Tâhâ sûresi 29-35. âyeti kerîmelerde Hz. Mûsâ aleyhisselâmın Cenâbı Hak'tan kardeşi Hârûn aleyhisselâmı kendisine vezîr ve yardımcı kılması için yaptığı duâ nakledilmektedir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, peygamberlerin firavunî zorba sistemlerle mücâdelesini, o sistemlerin dayattığı bâtıl dînlerin tarihten günümüze uzanan iz sürmesini, Hz. Mûsâ'nın yardımcı istemesinin peygamberlik vazîfesine bir noksanlık değil bilakis bir sünnet olduğunu, ve günümüzün küresel deccâlî sisteminin dünyâya empoze ettiği bayramları îzâh etmektedir. Bütün peygamberler firavunlara, nemrûdlara, ve onların ilâhlık iddiâlarına karşı gönderilmişlerdir.
Hz. Mûsâ'nın Üç Duâsı ve Cenâbı Hakk'ın Kabûlü
Tâhâ sûresi 29. âyeti kerîmeden öncesinde Hz. Mûsâ aleyhisselâmın dilinin biraz pertekimsi olması sebebiyle Cenâbı Hak'tan dilinin açılmasını niyâz ettiği bilinmektedir. Devâmında ise «Bir de âilemden birini bana vezîr yap. Kardeşim Hârûn'u. Onunla beni güçlendir. Vazîfemde onu bana ortak et ki seni çokça tesbîh edelim ve seni çokça zikredelim. Şüphesiz ki sen bizi çok iyi görüyorsun» (Tâhâ 20/29-35) buyurulmaktadır. Mustafa Özbağ Efendi bu üç niyâzın da Cenâbı Hak indinde kabûl gördüğünü, ve Hârûn aleyhisselâmın da peygamber olarak görevlendirildiğini söyler. Üç duâ — dilin açılması, kardeşin yardımcı edilmesi, ve onun da peygamber olarak görevlendirilmesi — bütünüyle kabûl olunmuştur; ve bu kabûl, niyetin hâlis olması ile niyâzın edebli yapılmasının semeresidir.
Yardımcı İstemenin Peygamberliğe Halel Getirmemesi
Mustafa Özbağ Efendi bu noktada mühim bir hakîkati vurgular: Hz. Mûsâ aleyhisselâmın kendisine bir yardımcı tâyin edilmesini istemesi peygamberliğine bir leke veyâ zayıflık değildir. Aynı şekilde Resûli Ekrem efendimiz dîni tebliğ etmek için Kureyşleri topladığında «Kim benim halîfem olacak, kim benim nâibim olacak?» dediğinde, Hz. Ali efendimizin — ki o zamân henüz 13-14 yaşlarında bir çocuktu — kalkıp «Ben yâ Resûlallâh!» demesi peygamberin peygamberliğine bir noksanlık değildir. Bu hakîkat, Mustafa Özbağ Efendinin tâbiriyle, «dînin içerisinde oturmuş, yerleşmiş bir esastır.» Bunun manevî hayâta ışık tutan bir tarafı vardır: Bir üstâdın da, bir velînin de, bir şeyhin de, bir mürşidi kâmilin de etrâfında kendisine yardımcı olacak kimseleri seçmesi gâyet tabiî ve doğru bir hâldir. Mürşidin yardımcılarına dervîş edebli olmalıdır.
Firavunî İlâhlık İddiâsı ve Peygamberlerin Mukâbelesi
Hz. Mûsâ aleyhisselâm çok şedîd bir imtihânın içerisindedir. Çünki karşısında ilâhlık besleyen bir firavun vardır. Mustafa Özbağ Efendi bu hakîkati genelleştirerek der ki: «Bütün peygamberler firavunların üzerine, nemrûdların üzerine, ilâhlık iddiâsında bulunanların üzerine gönderilmiştir. Çünki bir sistem vardır; o sistem ilâhlık iddiâ eder. O ilâhlık iddiâ eden sistemin karşılığında peygamberler gönderilir.» Bu teşbîh târihin bütününe uzanır: Hz. Nûh aleyhisselâmın yaşadığı toplum, Hz. İbrâhîm aleyhisselâmın karşılaştığı Nemrûd, Hz. Mûsâ aleyhisselâmın muhâtab olduğu Firavun, Hz. Îsâ aleyhisselâmın gönderildiği Roma sistemi, ve nihâyetinde Resûli Ekrem efendimizin hidâyet ettiği Kureyş câhiliyesi — hepsi de farklı sûretlerde ortaya çıkan bâtıl sistemlerdir.
Kâ'be'de 360 Put: 360 Bâtıl Dîn
Mustafa Özbağ Efendi câhiliyye Kâ'besi'nin durumunu çok ibretli bir teşbîhle anlatır: «Düşünebiliyor musunuz? 360 küsur tâne put vardı Kâ'be'nin içerisinde. Her kabîlenin kendince bir putu vardı. Bu ne demek biliyor musunuz? 360 tâne dîn vardı. 360 tâne dînin 360 tâne putu vardı; ve 360 dîn sâhibi Kâ'be'ye gelip tavâf ediyor, ibâdet ediyordu.» Bu teşbîh günümüze uyarlandığında daha da çarpıcı bir manzara ortaya çıkar: Bugün UNESCO ve Birleşmiş Milletlerin araştırmalarına göre dünyâ üzerinde 4.000'in üzerinde dîn vardır. Yâni câhiliyye Kâ'besi'nin 360 putu, bugün 4.000 küsur dîn ve mezhebe yâ'yılmıştır. Bu manzara şirkin ne kadar derin köklere uzandığını göstermektedir.
Şeytânın Kurduğu Dünyâ Dîni: Yılbaşı
Mustafa Özbağ Efendi günümüzün küresel deccâlî sisteminin dînî bir mâhiyeti olduğunu söyler: «Şeytân dünyâ dînini kurdu. Dünyâ ortak dîninin ortak ibâdet ve bayrâm günü yılbaşıdır. Bu, sâdece hıristiyanlıkla veyâ yahûdîlikle alâkalı değildir. Müslümanlıkla da alâkalı değildir. Bir gidiyorsunuz Uzakdoğu'ya — Uzakdoğu ne müslüman, ne hıristiyan, ne yahûdî; kimisi budist, kimisi hindû. Lâkin yılbaşı her yerde kutlanmaktadır.» Şâm'da, Mısır'da, Ürdün'de, Suûdî Arabistân'da, bütün Afrika ülkelerinde yılbaşı kutlanmaktadır. Yılbaşı kutlanmayan ülke neredeyse kalmamıştır. Bu, dünyâ globâl sisteminin dîninin bayrâmıdır. Bu bayrâm aslında hıristiyanlıktan da çıkmıştır; çünki hıristiyanlar 25-26 Aralık'ta Noel kutlarlar, ve yılbaşı ondan ayrı bir gündür. Lâkin Müslümanlar bile bu yılbaşı kutlamasının içine sokulmuşlardır.
Halvetiyye Yolu ve Manevî Mücâhede
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda şu mühim noktayı vurgular: Hz. Mûsâ aleyhisselâmın karşısında firavunî bir güç olduğu gibi, mü'mînin de karşısında deccâlî bir küresel sistem vardır. Bu sistemle mücâdele etmek için Hz. Mûsâ'nın isteklerine benzer üç şey gereklidir: Birincisi dilin açılması — yâni hak ve hakîkati doğru ifâde edebilme melekesi. İkincisi yardımcıların temîni — yâni manevî kardeşliklerle takviye olmak. Üçüncüsü Cenâbı Hakk'ın çok zikredilmesi — yâni manevî güç kaynağına bağlanmak. Halvetiyye yolu işte bu üç şeyi dervîşe kazandırmak üzere binâ edilmiştir. Halvet, sohbet, ve esmâ-yı ilâhî zikri ile dervîş manen kuvvetlenir; ve karşısındaki bâtıl sisteme karşı dimdik durabilir hâle gelir. Aksi takdîrde mü'mîn küresel firavunî sistemin gürültüsü içinde kaybolur, ve farkına bile varmadan onun bayrâmlarını kutlar hâle gelir.
- Kur'ânı Kerîm: Tâhâ 20/29-35; Şu'arâ 26/13-14; Kasas 28/34-35; Mâide 5/72-73; Bakara 2/256.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Enbiyâ', Mûsâ aleyhisselâm bahsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân.
- İbn Kesîr, Kasasü'l-Enbiyâ.
- İmâm Süyûtî, ed-Dürrü'l-Mensûr fi't-Tefsîr bi'l-Me'sûr.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Tâhâ tefsîri.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-Târîh.
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye, Kâ'be ve putlar.
- İmâm Buhârî, Kitâbü'l-Cihâd.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, peygamber kıssaları.
- İmâm Kuşeyrî, Risâle, mücâhede bahsi.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Atâullâh el-İskenderî, Hikem.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
- Pîr Şâbânı Velî, Sohbet Mecmûası.
- Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
- Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî, peygamber kıssaları.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Deccâlî Sistem ve Mü'min Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet Hz. Mûsâ'nın üç duâsını ve kabûl edilişini, peygambere yardımcı temîninin sünnet olduğunu, firavunî ilâhlık iddiâsı karşısında peygamberlerin gönderilmesini, Kâ'be'deki 360 putun günümüzdeki tezâhürlerini, şeytânın kurduğu dünyâ dîninin yılbaşı bayrâmı olduğunu, ve Halvetiyye yolu ile manevî mücâhedenin lüzûmunu tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Deccâlî Sistem ve Mü'min Sohbetleri