Dosdoğru Yaşayın, Allah’ı Zikredin: Tevekkülün Gerçek Anlamı
Hiçbir şeyden korkmayın; Allah’ı sevin. İşsiz, aşsız, eşsiz, çocuksuz, malsız mülksüz olun — korkusuz yaşayın. Yeter ki dosdoğru yaşayın, yeter ki Allah’ı zikredin, yeter ki Allah’ın yolunda durun: bunlar yerinde gelirse önünüze her şey gelir; kılınızı dahi kımıldatmanıza gerek kalmaz.
Melâmî bir hikâyede leylek ve baykuş konuşurken bir derviş harabeye oturmuş huzur ederek onları dinler. Leylek: “Sabah gittim, akşam geldim — sen hâlâ aynı yerde oturuyorsun.” Derviş ne yaparsa yapsın, ne kazanmaya koşarsa koşsun; zikrullâh ehli için dünyanın çekirgesidir. Allah’ı seven, Allah’ın yolunda duran kimsenin rızkını Allah gözetir.
Kaynaklar
Hadîs: “Allah’a tevekkül etmiş olsaydınız, O sizi gereği gibi rızıklandırırdı; tıpkı sabahleyin karnı aç çıkıp akşam dolu dönen kuşlar gibi.” — Tirmizî, Zühd 33; İbn Mâce, Zühd 14
Tasavvuf: Tevekkül bâbı — İmâm Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbü’t-Tevekkül
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve tez formatında düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=cqu0aSs9AEs
İlgili Sözlük Terimleri: Tevekkül, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı