Mesnevi Okuması konusu hakkında Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli açıklamalarını içeren bu sohbette, derin manevi bilgiler paylaşılmaktadır.
Rabbü’l-Âlemîn: Allah Sadece Müslümanların Değil, Âlemlerin Rabb’idir
Bismillâhirrahmânirrahîm. Mesnevî-i Şerîf’te bu beyitte Allah Teâlâ’nın “Rabbü’l-âlemîn” oluşu üzerinde durulmaktadır. Allah, sadece Müslümanların Rabb’i değildir; O, bütün âlemlerin Rabb’idir. Fâtiha Sûresi’nin ilk âyetinde “el-Hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn” (Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur) buyrulmaktadır.[1] Bu âyet, Allah’ın rahmet ve rızık vermesinin yalnızca Müslümanlara mahsus olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Hz. Ömer Döneminde Kıtlık ve Adaletle Dağıtım
Mesnevî’de anlatılan kıssaya göre bir kıtlık döneminde beytülmalden halka erzak dağıtılmaktadır. Hz. Ömer (radıyallahu anh), bu dağıtımda Müslümanlara bir ölçek, gayr-i Müslimlere ise yarım ölçek verilmesine itiraz etmektedir. Zira Allah, Rabbü’l-âlemîn olduğuna göre, O’nun kullarına yapılan muamele de adaletli olmalıdır. “el-Hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn” dediğinde, teb’ana eşit davranman gerekir.
Bu anlayışa göre hükümdarın nazarında Rum, Acem, Arap ve Türkmen ayrımı gözetilmez. Herkes eşit bir şekilde muamele görür. İslâm’ın adalet anlayışı, yalnızca Müslümanları değil, zimmet ehli olan gayr-i Müslimleri de kapsamaktadır.[2]
Vergi Sistemi ve Devletin Adaleti Meselesi
Mesnevî’deki bu beyitler, vergi ve devlet yönetimi meselesine de temas etmektedir. İslâm’da verginin (haraç, cizye, öşür) meşru bir zemine oturması için adaletli olması şarttır. Vergi, halkı sömürmek için değil, toplumun maslahatı için toplanmalıdır. Nitekim Hz. Ömer, vergi toplarken halkın durumunu gözetmiş ve kimseye taşıyamayacağı yük yüklememiştir.[3]
Günümüz devlet sistemlerinde ise vergi, çoğu zaman bir sömürü aracına dönüşebilmektedir. Kazanmış olsun ya da olmasın, vatandaştan tahsil edilmekte; ödenmediğinde ise cezai yaptırımlarla karşılaşılmaktadır. Bu durum, İslâm’ın vergi adaleti anlayışından ne denli uzaklaşıldığının bir göstergesidir.
Kanun Dışı Güçler ve Siyasi Yapılar
Mesnevî’nin bu bölümünde dolaylı olarak kanun yapan ama kendisi kanunun üstünde duran güç odaklarına da işaret edilmektedir. Kanunu yöneten, siyaseti belirleyen ancak halkın gözünden uzak kalan yapılar her dönemde var olmuştur. Bunları görmek ve dile getirmek cesaret gerektirmektedir. Devletlerin genel olarak kanunî çerçevede bile zulüm yapabildiği gerçeği, Mesnevî’nin bu beyitlerinde ince bir şekilde işlenmektedir.
Kaynaklar
[1] Fâtiha Sûresi, 1/2.
[2] Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî-i Ma’nevî, Cilt V, 2250. beyitten itibaren. Tahkik: Reynold A. Nicholson.
[3] İbn Sa’d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ, III, 289-291. Hz. Ömer’in vergi ve beytülmal politikası hakkında.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını ziyaret edebilirsiniz.