Pazartesi, 29 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Nasihatler ·

Zahiri ve batıni ilmin olmadığı için fiiliyatı şeytani olanı insan suretinde görüyorsun

Mustafa Özbağ Efendi'nin nasihat sohbeti: Zahiri ve batıni ilmin olmadığı için fiiliyatı şeytani olanı…. Tasavvuf yolundakiler için mânevî nasihat ve ders.


Zâhirî ve Bâtınî İlmin Olmadığı İçin Fiiliyatı Şeytanî Olanı Mürşid Sanmak — Sahte Mürşidlerin Tehlikesi

Zâhirî ve bâtınî ilmin olmadığı için — fiiliyatı şeytânî olanı mürşid sanmak. Bu, modern dönemde yaygın bir tehlikedir. Sahih mürşid — hem zâhir ilmine (Kur’ân, sünnet, fıkıh) hem bâtın ilmine (kalp ilmi, hâl, makâm) sâhiptir. İlmi olmayan kişi — kendisini «mürşid» ilân ederse — fiiliyâtı şeytânî olur. Yâni şer’î hudûdu çiğner; sâliklerin nefislerini terbiye edemez; hattâ azdırır. Saf müminler bunu fark edemez; çünkü gerçek mürşid neye benzer bilmiyorlar. Bu yüzden — sahte mürşid problemi büyür. Mü’min ilim öğrenmeli ki — sahihi sahteden ayırabilsin.

Zâhirî İlim

Zâhirî ilim — Kur’ân, sünnet, fıkıh, akâid, tefsîr, hadîs. Bu ilimler — bütün mürşidler için temeldir. Mürşid bu ilimleri bilmezse — sâlikine yanlış yön gösterebilir. «Şer’î böyle değil» dediğinde — kendisi de bilmez. Bu ilimler — okuyarak, üstadlardan öğrenerek elde edilir. Zaman ister; emek ister. Sahih bir mürşid — yıllar boyunca bu ilimleri tahsil etmiştir.

Bâtınî İlim

Bâtınî ilim — kalp ilmi, nefisin terbiyesi, mertebeler, hâl ve makâmlar. Bu ilim — kitap okuyarak tam öğrenilmez; bir üstadın yanında yaşayarak öğrenilir. Sahih bir mürşid — bu ilmi de tahsil etmiştir; kendisi nefis mücâdelesinden geçmiş, mertebeleri görmüş, hâlleri yaşamıştır. Sâlikini de aynı yola yönlendirir. Bâtın ilmi olmayan kişi — sâlikin iç dünyâsını okuyamaz, terbiye edemez.

Şeytânî Fiiliyât

Sahte mürşidin fiiliyâtı — şeytânî olur. Yâni: 1) Şer’î hudûdu çiğner — «Sen artık üstündesin, namaz şart değil» gibi tehlikeli sözler. 2) Maddî menfaat arar — sâliklerden mâl, hediye, vakıf. 3) Sâliklerini kendine kul eder — Allâh’a değil; kendisine bağlı. 4) Sünnete laxlık — pratik hayatta sünnet eksik. 5) Sapmayı bid’at hâline getirir — yeni «ibâdetler» icat eder. 6) Hâl gösterisi — sahte tezâhürler. Bunlar şeytanın oyunlarıdır; mürşid kıyafetinde yapılır.

Saf Müminlerin Aldanışı

Saf müminler — gerçek mürşid neye benzer bilmedikleri için sahte mürşidlere aldanırlar. «Bu kişi etkileyici konuşuyor», «bu kişi büyük cazibesi var», «bu kişi bana özel zaman ayırıyor» — bunlar onları çeker. Hâlbuki cazibe ve etkileyici konuşma — sahihliğin alâmetleri değil. Bazen şeytan kendini bu kılığa büründürür. Korunmanın yolu — ilim. Sâlik zâhirî ilim öğrenirse — sahte mürşidin söylediği «şeriat dışı» fikirleri tanır.

Sahih Mürşid Alâmetleri

Sahih mürşid alâmetleri: 1) Şer’î hudûda sıkı sıkıya bağlı — sünneti yaşar. 2) Hem zâhir hem bâtın ilim. 3) Sahih bir silsileden geçmiş — Hz. Peygamber’e ulaşan zincir. 4) Maddî menfaat aramaz. 5) Tevâzu sâhibi. 6) Sözüne sâdık. 7) Sâliklerinin değişimi — terbiyesinin etkisi. 8) Kendisi karizma yapmaz; Allâh’a yönlendirir. Bu alâmetler bir kişide varsa — sahih mürşid ihtimali yüksek.

İlim — Korunma Anahtarı

Sahte mürşidden korunmanın anahtarı — ilim. Saf bir mümin, biraz fıkıh, biraz akâid, biraz hadîs bilse — sahte mürşidin sözünde «şer’î değil» olanı hemen fark eder. «Hocam böyle dedi ama sünnete uymuyor!» diyebilir. Bu uyanıklık — ilimle gelir. Bu yüzden — tarîkata girmeden önce ilim öğrenmek lâzım. Cahil sâlik — sahte mürşidin oyuncağı olur.

Hz. Peygamber’in Uyarısı

Hz. Peygamber «Sapık âlimlerden ve cahil âbidlerden Allâh’a sığınırım» diye uyarır. Sapık âlim — ilmi var ama yanlış yönde. Cahil âbid — ibâdet ediyor ama bilmiyor. İkisi de tehlikelidir. Sahte mürşidler genelde — cahil âbid kategorisinden. İbâdet görüntüsü var; karizma var; ama ilim eksik. Mü’min bu iki tipten de uzak durmalıdır.

Niyâz — Sahih İlim ve Mürşid

Niyâz: «Yâ Rab, beni zâhirî ve bâtınî ilmi olmayan, fiiliyâtı şeytânî olan sahte mürşidlere kapılmaktan koru. Sahih mürşidi tanıyabilen bir basîret ver. Şer’î hudûda bağlı, hem zâhir hem bâtın ilim sâhibi, sahih silsileden gelen, tevâzulu, ihlâslı bir mürşide kavuşma fırsatı ver. Saf bir mümin olarak sahte cazibeye kapılmaktan beni uzak tut. İlim öğrenmemi nasîb et — fıkıh, akâid, tefsîr, hadîs, tasavvuf kaynakları. Bu ilimle sahihi sahteden ayırabileyim. Sapık âlim, cahil âbid — iki tipten de uzak duran bir mü’min eyle.» Allâh muhâfaza eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Sahte Mürşid, Zâhirî ve Bâtınî İlim, Ferâset. → Tasavvuf Sözlüğü