ilahiyat çevrlerinde tartışılan bir konu. Peygamber efendimiz bir ayeti kerime nesedebilir mi? >> E Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bir ayet-i kerimeyi nesetmemiştir hiç. Ama ayet-i kerimeye bir açılım getirmiştir. Açıklık getirmiştir. Burayı nesetmek olarak görürlerse o zaman eee abesle iştigal etmiş olurlar. İlmin dışına çıkarlar. Ve lev ki nesetse dahi Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hakkıdır. Çünkü ne konuştuysa vahiy konuştu.
O ayet-i kerimeyi asıl derinlemesine manası bilinmemiştir. Derinlemesine manası bilinmediği için Hzreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri o ayet-i kerimeye açılım getirmiştir. O yüzden Hzreti hazretleri dini yaşayan bir kimsedir. Daha doğrusu yaşayan Kur’an’dır. Öyle olunca biz Hazreti Peygamberden sallallahu. Aleyhi ve sellem hazretlerinden Kur’an’ın tefsirini görürüz. O yüzden sünnet-i seniye ittiba etmek, hadis-i şeriflere ittiba etmek çok önemlidir.
Hazreti Peygamberde çünkü Kur’an’ın tefsiri vardır ana hatlarıyla. E böyle olunca Hzreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri mesela eee bir şeyi hani bir ayet-i kerimeyi nesetmemiştir. Hiç açılım getirmiştir. Ne dersek bu sefer Allah’la yarışmış oldu. O açılımı onlar nes olarak görüyor. Mesela şimdi söylediğin o ayet-i kerimenin öbür neseden ayet-i kerimeyi biz şimdi söylememiş olsaydık, bilmemiş olsaydık biz diyecektik ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bu ayet-i kerimeyi nehmiş.
Hani Allah sizin içinizden geçenleri hesaba çeker. Hadis-i şerifte de diyor ki hesaba çekmez. >> Bununla da ilgili zaten şey yapıyorlar. >> Evet. Ama öbür taraftaki ayeti görmüyorlar o zaman. Yani o zaman normalde o öbür taraftaki onu normalde içind içinden geçenleri sormaz dediği aye-ti kerimeyi görmüyorlar. O zaman cehaletlerini aşmışlar, zır cahil olmuşlar. Yani çünkü o nesih mesuh meselesindeki ayet-i kerimelere baktığımızda o ayet-i kerimeler ümmeti kolaylaştırıcı şeylerdir.
Mesela ilk önce Allah sizin içinizden geçenlerden hesaba çeker ayeti gelir. Sonra Allah sizin içinizden geçecek olanlardan hesaba çekmez ayeti gelir. Çünkü sahabe o esnada çok üzgün, çok bu konuda tedirgin. Bu konuda hani biz bu işin içinden nasıl çıkacağız noktasında Hzre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri onların o halini görünce o hadis-i şerifleri söylüyor. Ama ayeti kerime sonradan geliyor zaten. Öbür içinden geçenler hesaba çekilmez ayet-i kerimesi sonradan geliyor.
Peygamber Efendimiz bir ayet-i kerimeyi neshedebilir mi? Hakkında
Yıllar önce bu konuyla alakalı böyle hani buradan bu fakiri vurmaya kalktılar ama ilahiyatçılar enteresan bir şey. Sonradan gelen ayet-i kerimeyi görmüyorlar. Allah onların cahilliklerini yüzlerine vuruyor. Yani o normalde baksalar halbuki ayet-i kerimeyi görecekler. Belki de görüyorlar. Biraz kasıtlı yapıyorlar onu. Orada kasıt var. Hani Hazreti Peygamber ayet-i kerimeyi nesetti. Buna hakkı yok noktasında duruyorlar. Nesetmeye hakkı yok. Bazı ilahiyatçılar nesetmeye hakkı var diyorlar.
Aslında Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin nesettiği yok. Sadece açılım getiriyor o ayet-i kerimeyi tefsir ediyor. Buradan ayet-i kerimenin manası budur diyor. Ama eee ümmetin içerisinde ne yazık ki belirli yetiştirilmiş elemanlar var. Bu elemanlar hani insanları dinden soğutmak, insanları din üzerinde şüpheye sevk etmekle vazifeli. O yüzden gidip böyle cımbızla çekiyorlar bazı şeyleri. Ondan sonra fakat hani Kur’an daha tam anlaşılabilmiş bir kitap değil.
Hani Cenabı Hak bunu anlaşılsın diye indirdi ama biz anlayamadık daha henüz. Hele belirli çevreler hiç anlayamadı. Onlar da kendilerini anladıklarını iddia ediyorlar. Bağırıyor ya Mehmet okuyan mıydı neydi? Bu Kur’an anlaşılmak için gönderildi. Hani siz neden başka şeylere bakıyorsunuz ya? Anlaşılmak için gönderildiyse bana elif lam mimi söyler misin bana? Hani hurufu-u mutakka denilen o ayetleri bana açıkla o zaman anladıysan sen. E yani normalde demek ki biz anlayamamışız daha.
Anlaşılmak için gönderildi. Yaşanmak için gönderdi. Biz henüz daha ümmet olarak Kur’an-ı Kerim’i tam anladık, tam yaşadık diyemeyiz. E ama onlar sanki hani Kur’an-ı Kerim anlaşılmak için gönderildi. Sen otur oku. Başka bir şeye gerek yok. Anlarsın o manada diyor. İyi oturduk biz okuduk. Elif Lam Mim dakika bir gol bir bakaranın başı. Bana ne anladığını anlat. Eliften kasıt ne? Lam’dan kasıt ne? Mim’den kasıt ne? Bana bunu söyle. E birisi dedi, “Sen ne anladın bundan?
Eliften kasıt Allah dedim. Lam’dan kasıt Muhammed-i Mustafa. Mim’den kasıt da ümmeti Muhammed dedim. Hadi ben böyle anladım. Ne diyeceksin sen şimdi buna?” Hiç kimse o diyecek ki ya böyle olmaz. İyi sen olanını söyle. Sen de olanını söyle. E şimdi normalde eee anlaşılması için göndermiş Cenabı Hak Kur’an-ı Kerim’i ama ümmet henüz dahi bunu anlayamamış, çözememiş. Ya bu gidişte zaten daha da geriye gidiyor. Hiç çözemeyecek. İleri gitmiyor. Ümmetin ilmi. Dikkat edin ümmetin dini ilimi ileriye gitmiyor.
Peygamber Efendimiz bir ayet-i kerimeyi neshedebilir mi? ve Önemi
Y birbirlerinden kes, kopyala, yapıştır yapıyorlar. Yani hepsi de mealci olduğu çıktı ve meallerin %99.9’u benim nazarımda bakılacak meal değil. Yani defalarca bir ayet-i kerimeyi dinliyorum. Hani sohbet hazırlarken. Yani oradaki ayet-i kerimedeki mastar kök çok bilgi sahibi değilim. Yani oradaki mastar kök farklı bir şey. Onların anlattıkları, söyledikleri meale aktardıkları farklı bir şey. Hele bu zikirle alakalı hani ayetler işliyorduk ya. Şimdi yaz dönemi geldiği için bir dahaki sonbaharı bekliyorum.
Şimdi mesela zikirle alakalı ayetlere baktığınızda yani o kadar böyle hiç alakası olmayan mealler var. hiç alakası olmayan ellerinden gelse zikri kapatacaklar. Zikir yok diyecekler çıkacaklar. Yani ayet-i kerime çok açık ya. Hani namaz sizi kötülüklerden alıkoyar ama Allah’ı zikir en büyük iştir. Namaz sizi kötülüklerden alıkoyar ama Allah’a zikir en büyük iştir. Ankabı ayet 45. Bunu nasıl evireceğiz çevireceğiz diye uğraşıyorlar ya. Namaz söz konusu zaten ayetten önce namaz sizi kötülüklerden alıkoyar ama Allahı zikir en büyük iştir demiş.
Ya bunun başka bir çözülümü yok. Ama hala daha bir tanesi demiş ki işte namaz en büyük zikirdir. Ya değil namazı söylemiş zaten. Veya siz namazlarınızı kıldıktan hemen sonra otururken, ayaktayken yanlarınız üzerine yatarken Allah’ı zikredin. Ya namazı kıldıktan hemen sonra diyor namazdan hemen sonra Allah’ı zikredeceksin diyor. Ama bunu nasıl evireceğiz çevireceğiz diye uğraşıyorlar. Sebep Allah’ı zikirden insanları uzaklaştıralım. Şeytan öyle vesvese veriyor onlara.
Direkt şeytanın kayığına binmişler. Gidiyorlar zikirden uzaklaştıracaklar. Bunun gibi. O yüzden normalde hani Kur’an-ı Kerim ayetlerini Hzreti hazretlerinin yorumu üzerinden, hadisler üzerinden gidilse mesele bu kadar çıkmayacak. Problem çıkmayacak yani. Ama şu anda problem çok var.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını inceleyebilirsiniz.