Mesnevi Okuması konusu hakkında Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli açıklamalarını içeren bu sohbette, derin manevi bilgiler paylaşılmaktadır.
Önüzü Birlahimin Eşeğet Hanım’ın O Regen Bismillahirrahmanirrahim Eftal Zikr Fâlimin Neumhum Lalla, immerlalla, Allah’ım. Hakk o hanıme de Resulullah. Cebri El-Miyayver Burstay Yemel. Hamdü, Elyayir Abdülillahir Aleyhi ve. Selâmün aleyküm. Allah gizliyenizde hayırlı eylesin. Hayırlı, hayırlı, hayırlı eylesin. Rabbim cümlemize, cümle, ümmet-umrahamede hak kâh, vâtıl, bağtıl, bilenlerden eylesin. Hak kâh, hâtül, hâtül, hâk yâşem ve hâkıran. Vâtıl, bağtıl, bilip, pâtıl, karşı, cihad eden kullarından eylesin.
Nerede misin? Bunların namısına kanına şerefine, haiseye ettine, topraklarına, canına zulmediliyorsa, nereden misin? Bunların haksız, hukusuz davranınlıyorsa, Cenâb-ı Hak hepsinden de o zamanımların intikamına asın. Cenâb-ı Hak onların başına bir tane zalim taynesin. Halimler o zalimle onlardan intikamına asın. Halim, sonra zalimle başına bir kılıç taynesin. Halim, kılıç da zalimlerinden intikam asın. Halim, sonra dönsün zalimle, o kılıç tane intikamına asın.
Mesnevi Okuması Hakkında
Ifsral devletini yerle yksamıyla sin. Halim, destekçilerin, yerle yıksamıyla sin. Onların yıkıldığını bizlere göstersen. Hükürün ünatumahamede özgürlükne ası beri ile sin. 2.95.5.5.1.8.5.5.5.5.7.5.5.7ipper Bu arada mesemi sohbetini başsarken erizin canzak gibi Leyla hanımında teşekkür ediyoruz. Sohbetleri o tam başlangıştan itibaren yazıya döküyordu. O yazıya dökmüş oldu. Heps, iki bin yirmi dörde kadar olanları hemen acil hediye bağlanan yetişsin diye Mastermış kitap olarak hoşuma gitti.
Sevindim kendisine evretten Özellikle teşek üretiyorum. Biz de onun için az önce hiç işe arasını yaptık. Allah izin verirsen inşallah. Onu vasıtıracağız. Böyle biraz daha üzerinde kitap haline getirm vasıtıracak inşallah. Allah’tan bir şey gelmezse. Hoşuma gitti. Böyle baktım. Ama cümzüm maksatımız kitap yazmak değil ve hata kitaplaştırmak değil. Neyi doğru biliyorsak konuşuyoruz ama böyle insanın gönlünü hoş gelme. Benim gönlüm ama hoş gelme. Allah’a yiyesin inşallah.
Evet iki bin iki yüz elli beşinci beyete gelmiş. Gündüzün elbisemiz gönesinizi yasın. Geceyle inde şekve yorganımız ayı şeye. Açlarımızdan değil mi? Ayı, obkalık ekmek sanıp elimizde gökyüzüne saldırıyoruz. Yoksunlar bizim yoksulluğumuzdan ve gece gündüzyiyecek düşürmemizden ağlanıyorlar. Samı yerinin halten kaçtığı gibi. Hatraba yabancı herkes bizden kaçıyor. Birisinden bir ağuç merzime kisteyecek olsa bize sus keber babalar çıkaracağız. Malum şikayet devam ediyor.
Geçen haftadan kalan geçen haftada çünkü en son ekmeği yok. Ekmeği yok, ekmeği yok, katığımızda haze teslimi yok. Suyumuz gözece. Gündüzün elbisemiz gönesinizi yasın. Geceyle inde şekve yorganımız ayı şeye. Geceyle inde şekve yorganımız ayı şeye. Geceyle inde şekve yorganımız ayı şeye. Geceyle inde şekve yorganımız ayı şeye. Gündüzün elbisemiz gönesinizi yası. Geceyle inde şekve yorganımız ayı şeye. Fakirlik öyle bir noktaya gelmiş ki. Normalde diyecek elbiseleri yok.
Aynı zamanda da örtecek yorganları yok. Sadece güneşin hışı ile össeni yok. Normalde ayı şeye da üstlerini örtüyor. Burundan, kena etabü. Necaz’in normalde dünyadan nasip sizlikle alakalı. Normalde o kimse, Mevcut kendi bulunduğu konumdan şikayetçi. On kendinden yukarılara bakınca o kimse nefiş şikayet ediyor. Kendinden aşağıda baksa nefiş şikayet edecek. Çünkü azeti peygamber de salunlar ve selamı dertel. Hadi şerhte insanın gözünü kendinden aşağıda kiner’e Dickmesi gerektiğini söylüyor.
Kendi de yukarı da kiner’e Dickmeye kalkarsa nefiş sepsi kayt ediyor. Çünkü normalde isteğim sonu yok. İstedikti’ye ister insan. Ve ateşatıfatın şatatın sonu yok. Ve ve ve suyumanın sonu yok. Gözler için sonu yok. Yani normalde böyle olunca nefiş, bunu noktada dünyanın ka olarak önüne ne koyarsan koy. Önüne ne koyarsan koy. O daha da fazlasını istecek. Daha da sımestecek. İnsan nefiş çünkü kurgunlarını kendine abaktan Allah’ınla böyle kurgun yapmış. Nefiş hep daha fazlasını ister.
Bunu çevirirseniz. Ve de her bunu terviye derseniz, manevi olarak daha fazlasını ister. O manevi yolde yürürken de insanın nefişi daha fazlasını ister. Yani işte şey yeni gördün. Bazı tepegamberi görmek ister. Bazı tepegamberi görse Allah’ı görmek ister. İnsan normalde dördüncü makamagası, beşinci makam ister. Beşe gelse altıya geçe ister. Yani ister de ister. Çünkü insan o nefiş için isteği hiçbitmez. İster manevi anlamda olsun. İster de dügevi anlamda olsun.
Tabii burada hani dügevi anlamı söylüyor. Ve diyor ki, yani suvija bakacağız sana bakıyordursa yani o normalde nefiş. Nefazsana hep isteği o aslında suvija çizden bakılırsa okumsa aslında her suvija çıplaktır. Şimdi bu biraz ağır gelebilir. Sohbetten yani nasıl çıplaktır? Kendi iç alemine döndüğünde okumsa Allah’ın önünde fukaradır. Çünkü aydıkerimine hepiniz fukarasınız. Allah gani derdler. Böyle olunca bir suvija kendisini hiçbir zaman maddi anlamda zengin görmez.
Bir suvija hiçbir zaman da manevi anlamda da zengin görmez. Bir suvija terviyesidir. Bu hiçbir zaman kendisini işte fıkıhta üstat elimde üstat nebilem suvija ilikte üstat ve ilibim makama gelmiş. Bunu suvija bunu böyle düşünmez. Bunu böyle görmez. Yani suvija bu manada maddi olarak da manevi olarak da çıplaktır o. Yani geysiz yoktur. Geysiz çünkü makam getirir. Nebgi getirir. Nebilem işte bir katogarı getirir. Ama suvija geysiz olmalı. Mesela ben Şeyhim’in üzerinde hiçbir zaman bir şey haydadesi görmedim.
Bir şey cüpesi görmedim. Şeyh Efendi özellikle böyle ben yolun başındaydım daha bu sahnı olun. Bizim ki dermiş haydadesi dedi. O benim kullandı kaldı. Sonra ödemişe bizim Hacı Allah bir geldi. Onun haydadesi nebbi nebbi nebbi nebbi nebbi nebbi cüpesi nebbi nebbi o nebbi de bunu da da. Bunu sorduktan sonra zaten dedi ki ona biraz para harcat oğlum. Cömert olsun dedi. Pararca masıl ağzım anandı. Cömert olmasıl ağzım. Pararcat dedi. Efendim ben nasıl para harcat emin olunalım.
Mesela de deki dedi. Bugün yemekler senden diyememememem kimseyi ben böyle dedim. Onun olsun. Dedede de emredersiniz dedim. Dedim acaba. Bu cümay yemekler senden dedim. Tamam dedi. Gittik köftece. Yemeğililik. Onunla katlan ödededir bana. Kaktımı de bir mi? Ne oldu dedi? Olmadı efendim. Yabam olduk biz böyle çeğolma. Şimdi derviş, derviş çıkartışınla baktığımızda. Sufilik açısınla baktığımızda. Hiç bir şeyin ustası. Hiç bir şeyin üstadığı. Hiç bir şeyinâlemi değildir.
Bir Sufi dilinden ben şöyle şeyhim. Ben şöyle mürşi bir tamirim. Ben şöyle dervişim. Ben şöyle âlemiyim. Ben şöyle bu işleri bilirim. Bunun normal şartlarda Sufi bilid değildir. Sufi dili der ki biz hep talibiz. Öğrenmeye talibiz. Ne öğrenciz biz? Hep beraber öğrenci. Hep beraber. Hatta şeyh Efendi biz biliyor musun? Allah’ın öntelisin. O yüzden Sufi Allah önünde çıplaktır. Manemi at önünde de çıplaktır. Kendinde bir şey görmez. Ama nefsini uyyan bir kimse ne kadar âlim olduğunu ne kadar iyi olduğunu, ne kadar büyük şey olduğunu zamanın piyiri olduğunu, zamanın kutboldun.
Söyle ondan daha fazla âlim yoktur. Ondan daha fazla ilmi ilmi ehli yoktur. Ondan daha fazla dervişi bilen yoktur. Sufi dili bilen yoktur. Yoktur da yoktur da yoktur da. O her şeyin zirvesindedir. Öyle insanlar Allah muhafaza elisin. Onlardan uzaktorum kaçın? Bir kimse manevi olarak kendinde çok büyük özellikler olduğunu söylüyorsa, o o o o ona ne rüyallar gösteriliyor. Hani dervişler arasında bölümü apet olur. Bana Ertesi gün olacak olan şeyler gösteriliyor.
Yani sen ne anlakalı da bir şey olsa da o da gösterilirdi. Onun o kadar maneviyordu çok ki ona her şey gösteriliyor. Anlatır dervişler böyle güzel mi apetler bu? Böyle dervişlerin arasında işte hatta kimisi hafiften böyle gözünü yumar, böyle kafasına kalbini doğru saklar. Hani böyle şey yaparım. Eğer onun sonu o o esna da bir ilham bekliyor. O esna da ötelerden bir haber bekliyor o. Ben böyle bir şey olunca bir melami var ya. Hani hikayesi koşu koşak gelmiş, melami derviş şey yine.
Demişe efendim. Filancet şeğe efendim. Peygamberlini ilan ettirmiş. O böyle bir kalbini yaslanmış. Biz azıymışan öyle bir Peygamber ilan ettirmedi. Şimdi dervişin çıkacağı son noktamı gideceği yani. Böyle düştüm hâlâ anlatmaya rüyânlatmaya. Ona bir hata yapsana söylerler. O bir günah işlese ona ikaz ederler. İkaz gelmediyse o haklıdır. Riyasındagörmediyse hatal olduğunu o haklıdır. Hela karıkoca derviş sayandı keten elva. Herkese o gece şey bekliyor, tecelliyât bekliyor.
Tam tartışmışlar. Öbürki bir de diyor bana. Efendim ben sabah kadar bir iikaz görmedim dedi. Kadına dönünün baktadığım bir iikaz görmemiş o. Sen gördün mü vallaha efendim, ben de bir görmedim dedi. Bundan ikisi de iikaz görmemişler. İkisi de haklı olduğunu söylüyorlar. Siz ikinizde batmışınız dedim. Nasıl dedi? Dedim yani normalde er batmamış olsaydınız. Size bir iikaz gelirdi. İkaz gelmediyse siz yerine bir siniz dedim. Batmışınız. Dedim size iikaz mü iikaz gelmiyor demek ki dedim.
Siz de en mar ediymiş mi? En mar edekiniz sana iikaz gelmez dedim. Nereden gelsin dedim. Bundan tavar kallarını bakmadan gittiler dedim. Sarmaşın dolaşım barışın. Siz böyle dedim birbirinizde iikaz bekler kendinim. Ömür geçim biçek dedim. Boşan canı soradı. O nar evet yok. Baba derviş ya iikaz bekliyorlar. Allah muhafaza elese. Dervişler arasında muhteşemdir bu. Ayı ekmek sanıp göğe saldırmak. Yani açılık o kadar başlarını uğrumuş ki. Hani şimdi gazeden estan teneler görüyoruz ya.
Bunlar bu oradaki anlatılan şey. Yani gazıyeyi aratmaz. Hani gazıya da çanaklar çömlekler kalıyor. Yekmek, ekmek hiçbir şey yok şu anda. Bir de işte filanca yerde dağıtım yapılacaktı. Olarak bütün millet aç çünkü günlardır. Herköz oraya koşuşturuyor. O namusuz, şerefsiz, haiseyesiz, kanı bulduk. Südü, bulduk. İnsanlıkdan nağısıbine almomir. Hayvan’dan daha aşağı mahli olan İssrailler onları bombalıyor. Ve İslam ülkellerin de kınıyorlar çok yüksek de veceden.
Toplanıyorlar. İyi olarak içiyorlar yüksek de veceden kınıyorlar. De oluyorlar. Ben bazen diyor mu kadar yüksekleriz eden. Kınamayın başanızı bir iş gelecek son adıyor. Tabii yüksekleriz eden. Kınanınca onlarında gücüne gider şimdi. Gücüne gidince de bunların bir şeylerini açıklayırlar. Eyvak, Eyvak. Ya musadın elinde ne o efsayın bünden uvurdu. Korkul geziyor ya ortalıkta. O siyonistler boşturmazlar, musat boşturmaz. O ülkellerilerinin bir açığını bir şey senin bulmuştur o.
Zaten o neden yan o açıkça söyledi. Dedik o oturun oturduğunuz yerde. Bir açıklar samde de koltuklarınızı kaybederseniz dedi. Herkes sustu oturduğun o sözü yuttu. Hani dünyaliderleri Müslüman dünyanın, Müslüman halkı Müslüman olan, liderler bu sözü yuttu birisi şunu diyemedi. Açıklıla ne açıklayacaksan diyemedi. Yani bütün halkın müslüman olan, onun devlet başkanlarını tehdit etti resmen. Haberler de öyle okudum. Dedik ki oturun oturduğumuz yerde sizin hakkınızda dedi.
Bazı şeyler açıklarsam koltuklarınızda otramasınız dedi. Artık ne varsa elinde mosa’dın yani İslam ülkeli yani halkın müslüman olanların devlet başkanlarını, demek ki açık olan bir halleri var, bir durumları var. O durumlarda o hallerde mosa’dın elinde o yüzden onlardan ne yapıyorlar. Konuşamıyorlar bir şey yapamıyorlar. Aynı şey, harimleri içinde geçerli. Aynı şey, şekler içinde geçerli. Yani Türkiye’deki cemaat liderlerinin ne alakalı mosa’dın elinde ne var, bilmiyoruz ki.
Hocayız, ahlimiz, şeyhiz diye dolaşanlarla alakalı mosa’dın elinde ne var, bilmiyoruz ki. Yoksa bu uyku bu gaflet bu böyle konuşmamak, hakkı haykırmamak, ayetleri, adişleri, ayıp, büyükmen, meseleleri, ayıp, büyükmen, nereden geliyor, bilmiyoruz. Allah’ın hafaza ile esin. İşte öyle bir açlık ki nefistiyor ki onun sana muduyor, ayet ekmek sanıp biz göğe saldırıyoruz. Yani normalde o kadar açılar. Ne normalde, acıkınca ayet ekmek gibi görüyor. Bir kimse neye ihtiyaç duyuyorsa neye ihtiyaç duyuyorsa onu görür hep.
İhtiyat gördüğü bir şeyin kölesi olur. İnsan onu öyle bir şeydir. Yani o en yüz seviyede telefon alması lazım. Onu ihtiyaç görür, onun kölesi olur. Aylarca onu taksit dödeceğim diye ulaşır. Aftı üstü telefon, görüşsek telefon aşa. Onun kölesi olur. Çimisi işte en son kurasının sahip olması lazım. Model olarak gelmesi lazım. Onun kölesi olur o. Gidçek adamın neresi erkek bilmiyor? Daracık pantolonlar, daracık üzerine gömlekler. Ve atta şimdi erkeklerde başladı, soyunme ya.
Yani o ne o da çıplaklık şimdi. Erkeklerde çıplak dolaşıyor. Kadınlar zaten çıırına açtı. Teşlercilik modelu, halbuki oteşlerciliği düşenler, modeli takip edenler, modeli olanların hepsi de psikolojik vakadır. Hepsi de bir kimse model düşkünüysen psikolojik vakadır o. Herkes dargeyeyim, o da dargeyeyim. Herkes bir intara fırına açarken o da açacak. Gerçekten psikolojik olarak rahatsızlık bir bu. Ve hatta okum ise işte telefon çıçacak, önce o olacak. Hani gösteriyor ya haberler de süreye gülüyor insanlar sabah saat 4.1 de, de bir de neymiş de iPhone’un yeni modeli çıkmış, önce onu ancaklar.
Sıradalar, hepsi de psikolojik rahatsız. Yani şu anda dünya üzerinde gerçek hastalık bu. Hani bu teknolojik hastalığı değil. Bu marka bağımnası yeni telefon ondu olacak, yeni bilgisayar ondu olacak. Her şey ondu olacak. Ve bunun açlığını yaşayınca okum ise onun kölesi oluyor. Normalde neyik de yaş duyorsanız, onun kölesi siniz. Kuran Sünnet de arasında bakarsanız o zaman meseleyi kurtarırsınız. Bana giyinmek için bir gömlek lazım bir pantolon lazım. Dar giyemen, İstanbul’un adamına aykırın erkek olarak söylüyorum.
Herkende vücutatları belli olmayacak. Sadece kadınla alakal değil ki bu. Şimdi erkeklerinde vücutatları meydanda. Bu da cahiz değil. Herkeklerlerce pantolonla hepsi de meydanda. Herkese de de düşük Kemal’unursa onun sonu cümada orada, arkası görünüyor. Herkeklerim. Bildiğiniz arkası görünüyor. Arkekler de darı çıkıyor. Lekıyorlar. Halebide göbekler geliyor ya onu. Ya gayme ya. Gayme göben pat diyor işte. Kadınlar da yine. Temeyin ya, göbeğiniz var. Gayme endarı çıkbise.
Şey gayme, yiyorlar. Allah muhafızı eylesin. Onu ihtiyaç görüyor çünkü. Herkese onun giyiyor, o da onu giyicek. Herkese onu giyiyor ya, o da yiyecek onu ihtiyaç görüyor. Bu büyük bir hazdalık. Bu da nefisi nasdalıkları? Allah muhafaza eylesin. O yüzden nefisi her şey erli uzatmak ister. Ve her şey kendisiinin olmasını ister. Nefisi öyle bir şeydir. Burada da üstattığı o ki Hz. Mevlan’a onun o sana insan diyor. Nefisini uydu mu? Elini göğe uzatır. Hayhaulaşacak.
Ayybide ekmek sanırlar. Yoksullar bile bizden utanıyor. Yani o kimsenin sefaletini görünce, o kimsenin o yokturunu görünce. Yoksullar bile ondan normalde işte acı yollar ona. Ve uzaklaşıyorlar. Bu bizden bir şey isteyecek muhakkaktıyorlar. O yüzden normalde su fice bakılırsa meseliye gerçek fakirlik. Öyle bir şeydir ki gerçek fakirlik. O bir sufinin öyle bir hali vardır ki sufi o fakirli zengininin içinde olsa dayı. Etrafında her şey var olsa dayı o yokluk içinde yokluk yaşa varlık içinde yokluk yaşa makar.
Herkesin işidir. Varlık içinde yokluk yaşa varlık içinde yokluk yaşa makar. Nedir vardır harcam yödur. Her şeyi ihtiyacını görebilir vardır. Onun yokluğu varlık içinde yokluk yaşama o da bir nefis terbiyesidir. Ama asıl nefis terbiyesi, o kimse varlığın içinde olsa dayı yokluğu içinde yokluk yaşa masaylazım. O zaman elli fakri olur. Öbür türlü o kimse gerçek fakrı yaşayamaz sufiler için fakrılı fakri yaşamak. Yani eline attığını alıyorsun. Almak kardeşim. Eline attığını harcıyorsun harcama sen nefsini terbiye ett.
Aylık ne kadar eline geçti, yirmi binler. Yirmi binler, redayın sonun darci o sen sen nefsini oydun. Aylık ne kadar o yıllara o yıllara o yıllara edersen arcıyorsan nefsini oydun. Sen o elli ne yaptığını böyle hemen sahibi olmayı çalışma. Nefsini vurur biraz. Nefsini terbiye, nefsini terbiye gitme kafaya oraya buraya. Nefsini terbiye. Anlayı ki de burada kendine kıyafet nefsini terbiye. Oraya buraya harcama parayı. Nefsini terbiye. Nefsini terbiye. O fakri yaşa, millet ne derde düşümbek.
Millet ne diyorsa desin, millet der hep zaten. Peygamberlerin arkasından konuşmuşlar. Peygamberleriyleleştirmişler bu insanı olduğu. Nefsini oydun, Allah’ı bileleştiriyor. Kitabı bileleştiriyor. Koca profesörün ediyor. Bu Allah’ın ayağı tolamaz diyor. İnsan nefsini oydun mu? Eleştirmeyeceğim bir şey yoktur. Nefsini oydun mu? Onun insanın konuşmayacağı bir şey yoktur. Allah’a iftiratıyor insan. Peygamber efteratıyor insan. Üstatlara şehire dermişler. Iftiratıyor insan olur.
Kendi eşini iftiratıyor. Kendi çocuğuna iftiratıyor. Kendiannesine boğulası ne iftiratıyor. İnsanın sözü bile fı bitmez. Herkes bile of şeyler. Sen kendi nefsine bak nefsini terbiye. Sen herkesin güldüğü yerde sen Allah. Herkesin rahat ettiği yerde sen zorluyuyyaşa. Sen herkesi, boğulukta, sen sıkıntıya yaşasıkıntıya görsün. Neden herkes sıkıntıya düştünde, sen boğuluyyaşıca çünkü. Hiçbir kimsenin hayatı tek düze de gitmez. Sen sıkıntı varmış gibi yaşa. Sen sıkıntı olunca herkes zaten çöktek, sen sen de değişmeyecek bir şey.
Sen günün zengin olacaksın. Ama bize öyle alıştırmıyorlar. Bizi su filikler vesifermiyorlar. Bizi kapitalizmim, bir de çarpık kapitalizmintel vesifirliyor. Evlerde çocuklarından sokaklarından devletler, her yerde israt var. Devlet israf ediyor. Aileller israf ediyor. İşletmeler israf ediyor. Kadın erkek çocuk herkes israf ediyor. İstrafın içinde yaşıyor şu anda insanlar. Ve borçlığına redden israf ediyorlar. Boğuçlarına redden herkesin eninde bir artanın plastik var.
Borcu bitmiyor hiç kimseye. Bir tane de olsaydıyor. Bir iki üç dört beş altı plastikleri taşıma çıçın bir de cüzdan veriyorlar sana. Adam bir açıyor böyle kitap açar gibi altı yedi tane. Ne o şey var? Kredi kartı var. Dermişte gördüm. Dedim oğlum. Dünya kadar kredi kartı yoktu. Banku göndermiş. Arkımı bu zaline ki var. Neden göndermedi? Savaşaradım. Savaş neden gönderdiler acaba bana dedim kredi kartına. Savaş dedi. Normal bir şey dedi. Emekle maaşın oraya yatıyor.
İşte şöyle işte böyle şu dur. Adamlar bir de kendilerinden arttırıyorlar. Limite arttırıyor. Birlette de olumun de olun. Ya sen ödeyeceksin. Sonra onun okradikardının takkesini öbürkünü öbürkünü öbürkünü. Öbürkünü takkesini öbürkünü öbürkünü öğrecep. Harcama ya. Olmay versin. Yemeği ver. İçmeği ver. Yemeği ver ya. Olmasın sen de. Sen de olunca bir şey mi? Leverin atlıcan. Makam Matlıcan. Nefis merhatiblerinin mi geçen yok? O yüzden ama o normalde yani insanların önünde moseyatacak ya aifonanacak arabanın markasına açıkmasa nıştını.
Sorunun bir de selfie sene çekecek, fotoğrafını çekecek, paylaşacak,Instagram’da orada burada. Yemek idi, filanca yerdeyiz. Bunun da atacak. Yaptıcak nefis, onu isliyor çünkü. O yüzden normalde o yüzden sufi yokluk içerisinde yokluğu yaşamalı. Ve kendini herhangi bir yerde görmemeli. Ve Nefis, onu bir yerde görürken onu durdurmalı. Nefisler ve siyahmalı. Nefis, onun işte gömneyi, iyisini isteyecek, iyisin isteyecek, modasını isteyecek, ona isteyecek ki dur.
Bu moda olabilir. Bu kuramla şunne toygun mu? Bu kiyafet kuramla şunne toygun mu? Sen her keksinde çok hafedersin senin arkana tabak gibi meydana mı çıktı? Yok böyle bir şey. Sen her keksinde daracık, gayme, gaymeceksin. Her keksinde, sen normalde kısaş ortada çıkmayacağım mıydana? Yanında, daha bugün beğendersinler çıktım. Yanındaki kadın feraceli, feraceli artık eşimindir. Ablasını mıdır? Bilemeyeceğim. Ama erkek de dizinin üstünde dizinin altında dizinin üstünde şort var.
Kadın feraceli adam da dizinin üstünde şort var. Öyle çıkmış. Ya bu insanlara, anneler, babalar, kardeşler, eşler, acaba hiç mannatmıyorlar bu insanlara. Hiç mi sözlerini geçiremiyorlar? Ya adamın hanımı yanında yarı çıplak dolaşıyor. Sokakta yürüme utanıyorsan. Sokakta yürüme utanıyorsan. Rabbim muhafaza elisin. Evet, o yüzden suun fila çöhrete düşmeden, çatapata düşmeden, çatata düşmeden, fakrın içerisinde fakrın yaşarlar. Allah biz onlardan eğlesin. Samiriden kaçıldığı gibi bizden kaçıyorlar.
Samiri kimde bu sahileselam, turusin aygıdınca Samiri bir altınların hepsine eritti. Altınlardan bir tanım bu sahi yaptırdığı o bu sahi de normalde insanların önüne getirdi. O bu zahdan da şeytan bir ses çıkardı ve mu sanın, kami, mu sathur, sinadakken Samirinin yaptığı bu sahi ilah edeniler. Çünkü insanlar nefis olarak putları ilah edinme beyildir. Gerçek dinden, dinin hakikatinden insanlar uzak durmak isterler. Nefisleri bunu kabul etmez. Nefis hakikattan insanı uzaklaştırmak ister.
O yüzden ayeti kerimelerde sizin çok azınız iman etmişlerler. Müslümanlar çok değildir hiçbir zaman. Ademden itibaren hep azınlık dadırlar. Heva ve hevesine uyanlar, heva ve hevesini ilah edinler, dünyazınlık çok unluk dadır. Hiçbir zaman inananlar, çoğunluğu yakalayamamışladır. Buancak ahir zamanın son diliminde, mehdi, ahiler, resul, zuhur edince yaşanacak. Öbür türlü Müslümanlar hep az işte mu sahile selamda tur, sinay’a kırt gün. Çünkü orada halvet etti, tabirica ise erba inçikaldır.
Kırt gün erba indir. O yüzden erba in de mu sahile selamın, sinetinden gelir. Suhrü Filar’ın bir kısmında bu terbiyesi sistemi vardır. Dervişleri, kırt günü erba inçikardırlar. Bizim derdi almalı da yoktur. Biz normalde, sünnet, siniyeni ise biz ona tabi oluruz. Hazreti Peygamber, salullal ve selamazetleri, Ramazanın ilk zamanlarda ilk on gününde sonra orta on gününde, en son Ramazanın son on gününde, etikafi girdi ve ölünceye kadar son on gün, etikafta devam etti.
Bizim için, etikaf son on gün durs. Ramazanın içerisinde on gün durs, on bir gün yapmayız ama okum ise etikafa normalde girer ne yaşayacak sayı. Yaşar, Peygamber, salullal ve selamazetleri, bir de muharrende on gün etikafa gelmiştir. Onlar, onlar, itikafı bozar, eşlerden bazıları, gelirler, şey, mesz edin içerisinde çadırgırıp, onlar da itikafa niyet edince Allah Resulullah ve selam bunların ne oluyor? Kendin etikafını terk eder o sana, terk etmeyi senede muharrende etikafa girer.
O yüzden bir kimse Ramazanda etikafı terk ederse muharrende kazatmesi, muharrende kazatmesi evladır. Çünkü olur insan etikafı terk etmek zorunda kalabilir, şeriyaten çok önemli bir mesel olur. O yüzden etikaftan çıkmak etikafı terk etmek zorunda kalabilir. Öyle olunca da o kimse muharrende etikafı niyapar ihaede de. İşte sanıriden kaçıldığı gibi bizden kaçıyorlar. Sonra bu sahileye selam, normalde tur isinadan duyduğundu dönünce halkının sanırının yapmış olduğu bu sahet yapındığını duyulacağı hatta o sinirli elindeki evhalları yere çabtu.
Tahsa eksem beş, doğrusu biz senden sonra kahmini sınadık ve sanırı da onları saptırdı. Ne yaptığı sanırı o normalde halkı saptırdı. Musa kahmini kızgın ve ücgün olarak döndü ve eee kahmini. Rabbini size güzel bir vattep bulunmadım o. Uzun bir zaman mı geçti aradı? Yoksa Rabbinizingazabını uğramak istediğinizde mi bana verdiğini söyden caydını. Söyden caydını ddde, seksen beşten doksan yediye kadar ve böyle olunca halk sanırıdan irendi. Sen bizi saptın neye gönderdi, sen bizi saptın neye sevgitim değil.
Ondan selamı sabah kestiler. O yüzden okum se artık öyle bir zillet halini yaşıyor ki onları normalde artık bu karallar da iyi ondan kaçıyor. Şimdi dervişte bazen zaman zaman başına böyle sıkıntılı zamanlar gelir. Bazen kara haller olur. Diğer dervişler. Ama ben de bir şey iste ister diye ondan kaçarlar. Mesela fukaradan insanlar uzaklaşırlar bir şey isteyecek diye. Ve ahifli az eden bir kimseden uzaklaşırlar bizden bir şey ister diye. Normalde kaçarlar bazen insanlar kötü ahlaklılardan da kaçar.
Sert tabi atlı olanlardan da kaçar. Bazen insanlar nodar ve işte aya olsa kaçarından. O sert tabi atlıdır olur olmaz konuşuyordur. O zor olmaz bir lirine böyle sert tabreniyordur. Millet onun ne çeksin? Ondan da uzaklaşır. Ve ahifli cümrilerden uzaklaşır insanlar. O kimse cümridir Cenâb-ı Hak onun etrafında kimseye tutmaz. Allah cümrilerine sevmez. Cümrilerine sevmeyin cümrilerine trafında değişikimse olmaz. Sert tabi atlılar Allah cemez. Onların etrafında değişikimse olmaz.
Onlar de kendi kendinin avuturlar. Ben doğruyu söylüyor mu? O yüzden hiç kimse etrafında yok. Ve atla ben iyiyim aslında. İşte hiç kimse benim etrafında yok. Yok öyle deyip doğru değil o. Cenâb-ı Hak Peygamber’in ediyor ki, Ersen yumuşak huylu olmasen, Sert ve kabol seni. Sen etrafında hiç kimse durmazladıyor. Bakın Peygamber olmasına rağmen. Sen Sert ve kabol olsaydın. Senin etrafında hiç kimse olmazdı. O yüzden Sert ve kabol insanların etrafında hiç kimse durmaz.
Cemrilerin etrafında hiç kimse durmaz. İki de burada etrafında eleştirilen insanların etrafında kimse olmaz. Dili seviyor olanların etrafında kimse olmaz. Bakın çavuran insanlara böyle deli danalar gibi bir şey yapıyormuş gibi. Barıp çavuran insanların etrafında kimse olmaz. Ama onlara sorsan onlar çok iyi insan. Onları sorsan onlarçok iyi biliyor her şey. Bilmiyorlar, bilmiyorlar, bildiklerinden onu da iyi kullan. Öyle biliyorlar. Bunlar normalde bir sufi toplulum içerisinde de uzun nefeste bunlar olmazlar.
Sonra onlar çok biliyor ya. Yani normalde çok bildiklerinden dolayı. İşte üst adaza kire görevliler. Bu, ne akıllarmaya kalkarlar. Ne bilemişte onların söylediklerini kesmeye çalışırlar. Düzeltmeye çalışırlar gibi Allah muhafaza elesin. O yüzden normalde bir tek fakirlerden ki biriler kaçar. Kimliler kaçar. Kendince ben bunlarla beraber mi olacağım diye. Üşrik kafallar kaçar. Çünkü müşrikler öyle yapmıştı. Peygamber salullar ve selama dittenin huzurunda. İşte birkaç bu karan derbiş gelmiyoruz.
Sahabı ve gelince hani biz bunları yanında mı konuşladık. Biz bunlarlar konuşmayalım. Laih Bey’iniz değil. Yüzünü ekşitirler. Yüzlerini ekşitirler. Rabbimiz onlarla neylemese mi? Merjime kistesek hakaret görüyoruz. Yani normalde bir lokmalık bir şey istese okum ise yani karınım açtı ise işte hakaretiyor. Hoş şimdi bugünün dilenci. Kendilerinin hangisini ihtiyacı var, hangisini ihtiyacı var, bunu da bilmek mümkün değil, dilence diyorsunuz, adamın yüzünden yüz bin lira para çıkıyor.
Dilence diyenin dört katlı beş katla evi çıkıyor. Normalde işte eski şeridi oturuyorsa bursa da dileniyor. İşe gelir gibi sabahların notabise biniyor, geliyor, bursa da dileniyor. Aksam olunca işten çıkmış gibi tekrar otobise biniyor, gidiyor eski şeride. Eski şeride dört beş katlı binası var, dükkanı var, kiradaki şu su var, bu su var. Tabii eşi bile bilmiyor dilendeye. Eşi çocukların bile bilmiyor. O işin var diye çıkıyor her sabah. Araba sımarabası da var.
Dedim ne yapıyorsun? Hani öyle yani, önce koca mı dedi, geliyom dedi, bursa dedi, arabeye bir yere park ediyor. Değil arabanın içerisinde, kuluk kıyafeti de var. Fukarak kıyafeti. Araba da değiştiriyor. Dedim sen de benim gibi yapıyor onuz zaman. Nasıl dedi? Ben diyorlar çıcam zaman yok kıyafeti var. Dedim, asyon dedim ütürü pantolonun, dedim gömmeyi. Dedim sohbete geçeriz. Aman arabanın arkasında değiştiriyor. Aynı hocam benim ki daaynı dedi. Ben de aynı o da.
Bana bir de ölâmlatıyor. Aynı izleceğim izle diyor. Vallahi ne izledim sıkıntı yok. Ama ben dilenmiyor. Anamızda ki fark mıdır? Anıl, ben diyor halledim. Bir yerinde hocam benim. Dedim, ne anman diliniyorsun ya? Hocam diyor durun, ne on ki? Meslek mı diyor? İrlardan veriyor. Çocuklarını okut mu işin bir kaç tanıncına evlendirmiş. Ama, etedim merak etme olanı senin dükkanınlığında işinlerde, etiyorlardığı siz benim işime karışmıyormuş. Bıgyın büyük ol tutmuş ya ne yapıyon demiş ya?
Seni takip edemiyoruz demiş. Ne takip etcemden sen bende. Bir de küfredmiş ya ne? Demiş, önül, okuttum, önünde işin var, evlendirdim altında arabam var demiş lan. Sen benim işim dedim, harika seni yatıyo, çöcek bir laf yok. E şimdi normalde hani, bir şimdi isteyene verilin de nasıl verilim. Bıgyın, ver siyok olduğumuz bazen bizden zeynem. Bana soruyorlar, diyorum ki ben de, vermiyor muyum? O sünneti işe emiyor muyum ben de? Benim ver siyok olduğum. Ya, ler var diyorum.
Ne yuraya şeyim, başkasında diyorum. Öyle değil mi duruyor lan? Yok, çünkü o, o, hani ama, hani insanlar genel olarak isteyene, orharkir baka. Cenâb-ı Hak de istemeyim diyor da. Çok nı açar kalırsanız, temiz yüzlerden isteyeyim diyor. İstemek yok İslam’da. E istiyorsa da temiz yüzlerden isteyecek, çok nı açar kalırsa. Ama öbür türlü normalde, o kimse önüne gelenden isteyecek, o sebi şeyler. Ve andırıyorsa, dileniyor. Suvulikte de dilenmek yoktur. Suvul fi dilenmez.
Bunu anlatıyorum dersler de, olucağımda yaslı yıkıldım dışarı çıktım. Böyle birisi geldi, selamun ekim, al ekim selam, benim bana dedi biraz yardım eder misin? Sana dua edeyim dedi. Bana olsun ha, dedim hayırdır? Böyle şey yapınca, dedik ki üst adım beni seyahat et çıkardır. E dedim, sen dedi Allah için seyahat değil mi anlır? Bizim dedim, üst adımızın üstadının üst adının üst adını da üst adını da, üst adı seyahat et çıkarmış. Demiş gidelim. Verirlerse yiyeceksin, vermezseks vermezlerse istemeyeceksin.
Yatırlarse, yatacaksın, yatırmazlarse, yatmayan demiş. Kimse de mi şey istemeyeceğim? Demiş dedim. Böyle durdu şimdi, bana bana mavalı okuma gelesinden, al baktım böyle şey bilgişlik tasıyor. Bak bunun adı abone biliyor musun dedim? Nerede de neredesin üst adında dedim? Samusunda dedi. Ben şimdi Samusunda döndürdüm onu, omuzlarını tuttum, arkasına geçtim. Şimdi aç ellerini dedim, seni seyahat et çıkarmış, vesile ederekten istedi. Nasıl dedi? Seni seyahat et çıkarmış, ev üst adındarım.
Evet, sen dedim şimdi Samusunda doğru, döndücün, düzen gidelim. Yarın bir üst adımı vesile ettim. Beni seyahat et çıkarmış, aç sen diyeceksin. Beni doyur. Böyle bir şey mi olur ya, deli deli konuşandı? Ben deliğim zaten dedim. Bunu böyle yap, gerçekten ihtiyacın var ise, merak etme de seni ihtiyacın görür. Ama dedim, seninle üst adını inancım var, ne Allah’ı. Sam başkasının elindeki ne güveniyorsun dedim. Başkasının elindeki ne güvenen insanın imanı kemale ermemiştir.
Altını çizeyim, başkasının elinin altındaki ne güvenen bir kimsenin imanı kemale ermemiştir. O dilencidir. Suvi ise dilenmez. Sufi dilenmez. Öyle olunca, hani buradan nefis mercime kestiyo hakaret görüyor. Ama normalde, mercime görüp de hakaret görmesi nefsayet. Sen nefsine uyarsan hakaret görüyorsun. Sen nefsine uyarsan sen zehli olursun. Sen nefsine uyarsan sen Allah’ın önünde peygamberinin önünde, Müstadenın mani viatın önünde, ve insanların önünde zehli olursun.
Nefsine uyuma, heva hevesine uyuma, heva hevesine ilah edin mi? Sen azizken zehli olursun. Zehli olursun. Sonra dersin ki Allah beni zehlilete. Allah seni zine den zehlilete. Zehlili sen istedi. Edebe muka yer sendavrandım. Edebin birşena sen çıktın. Sen hadi açtın. Sen çizgi açtın. Eee Cenâb-ı Hak sen zehlili sen istedi. O yüzden hani derviş, bu noktada kendince hiçbir şeyin istemez. Eee onun da aldırmaz için. İstersen nefsine uyumuş olur. Ve kendisinizehlilete Allah muhafaza elesin.
Ayrıyahtan, orhakir görmemek lazım. Bu da zahirin bir fukara yohor, hakir görmemek ad. Ana ait gelmemari yitime ezme. Aytikirmedir bu. Yitime ezme. Anne, hata ait kimden devam un vardır. Yitime ezme dilenciği de azarlama. Yani isteye de dilenini de azarlama bu aytir. Bu işin şeriyi tarafıdır. Sen isteye de normalde ne yaparsın? Azarlayamazsın. Yitime ezmezsin. Yitime yardım edeceksin daha. Dilenciği azarlama vermiyorsan vermem. Kimisi kızıyor var çağırıyor. Allah muhafaza elesin.
O şey değil ve o kimse bir ondan isteyen bir şey olursa, o kimse kendince hiç âleminde Cenâb-ı Hak’ın kendisine bahşettiği. Nimetler için anlayacak. Birisinde bir şey, birisi bir şey ihtiyaç görüyor. O sende var öyle değil mi? O sende varsa sen Allah’a çok hamdet alnıhı çok zikret. Deki yâ Rabbim, sen beni bu nimetini içerisinde koymuşsun. Bu nimet de beni nimetlerdirmişsin. Bu lütulma bana ekram etmişsin. Sana hamd ediyorum. O sufi, bunu gördüğü zaman, Allah’ı olan zikrini hamdini arttıracak.
Ve, diyecek ki Cenâb-ı Hak’ın bu sene olsun, Cenâb-ı Hak bana lütvetmiş, ikram etmiş, hiç san etmiş. Sana vermiş, herhangi bir şey, sende onun ihtiyaç olarak görmüyorsun. Ama bir başkasın işte ihtiyaç olarak görüyor. O örnek diyorum, o ekmeğe muhtaç, sende ekmek var. Hamdet, sen neden bende paslıyor ki ya siz var mı? Ebi başkasın paslıyor, sende, sende tatlısı var. Allah hamdet, Deki yâ Rabbim sen bana nimetimi içerisinde yüz dürüyorsun. Çünkü hani, yetimi gördün, yetimi görünce, yâ Rabbim beni anasız babasız bırakmamışın.
Ben yetim kalmamışım, sana hamd ediyor mu de, o yetim çünkü bir şey ulaşamıyor. Bir şey yetişemiyor. Ya annesiyok, ya babasıyok, kimisi anneli babalı yetimdir. Kimisi, zahir en anası babası vardır ama yetimdir. Nasıl analı babalı yetimdir? Yani o çocuk onların değilsen ki, ne iyi gülönürlerle uğraşırlarle, onlar herhangi bir diyorlar, ne onun, eksini, gedeyle bakarlar, yani doğrumuş, yapmış. Bitti, annalı babalı yetimdir, kimisi. Gerçekten içeçişlerci bir şeydir.
Bazen insanlar, annalı babalı yetim olur. Annesi babası olmasın, ne var mı? Annem baba ayırılır, nefislerine uyarlar, bir boşanırlar, çocuk bir ona gider, bir ona gider, da olmuş, aile olur. Çocuk ne annesini annesi gibi bilir, ne babasını babal gibi bilir. Nefsine uyarlar, kimisi üç kuruştan, kimisi beş kuruştan, nefisler, noyup, evet, evliliklerine bozarlarla bozarlarla, nefsim uyar insan, yapmayacak olduğu hatayı yapar, işlemeyecek olduğu işe işler, nefsine uyar, ayırılırlarla ayırılınca nimeti görürler o zaman.
Eyvap yüzüne yaptıklarla, ama bazen dervenişler de de var, ufak tefek müyüzülardan, ayrılmaya gidiyorlar, Allah’ım diyorum, önceler akıplikir var. Yani, kimi gerçekten, hani ayetikirme yetime ezmeden, amalı babalı yetimler var. Analı babalı, anne babasa, yiygilenmiyor hiçbir şey ile. Analı babalı yetim, Allah muhafaza elvesi, o yüzden normalde, o kimse, etrafına baktığında, etrafında olmayan bir şey kendisinde var ise, Allah’ı çok çözükrecek, hamdecek.
O gözünü sabancı yedikmeyecek. Sabancı da var, ben de neden yok, otur oturduğun yere. Hadi ne bil, Allah muhafaza elvesi, o zenginliğinin bir de sabunu vermek var, o paranın bir de sabunu vermek var, oturduğun evine sabunu vermek var, bindiğinin arabanın hesabını vermek var, onun hesabı var, yoksa ne etmeyin, oturduklarınız evlerinizin hesabı var, bindiğiniz arabaların hesabı var, yazlıktanınızın, kışlıktanınızın, tarlınlarınızın, bahçelerinizin hesabı var, bunların hesabı yoksa ne etmeyin, İslam zenginlik karşıtı değil, zenginlik düşmanı da değil, ama onun hesabı var kardeş, sen o yüksemin de hiç sıkurlarla kız çevirdin mi, hiç bu karaları yemeye edirdim, orada, sen bu karaları çağırıp orada bir iftar ettirdim mi, seni arabana kimler mi?
Seni arabana nereye hizmet ediyor, evin nereye hizmet ediyor, senin eşşan kimine neye hizmet ediyor, onlar nefsinde hesabı var, ama müslümanlar bunlar unuttu, lailerle olmuyor, onu var benim neden yok, iyi senin de oldu, hadi bakalım hesap vermeye hepinizde, seni yoktu senin de oldu, hadi cehennemersenler. Selâmün aleyküm ben geliyorum de, nede sen onun hesabını var ama sanki, Allah’a vakir ver, namaza duruyor, işlet alıyor, oruçletten villa yaptımmış, nasıl hesabını ver canım, iş takipçiliyormuş, çay hizmide bir demona telemona çıkıyor, usta foca’m, selamın alıya kimselam, tanıyamadım size oca’m ben kendimi tanıtmayayım, iyi tanıtmak kardeş, buyurun, böyle böyle beni iş takip ediyorum da cahiz mi?
Dedim kendini tanıtmıyor mu bir okrasiden sizin o zaman dedim, ve gelişte dedim, dedim namazuzu şerefsizin, hasyesizlerin tekisinizin, kapat telefonunu ne soruyor mu bana dedim, ruçletçinin tekisin sen dedim, kaldı, Allah’ın adinin’e iman nasıl öyle dedim ruçlet, dedim mi yemedim, müsuslu, kapat telefonu dedim, kapat sen git dedim, diyanetten fettvaistek ennen adadım, sizden için çevredildi deyle, benim dilim çok seviyorum dedim, kapat telefonu dedim, kapat dedim, ben bizi ahir zamanı alayım, zannediyorlar, adam ruç edecek, biz de fettva sını verceğiz, bide, bide lafamak, hani benim, bide adımın çıkardılar şimdi, bu, particiler, purticiler, siyasetiler, bir okradan, seviri dilleymişim ben, ben yumuşak değilim ki, ben fikran eşçinsel, değilim kalben eşçinsel, değilim, benim ruhum sarışın değil, onlar fikran eşçinsel arıyorlar, fikre eşçinsel, cinseset, her tarafı döner, yanardılar istiyor, hani veriyorlar yafettvaşın’le, yani mason o efkanının, onun son afkanının, fettvasını veriyorlar, ne fettvası, ne bileyasın miktarı kadar fayiz, siyasetler, iyi evvel son yüzde seksen, yüzde seksen de fayiz var, siyasetler, veya devletin fayiz, siyasetler, bunlar böyle mason kafalı, bunu yaydılar, benim hafası kar kesime de yaydılar bunu, ben onların dindar kesin demiyorum abi, dindar şu, kuranaçınle teslimsı, yapışmaz, yapışmış, yaşamak için, yaşatmak için, mücadele denlinde, dindar olur, dindar olur, öyle her namaz kıma, dindar değildir, her oruç tutan dindar değildir, her derviş dindar değildir, ya, gelmiştir, dersemmiştir, talektir o, dindar değildir o, dindar, kuran ve sünnetesim sıkı, yapışıp, kuran ve sünnetin yaşanması ve yaşatılmaz için, mücadele denkimsedır dindar, dindar orası burası oynayan adam dindar değildir, aklı fikri, iyi bir şeydirmiş, aklıfikri tecaviz o oramış, neydi belir siz, aklı fikri, o dindar değildir, müslümanım müslümandan faysalı fermesini, meşlül gören dindar değildir, değildir, eşsin sallarda Allah’ın yarattı diyenkim setti dindar değildir, biz de onlara hürmet ederiz, diyen dindar değildir, değildir, istedik, kadar namaz kılsın, istedik, kadar orist olsun o, onun fikri yapısı kuram ve sünneti o, ikun olacak, fikri yapısı kuram ve sünneti o, uygunsa o dindardır, namaz kılmış ayetleri inkar ediyor, namaz kılıyor, hadisleri inkar ediyor, bırak, namaz kılmayıp da, namaz kılmayıp da, ayetleri, hadisleri, tebli eden, onu, sonan kimse, ondan daha hayırlı, hiç olmasın, fikri bozuk değil, ameliyor, fikri sağlam, öbürükünün fikri bozuk ameliver, ameligöysler işte kaldı, minafıntek o, o bizim önümüzde dindardır olarak koyuyorlar bunları, dindardır kesim, lan dindardır kesim oynamaz orası burası, dindardır kesim, esen rüzgarı göre yönelmez, akça gavak yapra gibi, dindardı en bir kimse, bir düduk oturmaz, dindardı denkimse kuram ve sünnet düşüncesinden tavizlermez, yok, dindardı ence onun akahide sağlamdır, akahide sağlamdır, okuran ve sünneteseneyemsem sıkı yapışık durur o, amelde eksikliği vardır, amelde eksikliği vardır, veya o kimse bazı haramları işebilir, ama akahide fikri sağlamdır o kimsenin, öbürköt namaz kılıyor fikri sağlam değil, rüzgün çetece vaziriyor, Kayırmaya ceva zırıyor, ne bile mi içkiye ceva zırıyor, kumara ceva zırıyor, Fuhu şu kendisi kaldırıyor aram neye yasaktan kaldırıyor.
An bana ne senin namazından kuranından. Fikri bozuk! Akah edemez yok! Akah edemez yoksa bekmeseyim. Fikri bozuksa! Adam kartonda, karton bile de kalttan yurt atken aram. İstemdim yasın, niye yaşıyorsa Fikri bozuklardan yaşıyor? Fikri bozuk! Kimse, Dayatılmış İstamı yaşacağım de uğraşıyor. Dayatılmış! Ona demişler ki bu kadar yaşacaksın. Bunları söyleyeceksin, onları yaşıyor onları söylüyor. Yani bir televizyon prana bana çıkıyorsun televizyon pranaından çıkmazdan önce yaşadığımız söylüyor.
Yani canlı yayınca soru cevap yokacağız. Baştan dedik ki, Koca’m dedi ya bazı şeyleri eskese, ben eskese çekeceksek, başlamayalıdır. Bana ne sorarlardı, cevap verimdedim. Bana ne sorarlarsın, ben bildiğimi cevap verim dedim. Böyle mi oluyor televizyon pranaından genelde böyle olur hocam dedi. Yani dedim, niye et diye süt diye karışmayacağım. Yani o minval üzerinde, sevelim sevilelim, mevleviyeceğim. Hep ondan bahsedeceğiz, sevelim sevilelim, hoş görelim.
O, uçalım bir bölge bir şey giyalımız. Tamam ya tabi ya din öyle. Yok dedin, ben ne soru gelir, secevbandır mı? Sen bu ya, yedi sekiz, ay devam ettik. Cemil kaçay devam ettik ya? Cemil’i gördü, düm gözüm gördü, yanlışım gördü Cemil’i. Cemil’in televizyon da kaçay devam ettik, biz orada? Kaç, iki seneye yaklaşık, evet. En son pruna mı çöydu? Pruna mı sonlandı? Adamın birisi Fais daha la kalı soru soru soru. Karadeniz, belliydi. Ben de müslümanın müslümanından Fais alması vermesi, annesiyle, kahvede varın, de bünde, siyine etmiş gibi olur dedim.
Tamam, kopduk ya, kananın sahibi geldi kanalı. Tanışmak istediğim ki, beni içimden önün küsoğun pruna. Zaten iki üç ay, bir sözüm kaldıydı onlara, bitti, o televizyon’a çıkan o profesörler var ya. Koca mankoca man, onlara, belli konular da konuşma müsaade sivar. Dehettin, mış din, gerçek din anlatamazlar. O yüzden Allah bizi affesin. Dilencilikten buraya geldik. İman bildiğini okudu gene, şimdi normalde insanlar normalde dilenciyi de dilenini yani. İsteğini de ezmeyecek.
Fukarayda ezmeyecek. Yetimi ezmeyecek. Bazen işte analı babalı yetimler doldur. Onlar da ezmeyecek. Allah bünün muhafaza ile esin? Bir de Fukar alın, öyle bir noktası vardır ki, Allah muhafaza ile esin. Bu hada şerifi de, eskeşmeli. Fukar alın, öyle bir noktası vardır. İnsanı küfür, küfür, götürür. Haset, kıskanmak, öyle bir noktaya götürür. İnsanı o da normalde, insanın kaderinin önüne geçer. O yüzden, ne, hani, burada, şunu düşünmesin kardeşler. Yani, tam Fukar alın tercih ediyormde, impde, tembelli tercih etmesinler.
Biz çalışacağız. Gayret edeceğiz. Hiç kimse muhtaç olmamak için, var gücümüzde çalışacağız. Hiç kimseye bir şey, bir şey aldırmamaya,gayret edeceğiz. Bu ayrı mesela. Ama, insanlara da Haset etmeyeceğiz. Kısık anmayacağız. Rabbim bizler onlardan mafaza ile esin. İki bin iki yüz atmışıncı behitti. Arabın ifdiaları savaş ve ihsandırız. Sence Arab için de yazı da kazını bir yok edilecek. Bir yanlışa benziyorsun. Ne savaşacağız? Zaten biz savaşız öldürülmüş bitmişiz.
Yoksunluk kılıcı ile başımız üçür olmuş gitmiş. İçtan nere de, yoksunluğun, etrafında dönüp dolaşarak, ağırmadı. Havada uçan sineyin, damarını soku, kanını emmek deyiz. Hale bize misafir gelsin, geceliğin uyuyun, gelbisesini soymazsam ben de adam değilim. Kadın artık çıırırdan çıktı. Coşdu kadın. Fukar ablık artık, onun beynini dağıttık, kalbini dağıttık, aklını dağıttık. Arabın ifdialı, yani önmesi savaş ve ihsandır. Yani Arablar savaş etmek savaşçı, bir kavimmiş gibi savaşlarıyla ölürler.
Müşrik zamanla, hani Cenâb-ı Hak aç, süresini bahsediyor ya. Siz aç, imatettenizi bitirdikten, hemen sonra, geçmişte atalarınızı, andığınızdan, daha şedit bir şekilde Allah’ı, zikredin diyor. O Arablar müşriklik zamanlarında, beytullah da sıra ile, böyle ayakal kallar, ben felancanın felancanın, felancanın, oğuluyum. Benim de dem şöyledir, babam böyledir, şöyle cömertdir, şöyle cesaretdir, savaşta bir kılıç da oğun kişinin kafasının koparmıştır. Gebi, böyle şata hat ve şata vat varı, bütün beytullah da, o haç için toplanlarının içerisinde, böyle övünüyorlar onlar, müşrik zamanlarında.
Cenâb-ı Hak aç, süresinde de, diyor, hani geçmişte atalarınızı, anıp böyle övünürdünüz ya diyor. Siz şimdi, haçı yaparken veya, hacı bitirdinizde Allah’ı böyle zikredin diyor. Hatı siz zikredin, suğut sizi kode saatsın. Bakın o aye tıkerimi yaşayamıyorsunuz. Bak Cenâb-ı Hak aye tık, belirtmiş, parz, siz haç farzası’na yerine getirdikten hemen sonra, Allah’ı öyle zikredin ki diyor. Allah öyle zek geçmişte, müşrikten atalarınızı, andınızdan daha şeditmişe gündüz zikredin diyor.
Sen şimdi beytullah tığı tavaf ederken sesli bir şekilde, la ile, hey, illallah, desen, seni radikal İslamcı değil, alır götürün polis seni. Evet, sen beytullah tığı sesli bir şekilde Allah’ı zikredemezsin. Jamilerte, sesli bir şekildeAllah’ı zikredemezsin. Sen normalde, camide ya cami Allah’ı zikir yerdeyim mi? Sen zikredemezsin orada. Sen çünkü dayatılmış, dini yaşacaksın. Sen aye tıkerimeleri yaşayamazsın. Sen din olarak sadece namaz abdest oruç haç zekat, bunları bilceksin sen.
İyilik yap, sevelin sevilelim, Türkawa kurumuna zekat ver. O başkanında kadet okuştursun, uçaklarda, derilerin Türkawa kurumuna, etleri de, Türkawa kurumuna, kurumuna, ya o din olarak bunu yaşayacaksın. Sen tatile gideceksin. Ramazan bayramı tatil, kurman bayramı tatil, devletti zaten tatil yapman istiyor. O araya lambadız, buraya araya, oraya buraya gelirse, hati dokuz günlük bir tatil, hati anıtalaya, hati denizkenarlar, ne hati yurtta işine, ahat tatil oldu, var Ramazan bayramı, yok, neredeler tatil?
Ben git sen bir yere, neredeler Ramazan bayramında tatile getire, vallada, billada, tillerda, iki dün ya bir araya gese, ben onun kapısına bir daha bayramlaşmaya gitmem. Gitmem, derin bir de, siz tatile gidiyorsunuz bayramı yaşamıyorsunuz. Şimdi kapı kitliyo millet, ne regidiyo tatile gidiyor lan, anlın evine git, baba, ne evine git, kayın var denekit, kayın peterine git, amcanın git de, ne git, ne ne git, bayram git, onlarla bayramlaş yok, antaile gidiyor, yok alayya gidiyor, kuşa da sı, oradan, kıy işe redinden gel yukarı doğru, olmadı biraz daha böyle, ahi, sorma, cevah odalarına gittik, zamanınız yok ya, işte Ramazan bayramını, geçirilim dedik, ne yapma oraya gittiniz, tayvana gideliniz, birini öyle dedim, o, Londra’ya gitmiş, ben ne işin varle onlara dedim, madem tatil yapacağım, tayvana gidelim dedim, acaba, hanım da vardı, ulan ne olacak hanım da olsun dedim, han tayvana anlın siz gidilmez çünkü, öyle diyor, ulan olsun ne olacak, o da olsun dedim, gidelim, yok bu, dayatılmış dini yaşıyor insanlar, sordlusuda, mısırlısı da, tunususu da, cezaylısı da, paslısı da, turguda, acamida, arabada, dayatılmış din yaşıyor, orası burası elmiş, bir kümüş kesilmiş, kırpılmış, seninle ne bir din koymuşlar, demişler ki, böyle inanacaksın, böyle yaşacaksın, böyleinanıp, öyle yaşıyor, onunla o sana Mustafa’ız, vas evredirli, sana saviri geldi, sen yumuşak, sen ya, benim konuşmam, batlı sana, sen çünkü yumuşak, aklım yok, yumuşak, fikri yumuşak, kalbini yumuşak, senin tenil de yumuşak, benim bildim, hatunun tenil yumuşak olur, adamın tenil yumuşak olmaz, aalimin tenil yumuşak değildir, gerçek, hakiki bir aalimin eti, acıdır, gerçek manada bir mürçidi kamerinin eti, acıdır, acı, sen onu yalaya masın bile, acı gelir sana o, sana o yunak aalimin lazım, sana yumuşak lazım, sana öyle bir şeh lazım, kesenin ettiğine çuttuna karışmayacak, sana öyle şeh lazım, sen git var İstanbul’da, sazlı sözlü her yerde, sen onlara takıl, sen sevrit bir leyişin yok senin, kesiz sazlı sözlü her yerde, takıl onlara, burada ne işin var senin, ben gerçekten de onlara göre sevredirli, o gidecek sevelim, sevirli mi bakacak, Allah muhafaza elisin, işte arablar da aslında çok savaşçı bir millet değilim, onlar böyle, hani, tutlarla kıyaslar, sak yanlarında mesaveleri o ve, de alırlıktarı kalmaz, o yüzden azlet, beganber sabrullarlı ve sellemazleterli, tutlar sizinle savaşmanlıkça, siz az da onlara savaşmanız diye, adişeri firaadetmiş, çünkü tutlar savaşçı bir milletdir, bu yüyu yüyu karın mezopotamya halkı, komple savaşıdır, bakma işimde gazzeye müdahale edilemiyor, bu başımızdaki yönetimlerlerle kalır, biz de savaşçı bir yönetim olmuş olsa, tutlarakim sayan gözle bakamaz, akıllarından geçiremezler, biz o özellüğümüzi kaybediyoruz günden güne, dün bizim atalarımızın köyü hükmünde olan devletler köyü köyü, şimdi bize kabadayılık yapıyor, bir amucu isra elimize kabadayılık yapıyor, ben bu topra’nın çocuğu olarak kanımı dokunuyor benim, bizim dün vila etimiz dünyanın istem, bize kabadayılık yapmaya kalkıyor, ben dün bastıra, bahadat, can bizim vila etimiz bize kabadayılık yapıyorlar, anlısır bize kabadayılık yapıyor, bizim vila etimiz, fastunuz cezayır, vila etimiz bizim, bizim vila etimiz bunlar, şimdi birleşik araba milletleri, işte ne o var ya bir ayak başlarında soytarabik var, hani bize böyle sinkaflık yapıyor,yemin ediyorum köyü köy arası, Osmanlı da köy arası, köy, şan vila etine bağlı bir köy arası, kasaba da değil, ama gelin görün yaşadığımız hale bakayım, ben bundan yüz yıl önce bizim köyümüz olan yer, yerin başındaki soyta krallar, bize kabadayılık yapıyor şimdi, bizi yutuyoruz bunları, ne de koymuşlar bizim önümüz, yol tasun, cihanda su, gelen muruyu gidemuruyo, bizi tokat diyor biz herkes, ekonomik olarak tokat diyor, siyasi olarak tokat diyor, askeri olarak tokat diyor, tokat diyorlar, tokat da manya aldık, kıburdan zaman dolar binmem kaç parola oluyor, kıburdan yon altın binmem kaç parolaıyor, kıburdan yon fazler binmem kaç parolaıyor, ortaya roğulana, gidip bir şey olduk biz, ekimse bunun dillendirimiyordu bakmıyor da, vay yunanistan sen ne oluyorsun orada diyen yok, bunan bir avu çorda teraristler onları sen ne oluyorsun diyen yok, neden hepimiz biliyoruz teraristin arkasından amerikava, yiyenmen amerikasa amerikah, bakıyoruz Yunanistan’ın arkasından amerikava arasında var diyoruz, ulan onların hepsi dövdlek, hepsi dövkorkak, iki tane bölük gönder sen onları ha Allah aşkımı o gibi atar, ama yok, ceza evinlerindeki kabada yılları, ağacan hepsinde ahadecan Yunanistan sınırına koydum sizi, Yunanistan’ın Allah aşkımı o gibi atında valla onları Allah aşkımı o gibi atar, bizim kabada idediklerimiz, hani üç beş yinayeti var böyle ağağa, düzeltkisine affetçez git beş tane on tane balıkar yanın kellesini getirdecek, vallahi gider beş üst tane kelle getirdir.
Biz buyunca, elin Amerikalısın silahlanıyor, herkesin elinde silah var, biz de silah taşımak silah edinmek yazak, bu ülke yarın öbür gün işkale uğraza, bu ülkenin vatandaşları, işkalden kendisini koruyacak silahları yok, kim silahsızlandır da bize, hangi güç, biz de silahsızlandırdı, hangi emper gel güç, bize silahsızlandırdı, halkı, bir avuç israel kendin vatandaşını silahlandırırken, devlet tarafından silah dağıtılırken, hangi güç, bu, atmış milyon, kırt milyon erkeği silahsızlandırdı, ben bunu düşünüyorum, kafandırıyor, ben bir gece ansızın saldırıya geçseler, evet askerimiz var, evet güvenlikgüçlerimiz var, evet, biz de neden yok silah ya, vatanımızı kim koruyacak?
İçimizden bazıları sütü bozuk kanı bozuk çıkar, yarın öbür gün israel, amarika bizi bombaladında yazın bunu kenara, barış yapmak isteyen, içimizden satılmışlar olacak, barışalım, savaş dursun, ama nonlar işgal ettilerse kazın diyen kanı bozuk sütü bozuk, her tarafı bozuk satılmış siyasetçiler ve bir rahatlatlar olacak, ne yapacağız o zaman biz? Işgale uğradınızda işgale karşı dilenmeyin diye silahınız yok, boznataya şandı mı? Yaşandı, onca müslümanın ırcına geçildi mi?
Geçildi, onca kadının kızının sırplar ırcına geçti mi? Geçti, içimiz de ki hermeniler, içimiz de ki Yahudiler, içimiz de ki sabate ister, içimiz de ki din sizler imansızlar, yarın öbür gün bir kardaşa anında senin kızını senin karnı, tecavıca bacağına dair, senin elinden nasıl bir belke var, nasıl bir delil var? Nasıl uyuyorsun? Boznataya şanan sende yaşanmayacak mı zannediyorsun? Irak da yaşanan sende yaşanmayacak mı zannediyorsun? Suriye de yaşanan sende yaşanmayacak mı zannediyorsun?
Ukhraynada yaşanan sende yaşanmayacak mı zannediyorsun? Kırımda yaşanan sende yaşanmayacak mı zannediyorsun? Asar beyecan da yaşanan sende yaşanmayacak mı zannediyorsun? Oradaki ermeni ler az herileri gülde mi karşıladılar? Orada soykırım yapmadılar mı? Sana yapmayacaklar mı zannediyorsun? Böyle zannediyorsunuz? Yanılıyorsunuz? Ya da ben yanılıyor. Ya da benim gördüğüm rüyallar, benim kalbime gelen.. Arabın ifterı savaş ve iş sanmış. Eyi Türk Milleti, Ebu topraklarını insanları, sizin ifterınız nedir?
Sizin ifter edeceğini savaş mıdır? Sizin ifter edeceğini size iyi san etmek. Fakir’e fukara ihtiyacı olanları dağıtmak mıdır? Sizin ifterınız nedir? Önceden asalet asalet. Asil bir insan asil bir sülale. Namusunu koruyan, şerefini koruyan, haysiyetini koruyan, ve o aylarının o sülale’nin iftar edeceğini şeylerdir. Bununla iftar edildi. Namusuna şerefini, haysiyetini düşkündür. Onun karısına, kızına, olsunna, bu sına, dokunamazsın. Dokunursan, o sana, dokunmaz, ezer seni.
Asalet buyu. Asalet, tentin de akla bu gelir de. O asil bir ailedir. Yani senona, yangaza bakamazsın. Onun ailesine, karısına, kızına, çoluğuna, çocuğuna, yangaza bakamazsın. Bakarsan, senin gözünü çıkarır eline verir gönderir. Asil bir ailedir o. Asil bir aile, camerttir, elahı çektir. Fakir’e fukara’ya yardım eder. Kimse, sizinle kollar, kanatların altın alır. O kimsesizin, kimsesidir. Asillik budur, asillik çok zengin olmak değildir. Asillik, toplük, saraban olması demek değildir.
Senin kapının bir fukara çalıyor mu? Sen asil insansın. Sen namusuna düşkümün, çoluğuna, çocuğuna düşkümün. N’an usuna, çoluğunu, çocuğunu, kuranmasın, net arasında, yaşama ve yaşatmam icadelisi veriyormuzsun. Sen asil insansın. Talşıyorsun, tabalıyorsun, anlanın terini miyiyorsun? Anlanın terini miydiriyorsun? Sen asil insansın. Senin aile, asil aile. Asillik bu, asillik vakkadan gelmek değil. Asillik bilmem hangi marka gelmek değil o, onlar soltarlık. Asillik bu.
Aile ne, mahallene, kühne, kasabana sahip çıkmak. Şehri ne sahip çıkmak, asillik bu, dervisin, üstadına, derviş kardeşine, dergana sahip çıkmak, asillik bu, asil dervis. Onun yanda sen şeye yineleştiremesin. Onun yanda sen şeye yine aşağıya masın. Onun yanda dergana, onun yasha layamazsın. Onun yanda sen derviş ya aşılayamazsın. Onun yanda suvillelerlapsörle mesin. Onun yanda sen derviş kardeşine, ne lafsörle mesin. Onun yanda sen, kombrası suvvilldin yasına, lafsörle mesin.
Söylesen, yurtarsın. Dolduna pişman eder seni. Asil derviştir o. Asilmişsuman, dinine akar et ettirmez. Kur’an masın neterlafsörle etmez. Asilmişsuman. O değerlerine sahip çıkar. Asilmişsuman. Onun yanında sen, kur’anın, sönnetafif olacaksın. Yurtarsene. Asilmişsuman. Adam, kur’an asil neterla sen. Asil et senen, gel yürmüş gitmiş. Brakmış seni asal et. Asal et seni bırakmış. Sen derviş kardeşin hakkında senin yanında lafsörle. Sen de dinliosan asal et seni bırakmış gitmiş.
Sanasil insan değilsin. Senin sevdiklerine senin yanında lafsörle. Asil neterla sen de. Asal et sen de kalmamış. Yürmüş gitmiş sen de. Asal et asil insanların söz üzüldür. Asil insanların. Bunun bunun sözü değildir asal et. Böyle, Nurdan takipidir. O asil insanların başına yakışır. Asil insanolur. Asil insan sevdiklerini koruyan kola yan. Jam verir, ciksa, can veren insanları. Vatan için millet için can verir o. Din için imane için can verir o. Sevdikleri için can verir, can alır.
Bazen almak gerekir alırsın. Can alması gerekir alırsın. Asillik onu gerekleri. Adam muhtaraben tebrik ediyorum. Köyeye yamancık atnola. Asillik budur. Asillik budur. Anlatışı, ben içimden diyorum ki. Asil insanlar. Yavancı bir pilak have araba. Jamam veriyorlarmış. Hayırdır, büleder, namagal. Benim gejimde. Benim sokağmdan. Bir delikan nekinci sefer geçemezdi. Motorla geçecek, çarçart çarçart bir de motorun eksozunuyor. Yok, koydum odunu, indahşa. Ne alandı demokinci sefer geçiyor burada.
Abi yazılan senin abine da başlarımı sana da başlarımı. Motoruna da başlarımı. Bingersi şuradan motorun adıydı. Ben de gitti. Geçiş o geçiş. Sevgili sivarmış orada. Onu diyor muşki? Bana, Mustafa’ya söyle beni indirmesin aşağı geçişe ama kız demiş ki vallahi benim seninle konuştuğumu bilirse beni de indirir aşağı demiş. Geçme demiş burada. Asil insan, sen ne re geçiyor ya? Regman’ı arama bu. Amerikan filmi değil o iki de burada gelcem geçişen sokaktan. O sokana sahip çıkacak.
O sokana sahip çıkacak. Evine sahip çıkacak. Asalet odur. Senin eşine senin çocuklarına kimselaf söylemez. Asalet odur. Ben bazen derim, gelsin kimliyorsa ocaksa yüzmez olazen. Delikanlıysa iyi itse. Saciimin sakalımın beyazlı aldatmasın kimseledir. Hiç ateş edilecekse ateş edirim ben. İnsanlar namusu şerefi için yaşar. Dini için imane için, haistiyet için yaşar insan. Ne yaşacak ki bu dünyada? Başka bir şey için yaşanmaz. Biz dünyaya kazanmaya gelmedik. Cenâb-ı Hak bizi dinlik dost doğru yarattı.
Dost doğru yarattı. Bu bedeni bu nefsi bu kalbi. Buru o hul bu sırrı dost doğru. Ne teslim edeceğiz? O inaklık yok oramız bu ramız oynamayacak. Asalet sahibi hocaz. O yüzden arabın hani iftarı, savaş ve isan mıdır. Yiye bizim iftarımız ne? Biz de iftarımızda bakalım. Allah muhafaza elisin. Kadın devam ediyor, ne savaşı, biz savaş sız öldük. Ne savaşıyor, biz savaş sız öldük. Evet biz savaş sız ölüp imilletiz. Biz savaş sız öldük. Biz savaş mıdan ölenlerdeniz.
Biz bıraktık her şey. Bizim sokağımızda uyuşturucu satırıyor. Bıraktık biz. Bizim sokağımızda fuhuiş oluyor. Bıraktık biz. Bizim sokağıklarımız cattelerimiz her türlü, her türlü, haran adolup taşıyor. Biz bıraktık. Biz nefsimiz dolan savaşı da bıraktık. Biz savaşmak bize göre değil. Biz enkaldan talonluk çıktık. Enkaldan talonluk çıktık. Üstane terörüz geliyor. İstediği yerde bombayı patlatıyor. Biz savaş mı yı bıraktık? Yuvalanlılar şimdi kuzey olarak da suur yede.
Amerika boyuna harf değiştiriyor. Bugün bir açıklama dava. PKK terörü, gütüymüş. Yep, Ege, Amerikanın dostluymuş. Hadi, dokun şimdi. Biz savaş mı? PKK terörü, gütüymüş. Yep, Ege, Amerikanın dostlu. Hadi, ne yapacaksanız yapın. Biz onu savaşlı sebebi, sayın mı arıyorsun ki? O yüzden savaşmadan ölenlerden ezbiz. Evet biz nefsimiz de de savaşmıyor. Biz düşmanlada savaşmıyor. Bizim ekmeğimiz olsun, seviyomuz olsun. Elimizde telefonumuz olsun. Ah ne güzel. Biz kafak kafed olayalım, sinem asin ama alışveriş merkezleri, dolaşalım.
Ama am bize bomba gelmesin. Ama bize bir şey dokunmasın. Dokunmasın. Siz böyle hayatınızda devam edin. Savaşmadan ölenlerden ezbiz. O yüzden İslam, mücadele direkten. Sobaşmayı da önmeyi bize söylen. Hani sahaba hünkürün grâli o diyor. Yanimiş, doksan beş yaşına. Yok yüben diyor. Yatakta ölecek bir kimse miydim? Yatakta ölecek bir kimse miydim? Suvi yatakta ölecek insan değildir. Suvi ancak mecali kalmaz, elna yan o yunnatcak bir hali kalmaz. Öyle ağır bir hastalık geçer.
O zaman yatakta ölüro. O haldeken yatakta ölüro, sen şehid ügmündedir. Gözü savaşmayı da anında hocak. Gözüm, güzel delemeyi da anında hocak. Bir sohbeti bitirdiğinde, bir sohbeti gözünüdücek. Bir dersi bitirdiğinde, bir dersi gözünüdücek. Rahatı düşünmeyeceksin, Suvi. Bir Müslüman rahatı düşünmez. Bir Müslüman dinlenmeyi düşünmez. Bir Müslüman ben birazrahat edeyim. Bir daha fazla uyuyayım diye düşünmez. Namazı yarın kılarım diye düşünmez. O rucu sonra tutarım diye düşünmez.
Dersi sonra çekerin diye düşünmez. İbadeti sonra yaparım diye düşünmez. İhlisi sonra yaparım diye düşünmez. Comertli sonra yaparım diye düşünmez. Allah yolunda koşmayı sonra yaparım diye düşünmez. Böyle bir şey yok. Savaşmadan öğlenlerden olursun. Savaşmadan öğlenlerden olursun. Öyle ölmeden önce ölünüz olanlardan değilsin. Ölmeden önce ölünüz olan kimse Allah yolunda her şeyi nefede hayda. Ölmeden önce ölünsürünün, bu ağa kuf olan kimse kuran ve sünnetin yaşanması için yaşatılması için savaşmayı da anındadır.
O dur ölmeden önce öğlen. Evinde oturup kenarda, benim kim kim, bir yapan değildir. Et diye süt diye karışma otur oturduğunu yere. O nerede ölmeden önce olacak o. Sadece sözcüğü yazma. Geçcek o üç ilahe söyleyecekler. Cusur huru şiçersinde çok memnun mutlu olacaklar. O ay ne maneviat oldu, ne maneviat oldu. Fizlülüden üç tane ilahe okundu kendimizden geçti. Allah Allah. Sürmanı cübbeler, şatağa çatafağa arabalar, bilmem neler, korumalar. Allah Resulüntmüşler.
Senin koruyucun biziz dedi, Cenâb-ı Hakk’ım. Çadırın kapısını, kılıç üstlası Türkler koruyodunu, dedik ayahtı geldi. Artık korumayam. Sen neesin? Mürçittin, öle mi? Sen büyük şeysin, değil mi? Bu korumalar ne kardeş? Sen büyük ahlimsinde mi? Evet, bu korumalar ne? Çataha çatafağa, lazım. Sordum da bir isenim korumasına, üstadı dedi, mossa teran için. O parışın yapabilir dedi. Lama mossa’dın gövmen de senin üstardın. O parışın yapsa da, gözlerimi ne kapar? Kulağıklı tarım.
Çıyağatakım elbiseler. Üstatta çayı oturmuş, arabalı va burada dışarıda. O da getiriyorlar yemek işmek, herkes kulağıklı tarp ilan böyle. Orun yungustat. Sabahşı madanı, ölen nereden ezbisi. Biz, millet olarak su filer olarak, savaşmadan, ölen nereden ezbisi. Savaşmadan, öleceğiz gideceğiz. Savaşmayı gözümüz almıyor. Nefiste savaşmayı gözümüz almıyor. Kafirlerle savaşmayı gözümüz almıyor. İsraille savaşmayı gözümüz almıyor. Hep, arkalarında, devasa, devletler var onların.
O yüzden neme lazım? Kınarken daha iyi ölçülükını yalım. Çal güçü, adca gitmiş. Şeytanı taşıyormuş. Yormuş ki şeytan kardeş, Frosudur geri taşlıyorum. Bütünce gene beraber istiyor. Frosudur geri taşlıyorum. Hiç bitince gene beraberler. Yani şimdi, adca gidiyor ya insanlar. Taş diyor, Frosudur geri taş diyor. Daha orada başlıyor. Şeytan başmaya. Frosudur geri taşlıyorum. Nereden seşeytan’dan özür diledirecek. Şeytan, senden özür dileriz. Hani sana niye de orada bir iki taş atmık?
Ama böyle, hani Frosudur geri yaptık. Biz öyle savaşmadan ölüyoruz biz. Ama hacılın birisi de şeymiş yapmış. Ben alt katlayalım o zaman, iki kat. Şeymişi böyle aşağıya. O, bu ne dedim? Şeytan taşıyormuş. Değen amamış. Şeymişi yapmış adam. İçince güngün, yukardan taşıyormuş. İki önce günyo, hacılın birisi terlik attı. O kadar hırsılığı şeytanı karşıyor. Böyle baktım, baktım anladı. Benim anladı. Dedim küçük taş açacağım. Terlik atarsan uzan hadi, mi anlamsana. Daha büyük bir terlik atar.
Ne o az Allah dedim? Bınırda mı kaçıyağıdırdı? Et sen attın ona ortadan intikam almayacak mı zannadı? Teşekkürler. Teşekkürler. Şeytan elikolubu alı. Tışı attın, yedim yalam dilla. Bitti mi diyecek? Bekliyor sen o. Daha orada bekliyor. Orada daha bir Müslüman’a küfredtiriyorsana. Orada daha müslüman’a sen Müslüman Müslüman müslüman’ın düşürüyordu. Adam şöyle şöyle şeytan taşıyormuşlar. Acı ne yapıyorsun dedim? Acı ne yapıyorsun? Sorum acı yaa şunu şöyle yapıyorlar da bunu ben dedim.
Sakin ol ya. Şöyle dün gene şeytan seni taşıdık dedim. He saptan biz şeytanı taşıyordu. Ha şeytan bizi taş diyor. Bir o ki siz daha şeytan sıvıdısın. Şeytanın taşıdığı insanlar var. Şeytanın taşıdığı insanlar var. Dedim ne yapıyorsun? Bu ben de daha şeytan dedi. Dedim nasıl? Basmaya dedi. Ben düşünmüyor mu? Ne şeytanın dışarıdanlık dedi? Bunun dışında yukarıdır dedi. Allah’ım dedim. Hayalım görüyor musun? Yoksa dedim kendi kendini var. Bana adresdim sağlam şu yukarımsalarım.
Buyum sağlam. O da yürüyüama. Adam yürüyü o yani. Yüzünü görmedim. Umarım yok mu? On da bilmiyorum. Ama taş diyor onu. Dedim ben de daha şeytan dedi. Benim düşünmedim düşünüyordu. Tabi ki yine ayı var işin içinde. Öyle insanlar. Şeytan da daha şeytan. Ama o gidiyor şeytan taşıyor da. Önce de cenk ona. Sen kendini çarma agar önce kendini taşla. Vallahi mu hafaza elisin. Ölmeden önce. Hani ölmeden savaşmak yoksunlukla alakal değil. Yani maddi yoksunlukla değil. Manivi yoksunluk çekenler.
Savaşmadan ölürler. Allah bizzare onlardan eğlenmesin. İsa nere de? Yani cömertlik nere de? İnsanları görüp gözetmek nere de? Hani fakirlik etrafımızı sarımış bizim. Biz maddi fakirlik yaşıyoruz. Bu parasızlık değil. Biz mani bir fakiriz. O yüzden bizim birisini anlatacak bir şeyimiz yok. Bizim birisine verecek bir şeyimiz yok. Biz evah edesimiz oymuşuz Allah muhafaza elisin. Misafer gelse elbise seni çalarım. O yüzden normalde hani. Adam olan insan olan. Misaferinlerbise seni çalar mı?
Düşünün böyle bir şey. Ama biz öyle sinep bir hale gelmişiz. Bir başka sinep bir şişiz gibi. Başka sinep rüyansını çalıyor. Başka sinin hale. Ne çalışıyor? Kendimiz oraya görmüş ki barnatıyor. O hale biz yaşamışız gibi barnatıyoruz. Biz başkasının rüyasının başkasının hale ne? Başkasının dermişti ne çalapanlatıyoruz? Allah muhafaza el elisin. Rabbim korusun’un inşallah. Konu başlıyor. Muhtaj ve müştakt mührüydilerin yalanca düzenci, davacıları, aldanmaları ve onları hakkı ulaşmış yüce şeht sahnmaları.
Ve reziyeyi peşinden hile ile yapılmış çiçeği hakiki bitmiş ve yeşermiş çiçekten farketnameleri. Konu başlayı, bu önümüzde kaptı Allah izin verisenine fesir ise sağlık öyleyse buradan devam edeceğiz. Biraz uzadığı konu başlayı ne kadar geleyim istedim. Vaktiniz zahun’un hakkınızı eğlal edin. Konu’yu de bitiri vereyim istedim. İnşallah öyle bugün daha doğrusu iki üç göndür. Niye temiz oyduk onu başlayın arkadaşlar. Gönü başlığında önümüzde kaptı, devam edeceğiz.
Tabi önümüzde kaptı dedik. Önümüzdekaptı, çarşamba günde mübarek malum, mevlüt kandili. O yüzden bizim neydi duruşumuz kandileri doya doya yaşacağız. İstemezelerde eleştirirselerde yokteselerde biz inşallah kandileri kutlama ede devam edeceğiz. Önümüzde ki çarşamba gün eş dost akrabakiminiz var kiminiz yok hepinizde davetli herkes herkese getersen inşallah getirmeye çalışsın. Savaşmadın, ölenerden olmay. İnşallah etrafınızda aydınlanması için mücadele edin inşallah.
Haktanızı helal edin. Bizden yanında helal olsun inşallah. Elfatiha masalah.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin 30.08.2025 tarihli sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını ziyaret edebilirsiniz.