152. Mesnevi Şerhi 956-971 Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 152. mesnevi şerhi 956-971 beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
152. Mesnevi Şerhi 956-971 Beyit Hakkında
Mesnevi Şerhi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. bu 956 beytten okuyacağız yine Konu başlığı Azrail’in birisine bakması Onun da Süleyman Aleyhisselam’ın Sarayı’na kaçması tevekkülün çalışmadan üstün olduğu ve çalışmadaki faydaları Nazlı ile alakalı konu saf bir adam Bu bir kuşluk çağında koşa koşa Süleyman’ın Adalet Sarayı’na erişte yüzük andan sararmış dudakları morarmış tıs Süleyman’ın Efendi ne oldu dedi ve o da Azrail bana öyle bir hışımla öyle bir ki ne Baktı ki dedi bu Süleyman Peki şimdi ne diyor diliyorsan dile bakalım dedi O da dedi ki heyecanları koruyan rüzgara Emret beni ta Hindistan’a götürsün belki kolunuz oraya gidince canını kurtarır dedi bizi işte Halk fakirlikten böyle korkar Onun için insanlar hırs emele yok mu olurlar fakirlikten korkmak Tıpkı bu adamın ölümden Korkma sana benzer hırsı çalışmayı da sen Hindistan farzet Süleyman rüzgara emretti rüzgarda onu derhal Hindistan’a bir adaya götürdü ertesi gün Süleyman Divan vakti halkalarla buluşunca azraile dedi ki o Müslümana ne sebeple akışına baktım bu Ey Allah’ın elçisi bana anlat acaba bu işi o adamın Hanım anından Avare etmek için mi yaptın bu Azrail cevaben dedi ki ey Cihan’ın devasız padişahı o ters anladı ona Hayal göründü Ben ona hışımla Neyi ne vakit baktım onu yol uğrarım da görünce şaşırdım Çünkü cenab-ı hak bana haydi bugün var onun canını Hindistan’da al buyurdu tacı iple yüz tane kanadı olsa Hindistan’a gitmesi yine uzak Dedim işte sen Dünya işlerini hep bunu kıyafet gözünü aç da gör kimden kaçıyoruz kendimizden mi Ne olmayacak şey kimden kapıp kurtarıyoruz Haktan mı ne boş zahmet bu Süleyman Aleyhisselam bu kısası çok meşhurdur bu tarih boyunca hep böyle dilden dile tevatür derecesinde bu kısa anlatımlı işte burada anlatıldığı gibi Azrail aleyhisselam ol da aslında tercih pla Hayret tabaka Çünkü cenab-ı hak onu demişler ki bunun canını Hindistan’da ama o zaten öylesine bir korkuya kapılır koşu koçu Süleyman Aleyhisselam’a gelir ve der ki Hey Süleyman rüzgara Emret eder beni Hindistan’da bir adaya göndersin ben belki de biraz daha orada yaşarım Belki de hazır al benim canımı orada almazlar ve oraya gittiğimde daha zararlı orada canını onun alır bu kısa meşhurdur Yani eğer mi sana bir takdir yazıldıysa bu ve bu takdir tecelli edecek manasında söylenir bu yani siz size yazılan takdiri bozmaya hükmünüz yok Ve siz kimdi elinizde kendi ayağınızda Siz o takdirde gidersiniz Çünkü Konu neydi konuk tevekküllü yani çalışmayı reddetmek sadece tevekkül etmek yani çalışmaya gayret etmeyi kenara bırakmak onunla alakalı da işte bu çalışmayı reddedenler bu kıssayı öne sürüyorlar diyorlar ki yani böyle bir şey var Siz bu mu hakkı hukuku nasıl ortadan kaldırırsınız yani tevekkül etmeyi Nasıl yok görürsünüz nasıl eksik görürsünüz işte size tevekkül ile alakalı kısa bir insan Normalde ecelinden kaçması mümkün değil ve cenab-ı hak onu Hindistan’da ecelin alacak sabunu ve takdir ne yazdıysa o kimseyi Normalde ecelimi işte orada alacak manasında burada Asıl benim durmak istediğim şey şu kimden kaçıyoruz kendimizden mi Ne olmayacak şey kimden kapıp kurtarıyoruz Haktan mı Ne boşsa ne boş zahmet bu beytin üzerinde biraz fazla durmak istiyorum ve bu beyit böyle Ben zaman zaman sohbetlerinde derim Muhiddin İbni Arabi Hazretlerinin fisunun açıklaması şerhi gibidir Mesnevi derim ve mesnevi biraz daha böyle Füsun ağır dilinden Herkesin anlayabileceği bir dil et çevrilmiş ve hatta açılımı olmuş bir kitap olarak görürüm Mesnevi Çünkü mesnevideki beyitlere baktığımızda Muhyiddin İbn Arabi Hazretleri he he kendi tasavvufi görüşlerinin düşüncelerinin açılımını görürüz Genelde insanlar Hz Piri vahdet-i ucu olarak görür ama Hz bir nefis hususunda ne fıtratında Vahdeti Vücut kelimesini hiç kullanmamıştır mana itibariyle öyle bir mana çıkarılabilir mi Eğer cevap çıkarılabilir ama felaket Arabi nefis hususunda ne fıtratında ne de diğer eserlerinde böyle bir kelime kullanmamıştır sonraki gelen Harab iciec ol ve araştırmaları bunun bir Vahdeti Vücut ekolü olduğunu beyan etmişler bununla alakalı işte değişik Risaleler yazmışlar değişik kitaplar yazmışlar bu benim alanım ve konum değil ama burada hani kimden kaçıyoruz kendimizden mi Ne olmayacak şey var Yani bu kimden kaçıyoruz kendimizden mi dediğimiz Bizim kendi Kaderimiz ama ben bunun cebri olduğuna inananlardan değilim Biraz böyle Arabi’den biraz Arabi’nin Fisun dan biraz böyle Hz Mevlânâ Celalettin Yılmaz etini mesnevisinden böyle bir biraz Tabiri caizse İmam âzam Hazretlerinin işte hatlarından İmam Matur dinin işte hatlarından haniflerin iş tatlarından böyle bir Cem ederek bir delecek olursak yani hepsinde ortak bir noktası vardır Ortak noktada bir kısmı ayağını sabit eder Arabi ekolünde bir kim izin bir kısmında Nur Muhammedi’ye eder ondan sonra bu ayağını sabit elin bulunduğu makama öyle diyelim makam olarak bunu Tabiri caizse nitelendirerek olursak bu bu ne biraz biraz abes karşılanabilir mekan açısından mekanların Hani En yücesi aşağıdadır ya bu mekandır Avşar’la bu bu arş-ı Ala mekandır dediğimde zahiri bir mekanda Çünkü varlığın en üst mekansal yeridir arşa ilave a Rahman arş-ı Ala istifa etti yanı Rahman arşa la oturdu Ve yatar Rahman arşı alaya tecelli etti Ondan sonra Çünkü bunun en üst makam olduğu makamsal olarak en üst makam oldu bu ayet-i kerimeden delilidir ve varlık içerisindeki mekanların en değerli en üst noktası a ve hala dır bakın varlık içerisinde diyorum varoluşun içerisinde 3 Çünkü Mesela şöyle diyebiliriz bu dünya bir Samanyolu’nun içerisinde dünya Samanyolu’nun içerisinde en yükseğinde bu Samanyolu’nun en kıymetli en üst derecesi güneştir örneği sonra diğer gezegenler gelir Bu sebepten Çünkü Samanyolu’nu Samanyolu yapan ve Samanyolu’nun Tabiri caizse arşı alası Güneş olmuş olur ve hatta insanın da kendince bir Avşar’la sı vardır İnsanın da kendince arşa halası mağazaları Hani kalp demişler bazıları Hani beyin demişler ama ben Zahir olarak insanın Avşar’la ısının beyin ayağını sabit olarakta insanın kalp olarak görür işte manevi olarak da manevi makamların En yücesi ayağını sabit edilir manevi makamları Çünkü manevi makam ile zahiri makamlar farklı farklıdır Bunları normalde bir kısım zevatın kafası basmaya bilir hakaret etmek için yol olabilir onların a hiç korkmuyorum tekrar altını çizerek ten söylüyorum ve manevi makamların en yükseği hücresi ayağını sabit eve Atanur Muhammedi’ye makamıdır Zahire Zahir mekanların En yücesi de arşı aladır ve bütün Zahir varlık aşağının altında yapılanmıştır manevi tecelli yatağa ayağını sabit eden sudur eder gelir o yüzden ayağını sabit emane We olarak makamların en yüce noktasıdır burada kimden kaçıyoruz kendimizden mi ne boş zahmet etme olmayacak şey sözünü oraya bağlamak istiyorum çünkü bu böyle çok ince perdede olacak olan bir şey Bu benim kendi inanmışım bunu kabul etmeyebilir ler insanlar Biz kendimce inanıyorum bunu ayağını sabit edebu yaşadığımız hayatı Kendi isteği ne yaşadık ben buna inananlardanım ve ayağını sabit edebu yaşadığımız Hayat Bizim ayağını sabit D’deki kendi cüz-i irade mi zeyd’i veya Nur Muhammed’in içerisinde manevi olarak biz bu hayatı yaşadık ve biz bu hayatı yaşadığımız için buradaki zuzi ve hatta gölge alemde de bunun tecelliyâtı var aslında benim inanışına göre biz bu hayatı ayağını sabit de yaşadık Ama orada cebri yaşamadık oradaki aklımızda oradaki idrakimize oradaki irademiz de kendimiz yaşadık o yüzden kimden kaçıyoruz kendimizden mi sözünü oraya bağlıyorum Yani ayağını sabit de de yaşadığın hayatı bilmiyorsun bilmediğim için sen kendine mi kaçıyorsun ayağını sabit de yaşamış olduğun ayağını sabit de üzerine çektiğin aldın bu ayağını sabit ede her ne yaşadıysan burada yaşayacaksın Ama bu Cevri değil bu ayağını sabit de bunu sen kendin yaşadın Ha buradan haber olmayan bir kimse Bunu farklı algılayabilir O yüzden cebriye Tea kabul etmem ha Ayağını sabit edc17 kabul etmem cebriye te kabul ettim tek yer vardır ruhların yaratıldığında Ben sizin rabbiniz değil miyim diye sorduğunda bütün ruhların Evet sen bizim rabbimizsin değişir başka bir yerde Cemiyeti kabul etmem ve ayağını sabit eder biz bu hayatı yaşadık o yüzden kimden kaçıyoruz kendimizden mi Ne olmayacak şey sözünü oraya bağlıyor borç Çünkü ayağını sabit ede bu hayatı yaşadık Ama bundan Haberimiz var ama bundan Haberimiz Yok de bundan haberi olmayanlar muhakkak ki bunu inkar edecekler oy verecekler ki böyle bir şey olabilir mi ya ne alakası var eyvallah bu Çünkü bilmeyen intihar eder o kör inkar eder da çağır inkar eder bu kalbi çalışmayan inkar eder maneviyattan haberi olmayan inkar eder Zikrullah halkasından haber olmayan inkar eder Mürşidi Kamiller den haberi olmayan inkar eder bakın inkar eder ama Ama bu işin bu sırrına vakıf olmuş olan hakikatine Vakıf olmuş olan kimse de bu meseleyi intihar etmez şimdi bu kıymetli Dostlar kendimizden mi kaçıyoruz Hayır ve en Ne olmayacak şey Evet mümkün değil kendimizden kaçamayız bize şimdi kimden kapıp kurtarıyoruz Haktan mı ne boksa Ahmet Evet yani bir şey Allah’ın hüküm deyiz ve Her şey Allah’ın O zaman bizim kabuk götüreceğimiz bir şey yok ve dönüşümüz Allah’a muhakkak Allah’a döneceğiz o muhakkak Allah’a dönüşümüz ona ve her şey helak olacak var ancak onun ve geçmişte sağ ancak onun ve Çin müstesna O yüzden kıymetli Dostlar bu mesele biraz Bu açıdan Bakmak istedim Hakkınızı helal edin fazla da sizi yormak istemiyorum Çünkü içimde bir şey oldu Nasıl söyleyeyim böyle bir Çentik oldu kalbimde şöyle Çentik oldu asıl son gün gittiğimiz Saray O da gittiğimiz yeri unuttum Sarayova da o sevda Han var Sevda Hanım karşısında yine orada bira şey var sarıyor da kimmy kimsesi olmayan hiçbir şey olmayan kimselere günlük sıcak yemek dağıtan bir aşevi Osmanlı kurmuş ve Osmanlı’dan itibaren aşevi hizmetine devam ediyor bu ve biz sabah kahvaltısını oraya gittik bizim Mustafa Sevinç abimiz oradaki aşevini de hizmet eden onun herkesin teyze dedi bir kimse var bugün Instagram’da fotoğrafını yayınladım ondan randevu almış kahvaltıya geleceğiz diye oraya kahvaltıya gittik pırıl pırıl Mutfağı her şeyi böyle tertemiz çok etkilendim ve herkese fiş vermişler İşte o kimse geliyor fişini veriyor işte günlük ne kadar ihtiyacı varsa yemeğini ekmeğin alıp gidiyor canlı ama gözlerimle gördüm böyle yemekler pişiyor da mı böyle kendi kendime hayal ettim hani o tekkenin yakınında öyle bir şey hayal ediyordum yıllardan beri biliyordum ki ya burada 7/24 çorba kaynatsak olmayanlara hani böyle bir yardımcı olsak diye bir türlü şey yapamadık başaramadık beceremedik bunu böyle bir araya Hep bir şeyler geldi böyle baktım dedim insanlar yokluk yerden e-hizmetler ediyorlar dedim canlı böyle şey şüphe yok üzerinde bir soru işareti yok yani acaba Hani oluyor mu olmuyor mu diye böyle bir şey var Yeri var geliyor kimse fişini veriyor yemeğine ekmeğin alıp gidiyor fişini veriyor yemeğini ekmeğin alıp gidiyor fişini veriyor yemeğini ekmeğini alıp gidiyor ya o kadar çok böyle duygulandım o kadar çok duygulandım bu gösteriş Yok şaka At yok şatafat Yok öyle kamyonun üzerine bu Bilmem kimin zekatıdır deyip de böyle bir şey yok ve A bu Bilmem kimin iftarı dır yok bu bilmem nerenin işte Hayır ha sanatıdır böyle bir şatafattan Uzak şatafattan uzak gösterişten uzak Her Şeyden Uzak Pam böyle Sufi C tam böyle Sufi C her gün orada o böyle o yemek gidiyor oradan böyle kendi kendime dedim ya Muhteşem bir hizmet tabağını şekilde Remzi Pitt işte bir şey söyledi hani ne yapacağız falan demişler geçen Ramazan’da geçen Ramazan’da Remzi Pitch Ne kadar ihtiyaç sahibi varsa İhtar lıkları onların ayaklarına götürmüş o herkes iyi bakın her gün ya dedim ya Yani insanlar o yoklukta yani Bosna yani gerçekten yani Karabiber de iyiyim öyle bir yer yani var ama baktım ne hizmetleri diyorlar dedim ya gösterişten Uzak şatafattan uzak şatafattan uzak bak kalbimi Bu Çentik attı onu unuttun ananı uzun hatırla gibisinden o yüzden bu da sohbet bu sohbet biraz daha yani ne oldu hamur fazla su kaldırdı ama buradan keseyim kalbim kendi kedi Allah’ım yersin inşâallah Ne yapayım muhafaza eylesin İnşallah önümüzdeki hafta kaldığımız yerden devam edeceğiz onun da şimdi Bey’in numarasını vereceğim inşâallah bu Önümüzdeki hafta Konu başlığı İnşallah yine yine aslanın çalışmayı tevekküle tercih etmesi ve Bu çalışmanın faydalarını bildirmesiyle alakalı konudan devam edeceğiz 975 74 73 72 71 e971 Bate Bendeki ama inşâallah.
152. Mesnevi Şerhi 956-971 Beyit – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 , Mesnevi Şerîf Şerhi (1507.Beyit) 31.12.2022 , Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 07.08.2025. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.