Yedi yüz tane zikir ayetini örtmüşler Kur’an’da konusu, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinde ele alınan önemli bir tasavvuf meselesidir.
Ancak tövbe eden, imanında samimi kalıp salih amel işleyen bunun dışındadır. İşte Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok affeden ve çok merhamet ederdir. Bu ayet-i kerimeyi buraya almamın bir sebebi de şu. Bazen Allah’ı zikir meclislerinde, zikir halakalarında kim cemaat halinde Allah’ı zikrederse Allah onun geçmiş günahlarını hayra çevirir. Hadis-i şerifini çokça söylerim. Bazı kimseler bu hadis-i şeriften rahatsız oluyorlar. Biz Kur’an’a tabiyiz diyenler var ya işte Kur’an’a tabi olanlar ve hadis-i şerifleri inkar eden zavallılar. Bu benim o söylediğim hadis-i şerifi inkar eden kimselere sözüm. Furkan ayet 70. salih amel işleyen bunun dışındadır. İşte Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok affeden ve çok merhamet edendir. Demek ki Cenabı Hak samimi bir şekilde tövbe edip samimi bir şekilde iyi ameller işleyenlerin Cenabı Hak kötülüklerini hayra çeviriyor.
Zaman zaman dervişlik hayatım boyunca şunlara şahit olmuşumdur. Yeni bir kimse ders alır, derse gelir, ilk zikrullaha katılır. Kendinden geçer böyle. Ve zikrullah bittiğinde hemen şunu söyler. Ben Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i gördüm. Şimdi bir kısmı hemen ona defans yapar. Hani o bugün geldi nasıl görür? Ben içimden derin ki nasıl bir tövbe ettiyse Cenâb-ı Hak onun yıkadı içini dışını ve o kimsenin gönül perdesini araladı, mana perdesini araladı ve onu ilk zikrullah halakasında peygamberiyle tanıştırdı. Bu muhteşem bir şeydir. Bakın bu muhteşem bir şeydir. Ve bir kimse gerçekten gerçek manada tövbe ederse Allah’a samimi bir yönelişle yönelirse Cenabı Hak onun geçmiş günahlarını affeder. Allah’la kim yarışacak ki? Hem diyeceksiniz ki Allah’la kulun arasına kimse giremez. İyi girmiyoruz zaten.
İnsanları Allah’a davet ediyoruz. Allah’a tövbe edin diyoruz. Ve o kimse tövbe edip zikrullah halakasında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini görünce kendisi görmüyor ya körlerden ya. Olmaz böyle bir şey diyor. Zavallı. Neden? Çünkü örttüler, sakladılar. Kur’an’da 700 tane zikirle alakalı ayet-i kerimeyi sakladılar. Şimdi ümmeti Muhammed’in önünde elinde birer tane meal. meallerden Kur’an öğreneceğiz diye uğraşıyor. Şimdi bunu konuşmak istemiyordum. Bir çalışmamız var Kur’an’da zikir ayetleri ile alakalı. Hayrette kalıyoruz. Yani o zikir ayetlerini Kur’an-ı Kerim’in aslında zikir olarak geçiyor. Kimisi onu öğüt, kimisi onu kitap, kimisin o nasihat, kimisi orada bilmem ne. Nasıl bunu zikir kelimesinden uzaklaştırırız diye çırpınmışlar. Çırpınmışlar. 700 tane ayet-i kerimeyi örtmüşler Kur’an’da. 700 tane zikir ayetini örtmüşler. 666 ya %10’u zikirle alakalı örtmüşler.
ilahiyatı, diyaneti, hıyaneti el birlik etmiş. Hepsi de el birlik etmiş. Zikirle alakalı 700 aye-i kerimeyi örtmüşler. Ve Allah muhafaza eylesin bu insanları Allah’ı zikirden uzaklaştırmışlar. Allah’tan da uzaklaştırmışlar. Ben bugünün Müslümanlarını suçlamıyorum hiç. Hiç kimseyi suçlamıyorum. Benim suçladığım kimseler alim sıfatıyla dolaşan ilahiyatçılar, diyanetçiler. Biz alimiz diyen din adamları. Ücretli ise din adamıdır o çünkü. Evet. Ücretli din adamı. Bir yerden ücret alıyor musun? Alıyorsun. İmam-ı Azam almadı sen alıyorsun. Bir de Hanefiyim mi diyorsun? İmam Muhammed almadı sen alıyorsun. Hanefi miyim diyorsun? İmam Serahsi almadı sen alıyorsun. Hanefi misin? Hazreti Mevlânâ ücret almadı. Sen nesin? Mevlevi miyim diyorsun? Kimden ücret alıyorsun? Kültür Bakanlığı’ndan. Kültür bakanlığıan alıyorsun parayı. Yan Allah, dön Allah diyorsun. İki ilahi söylüyorsun. Paralar cıkka. Tabii.
Bir de kanun çıkarıyorsun. Ee, semayı sadece onlar müsaade edecek. Yani sen kendi kendine sema edemezsin ya. Konya’dan müsaade alacaksın. Tabii ya Konya’dan müsaaden yoksa sema edemezsin. Allah Allah. Tabii. Sebep gideceksin onlara temanna edeceksin. Diyeceksin ki semmaya gelir misiniz? Tabii. Otel parası, yol parası, yemek parası, anasının gözü parası, gezme parası. Bir de yemek kirası, diş kirası. Ayriyeten bir de harçlık vereceksin. Konya’dan şu anda buraya bir sema ekibinin gelmesi en aşağıdan 1 milyar. Yani 1 trilyon yani en aşağıdan. Evet. Otelleri normal olmayacak, yemekleri normal olmayacak. Tabii sema kapısı demek, para kapısı demek olmuş. Tabii. Gidin Konya’ya bir işte ne yapacaksınız? Şey baroza katılacaksınız. Bir fiyatı belli. Gidin İstanbul’daki Mevlevihanelere. Hepsi de ücretli. Hepsi de ücretli. Neden bizim tekkeyi elimizden aldılar?
Ücretsiz çünkü. Canları sıkıldı. Bize neden canları sıkılıyor? Ücretsiziz. Ücret yok. Buna çıldırıyor herkes zaten. Dervişlerin yakınları da çıldırıyor. Yok canım olmaz öyle bir şey ya. Muhakkak bir şey alıyordur o ya. Muhakkak bir şey vardır arkasında ya. Tabii. Ha bir ara benim arkamda İran vardı. Bunu annemin akrabaları söylediydi. Sonra tutmadı bunu. Sonra başkaları da söyledi. Baktılar ki ben öyle değilim. Ardından Suudi Arabistan oldu. Baktılar gene ben öyle değilim. Ardından dediler ki hükümet bunun arkasında. Ulan hükümet bizimizde boza pişiriyor. Baktılar o da öyle değil. Şimdi kim var arkamızda belli değil. Yakında onun da bir şey bulurlar.
İlgili Sohbetler
- Gelibolu Mevlevihanesi Kutlu Doğum Sema – 20 Nisan 2014
- İZMİT Kutlu Doğum Sema – 26 Nisan 2013
- İstanbul / Beyoğlu Kutlu Doğum Sohbeti – 17 Nisan 2012
Daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi
Yedi yüz tane zikir ayetini örtmüşler Kur’an’da hakkında bu değerli sohbeti dinlemenizi tavsiye ederiz.