«Velî Yoktur» Diyorsan Dîn Câhilisin — El-Veliyy İsmi Şerîfini Yok Hükmünde Görüyorsun
Kur’ânı Kerîm: «Haberiniz olsun ki, Allâh’ın velîleri için hiçbir korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de» buyurmaktadır. Bu âyeti kerîme, hem dünyevî hem uhrevî güvenceyi açıkça beyân eder. «Velî yoktur» diyen bir kimse, el-Veliyy ismi şerîfini yok hükmünde saymış olur; bu ise derin bir dîn câhilliğinin tezâhürüdür.
İlahiyât Profesörleri ve Diyânet Mensûplarının Velîliği İnkâr Etmesi
Günümüzde ilahiyât profesörleri, diyânet mensûpları ve imâmhatîplerden pek çok kişi velîliği inkâr eden ifâdeler kullanmakta; oysa bizzat Diyânet’in bastırdığı akâid kitaplarında ve İmâmı A’zâm’ın ifâdelerinde velîlerin varlığı açıkça yer almaktadır. Bir müftü kürsüden «Allâh rüyâda görülmez» diye vaaz ederken; Diyânet’in kendi ansiklopedisinde bunun aksini yazmaktadır.
Kendi Kurumunun Yayınladığı Kaynakları Bile Okumamak — Bir Mes’ûliyyet İhlâli
Kendi kurumunun yayımladığı kaynakları dahî okumadan fikir beyân etmek, bu millete karşı sorumluluk ihlâlidir. Bir dîn görevlisi, kendi kurumunun resmî yayınlarından bile habersiz olmamalıdır. Aksi takdîrde halkı yanlış yönlendirmiş olur; ve bu yanlış yönlendirme, mahşer günü ona hesâb edilecek bir sorumluluktur.
«Güneşe Gözünü Kapatan Güneş Yok Diyemez»
Güneşe gözünü kapatan kimse «güneş yok» diyemez. Gözünü açan her kimse velîlerin varlığını görecektir; inkâr edenin gözü kapalıdır. Bu, sûfîlik yolunda kabûl edilen temel bir hakîkattir: Velîlik vardır; ama onu görmek için gözü açmak gerekir. Gözü kapalı tutarak «yok» demek, gerçeği reddetmek değil, görmek istememektir.
85.000 Câmi ve Yüzbinlerce İmâm — Gerçek Dînî Bilgi Halka Ulaşmıyor
85.000 kayıtlı câmisi olan, yüz binlerce imâm ve müezzini bulunan bir ülkede gerçek dînî bilginin halka ulaştırılmaması, bu görevlilerin Allâh katındaki sorumluluğunu artırmaktadır. Eğer bu görevliler halka gerçek dîni öğretseler, halk hem velîleri tanır, hem mürşidlere intisâb eder, hem sünneti yaşardı. Ama bu öğretim ihmâl edildiği için, halk şeytânın kapısında savunmasız kalmıştır.
Mü’minin Sorumluluğu: Doğru Kaynaklardan Öğrenmek
Mü’minin sorumluluğu: Doğru kaynaklardan öğrenmek. Resmî kanallar ihmâl ederse, mü’min başka kanallardan öğrenmek mecbûriyetindedir. Tasavvuf kitapları, büyük sûfîlerin eserleri, mürşidlerin sohbetleri — bunlardan istifâde etmek, mü’minin görevidir. «Velî yoktur» diyenlere kanmadan, kendisi araştırarak hakîkati bulmak. Allâh muhâfaza eylesin; bizi inkârcıların kalabalığından koruyup, ehli hakîkat ile berâber eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Velî, El-Veliyy, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü