler manzumesinin hepside insanda var ve bu kuvvetler manzumesinin tamamı insan için yaratıldı ve insanda var mı.
ve alemin hangi noktasına varlığın hangi noktasına gidilirse gidilsin hangi noktasında hangi derecesinde hangi bir kuvvet var ise hangi matematiksel denklem fiziksel tam var ise bu denklem insanda var bir insanda olmayan insan da olmayan hiçbir bu alemde yok ve buradaki insandan kastım hem. Muhittin. Arabi. Hazretlerinin deyimiyle insan-ı kâmil. Peki diğer kimselerde bunun bu bencesi nüvesi çekirdeği var mı. Evet var ama aramide bunu aynı şekilde. Arif eder bütün yukarı. Mezopotamya. Eh. Yusuf ise bunu öyle tarif eder ve. Mürşidi. Kamiller seçilmiş kimselerdir ve bu seçilmiş kimseler peygamberlerden sonra dır. Gazâlî’nin ihyasını aldı hadisi şerifle hadisi. Şerife göre. Beni. İsrail peygamberlerinden müsavidir. Yok yok bazı hadis gri tercihlerin kabul etmediği. Hadise göre beni ishal peygamberlerinin üstündedir bunu tabi böyle.
tamir edince bir sufiler herkes hop oturup hop kalkıyor lar. Bu meselede. Nasıl böyle bir şeyi söyleyebilirsiniz diye. Bunu söyleyen ben değilim açıldı işte. Gazâlî den tutunda. Biz. Gazâlî’den önceki ehli. Sufi de imam hamile kadar bu. Hadi veya temizliğe kadar. Bu hadisleri bulabilirsiniz bu ümmeti. Muhammed’in veliler için geçerli mi ümmeti. Muhammed’in verileri. Beni. İsrail peygamberleri ne müsavi denk bir hadisi. Şerif’te üstündür diyor işte bununla numarada seçilmiş kimseler oldukları için bunların üzerindeki couvelaire kuvvet ve diğer insanların üzerindeki lerden daha fazla bu fazlalık güveç eden seçilmişlik de alakalı bir metreden. Onlar burada biraz böyle gevriye kayıyormuş gibi görünür istidatları nın özel yaratılmasından dır ve bunların üzerindeki manevi couvelaire diğer insanların üzerindeki manevi kuvvetlerden fazladır. O yüzden. Mesela arabi’de.
bize göre ve a. Bazılarına göre şatahat derecesinde sözler vardır. Arabi der ki mesela. Örneğin filancanın ruhaniyetine çağırdım onunla görüştüm bu işte. Abdülkadir. Geylani hazretleri. Ruhan etiyle şöyle görüştüm but sufilerin dilinden. Sufi dilini ve halini bilmeyenler için böyle. Çok dik. İnsanı böyle tuhaf duygulara saran bir şeydir. Ama bu sufilerin içerisinde yaşanmıştır ve sufiler. Zikrullah esnasında belli bir hale eriştik lerinde veya belirli bir. Hale. Eriş meselelerde belli bir noktada olanlar var. Abdülkadir. Geylani. Hazretlerinin. Ahmed. Er. Rıfai. Hazretlerinin geçmiş velilerin veya geçmiş peygamberlerin. Ruha niyetleri ile irtibata girebilirler ve onlardaki manevi couvelaire farklıdır ve altta gelecekte gez. Etik olan zürriyetler ile irtibata girebilirler o. Ruhlar aleminde. Henüz daha şehadet âlemine misal âlemine gelmemiş olan. Ruha niyetlerle irtibata girebilirler.
O yüzden. Normalde. Mürşidi. Kamiller de ve at. Allah’ın velilerin de veya insanı. Amin olarak nitelendiren. Arabi’nin insan-ı kâmil olarak nitelendirdi ki nitelendirdiği kimselerin üzerinde hem fiziki manada metafizik manada bütün couvelaire onlarda vardır ve bu noktada onların. Ben. Buna ne denir melekeleri bunların melekeleri çok gelişmiş 3 seviyededir melekeleri biz buna dilde. İstidat mı deriz. Biz hocam. Ne dediniz bunun karşılığı abone ol. Evet efendim. Melek yeterli mi bu konuda unlu kimselerin melekeleri çok gelişmiştir ve hatta. Cenâb-ı. Hak onları geliştirmiştir ve hatta biz biraz daha diyelim ki ayranınız abi de bu noktada. Bunlar öyle oluşmuşlardır. Şu hale göre melekler insanın yaratılışındaki hissi ve. Ruhani. Kuvvetleri gibi. Sayıldı. O zaman bu kâinattaki melekler var olan melekler bu insanların bütün.
insanların yaratılışındaki his. Sir ve. Ruhani kuvvetler olarak yaratıldı bizim üzerimizde mevcut meleklerin vazifeleri var ve bu melekler bize istinaden yaratıldı bizim için yaratıldı bütün. O her şeyle ilgilenen her şeyiyle bu noktada hemhal olan kuvvetler var melekler biz bunun adına. Melek diyoruz ve bu melekler bu insanlar için yaratıldı ve bunların hissi dedi. Duygu noktasında. Duyma görme. Ahmed kendince kendi istidad. Inca kendi nefsini oturmuştur bizim görmemiz görme kuvveti kendi nefsinde örtülmüştür kendi nefsi kadar olur ve bizim görme kuvvetimizi sağlayan melekler gör görme kuvvetimizi sağlayan melekler bunun için yaratılmıştır bunun üstünde bir daha fazla da bizim duymamızı sağlayan melekler bizim duymamız için yaratılmışlardır bunun dışında bir gidemezler bizdeki. Örneğin işte koku alma duyumuzu geliştirmek duyumuzu istihdam eden melekler.
bunun için yaratılmıştır ve bizim koku almamızı sağlayan. Meleklerle duymamızı sağlayan melekler birbirlerinin içişlerine karışmakla birbirlerinden ayrılmışlardır ve sadece kendi işlerini bitirirler ve bu melekler işleri bittikten sonra bir anlık bir daha aynı iş yapmazlar. Biz de. Cenâb-ı. Hak yeniden bir melek gönderir bize bu muhteşem bir şeydir ve her bizim. Mesela ben konuşurken her nefes alıp verişini sağlayan melekler. Bir seferlik iş yapıyorlar bu sesi duyuyorsunuz ya bu sizi sesi size ileten size bu noktada duy bu sağlayan melekler. Bir seferlik iş yapıyorlar ikinci sefer yapamıyorlar. O yüzden meleklerin adı adedini bilmek adetini bulmak mümkün değil ve bunların hepsinin de işlevleri tekrar söylüyorum. Bir anlık bu ve bunlar kendi nefsi ile örtülmüştür. Bunlar sadece bu ise bilirler. O yüzden.
bu manada bu melekler kör hükmünde bu melekler sağır hükmünde bu melekler bilgisiz hükmünde aslında. Sadece bir üzerine yaratılmışlar. Bunlar kendilerini geliştirme kendilerini yükseltme kendilerini alçak noktasında değillerdir. Bu melekler sadece ve sadece insana hizmet noktasında var edilmiş yaratılmışlardır kendisinden daha üstün bir göremez ve şüphesizdir ki bu kuvvetler. Allah katındaki her. Yüce. Mert eve yüksek derece için kendilerinde ehliyet olduğunu sanırlar ve bu melekler kendilerinin haricinde hiçbir. Kara mezarlar göremezler kendi derecelerinin ve kendi makamlarının üzerine çıkamazlar. Hepsi de kendi işlerine uygun bir şekil de katılmış ve bunların bütün işleri bir insanın kendi cüz-i iradesi ne bağlayan noktada cüz iradesiyle insanı külli iradeye bağlayan noktada külli iradesinde ama her şeyiyle bu noktanın bunlar mı olmadı çalışmaya devam ederler ve.
her şeyde kendileri de her derecedeki melekte kendisini. En üstün derecede bir melek olarak zanneder. Bu yan görme duyusunu tecelli eden bu noktada onun üzerinden çalışan. Melek kendince. En üstün. Melek olarak görür kendini çünkü bunlar nazarında. Allah’a ve gerçeklerin gerçeği yönüne ve bu vasıfları taşıyan ilk yaratılışta âlemindeki. A yaratılışta âlemindeki kabirlerini hepsini de yüksekliğini alçaklığını içine alan. Bütün tabiat tarihinin icab ettirdiği bir diğer acı olan arasında ilah bir cemiyet topluluk vardır. Bunlar. Normalde da komple melekler bir bütün olaraktan bir topluluk turlar melekler. Cinler bir topluluktur şeytan bir topluluktur insanlar topluluktur kuvvetler topluluktur bu. Kuvvetleri yerine getiren bu. Kuvvetleri icra ettirmesini sağlayan meleklerde topluluktur bu melekler kendi içlerinde tahsil dediler hepsine 1’er topluluktur nasıl. Cenâb-ı. Hak insanları.
kavim yarattıysa bu meleklerde kavim yaratılmış ve bu meleklerde kavun yaratılarak tan bütün hepsi de kendi işlerini yaparlar hepside bir düzen içerisinde bir sistem içerisinde 1qw içerisinde bunların başka yapacakları edecekleri başka bir yoktur. Ama bu hakikat bu hakikati akıl nazarı düşünce ile bilemez. Belki bu fen ancak ilahi keşfi yolu ile anlaşılabilir ve ruhlarını takılan. Alem suretlerinin. Aslı bundan belli olur bu hakikat bütün mü kuvvetler hakikatini bu kuvvetler dengesini ve bu kuvvetlerin çalışmasını ve bu kuvvetlerin sınıflandırılması hem. Zahir manada hem batılı manada. Üf bütün bu alemdeki bu iş ve bu. Jerry bu cilve bu her an yaratılır ve bu her an kuvvetlerin. Arda. Arda’nın kesilmiş işini akıl bu noktada nazarı düşünce olarak. Bilmesi mümkün değildir var ya.
bu. Belki bu ancak ilahi keşfi ile anlamıyor bunun bu mükevven alttaki varlıktaki bu tecelli yatın sudur unu akıl olarak algılamak. Anlamak mümkün olmayabilir ki mümkün değil. Bu ancak ilahi cache yoluyla mümkündür. Bu da şimdi buraya. Burada durmak istiyorum. Araba için bilgi edinmenin en önemli ve en doğru kanallarından birisi tehdittir abone ol var bunun aramı bilgi edinmenin. İslami noktada dini noktada birincisi. Kur’an ve sünnettir bu işin sufiler cm. Selen’in. Zahir noktasıdır sufilerde. Kur’an ve sünneti dahi anlamının tam mânâsıyla idrak etmeye çalışmanın yolu testtir ya o yüzden sufiler lebüni ilimler üzerinde çalışma yapan diğer sınıflarının arasında da zaman demeyin genelde hep çatışma hardır zaman dersen çok iyimser açık çünkü genelde hep çatışma vardır. Çünkü sufiler her görünenin.
arkasında bir mananın olduğunu her görünenin gerçek olmadığını onun arkasında gerçeğinde gerçeği bunun da gerçeğinin olduğunu iddia ederler ve hiçbir göründüğü gibi değildir derler böyle olunca su filan abdest almaya sadece. El kol kanat baş. Mehmet etmek ayak yıkamak olarak görmezler bu işin sahip tarafıdır buza bu. Terk etmezler iyi bakın. Bu zahiri. Terk etmezler ama ona ayrı mana vermeye çalışırlar kendi iç alemlerinde namaz kılmak işte içindeki farzlar dışındaki farzlar bellidir secdeleri ruhları bellidir sufiler namazı sadece. Zahin sel noktadan bakmazlar ki gerçektir bu. Zahir. Sen noktadan baktığımız da ortaya fiziki bazı hareketler bitkiler çıkar ama onun mânâ tarafına bak vallahi. Bunun manası tarafına da zaten buna. Kur’an’da. Biz o tarafa doğru sürükler der ki namaz sizi kötülüklerden alıkoyar.
O zaman o kıldığımız namaz müzik kötülüklerden alıkoymuyorsa o zaman bir sureten namaz kıldık sireten namaz kılmadı su ile bu manada ne her şeyin kendince manasını kendini onun hakikatine. Doğru yol alırlar. O yüzden bu alemde de ama couvelaire çalışan couvelaire gerçekte. Aslında belki de göz ile görülmez. Çünkü nazarı akıldan uzaktır mu. Biz 16 Elektrik akımının gerçekten var olduğunu biz. Lambayı yakmasıyla biliriz ama lamba yapmamış olsa daha iyi o elektrik akımı bildiğimizden dolayı var deriz. Öyle değil mi bunun gibi. Bunu biz doğru da aklın ölçülerde bu alemde zuhur eden sudur eden fiyatları anlamakta algılamakta güçlük çekebiliriz ama bunu cache yolu ile anlamak cache yolu ile idrak etmek vardır. O yüzden su filler su fili edebiyat. O da.
okumaktan fazla yaşamak olarak gördüler. O yüzden yaşamak olarak görünce o kimsenin kalbinin harekete geçmesi kalbinin bu noktada. Ayna vazifesi görmesi kalbinin bu noktada ilahi sıfatlarının ilahi sıfatların tecellisini anlama idrak etme yolu olarak görürler ilahi sıfatların tecellisini idrak etme. Normalde bizim anladığımız akıl yoluyla değil ancak kalbi akıl yoluyla olacağını söyler bunu arabi’de söyler diğer ehli tasavvuf da söyler. Allah affetsin bizim. Üstadımız da söylerdi bu işte sözü geçer bu mahluka insan ve halife adı verildi. İşte bu sözü geçen insana halife ve altta insan sözcüsü insan olarak at verildi o zaman insan dediğimizde insan dediğimizde. Cenâb-ı. Hak’kın fiillerinin ve sıfatlarının tecelli. Atını kalbinde müşahade eden bir kimse olarak göreceğiz bu gerçek manada insan o zaman. Keşiş ilmine cache.
yolunda yürüyen kimse demek. Diğerlerine diğerlerinin görüntüyü. İnsaf bu. Within. Bütün melekler onda var mı. Evet ama o bu melekeleri açıyor çıkaramamış. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Rumi. Hazretlerinin mesnevisinden attıkta bulunuyorum. Hakkınızı helal edin meselenin açıklanması için hani. Derya senin kararın senin. Aynan neden haber vermez tozlu ve kirli dir de onda da aynadan kasıt gönüldür. Bu arada manevi kaçtır. İşte insan dediğimiz olgu manevi olarak haline ilham gelen. Allah kalbine tecelli kalbi tecelligahı ulaşmış kimse diğeri. Biz. İnsanı en güzel surette yarattık sahibinden attık onu aşağıların aşağısına kıldık o kimse hayvandan aşağı bir mahluk noktasında oldun için yaratıcısını tanımadı yaratıcısına sırtını döndü yaratıcısı ile irtibatını kesti. Oysa onu. Cenâb-ı. Hak halife olarak yaratmıştı o zaman o kimse yaratıcısını sırtına dönerek.
ten. Allah’ı bilme tanıma yolunda olmadığından dolayı nankörlerden oldu o. Şu an başka bir artık elimizde de o insan çok nankördür diyor. Niçin çünkü yaratılış amacı insanın. Allah’ın tanınması ve bilinmesi. Ben insanları ve cinleri tanınması ve beni tanısınlar ve birisin diğer bilye. Yarattım o zaman insan eğer ki. Allah’ı tanıma ve bilme yolunda değilse. Bu yoldan uzak ise bununla yırtık. Batı alakası yok ise görüntüde insan kalbi bu noktada mutlu maille noktasına. Gelmediyse. Çünkü. Ey nefis. Rabbine mutluyum olarak dur. Emir bir kalbi motoma yine noktasına gelmezse o kimse mu manada dönüşümünü tamamlayamadığı ergenliğe geçmedi kalbini bu manada ne yaptı aydınlatmadığı cilalamada o kalbini olgunlaştırma noktasına getirmedi bunun bir daha konuda olmasını istemiyorum ama altını çizmek istiyorum sufilik. Allah’ı.
bilme ve tanıma yoludur sufilik makam mevki zengin olma işte shot at şatafat yeri değildir bir tekrar. Altını çiziyorum sufilik. Allah’ı tanıma ve bilme yoludur başka bir değildir bunun içerisine. Başka ne katarsanız kendi aynı nızı kirletir siniz o kendi aynı zıp atlatırsınız ve nankörlerden olursanız sufilik. Benim işim ben dalında konuşuyorum karnını doyuracak sen gitme iş yapacaksan yap bu sufilik buna engel değil ama sen sufiliğin içerisine başka bir kaldı mı bu. Allah’ı tanıma bir bilmenin dışında başka bir içine katma başka bir içine katarsan yola ihanet eden yol kesicilerden oldun bu yola ihanet eden yol kesicilerden oldu. Allah muhafaza eylesin. İşte bu bütün hem zahiri hem bâtınî manevi kuvvetlere sahip olan bu hem. Zahir hem batıl bütün kuvvetlere.
sahip olan ve. Kuğu bütün bir kuvvetlerin üzerinde tecelli etti kimse halife abone ol. Ben sabahleyin takıntı. Ben. Mehdi oldum demekle olmuyor bu. Ben dün gece bana ve şıllık verdi demekle olmuyor mu ve bütün tekrar. Altını çiziyorum zahiri ve bâtını bütün. Kuvvetleri kuvvetlerin üzerinde tecelli etti kimse halife bir insan-ı kâmil o. Ama bu isimle anılmasının sebebi ise yaradılışında çiğ topluluktan ve hakikatlerin bütününü hesabı altına almasından dolayıdır bu ismi alması neymiş yaratılıştaki bütün hakikatleri yaradılışta bütün hakikatleri. Bütün isimleri bütün fiil yaptırıp kendi üzerine almasından dolayıdır. Ben bunu hemen ayeti kerime ile karşılık koyalım. Ben emaneti dağlara. Şunlara bunları vermek istedim hiçbirisi almak istemedi bunu insan kabul etti bu bütün. Allah’ın isim mi fiil fiyatlarının tecelligahı olma noktasıdır.
Çünkü. Musa. Aleyhisselam’ın kıssasında. Musa aleyhisselam. Allah’ı görmek ister dört kişi daha var orada tecelli edeceğim daha baktığımda da. Paramparça olur dağılır. Çünkü daha buna dayanabilecek fıtratta ve özellikle yaratılmamıştır en iyisini. Musa aleyhisselam da bayılırsın çünkü onun da. Yaradılış fıtratı bu onun kemalinin tecelliyatı na. Mazhar olma noktası değil bu kime aittir. Bu da. Muhammed mustafaya aittir. O da. Halifeliğin en. Zirve noktasıdır insan-ı kâmil’in en. Zirve noktasıdır yine. Arabi’nin deyimiyle. Allah’ı en fazla bilen. Muhammed. Mustafa’dır sallallahü ve sellem. Lara. Başbakan. Cenâb-ı. Hak’kın pini versin fatsal olarak tecelliyatı nın en. Zirve noktası en zirvesine olduğunu bilmiyoruz biz bunun. Ben bunu aklen çözmek mümkün değil. Ancak. Keşan belli bir noktaya kadar çözümlenmesi mümkün değil. Çünkü o ben eşek mahlukat.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Hakkında
olarak ve insanların ve varlığın en. Zirve noktasında yaratılmış olan. Muhammed. Mustafa’nın. Allah’ı bilme noktasında nerede olduğunu gerideki insanların tam mânâsıyla bile bileceğine inananlardan değil. Bu benim eksikliği m’dir. O yüzden. Allah’ı bilme noktasında en zirvede. Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin oturduğunu hatta kendi inancımı söyleyeyim. Allah’ı bilme ve tanıma da hala da yürüdüğünü. Allah’ı bilme ve tanıma da mânâ olarak devam ettiğini bu noktada onun. Allah’ı tanıma ve bilmede de ebediyete kadar tanıma ve bilme noktasında masaj aletinin devam edeceğini bi. Hatta bir kisinin sufileri bir kısım sufilerin öldükten sonra da. Allah’ı tanıma ve bilme noktasında yollarının devam edeceğine inananlardan. O yüzden. Allah’ı tanıma çünkü insan ne bunların adama. Evveli yoktur ha ama aynı zamanda ahirdir insan.
bir daha yok olmayacaktır yok olmayacağı için ve ebedi olduğu için. Allah’ı tanıma ve bilme noktasında olan. Aşık sufilerin aşıkların da ebediyen devam edeceğini ve o. Allah’ı tanıma ve bilmede sorunsuz bir şekilde tanıma ve bilmede yürüyecekler ne inanıyorum. Bu benim kendi inandım. Ya normalde bu insan-ı. Kamiller bu büyük insanlar. Bunun içerisinde peygamberlerde var çünkü. Hakikaten bu manada kendi zamanlarındaki mevcut olan hakikati. Tabiri caizse ellerinin altındadırlar kendi zamanlarının hakikat eder bu hakikatin de hakikati var mıdır. Evet. İsa kendi zamanının hakikatinin yücesinde dir. Musa kendi zamanının hakikatinin yücesinde dir. Yakup kendi zamanının hakikatinin yücesinde dir. Yusuf kendi zamanının hakikatinin yücesinde dir. Abdulkadir. Geylani hazretleri kendi zamanının hakikatinin yücesinde dir. Ahmet. Arif ayağınıda. Bedevi gibi veyahutta geçmişin büyük veliler.
gibi bu veliler de kendi zaman o kendi dönemlerinin hakikatinin yücesinde dir ve. Her zamanın her dönemin hakikatinin yücesinde olan insan-ı. Kamiller var mıdır. Evet insanları daha ileriye dönüştüren insanları daha ileriye götüren dini anlamada dini algılama da. Allah’ı tanımadan ve bilmede insanların önünde çığır atsan yine bu insan-ı kâmil lerdir. Bunlar çünkü kendi zamanlarındaki hakikatin bütününü dene. Bak bunlar da bahçeden bu kendi zamanları la alakalıdır bu zaman bir yaratılıştaki andır. O esnada ona gerekli olan bilgi illetinden gelir ona aktarılır. Ama bu. Belki de bir bütüncülük tür. Damla. Damla gelip ve hatta bir bütün olarak komple gelir ama bu manada onlar da tekrar söylüyorum bütününü e indir. Tarık altına almasından dolayıdır der. Arabi insan. Allah katında bakan bir.
gözdeki bebek gibidir ve görmüş sıfatı ile tamir edilmiş olan mahluk odur bir insanın görmesinin en mahrem noktası en kıymetlisi göz bebeğidir ya işte. İnsan. Allah’ın göz bebeği gibidir. Buna sufiler bazen şöyle bir anlam ifade koyarlar bu tip şeyi. Allah onun üzerinden gördüm. Allah. Allah görür mü görür. Allah. Normalde kendi nefsiyle kendi halinde görünme haber var ama bir de. Allah yarattı halktan görür mü. Evet bir haktan görmek cevabını kendi nefsiyle görmesi vardır bir daha aynanın üzerinden. Allah’ın görmesi vardır. Cenâb-ı. Hak suflenin inancıdır bu. Allah hepinizin gözünden beni de görür benim gözümden de hepinizi. Ve bu manada insan eğer bunu velem teşbihte hata olmazsa insanın görmesi. Allah indinde göz bebeği gibidir ama bunun yine bir şart düşeyim.
oraya imamı azamdan insanın görmesi hiçbir zaman. Allah’ın görmesi gibi değildir. Bu da teyze yedirme. Selen bir insanın görmesi. Allah’ın görmesine benzer mi. Evet insanın görmesi. Allah’ın görmesi midir. Hayır bu da teyze kraliçesine işte bundan dolayı ona insan denildi burada insanın görmesi bu noktada cenab-ı. Hakk’ın sıfatları noktasında insanın üzerinde tecelli edince her sıfat onun üzerinde tecelli ettiğinden dolayı ona insan dendi bu görmedi bu. Duymadım belki de devam edecek ardından ne geldiğini bilmiyorum çünkü. Allah mahlukların a insan ile. Nazar kıldı ve. Onlara rahmet eyledi. Demek ki gene ahlak bütün mahlukata insan ile. Naz artırılmış insanın üzerinden. Nazar kılmış görmüş insanın. Üzerinden tek bu etmiş. Çünkü. Allah mahlukların a insan ile. Nazar. Kıldım. Onlara rahmet eylesin. Şu halde.
o. Ezeli olan insan bu şekliyle beha this sonradan yaratılmaz. Zuhur ve. Neşet’in bakımından ebedi ve daimidir bir ara. Abi bu manada insanı ebedi ve. Daimi olarak görüyor bir insan ebedi ve. Daimi ebedi ve. Daimi. Ne demek hiç yok olmayacak ebede kaybolmayacak hiç ebedi ve. Daimi insanın üzerine ve o 27 birleştiren ayırıcı bir varlıktır iki cihete zerle ebedi birleştiren cm den de ikinci et zahirle batını cm den görünen ve görünmeyen cm den bu noktada 2ch varlığın içerisindeki bütün zıtlıkları cm den 12c deyince burada benim aklıma bütün her geliyor varlığın içerisinde tekrar söylüyorum varlığım içerisindeki bütün zıtlıkları kendi nefsinde cm den birleştirelim varlığın içerisinde bütün sıfat sal peceli adları kendi nefsinde cm den birleştirilen bunun. Arapça karşılığı.
cemiyet bütün varoluşu zıtlıkları ile beraber a bir yerde toplanması. Bu alem onun vücuduyla. Tamam oldu bu alem bu varlık alemi bu insan-ı kâmil’in bu. Adem’in yaratılmasıyla bu halifenin yaratılmasıyla. Tamam oldu. Eğer insan yaratılmamış olsaydı insan var edilmemiş olsaydı. Adem var edilmemiş olsaydı insan-ı kâmil var edilmemiş olsaydı o zaman bu vücut. Tam olmamış olacaktı bu vücut. Tamam olduğunda ne zaman. Bozulur o zaman mu insan orta yerden. Zahir noktadan kalkarsa ne olur bu vücut bozulur nasıl bir şeyin bir şeyle tamam mı. Tam olması tam olması bittiyse o şeyin ortadan kalkması yıldaydı bozulmaya başlar bu imsak başlar zaten aramızda. Kıyamet ona. Bağlar bu itibarla. Oh aleme nazaran yüzün kaşığı gibidir bir normalde yüzüğü yüzük eden üzerindeki taşıdır bütün.
yüzük bütün o sanat o taşı taşımak içindir bir çok nadide bir taş düşünün bunu kadınlar daha iyi bilirler ne diyorlar. En nadide si pırlanta mı abone ol bu ay bu kadınlara hiç tektaş pırlanta takan olmadı mı ya da. Ay çok üzüldüm. Bak şimdi ya abone ol bu önemli pırlanta. Yusuf. Unutmuş. Olsa bütün gülsün diğer argumanları o pırlantayı taşımak muhafaza etmek korumak için yapılmıştır ve pırlantayı meydana çıkarmak için yapılmıştır yüzün kendisi meydana çıkardı pırlanta kaybolursa o yüzü düzgün yüzük değildir. Çünkü yüzün varoluşu pırlantayı en güzel şekilde göstermektir işte. Adem de bu varoluşu en güzel şekilde göstermek için yaratılmıştır alemin pırlantası gibidir. Hz. Mevlânâ Celalettin olmaz etleri. Mürşidi. Kamiller için veliler için. Nadir onlar okyanusta. İnci gibidir.
okyanusun varlığının yaratılış sebebini no ince olduğunu söyler ve derki okyanusun yaratılış sebebi o. İnci 1’inci dedim. Mürşidi kamildir. Okyanus nedir bütün mana alemi dir. Çünkü. Okyanusu deryayı denizi su filler mana alemi olarak karayı da. Zahir. Alem olarak tarif ederler ve. Kara’nın da bu noktada denizinde bütün mahlûkatı o ince sahip olmak için uğraşır ve ooooo incidir okyanusun var oluşuna sebep seti. Mevlânâ Celaleddin. Rumi. Hazretleri mesnevisinde öyle geçerek alemin yaratılış sebebidir. Hz. Muhammed. Mustafa insanı kamildir neden o. Çünkü alemin kaşık hükmündedir o alemin bu noktada en kıymetli özür hükmündedir ve o. Hadi. Şah’ın hazineleri üzerine vurduğu mührü nakşin ama. Hal. Oldu padişah bir yere bir haber götüreceğim de yüzüyle mühür vurur ya bir mühür olduğunda iş tamam.
olmuştur mühür vurulduğunda yazı. Tamam olmuştur müdür vurulduğunda iş tamam olmuştur kabul edilmiştir işte insan-ı kâmil padişahın bu manada mührü hükmündedir. Bu alemin bu varlık âleminin yaratılışının tamamı erdeni varlık âleminin bu noktada tamamlayıcı unsur olarak bütünleyici unsur olarak ve gerçek hedefe odaklanmış hedefi oturmuş bir insan olarak insan tamamlanınca mührünü vurmuş olduğu insanlar bundan dolayı ona halife adı verildi bu ve bunlardan dolayı o insana. Adem’e veya insanın. Kamile halife adı verildi. Çünkü cana bak ayeti kerimede de ben yeryüzünde kendime bir halife yaratacağım demişti mühür hazineleri koruduğu gibi. Allah mahlukların ı da o halife korur mühür nasıl hazineleri korursa hazine bir ömür kayak bulursan hiç kimse açamaz sa bütün mahlukatı da koruyan insanoğlu insan var ise bu mahlukat.
var insan yok ise bu mahlukat yok insan var ise bu varlık alemi var insan yok ise bu varlık alemi yok padişahın mührü o hazineler üzerinde bulundukça onları açmaya kimse cesaret edemez padişah hazine’nin üzerine bilmiyor koyduysa bu. Evet şimdi sonra açamaz kilitlenince anahtarında koyarım cebimize. Böylece o anahtar o kasanın mühürün olur padişah bir mühür vurduysa ona hiç kimse açamaz hiçkimse onunla paraffın topun edemez cesaret daha edemez ancak onun. İznik’in açılır o hazine ancak onun izniyle açılıp ondan izinsiz o. Haziran ın açılması mümkün değildir. Şu halde. Allah halimi korumak musun da. Adem’in kendini halife kıldı. Bu alemi koruma noktasında da. Cenâb-ı. Hak. Adem’i halife kaldı bu alemi koruyan. Bu alemi muhafaza eden bu manada bir insanı. T1.
dediğimiz. O büyük insan oldu bu hale göre içinde insanın. Kamil var oldukça. Alem daima korunmuş olacaktır o zaman. Buna göre bu alemde bir insan-ı kâmil var ise ve insan-ı kâmil yaşıyorsa o zaman bu alem her daim korunmuş olacak diyelim burada bitirelim sorularınızı alabilir. Görmez misin ki dünya hazinesini mührü olan insan-ı kamilden devam edeceğiz abone ol. Az önce. Cumali. Hocama soracağım hocam böyle gitmemiz uygun oldu mu araba için böyle daim mi oldu tamamlayacağım. Ya ben geçen halp yazdıklarıma bağlı kaldım da biraz ondan kaynaklandı ben o yüzden. Normalde ben de geçen ay söyledim de zaten ne yaptığımızı ne ettiğimizi bilemedik dedim ben bu ay o yüzden stili değiştirmeye karar ver dedim kendimce ben böyle bir kendi yazdığım.
yazılı metne. Bağlı kalınca sohbetim de benim hoşuma gitmiyor çok böyle akışkan olmuyor mu bilmiyorum. Bir. Arabacı kardeşimiz daha var burada on edecek. Hakan abi. Senin de görüşünü alalım. Evet var mısın oradaki. Var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun dediği şeyle buradaki insanın. Ezel ebedi ve. Daimi dediği aynı abone ol ama oradaki. Var mısın dan kastı eğer aynı tecelli eden görünen suret gerçekte kendi nefsinde mi hürriyetinde varmış gibi görünse de gerçek manada yok hükmündedir bu. Evet oradan. Hareket edersek aynada olan görüntüleri. Biz yok diyebilir miyiz diye var edeni yok görebilir miyiz ayna yok diye abone ol bu ev sonra keşke bir boy. Ayna getirdik buraya bir boy. Ayna. Getirdik. Bir boy. Ayna getirdiğimizde. Ben aynanın karşısına geçtim.
aynanın karşısına geçtim de aynaya benim görüntüm sudur ettim tecelli etti mi etti aynada. Benim görüntüm var mı var aynı değil ortadan kaldırsam ben yok olacak birim. Hayır. Ama bu manada aynadan tecelliye ta bakarsak aynada görüntü olarak var görünüyor abone ol bu ara bie kolundan geçecek olursak bütün alem bu manada var görünüyor abone ol bu müsaade. Hoş geldiniz alemi yarattıktan sonra insan-ı kâmil yarattıktan sonra tamam oldu dediniz ve insan-ı kâmil üzerinden. Aynen metaforla birlikte kendine tecelli edince bilinmeyi istemesi kendini tecelli etti yanlış bir söyleyebilirim kendine tecelli etmesi sonra da söylediniz ki. İbn. Arabi bunun sonunu. Kıyamet olarak nitelendirdiği. Eğer. Normalde out sıfatlarının en yüksek ve en mükemmel noktada tecelli eden insan-ı kâmil ortadan yok. Olursa alem.
yok olur böyle dediniz ama ne alemde devam edecek o devam edecek. O sizin. Peki. Kıyamet leğen numara bunu. Kıyamette sonlandırdık bunu. Normalde. Kıyamet olarak görür abi e. Kıyamet olduktan sonra ki bu aynı metaforu bu elinde ortadan kalkacak mı kendince bilinmez istemesi mana aleminde devam edecek. Zahir olarak o aynı olacaksınız bir muhteşem demedim bu. Normalde aynayı bir. Sadece normalde görünen. Zahir. Alem olarak nitelendirir sake dediğiniz doğru ama biz. Sofiler aynı sadece görünen. Zahir. Alem olarak nitelendiriliyor. Çok teşekkür ederim. Biz bizim için ben kendim için söyleyeyim metafiziği de ben bu aynanın içerisine alıyorum metafizik dedim mânâ âlemi. Rüya mu noktada bir mânâ âlemi dir. Ben rüyaydı bu aynanın içerisine alıyorum. Ben kendimce bu ara. Bir de bunun.
karşılığı nedir. Ben çok iyi bir ara bici değil da tekrar söylüyorum bu. Zahir. Alem nasıl bir noktada varlığını içerisinde ise. Ruhlar aleminde varlığın içerisinde âlem-i misalde varlığını içerisinde ikinci tayinde bu noktada tecelliyat noktasında var. Böyle olunca halimi manada var. Böyle olunca ben alemi mananın da aynanın bir boyutu olduğuna inanıyorum çok teşekkür güzel bir sorunu yalnız soru sorarken yanlış sorarım diye korkmayın konumu açılması için iyi olacağına. İnanır abone ol ve bütün kuvvetlerin etki ettiği zahiri ve batıni noktada bir kimse halife ise. Kamil likely olgunluk manasında. Peki bütün kuvvetler etki ettiği zahiri ve bâtını anlamda olgunluk kamillik bu insanın üzerine. Peki eksiklik anlamına gelen. Kumluk ile bu durum çelişmiyor mu iyi yok buradaki o bütün her şeyin.
üzerinde tecelli etmiş bir kimse varlıklı kıyaslandığında o da seni takvimim eksiklikten ve noksanlıktan noksandır varlığın içerisinde. Allah’a karşı oyunu eksikliği noksandır bu burada eksiklik ve noksanlık. Allah’a karşı olan eksiklik ve noksanlık ile varlığın içerisindeki eksiklik ve noksanlık algısı fark var sonuçta varlık her daim. Allah’ı. Zikreder varlık bütünüyle cenab-ı. Allah’ın sağa etmez bir yokluktan sudur ettirdi sudur ettirdi bir olgudur ama bunun en mükemmel noktasında. Duran insanlar bu eksiklik anlamına gelen kullukla çelişmiyor çelişmez kulluk. Allah insanlar. Allah’ın önünde eksiktir ya. Allah’ın önünde fakirdir. Çünkü insan hiçbir değil diken hiçbir değilken. Allah onu var etti. Öyle olunca insanın. Allah’a yönelik. Allah’a yönelmek eksikliği noksanlığı hiç bitmez varlığa yönünü ikisi tamamdır abone ol. Bu ikinci soru bir insanın. Allah.
benim üzerimden fiilini gösterdi demesi bu hususta kendine kutsiyet. Affetmek değil midir bir. Cenâb-ı. Hak bütün fiyatlarını varlığını üzerinden her şeyin üzerinden tecelli ettirir bir kimse bunu idrak ettiyse idrakine ortaya koymuştur konuştuk kelam. Allah’ın selâmı. İsmi. Şerifi benim üzerimden tecelli eder. Senin üzerinden de tecelli etti. Bunu ben idrak ettiysem ve bunu idrak noktasında. Ben. Cenâb-ı. Hak’kın fiil yatların mas alıyım dediysem öbür insanlar bunu neden idrakinde olmadığından dolayı ben. İnşaat ve şatafata nitelendirici cekler ama gerçek. Hakikatte cenab-ı. Hakk’ın sıfatları sıfat sal noktada insanın üzerindeki tecelliyatı hak mıdır birisi kördür bunu görmemiştir görmediği için kendince şunu diyebilirsiniz sufilere böyle bir. O adamda bulunurlar. Siz kendinize kutsiyet atfeden yorsunuz ve altta. Siz şehitlerimize. Kutsiye takip ediyorsunuz isterler. Aslında. Siz.
şehrimizi kutsiyet afiyet at ve diyorsunuz veya kendinize kutsiyet at ve diyorsunuz diyen kimse bunu söylerken kendi aklını kutsanmış olmuyor mu abone ol o kendi aklını kutsanmış oluyor kendi aklını kutsayan kimse aklı vereni görmezse kibirlilik olmuş olmuyor mu kendi aklını kutsayan kimse birisi de. Allah’ın haklı olduğunu iddia eden kimse bir kimse. Allah’ın bu noktada bütün sıfatlarının kendi üzerinden tecelli ettiğini söylerse o sadece kendince kendi dairesinde zuhurat mekanı olarak görür göstermiş olur kendini kendisinde bir onun benlik söz konusu değildir ama öbürkü. Benim aklım dediğinde onu da benlik vardır ya. Allah’ın insan dışında herhangi bir varlık üzerinden tecelli etmesi mümkün müdür. Biraz önceki konuşmanızda tecelli. Merkezi. No insan olarak. Arabi. Biz de bunu anlattı burada. Musa aleyhisselâmın nûru.
Sina gibi varlık üzerinden tecelli örnekleri var. İnsan ve diğer varlıklar arasındaki tecelli farkı nedir insan tecelli yatın en üst kaynama noktasındadır en. Zirve noktasındadır ve. Cenâb-ı. Hak insanın üzerindeki sıfat sal tecelliyatı fakat bir peygamberine dağın üzerinden tecelli etmesi var burada bir. Sonuçta karşıdaki bugün peygamberleriyle lazım peygamberlerden birisi ya bütün varlık âlemi ile alakalı. Kimisini kiminizden daha üstün yaratıktı burada. Üstün yaratılışla alakalı bir mesele vardır o zaman bir kimse. Peygamberler ve veliler yaratılıştaki fıtratları nın üzerine çıkmaları yaratılışı ve istidatları nın üzerine çıkmaları mümkün değildir ki haz. Bunlar peygamberler. Bu meselenin tam düz serbest içindedir peygamber olmasına rağmen onaylayan. Bir örnek üzerinden bacısı var peygamberin bu noktada bütün peygamberlerin kendine ait bir üstünlük dereceleri vardır o üstünlük.
dereceleri nin üzerine çok çalıştırı makas bir zamanının en üst seviye siydi kendi zamanının en üst seviyesinde dağın üzerinden tecelli etti ona insan-ı. Kamiller. Musa aleyhisselamdan daha kuvvetli bugünün. Muhammedi insanı kamilleri. Evet. Musa. ALS o özellik. Ah noktasında daha üstünde o zaman geçmiş zamanda yaşayan. Allah’a dost kimseler verir insan kamillik noktasında eksikliklerle eksiklik sahibiler miydi veya kendi sınırlarında. Tamamdır zaten soru bu insan ile diğer varlıklar arasındaki tecelli farkı nedir kelimelerimi seçerek kullandım husisi orayı o. Adem. Aleyhisselam’ın zamanındaki bir. Veli ile ve. Muhammed. Mustafa. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem. Hazretlerinin hükümetinin velisi. Her ikisi de velidir. Ama ve lakin. Fazilet noktasında. Muhammed. Mustafa’nın sallallahü ve sellem. Hazretlerinin velisi. Adem. Aleyhisselam’ın velisinden bunu bu noktada. Fazilet açısına daha yukarıdadır.
eceli açısından da o zaman. Tekeli açısından da daha vallahi. Bir ulu lazım peygamberlerinden birine daha dans ederken şu andaki hüküm olarak düşünürsek velilerin üzerinden tecelli ediyoruz iki misin ikimiz. Sinan. Üstün yaratmış bu dördüncü soru kendisinin. Allah’ın mührü olduğu bilgisi var olan bir kimse ve o noktada kendini nefsini nasıl korumalı nasıl bir düşünceyle kendini muhafaza etme o kimsenin muhafazası da al ne zamandır. İyi o zaman irade ve kulluk kalmamış oluyor orada o kimse muhafaza açısından cana bokunu. Muhafaza eder. Zaman iyice kadar iyice olduk biz. Allah muhafızı o kimsenin but. Bunlar seçilmiş insanlardır. Kadir evlilikle alakalı tek o zaman. Allah’ın eşitlik hükmü var eşitlik. Adalet sahibi. Allah son halimizi üzerinde duymak için yeterli değil. İyi o zaman.
Allah adaletsiz ne oluyor. Hayır. Allah dilediğini seçer kendine ayeti kerime. İyi o zaman akıl bu noktada erişmeye buraya aklım burada noktada iflas ediyor zaten ki. Onunki de aklı iflas ettirmek 5 soru bir insan-ı kâmil üzerinden. Bu alem korunuyorsa. Savaşlar ölümler sıkıntılar dünyanın üzerindeki olumsuzluklar neden alemin korunması dövmek ağırlığın varlık noktasında korunması demek kıyametin kopması demek. Yoksa kötülüklerin veya iyiliklerin önlenmesi ya nasıl doğru değil mi ya kıyametten sonra oluşan. Cennet ve cehennemde varlık mu ayrı mesele kıyametten anladığımız alakalı yok ama sonuçta bu insan-ı kâmil üzerinden korunmak ne tarz mn cihetle bir korunmak öyle söyleyeyim dönem. Sen açısından ve hatta anlık. Kardeşler bu mürşid-i kamillerin ve velilerin yaratılmış yaşadığı alemi bir sahne gibi görürsen bir sahne. Ne.
o sahnenin bütün. Güllü’nün korunması olarak algıladığını o sahnenin içerisinde iyilikler var kötülükler var güzellikler var harika da olanlar var her var bu sahnenin bütün küllüğünü korumasının sebebi ol sahnenin içerisinde. Cenâb-ı. Hak’kın halifesinin var olmasından. Eğer halife o sahnede olmamış olsaydın film tekli halife. O sahneyi neye karşı koruyor. O sahne. Cenâb-ı. Hak halife var diye. Allah o sahneyi koruyor neye karşı bunun ki. Allah’ın olumsuz yok olması mı kendince çünkü en iyi bilen var o sahnenin içerisinde kendisini en iyi bilen o sahnenin içerisinde olduğundan o bu sahne otomatikman koruyor uyuyor niye karşı koruyor. Mesela beğendikleri aşık değil koruyorum kendi. Kahhar ismi şerifine göre koruyor o zaman kendinden kendine karşıya vallahi bu burada akıllı bitti aldığım gün sonra.
ruhumdan üflediğim hadisi. Kutsi sine göre. Sonuç olarak cüz parça bütün lendir. Allah. Adem. Aleyhisselam’ın ruhumdan üflediğim diyor cüz bu noktada. İnci. Hanım. Peki insanlık. Kamil noktasında cüz 12 veya ondan olduğunu söyleyebiliriz ve bütün olarak takılabilir önünüzde bir bütünün parçası olarak kabul edeceğiz. Ama biz noktada insana. Ruhi mi bu yanlış kullanmış olabilirim ümmani anlaşıldı. O zaman insan-ı kâmil’in veya oradan gelen ruhundan gelen üfledim manasını ne. Evveli yok diye düşünmek sıkıntılı bir düşünce o. Zahir. Selman. Ada. Evveli yoktur diye düşünmek sıkıntılı değil ama burada şimdi biraz daha mesela farklı bir reçel eden bakmak lazım abone ol ya. Ben arabico buna cevap vermiyorsun kendi aldım da cevap ver. Ben bunu. Ben. Allah’ın ilmi bu iradesi ilmi hakikati diyeyim.
Ben bunu. Arabi ayağını sabit de demiş. Herkes bir söylüyor buna ama oradaki ama henüz daha o eve varlık kokusu almadı ama saat da değil bu ama sudur etmedi varlık kokusu dağılmadığı bıo. Orada bir varmış var mı o noktada yok diyemez vardı diyemeyiz tam olarak ama orada. Sonuçta oradan sudur etti ya o yüzden insanın. Hani evvel değil demek. Bak oradan da. Allah’ın sıfatlarını yansıtıyorsa. Evvel. Allah’ın smaçı oradan biz oradan sudur etti. Burası böyle ince bir perde. Sen. Rahman. Rahim. Adam ın üstünden. Rahman sıfatı teker nasıl ince bir perde. Sadece bu kadar söyleyeceğim buna normalde hani. Arabi’nin. Hayal. Metafor da var ya. Hayal. MİT raporuna göre biz buna bakacak olsak şimdi. Arabi bir ayrıştırırken ortaya varlıkların derecelerinde.
katmanlarında ortaya. Bir. Hayal. Metafor koyar bu hayal. Metro metaforunu koyan aynı zamanda abi ile beraber. Hz. Mevlânâ da hayalmi telefonunu kullanır var ama özür dilerim. Arabi. Hayal. İçinde hayallerden önemli değil bu zaten. Mevlânâ’da. Hayal üzerinde yürüyor. Evet aslında ikisinin arasındaki farklar ince bir perde vardır orada ben şimdi mi. Hz. Mevlânâ’ya. Arabi’nin açılımı olarak göreyim ben. Mesnevi burada benim anlatmak istediğim gelmek istediğim nokta şu taa yüzsüzlük var bilinmez dedim ben anladığımı söylüyorum bu bilinmeyi istedim. Allah. Allah ya. Bu bir. Yarattım abone ol ve bu burada bir yaratırken ben yaratıcı olarak alma bunun bütün sinüs kosinüs tanjant kotanjantı kendi ilmi ilahisinde bu var mıydı burada ne vardı. Aynı zamanda da sudur etmediği. Bu şudur etmediği için yoktu.
ama yok diyemez yok da diyemem göre yoktu o zaman varlık açısından yoktu var ama ilm-i ilahide hep bu o olmayan bir miydi vardı. Evet biz buraya mi hayal perdesi tamam bu ve bu ilm-i ilahi daha bu bir hayal. Perdesi ne alalım abone ol ve bu. Allah’ın hayalimi. Ben bunu böyle sorularım sensizim bu anlattınız bu anlattığım kendi kendime ait inandığım. Ben bunu yukarıdan aşağı algılayacak olursak bu bilmezlerdi bilinmekte istedi bilinmekle isteyince bir yaratacak var bunun ilmi ilahisinde bütün hesaplamaları mevcut muydu. Evet ilm-i ilahide yaratılacak olan her şeyin ilm-i ilahide mevcudiyeti ilm-i ilahide var mıydı. Evet ama bunlar varlığa döküldü mü. Hayır ama henüz daha. Çünkü örnekli yorumunu anlamamız için bir yok daha. Ben hiçbir b** iken.
Allah neredeydi daha be soruyor ama daydı bu ama. Arapça karşılık bulutumsu bir ama ama daydı o zaman insan-ı kâmil’in. Evveli var desek de varlığının. Evveli yok desek. Biz marlar adını. Eyvallah. Bunun üzerinde kelimeler üretmek mümkün o zaman insan evvel ben. Bak bunun üzerinde kelimeler üretmek mümkün. Ben varlıkla alakalı meselede kendimi bağladım yer burası bu kendi kendime teşekkür ediyorum ilm-i ilahide. Benim sinirim kosino kosinüsün var mıydı. Evet ilm-i ilahide olmayan bir varlığı tecelli etmesi mümkün mü. Değil. İyi o zaman ilm-i ilahide var mıyım. Kendime soruyorum. Onu. Neşet. Ertaş bile evvelim. Sen olduğunu. Iron sensin yok. Sen şimdi iki adam vurma ciddi. Mesela bir insanın ayağa kayabilir burada çünkü ilm-i ilahi ilm-i ilahide olmayan bir şeyin varlığı.
tecelli etmesi mümkün mü. Değil ve ilm-i ilahide olmayan bir şeyin varlığı sudur etmesi tecelli etmesinin mümkün değil bu zaten. Allah’ın. Allah’la. Allah’ın. Allah’ı tartışılır o zaman. O zaman ben kendi. Nefsim için söylüyorum ilm-i ilahide varmıydım. Evet o zaman evleriniz var dedi ben bunu evrenin varolduğu olarak ve yok oldu olarak görmüyorum ilm-i ilahide varmıydım. Evet diyorum bak. Çünkü ha ilm-i ilahide. Belki de bu hayal perdesi dedim ya bu hayal perdesinden aşağı doğru inerken. Belki de numaralar andım. Zip olarak bu ve varlığa geçtim de o zipkin açıkla açılımı oldu öyle değil. Ama kendimce düşündüm ve yata kendimce. Teşekkür ettim şu bir varlık varlığı düşmüş sudur etmiş bir şeyin ilm-i ilahide. Olmaması mümkün değil. Çok teşekkür ederim o.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Sohbeti
zaman yine arabes yapıyorum. Neşet. Ertaş herhalde onu. Evvelim. Sen. Oldun. Ahirim. Sensin derken. Belki de hissederek. Duygu dünyasından söyledi. Neşet. Ertaş söylemiş olabilir. Evveli de o a herido. Herkesin bir evli bir âhiri. Vardır. Bu. Hoş geldiniz. Hocam şimdi her melek bir görev yapar o meleğin görevi bitter sayısı sonsuz dediğiniz aynı şekilde şimdi her kötülüğü şeytan şeytanı da sayısı sonsuz muydu şimdi bir kır sızlık olayı oluyor ve tam. Melek değil ama ağızdan bir kötü o zaman ağızdan kötü çıktılar çıkan lafı da melek gibi oturuyor kısırlığı yaptıranda merak o zaman yaptı lan demeyelim yapın yapalım elektron ara aracı o zaman meleksin. Melek emri kimden alıyor hocam. Melek emri kimden alıyor. Allah’tan alıyor. Vallahi. Murat etmedi zaten o.
melek o iş yaptırmaz o kişi. Evet şimdi buna bir açıklık getirebilir miyiz. Ben çözemedim. Teşekkür ederim teşekkür hesap ve her meleğim varlığın içerisinde kendine ait bir vazifesi var ve her melek varlığını içerisinde kendi vazifesini yaparken kör varlığın içerisinde vazifesini yerine getiren melekler bizim. Duyma görme ne vazifesini icra etmemize icra etmemize yardımcı olan bu noktada çalışan melekler ver ne yapıldığını ne edildiğine. Körler sadece yaratılmış oldukları işi yapıyorlar bizim. Şimdi biz de bir sürü atom dolaşıyor mu dolaşıyor. Hera ton kendince üzerine düşen vazifeyi yerine getiriyor mu. Evet o vazifenin dışında bir biliyor mu o. Atam. Hayır bu noktada vazifesinin dışındaki şeye kör mü. O evet mı. Anladınız mı. MSB ve o yüzden o kimse kır sızlık yaparken.
hırsızlığı görme noktasında meleğim melek var ki. Yazıcı katilin. Kiramen. Katibin değil onlar fiil yatların zorunda bu noktada fiil yattığının zorunama sorulan kuvvetler. Melih. Erol melekler bölümü ayrı ama burada. Arabi de onu. Ruhlar alemine ruhla alakalı konuşurken bir baktım melekler için açtırdık meleklerden. Cebrail şeytanı diğer. Melekleri tanımadığı. The. Cure sohbeti noktasına giderseniz o zaman. Bunu sormam gerekiyordu aslında burada farkında olaraktan veya olmayarak. Tan öyle bir manzum eden geçtik ki önce varlığın derecelerini ve mertebelerini de yaptık o yüzden varlığın derecelerinde ve mertebelerin o ruhlarla alakalı bu bahşişle demiştik. İyi akşamlar hocam tekrar merhabalar bütün burada hocalarımız da var. Ben bir konuyu merak ediyorum açıklığa kavuşturmak istiyorum sizi. Bursa’da. Karabaş’ın hediye de geliyordu o da insanların coşkusu sevgisi.
kavuşması beni çok mutlu bir eden bir ortamda orası ve öteki taraftan şebi. Arus tabi. UNESCO tarafından dünya kültür mirasına katıldı çok güzel olaylar. Bunlar birleştirici barışalım insanları birlikte teşvik eden kavramlardır. Burası motifin arama işleniyor paneller bir süredir geliyoruz. Dinliyoruz şimdi bizim en mahrem en özel. Anamız var babamız var evladımız var kendimiz var bir şekilde yolculuklar yapıyoruz hayatın içerisinde bazı tanımlar içerisinde ama din ilginç. İslam bu bizim mahremiyetinizi. Çünkü yazdı bu ilgili akıbetimiz ile ilgili daha saf bir yerde olan bir. İslam felsefesi ya bu konular bir şekilde felsefi takımlara giriyor burada olup bu iyiydi. Bizim bu inancımızda bildiğimizde böyle kavramlar yoktu şimdi ben. Anam diye inanmazsam ya da bu kavramlara. İnanmazsan için bir şekilde bunu kabul.
etmezse kafir olur muyum acaba o inanmak zorunda değilim değil mi. Abin ve hatta benim bu noktadaki veya x kimsenin. Çünkü doğrular birbirine karışıyor kafamın içerisinde yok inanmak zorunda değil af inancının temel noktaları ile ilgili böyle ikilemler yaşamaya başladım temel noktaları belli bir kimse. Allah’a peygam eleklerde peygamberlerine kitaplarına din gününün hayrın ve şerrin. Allah’ın yaratması olduğunu iman etmesi. İslam’da kelime-i. Şehadet getirmek. Namaz kılmak oruç tutmak hacca gitmek zekat vermek. Ahmet. Hamdi. Akseki. Hoca demiştim bölge toplantılı onu bize vermişler zamanında okumuştuk sever ibadet yemeden ahlak. Normalde bunlar bu noktada bu için temel esasları ama iyi bir kimse illaki. Bu temel esaslar da kalacak dedi kaydı yok kalmamış. Zaten. İnsan hep daha ileri seni daha ilerisini daha ilerisini.
istemiş şeytan cinlerden onu bilmek. Fener şeytan cinlerdendi başta onu bilmesi. Allah’u kadar güzel anlatması kurtarmadı bizi kadarıyla ya bu konuları. Hani bilmek bu kadar şeytan kendilerinin no şeytan meleklerin hocası diye böyle bir milleti anlatılır hep ya. Ha boş laf da bununla alakalı ayet var ne hadi sor. Tamam çok güzel ama demek ki şöyle bir var şöyle bir normalde. Çünkü meleklerin hocası dendiğinde sanki melekler öğrenci hükmün demiş gibi görünüyor. Melekleri iman etmekle ve etmekle mükellef yükümlü kimseler çılgın ne kadar garip rahipleri kabul etmiyorsunuz. Mesela ben. Gerçek değil hem yatçı değilim branşım bu değil normal bir vatandaşım. Siz bunu şimdi şu anda bana gerçek olmadığını söyledi zaman hadi gerçekmiş gibi anlatan hocalarımız da olur. Normalde onlarda. Bilgisizlik.
lerinden kulaktan dolma ya çocuklarımıza burada. Yarın bir bunun bir ortak noktası billahi var burada evet okuma. Evet hocam. Hiçbir ayet ve hadis okudunuz mu şeytanın meleklerin hocası olduğuna dair şunu merak ediyorum hocam ya gerçekten de hani. Biraz önce dediğiniz ya bazı kişiler ayrıcalıklıdır bir ayrıcalıktır bu. Allah’ın takdiri ve. Tabi biz puluz. Allah itiraz edemez peygamberler. Allah. Allah. Eyvallah yok. Ama bunun birşeyi bulmak lazım. Hemen bunun peygamberlerimiz. Herkes bir söylüyor bunun peygamberler olarak sınırlandırılır diniyle ilgili bir anda ben. Bursa’da bulunduğum. İstanbul’da okumada o kadar farklı o kadar değişik söylemlerle karşılaştım ki zenginliğinden kaynaklanıyor var ama farklılar bir renklerinin çokluğundan farklı alıyor ondan kaynaklanıyor çok renkli bu için bunu bir zenginlik olarak görmüyoruz da farklılık olarak görüyoruz.
Ben zenginlik olarak görüyorum bu meselelerin üzerinde çok fikir ve düşünce olması. İslam’ın hem düşünce hürriyetine vermiş olduğu açmış olduğu bir pencere hem de. İslam’ın bu noktada kendi içerisinde sonsuz renkleri barındırdığını işaret için biz tüm inanış sistemimizi ve inananları tek renge bağlama gibi bir hastalığımız olsun. Oy bu bizi dar atmaz mı. Ben bunu temel olgular olarak bakın imanı esaslar olarak bu bizim temelimiz. Allah’a meleklerine peygamberlerine kitaplarına değil gününe hayrın ve şerrin. Allah’tan olduğuna iman etmek bu bizim iman açısından temelimiz. İslam açısından kelime-i. Şehadet getirmek. Namaz kılmak oruç tutmak zekat vermek hacca gitmek. Bu da. İslam noktasında temelimiz hadisi şerif devam ediyor evrağı ile. Aleyhisselam soruyor. İhsan nedir. O da diyor ki. Allah’ı görüyormuşçasına yaşamalıdır bu göremesen.
dahi her an onu seni gördüğünü hissetmelidir. Bu da şimdi ayrı bir açılım oldu o yüzden biz. Ben. Müslüm. Bir müslüman. Muhammedi. Bir. Müslüman olarak şunu düşünüyorum bu dünya üzerinde birincil olarak. İslam’ın içerisindeki bütün renkler ve bütün düşünce ve fikirler bizim birisinin. Bu temel unsurların içerisinde kaldığı müddetçe bir başkasına kendi inancına be inanç rengini dayatma hakkı yok ha bu noktada ama biz bütün renkleri kabul edelim kendi üzerimizde ama biz değilim ki. Evet bunu da rengi bu. Yarın şimdi bir başörtüsünü kardeşle başörtüsü bir kardeş yan yana oturuyor ben kendim dedin anlayışım olarak. Onun için senin başını örtüsü deme lüksüne sahip değilim. Onun rengi. O durum o kimse. Allah ve. Resulü seviyor mu. Evet ya ben onu sevmediğini.
düşünüyorum. Örneğin ve diyorum ki o bu noktada benim dinimin içerisinde bir renk. Ben de bilinen gibi moda birey sizde mi renksiniz. O da bir renk. Hepimiz bir. Engiz. Ama bu renklerin çokluğundan bir üzülmeyelim. Biz korkmayalım biz bunu. Normalde. İllaki benim rengim kabul edilecek diye düşünmeyelim ve hatta ilk kimsenin rengi düşünmeyelim. O da onun rengi ha. O bana da yatmaya başlarsa bu rengi kabul edeceksin diye ben ona dedim ki kardeş ya da yatma bana bırak ben o rengi kabul etmek zorunda değilim ama doğru bir daha da ileri doğru bir değil doğru bir aylık. Selam insanların parçanın. Oo deyince. Ama. İnanç açısından lazım kardeş. Cihazımız. Biz doğru bir dediğimiz anda her. O da doğru ya bağlamaya çalışıyor.
Hayır zorlama yok. Ben de nereden doğru bir çıkardın o zaman insan inanıyorsa doğru bir değişikliğe ama inanıyorsa insan bizim algıladığımız doğrusu odur. Onu bizim algıladığımız doğmuş için doğrudur ama canım kardeşim ve ben kendim ki inanmışım bu bizim algıladığımız doğru. Belkide değil o ama hepsi onu. Belki de sokarsak ben bir. Belkide değil bu. Normalde benim algıladığım doğru. Normalde. Ben kendimce kendime. Kur’an ve sünnetten bir delil getireceğim. Kendimize doğru diyecek öbürüde kendisi. Kur’an ve sünnetten delil getirecek bu kan abdesti bozar kim. İmamı. Şafii ediyor kan abdesti bozmaz kim. İmâm-ı Âzam diyor herkesin de dayandığı hadisi şerif var mı var. Hem doğru bir tane dedi 11.00 gibi. Hazretleri zamanda mezhepler 400 tane çıkmış herhalde değil mi. Çıkabilir 500.
tanesi. Tarikatı. Muhammedi’ye iyi kalemi al konuşacaksın bin tane de çıkabilir aslında şu anda. Müslümanların içerisinde. Müslümanlar dedi kadar mezhep var sen. Neden bundan rahatsız olalım olmuyorum. Hayırlısı. Allah’tan diyorum. Allah yine en sonunda. Allah yine. Allah var. Gam yok. Bakın tekrar söyleyeceğim bütün insanlığın en büyük handikapı şu bence ve bütün insanlığın handikapı bu bütün dindarların. İnan sahiplerinin. Hangi kapı şu. Herkesi kendi inandığına çağırıp onu da yatmaya çalışıyor her türlü tekrar burada. İmam o zaman halifeleri atıp da bulunacağı. MS İmam lazım. Bak bakayım yara küfür eyler bu mama zaman satırdaki bir kimse bu. Herhangi bir ameli işleme dininden dolayı küfürlü. İsnat edilmez iyi bakın. Bu. İmâm-ı Âzam’ın fetvası dır. Bir kimse bir ameli işleme dininden dolayı küfürlü.
İslam etme edilmez benim kendim dedin algı şu bir kimse inanmak zorunda değil iki inandıysan inandığınız inandığından istediği anda terk edebilir 133 amellerin hepsini de kendince disiplin. Eller yaparsa. Harika ya ama birisinin onu amelleri işletmek için kafasında. Demokrasinin kılıcı gibi durma hakkı yok abone ol ya. Allah’ın azarda dahi bu nameler dediğinde hepside giriyor içine bir kimsenin birisinin başında. Demokrasinin kılıcı gibi. Doruk. Sen bu amelleri yapmakla mükellefsin yapacaksın değil abone ol. O senin geleneğin. Canım. Kardeşim ben din kendi dinalim anlatıyorum ben kendi. Hayat kelime. BİM’de. Zorlamak yok hayatı. Kerime. Ey. Habibim ayeti kerime ey. Habibim. Sen herkesi iman mı ettireceğini zannettin. O bizim en büyük bizim. İslam dünyasının en büyük hangi kartlarından. Birisi şu ya bir mezhebinde.
yapması ya bir meşrebini dayatması ya da bir siyasi. Otoritenin dayatmasıyla bir dini yaşayacaksak ama bu gerçek imanın. Kemale ermesi olarak görmüyorum onu. Çünkü iman bir kimsenin. Hani. Kalb ile tasdik dil ile ikrar. Derya kalbine taksi. Kalb ile tasdik o kimsenin kalbinin bunu. O kalbinin kabul etmesi için haklının ikna olması lazım o kimsenin. Ya akıl ekna olup kalbi pasta getirecek ya da kalp öyle bir keşfe ulaşacak ki aklı ona tasdik ettirecek bak ya kalp öyle bir keşfe ulaşacak aklın kulağından tutacak iman etmeyecek ya da akıl öyle ikna alacaktı olacak ki kaybedecek ki gel burada bir selametlik bulduk ima edecek kalbin tasdik etmesi o kimsenin kendi hür adresi düz iradesidir. Eğer bir kimsenin kalbini hür iradesiyle. Yüzyıl.
iadesiyle onu tasdik etmiyorsa biz onu. Zahide namaz kıldı rsak ne olacak ya. Yok canım kardeşim ben orada namaz kılmaması lazım değil demiyorum. Ya ben diyorum ki bir kimse namaz kılmak istemiyorsak kalbi onu namaz kılmaya sıcak değilse biz onu zorla. Namaz kıldı rsak ya onu diyorum da biz onu namaz kıldırmaya kalksak ne anlamı kalacak onu bence o kimsenin zorlanmadan. İki rekat namaz kılması zorlanarak. Tan birisinin da yaparaktan 2 milyon rekat namaz kılmasından daha fazileti eo zaman buradaki daha önce. İslam dünyasının derdine bir kimse inanmıyorum dedi. Ne yapacağız ona öldürecek misin öldürüyor millet ne yapacak şimdi. Bir. Kadın dedi ki ben tesettür farz kabul ediyorum benim mevsim. Ama buna müsait değil. Yapamıyorum dedi 300 bol nasıl tesettürsüz.
durur. Ondan sonra burada artık. Kıymet ediyoruz inanan. Ne yapıyorsun ha bu birisi zina etti mi öbürkü dedi ki bu kadın var ya ha doldu ya zina ediyor bu ozina. Ben kılınan üç daha fazla bazı rivayeti 90 kez fazla günaha girdi ve tasavvufta hiçbir şekilde bir doğru yok fıkıhta bir doğru bulursun nasıl ta hiç bulamazsın neden yok cancağızım a to read it. As soğuk değil. İbni. Teymiye de tasavvuf değil canım kardeşim bunların hiçbirisi ta soğuk değil lpe asla of senin. Allah’a en yakın olduğu zaman. Sen ne yaptın. İmam. Madrid’e. Sen. İmam. TV’yi bu tasav senin. Allah’a en yakın olduğunu hissettin andır. Bu yoğun bu. İstanbul dışında bir mi bu gördün ki sadece insanda mı vardır diyorsun.
İslamın dışında bir mi gördün ki bu alemde sadece. İslam’da mı vardır diyorsun abone ol ya ben de sorabilir miyim. Bu. İstanbul’da mı ve bütün dinler. İslam değil mi ki abone ol ve yeryüzünde. İslamın dışında bildin mi. Ya sen pasta olur. Sadece. İslam’da mı var diyorsun. Sen neden öyle. Grogi durumda bakıyorsun. Halit sen hiç simlere bakma ne manaya bak bu isimler aldatmasın hiçbirimizi ne işim o abone ol var ya söyledim. İyi akşamlar. Ona yorum yapma söyle. Evet hocam sizin eski insan zahiri ve batini bütün zıtlıkla ile birlikte her şeyi ticaretin kendine birleştiriyor dediniz. Bir de ahsen-i takvim dediniz ama hemen akabinde şu geliyor işte. Sedat. Aferin. Yanılmıyorsam aşağıların aşağısı yaptık diye. Kur’an’da. Birçok yerde birçok ayette.
böyle zıtlıklar geçiyor bunun hikmeti nedir ve kimse nefsine uyarsa insanlıktan. Dışarı çık yaptık diyor aşağıların aşağısı yaptık diyor. Ha o normalde bir varlık noktasında bakarsak varlıkla alakalı yaratılışın içerisinde de zahiri yaratılışta sufiler oldu dahili yaradılışa bakmazlar aşağıların aşağısında sufilerin. Algıladığı o kimsenin hepsini uyarsa aşağıların aşağısına gitmiş olur. Bu meslekler konusunda. Deniz ki şafiyi bunu söylüyor. Hanife bunu söyledi mezhepleri redmi ediyoruz. Hayır. İyi o zaman herkesin hak anlayışı ayrı oluyor doğru neydi normal değil mi var ya. Bana normal geliyor ama birçok insan algılayabilir böyle yapıyorsun algılamıyor diye bir de onların kendi ses kovası kan ve. İslam işte aç. Ben olmadım tatmin olmak için değil ki. İslam böyle. Hem doğum nefeslerin kendilerince hak anlayışlarını kabul etmeyeceğiz. İyi.
o zaman kimin eksik kimi. Kamil olduğunu da bilemeyiz herkesin hak anlayışı kendine göre doğru. Yusuf önce hayır olmalı. Hayır bu. Sence kimin. Kamil kimin tahmin olmadığını algılayamamak senin düşüncen senin algılayışı insanıdır. Evet. O zaman hiç kimseyi yargılayamaz eksik yaptı ibadetini aksattı şunu yaptık din anlayışı farklı. Allah’ım ki yargılayalım evet din anlayışı farklıdır diyebilir lan. Allah mıyım yargılayabilir mi seni bana tebliğ etmek ve nasihat etmek düşmüş yargılamak düşmemiş. Allah peygamberine dahi diyor ki sen nasihat edeceksin tebliğ edeceksin yargılayıcı sın demiş. Allah olan benim demiş işte ben de onu anlatıyorum zaten niçin. Biz insanları yargılıyoruz bu. Mahşer neden kuruyoruz. Biz. Maaşlar bizim mi abone ol bu hem. Fatiha de diyeceğiz ki. Bu din gününün sahibi sensin günde.
beş vakit namaz kılacağız her beş vakit namazın her rekatında din gününün sahibi sen olarak ilahi dinin sahibi. Allah olarak sana iman ettik diyeceğiz ve her gün biz kendimiz. Mahşer kurup yargılayacağız ya hani din gününün sahibi oydu yağ. Az önce namazda. Allahu ekber sizin günün sahibi olarak sana iman ettim dedim. Esselamün. Aleyküm ve. Rahmetullah. Selamünaleyküm ortada senin namazın olmadı. Ben 10 takım ya hani din gününün sahibi oydu yargılayıcı olan da oydu rahman ve rahim olan doğdu din gününün sahibi olan doğdu hesaba çekecek olan doğdu amelleri kabul edip etmeyecek olan doğdu mu bizdeyiz abone ol bu. Mahşer sahibi biziz. O bizi kul olarak yarattı bu yargılayın diye değil var ama. Biz başladık senin sakalın olmamış seninde sakalın.
olmamış senin saçın dolmamış. Sen neden. Evet saçlarını traş ettin öyle etmeyecektin. Ne kadar itici bir değil mi dedik. Şimdi bunu bana itici ya. Sen de namazını da olmamış ya. Allah. Allah neden sen öyle diyeceğine bir iki kardeş gel beraber bir namaz kılalım ya benim namazım olmuş benim sureten olmuş mu. Bir bak bakayım ben durdum namaza olduğu benim namazım ya. Vallahi seninki doğrusu belki yanlış arardı hiç göz tebliğini gördünüz mü. Hz. Hasan ve. Hüseyin abla onlar da var bizde yok konusunda şarkul bizi la hız. Çok teşekkür ederim hocam az önce. Az önce hallet dedi ya istediğini istediği gibi değiştiriyor diye neden olmasın ya. Allah’la kul arasında diyorsunuz neden olmasın diyorum ben de abone ol bu ne.
neden olmasın canım kardeşim. Şu ana lokum arasına girilmez iyi girdim ben ne yapacaksın bitti bir kimse bir kimse bir kimse. Kur’an ve sünneti birisini aktarıyor sae. Tamam bu ama bir kimsenin kaç kişinin kalbini. Kur’ân-ı. Kerim iltihap olunur. Ben kimseyi ben arama almam. E orası benim kalbimi. Kuran’ı ilham etsin bu meret de bize bu farkında değiliz. Allah’la kul arasına girilmez deyip bizim dini öğrenmemizi engelliyorlar bu mahallede koca girdi o zamana. Yok canım kardeşim ben isteğimle nerede ne bölümünü acil desin kimden arttığında acil doktorlu bunu girmedim iki öğretmek onu. Normalde ki canım kardeşim girmedi mi devreye gene bakın. Mürşit. İsmi. Şerifi onun üzerinde tecelli edip de birisine öğretmedimi abone ol. Yok canım kardeşim burada içimizde. Allah’tan direkt.
ilim alan direkt ilham alan bitimsiz var mı ama sen öyle mi aldın. Tıp öğrenimini. Mesela bu vardır buna inanırım. Hz. Mevlânâ der ki ben. Türk yaptım. Arap kalktım bak. Bu kapı açıktır bu. Sen bir kimseye gerçekten bir gecede. Tıp öğretilir mi. Ay cevap ver ya. Bu bir kimse bir ilim bir anda. Cenâb-ı. Hak öğretir mi. Evet vasıtasız ilim denilen sofilerin kabul etti birinin vardır kalbidir bir benim şeyhim böyle bana bak burada oturdu oturduğu yerden koltukta böyle oturuyor göstereyim mi size şimdi önemli bir söyleyeceğim zaman. Normalde dedim ki. Divanda böyle oturuyor ya birşey önemli bir şekilde soracak hemen böyle otururdu ama ellerinde böyle koy abi o kime söyleyecek o. Ooo işaret eder öyle otur dar oturur.
oraya işareti oturdum. O da. Bandırma’da oturuyorum şimdi yeniyim daha ama hiçbir de bilmiyorum bu sefer de sen bundan sonra. Bayındır’ın zakire. Cindy ben kaldım böyle bakıyorum ben şimdi anlatsana nerede askatları ders kağıdı getir bakayım bana dedi orada. Hemen taş kağıdı getirdiler. Bunlar rufa eden dedi of. Aden ders verirsin dedi. Oradan bir hafıza lazımmış vardı. Efendim biraz daha gidip gelseydi dedi. Ona. Ama ben ona bir baktı. Kadirli’den ders kağıdı getirin bana dedi bu. Kadirli’den ders vermek ancak nakipler ehas. Az önce. Rufai dender söylüyor ardından. Kadir’den veriyormuş. Ben bilmiyorum. Bana hemen. Kadir’den ders kağıdı getirdiler. Al bu da. Kaderinden ders kağıdı. Mustafa dedi ben şimdi. Alıyorum bunları teker o o ağabey bir daha itiraz etti efendim siz.
bilirsiniz. Ben onu biraz etseydim dedi mı böyle gene bir baktı ona istihare kağıdından getirin bana dedi ve hemen iftarın kağıdı getirdiler bana bunlarda istihare kağıdı mustafendi mi eğer dedi birisine iftara yaptırmak istersen dedi. İstihareye yattım dersini verirsin dedi o abi gene döndü orada gene abi bizim. Oha bilemedim. Tamam zaten daha. Dursun ağabey bende ne bir tane oldu ve o abi. Böyle işte de hani bilmiyorum gibisinden söyleyecekti. Hani bilmiyor gibisinden o da bilmiyorum. Efendim deyince. Efendim ben. Rüya yormasın o böyle karışıyor ya ben üzüldüm ona anası dedim. Efendim. Hadi doğru söylüyor. Ben bilmiyorum öyle baktı. Biz bir yok mu dedi rüyasında yeşil görürse beyaz görürse mavi görürse şunu görürse bunu görürse. Hayırdır bunu görürse bunu görürse.
Hayır hayırlı değildir kalbine gelir bunla sana dedi. Rüyadır mı böyle bir sert bir hava oldu ki orada bu öyle bir hava olmuştu ki böyle zangır titriyor sanki ortalık. Ben onu da aldım. Ondan sonra bu no döndü ona o bir daha söyleyecekti ki öyle baktı. Ama sen bilmezsin dedi ona ha dedim ortalık sert. Ben bütün verdiği her şeyi aldım tam böyle akşamüstü. O da. Tire’den. Beni. İzmir’e gidecek uğurlayacağız. Onu ben de adın arkasından uğurlamaya gittim uğurladım. Onu. Nevşehir otobüsüne bindim. İşte yolda giderken. Mustafa abi şunu şöyle yap bunu böyle şu anda olsun böyle olsun bana anlattı. Ben hep bilmiyorum. Akşam oldu ben bayanlara görüştüm geldi. Bayındır’da o zaman dedemin evinde yaşıyor dedemin evinde bir kilimin üstünde.
yaşıyor de bir tane çakma. Divan var dedemden kalma da üstünde çokluktan bir minder var. Bartaş gibi zaten üstüne yatınca her tarafını ağrıyor bir tane samandan yastıklar. Ondan sonra ben orada yaşıyor. Annem. Beni evden kovdu. Ondan sonra 50 metre de. Annemin evi var. Elim. Etiler’de. Ben orada yaşıyorum. Kendi. Çamaşır yıkıyorum kendi. Bulaşık yıkıyorum kendi ütümü yapıyor benim hayatım o akşam oldu birazdan böyle bir renkli dünyaların içerisinde. Giriyorum çıkıyorum böyle sanki asimetrik bir sürü şeyler oluyor. Ben gözümü açıyorum kapatıyorum devam ediyor gözümü açıyorum kapatıyorum devam ediyor böyle bir sabaha kadar böyle yaşadım ben. Sanki kitabut erken kalktım bir soğuk suyla duş aldım. Gusül abdest aldım. Sabah namazını kıldım. Orman. İş. Evet şimdi muhasebe servisinde sabahleyin. Pazartesi sabah.
orman işletmesinde muhasebe servisine gittim. Selamünaleyküm. Aleykümselam. Hayırlı günler arkadaşlar. Allah razı olsun herkes oturdu. Bir tane bizdede muhasebe şefi yardımcısı var. İrfan. Bey. İyi tamam. Onlar. Şef yardımcısı bizim gibi paraya değil sonradan geliyorlar beş dakika geç geliyorlar hep böyle bunu böyle. Hareketli bir arkadaş o da biz tabi hepimiz masalarda oturuyoruz ama bu hemen geldi. Selamün aleyküm hayırlı sabahlar arkadaşlar. Nasılsınız iyi misiniz. Tamam mı herkesin filan da mı bu sayfaya. Ya sen nesin ya. Ne oldu telefon bey dün akşam rüyamda gördüm. Yüzünü. Aşkım bir rüya gördüm. Rüyamda bana dediler ki rüyanı mustafendi anlat ona rüya tabiri verildi abone ol var ya de dün akşam rüya gördüm de dur. Yağmur sonunda dediler ki dedi. Mustafa. Efendi diyor.
ya tabiri verildi rüyanı anlat mustafendi ne demek ya dedi. Sen. Mustafa. Musa. Efendi ne demek dedi ben kaldım ya yapamıyor bunu sonra görsek ne sonra görüşeceğiz ya ne demek. Mustafa dedi ya. Mustafa’nın neden bekledi ya ne oldu dedi. Bir mi oldu. Ne oluyor sana dedi. Ben dedim. Hayırdır abi dedim ya bakarız inşallah. Ben yuvarlamaya çalışıyorum kapattım yuvarlanacak bir değil ha dedim gel abi o zaman o nasıl sen mi yandım ha ve o da böyle servisinden başında masası var. Bu ne demek ya anladı abi ilim ilmin ayağına gidilir dedi milim. Seda. Yanına. Kalmaz. Sen ne yaptın mı. Hadi daire ile alakalı bir işin varsa ben geleyim ayağına dedim. Allah ama dedim bu. Sen geleceğim dedin ben.
de karşı dayanım tamam mı gelirim ya dedim ya çok ciddi benim. Tuhafıma gitti zaten dedi. Ahmet koltuğu çekti oturdu. Anlat abi. Hayırdır. İnşallah dedim en iyi külliyat evlenmedim bu anlatırken o rüyasının komple rüyamda gördüm halinde ve o anlatıyor anlattığını görüyorum o anlatıyor anlatımlı görüyorum kalbime gördüm. Her perdenin de manası geliyor boşluğu demek bu şu demek şu demek bunun bu sunu söyle. Bunun bu sunu söyle. Bunun bu sunu söyle ve mânâsıyla söylediğim şeyi ne arasında dağlar kadar fark var ama bazen şu değil biz arada derim sufiler çok üzülürdü. Öyle değil mi. Hakan kardeş hem dükkan komşum benim şu bıyıkları böyle aşağı doğru olan arazisidir kendisi de al ve sufiler çok üzdü derim bir çok üzdü dememin.
sebebi şu bazen doğruyu söyle yemez sana müsaade edilen söylersin bu ne oldu doğru kaç tane çıktı şimdi var ama sana müsaade edilen de doğrudur. Bursa sana müsaade edilmeyen de doğrudur bir kimse vasıtasız bir gecede bunu alır mı alın ama yine benim orada vasıtam kim oldu bu şeyin vallahi bu hadisi şerif. Allah’ın öyle kulları vardır ki onlar bir ol deseler olur abone ol. Allah. Allah aracı kullanır. Allah. Allah aracı kullanmaz diyenler. Allah’ı tanımıyorlar abone ol. Ben doktorum dumanı. Amin inşallah. Hakkınızı helal edin. Teşekkür ederim geceniz hayır olsun. Selamünaleyküm çok değerli bir insansın ya.
İlgili Sohbetler
- 31. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
- 4. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
- 18. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.