Velilerin, mürşid konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Velilerin, mürşid hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Pak nefesler bahar gibidir. Yaprakların ve filizlerin hayatıdır. Pak nefes bu manada mürşid-i kamillerin, velilerin nefesleridir. Evliyaların nefesleridir. Onların sohbetleridir. Onların zikir halakalarıdır. Allah’ı her yerde zikreder insan. Her yerde bir mürşid-i kamil sohbeti bulamaz. O yüzden bir sufi için üstadının sohbeti var ise birinci derecede sohbeti dinlemekle mükelleftir. Çünkü o sohbetten hikmetler pınarından bir şeyler coşup gelecektir. Zikrullah’a gider evde bir kimse yapar veya cemaatle olan zikrullah’ı her yerde yapar. Ama üstadının sohbeti varsa, üstadının zikrullahğı varsa onun alternatifi yoktur başka. Çünkü o pak nefesler bahar gibidir diyor. Hz. Pir. Kütüb-i sidde ebdal meselesi vardır. Bir baptır. Orada. Tirmizi’nin bir naklettiği bir var. Arz. Allah’a nübüvvetin kesilmesinden şikayette bulundu. Allahu. Teâlâ senin sırtına 40 tane sıddık koyacağım. Onlardan biri.
Velilerin, mürşid Hakkında
ölünce yerine bir başkasını bedel kılacağım. Bu sebeple onlara bedel dediler. Allah onların ahlaklarını tebdil etti. Onlar arzın direkleridir. Onlar sebebiyle arz ayaktadır. Onlar sebebiyle yağmur yağar. E o zaman sen o 40 tane o velinin, o mürşid-i kamilin birisini bul. Bahar nefesi. Onlar sebebiyle arz ayaktadır deyince sen onlar sebebiyle, onun sebebiyle ayakta durursun. Arz sensin. Senin ayakta duruşuna sebep olur o mürşid-i kamil. Onlar sebebiyle yağmur yağar. Onların sebebiyle sen manevi hikmete, manevi bilgiye ram olursun. Buradaki yağmurdan kasıt ilmi ilahiden gelen rahmet ve berekettir. Onların üzerinden gelir. Çünkü bakın onların üzerinden gelir. Onların üzerinden bir maneviyat gelir. Velilerin sözlerinden yumuşak olsun, sert olsun. Vücudunu örtme. Çünkü o sözler dinin zahiridir. Velilerin, o mürşid-i kamillerin, o evliyaların sohbetleri.
senin dini hayatında, dini yaşamında çok önemli bir yer tutması gerekir ki öyledir. Ve onlar ister sert sana nasihatte bulunsunlar, ister yumuşak bulunsunlar, ister sana kızsınlar, ister seni sevsinler, nasıl sohbet ederse etsin, sana nasıl nasihat ederse etsin, sana rahmettir o. Çünkü kızılacak olana kızmak, yumuşak davranılacak olana yumuşak davranmak, sert davranılması gerekene sert davranmak erdemliliktir. Siz sert davranılması gerekene yumuşak davranır. Yumuşak davranılması gerekene sert davranırsanız erdemli bir kimse değilsinizdir. Ceza verilmesi gereken kimseye kendinizce rahmet ettiğinizi düşünüyorsanız ona zulmediyorsunuz. Siz hakikatten uzaksınız. Çünkü ceza verilmesi gerekene ceza vermek zorundasınız. Eğer ceza vermezseniz adaletsiz davranmış olursunuz. Bu sizin hikmet ehli olmadığınızı gösterir. Derse alınması gerekenin dersini alırsın. Bir kimse gönderilmesi gerekiyorsa gönderirsin. Bir kimseye sert konuşulması gerekiyorsa sert konuşursun.
Velilerin, mürşid Sohbeti
Bir kimseye tatlı yumuşak konuşulması gerekiyorsa tatlı yumuşak konuşursun. O senin erdemli olduğunu gösterir. O senin hikmet ehli olduğunu gösterir. O yüzden bir mürşid-i kamilin sana kızması bile berekettir, lütuftur. Sana kızıyor ki seninle ilgileniyor.
İlgili Sohbetler
- Şeyh, Mürşid, Mürşidi Kamil
- Abdâl kırk kişidir içlerinden birisi öldüğünde Allah onun yerine bir başkasını k
- Mürşid dervişlere Allah’a ulaşmanın, Allah’ı sevmenin yolunu öğretir 1
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Velilerin, mürşid konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Velilerin, mürşid sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.