Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, deccâlî küresel sistemin Türk milleti üzerinde uyguladığı 100-150 yıllık projeyi tafsîl etmektedir. Bu projenin temel hedefi erkeklerin yumuşatılması, toplumun haram, rahat, ve lüksün içine çekilmesi, namus ve hayâ duygularının bertaraf edilmesi, ve nihâyetinde milletin işgale açık hâle getirilmesidir. Sohbette, küresel sistemin kullandığı kademeli ısıtma metodu (kurbağa metaforu), fenomen kültürünün yaydığı yumuşak erkek tipolojisi, ve Müslümanların bu projeye uyum sağlamasının manevî tehlikeleri îzâh edilmektedir. Mü'mîn bu projenin farkına varmadıkça hem dînî, hem ahlâkî, hem de ictimâî olarak işgal edilmiş olmaya devâm eder.
Gerçek Târihin Öğretilmemesi
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin başında şu hakîkati söyler: «Bizim okullarımızda gerçek târih öğretilmez. Adı Millî Eğitim'dir; lâkin gerçek târih bizim okullarda öğretilmez. Siz târihinizi bilirseniz uyanırsınız. Çünki ne olduğunuzu, kimliğinizi, kişiliğinizi görürsünüz. Kimliğinizi ve kişiliğinizi görürseniz birer cihâd ehli olur çıkarsınız, yâhut da savaşkan bir millet olduğunuzu farkedersiniz.» Türk milleti târih boyunca savaşkan bir millet olmuştur. Avrupalılar Türklere «barbar» demişler, ve hâlâ Türklerden korkmaktadırlar. Bu sebeple Türkleri «ehilleştirme» projesine ihtiyâç duymuşlardır. Avrupa Birliği gibi yapılar bu ehilleştirmenin nihâî hedeflerinden bir tânesidir. Lâkin Türkler hâlâ ehilleştirilmiş değildir; bu sebeple proje devâm etmektedir.
Türk Erkeklerinin Yumuşatılma Projesi
Mustafa Özbağ Efendi bu projenin merkezindeki gizli hedefi açıklar: «Türk gençlerinin kadınlaşmasıdır. Bu gizli bir projedir. Böyle jantileşecek, kadınlaşacak, böyle yumuşacak iyice. Bakın bu 100 yıldan beri, 150 yıldan beri Türklerin üzerinde uygulanan bir projedir.» Türk erkeklerinin kadınlaşması neden istenmektedir? Mustafa Özbağ Efendi cevâbı şöyle verir: «Kadınlaşan bir erkek hanımına söz geçirmeyecek. Hanımının nâmûsuna bakmayacak. Kızlarının nâmûsuna bakmayacak. Oğullarının nâmûsuna ve ahlâkına bakmayacak. Mahallenin nâmûsuna ve ahlâkına bakmayacak. Oturduğu şehrin nâmûsuna ve ahlâkına bakmayacak. İşgale hâzır olacak. Savaşacak bir delikanlı olmayacak.» Toprak, avrad, ana, at, silâh, cihâd, memleketi korumak — bunlar erkeklik vasıfları olarak gösterilmiş, ve modern proje bunları sökmek üzere kurulmuştur.
Fenomen Kültürünün Yaydığı Yumuşak Erkek Tipolojisi
Mustafa Özbağ Efendi günümüz fenomenlerini şöyle tasvîr eder: «Kimler fenomen? Yumuşaklar. Bu toplumun gençleri kimlere özeniyor? Fenomenlere. Yumuşak bunlar. Yumuşacık. Bunlar böyle uyuşturucu partileri, seks partileri, toplu partiler. Tabiî sen de Müslümansan sen de yumuşa.» Fenomenlerin tipik özellikleri: yumuşak konuşma, yumuşak bakım, göğsünün ve vücûdunun kıllarını temizlemiş, dudaklarını dolgulamış, yanaklarına botoks yaptırmış. Bu tip, modern medyâda «ideâl» olarak sunulmaktadır; ve gençlik bu tipe özenmektedir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte, «Erkeklerden kadına, kadınlardan erkeğe benzemeye çalışanlara Allâh la'net etsin» (Buhârî, Libâs 61) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf günümüz fenomen kültürünün ne büyük bir manevî vebâl getirdiğini açıkça gösterir.
Kurbağa Metaforu: Kademeli Isıtma
Mustafa Özbağ Efendi küresel sistemin Türklere uyguladığı metodu meşhûr kurbağa metaforu ile anlatır: «Kurbağayı kaynayan kazanın içine atarsanız hızla sıçrar oradan çıkar. Lâkin kurbağayı soğuk bir kazanın içine koyup, kazanı başlayın ısıtmaya — bir müddet sonra kurbağa orada haşlanır, ölür, ritmik hareket vermez.» Küresel sistemin Türkler üzerinde uyguladığı metod tam olarak budur. Birden bire büyük değişimler dayatılmaz; tedrîcen, sessizce, farkına bile vardırmadan toplumun değerleri yıpratılır. Önce televizyon, sonra cep telefonu, sonra internet, sonra sosyal medyâ, sonra fenomenler, sonra dijital platformlar — her safhada toplum biraz daha alıştırılır, biraz daha pasifleştirilir, biraz daha yumuşatılır. Bu sebeple insan farkına bile varmadan kademe kademe haşlanmış olur.
Nâmûs ve Hayâ Duygularının Bertarafı
Mustafa Özbağ Efendi sohbette şu hakîkati söyler: «Şimdi yontulacaksınız ki işgâl edileceksiniz. Öbür türlü işgâl edilemezsiniz. Siz dişinizi tırnağınıza takar, böyle elinizde adamı boğmaya kalkarsınız. Bunlardan vazgeçmeniz lâzım. Yâ nâmûs! Bundan vazgeçeceğiniz. Ne bu gericilik bu?» Modern medyâ nâmûs duygusunu «gericilik», «eskilik», «çağdışılık» olarak takdîm etmektedir. Hâlbuki Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Hayâ îmândandır» (Buhârî, Edeb 77) buyurmuştur. Hayâ îmânın bir parçasıdır; ve hayânın gitmesi îmânın da gitmesinin başlangıcıdır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Mü'min erkeklere söyle, gözlerini yumar gibi etsinler, ve avret yerlerini muhâfaza etsinler» (Nûr 24/30) buyurmuştur. Bu emirler kuvvetli bir nâmûs ve hayâ ahlâkı kurmak içindir; ve modern proje bu ahlâkı yıkmaya yöneliktir.
Mü'mînin Manevî Direnişi: Halvetiyye Yolu
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin bu projeye karşı manevî direnişini anlatır: Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun esmâ-yı ilâhî zikri, halvet, sohbet, ve mürşidi kâmile ittibâ ile dervîş manen kuvvetlenir. Bu manevî kuvvet onu sokağın, internetin, fenomen kültürünün, ve küresel deccâlî sistemin tesîrlerine karşı korur. Mü'mîn günde 5 vakit namâzla, ramazân orucuyla, zekâtla, sünnetlerle, ve esmâ-yı ilâhî zikriyle bu projeye karşı dimdik durabilir. Ümmeti Muhammed'in selâmeti bu manevî yolun ihyâsından geçer. Mustafa Özbağ Efendiin nasîhati nettir: «Sen önce edebini öğren, sonra zikrini öğren. Sen yumuşatılmaya, yontulmaya teslîm olma. Resûli Ekrem efendimizin sünnetinde dimdik dur. O zamân hiçbir küresel sistem seni içeride yenemez.» Bu yol mü'mîn için manevî bir kal'a, manevî bir sığınaktır.
- Kur'ânı Kerîm: Nûr 24/30-31; A'râf 7/26; Tahrîm 66/6; Tevbe 9/41; Bakara 2/195.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Libâs 61, kadınerkek benzeşmesi hadîsi.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Edeb 77, hayâ îmândandır hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Birr ve's-Sıla, hayâ bahsi.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, hayâ ve nâmûs bahsi.
- İmâm Gazzâlî, Mîzânü'l-Amel.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- İbnü'l-Cevzî, Telbîsü İblîs.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İmâm Kuşeyrî, Risâle, hayâ bahsi.
- İbn Acîbe el-Hasenî, Mi'râcü't-Teşevvüf.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
- Pîr Şâbânı Velî, Sohbet Mecmûası.
- Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
- Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî, hayâ bahsi.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Deccâlî Sistem ve Mü'min Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet gerçek târihin öğretilmemesini, Türk erkeklerinin yumuşatılma projesini, fenomen kültürünün yaydığı yumuşak erkek tipolojisini, kurbağa metaforu ile kademeli ısıtma metodunu, nâmûs ve hayâ duygularının bertarafını, ve Halvetiyye yolunun manevî direnişini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Deccâlî Sistem ve Mü'min Sohbetleri