Dergah Sohbetleri Serisi

155. Dergah Sohbeti — Kardeşlik, İhlas, Uluhiyet ve Hz. Ebubekir’in Tevazusu

Kardeşlik: Müslümanda Kardeşlik Ahlakı

Bismillahirrahmanirrahim. Kardeşlik yakalanmadıkça Müslümanların İslam’ı gerçek manada yaşaması mümkün değildir. Kardeş, kardeşinin arkasından konuşmaz. Kardeşinin eksikliğini meydana çıkarmaz; aksine onu tamamlar ve bunu kendi eksikliğiymiş gibi görür. Kardeşinin elinden tutarken kendi elinden tutuyormuş gibi tutar, sırtını örterken kendi sırtını örtüyormuş gibi örter.

Sahabe-i kiram’da öyle bir kardeşlik vardı ki birbirlerini severken birbirlerinin elinden tutuyorlardı. Hiç kimse sahabede yalnız yürümedi; topluluk komple, hep birlikte Resulullah Efendimiz’in (s.a.v.) dizinin dibinde yaşadılar. Hazreti Ömer (r.a.) bir kardeşinin kalbini kırdığı için saatlerce ağlamış, saatlerce yalvarmıştır: “Bedenimi çiğne, yüzüme tükür, ne yaparsan yap ama beni affet!” Birisi gelip Hazreti Ömer’in yanında başka bir sahabeyi kötüleyecek olduğunda hemen yakasından tutup “Hayırdır, böyle bir şey yapamazsın!” derdi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur: “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” Bu çok ağır bir sözdür ve Müslümanların unuttuğu, terk ettiği bir ahlaktır. Kardeşine sahip çıkmak, destek olmak, yıkıldığı yerde kaldırmak, döküldüğü yerde toplamak — işte gerçek kardeşlik budur.


İhlasla “La İlahe İllallah” ve Şehitlik

“Kim ihlasla la ilahe illallah derse…” Bu hadis-i şerifin içinden bütün Kur’an’ı, bütün hadisleri, bütün dini geçirmek mümkündür. İhlasla la ilahe illallah diyen kimsenin öldükten sonra da ecri devam eder. Şehitler arş-ı âlâda yeşil kuşların kursağında sallanarak Allah’ı zikretmeye devam ederler.

Şehit kimdir? Can sevgisinden, mal sevgisinden, evlat sevgisinden geçip Allah’la alışverişini bitiren kimsedir. Cenab-ı Hak buyurmuştur: “Allah müminlerden canlarını ve mallarını, karşılığında cennet vermek üzere satın almıştır.” (Tevbe, 9/111) Bir kimse bu muhabbetlerin hepsinden geçerse, canını vermeye sıra gelmeden o muhabbeti yakalamışsa, o da şehit hükmündedir. Allah buyuruyor: “Siz onlara ölü demeyiniz; onlar dirilerdir.” (Bakara, 2/154)


Bedir Savaşı ve Cabir’in Babası

Bedir Savaşı’ndan sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kâfirlerin gömüldüğü yere giderek seslendi: “Ey Utbe, ey Şeybe! Allah’ın hak olduğunu, benim peygamber olduğumu anladınız mı? Gördünüz mü?” Hazreti Ömer (r.a.) sordu: “Ya Resulallah, onlar ölüp gittiler, seni duyuyorlar mı?” Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu: “Onlar beni duyuyorlar. Sizin duyduğunuzdan daha iyi duyuyorlar.”

Yine aynı savaşta Cabir b. Abdullah’ın (r.a.) babası şehit olmuştur. Peygamberimiz (s.a.v.) Cabir’e haber verdi: “Allah babanı vasıtasız, perdesiz karşısına oturttu ve dedi ki: ‘Benden ne istersen iste.’ Baban dedi ki: ‘Ya Rabbi, beni tekrar yeryüzüne gönder; yine senin ve Resulünün yolunda şehit olmak istiyorum.’ Allah buyurdu: ‘Benden önceki vaadim var; ölümden sonra geriye dönüş yoktur.'”


İman, İslam ve İhsan Üçlüsü

Bizim destûrumuzun birincisi imana hizmet etmektir — ki bu farzdır. İkincisi İslam’a hizmet etmektir, yani namazdır, oruçtur, güzel ahlaktır — ki bu vacip hükmündedir. Üçüncüsü ihsan makamıdır: kalbi tasfiye etmek, ruhu terbiye etmek, insanı Allah’a ve Resulüne âşık olmaya götürmek — ki bu sünnet mesabesindedir.

Son yüzyılda ehl-i tasavvufun bir kısmı bu sıralamayı alt üst etmiştir. İhsanın üzerinde durmuş, imanı ve İslam’ı bırakmışlardır. İman olmadan ihsan olmaz. Namazda gevşeklik var, oruçta gevşeklik var, İslam ahlakında gevşeklik var — nasıl ihsanı yakalayacaksın? İhsan, “Allah’ı görüyormuşçasına ibadet etmektir.” Göremiyorsan bile O’nun seni gördüğünü bilmektir. Hazreti Ali Efendimiz “Görmediğim Allah’a ibadet etmem” buyurmuştur — yani Allah’ı görüyordu.


Uluhiyet Allah’a Aittir: Şeyhlere Tanrılık Yükleme Tehlikesi

Uluhiyet elbisesini insanlara giydirmek en büyük tehlikelerden biridir. Kimisini cennetlik etmiş, kimisini cehennemlik etmiş; kimini oturtmuş, kimini yatırmış. “Şeyhim böyle istiyor” deniyor — ama Allah öyle demiyor. Uluhiyet Allah’a aittir. Allah gücünü, kudretini, kuvvetini hiçbir şeyle paylaşmaz. “Hadi bir sineğin kanadını yaratın yaratabiliyorsanız!” diye ferman eder.

“Sizden olan emir sahiplerine itaat edin” (Nisâ, 4/59) — bu ayet mezhep imamına, yaşayan mürşid-i kâmile, siyasi olarak devlet başkanına itaati emreder. Ama itaat, uluhiyet yüklemek değildir. Hiçbir şeyhin cenneti yoktur; cennetin sahibi Allah’tır. Hiçbir şeyhin kitabı yoktur; kitap Allah’ındır. Peygamberler bile Allah’ın kuludur.


Hazreti Ebubekir’in Hutbesi: Tevazunun Zirvesi

Hazreti Ebubekir (r.a.) halife seçildiğinde hutbeye çıkıp demiştir: “Ben bu makama layık bir insan değildim. Beni halife seçtiniz. Beni Resulullah gibi zannetmeyin; çünkü onun yanında Cebrail vardı. Ben hata ederim, kusur ederim. Hayır işlerinde bana yardımcı olun, sözlerimi dinleyin. Ama kızgınlık zamanlarımda benden uzak durun; nefsime uyabilirim.”

Koca Ebubekir böyle derken, arkasından gelen yüz binlerce şeyhi üst üste koysan Ebubekir Efendimiz’in zerresi olmaz. O öyle derken kendisini hatasız, kusursuz gören birisi ne söyleyebilir? “Sana hakkıyla kulluk edemedim ya Mahmud!” diye gece kalkıp ağlayan bir Peygamber varken bize ne düşer? Acizliğimize, fakirliğimize, günahkârlığımıza devam edeceğiz. Tevhidi her şeyimize yerleştireceğiz. Şatafata, gösterişe, kendimizi bir yerlere koymaya yer yok bu yolda.


Kaynakça

Kur’an-ı Kerim Referansları

  • Tevbe Suresi, 9/111 — “Allah müminlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır.”
  • Bakara Suresi, 2/154 — “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz; onlar dirilerdir, fakat siz farkında değilsiniz.”
  • Nisâ Suresi, 4/59 — “Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin.”
  • Hac Suresi, 22/73 — “Allah’ı bırakıp taptıklarınız bir sineği bile yaratamazlar.”

Hadis-i Şerif Referansları

  • Buhari, Edeb, 12; Müslim, İman, 74 — “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.”
  • Müslim, İman, 1 (Cibril Hadisi) — İman, İslam ve ihsanın tarifi.
  • Buhari, Cenâiz, 87; Müslim, Cennet, 76 — Bedir sonrası Peygamberimiz’in (s.a.v.) kâfirlere seslenişi.
  • Tirmizî, Tefsir, 9/111 — Cabir b. Abdullah’ın (r.a.) babasının şehit olması ve Allah’ın onu vasıtasız huzuruna alması.
  • Müslim, İman, 59 — “Kim ihlasla la ilahe illallah derse cennete girer.”
  • Buhari, Cenâiz, 77 — Şehitlerin arş-ı âlâda yeşil kuşların kursağında bulunması.

Tasavvuf ve Tarih Kaynakları

  • Hz. Ebubekir’in (r.a.) hilafet hutbesi — İbn Hişâm, es-Sîretü’n-Nebeviyye; Taberî, Tarih.
  • Hz. Ömer’in (r.a.) bir kardeşinin kalbini kırdığı için ağlaması — Ebu Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ.
  • İmam Gazâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn, Kitâbü’l-Uhuvve — Müslüman kardeşlik ahlakının esasları.
  • İmam Rabbânî, Mektûbât-ı Rabbâniyye — İman, İslam ve ihsan sıralamasının önemi.

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi