Fariken aman. Ay börtücü mevlam settariken. Ay börtücü mevlam setariken. Allah neyime gider sen varken? Allah gid sen var. Allah gör mümine geldim sana yanile geldim sana. Allah kutus isyanda şehit aman. Allah kullukta bir battal belit. Kulut bir battal pelit. Allah der kesmezem. Senden ümit alam. Allah der kesmezem senden ümit. Görmü mevlam geldim sana. İsyanile mevlam geldim sana. Ilhamile düm gece seyretim. Muhammedi bilhamile dün gece seyrettim. Muhammed’i aineyi kalbimde. Ayineyi kalbinde seyrettim. Muhammed’i emabetin başında yeşil hule
elinde emamesi başında yeşil hull. Göz yarine yanında seyretti. Muhammed’i. Dört yarine yanında seyrettim. Muhammedim. Pervaneyim şemsile, şeyhim. Mustafa ile pervaneyim şemsile, şeyhim. Mustafa ile, cümle aşıklarile seyretim. Muhammedin cümle aşıkları. Muhammed’i. Murad zevkile sefatü. Murada erdi. Zevkile sefa sürdü. Aşık başuk seyretim. Muhammedin aşık maşun buldun. Meden ya gavsül azam pir sultan. Abdülkadir. Pir sultan. Abdülkadir. H >> mesit var mı? >> Mevhibeyi muazzam. Mevhibe muazzam. Bir sultan. Abdülkadir. Bir sultan. Abdülkadir. H nesli paki. Mustafa nesli paki. Mustafa
hanedanı basfa hanedanı basfa tayı vefa. Pir sultan. Abdülkadir. Bir sultan. Abdülkadir. H ol sultan evliya. Ol sultan evliya. Nüüd asfiy nüktenül asfiyah hem durhan etkiya hem durhanur etkiya piran. Abdülkadir. Pir sultan. Abdülkadir. Aşkı kurban yoluna. Aşkı kurban yoluna dergahında buluna dergahında buluna. Himmet eyle kuluna. Himmet eyle kuluna. Abdülkadir. Pir sultan. Abdülkadir. Dört nur batar. İllahu mevlamu dört nura batar. Illahu yahu tesbihi arşa çıkar yahu tesbihi arşa çıkar yahu pirim abdülkadir illahu mevlamu. Abdülkadir illahu yamhu. Hu
celle celalüu cenneşâü. Selâmün aleyküm. Ve aleykümselam. Allah gecenizi hayırlı eylesin. >> Amin. >> Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. >> Amin. >> Cümlemizi ve cümle ümmeti. Muhammed’i hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. >> Amin. Hakkı hak bilip hakkı yaşayan, haykıran, tebliğ eden, batılı batıl bilip batıla karşı cihat eden, mücadele eden, batılı yeryüzünden silip atmak için her türlü malından, canından, nefsinden geçen kullarından eylesin. >> Amin. Rabbim nerede. Müslümanlara zulmediliyorsa, nerede zulmeden var ise, Müslümanlara haksız, hukuksuz davranılıyorsa. Hak
hepsini kahr eylesin. >> Amin. >> İsrail’i ve destekçilerini yerle yeksan eylesin. >> Amin. >> Doğu. Türkistan’a özgürlük nasip eylesin. >> Amin. Muhammed’e kim zorluk çıkarıyorsa hepsini yerle yeksan eylesin. >> Amin. >> Dünyayı sömüren, dünyayı köleleştiren bütün güçleri yerle eylesin. >> Amin. >> Deccaliyeti yerle >> amin. >> Şeytaniyeti yerle >> amin. >> Bizleri de. Kur’an ve sünnet-i seni yolunda mücadele edenlerden eylesin. >> Amin. >> Ecm. E bu akşam da tecelliyât böyle başladı. Sohbete başlasak şimdi zor toparlarız.
Hani selfie yapıyorsunuz da bugün de böyle olsun diye bizimki de bugün de böyle olsun. Hadi sorunuz varsa. Bir beldede tasavvuf vakfı ve kardeşlerden kimse yoksa orada evimize zikir için, okumalar için davette bulunduğumuzda sizden ve vakıftan çok sezetmemek edepsizlik midir? Bundaki ölçü, izlenecek yol nasıldır? Bunda bir sıkıntı yok. Herkes kendi konumuna, durumuna göre içtihat eder. Ona göre nasıl tebliğde bulunacaksa öyle tebliğ eder. Efendim din, akıl, can, mal, namus, zarurat-ı hamse diye geçen bu beş temel esasın korunması
kimin uhtesindedir? Devletin mi bunlar değişkenlik gösterebilir mi? Biz derviş hukuku veya insani hukuk çerçevesinde ilişki kurduğumuz insanlarla bu ölçüye nasıl dikkat etmeliyiz? Teşekkür ederim. >> Allah razı olsun. Bunu normalde devleti ilgilendiren yönü var aslında. Devleti ilgilendiren yönüne bakacağımız zaman. Hanefiler genelde devletlerinin vazifesi olarak görürler. O kimsenin din emniyeti, akıl emniyeti, namus emniyeti, can emniyeti, mal emniyetini devlet korumakla korumak zorundadır. Bu birinci derecede devlete aittir. Devlet tebasının vatandaşlarının burada din gözetmeksizin onların din emniyetini sağlar. Hristiyanlar orada
özgür bir şekilde dinlerine ibadet ederler. Yahudiler orada özgür bir şekilde dinlerine ibadet ederler. Müslümanlar özgür bir şekilde dinlerine ibadet ederler ve yaşarlar. Ama söz konusu olan. İslam devletinde oradaki hukuk, Müslümanlar için. İslami bir hukuk geçerlidir. Hristiyanlar için. Hristiyan hukuku, Yahudiler için. Yahudiler hukuku geçerlidir. Osmanlı bu noktada çok hukuklu bir sisteme aittir. Osmanlı bu meselede çok hukuklu bir sistem söz konusudur. Ama genel meselelerde mesela herkes. İslam hukukuna tabi olur. Diğer zımmi dediğimiz veya gayrim müslim dediklerimiz kendi
içlerine kendi hukukları vardır. Şimdi din emniyeti olunca normalde mesela devlet. Müslümanların din emniyetini sağlar. Hristiyanları da, Yahudilere de din emniyetlerini sağlar. Akıl emniyeti devlet tebasının, aklının da sağlığını sağlar. Akıl emniyeti dediğimizde işte her türlü uyuşturucu, her türlü aklı yok edece unsurlardan insanları korur. Akıl emniyeti önemlidir. Eğer aklı koruyamazsa devlet o zaman aklı koruyamadığında orada akılsızlık hüküm olur. Akılsızlık hüküm olunca orada anarşi hüküm olur. Orada kimin ne yaptığı belli olmaz. Allah muhafaza eylesin. Bu da ayrı bir
şeydir. Ardından can emniyeti gelir. Devlet tebasının canını korumakla mükelleftir. O tebanın canını her şekilde korur. Her şekilde muhafaza eder. Böylece can emniyetini de sağlamış olur. Çünkü tebanın can emniyeti sağlanmazsa hiçbir emniyet yoktur. Bir de onun normalde bu hali var. Kendince o tebasının canını, emniyetini sağlayacak. Birisi birisini haksız yere öldürdü. Öldürdüyse onun cezası ölüm. Bu sefer de devlet onun. İslam devletinden bahsediyorum. Onun cezasını ölüm olarak bişecek ki bir daha kimse kimseyi haksız yere öldürmesin. Normalde ne oldu?
Can emniyeti oldu. Aynı zamanda. mal emniyeti önemlidir. Teban’ın malını korumak zorundadır. Birisi birinin malına çökemez, birisi birini aldatamaz, birisi birini kandıramaz. Sahte çeklerle, sahte senetlerle, dolandırıcılıkla onun malını çökmez, onun malını alamaz gibi. Mal emniyeti veyahut da işte çek kanununu bir gecede değiştirip ertesi gün çekler kağıt haline gelemez. Ben oradan iflas ettim de onu çok iyi biliyorum. Normalde çek kanunu var. Ödemezse çeke ceza çıkıyor. Bir gece cezayı kaldırdı. Bir çıkardı., Tansu. Bir gece bütün çekler oldu. Kağıt
oldu, çöp oldu. O zamanın parasıyla 600.000 liraya yakın avukatta bekleyen çek vardı benim. O zaman avukat. Veysel aşkındı. Veysel ne oldu şimdi çekler dedim. Çöp oldu dedi. Bir gece devlet normalde kendince kendi hukukunu. kendisi bozdu. Tebasını düşünmedi. Tebasında iflas edecek olanları düşünmedi. Mal emniyeti kalmadı. 28 Şubat’ta bazı insanların mallarına çöktüler. Mal emniyeti kalmadı gibi. O kimsenin mal emniyeti yok. Mesela şu anda bütün dünya üzerinde hiçbir. Tebanın, devletlerin hani kendi içlerinde mal emniyetleri yoktur. Can emniyetleri yoktur.
Bütün dünya üzerinde din emniyetleri yoktur. Bütün dünya üzerinde. Ardından ne? Namus emniyeti. Devlet şahsın namusunu korumak zorundadır. Bireyin namusunu koruyacak. Bireyin namusunu koruyacak dediğinde bir kimse bir kimseye tecavüz etti. Tecavüz edenin. İslam hukukuna göre cezası ölümdür. Balıkesir’de. Osmanlı orada kadınlara tecavüz eden bir kimseyi asar. Çünkü zina ayrıdır, tecavüz ayrıdır. E zinanın da suçu vardır. Zina da zinanın da cezası vardır. Bir kimse evli bir kadın veya bir adam. normalde zina ettiyse bu tespit edildiyse onun da cezası
rejim edilmektir, öldürülmektir. Böylece ne yapar? Normalde devlet insanların tebanın namusunu da korur. Bunlar birinci derecede devlete aittir. Bu sorumluluklar, bu soruml sorumlulukları yerine getiren bir devlet eksiği de ged olsa. İslam devletidir. Eksik yedikleri olabilir. Hani hadis-i şerifler var çünkü hani gri olacak diyor. Hani tam bir. Kur’an sünnet yaşanmayacak. Onu bütün herkes. Osmanlı olarak nitelendiriyor. Hani ondan önce, ondan önce işte ondan öncesi daha iyiydi, ondan öncesi daha da iyiydi. Ondan öncesi çok iyiydi. Güzin zamanı. Şimdi bunlar
devlete ait olan vazifeler. O zaman devlet bir devlet olabilmesi için tebasının din emniyetini sağlayabiliyor mu? Biz ona bakacağız. İki, biz tebasının akıl emniyetini sağlayabiliyor mu? Üçüncüsü ne? can emniyetini sağlayabiliyor mu? Dördüncüsü mal emniyetini sağlayabiliyor mu? Beşincisi neydi? Namus emniyetini sağlayabiliyor mu? Eğer bunları sağlayabiliyorsa bir devlet sistemi, o devlet sistemi. Eğer bunları sağlayamıyorsa bir kimsenin din emniyeti yok ise dinini özgür bir şekilde yaşayamıyorsa, dinini özgür bir şekilde tebliğ edemiyorsa devlet birinci maddeden sınıfta kaldı. İkincisi ne? İkincisi
akıl emniyeti. Devlet tebasının aklını koruyor mu? İnsanların bir kısmı uyuşturucudan akıllarını kaybediyorsa, bir kısmı içkiden kaybediyorsa, kumardan aklını kaybediyorsa o zaman devlet orada tebasının akıl emniyetini sağlayamadı veyahut da sağlık sistemini elinin altında tutamayıp önüne gelene antidepresan veriyorsa antidepresan kullanımı 20 yılda 5.000 kat arttıysa 5.000’den. En fazla da 5.000 kat arttıysa 7.000 8.000 kat arttığı söyleniyor. Antidepresan kullanımı. O zaman devlet kendi tebasının akıl emniyetini. karşılamıyor, sağlamıyor demektir. Çünkü o bir ülkede normalde 20 yılda antidepresan kullanan %7.000,
%8.000 arttıysa bunlar görünmeyen şeyler. Bilinmeyenler, görünmeyenler, konuşulmayanlar. O zaman orada neden bilinmiyor, konuşulmuyor? Dünya sağlık örgütü denilen dünyanın sağlığını bozan örgüt. Dünya sağlık örgütü denilen dünyanın sağlığını bozan örgüt bunları gizliyor, bunları saklıyor. Antidepresanla bütün dünya insanlığını salak saf yapıyor, aptal yapıyor. Geri zekalı yapıyor. Dolanıyor ortalıkta. Atıyor antidepresana. Hiçbir düşünmeyecek ona. Dert e uğramayacak, keder uğramayacak, sıkıntı uğramayacak, problem uğramayacak. Öyle olursa o normalde antidepresan. Midesi arıyor antidepresan. Omuzu arıyor antidepresan. Bacağı arıyor antidepresan. Gidiyor benim bacağım ağrıyor
diyor psikolojik diyor al antidepresana. Öbürkü gidiyor midem ağrıyor diyor psikolojik al antidepresan. Aslında antidepresan içen bir kimse bir intihara meyill. İki, katil olmaya meyill. evliyse evliliğini yıkmaya meyilli 4. Çocukları varsa çocuklarına bakamaz. Ailesi dağılır o kimsenin. Ticaret yapıyorsa ticareti dağılır. Antidepresan kullanıyor mu? Kullanıyor. O hayattan koptu o. Bakın hayattan koptu. O bitti onun işi. Evli mi bu kadın? Kocasıyla olan ilişkisi bitti. Çocuklarıyla olan ilişkisi bitti. Kocasına kadınlık yapamaz. Çocuklarına annelik yapamaz. Evine hanımlık yapamaz. Bir adam
antidepresan kullanıyor mu? Kullanıyor. O asla adamlık yapamaz. İşini yönetemez. Çocuklarını terbiye edemez. Eşini terbiye edemez. Eşiyle ilgili geçinemez. Yok bitti hayatı. Onun antidepresan kullanan bir kimsenin psikolojisi gitti. Aklını korudu mu koruyamadı. Bakın uyuşturucu yasak mı. Türkiye’de? Yasak ama antidepresan serbest. İçinde uyuşturucu var. Uyuşturucu yasak mı? Bir sürü nöroloji ilaçları var. Bir sürü psikiyatri ilaçları var. Hepsinde uyuşturucu var mı? Hepsinde de. Hepsinde uyuşturucu var. Öksürük şuruplarında dahi uyuşturucu var. Öksürük şurubu. Bildiğiniz öksürük şurubu. Uyuşturucu var içinde.
Ya öksürük şurubu. Öksürük şurubunda da uyuşturucu var. >> Değil mi? Öksük şuruplarının büyük bir çoğunluğunun da uyuşturucu var. Uyuşturucu var. Sizçin çocuk öhü yapıyor. Ay hemen öksürük şurubu getirin. Çok öksürdü. At öksürük şurubunu. Çocuk kafeye buldu. Çocuk kafeyi buldu. Ya elleme çocuk hasta olsun ya. Grip olsun ya. Bırak olsun ya. Olsun ama yok olmasın. Senin çocuğun ne? Senin çocuğun hasta olacak. Öksürecek insirecek de iyi bak çocuğu ona göre üşütme. Yok var nasıl olsa. Bir de bakın
düşünebiliyor musunuz? 18 yaşa kadar bütün çocuklara her. Götürün çocuklarınıza hastanelere alın antibiyotikleri alın öksürük şuruplarını daha çocukken hasta edin. Daha çocukken hasta edin. Şimdi akıl emniyeti de gitti mi? E geldik şimdi. Can emniyeti zaten gitti. Nasıl gitti? Adam vuruyor 5 ay sonra çıkıyor, 7 ay sonra çıkıyor. 7 sene, 7 sene sonra çıkıyor, 10 sene sonra çıkıyor. Usulüne uygun vurursa, usulüne uygun öldürürse birisini cezası 67 yıl. Usulüne uygun öldürecek. E cahilce öldürürse müebbet yer. Ondan sonra indirirler
33 yıla. 33 yıldan sonra işte 33 yıl bir daha iyi halliden sonra bir daha bir olur çıkar sonuçta eninde sonunda çıkarsine uygun öldürürse o kadar da sürmez ne oldu şimdi can emniyeti kaldı mı kalmadı yan düşünün şimdi oğullarınız kızlarınız var birisi yolda geçerken güm. güm ne diyor bir de serseri kurşunu diyor ya adı serseri kurşunu öldürdü değil mi? Yatacak 56 yıl, 7 yıl, 8 yıl bulursa bazı şeyleri yapabilirse o kadar bile yatmaz. Hiç dışarıdan mahkemesi devam
eder. Uygun bir şeyler olursa. Can emniyeti kaldı mı? Mal emniyeti kaldı mı? Namus emniyeti kaldı mı? Bir kadın hata yaptı. Fuhuş yaparken yakalandı. Paralı fuhuş. Bir kağıt bir onun hakkında. Önceden öyleydi. Şimdi nasıl bilmiyorum. Kadın parayla fuhuş yaparken üç sefer yakılınca genel evine yazılıyordu. Türkiye’de 2013 rakamlarına göre söylüyorum bunu. 115.000 kişi var vesikalı genel evinde çalışan 115.000 120.000’e yakın da müracaat etmiş. Biz genel evinde çalışmak istiyoruz diye. E namus emniyeti kaldı mı? Manukia’nın yıllarca vergi rekordmeni
olduğu bir. ülkede namus emniyetinden hiç kimse bahsedemez. Koç var, Sabancı var değil mi? Nice zenginler var bu ülkede yıllardır üst üste manukyan genel evi patroniçesi olan. Ermeni kadın vergi rekortmeniydi bu ülkede ve maliye bakanlarının elinden shilt alıyordu. O maliye bakanlarıdı. Bunu vermekten utanmıyordu. O bu ne demekti biliyor musunuz? Türk kızlarımızı alıyorsun. Çok güzel satıyorsun. Harika paralar kazanıyorsun. Harika para paralar kazanıyorsun. Bu şu demek bu o demekti. Ve bu ülke insanları. Manukia’nın vergi rekortmeni olduğun ülke insanları
bundan hiç utanmıyorlardı. Siyasetçiler bundan utanmıyordu. Bürokratlar bundan utanmıyordu. Çünkü yeni cumhuriyete uygun bir şeydi bu. Şimdi bu devlete ait kısmı. Gere şimdi geldik bireyi ilgilendiren noktaya. Birey kendi din emniyetinden sorumlu. Nasıl sorumlu? Kendi dinini öğrenme, dinini. yaşama, dinini emniyet altına almaktan sorumlu kendince. E şimdi o bireye dini eğitim verilecek ki o din emniyetini bilsen normalde 200 yıldır bu ülkede dini eğitim yok. Osman’ın 50 yılını biz zayıf böyle hani düzenin kaçtığı olarak görelim. 100 yılda cumhuriyeti görelim.
150 yıldır normalde bu ülkede dini bir eğitim yok. Hala daha yok. Buna imam hatipleri dini eğitim veriyor zannetmeyin. Diyaneti dini eğitim veriyor zannetmeyin. İlahiyatları dini eğitim veriyor zannetmeyin. Tarikatleri, cemaatleri, medreseleri sakın dini eğitim veriyor zannetmeyin. Bu sizin kandırılmışızı gösterir. Cumhuriyeti. Devleti laik, demokratik, insan haklarına saygılı, hukuk devleti olarak geçer ve bütün kurum ve kuruluşlar laiktir. O yüzden laik eğitimi verir hepsine. İlahiyattaki bir çocuğa siz şimdi normalde hadisleri inkar ettirirsiniz,. mezhepleri inkar ettirirsiniz. Dinizi koruyabildiniz mi? Çocuğunuzu
imam hatip’e gönderdiniz. Aman dediniz ki dinini öğrensin. Namazı abdeste öğrensin. Çocuk iki hafta sonra geldi. Baba bütün hadisler sahih değilmiş dedi. Anne kıldınız namaz. Namaz değil. Boşuna eğilip kalkıyorsunuz dedi. Nerede öğrendi? Hatip’te öğrendi. Daha da bırakınca ilahiyatta öğrendi. İlahiyatta bu e şeyler ayetler tarihsel mi bakacağız, evrensel mi bakacağız? Biraz daha yürüdü. Siyasetçilerin sözüne baktı. Siyasetçilerin sözüne de bakınca 1400 yıl önceki hukukla siz şimdi kaidelerle bugün onu yaşayamazsınız. Hani bu noktada dinde muhakkak bir yenilenme hareketi, reformist
bir hareket olması lazım der. Macron da aynı şeyi söylemişti. Fransız devlet başkanı da çıktı. Dedi ki bu cihat ayetlerinin ortadan kalkması lazım. Kur’an’dan çıkarılması lazım dedi. Ondan sonra aynı sözün. Türkiye’de konuşuldu. Hala daha konuşulur. Çünkü normalde. Türkiye anayasasında dini. İslam dinine dayalı bir tane harf bile yoktur. Altını tekrar çizeyim. Bugünkü mevcut anayasada. İslam dinine uygun bir tane harf dahi yoktur. İslam dinine ait bir harfi olmayan anayasayla yönetilmezsiniz. Anayasa orada durur. Canlarının istediği gibi onu yaparlar. Içtihat
ederler. Istedikleri gibi anlarlar. Size ceza vermek istiyorlarsa da o cezayı verirler., Refah. Partisi’nin kapatılma sürecinde olduğu gibi anayasa bir iki tane maddeyi kendisi iptal etti. Bakın, Anayasa. Mahkemesi’nin kanunu iptal etme hakkı yoktur ama vardır. Mahkemesi hani siz bu anayasaya güveniyorsunuz değil mi? Bu anayasaya göre bir iş yapıyorsunuz. Diyor ki o. Mahkemesi, “Sen bu anayasaya göre sen bu işi yapmışsın. anayasayı iptal ettim.” diyor. İki tane kanunu. Siz susuyorsunuz. Bütün partiler susuyor. Bütün bürokratlar susuyor. Askerisi de susuyor.
Her susuyor. Mahkemesi iki tane maddeye kendisi iptal edip. Partisi’ni kapatıyor. Bu sefer ne oldu? Siz dininizi kendiniz koruyamadınız. Kendi dininizi kendiniz de koruyamadınız. İnandığınız. İslam’ı koruyamadınız. Koruyamazsınız. Bu mümkün değil. Bugün dünya üzerinde. İslam denilince namaz, oruç bir de hac ve ümre aklınıza gelir. Zekat bile aklımıza gelmez fazla. Zekatı cemaatler, tarikatler cebellez etmek için hatırlatırlar. İslam denilince namaz, oruç, ondan sonra bir de hac üçgeninde kalır. Erkeklerde sakalını bırak, şalvarını giy, cübbe giy. Kadınlarda da çarşaf giy, örtün.
Bu kadardır. İslam’ın hukuku konuşulmaz hiç. Cuma dahildir buna. Cumanın sıhhat şartları vardır. Ea şartları vardır. Cumanın eda şartlarını. siz normal bir ilmi halde bulamazsınız. Cumanın eda şartlarını bulmanız için elhidayeye bakacaksınız, el ihtiyara bakacaksınız. Onun dürer gürere bakacaksınız. Abidin’e bakacaksınız. Hindiyeye bakacaksınız. Eda şartları konuşulmaz asla. Böyle olunca din emniyetiniz yok. Akıl emniyeti zaten şimdi insanı konuşuyoruz ya. Birey, birey aklını nasıl koruyacak? Bireyin dini emniyetinden akıl emniyeti lazım. Önce o kimseye akıl emniyeti lazım. Akıl emniyeti olmazsa nasıl
dinini koruyacak? Akıl emniyetinin olması için o kimse siz mesela akıl emniyetini ortadan kaldıran mesela sadece içki olarak görürsünüz, uyuşturucu olarak görürsünüz. Siz yediğiniz gıdalar sizin akıl emniyetinizi alır. Yaşadığınız hayat standartları akıl emniyetinizi alır. Trafikte 2 saat 10 dakikalık yolu 2 saatte giderseniz akıl emniyetiniz gider size. İkili ilişkilerinizde. İslam ahlak yok ise. akıl emniyetiniz gider. Mesela bir erkek bir erkek düşünün. Kadın bıdı bıdı bıdı bıdı. Adamın aklını aldım. Bir erkek düşünün kadın kadına bıdı bıdı bıdı kadının
aklını aldı mı? İslam ahlakı yok. Kadına bir soruyorum başka türlü cevaplıyor. Dedim, “Ne oldu sana?” “Hani bu hale nasıl geldin?” “Kocam” dedi, “herfama vuruyor benim” dedi. “Nasıl dedim ben?” “Bas be”. Dedim, “Gel boşan kadına boşan dedim. Benim gidecek bir yerim yok dedi. Ben bir sefer dedi gittim annemin babamın evine. Babam elimden tuttu tekrar dedi kocamın evine getirdi. Daha ben içeri girdim dedi. Babam çıktı gene başladı kafama vurmaa dedi. Akıl emniyeti sadece bireyin akıl emniyeti sadece uyuşturucu
değildir. Zalim bir erkek, zalim bir kadın, zalim bir. dede, zalim bir nine. Bunlar da insanın akıl emniyetini alır. Bir kadın kocasının ne kadar kazandığına bakmaz. Şunu almadın, bunu almadın, bunu almadın, bunu almadın, şunu yapmadın, bunu yapmadın. Bak şunlar şöyle yaptı, bunlar böyle yaptı. Bak şu araba aldı, şunu şöyle yaptı, bunu böyle yaptı. Akıl emniyeti gitti adamın. Adam gitti haram yollara tevessül etti. Karısının dırdırından dolayı akıl emniyete gitti. Aynı şekilde adam kadına bir sürü baskı yaptı. Psikolojik
olarak kadının akıl emniyeti gitti. Akıl emniyeti sadece uyuşturucu değil. O zaman akıl emniyeti birey olarak koruyabiliyor muyuz? E şimdi birey olarak canımızı korumamız lazım. İyi sen istediğin yere kadar kaç. Bir serseri kurşun geldi vurdu mu seni? Geldi vurdu. Can emniyetin kaldı mı? Vuran kimse bir. müddet sonra da çıktı mı dışarı? Peki oğlun var işte amcanın çocuğu var. Sen benim e vurdun çıktın. Ben de seni vururum. O da onu vurdu. Onun da can emniyeti gitti mi kaldı
mı? Onun akrabası geldi. Öbürkünü vurdu mu? Ama devlet şunu dedi. Kan davası gütmek yasaktır. Dinen de yasaktır. İyi benim kan davamı sen al. Beni haksız yere öldüreni sen öldür. Kan davası olmasın. E sen öldürmeyince ne yapacaksın? Kız babaları. Allah hiç kimsenin başına vermesin. >> Amin. >> Bir namuslu, şerefsiz, haysiyetsiz bir kimse geldi kızınıza zorla tecavüz etti. Sen gözünün göbeği gibi baktın, büyüttün. Geldi 17, 18 yaşına, 20 yaşına. Önemli değil. Namussuz, şerefsiz bir kimse ona tecavüz etti.
yaparsınız? Tecavüz eden de zengin, şerefsiz, haysiyetsiz birinin oğlu. Gittiler bir şekilde hallettiler. Çocuğu dışarı çıkardılar. Ne yaparsınız? Kızlarınızı alın, gözünüzün önüne getirin. Size bir anekdot. Benim annemin kardeş çocuğu var., bazen eskiler görürler. İstanbul’da duruyor. Onun babası. Onun babası bir ara cezaevine girdi. Onun anlattığı bir. Köyden bir kadın normalde işte kendisi birisi tecavüz ediyor. Tecavüz edince işte meydana çıkıyor işte cezaevine giriyor çıkıyor adam. Adam cezaevinden çıktıktan sonra kadına yine sarkıyor. Kadına yine sarkınca bir iki rahatsız edince
bu sefer kadın avtüfeyle bu adamı öldürüyor. Cezaevine giriyor. Cezaevinde buna dilekçe yazan kim? Bizim aşçı e. Şeyinin adı ya. İsmail’in babasının adı. Hacı abi >> Aşçı. Dilekçe yazıyor. Dilekçe yazacak. zaman da o böyle lise mezunu mu, ortaokul mezunu mu ne? O cezaev önüne girince mahkemelerde kullanıyor. Daktilo kullanıyor. O zaman daktilo bilen de yok. O normalde bir dilekçe yazılıyor. Yazıyor kadına. Diyor ki katil devlettir. Hakim duruyor. Bu dilekçe kim yazdı diyor. Ondan sonra diyor ki açasan ben
yazdım. Neden katil devlet? Eğer ki diyor buna diyor do bir ceza vermiş olsaydınız bunu öldürmüş olsaydınız ben bunu çıkıp öldürmeyecektim. Şimdi namus emniyeti kalmadı. Birey nasıl korusun namusunu? Şimdi oğullarınızı önce öz gözünüzün önüne getirin. Kaç yaşında? 10 yaşında. 12 yaşında. Bir yerlerden etkilendi. Baktı oh ne güzel. Kadın olunca askerlik yok. Kadın olunca her taraf sana eğiliyor önüne. Dönme olunca herkes sana saygı duyuyor. Lüks mekanlar, lüks evler. dönmelerin hayatlarına. YouTube’da orada burada var mı? Çocuk böyle bir
an beyni döndü. “Ben de olabilirim” dedi. Çocuğu arkadan tecavüz ettiler. Verdiler uyuşturucuyu. Şimdi bu topluluk bilmez. Bu tip şeylerde o çocuk daha küçükken onu normalde muhakkak ya içki içerirler, ya esrar içirirler ya uyuşturucu verirler. Onu böyle hani ilk defa gelin oluyormuş gibi süsler. Onu satarlar bir erkeğe. O da böyle muhteşem bir yapıyormuş gibi gelir ona. Oğullarınızı düşünün. Şimdi böyle bir tezgaha girmiş. Bu çocuğu kandırmışlar. Bu çocuğu eşcinsel yapıyorlar. Ne yaparsınız bunları yapan insanlara? Bunlar sizin görmediğiniz
yerler. Şeytanın size sakladığı yerler bunlar. Namus emniyeti de kalmadı. Mal emniyeti de kalmadı. Malınızı koruyacaksınız. Öyle değil mi? İyi geldi bir hırsız geldi. Sizin malınızı alıyor. Öldürürseniz katilsiniz. Öldürdünüz, ateş ettiniz, katilsiniz. Adam gözünüzün önünde alıp götürüyor değil mi? Ateş ettiniz onu. Yaraladınız, katilsiniz. Yaralarsanız işte yaralamaktan. Vurursanız öldürürseniz adam öldürmekten. Katilsiniz bildiğiniz katilsiniz. Ve bir kimseyi öldürmekten ceza alırsınız. 26 tane, 32 tane, 35 tane hırsızlıktan dosyası olan bir kimse dışarıda dolanıyor. Diyorlar, “Mesleğine devam et. Seni mesleğinden
alıkoymayalım. Internetten okuyoruz. 36 tane dosyası var. Hırsızlıktan 36 tane dosyası var. Dışarıda dolanıyor adam ya. Efendi okulunda okuduğu. Efendi sebateistti dedim. Sırf bu cümleden dolayı ceza aldım ben. Adamın 36 dosyası var. Hırsızlıktan yaralamaya ne istersen o dışarıda dolanıyor. Çünkü 36’ya gelmiş adam ya. Bir tane adam suç makinesi gibi ya. Sen ülkede hırsızlık yaparsan dışarıda dolanırsın. Hiçbir sıkıntı yok. Hırsızlar içeride değildir. Büyük bir çoğunluğu kravatlıdır. Cahil olanlar kravatsız onlar. Ama hırsızların büyük bir çoğunluğu kravatlıdır. Hem böyle
lacivert elbiseli, beyaz gömlekte kırmızı kravatlıdır. Gürcan da diyor, “Her kırmızı kravat takana bu kesin. Gürcüdür” diyor. Trump’ı bile. Gürcü etti. Tabii o laci beyaz kırmızı kravıt takanların burada da b hani var ya buraya rozet mozet takıyorlar ya. Cumhuriyeti. Devleti rozeti de vardır. Rozetli bunlar. Bunlara anayasa, kanun, madde hiçbir çalışmaz bunlara. Hepsi de kanuna uygundur. En güzel hırsızlık, en ideal hırsızlık, en böyle zirve hırsızlık kanuna uygun hırsızlık yapmaktır. Onu da sen ben bilmeyiz. Onları [kahkaha] onları bilen
bilir. Böyle olunca o zaman mal emniyetinizde kalmadı. Cumhuriyeti. Devleti’nde yaşayan bir kimsenin mal emniyeti yoktur. Hiçbirinizin de. söyleyeyim mi? Bir ülkede eğer ki faiz, normal faiz, piyasadaki faiz %140’a çıktıysa, %140’a o ülkede yaşayan normal vatandaşların mal emniyetleri yoktur. Bir ülkede faiz var ise o ülkede mal emniyeti yoktur. Bu malı emniyeti ne demek? Kazanç emniyeti. Senin kazancının emniyeti yoktur. Sen fark etmezsin. Cebellezi minel beşer eder o hırsızlar senin paranı. Kanunidir bu. Sen bir sürü vergi verirsin. O
vergiler sonra bir yerde toplanır faize gider. Kanunidir bu. Kanunsuz değildir. Bir kanun çıkarırsın. Vergileri %25’e çıkardım dersin. Bir kanun daha çıkarırsın veyahut da bir ondan sonra ne o başkan kararnamesi. 10 tane şirketin vergilerini sildim dersin. Yetki kullanır. PKK’dan yargılanan bilmem kaç tane teröristi affetti. Kanuni cumhurbaşkanının buna hakkı var mı? Kanuni ya bu 30 kişi, 40 kişinin şehit olmasına sebep oldu. Şuraya baskın yaptı, buraya baskın yaptı. Gencecik çocuklar toprağın altına girdi. Nasıl bunu affeder? Kanuni şöyle düşünün.
Sen evladını toprağa vermişsin. 20 yaşında gencecik, dal gibi. Senin evladını toprağa verdiğin adam geldi 5 yıl sonra senin önüne. Ne yaparsın? Ne yapacağını söyle şimdi bana. Sen vatan korusun diye gönderdin evladına. Vatan, millet, Sakarya dedin, devlet dedin, bayrak dedin. Yürü oğlum dedin. Şüheda şerbetini işte gel. Yoksa hakkım helal değil. O da şüheda şerbetini içti geldi. Onun şüheda şerbetine içmesine vesile olan katil, namusu, şerefsiz, hasiyetsiz, zalim 10 yıl sonra geldi. Senin karşında gülüyor senin. Kaldı mı can
emniyeti de? Şimdi burada babalar var, oğulları var. Görüyorum ben şimdi. Niçin askerlik yaparız? Vatan millet için. Öyle değil mi? Niçin ölürüz biz? Vatanımız için, topraklarımız için, milletimiz için ölürüz biz. İyi kardeş öldük de bizi öldüreni kimin affetme yetkisi olur? Benim paramı çalanın çalanı kim affeder benden başka? Benim namusumu kirletmiş kim affeder bunu? Bunlar tehlikeli mecralar. Bunları normalde. Türkiye’deki şeyhler konuşmaz. Türkiye’deki alimler bunları konuşmazlar. Haklılar bunları konuşurlarsa yargılanma durumları var. Yargılanırlar değil mi? Birbirlerine urgan atıyorlardı değil
mi? Sen asamazsın ben asarım. Ben asamazsam sen asarsın. Şimdi ne oldu? Kurucu lider. Sevsinler sizi. Bu ülke bizim. Bu topraklar bizim. Bu devlet de bizim. Ne olursa olsun devlet bizim. Ne devleti, ne bu toprakları, ne de bu. ülkeyi, ne de bu ülkenin milliyetçi, vatanperver, dini bütün insanları bir yerlere peşkeş çekme noktasında değiliz. Kanımızın son damlasına kadar bunları savunacağız. Bunları konuşacağız. Hak neyse konuşacağız. Yanacaksa başımız yanacak. Hak uğruna yanacak başımız. Pir demiş ya sen yanmazsan, ben yanmazsam
nasıl kurtulacak? Bunları konuşacağız. Bir yerde bir mümin, bir. Müslüman bir yerde haksızlık var ise, bir yerde hukuksuzluk var ise, bir yerde zulüm var ise buna baş kaldıracak. Biz anarşiye düşmeyiz ama biz tebliğ ederiz, konuşuruz. Biz hakkı ve hakikati anlatırız. Biz elimize silah almayız asla. Biz 12 Eylül öncesinde onu yaptık, yaşadık. Onu gördük. O tecrübe var bizde. Elhamdülillah. Bir daha öyle bir hataya yanlışa düşmeyiz. Devlet ve bu topraklar zordaysa devlet bize silah versin. gider savaşırız en önde.
Hiç sıkıntımız yok. Ama ne yazık ki. Yusuf hocanın sorduğu emniyetin ne yazık ki beşi de yok. Bireysel olarak da yok, devlet olarak da yok. Asıl bu devletin vazifesidir. Devlet bu vazifeyi yerine getiremiyorsa bireyler kendi dairelerinde kendilerini korumaya çalışırlar. Kısacası bu. >> Efendim izah buyurduğunuz çerçeveyi göz önüne alırsak sufi temelli ben şeyhim diyen, ben mürşid-i kamilim diyen birisinin mesuliyeti altındakilerin bu hak ve hürriyetlerini koruması vücubiyet ifade eder mi? Bunlar sonuçta nasihatle söylenecek şeyler. Başka yapacak bir kalmıyor
burada. Bu vücubiyeti nasihatle onları anlatacak. Onları korumaya çalışacak. Onları anlataraktan bunu yapacak. Başka alternatifi yok. Çünkü bunu da anlatamıyorlar. Kendi nefsimle alakalı bir söyleyebilir miyim? Efendim benim pirim, şeyhim dinimi, aklımı, namusumu,. canımı, malımı korudu. Bu zamana kadar kendini öne attı. >> Bu bireysel şeyler. Ben kardeşler için elimden gelen bir varsa ben aradıma koymam. Onu hesaplamam. Bunlar bireysel e hukuk. Ben bütün kardeşler için varsa yapılabilecek bir, elimden bir geliyorsa yaparım. E bu konuda da bir frenim yoktur
benim. Allah beni affetsin. Böyle şatavari böyle olmasın ama e benim arabayı yaparlarken el frenini unutmuşlar. O yüzden bende fren yok. Böyle bir söz konusu olan bir olursa spontane gelişirse benim önüme bir gelirse ben bu konuda bireysel olarak elimden geleni ardıma koymam. >> Özür dilerim efendim. Kendimle yine ilişkilendirdiğim zaman kendi çerçevemde benim güvendiğim, dayandığım, iman ettiğim insan bunları korumuyorsa o zaman benim şeyhim değil diyebilir miyim ona? Ya da bu adam,. bu insan şeyh değildir. Müridinin hakkını korumayan
diyebilir miyiz? >> Yalnız ö >> malına göz dikmiş, canına göz dikmiş, parasına göz dikmiş. Bunu bile bu görüyorsa bir üstat, ondan sonra bir üstat bunu görüyorsa bile böyle bir yapıyorsa e öyle olmaması lazım. 714. Mustafa Özbağ Efendi – Sohbet Notları >> Az önce ifade buldunuz. Zekat, cebelle lezze dediniz mesela. Hepsini cebelle lezze ediyor. >> Ama işte bu şeyle alakalı o kimsenin ben onu güç yetirmek olarak görmüyorum. Onu ben feda olmakla alakalı görüyorum. Bir kimsenin feda olması
lazım. Nasıl feda olması lazım? O kimse derviş kardeşler için kendisini feda edebilme noktasında olması lazım. Onu o noktaya geldiyse bir kimse bunda o zaman söylenecek bir laf olmaz. Ama öbür türlü bu noktaya gelmek bir kimsenin aldığı eğitimle alakalı,. kültürüyle alakalı. >> Şahsi mi diyelim? Şahsi diyelim normalde şimdi e şimdi bir kimse mesela belli bir tarikata gitmiş olsa bu tip şeylerle karşılaşmış olsa bakmazlar bile adamın yüzüne ne olduysa oldu. Normalde işte biz onu yapamıyoruz. Hani bizim dervişlik
hukuku burada hemen büyük bir çoğunluğuyla birebir. Şimdi buradan sıraladığımda bütün hepsinde dervişlik hukuku önü arkası hiç önemli değil. Burada baktığımda ben hemen büyük bir çoğunluğunu bilirim. Büyük bir çoğunluğunun ne derdi var ne sıkıntısı da bilirim. Bu dervişlik hukuku bizde biraz böyle birebir bir hukuk. Öyle olunca hani biz o kardeşlerle iç içeyiz. Y büyük bir çoğunluğunu evlenmelerine ben sebep olmuşum. Evlenmelerinde ben bulunmuşum. Şimdi çocukları büyümüş. Çocuklarını evlendiriyorum. Şimdi yakında torunlarını evlendireceğim onların. Bunların hepsi de birebir hukukla.
Ben şimdi sağıma baktığımda hepsi de birebir hukuk. Ta arkaya doğru. Normalde şimdi baksam şimdi arkada berber. Ahmet kaldır elini yavrum. Kaç yaşındasın? 48 yaşında. Kaç yaşında derviş oldun? >> 25 yaşında. Ahmet bizim. Şimdi onun ben çok özür dilerim böyle hani o samimiyetimize binaen söylüyorum. Ben eşini tanırım, çocuklarını tanırım, ailenin içini tanırım. Şimdi berber rahmetin gözünün üstünde kaşı var diyecek birisi. Gel kardeş derim ne işin var senin berberle? Ben çözeyim derim. Hani varsa bir neden? Ahmet’le benim
normalde bizati benim ilişkim vardır. Sadece onunla değil ki. Demirtaşlıların hepsinde de benim ilişkim vardır. Hepsiyle de. >> Bu. Özbağacası işi. >> Bu. Benim normalde bundan sorumlu muyum. değil miyim diye ben bakmam ki. Üsküp mahallenin hepsini hemen üç aşağı beş yukarı tanırım. Kaldırın ellerinizi bakayım bir. Bak hepsi de kamikaze gibi. Yıkın buraya desem yıkarlar. Onlara da bir olacaksa ben de yıkarım ama bu konuda ben yok şuyum ben buyum diye düşünmem ki. Benim kendimce öyle bir düşüncem olmaz.
Ben bir yapılacaksa gereği yapılır. Reşber’in oğlu orada karşımda duruyor. Şimdi benim ben şimdi babasıyla bir hukukum var. Bütün aileyi tanıyorum. Bütün sülaleyi tanıyorum. İçini dışını. Elimden gelen bir şeyi ben esirgemem ki ondan., İzmit. Özer soyismini değiştir dedim. Özbağ yaptı adam. [kahkaha] Adam normal bir adam değil. Şimdi çok sakin durduğuna bakma. Aldanırsın. Adam şimdi neydi ya soyismin önceden? >> Yılgındı soyismi. Anan dedim. Derviş adam yılgın soyismi olur mu dedim ya. Özer değiştir soyismini dedim. Şaka da söylemedim
gerçekten öyle aslında. Gerçek söyledim. Ha değiştirdi. Özbağ yaptı. Kız kardeşim de dedi abi bizim dedi bilmediğimiz kardeşimiz mi var dedi. Dolu dedim ben de. Dedim dolu sen dedim hepsini tanımıyorsun dedim ben. Hani o hani. Özba var diye dinliyorlar ya sohbetleri. Dedim dolu soyismin illaki. Özbe alması şart değil dedim. Ben şimdi aslında bazı sözlerim benim millet böyle boş konuştuğumu zannediyor. Ben kocaman aileyiz dedimde aile dediğinde bir insanın ailesi bir kimse ailesinin canını malını namusunu, şerefini haysiyetini korur.
Şimdi soluma dönüyorum. Adnan bakıyorum öbür tarafta. Cemil’in saçı sakalı ağırdı ya. Cemil kaç yaşındaydın o zaman? Üniversiteye gidiyordu. yaşındaydı. Cemil’in nikahını ben kıydım. Şimdi baktığımızda birebir. E şimdi bakın şuraya. Şimdi seymenlere bak şimdi. Kaç yıllıksın. >> 15 yıllık. Şimdi burada kim birebir değil ki benle? Mesela ben bir adım ötede değilim ki. Ha ben bir adım ötede olsam kendim duygu olarak derim ki ben bir adım ötedeyim. Ben bir biraz böyle o yüzden fütursuz konuşurum ben. Ben bir
adım ötede değilim kardeş. Ben kendime söylüyorum bunu. Ben bir hiç kimseden bir adım ötede değilim. Ben o kimsenin hemen böyle e damarında dolaşan kan gibiyim ben. Öyle olunca ben rahatım. Ailem benim. Ben esirgemem bir şeyimi. E karşımdaki ne esirgiyorsa esirgesin ona da bakmayım. Beni hiç ilgilendirmez. Benim hayatım boyunca ben kendimi bildim bileli ben karşıya göre. hareket etmem. Cemil beni severse ben. Cemil’i seveceğim. Öyle bir yoktur benim. Cemil’i sevdim bitti. Tamam bitti. Yapıyorsa kendisi yapacak. Beni ilgilendirmez.
Vefasızlığı o yapar. Ben yapmam. O ben o benim içimdedir. Murtaza benim içimdedir. Bütün bu dergah komple düşman olsa. Murtezadır. O benim içimdedir. İyiliğiyle kötülüğü de benim içimdedir. Murtazaya dikkat et diyen adam dergahta değil şimdi. [kahkaha] Enteresan bir. Bana akıl veren kimse dergahta değil. Şimdi bunlar konuşulacak şeyler değil. Biz ticaret yaptık. Reşber, Murtaza, ben üçümüz ortak olduk. Ben ortaklığı bir dakikada bitirdim. Reşver’e dedim ki, “Mehmet abi sen ayrıl. Bir kendini kurtar dedim bizim içinizden. Nasıl basma ediyorum
dedim. Sen kendini kurtar dedim. Burası gidiyor. Sen kendini kurtar.” Bak. Murtaza, ilk defa. konuşuyorum bunu. Murtaza dedim burasını sana bıraktım ben. Mehmet abi dedim çocukların çalıştığı yeri. Murtaza ağzını açmadı bana. Abi orayı neden bıraktın ona demedi bile. Bu aramızdaki sırdı. Hiç konuşmadım ben bugüne kadar. Ticaret çünkü bu. Kar da var, zarar da var. Bak ağzını açmadı. Adamın malına tasarruf ettim. Bak bırak burayı dedim. Bıraktım ben orayı dedim. Sen nasıl biliyorsan öyle yap dedi. Şimdi hani insanların
değişik zamanları vardır mesela. O zamanlar önemlidir. Bedir önemlidir. Uhud önemlidir ya. Bedir çok önemlidir. Mesela şimdi herkesin bir. Bediri vardır. Bir uhudu vardır bir hende vardır. Orada kim vardı? Hani biz hala daha. Bedir ashabını sayarız ya. Bir dergahın, bir şahsın da kendince. Bediri vardır. ona inanırım. Mesela bizim eskiler var ya, bazen eskilere laf söyletmem ya ben. Mesela sahabenin. Bedir ashabını eleştirmesi yasaktır. Haklarında konuşması yasaktır. Bedir ashabının hukuku özeldir. Hadiste söylenenini söyleyeyim. Bedir ashabı tabiri caizse eğleniyorlar.
Cariyeler şarkı söylüyor. Şimdi bize. İslam’ı eğlenceli bir. İslam olarak anlatmazlar ya. Kütübü siddede hadis. Genç bir sahabe bir giriyor içeri bir bakıyor bizimkiner alemde. [kahkaha] Sizi böyle mi görecektim diyor. Sahabenin birisi diyor ki biz diyor peygamberden icazetliyiz tabiri caizse. Ya bizle beraber oturacaksan otur ya da çık git buradan diyor. Bedir ashabına. Peygamber bir laf söylüyor mu? Söylemiyor. Benim en zor zamanlarım var. İşim dağılmış, param dağılmış, fabrikam dağılmış, her şeyim dağılmış vaziyette. Benim 1 milyon dolar borcum
var. benim o zaman için. Devlet dağıtmış beni. Devlet dağıtmış. Hüseyin, Adnan, Cafer, işte. Murtaza, eskiler, Hacı. Bak bunların hani o günün dervişleri. O günün dervişleri. İsim önemli değil. O günün dervişleri benim. Bedir ashabım gibidir. 1000 kişi diyecek ki işte. Adnan, Hüseyin, Cafer, Erkan, şu bu sen hala daha bunlar 1000 kişi ayağa kalkacak. Derim ki kardeşler bininizde dergahı bırakabilirsiniz. Bu adamlar kalacak yanımda. Saf birisi öyle dedi ya bu üçlüyü bırak dedi. Paraysa para pulsa vurun dedi bana.
Çok zengin ya arkadaş. Senin sermayen yetmez dedim. Senin sermayen yetmez buna dedim. Bende öyle bir duygu var. Normalde ben kalkıp da böyle bu noktada biz iyi tüccarımdır iyi mal satarım. Adam satmasını öğrenemedik biz. Biz onu öğrenemedik. Biz birisinin. arkasından iş çevirmeyi öğrenemedik. Birinin aleyhine konuşmayı. Bunları ben öğrenemedim. Ben adamı sevmiyorsam yüzüne derim. Kardeşim bir daha gelme benim yanıma. Benim yanıma da uğrama. Bana da selam verme. İşin gücün rast gelsin. Netimdir ben. Çok netimdir. Hem de bu
konuda hiç şeyim yoktur benim. Dedim ya benim el frenim yok diye. Bu konuda netimdir. Allah bizi affetsin. O yüzden ben o samimiyetimi de inanırım kendimce. Ben o yüzden. Oktay derdi buna. Oktay derdi ki abi kim sana karşı çıktı? Ben samimiyim. Ben her şeyimle buradayım. Bak her şeyimle buradayım. Kendi samimiyetimi övmek için söylemiyorum. Benim bu samimiyetimin karşısında birisi vef vefasızlık ediyorsa o helak olur. Beni ilgilendirmez ki. Kaç yıllıksın? >> kaç? >> 29 sene olmuş. Burhan senin >>
92’ydi. Burhan’ın babasıyla tanışırız. Çok iyi severdi beni. Allah rahmet eylesin. Bu işte burada. Burhan burada. Ben hastayken gittim yanına. Burhan’ı sana emanet ediyorum dedi. Beni dinlediği müddetçe dedim emanetim başım gözüm üstüne dedim. Beni dinlediği müddetçe. E şimdi ben birebirim onla. Allah beni affetsin. Ben kalkıp da. Burhan benim bak hani nasıl söyleyeyim şimdi çocuğum gibidir. Ben onu böyle bir e kardeş gibi de görmüyorum. Hanım bana emanet etmiş ya babası. Babası bana emanet edince ben ona duygusal davranıyorum.
Çocuğum gibi davranıyorum. Burhan benim çocuğum gibi oluyor. Hani böyle kardeşim gibi de değil. Enteresan bir duygu bu. Bunu normalde dizayn edemiyorsun ki. Ben dizayn edemiyorum. Ben bunu böyle. yapamıyorum. Hani böyle kategorili kategoriye sokamıyorum ben onu. Naki ne yapacaksın şimdi? Şimdi hepsini bak teker bunlar. Bunların hepsi de böyle ne bileyim işte bizim böyle ilk halakalardan bunları kenara atmak mümkün değil. Duygusala bağlayacağım. Ağlayacağım şimdi bak. E normalde şimdi böyle olunca ben onların bana bir demelerine gerek yok. Ben
kendimi sorunlu görüyorum. Ben bütün herkesin namusundan, malından, canından sorumlu görüyorum kendimi beni dinlediği müddetçe., adam. İstanbul’a gitti. Bırak dedim gitti. İstanbul’a böyle bir teklif var. Bırak git dedim. Evini de sat dedim geri dönmesin diye. Hani geri dönme hayalini yok ediyorum adamın. E bıraktı gitti. İstanbul’a gitti. Şimdi bu bunlar böyle hani basite indirgenecek bir değil. E hemen büyük bir çoğunluğunun hayatına dokunmuşum. Büyük bir çoğunluğun hayatına dokunmuşum. Bunu yapma, bunu etme, bunu bırak demişim. Hayatına dokunuyorsun insanın. E
o kolay bir değil. Öyle olunca hani böyle insan işte ne kendini uzak görebiliyor ondan. Ben hiçbir dervişten uzak görmem kendimi. Ondan bunu hiçbir zaman unutmayın. Kendimi ondan soyutladıysam onun bu dergahta işi kalmaz. Manen onun ipi kesilir. Açık ben bunu bunları ben çok açık konuşuyorum. Birisinden ben kendimi soyutlayayım, çekeyim kendimden. Onun bu dergahteşi kalmaz. Çekme kriteriniz var mıdır efendim? >> Vardır kendi kafamda kriterlerim. Ben birisi içti diye yapmam. Bizim dervişler içer. Bizim dervişler huardılık yapar. Bizim dervişler
aykırı işler yaparlar. Ben vefasızlığı kaldıramam. Ben hainliği kaldıramam. Yoksa bizimkilerin hepsi de aykırı olmayan kimse yok ki burada. Hani diyorlar ki ümmetin içki içer mi? İçer diyor. Kumar oynar mı? Ya şunu yapar mı? Yalan söyler mi? Asla diyor. Şimdi bu da onun gibi bir. Bizimkiler yapar buradan medresede mezun değil hiç kimse. İyi ki değil. Sonra bozuluyorlar. Krava takıyorlar. Gidiyorlar hırsız oluyorlar. Allah bizi ama normalde şimdi normalde bizimkiler yapar mı? Hatta birbirlerini de yafim önceden diyorlardı abi
ya filanca böyle yapıyor. Ha yapıyor lan boş ver. Ondan sonra nasıl bir daha gördüğünde beni de söyle de ben de gideyim masasına diyorum ya. Bizde var bu adam pavyonu birbirine katmış. Babam diye bağırıyormuş orada pavyonda. Ulan demişler bakmışlar telefonunu almışlar. Bunun kim senin baban? Gece saat 3 4 ad aradılar dediler. Pavyona birbirine kattı. Burada bir adam var. Hazım abi geldi. Binder’da bir. Hazım abimiz vardı. Ülkücü normalde deli azım. Yedek subaylı olarak askerlik yapıyordu. Çekmiş kafeyi, çekmiş
kafeyayı, dinamitleri de koymuş beline. Gidiyor jandarma karakoluna teftiş etmeye gidiyor. Adam asubay ya sen de. E zaten ailecek akılları yok. Onun bir şeye gitti halasını vurdu filan. Akli dengeleri bozuk. Pavyondan deyince böyle. Hazım abi geldi. Hazım abi de bir gün abim tanır onu. Ona diyorum ki takılma. Şinasiyle takılmış bu. Gidiyorlar. İzmir’de pavyonda. Hazım abi önüne geleni deviriyormuş. Ben sonradan gittim oraya. Şinasi masanın altında. Hazım abi önüne geleni deviriyor. Ben zor kurtardım oradan aldım onu. Ondan sonra
bizimki de pavyonda önüne gelene devirmiş. babam gittim ya. Normalde şimdi oturduğu kazayı söylemeyim. Bursa’nın içinden değil gittim. Babam dedi. Dedim oğlum ne yapıyorsun? Adamın hışırını çıkarmışlar. Oradaki garzonların ışırını çıkarmışlar. Alamamışlar bunu. Durduramamışlar. Getirin bunun hesabını dedim. Getirdiler. Ondan sonra telefon numaramı yazdım. Arkasına imzamı attım. Yarın gelin paranızı alın dedim. Ben çıkardım bunu. Nerede evin? O zaman öğrendim evini. Filanca yerde. Bindim taksiye gittim. Kapıdan içeri kadar kattım bunu. Hanım, “Allah razı olsun abi senden di” diyor. “Nereden
bu? Sorma dedim. Sonra kendisiyle görüşürsün.” İki gün sonra adam bak iki gün sonra kapının önünde baba diye bağırıyor. Bir tane de adam almış beni sesinden tutmuş. Meyanede benim aleyhime konuşuyormuş. Ona konuşacak mı lan bir daha diyor. Gün vuruyor şimdi. ne yapıyor dedim. Çıktım dışarı. Ondan sonra dedim, “Oğlum ne oluyor?” “Baba bu meyanede senin hakkında konuşuyordu. Konuşacak mıın lan bir daha?” dün bir daha vuruyor. “Oğlum vurma lan dedim benim yanımda. Bak babayı gördün mü? Seni dövdürmüyor. Bak
o yalvırıyor. Abi bir daha ağzımı açarsam üstadım beni ben özür diliyorum senden. Beni affet.” İşte şöyle işte böyle. Dedim oğlum neden böyle yapıyorsun? Baba senin hakkında konuşuyordu dedi. Meyanede dedi. Benim orada olduğumu bildiği halde dedi bu konuştu dedi. Bu daya hak etti. O yüzden senden özür diletmeye getirdim dedi. Şimdi dersin ki sarhoş doğru mu? Arkamdan yanında konuşanlar bundan ders aldı mı acaba ki? Ya şimdi dersin ki bu sarhoş adam. Adam meyhanede yanında orada meyhanede başka masada
oturuyormuş. O yor bu biliyor benim diyor sana derviş olduğumu. Sarhoş baba parayı da getiremedim sana. Ardında onu da sıkıştı. [kahkaha] Oğlum ben senden para mı istedim dedim. Ama şu adamı dedim dövme yeter dedim. Tamam ama ben bunu özür dilettim ya dedi. Bunu götüreceğim meyaneye şimdi dedi orada da dedi herkese itiraf ettireceğim dedi. Babadan özür diledin mi dilemedim. Tamam onu yap dedim ben gene tut da ensin sesinden yırılan dedi ona. Gördün mü dedi babayı bak affetti seni
dedi. Yoksa ben seni burada dedi döve götürecektim gene. Abi yeter vurma artık diyor. Ciğerimi söktün benim diyor. Öbürkü de götürdü. Şimdi bu adamı sen nereye atacaksın işkişti diye? Biz atmayız. Bizimkiler kafası bozulur gider. Bazen bayan dervişte diyor işte kocam beni aldatıyor. Şimdi birini öyle dedim. Dedim sen bununla dedim derviş olmazdan önce evlendin değil mi? Derviş olmazdan önce de dedim bunu yapıyor mudu? Yapıyordu dedi. Bir diyebiliyor muyun dedim. Ben hayır dedi. E şimdi neden diyorsun dedim. Kadın
zannediyordu adamı anında satacağım ben. Dedim dur ben görüşürüm konuşurum öyle hemen dedim meseleyi başka yöne çekme. Sakin ol sabırlı ol. E şimdi benim hani dervişlik anlayışım bu. Bakın bu şu hakkınızı helal edin. Böyle laf lafı açtı bugün. Ben hiç kendimi şeyh gibi göremiyorum. Biz hep beraber ama kardeşiz. Hani baba diyenler var ama evlat baba ilişkisi ama kardeş ilişkisiyiz bizler. Ben müritliğin üç aşağı beş yukarı nasıl olduğunu biliyorum. Çünkü ben üstadıma. müritlik yaptım. Şimdi eskilerin hepsi de
bilir bunu. Hak hamdolsun elimizden geldiğince iyi müritlik yapmışız. Bütün arkadaşlar olarak. Bursa’daki arkadaşlar, Bayinder’daki eskiler. Biz gerçekten iyi müritlik yapmışız. Ben arkadaşlardan müritlik beklemiyorum. O yüzden biz kardeşliğimize devam ediyoruz. O yüzden içim dışımda, dışım içimde. Hiçbir de umrumda değil. Yok beni öyle bileceklermiş, yok şöyle bileceklermiş. Hiç umrumda değil hiç. Ama ben böyle gelmişim, böyle gidiyorum. Biz hep beraber bir kardeşlik hukuku oluşturmuş. Kadınlar da aynı. Ben hatta pozitif ayrımcıyımdır, bayanlardan yanayımdır ve onlar da aynı. Ben onları
da ayrıştırmam. Hiç ayrıştırmam. Göz göre kimsenin kimseye zulmetmesini de istemem. Ona da müsaade etmem. O yüzden biz böyle kendine münhasır bir sufi topluluğuz. Kendimize münhasırız biz. Bizim bir örneğimiz yok. Bakın örneğimiz yok bizim. Biz yırtılsak yamalığımız yok bizim. Biz sökülsek ipimiz yok bizim. Dikilecek ipimiz yok bizim. Biz hesaba kitaba gelecek topluluk değiliz. Bir topluluğu analiz edersin, şimdi şunu yapacaklar dersin. Biz onu o kitaba uymayız biz. Biz herkesin uyuduğu yerde biz koşarız. Herkesin yürüdüğü yerde biz uyuruz.
Ben bazen diyorum ya ders alacak olanı iyi düşündün mü başını yakma. Bak yol yakınken dönebiliyorsan dön. Bu köprüden sonra köprüden önce son çıkış. Canad burada meslerin ayağında mıydı dedim ama yoktu burada. Oradaydın ama burada değildin. Ha böyle de içim dışım da şimdi görünce söyledim. Bu noktada şeyimiz yok. Neysek içimizde o öyle olunca biz böyle kendine münhasır bir topluluğuz. Efendi vefat ettiğinde benim meşhur bir sözüm vardı. şeyhilik yapmak istiyorsa gelsin. Bursa’ya arka. Ben tabi olunca herkes ona
tabi olur. Gelsin şeyhilik yapsın kolaysa. Diyordum ben. Neden bunu söylüyordum biliyor musunuz? Bizim normal değiliz biz. Bizim burada şeyhlik yapmak çok affedersin hani intihar gibi bir. Türkiye’de kalbırstü ben şeyhim diyen kimseleri burada bizim dervişler 118 sefer cebinden çıkarır. Adam şeyhliğine binbür tövbe eder gider buradan. Arkasına bile bakmaz. Bakın arkasına bile bakmaz. Der ki ya şuradan bir yakamı kurtarayım. Nereden ben bunların içine girdim der. Gerçekten der. Biz normal bir topluluk değiliz ki. Bizim yörümüz bozuk. Hani yörüm
bozuk ne demek biliyor musunuz mu? Şimdi atların ve develerin bir yürümü şeyleri vardır. Mesela işte e ayaklarını atarken böyle atar. Normal o yorumden yürüyor. Bizim yörümüz bozuk. sağ atacağız yerde. Biz arka ayağımız atıyoruz. Normalde ön ayağını atacaksın değil mi? Yok biz aniden arka ayağımızı atarız böyle. Önümüzdeki de şaşırır. Bize uygun adım var derlerse bizde uygun adım yok. Bizim kelime haz haznemizde uygun adım yok bizde. Bizde adam sabah namazına kalkmıyor. Bana hal anlatıyor. Bakıyorum hali gerçek adamın.
Ama adam sabah namazına kalkmadı ya. Adam yattığı yerde sabah namazını kalkmamış. Horul uyuyor. O horul uyuduğu zaman bir rüya anlatıyor sana. Sen ihtimal veremezsin. O yüzden diyorum gelsin kim ne yapacaksa yapsın burada diye. Mümkün değil. Çok affedersiniz adam gece ilişkiye giriyor yatıyor. Yıkanmadan yatıyor. Adam peygamber efendimizi görüyor. Bu kitaba sığacak bir değil. Sakın öyle yapmayın. Öyle görünüyormuş deyip de bizimkiner yapar da ulan. adam görmüş bak o zaman daha iyi görülüyor değil mi? Biz yapar bizimkiner normal
değiliz biz. Yapar [kahkaha] >> yapar. Bizimkiler değil böyle enteresan bir topluluğuz diyorum ya. Ya normalde herkes bir laf normalde lafı normal düzgün anladın. Biz anlamayız düzgün biz onu biz kelimelerle oynarız kendimizce bir mana veririz. Hoplatır zıplatırız biz o cümleyi. Düşünürsün ben ne söylediydim ya dersin. Gerçekten düşünürsün ben ne söyledim diye. İşin içinden çıkamaz 40 tane akıllı. Ya bir dervişi koyalım biz. Bir ara az biri sohbet edin. 40 tane akıl onun hakkından gelemez. Bizim dervişleri gelemez. Hele
nafızı vereceksin 80 tane akıllı toplanacak. Ne dediğini çözemez. Adam bütün uçağı karıştırdı ya. Bütün hemşireler. Ne hemşire demişim? Postesler toplandı başına ya. yıllarca burada herkese okumam yazmam yok. Her okumam yazmam yok demiyor. Herkes onu okuması yazması yok diye biliyor. Yıllardır öyle bildi. Adamın kayakta. Türkiye üçüncülüğü mü, Türkiye ikinciliği mi var? Öyle bir miydi? Kaçt değil mi? Türkiye üçüncüsü müydü? Türkiye üçüncüsü. Tabii milli kayakçı adam. Milli kayakçı adam. Karadağla 10 gün geçinsin. 11 gün adam tımarhanede. Antidepresan
da yetmez adama. Antidepresan yetmez. Adam diazemle dolaşması lazım. Topla sen milleti. Halı kamyonunun arkasında bir de. Zikrullah gelince unut. Adamlar içeride bangır bağırıyormuş. Ali abi, Ali abi zikrullah bitince ya demiş. Unuttum ben sizi oradan. Bir daha hangi birinizi anlatayım ki ben ya? Ama biz böyle dışarı çıkınca her birimiz çok akıllı uslu. Böyle her yerli. Dışarıdan gören kimse ya ne kadar akıllı insanlar, ne kadar mülayim insanlar. Ben içimden diyorum ki ah diyorum. Siz diyorum ölü görün. Hak
da onlara öyle gösteriyor. Buna da diyecek bir yok. Burada en akıllıyım diyen kimse benim. En diliniz benim. Ya bütün bu olacak bir mi? Bütün salon deli miyiz? Deliyiz diye bağırıyor. Bütün dünyaya reklam olduk. Düşünmüyoruz ki o esnada bizim hakkımızda ne diyecekler diye. Umrumuzda değil. Deli miyiz? Deliyiz kardeş. Sen gelip de delirme. Sen aklını koru. Muhafaza et. Yuz biz yine. Biz bizim başka bir bizim söylenecek bir şeyimiz yok. Bizi inceleyen bizi bırakıp gidiyor. MITI geliyor, biti geliyor,
hepsi geliyor. Bakıyorlar, ediyorlar, çatıyorlar, soruyorlar, soruşturuyorlar. Yapacak bir yok. Yürüyüp gidiyorlar adamlar. Ne alsınlar? Adam diyorlar normal değil bunlar. Normal değiliz gerçekten de. Hani normal bir olsak diyeceğiz ki normaliz. >> La ilahe illallah. Kalbim haktan şerbeti geçtik. Elhamdülillah. Şu gurbet denizini geçtik. Elhamdülillah ş kretini geçtik elhamdülillah. Beri gel barışalım yen bilişelim. Atımız yerlendi. Eştik elhamdülillah. Atımız eğerlendi, eştik. Elhamdülillah. Allah >> kalbimca yıldır. Bir hiçliye gittim sana geliyorum. Bunca yıldır bir hiçliye gittim sana geliyorum. Yeter artık
döne sana geliyorum. Yeter artık döne örtüm sana geliyorum. >> Hey. Hey severim ben seni. Candan içer. O severim ben seni candan içer. Yolum vardır bu erdan içer. Yumlardır bu herk içer o şeriat tarikat yoldur varana şeriat tarikat yoldur varana hakikat marifetani çevu hakikat. Mariet içer hey >> hay celle celaluhu celleneşanuhu est okuyun. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Asr innel ins lefi husr illellezine amenu ve amilushati ve tevasav bil hakkı ve tev bissakallahim. Sübhane rabbike rabbil izzeti amfû
ve selamun alel mürselin. Velhamdülillahi rabbil alemin. Sübhane rabbiyel aliyel alel vehha. >> Amin. >> Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillah. Elhamdülillah. Kitabi kerim la ilahe illallah. >> Amin. >> Vessalatü vesselamü alâ seyyidina. Muhammedin had şerifik la ilahe illallah. Ilahe illallah amm ilahe illallah amâ hikmeti la ilahe illallah ruh fi bahri marifetin la ilahe illallah aminşur alşi ber la ilahe illallahna ya rab küllü şek >> amin ve şerri nefsin ve şeytanin ve dünya ve heva inayeti >> ve
riayeti >> ve hıfsi. la ilahe illallah muhammedur. Resulullah. >> Amin. >> Ol meclisi-i zakiran ve matlubu aşkan olan. >> Amin. >> Bu meclis-i şerifi cümlemiz hakkında bahis kesreti aşk. >> Ve muhabbet >> ve istiak ve hayrat eyle. >> Sadakallahim. Rabbiullah’tan hasıl olan sevapları, kelime-i tevhit hatimlerinden hasıl olan sevapları, okunan lafzi celilelerden hasıl olan sevapları, okunan sure-i celilelerden, yapılan zikrullahlardan hasıl olan sevapları, evvelen bizat, fahri kainat, hülesai-i mevcudat, Peygamber. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve gelmiş geçmiş
bütün peygamber zişan efendilerimizin ruhlarına >> amin. Har y güzekir. Sıddık, Ömer-i. Faruk, Osman-ı. Zünnuriyen, Aliel. Murteza radiallahu anh efendimizin evlad-ı. Resulullah, zevcat-ı. Resulullah, şühedai. Resulullah, ashab-ı. Resulullah’ın 7 şühedanın, bütün şühedanın ruhlarına >> amin. Şafii, İmam. Malik, İmam-ı. Hazretlerinin ruhlarına >> amin >> birimiz. Abdülkadir. Geylani, Seyid. Errufai, Seyid. Bedevi, Seyid. İbrahimi, Dusuki, Şabül. Şazeli, Şah. Nakşivenni. Muhammed-i. Bahaddini, Şah-ı. Mevlânâ Celaleddin. Rumi, Hacı. Veli, Hacı. Veli, Mehmed-i. Hazretlerinin bütün pirimizin ruhlarına >> amin. Geçmiş şehfendilerimiz. Abdurrahim. Tantevi, Abdurrahim.
Neşabi, Elhac elhafız. Çorumi, Medine-i. Efendi’nin, Çorumlu. Nevşehirli. Kaçuni dergahının geçmişlerine, Kabbaşi dergahının geçmişlerinin ruhlarına >> amin >> aseten şeyhimiz, üstadımız, mürşidimiz, canımız, cananımız, sultanımız. Bayındırla. Hazretlerinin ruhaniyeti kusylerine >> amin. Ve cedadan ruhlarına >> Yaşayan mürşidi-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhaniyetlerine >> amin. >> Oktay. Başaran abimizin ruhlarına >> amin. >> Bütün hasta kardeşlerimizin şifa bulması için ruhaniyetlerine >> amin. >> Nuruki aliyemiz de gelmiş geçmiş. Aliye’den gelmiş geçmiş akraba-ı talikatlarımızdan gelmiş geçmiş. Senin ruhlarına, ruhaniyetlerine >> Amin.
>> ayrı hediyelidik. Asıl ve hissedar eyle ya. >> Amin. >> Haberdar eyle ya. >> Amin. >> Mevzatlarını, himmetlerini, şefaatlarını üzerlerimizden eksik eyleme ya. >> Amin. >> Ya. Rabbi cümlesinin yürümetine bizleri affeyle ya. >> Amin. >> Bizlere mağfiret eyle ya. >> Amin. >> Bizlere merhamet eyle ya. >> Amin. >> Bütün hatalarımızı, kusurlarımızı, günahlarımızı seddarsın ya. Seddar ismi şerifinin hürmetine setre eyle ya. >> Amin. Cihanda da bizleri aziz eyle ya. >> Amin. >> Aziz ettiklerinden. >> Amin. >>
Annelerimizi, babalarımızı, eş ve çocuklarımızı, akrabalarımızı, bütün derviş kardeşlerimizi affeyle ya. >> Amin. >> Ümmeti. Muhammed’i affeyle ya. >> Amin. >> Senin merhametine, senin affına, senin lütfuna mazar olanlardan eyle ya. >> Amin. >> Çoluğumuzu, çocuğumuzu. İslam’a, Kur’an’a hadim eyle ya. >> Amin. Her türlü haramlardan, günah-ı keba muhafaza eyle ya. >> Fetr eyle ya. Ya >> Rabbi. >> Her türlü afattan, kazadan, beladan muhafaza eyle ya. Ya >> Rabin. >> Bizleri kendine aşık eyle. >> Habibine aşık eyle. >>
Üstadımıza aşık eyle ya. >> Amin. >> Üstadımıza sağlık, sıhhat, afiyetler nasip eyle. >> Hayırlı özün ömürler nasip eyle ya. >> Amin. >>. Seri onun dizinin dibinden ayrılanlardan eyleme ya. >> Amin. >> Yolumuzu kıyamete kadar. Kur’an ve sünnet yolunda daim eyle ya. >> Amin. >> Bizleri de o yolda daim olanlardan eyle ya. >> Amin. >> Tüm dünyada inimlemekte olan ümmeti. Muhammed’e yardım eyle ya. >> Amin. >> Ümmeti. Muhammed’i muhafaza eyle ya. >> Amin. O kafirleri, o zalimleri,
o. Yahudileri kahru perişan eyle ya. >> Amin. >> Onları yerle yeksan eyle ya. >> Amin. >> Onların hesaplarını birbirlerine karıştır ya. >> Amin. >> Onları birbirlerine düşür ya. >> Amin. >> Onları perakende eyle ya. >> Amin. >> Ümmeti. Muhammed’i bir ve beraber eyle ya. >> Amin. >> Birlik ve beraberliğimizi. tesis edecek olanları lütfeyle, nasip eyle ya. >> Amin. Muhammed’i sahipsiz bırakma ya. >> Amin. >> Ümmeti. Muhammed’in sahibini tez zamanda nasip eyle, lütfeyle ya. >> Amin. >>
Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesüfun. >> Ve selamun alel mürselin. >> Amin. >> Velhamdülillahi rabbil alemin. >> Amin. >> Allah. >> Amin. >> Vakti-ti şerifler hayır olan. >> Amin. >> Hayırlar feth olan. >> Amin. >> Şerler def olan. >> Allahu azimşanın ismiyle kalplerimiz tahir. >> Amin. >> Mütahir. >> Amin. >> Hak olan >> amin. >> Demler sefalar müjdat olan >> amin. >> Gülübü aşık bakuşaduhan olan. >> Amin. >> Demi. >> Amin. >> Cenabı sırrı. Şemseddin-i. >>.
>> Kerem. Muhammedah nebi. Elfatiha salavat. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedin ve ala ali. Muhammedah iyabin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Rabbi ümmeti. Muhammed’in maddi manevi ve dertlerine dava >> amin. >> Maddi mani vasıtalarına şifa >> maddi manevi borçlarına eda. >> Maddi manevi bermür olanların muratlarına hasıl olmasına vesile olması için bilhassa. Allah rızası için hu diyelim. Erkan elfatiha salavat. >> Hz. Pir’in ölüme giderken bir sözü var ya diyor ki tapudum giderken sakın bu dünyada bu dünyayile alakalı gam
zannetme diyor. Bu dünyanın gamı yok bende. Bazen düşündüğüm şu oluyor. Duygusala bağlıyorum kendi kendimi. Bu dünyadan göçüp gideceğiz hepimiz de. Bu dünyadan göçüp gidince bende kalacak olan uhte şu. Bir eş ve çocuklarım. bana doymadı. Ben de onlara doymadan göçüp gideceğim. Ne beni sevenler bana duydu doydu. Ne de ben sevdiklerime doydum. Göçüp gideceğim. Benim öte dünyada özleyeceğim bir tek dervişler var. Zikir alakası var. Göçüp gittiğimde başka özleyecek hiçbir şeyim yok. Bu dünyayla alakalı hiçbir şeyim yok. O
yüzden fütursuzum biraz yörüm. O yüzden bozuk benim. Benim bu dünyayla alakalı bakın tekrar bunu söylüyorum. Hiç gamum kederim bugüne kadar olmadı. Hiç gamum kederim yok. Sadece bu gam keder de değil. Öbür tarafta özleyeceğim eş ve çocuklar ve derviş kardeşler ve zikrullah halakası. Başka bir özlemeyeceğim. O yüzden hepinizi de orada bekliyor olacağım inşallah. Geceniz hayır olsun. Kaynak Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir. İlgili Sohbetler Bu
konuyla ilgili diğer sohbetler: İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 , KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022 , Risale-i Kudsiyye Şerhi (120-122. Beyit) 17.11.2022 . Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.