Haberlerin haber vericiden bir haberdir. Tövbenahından beterdir. Beni anlatmış. Ey geçen hallerden tövbe etmek isteyen. Bu tövbe etmekten ne vakit tövbe edeceksin? Gah zirnamesini kıble edinirsin. Gah ağlayıp inlemeyi öper durursun. Sağlı sollu sağlı sollu çarpıyor. Yani senin dinlediklerin, senin okudukların, senin vaazların, dinlediğin vaazlar hepsi de bir haberdir. Hepsi de haberdir. Şimdi de dinliyorsunuz haberden ibaret ama sen bu haberleri getiren hakkın kendisinden bir haber isen vaaz eden o vaazın bilgisini veren Allah’tan bir haber ise şeyh sohbet ederken, nasihat ederken Allah’tan bir haber ise, namaz kılan Allah’tan bir haber ise, sakal bırakan Allah’tan bir haber ise ve sen normalde bütün bu eee bildiklerini kendince ilah edindiysen kendi bilgi potansiyelini ilahlaştırdıysan aklını ilahlaştırdıysan, namazını ilahlaştırdıysan, orucunu ilahlaştırdıysan, haccını ilahlaştırdıysan, dervişini ilahlaştırdıysan, zikrini ilahlaştırdıysan ve 3 be hadis ezberlediğinde o hadis ezberini ilahlaştırdıysan veyahut da işte eee insanlara vaaz etmek, güzel şeyler söylemek için ilim öğrendiysen O ilmini ilahlaştırdıysan sen haber vericiden bir habersin.
Çünkü bütün bu haberlerin sahibi Allah. Dinin sahibi Allah. Çünkü Adem’den Muhammed Mustafa’ya kadar gelen bütün dinler İslam ve bütün dinlerin sahibi Allah ve bütün peygamberlerin sahibi Allah. Bütün velilerin, bütün dostların sahibi Allah. Varlığın sahibi Allah. Ama sen normalde eğer ki o haber vericiden bir haber okuyorsan, yazıyorsan, söylüyorsan ve kendince kendi bildiklerini ilahlaştırıp kendince kendini bir şey zannediyorsan o zaman sen bir habersin her şeyden.
Allah muhafaza eylesin. Ve sen Allah’ı hakkıyla takdir edenlerden olmayacaksın. Sen Allah’ı hakkıyla bilenlerden olmayacaksın. Sen Allah’a hakkıyla yönelenlerden olmayacaksın. Sen Allah de ötesini bırak haliyle hallenmeyeceksin. Allah muhafaza eylesin. Oysa bütün her şeyin sahibi o. Ama sen her şeyin sahibi oken sen onu bırakmışsın. Senin eline verdiği oyuncakları ilahlaştırmışsın. Sen birer oyuncak almışsın eline. O oyuncağı ilahlaştırmışsın ve o oyuncaklarla aldatıyorsun insanları.
Sen haber vericiden bihabersin Hakkında
İnsanları kandırıyorsun. Kale ya Resulallah diyorsun ama onu dinlemiyorsun. Estuzu billah diyorsun. Çok güzel belagatlı. Ama Kur’an’ı dinlemiyorsun. Kur’an’ı okuyorsun. Kur’an’a itaat etmiyorsun. Kur’an’ı dinliyorsun, Kur’an’a itaat etmiyorsun. Hadis-i şerifler okuyorsun, hadis-i şeriflere itaat etmiyorsun. Ya yaşanmış mıdır ya?” diyorsun. Allah muhafaza eylesin. O yüzden sufilik bilmek değildir. Sufilik yaşamaktır. Bilen mutasavvuf olur. Çok güzel bilir. Oturursunuz kale ya Resulallah der anlatır.
Mutasavvuftır. Beyaz-ı Bestami’den örnekler verir. Mutasavvuftur. Fişri Hafi’den örnekler verir. Onların kerametlerini anlatır. Açar arifler. Menkıbelerini onlardan okur. Mutasavvuftur. Ama ondan bir şey yaşamaz. Bir şey yaşamıyorsa o zaman sadece ve sadece hikaye anlatıyor. Onların yaşadıklarına hikaye demek istemiyorum. O anlattıklarından bir haber çünkü. Anlattıklarından bir haber. O hak ve hakikatten uzak çünkü. Allah muhafaza eylesin. Çünkü söze boğulmuş kalmış.
Sen haber vericiden bihabersin ve Önemi
Ahir zaman alameti, ahir zaman alimleri, ahir zaman şeyhleri söze ve kelimelere boğulup kalacaklar. Hazreti Pir diyor ki, “Senin normalde o bildiklerin, o okudukların, haber vericilerin bütün haberlerini biliyorsun ama haber vericiden haberin yok. O zaman ne olmuş oldun? Sen sadece nakilci oldun. Sen işin hakikatine ermedin. İşin hakikatine ermiş olsan sen böyle papağanlık yapmazsın. Papağanlık yapıyorsun. Ezberini almışsın. 3 be tane menkıe. 3 be menkıbe ile cemaati yöneteceğim diye uğraşıyorsun.
Almışsın 3 be fiiliyat yapıp bir titriyorsun. Sen cemaatı onunla yönlendireceğim diye uğraşıyorsun. Onlar da garibim seni şeyh zannediyorlar. Onlar da gariplerim seni alim zannediyorlar. Çünkü çölde kalmış. çölde kaldığı için susuzluktan dudakları patlamış. İlk gördüğü sudan içiyor ve ilk gördüğü suyu da temiz su zannediyor. Temiz olmasa dahi suya ihtiyacı var. Bu bulanık ama içelim susuzluğumuzu giderelim diyor. Temiz suyu arama ihtiyacı da duymuyor.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.